Bartın University
Discipline

Business Administration

Bartın University

4,517

Archived Theses

33

DOIs Assigned

1%

DOI Rate

Discipline

50 Theses
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de otel işletmelerinde muhasebe organizasyonu

Bir ekonomik kuruluşun etkin bir biçimde yönetimi, geniş ölçüde güvenilir ve objektif sayısal bilgilerin kullanılmasına ve yorumlanıp değerlendirilmesine bağlıdır. Bu sayısal bilgilerin büyük bir kısmı mali nitelikte olup muhasebe işlemleri sonucunda elde edilir» Aynı sektörde -faaliyet gösteren isletmelerde uygulana bilecek tektip bir kayıt ve rapor sistemi, isletmeler acısından da son derece önemlidir» ülkelerin gelişmeleri? benzer işletmelerdeki benzer konum ve durumlara uygulanabilir bir muhasebe sistemine bağlıdır. ülkelerin gelişmeleri? gelişmeyi sağlayan -faaliyetlerin mali ekonomik acıdan değerlendirilmelerinde kullanılacak Tekdüzen Hesap planının varlığı ile mümkündür»

MuhasebeOtellerOteller+1
Gülsün İşseveroğlu
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
1993
00
Master'sOpen AccessTR

Hastane bilgi sistemi

Bu çalışma; sağlık hizmeti veren bir organizosyonun bilginin akıllı bir şekilde kullanımı ile, nasıl daha iyi bir hale getirilebileceği konusunda yapılmış bir çalışmadır. Bu çalışmada, bilginin önemi ve yönetim için nasıl etkili bir araç haline gelebileceğinin anlaşılmasında yöneticilere bilgiler vermek hedeflenmiştir. Farabi hastanesinde bilgisayar kullanımı, yazılım, donanım ve teknolji seçimine değinilmiştir. Sağlık hizmeti veren kuruluşlarda çalışan yöneticilere, Bilgisayar Tabanla Bilgi Sistemi geliştirme konusunda yardımcı olmak amaçlanmıştır ve çalışmanın sonucu olarak üç önemli nokta bulunmuştur;.Yazılım ve donanım seçimi,.Hastane Bilgi Sistemi oluşturmada yaklaşımlar,.Personel eğitimi(Bize göre en önemli nokta). Sistemin, tasarlanması, analiz edilmesi ve devamlılığının sağlanmasında kullanılacak, yeterli nitelikte teknik personel açığının kapatılması gerekmektedir. İyi bir "Bilgi İşlem" bölümü donanımın bakımı ve çalıştırılması için gerekli teknik personel olduğu kadar profesyonel analist ve programcılar da olması gerekmektedir. Yönetim, sistem çalışmayla başladıktan sonra, tüm bilgisayar faaliyetlerinin ve hizmetlerinin periyodik olarak, maliyet hesapları ve yasal yönden incelenmesinde ısrarla öncü rol alması gerekmektedir. Yönetim ayrıca, donanım ve yazılım edinilmesinde dikkatle belirlenmiş plan öncelikleri ile sistemin tasarımı, analizi ve tamamlanmasının sağlanmasını da garanti altına almalıdır.

Bilgi sistemleriBilgisayar kullanımıHastaneler+2
Kemal Turhan
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
1994
00
Master'sOpen AccessTR

Finansal kiralama (leasing) ve Türkiye`de uygulanması

"Finansal Kiralama (Leasing) ve Türkiye'de Uygulanması" isimli bu çalışmada ana amaç finansal kiralamanın Türkiye'de uygulanması ve uygulama sonucunda ülkemiz ekonomisine ekonomik ve finansal açıdan yaptığı katkıyı ortaya koymaktır. Bu amaca uygun olarak da ilk önce finansal kiralama genel olarak anlatılmış daha sonra dünyadaki uygulamaları incelenmeye çalışılmıştır. Çalışma finansal kiralamanın Türkiye'de uygulanmasını ortaya koymayla son bulmuştur. Çalışma dört bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde, genel olarak finansal kiralama anlatılmıştır. Bu bölümde finansal kiralamanın tanımı, kapsamı ve çeşitleri anlatılmaya çalışılmıştır. İkinci bölümde, finansal kiralamanın organizasyon yapısı anlatılmıştır. Bu başlık altında finansal kiralamanın tarihsel gelişimi ve dünyada uygulanışı incelenmiştir. Üçüncü bölümde, ana amaç doğrultusunda Türkiye'de finansal kiralama işlenmeye çalışılmıştır. Bu bölümde öncelikle finansal kiralamanın hukuki yapısı incelenmiştir. Ayrıca, Türkiye'de uygulanan finansal kiralama türleri, yapılan çalışma ve araştırmalar, faaliyet gösteren kiralama şirketleri ve bankaların bu alandaki rolü incelenmiştir. Dördüncü bölümde ise,yine ana amaç doğrultusunda Türkiye'de finansal kiralamanın ekonomik ve finansal açıdan incelenmesi yapılmış ve bu konuyla ilgili sorunlara yer verilmiştir. Çalışma ile ilgili bulgular sonuç ve öneriler bölümünde anlatılmaya çalışılmıştır. Bu çalışmanın sonucunda, finansal kiralamanın ülkemizde istenilen verimi tam olarak sağlayamayacağı anlaşılmıştır. Bunun nedenleri arasında ülkemizdeki genel ekonomik durum, körfez krizi, bu konuda yeteri kadar bilgi birikiminin ve yetişmiş beyin gücünün bulunmaması sayılabilir.

Finansal kiralama
Seher Genç
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
1994
00
Master'sOpen AccessTR

Kalkınma bankacılığı ve Türkiye Kalkınma Bankası'nda kredi riski yönetimi

Banka kredileriBankacılıkBankalar+4
Aynur Bahadır
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
1994
00
Master'sOpen AccessTR

Kredi kartlarında müşteri tatmini ve kredi kartlarının kabul veya reddedilmesini belirleyen faktörler; Ekonomik bir uygulama

ÖZET Kredi Kartlarında Müşteri Tatmini ve Kredi Kartlarının Kabul veya Reddedilmesini Belirleyen Faktörler; ekonomik bir uygulama isimli bu çalışmanın temel amacı, bankaların kredi kartları konusunda tüketicilere sundukları hizmetler ve tüketicilerin bu hizmetlerden elde etlikleri faydalar, bankaların kredi kartlarında hedef kitleleri ve bu hedef kitleye ulaşabilmek için uyguladıkları pazarlama yöntemleridir. Çalışmanın daha verimli olabilmesi için, kredi kartları gibi geniş kapsamlı bir konunun tüketicilere sağladığı yararlar ve pazarlama yöntemleri üzerinde durulmuştur. Ayrıca Trabzon'da faaliyet gösteren ve kredi kartı pazarlayan tüm bankalar araştırma kapsamına dahil edilmiştir. Araştırma iki bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde, kredi kartlarının tanımı, tarihçesi ve kredi kartları ile ilgili genel tanımlar verilmiş, kredi kartı türleri üzerinde durulmuştur. Daha sonra kredi kartı pazarlayan bankalar tek tek ele alınmış, sundukları hizmetler, bu hizmetlerden kimlerin yararlanabileceği ve bankaların kredi kartı pazarlama yöntemleri ayrıntılı olarak elealınmış ve incelenmiştir. İkinci bölümde ise, bir bankanın kredi kartı başvurusunda bulunan müşterileri incelenmiş, hangi kriterlere göre kart verildiği konusu araştırılmıştır. Araştırmanın sonucunda, bankaların tüketicilerin beklentilerine daha etkin bir şekilde cevap verebilmek için ya ürün farklılaşması yoluna gittikleri ya da fayda arttırıcı önlemler peşinde koştukları görülmüştür. Teknolojide meydana gelecek değişimler ve gelişmeler sonucunda tüketicilere daha iyi hizmet sunulacağı ve ortaya çıkan aksaklıklarında yavaş yavaş ortadan kalkacağına olan inancımız mevcuttur.

BankalarKredi kartlarıMüşteri tatmini+1
Ahmet Ünver
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
1995
00
Master'sOpen AccessTR

İşletmelerde mali başarısızlıklar ve maliyet yönetimi

ÖZET Malı başarısızlıklar, borçları ödeyememe durumundan iflasa kadar uzanan bir süreçtir. Bu süreçte işletme içi ve işletme dışı nedenler çok etkilidir. Günümüzdeki yoğun rekabet ortamında üretim maliyetlerinin önemli olması ve yanlızca küçük işletmelerin değil büyük işletmelerinde başarısız olması konunun önemini artırmıştır. Başarısızlık istenmeyen bir durumdur ve işletmeleri olumsuz yönde etkiler, işletmeler bu olumsuzluktan etkilenmemek için mali başarısızlık nedenlerini araştırma ve mali başarısızlığı önceden tahmin etmeye önem vermişlerdir. Bu tahminde ise mali oranları kullanmışlardır. Fakat sonyıllarda görülen teknolojik ve ekonomik gelişmeler esnek üretim sistemini geliştirmiştir. Bunun sonucunda üretim maliyetlerinin önemi artırmıştır ve işletmelerde maliyet yönetimi gelişmiştir. Bu çalışmanın amacı, işletmelerde mali başarısızlık nedenlerinin neler olduğunu açıklayarak üretim maliyetlerine gereken önemin verilmesini sağlamak ve işletmelerin başarılı olmalarına yardımcı olmaktır. Bu çalışmada daha çok literatür araştırması yapılmış yerli ve yabancı kaynaklardan faydalanılmıştır. Bu araştırmada üretim maliyetleri ile mali başarı arasında ilişki kurulmaya çalışılmış ve tümevarım yöntemi kullanılmıştır. Bu araştırmada önce, işletmenin tanımı, amaçları ve ekonomik yapı içindeki önemi açıklanmıştır. Daha sonra ise mali başarısızlıklar ve bunların nedenleri ile bu başarısızlıkların neden olduğu sosyo ekonomik sonuçlar açıklanmaya çalışılmıştır. Ayrıca mali başarısızlığın önceden tahmininin yararına yer verilmiştir. Daha sonraki bölümde ise, üretim maliyetleri hakkında detaylı bilgi verilerek maliyet yönetiminin önemi ve araçları hakkında açıklamalar yapılmıştır. Çalışmanın son bölümünde ise örnek bir işletme üzerinde uygulama yapılmış ve mali başarısızlığın önceden tahmini ile maliyet yönetiminin önemi ortaya konmuştur.

Finansal başarısızlıkMaliyet muhasebesiÜretim maliyeti+1
Mustafa Savcı
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
1996
00
Master'sOpen AccessTR

Su ürünleri sektöründe bir firma değerlendirmesi: Durum. analiz ve öneriler

Firma değerlendirmeleri, firma yöneticilerinin firmanın; -ekonomik, ticari, mali ve teknik yapısını, -rakip firmalar karşısındaki durumunu, -güçlü ve güçsüz yönlerini, oranlar yardımıyla kilit göstergeler elde ederek, bu bilgiler ışığında; planlama, yürütme, denetim işlevlerini sağlıklı ve başarılı bir biçimde sürdürmesine yardımcı olmaktadır. Bu çalışma; firma yöneticilerine, stratejik ve taktik karar alma süreçlerinde ihtiyaç duyacakları etkin ve verimli çalışmayla ilgili veri ve bilgileri sağlayabilme amacına yöneliktir. Çalışma kapsamına; su ürünleri sektöründe faaliyet gösteren özel kesim firma alınmıştır. Hesaplanan oranlar ve yorumlan ilgili bölümlerde verilmiştir. Çalışmanın birinci bölümünde; Türkiye'deki su ürünleri sektörünün üretim potansiyeli, ülke ekonomisindeki yeri ve önemi, su ürünleri kaynaklan, üretimi ve su ürünleri sanayii ile ilgili ayrıntılar verilmiştir. ikinci bölümde; su ürünleri sektöründe faaliyet gösteren Baysoy Gıda Ürünleri Sanayi ve Ticaret A. Ş. su ürünleri isleme komple yeni yatırımı fizibilite çalışması ve bu çalışmada belirlenen veriler kullanılarak, performans göstergeleri yardımıyla firmanın değerlendirmesi yapılmıştır. Değerlendirme ve öneriler bölümünde ise, firma değerlendirmesinde elde edilen sonuçlar; firma amaçlan açısından yorumlanmış ve bu sonuçların sektör değerleriyle karşılaştırması yapılarak, firmanın olumlu ve olumsuz yönleri belirlenmeye çalışılmıştır Çalışmada; etkin ve verimli çalışmayı belirlemede oran yöntemi kullanılmıştır Çalışma, anılan sektörde yer alan teşebbüslerle ilgili kişi ve kuruluşlara yararlı olabilecektir. VI

Finansal yapıFirma analiziSu ürünleri sektörü+1
Ali Kadir Arslan
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
1997
00
Master'sOpen AccessTR

