Dokuz Eylül University
Discipline

Şehircilik Anabilim Dalı

Dokuz Eylül University

3

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

3 Theses
Master'sOpen AccessTR

Kentsel tarım ve şehir planlamaya entegrasyonu

ÖZET Kentlerin tarihi kadar eski olan bununla birlikte ancak 1970'li yıllarda çeşitli örgütler kapsamında incelenen ve geliştirilmeye başlanan kentsel alanlarda yapılan tarımsal etkinlik, bilinen adıyla kentsel tarım, ülkemiz için henüz yeni bir kavramdır. Diğer taraftan ülkemizde de kentsel alanlarda tarımsal etkinlikler yapılmaktadır. Dolayısıyla dünya ülkelerindeki kentsel tarım uygulamalarının nasıl. nerede, kimler tarafından ve hangi nedenlerle gerçekleştirildiğine ilişkin sorular cevaplarıyla birlikte incelenmiş ve ülkemiz koşullarında da irdelenmiştir. Çalışma kapsamında, öncelikle kentsel tarımın Türkiye'deki durumu, yasal ve yönetsel uygulanabilirliği bağlamında tartışılmış ve böylelikle kentsel tarımın mevcut Arazi Kullanım ve Sahiplik Sınıflaması içinde yeralmadığı saptanmıştır. Bu durum kentsel tarımın kentsel alanda etkinlik kazanması için yeni bir sınıflama önerisini gerektirmiştir. Bu paralelde, kentsel aktörlerin konu bütünündeki rolleri incelenerek ve kentsel tarımın ülkemiz pratiklerinde uygulanabilir olma durumu değerlendirilerek yeni bir "Arazi Kullanım Ve Sahiplik Sınıflaması" önerilmiştir. Öneri "Arazi Kullanım Ve Sahiplik Sınıflaması", daha fazla tanınması ve ülkemiz kapsamında gerçekleşen imar planı uygulamalarında daha fazla kullanılması nedenlerinden dolayı Bayındırlık Bakanlığı'nın kullandığı sınıflamanın geliştirilmesiyle oluşturulmuş ve bu önerinin uygulanabilir olması için anılan sınıflamada yapılması gereken değişiklikler de ortaya konmuştur. Bu öneriyi destekleyecek şekilde, incelemeler kentsel tarmın ülkemizde uygulanabilmesi için, belediyeler (büyükşehir belediyeleri dahil) ve mahalle yönetimleri gibi hemen tüm yerel yönetim birimleri ile il özel idareleri ve ilmüdürlükleri gibi merkezi yönetim kuruluşlarının çalışma koşullarının ülkemizde yeterli olduğunu göstermiştir. Öneri Arazi Kullanış ve Sahiplik Sınıflaması: 8. Kentsel Tarım ve Kent Çevresi Tarımı 8 1. Tarım ve Hayvancılık ve ilgili Servisler 811. Ağıl ve Ahır Hayvancılığı ve İlgili Servisler 812. Arıcılık Faaliyetleri ve İlgili Servisler 813. Tavşancılık Faaliyetleri ve İlgili Servisler 82. Ormancılık Faaliyetleri ve İlgili Servisler 83. Balıkçılık Faaliyetleri ve İlgili Servisler 84. Kentsel Tarım ve Kent Çevresi Tarımına Kaynak Sağlamakta Kullanılan Alanlar 841. Evsel katı ve sıvı atık biriktirme ve dönüştürme alanları 842. Pazarlama Alanları Anahtar Sözcükler: Kent, Kentsel Tarım, Kentsel Arazi Kullanım Sınıflaması, İmar Planı.

Mercan Efe
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Science
2003
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de bir öteki olarak çocuk ve kent planlamada temsil sorunsalı

