Dokuz Eylül University
Discipline

Seramik ve Cam Anasanat Dalı

Dokuz Eylül University

22

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

22 Theses
Master'sOpen AccessTR

Marmara Bölgesi'ndeki çömlekçilik merkezlerinin araştırılması

Çömlekçilik, Anadolu'da köklü bir tarihe sahip olmakla birlikte her medeniyetin kendine has özellikleri ile gelişerek günümüze kadar gelmiştir. İnsanoğlunun besinlerini saklama, pişirme vb. ihtiyaçlarını karşılamak amaçlı başlayan üretim, zamanla ticari amaçlı yapılan bir zanaat halini almış usta çırak ilişkisi ile günümüze kadar gelmiş en eski kültür miraslarımızdandır. Bu çalışmanın amacı, Marmara Bölgesi'ndeki çömlekçilik merkezlerini tespit etmek, üretimde kullanılan hammaddeleri, üretim süreçlerini ve güncel durumuyla ilgili bilgileri belgelemektir. Ayrıca bazı üretim merkezlerinde çömlekçiliğin yeniden canlanması adına yapılan kültürel ve sosyo-ekonomik çalışmalar da ele alınarak örneklem oluşturulmuştur. Tez çalışması kapsamında yapılan literatür taraması sonucu tespit edilen çömlekçilik merkezlerindeki ilgili kişiler ile iletişime geçilerek alan araştırmaları gerçekleştirilmiştir. Alan araştırması sonucunda 13 merkezde çömlek üretiminin olduğu ve bu merkezlerden 7'sinde üretim yapıldığı tespit edilmiştir. Yapılan bu araştırmalarda elde edinilen tüm bilgeler belgelenmiş ve bu çalışmada sunulmuştur. Marmara Bölgesi'ndeki çömlekçilik merkezlerini kapsayan araştırma sonucu, köyden kente göçlerin çoğalması, seri üretim alanlarının genişlemesi ve birçok sebebi de beraberinde getirdiği sorunlardan dolayı bazı üretim merkezlerinde üretimin bittiği tespit edilmiştir. Son dönemlerde doğaya olan ilginin artmasından kaynaklı devam eden üretim merkezilerinin rağbet görmeye başladığı gözlemlenmiş ancak istihdam sağlanamadığından bu merkezlerinde yok olma tehlikesi yaşadığı tespit edilmiştir.

Marmara bölgesiSanatkarlarSeramik sanatı+3
Elif Akbulut
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Seramik çamurlarında perlit katkısının araştırılması ve uygulamaları

Perlit, doğada oluşum gösteren, asidik karakterli volkanik camdır. Isıyla genleştiğinde bünyelerinde gözenek sayısı artarak hacimlerinin 20 katına kadar genleşebilme özelliği vardır. Dünya rezervlerinin büyük bir bölümü Türkiye'de bulunan perlit inşaat, tarım, tekstil sanayi gibi birçok alanda kullanılmaktadır. Tez kapsamında, seramik çamurlarında genleştirilmiş perlit katkısının kullanılabilirliği araştırılmıştır. Tezin birinci bölümünde perlit madenciliği, özellikleri, rezervleri, kullanım alanları ve ticareti araştırılmıştır. İkinci bölümde, seramik çamurlarına perlit katkısı ile çalışan sanatçılara yer verilmiştir. Üçüncü bölümde ise seramik çamurlarında artan yüzde oranlarında perlit eklenerek deneyler yapılmıştır. Deneylerde perlit oranları, %3, %5, %10 ve %13 olarak belirlenmiştir. Şamotlu ve akçini çamuruna belirtilen yüzde oranlarında perlit ilave edilerek seramik çamur reçeteleri oluşturulmuş ve deney tabletleri şekillendirilmiştir. Her katkı oranı için ayrı deney tabletleri yapılmıştır. Deney tabletlerinin bisküvi pişirim sıcaklıkları ise 950°C, 1000°C, 1050°C, 1100°C, 1150°C ve 1200°C olarak gerçekleştirilmiştir. Toplu küçülme ve su emme testlerinde perlit katkılı bünyeler ile perlit içermeyen bünyelerin sonuçları incelenmiştir. Bisküvi pişirimi yapılan tabletlerin üzerine saydam (şeffaf) sır uygulanmış, 1040°C sıcaklıkta sırlı pişirimleri gerçekleştirilmiştir. Deney sonuçlarından elde edilen veriler doğrultusunda perlitin seramik çamurlarındaki fiziksel görünüm özellikleri görsel ve grafiklerle desteklenerek ayrıntılı olarak açıklanmıştır.

PerlitSeramik sanatıSeramik sırları+3
Fatma Sena Başar
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

"Hissizleşme" ve "Yaşamdaşlık" kavramlarının çağdaş sanattaki yansımaları

Günümüzde, insan davranış biçimleri ve sorumluluk bilinçleri, bilimin gelişimi doğrultusunda her açıdan incelendiğinde, mutlak bir veya birden çok nedene dayandırılmaktadır. Kültürlerin oluşumuna ve gelişimine derinden etki eden küresel ve toplumsal olayların insan davranış biçimleri üzerindeki etkisi ile bu etkinin sanat tarihindeki yansımaları yadsınamaz derecede büyüktür. Küresel ve toplumsal olayların yarattığı "hissizleşme" de günümüzde acil bir toplumsal sorun olarak ortaya çıkmaktadır. "Hissizleşme" ile toplumsal sorumluluk giderek azalmaktadır ve toplumda sosyal kopuşa, kayıtsızlğa aynı zamanda ilgisizliğe yol açmaktadır. Yaşadığımız güncel durumlardaki deneyimlerimiz, her zamankinden fazla dayanışma ve birlikte hareket etmeyi gerektirmesine karşın "hissizleşme" bu dayanışmaya ket vurmaktadır. Tez kapsamında, literatüre "uluslararası bir travma" olarak kazınan Birinci Dünya Savaşı'nın psikolojik, nörolojik, biyolojik, sosyolojik açıları doğrultusunda, insanlığa akabinde toplumsal bilince nasıl etki ettiği ve "hissizleşme" duygusunun hangi noktada oluşup günümüze kadar aktarıldığı araştırılmıştır. Araştırmaya öncelikli olarak "hissizleşme" kavramının her açıdan algılanıp anlaşılması için, "hissizleşme" ile ilintili olan "duygu kavramlarının" etimolojileri ile bir sözlük yapısı şeklinde başlanmıştır. Oluşturulan bu yapı ile "hissizleşme" kavramı ile duygu durumlarının hangi açılarda bağ kurduğu araştırılmış ve açıklanmıştır. Sonrasında küresel ve toplumsal olayların "hissizleşme" üzerine etkileri araştırılmış ve Birinci Dünya Savaşı'nda askerlerin yaşadığı "bomba şoku" üzerinden açıklanmıştır. Savaşın yıkıcı etkilerinin yaşandığı dönemlerin günümüze kadar nasıl aktarıldığı, aktarılırken bu etkilerin günümüzde yaşanan şoklar ile katlanarak nasıl devam ettiği ve şokların sonucunda oluşan "hissizleşme"nin insan davranış biçimlerinde ve sorumluluk bilincinde nasıl bir rol oynadığı psikolojik, nörolojik, sosyolojik ve felsefi açıları ile incelenmiştir. Akabinde küresel ve toplumsal olaylar ile tarih boyunca süregelen, günümüzde ise kitle iletişim araçları ile toplumsal bilince etki eden şokların sanat tarihindeki yansımaları ele alınmıştır. Tüm bu araştırma süreçleri sonucunda, "hissedebilir olma"nın gerekliliği açıklanmış ve her dönemde yaşanan şokların getirisi olan "hissizleşme"ye iyileştirici bir yön olarak, yeni kültür önerisi olan "yaşamdaşlık" kültürü sunulmuştur. Tez kapsamında "hissedebilir olma" gerekliliği araştırmalar ile ifade edilmiş, sonrasında görüşleri "yaşamdaşlık" kültürü ile ilintili olan çağdaş sanatçıların eserleri ile örneklendirmeler doğrultusunda sanat aracılığı ile görünür hale getirilmiştir. Tezin son bölümünde yer alan kişisel uygulamalar ile araştırma kapsamında sentezlenen fikir, görüş ve öneriler ortaya konmuştur.

