Bursa Technical University
Enstitü

Fen Bilimleri Enstitüsü

Bursa Technical University

214

Arşivlenen Tez

0

DOI Atanmış

0%

DOI Oranı

Arşivlenen Tez

10 Tez
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İşaretçisiz tabanlı takip sistemlerinin eğitim alanındaki artırılmış gerçeklik uygulamalarında performas analizi

Teknoloji geçmişten günümüze kadar olan süreçte sürekli olarak gelişmiş ve gelişimi boyunca beraberinde hep yenilikler getirmiştir. Bu yeniliklerin başında bilgisayarlar, mobil cihazlar ve son zamanlarda adından sıkça söz ettiren Artırılmış Gerçeklik kavramı gelmektedir. Bilgisayar ortamında oluşturulan ses, resim video gibi 2B veya 3B sanal örüntüleri gerçek dünya üzerine ekleyerek ortamın görsel olarak zenginleştirilmesini sağlayan Artırılmış Gerçeklik teknolojisinin gerçek dünyadan koparmadan sunmuş olduğu sanal görüntü desteği bu teknolojinin başta eğitim olmak üzere birçok alanda kullanılmasını sağlamıştır. Ayrıca bilgisayar ve mobil aygıtların günümüzde tercih edilirliğinin fazla olması Artırılmış Gerçeklik teknolojisinin bu platformlara hızlı bir şekilde entegre edilmesine neden olmuştur. Bu tez çalışmasında işaretçi yerine doğal özellikleri referans alan, yüksek hesaplama gücü ve bellek kapasitesi gerektiren işaretçisiz tabanlı model referans alınmış olup bu doğrultuda kullanılan algoritmaların performans değerlendirilmesinin yapılması, daha sonrasında uygun algoritmanın android platforma entegre edilmesi amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda tez çalışmasında Artırılmış Gerçeklik teknolojisinin literatürdeki yeri, geçmişten bugüne nasıl geliştiği, türleri ve eğitim alanındaki yeri ele alınmış olup bu teknolojinin kullanıldığı çalışmalar incelenmiştir. İncelenen çalışmalarda klasik öğretme teknikleri yerine bu teknolojinin kullanıldığı öğretme tekniklerinin öğrenciler tarafından daha ilgi çekici ve eğlenceli olarak karşılandığı söylenmiştir. Ancak incelenen uygulama örneklerinin çoğunluğunun sisteme daha önceden tanıtılan bir işaretçi üzerine kurulu olan işaretçi tabanlı modelle geliştirildiği görülmüştür. İşaretçi tabanlı geliştirilen uygulamaların ortam bağımsızlığı sağlayamaması nedeniyle bu tez kapsamında sisteme daha önceden bir işaretçi tanıtmak yerine köşe, kenar veya şekiller gibi doğal özellikleri referans alma mantığı üzerine kurulu olan ortam bağımsızlığı sağlayan işaretçisiz tabanlı model ele alınmıştır. Yapılan çalışma da işaretçisiz tabanlı modelle Artırılmış Gerçeklik ortamı oluşturmak için gerekli olan teknolojiler incelenmiş bu doğrultuda nesne algılama, tanıma ve takip işlemleri için kullanılması gereken yüksek hesaplama gücü ve yüksek bellek kapasitesi gerektiren ORB, SIFT ve SURF algoritmalarının detaylı bir şekilde açıklaması yapılmış olup masaüstü için Netbeans platformunda, mobil cihazlar için Android Studio platformunda performans durumları analiz edilmiştir. Analiz aşaması için bir örnek video üzerinde değişiklik yapılmadan, renk değişikliği ve ölçeklendirme yapılarak üç farklı durum için özellik algılama, çıkarma, eşleştirme, takip ve çalışama süreleri test edilmiştir. Testler sonucunda elde edilen veriler, grafikler ve tablolarla desteklenip her durum için performans analizleri kıyaslanmıştır. Çalışmanın sonucunda yapılan kıyaslamalar neticesinde SIFT ve SURF algoritmalarının ORB algoritmasına nazaran her durum için daha fazla anahtar nokta ve özellik vektörü elde ettikleri dolayısıyla daha fazla eşleştirme yaptıkları görülmüştür. Elde edilen bu eşleştirmelere belli bir oran kullanılarak filtrelenmesiyle doğru eşleştirmeler ve RANSAC algoritması kullanılarak daha doğru olan eşleştirilmeler bulunmuş ve sanal nesnenin görüntü üzerindeki sapma miktarı her algoritma için test edilmiştir. Yapılan testler ORB algoritmasının kullanıldığı durumlarda sapma oranının daha az olduğunu göstermiştir. Diğer bir parametre olan süre açısından bakıldığında özellikle android platform için SIFT ve SURF algoritmaları ORB algoritmasına kıyasla çok daha yavaş çalışmışlardır. Bu doğrultuda uygun algoritma Artırılmış Gerçeklik ortamı için android platformların işlemci güçleri ve bellek kapasitelerine dikkat edilerek eğitim alanı için 2B geometrik şeklin 3B olarak tanıtılmasını sağlamak amacıyla OpenCV ve OpenGL kütüphanelerinin kullanımıyla geliştirilen basit bir uygulamaya entegre edilmiştir.

