Dokuz Eylül University
Discipline

Geography Education

Dokuz Eylül University

11

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

11 Theses
DoctorateOpen AccessTR

Ege Bölgesi'nde insan sağlığı ve mekân arasındaki ilişkiler (Guatr örneğinde)

İnsan, çevresi ile sürekli etkileşimde olan bir varlıktır; çevresini etkiler, zaman zaman da çevresinden etkilenir. Mekân ile yaşam kalitesi arasında bir bağlantı vardır. Hipokrat zamanından günümüze kadar çevre ve hastalıklar arasında bir ilişki olduğu ifade edilegelmiştir. Ancak bu durum dikkate alınmadığı için çeşitli sağlık problemleri hâlâ yaşanabilmektedir. Bu yüzden yaşanılan mekânın yeterince bilinmesi, hayatın daha sağlıklı ve yaşanabilir hâle gelmesi için önemlidir.Çalışmada, hastalık dağılımından yola çıkarak, fizikî ortamın insan sağlığını nasıl etkilediği guatr örneğinde açıklanmaya çalışılmıştır. Önlenebilir bir hastalık olmasına rağmen guatrın, Ege Bölgesi'nin yaklaşık % 30'nda görüldüğünün ifade edilmesi hastalığın bölgedeki varlığını ve ciddiyetini ortaya koymaktadır ?Ege Bölgesi'nin doğal ortam koşulları, guatrın yayılışında belirleyici bir faktör olabilir mi?? sorusuna yanıt aranmaya çalışılmıştır. Bugüne kadar Türkiye'de herhangi bir coğrafî bölgeye hastalık dağılımı açısından bakılmaması, hastalığın belli bir dönemdeki seyrinin izlenmemesi, hastalığın neden ve dağılışı sorgulanırken coğrafî faktörlerin pek dikkate alınmaması bu çalışmanın diğer çalışmalardan farklı yönleridir ve çalışmanın önemini ortaya koymaktadır. Hastalık olarak guatr'ın seçilmesinin nedeni; doğal ortam koşullarından (jeoloji, yükselti, yağış, toprak vs.) etkilenebileceğinin düşünülmesidir. Çalışma sahası olarak Ege Bölgesi'nin seçilmesinin nedenleri ise; insanların yoğun olarak yerleştikleri bir saha olması, farklı coğrafî ortamları bir arada bulundurması ve kolay ulaşılabilir olmasıdır. Guatr, troid bezinin büyümesine verilen isimdir. Guatr sadece boyun estetiği ile ilgili bir sorun olmayıp, hipotroid, troid kanseri, krenizm gibi ciddi rahatsızlıklara da neden olur. Guatr aynı zamanda alınabilecek önlemler ile engellenebilecek bir hastalıktır.Çalışmada, il sağlık müdürlüklerine guatr vaka sayısını bildiren Form 18 A'nın ve Yıl Ortası Nüfus Tespitleri Form (Form 002/003A)'larının 1997?2006 yılları arasındaki kayıtları kullanılmıştır. Ege Bölgesi sınırları içerisinde yer alan 97 ilçede 1997?2006 yılları arasında kaydedilen guatr vakalarının sayısı ve dağılımı ile ortam özellikleri arasındaki ilişkiler incelenmiştir. Kaydedilen guatr vakalarının sayı, prevalans ve standardize edilmiş hıza göre coğrafi dağılımı ve doğal ortamdan kaynaklanan nedenleri saptanmaya çalışılmıştır. Araştırmada veri toplama tekniği olarak tarama yöntemi kullanılmıştır. Ancak bölge içinde içme suyu analizi için seçilen örnek ilçeler, olasılığa dayalı olmayan örnekleme türlerinden maksatlı örnekleme yöntemi ile belirlenmiştir. Bölgede guatr prevalansının en çok ve en az olduğu on dört ilçeden içme suyu örnekleri alınıp İzmir Hıfzısıhha'da iyot analizi yaptırılmıştır. Bölgenin doğal ortam özelliklerini ortaya koyabilmek için 1/100 000 ölçekli topografya ve 1/500 000 ölçekli jeoloji ve 1/800 000 ölçekli toprak haritalarından yararlanılmıştır. İklim özelliklerini ortaya koymak için Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü'nün verileri ve daha önce sahada yapılmış çalışmalar kullanılmıştır. Bütün bunlar kullanılarak ?bölgede guatr hastalığın dağılışı? haritalanmıştır. Bunun için Coğrafî Bilgi Sistemlerinden (CBS) yararlanılmış, hastalığın dağılımına ilişkin veri tabanı oluşturulmuştur. Ayrıca coğrafî faktörler ile guatr prevalansı arasındaki ilişkiyi ortaya çıkarmak için SPSS'de analizler yapılmıştır.Bölgede guatr sayı, prevalans ve hız dağılımına, yaş ve cinsiyet açısından bakıldığında; guatrın en fazla 15?64 yaş grubunda ve özellikle kadınlarda kaydedildiği görülmüştür. Ege Bölgesi'nde guatrın dağılımına zaman açısından bakıldığında; 1997?2006 yılları arasında guatr vaka sayısının oldukça arttığı görülmüştür. Guatrın en fazla kaydedildiği iller; 1997'de İzmir, Kütahya, Manisa, Denizli, Muğla, Afyonkarahisar ve Uşak olarak sıralanırken, bu sıralama 2006'da: İzmir, Denizli, Manisa, Muğla, Kütahya, Afyonkarahisar ve Uşak şeklinde değişmiştir. Bölgede 1997?2006 yıllarında kaydedilen guatr vakalarının prevalanslarına bakıldığında; 1997'de bütün illerin 1'in altında olduğu, 2006'da isee 4,29'a kadar (Kula) çıktığı görülmüştür. Bölge illerde yaşa özgü standardize hız; 1997'de 0,01?0,14 arasında iken, 2006'da 0,17?1,64'e yükselmiştir. En fazla artış Denizli'de, en az artış ise Muğla'da kaydedilmiştir. Bu artışın nedeni; sahadaki nüfus artışı, sağlık alanındaki iyileşmeler, sanayileşme, kirlenme vb. nedenlerden kaynaklanabileceği düşünülmektedir.Ege Bölgesi'nde guatr dağılımı ve fizikî ortam şartları arasındaki ilişkilere bakıldığında; hastalığın Kula, Foça, Şaphane ve Hocalar gibi özellikle volkanik sahalarda daha çok kaydedildiği görülmüştür. Guatrın farklı yükseltilerde görülebildiği, ancak yükselti ile guatr arasında doğrudan bir ilişkisinin olmadığı görülmüştür. Ancak yükseltinin yağış, erozyon gibi başka faktörleri etkileyip guatrı dolaylı etkileyebileceği ifade edilmiştir. Örneğin Kemalpaşa volkanik bir sahada yer almamasına rağmen guatr fazladır. Bu durum ilçenin Nif Dağı'nın eteğinde kurulmuş olması ve diğer ilçelerden daha fazla yağış alması ile ilgili olabilir. Çünkü yağış miktarı ile guatr dağılışı arasında kısmen bir bağlantı söz konusudur. Vejetasyon ile guatr arasında belirgin bir ilişki bulunmamaktadır. Bölge toprak ve guatr ilişkisi bakımından incelendiğinde, guatrın genelde volkanik ve kahverengi topraklar üzerindeki ilçelerde (Kula, Eşme, Hocalar gibi) yaygın olduğu görülmüştür. Bölgede bazı ilçelerin içme sularındaki iyot miktarına baktırılmış ancak sulardaki iyot miktarı ile guatr arasında belirli bir ilişki bulunamamıştır. Bunun analiz yöntemleri ile ilgili olabileceğini düşünülmektedir. Bu çalışmada bölgenin sadece fizikî özellikleri ve guatr ilişkisi incelenmiştir. Ancak beşerî faktörler de hastalığı etkileyebilir. Farklı faktörler aynı anda sorgulandığında, bu tür bir çalışma daha dar bir sahada yapıldığında daha net sonuçlar ortaya konulabilecektir.Sonuç olarak; bir hastalığın dağılımının belli bir çerçevede ortaya konması, coğrafî faktörlerin bu dağılımda etkilerinin incelenmesi daha sağlıklı yaşayabilmek için önemlidir. Sağlık ile ilgili kayıtların daha ayrıntılı ve adrese dayalı olarak tutulması, tutulan tüm kayıtlarda standardizasyonun sağlanması, tekrar kayıtların önlenmesi gibi önlemler alınması gerektiği belirtilmiştir. Ayrıca coğrafyacıların Tıbbî Coğrafya alanında daha çok çalışma yapması gerektiği, çalışmaların disiplinler arası yapılmasının daha sağlıklı sonuçlar ortaya çıkaracağı vurgulanmıştır. Guatr önlenebilir bir hastalıktır. Özellikle iyotlu tuzun daha yaygın ve bilinçli bir şekilde tüketilmesinin hastalığı önlemede yararlı olacağı düşünülmektedir. Özellikle volkanik sahalarda ve guatrın yoğun olduğu yerleşimlerde, içme suyundaki iyot miktarının izlenmesi ve doğru iyotlu tuz kullanılmasının teşvik edilmesi yararlı olacaktır. Ayrıca daha dar bir alanda, daha ayrıntılı yapılacak çalışmaların çevrenin etkilerini daha iyi ortaya koyacağı düşünülmektedir.Çalışma sahası ile ilgili bugüne kadar pek çok çalışma yapılmış olsa da, Tıbbî Coğrafya konusunda yapılmış çalışmaların az olması böyle bir çalışma yapmaya yöneltmiştir. Bu çalışmanın, bundan sonra bu alanda çalışma yapacaklar için yol gösterici olması temenni edilmektedir.Anahtar Kelimeler: Tıbbî Coğrafya, Guatr, İyot, Ege Bölgesi, CBS

