Bartın University
Discipline

Bilgi ve Lojistik Yönetimi Anabilim Dalı

Bartın University

7

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

7 Theses
Master'sOpen AccessTR

Deprem sonrasında acil sağlık hizmetlerinde lojistik süreçlerin bekleme hattı (kuyruk) modeli ile optimizasyonu: Bartın ili örneği

Afetler, halk sağlığı terimiyle, zarar gören nüfusun hayatta kalmasına yardımcı olmak ve bunu sağlamak için çok çeşitli acil durum kaynaklarına ihtiyaç duyulmasıyla sonuçlanan yıkıcı olaylardır. Afetler sonrasında toplumun bir kısmını ya da tamamını etkileyen sosyal ve ekonomik kayıplar ortaya çıkmakta, mevcut kaynaklar yetersiz kalmakta ve özellikle acil sağlık hizmetlerinin yükü artmaktadır. Kısa sürede çok sayıda insanın yaralanmasına ya da ölümüne neden olan afetlerin sonrasında acil sağlık hizmetlerinde etkili ve verimli hizmet sunumu ön plana çıkmaktadır. Bu doğrultuda bu alanda yapılan araştırmalar önem arz etmektedir. Diğer tüm afetler gibi depremler de şiddetine, yıkım gücüne ve etkilediği alandaki nüfus yoğunluğuna bağlı olmak koşuluyla pek çok insanı acil tıbbi yardıma muhtaç hale getirmektedir. Tezin temel amacı deprem sonrası acil yardıma ihtiyaç duyan yaralıların uzun bekleme sürelerini azaltmak, yaralıların daha fazla zarar görmesini ve ölümlerini engellemek için gerekli olan acil sağlık hizmetini en kısa sürede ulaştırmak için uygulanabilir bir model oluşturmaktır. Bu amaç doğrultusunda bekleme hattı teorisinden faydalanarak karışık tam sayılı doğrusal bir matematiksel model oluşturulmuştur. Bu modelde amaç deprem bölgesinde atanan ambulans sayısına göre minimum bekleme zamanın tespit edilmesi, potansiyel ambulans bekleme istasyonları arasında bütçe ve kapasite kısıtını göz önüne alarak minimum zaman diliminde olay yerine müdahale edecek ambulans bekleme yerlerinin tespiti ve müdahale edilen yaralıların en yakın hastaneye atanmasını oluşturmaktadır. Oluşturulan modelde sistem etkinliğini artıracak çözümler bulunmuş, bu model kullanılarak bekleme süresini azaltmayı amaçlayan senaryolar üretilmiştir. Karışık tam sayılı programlama modelin test edilmesi amacıyla Bartın ili şehir merkezi verileri CPLEX çözücüsü ile optimal değerler alınmıştır. Acil sağlık hizmetlerinde yaralılara müdahale süresinin minimize edilmesine yönelik istasyon kapasiteleri, ambulans sayıları ve temel performans göstergeleri olmak üzere üç farklı senaryo geliştirilmiştir. Çalışma sonucunda istasyon kapasitesinin arttırılmasının yaralılara müdahale etme süresini değiştirmediği, ambulans sayısının arttırılmasının ise bekleme süresini önemli ölçüde azalttığı tespit edilmiştir. Temel performans göstergelerinin esnetilmesi senaryosunda ortalama geliş hızı (ʎ) sabit kalmış, ortalama hizmet oranı (µ) değeri arttırılıp azaltılmıştır. Sonuçta ortalama hizmet oranı değeri arttırıldığında bekleme müddeti azalmış, ortalama hizmet oranı değeri azaldığında ise bekleme müddeti artmıştır. Elde edilen bulgular sonucunda araştırmacılara ve karar vericilere yol gösterici nitelikte önerilerde bulunulmuştur.