Ceren Akman
Bursa Technical University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ticari olarak üretilip satılan kauçukların karakterizasyon parametrelerin belirlenmesi

Ham kauçuk olarak elde edilen malzeme tropik bölgelerde yetişen süte benzer yapısı ile 'Lateks' olarak adlandırılan bitki veya ağaç öz suyundan elde edilmektedir. Bu malzeme doğal halde veya petrol ve alkolün bileşimlerinden elde edilir. Kauçuk terimi, Hevea Brasiliensis ağacından elde edilen malzemeyi adlandırmaktadır. Doğal kauçuk kendine özgü esneme, elastiklik, aşınma, darbe dayanımı, etkili ısı dağıtımı, iyi işlenebilirlik, düşük sıcaklıklarda yumuşaklık gibi üstün özellikler sayesinde birçok sentetik alternatifi olmasına rağmen bu üstün özelliklerin gerekli olduğu alanlarda uygulama bulmakta ve kauçuk sektöründeki önemini korumaktadır. Polimerik ve elastomerik malzemeler olarak bilinen ve bu yapıların yanında, günümüzde birçok endüstri bölgelerinde uygulama alanına sahip olan kauçuk malzemelerin mekanik fonksiyonel bileşimler alanında ve buna bağlı bir çok kauçuk üretim sistemlerinde geniş bir kullanım alanlarında sahip olunmuştur. Kauçuk malzemeler karmaşık mekanik ve reolojik davranışlar gösterirler. Yük altında meydana gelen küçük gerilme veya zorlanma değerleri ile beraber kırılmadan önce çok büyük deformasyonlar meydana gelir. İlaveten, gerilim ve zorlanma değerleri arasındaki kuvvetli doğrusal olmayan bir ilişki vardır. Buna ek olarak viskoz davranışlı malzemeler elastomerlerin tipik bir karakteristiğidir. Visko elastik modeller malzemenin statik olarak yapıya uygulanırlar. Kauçuk malzemeler; Endüstri uygulamalarında başta otomotiv olmak üzere, ayakkabı, giyim ve bir çok benzer sektörlerde geniş çapta kullanılmaktadır. Örnek olarak: Boru, hortum, taşıma bantları ve kayışlar vb. gibi kauçuk malzemeler daha çok tercih edilmektedir. Ayrca ağır sanayi fabrikalarda, araçlar, donanımlar, hareketli makineler, uçaklar, oyuncaklar bir çok mobilya malzemelerinde yoğun bir şekilde kalanılmaktadır. Kauçuk sektörü hızla ilerleyen bir sektör olduğu için teknolojiyi izlemek amaçlı sürekli yatırım yapılmasını gerektirmektedir. Türkiye'de en büyük sorun ise, hammadde alımında dışa bağımlı olunmasıdır. Ticari olarak alınan ve satılan kauçuk malzemelerin cinsi ve kompozisyonun tanımlanmasında sektörler büyük zorluk yaşamaktadır. Özellikle alım satım işlemlerinde teknik şartnamalerde yer alan kauçuk cinsi parametresinin analizinde büyük sorunlar oluşmaktadır. Bunun başlıca 2-sebebi vardır; bunlardan birincisi kauçuğun thermoset yapıda olması nedeliyle çözücülerde çözünmemesi, diğeri ise yüksek miktarda karbon siyahı içermesinden dolayı FTIR gibi tekniklerle analizinin zor olmasıdır. Her ne kadar polimer malzemelerin karekterizasyonunda kullanılan başlıca analiz cihazları FT-IR, NMR, SEM, DSC (diferansiyel taramalı kalorimetre), TGA ( Termogravimetrik Analiz Cihazı ) olsada, kauçuk cinsi analizinde en uygun cihazların DSC ve TGA olduğu görülmüştür. Diğer tekniklerden NMR tekniği, kauçuk ürünlerinin termoset olmasından dolayı çözünememesi nedeniyle katı NMR dışındaki analizlerin uygulamasının imkansız olmasıdır. FTIR tekniği ise kızılötesi ışınla çalışması ve karbon siyahının siyah cisim olarak ışını absorblama nedeniyle çözünürlüğü düşük spektrum oluşmasından dolayı uygulamasında sorunlar yaşanmaktadır. Termal analiz tekniklerinden olan DSC ve TGA analizlerinin ise kauçuk ürünlerin cinsinin belirlenmesinde en etkin teknikler olduğu görülmüştür. Bu tez kapsamında termal tekniklerin yanında elementel bazda analiz yapan XRF ve AAS gibi tekniklerinde uygulanması ile cins tayinindeki analiz sonuçlarının kesinliğini artabilir. Tez çalışması kapsamında kullanılan kauçuklar nihayi bitmiş ürün olan malzmeler olmadığından karbon siyahı içermemektedir. Bu nedenle FTIR spectrum analizleri yapılmıştır. Kauçuk hamuru cinsinin tayininde termal analizler yanında FTIR tekniğininde kullanılmasının analiz sonuçlarındaki kesinliği artırdığı görülmüştür.

