Bilecik Şeyh Edebali Üniversity
Enstitü

Fen Bilimleri Enstitüsü

Bilecik Şeyh Edebali Üniversity

229

Arşivlenen Tez

0

DOI Atanmış

0%

DOI Oranı

Arşivlenen Tez

10 Tez
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Borik asit uygulanan bazı aspir (Carthamus tinctorius L.) çeşitlerinin antioksidan enzim aktivitelerinde meydana gelen değişikliklerin ekofizyolojik parametreler, fizyolojik ve moleküler yöntemlerle belirlenmesi

Aspir bitkisi (Carthamus tinctorius L.) Compositeae familyasına ait önemli bir endüstri bitkisidir. Carthamus cinsinin dünya üzerinde 25 yabani türü yetişmektedir ve bu cins ülkemizde 8 tür ile temsil edilmektedir. Ülkemizde yetiştiriciliği yapılan ve birçok kullanım alanına sahip olan aspir, kuraklık ve tuzluluk gibi bazı abiyotik stres faktörlerine karşı toleransı yüksek olması sebebiyle marjinal alanların değerlendirilmesinde önemli bir potansiyele sahiptir. Ekolojik koşulların değişmesiyle bitkilerde ekolojik, fizyolojik, moleküler değişiklikler meydana gelmekte ve bitkiler stres faktörlerine karşı çeşitli korunma mekanizmaları geliştirmektedir. Bu durum bitkilerin ürün kalitesini ve miktarını sınırlandırmaktadır. Bu çalışmada, farklı konsantrasyonlarda (0, 5, 10, 15 mM) borik asit uygulanan üç farklı aspir çeşidine ait APX, CAT, GR ve SOD aktiviteleri spektrofotometrik olarak ölçülmüş ve bu enzimlerin ekspresyon seviyelerinde meydana gelen değişiklikler RealTime PCR kullanılarak belirlenmiştir. Ayrıca aspir çeşitlerinin değişen konsantrasyonlara bağlı olarak % çimlenme miktarları, kök-gövde uzunluğu, kök-gövde yaş-kuru ağırlığı, biyokütle ve tohum canlılık indeksleri tespit edilmiştir. Ekofizyolojik parametrelerden elde edilen sonuçlara göre yüksek borik asit konsatrasyonunun aspir çeşitlerinde erken büyüme evresini olumsuz etkilediği tespit edilmiştir. Spektrofotometrik ölçümlerde artan konsantrasyonlara bağlı olarak SOD ve APX enzim aktivitesinin arttığı; CAT ve GR enzim aktivitesinin azaldığı görülmüştür. Antioksidan enzimlerin qRT-PCR sonuçları değerlendirildiğinde; Dinçer çeşidinde APX ve SOD, Balcı çeşidinde APX, Remzibey çeşidinde ise çalışılan tüm antioksidan enzimlerin gen ekspresyon seviyelerinde artış olduğu belirlenmiştir. Yüksek konsantrasyonlarda borik asit uygulamasının neden olduğu oksidatif stresle baş edebilmek için en yüksek antioksidan kapasiteye sahip çeşidin Remzibey, en düşük kapasiteye sahip çeşidin ise Balcı olduğu; Dinçer çeşidinin ise bora karşı toleransta Balcı çeşidine daha yakın olduğu tespit edilmiştir.

Carthamus tinctorius L.
Şifanur Sülüş
Bilecik Şeyh Edebali Üniversity · Fen Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Derin öğrenme yöntemi ile köpek davranışlarının analizi ve sınıflandırılması

