
24
Arşivlenen Tez
0
DOI Atanmış
0%
DOI Oranı
Anabilim Dalı
Ana tanrıça kültündeki "yedi kat" etek olgusunun Anadolu kostümündeki yansımaları
Ana Tanrıça Kültündeki "Yedi Kat" Etek olgusunun Anadolu Kostümündeki Yansımaları adlı bu çalışma, Arel Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Moda ve Tekstil Tasarımı Anasanat Dalı, Yüksek Lisans Programı'nda tez olarak hazırlanmıştır. Çalışmanın içeriğinde Ana Tanrıça kültü, Paganlık, Şamanlık, Alevilik gibi inanışların giyim tarzı üzerindeki etkileri irdelenmiştir. Bu inanışların Antik Medeniyetler olarak adlandırılan Sümer, Akad, Babil ve Girit'in giyim kültürünü nasıl etkilediği üzerinde araştırmalar yapılmıştır. Yapılan çalışmanın sonucunda inanışların giyim üzerindeki etkileri, uygarlıkların kendi dönemleri içerisinde görüldüğü gibi günümüzde hâlâ Anadolu'nun birçok bölgesinde görüldüğü tespit edilmiştir. İnanışlar ve medeniyetler araştırılırken "Yedi Kat" inancının "Yedi Etek ve Üçetek" olgusu arasındaki ilişkiye de yer verilmiştir. Çalışmada inanışların giyim üzerindeki etkileri irdelenirken kitap, makale, tez, duvar resimleri, arkeolojik buluntular, rölyefler, görsel ve yazılı kaynaklardan yararlanılmıştır. Araştırmanın içeriğinde, Antik Medeniyetler incelenirken o dönemde giyilen giysilerle günümüzde Anadolu'da giyilen giysiler karşılaştırılmıştır. Yapılan araştırma sonucunda inanışların Antik Medeniyetlerden başlayıp günümüze kadar gelen toplumlar üzerinde genel anlamda etkili olduğu görülmüştür. "Yedi Kat" yer-gök inancı, kat kat etek kavramının oluşmasına neden olmuş ve insanların dini inançları kıyafetleriyle sembolize edilmiştir. Çalışmada dini inançların, bir toplumun giyim kültürünün oluşumunda önemli rol oynadığı sonucuna varılmıştır. Anahtar kelimeler: Giyim Kavramı, İnanışlar, Antik Medeniyetler, Üçetek
Antik medeniyet giysilerinin gelinlik tasarımlarındaki yansımaları ve çağdaş uygulamaları
Antik Medeniyet Giysilerinin Gelinlik Tasarımlarındaki Yansımaları ve Çağdaş Uygulamaları" isimli bu çalışma, Arel Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Tekstil Anasanat Dalı, Yüksek Lisans Programı' nda tez olarak hazırlanmıştır. Çalışma kapsamında Antik Medeniyetler olarak adlandırılan Sümerler, Akadlar, Babil, Asur, Mısır, Antik Girit, Antik Yunan, Antik Roma' ya ait giysiler incelenmiş, çalışmanın sonucunda hem kendi dönemleri, hem çağdaş dönemler için gelinlik önermeleri yapılmıştır. Bu dönemlere ek olarak Antik Medeniyet giysi ve gelinliklerinin Ortaçağ, Romanesk, Gotik, Rönesans, Barok, Rokoko, dönemlerindeki izlerine de değinilmiştir. Çalışmada Antik Medeniyet giysileri irdelenirken kitap, tez, makale, arkeolojik buluntular, duvar resimleri, rölyefler gibi görsel ve yazılı kaynaklardan faydalanılmıştır. Araştırmanın Antik Medeniyet giysileri ile çağdaş gelinlik modellerinin karşılaştırılarak yorumlandığı bölümde 1988-2021 yılları arasındaki gelinlik ve houte-couture defileleri incelenmiş ve seçilen görseller kullanılmıştır. Araştırmada ulaşılan bulgular ışığında; gelinliğin Antik Medeniyetler'den başlayıp günümüze kadar devam eden toplumların yaşayışlarını, kültürlerini, inanışlarını kişisel zevklerini yansıtan en önemli giysi kabul edildiği ve antik medeniyetlerde kullanılan modellerin günümüz gelinlik modasına esin kaynağı olduğu sonucuna varılmıştır.