Diferensiyel termal analizDoğal kauçukKauçuk
Saffet Ayık
Bursa Technical University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Eriyikten katkılı antibakteriyel polyester filament ipliklerin karakterizasyonu

Bu çalışmada, gümüş katkılı antibakteriyel tozların iplik çekimi sırasında polyester filament ipliğe katılabilmesi için gerekli masterbatch çalışmaları yapılmıştır. Hazırlanan masterbatchlerin üretim prosesinde polyester eriyiğine katılarak değişik tür, kesit, ve özellikte polyester iplikler üretilmiştir. Çalışmalarda geliştirilmiş olan antibakteriyel katkılı masterbatchlerin ve ipliklerin karakterizasyon testleri yapılarak katkı malzemesinin polimere ve iplik yapısına kimyasal ve fiziksel etkileri araştırılmıştır. Masterbatch ve ipliklerin karakterizasyon testlerinde SEM, EDX, XRD, NANOSİZER, DSC, TGA cihazlarıyla çalışılmış; bunun yanında viskozite, kül, COOH, mukavemet, uzama, kaynama çekmesi gibi birçok test de farklı metodlarla gerçekleştirilmiştir. Antibakteriyel testler ASTM E 2149-10 standartına göre uygulanmıştır

TekstilTekstil malzemeleri
Onur Çelen
Bursa Technical University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2013
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Tekstil malzemeleri ile kapalı alan hava kalitesinin arttırılması

