Çankırı Karatekin Üniversitesi
Discipline

Philosophy and Religious Studies

Çankırı Karatekin Üniversitesi

1,650

Archived Theses

2

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

50 Theses
Master'sOpen AccessTR

4. ve 5. sınıf din kültürü ve ahlak bilgisi ders kitaplarında Allah inancının öğretimi

Bu çalışmada ilköğretimin 4. ve 5. sınıflarında 1982-2000 yılları arasında uygulanan programa göre yazılan, devletin resmi okullarında okutulmuş olan ve şu anda yürürlükten kaldırılan Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi ders kitaplarında Allah inancının öğretimi incelenmeye çalışılmıştır. Bu araştırmada ilk bölümde temel eğitim çağındaki çocukların dini gelişimleri hakkında giriş niteliğinde bilgiler sunulmaktadır. Bundan sonra çalışmada din dersi kitaplarında Allah inancının öğretimine dair içerik dil ve anlatım, yararlanılan kaynaklar, hazırlık çalışmaları, okuma parçalan, görsel materyaller ve değerlendirme çalışmaları gibi konuyu destekleyici unsurlar açısından incelenmeye çalışılmıştır. Ders kitapların incelenmesinin neticesinde, muhteva ve öğreticilik özelliği bakımından kitapların istenilen gelişme ve ilerlemeyi tam olarak sağlayamadığı görülmektedir. Hızla değişen dünya ve toplum şartlarına rağmen kitapların muhteva ve anlatım açısından birbirine benzediği, hatta ilk kitaplardan esinlenildiği tespit edilmiştir. Kitaplarda genelde dini bilgiler, dini, ahlaki ve toplumsal beklentiler yanında çocukların beklenti ve problemlerine yeterli derecede yer verilmediği, psikolojik ve pedagojik özelliklerinin dikkate alınmadığı sonucu ortaya çıkmıştır. Anahtar Kelimeler: İnanç, Allah İnancı.

Ahlak bilgisiAhlak eğitimiAllah+6
Emine Kazan
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2003
00
Master'sOpen AccessTR

İlahi dinlerde ilk ve son mesajlar

Ill ÖZET İL AHİ DİNLERİN İLK VE SON MESAJLARI Sedat ALTUNKANAT Yüksek Lisans Tezi, Felsefe ve Din Bilimleri Anabilim Dalı Danışman Yrd. Doç. Dr. Kadir ALBAYRAK Eylül, 2003, Sayfa, 307 ilahi dinler dünyada en çok inanını bulunan monoteist dinlerdir. Bu dinlerin kutsal kitapları, insanlık tarihini derinden etkilemiş, aynı zamanda şekillendirmişlerdir. Ancak bu kitaplara inanlar kendi kutsal kitaplarım tanıdıkları gibi aynı kaynağa sahip olan diğer kutsal kitaplar hakkında yeterince bilgi sahibi olamadıklarım, bundan dolayı bu dinler arasında bazı problemler ortaya çıktığım görmekteyiz. İlahi dinlerin elde mevcut kutsal kitapları objektif bir şekilde incelendiğinde bu problemlerin ilahi dinlerin kutsal kitaplarından kaynaklanmadığını, bu dinlere inanların, kutsal kitapları kendi filolojik ve sosyo-kültürel değerleriyle yorumlamalarından kaynaklamıştır. İlahi dinlerin kutsal kitaplarının ilk ve son mesajlarını karşılaştırmakla ilahi dine inanların birbirlerini tanımalarına bir katkıda bulunacağı kanaatindeyiz. İlahi kitapların ilk ve son mesaj larını incelerken ilahi kitaplar arasında bir tarihsel tekamülün olduğunu gördük. İlahi dinlerin son kitabı Kur'an-ı Kerim'in kendinden Önceki ilahi kitaplara atıfta bulunması ve bu kitaplardaki bazı bilgileri onaylaması ve bazı yanlış inanışlardan bahsetmesi bu görüşümüzü doğrular niteliktedir. Ayrıca ilahi kitapların bazı hükümlerine baktığımızda birbirini tamamlar nitelikte olduğu gibi, kendinden önceki bazı hükümleri nesh ettiklerini de görmekteyiz. İlahi dinler arası diyalogun başladığı günümüzde ilahi dinlerin insanlığa sunmuş olduğu ortak değerleri kutsal metinlerin redaksiyon tenkitleri yapılarak yeniden ortaya koyabiliriz. Bu çalışmalar, tarih boyunca savaşların nedeni olarak gösterilen dinler, artık savaşların bir nedeni olarak değil, insanların dünyada barış ve kardeşlik içinde yaşamalarını sağlayacak ilkelerin kaynağı olarak görebiliriz Bu da, ilahi din inanları arasında kaynaşma ve danışmayı güçlendirecektir.

DinlerHristiyanlıkMesaj+5
Sedat Altunkanat
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2003
00
Master'sOpen AccessTR

Cumhuriyet Döneminde Türkiye`de laiklik çerçevesinde din eğitimi

Tanzimat dönemi ile hızlanan ve Cumhuriyet dönemiyle devam eden Batılılaşmave onun paralelinde gelişen laiklik yönündeki toplumsal değişim, diğer toplumsalkurumları etkilediği gibi Türk eğitim sistemini de etkilemiştir. Dolayısıyla buetkilenmeden eğitim sisteminin bir parçası olan din eğitiminin de etkilenmemesikaçınılmaz bir durumdur. Laikliğin 1937 yılında anayasaya girmesinden ve daha öncekidönemden itibaren günümüze kadar devam eden süreçte, din eğitiminin konumu çeşitlikesimlerce tartışılagelmiştir. Bu tartışmalar çerçevesinde laik sistemde din eğitimininyer alabileceği veya aksi yönde görüşler ileri sürülmüştür. Bu görüşler ve tartışmalarCumhuriyet döneminde özellikle örgün eğitim kurumlarındaki din eğitimiçalışmalarının teori ve uygulama ile ilgili esaslarının biçimlenmesinde etkili olmuştur.Çalışmamızda laik sistemde din eğitiminin yer alması gerektiğini savunanlar ile yeralmaması gerektiğini savunanların görüşleri tespit edilerek gerekçeleri ile birlikte ortayakonulmaya çalışılmıştır.Anahtar Kelimeler: Laiklik, Eğitim, Din Eğitimi.

Tuğrul Yürük
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2005
00
Master'sOpen AccessTR

Kur`an-ı Kerim`de insanın özellikleri ve eğitim yoluyla şekillendirilmesi

iÖZETKUR'AN-I KER M'DE NSANIN ÖZELL KLER VE EĞ T M YOLUYLAŞEK LLEND R LMESVeysel YALINYüksek Lisans Tezi: Felsefe ve Din Bilimleri Anabilim DalıDanışman: Yrd. Doç. Dr. Nebahat GÖÇERMart 2005, 127 SayfaBu tezin konusu, insanların rehber kitabı olan Kur'an-ı Kerim'de insanınözellikleri ve eğitim yoluyla şekillendirilmesidir. Amacımız Kur'an-ı Kerim'de geçeninsanın özellikle olumsuz vasıflarını tespit ederek bunların nasıl bir eğitime tabitutulduklarını ortaya koymaktır.Çalışmamız bir giriş, dört bölüm ve sonuç ve değerlendirme kısmındanoluşmaktadır. Giriş kısmında amacın belirlenmesi, konunun sınırlandırılması vearaştırma metotlarına değinilmiştir. Birinci bölümde eğitimin tanımı, gerekliliği veamacına değinilmiş olup ikinci bölümde din-eğitim ilişkisine yer ayrılmıştır. Üçüncübölümde Kur'an-ı Kerim'de kullanılan eğitim ilke ve yöntemleri tespit edilmiştir.Dördüncü bölümde ise Kur'an-ı Kerim'de insanın olumsuz özelliklerinden en çoküzerinde durulanlar ele alınmıştır. Daha sonra bu özellikler tespit edilen ilke veyöntemlerle nasıl değişikliğe uğratılmaya çalışılmış, bunları tespit edilmiştir.Çalışmamızın sonuç ve değerlendirme bölümünde ise Kur'an-ı Kerim'in insanıneğitilmesinde temel yaklaşımı ortaya konulmuştur.Anahtar Kelimeler: Kur'an-ı Kerim, nsan, Eğitim, lke ve Yöntem.

Veysel Yalın
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2005
00
Master'sOpen AccessTR

Kur`an'ın korku olayı ile insana yaklaşımı

Bu çalışmada Kur'andaki korkutma ile ilgili ayetlerin anlaşılmasına çalışılmıştır. Bu çalışma "korku", "kaygı", "Kur'an'ın insana yaklaşımı" hakkında giriş niteliğinde bilgilerin sunulmasıyla başlamaktadır. Bu bölüm korku ile ilgili literatürdeki farklı bakış açılarını ortaya koymaktadır. Kur'an'ın insanı korkutması hadisesi hala tam olarak açıklanmıştır. Korku insan için çok önemli bir duygudur ve onun yaşamını etkilemektedir. Bu araştırma Kur'an'daki korku kavramlarını tespit edip insanın nelerle korkutulduğunu açıklamaya çalışacaktır. Böylece bu çalışma Kur'an'ın insanı neden korkuttuğu meselesini de incelemeye çalışacaktır. Kur'an'ın incelenmesi neticesinde, Kur'an'da insanın korkutulması hakkında bilgi verilmiştir: İnsan sosyal ve dini başarısızlık, ölüm, ahiret korkulan, hayatı ve maddi hayatı tehdit eden korkularla korkutulmaktadır. Bu korkulan kullanmak suretiyle Kur' an insana doğru yaşam metodunu sunar ve hangi fiillerin doğru veya yanlış olduğunu açıklar. Anahtar Kelimeler: Korku, kaygı, Kuran'ın insana yaklaşımı.

KaygıKorku
Cengiz Kazan
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2002
00
Master'sOpen AccessTR

Dini yaşayışta hayatı sorgulama

Bu çalışmada, dini yaşayışta hayatın ne şekilde sorgulandığı ve dinin hayatanasıl bir anlam verdiği konu edilmektedir. Bu bağlamda ilk olarak konuyla ilgilikavramlar açıklanmaya çalışılmış ve hayatı sorgulamanın düşünce tarihindeki seyrineyer verilmiştir. Daha sonra dinin insan hayatındaki yeri, sorgulamanın insanla ilişkisi vehayatın anlamını sorgulayan insana, genel olarak din olgusunun daha özelde ise İslamdininin nasıl bir yanıt verdiği incelenmiştir. Bu anlamda, dinin inanç esasıyla,ibadetiyle, duasıyla inanan insanın hayatını bir manalar bütünü olarak kuşatıp yaşamınıanlamlandırdığı sonucuna varılmıştır.Anahtar Kelimeler: Dini Yaşayış, Hayatı Sorgulama, Anlam Arayışı, Din Psikolojisi.

