
201
Archived Theses
0
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Archived Theses
Üniversite öğrencilerinin boş zaman faaliyetlerine yönelik tutumlarının incelenmesi:Bartın Üniversitesi örneği
Bu çalışmanın amacı, Bartın Üniversitesinde öğrenim gören üniversite öğrencilerinin boş zaman faaliyetlerine yönelik tutumlarının, kişisel bilgiler ve konuyla ilgili tutum ölçekleri kullanılarak belirlenmesi ve tartışılmasıdır. Bu amaçla çalışmanın evrenini, Bartın Üniversitesinde öğrenim gören 10,822 öğrenci, örneklemini ise Bartın Üniversitesinde öğrenim gören ve tesadüfi yolla seçilen 600 gönüllü öğrenci oluşturmaktadır. Anketin örneklem grubuna uygulanması için araştırmacı bizzat öğrencilerle görüşmek suretiyle anketi uygulatmış, böylelikle birinci elden bilgilendirme de yapmıştır. Çalışmamızın bulgularına göre anket formuna dahil olan üniversite öğrencilerinin cinsiyet dağılımı birbirine yakındır. Cinsiyet değişkenine göre kadın öğrencilerin boş zaman faaliyetlerine yönelik tutumlarının erkek öğrencilere kıyasla daha olumlu olduğu belirlenmiştir. Öğrencilerin birimler arası boş zaman faaliyetlerine yönelik tutumları incelendiğinde, Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu öğrencilerinin Edebiyat Fakültesi öğrencilerine kıyasla boş zaman tutumlarının daha olumlu olduğu belirtilmiştir. Üniversite öğrencilerinin yaş değişkenine göre herhangi bir alt boyutta anlamlı bir farklılık gözlenmemiştir. Öğrenciler günlük yeterli boş zaman süresine sahip olduğunu beyan etmiştir ve günlük boş zaman sürelerinin boş zaman faaliyetlerine yönelik tutumlarını etkilediği görülmüştür. Öğrenciler boş zaman değerlendirmenin akademik başarıyı olumlu yönde etkilediğini ifade etmiştir. Öğrencilerin boş zamanlarını genel olarak dinlenerek geçirdikleri ve bu durumun boş zaman tutumlarını etkilediği ortaya çıkmıştır. Öğrenciler üniversitenin boş zaman imkanlarının yeterli olmadığı görüşüne sahiptir. Son olarak, öğrencilerin akademik ortalamalarının artması durumunda boş zaman faaliyetlerine yönelik tutumlarının da olumlu yönde değiştiği gözlemlenmiştir. Anahtar Kelimeler Boş zaman, tutum, boş zaman değerlendirme, rekreatif faaliyet, üniversite öğrencileri
Yansıtıcı düşünme etkinlikleri destekli modüler öğretimin 5. sınıf bilişim teknolojileri ve yazılım dersinde öğrencilerin akademik başarılarına etkisi
Araştırmanın amacı, "Yansıtıcı düşünme etkinlikleri destekli modüler öğretimin 5. sınıf bilişim teknolojileri ve yazılım dersinde öğrencilerin akademik başarılarına etkisini" belirlemektir. Araştırmada deneysel yöntem kullanılmıştır. Araştırma "ön-test son-test kontrol gruplu model" ile yürütülmüştür. Araştırmanın çalışma alanını 2014-2015 eğitim öğretim yılı içerisinde Bartın Merkez Vali Tevfik Başakar Ortaokulunda öğrenim gören beşinci sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırmadaki gruplar, grup eşleştirme yöntemi ile tespit edilmiştir. Deney ve kontrol grupları 20'şer kişiden oluşmaktadır. Deney grubuna "yansıtıcı düşünme etkinlikleri destekli kelime işlemci modülü" dağıtılmış ve modüler öğretim uygulanmıştır. Kontrol grubunda ise "geleneksel yöntemle" ders işlenmiştir. Araştırmada, çoktan seçmeli akademik başarı testi kullanılmıştır. Akademik başarı testinin sonucunda elde edilen veriler SPSS (Statistical Package for the Social Sciences) paket programı ile analiz edilmiştir. Analiz aşamasında denenceye göre Mann-Whitney U testi veya Wicoxon İşaretli Sıralar testleri yapılmıştır. Elde edilen analiz sonuçlarına göre yansıtıcı düşünme etkinlikleri destekli kelime işlemci modülü ile ders işlenen deney grubunun akademik başarısı (ortanca=4) ile geleneksel yöntemle ders işlenen kontrol grubunun akademik başarısı (ortanca=1) arasında deney grubunun lehine olacak şekilde anlamlı sonuç elde edilmiştir (U=68,5, p<0, 05). Araştırmadan elde edilen bir başka sonuca göre de deney grubundaki öğrencilerin son test ve kalıcılık testi başarı puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark gözlenmemiştir (z= -1, 221, p>0,05). Bu analiz sonucuna göre yansıtıcı düşünme etkinlikleri destekli kelime işlemci modülü kalıcı öğrenme sağlamıştır. Bulgulara dayalı olarak yansıtıcı düşünme etkinlikleri destekli modüler öğretimin bilişim teknolojileri ve yazılım dersinde kullanılabileceği söylenebilir. Anahtar Kelimeler: Modüler Öğretim, Yansıtıcı Düşünme, Kelime İşlemci Programı, Bilişim Teknolojileri ve Yazılım.