Davranış biçimleriHissizleşmeModern sanat+2
Ayşe Serpil Kurt
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Antik Mısır pastası çamurlarının üretim yöntemlerinin geliştirilmesi ve form uygulamaları

Keşfi M.Ö. 5000 li yıllara uzanan mısır pastası; kuvars ağırlıklı, genellikle mavi renkli, kendinden sırlı seramik bünyelerdir. İlk üretim yeri Mısır olduğu bilinmekte; coğrafi konumu sebebi ile Doğu Akdeniz'ekıyısı olan bölge civarında üretimine rastlanmaktadır. En iyi gelişimini Mısır'da tamamladığından ismini bölgeden almakta bu sebeple tez kapsamında mısır pastasının tarihsel gelişimi Mısır bölgesi ile sınırlandırılarak ele alınmaktadır. Bölgede yapılan arkeolojik kazılar sonucunda mezarlardan farklı niteliklerde mısır pastası buluntular elde edilmiş ve Antik Mısır döneminde hayatın her alanında kullanıldığına ulaşılmıştır. Çok yönlü kullanımları birçok üretimin gerçekleşmesine ve farklı üretim biçimlerinin keşfedilmesine yol açmıştır. Günümüze gelindiğinde ise Antik dönem buluntuları üzerine yapılan araştırmalar sonucunda farklı teknolojik veriler elde edilmiştir. Tez kapsamında mısır pastası terminolojisi incelenerek Antik Mısır döneminden günümüze kadar olan süreçte mısır pastası teknolojisi araştırılmış ve elde edilen veriler ışığında uygulamalar yapılmıştır. Tezin uygulamalar bölümünde ilk reçeteler oluşturularak serbest, kalıp yöntemleri kullanılarak şekillendirilmiş ve fırça, kakma, rölyef dekor yöntemleri kullanılarak dekor uygulamaları yapılmıştır. Tüm uygulamalardan sonra şekillendirme ve dekor teknikleri birleştirilerek heykel uygulamalarında kullanılmışlardır. Yapılan uygulamalar kapsamında olumlu olumsuz tüm veriler değerlendirilerek doküman haline getirilmiştir. Sonuç olarak reçete denemelerinin kuruma aşamasında çiçeklenme yöntemi ile yüzeyde sır oluşturup 930 oC sıcaklıkta gelişen mısır pastası bünyeleri elde edilmiştir. Tez uygulamalarında asıl amacı oluşturan reçeteler ile hazırlanan çamur büyük boyutlu heykel çalışmalarına olanak sağlayan nitelikte geliştirilmiş ve olumlu sonuçlara varılmıştır.

Antik ÇağHeykelMısır+6
Nurgül Acıbal
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Tekirdağ yöresi üzüm cibresi külünün seramik sırlarında kullanım olanaklarının araştırılması ve uygulamaları

Neolitik çağlardan günümüze kadar gelebilen seramik, işlevselliği ve estetik değerleriyle birçok kültürü geleceğe taşımış ve bulundukları dönemin tüm özelliklerini yansıtmıştır. Yüzyıllar boyunca insanlar seramik kapların dayanıklılığı ve dekoratif unsurları için çeşitli malzeme ve tekniklerden yararlanmışlardır. Seramikler pişirim teknolojilerinin ilerlemesi ile dış etkenlere karşı direncini arttırmıştır. İlerleyen teknoloji ile seramik sırları da gelişim göstermiştir. Seramik tarihinin bilinen ilk sırı tesadüf sonucu bulunan doğal kül sırlarıdır. Kül sırı, odun yakıtlı fırınlarda ve ilkel pişirimler sırasında odun külünün çömleklerin üzerine tutunarak erimesi sonucu ortaya çıkan ilkel ve akışkan doğal sırlardır. Kül sırları bulundukları bünye ile birleştiklerin de artistik doku ve renkler oluşturmalarıyla birçok sanatçının ilgi odağı olmuştur. Araştırmanın kapsamında Tekirdağ bölgesinde yetişen üzüm bağlarından elde edilen şarap fabrikaları gezilerek, üzüm cibre atığının kül sırı reçetelerinde hammadde olarak kullanılabilirliği araştırılarak atık malzemelerin tekrar kullanımı açısından önemlidir. Araştırma üç bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde kül sırlarının tanımı ve tarihi gelişiminden bahsedilmiştir. İkinci bölümde Tekirdağ yöresinde yetişen üzümler ve şarap atığı olan üzüm cibresinin üretiminden bahsedilmiştir. Üçüncü bölümde ise üzüm cibresi külü analizleri doğrultusunda alkali ve borlu ergiticilerle artan ve eksilen oranlarda denemeler yapılmış olumlu sonuçlanan reçeteler seramik formlar üzerlerinde denenmiştir.

