Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty
Institute

Institute of Educational Sciences

Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty

294

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Archived Theses

10 Theses
Master'sOpen AccessTR

Genç binicilerin sağlıklı yaşam biçimi davranışlarının antropometrik ölçümler ve kardiyopulmoner parametrelerle ilişkisinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, genç binicilerin sağlıklı yaşam biçimi davranışları ile antropometrik ölçüm ve kardiyopulmoner parametre sonuçları arasındaki ilişkisinin incelenmesidir. Araştırma, 30.07.2019 – 02.01.2020 tarihleri arasında Bursa Uludağ Üniversitesi Mennan Pasinli Atçılık Meslek Yüksekokulu Atçılık ve Antrenörlüğü Programına kayıtlı binicilik sporuyla aktif uğraşan ve araştırmaya katılmayı kabul eden 18-30 yaş grubu 60 genç binici ile yürütülmüştür. Araştırma verilerinin toplanmasında; "Birey Tanıtım Formu" ve "Sağlıklı Yaşam Biçimi Davranışları Ölçeği (SYBDÖ) II kullanılmıştır. Soru formlarını yanıtlayan her binicinin antropometrik ölçümleri ve kardiyopulmoner parametre ölçümleri alınarak kaydedilmiştir. Verilerin değerlendirilmesi, IBM Statistical Package For Social Sciences (SPSS) 22.0 istatistik paket programı kullanılarak yapılmıştır. Verilerin analizinde; Mann-Whitney U testi, Kruskal- Wallis varyans analizi ve Spearman korelasyon analizi kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre; katılımcıların SYBDÖ II toplam puan ortalaması 144,90±24,07 olup, cinsiyet, baba çalışma durumu ve kronik hastalık varlığı değişkenlerinin bireylerin sağlıklı yaşam biçimi davranışlarını etkilediği saptanmıştır. Genç binicilerin fiziksel aktivite ve beslenme alt boyut puan ortalaması ile kalça çevreleri arasında pozitif yönde bir ilişki bulunurken (p<0,05), SYBDÖ II toplam puan ortalaması ve alt boyutları puan ortalaması ile kardiyopulmoner fonksiyonları parametre sonuçları arasında hiçbir anlamlı ilişki bulunamamıştır (p>0,05). Ayrıca; binicilerin solunum sayısı ve sistolik kan basıncı parametreleri ile bazı antropometrik ölçüm sonuçları arasında bir pozitif yönde bir ilişki olduğu belirlenmiştir (p<0,05). Sonuç olarak; genç binicilerin sağlıklı yaşam biçimi davranışları toplam puan ortalamasının orta düzeyinin üstünde olduğu, ölçek toplam puan ortalaması ile antropometrik ölçüm sonuçları ve kardiyopulmoner parametre sonuçları arasında bir ilişki olmadığı bulunmuştur.

AkciğerAntropometriBinicilik+4
Kemal Yılmaz
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Educational Sciences
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Onuncu sınıf öğrencilerinin yaratıcı problem çözme becerisini etkileyen öğrenci ve öğretmen özellikleri