Pop-art akımının araştırılması ve spor giyim üzerine tasarımlar oluşturulması
Pop-art sanatı 1950'li yıllar itibari ile Dünya'da etkili olmaya başlayarak 1960'lı yıllar itibari ile bir akım haline gelmiştir. Birçok sektörde olduğu gibi tekstil sektöründe pop-art akımından etkilenmiştir. Bu çalışmanın amacı pop-art sanatını spor tekstili ürünleri tasarımlarına yansıtmaktır. Çünkü günümüzde spor tekstili pazarında yaşanan yoğun rekabet farklılaştırılmış ürün tasarımları oluşturmayı beraberinde getirmiştir. Bu nedenle spor tekstili ürünlerinin teknik özelliklerinin yanı sıra kullanıcıların ilgisini çekecek görsel özellikler ile desteklenmesi için pop-art sanatından yararlanılmıştır. Bu çalışmada, Pop-art sanatı genel itibari ile incelendikten sonra, tekstil sektöründe pop-art sanatına yer verilmiştir. Spor tekstili tasarımlarının oluşturulması için spor tekstili ürünlerinin genel özellikleri ayrıntılı olarak incelenmiştir. Son olarak hem kullanıcıların aktivite sırasında ihtiyaçlarına cevap verecek ve performanslarını olumlu yönde etkileyecek teknik özellikler ve pop-art sanatı doğrultusunda görsel ögeler kullanılarak tasarımlar oluşturulmuştur. Sonuç itibari ile günümüzde bireylerin spora olan ilgisi gün geçtikçe artmaktadır. Bu nedenle spor tekstili pazarı gün geçtikçe büyümekte ve rekabet artmaktadır. Bu doğrultuda ürünlerin görsel olarak farklılaştırılması kullanıcıların ilgisini çekecektir. Bir dönem tüm Dünya'yı etkisi altına alan pop-art sanatı spor tekstili ürünlerine yansıtılarak kullanıcılar açısından hem ihtiyaçlarına cevap verebilecek hem de görsel açıdan ilgi çekici olacak ürün tasarımları meydana getirilmiştir.
Ortopedik engelli çalışan kadın giyimi üzerine yeni tasarım ve ürün geliştirme odaklı bir araştırma
Giysiler, iklim şartlarından kaynaklanan korunma, örtünme ihtiyacı çevresel faktörler, toplumları oluşturan iç dinamikler (din, ırk, dil, gelenek-görenek vb.), birey olma sürecinde kişilik yapıları, beğenileri, yaşama ve düşünme tarzlarında ki değişimlerin etkisiyle bedeni kuşatan ikinci bir ten olma fenomenini yaratmıştır.Engelli bireylerin giysilerinin, standart giysilerden farklı olarak tasarımlarında fonksiyonel ve estetik değerler önem kazanmaktadır. Bedensel yetersizlikler yaşamlarında önemli yer tutan engelliler için giyinme ihtiyaçlarının engellerine göre tasarlanmasını gerektirmektedir. Ortopedik engelli bireylerin günlük yaşam aktivitelerinde giysi faktörü önemli bir etkendir.Bu araştırmada, ortopedik engelli çalışan kadınların iş ortamındaki giysilerinde fonksiyonel ve estetik boyutta karşılaştıkları sorunlar tespit edilerek, yeni ürün tasarımlarının oluşturulması amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda nicel araştırma çalışması ile ortopedik engelli çalışan kadınların fonksiyonel ve estetik boyuttaki sorunlarının tespit edilmesi için yapılan anket uygulamasından çıkan sonuçlar esas alınmıştır. Çalışmanın niteliksel araştırma kısmında