Aile eğitimi kurslarının yetişkin eğitimi bağlamında etkililiğinin değerlendirilmesi
Bu araştırmanın amacı, Aile Eğitimi Programları kapsamında verilen kursların, katılımcı ebeveynlerin anne babalık davranışlarını ve becerilerini geliştirmesindeki katkılarının tespit edilmesi ve bu kursların yetişkin eğitimi açısından etkililiğinin değerlendirilmesidir. Bu nedenle çalışmada, eğitimci ve kursiyer anne-babaların konu ile ilgili düşünce ve görüşleri belirlenerek değerlendirilmiş ve önerilerin geliştirilmesi hedeflenmiştir. Araştırmada Bartın ilinde Aile Eğitimi Kursları eğitimi veren 8 eğitici ve bu kurslara katılıp, başarı ile tamamlayan 25 kursiyer anne-baba olmak üzere toplam 33 kişi ile çalışılmıştır. Araştırma için gerekli veriler, eğitimciler ve kursiyer anne-babalara yönelik olarak ayrı ayrı geliştirilen yarı yapılandırılmış "Eğitimci Görüşme Formu" ve " Kursiyer Görüşme Formu" kullanılarak görüşme tekniğiyle toplanmıştır. Eğiticilerle ve kursiyer ana babalar ile yapılan görüşmeler anında not edilerek, veriler toplanmıştır. Elde edilen veriler araştırma amaç ve alt amaçları doğrultusunda betimsel ve içerik analizi kullanılarak yorumlanmıştır. Veriler yorumlanırken eğitici ve kursiyer ana babaların doğrudan ifadelerine yer verilmiştir. Araştırma bulgularından elde edilen sonuçlar, eğitici bulgularına ilişkin ve kursiyer bulgularına ilişkin sonuçlar olarak iki başlık altında toplanmıştır. Eğiticiler, aile eğitimi kurslarını gerekli görmekte, kursiyer sayılarını yetersiz bulmaktadırlar. Bunun en önemli nedeni olarak, kurs tanıtımının yeterince yapılmaması ifade edilmektedir. Eğiticiler baba katılımını yetersiz, kursiyerlerin devamsızlığını fazla bulmaktadır. Eğiticiler eğitim-öğretim süreçlerinde, farklı etkinlikler kullandıklarını düşünmekte, ancak kursiyerler etkinlikleri yetersiz bulmaktadır. Eğiticilerin, kurs başlangıcında ve sonunda, ana babaların hazır bulunuşluk durumlarını ölçmedikleri ifade edilmiştir. Çoğunlukla eğiticiler tarafından, ev ziyaretleri yapılmamıştır. Kursiyerler aile eğitimi kurslarını gerekli fakat yetersiz bulmuşlardır. Kursların, etkili iletişim becerilerinin geliştirilmesinde etkili olduğu düşünülmektedir. Kursiyer ana babaların teknolojik araç gereçleri kullandıkları, fakat kurslarda kullanılan araç gereçleri yetersiz buldukları görülmektedir. Kursiyerlerin, öğrenme-öğretme süreçlerinde kullanılan etkinlikleri yetersiz buldukları görülmüştür. Ana babaların genellikle çocuklarının akademik alanda başarı göstermesini hedefledikleri düşünülmektedir. Kursların tekrarlarının yapılmasını istemektedirler. Sonuç olarak araştırmada, aile eğitimi kurslarının, araştırma grubunca önemsendiği, yaygınlaştırılması, hatta zorunlu tutulmasının düşünüldüğü, ancak anne baba katılımına ilişkin bir takım sorunlara çözümler bulunması gerektiği görülmüştür. Araştırmada, aile eğitimi kursları yetişkin eğitimi açısından ele alınacak olup, bu yönüyle alana katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Aile, Yetişkin Eğitimi, Aile Eğitimi Programı, Yaşam BoyuÖğrenme
