Ankara University
Discipline

Eğitimin Yönetimi ve Politikası Anabilim Dalı

Ankara University

8

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

8 Theses
DoctorateOpen AccessTR

Türkiye'deki 2000 yılı sonrası "Eğitim reformları"nın öğretmenlerin görüşleri yoluyla çözümlenmesi

Bu araştırmanın amacı, Türkiye'de 2000 yılından itibaren "eğitim reformu" adı altında uygulanan neoliberal-muhafazakâr/neo-muhafazakâr politikaların genel niteliklerini ve gerçekleştirilme stratejilerini, bunların hem uygulayıcısı hem de etkileneni olan öğretmenlerin anlatılarından yola çıkarak ortaya koymaktır. Araştırmada nitel tarama yöntemi kullanılmıştır. Araştırma grubu Ankara ilinin, Çankaya, Mamak, Yenimahalle ve Sincan ilçelerinin kamu ortaokul ve Anadolu Liselerinde görev yapan öğretmenlerden oluşmaktadır. Katılımcıların seçimi maksimum çeşitlilik ve ölçüt örneklem tekniklerine dayalı olarak gerçekleştirilmiştir. Araştırma verileri mülakat tekniğine dayalı olarak toplanmıştır. Bu kapsamda bir yarı yapılandırılmış görüşme formu geliştirilmiştir. Bu form aracılığıyla 51 araştırma katılımcısından toplanan veriler, içerik analizi yöntemi ile çözümlenmiştir. Araştırma bulguları, Türkiye'de 2000 yılı sonrası "eğitim reformu" adı altında yapılan değişikliklerin "reform" olarak adlandırılamayacağını göstermektedir. 2000 yılı sonrası "reform" söylemiyle alanda gerçekleşen değişiklikler hakkında katılımcıların çoğunluğu olumsuz deneyimlere sahip olup değişikliklerin öğretmenleri büyük bir oranda memnun etmediği görülmektedir. Bulgular, "reform" süreçlerinde politika yapıcıların değişimin gerekçelerini öğretmenlere ve toplumsal kesimlere anlatmada ve onları ikna etmede başarısız olduğunu göstermektedir. Politika yapım süreçlerine ilgili tarafların katılımına, eğitim alanı ile iletişimin sağlanmasına, alandan fikir ve dönüt alma süreçlerine, değişim süreçlerinin tartışılarak ilerlemesine yönelik süreç ve ortamlar yönüyle katılımcıların neredeyse tamamı olumsuz deneyimlere sahiptir. "Reform" yapım süreçlerine dair değerlendirmelerde katılımcı bir süreç yürütülmediği, tek taraflı bir politika yapım süreci gerçekleştirildiği ve çok sesliliğin olmadığı tespitleri görülmektedir. "Reform" süreçlerinde gerçekleştirme yöntemleri açısından katılımcıların çoğunlukla dile getirdiği başlıca hususlar, hazırlığı yapılmadan, plansız, tutarsız, belirli bir sistem içerisinde yürütülmeyen, demokratik katılımcılıktan uzak ve nitelikli bilgilendirmenin olmadığı bu "reform" süreçleri, politika yapım süreçlerinin demokratik niteliklerinden yoksun olduğunu gösterir bulgulardır. Ayrıca bulgular bu değişikliklerin, öğretmenlerin meslek yapışını, öğrencilerin öğrenme süreçlerini, öğretmenlik mesleğini, öğrencilerin eğitime yükledikleri anlamı ve gelecek beklentisini, kamu okullarının durumunu büyük oranda olumsuz etkilediği yönündedir. Araştırma sonuçları bağlamında geliştirilen öneriler, eğitimde politika yapım süreçlerinin öncelikle öğretmenler olmak üzere eğitim bileşenleri ve toplumsal kesimlerin sözlerini söyleyebileceği, tartışabileceği, gerektiğinde süreçlere müdahale edebileceği, demokratik katılımcı bir şekilde, planlı, sistemli, bütüncül, tutarlı, nitelikli bilgilendirmenin gerçekleştiği bir yöntemle gerçekleştirilmesi, karar süreçlerinde öncelikle çocuğun eğitim hakkı, çocukların hayalleri ve geleceğe ilişkin beklentilerinin gözetilmesi, çocukların kendilerini geliştirebilecekleri, dünyayı tanıyabilecekleri politikalar ile öğretmenlerin ihtiyaçlarının ve hak taleplerinin öncelendiği kamusal bir eğitim anlayışının öncelikli olduğu politikaların geliştirilmesi biçiminde olmuştur.