ise farklı disiplinlerden gelen kişilerden oluşan bir grup ile yaratıcı eylem yöntemi sinektik uygulanarak elde edilen sonuçlar yeni ürün tasarımların oluşturulmasında veri olarak değerlendirilmiştir.Araştırmanın birinci bölümünde; problemin tanımı, önemi, amacı ve araştırılmaya değer bulunmasının nedenleri, ortopedik engelli bireylerin çalışma ortamında tercih ettikleri giysilerin engellerine uygun tasarlanması ve üretilmesi açısından ele alınarak açıklanmıştır. İkinci bölümde ise konuyla ilgili kavramsal çerçeve belirlenerek teorik açıklamalar yapılmış, araştırma niteliğindeki ilgili çalışmalar genel hatları ile açıklanmıştır. Üçüncü bölümde; araştırmanın nicel ve nitel yöntemi, veri toplama tekniği ve verilerin analizi ile ilgili bilgiler sunulmuştur.Araştırmanın dördüncü bölümü, ortopedik engelli çalışan kadınların iş ortamında tercih ettikleri giysilerinde fonksiyonellik ve estetik boyutta karşılaştıkları sorunları belirleme ile ilgili anket sonuçları ve grup ile yaratıcı eylem yöntemi-sinektik grup çalışmasında elde edilen görüşmeler değerlendirilmiş, tüm veriler istatistik analizleri yapılarak, tablolar halinde sunulmuştur.Sonuç ve öneriler bölümünde, araştırma sonuçları doğrultusunda, bedensel yetersizliğe sahip kişilerin giysilerinin taşıması gereken fonksiyonel ve estetik değerler belirtilerek, kullanıcılar ve hazır giyim sektörü açısından yeni giysi tasarım öneriler getirilmiştir.Türkçe Anahtar Kelimeler:1-Ortopedik Engellilik2-Çalışan Kadın Giyimi3-GiysiTasarımı4-ÜrünGeliştirme5-Sinektik
Topkapı Sarayı padişah kaftanlarının üretim aşamalarında kullanılan dikiş teknikleri ve süsleme öğeleri
Osmanlı İmparatorluğu, tarihte eşine az rastlanır genişlikte bir coğrafyaya hükmetmiş, en uzun ömürlü ve ihtişamlı imparatorluklardan biri olmuştur. Adalet ve hoşgörüye dayalı devlet anlayışı, sultanlarının nezaketi ve sanat zevki, hayranlık uyandırmıştır. Mimari, çini, minyatür, halı, kumaş, deri, cilt, tezhip, mobilya gibi farklı sanat dallarında muhteşem eserler vererek kültür varlığımızı zenginleştirmiştir.İmparatorluğun farklı sanat dallarında, çok sayıda değerli eserler vermesinde Osmanlı padişahlarının sanata olan ilgisinin payı büyüktür. Osmanlı Padişahları, zanaatçıları ve sanatçıları ?Ehl-i Hiref? örgütü adı altında devlet himayesine almış, saraya bağlı ve maaşlı olarak çalıştırmışlardır. İmparatorluğun yönetim merkezi olan Topkapı Sarayı aynı zamanda sanatın da merkezi haline gelmiştir.Sanata böylesine değer veren Osmanlı padişahları giyim kuşamına da çok önem vermiş, adeta bir sanat eseri olan muhteşem güzellikte kaftanlar giymişlerdir. Kaftanlar, yalnızca siyasi gücün, statünün simgesi değil, aynı zamanda dönemin ince zevkinin ve sanatının bir göstergesi olmuştur.Osmanlı'nın simgesi haline gelen üstün kalitedeki kumaşıyla, eşsiz güzellikteki motifleri ve ihtişamıyla tüm dünyanın hayranlığını uyandıran kaftanlar, kültürümüzü dünya ülkelerine tanıtmakta, tekstil