Büyüme stratejisi olarak holdingler ve Türkiye`deki holdingleşme olgusu

İşletmeler, ekonomik gelişme sürecinde büyük işletmelerin avantajlarına sahip olabilmek için sürekli olarak büyüme ihtiyacı duymuşlardır. İşletmelerin büyüme ihtiyacını karşılamak için çeşitli stratejiler geliştirilmiştir. Bu stratejilerin temelde işletme içi büyüme stratejileri ve işletme dışı büyüme stratejileri olarak sınıflandırılabilir. Holdingleşme, işletme dışı büyüme stratejileri içerisinde yer alır. Holding şirket, bir şirketin başka şirketlerin hisse senetlerinin büyük bölümüne sahip olmak suretiyle oluşmaktadır. Son yıllarda diğer büyüme stratejileri yerine holdingleşmenin seçilmesi, bu tür kuruluşların önemli bir takım üstünlüklerinin olmasından kaynaklanır. Holdinglerin örgüt yapıları incelendiğinde holdinglerin bir üst yapı kurumu olarak örgütlendikleri görülmektedir. Holdinglerin fınansal yapıları incelendiğinde çift yönlü bir fon akışının olduğunu görülecektir. Bu fon akışları holding şirketten bağlı şirketlere doğru olabileceği gibi bağlı şirketten holdinge doğru da olabilecektir. Holding sistemin fınansal yönden bir bütün olarak değerlendirebilmek için konsolide fınansal tablolara ihtiyaç duyulmaktadır. Ülkemizde holdingleşme olgusunun yakın bir tarihe dayandığı, gelişmiş ülkeler göre çok geç başladığı görülmektedir. Ülkemizde holdingleşmenin 1980 yılından sonra hızlı bir gelişim gösterdiği söylenebilir. Bu çalışmada büyüme stratejilerine değinilerek, bizim açımızdan yeni bir büyüme stratejisi sayılabilecek holdingleşme üzerinde yoğunlaşılmıştır. TÜL fDK^Köö- rrij'/i Klttüti VII

Büyüme politikalarıBüyüme stratejileriHoldingler+2
Hakan Aydın
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
1998
00
Master'sOpen AccessTR

Küçük ve orta ölçekli işletmeler; iç pazar ve ihracatta karşılaştıkları pazarlama sorunları ve çözüm önerileri Trabzon sanayinde örnek uygulama

Küçük ve orta boy işletmeler, gelişmiş veya gelişmekte olan ülkelerin ekonomik gündeminde daima önemli yer işgal etmişler ve sanayinin gelişim sürecinin her döneminde varlıklarını korumuşlardır. Ülkemizde de küçük ve orta ölçekli işletmeler önemli sosyal ve ekonomik fonksiyonlar üstlenmişlerdir. Ancak günümüzde, ülkenin ekonomik ve sosyal açıdan kalkınmasında oynadıkları rolü tam olarak yerine getirememektedirler. Çünkü küçük ve orta ölçekli işletmeler birçok problem ve zorluklarla karşı karşıyadırlar. Bu konunun seçilmesindeki amaç, küçük ve orta ölçekli işletmelerin Türkiye ekonomisi içindeki gerek istihdam, gerekse oluşturdukları katma değerin son derece önemli oluşu ve Gümrük Birliği süreciyle bu önemlerinin daha da artacağı ve çok fonksiyonel özellikler taşıyacaklarının düşünülmesidir. Bu nedenle çalışmanın birinci bölümünde, küçük ve orta ölçekli işletmelerin genel özellikleri, kavramsal analizleri, çeşitli ülkelerdeki profilleri ve Türkiye ekonomisindeki yeri ve önemine değinilmiştir. Çalışmanın ikinci bölümünde, küçük ve orta ölçekli işletmeleri başarısızlığa iten nedenler üzerinde durulmuş ve işletme fonksiyonlarına ilişkin sorunları ile iç pazar ve ihracatta karşılaştıkları pazarlama sorunları anlatılmıştır. Üçüncü bölümde ise, Trabzon ilinde faaliyette bulunan küçük ve orta ölçekli işletmelerin sorunlarına yönelik çalışma, anket aracılığı ile ölçülmüş, sonuçlar yorumlanmıştır. Genel değerlendirmede ise araştırma bulguları ışığında çözüm önerileri sunulmuştur. IX

KOBİPazarlamaTrabzon+1
Mehmet Kara
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
1998
00
Master'sOpen AccessTR

Satış promosyonu ve basın sektöründeki etkinliğinin ekonomik yönden analizi

Çağımızda, pazarlama faaliyetlerinin önem kazanmasında, değişen tüketim kalıplarının etkisi çok büyük olmuştur. Sürekli olarak değişen, gelişen ve farklılaşan tüketici ihtiyaç ve tercihleri, işletmeleri, pazarlama programlarını tüketicilere daha cazip bir hale getirmeye zorlamıştır. Ürün çok kaliteli, fiyatiama uygun, dağılım kanalları ürünü hedeflere ulaştırmada etkili olsun; tüketicilere yeterli bilgi verilemiyorsa bu bileşenler yetersiz kalacaktır. Bunun için yapılan her türlü çabalar satış promosyon faaliyetlerini meydana getirmiştir. Amerika' da gelişip, dünyaya yayılan ve ülkemizde de sıklıkla kullanılan ve gün geçtikçe de kullanımı büyük oranlara ulaşan satış promosyonu, tutundurma bileşenlerinin bir alt elemanını oluşturmaktadır. Çalışmanın birinci bölümünde, pazarlama bileşenleri tanımlanarak, satış promosyonunun bu bileşenler içindeki yeri ve önemi ile ilgili bilgiler verilmiştir. İkinci bölümde, tutundurma bileşenleri tanıtılmış ve satış promosyonu ile arasındaki ilişkiler ortaya konulmaya çalışılmıştır. Üçüncü bölümde, satış promosyon araçları tanıtılmış, bu araçların avantaj ve dezavantajları sıralanmış, satış promosyonun stratejileri, amaçlan, bu faaliyetlerin teknikleri, gazetelerdeki satış promosyon çalışmaları ve satış promosyonunun satışlar üzerindeki etkileri ile ilgili bilgiler yer almıştır. Dördüncü bölümde, satış promosyonu uygulayan ulusal bir gazetenin verileri ile birlikte satış promosyonunun net satışlar üzerindeki pozitif etkisi, gün etkisi ile birlikte ortaya konmuş ve regresyon denklemi RATS programı yardımıyla çalıştırılmıştır. Tahmin edilen katsayıların işaretleri büyük ölçüde beklenilen sonuçla uyumlu ve anlamlı çıkmıştır. Beşinci bölüm olan sonuç ve değerlendirme bölümünde ise, bu uygulamadan elde edilen sonuçlar yorumlanmıştır. vn

Basın sektörüEkonomik analizGazeteler+2
Hatice Dilara Keskin
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
1998
00
Master'sOpen AccessTR

Özel güvenlik görevlilerinin eğitimi üzerine bir araştırma: Iğdır ili örneği

Rekabet üstünlüğünü yakalama ve sürdürme çabası içindeki örgütler için, nitelikli insan kaynaklarının önemi giderek artmaktadır. Bu noktada örgütlerde eğitim ve geliştirme kavramı büyük ölçüde öne çıkmaktadır. Bu tezin temel amacı, geçmişten günümüze ülkemizde verilen özel güvenlik eğitimini inceleyerek eğitim eksikliklerini ortaya çıkarmaktır. Bu amaç doğrultusunda yürütülen çalışmada, ülkemizdeki özel güvenlik eğitimi veren kurumlar ile özel güvenlik personelinin eğitim eksiklikleri ve mesleki eğitime bakış açısı arasındaki farklılıklar incelenmiştir. Çalışma dört bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde güvenlik kavramı ve ülkemizde güvenlik hizmeti veren kurumlar açıklanmıştır. İkinci bölümde örgütlerde eğitim ve geliştirme kavramı açıklanmış olup örgütlerde eğitim ve geliştirmenin önemi, eğitim ve geliştirme faaliyetlerinde kullanılan yöntemler ele alınmıştır. Üçüncü bölümde özel güvenlik kavramı, dünyada ve Türkiye'de özel güvenliğin gelişimi ile özel güvenlik eğitimi üzerinde durulmuştur. Son bölümde ise özel güvenlik eğitimi veren kurumlar arasındaki farklılıklar, özel güvenlik personelinin eğitim eksikliğine yönelik düşünceleri ve mesleki eğitime bakış açıları bakımından incelenmiştir. Sonuçlara göre özel güvelik personelinin eğitim eksiklikleri tespit edilmeye çalışılmış. Ayrıca bu eğitim eksikliklerinin eğitim kurumundan ve eğitim kurumunun sunduğu eğitim yeri, eğitici personel niteliği ve niceliği, eğitim süresi gibi etkenlerden kaynaklandığı görülmüştür. Anahtar Sözcükler: Güvenlik, Güvenlik Örgütleri, Özel Güvenlik, Örgütlerde Eğitim ve Geliştirme, Özel Güvenlik Eğitimi Veren Kurumlar.

GüvenlikGüvenlik görevlisiIğdır+2
Erkan Şahinkaya
Agri Ibrahim Cecen University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Ağrı'nın turizm potansiyeli ve turizm pazarlaması sorunları

Dünyada turizm sektörü hızla gelişme göstererek öne çıkmasının yanında, diğer sektörlere karşı kapsayıcı bir tutum sergilemesi, çeşitli istihdam alanları açarak önemli adımlar atmasını sağlamıştır. Bu durum Türkiye'de, gerek ekonomik olarak gerek kültürel olarak gerekse politikalar bakımından etkilerini göstermiştir. Turistik amaçlı yatırımlardaki artış, milli gelir içinde turizmin payının yükselişi, oluşturulan istihdam alanı, ödemeler dengesine olumlu katkısı, yabancı sermayeyi ülkeye çekmesi gibi unsurlar sektörün önemini ortaya koymuştur. Eldeki tez çalışması hem nicel hem de nitel araştırma yöntemlerinden faydalanmış olmasından dolayı karma desenli bir araştırmadır. Araştırmada Ağrı ilinde turizm destinasyonunun oluşturulup oluşturulamadığı hakkında hem literatür çalışması ile hem de yerinde yapılan saha gözlemleri ile materyal analizi için veri toplanmıştır.Ayrıca turizm sektöründe faaliyet gösteren işletmeciler ile anket uygulaması yapılarak sektörün güçlü ve zayıf yönleri değerlendirilmiştir. Çalışmada Ağrı'daki turizm değerleri ele alınmış ve turistik destinasyon oluşturulamamasının nedenleri ortaya konmuştur. Ağrı'da turizm destinasyonu oluşturabilmek için doğal, tarihi ve turistik potansiyel mevcut olmasına rağmen değerlendirilen turistik tesislerin kısa ömürlü olmalarının nedenleri ortaya konmuştur. Anahtar Kelimeler: Turizm, Destinasyon, Türkiye, Ağrı, Ağrı'da Turizm

AğrıDestinasyonPazarlama+3
Ahmet Halil Dırbo
Agri Ibrahim Cecen University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

İnsan kaynakları yönetimi iş, değerleme süreci ve bir uygulama araştırması

Bir işletmede yer alan işlerin değerlerinin ölçülmesi iiletmeye birçok açıdan katkı sağlar. Bu katkılardan en önemlisi işletmelerin, iş görenlerine ödeme yaparken iş değerleme raporlarını temel almalarıdır. Bu sayede hakkaniyete uygun bir ücret sistemini yerleştirmek ve işveren ile iş gören arasındaki çatışmaları en aza indirmek mümkün olmaktadır. Bu çalıimada iş değerleme kavramı, iş değerleme süreci ve iş değerleme yapılabilmesi için gerekli olan iş analizi, iş etütleri ile ücret konusu incelenmeye çalışılmıştır

ÜcretÜcretlendirmeİnsan kaynakları+3
Sinan Bağdaş
Agri Ibrahim Cecen University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Örgütsel sessizlik ile örgütsel güven arasındaki ilişkinin incelenmesi: Ağrı örneği

Bilgi ve iletişim teknolojilerindeki gelişmeler, uluslararası rekabet ve işbirliklerinin artması, örgütleri stratejik yönetimi benimseyip uygulamaya başlamak zorunda bırakmıştır. Örgütlerin rekabet üstünlüğü elde etmelerinde insan unsurunun rolünü ve önemini ortaya koyan yeni düşünce ve yaklaşımlar bu çerçevede gelişmiştir. Bu durum insan kaynaklarına bir maliyet unsuru değil, sermaye ve stratejik bir kaynak olarak önem verme durumunu ortaya çıkarmıştır. Kamusal örgütlerin, insan kaynaklarını hizmet sınıfları özelinde inceleyerek değerlendirmesi, insan kaynakları yönetimi açısından önemli ve gerekli bir konudur. Bu bağlamda, kamusal örgütlerin stratejik plan ve programlarının hazırlanmasından hayata geçirilmesine kadar tüm aşamalarda önemli roller üstlenen teknik elemanların davranışları, işgörenlerden en üst seviyede yararlanmaya çalışan yöneticilerin dikkate alması gereken bir konudur. Yapım-yatırım kararlarını ve uygulamalarını, etkileme ve yönlendirme niteliği olan teknik hizmetlerde, işgörenlerin sessizlik seviyesinin artması; fikir, bilgi ve proje üretme görevi olan teknik elemanlar için, varlık nedenlerinin ortadan kalkması anlamına gelmektedir. Teknik hizmetlerde farklı meslek disiplinlerinin bir arada, aynı iş ve proje çerçevesinde çalışması zorunludur. Bu nedenle teknik elemanların birbirleriyle ve yöneticileri ile olan ilişkilerindeki güven seviyesinin yüksek olması, iş tatmini, motivasyon ve iş performansı açısından büyük önem taşımaktadır. Ağrı ilinde, kamudaki teknik iş ve hizmet süreçlerinde; teknik elemanların örgütsel sessizlik ile örgütsel güven davranışları ve arasındaki ilişkinin tespitine yönelik olarak yapılan bu çalışmada, 157 kamu personeli teknik elemanın katılımlarıyla ankete dayalı bir uygulama yapılmıştır. Yapılan çalışma sonucunda örgütsel sessizlik ve örgütsel güven arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmamıştır. Ancak örgütsel sessizliğin alt boyutu olan kurum yararına sessizlik ile örgütsel güvenin alt boyutu olan yöneticiye güven arasında pozitif yönlü ve zayıf bir ilişki bulunmuştur. Ayrıca örgütsel sessizlik ve örgütsel güven değişkenleri ile teknik elemanların sosyo-demografik özellikleri arasındaki ilişkiler de araştırılmıştır.

