
6
Arşivlenen Tez
0
DOI Atanmış
0%
DOI Oranı
Anabilim Dalı
Abd al-Razzak Abd al-Wahed'in şiirinde başlık açıklama
Bu tez; geniş ve derin muhayyilesi ile öne çıkan modern çağın şairlerinden biri olan ve duygularını çok ince bir şekilde tasvir eden Abdürrezzak Abdülvahid'in şiirindeki betimleme (tasvir) sanatını incelemeyi amaçlamıştır. Tarihe baktığımızda, tasvirin Endülüs döneminde kök saldığını, dikkate değer bir şekilde gelişip yayıldığını ve hatta şairler arasında bir farklılık/üstünlük konusu haline gelidiğini görüyoruz. Abdurrezzak Abdülvahid, söz terkiblerindeki inceliği ile dikkat çeker. Çünkü o içgüdüsel ve gerçekçi bir şekilde hissettiği her şeyi dürüst ve doğru bir şekilde tanımlayabilmektedir. Bu nedenle şair, çok şiir yazan biri olarak kabul edilir. Bu çalışmanın ulaştığı sonuçlardan biri de şudur: Şair, 1950'li yıllardan bu ana kadar Irak'taki şiir sahnesini oluşturan büyük Iraklı şairlerin en ön saflarında yer alır. Özgür şiirin öncülerinden biri olmasına rağmen, eleştirel olarak ihmal edilmiştir. Şiirleri; amudi ve tef'ili kasideler, şiirsel hikayeler, şiirsel oyunlar ve çocuk şiiri... şeklinde çeşitlilik gösterir. Şair tiyatro, hikâye, musiki gibi diğer sanatlarda da eser vermiştir. Şairin şiirsel imgelerini oluşturduğu önemli kaynaklarından biri de bütün ayrıntılarıyla "çevre" olmuştur. Bundan dolayı şair bir kültürel kişilik olarak tanımlanmıştır. Şair şiirinde ayrıca, bir edebi metin olarak Kur'an-ı Kerim'den de imgeler ve tasvirler kullanmıştır.
Bedir Şakir es- Seyyab şiirinde isyan
Bu çalışma, Bedir Şakir El-Seyyab'ın şiirindeki isyankar duruşu, isyan kavramını, türlerini ve bunun şiirinin içeriğine olan etkisini açıklamayı amaçlamaktadır. Bütünleştirici yaklaşım düşüncesinin detaylı bir şekilde incelendiği bu çalışmada araştırmanın içeriğini oluşturan bu etkiler başlıklara ayrılmıştır. Bu araştırmada genel olarak Bedir Şakir El-Seyyab'ın şiirinin özellikleri, Arap şiirinde isyan kavramının farklı dönemleri, isyanın sebepleri ve türleri aktarılarak, bu özellikler tanımlanmaya çalışılmıştır. El-Seyyab'ın şiirinde yapılan analizde, kullanmış olduğu üslup ve değerli kaynaklara dayanarak şiirinde vardığı sonuçlar, tümevarım yoluyla açıklanmıştır. Çalışma, bizi, kendisini çevreleyen sosyal ve siyasi koşulların bir sonucu olarak şairin isyan olgusunu açık bir şekilde tanımlamış olduğu, ayrıca mevcut durumlara karşı kişiliğindeki isyan ve çatışma tohumlarıyla içinde büyüttüğü protesto ve devrim sevgisinin var olduğu sonucuna varmaktadır. Şair, bütün bunları ise kendi hayat hikayesi ve şiirleri aracılığıyla yansıtmaktadır. Araştırma çağdaş şairler nezdinde şiirlerinde işledikleri isyan teması aracılığıyla devrim fikrinin ortaya çıkışını kavramsal çerçevede açıklamaya çalışmaktadır. Anahtar kelimeler: ( İsyan, Bedir Şakir el-Seyyab, Şiir)
Anlamın yapısökümü: Haberi Derrida'dan okumak
