Bolu Abant Izzet Baysal University
Discipline

Güzel Sanatlar Anabilim Dalı

Bolu Abant Izzet Baysal University

39

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

39 Theses
DoctorateOpen AccessTR

Altyapıyla eşliklendirilmiş piyano etütlerinin öğrenci performansı ve tutumuna etkileri

Piyano eğitiminde, teknik davranışların kazanılması için çeşitli etüt çalışmaları uygulanmaktadır. Araştırmanın amacı, bu etüt çalışmalarının teknolojik araçlarla desteklenmesinin piyano öğrenimine olan etkisini araştırmaktadır. Bu amaç doğrultusunda, Avni Akyol Güzel Sanatlar Lisesi 2023-2024 Eğitim-Öğretim yılında öğrenim gören 30 müzik bölümü öğrencisine altyapı ile çalışılan etütlerin tutum ve performansa olan etkisini görebilmek için ön test son test kontrol gruplu deneysel desen kullanılmıştır. Her iki grup gönüllük esasına göre belirlenmiştir. Bu iki gruba, Tufan ve Güdek (2008) tarafından geliştirilen 30 maddelik tutum ölçeği, ön test ve son test olarak uygulanmıştır. Öğrencilerin performanslarına olan etkisini ölçmek içinse, yöntemin öncesi ve sonrasında uygulama sınavlarından aldıkları notlar, performans değerlendirme verisi olarak kabul edilmiştir. Deneysel süreçte dört hafta boyunca uzmanlarca belirlenen ve seviyelere ayrılan Czerny etütlerin altyapı eşliklendirmesi için Cubase adlı müzik yazılım programı kullanılmış ve deney grubu ile bu çalışmalar sürdürülmüştür. Kontrol grubunu oluşturan öğrencilerle ise geleneksel yöntem kullanılarak etütler çalıştırılmıştır. Verilerin, Mann Whitney U ve Wilcoxon işaretli sıralar testi analizlerine göre; deney ve kontrol grupları arasında deney grubu lehine anlamlı bir farklılık olduğu tespit edilmiştir. Sonuçlar, altyapı ile eşliklendirilmiş piyano etütlerinin öğrencilerin tutum puanlarının hoşnutluk alt boyutunda ve performans puanlarında anlamlı bir farklılık olduğunu göstermektedir.

Müzik öğretimi
Ebru Selek
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Sesi görselleştirmek: Ses eğitiminde illüstrasyon, infografik ve videolardan yararlanmak

Bu çalışma, ses eğitimi süreçlerinde öğrenilmesi güç olan soyut kavramların, görsel, işitsel ve kinestetik yönleriyle desteklenmiş öğretim materyalleri aracılığıyla daha anlaşılır hâle getirilmesini amaçlamaktadır. Araştırmanın çıkış noktasını, ses eğitimi derslerinde sıklıkla başvurulan soyut anlatımların, öğrenciler tarafından yeterince somutlaştırılamaması nedeniyle ortaya çıkan kavramsal belirsizlikler oluşturmaktadır. Bu doğrultuda, çalışmada ses eğitimi derslerinde sıkça kullanılan temel, soyut ve metaforik anlatımların daha anlamlı ve somut hâle getirilmesine, ayrıca öğrencilerin bilişsel temsillerini güçlendirecek alternatif öğretim materyallerine duyulan gereksinime odaklanılmıştır. Açıklayıcı karma desenle yürütülen bu araştırmada, Türkiye'deki eğitim fakültelerinin müzik eğitimi anabilim dallarında görev yapan ses eğitimi uzmanlarına yönelik olarak geliştirilen nicel (n.27) ve nitel (n.8) veri toplama araçları uygulanmıştır. Elde edilen veriler, nicel boyut için SPSS, nitel boyut için ise MAXQDA programları aracılığıyla analiz edilmiştir. Analizler sonucunda, ses eğitimi uzmanlarının temel ve soyut kavramları öğrencilere nasıl ifade ettikleri, kullandıkları yöntem ve metaforlar belirlenmiştir. Bu kavramlara yönelik olarak öncelikle illüstrasyonlar hazırlanmış; ardından bu görseller infografik ve video formatlarına dönüştürülerek, pedagojik işlevselliği yüksek, çoklu duyusal uyarıcılara dayalı öğretim materyalleri tasarlanmıştır. Elde edilen bulgular doğrultusunda, geliştirilen materyallerin soyut kavramların anlaşılmasını kolaylaştırarak öğretim süreçlerini daha kapsayıcı ve etkili hâle getirebileceği öngörülmektedir. Ses eğitimi alanında görsel-işitsel materyal geliştirme çalışmalarının sınırlı oluşu, bu çalışmanın alana özgün ve disiplinler arası bir katkı sunma potansiyelini artıracağı yönündedir.

Buse Ustaoğlu
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

19. yüzyıl sonrası resim sanatında ve Türk resminde toplumsal gerçekçi eğilimler

Toplumsal gerçekçi eğilimi savunan ve toplumun bir parçası olan sanatçı, yaşadığı çevrenin toplumsal özellikleri içinde, toplum yaşamında var olan olayları ve kültürü, sanatsal ifade biçimi olarak kendisine konu almaktadır.19. yüzyıl da özellikle Avrupa'da başlayan sanayileşme ve demokrasiye geçiş hareketleri sonucunda toplumsal yapıda meydana gelen değişimler ülkelerin sanat anlayışlarına yansımış ve dolayısıyla resim sanatı da bu değişimlerden etkilenmiştir. Özellikle; Fransa, Meksika, Almanya ve Rusya'da yaşanan toplumsal devrim hareketleri toplumlarda kültürel, siyasi, eğitim, din, sosyal yapı ve sanat yönünden yeniliklerin başladığı bir zaman kesiti şeklinde gerçekleşmiştir. Bu değişimler sanatsal değişimleri de beraberinde getirmiş, dünya resim sanatında da toplumsal konulu çalışmalar yapılmaya başlanmıştır.Cumhuriyet'in ilan edilmesiyle birlikte Türk toplum yapısında meydana gelen değişim, sanat alanında da etkisini göstermiş ve Resim sanatı da bu değişimden etkilenmiştir. Cumhuriyet'le birlikte devletin desteğini gören sanatçılar, yapmış olduklar yurt gezilerinde hem resim sanatını halka sevdirmeye çalışmış hem de toplumun yaşam biçimini yansıtan çalışmalar yapmışlardır.Türkiye'de Toplumsal Gerçekçilik, 1940'lı yıllardan günümüze kadar toplumsal ve sanatsal gelişmelere paralel olarak çeşitli aşamalardan geçmiş, belli değişimler göstermiştir.

Resim sanatıResimlerToplumsal gerçekçi eğilim+1
Volkan Çiçek
Anadolu University · Institute of Fine Arts
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Okul müzik eğitiminde kullanılan Türk halk ezgilerinin Kodaly yöntemi doğrultusunda incelenmesi ve örnek öğretim planı

Bu çalışma, müzik eğitimini üstlenen eğitimciler için okul müzik eğitiminde 1.sınıflardan 8.sınıflara kadar kullanılan Türk Halk Ezgileri' ne yönelik Kodály yöntemine uygun ve basamaklandırılarak oluşturulmuş bir öğretim planı örneği ve dağarcık sunmayı amaçlamaktadır. Betimsel bir tarama araştırması olan bu çalışmada, Kodály Yöntemi' ne ilişkin verilerin toplanabilmesi için doküman analizi yapılmıştır. Kodály Yöntemi' nin ders içinde uygulanan basamaklandırma aşamaları analiz edilerek, ülkemiz okul müzik eğitiminde tespit edilen halk ezgileri ile ilişkilendirilmiştir. Yapılan analizler sonucunda hazırlanan eğitim materyalleri ile ilgili olarak uzman alan eğitimcilerinin görüşlerinden yararlanılmıştır. Kodály Yöntemi ile ilgili veriler elde edildikten sonra, Türk Halk Ezgileri ile ilişkilendirilmesi aşamasında okul müzik eğitiminde kullanılan 46 adet Türk Halk Ezgisi, yöntemin öngördüğü şekilde melodik ve ritmik yapıları göz önünde bulundurularak 'basitten karmaşığa', 'bilinenden bilinmeyene' ilkesi doğrultusunda sıralanmıştır. Sıralanan halk ezgileri, bir eğitim çıktısı olarak, dağarcık şeklinde araştırmanın sonunda yer almaktadır. Dağarcık içerisinden seçilen bir halk ezgisi için, yurtdışında yapılan, ders planı çalışmaları çerçevesinde, Kodály Yöntemi' nin müzik öğretiminde kullandığı eğitim-öğretim araçları kullanılarak bir öğretim planı hazırlanmıştır. Bu plan içerisinde gerçekleştirilmesi önerilen eğitim-öğretim etkinlikleri ile Milli Eğitim Bakanlığı' nın müzik dersi öğretim programında yer alan kazanımlar ile olan ilişkisi de tespit edilmeye çalışılmıştır. Araştırmanın eğitim çıktıları olarak değerlendirilebilecek olan öğretim planı ve dağarcık ile ilgili uzman alan eğitimcileri genel itibari ile olumlu görüş bildirmişler ve hazırlanan materyallerin okul müzik eğitimine ugun olduğunu belirtmişlerdir.