AğrıGüvenÖrgütsel güven+2
Muhammet Fatih Turan
Agri Ibrahim Cecen University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Akademik ve idari personelin tükenmişlik düzeyinin iş doyumuna etkisi: Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi örneği

Bu araştırmanın amacı; Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi'nde görev yapan akademik ve idari personelin tükenmişlik düzeylerinin iş doyumuna etkisini incelemektir. Araştırmanın örneklemini, Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi'nde görev yapan 198 akademik personel ve 131 idari personel olmak üzere toplam 329 çalışan oluşturmaktadır. Araştırma verilerinin toplanmasında Maslach Tükenmişlik Ölçeği ve Minnesota İş Doyumu Ölçeği olmak üzere iki ayrı ölçek kullanılmıştır. Kullanılan ölçeklerin uygulanması sonucunda elde edilen veriler SPSS Paket Programı kullanılarak analiz edilmiştir. İstatistiksel analizlerde frekans ve yüzde analizleri, t testi, tek yönlü varyans analizi ve regresyon analizi kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre; hem akademik hem de idari personel için tükenmişlik alt boyutlarının; iş doyumunu ifade eden içsel tatmin, dışsal tatmin ve genel tatmin üzerinde etkili olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca çalışmada, akademik ve idari personelin tükenmişlik düzeyleri ortalamaları arasında anlamlı bir fark olmadığı belirlenmiştir. Bununla birlikte akademik ve idari personel iş doyumu ortalamaları arasında ise anlamlı bir fark olduğu görülmüştür.

AkademisyenlerAğrıTükenmişlik+5
Edibe Bilici
Agri Ibrahim Cecen University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

İmalat sanayiinde teknoloji transferi, inovasyon, ihracat ve firma performansı ilişkilerinin incelenmesi: Türkiye'deki ihracatçı firmalada bir uygulama

Bu tez, teknoloji transferi, inovasyon, ihracat ve firma performansı arasındaki ilişkinin incelenmesi amacıyla hazırlanmıştır. Bununla birlikte doğrudan kurulan bu ilişkilerin haricinde inovasyonun ve ihracatın aracılık etkisi analiz edilmiştir. Çalışmaya dair çerçeve oluşturulmadan önce yerli ve yabancı literatür taraması yapılarak araştırma modeli ortaya konulmuştur. Kavramsal çerçeve, literatür taraması ve hipotez geliştirmeden sonra analiz yöntemi olan yapısal eşitlik modellemesi (YEM) hakkında bilgilendirme yapılıp uygulama aşamasına geçilmiştir. Bu ilişkilerin ortaya konulması için Türkiye İhracatçılar Meclisi'nin (TİM) 2016 yılında güncellenen verilerine göre ilk 1000 ihracatçı sıralamasına giren firmalarla görüşülmüştür. Türkiye'nin ilk 1000 ihracatçı firması listesinde bilgileri paylaşılan 754 firmasına ulaşılmaya çalışılmış ve toplam 252 anket toplanmıştır. Anket verileri IBM SPSS Statistics 21 ve AMOS 22 paket programları ile istatistiki uygulamaları yapılıp araştırmanın hipotezleri test edilmiştir. Araştırma ve uygulama sonucunda, teknoloji transferi ile inovasyon, teknoloji transferi ile ihracat, inovasyon ile firma performansı ve ihracat ile firma performansı arasında ilişkinin anlamlı olduğu tespit edilmiştir. Teknoloji transferi ile firma performansı ve inovasyon ile ihracat arasında anlamlı bir ilişki tespit edilememiştir. Ayrıca teknoloji transferi ile firma performansı ilişkisinde inovasyonun aracılık etkisi, teknoloji transferi ile firma performansı ilişkisinde ihracatın aracılık etkisi, inovasyon ile firma performansı ilişkisinde ihracatın aracılık etkisinin olduğu görülmüştür. Bununla birlikte teknoloji transferi ile ihracat ilişkisinde inovasyonun aracılık etkisi anlamlı iken bu etkinin gücü yok denecek kadar az olduğu tespit edilmiştir.

Firma performansıPerformansTeknoloji transferi+4
Mehmet Asif Alan
Agri Ibrahim Cecen University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessEN

Geographic marketing in tourism: Kars- Ani Ruins

Over the last four decades, geographical marketing has emerged, a new type of marketing that enables the efficient handling of information, along with the development of tools that facilitate the storage, protection, use, and analysis of geographic information. With geographical marketing, businesses can reach their consumers more successfully than their competitors by developing more effective marketing mix by obtaining more accurate information about the targeted markets. There are not many studies about the marketing of any tourist destination (touristic region) through geographical marketing in our country. The purpose of this study is to deal with the issue of geographical marketing in tourism in tems of Kars Ani Ruins and contribute related literature. The study was conducted by applying a questionnaire to 432 participants who visited the Kars Ani Ruins which was included in World Heritage List at the 40 th UNESCO World Heritage Committee Meeting, which was held in Istanbul on 10-20 July 2016. The vast majority of participants state that they are happy to visit Kars Ani Ruins, that Kars Ani Ruins have a tourism image, that Kars Ani Ruins are a touristic attraction center and they are influenced by social media and circle of their friends while making their vacation plans. However, a large majority of the participants also stated that the national and international presentation of the Kars Ani Ruins is inadequate, that there are infrastructure and superstructure problems, that the physical facilities of the facilities in Kars Ani Ruins Region are insufficient and that the personnel working in Kars Ani Ruins do not have sufficient equipment.

Ani BuldingsGeographical propertiesKars+2
Gökteay Sönmez
Agri Ibrahim Cecen University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Duygusal zekâ, yaşam tatmini ve iş performansı arasındaki ilişkilerin incelenmesi: Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesinde ve Bayburt Üniversitesinde çalışan akademisyenler üzerinde bir uygulama

Bu çalışmanın temel amacı akademisyenlerin duygusal zekâsı ve duygusal zekâsının alt boyutları ile iş performansı ve yaşam tatmini arasındaki ilişkileri incelemektir. Bu amaçla duygusal zekâ, duygusal zekânın alt boyutları, iş performansı ve yaşam tatmini değişkenleri hakkında yerli ve yabancı literatür taranarak kavramsal çerçeve oluşturulmuştur. Ayrıca verilerin analizinde kullanılan yapısal eşitlik modellemesi ile ilgili kısa bilgiler verilmiştir. Daha sonra bu ilişkileri araştırmak üzere Bayburt Üniversitesi ve Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi akademisyenleri üzerinde bir alan çalışması yapılmıştır. Elde edilen veriler SPSS ve AMOS paket programları ile analiz edilerek, kurulan araştırma hipotezleri test edilmiştir. Bu çalışmada iki model önerilmiştir. Birinci modelde; duygusal zekâ, iş performansı ve yaşam tatmini arasındaki doğrudan ilişkiler ve duygusal zekâ ile iş performansı arasında kurulan modelde yaşam tatmininin aracı etkisine bakılmıştır. Önerilen bu modelde aranılan tüm ilişkiler olumlu yönde anlamlı bulunmuştur. İkinci modelde; duygusal zekânın alt boyutları, iş performansı ve yaşam tatmini arasındaki doğrudan ilişkiler ve duygusal zekânın alt boyutları ile iş performansı arasında kurulan modelde yaşam tatmininin aracılık etkisine bakılmıştır. Duygusal zekânın alt boyutlarından olan kendi duygularının farkında olma, başkalarının duygularının farkında olma ve duygu kullanımı ile iş performansı arasındaki ilişkilerin olumlu olduğu, ancak duygu düzenlemesinin iş performansını etkilemediği görülmüştür. Mevcut ilişkilerde yaşam tatminin aracı değişken olarak kullanılması, ilişkilere olumlu katkı sağlamıştır. Duygusal zekânın alt boyutlarından olan duygu kullanımı ve duygu düzenlemesi ile yaşam tatmini arasındaki ilişkilerin olumlu yönde anlamlı olduğu, ancak kendi duygularının farkında olma ve başkalarının duygularının farkında olma ile yaşam tatmini arasında anlamlı bir ilişki olmadığı belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Yapısal Eşitlik Modellemesi, Duygusal Zekâ, İş Performansı ve Yaşam Tatmini.

AkademisyenlerDuygusal zekaPerformans+3
Fatma Zehra Özyılmaz
Agri Ibrahim Cecen University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Ürün yerleştirme yönteminin tüketicilerin satın alma niyetine etkisi: Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi örneği

Bu araştırmanın amacı ürün yerleştirme yönteminin satın alma niyeti üzerindeki etkisini araştırmaktır. Araştırmanın örneklemi, Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesinin merkez kampüsünde öğrenim gören kolayda örneklem yöntemi ile belirlenmiş 210 öğrenciden oluşmaktadır. Araştırma verilerinin toplanması için ürün yerleştirme uygulamalarının tüketici satın alma niyetini ortaya çıkarmaya yönelik anket formu düzenlenmiştir. Elde edilen veriler SPSS Paket Programı kullanılarak analiz edilmiştir. İstatistiksel analizlerde frekans ve yüzde analizleri, t testi, tek yönlü varyans (ANOVA) analizi, korelasyon ve regresyon analizi kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, ürün yerleştirmeye yönelik tutum ile gelecekteki satın alma niyeti arasında yapılan regresyon analizi sonucunda anlamlı ve pozitif yönlü bir ilişki olduğu sonucuna varılmıştır. Tüketicilerin ürün yerleştirmeye yönelik tutumlarının, satın alma eğilimini olumlu bir şekilde etkilediği şeklinde yorumlanabilir. Anahtar Sözcükler: Ürün Yerleştirme, Satın Alma Niyeti, Tüketici Davranışı.

AğrıSatın alma niyetiSatınalma+3
Şeyda Şimşek
Agri Ibrahim Cecen University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Marka sadakatinde marka topluluklarının etkisi, Vosvos (Volkswagen Beetle) örneği

Günümüzde birçok firma ve pazarlamacıların pazarlama stratejilerinin başında marka sadakati yaratmak gelmektedir. Böylece markaya sadık tüketiciler bulmak için firmalar tüketiciler ile olan ilişkilerini geliştirmeye çalışmaktadırlar. Bununla beraber tüketiciler de marka hakkında bilgi edinmek, marka hakkındaki olumlu/olumsuz geri dönüşlerden haberdar olmak için marka aracılığıyla ya da markayı kullanan tüketicilerin bir araya gelerek oluşturduğu kanallarla marka toplulukları oluşturmaktadırlar. Oluşan bu marka toplulukları tüketicilere en aktif şekilde iletişime geçebilme imkanı sunmaktadır. Bu çalışmanın amacı Vosvos marka topluluğunda bulunan tüketicilerin marka sadakatlerinde marka topluluklarının etkisini ölçmektir. Çalışmada sosyal medyada bulunan Vosvos marka topluluğunda bulunan 400 kişiye çevrimiçi ortam anket yoluyla ulaşılmıştır. Çalışmada elde edilen verilerin analiz edilmesi ve marka topluluklarının marka sadakati üzerinde etkisinin test edilmesi için basit regresyon analizi kullanılmıştır. Çalışmadan elde edilen sonuçlar ışığında Vosvos marka topluluğunda bulunan tüketicilerin marka topluluğunda bulunma süreleri, marka topluluğuna bağlılıkları, marka güvenleri ve marka topluluğuna katılma nedenlerinin marka sadakatlerinin oluşumunda pozitif bir etkiye sahip olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Marka, Marka Toplulukları, Marka Sadakati

MarkaMarka bağımlılığıMarka sadakati+4
Özgür Danış
Agri Ibrahim Cecen University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Banka çalışanlarında tükenmişlik sendromu Erzurum ilinde bir uygulama