Derya Kayacan
Ankara University · Institute of Educational Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Demokratik eğitim ilkeleri bağlamında okula katılım tür ve düzeylerinin analizi

Bu araştırmanın amacı, Zonguldak ili Devrek ilçesi devlet ortaokullarında görev yapan öğretmen ve velilerin karar alma ve uygulama süreçlerindeki görüş ve deneyimleri, katılım türleri ve düzeyleri, yaklaşım ve gerekçeleri ile diğer okul bileşenlerinin katılımlarına ilişkin görüş ve beklentilerini belirlemek ve incelemektir. Araştırmada nitel araştırma desenlerinden fenomenolojik yaklaşım benimsenerek elde edilen veriler, katılım kuramları ve demokratik eğitim ilkeleri bağlamında çözümlenmiştir. Öğretmen ve velilere yönelik olarak araştırmacı tarafından hazırlanan yarı yapılandırılmış görüşme formları kullanılmıştır. Derinlemesine görüşme tekniğiyle 14 öğretmen ve 17 veliden elde edilen veriler, MAXQDA 2022 analiz programı kullanılarak içerik analiziyle çözümlenmiştir. Öğretmenlerin okula demokratik katılımlarını en çok etkileyen faktörün okul yönetimi ve okul müdürlerinin tutumları olduğu, kendilerini ilgilendiren ve kendi uzmanlık alanlarına giren konularla ilgili kararlara katıldıkları ve katılmak istedikleri, katılma isteklerinin kendilerine iş yükü olarak dönmesi nedeniyle görüş belirtmekten kaçındıkları, mesleki kıdem, okul bileşenleri arasındaki ilişkiler ve iletişimlerinin okula katılımlarında etkili olduğu sonuçlarına ulaşılmıştır. Velilerin okula demokratik katılımlarında okul yönetimi ve öğretmenlerin tutumlarının önemli rolü olduğu, katılımlarının okul toplantılarına veya okul-aile birliği etkinliklerine katılmakla sınırlı kaldığı, katılım gösterdikleri konuların ise öğrencinin sorunları ve akademik başarısıyla ilgili konular olduğu, okulun velilerden en önemli ve en çok beklentisinin, maddi katılım konusunda olduğu sonuçlarına ulaşılmıştır. Çalışmanın sonuçlarına göre okullarda karar alma ve uygulama süreçlerinin demokratik eğitim ilkeleri doğrultusunda geliştirilmesine yönelik öneriler sunulmuştur. Bu öneriler, okullarda eşit, adil ve demokratik yaklaşımla oluşturulacak katılım ve çalışma ortamlarının düzenlenmesi, kurumsal toplantıların katılımı destekleyecek şekilde planlanması, eğitim ve okul yöneticileri tarafından öğretmen ve velilerin okula demokratik katılımlarının çerçevesini belirleyen hak, görev ve sorumluluk bilincini geliştirmeye dönük uygulamalara öncelik verilmesi, öğretmenlerin katılım iradelerinin onlara ek iş yükü yaratmaması ve demokratik katılım sorumluluğunun neoliberal katılıma özgü çalışma performansı ile karıştırılmaması biçiminde olmuştur. Anahtar Sözcükler: Demokratik eğitim, okula demokratik katılım, öğretmen katılımı, veli katılımı, katılım tür ve düzeyleri