Derin Dönmez Topçuoğlu
Bartın University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Çok kriterli karar verme yaklaşımları ile lojistikte dijitalleşmeye geçiş stratejisi belirleme: Bartın ili örneği

Çalışmanın konusu lojistikte dijitalleşmenin önemi dolayısıyla işletmelerin bu sürece geçerken izleyeceği en akılcı stratejiyi belirlemektir. Tüm lojistik aşamaların birbirine entegre bir şekilde çalıştığı dijital sistemler maliyeti çok yüksek sistemlerdir. Çalışmada küçük ve orta ölçekli bir işletmenin dijitalleşmek için en akılcı yolu seçerek hem zamandan, hem maliyetten kazanarak kaynaklarını verimli kullanmasına yardımcı olmaktır. Böylece elindeki kaynakları verimli kullanacak ve mali durumunu koruyarak hem rekabet ortamı içinde kalabilir hem de atacağı bu adım ile rakiplerinin önüne geçebilir. Çalışmanın amacı lojistik sektöründe taşımada daha efektif olabilmek, taşıma hızını arttırabilmek, taşıma verimini arttırabilmek ve diğer tüm lojistik süreçlerde daha etkin olabilmek için dijitalleşmek isteyen işletmeler için analitik bir yaklaşım ile dijitalleşme stratejilerini geliştirmeye yardımcı olacak pratik bir model oluşturmaktır. Çalışmanın özgün değeri çalışma konusu olarak seçilen lojistik 4.0 ile çok kriterli karar verme yöntemlerinden AHP ve TOPSİS yöntemi ile bu analizlerin bulanık küme uzantıları olan Bulanık AHP ve Bulanık TOPSIS yöntemlerinin bir arada uygulanması ve lojistikte dijitalleşmeye başlayacak işletmeler için bir strateji oluşturulması üzerine başka bir çalışmaya rastlanmamıştır.Çalışmada sınırlılık olarak Bartın ili belirlenmiştir. Bartın ilinde en büyük işletmelerden biri olan Mescier Demir Çelik San. Ve Tic. A.Ş. seçilerek bu sınır içinde araştırma yapılmıştır. Çalışmada kullanılmak üzere seçilen bilimsel yöntemler çok kriterli karar verme yöntemlerinden Analitik Hiyerarşi Prosesi (AHP), İdeal Sonuç Odaklı Çok Ölçütlü Karar Verme (Technique for Order Preference by Similarity to Ideal Solution) TOPSIS ve bu analizlerin bulanık küme uzantıları olan Bulanık AHP ve Bulanık TOPSIS yöntemidir. Bu analiz çeşitlerinden önce AHP ve TOPSIS ile analiz yapılmıştır ardından daha detaylı bir sonuç elde etmek için Bulanık AHP ve Bulanık TOPSIS analizi yapılmıştır ve çıkan sonuçlar karşılaştırılmıştır.

Entegre lojistik modeliGelişme stratejileriKarar verme stratejileri+5
Şebnem Coşmuş
Bartın University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Lojistik 4.0 ve akıllı depo sistemlerine yönelik çalışanların bakış açısı: Enerji sektöründe bir firma uygulaması