Tükenmişlik sendromu yalnızca bireyleri değil aynı zaman da hizmet sunulan kişileri, çalıştıkları örgütleri hatta bireyin ait olduğu ailesini dahi etkileyen dolayısıyla tüm toplumu yakından ilgilendiren mesleki bir rahatsızlıktır. İş stresinin yoğun olarak yaşanmasından kaynaklanan tükenmişlik, yüz yüze iletişim kurmayı gerektiren mesleklerde daha sık görülmektedir. Çalışanların yaptıkları işe ve çevrelerine karşı sergiledikleri olumsuz davranışlar bütünü olarak karşımıza çıkan bu sendrom örgütlerin son dönemde karşılaştığı en büyük sorunlardan bir tanesidir. Yoğun rekabet yapısı, sürekli değişimin ve gelişimin kaçınılmaz olduğu, aşırı iş yükü ve yüz yüze iletişimin gerekli olduğu bankacılık sektörü bu yapısı nedeniyle tükenmişliğin sıklıkla görüldüğü meslek alanı olarak göze çarpmaktadır. Hem bireyi hem de örgütü tehdit eden tükenmişlik sendromunun etkilerinin ve mücadele yöntemlerinin irdelenmesi oldukça önemlidir. Bu çalışmanın amacı, bankacılık sektöründe görev yapmakta olan banka çalışanlarının tükenmişlik sendromu yaşayıp yaşamadıklarını ele alarak bir değerlendirme yapmak ve ilgili alana katkı sağlamaktır. Bu amaca ulaşmak için ise, Erzurum ilinde faaliyet gösteren, kamu ve özel mevduat banka çalışanlarına yönelik ankete dayalı bir araştırma yapılmıştır. Elde edilen veriler Anova ve T testleri gibi istatisitiki yöntemler kullanarak analiz edilmiştir. Bulgular, söz konusu banka çalışanlarında tükenmişlik boyutlarının yüksek derecede olduğu sonucunu göstermiştir. Alan yazın incelediğinde örgütsel davranış konularından olan tükenmişlik sendromunun farklı sektörlerdeki çalışanlar üzerine yapılmış birçok araştırma mevcut olsa da, banka çalışanları üzerine olan etkisini inceleyen araştırmalar biraz daha azdır. Anahtar Kelimeler: Tükenmişlik Sendromu, Duygusal Tükenme, Duyarsızlaşma, Kişisel Başarı, Banka Çalışanları.

Banka çalışanlarıErzurumTükenmişlik+3
Lokman Karagöz
Agri Ibrahim Cecen University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Muhasebe eğitimi alan öğrencilerin motivasyon ve beklentilerinin değerlendirilmesi: Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi örneği

Üniversiteler bireyi yetiştirmek, yarınlara hazırlamak, aydınlatmak ve ülkeye katkı sağlamak amacıyla kurulan birer eğitim merkezidir. Bu nedenle üniversitelerin bilgiyi edinme ve kullanabilme açısından öğrencilerini tanımasını ve beklentilerini karşılayabilmeleri gerekmektedir. Öğrencilerini tanıyan üniversitelerin başarılı olacağı gerçeğinden hareketle, öğrencilerin yükseköğretimden beklenti ve motivasyonlarının belirlenmesine yönelik çalışmaların yapılması büyük önem taşımaktadır. Bu araştırmanın temel amacı, muhasebe eğitimi alan öğrencilerin, muhasebe eğitimine yönelik motivasyon ve beklentilerinin, muhasebe eğitimi verilen bölüme ilgileri üzerinde anlamlı bir etkisinin olup olmadığını belirlemektir. Bu temel amacın yanı sıra araştırmanın diğer amaçları ise, öğrencilerin muhasebe eğitimi verilen bölüm seçme istekleri bakımından, muhasebe eğitimine yönelik motivasyon ve beklentileri ve muhasebe eğitimi verilen bölüme ilgi düzeyleri arasında anlamlı bir farklılığın olup olmadığının incelenmesidir. Öğrencilerin muhasebe eğitimine yönelik motivasyonları ile beklentileri arasındaki ilişkinin olup olmadığının incelenmesi ise araştırmanın diğer bir alt amacını oluşturmaktadır. Araştırma, Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi'ne bağlı İİBF "İşletme Bölümü" ve MYO "Muhasebe ve Vergi Programı" bölümlerine aktif olarak devam eden toplam 146 öğrenci üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmada verilerin analiz edilmesinde; ortalama, standart sapma, frekans dağılımı, güvenilirlik analizi, korelasyon analizi, regresyon analizi ve varyans analizi kullanılmıştır. Analizler SPSS 23 paket istatistik programı kullanılarak yapılmıştır. Yapılan analizler sonucunda; öğrencilerin muhasebe eğitimine yönelik motivasyon ve beklentilerinin, muhasebe eğitimi verilen bölüme ilgileri üzerinde anlamlı ve pozitif bir etkiye sahip olduğu tespit edilmiştir. Öğrencilerin, muhasebe eğitimi verilen bölüm seçme istekleri bakımından, muhasebe eğitimine yönelik motivasyon ve beklentileri ve muhasebe eğitimi verilen bölüme ilgi düzeyleri arasında anlamlı farklılıkların olduğu belirlenmiştir. Öğrencilerin muhasebe eğitimine yönelik motivasyonları ile beklentileri arasında anlamlı ve pozitif yönde bir ilişki bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Muhasebe Eğitimi, Motivasyon, Beklenti.

AğrıBeklentilerMotivasyon+3
İmran Demir
Agri Ibrahim Cecen University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Marka prestiji ve marka kredibilitesinin tüketici temelli marka değeri üzerindeki etkisi

Bu çalışmanın temel amacı, marka prestiji ve marka kredibilitesinin, tüketici temelli marka değeri üzerindeki etkisinin tespit edilmesidir. Araştırmanın kapsamını, Diyarbakır ilinde yaşayan 18 yaş ve üzerindeki GSM operatörü kullanıcıları oluşturmaktadır. Çalışmada tesadüfi olmayan örnekleme yöntemlerinden kolayda örnekleme yönteminden yararlanılarak yüz yüze anket yöntemiyle toplam 494 katılımcıdan veri toplanmıştır. Araştırma kapsamında elde edilen verilerin analizinde aritmetik ortalama, standart sapma, frekans dağılımı, güvenilirlik analizi, doğrulayıcı faktör analizi, varyans analizi ve regresyon analizinden yararlanılmıştır. Analizlerin yapılmasında Lisrel 8.51 ve SPSS 22.0 paket istatistik programlarından yararlanılmıştır. Araştırma gerçekleştirilen regresyon analizleri sonucunda marka prestijinin ve marka kredibilitesinin tüketici temelli marka değerini oluşturan marka sadakati, marka farkındalığı, marka çağrışımı ve algılanan kalite boyutları üzerinde anlamlı ve pozitif yönde bir etkiye sahip olduğu belirlenmiştir. Bununla birlikte uygulanan varyans analizleri sonucunda cevaplayıcıların GSM operatörü kullanma süreleri açısından marka prestiji, marka kredibilitesi ve tüketici temelli marka değeri boyutlarına ilişkin düzeyleri arasında istatistiki yönden anlamlı farklılıklar olduğu tespit edilmiştir.

MarkaMarka değeriMarka kredibilitesi+3
Murat Avcı
Agri Ibrahim Cecen University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Örgütsel özdeşleşme ve örgütsel desteğin iş tatmini üzerindeki etkisi

Bu çalışmanın temel amacı, araştırmaya katılan akademisyenlerin örgütsel özdeşleşme, örgütsel destek ve iş tatmini düzeyleri arasındaki ilişkilerin incelenmesidir. Bu temel amaç kapsamında araştırmada örgütsel destek ve örgütsel özdeşleşmenin iş tatmini üzerinde ve örgütsel desteğin de örgütsel özdeşleşme üzerinde anlamlı bir etkiye sahip olup olmadığı incelenmiştir. Bu temel amacın yanı sıra araştırmada akademisyenlerin unvanları ile örgütsel özdeşleşme, örgütsel destek ve iş tatmini düzeyleri arasında anlamlı farklılıkların olup olmadığının belirlenmesi de araştırmanın alt amaçlarındandır. Araştırmanın kapsamını Bartın Üniversitesinde çalışmakta olan akademik personeller oluşturmaktadır. Araştırma Bartın Üniversitesinde çalışmakta olan 223 akademik personel ile anket yöntemi kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Araştırma kapsamında elde edilen verilerin analizinde aritmetik ortalama, standart sapma, frekans dağılımı, güvenilirlik analizi, doğrulayıcı faktör analizi, varyans analizi ve regresyon analizinden yararlanılmıştır. Analizlerin yapılmasında Lisrel 8.51 ve SPSS 22.0 paket istatistik programlarından yararlanılmıştır. Regresyon analizleri sonucunda, araştırmaya katılan akademisyenlerin örgütsel destek ve örgütsel özdeşleşme düzeylerinin iş tatmini düzeyleri üzerinde ve örgütsel destek düzeylerinin de örgütsel özdeşleşme düzeyleri üzerinde anlamlı ve pozitif yönde bir etkiye sahip olduğu bulunmuştur. Bununla birlikte, varyans analizleri sonucunda akademisyenlerin sahip oldukları akademik unvanları açısından örgütsel özdeşleşme, örgütsel destek ve iş tatmini düzeyleri arasında anlamlı farklılıklar olduğu tespit edilmiştir.

Örgütsel destekÖrgütsel özdeşleşmeİş doyumu
Mukhammadbabur Dzhalalov
Agri Ibrahim Cecen University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Turistik destinasyon pazarlaması açısından kentin destinasyon marka imajının incelenmesi: Ağrı ili örneği

Günümüzde yüksek katma değer üretmenin önemli bir bileşeni haline gelen üretim ve turizm faktörü, küresel rekabette bölgesel ve toplumsal gelişmenin motorunu da oluşturmaktadır. Bu sebeple dünyada sürekli yeni cazibe merkezleri oluşturulmakta ve birçok şehir, yeni programlar ve projeler geliştirmektedir. Bu büyük rekabet içerisinde turistlerin ilgisini çekebilmek adına artık şehirler de insanlar nezdindeki imajlarını pozitif anlamda yeniden oluşturmaya çalışarak ve markalaşma stratejileri uygulayarak destinasyonları için rekabet avantajı elde etmeye çalışmaktadırlar. Bu çalışmanın temel amacı, Ağrı ilinin bir turizm destinasyonu olarak ele alınarak kentin destinasyon marka imajının incelenmesi ve katılımcıları demografik özellikleri açısından destinasyon marka imajı düzeyleri arasında anlamlı farklılıkların olup olmadığının tespit edilmesidir. Araştırmanın kapsamını, Ağrılı olmayan, başka illerde yaşayan ve de Ağrıya ilk kez gelen katılımcılar oluşturmaktadır. Çalışmada tesadüfi olmayan örnekleme yöntemlerinden kolayda örnekleme yönteminden yararlanılarak yüz yüze anket yöntemiyle toplam 429 katılımcıdan veri toplanmıştır. Araştırma kapsamında elde edilen verilerin analizinde aritmetik ortalama, standart sapma, frekans dağılımı, güvenilirlik analizi, açımlayıcı faktör analizi ve varyans analizinden yararlanılmıştır. Analizlerin yapılmasında SPSS 22.0 paket istatistik programından yararlanılmıştır. Araştırma gerçekleştirilen varyans analizleri sonucunda yaş, eğitim ve gelir düzeyleri ile destinasyon marka imajı arasında anlamlı farklılıkların olduğu tespit edilmiştir.

AğrıDestinasyonKentler+4
Serdar Gevenli
Agri Ibrahim Cecen University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Stres yönetiminin iş performansı üzerine etkisi: Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi örneği

Bu çalışmanın temel amacı, akademisyenlerin stres kaynaklarının açıklanması, stresi nasıl yönettiklerinin araştırılması ve stres yönetiminin iş performanslarına nasıl etki ettiğinin belirlenmesidir. Oransal örnek hacmi formülü kullanılarak yapılan hesaplama ile Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi'nde görev yapan akademisyenlerden 203 kişi örnek hacmi oluşturmuştur. Uygulanan yüz yüze anket yöntemi ile elde edilen verilerin analizi SPSS Paket Programı kullanılarak değerlendirilmiştir. Anket sonuçları değerlendirirken, frekans ve yüzde analizleri, faktör analizi, güvenilirlik analizi, t testi, tek yönlü varyans (ANOVA) analizi, kuruskal wallis analizi ve regresyon analizi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen bulgulara göre; çalışan öğretim elemanlarının erkek (%70,4), evli (%75,4) ve 26-35 yaş (%43,3) aralığında olanların daha fazla olduğu görülmektedir. "İş yerinde dedikoduların yapılması" en belirgin stres kaynağını oluştururken, "Stresle başa çıkma adına hayattan beklenti ve amaçlarına uygun kişi ve koşulları bilinçlice seçme" stres yönetiminde kullanılan yöntemlerin başında gelmektedir. Stres yaratan faktörler, stres yönetimi ve iş performansının demografik özelliklere (cinsiyet, medeni durum, mesleki kıdem, aylık gelir, aile nüfusu) göre farklılık göstermediği sadece stres yaratan kaynakların yaş aralıklarına ve akademik unvanlara göre farklılaştığı tespit edilmiştir. Ayrıca stres yaratan faktörler ile stres yönetiminin iş performansı üzerine etkisinin olmadığı görülmüştür. Anahtar Sözcükler: Stres, Akademisyen, Stres Kaynakları, Stresle başa çıkma, İş performansı.