Ülkemizde zaman içerisinde bir çok kez eğitim öğretim sistemi değişmiş olmasına karşın öğrencilerin yaratıcılık becerileri henüz istenilen düzeye çıkamamıştır. Bir öğretmenin dersine girdiği öğrenciler üzerinde önemli ölçüde etkiye sahip olduğu bilinmektedir. Bu araştırmada, öğretmenlerin matematik öğrenme süreçlerine ve matematik öğretiminin özelliklerine ilişkin görüşlerinin öğrencilerin yaratıcılık becerilerini nasıl etkilediğini ortaya koymak amacıyla Ernest'in öğretmen modellerinin lise öğrencilerinin yaratıcılık becerileri üzerine etkisi incelenmiştir. Bu araştırma, öğrencilerle ilgili toplanan verilerin arasındaki ilişkinin irdelenmesi kısmı itibariyle nicel olup, öğretmenlerden toplanan verilerin içerik analizi ile yorumlanması itibariyle niteldir. Araştırma bu yapısından dolayı açıklayıcı karma desendir. Araştırmanın katılımcıları toplam 341 10.sınıf lise öğrencisi ve bu öğrencilerin bir önceki yıldan itibaren matematik derslerine giren 9 matematik öğretmenidir. Araştırma iki aşamadan oluşmaktadır. Birinci aşaması nicel verilerin sıralı lojistik regresyon analizi ile sonuçlarının ortaya konduğu nicel kısım, ikinci aşaması ise öğrenci görüşmelerinin tümevarımsal içerik analizine tabii tutulduğu ve öğretmen öğrenci eşleştirmesi yapılarak model-yaratıcılık becerisi ilişkisinin ortaya konduğu nitel kısımdır. Öğretmenlerin dersleri sekizer saat gözlenmiştir ve bu gözlemler sonucunda Ernest(1989)'in öğretmenlerin matematik öğretiminin özelliklerine ilişkin görüşleri doğrultusunda öğretmenlerin modelleri belirlenmiştir. Öğrencilere ait veriler birinci düzey, öğretmenlere ait veriler ikinci düzey olarak oluşturulmuş ve cinsiyetin kadın olması erkek olmaya göre tam puan elde etmede negatif yönlü bir değişken olarak tespit edilmiştir. Öğrenci görüşmelerinde ise öğrencilerin güleryüzlü, iletişim becerileri yüksek öğretmenlerle konuşmalarına fırsat verildiği tartışma ortamlarının yaratıldığı, kendi denemeleri için fırsat verildiği ortamlarda günlük hayat örneklerinin yer aldığı öğretim yönteminin tercih edilmesi ile yaratıcılık becerilerinin arttığı sonucuna varılmıştır. Öğretmen modellerinde ise kolaylaştırıcı(facilitator) ve açıklayıcı(explainer) öğretmen modeli öğrencilerin yaratıcılık becerilerini belli bir ölçüde etkilediği ortaya çıkmıştır. Eğitim öğretim yönteminden çok öğretmenlerinin sınıf içerisinde öğrencilerin kendilerini geliştirmelerine yardımcı olacak ortamlar sunabilen ve tartışma ortamları oluşturarak öğrencilerin kendi fikirlerini açıkça ortaya koyma ve savunma yapabilmeleri için fırsatlar veren, ezberden çok anlamaya yönelik davranışlarla dersi destekleyen, öğrencilerin özgürce deneme yapmalarına fırsatlar veren öğretmenlerin güleryüzlü ve espirili olması öğrencilerin yaratıcılık becerilerini geliştirmiştir. Ayrıca araştırma kapsamına dâhil edilen sınıflardan matematik başarısı çok yüksek olan sınıfların değil, matematik başarısı yüksek ve orta düzeyde olup, hareketli ve sınıf yönetiminde zorluk çekilen sınıfların yaratıcılık becerilerinin yüksek çıkmış olması araştırmanın beklenmeyen sonuçlarındandır. Öğrencilerin yaratıcılık becerilerini geliştirici yeni etkili öğretmen modelinin güzleryüzlü, esprili, iletişim becerileri yüksek, öğrencilere tartışma ortamları yaratabilen ve öğrencilerin deneme girişimlerini destekler nitelikte olması gerektiği tespit edilmiştir.

Branş öğretmenleriLise öğrencileriLise öğretmenleri+7
Çiğdem Çalışkan
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Educational Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Altıncı sınıf öğrencilerinin cebirsel problemleri matematiksel modellemeyi kullanarak çözme becerilerinin incelenmesi

Matematiksel modelleme, gerçek hayat durumlarının işleyişi ve yapısını anlamlandırmak için matematiğin sembolik diline aktarılarak ifade edilmesi sürecidir. Bu araştırmanın amacı, ortaokul altıncı sınıf matematik dersi öğretim programı cebir konusuna yönelik kazanımlara göre ortaokul altıncı sınıf öğrencilerinin cebirsel problemleri çözme durumlarında, konuya ilişkin uygun matematiksel model oluşturabilme becerilerini incelemektir. Aynı zamanda oluşturdukları bu matematiksel modeli çözme suretiyle sonuçlandırmalarındaki başarı seviyelerini belirlemek ve yapılan hataları tespit etmektir. Araştırma 2018-2019 öğretim yılı Bursa ili Osmangazi ilçesinde yer alan iki devlet ortaokulunun altıncı sınıfa devam eden öğrenciler arasından tesadüfi örnekleme yöntemi kullanılarak seçilen 174 öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmada veri toplama aracı kapsamında cebirsel problemleri kapsayan 8 adet açık uçlu sorudan oluşan problem testi uygulanılmıştır. Veri sonuçları doğrultusunda öğrencilerin cebirsel problemlere göre denklemleri kurabilme ve çözebilme becerileri incelenerek, yapılan hata türünü saptamak için doküman analizi yöntemine başvurulmuştur. Araştırma sonucunda elde edilen bulgulara göre, öğrencilerin en çok denklem kurma aşamasında güçlük çektikleri tespit edilmiştir. Ayrıca, öğrencilerin verilenle istenen arasında bağ kuramakta zorlandıkları, varsayımda bulunma seviyelerinin düşük olduğu, gereksiz ya da hatalı çizimler yaptıkları ve buldukları sonuçları genellemekte zorlandıkları sonuçlarına varılmıştır. Öğrencilerin cebirsel problemlerle ilgili matematiksel model oluşturabilme ve matematiksel modeli kullanarak sonuca ulaşma becerilerinin düşük olduğu belirlenmiştir. Ayrıca ortaokul altıncı sınıf öğrencilerinin problem durumuna uygun model oluştururken ve çözerken birtakım hata türlerini yaptıkları tespit edilmiştir.