Saffet Kartopu
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2006
00
Master'sOpen AccessTR

Süleyman Ateş'in “Yüce Kur’an’ın Çağdaş Tefsiri” adlı eserinde ehl-i kitap ve yorumu

Bu çalı mada Süleyman Ate 'in ?Yüce Kur'an'ın Ça da Tefsiri? adlı eserindeEhl-i Kitab'ı nasıl yorumladı ı esas alınmaktadır. Bu ba lamda ilk olarak Kur'an-ıKerim'in Allah'a ve ahiret gününe inanıp salih amel i leyerek cenneti kazanabilece inimüjdeledi i gruplardan Sabiûler ve Mecusûler hakkında açıklama yapılmı tır. Dahasonra Kur'an'ın Ehl-i Kitap kategorisinde bahsetti i Yahudiler ve Hıristiyanlar konuedinilmi tir.Ate 'e göre insanları kurtulu a götüren din tek de ildir. Bakara 62. ayettebelirtildi i gibi Allah'a ve ahiret gününe inanarak salih amel i leyen kimseler cennetlemüjdelenmi tir. Bu çerçevede Ate 'in önemle üzerinde durdu u, cennetin kimsenintekelinde olmadı ı görü ünü savunması ve bu esnada izledi i yöntem ve metodlarara tırılmaya çalı ılmı tır. Ayrıca bu görü lere yapılan ele tirilere ve Ate 'in buele tirilere cevaplarına da yer verilmi tir. Sonuç olarak Ate 'in savundu u fikirlerindiyalog çalı malarına katkı sa layaca ı gözlemlenmi ama bu fikirlerin slâmdünyasında bazı kesimlerce benimsenmedi i kanaatine ula ılmı tır.Anahtar Kelimeler: Ehl-i Kitap, Yahudiler, Hıristiyanlar, Cennet, Cehennem.

Ayçe Özevin
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2006
00
Master'sOpen AccessTR

1997 yılından sonraki dönemde imam-hatip liselerindeki gelişmeler (Adana örneği)

Bilindiği gibi, İmam-Hatip Okullarının serüveni 1924'te Tevhid- i Tedrisat Kanunu'ylabaşlamış, 1929-1930 öğretim yılında İmam-Hatip Okullarına talep olmaması nedeniyle buokullar kapatılmıştır. Bir müddet kapalı olan İmam-Hatip Okulları ihtiyaçtan dolayı 1950yılında tekrar açılmıştır. 1997 yılına kadar bu okullara talep artmıştır. Ancak zorunlu eğitimisekiz yıla çıkaran 4306 sayılı Yasa bu okullara olan talebi büyük oranda düşürmüştür. İmam-Hatip Liselerinin orta kısımları bu yasadan dolayı kapatılmış, bundan dolayı bu yasa İmam-Hatip Liseleri için yeni bir dönüm noktası olmuştur.Bu araştırmanın genel amacı İmam-Hatip Liselerinin Türk eğitim sistemi içerisindekiyerini saptayarak; bu okullara olan talebi etkileyen etmenleri, öğrencilerin beklenti vesorunlarını, öğrenci profillerini ortaya çıkarmaktır. Bu genel amaç doğrultusunda Cumhuriyetöncesi dönemde din görevlisi yetiştiren medreselerden başlayarak İmam-Hatip Okullarınıtarihû süreç içerisinde ele aldık.Araştırmanın çalışma evreni Adana il merkezinde bulunan üç İmam-Hatip Lisesindeöğrenim gören 10. ve 11. sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Çalışma evreninde bulunan İmam-Hatip Lisesi 10. ve 11. sınıf öğrencileri ?basit tesadüfû örnekleme? yöntemi ile belirlenmiştir.Bilgi toplama aracı olarak geliştirilen anket araştırmacı tarafından 170 öğrenciyeuygulanmıştır. Ankette toplam 34 soru yer almıştır. Anket yolu ile elde edilen veriler SPSSFor Windows Paket Programı ile çözümlenmiştir.İmam-Hatip Okulları/Liseleri kuruluşundan itibaren Türk Milli Eğitim Sistemi içindeyerini almış, genel ortaöğretimdeki bütün uygulamalara adapte olabilen ortaöğretim kurumlarıolarak eğitim-öğretim hayatına devam etmektedir.Anahtar Kelimeler: İmam-Hatip Okulları, Tevhid-i Tedrisat Kanunu, Din Görevlisi

Ahmet Doğan
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2006
00
Master'sOpen AccessTR

Geçmişte ve günümüzde Antakya'da Hristiyanlık

Antakya, Büyük skender'in generallerinden Seleukos tarafından kurulmu , Romamparatorlu u döneminde de ba kent olmu tur. Antakya, birçok dinden ve inançtan insanınbir arada ya adı ı bir kültür merkezidir.Hıristiyanlık, Kudüs dı ında ilk kez Antakya'da yayılmaya ba lamı ve bu dinintakipçileri ilk kez burada Hıristiyan adını almı tır. Havariler Antakya'yı ziyaret etmi veburada Aziz Petrus, Antakya Kilisesi'ni kurmu tur. Daha sonra Papa burayı hac yeri olarakilan etmi tir. Bu olaylar sonucunda Hıristiyanlar için Antakya'nın önemi daha da artmı tır.Giri bölümünde Antakya'nın tarihi anlatıldıktan sonra, Hıristiyanlı ın do u u,Havarilerin Antakya'ya geli i, Antakya Kilisesi'nin kurulu u ve kilisede görev yapan önemlidin adamları ikinci bölümde anlatılmı tır.Günümüzde hâlen Antakya'da aktif olarak faaliyet gösteren kiliselerin ibadet, ayin vesakramentleri son konu olarak i lenmi tir. Antakya'daki Hıristiyan cemaatlerinin birlik veuyum içinde ya adıkları gözlemlenmi ve buradaki cemaatin ya antısının ?diyalog? için iyibir örnek oldu u tespit edilmi tir.Anahtar Kelimeler: Antakya, Hıristiyanlık, Katolik, Ortodoks, Protestan.

Ali Ekber Türkoğlu
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2006
00
Master'sOpen AccessTR

Mircea Eliade'ın eserlerinde toprak ana, kadın ve doğurganlık

Bu çalı mada Mircea Eliade'in eserlerinde Toprak Ana, Kadın ve Do urganlıkkonusunun nasıl yorumlandı ı esas alınmı tır. Buna ba lı olarak Toprak Ana ile kadınarasındaki do urganlık yönünden benzerlikler konusunda açıklamalar yapılmı tır. AyrıcaToprak Ananın üretkenli i di er kozmik ö elerle bir bütün olu turdu u dü ünüldü ü için su,ta lar, gök ve Gök Tanrı konuları üzerinde çalı ılmı tır.Eliade'a göre Toprak Ana ile kadın do urganlık yönünden birbirine benzemekte ve buyönden aralarında mistik bir dayanı ma vardır. Bu ba lamda Eliade'ın görü ünü savunmasıve bu çalı malar esnasında izledi i yöntem ve teknikler ara tırılmaya çalı ılmı tır. Sonuçolarak kadın ile Toprak Ana arasında üretkenlik yönünden benzerlik oldu u kanaatineula ılmı tır.Anahtar Kelimeler: Mircea Eliade, Toprak Ana, Kadın, Do urganlık, Axis mundi.

Zübeyde Kaplan
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2006
00
Master'sOpen AccessTR

Huzurevi sakinlerinde dini yaşayış

Bu ara tırma huzurevi sakinlerinin dini ya ayı larını de i ik boyutlardan tesbit etmekamacıyla yapılmı tır. Ara tırmanın örneklemi Adana Huzurevi Sakinleri olup, ara tırmayaya ı 65 ve üstü olan 86 denek katılmı tır. Ara tırmada veri toplamak için mülakat formukullanılmı tır.Bu çalı mada öncelikle teorik kısım olu turulmu tur. Teorik kısmın birinci bölümündeya lılık, ya lıların genel özellikleri, huzurevleri, Türkiye'de huzurevlerinin konumu vb.konular, ikinci bölümünde ya lılık döneminde dini hayat, dindarlı ın boyutları, dua, ya lılıkve ölüm vb. konular incelenmi tir. Uygulama kısmında ise mülakat ve sonucunda elde edilenbulgular, ya lıların demografik özelliklerine göre ili kilendirilerek sınıflandırılmı ,istatistiksel açıdan yüzdeleme yöntemi kullanılmı tır. Çıkan sonuçlar daha iyi görülüp,anla ılması açısından tablola tırılmı tır.Ara tırmada kısaca u sonuçlar elde edilmi tir:Huzurevi sakinlerinin büyük ço unlu u ibadetleri yerine getirmekte, hemen hementamamı dua etmektedir. badetleri yerine getirdiklerinden dolayı kendilerini dindarhissetmekte ve insanın ya landıkça daha çok dindarla tı ını dü ünmektedirler. Dinin insanhayatında gerekli ve önemli oldu una inanmaktadırlar. Ya lıların ço unlu u kader-kaza,ahiret, öldükten sonra dirilme ve sorguya çekilmeye inanmaktadırlar. Ancak bu tür dinikonularda bilgileri az olup, büyüklerinden ya da çevreden aldıkları bilgilerle yetinmektedirler.Ya lıların sadece bir kısmı (% 15) ölümden korkmakta ve ölümü kabullenememekte olup,ço unlu u ölümden korkmadıklarını, acı çekerek ölmekten korktuklarını belirtmi lerdir.Kısaca huzurevindeki ya lıların büyük ço unlu unun Allah'a ve dine ba lılıkları sonsuz olup,bu ba lılıkları hayatlarına olumlu olarak yansımaktadır.Anahtar Kelimeler: Ya lılık, Huzurevi, dini ya ayı

Adeviye Şimşek
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2006
00
Master'sOpen AccessTR

Hilmi Ziya Ülken'de dini hayat

iÖZETHİLMİ ZİYA ÜLKEN'DE DİNİ HAYATOsman FEDAYİYüksek Lisans Tezi: Felsefe ve Din Bilimleri Ana Bilim DalıDanışman: Doç. Dr. Hasan KAYIKLIKHaziran 2007, 109 SayfaBu çalışma, Türk düşünce hayatının önemli isimlerinden Hilmi Ziya Ülken'ineserlerinde dini hayatı Din Psikolojisi ışığında değerlendirmeyi amaç edinmektedir. Buamaçla ilk olarak Ülken'in Psikoloji üzerine söyledikleri ele alınmış ve bu konudakifikirleri ortaya konulmuştur. Daha sonra onun genelde din olgusu, özelde ise dini inançve tanrı düşüncesi üzerine söyledikleri değerlendirilmiştir. Ayrıca bu bölümde bilme veinanma konusuna ilgili konular olarak yer verilmiştir. Bu bölümün diğer konusunu dadini hayatı ilgilendiren Ahlak oluşturmaktadır. Burada bazı ahlâki özellikler Ülken'inpsikolojik tahlilleri bağlamında ele alınmıştır. Tasavvufû hayatın görünümlerinin DinPsikolojisi açısından değerlendirildiği bölüm ise genel olarak Ülken'in Psikanaliz'inetkisiyle kaleme aldığı `Tasavvuf Psikolojisi' adlı makalesinin incelenmesineayrılmıştır.Anahtar Kelimeler: Dini Hayat, Ahlak, Aşk Ahlakı, Tasavvuf Psikolojisi, Hilmi ZiyaÜlken.