Basamaklı öğretim yöntemiEzgiHalk müziği+7
Ceyda Bakkalbaşı
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Piyanoda artikülasyon tekniklerinin öğretiminde öğretmenlerin karşılaştıkları güçlükler ve bunlarla baş etme yolları: Güzel sanatlar liseleri örneği

Bu çalışmada, Güzel Sanatlar Liseleri piyano öğretmenlerinin derslerinde temel artikülasyon tekniklerinin öğretiminde karşılaştıkları güçlükler ve bu güçlükler ile baş etme yollarının araştırılması amaçlanmıştır. Bu çerçevede; piyano öğretmenlerinin 'legato', 'staccato' ve bu iki tekniğin birlikte kullanımı ile ilgili karşılaştıkları güçlükler ve bu güçlüklerle baş etme yollarının saptanması araştırma kapsamına alınmıştır. Araştırma, Türkiye'nin her bir coğrafi bölgesinden seçilen toplam yedi Güzel Sanatlar Lisesinde görev yapmakta olan 40 piyano öğretmeni ile sürdürülmüştür. Araştırmada verileri toplayabilmek için, öğretmenlere 'Kişisel Bilgiler' ve 'Artikülasyon Tekniklerinin Öğretimi' bölümlerinden oluşan bir anket uygulanmıştır. Araştırma sonunda, açık uçlu sorulardan elde edilen veriler içerik analizine tabi tutularak, nicel hale getirilmiştir. Ardından, açık ve kapalı uçlu sorulardan elde edilen veriler SPSS 21.0 paket programında işlenerek tanımsal istatistikleri yapılmıştır. Araştırma sonucunda; öğretmenlerin piyano dersinin içeriklerinden en fazla 'temel artikülasyon teknikleri' konusunu öğretmekte zorlandıkları, artikülasyon tekniklerinin legato-staccato-non legato-portato sırasıyla öğretilmesi gerektiğini düşündükleri ve bu tekniklerden en fazla portato, en az olarak da legato tekniğini öğretmekte zorlandıkları saptanmıştır. Öğretmenlerin legato tekniğini öğretirken en fazla 'parmakların basılı kalması' sorunu ile karşılaştıkları ve yaşadıkları güçlüklerle baş etme yolu olarak sıklıkla gösterip-yaptırma ve anlatım yöntemlerini kullandıkları saptanmıştır. Öğretmenlerin staccato tekniğini öğretirken en fazla 'staccatoyu gerektiği gibi kısa/kesik çalamama' sorunu ile karşılaştıkları ve yaşadıkları güçlüklerle baş etme yolu olarak anlatım, örnek verme ve gösterip-yaptırma yöntemlerini sıklıkla kullandıkları saptanmıştır. Öğretmenlerin iki farklı tekniğin birlikte kullanımı ile ilgili olarak en fazla legato-staccato tekniklerinin birlikte kullanımını öğretmekte güçlük yaşadıkları tespit edilmiştir. Legato ve staccato tekniklerinin birlikte kullanımı kapsamında ise en fazla 'bir elde staccato çalarken diğer eldeki legatoyu bozma' sorununu yaşadıkları ve yaşadıkları güçlüklerle baş etme yolu olarak iki eli ayrı çalıştırma, yavaş tempoda çalıştırma ve özelden genele anlatım yöntemlerini sıklıkla kullandıkları saptanmıştır. Öğretmenlerin legato, staccato ve bu iki tekniğin birlikte kullanımını öğretirken başvurdukları yöntemlerle yaşadıkları güçlükleri aşabildikleri ve yaklaşımlarının öğrenciye göre farklılık gösterdiği sonuçlarına ulaşılmıştır.

ArtikülasyonEğitim sorunlarıGüzel sanatlar+6
Seçil Çoban
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

II. Dünya Savaşı sonrasında görülen sanat hareketlerindeki anti-dogmatizm olgusunun Türk Resim Sanatı ve sanat eğitimine getirileri

Yaşam koşullarının inanılmaz bir hızla değişip, sanat anlayışını kökten sarstığı dönem olan XX. yüzyılın temelleri XVIII. ve XIX. yüzyıllarda atılmıştır. Sanat yön değiştirmiş, geleneksel yöntemlere başkaldırmış ve o güne dek kabul edilen tüm değerleri yıkmaya çalışmıştır. Yıkma isteği sanatı, uygulanış olarak değişiklikler gösterse de temelde aynı amaca bağlanan, sanat hareketlerine bölmüştür. Araştırmanın probleminin ana hatlarını; XX. yüzyıldaki toplumsal, siyasi olayların, teknolojik alanda görülen gelişmelerin sanat tanımını ve sanat eğitimi anlayışını değiştirmesi ve buna bağlı olarak Türk Resim Sanatı ve Sanat Eğitimine getirdiği katkılar oluşturmaktadır.

Anti dogmatizmGüzel sanatlarResim sanatı+5
Elvan Kanmaz
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Müzik öğretmeni adaylarının müziksel işitme, okuma ve yazma çalışmalarında başarılarını etkileyen faktörler ve başarı yönelimleri: Dokuz Eylül Üniversitesi örneği

Müziksel işitme, okuma ve yazma çalışmalarının yürütüldüğü BMTU dersi mesleki müzik eğitiminde temel alan derslerinden biridir. Bu derste edinilen bilgi ve beceriler, mesleki müzik eğitiminde yer alan diğer derslere de olumlu yönde etki sağlar. Bu araştırmada müzik öğretmeni adaylarının müziksel işitme, okuma ve yazma çalışmalarında başarılarını etkileyen faktörlerin ve başarı yönelimlerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Nicel ve nitel araştırma yöntemlerinin birlikte kullanıldığı bu araştırmanın çalışma grubunu 2020-2021 öğretim yılında Dokuz Eylül Üniversitesi Buca Eğitim Fakültesi Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü Müzik Eğitimi Anabilim Dalı'nda eğitim görmekte olan 1, 2, 3 ve 4. sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Bu araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden tarama modeli kullanılmıştır. Müzik öğretmeni adaylarının başarı yönelimlerinin belirlenmesi için Elliot ve McGregor (2001) tarafından geliştirilen ve Akın (2006) tarafından Türkçeye uyarlanan 2x2 Başarı Yönelimleri Ölçeği kullanılmıştır. Müzik öğretmeni adaylarının müziksel işitme, okuma ve yazma çalışmalarında başarılarını etkileyen faktörlerin saptanması için nitel araştırma yöntemleri içerisinde yer alan görüşme tekniğinden yararlanılmış ve verilerin toplanması için yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Müzik öğretmeni adaylarının müziksel işitme, okuma ve yazma çalışmalarında başarılarını etkileyen faktörlere ilişkin sonuçlar incelendiğinde, öğretmen adaylarının en çok piyano destekli solfej çalışmalarını tercih ettikleri, solfej okuma konusunda kendilerini daha başarılı buldukları, en çok solfej okumaktan zevk aldıkları, dikte yazma çalışmalarında başarılarını en çok etkileyen faktörün sınıf arkadaşlarının melodiyi mırıldanması olduğu ve bu durumun kendilerini olumsuz etkilediği, derste solfej okuma çalışmalarında ise en çok topluluk önünde okumaktan kaçınma davranışı sergiledikleri görülmüştür. Müzik öğretmeni adaylarının başarı yönelimlerine ilişkin sonuçlar incelendiğinde, öğretmen adaylarının en çok öğrenme yaklaşma, en az ise performans yaklaşma yönelimini benimsediği görülmüştür. Müzik öğretmeni adaylarının öğrenme kaçınma ve öğrenme yaklaşma başarı yönelimlerinde kadınların lehine anlamlı farklılık olduğu; sınıf düzeylerine göre başarı yönelimleri incelendiğinde öğrenme kaçınma yönelimi alt boyutundan aldıkları puanlarda anlamlı farklılık olduğu ve 1. sınıfların 4. sınıflara göre daha fazla öğrenme kaçınma yönelimini benimsediği; müziksel işitme, okuma ve yazma çalışmalarında kendilerini en başarılı gördükleri alana göre başarı yönelimleri incelendiğinde, müziksel yazma alanında kendini başarılı bulanlara göre müziksel okuma alanında kendini başarılı bulanların lehine performans yaklaşma ve performans kaçınma alt boyutlarında anlamlı farklılık olduğu; lisans öncesinde müziksel işitme, okuma ve yazma eğitimi alma durumları ve çalışma sürelerine göre başarı yönelimleri incelendiğinde ise istatistiksel olarak anlamlı farklılık olmadığı görülmüştür.