Endüstri 4.0 hayatın her alanına nüfus ederek etki oluşturmuş bir devrim olarak kabul görmektedir. İşletmelerin yönetim, üretim, satınalma, lojistik ve depo gibi birçok biriminde aktif bir şekilde Endüstri 4.0 kullanılmaktadır. Günümüz işletmelerinde depolar artık hammadde, mamul ve yarı mamullerin tutulduğu alanların dışında, müşterilerin talep ve isteklerine daha hızlı cevap verebilmek için hizmet sağlayan dağıtım merkezleri konumuna gelmiştir. Endüstri 4,0 devrimine bağlı olarak gelişen Lojistik 4.0 ile birlikte tedarik zincirinin önemli bir kolu olan perakendeciler önemini yitirmeye başlamıştır. Lojistik 4.0 kapsamında geleceğe dönük yapılan planlarda perakendeciler yerini ağırlık olarak dağıtım hizmeti veren depolara bırakmaktadır. İşletmelerin mamul, yarı mamul, hammadde stoklarını etkin bir şekilde yönetebilmeleri, üretim kapasitelerini arttırabilmeleri, ürünlerini zamanında müşteriye ulaştırabilmeleri ve maksimum seviyede verimlilik sağlamaları için Endüstri 4.0 teknolojisinin sunduğu akıllı depo sistemlerini kullanmaları elzem bir durum haline gelmiştir. İşletmelerin rekabet avantajı sağlamalarında depoların etkin yönetilmesi kilit rol oynamaktadır. Çalışmada endüstrinin tarihi gelişimi, Endüstri 4.0 devriminin lojistik sektörünü ne yönde etkilediği, Endüstri 4.0'ın lojistik sektörünün gelişim ve değişimine bağlı olarak akıllı depo sistemleri bileşenlerinin kullanımı sonrasında sağladığı avantajların yanı sıra dezavantajları gibi konular ele alınmıştır. Bu çalışmada enerji sektörü çalışanlarının Lojistik 4.0 ve akıllı depo sistemlerine yönelik bakış açılarının ortaya konulması amaçlanmıştır. Bu kapsam doğrultusunda çalışmada, çalışanların Lojistik 4.0 ve akıllı depo sistemlerine bakış açılarını anlamak için enerji sektöründen bir şirketin 22 depo çalışanı ile gönüllülük esasına dayalı, araştırmacı tarafından tam sayım olacak şekilde yüz yüze mülakat görüşmeleri yapılmıştır. Görüşmelerden elde edilen sonuçlar betimsel analize tabi tutulmuştur. Araştırma sonucunda katılımcıların genel olarak Endüstri 4.0, Lojistik 4.0 teknolojileri ve akıllı depo sistemleri hakkında bilgi düzeylerinin yeterli olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca bu teknolojilerin işletmelerde kullanılması durumunda ortaya çıkacak avantajlar ve dezavantajlar üzerine değerli bulgular elde edilmiştir. Katılımcılar, otonom araçlar, dronelar, sürücüsüz forkliftler, robotlar, nesnelerin interneti ve yapay zekâ gibi akıllı lojistik teknolojileri hakkında geniş bir bilgiye sahip olduklarını belirtmişlerdir. Katılımcıların akıllı depo sistemlerine yönelik beklentileri, depolarda insan kaynaklı hataların azalması, iş kazalarının minimize edilmesi ve anlık aksiyon alabilme yeteneği gibi konular üzerine olmuştur. Bu teknolojilerin depolardaki insan kaynaklı hataları azaltma, iş kazalarını minimize etme, personel maliyetlerini düşürme ve operasyonlarda hızlı ve etkili müdahale imkânı sağlama potansiyellerine dair katılımcılar olumlu düşüncelere sahiptirler. Ayrıca yüksek başlangıç yatırım maliyetleri, bu teknolojiye entegrasyonun BT altyapısının yetersizliğiyle zorlaşabileceği endişesi ve sürekli teknoloji gelişimi nedeniyle artan maliyetler gibi zorluklar da katılımcıların dikkatini çekmektedir. Depolar, işletmelerin lojistik ve üretim faaliyetleri adına hayati önem taşımaktadır. Depolar, akıllı depo sistemleri kapsamında sunulan otomasyon sistemleri ile donatılarak işletmelerin performans ve verimliliği arttırılacaktır. Ayrıca işletmelerin rekabet avantajı sağlamalarında kilit rol oynayan maliyet unsurunun minimum seviyelere indirilmesi için depoların etkin yönetilmesi gerektiği unutulmamalı ve bu etkinliğin sağlanmasında depolarda akıllı depo sistemlerinin aktif olarak kullanılması önem arz etmektedir. Bu çalışma kapsamında; Lojistik 4.0 teknolojilerinin ve akıllı depo sistemlerinin tabana yayılması için akıllı depo sistemleri teknolojilerine geçiş yapan işletmelere devlet teşvikleri, hibe, destek paketleri verilmesi, teknoloji sağlayıcıları tarafından danışmanlık ve eğitim hizmeti verilmesi, işletmeler, teknoloji sağlayıcıları, eğitim kurumları ve devlet kurumları arasında iş birliği sağlanarak ortak çözümler geliştirilmesi önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: Akıllı depo sistemleri, Endüstri 4.0, enerji sektörü, Lojistik 4.0.

Endüstri 4.0Lojistik 4.0Lojistik
İbrahim Tunalı
Bartın University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

E-ticarette lojistik hizmet kalitesinin müşteri memnuniyeti ve yeniden kullanma niyeti üzerindeki etkisi

