Ardahan University
Institute

Institute of Graduate Studies

Ardahan University

166

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Archived Theses

10 Theses
DoctorateOpen AccessTR

Cumhuriyet Dönemi Türk hikâyesinde (1935-1950) ahlak anlayışı ve değerler inşası

Ahlak ve değer kavramı insanlık tarihi ile başlayan köklü bir konudur. Bu nedenle birçok bilim dalının üzerinde durduğu, günümüzde de önemle üzerinde çalışmalar yürütülen bir konudur. Ahlak ve değer kavramları bireysel ve toplumsal huzuru sağlamak için bireyin iyi insan olma yollarını sorgular. Böylelikle dünyayı daha yaşanabilir kılma hedeflenir. Ahlak ve değerlerin birçok aktarım yolu vardır. Bunlardan güçlü bir yol hiç şüphesiz edebiyattır. Edebiyat büyülü diliyle insanların duygularına dokunabilen, onları etkileyen, dönüştüren, değiştiren önemli bir sanat dalıdır. Buradan yola çıkarak ülkemizin yeni bir toplumsal sosyolojik kurulumunun gerçekleştiği Cumhuriyetin 1935-1950 yılları arasında 23 yazarın basılı 51 hikâye kitabında 753 hikâyede değerler inşası ve dönemin ahlak anlayışı incelendi. Hikâyelerin 608'inde çeşitli değerlere vurgu yapıldığı tespit edildi. Hikâyeler önceden belirlenen yedi kök değer başlığı altındaki toplam 52 değer hedef alınarak incelendi. Dönemin hikâyelerinde aile kurumu ile ilgili değerler, kültürel kimliği korumak/yanlış batılılaşmaya karşı çıkmak, helal kazanç, vefa ve sadakat, duyarlı olmak, güvenilir olmak, adalet değeri, barış değeri, sorumluluk sahibi olmak, dini duyguların istismar edilmemesi değerleri dönemin ortak olarak üzerinde en çok durduğu değerlerdir. Hikâyelerin büyük bir kısmında değerlerin; ders vererek eğitme, değerin farkındalığını sağlama, bilinçlendirme, yeni sosyal durumu/yasayı benimsetme yaklaşımlarıyla topluma aktarma hedefi taşıdığı söylenebilir. Hikâyelerde devlet yönetimi ve idari makamlar da toplumun dışlanma, güven, haklarının korunması gibi değerler üzerinden uyarılır. Hikâyelerde edebi dilin etkileyiciliği göz ardı edilmeden değerlerin ele alındığı görülür. Hikâyelerde ahlaki anlayış olarak geleneksel ders verici ve hümanist ahlakın ahlaki sorunun betimlenmesi ilkesine dayanan tavrıyla karşılaşırız. Geleneksel ahlak anlayışının giderek azalan bir eğilimle daha az hikâyede karşımıza çıktığı söylenebilir. Dönemin hikâyelerinde ağırlıklı olarak hümanist bir tavırla kişilerin ahlaki sorun üzerinde kendilerinin düşünüp çıkarımlar yapması böylelikle değeri içselleştirmesinin hedeflendiği anlaşılır. Dönemin hikâyelerde mizahi dilin sıklıkla kullanılmış olduğunu görürüz. Bu durum hikâyelerin daha küçük yaş grupları ve genç kuşakla daha etkin bir buluşma zemini oluşturabileceğini gösterir. Hikâyelerin günümüzde çocuğa görelik ilkeleri göz önünde bulundurularak küçük yaş gruplarından itibaren yaşayan edebiyatın içine daha sık dâhil edilmesi verimli olacaktır. Aksi durumda sadece yetişkinlerin tercihlerine ve edebiyat araştırmalarının içine hapsedilmeyecek kadar geçerliliğini koruyan değer vurgularının aktarım yolu fırsatı kaçırılmış olacaktır. Tez, incelenen eserler yoluyla dönemin hikâyelerinin belirlenmesi, değerlerin tanınması, kavratılması, hikâyelerin ahlaki eğilimlerinin belirlenmesi konularında Türk Edebiyatına ve Türkçe Eğitimine katkı sağlayacak niteliktedir.