Aday öğretmenlerAkademik başarıBaşarı amaç yönelimleri+5
Yaren Nejla Ekdi
Dokuz Eylül University · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Van ili Erciş ilçesi halk ozanlarından Hüsamettin Ergöl'ün hayatı ve eserleri

Halk ozanları, halkın içinden yetişen, bulundukları yörenin kültürüne ait ürünlere kaynaklık eden, eserlerini genellikle saz eşliğinde söyleyip bu geleneği gelecek nesillere aktaran halk kültürümüzün önemli temsilcileridir. Van ili Erciş ilçesi halk ozanlarından Hüsamettin Ergöl'e ait olan eserlerin derlenmesi ve kayıt altına alınması amacıyla yapılan bu çalışmada, ayrıca makamsal dizi, ritim, ritmik düzüm ve ses genişliği bakımından müzikal özellikleri ile beraber şiirlerinin konusu da analiz edilmiştir. Yapılan bu çalışmada; nitel araştırma yöntemlerinden anlatı analizi doğrultusunda görüşme ve doküman yoluyla veriler toplanmıştır. Verilerin analizinde betimsel analizden yararlanılmıştır. Bu araştırma sonucunda, Van ili Erciş ilçesi halk ozanlarından Hüsamettin Ergöl'ün hayatı ve eserleri hakkında bilgi verilerek sözü ve müziği kendisine ait olan ve kaynaklık ettiği toplam 35 eser tespit edilmiştir. Hüsamettin Ergöl'ün bestelemiş olduğu 28 eserden 2'sinin sözü Ercişli Emrah'a aittir. 35 eserden 7'si başka bir çalışmada derlenip notaya alınmıştır. Bu 7 eserde Hüsamettin Ergöl'ün kaynaklık ettiği tespit edilmiştir. 28 eser ise bu çalışma içinde derlenip notaya alınarak kayıt altına alınmıştır. İncelenen eserlerin genel olarak hüseyni-uşşak makamsal dizisinde olduğu, ritmik yönden yörede en çok kullanılan 4/4'lük ve 10/8'lik ritim kalıplarının kullanıldığı, eserlerin ses genişliği bakımından bir oktav içerisinde olduğu ve konu bakımından ise çoğunlukla aşk, sevda ve gurbet konularının işlendiği tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Hüsamettin Ergöl, Türk Halk Müziği, Aşıklık Geleneği , Derleme, Van Erciş Yöresi

Burhan Yacan
Akdeniz University · Institute of Fine Arts
2024
00
Master'sOpen AccessEN

Kentsel biçimin görünürlüğe dayali değerlendirilmesi: Kentsel çevrelerde konut gelişimine alternatif bir bakış açısı

It is highly important for urban designers to understand how the configuration of urban fabric influences the living experience of the city dwellers. While cities change through time, their evolution may produce spaces that may not have a positive contribution or don't reach their full potential. We call these spaces as 'lost spaces'. The fragmentation that has occurred as a result of master planning implementations in western development corridor of Ankara, has produced lost spaces. This thesis aims to assess spatial configurations of such spaces near residential buildings in Çayyolu. The chosen case study, Cayyolou, is a 'developed' area in Ankara which has been an outcome of the city's urban expansion. Urban and architectural spaces are defined by the spatial relations and social synergy stimulated by visual interaction. We have considered visibility as an indicator of 'positive space' and used isovists as a tool that measures visibility levels. A space that can be seen from any vantage point is defined as isovist by, and a set of such spaces defines a visual field. By utilizing computational tools and geometrical properties of isovist and isovist fields, we can identify and improve visibility of selected areas. In addition to visibility assessment of existing conditions of selected sites, this framework provides some design interventions which help improve visibility and propounds a relationship between urban spaces and visibility.

Ankara-ÇayyoluLand shapingVisibility+7
Suard Cengu
Bilkent University · Mühendislik ve Fen Bilimleri Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessEN

Sanal gerçeklik (VR) ve sinoptik termal konfor şartlarının ilişkisi: Amirkabir, Arak kamu meydanı vaka çalışması

Public Open Spaces (POS) have been proven to have a positive effect on people's life and overall well-being. As also suggested by the existing literature, the success of a POS can be interrelated with the number of individuals using it. However, the occurrence of Urban Heat Island (UHIs) has increased in recent years as a consequence of climate change which can significantly affect the presence of people in POSs and their usage pattern. Urban green spaces on the other hand can provide shade that covers outdoor environments, attenuating the effects of UHIs. In addition, urban inhabitants can benefit from psycho-physiological advantages of urban green spaces. Meanwhile, Amirkabir square as the first environment with the main concentration on pedestrians rather than vehicles in the city of Arak, needs urgent improvements in both aesthetics and thermal condition. To accomplish this aim, alongside thermal sensitive decision making, the use of virtual reality (VR) as a participatory means can offer a unique opportunity to ensure the positive effects of local interventions. This method and the integrative mergence between these two issues, and how they can frame an initial guidance for local design- oriented action, are interlinked contemporary factors that need to be addressed. As a result, the study's primary objective is to provide interdisciplinary recommendations for architects and urban designers on how to effectively approach the alternation of POSs for enhanced greenery design to approach both thermal comfort and psychological expectations. Hence, this study investigated people's preferences in four greenery design scenarios using VR techniques, then compared them to thermal comfort situations to determine whether the preferred scenario chosen by Araki inhabitants is the same scenario in which people performed best or not. People's preferences were studied using VR technology and SPSS software for data interpretation. The quantitative thermal microclimatic conditions of Amirkabir urban square were obtained through the application and comparison of energy-based model thermal indices. These indices were the Physiologically Equivalent Temperature (PET) and the modified PET (mPET) through the use of biometeorological RayMan pro model. To facilitate the representation of the results, the Climate Tourism/transfer Information Scheme (CTIS) software was utilized. This innovative methodology revealed in the case of Arak, that the scenario preferred by people (Scenario D, p<.05), is different from the scenario with better thermal performance (Scenario A), and that people's preferences and thermal outcome on different design scenarios are not necessarily parallel, which draws on local design and planning orientated professionals that shape cities to work in an interdisciplinary manner whilst addressing such crucial aspects. Through such a perspective, the modification of the urban fabric can be made to better ensure the long-term triumph of urban projects.

Seyed Mahzıar Taghavı Araghı
Bilkent University · Ekonomi ve Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessEN

İç mimari tasarımda bilgisayar desteğini arttırmak için bir öneri

In this work, several proposals are put forth in order to render computer-aid to interior architecture more efficient and easy-to-use. Considering the role of computer in architecture as a design assistant, the factors establishing this position have been discussed. Based on these factors and aspects of interior architecture, proposals are introduced. The proposals aim firstly at creating an interactive design environment where designers do not have to be specialized 'in computers', but 'with the aid of computers'; secondly, at drawing attention to potential areas of study in computer-aid in design related to aspects particular to the profession of interior architecture. Finally, the expected contributions of the proposals introduced are discussed in terms of interior architectural practice and education, discussing the new definition of the profession and future trends. Keywords: Computer-aided design, interior architecture, design iii

Computer aided designDesignInterior architecture
Burcu Şenyapılı
Bilkent University · Institute of Fine Arts
1993
00
Master'sOpen AccessEN

Resimde neo ekspresyonist anlayış çerçevesinde içerik ve biçim bağlamında çözümlemeler

ABSTRACT CONTENT AND FORM ANALYSES WITHIN THE FRAME OF NEO EXPRESSIONIST TREND Elif F. Okur(Tolun) M.F.A. in Fine Arts Supervisor: Assoc. Prof. Hayati Misman February, 1994 This thesis is aimed at discussing neo- expressionism which has become one of the most prevailing forms of expression that is still popular since the 1980s. First the structure and progression of neo-expressionism is examined by looking at its past starting from expressionism that simultaneously showed up in various geographies including Turkey. Secondly within the neo-expressionism topics like form and discourse importation, the concept of patch while displaying the existing structure in Turkey on one hand, increased the readability of my paintings and stated the problematic of my studies. Keywords: Abstract Expressionism, Expressionism, Neo Expressionism. Ill

ExpressionismNeo-expressionismPainting art+3
Elif F. Okur Tolun
Bilkent University · Institute of Fine Arts
1994
00
Master'sOpen AccessEN

Filmin F'si Greenaway'in G'si: Peter Greenaway filmlerinde sinematik temsil

ABSTRACT F IS FOR FILM, G IS FOR GREENAWAY: THE CINEMATIC REPRESENTATION IN THE FILMS OF PETER GREENAWAY Dilek Kaya Mutlu M.F.A. in Graphical Arts Supervisor: Assist. Prof. Dr. Nezih Erdoğan May, 1999 This study aims at investigating the last eight feature films of the British filmmaker, Peter Greenaway, with regard to the cinematic representation. As opposed to the cinematic representation suggested by the principles and conventions of dominant cinema Greenaway's films, which are based on a questioning of those principles and conventions and on a search for alternative forms of cinematic representation, are considered to be 'sentences on cinema' and investigated within the context of dominant and counter cinematic practices. Keywords: Cinematic representation, Dominant cinema, Counter cinema. m

FilmGraphic artsGreenaway, Peter+3
Dilek Mutlu Kaya
Bilkent University · Institute of Fine Arts
1999
00
Master'sOpen AccessEN

Gilles Deleuze'ün sanat felsefesi: Hissin Vahşeti

In this work the influential contemporary French philosopher Gilles Deleuze' s aesthetic theory has been analysed with regard to its philosophical origins. Baruch Spinoza, whose influence is felt in the whole of Deleuze' s ouevre, proves to be the basic figure of his approach to art as well. Gilles Deleuze sets out to formulate a vitalist theory of art, the scope of which requires that the categories of judgement and reception be displaced. This scope situates artistic activity in a generalised creativity, where reception and judgement find their places as points of break and tension which could still be examined within the system of creation. Keywords: Affect, Spinoza, debt, judgement, regimes of sings, reception m

Deleuze, GillesAestheticsPhilosophy+2
Bülent Eken
Bilkent University · Institute of Fine Arts
1999
00
Master'sOpen AccessEN

İslam sanatı ve süsleme: Sanat çalışmaları hakkında Alois Rigel`den Ernest Gombrich`e ve ötesine düşünceler

In this study certain arguments about two different but related phenomena are presented: Islamic art and ornamentation. The problem of maintaining a relevant definition for both cases is emphasized by giving examples of diverse and even opposing explanations. For ornamentation, the work of two art historians, Alios Riegl and Ernst Gombrich is elaborated and the differences in their approach to ornamentation are tried to be shown. In order to understand the issue of Islamic ornament, first the discussions about the term Islamic art are given, then the place of ornamentation in Islamic art is argued by taking arabesque as an example case. Finally the possibilities of experiencing the artwork in such a situation which the plurality of approaches that may subject to contradict each other exist, are investigated. The ambiguity of Islamic ornamentation is expected to give way to an inquiry about the nature of artwork. KEY WORDS: Islamic art, Ornamentation, Arabesque, Alois Riegl, Ernst Gombrich, Sublime, Philosophy of Art.