Hayvan yüzlerinin, vücut duruşlarının, davranışlarının ve fiziksel hareketlerinin gözlenmesi ve tanınması son zamanlarda disiplinlerarası bir alan olarak ön plana çıkmıştır. Bilgisayarlı görü, sayısal görüntü işleme gibi alanlardaki önemli teknolojik gelişmeler, videolar üzerinde insan davranışlarının analizinde kullanılabilmesinin yanında hayvan davranışlarının tespit edilmesinde yardımcı bir yöntem olmaktadır. Hayvanlarda, özellikle davranışların bilgisayarlı görü yöntemiyle tespiti ile ortaya çıkabilecek sonraki davranışların öngörülmesine ve hayvanların evcilleştirilmesine katkı sunabilir. Önerilen tez çalışmasında, köpeklerin davranışlarının analiz edilmesi ve sınıflandırılması için derin öğrenmeye dayalı bir sistem önerilmiştir. Giydirilebilir aksiyon kamera ve sabit kamera kullanılarak insanlar ile temastan kaçınmayan iki farklı türde köpeğin davranışlarını içeren videolar toplanarak bir veri seti oluşturulmuştur. Sonraki aşamada ise, köpeklerin davranışlarını analiz eden ve sınıflandırılmasını sağlayan derin öğrenme tabanlı uygulama gerçekleştirilmiştir. Elde edilen videolar üzerinde gerekli analizler yapıldıktan sonra belirlenen ağız açma, dil çıkarma, kulak dikme, kuyruk sallama, koklama, oyun oynama gibi davranışlar videolardan çıkarılarak, daha anlamlı bölümlerden oluşan özelleştirilmiş bir veri seti getirilmiştir. Bu videolardan anlamlı bölümlerin elde edilmesi ve özellik çıkarımı yapıldıktan sonra R-CNN (Bölgesel Evrişimsel Sinirsel Ağlar) ile belirlenen davranışların analizi gerçekleştirilmiştir. Yapılan deneysel çalışmalar üzerinde, köpeklerin ağız açma, dil çıkarma, kulak dikme, kuyruk sallama, koklama, oyun oynama davranışları incelenmiş ve bu davranışlar için sırasıyla %100, %99.99, %99.99, %95.99, %99.28, %99.64 eğitim başarımı elde edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Derin Öğrenme; Evrişimsel Sinir Ağları(ESA, CNN); Bilgisayarlı Görü; Köpek Davranışları; Hayvan Davranış Tespiti.

Davranış-hayvanMakine öğrenmesi yöntemleriYapay sinir ağları
Rukiye Polattimur
Bilecik Şeyh Edebali Üniversity · Fen Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Maf filtre ve histerezis PWM tabanlı kontrol algoritmasının BGKD'ye uygulanması

Teknolojinin gelişmesiyle birlikte enerji sistemlerinde kullanılan yükler çeşitlilik kazanmıştır. Doğrusal olmayan yükler güç kalitesi için önem arz etmektedir. Son yıllarda güç elektroniği teknolojilerinin etkisi ile enerji sistemlerindeki, doğrusal olmayan yüklerde artış görülmektedir. Bu artışlara paralel olarak enerji sistemlerindeki güç kalitesi problemlerinde de artışların meydana geldiği görülmektedir. Elektrik enerji sistemleri ve hassas endüstriyel yükler, güç kalitesi problemlerinden etkilenmektedir. Güç kalitesi problemleri gerilim düşmeleri ve yükselmeleri, gerilim dalgalanmaları, akım ve gerilim harmonikleri, gerilim dengesizlikleri ve şebeke frekans değişimleridir. Elektrik enerjisinde güç kalitesi problemlerinin ortadan kaldırılması hem tüketiciler hem de üreticiler için büyük önem arz etmektedir. Günümüzde, güç kalitesi problemlerini ortadan kaldıran ve problemlere çözüm üreten cihazlar geliştirilmiştir. Bu cihazlar arasında pasif ve aktif güç filtreleri yaygın bir şekilde kullanılmaktadır. Birleşik güç kalite düzenleyicisi (BGKD) güç kalitesi problemlerine ve harmoniklere karşı çözüm olarak geliştirilmiştir. BGKD, ortak doğru akım (DA) bara hattını kullanan iki adet gerilim kaynaklı evirici devresinin arka arkaya bağlanılması ile oluşmaktadır. Bu eviricilerden birincisi, gerilim kaynağı olarak çalışan seri aktif güç filtresi ve ikincisi de akım kaynağı olarak çalışan paralel aktif güç filtresidir. Bu tez çalışmasında, güç kalitesi problemlerine çözüm sunan BGKD sistemi içinsenkron referans yapı tabanlı yeni bir kontrol yöntemi önerilmektedir. Önerilen yöntemde, anahtarlama sinyallerinin elde edilmesinde histerezis PWM veya SVPWM teknikleri kullanılmaktadır. Simülasyon çalışmaları PSIM paket programında yapılmaktadır. Elde edilen simülasyon sonuçlarından senkron referans yapı tabanlıönerilen MAF filtreli kontrol yönteminin, diğer kontrol yöntemlerine kıyasla güç kalitesi problemlerini gidermede daha başarılı olduğu görülmektedir.