Güzin Kantürk
Dokuz Eylül University · Institute of Educational Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Kuşadası - Selçuk yöresinin iklimi: Turizm açısından uygulamalı bir coğrafya araştırması

59 gelişmesi sonucunda ortaya çıkan oteller ve tatil evleri doğanın güzelliğini bozmaktadır. Çöplerin gelişi güzel atılması, kanalizasyonların denize akıtılması, çevrenin kirlenmesine yol açmaktadır. Yazlık konutların ve turistik sitelerin yarattığı bir başka olumsuz etki de verimli tarım alanları üzerinde görülmektedir (Foto-5,6). Toprağın turizme ayrılması belirli alanların, tarım için kullanımını engellemektedir. Sonuç olarak, Kuşadası-Selçuk ve yakın çevresinde; Efes harebeleri, St. Jean Kilise si, Selçuk Kalesi, Isabey Camii, Artemis Mabedi ve Meryemana Evi gibi tarihi, sanatsal ve kültürel değerlerin yoğunluğu, doğal güzellikler (Milli Park, Piîajlar ve seyir yerleri gibi) ile iklimin olumlu etkileri yörenin turizm potansiyelini arttıran başlıca kaynaklardır. Buna karşılık mevcut kaynakların aşırı kullanımı sonucu ortaya çıkan sorunlara bu yörede de rast lanmaktadır. Zengin bir turizm potansiyeline sahip olan bu yörenin kaynaklarının yanlış ve aşırı kullanımına bağlı olarak ortaya çıkan sorunlara kısa süre içinde çözüm getirilmez ise, yöre gelecekte turizm potansiyelini ve çekiciliğini kaybedebilir.58 Kuşadası'nda 176 günlük, Selçuk'ta 177 günlük kurak bir dönem ortaya çıkmıştır. Bu oran ola rak, yılın %48,4'ünü kapsamaktadır. Yani, Kuşadası ve Selçuk'ta yaklaşık olarak yılın yarısı kurak geçmektedir (Şeki!918). Kurak devrenin turizm faaliyetlerinin yoğun olduğu döneme rastlaması, yörede yağış şartlarının turizm üzerindeki olumsuz etkilerini ortadan kaldırmaktadır. * Nisbi nem için rahatlık sınırı ise %30 ile %70 olarak kabul edilmektedir. însan yaşamı açısından uygun görülen 17-24,9°C effektif sıcaklık değerleri süresi boyunca, Kuşadası ve Selçuk'ta nisbi nem oram günlük ortalama olarak %70'den az olup %30 oranının altına düşmemektedir (Şekil-17). Yine, bunaltıcı koşulların sınır grafiğine (Şekil-19) göre, sıcaklık ve nisbi nem değerlerinin karşılaştırılması sonucu, Kuşadası ve Selçuk'ta bütün yıl boyunca birkaç gün hariç, değerlerin bunaltıcı koşullar sınırının dışında kaldığı görülmektedir. Böyelce, araştırma alanında kıyı rekreasyonunu ilgilendiren aktivitelerin büyük çoğunluğunun gerçekleştiği dönemde hava sıcaklıkları ile birlikte nisbi nem değerlerinin de uygun koşullar arz ettiğini söyleyebiliriz. * Sağlık klimatolojisi uzmanlarınca ortalama rüzgar hızının 6 m/sn'den az olduğu yerlerin iklimi insan faaliyetleri açısından olumlu kabul edilir. Bu bakımdan ele alındığında araştırma alanında, günlük rüzgarların yönü ve hızı uygun değerler arz etmekte dir. Yıl boyunca, özellikle turizm sezonunda değişik yönlerden esen rüzgarların ortalama hızı ve frekansı hiçbir şekilde öngörülen eşik değerleri aşmamaktadır. Çizelge 5'te görüldüğü gibi Kuşadası ve Selçuk'ta bütün yıl boyunca esinti (0,3-1,5 m/sn), hafif (1,6-33 m/sn) ve orta kuv vette (3,4-7,9 m/sn) rüzgarlar hakimdir. Yine, yaz basınç şartlarına bağlı olarak Ege Bölgesi'nde etkili olan kuzey ve kuzeybatı yönlü rüzgarlar ile kara ve denizlerin farklı ısınmasından kaynaklanan meltem rüzgarları, bütün Ege kıyılarında olduğu gibi araştırma alanında da yazın sıcaklığın bunaltıcı etkisini hafifletmektedir. Özetle, iklim unsurları bir bütün olarak ele alınıp incelendiğinde, araştırma alanında iklimin turizme etkisinin olumlu olduğu görülür. Bununla birlikte, nisbi nem ile sıcaklık arasındaki ilişkiden doğan bunaltıcı hava koşullarının, araştırma alanında zaman zaman da olsa ortaya çıktığını görmekteyiz. Ancak, bu olumsuz koşullar birkaç gün gibi kısa bir süre devam etmektedir. Araştırma alanında, Mayıs ayından Ekim sonuna kadar devam eden bir turizm dönemi belirlenmiştir. Ancak, bu dönemde Ekim ayında görülebilecek yağışlar turizmi olumsuz yönde