İç hava kalitesi, insan sağlığı ve konforunu etkileyen önemli bir parametredir ve modern insan yaşamının yaklaşık % 90'ını kapalı ortamlarda geçirmektedir. Kapalı ortam havasında, azot oksitler, kükürt oksitler, karbon oksitler ve uçucu organik bileşikler başta olmak üzere pek çok kirletici gaz bulunmaktadır. Kirletici gazların yol açtığı baş ağrısı, boğazda iltihaplanma, kas ağrıları, cilt kuruluğu gibi etkiler, yaşam kalitesini düşürdüğü gibi, çalışan verimini de olumsuz etkilemektedir. Bu tez çalışmasında, tekstil malzemelerinin iç hava kalitesine olan etkileri incelenmiştir. Farklı liflere yönelik literatür çalışmasının yanı sıra, işlem görmüş yün liflerinin Dünya Sağlık Örgütü (WHO)'nün "İç hava kalitesi kılavuzu: seçilmiş kirleticiler" listesinde yer alan gaz formunda trikloretileni adsorplama davranışı da deneysel olarak incelenmiştir. Deneysel çalışma sonuçlarına göre, yün liflerinin gaz formundaki trikloretileni adsorplayabildiği/absorplayabildiği görülmüştür. Anahtar kelimeler: İç hava kalitesi, sorpsiyon, tekstil, trikloretilen, yün lifi

Duygu Gazioğlu
Bursa Technical University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2014
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Taşıtlarda önden çarpışma performansını etkileyen enerji yutucuların optimum tasarımı

Trafik kavramı var olduğundan bu yana kara yollarında trafik kazaları meydana gelmekte, alınan tüm önlemlere rağmen trafik kazalarında büyük oranda can ve mal kayıpları yaşanmaktadır. Ölümle sonuçlanan trafik kazalarında meydana gelen artış otomotiv sektörünün yeni arayışlar içine girmesine sebep olmuş, daha güvenli araçların tasarım ve üretimini bir seçenek olmaktan çıkararak zorunlu hale getirmiştir. Türkiye İstatistik Kurumu ve Emniyet Genel Müdürlüğünce hazırlanan trafik kaza istatistikleri raporuna [8] göre ülkemizde 2011 yılında meydana gelen toplam 1.195.172 adet trafik kazasının 131.845 adedi ölüm ve yaralanmalı kaza olup bu kazalarda toplam 3835 ölüm ve 238.074 adet yaralanma meydana gelmiştir. Anılan raporda belirtilen kazaların meydana getirdiği maddi hasarlar ve insan kayıplarının oldukça yüksek olması daha güvenli taşıtlar tasarlamanın önemini göstermektedir. Trafikte en çok karşılaşılan taşıt kaza türlerinden biri önden çarpışmalı kazalardır. Bu tez çalışması kapsamında, önden çarpışmalı kaza durumu için pasif güvenlik sistemlerinden biri olan enerji yutucuların çarpışma performansları incelenmiştir. Bu amaçla, farklı karakteristik özelliklerde enerji yutucular tasarlanmış ve hem nümerik hem de deneysel olarak test edilmiştir. Tasarım ve test çalışmaları kapsamında, başlangıç modeli olarak ele alınan enerji yutucuya göre daha fazla enerji emebilen, reaksiyon kuvvetlerinin ve maliyetlerin azaltıldığı yeni bir enerji yutucu modelinin ortaya konulması hedeflenmiştir. Enerji yutucuların geometrileri ve et kalınlıklarında değişiklikler yapılarak alternatif enerji yutucu modelleri oluşturulmuştur. Çarpışma analizlerinde enerji yutucular taşıttan bağımsız olarak rijit bir duvar ile çarpıştırılmış ve performansı en iyi olan enerji yutucu modeli belirlenmiştir. Anahtar kelimeler: Çarpışma analizi, Enerji yutucu, Optimum tasarım

Emre Demirci
Bursa Technical University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2014
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

X veya γ ışını soğuran camların etkin atom ve elektron numaralarının hesaplanması