Hacer Üçgün
Bilecik Şeyh Edebali Üniversity · Fen Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yapı işlerinde iş sağlığı ve güvenliği

Hızlı sanayileşme ve teknolojik gelişmeler ile doğru orantılı olarak özellikle iş yerlerinde çalışan kişilerin güvenliği ile ilgili bazı sorunlar da açığa çıkmıştır. Bu sebeple bir takım önlemleri önceden alarak iş yerlerini güvenli hale getirmek gerekmekte olduğundan iş güvenliği oldukça önem kazanmıştır. İşçileri iş kazaları ve meslek hastalıklarından korumaya yönelik önlemleri almak ve onları bu konuda bilgilendirmek, İş Sağlığı ve Güvenliğinin temelini oluşturmaktadır. Çalışma ortamının ve çalışanların sağlık ve güvenliğini sağlama, sürdürme ve geliştirme amacı ile iş sağlığı ve güvenliği yönünden risk değerlendirmesi yapılması gerekmektedir. İşyerlerinde acil durum planlarının hazırlanması, önleme, koruma, tahliye, yangınla mücadele, ilk yardım ve benzeri konularda yapılması gereken çalışmalar ile bu durumların güvenli olarak yönetilmesi ve bu konularda görevlendirilecek çalışanların belirlenmesini sağlamak için sağlık ve güvenlik planı hazırlanmalıdır. İşlerin emniyetli, sağlıklı ve planlı yürütülebilmesi adına iş kalemleri için talimatların ve kontrol formlarının oluşturulması gerekir. Bu çalışmada yapı işleri yapan şantiyeler incelenerek örnek risk değerlendirmesi sağlık ve güvenlik planı, iş kalemleri için talimat ve kontrol formları hazırlanmıştır. 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu yürürlüğe girdikten sonra uygulamada yaşanan sıkıntılar, çalışan ve işverenler açısından değerlendirilmiş ve bazı çözüm önerileri sunulmuştur. İş Sağlığı ve güvenliği kültürünün oluşması gerektiği, iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimlerinin işlerini daha objektif yapabilmeleri için havuz sisteminin kurulması gerektiği sonucuna varılmıştır.

Kanunlar 6331 sayılıİş güvenliği
Fatih Tozlutepe
Bilecik Şeyh Edebali Üniversity · Fen Bilimleri Enstitüsü
2019
00
DoktoraAçık ErişimTR

Prostat kanseri, benign prostat hiperplazisi ve kronik prostatitli hastalarda bazı mikroRNA'ların dolaşımdaki düzeylerinin araştırılması

Amaç: Bu çalışma ile prostat kanserinde tanısal değeri olduğuna yönelik bilimsel literatürde çalışmalar bulunan bazı mikroRNA'ların prostat kanseri tanısındaki performansının ve kronik prostatitin (KP), benign prostat hiperplazisi (BPH) ve prostat kanseri (PKa) ayrımında miRNA'ların tanısal performansına olan etkilerinin değerlendirmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Çalışma kapsamında miR-375, -141-3p, -93-5p, -125b-5p, 30c-5p, -26b-5p, -221-3p, -222-3p, -223-3p, 181-a2-3p, -331-3p ve let-7c-5p olmak üzere toplam 12 mikroRNA'nın PKa, BPH ve KP hasta serumlarındaki seviyeleri değerlendirilmiştir. Bu çalışma, Agilent Aria MX qRT-PCR cihazında, Qiagen marka kitler kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Tüm aşamalar ticari kit prosedürleri doğrultusunda tamamlanmıştır. Bulgular: Yapılan analizde, kanser olmayan gruba kıyasla PKa grubunda miR-375, -125b-5p, -30c-5p, -26b-5p, -223-3p ve let-7c-5p serum seviyelerinin downregüle olduğu görülmüş ve bu miRNA'ların kanser olmayan gruptan PKa grubunun ayrımındaki eğri altında kalan alan (AUC) değerleri sırasıyla; 0.781, 0.782, 0.762, 0.874, 0.817 ve 0.845 olarak hesaplanmıştır. BPH'tan PKa'nın ayrımında AUC değerleri miR-223-3p için 0.938'e, miR-26b-5p için 0.926'ya ve let-7c-5p için 0.888'e yükselmektedir. miR-375 ve miR-26b-5p kombinasyonunun kanser olmayan hasta grubundan PKa grubunun ayırımında AUC değeri 0.891, BPH'tan PKa'nın ayrımında AUC değeri 0.944 olarak hesaplanmıştır. Tartışma ve Sonuç: Çalışmamızda düzeyleri ölçülen 12 mikroRNA'nın 6 tanesinin PKa'da istatistiksel olarak anlamlı düzeyde downregüle olduğu görülmüştür. Bu mikroRNA'ların PKa'nın benign prostat hastalıklarından ayrımında tek tek ya da kombine olarak güçlü birer biyobelirteç adayı oldukları değerlendirilmiştir. Ayrıca, KP grubu analize dahil edilmeden, sadece BPH ve PKa'nın ayrımında mikroRNA'ların daha yüksek spesifisite ve sensitivite değerlerine sahip oldukları belirlenmiştir. Böylelikle, prostatın benign hastalıkları ile PKa ayrımında mikroRNA'ların tanısal performanslarının değerlendirilmesinde KP'nin önemli bir interferans faktörü olabileceği ilk defa gösterilmiştir.