Disiplinler arası öğretim yaklaşımına dayalı hazırlanan öğretim etkinliklerinin, öğrencilerin geometrik cisimlerin hacimleri konusundaki akademik başarılarına ve problem çözme becerilerine etkisi
Bu araştırmanın amacı, disiplinler arası öğretim yaklaşımına dayalı hazırlanan öğretim etkinliklerinin, öğrencilerin geometrik cisimlerin hacimleri konusundaki akademik başarılarına ve problem çözme becerilerine etkisini belirlemektir. Araştırma "ön-test son-test kontrol gruplu model" ile yürütülmüş ve deneysel yöntem kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2014-2015 eğitim öğretim yılında Bartın merkez İMKB ortaokulunda öğrenim gören 8. sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Deney grubunda 30, kontrol grubunda 30 olmak üzere toplam 60 öğrenci çalışmaya katılmıştır. Gruplar kümeleme analizine göre belirlenmiştir. Dört hafta boyunca deney grubunda disiplinler arası öğretim yaklaşımına göre hazırlanan etkinliklerle ders işlenirken, kontrol grubunda programın gerektirdiği şekilde ders yürütülmüştür. Fen ve teknoloji, matematik, teknoloji tasarım dersleri arasında disiplinler arası etkileşim yapılarak etkinliklerle ders işlenmiştir. Araştırmanın verileri, araştırmacı tarafından geliştirilen geçerlik ve güvenirliği sağlanmış matematik başarı testi ve problem çözme beceri ölçeği ile elde edilmiştir. Uygulama sonucu elde edilen veriler SPSS paket programı ile çözümlenmiş ve verilerin analiz aşamasında bağımlı ve bağımsız gruplar t-testleri yapılmıştır. Araştırmada elde edilen bulgulara göre, disiplinler arası yaklaşımın programın gerektirdiği öğretime göre öğrencilerin geometrik cisimlerin hacimleri konusundaki başarısını olumlu yönde etkilediği, fakat problem çözme becerisi üzerinde anlamlı bir etkisinin olmadığı ortaya çıkmıştır. Bu doğrultuda problem çözme becerisinin gelişimini izleyebilmek için daha uzun süren çalışmaların yapılması gerektiği önerisinde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Disiplinler Arası, Problem Çözme Becerisi, Hacim, Etkinlik.
Üniversite öğrencilerinin yaşam boyu öğrenme eğilimleri ile özyeterlik algıları arasındaki ilişki
Bu çalışmanın temel amacı Bartın Üniversitesi'nde öğrenim görmekte olan öğrencilerinin demografik özellikleri (cinsiyet, sınıf, fakülte/yüksekokul, anne-babanın eğitimi, anne-babanın mesleği, gelir düzeyi ve serbest zaman etkinlikleri) doğrultusunda yaşam boyu öğrenme eğilimleri ile özyeterlik algıları arasındaki ilişkiyi belirlemektir.Araştırma ilişkisel bir tarama modelidir. Araştırmanın çalışma grubunu 2014-2015 akademik yılında Bartın Üniversitesi'nin farklı fakültelerinde/yüksekokulunda lisans programlarına devam eden 1. ve 4. Sınıf