Demokratik eğitimDemokratik katılımKararlara katılma+6
Aslıhan Hancı
Ankara University · Institute of Educational Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Akademik başarı farkları ve müdahale alanlarına ilişkin öğretmen ve veli görüşleri

Bu araştırmanın problemini, sosyokültürel özellikler üzerinden oluşan akademik başarı farkları oluşturmaktadır. Bu problem doğrultusunda araştırmanın amacı ekonomik, sosyal ve kültürel sınırlılık temelinde oluşan akademik başarı farklarını oluşturan mekanizmalar ile sözü edilen mekanizmaları dönüştüren müdahale olanaklarını saptamaktır. Bu araştırmada akademik başarı farkları, alanda eşitsizlik üreten (hiyerarşik) etkileşimler üzerinden ele alınmaktadır. Buna göre akademik başarı farkları ekonomik, sosyal ve kültürel sermaye bakımından sınırlılığı olan (dezavantajlı) ebeveynlerin yatkınlıklarıyla, eğitim alanında öne çıkan uygulamalar arasındaki eşitsiz ilişkiler bağlamında aranmaktadır. Fırsat yapıları da bu bağlamda, sözü edilen eşitsiz ilişkiyi dönüştüren müdahale alanları temelinde ele alınmaktadır. Araştırma, nitel araştırma kapsamında durum çalışması olarak gerçekleştirilmiştir. Bu kapsamda Ankara İlinden alınan sosyal, ekonomik ve kültürel özellikleri bakımından farklı üç okulun öğretmenleriyle odak grup görüşmesi; velileriyle ise derinlemesine görüşmeler yapılmıştır. Buna göre liselere giriş sınavında soru sorulan branşlardan 18 öğretmen ile 26 veli çalışma grubuna katılmıştır. Araştırma ile sınırlılığı olan toplumsal arka plan (dezavantajlılık) temelinde oluşan akademik başarı farklarını oluşturan uygulamalar olarak "içinde varsa okur", "bilinçli aile" ve "başarısızlık endüstrisi"; yatkınlıklar olarak da "doğal akışına bırakma", "başarıya yatırım" ve "çözüm havuzu" kategorileri saptanmıştır. Bu kapsamda dönüştürücü bir müdahale alanı olarak fırsat yapısının da "başarı tanımını genişletmek", "başarı deneyimini artırmak" ve sınırlılığı olan toplumsal kesimlerin "ilişki alanlarını genişletmek" temelinde kurulabileceği saptanmıştır. Araştırma sonucunda bilimsel çalışmalar bağlamında eğitim alanında alan çözümlemesi araştırması yapılması önerisi getirilmektedir. Uygulama alanında ise eğitim planlaması bağlamında eşitlik yönünde politikalar geliştirilmesi önerilmektedir.

Akademik başarıFırsat eşitliğiSosyokültürel özellikler+2
Adem Türedi
Ankara University · Institute of Educational Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Kadın girişimcilerin görüşlerine göre eğitimin kadın girişimciliğine etkisi