ArabesqueGombrich, ErnstGraphic arts+5
Murat Kenan
Bilkent University · Institute of Fine Arts
2000
00
DoctorateOpen AccessEN

Günümüz konut tasarım pratiğinde Türk mimarların müşteri ve kullanıcılara ilişkin mesleki değer sistemleri

ABSTRACT PROFESSIONAL VALUE SYSTEMS OF TURKISH ARCHITECTS WITH RESPECT TO CLIENTS AND USERS IN CONTEMPORARY RESIDENTIAL DESIGN PRACTICE Burçak Serpil Altay Ph. D. In Art, Design and Architecture Supervisor: Assist. Prof. Dr. Zuhal Ulusoy August, 2000 This study is based on the exploration and understanding of the value systems of architects regarding clients and users during residential design practice. This needs an inquiry of the existing Turkish social context as well as the context of design practice, including various actors. After an introduction to the basic concepts of the study, including knowledge, values, value systems, professions and professionalism; an actor-based framework is proposed to analyse architects' value systems. The architectural profession and it's relationship with other actors is discussed briefly throughout history, including the changing the role of the architect in Turkey with respect to society at large and during distinct residential design processes. Afterwards, a research is carried out with twenty-four practicing architects in Ankara, through open-ended interviews, investigating architects' perpectives and experiences during design practice, their relationship with the actors and the impact of these on their professional conduct. The data analysis is based on the derivation of basic themes forming categories followed by the discovery of emergent relationships between these themes. The value systems of architects during residential design practice is presented in a model comprised of an interrelated set of corresponding and conflicting beliefs regarding the architects' values attributed to their professional identities, clients, users and the society at large, their professional aim and objectives, and how these beliefs guide their action and interaction at different stages in the design process. Suggestions are proposed with respect to theory and research development as well as education. Keywords: architectural profession, knowledge, value, value system, architects, clients, users, residential design practice. m

Housing designUser satisfactionOccupational value+4
Burçak Serpil Altay
Bilkent University · Institute of Fine Arts
2000
00
DoctorateOpen AccessEN

Renk türü, doymuşluk, ve parlaklığın dikkat çekme ve tercih üzerindeki etkileri

ABSTRACT EFFECTS OF HUE, SATURATION, AND BRIGHTNESS ON ATTENTION AND PREFERENCE Nîlgün Camgöz Ph.D. in Art, Design, and Architecture Supervisor. Assoc. Prof. Dr. Cengiz Yener September, 2000 In order to investigate preference and attention responses for foreground- background color relationships, 123 university undergraduates in Ankara, Turkey, viewed 8 background colors on which color squares of differing hues, saturations, and brightnesses were presented. Subjects were asked to show the color square attracting the most attention, and the one they preferred on the presented background color. Findings on attention showed that on any background, colors of maximum saturation and brightness attract the most attention (67%). Yellow- green, green, cyan range (45%) attracts attention, followed by red, magenta range (30%). Findings on preference showed that colors having maximum saturation and brightness are most preferred (25%). Blue is the most preferred hue regardless of the background (25%). Foreground-background color relationships in terms of attention and preference are also included in the findings of the study. Keywords: Color, Color Combinations, Color and Attention, Color Preference. iv

AttentionSaturationBrightness+2
Nilgün Camgöz
Bilkent University · Institute of Fine Arts
2000
00
Master'sOpen AccessEN

George Bataille'ın ihlal kavramı: Sanat ve felsefe açısından olanaklı bir deney(im) sorusu

ABSTRACT GEORGES BATAILLE'S NOTION OF TRANSGRESSION: THE QUESTION OF A POSSIBLE EXPERIENCE CONCERNING ART AND PHILOSOPHY. Mehmet Şiray M. F. A in Graphical Arts Supervisor: Assist. Prof. Dr. Lewis Keir Johnson May, 2000 This study aims at analysing George Bataille's notion of transgression. In this respect, the concepts of Bataille's discourse such as 'general economy', 'sovereign operation', 'inner experience', 'impossible', 'absence of myth' and 'sacred', are taken into consideration within the context of some recent post-structuralist texts. In addi tion, this study focuses on transgression in Bataille' s discourse reading it as a passage from interior to exterior. For this purpose, this study aims at showing that the transgression implied in Bataille's discourse transgresses itself. In that manner, this thesis brings two readings of Bataille's notion of transgression together: one is the reading of surrealism through George Bataille's and Andre Breton's approaches, and the other is the reading of the notion of transgression through some recent post stmcturalist texts. In the fınal analysis, this study discusses the discourse of transgression in Bataille with respect to both philosophy and art considering the problem of representation. Keywords: Transgression, general economy, impossible, inner experience, sacred, absence of myth, sovereign operation, representation, surrealism, post -structralism

Mehmet Şiray
Bilkent University · Institute of Fine Arts
2000
00
DoctorateOpen AccessEN

Mektuplardaki Yeşilçam: İzleyici söylemi perspektifinden altmışlar Türkiyesinde bir ''sinema olayı''

ABSTRACT YEŞILÇAM IN LETTERS: A "CINEMA EVENT" IN 1960s TURKEY FROM THE PERSPECTIVE OF AN AUDIENCE DISCOURSE Dilek Kaya Mutlu Ph.D. in Art, Design, and Architecture Supervisor: Prof. Dr. Bülent Özgüç Co- Supervisor: Assist. Prof. Dr. Halil Nalçaoğlu June, 2002 This study examines "Yeşilçam event" in Turkish cinema from the perspective of an audience discourse that is reconstituted from the audience letters published in popular cinema magazines Sinema and Perde. Through a study of the letters, it is observed that neither Yeşilçam cinema that marks the 1960s can be reduced to a film industry nor the social experience of it could be evaluated in terms of a cinema-audience relation consisting merely of movie going and film viewing. The topics and the forms of expressions in the letters suggest that Yeşilçam was a "cinema event" diffused throughout everyday life especially through social images of stars and that the audiences had an important role in its (re)production and circulation outside movie theatre. Keywords: Cinema as event, Yeşilçam event, Audience, Audience letters, Stars, Cinema magazines. in

MagazinesMagazine journalsLetters+7
Dilek Kaya-mutlu
Bilkent University · Institute of Fine Arts
2002
00
DoctorateOpen AccessEN

Aydınlatma tasarım kavramlarının iç mimarlık tasarım stüdyolarına aktarımı için bir öneri: Konstrüktivist eğitim yöntemi

Originating from the inadequacy of teaching and learning frameworks in interiordesign education and the gap between design studio and supportive courses indesign curricula, this study suggests a pedagogical approach for design studios toovercome the disentanglement in interior design education. Within this context, thestudy introduces a `constructivist framework? as the foundation of an instructionalmethod to recall knowledge from lighting-related courses into the design studio.Constructivism, taking knowledge as temporary, developmental, nonobjective,internally constructed, and socially and culturally mediated, is discussed as one ofthe most suitable epistemological stances for design education with regards to itsproblem-based studio education. In order to examine the appropriateness of thesuggested approach for integration, students in one of the two design studio sectionswere given lighting design exercises prepared with reference to constructivistpremises, and received constructive feedbacks for their lighting design proposalsduring the semester, while the other section had no extra exercises and critiques onlighting design. The effectiveness of the approach was evaluated using quantitativedata analysis techniques. The findings demonstrated that incorporation of theconstructivist instructional strategies improved the success of students in studioprojects in terms of lighting design requirements. Additionally, final jury sessionswere recorded and analyzed in relation to the discussions and questions aboutlighting design dimensions of the projects, with regards to the nature and content ofthe questions and faculty-related barriers against the integration of lightingconcepts. The study is considered also significant for the potential applicability ofthe proposed educational approach to integrate the other design knowledge areasinto design studio for a more comprehensive interior design education.Keywords: Interior Design Education, Lighting Education, Constructivism.iii

Mehmedalp Tural
Bilkent University · Institute of Fine Arts
2006
00
Master'sOpen AccessEN

Bir baskı incelemsi: Mekana özgü ipekbaskı

The aim of this study is to explore the possibilities of how the surface of the backgroundaffects the foreground, which is the image of my face. When viewing an image produced bythe printmaking process it can be seen that while surface is a part of the image, reciprocally,the image becomes a part of the surface. The projects I have conceived and implemented werebased on exploring this phenomenon of the reciprocal interaction of image and canvas. Theinvisible support of the surface becomes visible. The reading of the art works is asbackground to the study, such as concepts of face, as in the face does not belong to the body,and surface as in the oscillation between beneath and above. Finally, I will discuss my screenprints in terms of techniques and especially, of the aforementioned concepts of Face andSurface.Keywords: Screen-printing, Face, Surface

Ardan Özmenoğlu
Bilkent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2006
00
Master'sOpen AccessEN

Algiya dayali bir "immersion" modeli

The aim of this study is to offer a new model for the concept of immersion based on the process of perception in humans. The motivation behind the study is that although the concept of immersion points to an important experience both in various media and daily life, current approaches to the concept do not provide an analytical framework needed for understanding it. This study offers a cognitive and parameter based model which is based on the perception theory put forward by Henri Bergson in his book Matter and Memory. The model makes possible the analysis of the concept of immersion in terms of various cognitive and physical factors.