AhlakAhlaki değerlerCumhuriyet Dönemi+4
Çare Tufaner
Ardahan University · Institute of Graduate Studies
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Kazak masalları üzerine bir değerlendirme

Kazak folkloru ve dünyadaki etnik kimliklere mahsus halk edebiyatının en zengin ürünlerinden biri olan masal, Kazak etnik kimliği açısından XIX. yüzyılın ikinci döneminde Rus dilinde ve Ruslar tarafından yapılan çalışmalarda yerini almaya başlamıştır. O dönemlerde Kazakistan, Rusya etkisi altında olduğu için çoğu araştırmalar Rus dilinde ve Rus bilim adamları tarafından yapılmıştır. 1860 yıllarından itibaren Kazak halk edebiyatı araştırmaları yazıya geçirilmeye başlandı. Yazıya geçirilen halk edebiyatı araştırmalarıyla beraber, 1860-1880 yıllarında Ş. Valihanov, I. Altınsarin, A. Kunanbayev, V. Radloff, G. Potanin ve İ. Berezin sayesinde Kazak folklorunda önemli gelişmeler sağlanmıştır. Rus halk bilimciler tarafından yapılan ilk çalışmalarda ve araştırmalarda Kazak Halkının ve göçebe kültürün etkileri masallarda görülür. Kazak halkının ağzında yüzyıllardır değişmeden bugüne kadar saklanmış, dönüştürülmüş ve kendi yaşantılarına göre değiştirilmiş olan anlatılar, masallar, destanlar ve öyküler, Kazak halkbiliminin hazinesini teşkil etmektedir. Masallar, çocukları merhamete, adalete, iyiliğe, doğruluğa ve kendi hayatının kahramanı olmayı öğretir. Onlar masal dinleyince kendi hayaller dünyasında kendi masallarını yaratmaya başlar ve herkese iyilik yapan ideal bir tip olarak kahraman olmaya çalışırlar. Bu yüzden masallar çocukların gelişiminde önemli bir yere sahiptir. Aslında masallardan daha zengin olan bir folklor ürünü yoktur. Fakat Kazak masallarının bilimsel açıdan toplanması ve araştırılması, çeşitli teoriler bakımından incelenmesi oldukça zayıftır. Bundan ötürü tezimizde Kazak halk edebiyatındaki masallara dair Psikoanalitik kuram ele alınarak değerlendirmeye tabii tutulmak üzerine kurulmuştur. Bu tür bir çalışma Kazak masalları üzerine yapılan ilk çalışmadır ve bu açıdan da oldukça önemlidir. Çocukluğumuzdan beri dinlediğimiz ve sevdiğimiz masalların sadece sanat eseri olarak değil, anlatıldıkları sosyal çevre ve şartlarla birlikte kültürel bir değer olarak ortaya konulması şüphesiz Kazak halkına ve literatürüne, sözlü kültür ortamında bir katkı sağlayacak ve geleneği canlı olarak ifşa etmesine katkı sağlayacaktır. Çalışmamıza katkı olarak Kazak masalları hakkında yapılan bütün akademik çalışmalar eklenmiş, netice itibariyle elli tane Kazak halk masalı özenle ve türlerine göre seçilerek onların orijinal metinleri Türkiye Türkçesine aktarılıp, epizotları, arketipsel ve psikoanalitik çerçevesi incelenmiş olup bu alanda ilk olma özelliği taşımaktadır. Bu yüzden psikoanalitik alanına, Kazak halk masallarıyla ilgili olarak önemli bir katkıda bulunmayı düşündük. Tezin hazırlanış amacı da budur. Anahtar Sözcükler Folklor, Masal, Kazak Halkı, Kazak Halk Bilimi, Rusya, Arketip, Psikoanalitik

ArketipHalk bilimiKazak edebiyatı+4
Dınara Ashımova
Ardahan University · Institute of Graduate Studies
2020
20
DoctorateOpen AccessTR