etkileyebilmektedir. Fakat her şeye karşın denilebilir ki, araştırma alanında turizm açısından ortaya çıkabilecek sorunlar iklimden çok, turizm-çevre ilişkileri ve kaynakların yanlış kullanımının sonucu olabilir. Bu bakımdan ortaya çıkan so runların başında kıyı kesimlerinde hızlı yapılaşma gelmektedir. Burada turizmin plansız59 gelişmesi sonucunda ortaya çıkan oteller ve tatil evleri doğanın güzelliğini bozmaktadır. Çöplerin gelişi güzel atılması, kanalizasyonların denize akıtılması, çevrenin kirlenmesine yol açmaktadır. Yazlık konutların ve turistik sitelerin yarattığı bir başka olumsuz etki de verimli tarım alanları üzerinde görülmektedir (Foto-5,6). Toprağın turizme ayrılması belirli alanların, tarım için kullanımını engellemektedir. Sonuç olarak, Kuşadası-Selçuk ve yakın çevresinde; Efes harebeleri, St. Jean Kilise si, Selçuk Kalesi, Isabey Camii, Artemis Mabedi ve Meryemana Evi gibi tarihi, sanatsal ve kültürel değerlerin yoğunluğu, doğal güzellikler (Milli Park, Piîajlar ve seyir yerleri gibi) ile iklimin olumlu etkileri yörenin turizm potansiyelini arttıran başlıca kaynaklardır. Buna karşılık mevcut kaynakların aşırı kullanımı sonucu ortaya çıkan sorunlara bu yörede de rast lanmaktadır. Zengin bir turizm potansiyeline sahip olan bu yörenin kaynaklarının yanlış ve aşırı kullanımına bağlı olarak ortaya çıkan sorunlara kısa süre içinde çözüm getirilmez ise, yöre gelecekte turizm potansiyelini ve çekiciliğini kaybedebilir.

Aydın-KuşadasıTurizmİklim+1
Semra Sütgibi
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
1992
00
Master'sOpen AccessTR

Foça'da kıyı alanı kullanımı ve kıyı kullanımı bilincinin değerlendirlmesi

Çalısma alanı Ege Bölgesi'nin Asıl Ege Bölümünde yer alıp; kuzeydeÇandarlı Körfezi, doguda ve güneyde Menemen ilçesi, batıda zmir Körfezi ilesınırlanmıs olan Foça ilçesinin Foça ve Yeni Foça arasında kalan kıyı alanınıkapsar.Çalısma alanı genel olarak, Tersiyer volkanikleri ile koylarda bulunanKuvaterner alüvyonlardan olusur.Çalısma alanındaki jeomorfolojik birimler daglık-tepelik alanlar ve kıyısekilleri olmak üzere iki ana bölümde incelenmistir.Sahamızda Akdeniz iklimi görülmektedir.. Yılık ortalama sıcaklıkFoça'da 16,7°C, Aliaga'da ise 16,5°C dir. Yazlar sıcak ve kurak geçmektedir.En bol yagıslı dönem kıs mevsimidir. Yıllık yagıs ortalaması Foça'da 518,2 mmdir.Çalısma alanı Akdeniz zonobiyomu içinde kalmaktadır. Alanın klimaksvejetasyonu kızılçam (Pinus brutia)'dır. Ancak yogun tahribatlar nedeniylekızılçam (Pinus brutia) ormanlarının yerini maki ve makinin tahrip edildigiyerlerde ise garig toplulukları almıstır. Ancak koruma altına alınan kesimlerdekızılçam (Pinus brutia) gençlikleri görülmektedir.Çalısma alanında zonal toprak grubundan kahverengi orman ve kireçsizkahverengi topraklar; azonal toprak grubundan kolüvyal topraklargörülmektedir.Arazi yetenek sınıflaması kriterlerine göre, tarıma elverisli olan I. sınıfaraziler çalısma alanımızda yoktur. II. sınıf araziler kuru ve sulu tarımamacıyla degerlendirilmektedir. III. ve IV. sınıf arazilerde zeytincilik ve kurutarım yapılmaktadır. Çalısma alanında V. ve VI. sınıf arazilerbulunmamaktadır. VII. sınıf araziler mera veya zeytinlik olarakkullanılmaktadır. Özellikle VII. sınıf arazilerin tamamen orman bitki örtüsü ilekaplı olması gerekirken, mera veya zeytinlik olarak kullanılması yanlıs arazikullanımına örnektir. VIII. sınıf araziler ise kıyı yakınındaki adalardagörülmekte olup, taslık ve kayalık arazilerdir.Çalısma alanında kıyı alan kullanımı açısından özellikle koylarda ikincilkonutların ve turizm tesislerinin bulunması, kıyı alan kullanımı için bir baskayanlıs arazi kullanım örnegidir.Çalısma alanında sürdürülebilir yasam için kıyı alan kavramına uygunolarak, disiplinler arası isbirliginin yanı sıra kıyı alan kullanım planlarının veprojelerinin gelistirilmesi gerekmektedir. Kıyı alanlarının kullanımında kamuyararına mutlaka öncelik verilmelidir.