Sosyal bilimlerde nicel yöntembilimlerden nitel yöntembilimlere geçiş, iletişim çalışmalarında da etkili olmuş, haber metinlerinin çözümlenmesinde söylem analiz yöntemleri uygulanmaya başlanmıştır. Söylem teorisyenleri arasında yapısöküm kavramıyla öne çıkan Derrida, varlık metafiziğini sorunsallaştırarak, anlamı ontolojik ve epistemolojik bir problem alanına taşımıştır. Çalışmanın amacı, bir söylem olarak kabul edilen haber metinlerinin Derrida'nın literatüre kazandırmış olduğu kavramlar ışığında okunması ve iletişim çalışmalarında sıklıkla uygulanan söylem analiz yöntemlerine alternatif bir okuma biçimi geliştirilmesidir. Üç bölümden oluşan çalışmanın ilk bölümünde iletişim çalışmalarında nicel yöntembilimlerden nitel yöntembilimlere geçiş sürecinde haberde anlamın inşası ve haber analiz yöntemleri ele alınarak, Derrida'nın söylem teorisyenleri arasındaki yeri betimlenmeye çalışılmıştır. Tezin ikinci bölümünde Derrida'nın düşünceleri ve kavramları ele alınmış, son bölümünde ise bu kavramlar ışığında haber metinlerinin yapısökümsel okuması yapılmıştır. Anahtar Kelimeler: Jacques Derrida, Yapısöküm, Haber, Anlam, Söylem
Yeni medyada beden, güzellik ve tüketim ilişkisinin eleştirel bağlamda incelenmesi
Kadın ve güzellik algısının artalanında erkek egemen yapının yer alması, kapitalist yapı ve tüketim arasındaki ilişkinin bu algıyı beslemesi neticesinde, kadının güzel olma çabası rızaya dönüşmektedir. Bu tez çalışması, kadının hegemonya ve rıza bağlamında ürettiği güzellik ve tüketimin beden üzerinden temsilini hem Kadınlar Kulübü portal içeriklerine hem de kadınların forumlarda oluşturduğu içeriklere göre incelemektedir. Kadının bu alanda tüketimin hem nesnesi hem de öznesi olması, kadının prosumer kimliğinin en önemli tezahürüdür. Bu nedenle tez çalışmasında, kadının prosumer kimliğinin artalanında eleştirel ekonomi politik ve Gramsci'nin hegemonya ve rıza kavramlarından yola çıkılarak kadının, tüketim ile çepeçevre kuşatılan yaşamı ve söylemleri anlamlandırılmaya çalışılmıştır. Kadınlar Kulübü evreni, içerik analizi ile rastlantısal olmayan örneklem türlerinden amaçlı örneklem yöntemi ile portal ve forum içerikleri sınırlandırılarak incelenmiştir. İnceleme sonucunda kadın, Kadınlar Kulübünde erkek egemen bir yapıda güzellikle temsil edilmesini rıza ile kabullendiği, güzelliğin tüketim ile elde edilmesini doğallaştırdığı ve bizatihi kadının kendisi tüketimin aktarıcısı haline dönüştüğü görülmektedir. Böylece Kadınlar Kulübü, erkeğin kadın üzerinde iktidar kurduğu bir alandan, kadının kadın üzerinde güzellik ve tüketim ile oluşturduğu yeni bir iktidar alanı inşa etmektedir. Anahtar Kelimeler: Beden, Güzellik, Tüketim, Prosumer, Feminizm
Toplumsal bellek ve medya: Türkiye'deki terör olaylarının medyada görsel temsili
Toplumlar, onları meydana getiren yapılar içerisinde kültürel, siyasal, sosyo-ekonomik durumlar, dini inanç, toprak, bayrak vb. gibi önemli unsurlar etrafında birleşirler. Toplumların yaşadıkları ortak anılar, acılar ve sahip oldukları yapılar, kurumlar, insanlar arasında cereyan eden olaylar, kendilerinden sonraki kuşaklar için tarihi bir belge niteliği taşır. Sözlü olarak başlayıp, resimlerle ve yazılı olarak devam eden bu kültürel aktarım yolları, zaman içerisinde gelişen teknolojik araçlarla farklı bir boyuta taşınmıştır. Her gün farkına varmadan gördüğümüz veya maruz kaldığımız onlarca fotoğraf karesi ya da hareketli görüntüler, toplumsal hafıza için bir belge niteliğindedir. Bu çalışmada da Türkiye'nin gündeminden hiç düşmeyen terör ve terör olaylarının, medyadan yansıyan görüntüler aracılığıyla toplumun hafızasında görsel olarak nasıl yer bulduğu ele alınacaktır.