Bu çalışmada farklı oranlarda PbO, BaO, Bi2O3, SiO2, B2O3 içeren camların 1 keV- 1 GeV enerji aralığındaki kütle azaltma katsayıları, etkin atom ve elektron numaraları teorik olarak hesaplanmıştır. Camın bileşimindeki SiO2 ve B2O3 ağ yapıcı olarak; PbO, BaO ve Bi2O3 ise foton radyasyonunu soğuran oksitler olarak düşünülmüştür. WixCom bilgisayar programıyla hesaplanan kütle azaltma katsayılarına göre atomik ve elektronik tesir kesitleri, etkin atom ve elektron numaraları hesaplanmıştır. İlk bölümde 1 keV-1 GeV enerji aralığındaki silisyum ve bor camlarının sonuçlarının birkaçı grafik şeklinde sunulmuştur. Cam içeriğindeki ağır metal oksit oranın artmasıyla kütle azaltma katsayısının ve etkin atom numarasının arttığı, etkin elektron numarasının enerji aralığına bağlı olarak değişiklik gösterdiği görülmüştür. Aynı oranda PbO ve Bi2O3 içeren camların hemen hemen aynı sonuçları verdiği, BaO içeren camların genellikle çok daha az radyasyon soğurganlığına sahip olduğu sonucuna varılmıştır. İkinci bölümde bu camların 662 keV'taki teorik sonuçları ile literatürden alınan deneysel kütle azaltma katsayısı verilerine göre elde edilen sonuçlar tablo şeklinde karşılaştırılmıştır. Ayrıca, tablodaki veriler Direct-Zeff programından elde edilen sonuçlarla karşılaştırılmış ve uyumlu olduğu görülmüştür. Bu tablodaki deneysel ve teorik kütle azaltma katsayılarının, etkin atom ve elektron numaralarının; ağır metal oksit oranına bağlı olarak lineerlik gösterip göstermediği grafikler üzerinde incelenmiştir. Etkin atom numaraları teorik ve deneysel olarak lineer sonuçlar vermekte iken, kütle azaltma katsayılarının ve etkin elektron numaralarının sadece teorik verilerinin lineer sonuçlar verdiği gözlemlenmiştir. Deneysel verilerin doğrusal olmama sebebinin camın amorf yapısından kaynakladığı düşünülmektedir. Son bölümde ise birkaç cam üretim firmasının verileri kullanılarak çeşitli camların 1 keV-1 GeV enerji aralığındaki kütle azaltma katsayıları, etkin atom ve elektron numaraları hesaplanarak grafik şeklinde gösterilmiştir.

Şerif Ermiş
Bursa Technical University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2014
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

Production of quaternary ammonium compounds added antimicrobial polyurethane foams

With the growing awareness of pathogenic microorganisms, there is an increasing need for antimicrobial materials. Flexible polyurethane foams (FPUs) used in various application areas such as mattresses, beds, pillows, filter elements, kitchen cleaners, body sponges, and etc. are good reservoirs for microorganisms and often required to have an antimicrobial property. In this regards, to impart antimicrobial functionality to polyurethane foams, a quaternary ammonium polymer (QAP) having a polyol main chain was incorporated into a foam structure by covalent bonds which is dramatically important to prevent migration of agents from the porous structure. QAP was added to a commercial formulation in various amounts between 1 to 5 wt%. The structures of the produced foams and their QAP content was characterized by FTIR and EDXRF analyses. A linear polymer of QAP was also synthesized to support our investigations. The morphological changes such as the cell size and the cell structure of the produced foams were observed with SEM. TGA and DMA analyse were applied to examine the thermal properties of the produced foams. 1 wt% QAP added foams showed structural and thermomechanical properties very similar to the unmodified foams. In addition, while the unmodified foam did not show any antimicrobial activity, the QAP-added foams provided significant inactivations against Staphylococcus aureus, yeast and mould at concentrations of about 102 and 103 colony-forming unit (CFU) within 5h of contact time. Antimicrobial test results showed that addition of minute amount of QAP can significantly improve the biocidal performance of the produced foams without deteriorating the commercial formulation.