CebirMatematik eğitimiMatematik öğretimi+5
Volkan Baştürk
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Educational Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Cebirsel kavram ve genellemelerinin, soyutlama sürecine uygun öğretiminin tasarımı, uygulanması ve değerlendirilmesi

Matematiksel kavram ve genellemelerin öğretiminde, soyutlama sürecinin analizinden yararlanılması, soyutlamaya olan ilginin artarak devam etmesine yol açmış bulunmaktadır. Öğrencilerin soyutlama süreçlerini inceleyen araştırmacılar; bireysel araştırmalara ağırlık vermişler, bu durum sınıf ortamında soyutlama süreçlerini incelemenin önemini arttırmıştır. Bu araştırmanın amacı ise 6. sınıftan başlayarak 6. ve 7. sınıf öğrencilerinin cebirsel kavram ve genellemeleri oluşturma ve soyutlama süreçlerinin incelenmesi, süreç içerisinde hazırlanan öğretim tasarımının soyutlama sürecine katkısının belirlenmesidir. Araştırma karma yöntem araştırması modelinde olup iki aşamadan oluşmuştur. İlk aşamada tasarım tabanlı araştırma modeli, ikinci aşamada ise durum çalışması modeli kullanılmış olup, yarı boylamsal bir çalışmadır. Çalışma 2017-2018 yılları arasında iki yıl boyunca Bursa Setbaşı Ortaokulunda biri deney grubu diğeri ise kontrol grubu olarak belirlenen 32'şer kişilik iki grupta toplam 64 öğrenciyle gerçekleştirilmiştir. Uygulama öncesi öğrencilerin cebir kavram ve genellemeleri bilgisini ölçmek için Chelsea Cebir Tanılama Testi (CCTT) uygulanmıştır. Altıncı ve yedinci sınıf müfredatındaki cebir kavram ve genellemeleri belirlenerek, bu kavram ve genellemelerin soyutlanma süreçlerini incelemeye imkân verecek öğretim tasarımı hazırlanmış ve pilot çalışması yapılarak eksikler tespit edilerek giderilmiş, hazırlanan öğretim tasarımı deney grubu öğrencilerine uygulanmıştır. Uygulama sonrası CCTT, SBT1 (Soyutlama Becerileri Testi), SBT2 ve SBT3 testleri yapılarak sonuçları analiz edilmiş ve öğrencilerin soyutlama süreçleri RBC+C modeliyle ayrıntılı olarak incelenmiştir. Yapılan ön ve son testler arasındaki gelişim nicel analizle belirlenmiştir. Öğrencilerin soyutlama süreçlerini derinlemesine analiz etmek için deney grubundan seçilen 2 düşük, 3 orta ve 4 yüksek başarı düzeyine sahip odak grup öğrencilerinin uygulamanın her aşamasında etkinlik kâğıtları, yapılan ön ve son testlerin nitel analizleri belirlenen tematik soyutlama göstergeleri çerçevesinde yapılmıştır. Göstergelerin RBC+C (Recognizing, Building with Construction, Consolidation) modelindeki gibi alındığında bazı durumları ayrıntılı analize imkân vermediğinden, detaylandırması yapılmıştır. Araştırmada kullanılan SBT2, SBT3 ve CCTT ön ve son testlerinin nicel analiz sonuçlarına bakıldığında, öğrencilerin 6. ve 7. sınıftaki uygulamalar sonrası, soyutlama becerilerindeki gelişimde anlamlı farklılıklar elde edildiği görülmüştür. Ayrıntılı analiz yapılmak için seçilen odak grubu öğrencilerinden elde edilen etkinlik kâğıtları ve testlerin nitel analizinde de soyutlama becerilerinin geliştiği gözlemlenmiştir. Öğrencilerden orta ve yüksek başarı düzeyine sahip öğrencilerin oluşturma ve pekiştirme basamaklarına ulaştığı gözlemlenmiştir. Başarı düzeyi düşük öğrencilerin ise yanlış oluşturmaya sahip olabildikleri ya da yardımcı tanımayla kısmi doğru oluşturmaya ulaştıkları gözlemlenmiştir. Araştırmanın ikinci aşamasında odak grup öğrencilerinden elde edilen nitel veriler analiz edildiğinde pekiştirme basamağına ulaşıp ulaşamayan öğrencilerin derinlemesine analizinde başarı düzeyi yüksek ve orta öğrencilerin pekiştirme basamağına ulaşabildikleri, düşük başarı düzeyine sahip öğrencilerin ise kısmi doğru oluşturma basamağında kaldıklarından dolayı pekiştiremedikleri sonucuna varılmıştır. Araştırma sonuncunda hazırlanan öğretim tasarımının öğrencilerin soyutlama becerilerini geliştirdiği sonucuna varılmıştır. RBC+C modelinin tanılama aracı olmasının yanında, bilgilendirici ve tasarımı aracı olarak da kullanılabileceği sonucuna ulaşılmıştır. Elde edilen bu sonuçlara göre soyutlama becerilerinin geliştirilme sürecinde öğretime ve gelecekte yapılacak çalışmalara yönelik önerilerde bulunulmuştur.