Kıyı alanlarıKıyı jeomorfolojisiKıyı kullanımı+5
Erhan Ergurhan
Dokuz Eylül University · Institute of Educational Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Foça'da kıyı alanı kullanımı ve kıyı kullanımı bilincinin değerlendirlmesi

Çalısma alanı Ege Bölgesi'nin Asıl Ege Bölümünde yer alıp; kuzeydeÇandarlı Körfezi, doguda ve güneyde Menemen ilçesi, batıda zmir Körfezi ilesınırlanmıs olan Foça ilçesinin Foça ve Yeni Foça arasında kalan kıyı alanınıkapsar.Çalısma alanı genel olarak, Tersiyer volkanikleri ile koylarda bulunanKuvaterner alüvyonlardan olusur.Çalısma alanındaki jeomorfolojik birimler daglık-tepelik alanlar ve kıyısekilleri olmak üzere iki ana bölümde incelenmistir.Sahamızda Akdeniz iklimi görülmektedir.. Yılık ortalama sıcaklıkFoça'da 16,7°C, Aliaga'da ise 16,5°C dir. Yazlar sıcak ve kurak geçmektedir.En bol yagıslı dönem kıs mevsimidir. Yıllık yagıs ortalaması Foça'da 518,2 mmdir.Çalısma alanı Akdeniz zonobiyomu içinde kalmaktadır. Alanın klimaksvejetasyonu kızılçam (Pinus brutia)'dır. Ancak yogun tahribatlar nedeniylekızılçam (Pinus brutia) ormanlarının yerini maki ve makinin tahrip edildigiyerlerde ise garig toplulukları almıstır. Ancak koruma altına alınan kesimlerdekızılçam (Pinus brutia) gençlikleri görülmektedir.Çalısma alanında zonal toprak grubundan kahverengi orman ve kireçsizkahverengi topraklar; azonal toprak grubundan kolüvyal topraklargörülmektedir.Arazi yetenek sınıflaması kriterlerine göre, tarıma elverisli olan I. sınıfaraziler çalısma alanımızda yoktur. II. sınıf araziler kuru ve sulu tarımamacıyla degerlendirilmektedir. III. ve IV. sınıf arazilerde zeytincilik ve kurutarım yapılmaktadır. Çalısma alanında V. ve VI. sınıf arazilerbulunmamaktadır. VII. sınıf araziler mera veya zeytinlik olarakkullanılmaktadır. Özellikle VII. sınıf arazilerin tamamen orman bitki örtüsü ilekaplı olması gerekirken, mera veya zeytinlik olarak kullanılması yanlıs arazikullanımına örnektir. VIII. sınıf araziler ise kıyı yakınındaki adalardagörülmekte olup, taslık ve kayalık arazilerdir.Çalısma alanında kıyı alan kullanımı açısından özellikle koylarda ikincilkonutların ve turizm tesislerinin bulunması, kıyı alan kullanımı için bir baskayanlıs arazi kullanım örnegidir.Çalısma alanında sürdürülebilir yasam için kıyı alan kavramına uygunolarak, disiplinler arası isbirliginin yanı sıra kıyı alan kullanım planlarının veprojelerinin gelistirilmesi gerekmektedir. Kıyı alanlarının kullanımında kamuyararına mutlaka öncelik verilmelidir.

Kıyı alanlarıKıyı jeomorfolojisiKıyı kullanımı+5
Erhan Ergurhan
Dokuz Eylül University · Institute of Educational Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Foça'da kıyı alanı kullanımı ve kıyı kullanımı bilincinin değerlendirlmesi

