Bartın University
Discipline

Bölgesel Kalkınma İktisat Anabilim Dalı

Bartın University

7

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

7 Theses
Master'sOpen AccessTR

Kalkınma kutuplarının bölgesel kalkınma üzerindeki rolü: Filyos vadisi projesine halkın katılımının değerlendirilmesi

Dengesiz kalkınma modellerinden kalkınma kutupları teorisi, 20. yüzyılın ünlü ekonomist ve entelektüellerinden Francois Perroux tarafından literatüre katılan önemli çalışmalardan biridir.F. Perroux, kalkınma kutbu teorisi ile ülkenin tamamında ekonomik kalkınmanın aynı anda ve eşit düzeyde gerçekleşmeyeceği ve bazı bölgelerin kalkınmada kutup etkisi yaratacağını ileri sürmektedir. Bu durum bölgelerin sosyokültürel ve coğrafi desenlerinin benzerlik taşımaması, iktisadi şartlarının elverişsizliği ve üretim faktörlerinin farklılık göstermesi ile ilişkilidir. Sınırlı kaynaklar gereği ekonomide kalkınmayı sağlayan endüstrileşme bölgenin tamamında bir bütün olarak değil sadece belli gelişme merkezlerinde yoğunlaşmaktadır. F. Perroux oluşan bu endüstriyel yoğunlaşmada sürükleyici (motor) birimin diğer endüstri odaklarını harekete geçirerek, sürükleyici endüstrinin lokomotif özelliği sayesinde zamanla endüstriyel komplekslerin ortaya çıkacağı ve kalkınmanın sağlanacağı kanaatindedir. Bu doğrultuda esas olan kutup etkisi, hız kazanan büyümenin ortaya çıkardığı olumlu dışsallıklar ve etkileşimler ile gerçekleşmektedir. Gelişen büyüme kutupları diğer endüstri odakları ve yerel ekonomide çarpan etkisi yaratmaktadır. Dünya'daki kalkınma kutbu denemeleri incelendiğinde İtalya'nın kuzeyi ve güneyi arasındaki gelişmişlik farklarını azaltmaya yönelik Mezzogiorno bölgesinde başlatılan çalışmalarda, proje süresince bölge halkının görüşlerinin göz ardı edildiği ve yerel girişimler dikkate alınmadığı görülmekte olup nitekim proje başarısızlıkla sonlanmıştır. 1986 yılında benzer nitelikli Agenzia çalışmasında ise daha stratejik bir yaklaşım olarak halk katılımı önemsendiği için başarı sağlanmıştır. Şöyle ki kalkınma kutbu potansiyeli taşıyan projelerin başarı sağlaması için en önemli faktörlerden biri yerel halkın projeye katılımı ve desteğidir. Filyos Vadisi Projesi bölgeye yapılan kamusal ve özel yatırımlar, altyapı ve ulaştırma çalışmaları ile istihdam olanakları incelendiğinde bölge için kalkınma kutbu potansiyeli bulunan bir projedir. Halkın projeye katılımı, projenin akıbeti ve bölgesel kalkınma üzerinde kritik öneme sahip olup halka olanak sağlandığı takdirde projede etkin rol alacağı ve bölgesel faaliyetlerde kalkınmayı sağlayan kutup etkisini hızlandıracağı aşikârdır. Çalışmamızda Filyos Vadisi Projesi, F. Perroux'un 'kalkınma kutbu teorisi' bağlamında ele alınarak yapılan alan araştırması ile kalkınmada halk katılımı faktörü doğrultusunda bölge halkının proje hakkındaki görüş ve beklentileri değerlendirilmiş olup, halkın projenin gerçekleşmesinden memnun olduğu n:239 (%68,3), halkın proje kapsamında çalışmak istediği n:160 (%45.7), halkın proje başarısında halk katılımını gerekli gördüğü n:224 (%64,0), halkın proje ile ilgili toplantılara katılmak istediği n:214 (%61,1), proje ile ilgili kararlarda yer almak istediği n:163 (%46.6) ve halkın proje sonrası uygulama aşamasında bulunmak istediği n:157 (%44,9) tespit edilmiştir. Halkın Filyos'un gelişme merkezi olması ve kutup etkisine yönelik kalkınmayı bloke edici müdahale ve görüşüne rastlanmamıştır. Bu doğrultuda araştırma neticesinde elde edilen veriler değerlendirildiğinde proje ile ilgili etkinlik ve tanıtım faaliyetlerinin artırılması gerektiği, yöre halkının beklentilerinin karşılanmasına yönelik proje kapsamındaki istihdamın öncelikli olarak yöreden sağlanması, girdilerin yöredeki ticari esnaflardan edinilmesi ve yöredeki yerel girişimlerin desteklenmesinin gerektiği düşünülmektedir. Halkın projedeki rolünün artırılması için mevzuatsal düzenlemeler yapılması, kurumsal ve idari uygulamalarda yeni mekanizmalar oluşturulması ve bu doğrultuda politika yapıcılara çarpıcı öneriler geliştirilmesi düşünülmektedir.