Yakup Dülgeroğlu
Bilecik Şeyh Edebali Üniversity · Fen Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Tekstil atık sularından farklı özellikteki boyar maddelerin Membran Biyoreaktör (MBR) sisteminde arıtımı

Küresel ısınma, hızlı nüfus artışı, kentleşme ve endüstriyel kullanımlar sonucu kullanılabilir su kaynakları gün geçtikçe azalmaktadır. Azalan su kaynaklarının yanı sıra su kaynaklarındaki kirlenme ciddi çevre problemlerine neden olmakta doğa bu kirlilikle başa çıkmakta zorlanmaktadır. Bu nedenlerle atık suların deşarj edilmeden önce kirlilik yükünün bertaraf edilmesi, tam olarak bertaraf edilemeyenlerin ise ekosistemin kendi doğal döngüsünde bertaraf edebileceği standartlara düşürülmesi gün geçtikçe artan önemli bir parametredir. Tekstil endüstrisi yüklü miktarda su kullanır, yüksek KOİ ve renk değerleriyle atık su deşarj alanlarında ciddi çevre sorunlarına neden olur. Bu nedenlerden ötürü tekstil endüstrisinin boyama proseslerinden kaynaklanan atık suların arıtımı ciddi önem arz etmektedir. Bu çalışmada, tekstil endüstrisi boyama prosesleri sonucu oluşan atık suyun benzeri sentetik atık su reçete edilerek hazırlanmış ve bu atık suların membran biyoreaktör sisteminde, aktif çamur biyokütlesi aracılığıyla boyar madde ve KOİ konsantrasyonunun giderim verimleri araştırılmıştır. Sentetik atık su reçeteleri 100 ppm konsantrasyonda yedi farklı tekstil boyar maddesi ve boyama işlemlerinde kullanılan kimyasallar kullanılarak hazırlanmıştır. Arıtım çalışmasında Dimozol Blue BRF %150 için %85,6 KOİ ve %90,6 renk giderimi, Dimozol Yellow ED için %71,1 KOİ ve %92,3 renk giderimi, Dimopers Red S5BLN için %92,4 KOİ ve %94,7 renk giderimi, Ostazin Yellow HR için %86,0 KOİ ve %46,1 renk giderimi, Everzol Black N için %88,0 KOİ ve %74,4 renk giderimi, Everzol Reaktif Blue R S/P için %85,6 KOİ ve %61,0 renk giderimi, Ostazin Red H 3B için %84,8 KOİ ve %24,3 renk giderimi sağlanmıştır. Çalışmadan elde edilen sonuçlar, tekstil endüstrisi atık sularının MBR sistemleri aracılığıyla arıtılabilirliğini desteklemektedir.