Kazak Türklerinin halk kültüründe geçiş dönemleri

Bir milletin varlığı, kültürel zenginliklerine olan bağlılığına ve bu zenginliklerin ne kadar yaşatıldığına dayalıdır. Gelenek, görenek, töre, örf ve âdetleri, inanç ve uygulamaları, yaşam biçimleri, giyim-kuşamları, mutfağı vb. ile bir kültürel hazine durumunda olan Kazak Türkleri, bu zenginliklerini nesilden nesile devam ettirerek varlığını sürdürmektedirler. Kazak Türk halkının yüzyıllardır uyguladığı sosyal yardımlaşma ve dayanışma sisteminin yaşam tarzı ve geleneklerine yansıdığı iyi bilinmektedir. Kazak Türk halkı, bu gelenek ve göreneklerin korunması ve gelecek nesillere aktarılması için gerekli unsurları ve pratikleri korumaya çalışmaktadır. Bunların yanısıra ulusun ruhani zenginliğinde hala korunmuş olan tarihi, etno-kültürel ve sosyal değerler de yerini almaktadır. Çalışmamızda elde edilen veriler doğrultusunda Kazak Türk kültüründe bazı ritüeller, Şamanizmin ve ilahi inançların bolluğuna da yansır. Ritüelleri, halkın ulusal kimliğinden hariç tutmak imkânsızdır. Bu doğrultuda geçiş dönemlerinde gelenek ve göreneklerin sürekliliği ve korunurluğu görülmektedir. Çalışmamızın ana konusu; Kazakistan civarında bulunan bölge insanlarının geçiş dönemleri olan doğum, sünnet, evlenme ve ölüm konuları hakkında derlemeler yapmak ve onları tasnif ederek, değerlendirmektir. Tarih ve kültür açısından oldukça zengin birikime sahip olan Kazak Türk kültürünün, bu zengin içeriklerinin devamının sağlanması ve yeni kuşaklara aktarılması açısından oldukça önem arz etmektedir. Kazak Türk halkının her bireyinin yaşamında bu izleri görmek mümkündür. Çalışmada incelenen bu süreç, doğumdan ölüme kadar devam etmektedir. Dolayısıyla halk edebiyatında görülen bu ilişki sürekli ilerleyen bir gelenekler örüntüsüdür. Kazak Türk toplumun örf, adet, töre, batıl inanç ve gelenek görenekleri belli bir amaç doğrultusunda gerçekleştirilir ve bu düşünceler şarkı ve şiirlerle dile getirilir. Bu yüzden, Kazak toplumunun düşüncelerini, inançlarını ve kültürel değerlerini ortaya sermek amacıyla yaptığımız bu çalışma, bu konu alanına önemli bir katkı sağlayacaktır. Anahtar Kelimeler: Geçiş dönemi, Doğum, Ölüm, Evlenme İnanış, Gelenek, Kültür

DoğumEvlilikGelenekler+7
Gulzana Nauanova
Ardahan University · Institute of Graduate Studies
2020
10
Master'sOpen AccessTR

Ardahan Posof ilçesi mutfak kültürünün geçmişten günümüze değişim ve dönüşüm süreçlerinin halk bilimi açısından incelenmesi

Bu çalışmada, Posof mutfağının "Türk Mutfağı" içerisindeki yeri ve önemi, geçmişten bugüne geçirmiş olduğu değişim ve dönüşüm süreçleri incelenmiştir. Sosyal, ekonomik, teknolojik ve siyasal gelişmelerden etkilenen mutfak kültürüne ait değerlerin kaybolmadan kayda geçirilmesine, mutfak kültüründeki bu zenginliğin kalıcı hale getirilerek gelecek kuşaklara aktarımına fayda sağlanması amaçlanmaktadır. Bölgede yaşayan ve örneklemlerin tamamının kadınlardan oluşturulduğu kişilerle çalışma yapılmıştır. Yazılı ve internet taraması yapılarak kaynaklar toparlanmış, Ardahan Üniversitesi Merkez Kütüphanesinden de gerekli olan yazılı kaynaklar temin edilmiştir. Çalışmaya başlanılmadan önce yapılan taramalarda Posof ilçesinin mutfak kültürü ile ilgili detaylı bir çalışmanın yapılmamış olması araştırma konusunun belirlenmesinde fazla etkili olmuştur. "Yüz Yüze Görüşme Yöntemi"nin "Doğal Ortam" da uygulandığı çalışmada fotoğraf makinesi ve kalem-kağıt yardımıyla görsel ve işitsel malzemeler kayıt altına alınmıştır. Halkbilimi bağlamında incelenen halk mutfağı çalışmasında, yiyeceklerin hazırlanması ve depolanması, yemek çeşitleri, mutfakta kullanılan araç ve gereçler, pişirme yöntemleri, yemeklerin sunumu, mutfak mimarisi ve törensel yemekler araştırılmıştır. Sonuç olarak bölgede değişmeye başlamış kültürün varlığı incelenmiş geleneksel kültür ve modern kültürün bölgeye yansıyan değişim bulguları çalışmada belirtilmiştir. Anahtar Sözcükler: Posof, Kültür, Mutfak, Yemek, Teknoloji, Değişim, Dönüşüm, Türk Mutfağı, Geleneksel, Modern