Bu araştırmanın amacı eğitimin kadın girişimciliği üzerine olan etkisinin incelenmesidir. Bu amaç doğrultusunda kadın girişimcilerin demografik özellikleri, eğitim özellikleri ve girişim özellikleri incelenmiştir. Nitel ve nicel yöntemlerin birlikte kullanıldığı bu araştırma karma araştırma modelinde hazırlanmıştır. Araştırmacı tarafından geliştirilen kadın girişimciliğinde eğitimin etkisi anketi ve yarı yapılandırılmış görüşme formu ile kadın girişimcilerin eğitim ve girişimcilik konularındaki görüşleri alınmıştır. Araştırmanın nicel boyutunda tabakalı bir örneklem seçimi kullanıldığından Cochran tarafından geliştirilen örneklem büyüklüğü hesaplama formülü ile araştırmaya dahil edilen 384 kadın girişimciye anket uygulanmıştır. Araştırmanın nitel boyutunda araştırmaya katılan 20 kadın girişimci amaçlı örnekleme tekniği ile seçilmiştir. Farklı illerde etkinlik gösteren, farklı işletme büyüklüğüne sahip ve farklı sektörlerde ürün ve hizmet üreten kadın girişimciler ile görüşmeler yapılmıştır. Araştırmanın nicel bölümünde kadın girişimcilerin aldıkları eğitimin kadınların girişimci olmalarında sınırlı bir katkısının olduğu, kadın girişimcilerin eksiklik duydukları konularda ilgili kurum, kişi ve kuruluşlardan eğitim alma eğiliminde oldukları ve kadın girişimcilerin kredi ve hibe alma konusunda çeşitli zorluklar yaşadıkları görülmüştür. Araştırmanın nitel bölümünde kadın girişimcilere göre girişimcilik tanımının farklılaştığı, girişimci olmak için aranan kişilik özelliklerinin çeşitlilik gösterdiği, eğitimin kadın girişimci olmak açısından olumlu ve farklı etkilerinin olabileceği değerlendirilmiştir. Sonuç olarak kadınların girişimcilik etkinlikleri üzerinde etkili olan eğitim sürecinin yapılacak olan araştırmalarda örneklemi genişleterek ve kadın girişimciliği ve eğitim kavramlarının farklı açılardan ele alınarak derinlemesine araştırılması önerilmektedir Anahtar kelimeler: Eğitim, Kadın Girişimci, Girişimcilik

EğitimGirişimcilerGirişimcilik+3
Anıl Sağlam
Ankara University · Institute of Educational Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Eğitim fakültesi yöneticilerinin stratejik düşünme becerileri ve yükseköğretimde yenileşmeye ilişkin yönetici ve öğretim üyesi görüşleri