C. Armağan Alper
Bilkent University · Institute of Fine Arts
2009
00
DoctorateOpen AccessTR

Video model destekli öğretimin gitar performansına etkisi

Bu araştırmada, video model destekli öğretimin, başlangıç aşamasındaki klasik gitar öğrenci performanslarına olan etkisi araştırılmıştır. Bu amaç doğrultusunda, Abant İzzet Baysal Üniversitesi Eğitim Fakültesi İlköğretim Bölümü 3. sınıflar ile Özel Eğitim Bölümü 3. sınıflarında uygulanan seçmeli ?Gitar Öğretimi? dersi öğrencilerine deneysel uygulama yapılmıştır.Deney ve kontrol gruplarına üç hafta süreyle geleneksel yöntemle gitar dersi uygulanmıştır. Bu sürenin sonunda deney grubu öğrencilerine aynı konuların sesli ve görüntülü CD'leri verilmiştir. Bir hafta sonra deney ve kontrol grubu öğrencilerinin performansları video kamera ile kaydedilmiştir. Bu kayıtlar üç ayrı gözlemci tarafından araştırmacının hazırladığı gözlem formları aracılığı ile değerlendirilmiştir. Gözlemciler arası uyum için Kendall W Uyuşma Katsayısı, elde edilen verilerin analizi için ise Mann Whitney U testi uygulanmıştır.Araştırma sonuçlarına göre, video model destekli gitar öğretimin, gitar tutuş, sağ el, sol el performansları ve tek sesli bir eser üzerindeki performansa olumlu etkisi olduğu görülmüştür.Anahtar kelimeler: Gitar, Gitar Eğitimi, Video Model, Öğretim

GitarVideo destekli öğretimÖğretim
Ali Erim
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
DoctorateOpen AccessTR

Ülkemizde bağlama ve klasik gitarın sanatsal ve öğretsel süreçler açısından karşılaştırmalı olarak incelenmesi

Bu arastırmada; Ülkemizdeki baglama ve klasik gitarın sanatsal ve ögretsel süreçleri karsılastırmalı olarak incelenmistir. Arastırmayla bu iki çalgının ülkemizdeki sanatsal ve ögretsel süreçleri nasıl bir baslangıç ve gelisim göstermektedir, bu çalgıların ögretsel süreçleri nasıl islemektedir ve bu süreçler arasında ne gibi farklılık ve benzerlik bulunmaktadır? sorularına cevap aranmıstır. Arastırmada öncelikle baglama ve klasik gitarın sanatsal gelisim evreleri tarihsel bir bakıs açısıyla irdelenmis, ögretsel süreçleri ise egitim disiplini ile bir iliski olusturabilecek sekilde incelenmistir. Arastırma sonucunda bu süreçlerin belirlenmesiyle bir önem olusturulmaya çalısılmıs, bu önem ile çalgı ögretimi alanına yönelik farklı bakıs açıları ve yeni fikirler olusturulmak istenmistir. Arastırma bütünüyle nitel bir arastırmadır. Veriler doküman incelemesi ve nitel arastırma teknikleri kullanılarak elde edilmistir. Elde edilen veriler betimsel çözümleme yöntemleri uygulanarak degerlendirilmistir. Arastırmada nitel arastırma tekniklerinden görüsme teknigi kullanılarak uzman kisilerin konuyla ilgili görüsleri alınmıstır. Bununla birlikte yerli ve yabancı kaynaklar incelenmistir. Elde edilen bulgular sonucunda baglama ve klasik gitarın ülkemizdeki sanatsal ve ögretsel süreçlerinin farklılastıgı ve her iki çalgının da kendilerine özgü bir ögretim seklinin oldugu sonucuna ulasılmıstır. Bu sonuçlar dogrultusunda çalgıların ögretim süreçlerine iliskin bazı öneriler getirilmistir.

Zekeriye Kaptan
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2007
00
DoctorateOpen AccessTR

Suzuki yetenek eğitimi ve bartok mikrokosmos yöntemleriyle özengen piyano eğitiminde yoğunlaşma becerisi

Bu araştırmada Suzuki ve Mikrokosmos yöntemleriyle özengen piyanoeğitiminde yoğunlaşma becerisi incelenmektedir.Piyano eğitimi alan öğrencilerin yoğunlaşma becerileri gözlenmektedir.Böylece piyano eğitiminin yoğunlaşmayı geliştirdiği vurgulanmaktadır. Bu beceri ileilgili ölçütler belirlenmiş, uygulanarak çalışılmış ve sonuçlar elde edilmiştir.Çalışılan öğrenciler, 10 yaşında ilkokul 4. sınıf öğrencileridir. Çalışmagrupları okul eğitiminin yanında piyano çalmayı öğrenmek isteyen özengenöğrencilerden oluşmaktadır. Bu nedenle öğrencilerin piyano eğitimi ve çalgısınakarşı tutumları, özellikle önem taşımaktadır.Araştırmanın aşamaları, çalışma gruplarının oluşturulması, yoğunlaşma iletutum ön testleri ve temel müzik bilgileri ön testleri, eğitim programı ve sontestler'dir. Modeli ise eğitlenmemiş kontrol gruplu yarı deneysel model'dir.Yoğunlaşma testleri video kayıtları, yoğunlaşma becerileri ölçme aracı ile üçgözlemci tarafından değerlendirilmiştir.

Dikkat toplamaMüzik aletleriMüzik eğitimi+4
Ömür Arda Özçelik
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Proficiency in ArtOpen AccessTR

Modern gündelik hayat eleştirisinde oyunun sanatsal seyri

Varoluşundan bu yana insanoğlu, birbirini tanımaya çalışıp anlaşma yollarını aramaya koyulurken oyuna başvurmaktan çekinmemiştir. Uygarlaşmanın önünü açan oyun düşüncesi, oynayanların birlikte var olduğu zeminde yüzyıllar boyunca evrilerek hayatın kendisini yaşanabilir bir oyun alanına dönüştürmeyi başarmıştır. Oyunun varlığı ve hayatın boşluklarını doldurma içtepisiyle oyuncu insan, kendine yarattığı gündelik hayatın farklılaşan alanında dolaysız bir içgüdüyle oynar. Sanat da oyun gibi kendinde olan amacı ile çıkarsız bir ilişkinin beklentisine girer. Özgürlük edimi sanat ve oyunun ortaklık kurduğu kazanımlardır. Modern gündelik hayatın parçalı yapısında yitirilen oyunun geri kazanımı ve oyunun sanatsal seyrini değiştirme düşüncesi, avangart hareketin üstlendiği özgürlük mücadelesi olarak tanımlanır. 20. yüzyılın dünya savaşlarını sahneleyen Batı Avrupa kentlerinde gündelik hayatın dönüşümünü ve mevcut kültürel oyunu bozma tahayyülü, sanatsal eylemi gündelik hayatın yaratıcı bir unsuru kılma noktasında yeni oyunların kurulumuna sebebiyet verir. Bu çalışma Dada, Sürrealizm ve Sitüasyonist Enternasyonal özelinde modern gündelik hayatın eleştirisine yönelen avangart oluşumların kolektif yapılaşmasındaki politik ve sanatsal oyunlarının yanı sıra bireysel yaratımlarındaki ilham verici oyun alanlarına odaklanır.

AvangardAvangard sanatDada+7
Ergin Soyal
Anadolu University · Institute of Fine Arts
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Müzik dinleyerek okumanın okuduğunu anlama üzerindeki etkisi

Bu araştırmanın amacı, müzik dinleyerek okuma etkinliğinin okuduğunu anlama performansı üzerindeki etkisinin incelenmesidir. Araştırmanın çalışma grubunu 129 sekizinci sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Çalışmanın desenini deneysel araştırma yöntemlerinden son-test kontrol gruplu seçkisiz desen oluşturmuştur. Öğrencilerin müzik tercihlerinin ve okuduğunu anlama performanslarının değerlendirilebilmesi için sırasıyla, araştırmacı tarafından oluşturulanMüzik Beğeni Testi ve Metni Anlama Testi kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen sonuçlar, okuma metnini beğenmedikleri sözsüz müzikler, beğenmedikleri sözlü müzikler ve beğendikleri sözlü müzikler eşliğinde okuyan öğrencilerin okuduğunu anlama performanslarının aynı metni okurken müzik dinlemeyen öğrencilerin performanslarından anlamlı düzeyde daha düşük olduğunu göstermiştir.Önemli olarak, bu çalışmadan elde edilen sonuçlar metni okurken beğendikleri sözsüz müzikleri dinleyen öğrencilerin okuduğunu anlama performanslarının metni okurken müzik dinlemeyen öğrencilerin performanslarından anlamlı düzeyde farklılaşmadığını da göstermiştir. Bunun anlamı beğenilen müzik koşulunun ve müziğin yer almadığı koşulun öğrencilerin okuduğunu anlama performansları açısından birbiriyle karşılaştırılabilir olmadığıdır. Bu çalışmada gelecekte yapılacak araştırmalara ve eğitimsel önerilere de yer verilmiştir.