Kavram öğretimiMatematik eğitimiMatematik öğretimi+2
Rümeysa Yılmaz
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Educational Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Veteran sporcularda farklı tip akut egzersizin serum beyin kaynaklı nörotrofik faktör (BDNF) düzeyleri ve nörobilişsel işlevler üzerine etkisi

Bu çalışmada, masa tenisi, koşu ve satranç akut egzersizlerinin veteran sporcuların serum beyin kaynaklı nörotrofik faktör (BDNF), vasküler endotelyal büyüme faktörü (VEGF), irisin düzeylerine ve nörobilişsel işlev performanslarına etkisini incelemek amaçlanmıştır. 50-65 yaş aralığındaki 30 veteran sporcu (masa tenisi, uzun mesafe koşu ve satranç) ve 10 sağlıklı erkek yetişkin, veteran masa tenisi (VMG, n:10), veteran atlet (VAG, n:10), veteran satranç (VSG, n:10) ve sedanter kontrol (SKG, n:10) grupları şeklinde çalışmaya gönüllü olarak dahil edilmiştir. VMG kalp atım hızı rezervinin (KAHrezerv) %70-75'inde akut masa tenisi (40 dakika), VAG eş şiddet ve sürede koşu ve VSG satranç egzersizleri uygularken SKG yalnızca dinlendirilmiştir. Katılımcılardan egzersizlerden önce ve hemen sonra sırasıyla serum BDNF, VEGF ve irisin seviyeleri için kan örnekleri alınıp hemen ardından Stroop (ST), İz sürme A ve B (İST A / B), Mental Rotasyon (MR) ve Reaksiyon Zamanı (RZ) testleri uygulanmıştır. Ön test- son test değerlerinin % değişimlerinin gruplar arası karşılaştırmaları için, normal dağılım gösteren değişkenlerde Tek Yönlü Varyans analizi, normal dağılım göstermeyen değişkenlerde Kruskal-Wallis analizi uygulanmıştır. Çoklu karşılaştırma testi olarak Bonferroni testi kullanılmıştır. Grup içi karşılaştırmalar için, normal dağılım gösteren değişkenlerde bağımlı örneklem t testi, normal dağılım göstermeyen değişkenlerde ise Wilcoxon işaretli sıra testi yapılmıştır. P<0.05 değeri istatistiksel olarak anlamlı kabul edilmiştir. Akut egzersizler sonrası VMG' de serum BDNF ve irisin seviyesinde anlamlı artış saptanırken diğer gruplarda değişiklik saptanmamıştır. Akut egzersizler sonrası hiç bir grupta serum VEGF seviyelerinde değişiklik gözlenmemiştir. Deneysel çalışma sonrasında tüm grupların RZ değerlerinde değişiklik saptanmamışken, İST B tamamlama sürelerinde anlamlı düşüşler (daha iyi performans) saptanmıştır. Akut egzersizler sonrası tüm egzersiz gruplarında MR etkin cevaplama performansı artış gösterirken SKG' de değişiklik saptanmamıştır. VMG ve VAG gruplarında İST A ve ST 5 tamamlama sürelerinde anlamlı düşüş (daha iyi performans) saptanmışken SKG ve VSG' de değişiklik saptanmamıştır. Bu sonuçlar, veteran sporcularda akut olarak uygulanan yalnızca fiziksel egzersize dayalı aerobik koşu ya da yalnızca bilişsel aktiviteye dayalı satranca kıyasla, bu iki egzersiz çeşidini tek aktivitede birleştirebilen masa tenisinin serum BDNF ve irisin üzerinde sinerjik etki sağlayabileceğini göstermektedir. Dahası farklı tip akut egzersizlerin veteran sporcuların nörokognitif işlev performanslarına olumlu etkisi olduğu ortaya koyulmuştur.