Kül sırlarıSeramik sırlarıSeramikler+2
Lütfiye Güre
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Çağdaş seramik sanatında travmatik duyguların kadın bedeniyle temsil edilişi

Temsil, soyut bir kavramın forma bürünmesidir. Durum, sezgi ya da düşüncenin temsil edilişi, o olguyu ifade etme yöntemidir. Ataerkil toplumlar, kadın kimliğini belli bir çerçevede tutarak kalıplaşmış kadın temsillerini benimsemişlerdir (kadınlık görevi, anne olmak gibi). 20. yüzyıla kadar, kadınlara kamusal ve özel alanlarda uygulanan baskı, yaşam alanlarının kısıtlanması ve erkeklerle kadınlara verilen hakların eşit olmaması üzerine yerleşen bir düzen vardır. Bu çalışmada feminist hareketle beraber bu düzeni bozmak için kadın hakları savunucuları ile verilen çabadan bahsedilmektedir. Sanat alanında kadın erkek eşitliğinin olmaması, müzelere kadın sanatçıların eserlerinin dahil edilmemesi ve kadın sanatçıların eserlerinin görmezden gelinmesi gibi olumsuz davranışlar sergilenmektedir. Kadınların özel ve kamusal alanlarda yok sayılmamasına yönelik gösterilen çaba karşılığını bulmaktadır. Bu araştırmada kadınların kişisel ve sosyokültürel olarak yaşadıkları baskı, şiddet, dışlanma, sosyal hayattan kopuşların yarattığı travmalar ve bu travmaların sanata yansımaları ele alınmaktadır. Travma; kişinin yaşadığı veya tanık olduğu etmenlerin psikolojik ve duygusal olarak atlatamadığı boyutlarda onu yaralayan, yoran duygu yoğunluğudur. Travmanın sanat üzerindeki yeri araştırılarak sanatın travma üzerindeki iyileştirici etkisi sorgulanmış, travmaları sanat yoluyla ifade ederek duyguların açıklanabilirliği ve travmaların hafifletilebilirliği gözlemlenmiştir. Toplumsal, fiziksel ve psikolojik travmaların kişi üzerinde barındırdığı duygu durumu ve acının temsili olarak sanatla ifade edilişi ele alınmıştır. Sanatçıların eserlerinde gözlemlenen travmatik duygular incelenmiş, eserler yorumlanarak travmayla bağlantıları kurulmuştur. Yaşanan travmaların yansıması sonucunda, travmatik duyguları eserlerde somutlaştırarak görünür kılmak amaçlanmıştır.

FeminizmKadın bedeniModern sanat+6
Elvin Cömertpay
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Çağdaş sanatta geçicilik kavramı bağlamında pişmemiş seramik çamurunun kullanımı

Yirminci yüzyılın değişen ideolojileriyle çeşitlenen sanat hareketleri, düşündüren ve sorgulatan bakış açısıyla sanat terminolojisine yeni kavramlar kazandırmıştır. Sınırlı bir zaman aralığını veya biçimin değişim sürecini içeren geçicilik de bu kavramlardan biridir. Çağdaş sanat platformlarında farklı disiplinlerde geçicilik hem sanatın biçimciliğine hem de sanatın metalaşmasına tepki olarak yapıtın kalıcı ve geçici konumu üzerinden eleştirel bir bakış açısıyla ele alınır. Geçiciliğin ifade edildiği çalışmalarda sergileme yöntemi anlık, kısa süreli olarak planlanmakta veya malzemenin doğal ya da yapay koşulların etkisiyle fiziksel dönüşüm göstermesi üzerine bir anlatı sunulmaktadır. Günlük yaşamın vazgeçilmez malzemesi olan seramik, kolay şekillendirilmesi gibi birçok teknik ve karakteristik özellikleriyle birlikte çağdaş sanatçılar tarafından tercih edilmektedir. Özellikle çamur malzemenin sürece bağlı olarak doğal ortamında uğradığı fiziksel değişim geçici durumların yorumlanmasında kullanılmaktadır. Pişmemiş seramik çamurunun dayanıklı ve buna bağlı olarak kalıcı olmaması, geçicilik kavramlarının anlatılmasında güçlü bir sanatsal ifade aracı olarak sıklıkla tercih edilmesini sağlamaktadır. Tez kapsamında pişmemiş seramik çamurunun geçicilik bağlamında çağdaş sanatta kullanım alanları incelenerek değerlendirilmiş ve konuyla ilgili sanatsal uygulamalar gerçekleştirilmiştir. Bu kapsamda öncelikle geçiciliğin ilişkili olduğu zaman kavramı tanımlanmıştır sonrasında çağdaş sanatın gelişimi, geçici sanat yapıtları üzerinden aktarılıp seramik çamurunun geçicilik ile bağlantısı kurulmuştur. Anahtar Kelimeler: Geçicilik, Zaman, Çağdaş Sanat, Seramik, Pişmemiş Çamur

Vildan Yentürk
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Psikotik sanat ve modern avangardın etkileşimi

Psikotik sanatın doğuşu "delilik" kavramının bir hastalık statüsünü konarak incelenmesiyle başlamaktadır. 19. yüzyılın sonlarına doğru sanatın terapi amacıyla kullanılmasıyla hasta resimlerinden oluşan koleksiyonlar da ortaya çıkmaya başlamıştır. Bu koleksiyonlardan en ses getiren psikiyatr Hans Prinzhorn'a aittir. Prinzhorn Koleksiyonu dönemin "yaratıcı hastalık" tartışmalarının odağı olmuştur. 20. yüzyıl başında Birinci Dünya Savaşının yıkıcı etkileri ve sanayileşmenin getirdiği yükselen sınıfsal kutuplaşmalar, kültürel farklılıklar ve sanatın Avrupa'da burjuva sınıfının tekelinde bulunması, bir yatırım aracına dönüşerek metalaşmasına karşın bir grup Avangard sanatçı da Dada hareketini başlatarak sanat karşıtı bir tavır sergilemişlerdir. Bu dönem Avangard sanatçıların yeni arayışlar içinde olmaları ilgilerini bu hasta resimlerinden oluşan koleksiyonlara çevirmelerine sebep olmuştur. Bu dönem Andre Breton ve Salvador Dali gibi sanatçılar Sigmund Freud'la tanışmış, psikanalitik kuramın "bilinçdışı" kavramına ve onu açığa çıkaran "serbest çağrışım" yöntemlerine yönelmişlerdir. Sanatta bilinçdışına yapılan bu yönelişlerin sonucunda psikotik sanatla modern dönemin Avangard sanatçılarının eserlerinde benzer unsurlar dikkat çekmeye başlamıştır. Bu dönem ortaya çıkan yeni denemeler, eserlerin biçimsel açıdan benzerlikleri, yüzyılın kültürel ortamı ve toplumsal dinamikleriyle avangardın karşı kutbu olan Konstrüktivizm ve Bauhaus ekolünün de dahil edildiği bir tartışma ortamı içinde ele alınmıştır. Psikotik sanata yansıyan biçimsel özelliklerin arkasındaki bilişsel yapı, yaratım süreçleri odağında psikanalitik açıdan araştırılmıştır. Sanatın terapilerdeki işlevine, bütünleştirici ve onarıcı rolüne yer verişmiştir. Sonuç olarak, bu araştırma çalışması kapsamında "psikotik sanat" kavramı kuramsal açıdan ele alınarak tartışma konusu olan sanatsal değeri, Avangard akımlarla olan etkileşimine yer verilerek yeni bir yorum katmak amaçlanmıştır.