Osman Fedayi
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2007
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim okullarındaki dkab dersi öğretim programında ahlak öğretimi

iÖZETİLKÖĞRETİM OKULLARINDAKİ DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİDERSİ ÖĞRETİM PROGRAMINDA AHLAK ÖĞRETİMİİsa Tekin ÇİMENYüksek Lisans Tezi: Felsefe ve Din Bilimleri Anabilim DalıDanışman: Doç. Dr. Zeki Salih ZENGİNHaziran 2007, VI + 131 Sayfaİnsanlar, özellikle de bebeklik ve çocukluk dönemlerinde bedensel, zihinsel,sosyal, dini, ahlaki ve benzeri birçok yönlerden hızlı bir gelişim gösterirler. Bu gelişimalanlarının en kritik olanlarından biri de ahlak gelişimidir. Çocukların ve gençlerinahlak gelişimlerini dinin, ailenin, devletin, toplumun istekleri doğrultusundagerçekleştirmek için eğitim-öğretim faaliyetlerine başvurmak zorunluluğu vardır. Yaniçocukların davranışlarını iyi, doğru ve güzel olana yönlendirmenin yolu etkili bir ahlakeğitiminden geçmektedir. Ülkemizde formal yollarla ve örgün eğitim kurumlarındaahlak öğretimini sağlama gayesi Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersleriylegerçekleştirilmek istenmektedir. Ahlak öğretiminin din dersleri ile birlikte verilmesi,çocukların ahlaki kural ve ilkeleri benimseyip bunları alışkanlık halinde davranışadönüştürmelerini sağlamak için dinin desteğinden yararlanma yoluna gidildiğinigösterir. Peki Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersleri bu amaca ne oranda hizmetetmektedir? Çalışmamızda ilköğretim kurumlarının 4., 5., 6., 7., ve 8. sınıflarındazorunlu dersler arasında yer alan Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi derslerinin çocuklarınahlak gelişimlerine katkılarını ortaya koymaya çalıştık.Anahtar Kelimeler: Ahlaki Gelişim, Din Eğitimi, DKAB Dersleri

İsa Tekin Çimen
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2007
00
Master'sOpen AccessTR

Kitab-ı Mukaddes'te cinsel motifler

iÖZETKİTAB-I MUKADDES'TE CİNSEL MOTİFLERNecati SÜMERYüksek Lisans Tezi, Felsefe ve Din Bilimleri Anabilim DalıDanışman: Doç. Dr. Kadir ALBAYRAKHaziran 2007, 207sayfaKitab-ı Mukaddes, Yahudiliğin ve Hıristiyanlığın kutsal metinlerini içindebarındıran dinsel metnin adıdır. Semavi dinlerden olan Yahudilik ve Hıristiyanlık,insanların yaşam tarzlarını birçok yönden etkileyen tek tanrılı iki dindir. Bu bağlamdatezimizde Kutsal Kitap ekseninde Eski ve Yeni Ahit'te cinsel motifleri araştırdık.İlk bölümde cinselliğin tanımına, cinsellik ile ilgili kavramlara ve cinselliğintarihine değinildi. İkinci bölümde Eski Ahit'in cinselliğe bakış açısı ve Yahudilerincinsel konularda uyması gereken kurallar irdelendi. Son bölümde ise Yeni Ahit'e görecinselliğin ne olduğu ortaya konularak, Hıristiyanların cinselliğe dair neler yapmasıgerektiği konusuna temas edildi.Sonuç olarak cinsellik, insanın en temel ihtiyacı olarak önemli ve vazgeçilemez birolgudur. Dinlerin de bu olguya uzak kalması düşünülemez. Özellikle Eski Ahit,cinselliği verimli olup, çoğalmak olarak önemserken Yeni Ahit ona temkinliyaklaşmıştır. Cinselliğe soğuk bakan Yeni Ahit, onu evlilik kurumu içerisinde hoşgörmüştür. Semavi dinlerden olan Yahudilik ve Hıristiyanlık cinselliğin ne dereceönemli olduğunu inananlarına oldukça açık olarak anlatmıştır. Nihayetinde cinsellik,Kitab-ı Mukades'te dinsel kurallar çerçevesinde ve yasal olarak yaşandığında kabulgörmüş, aksi durumda kendisine ölçülü yaklaşılmıştır.Anahtar kelimeler: Kitab-ı Mukaddes, Cinsel Motifler, Eski Ahit, Yeni Ahit,Cinsellik.

Necati Sümer
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2007
00
Master'sOpen AccessTR

4-6 yaş Kur'an Kursu Değerler Ağacı Projesinin Montessori'de ödül anlayışına göre değerlendirilmesi

Bu araştırmada 4-6 yaş Kur'an Kursunda öğrenim gören öğrencilere yönelik uygulanan Değerler Ağacı Projesi'nin Montessori yaklaşımının ödül anlayışına göre değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Araştırmada karma araştırma yöntemi kullanılmış, bu kapsamda gözlem ve mülakat yapılmıştır. Çalışmada 4-6 yaş Kur'an Kursunda görev alan 11 öğreticiye ve 12 veliye mülakat, 4-6 yaşta kayıtlı olan 17 öğrenciye gözlem yapılmıştır. Mülakatlar yapılırken ses kaydı yapıldıktan sonra Microsoft Word programına aktarılmıştır. Gözlem için gözlem formları doldurularak sayısal verilere dönüştürülmüştür. Sayısal verilerin analizi için SPSS paket programı kullanılmıştır. Araştırmada betimsel analiz ve içerik analizi uygulanmıştır. Gözlem, proje çerçevesinde konular işlendikten sonra, verilen eğitimin davranışa ne şekilde yansıdığı değerlendirilerek yapılmıştır. Araştırmada adalet, doğruluk, iş birliği, sabır, sevgi ve merhamet, sorumluluk değerleri işlenmiştir. Yapılan her olumlu davranış karşılığında projede belirtilen pekiştireç çocuğa verilmiştir. Değerler ağacı projesi, çocukları öğrenmeye teşvik eden, öğrenilen değerleri içselleştirerek yaşantıya dönüştürmeyi ve davranışları pekiştireçler ile kalıcı hale getirmeyi hedefleyen bir öğrenim projesi olarak düşünülmüştür. Ancak ödül odaklı bir proje olması nedeni ile çocuklarda uzun süreli davranış değişikliğini sağlamadığı ve çocukların ödül alabilmek adına doğru olmayan söylemlerde bulunmalarına neden olduğu sonucuna varılmıştır. Araştırmamız, çocuğun kendisini keşfederek, hareket etmesini sağlayarak, seçme özgürlüğü veren, bu sayede öğrenmeyi, öz disiplin geliştirmeyi amaçlayan Montessori metodu ile Değerler Ağacı Projesini değerlendirmiştir.

Elif Ericekli
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Halkın Çoban Dede`den beklentilerinin psikolojik nedenleri

Bu çalışmada Adana' da bulunan Çoban Dede Türbesi, etrafında sergilenen halk inançları ve buraya gelen ziyaretçilerin orayı ziyaret sebepleri ve oradan beklentilerinin psikolojik nedenleri konu edinilmiştir. Genelde ilk olarak halk dindarlığı, halk inançları ve ziyaret olayına yer verilmiştir. Özelde ise, Çoban Dede Türbesi, Çoban Dede'nin hayatı ziyaret yeri haline gelişi orada uygu1anan pratikler ve halkın orayı ziyaret sebepleri incelenmiştir. Anahtar Kelimeler: Halk İnançları, Türbe Ziyareti, Çoban Dede Türbesi, Ziyaret Sebepleri.

Hatice Özcan
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2007
00
Master'sOpen AccessTR

Hilmi Ziya Ülken'in düşüncesinde din eğitimi

Bu tez ülkemizin önde gelen ilim ve fikir adamlarından birisi olan Hilmi Ziya ÜLKEN'in din egitimi ile ilgili görüslerini tespit ederek kendisine özgü yönlerini ortaya koymaya çalısmaktadır. Hilmi Ziya'nın düsünce sisteminde Tanrı, insan ve âlem üç esaslı kavram olarak karsımıza çıkmaktadır. Tanrı olmaksızın ne insanı nede âlemi anlamaya imkân vardır. Tanrı ve baska âlemle kurulacak diyalektik iliskiye hizmet edecek din egitimi haliyle Tanrı merkezlidir. Hilmi Ziya'da din egitimi, egitimin kaplamı içerisindedir. kisi de birbirine karsılıklı ihtiyaç iliskisi ile baglıdır. Din ögretimi, objektif bilgiyi esas alırken; din egitimi, sübjektif degere yönelir. Birincisi; realist-tecrübî metodu, ikincisi; ihtiyaç mertebelerini uyandıran ve dini bilgiyi inançla tamamlayan diyalektik metodu takip eder. Din egitiminde degerlerin sadece anlasılması ve açıklanması yetmez; yeni kusakların bu degerleri benimsemesi kendilerine huy ve karakter haline getirmeleri gerekmektedir. Degerde hareket noktası kisi oldugu için her deger, askın ve objektif oldugu kadar da kisiseldir. Din egitiminin gayesi, olgu ile ideali birlestiren insanî vatanseverlik ile degerin en yüce noktası olan mutlak duygusu (ask) dur ki bu derecede deger yaratısı meydana gelir. Her deger yaratısında kisilik biraz daha genisler. Din egitimi, bir taraftan realist ve tenkitçi bir dünya görüsüne dayandırılarak dinamik ve genetik bir yapıya kavusturulmalı diger taraftan onun örgün kısmı yaygın din egitimi ile desteklenmelidir. Osmanlı'da oldugu sekliyle kafa ve kol, ruh ve beden ayrımına gitmemelidir. Bu bakımdan Orta Çag'ın din egitimi açısından iyi ve kötü yönleriyle kritigine ihtiyaç vardır. Kisisel kültür medeniyeti çagında laik yorum hem dinin en ileri yorumu hem de din egitiminin teminatı olmalıdır. Anahtar Sözcükler: H. Ziya Ülken, Tanrı, Kisi (Dyade), Din Egitimi, Laiklik