öğrencileri oluşturmuştur. Çalışma grubu uygun örnekleme yöntemi ile belirlenmiştir.Araştırmada 529 öğrenciden veri toplanmış, 59 katılımcının kişisel bilgilerini ve ölçek maddelerini eksik doldurduğu tespit edilmiş olup bu katılımcıların yanıtları geçersiz sayılarak 470 katılımcının doldurduğu veriler değerlendirmeye alınmıştır.Araştırmada verileri toplamak için Kişisel Bilgi Formu, Yaşam Boyu Öğrenme Eğilimi Ölçeği ve Genellenmiş Özyetkinlik Beklentisi Ölçeği kullanılmıştır. Yaşam Boyu Öğrenme Eğilimi Ölçeğinin Cronbach Alpha güvenirlik katsayısı 0,90, Genellenmiş Özyetkinlik Beklentisi Ölçeğinin ise 0,83 olarak bulunmuştur. Araştırmanın verileri SPSS-22.0 paket programı ile analiz edilmiş, verilerin çözümlenmesinde Kruskal-Wallis H, Mann Whitney U ve Spearman Brown testi kullanılmıştır.Araştırma sonuçlarına göre üniversite öğrencilerinin yaşam boyu öğrenme eğilimleri yüksek düzeydedir.Yaşam boyu öğrenme eğilimi araştırmanın demografik değişkenleri açısından incelendiğinde cinsiyet, baba mesleği ve serbest zaman etkinlikleri içerisinde yer alan kitap okuma ve televizyon izleme etkinliklerinde anlamlı bir farklılık bulunmuştur.Bu anlamlı farklılıkların; cinsiyete göre kızların lehine olduğu, baba mesleğine göre muhasebeci olanların lehine olduğu ve serbest zaman etkinliklerine göre ise kitap okuyan ve televizyon izlemeyen üniversite öğrencilerinin lehine olduğu görülmüştür. Bununla birlikte üniversite öğrencilerinin özyeterlik algılarının da yüksek düzeyde olduğu tespit edilmiştir. Özyeterlik algıları araştırmanın demografik değişkenleri açısından incelendiğinde cinsiyet, fakülte/yüksekokul ve serbest zaman etkinlikleri içerisinde yer alan kitap okuma ve sinemaya gitme etkinliklerinde anlamlı bir farklılık bulunmuştur. Anlamlı farklılıkların; cinsiyete göre erkeklerin lehine olduğu, fakülteye/yüksekokuluna göre Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu'nun lehine olduğu ve serbest zaman etkinliklerine göre ise kitap okumayan ve sinemaya giden üniversite öğrencilerinin lehine olduğu görülmüştür.Üniversite öğrencilerinin yaşam boyu öğrenme eğilimleri ile özyeterlik algıları arasında ise pozitif ve aynı yönde anlamlı bir ilişkinin olduğu tespit edilmiştir. Üniversite öğrencilerinin özyeterlik algıları arttıkça yaşam boyu öğrenme eğilimlerinin de artacağı söylenebilir. Araştırma sonuçlarından yola çıkılarak, üniversite öğrencilerinin yaşam boyu öğrenme eğilimlerini güçlendirmek ve özyeterlik algılarını artırmak amacıyla, üniversitelerde yaşam boyu öğrenme kavramı, süreci, yaşam boyu öğrenmenin insan hayatındaki önemini anlayabilmelerini sağlayacak programlar düzenlenebilir, üniversitelerin sürekli ve uzaktan eğitim merkezlerinin düzenlediği etkinliklerinin sayısı ve çeşidi arttırılabilir. Anahtar Kelimeler Yaşam Boyu Öğrenme, Yaşam Boyu Öğrenme Eğilimi, Özyeterlik Algısı, Üniversite Öğrencisi.