DinlemeMüzikOkuma+3
Özlem Erten
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de yaylı çalgı yapımı üzerine eğitim veren kurumlar

Bu araştırma, Türkiye'de eğitim vermekte olan yaylı çalgı yapım bölümlerinin günümüzdeki durumlarını öğrenme ve gelişimlerine katkı sunma amaçlı yapılmış bir araştırmadır. Bu bağlamda Türkiye'de ki yaylı çalgı bölümlerinde eğitim vermekte olan akademisyenlerle iletişime geçilip bölümlerin, yeterlilik düzeylerinin, eğitim düzeylerinin ve yaylı çalgı yapımcılığının güncel sorunlarının belirlenmesi amacıyla 19 soruluk görüşme formu hazırlanmıştır. Türkiye'de yaylı çalgı yapım eğitimi veren bölümlerdeki tüm akademisyenlere ulaşılan çalışmada, bulgular üç ana başlık altında incelenmiştir. Kurum özelliklerinin bulunduğu birinci başlıkta, öğrenci profili, fiziki yeterlilik, öğretmen kadrosu yeterliliği, öğrenci yeterliliği, eğitim yöntemleri ve materyal yeterliliği ile ilgili bulgulara yer verilmiştir. Kurumların gelişimine etkileyen durumların bulunduğu ikinci başlıkta bölümlerin istihdam, el yapımı yaylı çalgı ihtiyacını karşılamada yeterliliği, atölye açma prosedürleri, Türkiye'de ki hammadde düzeyi, alanla ilgili yasal düzenlemeler, fabrikasyon çalgı olgusu ile ilgili bulgulara yer verilmiştir. Yaylı çalgı yapımının etkilendiği ve etkilediği diğer unsurların bulunduğu son alt problemde kurumların yaylı çalgı yapımının gelişimine katkıları, kurumların müziğe ve müzik eğitimine katkıları, teknoloji kullanımının sağladığı yararlar, deneysel çalgı yapımı ve kurumların gelişim süreci ile ilgili bulgulara yer verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Çalgı, Yaylı çalgı, Çalgı yapımı, Çalgı Yapım Eğitimi, Çalgı Eğitimi

Ayhan Akyol
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Educational Sciences
2013
00
DoctorateOpen AccessEN

Sanatta merkez anlayışı ve güncel sanatta merkez arayışı üzerinden Baksı Müzesi'nin incelenmesi

This thesis is based on the understanding of center in art; it examines the displacement of the dominant forces of art along with economic, political or social changes and the reasons for this change. By examining this change from the Renaissance period to the present day, by tracing the similarities and contrasts in the past and present, through the conditions that led to the formation of these centers, their artistic production and consumption between these periods and today, the circulation of artistic productions in the world, museology, and collections, we answer the question of whether we can talk about a center today. It aims to search and adapt these central searches to today and to shed light on the transformations taking place in the art world. It aims to make an analysis by examining where artistic production and consumption has shifted in the world, through the phenomena of globalization and the formation of alternative centers of the West, with the breaking of the Western focus since the 80s. After examining these center changes, we compare the Baksı Museum, which presents itself with a different stance, unlike the models existing in the center, by establishing a relationship with capital or the city in the global art environment where different center definitions are formed and the center is displaced, and reveals its special situation by comparing it with known museology models to put; using keywords such as periphery, production, migration, alienation, cultural democracy, employment, the museum's new definition of center-periphery is tried to be defined.

Ebru Özgüz Çelik
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul müzik kitaplarındaki makamsal içerikli şarkıların eşliklenmesine yönelik müzik öğretmeni görüşleri

Bu araştırmada, ortaokul müzik ders kitaplarındaki makamsal içerikli şarkıların eşliklenmesine yönelik müzik öğretmenlerinin görüşlerinin alınması ve değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Ortaokul 5, 6, 7 ve 8. sınıflara ait müzik ders kitaplarındaki makamsal içerikli okul şarkıları; makam, karar sesleri ile usülleri bakımından incelenmiş ve sınıflara göre tasnif edilmiştir. Karma yöntemin temel alındığı bu araştırmanın nicel boyutunu tarama modeli; nitel boyutunu ise öncelikle nicel verilerin toplanıp analiz edildikten sonra nitel verilerin toplandığı açıklayıcı (explanatory) desen oluşturmuştur. Araştırma kapsamında, müzik öğretmenlerine uygulanan anketin birinci bölümü; kişisel bilgilere yönelik sorular, ikinci bölümü 5 maddeden oluşan görüşme soruları, üçüncü bölümü ise makamsal içerikli şarkılara eşlik yapabilme durumlarını belirlemeye yönelik 34 anket sorusundan meydana gelmiştir. Araştırmanın örneklemini, maksimum çeşitlilik örnekleme yöntemine göre SEGE-2017 verileri dikkate alınarak oluşturulan 6 kademede yer alan 55 ilde görev yapan 300 müzik öğretmeni oluşturmuştur. Ortaokullarda görev yapan müzik öğretmenlerine, makamsal içerikli şarkıların eşliklenmesine yönelik nicel veriler elde etmek için anket; nitel veriler elde etmek için de yarı yapılandırılmış görüşme formu uygulanmıştır. Araştırmanın sonuçlarına göre; müzik öğretmenlerinin çoğunluğunun derslerinde eşlik yaptıkları, makamsal içerikli şarkıların eşliklenmesinde makamların genel olarak tanındığı; ancak asma karar, güçlü ve durak gibi makamsal bilgilere yeterince sahip olmadıkları tespit edilmiştir. Bununla birlikte, ortaokul müzik ders kitaplarında makamsal içerikli şarkıların oranının yüksek olduğu ve makamsal içerikli şarkıların eşliklenmesi konusunda müzik öğretmenlerinin hizmet içi eğitimlere ihtiyaç duydukları belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Müzik, Müzik Eğitimi, Eşlik, Makam, Türk Halk Müziği, Türk Sanat Müziği, Okul Şarkıları

Ders kitaplarıEşlikMakamlar+6
Onur Koç
İnönü University · Institute of Educational Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Kolaj tekniğinin Güzel Sanatlar Lisesi öğrencilerinin soyut resim yapma becerilerine etkisi

Bu araştırmanın amacı, Kolaj Resim Tekniğinin Güzel Sanatlar Lisesi öğrencilerinin soyut resim yapma becerilerine etkisini belirlemektir. Araştırma çalışması 2021-2022 eğitim öğretim yılının güz döneminde gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu Elazığ Kaya Karakaya Güzel Sanatlar Lisesi 10.sınıfta öğrenim gören 10 öğrenci oluşturmuştur. Beş haftalık bir plan hazırlanmıştır. Araştırma zayıf deneysel bir araştırmadır. Tek denekli çalışma grubuna öncelikle ön test ve ön soyut resim çalışması uygulanmıştır. Beş haftalık kolaj tekniği bilgisi verildikten sonra tekrar son test ve son soyut resim çalışması yaptırılmıştır. Ön test ve son test sonuçları başarı ölçeği ile değerlendirilmiş. Çalışma grubunun yaptıkları soyut resim çalışmalar ise Dereceli Puanlama Ölçeği kullanılarak en az 3 yıl görsel sanatlar öğretmeni olarak görev yapmış öğretmenler tarafından değerlendirilmiştir. Çalışmanın bulguları deneysel işlem sonrasındaki kolaj ve soyut resim konularındaki akademik başarı düzeyleri deneysel işlem öncesindeki kolaj ve soyut resim konularındaki akademik başarı düzeylerine göre anlamlı düzeyde yüksek bulunmuştur. Ayrıca gerçekleştirilen soyut resim uygulamalarının deneysel işlem sonrasındaki kolaj resim tekniği ile soyut resim çalışmaları deneysel işlem öncesindeki soyut resim çalışmalarına kıyasla daha başarılı oldukları tespit edilmektedir. Elde edilen ön test ve son test puan farklarına göre kolaj tekniğinin, soyut resim yapma başarısı üzerindeki etkisi olumlu test edilmiştir.