Ardahan-PosofHalk bilimiMutfak+4
Sedan Çakmak
Ardahan University · Institute of Graduate Studies
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de uygulanan büyükbaş hayvancılık teşvik ve destekleme politikalarının yerel kalkınma üzerindeki etkisi: Ardahan ili üzerine bir araştırma

Ardahan, 1923 yılında il olmasının ardından 1926 yılında Kars'a bağlı bir ilçe yapılmıştır. Ardahan, 1992 yılında tekrar vilayet konumuna yükseltilmesine rağmen, Türkiye'nin sosyo-ekonomik açıdan en az gelişmiş illerinden birisi olarak kalmıştır. Bunun yanı sıra tarım ve hayvancılık alanındaki destekleme politikalarından en az faydalanan iller arasındadır. İlin en önemli sorunlarından bazıları göç, GSMH'dan aldığı payın düşüklüğü ve sanayi/imalat sektörünün gelişmemiş olmasıdır. Ayrıca tarım ve hayvancılığın modernizasyonunun sağlanamaması da önemli bir sorun teşkil etmektedir. Bu çerçevede, kırsal nüfusu fazla olan Ardahan'da sürdürülebilir kalkınmanın sağlanması bakımından hayvancılığın geliştirilmesi ve modernizasyonu önemli bir paya sahiptir. Özellikle büyükbaş hayvancılığın yaygın olduğu Ardahan, yüksek bir potansiyele sahip olmasına rağmen hayvancılığın modernizasyonu bakımından yeterince imkâna sahip değildir. Avrupa Birliği uyum sürecinde olan Türkiye, tarım ve hayvancılığı modern ve organik yöntemlerle geliştirmeyi amaçlayan IPARD (Katılım Öncesi Yardım Aracı Kırsal Kalkınma) gibi kırsal kalkınma programlarını uygulamaya geçirmiştir. Bu çerçevede, Ardahan özelinde TKDK, Ardahan İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, Ardahan Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği, SERKA, Ziraat Bankası Ardahan Şubesi, Ardahan Tarım Kredi Kooperatifi, Ardahan İŞKUR Müdürlüğü ile diğer kamu kurum ve kuruluşları çiftçilere hibe, teşvik, fon ve destekleme sağlamaktadır. Bu çalışmada, nicel araştırma yöntemi kullanılarak Ardahan ili örneğinde çiftçilerin devlet tarafından sağlanan hibe, teşvik, fon ve desteklere yönelik düşünceleri değerlendirilmiştir. Çalışmadan elde edilen bulgular, çiftçilerin sağlanan hibe, teşvik, fon ve desteklerden büyük oranda memnun olduklarını göstermiştir. Buna rağmen, Ardahan ilinde hayvancılık hibe, teşvik ve desteklerine yönelik en önemli sorunlar; yem fiyatlarının yüksek olması ve et entegre tesisi olmayışı olarak belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Kırsal Kalkınma, Büyükbaş Hayvancılık, Hayvancılık Teşvik ve Hibeleri, Ardahan

ArdahanBüyükbaş hayvanlarDestekleme politikaları+5
Ertaç Çelik
Ardahan University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Kitāb-u fi Beyʿ ve Şirā (metin-dizin-sözlük)