Ankara'daki kamu üniversitelerinde görev yapmakta olan eğitim fakültesi yöneticilerinin stratejik düşünme becerileri ve yükseköğretimde yenileşmeye ilişkin yönetici ve öğretim üyesi görüşlerinin ortaya konulmasını amaçlayan bu araştırma ilişkisel tarama ve nedensel karşılaştırma modellerinin birlikte kullanıldığı betimleyici bir çalışmadır. Karma araştırma yöntemlerinden açıklayıcı sıralı desenle yürütülen araştırmada nicel ve nitel aşamalar birbirini izler biçimde uygulanmıştır. Veri toplama araçları araştırmacı tarafından geliştirilmiştir. Araştırmanın örneklemini Ankara'daki Eğitim fakültelerinde görev yapan 60 yönetici, 229 öğretim üyesi; çalışma grubunu ise yedi yönetici, 16 öğretim üyesi oluşturmaktadır. Araştırmada tabakalı örnekleme ve çalışma grubunun belirlenmesinde amaçlı örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Verilerin analizinde aritmetik ortalama ve standart sapma; karşılaştırmalarda bağımsız değişken iki gruplu ise Mann-Whitney U testi, üç ve daha fazla sayıda gruptan oluşuyorsa Kruskal Wallis H testi kullanılmıştır. Değişkenler arasındaki ilişki Spearman testi, regresyon analizi ve yapısal eşitlik modeliyle incelenmiştir. Nitel aşamada olgubilim deseni kullanılmış, veriler içerik analiziyle çözümlenmiştir. Yönetici ve öğretim üyesi görüşlerine göre eğitim fakültesi yöneticileri stratejik düşünme becerisinin strateji oluşturma boyutundan ziyade uygulama boyutuna ağırlık vermektedir. Buna göre eğitim fakültesi yöneticileri strateji oluşturmada öğretim elemanlarının başarılı uygulamalarını takdir etmekte ancak yeterliklerine uygun sorumluluklar vermemektedir. Ayrıca eğitim fakültesi yöneticileri mevcut kaynakları etkin dağıtma ve alternatif kaynak yaratma yönünde çaba sarf etmekte ancak hali hazırda kullanılabilecek kaynakların tamamını belirlememektedir. Bununla birlikte eğitim fakültesi yöneticileri stratejileri uygularken işleri kontrol ederek işe yaramadığını fark ettiği uygulamaları iyileştirmelerine rağmen başarısızlığın tekrarlanmasını engelleyen kurallar koymamakta ve genel başarıyı belirlemeye yönelik ölçme değerlendirme çalışmaları yapmamaktadır. Yönetici ve öğretim üyeleri yükseköğretimde yenileşmenin daha ziyade eğitim öğretim alanında gerçekleştiği görüşündedir. Ancak üniversitelerde eğitim öğretim alanında herhangi bir yenileşme olmadığı yönünde görüş bildiren öğretim üyeleri de bulunmaktadır. Ayrıca yönetici ve öğretim üyesi görüşlerine göre teknoloji dijital alanda uzaktan eğitim olanağı sağlanmasına rağmen öğretim teknolojileri ve teknolojik altyapı konularında yenileşme gerçekleşmemektedir. Topluma hizmette yenileşme alanında şehre değer katan hizmetler sunulmakta ve toplumsal gelişmeye katkıda bulunan araştırmalar yapılmaktadır. Öte yandan iş dünyasına hitap eden bölümlerle işverenler arasında ortaklık kurma konusu üzerinde görece en az durulmaktadır. Bununla birlikte işbirliğine dayalı yenileşme daha ziyade öğrenci katılımıyla yenilik üreten çalışmalarla gerçekleştirilirken paydaş geribildirimlerine göre yeni hizmet sunulmamakta ve güncel gelişmeleri topluma ulaştıran yaşam boyu öğrenme programları yürütülmemektedir. Araştırma sonuçlarına göre eğitim fakültesi yöneticilerinin stratejik düşünme becerisi ile yükseköğretimde yenileşme arasında orta düzeyde anlamlı pozitif ilişki bulunmaktadır. Eğitim fakültesi yöneticilerinin stratejik düşünme becerisi yükseköğretimde yenileşmeyi pozitif yönlü olarak yordamaktadır. Nitel bulgular bütüncül görme ve geleceği öngörme becerileri gereği yöneticilerin stratejik düşünme becerisinin yükseköğretimde yenileşmede merkezi rol oynadığını göstermektedir. Bu kapsamda örgüt iklimi, kaynak yetersizliği ve yetki sınırlılığı stratejik düşünme becerisini; politika yoksunluğu ve kurum içi iletişim ise yükseköğretimde yenileşmeyi etkileyen etmenler arasında öne çıkmaktadır.

Aday öğretmenlerEğitim fakülteleriHizmet inovasyon davranışı+7
Songül Demirkan
Ankara University · Institute of Educational Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Sosyo-ekonomik ve kültürel eşitsizliklerin yeniden üretimi sürecinde okulun rolüne ilişkin bir araştırma