İsmail Çelik
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2007
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim öğrencilerinde (4., 5., 6., 7. ve 8. sınıflar) dindarlık ile kaygı arasındaki ilişki

Bu çalışma, ilköğretim (4., 5., 6., 7. ve 8. sınıflar) öğrencilerinde dindarlık ile kaygı arasında nasıl bir ilişki olduğunu ortaya koymaya çalışmaktadır. Bu bağlamda çalışmamızda ilk olarak konuyla ilgili genel bilgiler ve kuramlar ele alınmıştır. İkinci olarak, dindarlık ve kaygı kavramları çeşitli boyutlarıyla incelenmiş, sonra ilköğretim (4., 5., 6., 7. ve 8. sınıflar) çağındaki öğrenciler, dindarlığın çeşitli boyutları açısından karşılaştırılarak aradaki benzerlik ve farklılıklar ortaya konulmaya çalışılmıştır. Son olarak bu konudaki bulgular tartışılmış ve araştırmanın sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Dindarlık, Kaygı, Din Psikolojisi

Zeynel Ahmet Öztürk
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2007
00
Master'sOpen AccessTR

Din görevlilerinin toplumda rol model olması üzerine nitel bir çalışma

Bu çalışmada din görevlilerinin toplumda üstlendiği rol model olma ve yapılan dini rehberliğin bireylerin manevi yaşamları üzerindeki etkileri araştırılmıştır. Kişinin dini hayatında özellikle din görevlileri ve dini liderler örnek teşkil etmektedir. Bu durumun bireyin dine dair duygu, düşünce ve inanç yapısında olumlu veya olumsuz şekilde tezahür ettiği düşünülmektedir. Dolayısıyla çalışmamızın amacı, din görevlilerinin toplum üzerindeki örnekliğini araştırmak, rol model kimliğini bireylerde uyandırdığı manevi etki bağlamında değerlendirmektir. Nitel araştırma yöntemiyle gerçekleştirdiğimiz çalışmamızda katılımcılar Çankırı'da ikamet eden kadın-erkek toplam otuz kişiden oluşmaktadır. Yapılan görüşmeler sonucunda elde edilen veriler tematik analiz ve içerik analizi yöntemiyle incelenmiştir. İlk olarak araştırmamızın temelini oluşturan rol kuramı açıklanmış ve bu bağlamda sosyal öğrenme ve rol model kavramları üzerinde durulmuştur. İslam'da rol model, din görevlisinin taşıdığı misyonun önemi ve ideal din görevlisinde bulunması gereken özellikler ele alınmıştır. Din görevlileri tarafından yapılan manevi rehberliğin bireyler üzerindeki etkisi incelenmiştir. Konuyla ilgili literatür taranmış yabancı kaynaklarda çalışmada yer almıştır. Son olarak din görevlilerinin toplumdaki rol model kimliği ve bireylerin dini yaşamlarındaki etkilerine dair bulgular elde edilmiştir. Çalışmamızın sonucunda din görevlilerinin mesleki donanımları ve rol modelliği yeterli düzeyde olmasa da bireylerin maneviyatlarına olumlu yönde katkı sağladıkları gözlenmiş, toplum nezdinde saygınlık ve itibarlarının halen devam ettiği ve din görevlilerine karşı güven duyulduğu tespit edilmiştir. Anahtar kelimeler: Din Görevlisi, Dindarlık, Maneviyat, Rol Teorisi, Rol Model

Nesrin Delebe
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Evli çiftlerde manevi yönelim ve mutluluk ilişkisi

Aile kurumunun ortaya çıkması ve bu kurumun sağlıklı bir şekilde devam etmesi temelleri sağlam atılmış bir evliliğe bağlıdır. Gerek evlilik ve gerekse aile için önemli olan bu birliktelikte sürekliliğin sağlanmasıdır. Bu çalışmada evli çiftlerin manevi yönelimlerinin mutluluk ile ilişkisini araştırılarak, evliliğin mutlu bir şekilde devamını sağlamada maneviyatın rolünü tespit etmek ve mutlu bir evliliğe katkısını verilerle ortaya koymak amaçlanmıştır. Bu bağlamda Ankara ve ilçeleri dikkate alınarak 306 evli birey ile anket çalışması yapılmıştır. Çiftler araştırmacı tarafından seçilmiş, çalışmada Oxford mutluluk ölçeği ile manevi yönelim ölçeği ve demografik bilgi edinebilmek için ise kişisel bilgi formu kullanılmıştır. Araştırma ilişkisel tarama modeline göre düzenlenmiştir. Tezimizin kaynak gösteriminde APA atıf sistemi kullanılmıştır. Mutluluğun ve maneviyatın, sosyo-demografik etkenler ile ilişkisi incelenerek bunların evliliğe olumlu ya da olumsuz, nasıl ve ne oranda katkı sağladıkları tespit edilmeye çalışılmıştır. Örneğin yaş, gelir durumu, cinsiyet ve eğitim durumu gibi unsurların, mutluluk ve maneviyat ile ilişkilerinde bir takım değişkenliklere yol açtığı, kimi zaman olumlu, kimi zamanda olumsuz olarak sonuç verdiği görülmüştür. Cinsiyet değişkenliği mutlulukta anlamlı bir farklılaşma gösterirken manevi yönelimde anlamlı bir farklılığa sebep olmadığı, bununla beraber çocuk durumu değişkeni ve yaş değişkenin ise mutluluk ve manevi yönelim açısından anlamlı bir farklılık ortaya koymadığı görülmüştür. Eğitim değişkeni açısından elde edilen verilerde eğitim düzeyleri yüksek olan evli çiftlerin mutluluk oranları yüksek çıkarken aynı sonuç manevi yönelimde de gözlemlenmiştir. Gelir seviyesi verileri yüksek olanlarda ise mutluluk seviyesi artarken manevi yönelim açısından önemli bir farklılığa neden olmamıştır. Elde etmiş olduğumuz bu ve benzeri veriler bu değişkenlerin esas itibariyle hem mutluluk hem de maneviyatın şekillenmesin de etkin olduklarını göstermektedir. Mutluluk ve manevi yönelimin kendi aralarındaki ilişkiye yönelik bulgularda mutluluk düzeyleri ile manevi yönelim seviyeleri arasında pozitif yönlü ve anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir. Dolayısıyla bu ilişki bize manevi yönelim seviyesi arttıkça mutluluk düzeyinin de arttığı göstermektedir. Çalışma, çiftlerin mutluluğuna katkısının önemini ve etkisini ortaya koyması bakımından manevi yönelimin ne derece gerekli olduğunu gösterdiği ve ailelerin daha mutlu ve anlamlı bir evlilik hayatı yaşamalarının manevi yönelime gösterecekleri eğilim ile ilişkili olduğunu kanıtlar niteliktedir.

Aile içi mutluluk
Hakan İşinata
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Din kültürü ve ahlâk bilgisi dersinin öğrencilerin sosyalleşmesine etkisi

Eğitim öğretime muhtaç bir varlık olarak dünyaya gelen insan, kendine özgü davranışları öğrenerek topluma uyumlu sosyal bir varlık haline gelir. İnsanların sosyalleşmesinde en önemli toplumsal kurumlar aile, okul, arkadaş çevresi, din ve kitle iletişim araçlarıdır. Kültür bir toplumun kimliğini ortaya koyar. Türk kültürünün dinî boyutunu temsil eden İslâm'ın temel kaynaklarındaki insanların toplumsal ilişkilerine dair mesajları da araştırmamızda ele alınmıştır. Toplumsal beklentiler ve bireylerin ihtiyaçları doğrultusunda plânlı ve sistemli bir şekilde sosyalleşmenin gerçekleştirildiği kurumlar okullardır. Türk Millî Eğitiminin genel amaçları ve temel ilkeleri incelendiğinde öğrencilerin sosyalleşmesine verilen önem görülmektedir. Okullarımızda, öğrencilerin sosyalleşmesine yönelik olarak dinin ve ahlakın mesajlarının verildiği ders Din Kültürü ve Ahlâk Bilgisi'dir. Bu çalışmamızda ilköğretim 4., 5., 6., 7. ve 8. sınıflarda zorunlu dersler arasında yer alan Din Kültürü ve Ahlâk Bilgisi'nin öğrencilerin sosyalleşmesine olan etkisini ortaya koymaya çalıştık.Anahtar Kelimeler: Sosyalleşme, kimlik, Din Kültürü ve Ahlâk Bilgisi.

Mehmet Davarcı
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Çeşitli dini gruplarda sanal akrabalık: Kirvelik örneği

Sosyal ve ekonomik bir birlik ve toplumsal dayanışma örneği olan kirvelik kurumu geçmişten günümüze kadar Türkiye, Irak ve Suriye coğrafyalarında sürdürülmektedir. Kirvelik kurumu toplumumuz içerisinde aile kurumu ile birlikte oldukça önemli bir yer tutmaktadır. Toplumumuzda kirvelik kurumuna farklı etnik, dini veya toplumsal gruplar farklı anlamlar yüklese de genel olarak çerçeve tanım konusunda ittifak vardır. Kirvelik, erkek çocuğun sünneti veya evliliği sırasında aile dışından bir kişinin maddi ya da manevi açıdan aileden daha fazla sorumluluk üstlenmesiyle kurulan bir tür sanal akrabalıktır. Tarihsel arka planda dostluk ve aileler arası güç birliğinin bir simgesi olarak ortaya çıkan kirvelik müessesesi ekonomik, siyasi, hukuki, kültürel, sosyal ve dini bir çok unsuru bünyesinde barındırmaktadır. Dini bir vecibe olan sünnet ameliyesine bağlı olarak tarım kültürüne dayalı toplumlarda ortaya çıkan kirvelik kurumu teknolojinin gelişmediği el emeğinin görece değerli olduğu dönemlerde tek başına güçsüz sayılabilecek aileleri hem ekonomik hem de sosyal açıdan daha güçlü hale getirmiştir. Kirvelik, farklı dil, din, etnik köken ve aşiretlere mensup bireylerin bir arada huzur ve barış içinde yaşamalarını kolaylaştırmış; kan bağına dayanmayan yeni akrabalık ilişkileri kurmalarına ve özellikle zor zamanlarda önemli bir sosyal sermaye kaynağı oluşturmalarına imkan sağlamıştır. Toplumsal değişme ile beraber bu kadim geleneğin yaşatıcıları azalmış olsa da ülkemizde başta Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgeleri olmak üzere hala varlığını devam ettiren adetlerdendir. Toplumun kollektif hafızasında güçlü bir yer edinmiş olan kirvelik müessesesinin tarihsel kökenlerine inmek, sadece geleneksel bir yapıyı anlamak açısından değil, aynı zamanda toplumsal dayanışma ve kültürel süreklilik biçimlerini kavrayabilmek açısından da büyük önem taşımaktadır. Bu doğrultuda çalışmada; kirvelik kurumunun kökeni, tarihsel gelişimi ve günümüzdeki toplumsal işlevlerinin belirlenmesi ile bu kurumun temelinde yer alan dini fenomenlerin sosyolojik bir perspektifle değerlendirilmesi amaçlanmıştır.