Çalısma alanı Ege Bölgesi'nin Asıl Ege Bölümünde yer alıp; kuzeydeÇandarlı Körfezi, doguda ve güneyde Menemen ilçesi, batıda zmir Körfezi ilesınırlanmıs olan Foça ilçesinin Foça ve Yeni Foça arasında kalan kıyı alanınıkapsar.Çalısma alanı genel olarak, Tersiyer volkanikleri ile koylarda bulunanKuvaterner alüvyonlardan olusur.Çalısma alanındaki jeomorfolojik birimler daglık-tepelik alanlar ve kıyısekilleri olmak üzere iki ana bölümde incelenmistir.Sahamızda Akdeniz iklimi görülmektedir.. Yılık ortalama sıcaklıkFoça'da 16,7°C, Aliaga'da ise 16,5°C dir. Yazlar sıcak ve kurak geçmektedir.En bol yagıslı dönem kıs mevsimidir. Yıllık yagıs ortalaması Foça'da 518,2 mmdir.Çalısma alanı Akdeniz zonobiyomu içinde kalmaktadır. Alanın klimaksvejetasyonu kızılçam (Pinus brutia)'dır. Ancak yogun tahribatlar nedeniylekızılçam (Pinus brutia) ormanlarının yerini maki ve makinin tahrip edildigiyerlerde ise garig toplulukları almıstır. Ancak koruma altına alınan kesimlerdekızılçam (Pinus brutia) gençlikleri görülmektedir.Çalısma alanında zonal toprak grubundan kahverengi orman ve kireçsizkahverengi topraklar; azonal toprak grubundan kolüvyal topraklargörülmektedir.Arazi yetenek sınıflaması kriterlerine göre, tarıma elverisli olan I. sınıfaraziler çalısma alanımızda yoktur. II. sınıf araziler kuru ve sulu tarımamacıyla degerlendirilmektedir. III. ve IV. sınıf arazilerde zeytincilik ve kurutarım yapılmaktadır. Çalısma alanında V. ve VI. sınıf arazilerbulunmamaktadır. VII. sınıf araziler mera veya zeytinlik olarakkullanılmaktadır. Özellikle VII. sınıf arazilerin tamamen orman bitki örtüsü ilekaplı olması gerekirken, mera veya zeytinlik olarak kullanılması yanlıs arazikullanımına örnektir. VIII. sınıf araziler ise kıyı yakınındaki adalardagörülmekte olup, taslık ve kayalık arazilerdir.Çalısma alanında kıyı alan kullanımı açısından özellikle koylarda ikincilkonutların ve turizm tesislerinin bulunması, kıyı alan kullanımı için bir baskayanlıs arazi kullanım örnegidir.Çalısma alanında sürdürülebilir yasam için kıyı alan kavramına uygunolarak, disiplinler arası isbirliginin yanı sıra kıyı alan kullanım planlarının veprojelerinin gelistirilmesi gerekmektedir. Kıyı alanlarının kullanımında kamuyararına mutlaka öncelik verilmelidir.

Kıyı alanlarıKıyı jeomorfolojisiKıyı kullanımı+5
Erhan Ergurhan
Dokuz Eylül University · Institute of Educational Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Dikili-Çandarlı'da kıyı alanı kullanımı ve kıyı kullanımı bilincinin değerlendirilmesi

Tez başlığı ?Dikili-Çandarlı'da Kıyı Alanı Kullanımı ve Kıyı Kullanımı Bilincinin Değerlendirilmesi?dir.Saha Bakırçay ağzının batısı ile Dikili (İzmir-Çanakkale yolu) arasında kalan kıyı alanını kapsamaktadır.Kıyı alanı genel olarak Alt-Orta Miyosen yaşlı tüfler ve lavlar ile Geç Miyosen ve Pliyosen yaşlı tortullar (silttaşı, kumtaşı, kiltaşı ve marnlarla) ile bazaltik lavlarla temsil edilir. Kuaterner de alüvyonlarla temsil edilir.Morfolojik yönden en önemli birimi Karadağ kütlesi oluşturur. Çalışma alanında kıyı alçak ve yüksek kıyılardan oluşur. Bu kıyılar önünde değişik büyüklüklerde plajlar gelişmiştir.Çalışma alanında Akdeniz iklim şartları hüküm sürmektedir. Yıllık ortalama sıcaklık 16ºC, yıllık ortalama yağış 576 mm, hakim rüzgar yönü ise batı-güneybatıdır. Bölgedeki cephe sistemlerinin etkilerine bağlı olarak yaz döneminde sahada belirgin yaz kuraklığı yaşanmaktadır.Sahada zonal toprak grubundan kestane renkli topraklar, kırmızı kahverengi Akdeniz toprakları, kahverengi orman toprakları, kireçsiz kahverengi orman toprakları, kireçsiz kahverengi topraklar; intrazonal toprak grubundan rendzina, tuzlu ve alkali topraklar ve azonal toprak grubundan alüvyal ve kolüvyal topraklar yer almaktadır.Çalışma alanının klimaks vejetasyonu Kızılçam (Pinus brutia) olmasına karşın yoğun tahribatın etkisiyle maki türleri ve garig toplulukları sahaya yerleşmiştir.Sahanın büyük bölümü VI. ve VII. sınıf arazilerden oluşur. Bademli ve Çandarlı çevresindeki kolüvyal depolar sahamızdaki I. sınıf arazilerdir. Bakırçay Deltası'nın gerisindeki alüvyonlar ise III.sınıf arazileri oluşturur.Sahamız henüz yoğun nüfus baskısı altında değildir. Bölgedeki en önemli ekonomik uğraş tarım ve hayvancılıktır. Ancak özellikle Çandarlı'dan Denizköy'e kadar kıyıda yoğun bir şekilde ikinci konutlar yapılmıştır. Bu konutların hemen gerisinde ise zeytinlikler ve meralar bulunur ve bu zeytinler kıyı boyunca yer yer kesintiye uğramakla birlikte Dikili yakınlarına kadar devam etmektedir.Kıyı alanları ekolojik açıdan hassas dengeye sahip olan ve geçmişten günümüze önemli nüfusları barındıran yerlerdir. Bugün çeşitli kullanımların rekabet ortamı haline gelerek çeşitli sorunlarla karşı karşıya kalmıştır. Kıyılarla ilgili gerek ulusal düzeyde yasalar, gerekse uluslar arası sözleşmeler mevcuttur.Sahamız bugün çok yoğun bir kullanımla karşı karşıya değildir. Ancak bu aşamada sahanın potansiyeli ortaya çıkarılarak, saha için en uygun kullanım planlanmalıdır.Çevre ve onun bir parçası olan kıyıların korunması açısından halkın eğitimi ve bilinçlenmesi çok önemlidir. Nitekim çevrenin ve kıyıların kullanıcısı olarak bireylere düşen önemli sorumluklar vardır. Ayrıca kıyılarla ilgili kamu yararı ilkesinin denetleyicisi ve tepki vericisi yine halkın kendisi olacaktır.