ÖZET Modernizm, toplumsal ilişkileri ve fiziksel mekânı erişkin, sağlıklı, zengin, çalışan ve erkek bireylere yönelik biçimlendirirken; aynı olanakları diğer bireylere sunmamaktadır. Fiziki planlama ise mekânı modrenizmin öngördüğü biçimde kurgulayan en etkin uygulama aracı olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu fiziki yapılanma süreci, çevresinde kendi gereksinimlerine uygun mekânları bulamadığı için toplumda temsil edilmeyen ve öteki olarak adlandırılan grupların ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Tez kapsamında, bu gruplar içinde anılan çocukların temsil edilme durumları irdelenerek neden öteki tanımlaması içinde yer aldığı ortaya konulmuştur. Çocukların Türkiye'de temsil edilme durumları mekân dışı alan ve mekânsal alan olmak üzere iki kısımda ele alınmıştır. Bu bağlamda, yasa ve yönetmeliklerde, örgütsel yapıda, yayın alanında, sanal ortamda çocuğa yönelik yetersizlikler ve bilinç eksikliğinin olduğu saptanmıştır. Toplumdaki bu bilinç eksikliğinin fiziksel mekâna da aktarıldığı görülmüştür. Buna ek olarak, konutların, eğitim ve sağlık yapılarının, sosyo-kültürel yapıların ve çocukların oyununa yönelik açık alanların nitelik ve nicelik açısından yeterli olmadığı görülmüştür. Tez kapsamında mekânsal alanda temsil durumunun irdelenmesine yönelik bir alan çalışması yapılmış ve belirlenen temsil araçları açısından irdelenmiştir. Anılan yetersizlikler bu alan çalışmasında da ortaya çıkmıştır. Bu irdelemeler sonucunda Türkiye'de çocukların fiziksel, sosyal ve zihinsel gelişimlerine uygun mekânlara sahip olmadığı görülmüştür. Bu eksikliklerle büyüyen çocuklardan oluşan geleceğin toplumunun da sorunlu olacağı ortadadır. Bu nedenle çocukluğun bir yaş kategorisi olarak algılanması ve gelişim dönemlerine uygun olanakların oluşturulması konusunda öncelikle sivil toplum örgütleri yoluylatoplumsal bir bilincin oluşturulması gerekmektedir. Oluşan bu bilinçle, siyasi baskı halinde söz söyleme gücünün doğmasına neden olacak ve böylelikle çocukla ilgili konular siyasi parti programlarına dahil edilecektir. Seçim sonrası iktidara gelen parti gerekli yasal mevzuatı oluşturarak bu konuların planlama yoluyla fiili duruma geçmesini sağlayacaktır. Ancak bu durumda çocuk toplumda temsil edilmiş ve öteki tanımlaması içinden çıkmış olacaktır. Anahtar Kelimeler: Çocuk, Temsil, Ötekiler

Duygu Çukur
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Science
2003
00
Master'sOpen AccessTR

Riskli yapı temelli kentsel dönüşüm uygulamalarının kentsel ranta etkisi, İzmir-Karşıyaka örneği

2005 tarihinde yürürlüğe giren 5393 Sayılı "Belediye Kanunu" ile başlayan dönüşüm uygulamaları, 2012 tarihlinde yürürlüğe giren 6306 Sayılı "Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun" ile geniş bir uygulama zeminine kavuşmuştur. 6306 Sayılı Kanun uyarınca yapılan çalışmalara bakıldığında, tek tip bir amaç ve uygulama yapılmadığı görülmekte; yere, bölgenin özelliklerine, arz talep durumuna, hatta rant potansiyeli gibi pek çok gerekçeye göre süreçlerin kendine has dinamiklerini ürettiği gözlenmektedir. Riskli yapıların iyileştirilmesinin şüphesiz kent ve mimarlık bağlamında olumlu getirileri vardır. Ancak sosyal, kültürel ve çevresel boyutlardan uzak bir dönüşüm sürecinin kentlere bütüncül bir fayda sağlamayacağı düşünülmektedir. Bu bağlamda, bu çalışma ile İzmir İli, Karşıyaka İlçesinde 6306 sayılı kanunun "Riskli Yapı" kategorisinde değerlendirilerek yenilenen konutlarda, kanun ile hedeflenen afet riskinin giderilmesinin ötesinde rant oluşumuna katkısı bulunup bulunmadığının gözlenmesi amaçlanmaktadır. Çalışmada kullanılan veriler İzmir Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü ve Karşıyaka Belediyesi'nden temin edilmiştir. Veriler mahallelere ve başvuru yılına göre sınıflandırılmış, sonrasında SPK lisansına sahip gayrimenkul değerleme firmalarının arşivleri taranarak riskli yapı ilan edilen 2.113 binadan, 289'unun daha önceki yıllarda hazırlanmış değerleme raporlarına ulaşılmıştır. Akabinde, bu konut değerleri Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasınca tespit edilen Konut Fiyat Endeksleri kullanılarak 2019 yılına taşınmıştır. Bunun yanında söz konusu konutların güncel piyasa koşullarına göre sahip oldukları değerler, gayrimenkul değerleme yöntemlerinden "Emsal Karşılaştırma" yöntemi kullanılarak araştırmacı tarafından bir kere daha tespit edilmiştir. Sonuç olarak da ulaşılan bu iki değerin parsel ve mahalleler bazında birbirleriyle karşılaştırılarak 6306 sayılı kanunun sadece afet riski karşısında yapıların yenilenmesine hizmet etmediği, aynı zamanda yenilenen konutlar bazında rant oluşmasına neden olduğu ortaya konulmuştur.

Mustafa Taşçı
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Science
2020
00