EgzersizNeurobilişsel işlevlerSinir büyüme faktörleri+4
Yakup Zühtü Birinci
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Educational Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Matematik öğretmenlerinin matematik okuryazarlığı ile ilgili mesleki gelişimlerinin dokümantal yaklaşım çerçevesinde incelenmesi

Matematik okuryazarlığı, matematik eğitimi dünyası için yirmi yıldan beri üzerinde çalışılan bir çalışma alanı olarak görülmektedir. OECD'nin düzenlediği PISA uygulamalarına katılan 72 ülke arasında Türkiye'nin 2015 yılında 50. sırada yer alması ülke genelinde yankı uyandırmıştır. Bu sıralamanın Türkiye'nin sınava katıldığı ilk yıl olan 2003'teki sıralamadan bile daha geride olması özellikle dikkat çekmiştir. Bunun sonucu olarak çok sayıda çalışma yapılmıştır. Literatürde matematik okuryazarlığı ile ilgili yapılan çalışmalar incelendiğinde yapılan çalışmaların büyük bir kısmının PISA sınavlarına katılan öğrenciler ve aileleri üzerinde yapılmış demografik çalışmalar olduğu görülmektedir. Bu çalışmalar, sınavlara katılan öğrenciler ile ilgili bir fikir oluşturmamıza olanak tanımaktadır. Ancak, Türkiye'nin içinde bulunduğu mevcut durum dikkate alındığında, PISA'da alınan sonuçlar da incelendiğinde, matematik okuryazarlığı başarısını artırmaya yönelik çalışmalar yapılması gerektiği düşünülmektedir. Bu tez çalışması da bu kapsamda yapılmıştır. Bu araştırmada, matematik öğretmenlerinin lisans eğitimleri sırasında aldıkları matematik okuryazarlığı eğitimini kendi öğretimlerine nasıl yansıttıkları ve matematik okuryazarlığı bağlamındaki mesleki gelişimlerinin nasıl olduğu araştırılmaktadır. Araştırmada, nitel araştırma yaklaşımına dayanan bir yöntem olan gelişimsel araştırma yöntemi kullanılmaktadır. Gelişimsel araştırma, farklı yaşlardaki veya farklı kültürlerdeki bireylerin duygu, düşünce veya davranışlarındaki farklılıkları ya da aynı bireylerin yaşamlarının farklı zamanlarındaki duygu, düşünce veya davranışlarındaki değişimleri ve gelişimleri incelemek için kullanılmaktadır. Araştırma stratejisi olarak durum çalışması seçilmiştir. Araştırmanın katılımcı seçiminde, nitel araştırmalarda önerildiği gibi amaçlı örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Amaçlı örnekleme yöntemlerinden de ölçüt örnekleme yöntemi benimsenmiştir. Araştırmanın katılımcıları 2016-2017 akademik döneminde lisans öğreniminin son yılında olup, "Matematik Eğitiminde Alan Yazıları" ve "Öğretmenlik Uygulaması" derslerini almış olan ve 2018 yılında MEB'e bağlı devlet okullarına öğretmen olarak atanmış olan dört matematik öğretmenidir. Katılımcıların lisans eğitimlerinin son yılı olan 2016-2017 dönemi bahar yarıyılında başlamıştır. Öncelikle lisans eğitimi sırasında verilen matematik okuryazarlığı eğitimi takip edilmiştir. Araştırma sonuçlarına etki edebilecek yönleri olabileceğinden, araştırmacı notları alınarak hafta hafta her bir ders takip edilmiştir. Sonrasında, dersi alan öğretmen adaylarının öğretmenlik uygulaması dosyaları toplanmış ve analiz edilmiştir. Bu aşamada, dersi alan tüm öğretmen adaylarının dosyaları incelenmiştir. Ancak, katılımcılar belirlendikten sonra, seçilen katılımcıların dosyaları araştırmaya dahil edilmiştir. Öğretmen adaylarının, atama döneminin ve ilk adaylık eğitimi dönemlerinin geçmesi için veri toplama sürecine bir yıl ara verilmiştir. 2018-2019 döneminde, daha önceden araştırmaya katılmış olup, atanmış olan öğretmenler ile her birinin hangi şehirlere atandığı ve araştırmaya devam etme ile ilgili ne düşündükleri konusunda kısa görüşmeler yapılmıştır. Bu süreçte araştırmaya birlikte devam edilecek olan katılımcılar belirlenmiştir. 2019-2020 döneminde çalıştıkları ortamların yaklaşık olarak birbirine eşit olanaklara sahip olup olmadığı, öğrenci seviyeleri gibi değişkenlerin de yakından görülebilmesi için araştırmaya katılmaya gönüllü olan dört öğretmenin çalıştıkları şehre gidilerek araştırmaya devam edilmiştir. Öğretmenlerin her biri ile önce matematik okuryazarlığı ile ilgili bir ön görüşme daha sonra ders hazırlığı görüşmeleri ve arkasından ders gözlemleri yapılmıştır. Her bir ders gözleminin ardından, öğretmenler ile dersteki durumlara ilişkin kısa görüşmeler yapılmıştır. Son olarak her bir öğretmen ile araştırmacının analizlerine dayanarak vardığı sonuçlar görüşülmüş ve bu sonuçların doğruluğuna ilişkin onay alınmıştır. Her bir katılımcı öğretmenin 25 saat dersi gözlemlenmiş, ders gözlemi sırasında araştırmacı arka sıralarda öğrenci gibi oturarak not almış, sürece müdahale etmemiştir. Sonuç olarak, öğretmen adayından öğretmen olma sürecinde katılımcıların değişen ve sabit kalan şemaları olduğu görülmüştür. Bu şemalardan muhakeme etme, problem çözme için strateji geliştirme ve matematiksel araç-gereçleri kullanma yeterliklerine hizmet eden şemaların sabit kaldığı görülmüştür. Ancak katılımcıların önceden sahip olduğu sembolik ve formal dili kullanma, temsil etme ve modelleme yeterliklerine hizmet eden şemaların öğretmen olduktan sonraki süreçte görülmediği dikkat çekmiştir. Bununla birlikte öğretmen olduktan sonra gelişen, ancak doğrudan matematiksel yeterlikler ile bağdaştırılamayan şemalar da olmuştur.