sanatçılarına ve tasarımcılarına ilham kaynağı olmaktadır. Osmanlı kaftanları mükemmel kumaşları ve desenlerinin yanında, kalıp özellikleri, büyük bir itinayla yapılan el dikişleri ve süsleme öğeleri gibi zarif detaylarıyla da eşsiz bir güzelliğe sahiptir. Bu da kaftanların araştırılmaya değer farklı bakış açıları olduğu sonucunu doğurmuş ve kaftanların formu, kalıp özellikleri, üretim aşamaları, dikiş teknikleri ve süsleme öğeleri tüm detaylarıyla araştırılmaya değer bulunmuştur.Araştırmanın temeli, literatür taramasından elde edilen verilere ek olarak, İstanbul Topkapı Sarayı Müzesi Padişah Giysileri Arşivi'nden seçilen 28 adet kaftanın detaylı olarak incelenmesine dayanmaktadır. İncelenen kaftanlar, her biri farklı kalıp özellikleri, dikim teknikleri ve süsleme öğelerine sahip olacak şekilde seçilmiştir. Gözlemlerden elde edilen veriler, oluşturulan kumaş, renk, form özellikleri, dikiş teknikleri ve süsleme öğeleri tablolarına aktarılmış ve sonuçları değerlendirilmiştir. Kaftanların oldukça geniş olan kalıplarının ölçüleri alınmış, fotoğrafları çekilmiş ve teknik çizimleri yapılmıştır.Yapılan gözlemler ve araştırmalar, Osmanlı kaftanlarının eşsiz ve muhteşem görünümünde, yalnızca çok kalitedeki kumaşları ve desenlerinin değil; bunun yanında, kol, yaka, cep, kapama formlarındaki ince detayların, kapitone dikişlerinin, aplikelerin, astar, pervaz süslemelerinin, kürk, ibrişim kordon, dar dokuma şerit, çaprast, ilmek birit ve düğme, işleme ve baskı ile yapılan süslemelerinin de çok büyük bir payı olduğu sonucunu ortaya koymaktadır. Her detayı ince zevkin ürünü olan Osmanlı kaftanlarını, tüm yönleriyle irdelemek, kültürümüzün zenginliğini bir kere daha gözler önüne sermektedir.Türkçe Anahtar Kelimeler: 1- Kaftan 2- Ehl-i Hiref 3- Dikiş teknikleri 4- Pervaz 5 -Aplike
Osmanlı'da modernleşme sürecinde erkek giyimindeki değişim olgusu [ 1860 - 1925 ]
Düşünsel bir üretim olarak ?Modernleşme?, simgesel bir değer olarak varlığını, en belirgin bir biçimde giyimde gösterir. Yüzyıllardır, geleneksel ile modernin bütün ilişkilerinde, uyumunda, çatışmasında, giysi, yine somut bir gösterge olarak varlığını sürdürmüş, sürdürmeye de devam edecektir.İnsanların, toplumların, giyim kuşamı öğrenme sürecinde, "giysi" ile "giyinme" olgularının evriminin, bugün gerçek anlamını "moda" sözcüğüyle kazandığını biliyoruz. Osmanlı'da, modernleşme sürecinde, erkek giyiminin gösterdiği değişim, askeri anlamda yapılan düzenlemelerle doğrudan bağlantılıdır. Tarihsel anlamda, erkek giyiminin değişim ve gelişiminde ilk adım, II. Mahmut?un, 11 Nisan 1829 günü yayımlattığı "Elbise Nizâm-nâmesi" ile atılır.Osmanlı?dan Cumhuriyet'e, "Erkek Giyimindeki Modernleşmeyi" araştıran çalışmamızda, bugüne kadar hiç araştırılmayan yazılı kaynakları ve belge olarak döneme ilişkin tanıklığı yansıtan fotoğraflarI değerlendirdim. Osmanlı'da giyim kuşama ilişkin ilk yayınlar, kitaplar ve eğitimli ilk terzilerimiz bu çalışmada