Arazi kullanımı
Gülben Kaplan
Dokuz Eylül University · Institute of Educational Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Dikili-Çandarlı'da kıyı alanı kullanımı ve kıyı kullanımı bilincinin değerlendirilmesi

Tez başlığı ?Dikili-Çandarlı'da Kıyı Alanı Kullanımı ve Kıyı Kullanımı Bilincinin Değerlendirilmesi?dir.Saha Bakırçay ağzının batısı ile Dikili (İzmir-Çanakkale yolu) arasında kalan kıyı alanını kapsamaktadır.Kıyı alanı genel olarak Alt-Orta Miyosen yaşlı tüfler ve lavlar ile Geç Miyosen ve Pliyosen yaşlı tortullar (silttaşı, kumtaşı, kiltaşı ve marnlarla) ile bazaltik lavlarla temsil edilir. Kuaterner de alüvyonlarla temsil edilir.Morfolojik yönden en önemli birimi Karadağ kütlesi oluşturur. Çalışma alanında kıyı alçak ve yüksek kıyılardan oluşur. Bu kıyılar önünde değişik büyüklüklerde plajlar gelişmiştir.Çalışma alanında Akdeniz iklim şartları hüküm sürmektedir. Yıllık ortalama sıcaklık 16ºC, yıllık ortalama yağış 576 mm, hakim rüzgar yönü ise batı-güneybatıdır. Bölgedeki cephe sistemlerinin etkilerine bağlı olarak yaz döneminde sahada belirgin yaz kuraklığı yaşanmaktadır.Sahada zonal toprak grubundan kestane renkli topraklar, kırmızı kahverengi Akdeniz toprakları, kahverengi orman toprakları, kireçsiz kahverengi orman toprakları, kireçsiz kahverengi topraklar; intrazonal toprak grubundan rendzina, tuzlu ve alkali topraklar ve azonal toprak grubundan alüvyal ve kolüvyal topraklar yer almaktadır.Çalışma alanının klimaks vejetasyonu Kızılçam (Pinus brutia) olmasına karşın yoğun tahribatın etkisiyle maki türleri ve garig toplulukları sahaya yerleşmiştir.Sahanın büyük bölümü VI. ve VII. sınıf arazilerden oluşur. Bademli ve Çandarlı çevresindeki kolüvyal depolar sahamızdaki I. sınıf arazilerdir. Bakırçay Deltası'nın gerisindeki alüvyonlar ise III.sınıf arazileri oluşturur.Sahamız henüz yoğun nüfus baskısı altında değildir. Bölgedeki en önemli ekonomik uğraş tarım ve hayvancılıktır. Ancak özellikle Çandarlı'dan Denizköy'e kadar kıyıda yoğun bir şekilde ikinci konutlar yapılmıştır. Bu konutların hemen gerisinde ise zeytinlikler ve meralar bulunur ve bu zeytinler kıyı boyunca yer yer kesintiye uğramakla birlikte Dikili yakınlarına kadar devam etmektedir.Kıyı alanları ekolojik açıdan hassas dengeye sahip olan ve geçmişten günümüze önemli nüfusları barındıran yerlerdir. Bugün çeşitli kullanımların rekabet ortamı haline gelerek çeşitli sorunlarla karşı karşıya kalmıştır. Kıyılarla ilgili gerek ulusal düzeyde yasalar, gerekse uluslar arası sözleşmeler mevcuttur.Sahamız bugün çok yoğun bir kullanımla karşı karşıya değildir. Ancak bu aşamada sahanın potansiyeli ortaya çıkarılarak, saha için en uygun kullanım planlanmalıdır.Çevre ve onun bir parçası olan kıyıların korunması açısından halkın eğitimi ve bilinçlenmesi çok önemlidir. Nitekim çevrenin ve kıyıların kullanıcısı olarak bireylere düşen önemli sorumluklar vardır. Ayrıca kıyılarla ilgili kamu yararı ilkesinin denetleyicisi ve tepki vericisi yine halkın kendisi olacaktır.

Arazi kullanımı
Gülben Kaplan
Dokuz Eylül University · Institute of Educational Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Dikili-Çandarlı'da kıyı alanı kullanımı ve kıyı kullanımı bilincinin değerlendirilmesi

Tez başlığı ?Dikili-Çandarlı'da Kıyı Alanı Kullanımı ve Kıyı Kullanımı Bilincinin Değerlendirilmesi?dir.Saha Bakırçay ağzının batısı ile Dikili (İzmir-Çanakkale yolu) arasında kalan kıyı alanını kapsamaktadır.Kıyı alanı genel olarak Alt-Orta Miyosen yaşlı tüfler ve lavlar ile Geç Miyosen ve Pliyosen yaşlı tortullar (silttaşı, kumtaşı, kiltaşı ve marnlarla) ile bazaltik lavlarla temsil edilir. Kuaterner de alüvyonlarla temsil edilir.Morfolojik yönden en önemli birimi Karadağ kütlesi oluşturur. Çalışma alanında kıyı alçak ve yüksek kıyılardan oluşur. Bu kıyılar önünde değişik büyüklüklerde plajlar gelişmiştir.Çalışma alanında Akdeniz iklim şartları hüküm sürmektedir. Yıllık ortalama sıcaklık 16ºC, yıllık ortalama yağış 576 mm, hakim rüzgar yönü ise batı-güneybatıdır. Bölgedeki cephe sistemlerinin etkilerine bağlı olarak yaz döneminde sahada belirgin yaz kuraklığı yaşanmaktadır.Sahada zonal toprak grubundan kestane renkli topraklar, kırmızı kahverengi Akdeniz toprakları, kahverengi orman toprakları, kireçsiz kahverengi orman toprakları, kireçsiz kahverengi topraklar; intrazonal toprak grubundan rendzina, tuzlu ve alkali topraklar ve azonal toprak grubundan alüvyal ve kolüvyal topraklar yer almaktadır.Çalışma alanının klimaks vejetasyonu Kızılçam (Pinus brutia) olmasına karşın yoğun tahribatın etkisiyle maki türleri ve garig toplulukları sahaya yerleşmiştir.Sahanın büyük bölümü VI. ve VII. sınıf arazilerden oluşur. Bademli ve Çandarlı çevresindeki kolüvyal depolar sahamızdaki I. sınıf arazilerdir. Bakırçay Deltası'nın gerisindeki alüvyonlar ise III.sınıf arazileri oluşturur.Sahamız henüz yoğun nüfus baskısı altında değildir. Bölgedeki en önemli ekonomik uğraş tarım ve hayvancılıktır. Ancak özellikle Çandarlı'dan Denizköy'e kadar kıyıda yoğun bir şekilde ikinci konutlar yapılmıştır. Bu konutların hemen gerisinde ise zeytinlikler ve meralar bulunur ve bu zeytinler kıyı boyunca yer yer kesintiye uğramakla birlikte Dikili yakınlarına kadar devam etmektedir.Kıyı alanları ekolojik açıdan hassas dengeye sahip olan ve geçmişten günümüze önemli nüfusları barındıran yerlerdir. Bugün çeşitli kullanımların rekabet ortamı haline gelerek çeşitli sorunlarla karşı karşıya kalmıştır. Kıyılarla ilgili gerek ulusal düzeyde yasalar, gerekse uluslar arası sözleşmeler mevcuttur.Sahamız bugün çok yoğun bir kullanımla karşı karşıya değildir. Ancak bu aşamada sahanın potansiyeli ortaya çıkarılarak, saha için en uygun kullanım planlanmalıdır.Çevre ve onun bir parçası olan kıyıların korunması açısından halkın eğitimi ve bilinçlenmesi çok önemlidir. Nitekim çevrenin ve kıyıların kullanıcısı olarak bireylere düşen önemli sorumluklar vardır. Ayrıca kıyılarla ilgili kamu yararı ilkesinin denetleyicisi ve tepki vericisi yine halkın kendisi olacaktır.