Branş öğretmenleriGerçekçi matematik eğitimiMatematik eğitimi+4
Burcu Nur Baştürk Şahin
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Educational Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessEN

A study on the effectiveness of a blended learning model in English language learning in higher education: Student attitudes and opinions

The unprecedented development of Information and Communication Technology (ICT) tools in recent years has led to the spread of new models in English education. In addition to traditional face-to-face teaching, the 'blended learning' model of education, which was created by incorporating online resources into and out of the classroom, has been widely applied in recent years. From this point of view, the aim of this study is to evaluate students' attitudes and opinions about the blended learning model realized through a virtual classroom environment created through the Easyclass website (Easyclass, n.d.). This study was conducted in a state university for 15 weeks with 61 vocational school students with a beginner level of English. In this study, mixed method research design was used. Blended Learning Environment Scale developed by Cabı and Gülbahar (2013) was used to collect quantitative data. Semi-structured interviews were conducted with 10 volunteer students to collect qualitative data. These interviews were analyzed using content analysis. For the analysis of quantitative data, descriptive statistics were made with SPSS 23 program. There are 55 items in the scale with four factors: Online Learning (OL), Face-to-face (FtF) learning, Blended Learning (BL), and Technical Issues. The obtained data revealed that the students favored FtF learning the most (Mean=4.35) compared to BL and OL models. The students have the highest perceptions of 'learning with the guidance of the instructor' (Mean=4.60). With regards to the BL model, it was revealed that they have a very positive approach (Mean=4.15). As for online learning, although the students are quite positive, their ratings are relatively lower than those of FtF and the BL model (Mean=3.64). Regarding online learning, 'getting instant feedback from the instructor' has the highest rating (Mean=4.03). With respect to technological issues, it was found that the students do not have negative perceptions as they stated they rarely had technology-related problems (Mean=2.51). Student interviews indicated that they found the BL model in English lessons quite useful and motivating. They stated that the BL enhanced their vocabulary and grammar knowledge the most. They believed that getting feedback from the instructor outside the classroom and doing self-assessment exercises helped improve their English language learning. The triangulation of the qualitative and quantitative data of the study revealed that the vocational school students had quite high perceptions towards utilizing a blended learning model via a learning management system for English language learning in higher education. Keywords: Blended learning, online education, virtual classroom, ELT, WEB 2.0 tools

Blended learningVirtual classForeign language education+7
Aynur Aksel
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Educational Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Astrid lindgren ve Cahit Uçuk'un çocuk romanlarında çocuk ve değerler eğitimi