Beden eğitimi ve spor yüksekokulunda eğitim gören genç erkek sporcularda morfolojik değişkenler ile üst ekstremiteden elde edilen anaerobik değerler arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu çalışmanın amacı, Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu'nda eğitim gören genç erkek sporcularda morfolojik değişkenler ile üst ekstremiteden elde edilen anaerobik performans değerleri arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Çalışmaya beden eğitimi ve spor yüksekokulunda öğrenim gören toplam 17 erkek gönüllü olarak katılmıştır. Çalışmaya katılan deneklerin vücut yağ yüzdesi, yağsız vücut kütlesi, sağ-sol bacak yağ, yağ kütle, kas, yağsız kütle; sağ-sol kol yağ, yağ kütle, kas, yağsız kütle; gövde yağ, yağ kütle, kas, yağsız kütlesi bia kullanılarak belirlenmiştir. Kol hacmini belirlenmesinde su taşırma yöntemi kullanılmış ayrıca çevresel ölçümler kullanılarak kol hacim ve kütlesi de belirlenmiştir. Deneklerin morfolojik belirlenmesinde; boy uzunluğu, vücut ağırlığı, deri kıvrım kalınlığı, çevre ve çap ölçümleri yapılmıştır. Anaerobik performans Wingate anaerobik güç ve kapasite testi (WAnT) ile belirlenmiştir. Morfolojik değişkenler ile anaerobik performance değerleri arasındaki ilişkilerin değerlendirilmesi amacıyla Pearson Product Moment Korelasyon Katsayısı yöntemi kullanılmıştır. Elde edilen kol hacmi ile anaerobik güç ve anaerobik kapasite değerleri arasında pozitif ilişki bulunurken bu benzer bir ilişkide kol kütlesi özellikler ile anaerobik güç ve kapasite değerleri arasında bulunmuştur. Diğer taraftan bazı morfolojik değişkenler ile anaerobik güç ve anaerobik kapasite değerleri arasında da pozitif ilişki bulunmuştur. Sonuç olarak, çalışmadaki bulgular kol hacmi ve kütlesinin Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu'nda eğitim gören genç erkek sporcuların anaerobik performanslarında belirleyici bir rolü olduğunu gösterirken, anaerobik performans ve bazı morfolojik değişkenler arasında belirlenen ilişkiler bazı morfolojik değişkenlerin anaerobik performanstaki önemini ortaya koymaktadır. Anahtar Kelimeler Kol hacmi, kol kütlesi , morfolojik değişkenler , anaerobik güç ve kapasite
Üniversite öğrencilerinin okuma sürecinde üstbilişsel stratejileri kullanma durumları
Bu araştırmanın amacı, üniversite öğrencilerinin okuma sürecinde üstbilişsel stratejileri kullanma durumlarını belirlemektir. Tarama modelinin kullanıldığı araştırmada 2014-2015 eğitim yılında Bartın Üniversitesi Eğitim Fakültesi Sınıf Öğretmenliği ve Sosyal Bilgiler Öğretmenliği Lisans Programları ve Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı ve Sosyoloji lisans programlarında eğitim gören toplam 236 öğrenci örnekleme alınmıştır. Veri toplama aracı olarak Okuma Stratejileri Üstbilişsel Farkındalık Envanteri ve iki adet Okuduğunu Anlama Başarı Testi kullanılmıştır. Verilerin analizinde SPSS 22.00 paket programı kullanılmıştır. Araştırmada öğrencilerin ölçek geneline ve alt boyutlarına ilişkin ortalamaları "yüksek" olarak bulunmuştur. Öğrencilerin okuma sürecinde üstbilişsel stratejileri kullanma durumları cinsiyet, sınıf düzeyi, bölüm ve fakülte değişkenlerine göre incelenmiştir. Ölçek ortalamalarında kızlar lehine ve dördüncü sınıflar lehine anlamlı bir farklılık bulunmuş, kızların ve dördüncü sınıf öğrencilerinin okuma sürecinde daha fazla üstbilişsel stratejileri kullandıkları ortaya çıkmıştır. Kızlar lehine ortaya çıkan farklılığın Sınıf Öğretmenliği ve Türk Dili ve Edebiyatı Lisans Programı öğrencilerinde olduğu görülmüştür. Sınıf Öğretmenliği Lisans Programındaki kız öğrencilerin "Genel Okuma Stratejileri" ile "Okuma Stratejilerini Destekleme" stratejilerini, Türk Dili ve Edebiyatı Lisans Programı öğrencilerinin ise "Genel Okuma Stratejilerini" daha fazla kullandıkları görülmüştür. Ayrıca üstbilişsel stratejileri kullanma ile anlama düzeyi arasında ilişki incelenmiş ve öyküleyici metinleri okuma sürecinde anlamlı ilişki bulunmuştur. Öğrencilere derslerde üstbilişsel stratejileri kullanma konusunda eğitim verilme durumunu belirlemek için dört lisans programının (Sınıf Öğretmenliği, Sosyal Bilgiler Öğretmenliği, Sosyoloji ve Türk Dili ve Edebiyatı) ders ve içerikleri incelenmiştir. Sınıf Öğretmenliği ve Sosyal Bilgiler Öğretmenliği Lisans Programlarında üstbilişsel stratejileri kullanma konusunda ders verilirken, Türk Dili ve Edebiyatı ile Sosyoloji Lisans Programlarının ders içeriklerinde böyle bir eğitimin verilmediği görülmüştür. Bu çalışmanın sonuçlarından hareketle üniversitelerde lisans düzeyinde erkek ve kız öğrencilere okumada üstbilişsel stratejileri kullanma eğitimi verilebilir. Ayrıca birinci sınıf ile dördüncü sınıflar arasındaki farkı dikkate alarak lisans eğitimi boyunca öğrencilere okuma ve öğrenme stratejilerine yönelik ders ve uygulamalı eğitimler verilmelidir.