Örgütsel adaletin örgütsel sinizme etkisinde örgütsel bağlılığın aracı rolü
Örgütsel adalet algısı ile örgütsel sinizm arasındaki ilişkide örgütsel bağlılığın aracı değişken rolünün belirlenmesi amacıyla yapılan bu çalışmada, iki ya da daha fazla değişkenin betimlendiği ve derinlemesine analiz edildiği ilişkisel tarama yöntemi kullanılmıştır. Buna yönelik olarak örgütsel adalet, örgütsel sinizm ve örgütsel bağlılık arasındaki ilişkilerin Yapısal Eşitlik aracılığı ile oluşturulan model çerçevesinde irdelendiği evrenini, Atatürk Üniversitesi araştırma görevliliği kadrosunda görev yapan akademisyenler oluşturmaktadır. Literatürde bulunan diğer araştırmalar arasında bu üç değişkenin birlikte değerlendirmeye alındığı çok az çalışma bulunmaktadır. Ele alınan değişkenlerin eğitim alanında uygulanmasının bu anlamda literatüre katkı sağladığı düşünülmektedir. Bu kapsamda görev yapan toplam 344 Araştırma Görevlisi çalışmaya dâhil olmuştur. Çalışma iki bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde, bir yandan genel olarak adalet kavramı, örgütsel adalet, örgütsel sinizm ve örgütsel bağlılık kavramları açıklanmış öte yandan hipotezlerimizin doğruluğunu göstermesi açısından, literatürde daha önce yapılmış çalışmalar araştırma kapsamında sunulmuştur. İkinci bölümde, araştırmanın temel amacı doğrultusunda araştırma örnekleminden toplanan verilerin SPSS ve AMOS programları aracılığı ile analizi sonucu elde edilen bulgular yorumlanmıştır. Araştırma sonucunda araştırma görevlilerinin örgütsel adalet ile örgütsel sinizm algıları arasında güçlü ilişkiler tespit edilmiş ve yapısal eşitlik analizi sonrasında, örgütsel bağlılığın da bu değişkenler arasında kısmi aracılık rolü üstlendiği saptanmıştır. Buradan hareketle Atatürk Üniversitesi'nde görev yapan araştırma görevlilerinin örgütsel adalet algılarının zayıflamasının örgütsel sinizm davranışına negatif yönde etki ettiği ve nihai olarak örgütsel bağlılığın da zayıfladığı hipotezinin doğrulandığı görülmüştür. Sonuç olarak örgüt içerisinde görev yapan tüm kademelerdeki yöneticilerin, adil olmayan davranışlarının etkilerinin sinizm davranışlarını besleyebileceği ve çalışanlarının örgütsel bağının kopmasına neden olacağı konusunda bilgi sahibi olmaları gerekmektedir. Araştırmamıza dâhil ettiğimiz değişkenlerin, başta eğitim alanı olmak üzere, farklı alanlarda uygulanması/incelenmesi ve bu kapsamdaki sonuçların karşılaştırmalı olarak ortaya konulması büyük önem arz etmektedir.