Güzel sanatlar liseleriKolajLise öğrencileri+2
Alpaslan Yerlikaya
İnönü University · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim kurumları ikinci kademe müzik dersinde akıllı tahta kullanımına yönelik öğrenci görüşleri(Adana ili örneği)

Günümüz dünyasında her alanda etkili olan teknoloji, eğitim sektöründe de kendine yer bulmaktadır. Bugün ekonomi, sanayi, ticaret, sağlık, iletişim gibi daha pek çok iş ve meslek sektörü eğitim kurumlarından teknolojiyi kullanabilecek nitelikte bireyler yetiştirmesini talep etmektedir. Çağdaş eğitim kurumlarından beklenen sadece teknoloji kullanımını öğretmesi olmayıp, öğretim etkinliklerinde bizatihi teknolojiden de yararlanmasıdır. Zira akıllı telefonların, tabletlerin, internet ve sosyal medyanın hayatımızda edindiği yer azımsanamayacak bir konumdadır. Eğitim ve öğretimin kalitesini artırmada bu faktörlerin göz ardı edilemeyeceği hususu ülkemizde bazı projeleri beraberinde getirmiştir. Eğitim ve öğretimde fırsat eşitliğinin sağlanması, okullardaki teknolojinin iyileştirilmesi ve öğrenme-öğretme sürecinde daha fazla duyu organına hitap ederek etkili ve kalıcı öğrenmenin sağlanması amacıyla gerçekleştirilen ve dünyanın sayılı projelerinden biri olan FATİH Projesi bunlardan biridir. Çok büyük yatırımlarla yürütülen bu projenin başarılı olabilmesi için okullardaki öğretmen ve öğrencilere büyük sorumluluklar düşmektedir. Bu araştırmanın amacı, FATİH Projesi'nin en önemli öğesi olan akıllı tahtanın müzik öğretiminde kullanımına ilişkin, projenin direkt muhatabı olan öğrencilerin görüşlerini ortaya koymaktır. Araştırmanın evrenini, 2018-2019 eğitim ve öğretim yılında Adana ili merkez ve İlçelerindeki Ortaokullarda 5. 6. ve 7. 8. Sınıflarında okuyan tüm öğrenciler, araştırmanın örneklemini ise Adana ilinin merkez ve ilçelerinde belirlenmiş olan 10 okulun 10 sınıfında öğrenim gören 258 öğrenci oluşturmuştur. Araştırmada tarama modeli kullanılmıştır. Veri toplama aracı olarak anket, benzer araştırma ve proje çalışmalarından yararlanılarak geliştirilmiş ve uzman görüşleri doğrultusunda geliştirilen anketin araştırmada kullanılmasına karar verilmiştir. Öğrenci görüşlerine yer verilen anket formunda nicel ve nitel analiz adımları uygulanmıştır. Ankette yer alan nicel veriler SPSS 17.0 paket programı ile bilgisayar ortamına aktarılarak analiz edilmiştir. Araştırmanın nicel ve nitel verilerinin analizinden, müzik öğretiminde akıllı tahta kullanımıyla öğrencilerin dersi daha iyi anladıkları, derse olan ilgilerinin arttığı, işitsel ve görsel öğelerle dersin zenginleştiği, çoklu duyulara hitap ettiği, dersin daha eğlenceli ve kalıcı hale geldiği, öğrencilerin müzikal bütün etkinliklerin, nota öğrenimindeki soyut kavramların daha hızlı somutlaştığını ve Akıllı tahtanın birçok özelliği içinde barındıran kendine has özelliğiyle gerek öğrencilerin ve öğretmenlerin motivasyonunu arttırmada, gerekse öğrenmelerin kalıcılığını sağlamada başarılı olduğu sonucuna varılmıştır ayrıca zamandan tasarruf sağlandığı, derslerin daha planlı ve düzenli işlendiği, temiz bir sınıf ortamının oluştuğu tespit edilmiştir

AdanaAkıllı tahtaEğitim teknolojisi+7
Oğuzhan İşler
İnönü University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Mesleki müzik eğitimi alan lisans öğrencilerinin öğretmenlik mesleğine yönelik kaygı düzeyleri

Bu araştırma, mesleki müzik eğitimi alan lisans öğrencilerinin öğretmenlik mesleğine yönelik kaygı düzeylerinin incelenmesi amacıyla hazırlanmıştır. Tarama modeli kullanılan bu çalışma, 2018/2019 eğitim öğretim yılında İnönü Üniversitesinde mesleki müzik eğitimi alan lisans öğrencileri ile gerçekleştirilmiştir. Çalışmada verilerin toplanması amacıyla "Öğretmenlik Mesleğine Yönelik Kaygı Ölçeği" ve kişisel bilgi formu kullanılmıştır. Bu formlarda kişisel bilgilere yönelik 11, mesleki kaygı düzeylerini ölçmeye yönelik ise 45 olmak üzere toplam 56 soru yer almaktadır. Elde edilen verilerin analizi için SPSS 25 istatistik paket programı kullanılmış olup, varsayımların kontrol edilmesinden sonra, bağımsız örneklemler için T Testi, Kruskal Wallis Analizi, Varyans Analizi (ANOVA) gibi analizler kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre; mesleki müzik eğitimi alan lisans öğrencilerinin cinsiyet, doğum yeri, kardeş sayısı, anne-baba eğitim düzeyi, anne-baba meslek türü, ana çalgı, mezun olunan lise türü ve aylık gelir değişkenleri ile mesleki kaygı düzeyleri arasında bir farklılık bulunmadığı görülmüştür. Yaş değişkeni kategorilerine göre mesleki kaygı düzeyleri incelendiğinde 21-23 yaş aralığındaki öğrenciler ile 27 ve üzeri yaş grubundaki öğrencilerin ortalama puanları arasında anlamlı bir farklılık olduğu görülmüştür. Öğrenim görülen fakülte değişkenine göre mesleki kaygı düzeyleri incelendiğinde ise Konservatuvar ile Güzel Sanatlar Fakültesi arasında anlamlı bir farklılık olduğu tespit edilmiştir. Bu farklılığın, Güzel Sanatlar Fakültesinde öğrenim gören öğrencilerin lehine olduğu, yani bu öğrencilerin mesleğe yönelik daha az kaygı duydukları görülmüştür. Konservatuar öğrencilerinin ise diğer fakültelere kıyasla daha fazla kaygılı oldukları görülmektedir. Anahtar Kelimeler: Müzik, Müzik Eğitimi, Kaygı, Mesleki Kaygı

Aday öğretmenlerKaygıKaygı düzeyi+5
Yusuf Fidan
İnönü University · Institute of Educational Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Erzurum erkek halk danslarının ezgisel, ritimsel ve hareketsel bütünlük içerisinde uygulanabilmesine yönelik araştırma örneği

Zengin ve köklü kültürümüzün en önemli öğelerinden birisi de Türk Halk Oyunlarıdır. Türkiye sahip olduğu halk oyunu repertuarı ile dünya kültürleri içerisinde önemli bir zenginliğe sahiptir. Bu zengin yapı içerisinde Erzurum Erkek Barları, kendine has ezgi, ritim ve hareket öğeleri ile Türk Halk Oyunları içerisinde özel bir yere, değere ve öneme sahiptir. Bu araştırmanın amacı; Türk Halk Oyunları içerisinde yer alan Erzurum Erkek Barlarına ait ezgilerin, ritimlerin ve hareketlerin bir bütünlük içerisinde incelenerek, kültürümüze ait olan bu öğeleri kayıt altına almaktır. Bu araştırmada, karma yöntem araştırma tasarımlarından keşfedici sıralı desen kullanılmıştır. Araştırmanın nitel boyutunda doküman incelemesi yöntemi, nicel boyutunda ise tek gruplu ön test son test deneysel desen kullanılmıştır. Araştırmada, 18 adet Erzurum Erkek Bar'ı tespit edilmiştir. Bu barların hareket tasnifleri, anatomiden faydalanılarak yapılmıştır. Hareketlere eşlik eden ritim kalıpları yöresel çalım teknikleri dikkate alınarak notaya alınmıştır. Erzurum Erkek Barlarına ait ezgi, ritim ve hareket öğelerinin birlikte gösterilmesinin sağlaması için bir bütünlük dâhilinde partisyon oluşturulmuştur. Yapılan deneysel işlem sonrasında ön test ve son test puanları arasındaki farkın istatistiksel açıdan son test lehine olduğu, Erzurum Erkek Barlarına yönelik hazırlanan ezgi, ritim ve hareket akışı notasyonunun uygulanabilir olduğu sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Müzik Eğitimi, Türk Halk Oyunları, Erzurum Erkek Barları, Ritim

Bar halk oyunlarıErzurumEzgi+6
Lütfi Dursun
Atatürk University · Institute of Educational Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de çağdaş eğitim kurumları müfredatında görsel temelli dersler (1773-1882)