AvangardBilinçdışıPsikotik bozukluklar+1
Burcu Balta
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Giyilebilir sanat bağlamında seramik kadın kıyafetlerinin araştırılması ve tasarım uygulamaları

1960'larda moda alanında, estetik ve sanatsal ifade özgürlüğü gelişerek giyilebilir sanat kavramı ortaya çıkmıştır. Giyilebilir olarak tasarlanan sanat nesnesi, bedeni bir tablo gibi kullanmakta, dokunulmaz olan sanatı dokunulur kılarak sanat ve moda alanına farklı bir bakış açısıyla katkı sağlamaktadır. Giyilebilir sanat kavramında konu dâhilinde her türlü malzeme ile bir arada çalışılabilmektedir. Bu malzemelerden biri olan seramik, plastik yapısı sayesinde istenilen şeklin verilebildiği ve pişirildikten sonra daha dayanıklı hale geldiğinden giyilebilir sanat alanında kullanılmaktadır. Giyilebilir seramik ilk başlarda aksesuar üretimiyle başlamış olsa da kıyafet, ayakkabı olarak da üretildiği gözlemlenmiştir. Giyilebilir seramik kıyafet üretimi oldukça yeni bir alandır ve sözü edilen alanda ülkemizde az sayıda sanatçının çalıştığı tespit edilmiştir. Bu çalışmada ilk insanlardan günümüze kadar geçen süreçte kadın kıyafetleri araştırılmıştır. Moda kavramı içerisinde yer alan giyilebilir sanat ve seramik malzemesi kullanılarak yapılan kıyafetler hakkında bilgilere yer verilmiştir. Bu bağlamda tez kapsamında, giyilebilir seramik olarak tasarlanan ve üretilen kadın kıyafetlerin kullanımına yönelik bir moda oluşturarak, moda alanı ile seramik sanatı arasında bağ kurup disiplinler arası çalışma yapılması amaçlanmıştır. Tasarımlardan hareketle üretilen çalışmalarda dikiş, ip, örgü gibi malzeme ve teknikler kullanarak bağ ve düğüm unsurlarını kavramlaştırarak anlatım güçlendirilmeye çalışılmıştır. Giyilebilir seramik olarak üretilen kadın kıyafetlerinde seramiğin kırılganlığını ve ağırlığını, kumaşın hafif ve kıvrımlı yapısının zıtlıklarıyla buluşturulmaya çalışılmıştır. Tasarım ve seramik uygulamaları sonucunda, "Elinin Çamuruyla…" başlıklı kişisel sergi düzenlenmiş ve seramik kadın kıyafetleri canlı, cansız manken eşliğinde sergilenmiştir. Sergi görselleriyle gelecekte benzer alanda çalışma yapacak olan araştırmacılara bu çalışmanın kaynak sağlayacağı düşünülmektedir.

Giyilebilir sanatGiyimKadın giysileri+2
Gülşen Mutlu
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Seramik üretim süreçlerinin sürdürülebilirlik kapsamında incelenmesi ve dönüşümünün imkânları

Bu tez seramiğin; kaynağından çıkarılmasından ürün haline geldiği süreçteki aşamaların sürdürülebilirlik kapsamında objektif araştırma bakış açısıyla tartışmasını amaçlamaktadır. Bu bağlamda tez madencilik faaliyetlerinden başlayarak akabinde seramik sektörünün karbon ayak izi, atık yönetimi, sorumlu üretim faaliyetlerini sürdürülebilirlik kavramı kapsamında incelemesi olacaktır. Çevresel bozulmalara karşı sürdürülebilir tavır geliştiren ve emsal teşkil edecek seramik sanat çalışma örneklerini araştırmak olacaktır. Seramik malzemenin tasarımı kapsamında çevresel bozulmalara karşı sürdürülebilir işlevsel ürün uygulamalarının neler olduğunu ortaya çıkartarak yaratıcı fikirlerin yaygınlaşmasını sağlamaktır. Çalışmanın ilerleyen bölümlerinde araştırmaya somut katkılar sağlayacağı düşünülen sürdürülebilir seramik atölye çalışmalarına yer verilerek bilgi paylaşımı yapılmıştır. Bu başlığın devamında bireysel seramik üretimi yapan atölye sahipleri ile konu mercek altına alınmıştır. Araştırmanın beşinci bölümünde denizyıldızı hikâyesinden esinlenerek korkutucu düzeni lehimize çevirmek için yürütülen minik özverili cesaret adımlarını anlatacaktır. Araştırmanın emsal teşkil etmesi açısından seramiğin üretim süreçlerinin sürdürülebilir uygulamalarının kontrol ve denetiminin yeterli seviyede olup olmadığını ortaya koymaktır. Bireysel seramik atölyelerin sürdürülebilir uygulamalar kapsamında eğitimlerle desteklenerek denetime tabii tutulması hususunda kuralların koyularak işlevsellik kazanmasının önemini vurgulanmış, bunun yanında seramik eğitimi veren üniversitelerin ve okulların sürdürülebilir seramik uygulamaları alışkanlıklarının kazandırılmasını amaçlamaktadır. Araştırmada nitel araştırma yöntemleri kullanılmıştır.