Hüseyin Yıldız
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Yunus Emre'de dinî hayatın psikolojisi

Bu araştırma, Türk tasavvufunun önemli şahsiyetlerinden Yunus Emre'nin dinî hayatını psikolojik yönden incelenmeyi amaç edinmektedir. Bu amaçla onun şiirlerinden yola çıkılarak onun dinî hayatına dair psikolojik bulgular elde edilmiştir. Daha sonra onun genelde din olgusu, özelde ise dinî inanç ve ilâhi aşk'a ilişkin şiirleri değerlendirilmiştir. Tasavvufî yaşayış bir çeşit dinî yaşayış şekli olduğundan bu çalışmada Yunus Emre'nin tasavvufî yaşayışına da yer verdik. Bu sebeple biz Yunus'un tasavvufî yaşayışını incelemekle onun dinî hayatına dair ipuçları elde etmeye çalıştık.Anahtar Kelimeler: Dinî Hayat, İlahî Aşk, Tanrı, Tasavvuf, Yunus Emre

DinDin psikolojisiDini hayat+2
İlyas Pür
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Mardin ve çevresinde Süryaniler

Bu çalışmada, Mardin ve çevresinde yaşamakta olan Süryaniler incelenmiştir. Çalışmamız iki bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde, Süryaniler genel olarak ele alınmıştır. Bu amaçla da öncelikle, Süryani adı, kökeni, dili ve tarihi hakkında bilgiler verilmiştir. Daha sonra Türkiye'deki Süryaniler ve Süryanilerin Türkiye'deki yapılanması üzerinde durulmuştur. Süryani Ortodokslarda inanç esasları başlığı altında tanrı, melekler, kutsal kitap, kıyamet, ölüm ve sonrası ile günah; ibadet esasları başlığı altında ise namaz, oruç, ondalık, kutsal ziyaret ve bayram yer almaktadır. Ortodoks Süryanilerde kilise teşkilatı ise, Episkoposluk, Papazlık ve Diyakosluktan oluşmaktadır.İkinci bölümde Mardin ve çevresindeki Süryaniler üzerinde durulmuştur. Bu amaçla da öncelikle Mardin ve çevresindeki Süryanileri ifade etmek üzere, Süryanilerin bu çevredeki kiliselerini içine alan Metropolitlik merkezine isim olarak verilen Tur Abdin adı ve coğrafi bölge olarak Tur Abdin bölgesi irdelenmiştir. Daha sonra Mardin ve çevresindeki Süryanilerin yaşantıları ele alınmıştır. Bu kısımda ise, gelenek ve görenekleri ile evlilik ve aile hayatı, Süryanilerde dayanışma ve vakıf, cenaze merasimi ve ölülerin gömülmesi anlatılmıştır. Ayrıca bu kısımda görsel sanatlar, el nakışı, basmacılık, yün ve ipek halıcılık, bakırcılık, kilim dokumacılığı ve taş oymacılığı Süryanilerde sanat başlığı altında işlenmiştir. Yine bu bölümde Mardin ve çevresindeki Süryanilerin mabedi niteliğini taşıyan Kilise ve Manastırlar ayrıntılı bir şekilde ortaya konulmuştur.Bu tez çalışması, konuya ilişkin varılan belli başlı sonuçların yer aldığı sonuç bölümü ile tamamlanmıştır.Anahtar Kelimeler: Mardin, Tur Abdin, Süryaniler, Süryani Kilise ve Manastırları

Zeynep Gül Küçük
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Din ve ahlak bilgisi kitaplarında yardımcı metinler

Bu çalışma 1983-2000 yılları arasında 4.-8. sınıflarda okutulan Din ve Ahlak Bilgisi ders kitaplarında yer alan ana metinleri destekleme vazifesini üstlenen yardımcı metinleri din psikolojisi açısından incelemeyi konu edinmektedir. Burada onların, öğrencilerin dini inanç ve yaşantılarını ne derece etkiledikleri ortaya konmaya çalışılmakta, aynı zamanda ana metinleri destekleme düzeyleri belirlenmeye gayret edilmektedir.Anahtar Kelimeler: Din ve Ahlak Bilgisi Kitapları, Ana Metin, Yardımcı Metin, Öğrenci, Din psikolojisi.

Şule Öz
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Nurettin Topçu'nun din eğitimi ile ilgili görüşleri

Yirminci asırda yetişen büyük bir düşünürümüz olan Nurettin Topçu, Maurice Blondel'in ?Hareket Felsefesi?nden hareketle ve tasavvufi bir anlayışla Anadolu insanının felsefesini yapmaya çalışmıştır. Felsefe, din, ahlak, milliyetçilik ve sosyalizm gibi kavramlar üzerinde duran Topçu, felsefesine uygun bir biçimde eğitim ve din eğitimi konusunda fikirler üreterek idealist bir eğitim anlayışı ortaya koymuştur. Özellikle kendi dönemindeki eğitim zihniyetini ve uygulamalarını tenkit eden Topçu dini ve milli bir eğitimi savunarak ve ülkemizdeki eğitim felsefesinin pragmatist yapısını reddederek onun yerine idealist bir eğitim sistemini öne sürmektedir. Din eğitimine psikolojik, felsefi ve dini temeller getirerek idealist bir din ve ahlak eğitimini savunmaktadır.Anahtar kelimeler: Nurettin Topçu, hareket felsefesi, idealizm, din, din eğitimi.

Ali Rıza Genç
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Dindarlık ve kişilik arasındaki ilişki, Allport ve Fromm'un karşılaştırmalı analizi

Dindarlık ve kişilik kavramları hem Türkiye'de hem de Batı dünyasında çeşitli bakış açılarıyla analiz edilmiş ve bu konuda çok sayıda kuramsal ve uygulamalı araştırma yapılmıştır. Bu araştırmaları yürüten bilim adamları kişisel ya da meslekî bakış açılarına göre farklı kişilik ve dindarlık tanımları ile dindarlık ve kişilik tipolojileri ortaya koymuşlardır. Bu nedenle iki kavram arasındaki ilişkinin ele alınmasında tek bir yaklaşım söz konusu değildir. Kişilik ve dindarlık kavramlarının analizi ve bu iki olgunun birbirleriyle olan ilişkilerinin ortaya konmasında, hem hareket noktaları hem de ulaştıkları sonuçları itibariyle farklı anlayışlara sahip olan Allport ve Fromm'un yaklaşımlarının açıklanması yararlı olacaktır. Nitekim ülkemizde, Allport ve Fromm'un görüşlerini dikkate alan karşılaştırmalı bir çalışma bulunmamaktadır. Allport, kişiliğin dindarlık üzerinde etkili olduğunu savunurken; Fromm, dindarlığın kişilik üzerinde etkili olduğunu vurgulamaktadır. Bu tez çalışmasında ise, dindarlık ve kişilik ilişkisi Allport ve Fromm'un bu düşünceleri esas alınarak irdelenmiştir. Hem kişiliğin dindarlık üzerinde hem de dindarlığın kişilik üzerinde etkili olduğu, ancak iki kavram arasındaki ilişkide dinin daha büyük bir etkiye sahip olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

DinDin anlayışıDin psikolojisi+5
Semra Karakaya
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Yaşamın zorluklarıyla başa çıkmada kader inancının rolü

Bu çalışmada atıf kuramı çerçevesinde ?kader inancına? yüklenen anlamları ve bu inancın günlük hayatta karşılaşılan problemlerin üstesinden gelebilme hususunda bireye nasıl bir destek sağladığını tespite çalışılmıştır. Örneklem; Malatya/Battalgazi ve Kahramanmaraş/Andırın ilçelerinde 20-50 yaşları arası bayan Kur'an Kursu öğrencilerinden oluşmaktadır. Battalgazi'den 16, Andırın'dan 14 olmak üzere bu çalışmaya 30 öğrenci katılmıştır. Çalışmamızda yarı yapılandırılmış mülakat tekniğini kullanımıştır. Bu çalışma sonucunda da öğrenciler sorulan sorulara geleneksel müslüman kültürün değer yargılarıyla büyük oranda uyumlu cevap vermişlerdir. Öğrencilerin hayatın zorluklarıyla başa çıkarken kader inancından büyük bir destek aldıkları görülmüştur. Onlar için kader inancı psikolojik olarak rahatlatıcı bir görev üstlenmektedir. Çünkü kendi hayatını devam ettirirken tamamen pasif olan insan, yaşadıklarını anlamlı kılabilmek için ?yazılanı yaşadığını? ifade ederek zorlukların, çaresizliklerin üstesinden gelmeye çalışmaktadırlar.

Başa çıkmaDinDin psikolojisi+1
Elif Batman
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Peyami Safa'nın romanlarında sosyal değişme ve din

Bu çalışma ile Sosyal Değişme ve Din hadisesinin Peyami Safa'nın Romanlarına nasılyansıdığının ortaya çıkarılması amaçlandı. Bu bağlamda, ilk olarak çalışmaya ilişkin kuramsalyapı üzerinde duruldu. Daha sonra yazarın hayatı, eserleri ve fikir dünyası irdelenmeyeçalışıldı. Ardından Sosyal Değişme ve Din Hadisesi genel bir çerçevede ele alındıktan sonraPeyami Safa'nın romanlarında konu tesbit edilmeye ve tartışılmaya çalışılmıştır.

Mesut Düzce
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Edebî bir eserde şairin dini yaşaması -Arif Nihat Asya örneği-

Bu çalışma, Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatı şairlerinden Arif Nihat Asya'nın şiirlerindeki dinî yaşantısını konu edinmiştir ve konuya imkânlar dâhilinde psikolojik açıdan yaklaşmayı kendisine hedef seçmiş bulunmaktadır. Öncelikle şairin hayatı ve kişiliği hakkında bilgi verilmiş, daha sonra onun şiirlerinde dinî inanca yönelik düşünce ve tasavvurları, dinî inancının uygulamaya dönüşmesi ve dinî yaşayışını besleyen diğer tesirler din psikolojik açıdan analiz edilmiştir.

Asya, Arif NihatDindarlıkDini değerler+4
Süleyman Doğanay
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Necip Fazıl Kısakürek'te dinî yaşayış

Bu çalışma şair ve yazar Necip Fazıl Kısakürek'in yaşamında ve şiirlerinde dinî yaşayışını konu edinmiştir. Kısakürek'in otobiyografilerine ve şiirlerine dayanılarak dinî hayatının psikolojik olarak tahlil edilmesi hedeflenmiştir. İlk olarak din ve dindarlık kavramları hakkında bilgi verilmiş, buna bağlı olarak şairin din ve dindarlık anlayışı araştırılmıştır. Şairin yaşamındaki dinsel değişim tecrübesi ve şiirlerine yansıyan dinî tasavvurlar din psikolojik açıdan analiz edilmiştir.