Bölgesel kalkınmaHalk katılımıKalkınma kutupları teorisi
Elif Bayram
Bartın University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Filyos Vadi Projesinin bölgesel kalkınma açısından önemi ve Mersin Serbest Bölgesi ile bir karşılaştırma

Serbest bölgeler milli gelir, istihdam, yatırım ve üretimin artmasına katkıda bulunan, ekonomik açıdan kalkınmada önem arz eden özel alanlardır. Bu özel alanlar, sağladıkları avantajlarla ülkeleri dış ticaret konusunda üstün konuma getirebilmektedir. Antik Çağ'a kadar giden serbest bölgelerin ilk uygulamaları özel site bölgeleri şeklinde olmuştur. Bu dönemde kral ya da kraliçeler, imparatorluk alanındaki yatırımcılara ekonomik kalkınmaya engel teşkil eden ihracat, ithalat vergisi ve kısıtlamalarından muaf olacakları özel site alanları sağlamışlardır. Serbest bölgeler konusunda ilk önemli adımlar 18.yüzyılda Hong Kong ve Singapur tarafından atılmış ve 19. Yüzyılda Güneydoğu Asya ülkelerine yayılmıştır. 1929 Dünya buhranıyla birlikte ilk örneklerinin Amerika'da görüldüğü Serbest bölgeler, ilerleyen dönemlerde tüm Avrupa ülkelerine yayılmıştır. İhracat konusunda ilk serbest üretim bölgeleri 1950'li yıllarda İrlanda'da kurulmuştur. UNCTAD' ın 2019 yılı Dünya Yatırım Raporu'na göre serbest bölgeler 147 ülkede 5400 düzeyine ulaşarak dünyadaki sayılarını giderek arttırmaktadır. Türkiye'de serbest bölge çalışmaları Osmanlı döneminde başlamasına rağmen bu konudaki çabalar, pek başarılı sonuçlar vermemiştir. Cumhuriyet Dönemi'nde de aynı çabalar devam etmiş, 1980'li yıllarda uygulanan ihracata dayalı sanayileşme modeli ile hız kazanmıştır. İlk serbest bölge, 1987'de Mersin'de kurulmuştur. 1990'lı yıllarla birlikte sayıları artan serbest bölgeler günümüzde on sekize ulaşmıştır. Serbest bölgeleri bölgesel kalkınma bağlamında da ele almak gerekir. Bu kapsamda serbest bölgeler, kuruluş amaçları itibariyle bulundukları ülkelere döviz girdisi yanında yabancı sermayeyi teşvik etmektedir. Teknoloji transferine imkân tanıyarak ihracata yönelik sanayiyi özendirmekte ve yerli sanayiye uluslararası piyasada rekabet avantajı sağlayarak ekonomiye önemli katkılar sağlamaktadır. Başta bölgesel kalkınmaya katkısı olmak üzere ülke ekonomisine katkıları bakımından çalışmanın konusu, Filyos Vadi Projesinin Bölgesel Kalkınma Açısından Önemi ve Mersin Serbest Bölgesi ile Bir Karşılaştırma olarak seçilmiştir. Düşünce temelleri II. Abdulhamid döneminde atılan ve Cumhuriyet tarihinin en önemli bir ulusal yatırım projesi olan Filyos Vadisi Projesi, genel anlamda bir yatırım havzasıdır. İçinde Filyos Limanı, Filyos Endüstri Bölgesi, Filyos Serbest Bölgesi ve Serbest Bölge Gelişme alanını barındırmaktadır. Mersin Serbest Bölgesi'nin özelliği ise, Türkiye'de kurulan ilk serbest bölge niteliğini taşıması ve Filyos limanı gibi bir liman kenti olmasıdır. Çalışmanın amacı, her iki liman kentini çalışma konusu bağlamında işlevleri bakımından bir karşılaştırmasını yapmak, bölgesel kalkınma açısından önemine vurgu yapmak ve bu alandaki literatüre katkı sağlamaktır. Bu maksatla çalışmanın yöntemi olarak tarihsel karşılaştırmalı yöntem tercih edilmiştir. Filyos Vadisi projesinin bölgesinde göç sorununa çözüm getireceği, bölgede 40 binden fazla kişiye istihdam imkânı sağlayacağı, bu ekonomik gelişmelerin pozitif dışsallık oluşturarak bölgesini enerji, teknoloji ve lojistik üssü haline getireceği beklenmektedir.