Türkiye'de e-ticaret kullanımı pandeminin de etkisi ile önemli oranda artmıştır. E-ticaret işletmelerinin sunmuş olduğu lojistik hizmetler müşterilerin tercihlerini etkileyen önemli faktörlerden biridir. Lojistik hizmet kalitesi, lojistik hizmetlerinin müşterilerin beklentilerini ne ölçüde karşıladığını veya aştığını ifade eder. Müşterilerin lojistik hizmet algılarının yalnızca fiziksel dağıtım hizmetlerini değil aynı zamanda kendileri için büyük önem taşıyan farklı hususları da içermektedir. Bu çalışmada lojistik hizmet kalitesi, operasyonel kalite, kaynak kalitesi, bilgi kalitesi, kişisel iletişim kalitesi, özelleştirme kalitesi, müşteri memnuniyeti ve yeniden kullanma olmak üzere yedi faktör olarak ele alınacaktır. Birçok çalışmanın doğruladığı gibi, hizmet performansı lojistik alanında değer yaratan ve rekabet avantajı elde edilmesine yardımcı olan önemli bir itici unsurdur. Hizmet sağlayıcıları için müşteri memnuniyetini arttırmak ve müşterinin yeniden kullanım niyetini elde etmek, sürdürülebilir rekabet avantajı ve başarı elde etmenin anahtarıdır. Lojistik hizmet kalitesi, lojistik hizmet sağlayıcıları, perakendeciler ve müşteriler için bir endişe kaynağıdır. Müşteri memnuniyeti, müşterilerin geçmiş beklentileri ile kullandıkları bir ürün veya hizmetin gerçek performansı arasında bir ayrım algıladıklarında verdikleri duygusal tepkidir. Müşterilerin lojistik hizmet ile ilgili aldıkları bir farklılık, müşteri memnuniyetini etkileyecektir. Müşterinin verilen hizmetten memnuniyet derecesi ise kişinin o hizmeti tekrar kullanmasında etkili olacaktır. Bu çalışmanın amacı e-ticaret işletmelerinin sunmuş olduğu lojistik hizmetlerin kalitesinin müşteri memnuniyeti ve yeniden kullanma niyeti üzerindeki etkisinin belirlenmesidir. Çalışma kapsamında e-ticaret deneyimi olan tüketicilerden anket yöntemi ile veri toplanmıştır. Elde edilen veriler yapısal eşitlik modeli yardımı ile analiz edilmiştir. Çalışma sonucunda müşteri memnuniyetinde etkili olan lojistik hizmet kalitesi boyutları belirlenmiştir. Ayrıca müşteri memnuniyetinin yeniden kullanma niyeti üzerindeki etkisi de araştırma sonucunda ortaya konulmuştur.

Elektronik ticaret
Yunus Eylik
Bartın University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Tüketicilerin otonom teslimat robotlarını kullanma niyetlerini etkileyen faktörlerin belirlenmesi