DinDin anlayışıDin psikolojisi+4
Nesibe Esen
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

1912?1925 yılları arasında Sebilürreşad Dergisi'nde yayınlanan Hıristiyanlıkla ilgili makaleler ve tahlilleri

Çalışmamızın amacı Sebilürreşad dergisinde 1912?1925 yılları arasında Hıristiyanlık ve misyonerlikle ilgili makalelerin transkribe edilmesi ve bunların yorumlanmasıdır. Bilindiği gibi Sebilürreşad dergisi Osmanlının son yıllarında ve zaman zaman Cumhuriyet döneminde en etkili entelektüel bir dergi olmuştur. Bu kapsamda misyonerlik hareketleri derginin yayın sürecinde önemli bir yer teşkil etmiştir. Derginin özenle ele alarak, misyonerlik üzerine yayınladığı makaleleri çalışmamızda derledik.

HristiyanlarHristiyanlıkMisyon+3
Aslı Kahraman
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Küreselleşme sürecinin dinî yaşayış üzerindeki etkisi

Küreselleşme genel olarak devletler ve toplumlar arasında karşılıklı ilişki ve bağımlılık sürecini ifade etmektedir. Dünyanın bir köşesindeki olayların ve etkinliklerin dünyanın daha uzak köşelerindeki insanlar ve toplumlar üzerinde ne derece ciddi sonuçlar doğuracağını ifade etmektedir.Küreselleşme ve din ilişkisi söz konusu olduğunda, öncelikle dikkat çekmemiz gereken nokta, hemen her dinin küresel iddialarının olduğudur. Dinlerin hemen hemen tamamının evrensel tezlere sahip olduğu, bütün insanları bu tezleri kabul etmeye çağırdıkları, neredeyse genel kabul gören bir hakikat durumundadır. Bu açıdan dinler, kendi değerlerini insanların tamamına duyurma yolunda küreselleşmenin olgusal imkânlarından yararlanabilirler. Bu sebeple küreselleşme, ?din yayma? faaliyetinin şeklini değiştirme, hızını ve etkisini artırma işlevi görebilir. Bir dinin kendi değerlerini yayması, ?dinî etkileşim? ve ?dinî eritim? faaliyetleri şeklinde olabilir.Bu araştırmada küreselleşmesinin dinî yaşayışa olan etkisi incelenmiştir.Anahtar kelimeler: Küreselleşme, din, dinî hayat

DinDin değiştirmeDin psikolojisi+5
Fatih Dillice
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Dinler tarihinde dinin tarifiyle ilgili farklı görüşler

Bu çalışmada, Dinler Tarihinde dinin tarifiyle ilgili farklı görüşler konu edilmektedir. Bu bağlamda ilk olarak, din kavramının kökeni ve sözlük anlamına değinilerek, din kavramını tanımlamanın zorluğu, bir din tanımında bulunması gereken unsurlar, dinlerin sınıflandırılması, dinin kaynağı ve tarihsel süreçte dinin görüntülerine yer verilmiştir. Daha sonra tanımların sınıflandırılması meselesi işlenmiş ve tanımlar fenomenolojik, tarihsel, antropolojik, eleştirel, özsel, işlevsel ve diğer tanımlar olmak üzere sınıflandırılmıştır. Son olarak, din tanımlarına yöneltilen eleştiriler doğrultusunda, tanımlardaki karakteristik sorunlara değinilmiş ve dinin tanımlanması konusunda ortaya konulan önerilere yer verilerek çalışma bitirilmiştir.

DinDinler tarihiTarih
Ayşe Kartopu
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Din psikolojisi açısından Kur'an'da imanın oluşum süreci

Bu çalışma Kur'an'da imanın oluşum süreci ile ilgili ayetleri din psikolojisi açısından incelemeyi konu edinmiştir. Burada Kur'an ayetlerinin imanın oluşumunu nasıl ve hangi süreçlerden geçerek gerçekleştirdiği araştırılacaktır. Özellikle bu süreci yaşayan bireyin hangi duyguları yaşadığı ve imanın onun hayatında meydana getirdiği değişiklikler ortaya koyulmaya çalışılmakta ve aynı zamanda Kur'an ayetleri ile desteklenmeye gayret edilmektedir.

AyetlerDinDin psikolojisi+3
Fadime Şık
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Hac ibadetinin bireysel yaşayıştaki rolü

Bu çalışmanın amacı, Din Psikolojisinin faydalandığı metot ve tekniklerden olan mülakat tekniğini kullanarak hac ibadetinin bireysel yaşayışa etkilerini incelemektir.Hac ibadeti, din tarafından kutsal kabul edilen yerleri belirli zamanlarda ziyaret etmek ve bu yerlerde sembolik bazı ritüelleri yerine getirmektir. Hac, bütün dinlerde yer alan bir ibadettir. Tarih boyunca insanlar, bazı yerleri ulûhiyetin yoğunluk kazandığı merkezler olarak görmüşler ve kutsallık atfetmişler, burada yapılan ibadetlerle bireysel bir arınma ve öze dönüş yaşayacaklarına inanmışlardır.Çalışmamızın birinci bölümünde araştırmanın teorik çerçevesi çizilmiştir. Öncelikle din ve dindarlığın boyutları tartışılmış, inanç-ibadet ilişkisine değinilmiş ve dinlerdeki hac ibadeti hakkında kısaca bilgi verilmiştir. Bunların akabinde, İslâm dininde yer alan hac ibadetindeki uygulamaların sembolik anlatımlarına yer verilmiş, son olarak da bu ibadet esnasında bireyin yaşadığı psikolojik süreçlerden bahsedilmiştir. İkinci bölümde, araştırma süreci ve yöntemi hakkında bilgi verilmiştir. Üçüncü bölümde ise 50 hacıyla yapılan mülakattan elde edilen bulgular değerlendirilmiştir. Bu değerlendirmeler neticesinde, hac ibadeti boyunca edinilen bu yeni tecrübenin, bireyin hayatı için ?hacdan önce ve sonra? şeklinde özetlenebilecek bir dönüm noktası olabileceği sonucuna varılmıştır.Anahtar Kelimeler: Hac, İbadet, Din Psikolojisi, Bireysel Yaşayış

Din psikolojisiGünlük yaşamHac+4
Ahmet Rifat Geçioğlu
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Hafız Sadettin Kaynak'ın dünyasında müzik ve din

Bu çalışma, din görevlisi, besteci ve ses sanatçısı Hafız Sadettin Kaynak'ın yaşamında dinsel inancın ve müzik sanatının mahiyetini konu edinmiştir. Kaynak'ın otobiyografilerine, bestelerine, kaleme aldığı şarkı sözlerine, ayrıca sanat ve müziğe ilişkin yazılarına, röportajlarına ve hakkında yazılıp söylenilenlere dayanılarak, inancın ve sanatın hayatındaki yerinin psikolojik olarak analizi hedeflenmiştir. Öncelikle tarihsel gelişim sürecinde inancı incelenmiş, ardından sanatsal serüveni ele alınarak bestelerinden ve şarkı sözlerinden örnekler verilmiştir

BiyografiDinDin psikolojisi+3
Süleyman Tuna
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Modernleşme sürecinde ölüm hadisesine din sosyolojisi açısından bir yaklaşım

Bu çalışma ile modernleşme sürecinde ölüm hadisesinde meydana gelen değişimleri açıklamayı amaçlamıştır. Ölüm sosyal hayatın içinde yer alan bir gerçekliktir. Bütün canlıların ortak kaderi olması anlamında da evrensel bir nitelik taşımaktadır. Ölüm, modern ve modern öncesi toplumlarda farklı anlamlar yüklenen bir olgudur. Çünkü toplumsal yaşamdaki her türlü değişimden etkilenmektedir. Modern öncesi toplumlarda sosyal hayatın bir parçası olarak algılanırken, modern toplumlarda tabu niteliği kazanmıştır.

Din sosyolojisiKültürModernleşme+5
Filiz Çiftçikal
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Mekke döneminin dini gelişim teorileri açısından değerlendirilmesi

Bu çalışmada İslamiyet'in yayılışının Mekke dönemi, dini gelişim teorileri açısından değerlendirilmiştir. Amaç, Mekke döneminde İslam'ı kabul eden kişilerin bu gelişim aşamalarını irdelemektir. Bu değerlendirme yapılırken literatür taraması yapılmıştır. Bu değerlendirmenin yapılabilmesi için önce dini gelişim teorilerinin ne olduğu açıklanmış, daha sonra Mekke' de İslamiyet'in yayılış sürecine yer verilmiştir. Bu süreçte ilk Müslüman olan kişiler ve bu kişilerin özellikleri üzerinde durulmuş, dini kabul etmeyenlerin bu tutumlarının altında yatan sebepler irdelenmiştir. Dini kabul ederek Müslüman olan kişilerin ise bu kabullerinin altında yatan zihinsel faktörler ve din değiştirmelerinde yaşadıkları karar aşamaları açıklanmaya çalışılmıştır. Son olarak ise dini gelişim teorileri tek tek ele alınarak Mekke döneminde bu teorilere uygun olarak yaşanan durumlar ve bu dini gelişim teorilerine uygun olarak gelişim gösteren Müslümanlara ya da inkâr eden kişilere örnekler verilmiştir. Bu örnekler verilirken o kişilerin hayatları çeşitli kaynaklardan incelenmiş ve dini gelişimleri anlaşılmaya çalışılmıştır. Göstermiş oldukları gelişim de dini gelişim teorilerinin ortaya koyduğu gelişim aşamalarına uygun olarak değerlendirilmeye çalışılmıştır. Aynı zamanda son dönemde ortaya konan bu teorilerin yüzyıllar öncesinde yaşayan ve yeni bir dinle karşı karşıya gelen bir toplumda geçerli olup olmadığı anlaşılmaya çalışılmıştır. Değerlendirme sonucunda Mekke döneminde yaşayan kişilerin dini gelişimlerinin ve yaşamış oldukları dini gelişim aşamalarının dini gelişim teorilerinin ortaya koyduğu ilkeler doğrultusunda yaşanmış olabileceği sonucuna varılmıştır.