Bölgesel kalkınmaFilyos LimanıMersin Serbest Bölgesi
Mustafa Yılmaz
Bartın University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

TR81 bölgesi rekabet gücünün açıklanmış Karşılaştırmalı Üstünlük Endeksi ile analizi

Ülkelerin küresel ekonomide rekabet gücünü arttırmasına yönelik çalışmalar giderek yaygınlaşmaktadır. Rekabetin artmasıyla birlikte ülkeler, bölgeler arasındaki farklılığı da ortadan kaldırmaya yönelik politikalar izlemişlerdir. Bölgelerin kalkınmasıyla, ihracat potansiyelleri artacak ve ekonomiye olumlu katkı sağlanacaktır. Bölge bazlı yapılan bu çalışmanın amacı, hangi sektörlerin rekabet gücüne katkı sağlayacağını analiz etmektir. Çalışmada İBBS Düzey 2 bölgesinde yer alan TR81 bölgesine ait sektörlerin rekabet gücü analizi yapılmıştır. Sektörler, il ve bölge sınıflamasına göre dış ticaret içeriğinden ISIC Rev3-Düzey1 (1 digit) seçeneğinden seçilmiştir. 2002-2022 yıllarını kapsayan ihracat verileri kullanılarak Balassa'nın Açıklanmış Karşılaştırmalı Üstünlükler (AKÜ) endeksinden faydalanılmıştır. Ayrıca 2022 yılı için İBBS Düzey 2 (26 alt bölge) bölgesinde yer alan tüm bölgelerin, ele alınan sektörler bazında rekabet gücü analizi yapılmıştır. Analiz sonuçlarına bakıldığında; TR81 bölgesi tarım ve ormancılık sektöründe 2005-2006 yıllarında rekabet gücünün orta düzeyde olduğu görülmektedir. Balıkçılık sektöründe rekabet gücünün 2002 yılında güçlü olduğu, 2010-2012 yıllarında ise orta düzeyde olduğu tespit edilmiştir. Madencilik ve taşocakçılığı sektöründe ise 2002 ve 2008 yıllarında orta düzeyde rekabet gücünün olduğu görülmektedir. İBBS bölgeleri ile yapılan analizde, tarım ve ormancılık sektöründe TR61, TR62, TR90, TRB2, TRC2 ve TRC3 bölgelerinin güçlü rekabet gücüne sahip olduğu tespit edilmiştir. Balıkçılık sektöründe, TR31, TR32 ve TR90 bölgeleri güçlü rekabet gücüne sahip olduğu görülmektedir. Madencilik ve taşocakçılığı sektöründe, TR51, TR61, TR82, TR90, TRB1, TRB2 ve TRC2 bölgelerinin güçlü rekabet gücüne sahip olduğu analiz edilmiştir. İmalat sanayi sektöründe bölgelerin rekabet gücünün olmadığı tespit edilmiştir. Elektrik, gaz ve su sektöründe, TRC1 bölgesinin orta düzeyde rekabet gücünün olduğu tespit ediliştir. Toptan ve perakende ticaret sektöründe TR82, TRB2 ve TRC3 bölgeleri güçlü rekabet gücüne sahip olduğu görülmektedir. Gayrimenkul, kiralama ve iş faaliyetleri sektöründe, TR51 bölgesi güçlü rekabet gücüne sahipken, diğer sosyal, toplumsal ve kişisel hizmetler sektöründe TR51 bölgesi orta düzeyde rekabet gücüne sahip olduğu tespit edilmiştir.