Aktif çamur
Emine Karaçıray
Bilecik Şeyh Edebali Üniversity · Fen Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Eliptik eğrilerin rankları üzerine

Altı bölümden oluşan bu çalışmada eliptik eğriler teorisinin bazı temel konuları ele alınmıştır. İlk bölümde eliptik eğriler tanıtılmış, ikinci bölümde ise eliptik eğrilerin grup yapısı verilmiştir. Eliptik eğrilerin noktaları üzerinde özel bir toplama işlemini tanımlanıp, değişmeli grup elde edilebilmesi için projektif koordinatların kullanılıp "sonsuz noktasının" elde edilmesi gereklidir. Bu ise üçüncü bölümün içeriğini oluşturmaktadır. Dördüncü bölümde gösterilmesi zahmetli olan birleşme özelliği başta olmak üzere diğer grup aksiyomları gösterilerek eliptik eğrilerin değişmeli grup olduğu görülmüştür. Beşinci bölümde ise eliptik eğrilerin cebirsel yapısının belirlenmesi adına önemli sonuçlar olan Mordell, Lutz-Nagell ve Mazur'un verdiği sonuçlar incelenmiştir. Son bölümde ise eliptik eğrilerin rankları kavramı ele alınmış ve kuadratik twist ailelerinin rankları üzerine bazı sonuçlar verilmiştir. Bu çalışma derleme niteliğindedir. Anahtar Kelimeler: Eliptik eğriler; rank; eliptik eğrilerin grup yapısı

Ayşe Gör
Bilecik Şeyh Edebali Üniversity · Fen Bilimleri Enstitüsü
2019
00
DoktoraAçık ErişimTR

Metal içerikli silika mikro kürelerin sentezi, karakterizasyonu ve aktivitelerinin incelenmesi

Bu çalışmada, metanın kuru reformlanma reaksiyonu ile kullanılabilir kimyasal ürün olarak hidrojen ve karbonmonoksit eldesi için aktif, seçici, sürdürülebilir, reaksiyon sonucunda kok oluşumuna duyarlı katalizörler geliştirilmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla monometalik Ni, bimetalik Ni-Co, Ni-Fe ve Ni-Pd yüklü silika mikro küreler sol-jel mikroenkapsülasyon ve sol-jel mikroenkapsülasyon-emdirme sentez yöntemleriyle hazırlanmışlardır. Farklı Ni yüklü mono metalik silika mikro küre katalizörlerin aktivite ve kararlılık sonuçlarına bakılarak toplamda % 5 Ni-M (M:Co, Fe, Pd) olacak şekilde belirlenen katalizörler eşit Ni- M, düşük Ni- yüksek M ve yüksek Ni- düşük M olacak şekilde (1Ni-1M, 1Ni-2M, 2Ni-1M ve 4Ni-1M) sentezlenmişlerdir. Hazırlanan katalizörlerin fiziksel ve yapısal özelliklerinin belirlenebilmesi amacıyla katalizörlere ICP-OES, N2 adsorpsiyon-desorpsiyon, XRD ve SEM analizleri gerçekleştirilmiştir. Metanın kuru reformlanma reaksiyonu için, çalışılacak uygun reaksiyon sıcaklığı 750˚C ve besleme oranı CH4/CO2/N2: 1/1/1 belirlenerek deneyler yapılmıştır. Toplamda kütlece % 5 metal içeren bimetalik mikro küre katalizörler varlığında gerçekleştirilen katalitik aktivite deneylerinde en yüksek (% 88- metan) aktiviteyi ve 0,92 H2/CO oranını sol-jel mikroenkapsülasyon- emdirme yöntemiyle sentezlenen 1Ni-2Pd yüklü bimetalik silika mikro küre katalizörü göstermiştir. Ni-Pd yüklü bimetalik silika mikro kürelerin yanı sıra Ni-Co yüklü bimetalik silika mikro kürelerin de aktivite testlerinden bu reaksiyon için oldukça aktif oldukları ve kararlılıklarını 3 saat boyunca korudukları tespit edilmiştir. Katalizörlerin reaksiyon sonrası yapısal ve fiziksel değişimlerinin belirlenebilmesi amacıyla SEM, XRD, TGA ve Raman spektroskopisi analizleri gerçekleştirilmiştir. Ni-Fe yüklü silika mikro küre katalizörlerde reaksiyon sonrası kok oluşumu tespit edilmiştir. Ni-Co ve Ni-Pd yüklü mikro kürelerin yapılarında kok oluşumu tespit edilmemiştir. En yüksek aktiviteyi ve H2/CO oranını sol-jel mikroenkapsülasyon- emdirme yöntemi ile sentezlenen Ni-Pd ve Ni-Co yüklü bimetalik silika mikro küre katalizörler vermiştir. 12 saat uzun ömürlülük aktivite testlerinde de bu katalizörler için kok oluşumu ve aktivite kaybı tespit edilmemiştir.