Fatma Özkan
Bursa Technical University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2014
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

Quadrotorun kayan kipli kontrol (KKK) ile hareket kontrolü

In this thesis, we investigate sliding-mode controller which is used in nonlinear systems. Thesis resorts on application of the derived control for quadrotor, a class of underactuated systems. Quadrotors are becoming more important for various applications and fields such as environment, observation, search and rescue, transportation. Also they are used in dirty, dangerous and hard to reach places. The motion control of quadrotor will be realized in digital media with simulation of quadrotor model in terms of tracking capability given a target trajectory.

Mehmet Yılmaz
Bursa Technical University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2015
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yeni nesil otokorkuluk sistemlerinin çarpışma analizleri ve sezgisel optimizasyon yöntemleri kullanılarak geliştirilmesi

Otokorkuluk sistemleri, trafikte seyreden farklı tiplerdeki araçları olası bir kaza anında karayolu içerisinde tutup, meydana gelecek yaralanma risklerini azaltmak için özel olarak tasarlanan güvenlik sistemlerindendir. Bu sistemlerin çarpışma performanslarının belirlendiği testler ve simülasyonlar EN 1317 Avrupa Yolkenarı Emniyet Sistemleri standartlarına uygun olarak gerçekleştirilmek durumundadır. Bu çalışmada H1 koruma sınıfına sahip bir otokorkuluk sisteminin bilgisayar ortamında çarpışma testleri simüle edilmiş ve çarpışma performansını arttırmaya yönelik tasarımlar gerçekleştirilerek sonuçlar incelenmiştir. Tasarımda farklı kesitlere sahip çelik dikme profil, çelik ray, bağlantı plakası ve cıvatalar kullanılmıştır. Analizler için farklı tasarım değişkenleriyle tasarlanmış 25 farklı kesite sahip dikme profili oluşturulmuş, dikme aralıkları 2.00 m alınmış ve otokorkuluk sistemleri buna göre tasarlanmıştır. Üç boyutlu katı modeller CATIA ile tasarlanmış, sonlu eleman modelleri HYPERMESH ile oluşturulmuş, EN 1317 standardında belirtilen çarpışma testlerinden TB11 ve TB42'ye göre çarpışma simülasyonları RADIOSS ile gerçekleştirilmiştir. Oluşturulan 25 farklı tasarım; ağırlık, otokorkuluk çalışma genişliği ve çarpma şiddetine (ASI) göre değerlendirilmiştir. 25 tasarımdan 2 modelde otokorkuluk sisteminin aracı yolda tutmada başarısız olduğu gözlenmiş, bu modeller hariç tutularak mevcut 23 tasarım üzerinden sezgisel optimizasyon metotlarından yerçekimsel arama algoritmasıyla en uygun tasarım elde edilmeye çalışılmıştır. Optimizasyon sonucunda çarpışma şiddeti derecesi (ASI) ve ağırlık minimum olacak şekilde bir optimum tasarım elde edilmiştir.

Enes Kurtuluş
Bursa Technical University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2015
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

Computational analysis of Rsa based attacks

The RSA Algorithm has an indisputable importance in cryptology. RSA's security depends on the difficulty of factoring big composite number. This number is the multiplication of two or more prime numbers and its factorization is nearly infeasible. Since the existing RSA Algorithm needs long key sizes, requires big memory spaces and also has the deficiency depending on a feasible but long factorization principle, it seems necessary to make some changes or taking some necessary precautions during the implementation of RSA in order to provide maximum security level. In this thesis, RSA algorithm will be examined and evaluated in detail. Moreover, some security precautions, that support RSA against some applied cryptanalysis methods, will be indicated.

Rivest-Shamir-AdlemanFactorization
Mustafa Kocakulak
Bursa Technical University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2015
00