Meryem Cineviz
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Yıldız porselen Vejvut serisi ile Wedgwood Jasper serisi ürünlerinin karşılaştırılması

İngiliz porselen fabrikası Wedgwood, 1759'da Josiah Wedgwood tarafından kurulmuştur. Josiah Wedgwood, uzun araştırmalar sonucunda ortaya çıkardığı seramik bünyeler ile seramik sektörüne önemli katkılarda bulunmuş bir isimdir. 1762'de Queenware, 1768'de Black Basalt ve 1774'te üretime geçirdiği Jasper isimli seri; Josiah Wedgwood'un en önemli yenilikçi buluşlarındandır. 1891'de Sultan II. Abdülhamid tarafından kurulan Yıldız Çini Farika-i Hümayunu; dönemin sanayileşme hareketlerinin bir sonucu olarak Saray'ın porselen eşya ihtiyacını karşılamak amacıyla kurulmuştur. Yüz yıllık üretim geçmişine sahip olan fabrika zaman içerisinde çok sayıda yönetim ve isim değiştirmiştir. Son olarak 1994 yılında TBMM Milli Saraylara bağlanan Yıldız Porselen Fabrikası üretimine, porselen ve çini alanlarında devam etmektedir. Fabrikanın ürün çeşitlerinden biri olan Vejvut serisi; Wedgwood Jasper serisi ürünleri ile benzer özelliklere sahiptir. Jasper'ın mavi serisiyle aynı bünye rengine sahip olan Vejvut serisi, bunun yanında rölyef uygulama tekniği ve desen teması olarak farklılıklar içermektedir. Tez çalışması; Wedgwood Jasper serisi ürünleri ile Yıldız Porselen Vejvut serisi ürünlerinin karşılaştırılmasını içermektedir. Bu bağlamda hazırlanmış olan tezin birinci bölümünde Josiah Wedgwood ve Wedgwood seramik işletmesinin kuruluşu hakkında bilgi verilmiş, kurum tarafından üretilen ürünler tanıtılmış, Jasper serisi ürünleriyle ilgili detaylı bilgiye yer verilmiştir. İkinci bölümde ise Yıldız Çini ve Porselen Fabrikası'nın kuruluşuyla ilgili verilen bilgilerin yanında, fabrikada üretilen ürünler de tanıtılmıştır. Bunun yanında Vejvut serisi ürünler detaylı olarak açıklanmış, konu ile ilgili fabrikanın dekor atölyesinde yapılan röportaja da yer verilmiştir. Son olarak üçüncü bölümde Jasper ve Vejvut serisi ürünlerin üretim ve dekor teknikleri yönünden karşılaştırmaları yapılmış ve konu kapsamında gerçekleştirilen uygulamalar görsellerle ifade edilmiştir. Vejvut serisi ürünler yüksek estetik kriterlere sahip olmalarına rağmen Yıldız Çini ve Porselen Fabrikası'nın diğer ürünleri kadar bilinmemesi ve söz konusu ürünlerin literatürde yer almadığının fark edilmesi üzerine hazırlanmış olan tez çalışmasının; bu alandaki eksikliği gidermesi ve seramik literatürüne katkıda bulunmasının yanında, seramik eğitimi açısından da artı değer sağlaması amaçlanmaktadır.

DesenPorselenPorselen endüstrisi+7
Tuba Marmara
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Porselen sofra eşyası üretiminde karşılaşılan deformasyonlar ve giderilme önerileri

Porselen sofra eşyaları, sert, gözeneksiz ve yarı-saydam bünye yapılarıyla seramik endüstrisinin bir parçasıdır. Porselen sektöründe kaliteli ürün çeşitliliğinin artmasını sağlamak ve maliyetleri düşürmek ekonomik yönden öncelikli ve önemlidir. Porselen sofra eşyası üretiminin her aşamasında bir den çok sebebe bağlı olarak farklı türde deformasyonlar görülmektedir. Bu deformasyonların nedenlerini bilerek üretim sürecini planlamak veya giderilme çalışmalarını gerçekleştirmek, ürün kalitesinin ve üretim kapasitesinin artmasını böylelikle maliyetlerin düşürülmesini sağlayan en önemli faktörlerin başında gelir. Deformasyonlu ürünlerin fazla olması kaliteyi olumsuz yönde etkilemektedir. Bu nedenle porselen sofra eşyası üretiminde karşılaşılan deformasyonlar ve giderilme önerileri bu araştırmanın genel konusunu oluşturmaktadır. Araştırma kapsamında, literatür taraması yapılmış, porselen sofra eşyası tasarımı ve üretimi yapan fabrika belirlenerek alanında uzman kişilerle röportajlar gerçekleştirilmiştir. Ayrıca, aynı fabrikada porselen ürünlerin uygulamaları yapılarak deformasyonları tespit edilmiş ve giderilme çalışmaları ürünler üzerinden gerçekleştirilmiştir. Tez çalışmasının birinci bölümünde porselenin tanımı, tarihçesi ve sofra eşyası üretim yöntemlerine değinilmiştir. İkinci bölümde, belirlenmiş olan ürün çeşitleri üzerinden deformasyonların nedenleri ve etkenleri anlatılmıştır. Üçüncü bölümde ise, söz konusu ürünlerde oluşan deformasyonlar tespit edilmiş, bu deformasyonların giderilmesi sağlanmış ve son olarak ISO 9001 standartlarına uygun ürün uygulamaları yapılmıştır. Porselen sofra eşyası sektöründe ürün geliştirme ve deformasyon önleme konularında yeterli yazılı kaynak olmadığı için bu tezin akademik literatüre ve endüstriyel seramik eğitimine katkı sağlayacağı öngörülmektedir. Diğer bir yönden ise tez çalışması ile Üniversite ve sanayi arasındaki bağların güçlendirilmesine katkı sağlanmıştır.

DeformasyonPorselenPorselen endüstrisi+3
Gizem Özkan
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Hiperrealizmin seramik sanatına yansımaları

20. yüzyılın en önemli sanat akımlarından birisi olan Hiperrealizm, Amerika da ortaya çıkıp, Avrupa ya doğru yayılmıştır. Bu akımın Fransız terminolojisindeki ismi hiperrealizm iken Süper Realizm ve Foto-realizm olarak da isimlendirilmiştir. Hiperrealizm; figür ve nesnelerin sanatın çeşitli alanlarında aşırı gerçekçi bir ifadesi olarak tanımlanır. Amerika da doğan Soyut Dışavurumculuk akımının peşinden 1960'lı yıllarda Pop Sanat akımı etkisini göstermektedir. 1960'lı yılların sonlarında Pop Sanat akımı ile beraber hiperrealizm akımı da doğmuştur. Sanat tarihi boyunca etkisini hiç kaybetmeyen realizm, sonunda 'hiperrealizm' ismi ile yeni bir kimlik ile sanat akımları içinde yerini almıştır. Bu akım, foto gerçekçilik adıyla resim sanatındaki yansımalar ile başlayıp, daha sonra heykel ve seramik gibi diğer plastik sanat dallarında da yer edinmeye başlamıştır. Hiperrealizm sanat akımının seramik, resim ve heykel sanatında karşılığı Fransızca bir kelime olan, Trompe L'oeil ismi ile bilinir. Trompe L'oeil, göz ile aldatmak, bir çeşit algıda yanılsama sanatı olarak tanımlanmaktadır. Trompe l'oeil; izleyicinin ilk bakışta imgeyi, temsil ettiği şeyin kendisi olduğunu sanmasıdır. Etkileyici bir aldatma sanatı olan Trompe l'oeil; sanat içeriği amaçlanmaksızın, biçimde gerçeklik izlenimi vermeyi hedefleyen sanat anlayışıdır. Trompe l'oeil; Hiperrealizm ile benzer sanat kriterlerine ve özellliklerine sahiptir. Ancak seramik malzemenin kendine has teknik bilgi ve avantajlarını ifade etmesi açısından benzer özellikler gösterdiği diğer sanat akımlarından ayrılmaktadır. İlk örnekleri Amerika'da pop sanat akımı ile aynı dönemde ortaya çıkan bu akımın etkisi ile gerçeğinin aynısını yansıtmak için seramik formlar üretilmeye başlanmıştır. Seramik sanatı, Trompe l'oeil ile birlikte hem biçimsel hem de teknik açıdan yeni bir anlatım diline kavuşarak günümüze kadar süregelen ve günden güne daha da yaygınlaşmaya başlayan yenilikçi bir tavır sergilemiştir. Bu çalışmanın amacı Hiperrealizm akımının Trompe l'oeil bağlamında çağdaş seramik sanatındaki etkilerini araştırmaktır.