AkademisyenlerAğrıPerformans+6
Aslı Avcı İnal
Agri Ibrahim Cecen University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Tüketicilerin GSM operatörü tercihinde etkili olan faktörlerin belirlenmesi Ağrı ili örneği

Bu çalışmada tüketicilerin GSM operatörü tercihlerinde etkili olan faktörlerin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla kullanıcılarla yüz yüze görüşülerek 411 Anket yapılmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen veriler SPSS programı kullanılarak faktör analizi, güvenirlik analizi, bağımsız gruplar t testi, one way anova testi, ki kare testleri yapılarak sonuçlar yorumlanmıştır. Araştırma sonuçlarına göre katılımcıların % 40,9'u kadın, %59,1'i erkeklerden oluşmaktadır. Bununla birlikte katılımcıların % 80,5'nin hali hazırda GSM arama tarifelerinden birine abone oldukları belirlenmiştir. Araştırmada yapılan faktör analizinde değişkenler 3 faktör altında toplanmıştır. Faktörler; "Müşteri memnuniyeti ve hizmet", "Ürün özellikleri", "Dış çevre" şeklinde isimlendirilmiştir. Ayrıca çalışmada katılımcıların kullandıkları GSM operatörü ile cinsiyet, yaş, eğitim ve gelir arasındaki ilişkiler ki kare testi ile incelenmiştir. Ki kare testleri sonucunda gelir dışında diğer değişkenler anlamlı bulunmamıştır.

AğrıGSMGSM operatörleri+4
Ömer Yıldız
Agri Ibrahim Cecen University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Hedonik ve faydacı tüketimin plansız satınalma ve gösterişçi alışveriş üzerine etkisinin incelenmesi; Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi örneği

Bu araştırmanın amacı hedonik ve faydacı tüketimin plansız satınalma ve gösterişçi alışveriş üzerindeki etkisini ölçmektir. Araştırmanın örneklemi, Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesinin merkez kampüsünde öğrenim gören kolayda örneklem yöntemi ile belirlenmiş 406 öğrenciden oluşmaktadır. Araştırma verilerinin toplanması için yüz yüze anket görüşmesi gerçekleştirilmiştir. Elde edilen veriler SPSS Paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. İstatistiksel analizlerde frekans ve yüzde analizleri, t testi, tek yönlü varyans(ANOVA) analizi ve regresyon analizi kullanılmıştır Araştırma sonuçlarına göre, hedonik tüketimin plansız satın alma üzerinde olumlu bir etkisi vardır. Bu sonuca göre tüketicilerin hedonik tüketim düzeylerindeki bir birimlik artışın plansız satın almaya yönelik düzeylerinde 0,624 birimlik bir artış meydana getireceği ifade edilebilir. Aynı şekilde hedonik tüketimin gösterişçi alışveriş üzerinde de olumlu bir etkisi vardır. Bu sonuca göre de tüketicilerin hedonik tüketim düzeylerindeki bir birimlik artışın gösterişçi alışverişe yönelik düzeylerinde 0,624 birimlik bir artış meydana getireceği ifade edilebilir.

FaydacılıkGösterişçi tüketimHedonizm+7
Mehmet Saddam Yardımcı
Agri Ibrahim Cecen University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Statü tüketim ve materyalizmin plansız satın alma davranışı üzerindeki etkisinin analizi

Bu araştırmanın temel amacı, statü tüketim ve materyalizmin plansız satın alma davranışı üzerindeki etkisi incelenmesidir. Araştırmanın kapsamını, Diyarbakır ilinde yaşayan 18 yaş ve üzerindeki tüketiciler oluşturmaktadır. Çalışmada tesadüfî olmayan örnekleme yöntemlerinden kolayda örnekleme yönteminden yararlanılarak yüz yüze anket yöntemiyle toplam 472 katılımcıdan veri toplanmıştır. Araştırma verilerinin analizinde; aritmetik ortalama, standart sapma, frekans dağılımı, açımlayıcı faktör analizi, güvenilirlik analizi, regresyon analizi ve varyans analizinden yararlanılmıştır. Analizler gerçekleştirilirken SPSS 22.0 paket istatistik programı kullanılmıştır. Araştırmada gerçekleştirilen regresyon analizleri sonucunda materyalizmin alt boyutlarını oluşturan mutluluk ve mal varlığının statü tüketim ve plansız satın alma değişkenleri üzerinde anlamlı ve pozitif yönde bir etkiye sahip olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca statü tüketimin de plansız satın alma üzerinde anlamlı ve pozitif yönde bir etkiye sahip olduğu belirlenmiştir. Bununla birlikte uygulanan varyans analizleri sonucunda cevaplayıcıların gelir düzeyleri açısından statü tüketim, materyalizmin alt boyutları –mal varlığı, mutluluk– ve plansız satın almaya ilişkin düzeyleri arasında istatistiki açıdan anlamlı farklılıklar olduğu tespit edilmiştir.

MateryalizmPlansız satın almaSatın alma+4
Nefise Tunç
Agri Ibrahim Cecen University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Proaktif kişilik ve bireysel yenilikçiliğin girişimcilik eğilimi üzerindeki etkisi: Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesinde bir uygulama

Bu araştırmanın amacı, proaktif kişilik ve bireysel yenilikçiliğin, girişimcilik eğilimi üzerindeki etkisinin incelenmesidir. Araştırmanın kapsamını, Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesinin İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, Eczacılık Fakültesi, Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu ve Meslek Yüksek Okulunda öğrenim gören ve girişimcilik dersi alan öğrenciler oluşturmaktadır. Araştırmada yüz yüze anket yöntemi kullanılarak toplam 357 öğrenciden veri toplanmıştır. Araştırma verilerinin analizinde; aritmetik ortalama, standart sapma, frekans dağılımı, güvenilirlik analizi ve regresyon analizinden yararlanılmıştır. Analizler gerçekleştirilirken SPSS 22.0 paket istatistik programı kullanılmıştır. Araştırmada gerçekleştirilen regresyon analizleri sonucunda proaktif kişiliğin, girişimcilik eğilimini oluşturan kendine güven, yenilik, başarma ihtiyacı, kontrol odağı ve risk alma boyutları üzerinde anlamlı ve pozitif yönde etkisinin olduğu sonucuna varılmıştır. Girişimcilik eğiliminin diğer bir boyutu olan belirsizliğe karşı tolerans üzerinde ise proaktif kişiliğin herhangi bir etkisi tespit edilememiştir. Araştırmanın diğer bir bağımsız değişkeni olan bireysel yenilikçiliğin ise girişimcilik eğilimini oluşturan kendine güven, yenilik, başarma ihtiyacı, kontrol odağı ve risk alma boyutları üzerinde anlamlı ve pozitif yönde etkisinin olduğu sonucuna varılırken belirsizliğe karşı tolerans boyutu üzerinde anlamlı ve negatif yönlü etkisinin bulunduğu görülmüştür.

AğrıBireysel yenilikçilikGirişimcilik+5
Nihal Özkaya
Agri Ibrahim Cecen University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Marka deneyiminin marka güveni, farkındalığı, sadakati ve müşteri memnuniyeti üzerindeki etkisi

Bu çalışmanın temel amacı, marka deneyiminin marka sadakati, marka farkındalığı, marka güveni ve müşteri memnuniyeti üzerindeki etkisinin incelenmesidir. Araştırmanın ana kütlesini, Bursa ilinde yaşayan D ve E segmentinde otomobil sahibi bireyler oluşturmaktadır. Çalışmada örnekleme yöntemi olarak tesadüfî olmayan örnekleme yöntemlerinden kolayda örnekleme yöntemi esas alınmıştır. Araştırmada verilerin elde edilmesinde anket yönteminden yararlanılmış ve veriler cevaplayıcılarla yüz yüze görüşme yapılmak suretiyle elde edilmiştir. Çalışmada toplam 472 otomobil sahibi kullanıcı ile anket uygulaması yapılmıştır. Ancak, hatalı, eksik ve yanlış bir şekilde doldurulmuş olan anketler kapsam dışı sayılarak toplam 422 anket değerlendirme için ele alınmıştır. Araştırma boyunca ele alınan verilerin analiz işlemlerinde; aritmetik ortalama, standart sapma, frekans dağılımı, açımlayıcı faktör analizi, varyans analizi, güvenilirlik analizi ve çoklu regresyon analizinden yararlanılmıştır. Analizler SPSS 22.0 paket istatistik programlarından yararlanılarak yapılmıştır. Araştırma süresince yapılan analizlere göre marka deneyiminin düşünsel, duyusal ve duygusal boyutlarının marka güvenini, marka farkındalığını, marka sadakatini ve müşteri memnuniyetini anlamlı ve pozitif yönde etkilediği görülmektedir. Anahtar kelimeler: Marka, Marka Deneyimi, Marka Sadakati, Marka Farkındalığı, Marka Güveni, Müşteri Sadakati

Marka deneyimiMarka farkındalığıMarka güveni+2
Cesim Çelik
Agri Ibrahim Cecen University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Tüketici yenilikçiliği sembolik tüketim ve plansız satın alma davranışı arasındaki ilişkilerin incelenmesi

Günümüz rekabetçi pazar koşullarında 'yenilik' işletmelerin ayakta kalmak için kullandıkları önemli araçlardan birisidir. Piyasaya sunulan yeni ürün ve hizmetlerin anlam kazanması ise tüketicilerin bu yenilikleri benimsemesi ile mümkündür. Firmaların, yenilik çalışmaları esnasında tüketicilerin ihtiyaç ve isteklerini göz önünde bulundurması ve dikkate alması, tüketicilerin yenilikleri benimsenmesi sürecini oldukça kolaylaştıracaktır. Bu çalışmanın temel amacı, tüketici yenilikçiliği, sembolik tüketim ve plansız satın alma davranışı arasındaki ilişkilerin tespit edilmesidir. Araştırmanın kapsamını, Ağrı ilinde yaşayan 18 yaş ve üzerindeki hazır giyim kullanıcıları oluşturmaktadır. Çalışmada kolayda örnekleme yönteminden yararlanılarak 410 katılımcının yer aldığı anket çalışması yapılmıştır. Araştırma kapsamında elde edilen verilerin analizinde aritmetik ortalama, standart sapma, frekans dağılımı, güvenilirlik analizi, açımlayıcı faktör analizi ve regresyon analizinden yararlanılmıştır. Analizlerin yapılmasında SPSS 22.0 paket istatistik programlarından yararlanılmıştır. Araştırma gerçekleştirilen regresyon analizleri sonucunda tüketici yenilikçiliğinin hazır giyim sektöründe sembolik tüketim ve plansız satın alma davranışları üzerinde anlamlı ve pozitif yönde bir etkiye sahip olduğu belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Yenilik, Tüketici Yenilikçiliği, Sembolik Tüketim, Plansız Satın Alma Kararı.

Plansız satın almaSatın alma davranışıSembolik tüketim+4
Dilan Aslan
Agri Ibrahim Cecen University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Bölgesel kalkınma ajansları ve yönetişim: Yönetişim bağlamında Daka'nın TRB2 bölgesi'nin kalkınmasındaki rolü

Bu tez çalışmasında yönetişim paradigmasına dayalı olarak Türkiye'de kurulan 26 bölgesel kalkınma ajanslarından biri olan DAKA örneği üzerinden geri kalmış veya az gelişmiş bölgelerde kalkınma ajanslarında yönetişimin bölgesel kalkınmadaki rolü incelenmiştir. Bu amaçla, Kalkınma Bakanlığı tarafından yapılan SEGE araştırmaları ve TÜİK tarafından yapılan Gelir ve Yaşam Koşulları araştırmalarında 26 düzey 2 bölgesi içerisinde son sırada yer alan TRB2 bölgesinde bir alan araştırması yapılmıştır. Araştırma ile az gelişmiş bölgelerde yönetişimin tek başına bölgesel kalkınmayı sağlayacak ve açıklayabilecek bir değişken olmadığı ortaya çıkarılmıştır. Alan araştırmasında DAKA yönetişimi yüksek düzeyde çıkmasına rağmen bölgesel kalkınma faaliyetleri yeterli düzeyde görülmemiştir. DAKA yönetişimi, daha çok bölge planlarının hazırlanması sürecine yoğunlaşmıştır. Bölge planlarının uygulanması için hedef ve stratejilerin projelendirilmesi gerekmektedir. Bunun için daha fazla yönetişim süreçlerine ihtiyaç vardır. Bölgesel kalkınma çabalarında yönetişime önem verilerek kalkınma faaliyetlerinin tümünde yönetişim süreçlerinin kurumsallaştırılması önem arz etmektedir. Kamu-özel kesim işbirliğinin özellikle işletmecilik temelinde farklı yapı ve boyutlarda ortaklığa dönüştürülmesine yönelik modeller üzerinde durulması önerilmektedir.