tanıtılmıştır. Redingottan bonjur cekete, pardesüye, fraktan takım elbisenin kullanımına uzanan erkek giyimi öğelerinin, hem Avrupa?da hem Osmanlı'da kullanımlarını fotoğraflarla örnekleyip inceledim. Bu incelemede bize özgü bir üst giyim olarak İstanbulin modelinin moda olarak kullanımını tanıttım. Ayrıca Sultan II. Abdülhamit' in, 1870 yılında çektirdiği İstanbulin takımlı bir fotoğrafından yararlanarak uygulama çalışması yaptım. XIX. yüzyılın sonunda erkek giyiminde kesinleşen takım elbise gerçeğini örneklemek için de yine büyük önderimiz Mustafa Kemal?in bir fotoğrafından yararlanarak üçlü takım elbise uygulaması yapılmıştır. Osmanlı'da Modernleşme Sürecinde Erkek Giyimindeki Değişim Olgusu'nu incelerken, II. Mahmut' tan Mustafa Kemal'e, yüzyılı aşan modernleşme kavgamızın yakın tanığı oluyoruz. Türkçe Anahtar Kelimeler: 1- Erkek 2- Giyim 3- Osmanlı 4- Modernleşme 5- Moda
17.-18. Yüzyıl Döneminde Osmanlı Kaftanları ve Japon Kimonoları üzerine karşılaştırmalı çözümlemeler
Doğuşundan itibaren bütün kültürler yaşadıkları coğrafya içinde çevresel etmenlere bağlı olarak kendi sınırlarını belirlemiş ve düzenlemiştir. Zaman ilerledikçe, sahip olduğu çemberi sürekli geliştirme ve büyütme ihtiyacı hissetmiş, diğer kültürlerden farklı ve özgün olmaya çalışmış, bu farklı ve eşsiz olma çabası yanında bir takım etkileşimlere de engel olamamıştır. Kültürler arası etkilenmelerde, toplumun inanç ve sosyal yapısı, form, desen, malzeme ve renk gibi değişimlere olanak verdiği gibi bazı durumlarda bu değişimleri kabul etmemiştir.Bu etkileşim ve özgünlüğünü koruma mücadelesinde, önemli bir yere sahip olan, Osmanlı Sultan kaftanları, yalnızca siyasi gücün değil; o dönemlerin ince zevkinin, Osmanlı sanatı ve yaratıcılığının da ne denli zengin olduğunun göstergesidir. Osmanlı Kaftanının kökeninin, Hun dönemine kadar geri gidebileceğini, gelişerek başka kültürleri, başta Çin olmak üzere dolaylı olarak ta Kore ve Japon geleneksel giysilerini etkilediğini söyleyebiliriz.Osmanlı kaftanları gibi, Japon kültürü ve toplum yapısı, geleneksel giysi kimonoların oluşumunda önemli yer tutmaktadır. Özel bir giysi olan kimononun, standart kesim ve yapım metotları, dikkati kullanılan tekstil tekniklerine ve renklere çekmektedir. Tasarımlardaki zariflik, yüzyıllar boyunca, Japon tekstillerinin üretim ve kullanımındaki devamlılığın bir göstergesidir.Evrensel, tekstil üretim eğilimleri ve teknikleri esasında geliştirilen kaftan ve kimonolar, özel ve benzersiz bir kültürün ifadesi oldu. Bunun en önemli iki faktörü de, desen renk ve tasarımıdır. Osmanlı ve Japon toplumlarının, geleneklerinin estetiği kaftan ve kimononun temelini oluşturmaktadır. Osmanlı kültürünün ve Japon kültürünün kendine özel karakteristik yapıları, kaftanlara olduğu gibi kimonolara da özgün bir anlatım ve form kazandırır. Tarihe ismini yazdıran bu iki giysi, giyen kişinin toplum içindeki statüsünü, gücünü gösteren en önemli ve en büyük sembollerden biridir.