Yüksek lisans tezi olarak hazırlanan Kitāb-u fi Beyʿ ve Şirā adlı eser Mısır el- Ezher Şeyhlik kütüphanesinde bulunmaktadır. Dil özelliklerine göre son dönem Osmanlıcasına ait olduğu düşünülmektedir. Harekeli nesih ile yazılmış mensur bir eserdir. Alışveriş ahlakından ve İslam dininde alışverişin öneminden bahsedilen eserin müellifi bilinmemektedir. Bu çalışmada eseri tanıtmak, transkripsiyonunu yapmak, dizin ile birlikte sözlüğünü hazırlamak amaçlanmıştır. Çalışma giriş, metin, dizin-sözlük ve tıpkı basım olarak dört bölümden oluşmaktadır. Anahtar sözcükler: Kitāb-u fi Beyʿ ve Şirā, Dizin, Sözlük, Çeviri

Kitab-u fi Bey ve ŞiraOsmanlıca
Büşra Şahin
Ardahan University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Üçüncü dalga feminizm'in Türkiye'ye yansımaları

Kadınlar, toplumsal, siyasal, ekonomik ve hukuki alanlarda var olan eşitsizliklere karşı, geçmişten günümüze sürekli bir mücadele içinde olmuşlardır. Aydınlanma dönemini takiben, 19. yüzyılın ortalarından itibaren, var oluşları için, erkeklerle eşit hak, eşit statü ve özgürlükler için mücadelelerini artıran kadınlar; cinsiyet eşitsizliğine karşı tavır alıp, kamusal ve özel alanlarda maruz kaldıkları baskılar ile denetimlerin ortadan kaldırılması gerekliliğini savunarak, evrensel ve bireysel düzeyde meşru haklarını savunmuşlardır. Kadınların ataerkil toplumsal düzenin baskısından kurtulmak için 1960'lı yıllardan başlayarak günümüze kadar sürdürdükleri mücadeleler kapsamında gelişim gösteren feminizm, tarihsel olarak 3 dalgaya ayrılmaktadır. 19. yüzyıldan 21. yüzyıla uzanan süreçte feminizm hareketi içindeki kadınlar, düşünsel ve eylemsel düzeyde çeşitli kuram ve ideolojilerden yararlanmışlardır. Bunun sonucunda değişik feminist yaklaşımlar ortaya çıkmış ve bu yaklaşımların her biri siyasal literatüre kendince katkı sağlamıştır. Üçüncü dalga feminizm, siyaset, ekonomi, hukuk, sosyal yaşam ve kültür alanlarında kadınların karşılaştığı sorunları mikro politik bir yaklaşımla ele almaktadır. Üçüncü dalga feminizm kendinden önceki feminist dalgaların bahsi geçen konulara genel çerçevedeki yaklaşımını reddederek, daha ayrıntılı bir yaklaşım sergilemektedir. Zira üçüncü dalga feminizm, farklı toplumlarda veya kültürlerde yaşayan kişilerin farklı sorunları olacağı kabulünden hareketle, olayları daha spesifik bir yaklaşımla değerlendirmektedir. Ayrıca üçüncü dalga feminizm, kendinden önceki feminist dalgaların ele aldığı konuları kapsamasının yanında, bu dalgalara göre çok daha çeşitli konu ve meselelere değinmektedir. Bu çalışmada, literatür taraması yöntemiyle, Üçüncü dalga feminizmin Türkiye yansımaları ele alınarak, bu dalganın Türk toplumunda meydana getirdiği değişim ve dönüşümler incelenip değerlendirilmiştir.

FeminizmKadınlarTürk toplumu+1
Abdullah Süren
Ardahan University · Institute of Graduate Studies
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Abdallık geleneği çerçevesinde Ekrem Çelebi: Hayatı, sanatı ve icra tahlili