Kapitalist toplum, toplumsal ve iktisadi gruplar arasındaki eşitsizliklerin derin olduğu bir toplumdur ve bu eşitsizlikler çoğu zaman çatışmalar ortaya çıkarır. Eğitim de bu farklılıklara dayalı eşitsizlikler ve çatışmalar çerçevesinde sürdürülür. Eğitimin bu eşitsizlikleri yeniden üreten ve derinleştiren bir işlev gördüğü iddiaları sıklıkla eğitim bilimi ve sosyoloji alanyazında kendine yer bulmuştur. Bu araştırmada, sosyo-ekonomik ve kültürel eşitsizliklerin yeniden üretimi sürecinde okulun rolünün lise düzeyindeki öğrencilerin demografik, sosyo-ekonomik ve kültürel profillerine ve eğitim süreçlerindeki deneyimlerine odaklanılarak çözümlenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın ulaşılabilir evrenini 2021-2022 öğretim yılında Sakarya ilinin merkez ilçelerinden Adapazarı, Serdivan ve Erenler'deki genel lise türündeki devlet ve özel liselere devam eden öğrenciler oluşturmaktadır. Nicel ve nitel araştırma yöntemlerini içeren karma araştırma yaklaşımının benimsendiği bu çalışmada küme örnekleme tekniği işe koşularak araştırmadaki 21 okul belirlenmiş, ardından evren içerisinde yer alan tabakalar tespit edilerek eleman örneklemesi gerçekleştirilmiştir. Genel lise türündeki devlet okulları ve özel okullara devam eden 469 öğrenciye anket uygulanmış ve 25 öğrenci ile derinlemesine görüşmeler yapılmıştır. Toplanan nicel verilerin analizinde betimsel istatistik olarak frekans yüzde değerlerinden faydalanılmıştır. Ayrıca grup karşılaştırmaları amacıyla ki-kare testi kullanılmıştır. Ki-kare testinin varsayımı ihlal edildiği durumlarda bu durumun alternatifi olan Fisher Exact testi, Fisher Exact testinin sonuç üretemediği durumlarda ise Monte Carlo simülasyonuna dayalı olarak Fisher Exact testi kullanılmıştır. Öğrencilerle yapılan görüşmeler sonucunda elde edilen verilerin Maxqda programı ile yapılan analizinde ise betimsel analizi de içeren içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Araştırma bulguları doğrultusunda öğrencilerin çeşitli demografik, sosyo-ekonomik ve kültürel sermaye göstergelerinin, devam ettikleri okulun devlet okulu, özel okul, sınavla öğrenci alan devlet okulu ya da sınavsız öğrenci alan devlet okulu olma durumuna göre farklılaştığı sonucuna varılmıştır. Demografik özelliklere bakıldığında çoğunlukla köyde doğan öğrenciler sınavsız devlet okulunda, il merkezinde doğanlar ise sınavlı devlet okulu veya özel okulda öğrenim görmektedir. Öğrencilerin yaşadıkları yerleşim birimine bakıldığında köyde yaşayan öğrenciler daha çok sınavsız devlet okulunda, il merkezinde yaşayanlar ise özel okulda öğrenim görmektedir. Ekonomik duruma bakıldığında ailelerin gelir seviyesi öğrencilerin okul türüyle ilişkilidir. Özel okula giden öğrencilerin ailelerinin aylık ortalama gelirleri, devlet okuluna giden öğrencilerden daha yüksektir. Devlet okulunda öğrenciler kendilerini ekonomik olarak genellikle orta ve alt-orta sınıfta değerlendirirken özel okul öğrencileri kendilerini orta ve üst-orta sınıfta değerlendirmektedir. Eğitim ve mesleğe bakıldığında anne ve baba eğitim düzeyi özel okulda daha yüksektir. Devlet okulundaki öğrencilerin çoğunluğunun anneleri işsiz iken özel okuldaki öğrencilerin çoğunluğunun anneleri memur olarak çalışmaktadır. Devlet okulundaki öğrencilerin çoğunluğunun babaları işçi iken özel okuldaki öğrencilerin çoğunluğunun babaları işverendir. Kültürel sermaye göstergelerine bakıldığında özel okullarda okuyan öğrencilerin evlerinde daha fazla kitaplık ve kitap vardır. Devlet okulundaki öğrencilerin anne ve babaları, özel okul öğrencilerinin anneleri ve babalarıyla karşılaştırıldığında daha az kitap okumaktadır. Öğrencilerin kitap okuma durumu, annesinin kitap okuma durumu ile ilişkilidir. Kitap okumayan çocukların yarısından fazlasının annesi de kitap okumamaktadır. Okul dışı etkinliklere bakıldığında özel okullardaki öğrenciler daha fazla yurt dışı gezilerine katılmaktadır. Öğrencilerle yapılan görüşmelerden elde edilen bulgular, sosyo-ekonomik faktörlerin öğrencilerin okul yaşamı ve deneyimlerini etkilediğini ortaya koymaktadır. Öğrenciler, akademik kadronun yeterliliği, ilgi alanlarına yönelik eğitim, esnek ders seçimleri, sınavların azaltılması, öğretmenlerin öğrencilerle samimi ve destekleyici ilişkiler kurması, adil ve zorbalığın olmadığı bir okul ortamı gibi unsurları ideal okul için önemsemektedirler. Çalışmada elde edilen sonuçlara bağlı olarak öneriler geliştirilmiştir.