Spor ayakkabıların teknik ve işlevsel değişim yoluyla gündelik kullanıma yönelik tasarımı
ÖZETSpor ayakkabısı, spor türünün niteliklerine uygun biçimde tasarlanan bir ayakkabı türüdür. Toplumsal, ekonomik ve teknolojik etkenler ile değişim gösteren spor ayakkabısı tasarımı, seri üretim ve markalaşmanın ayakkabı endüstrisindeki önemli bir uzantısıdır. Tasarımda görülen çeşitlilik, spor ayakkabısının günümüzde yaygın bir biçimde kullanılmasında önemli bir etkendir. Günümüzde spor ayakkabısının, spor etkinliklerinin dışında da kullanılıyor olması bu ayakkabı türünün sosyal kimliğin bir sembolü olarak anılmasına neden olmaktadır.Bu tez kapsamında spor yapmak amacıyla tasarlanan spor ayakkabıların tasarıma ve işleve yönelik değişimler doğrultusunda gündelik kullanıma yönelik biçimlenen tasarım ve kimlik yapısı ele alınacaktır. Spor ayakkabısının spor yapmaya yönelik türlerine benzer nitelik taşıyan günlük kullanıma yönelik spor ayakkabıları da bu sürecin göstermiş olduğu tasarım değişimini vurgulamak adına incelenen konular arasındadır.Tez çalışmasının birinci bölümünde spor ayakkabısının tanımı, türleri ve spor ayakkabısı tasarımına etki eden etkenler ile spor ayakkabısının markalaşma süreci ve tasarım değişimleri üzerinde durulmuştur. İkinci bölümde spor ayakkabısının teknik olarak çözümlenmesine yönelik bilgiler verilecek, malzeme ve teknolojinin yanı sıra 20. yy'dan günümüze spor ayakkabısının tasarımında yer alan temalar ortaya çıkış nedenleri ile aktarılacaktır. Tezin son bölümünde çağdaş tasarım nesnesi olarak spor ayakkabısının günümüzdeki durumu, spor ayakkabısı tasarımında tasarımcının önemi ve ürün bazında değerlendirmeler yapılacaktır. Günlük hayatın her alanında kullanımını yaygınlaştıran spor ayakkabısına, kullanıcılar ve spor markaları tarafından yüklenen anlamlar ile anlam farklılaşmaları da bu bölümde yer alacaktır. Ayrıca içinde yaşadığımız toplumdan bir kesit üzerinde anket çalışması yapılmış, bu çalışmayla kadın ve erkek bireylerin spor ayakkabısı kullanımına yönelik tercihlerinin belirlenmesindeki etkenler saptanarak değerlendirilmiştir
Ege Üniversitesi Etnografya Müzesindeki geleneksel balkan giysilerinin incelenmesi, gömlek ve yelek örneğinde alternatif tasarımlar
Anadolu ve Balkanlar bir zamanlar Osmanlı İmparatorluğu toprakları içinde iki ulusu, iki kültürü, iki dini bir araya getirmiş topraklardır. Bu toprakların insanları yıllarca bir arada yaşamış yaşamın zorluklarını omuz omuza göğüslerken geleneklerini ve alışkanlıklarını paylaşmış ortak bir kültür yaratmışlardır. Bu ortak kültür zengin bir giyim geleneğini günümüze taşımaktadır.Tarihsel açıdan bakıldığında Balkan Türklerinin de Türkler gibi Orta Asya'dan geldiği görülmektedir. Orta Asya'dan miras kalan şalvar, kaftan, entari, cepken ve yelek Balkanlar ve Türkler için tarihin her döneminde vazgeçilmez giyim unsurları olmuşlardır.Coğrafi açıdan bakıldığında, Balkanlar ve Anadolu benzer iklim özelliklerini göstermektedir bu nedenle benzer hammaddeler kullanıldığı görülmektedir. Yün, keten, ipek ve pamuğun Balkanlar ve Anadolu'da geleneksel giyimde en çok kullanılan malzemelerdir.Araştırma sırasında Balkanlar'da yaşayan çeşitli medeniyetlere ait yöresel giysiler incelenmiştir. Giysiler kumaş, form, kalıp, nakış, süsleme, renk, giyim şekli, isim gibi özellikleri dikkate alınarak incelenmiş, alternatif tasarımlar geliştirilmiştir.Koleksiyonda yer alan gömlek ve yelek modellerinde ipek ve keten kumaşlar kullanılmıştır. Gömleklerde görülen geleneksel süslemeler güncellenerek; iğne oyası, tel sarma, kanaviçe işleme, kasnak nakışı teknikleri uygulanmıştır.Araştırma sonucunda Anadolu ve Balkanlarda giysilerde ortak yaşamın getirdiği genel benzerlikler olduğu gözlemlenmiştir. Ege Üniversitesi Etnografya Müzesindeki balkan giysilerinin seçilmiş gömlek ve yelek formlarından yola çıkılarak alternatif tasarımlarda yelek ve gömlek tasarımları yapılmıştır. Tasarlanan giysilerde geleneksel süsleme teknikleri kullanılarak günlük hayatta geçirilmesi hedeflenmiştir.