Hatice Papakçı
Bartın University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Batı Karadeniz Bölgesi (TR81) ve illerinin rekabet edilebilirlik açısından analizi ve karşılaştırılması

Küreselleşen ve her geçen gün yeni teknolojiler kazanan dünyada ekonominin önemi giderek artmaktadır. Geçmişte kılıcın hâkim olduğu coğrafyalar şu an ekonomik politikalar ışığında yönetilmektedir. Dış ticaret olgusu ile dışarı açılmaya başlayan ulus devletler her geçen gün kendilerini yenilemekte ve akabinde üretim güçlerini ve sanayilerini büyütmektedir. Dünya yerel ve bölgeselden başlayıp küresel boyutlara ulaşan kıran kırana bir ekonomik savaş ile karşı karşıyadır. Bu bağlamda ekonomik politikalarını doğru şekillendirip rekabet gücü yükselten bölgeler ve ülkeler büyümelerini pozitif yönde ilerletirken, düzene ayak uyduramayanlar ise ekonomik ve sosyal krizler, geri kalmışlık, yoksulluk ve siyasal sorunlar ile mücadele etmektedirler Rekabet gücü olgusunun yüksek olduğu bölge ve ülkeler diğer ülke ve bölgelere göre hızlı, dengeli ve sürdürülebilir gelişme imkanına sahip olmaktadırlar. Ülkelerin ulusal bazda olan bu durum bazen de bir devletin bölgelerinin arasında da görülmektedir. M. Porter'ın belirttiği gibi faktör ve talep koşulları iyi, ilgili ve destekleyici kuruluşlar varlığı, firma stratejisi ve yapısı ile rekabet boyutu, kamu ve paydaş desteklerinin düzeyi yüksek olan bölge ve ülkelerin gelişmişlik düzeyi yüksekken diğer bölgelerin gelişmişlik düzeyi düşük kalmaktadır. Politika üretenler bu bağlamda gelişmişlik seviyesini yükseltmek ve rekabet edilebilirliğini arttırmak için birçok çalışmalar yapıp teşvik tedbirlerini almaktadırlar. Rekabet edilebilirlik olgusu ilk olarak firma bazında başlamış olsa da daha sonrasında ulusal, bölgesel ve iller arasında bile birçok çalışmalara konu olmuştur. Bu çalışmada Batı Karadeniz Bölgesi illerinin tüm sektörler bazındaki rekabet edilebilirlik gücü bakımından incelemesini yapılarak bölge illerinin kendi aralarında kıyaslama yapılmış ve her üç ilimizin rekabet gücü sıralaması yapılmıştır. Kendilerine has özellikleri olan bu illerin kişi başına düşen GSYİH'sından başlayan bu kıyaslamada illerin ekonomik, sosyal ve kültürel değerlerini de içine alarak rekabet edilebilirlik açısından göreceli sıralamasını yapmış bulunmaktayız. Bu bağlamda yapılan Üç Yıldız analizi neticesinde Bartın ilinde 8, Karabük ilinde 5 ve Zonguldak ilinde 20 sektörün rekabet avantajına sahip olduğu, akabinde yapılan saha çalışması ve Elmas Modeli analizi neticesinde ise göreceli olarak rekabetçilik açısından yüksekten düşüğe sırasıyla Zonguldak, Bartın ve Karabük olarak sıralamak mümkün olduğu ortaya çıkmıştır.