HiperrealizmSanatSanat akımları+2
Fatma Doğan
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Aztek uygarlığına ait ölüm düdüklerinin araştırılması ve seramik uygulamaları

Aztek halkının, 14. yüzyıllarda günümüz Meksika'nın kuzeyinde yer alan Nayarit eyaletinden geldiği sanılmaktadır. Uzun süren göçlerin ve savaşların ardından yerleşik hayata geçebilmişlerdir. Aztekler, sazlıklardan oluşan evlerle başlayan yeni yaşamlarına yüz yıllık bir zaman diliminde geliştirerek Tenochtitlanı başkent haline getirmişlerdir. Aztek halkı için büyük öneme sahip olan dinleri, sanatta ve mimari de gelişelerini sağlamıştır. Aztek uygarlığı Meksika bölgesindeki en dindar yerli halk olarak bilinmektedir. Çok tanrılı inançlarının temelinde yıldızlar ve gökyüzü yatmaktadır. Zamanla diğer yerli halklarla olan etkileşimleri kültürlerini ve dinlerini zenginleştirmişlerdir. Tanrılarına ve dinlerine olan bağlılıkları birçok alanda olduğu gibi müzik kültüründe de etkisini göstermiş hem dini ritüelleri için hem de savaş alanında kullanmak için çeşitli çalgılar geliştirmişlerdir. Bu çalgılar arasında dikkat çeken ve adını tanrılarından alan ölüm düdüklerinin yapısal incelemeleri, ses frekans aralıkları, üretim biçimi araştırılmış ve uygulanmıştır. Bu uygulamalar doğrultusunda ölüm düdüklerinin üretile bilirliği gözlemlenmiştir. Orijinal seramik ölüm düdüklerinin kil özellikleri, nasıl biçimlendirildikleri, hangi ortamlarda kaç derecede pişirildiği ile ilgili her hangi bir kayıt bulunmamaktadır. Aerofon grubunda yer alan kafatası biçimli seramik düdüklerinin geç keşfedilmesiyle birlikte kullanım alanları hakkında bir çok savlar yer almaktadır. Bu çalışma kapsamında Aztekli zanaatkârların seramik ve ses ilişkisini büyük bir ustalıkla geliştirdikleri ölüm düdükleri hakkında araştırma yapacak araştırmacılara kaynak oluşturmak amaçlanmıştır.

AzteklerMüzikMüzik aletleri+3
Zerrin Kılıç
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Kocaeli ili yöre killeri ve astar sır araştırmaları

Seramik malzemenin ana bileşeni olan killer, neolitik çağdan günümüze değin görsel veya işlevsel amaçlarla kullanılmış, geliştirilmiş ve seramik alanındaki kullanım alanları çeşitlendirilmiştir. Killer ile hazırlanan astarlar tarihsel süreçte incelendiğinde dünyanın hemen her bölgesinde farklı yöntem ve tekniklerle uygulandığı anlaşılmaktadır. Günümüzde de astar sır araştırmalarının farklı teknik ve uygulama yöntemleriyle geliştirilmeye devam ettiği görülmektedir. Yerel kil yataklarından kolay temin edilebilen, genellikle düşük pekişme sıcaklığına sahip ve yapısında önemli miktarda demir oksit bulunan killer ile hazırlanan astar sırların ilk örnekleri tarihsel olarak Çin'de daha sonra Amerika'da görülmüştür. Bileşiminin büyük bir kısmı killerden oluşan astar sırlar kullanıldıklarında seramik yüzeylere estetik değer kazandırırken aynı zamanda ekonomik ve kolay uygulanabilir olmalarından dolayı avantajlar sağlamaktadır. Bu nedenle günümüzde pek çok araştırmacının ve sanatçının ilgisini çekmektedir. Tez kapsamında astarın ve astar sırların tarihsel süreci araştırılmış, astar sır uygulamalarından çeşitli örnekler verilmiştir. Kocaeli ilinde bulunan, düşük pekişme sıcaklığına sahip dört farklı kil çeşidi kullanılarak, artan oranlarda eklenen ergiticiler ile astar sır reçeteleri oluşturulup, 1200 ºC'de pişirilmiştir. Deney sonuçları raporlanarak yüzey görünüm özellillerine göre değerlendirilerek tablolaştırılmıştır.

AstarKilKocaeli+3
Güner Sülün
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Olivin mineralinin seramik sırlarında kullanım olanaklarının araştırılması ve uygulamaları

Ülkemizde ve dünyada önemli sayıda Olivin rezervleri mevcuttur. Dünyanın en büyük Olivin yatağına sahip olan Norveç üretimde de ilk sıradadır. 1930'lu yıllarda Norveç'te Olivinden refrakter tuğla üretilmiştir. Olivinin, refrakter, demir-çelik ve döküm, elektrikli ısıtıcı üretimi ayrıca tren raylarında denge malzemesi ve bina, köprü vb. yapılarda aşındırıcı olarak, çevre teknolojileri, tarım ve kuyumculuk gibi birçok alanda kullanıldığı bilinmektedir. Tez kapsamında Olivin mineralinin madenciliği, özellikleri, rezervleri ve kullanım alanları araştırılmıştır. Olivinin kimyasal analizinde bulunan ve sır reçetelerinde kullanılan hammaddeler açıklanmıştır. Tezin uygulamalar kısmında ise Olivin mineralinin kimyasal yapısında bulunan oksitlerle, seramik sırlarının üretiminde kullanılan oksitlerin ortak olması sebebi ile artistik seramik sırlarında kullanılabilme amacı ile deneyler yapılmıştır. Öncelikli olarak deneylerde kullanılacak hammaddeler belirlenerek üçlü diyagram düzenekleri kurgulanmıştır. Kurgulanan diyagramların yüzde harmanları oluşturulmuş ve seger reçetelerine göre sır deneyleri uygulanmıştır. Sır pişirimleri 1150°C'de yapılmıştır. Deney sonuçlarından elde edilen veriler doğrultusunda Olivinin seramik sırlarının fiziksel görünüm özelliklerine göre sınıflandırılarak tablolaştırılmıştır.