Arazi kullanımı
Gülben Kaplan
Dokuz Eylül University · Institute of Educational Sciences
2008
00
DoctorateOpen AccessTR

Ortaöğretim dokuzuncu sınıf coğrafya dersinde çoklu zeka destekli öğretimin öğrenci başarısı tutumu ve kalıcılığa etkisi

Bu çalışmada; Ortaöğretim 9. sınıf coğrafya dersinde Çoklu Zeka Kuramı destekli öğretiminin öğrencilerin başarı, tutum ve kalıcılığı üzerine olan etkilerinin tespit edilmesi amaçlanmıştır.Çalışma deneme modelinde bir araştırmadır. Çoklu Zeka Destekli Coğrafya Öğretimi ve geleneksel Coğrafya öğretiminin öğrencilerin başarı ve tutuma olan etkisini test etmek için kontrollü Ön test ? Son test deseni kullanılmıştır. Öğrencilerin uygulama öncesi ve sonrası başarı seviyesini ölçmek için ?Başarı Testi? geliştirilmiştir. Ayrıca öğrencilerin Coğrafya dersine karşı uygulama öncesi ve sonrası düşüncelerini ölçmek amacıyla ?Coğrafya Dersi Tutum Ölçeği? geliştirilmiştir.İlk olarak deney grubuyla ?Doğa ve İnsan?, ?Harita Bilgisi? ve ?Dünyanın Hareketleri? üniteleri çoklu zeka destekli etkinliklerle işlenerek, öğrenciler denel işleme hazır hale getirilmiştir. Ön çalışma bittikten sonra deney ve kontrol grubu öğrencilerinin coğrafya dersine karşı olan tutumlarını ölçmek amacıyla araştırmacı tarafından hazırlanan tutum ölçeği uygulanmıştır. Yine deney ve kontrol gurubu öğrencilerinin denel işlem öncesi ?İklim Bilgisi? konuları hakkındaki ön bilgilerini tespit etmek amacıyla araştırmacı tarafından hazırlanan başarı testi uygulanmıştır. Bu uygulamalar araştırmacı tarafından bizzat gerçekleştirilip, elde edilen veriler istatistik programına girilmiştir.Denel işlem 10 hafta sürmüştür. 10 Hafta boyunca hazırlanan planlara sadık kalınarak deney ve kontrol grubuyla dersler işlenmiştir. Denel işlem bittikten sonra yine başta kullanılan tutum ve başarı ölçekleri deney ve kontrol gurubu öğrenclerine yeniden uygulanarak, denel işlem sonucunda öğrenci kazanımları tespit edilmeye çalışılmıştır. Denel işlem I. dönemin son haftasında sona ermiş ve araya sömestre tatili girmiştir. Sömestre tatili dönüşü üç hafta geçtikten sonra deney ve kontrol grubu öğrencilerine başarı ölçeği tekrar uygulanarak çoklu zeka destekli uygulamarın öğrencilerde başarı yönünden kalıcılığa ne gibi etki sağladığı tespit edilmeye çalışılmıştır. Verilerin Çözümlenmesinde, aritmetik ortalama, standart sapma, t testi, KR 20, Varyans Çözümlemesi, Basit Madde Analizi kullanılmıştır.Araştırma sonucunda, Coğrafya I dersi ?Atmosfer ve İklim? ünitesi öğretiminde Çoklu Zekâ Kuramı uygulamalarının öğrencilerin başarıları, derse yönelik tutumları, başarılarının kalıcılığı açısından etkili olduğu görülmüştür.Anahtar Kelimeler: Ortaöğretim, Coğrafya Dersi, Çoklu Zeka, Başarı, Tutum, Kalıcılık

BaşarıCoğrafya dersiOrtaöğretim+2
Abdulkadir Uzunöz
Dokuz Eylül University · Institute of Educational Sciences
2008
00
DoctorateOpen AccessTR

Ortaöğretim dokuzuncu sınıf coğrafya dersinde çoklu zeka destekli öğretimin öğrenci başarısı tutumu ve kalıcılığa etkisi