Sebahat Şahin
Ankara University · Institute of Educational Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Türkiye'de Dünya Bankası kredilerine dayalı eğitim projelerinin hazırlık ve uygulama sürecine ilişkin bir değerlendirme

Bu araştırmada; Türkiye'de Dünya Bankası'nın finanse ettiği ve Millî Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından yürütülen Temel Eğitim Projesi I. Faz (TEP-I), Temel Eğitim Projesi II. Faz (TEP-II) ve Ortaöğretim Projesi'nin (OÖP) hazırlık ve uygulama süreçlerine Banka'nın müdahalesinin kamu yönetimi iç denetim sisteminde kullanılan yasal, mali, sosyal, performans ve itibar açıdan ne tür sorunlara yol açtığı üzerinde durulmuş ve bu sorunların nedenin ne olduğu alt boyutları açısından değerlendirilmiştir. Bu araştırmada, durum analizi yapmaya imkân tanıyan ve olguları olduğu gibi yansıtan "Betimsel tarama modeli" kullanılmıştır. Veriler ise iki şekil de toplanmıştır. İlk aşamada Dünya Bankası (DB) ile ilgili bilgi ve belge içeren her türlü yazılı kaynaklar ile DB tarafından yayınlanan eğitimle ilgili belge, kitap ile internette yer alan bilgiler ve konu ile ilgili araştırmalardan elde edilmiştir. İkinci olarak, görüş bildirmeyi kabul eden 51 katılımcı ile yarı yapılandırılmış sorulardan oluşan görüşme formları kullanılarak yüz yüze görüşme yapılarak veriler elde edilmiştir. Bu araştırmanın katılımcıları Dünya Bankası kredili eğitim projelerinde görev alan, karar alma ve uygulama süreçlerinde etkin olarak yer alan kamu personeli yönetici ve öğretmenler ile proje kapsamında istihdam edilen uzmanlardır. Özellikle sadece kamu personeli olan yönetici ve öğretmenler değil objektifliği sağlamak için TEP-I, TEP-II ve OÖP projelerine katılmış DB esas ve usullerine göre işe alınmış uzmanların da görüşlerine başvurulmuştur. Araştırma bulgularına dayanılarak şu sonuçlara ulaşılmıştır: Dünya Bankası kredili (TEP-I ve TEP-II) projeler, ilköğretimi yaygınlaştırarak eğitime erişimi ve niteliği arttırma, OÖP projesiyle de ortaöğretim programının yenilenmesi ve geliştirilmesi ile öğretmenlerin hizmetiçi eğitim alması sağlanmıştır. Bununla beraber; ülke yasaları yerine DB'nin mevzuatı esas alınması ve proje hazırlama süreci, uygulama planlarının hazırlanması, proje amaç ve hedeflerinin belirlenmesine kadar her aşamada ülke koşullarını dikkate almayan ABD'de bulunan merkez ofiste çalışan bir ekip lideri ve uzmanlarının yeralması ve anlaşmaya göre proje işlerinin yapılmasınının bu kişilerin iznine bağlanması çalışmaları olumsuz olarak etkilemiştir. Bu proje yönetimi nedeniyle ihale onaylarının gecikmesinden dolayı okul inşaat süreleri uzamış, öğretim programları zamanında yenilenmemiş, eğitim materyallerinin satın alınması uzamış ve bunların sonucunda da öğrenci, öğretmenler, eğitim yöneticileri, MEB ve ilgili diğer kamu kuruluşları ile eğitim paydaşları arasında sorunların ortaya çıktığı ileri sürülmüştür. Araştırmanın sonuçlarına göre geliştirilen öneriler de şunlardır: Dünya Bankası, eğitim alanında ülkelerin kendi öncelikleri, ulusal standartları ve vizyon hedeflerine bağlı kalmalı, müdahale yaklaşımı yerine katkı vermeyi amaçlamalıdır. DB'nin uluslararası tecrübesini de dikkate alarak MEB kendi eğitimci ve uzmanlarıyla projeleri hazırlamalıdır. DB'nin bu süreçteki rolü teknik danışmanlık düzeyinde kalmalıdır. Projelerin onaylanması ve faaliyet izinlerinin alınması sürecinde Amerika'daki merkez ve başka ülkelerdeki bölge ofisleri yerine DB Türkiye Ofisi nihai karar verici olmalıdır.