Bu araştırmanın amacı, Türkiye'deki tüketicilerin otonom teslimat robotlarını (OTR) kullanma niyetlerini etkileyen faktörlerin belirlenmesidir. Araştırma kapsamında, Birleşik Teknoloji Kabulü ve Kullanımı Teorisi (UTAUT2) kuramsal modeli temel alınarak, performans beklentisi, sosyal etki ve hedonist motivasyon gibi temel yapılar ile teknolojiye güven, algılanan risk, fiyat duyarlılığı, yenilikçilik, değişime direnç ve teknoloji kaygısı gibi psikolojik ve bireysel değişkenler modele entegre edilmiştir. Böylece, Türkiye bağlamında OTR'lerin tüketici kabulü süreci çok boyutlu bir bakış açısıyla ele alınmıştır. Araştırmanın yöntemi nicel olarak yapılandırılmıştır. Çalışmada veri toplama aracı olarak anket yöntemi kullanılmış ve veriler, çevrim içi (online) platformlar aracılığıyla toplanmıştır. Anket formunda, ilgili tüm değişkenleri ölçmek için daha önceki çalışmalardan uyarlanmış ve geçerlilik/güvenirlik çalışmaları yapılmış ölçekler yer almıştır. Örnekleme yöntemi olarak kolayda örnekleme yöntemi tercih edilmiştir. Araştırmanın örneklemini Türkiye genelinde farklı yaş, cinsiyet ve meslek gruplarından katılımcılar oluşturmaktadır. Toplam 531 katılımcıdan geçerli veri elde edilmiştir. Bu örneklem, Türkiye'de OTR'lerin henüz yaygınlaşmadığı bir ortamda tüketici eğilimlerini analiz etmek için önemli bir veri seti sunmaktadır. Analiz sürecinde öncelikle keşfedici ve doğrulayıcı faktör analizleri (KFA ve DFA) kullanılarak ölçeklerin geçerliliği ve güvenilirliği test edilmiştir. Yapısal eşitlik modeli (YEM) yardımıyla hipotezler test edilmiş ve değişkenler arası ilişkiler analiz edilmiştir. Modelin uyum indeksleri genel olarak kabul edilebilir ve iyi uyum düzeylerinde bulunmuştur. Sonuç olarak, araştırmanın bulguları performans beklentisi ve sosyal etkinin davranışsal niyeti pozitif ve anlamlı şekilde etkilediğini; buna karşın hedonist motivasyon, yenilikçilik, fiyat duyarlılığı ve teknoloji kaygısının davranışsal niyet üzerindeki etkilerinin anlamlı olmadığını ortaya koymuştur. Ayrıca, algılanan risk ve değişime direncin davranışsal niyeti negatif yönde ve anlamlı bir şekilde etkilediği; teknolojiye güvenin ise davranışsal niyeti pozitif ve güçlü şekilde etkilediği belirlenmiştir. Bu sonuçlar, hem teorik modelin Türkiye bağlamında geçerliliğini test etmek hem de sektörel ve yönetsel anlamda OTR'lerin benimsenmesini destekleyecek stratejik yaklaşımlara ışık tutmak açısından önem taşımaktadır. Gelecek çalışmalarda, boylamsal araştırma tasarımlarının kullanılması ve kültürlerarası karşılaştırmalı analizlerin yapılması önerilmektedir. Özellikle, teknoloji kaygısı, algılanan risk ve güven gibi değişkenlerin aracı veya düzenleyici rollerinin ileri analiz teknikleriyle incelenmesi, modelin bağlamsal geçerliliğinin güçlendirilmesine katkıda bulunabilir. Buna ek olarak, sektörel düzeyde otonom teslimat robotlarının benimsenmesini artıracak politika ve uygulama önerileri de önem arz etmektedir. Çalışma sonucunda pilot projeler ve saha testleriyle tüketicilerin deneyimlerini artırmak, kullanıcı güvenini ve kabulünü destekleyecek eğitim ve farkındalık kampanyaları yürütmek, yerel yönetimler ve özel sektör arasında iş birliğini güçlendirmek bu alanda atılacak önemli adımlar olarak önerilmiştir. Böylelikle, Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde hem tüketici kabulü hem de teknik altyapının geliştirilmesi için bütüncül ve çok paydaşlı bir yaklaşımın benimsenmesi mümkün olacaktır.

Heves Genç
Bartın University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Endüstriyel işletmelerin lojistik faaliyetlerinde bilgi ve iletişim teknolojilerinin kullanımı ve etkileri