Hidrojen enerjisiKatalitik reaksiyonKimyasal reaksiyon mühendisliği+1
Gamze Gündüz Meriç
Bilecik Şeyh Edebali Üniversity · Fen Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Bazı Schiff bazı türevi bileşiklerinin teorik hesaplamaları

Schiff bazları birçok alanda kullanımı olan bileşiklerdir. Son yıllarda bu bazlarla ilgili çok fazla araştırma yapılmıştır. Çalışmamızda önceden sentezlenmiş bazı Schiff bazlarının teorik hesaplamaları yapılmıştır. Hesaplaması yapılan Schiff bazları, sübstitüe fenilhidrazin türevi Schiff bazı bileşikleridir. Bu bazlarda azota bağlı hidrojenin tautomer göstermesi söz konusudur. Bu durum Schiff bazlarının katı ve çözücü ortamında farklı özellikler göstermesine sebep olmaktadır. Özellikle yapı tayininde belirgin olarak tautomer formlarının katı ve çözücü ortamında IR, UV-Vis., NMR, vb. sorun oluşturmaktadır. Tautomer oranının sentezden önce bilinmesi yapı analizini oldukça kolay kılmaktadır. Ayrıca teorik olarak hesaplanan parametreler de solvatokromizm, optik ve elektronik gibi birçok özelliğe ışık tutması beklenmektedir. Önceden sentezlenmiş bir seri sübstitüe fenilhidrazin türevi Schiff bazlarının teorik hesaplamaları Gaussian 09 programı ile yapıldı. Bu bileşikler ve olası tautomer yapıları vakum ve çözücü fazında DFT yöntemi B3LYP/6-311g (d,p) seviyesinde, incelenerek kararlı tautomer yapıları belirlendi. Tüm bileşiklerin Elektronik ve Termal Serbest Enerjilerin toplamı (SETFE), dipol momentleri, muliken yükleri, HOMO-LUMO enerjileri, titreşim frekansları (IR) , 1H-NMR, 13C-NMR ve elektronik geçişleri (UV-Vis spektrumları), hesaplandı.

Fenilhidrazin
Mehmet Yıldız
Bilecik Şeyh Edebali Üniversity · Fen Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Çiftlikköy ilçesi Gençlik caddesindeki heyelanın vaka analizi

Bu çalışmada şev stabilitesi problemleri hakkında tanımlamalar yapılmıştır. Başlıca şev hareket çeşitleri ve nedenleri incelenmiş ve ülkemizin bazı bölgelerinde meydana gelen şev stabilite problemlerine örnekler verilmiştir. Şev stabilitesinin analiz yöntemleri hakkında bilgiler verilmiştir. Şev stabilitesinin sağlıklı bir şekilde incelenebilmesi için arazi çalışmaları ve laboratuvar deneyleri açıklamaları yapılmıştır. Ayrıca şev stabilite problemlerini gidermek için uygulanan iyileştirmeler hakkında bilgiler verilmiştir. Çalışmanın vaka analizini inceleme kısmında Yalova ili Çiftlikköy ilçesinde bulundan Gençlik caddesindeki yolda meydana gelen heyelan laboratuvar deney sonuçları ışığında Slide ve Plaxis bilgisayar programları kullanılarak incelenmiştir. Slide programı aracılığı ile kazıklı ve kazıksız durumda statik ve dinamik yükler altında şevin güvenlik katsayısı, kayma dairesi gibi bilgiler elde edilmiştir. Plaxis programı ile 3 farklı çapta ve 5 farklı uzunlukta kazık kullanılarak 15 farklı şekilde çözülmüştür. Yapılan çözümlemeler sonucunda 60 santimetre çapında 8 metre boyundaki kazık modeli tercih edilmiş ve projelendirme aşamasında donatı hesabı yapılarak donatı detayları Autocad programı ile çizilmiştir.

HeyelanPlaxis
Muhammed Bayram Karadağ
Bilecik Şeyh Edebali Üniversity · Fen Bilimleri Enstitüsü
2019
00