Ümmü Selime Polat
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessEN

The concept of freedom of existentialist philosophers

Existentialism, one of the present day philosophy movements, was indeed born as a reaction to traditional philosophy currents. As a refutation to the Cartesian philosophy, strict lines of rationalist thought, abstract philosophy and Aristotelian metaphysics, it attaches importance to the absolute existence of human and centering on human. It bases existence on freedom, voices the human as a free creature, is impressed from human's life philosophy, proposes the art of understanding and give importance to phenomenological approaches. Existentialist philosophy is considered as a philosophy lack of system and as a stream advocating that the existence precedes the spirit. The pioneers of existentialist philosophers are presented on a very wide scale and like Soren Kierkegaard, Martin Heidegger, Karl Jaspers, Gabriel Marcel, Jean-Paul Sartre, Albert Camus, Merleau Ponty, Martin Buber, Paul Tillich and Simone de Beauvoir do not exhibit a routine approach to the philosophy. While some of these philosophers known as existentialists, exhibit an atheist approach, some give importance to the religious experiences. Furthermore while some of them put forwards individualism, the some care about the social dimension and communication of human with others. Existentialist philosophers stand out with their historicitical, phenomenological, hermeneutical individualist and feministic methods and approaches. Existentialist philosophers stand out with their philosophical dialectics as well as their skills in literature, poetry, art, theater, music and writings. Human centered existentialist philosophers remark that human being is not there as the object but at the very inside of the world. They emphasize the subjectivity of the human and give importance to where Dasein stands in the analysis of existence. They develop the concept of humanism of existence, by considering the humans' search for meaninig. Defending that the core of humanism of existence is composed of freedom, the existentialist philosophers refuses determinist approaches giving a special importance to the freedom of choice and care about the design of humanity. They deal the concept of freedom with an emotion of responsibility rather than a random sense of freedom. Although they deny universal laws, rigid moral rules and hierarchy of norms, they did not move very away from ethical patterns. They propose a life based on ethical patterns, the presence of ethical codes and that people create their own rules. They develop an ontology based on freedom and specially a phenomenological theory of ontology. Although the atheist existentialists deny the existence of God, the existentialist philosophers caring about the religious experiences, set a network of relations between the freedom and belief. They thought that the belief rescues the individual from the dependence upon the material, material world and some worldly passions. Existentialist philosophers remark the relation with the others, and justify that our freedom may only be limited with the freedom of others.

Religious philosophyExistentialismFreedom+1
Ahsen Şeyma Özköse
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Platon ve Kınalızâde Ali Efendi'nin devlet ve toplum anlayışlarının karşılaştırılması

Eski Yunan'da ortaya çıkan felsefi düşünce hareketleri, farklı coğrafyalarda ve farklı kültürler arasında şekillenerek, tercüme hareketleriyle İslam dünyasında yerini alıp, yeni bir felsefe dalının veya hareketinin ortaya çıkmasına imkân sağlamıştır. Tercüme hareketleri sonrasında ortaya çıkan felsefe dalına ya da hareketine İslam felsefesi denir. Bu tez İslam felsefesinin oluşmasına katkı sağlayan Platon ve Kınalızâde Ali Efendi'nin siyaset felsefelerini oluşturan devlet ve toplum anlayışlarını ortaya koymak ve onları karşılaştırmak amacıyla yazılmıştır. Platon ve Kınalızâde Ali Efendi devlet ve toplum felsefelerini iş bölümü, yardımlaşma üzerine temellendirmişlerdir. Çünkü Platon'a göre her toplum ve site düzeni, insanların, tek başlarına ihtiyaçlarını karşılayamaması nedeniyle ortaya çıkan iş bölümü gereksiniminden doğar. Dolayısıyla iş bölümü, insanların ihtiyaçlarını karşılayabilmek adına diğer insanlarla birlik ve beraberlik içerisinde olmalarını zorunlu kılmıştır. İş bölümü sayesinde insanlar bir araya gelerek toplumu, toplumlarda bir araya gelerek devleti oluşturur. Platon ve Kınalızâde Ali Efendi İslam felsefesinin pratik kısmı içerisinde yer alan siyaset felsefesini açıklamaya çalışmışlardır. İçinde bulundukları toplumun siyasi, sosyal ve kültürel detaylarından yararlanarak ideal devlet tasarımlarını ortaya koymuşlardır. Platon ve Kınalızâde Ali Efendi'nin ideal devlet tasarımı düşüncelerinin temelinde yer alan ve toplumsal yapıyı oluşturan sosyal bir varlık olan insan vardır. İnsan vücudundan hareketle, devlet kurumunun nasıl bir işleve sahip olduğunu ideal devlet anlayışlarında görebiliriz. Sosyal bir varlık olan insan, bir bütün olarak ele alındığında, onu düşüncelerinden ve eylemlerinden bağımsız olarak değerlendiremeyiz. Buna bağlı olarak pratik felsefenin temelinde yer alan insanı, bir topluluğa dâhil etmek zorunda kalarak siyasetle ilişkisini başlatmış oluruz. Dolayısıyla insan artık siyasi yapılanmanın ayrılmaz bir parçası olmakla birlikte, onun sürekliliğini sağlayacak olan en temel etkendir.

Devlet anlayışıFelsefeKınalızade Ali Çelebi+4
Zeynep Koska
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Müslüman olan Almanlar üzerine psiko-sosyal bir inceleme

Bu çalışmanın amacı, mülakat yönteminden yararlanarak Almanya'da din değiştirip Müslüman olan kişilerin bu davranışının altında yatan psiko-sosyal nedenleri ortaya koymaktır.Din değiştirme genel bir ifadeyle, bir insanın kendi dinini terk ederek başka bir dine geçmesidir. Dünyaya gelen insanların büyük çoğunluğu, içerisinde doğup büyüdüğü toplumun dinini benimserken birtakım kişiler de atalarından miras aldıkları dinlerini değiştirme yolunu seçmektedirler. Hangi dinde olursa olsun din psikolojisi açısından din değiştirme, hem değişimi yaşayan birey açısından hem de sosyal çevre ve toplumun olayı algılayışı ve vakıaya gösterdiği tepki açısından incelenmeye değer bir konu olarak görülmektedir.Bu çalışmada Almanya'da Müslüman olan 20 kişiyle yaptığımız mülakatlarda elde ettiğimiz bulgulardan hareketle din değiştirme olgusunun gerçekleştiği süreci ve din değiştirmenin psiko-sosyal nedenlerini ortaya koymaya çalıştık. Birinci bölümde din değiştirme ve dinsel değişim kavramları incelenerek araştırmanın teorik çerçevesi çizilmiştir. Bununla birlikte Almanya'da dinî hayatla ilgili kısa bilgiler verilmiştir. İkinci bölümde araştırma süreci ve yönteminden bahsedilmiştir. Üçüncü bölümde din değiştirme öncesi süreç irdelenerek mülakatlardaki bulgular yorumlanmış, bu konudaki çalışmalarla ilgili karşılaştırmalar yapılmıştır. Dördüncü bölümde ise din değiştirme sonrası yaşanan değişime değinilmiştir.Sonuç olarak din değiştirme, bireyin öznel dünyasında, kendi şartlarında gerçekleşen bir olgudur. Din değiştiren bazı kişilerin hayatı derinden değişirken bazılarının çok sığ bir değişim yaşadığı tespit edilmiştir.

AlmanlarAlmanyaDin değiştirme+5
Mecit Altun
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Kur'an'ın inanç ve inançsızlığa bakışı: Psikolojik bir yaklaşım

Bu çalışma, Kur'an'ın inanç ve inançsızlığa bakışını, psikolojik yönden incelemeyi konu edinmiştir. Burada, inancın tanımlanması, gelişimi ve evreleri, inancı besleyen kaynaklar, iman, imanın gelişim süreci, boyutları, kişiliğe yansıması, inanç ve iman ayırımı, inançsızlık, inançsızlığın tanımlanması, şekilleri, inançsızlıkta etken faktörler, dinsel şüphenin tanımlanması, çeşitleri, Kur'an-ı Kerim'in inanç ve inançsızlığa bakışı psikolojik yönden araştırılmıştır. Bireyin yaşamında, inanç ile inançsızlığın nasıl, ne şekilde psikolojik ve dinî değişiklikler meydana getirdiği ortaya konulmuş, aynı zamanda bu konular Kur'an ayetleri ile açıklanmaya gayret edilmiştir.Anahtar Kelimeler: İnanç, İman, İnançsızlık, Dinsel Şüphe, Kur'an, Din Psikolojisi

Din psikolojisiKur'an-ı Kerimİman+3
Kazım Karabekir Akbudak
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Edebi eserlerde din sosyolojisi: Rasim Özdenören örneği

Araştırmamız, Türk-İslâm düşüncesine yazınsal alanda katkı sunan Rasim Özdenören'in eserlerinde toplum-din ilişkisinin araştırılmasına yöneliktir. Son yüzyılda eleştirel, özgün, hoşgörülü savlar sunmanın yanında İslâm inancı ile bağdaşmayan görüşleri kabul etmeyen ve bu yönde uzlaşmacı ve seçmeci anlayışa karşı Müslümanca düşünme ve yaşama üzerine zihinsel arınmanın gerekliliğini vurgulayan düşünür, Rasim Özdenören araştırmaya konu edilmiştir. Özdenören'in Müslümanca düşünme ve yaşama eylemine dair görüşleri; teorik düzeyde, Özdenören'in deneme eserlerinde yer alan ithal kavramlar ve İslami düşünce yaklaşımının incelenmesi şeklinde gerçekleşmiştir. Pratik düzeyde ise Özdenören ve onu tanıyan kişilerle yapılan görüşmelerin Din Sosyolojisi bilimi çerçevesinde incelenmesi şeklinde gerçekleşmiştir. Giriş bölümünde araştırmanın kuramsal temelleri ortaya konulmuştur. Birinci bölümde, Rasim Özdenören'in hayatı, düşünsel duruşunun oluşumu ve eserlerine yer verilmiştir. İkinci bölümde, Özdenören'in harf inkılâbına yönelik düşüncesi ve denemelerine konu olan kavramlara yer verilmiştir. Üçüncü bölümde Özdenören'in tarih algısı, şehir ve din ilişkisi, Müslümanca düşünme ve yaşama dair görüşlerine ve Rus aydın Dostoyevski ile düşünsel bakımdan ilişkisi çözümlenmiştir. Sonuç olarak bu araştırma, Özdenören açısından Müslümanların İslam inancının tek kaynak olarak kabul edilebilirliğini; yabancı kültürlere ait olan kavram ve kurumların Müslümanların inançlarını düşünsel ve yaşamsal anlamda gerçekleştirmesindeki etkisini araştırmaya yöneliktir. Anahtar Kelimeler: Din Sosyolojisi, Dostoyevski, Rasim Özdenören, Laiklik.