Birleştirilmiş ve müstakil sınıf öğrencilerinin hayat bilgisi öğretim programındaki özgüven, yardımseverlik ve yeniliğe açıklık değerlerini kazanma düzeyleri
Araştırmanın amacı, birleştirilmiş ve müstakil sınıf öğrencilerinin hayat bilgisi dersi öğretim programındaki özgüven, yardımseverlik ve yeniliğe açıklık değerlerini kazanma düzeylerinin öğretmen görüşlerine göre belirlenmesidir. Araştırmada nicel ve nitel yöntemlerin bir arada olduğu karma yöntem kullanılmıştır. Araştırmada karma yöntem desenlerinden açımlayıcı sıralı desen kullanılmıştır. Araştırmanın nicel kısmında seçkisiz örnekleme yöntemlerinden tabakalı örnekleme, nitel kısmında ise amaçlı örnekleme yöntemlerinden maksimum çeşitlilik örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Nicel kısmın örneklemi 2014-2015 eğitim-öğretim yılında Bartın ili merkez ve ilçelerinde ilkokul 1., 2., ve 3. sınıflarda görev yapan 297 sınıf öğretmeni oluşturmaktadır. Nitel çalışma grubu ise, Bartın ili merkez ve ilçelerinde 2014-2015 eğitim-öğretim yılında birleştirilmiş ve müstakil sınıflarda görev yapan 10, ilkokul 1., 2. ve 3. sınıf öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmanın nicel verileri "Özgüven, Yardımseverlik ve Yeniliğe Açıklık Değerlerinin Gerçekleşme Düzeyi Belirleme Anketi" ile toplanmıştır. Nitel verileri elde etmek için yarı yapılandırılmış görüşme formlarından yararlanılmıştır. Nicel verilerin analizinde, frekans, yüzde, t-testi, varyans (Anova) analiz, Mann Whitney U ve Kruskal Wallis H testi uygulanmıştır. Nitel veriler betimsel olarak analiz edilmiştir. Araştırmanın sonuçlarına bakıldığında; müstakil sınıflı okullarda görev yapan birinci sınıf öğretmenlerinin görüşlerinde öğretmenlerin görev yaptıkları okulların sosyo-ekonomik düzeyi değişkenine göre anlamlı farklılık gözlemlenmiştir. Müstakil sınıflı okullarda ikinci sınıfları okutan öğretmenlerin mezun oldukları okul değişkenine göre öğrencilerin özgüven ve yeniliğe açıklık değerlerine ilişkin kazanımları gerçekleştirme düzeyleri Eğitim Enstitüsü/ Öğretmen Okulu mezunu olan öğretmenler lehine anlamlı farklılık göstermiştir. Birleştirilmiş ve müstakil sınıflardaki öğrencilerin; özgüven, yardımseverlik ve yeniliğe açıklık değerleri ile ilgili kazanımları gerçekleştirme düzeylerine ilişkin yapılan karşılaştırmada ise birinci sınıflarda yeniliğe açıklık, ikinci sınıflarda ise her üç değere ilişkin kazanımları gerçekleştirme düzeyleri arasında müstakil sınıf lehine anlamlı farklılık çıkmıştır. Ayrıca; müstakil sınıf öğrencilerinin birleştirilmiş sınıf öğrencilerine göre; kaynaklara ulaşım, velilerin bilinçli olması, okul dışı faaliyetlerin daha çeşitli olması ve birleştirilmiş sınıflı okullardaki uygulamaların olumsuz yönleri nedeniyle özgüven ve yeniliğe açıklık değerlerine yönelik kazanımları gerçekleştirme düzeyleri daha yüksek olduğu sonucu çıkmıştır.