Bölgesel rekabetBölgesel rekabetçilik endeksiKırsal kalkınma+3
Furkan Bülbül
Bartın University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Azerbaycan'ın enerji kaynakları ve bölgesel kalkınma: Petrol ve doğal gazın rolü

Bu tez, Azerbaycan'ın enerji kaynaklarına dayalı ekonomisi ile bölgesel kalkınma arasındaki ilişkiyi mercek altına almaktadır. Azerbaycan gibi enerji kaynaklarına sahip olan ülkelerin bölgesel kalkınma süreçlerinde karşılaştığı zorlukları ve başarıları inceleyerek, enerji politikalarının bölge ekonomilerine etkisini daha iyi anlamamıza yardımcı olmaktadır. Bu tezin amacı, Azerbaycan'ın enerji kaynakları, özellikle petrol ve doğalgazın, bölgesel kalkınma üzerindeki etkisini ayrıntılı bir şekilde incelemektir. Bu bağlamda, enerji kaynaklarının bölgesel ekonomilere olan katkısını değerlendirmek ve bölgesel kalkınma stratejilerinin geliştirilmesine katkıda bulunmak hedefleniyor. Tezin hedefleri, Azerbaycan'ın enerji kaynaklarının analizi, petrol ve doğalgazın bölgesel kalkınma üzerindeki etkileri, enerji politikalarının değerlendirilmesi, başarılı/başarısız projelerin tanımlanması ve sürdürülebilir enerji kullanımına yönelik öneriler geliştirmek olarak özetlenebilir. Bu tezin özgün değeri, Azerbaycan'ın enerji kaynakları ve bölgesel kalkınma arasındaki ilişkiyi detaylı bir şekilde ele alması ve bu ilişkiyi daha geniş enerji politikaları ve bölgesel kalkınma literatürüne katkı sağlamasıdır. Aynı zamanda, Azerbaycan'ın deneyimlerini enerji kaynaklarına sahip diğer ülkeler için bir örnek olarak sunarak uluslararası düzeyde de önem taşımaktadır. Tez, literatür taraması, istatistiksel veri analizi, saha çalışması ve karşılaştırmalı analiz gibi nicel ve nitel araştırma yöntemlerini kullanarak Azerbaycan'ın enerji kaynaklarının bölgesel kalkınma üzerindeki etkilerini derinlemesine incelemeyi amaçlamaktadır.

Bölgesel kalkınma
Tehran Masimov
Bartın University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Amasya ilinde ekoturizmin kalkınmaya etkileri