Günümüz küresel rekabet ortamında, endüstriyel işletmelerin sürdürülebilir başarı elde edebilmeleri, lojistik süreçlerini etkin ve verimli şekilde yönetmelerine bağlıdır. Müşteri beklentilerinin hızla değişmesi, dijitalleşmenin yaygınlaşması ve artan operasyonel maliyetler, daha esnek, izlenebilir ve dijital temelli lojistik sistemlerin benimsenmesini zorunlu kılmaktadır. Bu bağlamda bilgi ve iletişim teknolojileri (BİT), lojistik süreçlerin dijital dönüşümünde kilit bir unsur haline gelmiştir. Bu çalışma, Bartın ilinde faaliyet gösteren endüstriyel işletmelerin lojistik faaliyetlerinde BİT kullanımını incelemeyi amaçlamaktadır. Araştırma kapsamında, söz konusu teknolojilerin hangi alanlarda uygulandığı, sağladığı faydalar, karşılaşılan zorluklar ve geleceğe yönelik dijitalleşme eğilimleri analiz edilmiştir. Araştırma nitel yöntemle gerçekleştirilmiş olup, Bartın ilinde farklı sektörlerde faaliyet gösteren 14 işletme ile yarı yapılandırılmış mülakatlar yapılmıştır. Elde edilen veriler içerik analizi tekniğiyle değerlendirilmiştir. Araştırma bulguları, işletmelerin büyük oranda temel BİT çözümlerini (ERP sistemleri, barkod okuyucular, el terminalleri ve Excel programları gibi) aktif biçimde kullandığını; ancak ileri düzey sistemlerin kullanımının sınırlı olduğunu göstermektedir. ERP sistemleri içerisinde SAP ve Logo Tiger gibi yazılımlar öne çıkmakta olup, bazı işletmeler hâlâ manuel sistemler, telefon ve e-posta gibi geleneksel iletişim araçlarını kullanmaya devam etmektedir. BİT kullanımının lojistik süreçlerde sağladığı başlıca avantajlar arasında insan hatalarının azaltılması, işlem hızının artması, veri akışının iyileşmesi, etkin stok yönetimi ve müşteri taleplerine hızlı yanıt verme kapasitesinin artması yer almaktadır. Bununla birlikte, teknolojik dönüşüm sürecinde birtakım engellerle karşılaşıldığı tespit edilmiştir. Bu engeller arasında yüksek yatırım maliyetleri, teknolojik sistemlerin karmaşıklığı, çalışanların adaptasyon süreci ve nitelikli iş gücü eksikliği öne çıkmaktadır. Bazı işletmeler, mevcut sistemlerinin ihtiyaçlarını karşıladığı gerekçesiyle yeni teknolojilere yatırım yapma gereği duymamakta; bazıları ise dönüşüm sürecinin getirdiği riskleri ve eğitim gereksinimlerini karşılamakta güçlük yaşamaktadır. Geleceğe yönelik olarak ise katılımcı işletmeler, mobil uygulamalar, entegre ERP sistemleri, araç takip çözümleri, robotik teknolojiler ve yapay zekâ tabanlı sistemlere yönelik yatırım yapmayı planladıklarını belirtmiştir. Bununla birlikte, bazı işletmeler henüz somut dijitalleşme planları oluşturmasa da teknolojik gelişmeleri takip ettiklerini ve dijitalleşmenin uzun vadede verimliliği artıracağına inandıklarını ifade etmiştir. Sonuç olarak, bu tez çalışması Türkiye'deki endüstriyel işletmelerin lojistik faaliyetlerinde BİT kullanımına dair güncel ve yerel düzeyde özgün veriler sunarak, dijital dönüşüm sürecine ışık tutmakta ve bu alanda yapılacak ileri araştırmalar için sağlam bir temel oluşturmaktadır. Ayrıca, lojistik süreçlerini dijitalleştirmeyi hedefleyen işletmelere rehberlik edebilecek nitelikte önemli çıkarımlar ve uygulama önerileri sunmaktadır.

Maımouna Hassan Mohamed
Bartın University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Üretim yapan işletmelerin lojistik faaliyetlerinin dijitalleşmesinin örgütsel performansa etkisi

Endüstri 4.0 ve dijitalleşme, üretim işletmelerinin lojistik faaliyetlerinde köklü dönüşümler meydana getirmiştir. Bu çalışmada, Türkiye'deki üretim yapan sanayi işletmelerinde lojistik faaliyetlerin dijitalleşmesinin (Lojistik 4.0) işletme performansı üzerindeki etkileri analiz edilmiştir. Araştırmada, lojistik dijitalleşmenin üretim ve inovasyon, tanıtım ve pazarlama, finans, lojistik, yönetim ve çevre performansı olmak üzere altı performans boyutu üzerindeki etkisi incelenmiştir. Veri toplama aracı olarak anket yöntemi kullanılmış ve 412 sanayi işletmesinden veriler elde edilmiştir. Gerçekleştirilen analizler sonucunda, Lojistik 4.0 uygulamalarının tüm performans boyutları üzerinde istatistiksel olarak anlamlı ve pozitif etkiler yarattığı tespit edilmiştir. Bulgulara göre dijitalleşme, üretim ve inovasyon süreçlerini hızlandırmakta, pazarlama etkinliğini artırmakta, finansal verimliliği iyileştirmekte ve lojistik hizmet kalitesini güçlendirmektedir. Aynı zamanda yönetim süreçlerinde şeffaflık ve veri odaklı karar alma yetkinlikleri artarken, çevresel performans da dijital çözümler sayesinde gelişmektedir. Bu bağlamda çalışmanın hem işletmelere hem politika yapıcılara dijital dönüşüm stratejilerini şekillendirmede rehberlik etmesi amaçlanmaktadır. Ayrıca çalışmanın sonucunda, dijitalleşmenin rekabet avantajı sağlamanın ötesinde sürdürülebilirlik ve kurumsal yetkinlikler açısından da önemli katkılar sunduğu görülmüştür.

Kadidja Arke Mohamed
Bartın University · Institute of Graduate Studies
2025
00