Geçmişten günümüze abdallık geleneğinin Anadolu müzik kültürüne olan katkıları büyük önem taşımaktadır. Varlıklarını gösterebildikleri her ortamda abdallar hem geçmişten gelen birikimlerini yansıtarak hem de içinde bulundukları kültürü benimseyerek ortaya çıkardıkları müzikal olguyu özgün bir şekilde sergilemektedirler. Bu bağlamda abdal toplumunun "kültür taşıyıcısı" olarak nitelendirilmesi söz konusudur. Asırlar boyu süre gelen bu geleneğin, yerellik boyutundan çıkıp evrensel boyutta temsil edilmesi hem kendi iç dinamizminde hem de Anadolu kültüründe varlık alanlarını oluşturmalarıyla ilintilidir. Bu bağlamda geleneğin sürdürülebilirliği için, abdal kimliğine mensup olan ya da bu kimliğin dışında kalan kültür aktarıcılarının varlığına ihtiyaç duyulmaktadır. Bu aktarıcılar, geleneğin yaşatılması ve sonraki kuşaklara aktarılması yönünden önem arz etmektedir. Bu çalışmada; öncelikle abdal geleneğine değinilmiş, ardından abdal kimliğine mensup olmadığı hâlde gelenek içerisinde üretkenliği ve icracılığıyla kendi varlık alanını yaratmış olan Ekrem Çelebi'nin hayatı ve sanatçı kişiliği ele alınmış, sanatçının gelenekte başat rol olmasının altında yatan ve kendine özgü tavrının tespitine yönelik analizlerin yapılmasıyla somut ve bilimsel sonuçlar elde edilmiştir. Bu minvalde sanatçının icra ettiği bazı eserler Orta Anadolu müziği çerçevesinde değerlendirilmiş ve seçilen eserlerin icra biçimi analiz edilmiştir. Çalışmada Ekrem Çelebi'nin dışında abdal geleneğine mensup olmasa da gelenek içerisinde yer alan diğer isimler hakkında da bilgi verilmiştir. Orta Anadolu abdallık geleneği içerisinde yetişmiş ve Ekrem Çelebi gibi Türk halk müziği içerisinde besteleri ve kaynak kişilikleri ile yeri olan bu sanatçıların, bundan sonraki yapılacak çalışmalarda alandaki araştırmacılarca tanınması da amaçlanmıştır. Bu içerikte yapılan çalışmalarda genel olarak başvurulan kaynak tarama, kişisel görüşme ile veri toplama, notaya alma, tahlil ve değerlendirme gibi yöntemlere müracaat edilmiş ve eserler hem teknik hem de icra yönünden analiz edilmiştir. Ayrıca teknik inceleme yapılırken genel yöntemlere kimi katkılarda da bulunulmuştur. Yapılan tetkik neticesinde Ekrem Çelebi'nin abdal geleneği içerisinde önemli bir yere sahip olduğu, bu köklü geleneğin sürdürülmesinde önemli katkılar sağladığı ve eserlerinin hem muhteva hem de icra yönlerinden gelenek içerisinde sayılabileceği ortaya konmuştur. Anahtar Sözcükler: Türk halk müziği, Orta Anadolu müziği, Abdal, Bozlak, Ekrem Çelebi, Neşet Ertaş, Muharrem Ertaş, Müzikal analiz, İcra tahlili.

Kemal Özavcı
Ardahan University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Trabzon halk kültüründe kadının statüsü

İnsanoğlu, biyolojik eksende kadın ve erkek olmak üzere iki farklı cinsiyetten oluşmaktadır. Cinsiyet, kişinin toplumdaki statüsünü etkiyen etkenlerin başında gelmektedir. İki farklı cinsiyetten biri olan kadının toplumdaki statüsü kültürel değer dizgeleri ile orantılı olarak değişkenlik göstermektedir. Biyolojik cinsiyetin kültürel değer dizgeleriyle bütünleşerek yeniden inşa edilmesi "toplumsal cinsiyet" kavramını ortaya çıkarmıştır. Toplumsal cinsiyetin oluşumu anaerkil ve ataerkil kültür yapıları ekseninde farklılık göstermektedir. Toplumsal cinsiyet kadının toplumdaki konumunu doğrudan etkiyen kadının birtakım kalıpların içerine yerleştiren bir kavramdır. Bu bağlamda yapılan araştırmanın temel amacı; Trabzon halk kültüründe kadının konumunu inceleyerek hangi statülerde var olduğunu aktarmaktır. Bu amaçla araştırmamızın temel problemi; geçiş dönemleri, halk inanışları vb. alanlarda kadınlar hangi statülerde ön plana çıkmıştır? sorusu oluşturmaktadır. Araştırma konumuzun temelini oluşturan Trabzon halk kültüründe kadının statüsü hakkında yapmış olduğumuz literatür taraması sonucunda bu konu hakkında doğrudan ilişkili olarak hiçbir bulguya ulaşılmamaktadır. Kadının statüsü hakkında yapılan çalışmalar daha çok sosyoloji, psikoloji gibi bilim dallarıyla ilişkili olarak yapılmıştır. Özellikle Trabzon ili üzerine kadının halk kültürü içerisinde statüsü üzerine gerçekleştirilen bir çalışma mevcut değildir. Son yıllarda güncel bir başlık olma özelliği taşıyan kadının halk kültüründeki statüsü incelemek son derece dikkat çekici olacak ve alandaki önemli bir boşluğu dolduracaktır. Yapılan bu çalışma aynı zamanda halk kültüründe kadının önemini vurgulayan başka çalışmalara zemin hazırlayacaktır. Nitel araştırma yönteminin benimsenmiş olduğu bu çalışmada veri elde etmek için alan araştırması yapılarak kaynak kişi bilgisine başvurulmuştur. Araştırmamızda yöntem olarak ise görüşme yöntemi kullanılmıştır.