Bu çalışmada; Ortaöğretim 9. sınıf coğrafya dersinde Çoklu Zeka Kuramı destekli öğretiminin öğrencilerin başarı, tutum ve kalıcılığı üzerine olan etkilerinin tespit edilmesi amaçlanmıştır.Çalışma deneme modelinde bir araştırmadır. Çoklu Zeka Destekli Coğrafya Öğretimi ve geleneksel Coğrafya öğretiminin öğrencilerin başarı ve tutuma olan etkisini test etmek için kontrollü Ön test ? Son test deseni kullanılmıştır. Öğrencilerin uygulama öncesi ve sonrası başarı seviyesini ölçmek için ?Başarı Testi? geliştirilmiştir. Ayrıca öğrencilerin Coğrafya dersine karşı uygulama öncesi ve sonrası düşüncelerini ölçmek amacıyla ?Coğrafya Dersi Tutum Ölçeği? geliştirilmiştir.İlk olarak deney grubuyla ?Doğa ve İnsan?, ?Harita Bilgisi? ve ?Dünyanın Hareketleri? üniteleri çoklu zeka destekli etkinliklerle işlenerek, öğrenciler denel işleme hazır hale getirilmiştir. Ön çalışma bittikten sonra deney ve kontrol grubu öğrencilerinin coğrafya dersine karşı olan tutumlarını ölçmek amacıyla araştırmacı tarafından hazırlanan tutum ölçeği uygulanmıştır. Yine deney ve kontrol gurubu öğrencilerinin denel işlem öncesi ?İklim Bilgisi? konuları hakkındaki ön bilgilerini tespit etmek amacıyla araştırmacı tarafından hazırlanan başarı testi uygulanmıştır. Bu uygulamalar araştırmacı tarafından bizzat gerçekleştirilip, elde edilen veriler istatistik programına girilmiştir.Denel işlem 10 hafta sürmüştür. 10 Hafta boyunca hazırlanan planlara sadık kalınarak deney ve kontrol grubuyla dersler işlenmiştir. Denel işlem bittikten sonra yine başta kullanılan tutum ve başarı ölçekleri deney ve kontrol gurubu öğrenclerine yeniden uygulanarak, denel işlem sonucunda öğrenci kazanımları tespit edilmeye çalışılmıştır. Denel işlem I. dönemin son haftasında sona ermiş ve araya sömestre tatili girmiştir. Sömestre tatili dönüşü üç hafta geçtikten sonra deney ve kontrol grubu öğrencilerine başarı ölçeği tekrar uygulanarak çoklu zeka destekli uygulamarın öğrencilerde başarı yönünden kalıcılığa ne gibi etki sağladığı tespit edilmeye çalışılmıştır. Verilerin Çözümlenmesinde, aritmetik ortalama, standart sapma, t testi, KR 20, Varyans Çözümlemesi, Basit Madde Analizi kullanılmıştır.Araştırma sonucunda, Coğrafya I dersi ?Atmosfer ve İklim? ünitesi öğretiminde Çoklu Zekâ Kuramı uygulamalarının öğrencilerin başarıları, derse yönelik tutumları, başarılarının kalıcılığı açısından etkili olduğu görülmüştür.Anahtar Kelimeler: Ortaöğretim, Coğrafya Dersi, Çoklu Zeka, Başarı, Tutum, Kalıcılık

BaşarıCoğrafya dersiOrtaöğretim+2
Abdulkadir Uzunöz
Dokuz Eylül University · Institute of Educational Sciences
2008
00
DoctorateOpen AccessTR

Ortaöğretim dokuzuncu sınıf coğrafya dersinde çoklu zeka destekli öğretimin öğrenci başarısı tutumu ve kalıcılığa etkisi

Bu çalışmada; Ortaöğretim 9. sınıf coğrafya dersinde Çoklu Zeka Kuramı destekli öğretiminin öğrencilerin başarı, tutum ve kalıcılığı üzerine olan etkilerinin tespit edilmesi amaçlanmıştır.Çalışma deneme modelinde bir araştırmadır. Çoklu Zeka Destekli Coğrafya Öğretimi ve geleneksel Coğrafya öğretiminin öğrencilerin başarı ve tutuma olan etkisini test etmek için kontrollü Ön test ? Son test deseni kullanılmıştır. Öğrencilerin uygulama öncesi ve sonrası başarı seviyesini ölçmek için ?Başarı Testi? geliştirilmiştir. Ayrıca öğrencilerin Coğrafya dersine karşı uygulama öncesi ve sonrası düşüncelerini ölçmek amacıyla ?Coğrafya Dersi Tutum Ölçeği? geliştirilmiştir.İlk olarak deney grubuyla ?Doğa ve İnsan?, ?Harita Bilgisi? ve ?Dünyanın Hareketleri? üniteleri çoklu zeka destekli etkinliklerle işlenerek, öğrenciler denel işleme hazır hale getirilmiştir. Ön çalışma bittikten sonra deney ve kontrol grubu öğrencilerinin coğrafya dersine karşı olan tutumlarını ölçmek amacıyla araştırmacı tarafından hazırlanan tutum ölçeği uygulanmıştır. Yine deney ve kontrol gurubu öğrencilerinin denel işlem öncesi ?İklim Bilgisi? konuları hakkındaki ön bilgilerini tespit etmek amacıyla araştırmacı tarafından hazırlanan başarı testi uygulanmıştır. Bu uygulamalar araştırmacı tarafından bizzat gerçekleştirilip, elde edilen veriler istatistik programına girilmiştir.Denel işlem 10 hafta sürmüştür. 10 Hafta boyunca hazırlanan planlara sadık kalınarak deney ve kontrol grubuyla dersler işlenmiştir. Denel işlem bittikten sonra yine başta kullanılan tutum ve başarı ölçekleri deney ve kontrol gurubu öğrenclerine yeniden uygulanarak, denel işlem sonucunda öğrenci kazanımları tespit edilmeye çalışılmıştır. Denel işlem I. dönemin son haftasında sona ermiş ve araya sömestre tatili girmiştir. Sömestre tatili dönüşü üç hafta geçtikten sonra deney ve kontrol grubu öğrencilerine başarı ölçeği tekrar uygulanarak çoklu zeka destekli uygulamarın öğrencilerde başarı yönünden kalıcılığa ne gibi etki sağladığı tespit edilmeye çalışılmıştır. Verilerin Çözümlenmesinde, aritmetik ortalama, standart sapma, t testi, KR 20, Varyans Çözümlemesi, Basit Madde Analizi kullanılmıştır.Araştırma sonucunda, Coğrafya I dersi ?Atmosfer ve İklim? ünitesi öğretiminde Çoklu Zekâ Kuramı uygulamalarının öğrencilerin başarıları, derse yönelik tutumları, başarılarının kalıcılığı açısından etkili olduğu görülmüştür.Anahtar Kelimeler: Ortaöğretim, Coğrafya Dersi, Çoklu Zeka, Başarı, Tutum, Kalıcılık

BaşarıCoğrafya dersiOrtaöğretim+2
Abdulkadir Uzunöz
Dokuz Eylül University · Institute of Educational Sciences
2008
00