Bölgesel kalkınmaBölgesel kalkınma ajanslarıDoğu Anadolu Kalkınma Ajansı+2
Mehmet Mekin Yıkın
Agri Ibrahim Cecen University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de yapılan seçim ittifaklarının seçim sonuçlarına etkisi

Demokratik sistemlerde seçimin önemi ve yeri tartışılmaz bir gerçektir. Seçimler ile halk kendisini yönetecek kişileri seçmektedir. Seçim yarışına giren adaylar herhangi bir siyasi partinin adayı ya da bağımsız aday olabilirler. 13 Mart 2018 tarihinde yapılan yasa değişikliğine kadar yapılan bütün seçimlerde siyasi partilerin seçim sürecinde yasa gereği ittifak yapmaları yasaktı. Yapılan yasa değişikliğiyle seçim ittifaklarının önündeki engeller kaldırılarak, siyasi partilerin seçimlerden önce ittifak yapmalarının önü açılmıştır. Dolayısıyla seçim ittifakları seçim sonuçlarını etkileyen önemli bir unsur haline gelmiştir. Seçim ittifakı birden fazla partinin seçimlerden önce veya seçim sırasında kalıcı ya da geçici güç, iş ya da eylem birliği yapması şeklinde tanımlanmaktadır. Seçim ittifaklarının seçim öncesi ittifaklar ve seçim sonrası ittifaklar türlerinin dünyada birçok örneği bulunmaktadır. Ülkemizde ise resmi olarak seçim ittifaklarıyla ilk kez 24 Haziran 2018 seçimlerinde karşılaşılmıştır. Yasa değişikliği sonrasında Türkiye'de yapılan seçimlerde ittifakların seçim sonuçlarına olan etkisi bu çalışmada kapsamlı bir şekilde ele alınmıştır. Bu çalışma ile seçim ittifaklarının bölgeler ve iller bazında siyasi partilerin oy dağılımı üzerinde önemli bir etkisinin olduğu belirlenmiştir. Seçim ittifakının, oy oranı yüksek olan AK Parti ve CHP gibi siyasi partiler üzerindeki etkisinin daha düşük olduğu; baraj altında kalan İYİ Parti, SP ve BBP ve oy oranı düşük olan MHP gibi siyasi partiler üzerinde ise olumlu etkisinin daha fazla olduğu görülmüştür. Bu durum küçük partilere siyasi çizgilerine yakın olan ve baraj sorunu olmayan partiler ile pazarlık masasına oturma fırsatını sunmaktadır. HDP ise ittifaklardan bağımsız olarak girdiği son seçimlerde önceki seçimlere göre oy sayısını arttırmıştır. Ayrıca seçim ittifakları tüm siyasi partilere mecliste temsil edilme fırsatını da sunmaktadır. Seçim ittifakları Türk siyaset tarihine katkı sağlayarak siyasi partiler arasında yaşanan oy geçişlerini kolaylaştırmaktadır. Sonuç olarak siyasi partiler olanaklarını ve güçlerini bir araya getirerek yalnız başlarına ulaşamayacakları siyasi hedeflerine seçim ittifakları ile ulaşma şansı yakalamıştır. Seçim ittifakları hükümetlerin kurulmasında, meclisteki sandalye sayısının belirlenmesinde ve diğer siyasi süreçlerde siyasi partilerin aktif olmalarına olanak sağlamaktadır. Türkiye'nin kozmopolitik nüfus yapısı göz önünde bulundurulduğunda farklı siyasi partilerin ve bu partileri destekleyen farklı kitlelerin olduğu söylenebilir. Dolayısıyla seçim ittifakları farklı etnik yapıda ve inançtaki siyasal görüşlerin bir araya gelmesine de imkân sağlamıştır. Seçimlere katılım oranı 2015 yılında %86.6 iken, 2018 yılında ise %87.37 olarak gerçekleşmiştir. Seçimlere katılım oranında %0.77 birimlik artış, ittifaklara dâhil olan küçük siyasi partilerin mecliste temsil edilme şansının olacağı ümidiyle söz konusu partilerin seçmenlerinin sandığa gitmelerinden kaynaklanmaktadır. Dolayısıyla seçim ittifakları ülkemizde seçimlere katılım noktasında da önemli katkı sağlamıştır. Anahtar Sözcükler: Seçim İttifakı, Siyasi Partiler, İstatistiksel Analiz

SeçimlerSiyasi partilerİstatistiksel analiz+1
Erkan Türkan
Agri Ibrahim Cecen University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Marka imajı, güveni ve memnuniyetinin marka evangelizmine etkisinde marka özdeşleşmesi ve marka aşkının aracılık rolü

Bu araştırmanın amacı, marka imajı, güveni ve memnuniyetinin marka evangelizmine etkisinde marka aşkı ve marka özdeşleşmesinin aracılık rollerinin araştırılmasıdır. Araştırmanın ana kütlesini Elazığ ilinde yaşayan otomobil sahipleri oluşturmaktadır. Araştırmada tesadüfü olmayan örnekleme yöntemlerinden biri olan kolayda örnekleme yönteminden faydalanılmıştır. Araştırmada verilerin toplanmasında anket yönteminden faydalanılmış olup katılımcılar ile bire bir görüşme yapılarak elde edilmiştir. Toplamda 460 otomobil sahibine anket uygulanmış olup fakat eksik, yanlış ve hatalı olarak işaretlenen anketler araştırmanın dışında tutulduğundan dolayı 448 anket işleme alınmıştır. Araştırma verilerinin analizinde; aritmetik ortalama, standart sapma, güvenilirlik analizi, doğrulayıcı faktör analizi ve regresyon analizinden yararlanılmıştır. Analizler gerçekleştirilirken LİSREL ve SPSS 22.0 paket istatistik programından faydalanılmıştır. Araştırma boyunca yapılan analiz sonuçlarına göre marka imajının; marka güveni, marka memnuniyeti ve marka evangelizmini, marka güveninin; marka memnuniyeti, marka aşkı ve marka özdeşlemesini, marka memnuniyetinin; marka aşkı ve marka özdeşleşmesini, marka aşkı ve marka özdeşleşmesinin ise marka evangelizmini olumlu yönde etkiledikleri gözlenmiştir. Aynı zamanda marka aşkı ve marka özdeşleşmesinin aracılık etkileri olduğu tespit edilmiştir.

EvanjelizmMarkaMarka aşkı+7
Murat Karakoç
Agri Ibrahim Cecen University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Tarım işletmelerinde bahçe bitkileri üretim faaliyetlerinin TMS 41'e göre muhasebeleştirilmesi

Tarım Sektörü, insanların beslenme barınma vb. ihtiyaçlarını karşılamak, farklı sektörlere veri ve kaynak sağlama konusunda önem arz etmektedir. Ayrıca ekonomiye sürekli veri sağlaması ve değer katmasından dolayı önemini her zaman koruyan bir sektör niteliğindedir. Tarım alanında faaliyetini sürdüren ticari nitelikteki küçük işletmelerin sayılarının her yıl giderek artması, tarımda uygulanacak muhasebe uygulamalarının daha da önem kazanmaya başlamasına neden olmuştur. Tarımsal faaliyetler ve bu faaliyetlerle ilgili canlı varlıkların muhasebeleştirme yöntemlerini düzenleyen Tarımsal Faaliyetler Standardı (TMS 41), canlı varlıklar ile tarım ürünlerinin değerlemesi konusunda gerçeğe uygun değerleme yaklaşımını benimsemektedir. Bu çalışmada, nitel bilimsel araştırma yöntemlerinden biri olan örnek olay incelemesi yöntemi kullanılmıştır. Araştırmaya konu olan tarımsal işletme Doğu Anadolu Bölgesinde seracılık faaliyetlerini sürdürmektedir. Serada üretimi gerçekleştirilen domateslerin dikiminden hasat edilme sürecine kadar yapılan işlemlerin TMS 41 çerçevesinde muhasebe işlemleri yapılmıştır. Ayrıca hasat noktasından sonra stoklara giren tarımsal ürünlere ait gider kalemleri kendi alanlarında maliyetlendirilerek gerçek maliyet değerlerine ulaşılmaya çalışılmıştır. Çalışmada yapılan muhasebe kayıtları Eylül 2018 tarihinde Kamu Gözetimi Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu (KGK) tarafından hazırlanan Finansal Raporlama Standartlarına Uygun yeni hesap taslağına uygun şekilde yapılmıştır

Bahçe bitkileriMuhasebeMuhasebe standartları+6
Erdi Yalçın
Agri Ibrahim Cecen University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Büyükşehir belediyelerinde sürdürülebilirlik raporlaması

Birçok alanı kapsayan sürdürülebilirlik kavramı, yerel yönetim birimlerinden biri olan büyükşehir belediyelerini de ilgilendirmektedir. Yerel halk kendilerine hizmet sağlayacak olan büyükşehir belediyelerini seçerken büyükşehir belediyelerinin geleceğe ilişkin durumunu görmek ve büyükşehir belediyelerinin hangi düzeyde sürdürülebilir olduğunu araştırmak istemektedir. Bu bağlamda bir büyükşehir belediyesinin devamlılığının gözlemlenebilmesi veya sürdürülebilirliğinin raporlanması için kurumsal raporlarındaki ekonomik, sosyal ve çevresel boyutlara ilişkin bilgilerin incelenmesi gerekebilir. Bu bilgilere ulaşabilmenin en iyi yollarından biri ise, büyükşehir belediyelerinin paylaşmış olduğu yıllık faaliyet raporlarını incelemek olacaktır. Çalışma kapsamında, Türkiye'de hizmet veren 30 büyükşehir belediyesinin 2020 yılında paylaşmış oldukları yıllık faaliyet raporları ve varsa sürdürülebilirlik raporları incelenmiştir. Büyükşehir belediyeleri tarafından yayınlanan bu raporlardaki açıklamalar içerik analizi yöntemiyle değerlendirilerek sürdürebilirlik raporlaması puanları belirlenmiştir. Sürdürülebilirlik raporlaması puanları ekonomik, sosyal ve çevresel olmak üzere bu üç boyuta göre hem ayrı olarak hem de bu puanların toplamı alınarak hesaplanmıştır. Hesaplamalar sonucu elde edilen veriler, çoklu doğrusal regresyon, bağımsız t-testleri ve anova gibi istatistikî yöntemler kullanılarak, sürdürebilirlik puanları birbirleriyle karşılaştırılıp, aralarında bir ilişki ve belirlenen gruplar arası anlamlı bir fark olup olmadığı analiz edilmiştir. Analiz sonucu elde edilen bulgularda toplam sürdürülebilirlik puanı bağımlı değişkeninin, büyüklük bağımsız değişkeni ile orta düzeyde, pozitif ve anlamlı bir ilişkinin olduğu, siyasi yapı bağımsız değişkeni ile ise, güçlü düzeyde pozitif ve anlamlı bir ilişkinin olduğu görülmüştür. Misyon ve vizyon, kaldıraç oranı, likidite ve eğitim durumu değişkenleriyle ise anlamlı bir ilişki bulunamamıştır.

Büyükşehir belediyeleriBüyükşehirlerKurumsal raporlama+4
Abdulkadir Akan
Agri Ibrahim Cecen University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Hizmetkâr liderlik tarzının işten ayrılma niyetiyle ilişkisinde örgütsel bağlılık ve algılanan örgütsel desteğin aracılık rolü: Erzurum ili örneği

Bu çalışmanın temel amacı hizmetkâr liderlik tarzının işten ayrılma niyetine olan doğrudan etkisini incelemek, örgütsel bağlılık ve algılanan örgütsel desteğin bu ilişkide aracılık rolünü ortaya koymaktır. Bu amaçla öncelikle konuyla ilgili yerli ve yabancı literatür taranarak kuramsal çerçeve oluşturulmuştur. Daha sonra bu ilişkileri araştırmak üzere Erzurum'da faaliyet gösteren banka çalışanları üzerinde bir alan çalışması yapılmıştır. Elde edilen veriler SPSS 24 ve AMOS 20 paket programlarında analiz edilerek araştırmanın hipotezleri test edilmiştir. Araştırma sonucunda, hizmetkâr liderlik, işten ayrılma niyeti, örgütsel bağlılık ve algılanan örgütsel destek değişkenleri arasındaki doğrudan ilişkiler incelendiğinde; hizmetkâr liderliğin işten ayrılmayı olumsuz yönde etkilediği, örgütsel bağlılığı ve algılanan örgütsel desteği ise pozitif yönde etkilediği; örgütsel bağlılık ile algılanan örgütsel destek arasında pozitif yönlü ve anlamlı bir ilişki, işten ayrılma niyeti, örgütsel bağlılık ve algılanan örgütsel destek değişkenleri arasında negatif yönlü ve anlamlı bir ilişki olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca örgütsel bağlılık ve algılanan örgütsel desteğin hizmetkâr liderlik ile işten ayrılma niyeti arasındaki ilişkide aracılık rolleri de incelenmiştir.