OlivinSeramik sanatıSeramik sırları+1
Beyza Turan
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Çağdaş seramik sanatında hayvan figürü betimlemeleri ve seramik uygulamalar

İnsanlar ve hayvanlar geçmiş dönemlerden günümüze kadar yaşamlarını birlikte sürdürmeye devam etmektedirler. İnsanoğlunun hayvanla olan ilişkisi zaman zaman bir dostluğa dayanırken bazen de hayvanlar avlanarak besin kaynağı olarak tüketilmiştir. Sanatın ortaya çıkışı ile birlikte, geçmiş çağlardan günümüze insanların sanata aktarmak için en çok tercih ettikleri konunun hayvanlar olduğu görülmektedir. Mağara duvarlarına yapılan resimlerde ve heykellerde de hayvanların varlığının baskınlığı hissedilmektedir. Hayvan figürleri bazen bir amfora ya da bir çanak üzerine yapılmış bezemeler şeklinde, bezen de üç boyutlu bir figüratif heykel olarak karşımıza çıkmaktadır. Çağdaş seramik sanatında ise hayvan figürünün kullanımı uzunca bir geçmişe sahiptir. Seramiğin buradaki yeri incelendiğinde artık bir heykel olarak evrildiği görülür. İlk zamanlar sadece kullanım eşyası, daha sonra endüstriyel ürünler ve hediyelik eşya olarak gerçekleşen üretim, günümüzde endüstriyel kısmının yanında artık sanatsal bir boyut kazanmıştır. Yapılmış olan çalışmalarda sanatçının her zaman izleyiciye iletmek istediği bir mesaj bulunmaktadır. Bazı sanatçılar bu mesajı iletirken hayvan figürlerini kullanmayı tercih etmişlerdir. Sanatçıların bir kısmı bu figürleri realist bir şekilde uygulamayı tercih ederken bir kısmı hayvan anatomisine çok bağlı kalmadan çalışmakta bir kısmı da insan ve hayvanı birleştirerek çalışmalarına farklı bir yorum getirmişlerdir. Bu tez çalışmasında tarihsel süreç içerisinde hayvan figürünün kullanımı ile ilgili kapsamlı bir literatür taraması yapılmış, ulaşılan bilgiler doğrultusunda hayvan figürü kullanımının yeri ve önemi tarihsel örnekler üzerinden aktarılmaya çalışılmıştır. Hayvan figürü çalışan çağdaş seramik sanatçılarından örnekler sunulmuştur. Son bölümde ise ilk çağlardan itibaren hayvan ve insanın aynı yaşam alanlarını paylaşması, günümüzde bazı hayvanların evcilleştirilip insanlaştırılması ve hayvan doğasına aykırı davranış biçimleri uygulamalar kısmının konusunu oluşturmaktadır. Anahtar Sözcükler Seramik, Hayvan, Figür, Seramik Hayvan Figürü

Hayvan figürleriHayvanlarModern sanat+1
Büşra Gümüş
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Mozaik tekniği ve uygulamalar

İnsanlar yerleşik düzene geçtikten sonra, içinde bulunduğu mekânı güzelleştirme isteği günümüzde kadar devam etmiştir. İnsanlar temel ihtiyaçlardan sonra içinde yaşadığı ortama güzellik katmaya başlamıştır. Bu estetik dokunuşların içinde yer alan mozaik tekniği geçmişten gelen geleneksel alt yapısıyla günümüz teknolojisi, fikirleri ve becerilerinin gelişmesiyle hala kamusal, özel, iç ve dış mekân, dinsel mekân fark etmeksizin kullanılabilen bir tekniktir. Günümüze kadar ulaşabilmiş modern yapısını bozulmadan koruyabilmiş nadir sanat dalları arasındadır. Tek başına anlam ifade etmeyen küçük parçaların yan yana kullanımıyla ortaya çıkan bu teknik mozaik olarak isimlendirilir. Mozaik tekniğinin tek bir malzemesinin olmaması mozaik sanatçılarına sınırsız özgürlük hakkı tanımaktadır. Antik çağlarda sadece doğada bulunan malzemelerle oluşturulabiliyorken günümüzde seramik, cam, mermer, ahşap, kâğıt ve kumaş başta olmak üzere birçok malzeme kullanılarak oluşturulabilir. Mozaik tekniğinin genel anlamda kullanım alanları düz zemin üzerine oluşturulan resimsel anlatım biçimidir. Çağdaş sanat sonrasında üç boyutlu mozaik eserler hızla üretilmeye devam etmektedir. Seramik mozaiklerin sıkça tercih edilesinin başlıca sebepleri ise tüm koşullarda diğer mozaiklere göre daha uzun ömürlü olması ve kullanım kolaylığı sağlamasıdır. Bu araştırmada; mozaik tekniğinin gelişim serüveni içerisinde, üç boyutlu seramik mozaiklerin üretime uygun hale getirilmesi, mozaik tekniğiyle çalışma prensiplerine uygun çalışmaların yapılması ve yüzyıllardır günümüze kadar gelen bu teknik farklı uygulama teknikleriyle ele alınacaktır.