Dünya BankasıEğitimEğitim projeleri+2
Mahmut Tüncel
Ankara University · Institute of Educational Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Yükseköğretimin metalaşmasına ilişkin vakıf yükseköğretim kurumlarındaki öğrenci ve öğretim elemanlarının görüşleri

Bu araştırmada, yükseköğretimin metalaşmasının bireysel, toplumsal ve ekonomik sonuçları hakkında vakıf yükseköğretim kurumlarında öğrenim gören öğrenci ve bu kurumlarda çalışan öğretim elemanlarının görüşlerini saptamak ve çözümlemek amaçlanmıştır. Araştırma, nicel ve nitel araştırma yöntemlerinin bir arada kullanıldığı karma araştırma deseniyle yapılmıştır. Araştırmanın nicel boyutunda evren Ankara ilinde bulunan vakıf yükseköğretim kurumlarının eğitim, hukuk, iktisadi ve idari bilimler fakültelerinde öğrenim gören 17.962 öğrenci oluşturmaktadır. Tabakalı ve seçkisiz örneklem alma yöntemi kullanılarak elde edilen örneklemde, 381 üniversite öğrencisi yer almıştır. Araştırmanın nitel boyutunda ise araştırmaya, amaçlı örnekleme yöntemlerinden maksimum çeşitlilik örneklemesi ile belirlenen çalışma grubuna on altı öğretim elemanı katılmıştır. Araştırmanın nicel boyutunda toplanan veriler, yüzdelik dağılım, aritmetik ortalama ve standart sapma değerleri kullanılarak yorumlanmıştır. Katılımcılar cinsiyet, yaş grubu, öğrenim düzeyi, öğrenim alanı, görev yaptığı ve öğrenim gördüğü üniversitenin kuruluş yılı, fakülte/yüksekokul/meslek yüksekokulu, öğrenci sınıf düzeyi, öğretim elemanı kıdem değişkenlerine göre karşılaştırılmasında yüzde, frekans, t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA) gibi anlam çıkartıcı istatistikler kullanılmıştır. Veriler SPSS 26 programı kullanılarak çözümlenmiştir. Araştırmanın nitel boyutunda ise katılımcılarla gerçekleştirilen görüşmelerden elde edilen verilere içerik analizi uygulanarak ilgili görüşler betimlenmiştir. Araştırmanın nicel ve nitel bölümleri dikkate alındığında hem öğrenciler hem de öğretim elemanları yükseköğretimi kamusal bir hizmet olarak tanımlamışlardır. Araştırmaya katılan öğrenci ve öğretim elemanları yükseköğretimin paralı olmasının toplumsal eşitliğe olumsuz etkileri olduğunu belirtmişlerdir. Araştırmaya katılanlara göre vakıf yükseköğretim kurumları yükseköğretime erişim konusunda adaletsizliğe neden olmaktadır. Bu bağlamda yükseköğretim kamusal bir hizmet olarak herkese ücretsiz olarak sunulmalıdır. Öğrencilerin barınma, beslenme, ulaşım gibi hizmetlere ulaşımları kolaylaştırılmalı ve yine ücretsiz olmalıdır.

Eğitim ekonomisiMetalaşmaVakıf üniversiteleri+3
Deniz Fırat
Ankara University · Institute of Educational Sciences
2023
00