ErzurumHizmetkar liderlikLiderler+5
Özlem Kahraman
Agri Ibrahim Cecen University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Muhasebe eğitiminin sözlü iletişim becerisi üzerindeki etkisi: Muhasebe öğrencileri üzerinde karşılaştırmalı bir uygulama

Küreselleşmenin etkisiyle işletmeler açısından ülke sınırları önemini yitirmiş, bu durum işletmelerin yapısında radikal değişiklikleri beraberinde getirmiştir. Bu gelişme ve değişmeler tabi ki muhasebe bilimini, muhasebe mesleğini ve dolayısıyla muhasebe eğitimini de etkilemiştir. Bilgi çağı olarak adlandırılan bu süreçte bilgi, en önemli güç kaynağı haline gelmiştir. Muhasebe faaliyetlerini icra eden, işletme yönetimleri açısından kilit noktada olup sistemin en önemli unsurunu oluşturan muhasebe meslek mensuplarının kaliteli ve donanımlı bir şekilde yetiştirilmesi, mesleğin beklentilerini karşılayabilmesi, sözlü, yazılı ve kişilerarası beceriler gibi yetkinlikleri kazanabilmesi ancak muhasebe eğitimiyle mümkündür. Bireylerin sözlü iletişim becerilerinin yüksek olması ise genetik ve çevre olmak üzere iki faktörün etkisi altındadır. Muhasebe meslek mensupları ve meslek adaylarında aranan sözlü iletişim yeteneğini şekillendiren çevre faktörüyle anlatılmak istenen ise eğitim kurumlarında verilen muhasebe eğitimidir. Bu çalışma, muhasebe eğitiminin öğrencilerin sözlü iletişim becerisi üzerindeki etkisini araştırmaya yöneliktir. Bu çalışmanın örneklemini, 2020-2021 eğitim-öğretim yılında TRA2 Ağrı Alt Bölgesi'nde muhasebe eğitimi programına giriş aşamasında olan ve programdan mezun olmak üzere olan öğrenciler ile muhasebe eğitiminin daha yoğun verildiği işletme bölümünde ve muhasebe eğitiminin nispeten daha az verildiği diğer bölümlerde eğitim gören öğrenciler oluşturmaktadır. Toplam 206 öğrenciye, McCroskey'nin iletişim kaygısını ölçmek üzere hazırladığı "Sözlü İletişim Kaygısı" anketi uygulanmış ve elde edilen veriler bir istatistik paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Çalışmada gruplar arasında anlamlı bir fark olup olmadığını ölçmek için uygulanan parametrik hipotez testleri (Independent-Samples T Test ve ANOVA) sonuçlarına göre, gruplar arasında önemli ve anlamlı bir fark olmadığı görülmüştür. Çalışmadan elde edilen sonuçlara göre, muhasebe eğitiminin öğrencilerin sözlü iletişim kaygısını azaltıp, iletişim becerilerini geliştirdiği yönünde herhangi bir katkısının olmadığı tespit edilmiş ve çözüm önerileri geliştirilmeye çalışılmıştır.

MuhasebeSözel iletişimÜniversite öğrencileri+2
Nurten Güler
Agri Ibrahim Cecen University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal girişimcilik ve sosyal zekâ arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu çalışmanın başlıca amacı, sosyal zekânın sosyal girişimcilik üzerindeki etkisinin belirlenmesidir. Araştırmanın kapsamını Ağrı ilinde yaşayan 18 yaş ve üzeri bireyler oluşturmaktadır. Çalışmada, tesadüfi olmayan örnekleme yöntemlerinden biri olan kolayda örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Veriler yüz yüze anket yöntemi ile toplam 455 katılımcıdan toplanmıştır. Çalışmada kullanılan anket formunda 3 grupta toplam 62 soru yer almaktadır. Bunlardan birinci grup sorular katılımcıların sosyal girişimcilik düzeylerinin belirlenmesine yönelik 35 sorudan, ikinci grup sorular sosyal zekâ düzeylerinin belirlenmesine yönelik 21 sorudan oluşmaktadır. Anket formunda yer alan üçüncü grup sorularda ise katılımcıların demografik bilgilerinin belirlenmesine yönelik 6 soru yer almaktadır. Araştırma kapsamında elde edilen verilerin analizinde aritmetik ortalama, standart sapma, frekans dağılımı, güvenilirlik analizi, açımlayıcı faktör analizi ve regresyon analizinden yararlanılmıştır. Analizlerin yapılmasında SPSS 22.0 paket istatistik programlarından yararlanılmıştır. Çalışmada uygulanan keşfedici faktör analizleri sonucunda sosyal girişimcilik ölçeğinin dört boyutlu, sosyal zekâ ölçeğinin ise iki boyutlu bir yapıya sahip olduğu belirlenmiştir. Araştırmada gerçekleştirilen güvenilirlik analizleri sonucunda araştırma değişkenlerinin yeterli derecede güvenilirliğe sahip olduğu tespit edilmiştir. Araştırmada katılımcıların sosyal girişimcilik düzeyleri 4.07, sosyal zekâ düzeyleri ise 3.90 olarak tespit edilmiştir. Araştırmada gerçekleştirilen regresyon analizleri sonucunda sosyal zekâ ölçeğine ilişkin boyutların sosyal girişimcilik ölçeği boyutları üzerinde istatistiki olarak anlamlı ve pozitif yönde bir etkiye sahip olduğu belirlenmiştir.

GirişimcilikRegresyon analiziSosyal girişim+3
Hikmet Sarı
Agri Ibrahim Cecen University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Etik liderlik davranışları ile örgütsel adalet algılarının örgütsel bağlılık üzerindeki etkisinin araştırılması

Bu tezin amacı, etik liderlik ve örgütsel adaletin örgütsel bağlılığa etkisini incelemektir. Bu amaçla çalışmada etik liderlik, örgütsel adalet ve örgütsel bağlılık kısaca özetlenerek, bu üç kavram arasında ilişki olup olmadığı tartışılmıştır. Çalışmanın verileri Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi' nde görev yapan akademik ve idari personelden anket yöntemi ile toplanmıştır. Toplanan veriler bilgisayar ortamında paket programı ile analiz edilmiştir. Verilerin analizinde iki grup arasındaki karşılaştırmalar için t-Testi ve çok gruplu karşılaştırmalar için Anova Analizi kullanılmıştır. Çoklu karşılaştırmalarda Anova Analizi sonucu anlamlı farkın çıktığı durumlarda, bu farkın hangi gruplar arasından kaynaklandığını belirlemek için gruplar arası Post-Hoc testleri uygulanmıştır. Demografik değişkenlere ilişkin verilerin analizinde ise frekans ve yüzde yöntemleri kullanılmıştır. Etik liderlik, örgütsel adalet ve örgütsel bağlılık arasındaki etkiyi belirlemek için yapısal eşitlik modeli ve bu değişkenler arasındaki ilişkiyi belirlemek için de Pearson korelasyon analizi yapılmıştır. Yapılan korelasyon testi sonuçlarına göre; etik liderlik ile örgütsel adalet arasında r=0,815 (p<0,01) olduğundan pozitif yönlü ve kuvvetli bir ilişki olduğu, etik liderlik ile örgütsel bağlılık arasında r=0,553 (p<0,01) olduğundan pozitif yönlü ve orta düzeyde bir ilişki olduğu, örgütsel adalet ile örgütsel bağlılık arasında ise r=0,582 (p<0,01) olduğundan pozitif yönlü orta düzeyde bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Sözcükler: Etik Liderlik, Örgütsel Adalet, Örgütsel Bağlılık

Etik liderlikÖrgütsel adaletÖrgütsel bağlılık
Hale Şahin Özdemir
Agri Ibrahim Cecen University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Muhasebe meslek mensuplarının yalın muhasebe bilgi düzeylerinin ölçülmesi: Kars ili örneği

Bu araştırmanın amacı Kars ilinde faaliyet gösteren Kars Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odasına bağlı serbest muhasebeci mali müşavirlerin yalın muhasebe bilgi düzeylerini demografik değişkenler açısından ölçmektir. Araştırmanın ana kütlesini Kars ilinde faaliyet gösteren serbest muhasebeci mali müşavirler oluşturmaktadır. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden betimsel araştırma tekniği kullanılmış ve basit tesadüfi örnekleme yöntemine göre örneklem oluşturulmuştur. Araştırma verilerinin toplanmasında anket yönteminden yararlanılmıştır. Bu kapsamda Kars ilinde faaliyet gösteren 39 serbest muhasebeci ve mali müşavirin 37'sine ulaşılmış ve anket uygulanmıştır. Araştırma verilerinin analizinde; güvenilirlik analizi, frekans analizi, faktör analizi, bağımsız örneklem t-testi ve One Way Anova testlerinden yararlanılmıştır. Analizlerin gerçekleştirilmesinde SPSS 26 istatistik paket programından yararlanılmıştır. Araştırma kapsamında yapılan analizlerin sonucunda yalın muhasebe bilgi düzeyinin demografik değişkenler açısından anlamlı bir farklılığın olmadığı gözlenmiştir. Yalın muhasebe ile alakalı eğitim veya seminere katılan muhasebe meslek mensuplarının yalın muhasebeye bilgi düzeylerinin yüksek olduğu saptanmıştır.

Bilgi düzeyiDemografik değişkenlerKars+3
Ebru Madak
Agri Ibrahim Cecen University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Bilgi teknolojileri kullanımının tedarik zinciri çevikliğine etkisi: Malatya ili OSB örneği

İnsanlar ilk çağlardan günümüze kadar olan süreçte bilgiyi ya gözlemledikleri ve deneyimledikleri durumların sonucunda ya da tesadüfen karşılaştıkları olaylar neticesinde farklı buluşlara, çalışmalara, araştırmalara konu etmişlerdir. Günümüzde kullanılan teknolojik aygıtların başında gelen bilgisayarların ilk üretildiği günlerden itibaren sürekli gelişerek bilgi teknolojileri ile birlikte evrildiği görülmektedir. İşletmeler iletişimde hızlı olabilmek için tedarikçileri ile ürünleri hakkındaki bilgileri kullandıkları teknolojiler üzerinden paylaşmaktadırlar. İşletmeler bilgi teknolojilerini kullanırken her bilgiyi ilgili olan bölümlerle ve tedarikçileri ile paylaşmaktadırlar. Bu araştırmanın amacı, işletmelerin Bilgi Teknolojileri Kullanımının Tedarik Zinciri Çevikliğine etkisini belirlemektir. Araştırmanın evrenini Malatya 1. ve 2. Organize Sanayi Bölgesinde faaliyet gösteren toplam 369 işletme oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak anket formu uygulanmıştır. Anket formunda 42 maddeden oluşan Bilgi Teknolojileri Kullanımı ölçeği, 6 maddeden oluşan Teknolojik ölçeği ve 7 maddeden oluşan Tedarik Zinciri Çevikliği ölçeği kullanılmıştır. Verilerin çözümlenmesinde Güvenilirlik, Doğrulayıcı Faktör, Frekans, Normallik, Tek Yönlü ANOVA, Pearson Korelasyon Analizi ve Yapısal Eşitlik Modelleme Analizi kullanılan araştırmada, hata payı üst sınırı 0,05 olarak kabul edilmiştir. Çalışmada Korelasyon analizi sonucunda, Bilgi Teknolojileri Kullanımının Tedarik Zinciri Çevikliğini pozitif yönde, orta düzeyde ve anlamlı bir şekilde etkilediği görülmüştür. Benzer şekilde Bilgi Teknolojileri Kullanımı boyutlarının Tedarik Zinciri Çevikliği üzerinde anlamlı bir farklılık gösterip göstermediğini belirlemek amacıyla kurulan Yapısal Eşitlik Modeli ile yeterli düzeyde uyuma ve "İletişim Bilgi Sistemleri" ile "Kurumsal Bilgi Sistemleri" boyutlarının "Tedarik Zinciri Çevikliği" üzerinde anlamlı bir farklılığa sahip olduğu görülmektedir.

Bilgi teknolojisiMalatyaOrganize endüstri bölgesi+3
Işılay Kavakcı
Agri Ibrahim Cecen University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Muhasebe meslek mensuplarının muhasebede hata ve hile algısı: Ağrı ili örneği

Muhasebe alanında yapılan hata ve hilelerden toplumun tüm kesimleri etkilenebilmektedir. Muhasebede yapılan hata ve hileler, devletin en önemli gelir kaynağı olan vergileri de etkilemektedir. Günümüzde muhasebe hata ve hilelerinin en çok hangi amaçlarla ve hangi yöntemlerle yapıldığını en iyi gözlemleyen kişiler ise muhasebe meslek mensuplarıdır. Bu çalışmada, muhasebe meslek mensuplarının muhasebede hata ve hile algılarının tespit edilmesi ve değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda, Ağrı ilinde faaliyet gösteren muhasebe meslek mensuplarına yönelik anket uygulanmıştır. Araştırmada elde edilen veriler frekans analizi, güvenilirlik analizi, t-testi ve tek yönlü varyans (anova testi) analizi ile test edilmiştir. Çalışmanın sonucunda; muhasebe meslek mensuplarının hata ve hile algılarının orta düzeyde olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca, meslek mensuplarının muhasebede hile algıları ile cinsiyetleri ve muhasebede hile algıları ile medeni durumları arasında anlamlı bir farklılık olduğu bulunmuştur.