Bu araştırmanın amacı, çocuk edebiyatı alanında önemli iki kadın yazar olarak kabul edilen ve farklı ülkeleri temsil eden Astrid Lindgren ve Cahit Uçuk'un çocuk romanlarının çocuk ve değerler eğitimi bakımından karşılaştırılarak bu iki yazarın çocuk romanlarında çocuk ve değerler eğitimi başlıkları altında bulunan benzerliklerin ve farklılıkların tespit edilmesidir. Araştırma, Astrid Lindgren ve Cahit Uçuk'un çocuk romanları ile sınırlı tutulmuştur. Araştırmada Astrid Lindgren ve Cahit Uçuk'un çocuk romanlarını çocuk ve değerler eğitimi açısından karşılaştırmalı olarak incelenmek amacıyla nitel araştırma yöntemlerinden doküman incelemesi ve içerik analizi tekniği kullanılmıştır. Araştırmanın ilk aşamasında araştırma konusuna uygun veriler toplanarak kodlar oluşturulmuştur. Oluşturulan bu kodlar ile birlikte başlıca temalar belirlendikten sonra, belirlenen temalar ile uygun olan kodlar eşleştirilmiştir. Son aşamada ise, elde edilen bulgular yorumlanıp sonuç kısmında tartışılmış ve önerilerde bulunulmuştur. Araştırmada, verileri vurgulamak amacıyla doğrudan alıntılara sıklıkla yer verilmiştir. Araştırmanın sonucunda, Uçuk'un romanlarında çocuk gerçekliğinden uzak çocuk kahramanlara yer verilmekle birlikte çocuk kahramanlar aracılığıyla çocukları olumlu yönlendirebilecek özelliklere ve değerlere de yer verildiği görülmüştür. Lindgren'in çocuk romanları incelendiğinde ise romanlardaki çocuk kahramanların çocukları olumlu yönlendirecek şekilde ele alındığı görülmüştür. Astrid Lindgren'in, değerler eğitimine Cahit Uçuk'a oranla daha az yerdiği görülmüştür. Ancak, Lindgren'in çocukları olumsuz etkileyecek değerlere yer vermediği ve çocuk romanlarında yer verdiği değerlerin Türk kültüründeki değerler ile çakışmadığı görülmüştür. Aksine, Lindgren'in "misafirperverlik", "büyüklere saygı", "birlik ve beraberlik" gibi Türk kültüründe önemli kabul edilen değerlere yer verdiği görülmüştür. Ancak, Cahit Uçuk'un paylaşmak, yardımlaşmak, doğayı ve hayvanları sevip korumak, iş bölümü yapmak, tasarruflu olmak, sorumluluk sahibi olmak, çalışkan olmak değerleri ile millî ve dinî değerlere Astrid Lindgren'e oranla daha fazla yer verdiği ve Lindgren'in çocuk romanlarının değerler eğitimi açısından kısıtlı örnekler içerdiği tespit edilmiştir.

DeğerlerDeğerler eğitimiKarşılaştırmalı edebiyat+5
Elif Burcu Ulun
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Educational Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Okuma kültürünün edindirilmesinde okulun rolü

Bu araştırmanın amacı ilkokul döneminde okuma kültürünün edindirilmesinde okul bileşenlerinin nasıl bir rolü olduğunun belirlenmesidir. Bu doğrultuda okulun bileşenleri; okulun fiziki şartları, sınıf öğretmenleri, okul yöneticileri ve rehber öğretmen olarak ele alınmıştır. Çalışma nitel araştırma modellerinden etnografik durum çalışması yöntemiyle gerçekleştirilmiştir. Öncelikle araştırma amacına uygun olarak araştırmanın yürütüldüğü okul belirlenmiştir. Araştırma 2019-2020 eğitim-öğretim yılında Bursa'nın Osmangazi ilçesindeki bir ilkokulda yürütülmüştür. Bu okulda çalışan okul yöneticileri, rehber öğretmen ve sınıf öğretmenleri bu çalışmanın doğal katılımcılarıdır. Araştırma verileri, belirlenen araştırma takvimine göre okulda uzun süreli gözlem ve katılımcılarla yapılan görüşmeler yoluyla toplanmıştır. Araştırma verilerinin analizi görüşme ve gözlem notlarından elde edilen kod ve temaların sürekli karşılaştırılması yoluyla gerçekleştirilmiştir. Araştırma bulgularına göre ilkokul döneminde okulda okuma kültürünü destekleyen en güçlü faktör sınıf öğretmenleridir. Öğretmenlerin okumaya yönelik inançları öğrenci merkezli ve içerik merkezli olmak üzere iki başlık altında ele alınmış ancak bazı öğretmenlerin okumaya yönelik inançlarının yönü tespit edilememiştir. Öğretmenlerin okumaya yönelik inançlarının okuma uygulamalarına yansıdığı belirlenmiştir. Bu uygulama farklılıklarının ilkokul öğrencilerin okuma isteği ve motivasyonlarını olumlu ya da olumsuz olarak etkilediği gözlemlenmiştir. Bu araştırmada öğrenci merkezli okuma inancında olan öğretmenlerden biri, yaptığı okuma uygulamalarıyla ve öğrenciler üzerindeki etkisiyle diğer öğretmenlere göre pozitif anlamda ön plana çıkmıştır. Bu öğretmenin sınıfında gerçekleştirdiği okuma uygulamalarına öğrencilerin aktif olarak katıldığı ve bu uygulamaların öğrencileri eleştirel okuryazarlık boyutuna taşıdığı saptanmıştır. Araştırmanın yürütüldüğü okulda görev yapan okul yöneticileri ve öğretmenlerle yapılan görüşmeler, fiziki yetersizlikler nedeniyle okulun sürekli faaliyet gösteren bir okul kütüphanesi bulunmadığını göstermektedir. Ayrıca eğitim-öğretim yılı boyunca okul kütüphanesi, kilitli olması nedeniyle işlevsel olarak hizmet verememiştir. Bunun yanı sıra kütüphanedeki kitapların tasnifinin, listesinin yapılmaması, kütüphane görevlisinin bulunmaması gibi nedenlerle öğrencilerin kütüphaneden kitap almalarını teşvik edecek unsurların olmamasının da kütüphanenin işlevselliğini azalttığı belirlenmiştir. Diğer taraftan rehber öğretmenin kişisel çabayla odasında oluşturduğu alternatif okuma mekânı çocuklara sürekli açık olmasıyla kütüphaneden daha işlevsel bir ortam sağlamıştır. Araştırma sonuçlarına göre okul yöneticilerinin okuma kültürünün edindirilmesinde dolaylı yoldan etkilerinin olması nedeniyle tüm okulu kapsayan ortak bir okuma kültürü ortamı sağlanamamıştır. Ayrıca okul kütüphanesi okuma kültürünün edindirilmesinde okulun fiziki olanakları açısından önemli bir bileşen olabilecekken kütüphanenin işlevsel olarak hizmet verememesi bu durumu engellemiştir. Okul bileşenleri içerisinde sadece sınıf öğretmenlerinin okumaya yönelik inançları ve uygulamalarının öğrencilerin karşılaştıkları okuma durumlarını doğrudan etkilediği sonucuna ulaşılmıştır. Araştırma sonuçları doğrultusunda okulun okuma kültürünün edindirilmesindeki rolünün iyileştirilebilmesi için politika yapıcılara, okul yöneticilerine, öğretmenlere ve araştırmacılara yönelik birtakım öneriler getirilmiştir.