DinDin sosyolojisiDin-toplum ilişkileri+4
Ahmet Meto
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Diyanet İşleri Başkanlığı'na bağlı Kur'an kurslarında yeni düzenlemeler ve din eğitimi: Adana örneği

Bu araştırma Diyanet İşleri Başkanlığına bağlı sekiz aylık kesintisiz eğitim yapan Süreli Kur'an kurslarında yapılan din eğitimi çalışmalarının verimliliğini ölçmek, öğretim materyallerinin yeterliliğini, öğretime katkısını test etmek, öğretici ve öğrencilerin profilini ortaya koymak ve bu kursların sorunlarını ortaya çıkararak çözüm üretmek amacını taşıyan bir alan araştırmasıdır.Bu araştırmada 2010-2011 eğitim öğretim yılında örneklem olarak Adana il merkezinin dört merkez ve iki taşra ilçesinde Diyanet İşleri Başkanlığına bağlı olarak faaliyet gösteren 30 Kur'an kursu seçilmiştir. Bu kurslarda eğitim gören 41 kurs öğreticisi ve 591 kurs öğrencisine anket uygulanmıştır.Yapılan anket çalışmasında öğrencilere 25 , öğreticilere 38 soru yöneltilmiştir. Çıkan sonuçlar SPSS For Windows 17.0 istatistik analiz programıyla ?yüzde, frekans dağılımı, t-testi ve kruskal-wallis? testleri yapılarak sonuçlar değerlendirilmiştir.Araştırma sonunda öğreticilerin kendilerini geliştirme, pedagojik formasyon, eğitimde teknolojiyi ve yenilikleri takip etme konusunda yetersiz oldukları, ders kitaplarının derste kaynak kitap olarak okutulduğu fakat beğenilmeyen taraflarının olduğu, kurs binalarının kimilerinin fiziki yapılarının yetersiz olduğu sonucuna varılmıştır. Kurslara devam eden öğrencilerin orta ve alt gelir tabakasından ve eğitim seviyesi düşük, daha çok evli kadınlardan oluştuğu ve derslere devam, anlama ve anlatma sorunlarının yaşandığı tespit edilmiştir.Anahtar Kelimeler: Diyanet İşleri Başkanlığı, Süreli Kur'an kursu, Din eğitimi.

Din eğitimiDin eğitimi kurumlarıDiyanet İşleri Başkanlığı+1
Türker Akşener
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

René Guénon'un bilgi teorisi

Bu çalışmada, yaşadığı dönemde Batı düşüncesinin insanı içine soktuğu çıkmazları eleştiren René Guénon'un bilgiye bakışı ele alınmıştır. Guénon'a göre insanın içine düştüğü çıkmaz, gerçek bilgiden uzaklaşmasının sonucudur. Ona göre, insan bu durumdan, doğruluğundan kuşku duyulmayan metafizik bilgi sayesinde kurtulur. Bu yüzden Batı düşüncesinin yeniden kendisini sorgulaması ve geleneğe yönelmesi gerekmektedir. Araştırmada Guénon'un Batı düşüncesinin bilgiye yaklaşımına eleştirilerinin yanında duyusal alanın dışındaki bilgi kaynaklarının gerekliliğine dair düşünceleri tespit edilerek değerlendirilmiştir. Anahtar kelimeler: Gelenek, René Guénon, Bilgi, Metafizik, Hakîkat, Doğu Düşüncesi, Batı Düşüncesi.

BatıBatı toplumuBilgi+5
Ali Özyurt
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

İmam Hatip Lisesi öğrencilerinin mesleki yeterlilik algıları

Osmanlı döneminde Medresetü'l Eimme ve'l Huteba adıyla kurulan Cumhuriyet'in ilanından sonra da İmam Hatip ve Mektepler'i adıyla varlığını sürdüren İmam Hatip Liseleri'nin hukuki dayanağı 3 Mart 1924 yılında yayınlanan Tevhid-i Tedrisat kanunudur. Tezimizde İmam Hatip Liseleri'nin kuruldukları ilk yıllardan beri meydana gelen bu okullarla ilgili değişiklikleri ortaya koyarak öğrencilerinin mesleki yeterlilik algılarını tespit etmeye çalıştık. Araştırmamızda dokümantasyon yöntemi ve mülakat tekniği kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini 2014-2015 eğitim öğretim yılında Gaziantep'te bulunan Ömer Özmimar Anadolu İHL, Saçaklı Adil Özberk Anadolu İHLve Şehitkâmil Anadolu İHL öğrencileri oluşturmaktadırlar. Mülakat yapılan öğrecilerin 16'sı kız, 14'ü erkektir. Mülakatta öğrencilere onaltı soru sorulmuştur. Sorulan sorularla öğrencilerin okul, öğretmen, dindarlık ve mesleki yeterlilik algıları ölçülmeye çalışılmıştır. Mülakatlar sesli olarak kaydedilmiştir. Mülakat yapılan öğrencilere kimliklerinin saklı tutulacağı teminatı verilerek kendilerini rahat ifade etmeleri sağlanmaya çalışılmıştır Anahtar kelimeler: Din, Din eğitimi, İmam Hatip Liseleri, Gençlik, Mesleki Yeterlilik

Din eğitimiEğitimMesleki yeterlilik+3
Şule Özyurt
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Din kültürü ve ahlak bilgisi ders programlarında farklı din ve inançların öğretimi

Çalışmamız Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Ders Programlarında farklı din ve inançların öğretimini konu edinmiştir. Toplumsal alanda yaşanan bazı gelişmeler özellikle eğitim faaliyetlerini etkilemiştir. Özellikle küreselleşme ve çokkültürlülük gibi olguların etkisiyle farklı etnik, dini, kültürel kesimlerden bireyler iletişim kurmakta, bazen de aynı okul hatta sınıf ve sıralarda birlikte eğitim almaktadırlar. Bu etkiler kısmen ülkemizde de görülmektedir. Böyle bir eğitim öğretim ortamında, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi derslerinde, farklı dini ve kültürel temellere sahip bireylerin nasıl bir eğitime tabi tutulacağı din eğitimi açısından önemli bir problemdir. Dini ve kültürel alanlardaki önyargı ve çatışmaların çözümünde eğitim faaliyetleri çok önemli bir rol oynamaktadır. Bu nedenle çalışmamızda öncelikle Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi ders programlarında farklı inançların öğretimine ayrılan yeri tespit etmeye çalışacak daha sonra verilen bilgilerin doğruluğu ve yeterliliğini incelemeye çalışacağız.Çalışmamızda öncelikle kullandığımız yöntem ve sınırlılıklar açıklanmıştır. Daha sonra çalışmamızın temelini oluşturan eğitim, din eğitimi, çokkültürlülük, çokkültürlü eğitim, çokkültürlü din eğitimi kavramları açıklanmış, bununla birlikte diğer bazı din eğitimi yaklaşımları incelenmiştir. Daha sonra, bu din eğitimi yaklaşımları ilke ve yöntemleri de dikkate alınarak 2000 ile 2012 yılları arasında ülkemizde kullanılan Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi ders programları incelenmiştir. Son olarak ise yine bu yıllar arasında okullarda okutulan Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi ders kitapları tek tek incelenmiş, kitaplarda farklı din ve inançlara yer verilip verilmediği, yer verildiyse bu bilgilerin doğruluğu ve farklılıklar konusunda toplumdaki önyargı ve çatışmaların çözümüne katkısını tespit etmeye çalıştık.

Ahlak bilgisiDers programlarıDin eğitimi+4
Mahmut Nadir Okumuş
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Geleneksel çin mitleri üzerine bir araştırma

Mitler; başat kahramanları tanrılar veya yarı-tanrılar olan, metafizik âlemde ve bilinmeyen zamanlarda geçen ve birer hakikat olarak inanılan kutsal aktarımlardır. Diğer tarihsel ve kutsal aktarım türleri ile arasında ciddi farklar vardır. Bu nedenle tezimizde kısaca efsane, halk hikâyesi, destan, masal, kıssa, menkıbe ve memorat türlerine de değinilmiştir. Tezimiz kadim Çin kültüründeki mitsel aktarımları konu edinmektedir. Önceleri sözel kültürde şekillenen bu mitler, M.Ö. dördüncü yüzyıldan itibaren yazıya geçirilmeye başlanmıştır. Bu erken döneme ait mitler tarihî süreçte çeşitli şekillerde, değişik eserlerde, farklı yazarlar tarafından kullanılmıştır. Üstelik bu mitler bazen, çeşitli dinî ve felsefî ekollerce farklı şekillerde yeniden yorumlanarak o ilk özgün hallerini kaybetmişlerdir. Bu sebeple tezimizde, Çin mitlerinin o ilk saf formlarını tespit ve tahlil etmek amaçlanmıştır. Çalışmamızda kullanılan kaynaklar kadim Çin mitlerini en saf halleriyle edindiğimiz Çin klasikleridir. Geleneksel Çin düşüncesinin köklerini oluşturan bu mitler ana temalarına göre sınıflandırılarak incelenmiştir. Yaratılış ve türeyişten bahseden köken mitleri ile kargaşanın izale edilip düzenin yeniden sağlanmasını işleyen kahramanlık mitleri bu ana temalara birer örnek olarak verilebilir. Bu sayede kadim Çin düşüncesindeki en temel inanışların (Ying-Yang veya Dao gibi) mitlerdeki arkaik kökenleri ortaya konulmuştur.

Dinler tarihiUzak DoğuÇin+1
Musa Osman Karatosun
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Değişen dünyada değer yönelimleri ve dindarlık: KKTC örneği

Araştırmada KKTC vatandaşlarının değer yönelimlerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Genel tarama modelindeki çalışma, basit rastlantısal yöntemle seçilen 401 (194 erkek ve 207 kadın) kişiden oluşmaktadır. Ölçme aracı olarak Schwartz Değerler Ölçeği kullanılmıştır. Araştırmada katılımcıların değer sıralaması tespit edilmiş, değer yönelimlerinin dinî ve sosyo-demografik değişkenler ile ilişkileri araştırılmıştır. Ayrıca dindarlık görüntülerinin yaş, cinsiyet, eğitim düzeyi, köken ve ikamet değişkenleri ile ilişkisi incelenmiştir. Araştırma sonuçlarına göre, katılımcıların en çok önemsediği değer geleneksellik olurken, en az önemsediği değer ise uyarılım olmuştur. Sırasıyla iyilikseverlik, uyma, evrensellik, özyönelim, başarı, dindarlık, güvenlik, hazcılık ve güç değer yönelimleri de söz konusu iki değerin arasında yer almıştır. Bu sıralama, KKTC halkının toplumsal değerlere bireysel değerlerden daha fazla önem verdiğini ortaya koymuştur. Öte yandan dinî değişkenlerle hazcılık ve uyarılım değerleri arasında negatif yönde; iyilikseverlik, geleneksellik, uyma, güvenlik ve dindarlık değerleri arasında pozitif yönde; evrensellik değeri arasında ise bazılarıyla (namaz kılma) negatif, bazılarıyla (dua etme, oruç tutma) da pozitif yönde seyreden anlamlı ilişkiler tespit edilmiştir.

DeğerlerDindarlıkKuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti
Yusuf Emre
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00