AğrıMuhasebeMuhasebe hata ve hileleri
Rukiye Yurt
Agri Ibrahim Cecen University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Tüketici sinizminin tüketici boykot davranışı üzerindeki etkisinde tüketici boykot katılım güdülerinin aracılık rolünün incelenmesi

Tüketici sinizmi, tüketicilerin işletmelere karşı hissettikleri güvensizlik, memnuniyetsizlik ve karşılanmamış beklentiler ile açıklanmaktadır. Tüketici boykot davranışı, pazarlama biliminde tüketici davranışlarının bir formu olarak değerlendirilmektedir. Tüketici boykot katılım güdüleri ise, tüketicilerin boykota katılmasını sağlayan motivasyonlar olarak ifade edilmektedir. Bu çalışmanın amacı, tüketici sinizminin tüketici boykot davranışı üzerindeki etkisinde tüketici boykot katılım güdülerinin anlamlı bir aracılık etkisinin olup olmadığının incelenmesidir. Araştırmanın kapsamını, Erzurum ilinde ikamet eden tüketiciler oluşturmaktadır. Dolayısıyla araştırma Erzurum ili ile sınırlandırılmıştır. Araştırma, Erzurum ilinde yaşayan 401 tüketici ile anket yöntemi kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Araştırma kapsamında elde edilen verilerin analizinde aritmetik ortalama, standart sapma, frekans dağılımı, güvenilirlik analizi, varyans analizi, doğrulayıcı faktör analizi, açımlayıcı faktör analizi ve yapısal eşitlik analizinden yararlanılmıştır. Analizlerin yapılmasında Lisrel 8.51 ve SPSS 22.0 paket istatistik programlarından yararlanılmıştır. Çalışmada uygulanan güvenilirlik ve doğrulayıcı faktör analizleri sonucunda araştırma değişkenlerinin yüksek derecede güvenilirliğe sahip olduğu ve yapılan modifikasyonlar sonucu uyum iyiliği değerlerinin de kabul edilebilir sınırlar içerisinde bulunduğu belirlenmiştir. Araştırmada tüketicilerin tüketici sinizmi düzeylerinin 3.34, tüketici boykot davranışı düzeylerinin 3.78 ve tüketici boykot katılım güdüleri düzeylerinin ise 3.30 olduğu tespit edilmiştir. Araştırmada gerçekleştirilen yapısal eşitlik analizi sonucunda tüketici sinizminin tüketici boykot davranışı üzerindeki etkisinde tüketici boykot katılım güdülerinden fark yaratma ve kendini geliştirme değişkenlerinin anlamlı bir aracılık etkisinin olduğu; karşı argümanların ise anlamlı bir aracılık etkisinin olmadığı tespit edilmiştir.

BoykotGüvensizlikKatılım+4
Rabia Çelik
Agri Ibrahim Cecen University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

İş tatmini ve örgütsel desteğin, sanal kaytarma ve işten ayrılma eğilimine etkisi: Edirne ilinde tekstil sektöründe çalışanlar üzerinde bir araştırma

Bu araştırmanın temel amacı, tekstil sektöründe çalışanlarda, iş tatmini ve örgütsel destek uygulamalarının sanal kaytarma ve işten ayrılma eğilimi üzerinde etkisi bulunup bulunmadığının araştırılması şeklinde belirlenmiştir. Bu çalışmada ayrıca tekstil sektörü çalışanlarının cinsiyet, medeni durum, yaş, eğitim durumu, aylık gelir düzeyi ve mevcut kurumdaki hizmet süresi gibi demografik özelliklerine göre sanal kaytarma ve işten ayrılma eğilimlerinin etkilenip etkilenmediği de incelenmiştir. Çalışmada tesadüfi olmayan örnekleme yöntemlerinden kolayda örnekleme yönteminden yararlanılarak yüz yüze anket yöntemiyle toplam 347 katılımcıdan veri toplanmıştır. Araştırma kapsamında elde edilen verilerin analizinde aritmetik ortalama, standart sapma, frekans dağılımı, güvenilirlik analizi, normallik analizi, keşfedici faktör analizi, korelasyon analizi, varyans analizi ve regresyon analizinden yararlanılmıştır. Analizler için SPSS 26 istatistik paket programından yararlanılmıştır. Araştırma gerçekleştirilen regresyon analizleri sonucunda iş tatmininin ve örgütsel desteğin, sanal kaytarma ve işten ayrılma eğilimi üzerinde negatif yönde bir etkiye sahip olduğu belirlenmiştir. Ayrıca uygulanan t testleri ve varyans analizleri sonucunda cevaplayıcıların demografik özellikleri açısından sanal kaytarma ve işten ayrılma eğilimi düzeyleri arasında istatistiki yönden anlamlı farklılıklar olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: İş tatmini, Örgütsel destek, Sanal kaytarma, İşten ayrılma eğilimi.

EdirneSanal kaytarmaTekstil sektörü+5
Mehmet Akgün
Agri Ibrahim Cecen University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Duygusal sermayenin işten ayrılma niyeti ve iş tatmini üzerindeki etkisinde örgütsel bağlılığın rolü

Bu çalışmanın amacı, duygusal sermayenin işten ayrılma niyeti ve iş tatmini üzerindeki etkisinde örgütsel bağlılığın aracı rolünü incelemektir. Diyarbakır'da faaliyet gösteren banka çalışanları üzerinde saha çalışması yapılmıştır. Araştırmaya katılan banka çalışanları basit tesadüfi örnekleme yöntemiyle seçilmiştir. Veri toplama aracı olarak yüz yüze anket tekniği kullanılmıştır. Anketler 350 banka çalışanına dağıtılmış, yanıtlanan ve analize uygun bulunan 280 anketin verileri ile çalışma gerçekleştirilmiştir. Elde edilen veriler SPSS ve AMOS paket programları kullanılarak analiz edilmiştir. Duygusal sermayenin işten ayrılma niyeti üzerinde negatif ve anlamlı bir etkisinin olduğu, iş tatmini üzerindeki etkisinin ise pozitif ve anlamlı olduğu belirlenmiştir. Modelde aracı değişken olarak kullanılan örgütsel bağlılığın her üç değişkenle de anlamlı ilişkilere sahip olduğu belirlenmiştir. Ayrıca örgütsel bağlılık değişkeninin duygusal sermaye ile iş tatmini arasında ve duygusal sermaye ile işten ayrılma niyeti arasında tam aracılık etkisine sahip olduğu belirlenmiştir.

Duygusal sermayeDuygusallıkÖrgütsel bağlılık+2
Serap Utkun
Agri Ibrahim Cecen University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Tüketicilerin mobil uygulama kullanmalarında algıladıkları değer ile davranışsal niyetleri arasındaki ilişki: Ağrı ili örneği

Küreselleşme ve teknolojinin etkisiyle birlikte insanların tüketim ürünlerine ulaşma yolları da değişmektedir. Bu durumun en bariz örneği tüketicilerin mobil uygulamalar yardımıyla tüketim ürünlerine ulaşmalarıdır. Bu uygulamalar ister istemez kullanıcının davranışlarını ve değer algılarını etkilemektedir. Algılanan değer, bir ürünün karşılığında ne alındığının ve ne verildiğinin algılanmasına dayanılarak, o ürün hakkındaki genel fayda değerlendirmesi olarak adlandırılabilir. Bu tanımlamadan hareketle, algılanan değerin olumlu yönde olması tüketicilerin mobil uygulama üreticisi ve mobil uygulama ile ilgi bu aşamadan sonra alacağı kararları (davranışsal niyeti) da olumlu yönde etkileyebilmektedir. Davranışsal niyet ise genel anlamda hizmet satın alımı süreci sonunda tüketicinin yapacağı eylemi tanımlamaktadır. Tüketicilerin edindikleri hizmetler sonucundaki olumlu veya olumsuz duyguları, satın alma sonrasındaki davranışsal niyetlerini de önemli ölçüde etkilemektedir. Bu araştırmada, tüketicilerin mobil uygulama kullanımlarında algıladıkları değer ile davranışsal niyetleri arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada nicel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini, Ağrı ilinde yaşayan 18 yaş üstü tüketiciler; örneklemini ise bu ilde yaşayan 385 tüketici oluşturmaktadır. Araştırma kapsamında toplanan verilerin analizinde, betimsel istatistik ölçüleri (frekans ve yüzde) kullanılmıştır. Yapılan regresyon analizinde algılanan değerin alt boyutlarından olan fonksiyonel değer, sosyal değer, duygusal değer ve epistemik değer ile davranışsal niyet arasında düşük düzeyde ve anlamlı bir ilişki olduğu görülürken, koşullu değer boyutuyla orta düzeyde ve anlamlı bir ilişkiye sahip olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

AğrıDavranışsal niyetDeğer algısı+4
Selim Akbalık
Agri Ibrahim Cecen University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Satış sonrası hizmetlerde kalite algısının tüketici sinizmi üzerindeki etkisi: Otomotiv sektöründe bir uygulama

Tüketici sinizmi, tüketicilerin piyasadaki davranışlarına yön veren birtakım tutarlı inançlar ve negatif duygular olarak tanımlanabilir. Tüketici sinizmi, firmaların kötü niyetli olduğuna yönelik genel bir inancı ortaya koymaktadır. Söz konusu bu inanç kapsamında sinik tüketiciler işletmelere yönelik olumsuz duygular beslemektedir. Sinik tüketiciler işletmelerin dürüstlükten yoksun olduklarına inanmakta ve belirli markalara karşı kızgınlık veya kin beslemektedirler. Bu çalışmanın temel amacı, otomotiv sektöründe hizmet sunan yetkili bayiler kapsamında satış sonrası hizmetlerdeki kalite algısının tüketici sinizmi üzerindeki etkisinin incelenmesidir. Çalışmada, tesadüfi olmayan örnekleme yöntemlerinden biri olan kolayda örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın kapsamını Van il merkezinde yaşayan otomobil sahipleri oluşturmaktadır. Bununla birlikte araştırma, otomotiv yetkili servislerinden hizmet alan kullanıcılar ile sınırlandırılmıştır. Araştırmada verilerin elde edilmesinde anket yöntemi kullanılmış ve araştırma 419 kişi üzerinde gerçekleştirilmiştir. Verilerin analizinde aritmetik ortalama, standart sapma, frekans dağılımı, güvenilirlik analizi ve regresyon analizinden yararlanılmıştır. Analizler SPSS 20.0 istatistik programı kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Bu çalışmada cevaplayıcıların sinizm düzeyleri 3.75; satış sonrası hizmet kalitesi düzeyleri ise 2.68 olarak tespit edilmiştir. Bununla birlikte araştırmada uygulanan regresyon analizleri sonucunda satış sonrası hizmet kalitesi boyutlarının –fiziksel varlıklar, güvenilirlik, karşılık verme, güvence, empati- tüketici sinizmi üzerinde anlamlı ve negatif yönde bir etkiye sahip olduğu belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Hizmet Kalitesi, Sinizm, Tüketici Sinizmi

Algılanan kaliteHizmet kalitesiKalite+5
Umut Arkan
Agri Ibrahim Cecen University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Ağrı ilinde müşterilerin bankacılık işlemlerinde alternatif dağıtım kanalları kullanım kararlarında etkili olan faktörler

Teknolojinin diğer sektörlerde olduğu gibi finans sektöründe de kullanımı gün geçtikçe yaygınlaşmaktadır. Bankalar iç verimliliği artırmak, daha geniş müşteri kitlelerine ulaşmak ve maliyet avantajı sağlamak için yeni bankacılık ürünlerinin geliştirilmesine ve alternatif dağıtım kanalları geliştirmeye odaklanmışlardır. Teknolojideki gelişmeler yeni ürün ve alternatif dağıtım kanallarındaki gelişmeyi kolaylaştırmaktadır. Bankacılık sektörü, teknolojideki finans hizmetlerindeki ve demografik özelliklerdeki değişimleri dikkate alarak müşterilerin istek ve ihtiyaçlarına cevap vermek durumundadır. Bu bağlamda müşterilerin, finans sektöründe ve teknolojideki değişimleri ifade eden alternatif dağıtım kanalları kullanım kararları ile demografik özellikleri arasındaki ilişkilerin incelenmesi önem arz etmektedir. Bu çalışmada, müşterilerin bankacılık işlemlerinde alternatif dağıtım kanalları tercihlerinde etkili olan faktörlerin belirlenmesi amaçlanmaktadır. Bu amaçla Ağrı ilinde 383 katılımcıyla yüz yüze anket yapılmıştır. Anket verilerinin analizinde SPSS programından yararlanılmıştır. Verilerin analizinde faktör analizi, t- testi, Kruskall Wallis H, Ki-kare ve Kolmogorov Smirnov testleri kullanılmıştır. Çalışmada alternatif dağıtım kanalı kullanımında etkili olan faktörlerin, güvenilirlik, ulaşılabilirlik ve olumsuzluk olmak üzere üç faktör ile açıklandığı belirlenmiştir. Ayrıca çalışmada güvenilirlik, ulaşılabilirlik ve olumsuzluk faktörlerinin demografik değişkenlere göre gruplar arasında farklılıkları analiz edilmiştir. Analiz sonucunda yaş, eğitim, meslek ve gelir değişkenleri için gruplar arasında farklılık olduğu tespit edilmiştir.

Alternatif dağıtım kanallarıAğrıBankacılık sektörü+3
Muhammet Tunay
Agri Ibrahim Cecen University · Institute of Graduate Studies
2023
00