Bu tezin amacı, Amasya ilinin ekoturizm potansiyelini ve bu potansiyelin ilin kalkınmasına olan etkilerini değerlendirmektir. Köklü tarihi ve kültürel mirasıyla Orta Karadeniz Bölgesi'nin önemli turizm merkezlerinden biri olan Amasya, tarih ve kültür turizminin yanı sıra ekoturizm açısından da giderek artan bir potansiyele sahiptir. Doğası ve iklim özellikleri sayesinde Amasya, ekoturizm tutkunları için uygun bir destinasyon konumundadır. Son yıllarda kalkınmaya yönelik çalışmalar yürüten kurumların da desteğiyle ilin ekoturizm potansiyeli daha görünür hale gelmiştir. Yapılan çeşitli araştırmalar, Amasya'nın özellikle avcılık, sportif olta balıkçılığı, dağ bisikleti, botanik turizmi, doğa sporları, doğa yürüyüşleri, kuş gözlemciliği, oryantiring, yamaç paraşütü, yayla turizmi, çiftlik ve tarım turizmi, kamp-karavan turizmi, foto safari ve festival turizmi gibi alanlarda gelişmeye elverişli olduğunu ortaya koymaktadır. Öte yandan, 2020-2021 yıllarında küresel pandemi nedeniyle bireylerin büyük ölçüde evde kalması, tatil anlayışlarını değiştirmiştir. Çeşitli araştırmalar, insanların bireysel alanlarını koruyabildikleri karavan ve çadır gibi tatil seçeneklerine yönelmeye başladığını ve tatil alışkanlıklarının dönüştüğünü göstermektedir. Ayrıca son yıllarda ülkemizde ve dünyada meydana gelen, insan hayatını doğrudan etkileyen deprem gibi doğal afetler de şehir yaşamından uzaklaşma ve müstakil konutlara yönelme eğilimini güçlendirmiştir. Şehir yaşamını ekonomik nedenlerle terk edemeyen bireyler ise en azından kısa süreli tatillerinde doğaya yönelme eğilimi göstermektedir. Dolayısıyla, küresel pandemi ve doğal afetlerin etkisiyle insanların tatil tercihleri değişmiş, ekoturizm giderek önem kazanmaya başlamıştır. Bu çalışmanın amacı da nitel araştırma yöntemlerinden görüşme tekniğini kullanarak ekoturizmin gelişiminin Amasya ilinin kalkınmasına katkı sağlayıp sağlamadığını ortaya koymaktır. Daha önce yapılan çalışmalarda Amasya'nın ekoturizm potansiyeli belirlenmiş olsa da, konu bölgesel kalkınma çerçevesinde ele alınmamıştır. Bununla birlikte, bölgesel kalkınmada turizmin rolünü Amasya örneği üzerinden inceleyen çalışmalar da mevcuttur; ancak bu çalışmalar ekoturizm özelinde değildir. Bu bağlamda hazırlanan tez, literatürdeki önemli bir boşluğu doldurarak özgün bir katkı sunmayı hedeflemektedir.

AmasyaBölgesel kalkınmaEkoturizm
Fatih İzci
Bartın University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Bartın ilinin tıbbi ve aromatik bitki potansiyeli ve ilin sosyoekonomik kalkınmasındaki yeri ve önemi

Bu çalışma, Bartın ilinin coğrafi, iklimsel ve biyolojik altyapısının tıbbi ve aromatik bitki potansiyeline etkisini ve bu kaynağın bölgesel sosyo-ekonomik kalkınmadaki rollerini kapsamlı biçimde ele almıştır. Sosyo-ekonomik veri toplamada yapılandırılmış anketler ve yarı yapılandırılmış görüşmelerle üretici algısı, teknoloji kullanımı, pazarlama ve finansman erişimi incelenmiştir. Elde edilen bulgular, yerel üreticilerin eğitim-danışmanlık eksiklikleri, sürdürülebilir uygulamalara dair belirsizlik, pazarlama ve dış pazarlara açılmadaki güçlüklerle; distilasyon-ekstraksiyon teknolojilerine yönelik olumlu algı ve finansal kaynak erişiminde sorun yaşadığını göstermiştir. Ayrıca, iklim değişikliği ve toprak erozyonu riskleri, üretim sürekliliği açısından başlıca tehditler arasında yer almıştır. Sonuç olarak, bölgesel kalkınmaya yönelik modüler eğitim programları, finansal mekanizmaların sadeleştirilmesi, üretici kooperatifleşmeleri, etkin danışmanlık sisteminin geliştirilmesi, ortak üretim altyapıları ve dijital pazarlama stratejileri önerilmiştir. Bu stratejiler, Bartın'daki tıbbi ve aromatik bitki potansiyelini sürdürülebilir bir kalkınma modeline dönüştürme potansiyelini artıracaktır..

Erdal Yalçın
Bartın University · Institute of Graduate Studies
2025
00