Halk bilimiHalk kültürüKadın statüsü+4
Emine Aydın
Ardahan University · Institute of Graduate Studies
2022
11
Master'sOpen AccessTR

Şanlurfa halk kültüründe kadının statüsü

Bireyin geçmişten günümüze içinde yetiştiği kültür bağlamında bir konuma sahip olması statü kavramı olarak adlandırılmaktadır. Atfedilen ve kazanılan olmak üzere iki farklı şekilde karşımıza çıkan statü geleneksel anlayışın hakim olduğu toplumlarda atfedilen statü önem kazanmaktadır. Bu bağlamda statü kavramı daha ziyade toplumun bakış açısıyla bireye verilen değeri ifade eder ve bir nevi toplumsal kimliği yansıtmaktadır. Kadın da içinde yaşadığı toplumda kültürlenme sürecine bağlı olarak bir statüye sahiptir. Ancak kültürel kodların yaygın olduğu toplumlarda kadın olmak biyolojik bir tanımlamanın çok daha ötesindedir. Kadın kültürün kimi alanlarında ön planda iken kimi alanlarda ise nesneleştirilip ötekileştirilmiştir. Çağlar değişse de kadına bakış açısı kolay kolay değişiklik göstermemiştir. Çünkü bazı toplumlar kadını en başta tanımlamıştır. Kadının folklor ve folklor ürünlerine yansıyan statüsü aynı zamanda toplumun erkeklik algısını da oluşturmaktadır. Bu algı toplumda cinsiyet kimliğine dayalı olarak oluşturmuştur. Kadın hayatın her alanında olduğu gibi geçiş dönemlerinde, halk edebiyatının sözlü edebiyat ürünlerinde (mani, masal, fıkra vs.), halk inançlarında, halk hekimliğinde vs. kısacası kültürün önemli bir bölümünde yer almaktadır. Kültürün içerisinde yer alan kadınların içinde yaşadığı toplumdaki statüsü, toplumun kadından beklentileri, kadına bakış açısı vs. halkbilimi ürünlerine yansımaktadır. Kadın üzerine çalışmalar daha çok sosyoloji, arkeoloji, psikoloji gibi alanlarda ele alınmış olsa da halk bilimi araştırmalarında da yerini bulmuş güncel bir konu olma özelliğini taşımaktadır. Bu bağlamda ele alınan çalışmada nitel araştırma yöntemi kullanılmış olup doküman analizi yapılmıştır. Aynı zamanda Şanlıurfa merkez ve ilçelerinde saha araştırmaları yapılmıştır. Bu yerleşim yerinde toplumun halk kültürü araştırılıp kadının bu kültürdeki statüsü ele alınmıştır. Anahtar Kelimeler: Şanlıurfa, Halk Kültürü, Statü, Kadın, Toplumsal Cinsiyet

Halk bilimiHalk edebiyatıHalk kültürü+6
Hacer Çulcu
Ardahan University · Institute of Graduate Studies
2022
00