EtnografyaOkullarOkuma alışkanlığı+3
Mehmet Soyuçok
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Educational Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Prof. Dr. Mustafa Cemiloğlu'nun hayatı, eserleri, edebiyat ve Türkçe eğitimine katkıları

Bu çalışma; Prof. Dr. Mustafa Cemiloğlu'nun hayatını, Türkçe ve Türk Dili ve Edebiyatı eğitimi alanındaki eserlerini inceleme ve değerlendirmeyi, bu eserlerden hareketle Türkçe ve Türk Dili ve Edebiyatı eğitimine getirmiş olduğu katkıları belirlemeyi amaçlayan nitel bir araştırmadır. Çalışmada betimsel tarama modeli kullanılmıştır. Prof. Dr. Mustafa Cemiloğlu'nun Türkçe ve Türk Dili ve Edebiyatı eğitimi alanında yazmış olduğu 3 kitap, 15 makale ve 14 bildiri çalışmanın örneklemini oluşturmaktadır. Çalışmanın verileri, doküman incelemesi ve görüşme teknikleriyle toplanmıştır. Verilerin analizi ve yorumlanması sürecinde ise betimsel analiz ve içerik analizinden yararlanılmıştır. Araştırma kapsamında; Türkçe ve Türk Dili ve Edebiyatı eğitimi hakkında genel bir çerçeve çizilmiş, Prof. Dr. Mustafa Cemiloğlu'nun hayatı anlatılmış ve yazarın eserleri kronolojik olarak listelenmiştir. Son olarak Cemiloğlu'nun kitap, makale ve bildirilerinin içerikleri incelenerek Türkçe ve Türk dili ve edebiyatı eğitimine katkıları ortaya konmuş, bütün bu ortaya konan bulgular sonucunda da bu eserlerin Türkçe eğitimine katkı sağladığı tespit edilmiştir. Araştırma sonucunda; Cemiloğlu'nun Türkçe ve Türk dili ve edebiyatı eğitiminde ön plana çıktığı, eserlerinin içerik özellikleri bakımından Türkçe ve Türk dili ve edebiyatı eğitimine farklı bir bakış açısı getirdiği, ele aldığı konular bakımından ise Türkçe ve Türk dili ve edebiyatı eğitimini geliştirdiği saptanmıştır. Buradan hareketle de Prof. Dr. Mustafa Cemiloğlu'nun Türkçe ve Türk Dili ve Edebiyatı eğitimi alanındaki eserlerinin ilgili alanlarda ders kitabı olarak kullanılabileceği sonucuna varılmıştır. Ayrıca; araştırmanın sonunda, Millî Eğitim Bakanlığı'na, akademisyenlere, öğretmenlere ve bazı önerilerde bulunulmuştur. Anahtar sözcükler: Prof. Dr. Mustafa Cemiloğlu, Türkçe, Türk dili ve edebiyatı, eğitim, öğretim.

BiyografiCemiloğlu, MustafaEdebiyat eğitimi+2
Mehmet Akif Oğur
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Educational Sciences
2021
00