Mozaik tekniğiSeramik sanatıÜç boyutlu malzemeler
Betül Küplemez
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Porselen malzeme ile hazır nesnelerin yeniden üretimi

"Porselen Malzeme İle Hazır Nesnelerin Yeniden Üretimi" başlığı altında hazırlanan uygulama raporunun birinci bölümünde, plastik sanatlarda 19. yüzyılda filizlenen, 20. yüzyılda doruğa ulaşan ve günümüze kadar devam eden yeni oluşumlar ve farklı malzeme arayışlarına değinilmiş, bu bağlamda hazır nesnenin plastik sanatlara girişi araştırılmış ve nesne olgusunun, özellikle bireysel anlatılar içerisinde sanat sahnesine çıkışı açıklanmaya çalışılmıştır. İkinci bölümde ise bu araştırmalar ışığında, sergi eserlerinin ana fikri oluşturulmuş, eşyaya bir ifade aracı olarak değinilerek, düşsel nesne kavramı kısaca anlatılmış, saklama ve biriktirme olguları, kişisel bellek müzeleri araştırılarak aktarılmıştır. Yapılan sergi çalışmasında bu araştırmaların bir sonucu olarak, belleğin manipülatif tarafı, yaşanan olay ve şimdi hatırlanan imgenin farkı üçüncü boyutta görselleştirilmiştir. Bu bağlamda, çalışanın bazı kişisel eşyalarının alçı ile kalıpları alınmış, porselen malzemeyle kalıba döküm ve çamura batırma yöntemleriyle kopyalanmıştır. Kavramların ve asıl problemin ön plana çıkarılması amacıyla nesneler, porselenin temiz beyazlığına bırakılmıştır ve sır uygulaması yapılmamıştır. Çalışmanın ana malzemesi porselendir. Yeniden üretilen nesnelere, destekleyici nitelikte porselen olmayan eşyalar da eşlik etmiştir. Çalışmalar ile, nesnenin yeniden üretimi sonrasında nötrleşen, anonimleşen iş ile bir "önceleri ne idi" sorusu ve "şimdi ne olduğunu bilememe‟ sorununu gündeme getirmek amaçlanmaktadır.

Hazır nesnePorselenPorselen sanatı+2
Nazlı Deniz Ataman
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Seramik oyuncakların günümüze yansımaları

Arkeolojik çalışmalar sayesinde aydınlatılan insanlık tarihi içerisinde, seramikten yapılmış pek çok araç gereç görebiliriz. Bu araç gereçler bize her dönem insan yaşamı hakkında ipuçları veren nesneler olmuştur. Çağlar boyunca kimi zaman saklama kabı kimi zaman tapınma nesnesi, kimi zaman da oyuncak olarak yaşantımızın farklı alanlarının vazgeçilmez nesneleri olmuştur. Kullanım alanı çok geniş olan seramik ürünler, çocukların dünyasında da yerini almıştır. Bu süreçte seramikten yapılmış oyuncak arabalardan, bebeklerden, düdüklerden, bilyelere kadar çok çeşitli oyuncaklara rastlanmaktadır. 18. yy.'ın ikinci yarısında başlayan sanayi devrimi ve gelişen teknoloji ile birlikte diğer alanlarda olduğu gibi seramik oyuncakların yerini de farklı malzemeler almış, seramikten oyuncakların yapımında belirgin azalma olmuştur. Bu araştırmada, azalma sürecindeki seramik oyuncakların geçmişi ve günümüzde bu oyuncakların yerine kullanılan farklı malzemelerden oyuncaklara değinilmiştir. Anahtar Sözcükler: Seramik, Seramik Oyuncaklar, Oyuncak, Oyun, Çocuk, Teknoloji

OyuncakSeramik sanatıSeramikler
Taşkın Gümüşoğlu
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Prometheus'un insanı yaratma öyküsü ve seramik betimlemeleri

"Prometheus'un insanı yaratma öyküsü ve seramik betimlemeleri" başlığı altında hazırlanan yüksek lisans uygulama raporunda; Prometheus'un dört temel element olarak bilinen ateş, su, hava ve toprağı birleştirerek insanı meydana getirme sürecinin; yine bu maddelerin birlikte kullanılmasıyla oluşturulan seramiğin oluşum süreciyle olan benzerliği ele alınarak seramik figürlerinin oluşturulması hedeflenmiştir. Bu çalışmada Prometheus'un insanı yaratmak için hangi yollara başvurduğuna, kullandığı maddeleri hangi yöntemlerle, nasıl bir araya getirdiğine ve seramiğin oluşum süreciyle olan fiziksel ve duygusal benzerliklerine değinilmiştir. Prometheus'un yaratma öyküsü ile seramiğin gelecek nesillere aktarılmasında en önemli yere sahip olan ateşin, insanlık tarihi için önemine vurgu yapmak amaçlanmıştır. Yapılan araştırmalar sonucu ortaya çıkarılan heykellerde kullanılan malzemeler çoğunlukla pişmiş topraktan oluşturulmuştur. Ayrıca yardımcı malzemelere de yer verilmiştir. Yapılan uygulamalar Prometheheus'un öyküsünden ilham alarak betimlenen sahneleri içermektedir.

HeykelHeykel sanatıPrometheus+3
Oğuzalp Mehmet Yılmaz
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2019
00
Master'sOpen AccessTR

İsa Bey Camii taş yüzey süslemelerin incelenmesi ve seramik yorumları

Beylikler döneminin olduğu kadar Anadolu Türk mimarisinin de önde gelen yapılarından biri olan İsa Bey Camisi enine gelişen cami mekânı ve kuzeyden bitişen revaklı avlusuyla, 14. Yüzyıl Beylikler Dönemi eserleri içerisinde önemli bir yer alır. Plan şemasının orijini Suriye mimarisi olup şemaya ilişkin ilk örnek Şam Emeviye Cami'dir. Şam'lı bir mimar aracılığıyla İsa Bey Camisi'ne getirilen ve Suriye mimarisinde gelenek halinde olan uzun cami şeması burada yepyeni bir boyut anlayışıyla denenmiştir. Yalnız mimarisiyle değil, taş işçiliği ve süslemeleriyle de incelemeye değer olan eserin ilişkide olduğu zaman ve mekânı çok iyi bir şekilde yansıttığı ve hissettirdiği düşünülmektedir. Dönemin alışılagelmiş cami mimarisine yeni bir soluk getiren revaklı avlusu, farklı tarzların denendiği cephe anlayışı ve çifte minaresi ile İsa Bey Camisi, Osmanlı mimarlığında selatin camilerinin yapım geleneklerinin oluşumunda en önemli etkenlerden biri olmuştur. Yapının inşa edildiği dönem olan Batı Anadolu Beylikler dönemi mimarisinin oluşum şartlanın incelenmesiyle başlayan bu çalışma, Aydınoğlu Beyliği'nin tarihçesine ve mimari etkinliklerine değinilmesi, Ayasuluğ'un (Selçuk) sahip olduğu farklı özelliklerin ortaya konmasıyla devam etmektedir. Söz konusu çalışmalar sonucunda ortaya çıkan bulgular, İsa Bey Camisi gibi bir yapının yapıldığı yerin de tesadüf olmadığını açıkça ortaya koymaktadır. Bu uygulama raporunda İsa Bey Camii'nin mimarisi ve felsefesi ışığında seramik eserler ortaya konmuş ve izleyiciyle paylaşılmıştır.

CamilerMimari ögelerSeramik sanatı+4
Mehmet Çıbuk
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2019
00