Bu araştırmada orduyu daha iyi bir seviyeye getirmek için kurulan askeri okullar ve halkın eğitilmesi için açılan sivil okulların müfredatında görsel derslerin varlığı incelenmiştir. Yeni metotların denendiği bu okullarda eğitim nasıldı? Hangi dersler vardı? Bu dersler içerisinde görsel dersler için ne gibi düzenlemeler yapılmıştır? Bu ve bunun gibi sorulara cevap aranan bu araştırmada elde edilen bulguların Osmanlı Devleti'nin çağdaş eğitim kurumlarında görsel dersleri işleyiş yapısına ışık tutması hedeflenmiştir. Osmanlı İmparatorluğu yeniçağ başlarında yönetimi, ordusu ve sosyal kurumları ile Avrupa'ya örnek bir devletti. Fakat XVI. yy. Avrupa'daki reform hareketleri ve coğrafi keşiflerle bu durum değişmeye başlamıştır. Toprak bütünlüğünün de sarsılmaya başladığı XVII. yüzyılda artık Osmanlı her alanda köklü değişikliklerin yapılması gerektiğini kabullenmiş durumdadır. Bu değişikliklerin ilk ve acil olanı askeri alanda yapılması gereken değişimlerdir. Zira Osmanlı devlet düzeninde herşey ordunun ihtiyaç ve düzenine göre organize ediliyordu. Orduyu düzeltmek demek kaybedilen toprakların kazanılması demekti. Osmanlı Devletinin Batı'daki değişimleri yakından takip etmek ve aynı hızı yakalamak istediği düşünülürse Batı'dan ilk alacağı kurumların askeri okullar olacağı tartışılmaz bir gerçekliktir. Askeri alandaki yenilikler için ilk temel şart eğitimin yeniden düzenlenmesidir. Zira askeri yenilgilerin büyük çoğunluğunun eğitimdeki eksikliklerden kaynaklı olduğu yadsınamayacak derecede belirgindir. Fakat eğitim sistemide çağın ihtiyaçlarına cevap vermekte zorlanmaya başlamıştı. Eğitim kurumları diğer sosyal kurumlar gibi toplumun ihtiyaçlarına cevap verdikleri sürece yaşamışlardır. Bu fonksiyonları yerine getiremedikleri zamanda ya değişikliklere uğramış ya da yerlerine yeni kurumlar açılmıştır. Osmanlı İmparatorluğunun kuruluş yıllarındaki eğitim kurumları bir müddet için toplumun ihtiyaçlarını karşılamış, fakat XVI. yüzyıldan itibaren değişen dünya şartlarına ayak uyduramamış, hatta kuruluş yıllarındaki teşkilat ve programları bozulduğu için toplumun ilerlemesine de engel olmaya başlamışlardır. Bu durum karşısında medrese sistemine dayanan bu eski eğitim teşkilatının yanında yeni modern eğitim kurumlarının açılması bir zorunluluk haline gelmiştir. Bu sebeptendir ki XVIII. yüzyıl Osmanlı Devleti'nde birçok alanda olduğu gibi eğitim alanında da ilk ve köklü yeniliklerin yapıldığı bir yüzyıl olmuştur. XVIII. yüzyıl başlangıcından itibaren açılan çağdaş eğitim kurumlarının başında askeri okullardan Mühendishâne-i Bahrî-i Hümâyun, Mühendishâne-i Berrî-i Hümâyun, Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane, Mekteb-i Harbiye'yi, sivil eğitim alanında yapılan reformların bir başlangıcı olarakta Mekteb-i Mülkiye okullarını sayabiliriz. Bu okullarda uygulanan yeni programlar, metotlar, ders araçları, öğretmen ve öğrenciler Osmanlı Devleti'nin eğitim alanında ki reformlarının bir başlangıç noktasıdır. Askeri okullardaki farklı eğitim sistemi beraberinde birçok yenilik getirmiştir. Batı tarzı resimin Türk toplumunun içine girmesinde de askeri okulların büyük etkisi vardır. Çalışma Osmanlı Devleti'nde ilk Askeri Deniz Okulu olan Mühendishâne-i Bahrî-i Hümâyun ile başlayıp sivil eğitim alanında reform hareketlerinin öncüsü olarak kabul edilen Mekteb-i Mülkiye Okulu ve bu iki kurum arasında açılan okullar ile sınırlandırılmıştır.

Ders programlarıEğitim araçlarıEğitim kurumları+6
Kübra Erbay
Atatürk University · Institute of Educational Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Özengen müzik eğitimi veren kurumlarda öğrenim gören öğrencilerin karşılaştığı problemlerin incelenmesi

Bu araştırmada, özengen müzik eğitimi kurumlarında öğrenim gören öğrencilerin karşılaştıkları problemlerin öğrenci ve veli gözüyle tespit edilmesi, bu bağlamda yaşanan problemlerin çözümüne yönelik öneriler getirilmesi amaçlanmıştır. Nitel araştırma paradigmasına uygun bir biçimde tasarlanan araştırmada görüşme yöntemi kullanılmış olup araştırmanın çalışma grubunu Tokat ilinin Turhal ilçesinde faaliyet gösteren bir özengen müzik eğitimi kurumu oluşturmuştur. Adı geçen kurumda müzik eğitimi alan 10 öğrenci ve 10 veli ile yüz yüze görüşme yapılmıştır. Öğrenci ve velilerin görüşleri yarı yapılandırılmış görüşme formu ile toplanmıştır. Veriler betimsel analiz tekniğiyle çözümlenmiştir. Özengen müzik eğitimi alan öğrencilerin öğretmen ve öğrenim-öğretim programı merkezli, araç gereç ve fiziki donanım merkezli problemler yaşadıkları sonucuna varılmıştır. Araştırmada ulaşılan sonuçlar doğrultusunda özengen müzik eğitimi kurumlarında çalgı eğitimi veren eğitimcilerin kendilerini geliştirmeleri, eğitim ve öğretimin planlı ve programlı olarak sürdürülmesi, öğrenci seviyelerine uygun bir öğretim programının uygulanmasının yanı sıra ilgililerce eğitim-öğretim faaliyetlerine hazır uygun bir fiziki ortamın sağlanması çabalarına özen gösterilmesi gerektiği gibi önerilerde bulunulmuştur.

Efekan Şirin
Ondokuz Mayıs University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Disiplinler arası çerçevede Dünya'da ve Türkiye'de müzik teknolojisi eğitimi

Bu araştırma, Dünya'da ve Türkiye'de müzik teknolojisi eğitiminin nasıl şekillendiğini ortaya çıkarmak amacı ile yapılmıştır. Bu doğrultuda, müzik teknolojisi eğitim programları disiplinler arası bağlamda incelenmiştir. Araştırmaya lisans düzeyinde müzik teknolojisi eğitimi veren dört adet üniversite katılmıştır. Yurtdışından Georgia State University ve Tennessee State University, Türkiye'den ise Yıldız Teknik Üniversitesi ve İnönü Üniversitesi örneklem olarak seçilmiştir. Araştırmanın sonuçlarına göre; müzik teknolojisi eğitim programlarının temel müzik, müzik teknolojisi ve çeşitli sosyal – kültürel içerikli derslerin bir araya getirilmesi ile hazırlandığı ve müzik teknolojisi alanına yönelik alan derslerinin fizik, elektronik ve bilgisayar bilimleri gibi alanlara ait dersler ile desteklenerek disiplinler arası bir bakış açısı ile şekillendirildiği görülmüştür.

Osman Halil İmik
İnönü University · Institute of Educational Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Refik Fersan'ın 10 saz eserinin incelemesi

Bu tez çalışmasında Refik Fersan'ın, Hicaz, Rast, Kürdi, Hisar» Eviç peşrevleri, Acem Asiran, Nikriz, Sultani Yegah Kürdi saz semaileri ve Nikriz Sirtosu incelenmiştir. Analizler Doç. Mutlu Torun'un, "analiz" ders notları esas alınarak yapılmıştır. İncelenen eserler, saz eseri olduğu için, analizde güfte incelemesi yoktur. Yapılan analizlerde bestekârın batı müziğini de çok iyi bildiği anlaşılmaktadır. Batı Müziğinin birçok figürünü Türk Müziği makamları içinde ustalıkla kullanmıştır. Eserler, ilk önce" ilk bilgiler" kısmında ele alınmış, bu kısımda, notaya karşıdan ilk bakışta görülen dış hatlar incelenmiştir. Bundan sonra "eserin bütününe bakış" kısmında, eser biraz daha inceye inilerek, konular açılmaya başlanmıştır. Bu kısımda artık devreye form girmiş ve bahislerde "cümle", "cümle parçacığı" gibi terimler kullanılmaya başlamıştır. "Yakından bakış" kısmında ise Period, cümle ve cümle parçacıklarında ölçülere, hatta ölçülerde motiflere kadar inilmiştir.

Fersan, RefikTürk sanat müziği
Güvenç Saraç
Istanbul Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
1993
00
Master'sOpen AccessTR

Türk musikisinde kullanılan lenk-fahte usulü ve usulle bestelenen eserler

Lenk-Fahte usûlü 17. yüzyılda musikimizde kullanım alanı bulmuştur. On zamanlı usûllerimizden bestede (özellikle Nakış formunda) kullanı lan tek usuldür. Bu usûlü ilk tatbik eden Zekâi Dede olmadığı halde kullanım ve işleyiş özelliği bakımından bu usûlün ustası kabul edilir. Genellikle 4'lü mertebede ölçülmüş, 8'lik mertebede ise bu başarı elde edilememiştir. Zamanın müzikologlarından alaa Dc.Subhi Ezgi, Rauf Yekta Bey, Ahmet Ir- soy vs. gibi bestekârlar yaşadıkları dönemde bu usûle gereken önemi göstermişlerdir. Bu usûl hakkında belirtebileceğimiz önemli bir konu ise vezin konusu dur. "ÎRistefılâtün, Itüstefilün ve Mefûlü" vezinleri sıkça kullanıldığı halde bu vezinlerin dışına da çıkıldığı görülmüştür. Günümüz bestekârlarından Sadettin Kajgjak ve Zeki Arif Ataergin'de bu usûlde eserler meydana getirmişlerdir. İV

Lenkfahte usulüMüzikTürk müziği+2
Recep Çevir
Istanbul Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
1992
10