The effects of teaching English vocabulary to third graders through educational games on academic achievement
The purpose of this study is to investigate the effect of teaching English vocabulary with educational games on third grade students' academic achievement. The study was carried out with pre-test post-test experimental design with control group. The field of the research consists of the third grade students of the Karşıyaka Primary School, which is in Devrek, Zonguldak, in the spring term of 2014- 2015 academic year. The research groups were formed by using k- means Cluster Analysis method. Two groups consisting of 35 students were formed at the beginning of the study. Groups were named as control group and experimental group. While English vocabulary was taught through the use of educational games in the experimental group, third grade English textbook activities without educational games were used in the control group. During the five weeks of experimental study, the experimental group was involved in three different games such as warm-up, full-of-activity and relaxing each week. In the study, the data were obtained through a multiple choice vocabulary achievement test developed by the researcher. The results were analyzed using SPSS (Statistical Package for the Social Sciences) for Windows. During the analysis, in order to test the hypothesis, t-test for dependent and independent variables were used. The results show that there is a significant difference between the academic success of the experimental and control group in favor of the experimental group (p< 0.05). Based on the results, it could be said that educational games could be used in the teaching of English vocabulary to young learners.
Hayat bilgisi dersi için hazırlanan öz düzenlemeli öğrenme modeli destekli etkinliklerin öğrencilerin öğrenme ve çalışma sorumluluğuna etkisi
Araştırmanın amacı 'Hayat Bilgisi Dersi İçin Hazırlanan Öz düzenlemeli Öğrenme Modeli Destekli Etkinliklerin Öğrencilerin Öğrenme ve Çalışma Sorumluluğuna Etkisini' belirlemektir. Araştırmanın çalışma grubunu 2014-2015 eğitim-öğretim yılı bahar döneminde Bartın ili Karahüseyinli İlkokulunda öğrenim gören 28 üçüncü sınıf öğrencisi ve Bartın ili Terkehaliller İlkokulunda öğrenim görmekte olan 29 üçüncü sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırmada kontrol grubu ve deney grubu öğrencileri cluster (kümeleme) analizi verileri doğrultusunda oluşturulmuştur. 20 öğrenci deney grubunu, 20 öğrenci de kontrol grubunu oluşturmaktadır. Araştırma deneysel yöntemin; öntest- sontest kontrol gruplu modeline dayalı olarak yürütülmüştür. Deney grubundaki öğrencilere öz düzenlemeli öğrenme modeline dayalı Hayat Bilgisi dersi uygulanmıştır. Kontrol grubundaki öğrencilere ise Hayat Bilgisi dersleri, Hayat Bilgisi programına dayalı hazırlanan öğretmen kılavuz kitabındaki etkinlikler doğrultusunda işlenmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak Öğrenme ve Çalışma Ölçeği kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgular şöyledir: Deney grubu ile kontrol grubu öğrencilerinin öğrenme ve çalışma sorumluluklarına ilişkin öntest puanları arasında anlamlı bir fark olmadığı bulunmuştur. Araştırmaya katılan kontrol grubu öğrencilerinin öğrenme ve çalışma sorumluluğu ölçeğinden aldıkları deney öncesi ve sonrası puanların arasında anlamlı bir fark olmadığı bulunmuştur. Araştırmaya katılan deney grubundaki öğrencilerinin öğrenme ve çalışma sorumluluğu ölçeğinden aldıkları deney öncesi ve sonrası puanların arasında anlamlı bir fark olduğu görülmüştür. Öz düzenlemeli öğrenme modeli destekli etkinliklerin uygulanması sonunda deney grubu ile kontrol grubu öğrencilerinin öğrenme ve çalışma sorumluluklarında anlamlı bir fark olduğu bulunmuştur. Öz düzenlemeli öğrenme modeli destekli hazırlanan etkinlikler ile ders işlenen deney grubunun öğrenme ve çalışma sorumluluğu puan ortalamaları kalıcıdır. Araştırma sonuçları öz düzenlemeli öğrenme modeli destekli etkinliklerin öğrencilerin öğrenme ve çalışma sorumluluğunu olumlu yönde etkilediğini göstermektedir. Öz düzenlemeli öğrenme destekli hazırlanan etkinliklerle ders işleyen deney grubu öğrencilerinin öğrenme ve çalışma sorumluluk düzeyleri yüksek ve kalıcıdır. Anahtar Kelimeler: Hayat Bilgisi dersi, öz düzenlemeli öğrenme, öz düzenleme süreci.