Türk toplumunda 1960'lı yılların yaşam tarzı dinamiklerinin kadın dış giyim modasına etkileri
1960'lı yıllar özgürlükçü ve yenilikçi karakteriyle tanımlanmaktadır. İki büyük savaş sonrası toplumların yaşam kalitelerine ve haklarına değer verip sahip çıkmaya başladığı yıllardır. Sanayileşmenin getirdiği üretim bolluğu ve çeşitliliği toplumlarda tüketime yönelmeyi yüceltmiştir. Şehirler kalabalıklaşmış dolayısıyla sosyalleşme, haberleşme, reklam, bireysel farklılaşma yoluyla dikkat çekme yükselen değerler olmaya başlamıştır. Toplumlarda yüzyıllardır ikinci planda kalan gençler, kadınlar, sosyal sınıf farkı gözetilen ırklar ve alt kültür grupları yükselişe geçmiştir. Siyasetten, sosyal hayata, ekonomiden teknolojiye, sanat ve kültürel tüm dinamikler kendinden sonraki on yılların yeniliklerinin ve yeni değerlerinin temelini atmıştır.1960'lı yıllarda, tasarımcıları da etkileyen akımlar XX. yüzyılın ikinci yarısından itibaren güçlenmeye başlamışlardır. Tüm uygulamalı ve görsel sanatlarda büyük gelişmeler kaydedilmiştir. Moda ve tekstil alanlarında sanattaki bu arayışlar etkin olmaya başlamıştır. Baskıcı tüm rejimlerin yavaş yavaş ortadan kalkması gibi modanın da tek merkezci moda görüşü yerini hazır giyime bırakmaya başlamıştır. Hazır giyim modada demokratikleşmeyi, herkesin kendine özgü tarzlar yaratabilmesini ve kolay ulaşılabilirliği beraberinde getirmiştir. Renkler, desenler, kumaşlar daha önceki dönemlerde hiç olmadığı kadar çeşitli ve yaratıcıdır.Bu çalışma 1960'lı yılların yaşam tarzı dinamiklerinin literatür taramaları ve belgeler ışığında ve döneme tanıklık eden kişiler aracılığıyla önce Dünya'da neler olduğunun belirlenmesinin ardından o dönemde Türkiye'de neler yaşandığını, 1960'ların Türk toplumundaki yeni oluşumları, yaşam tarzlarını ve kadınların giyim modasını nasıl etkilediği incelenmiştir.
16. y.y. Avrupa kadın giysisi kol formları ve alternatif yeni tasarımlar
On altıncı yüzyıl Avrupa kadın giysisi kol formlarının incelendiği bu tez çalışmasının, yeni kol formu tasarımlarına kaynak teşkil edeceğine inanılmaktadır. Bu doğrultuda tez çalışmasına tarihsel bir temel kazandırmak amacıyla hem 16. yüzyıldan 21. yüzyıla kadar ulaşmış giysi kolu formları, kalıpları ve sanat eserleri incelenmiş hem de dönemin sosyal yapısını anlayabilmek için tarihsel bir araştırma yapılmıştır. Ayrıca tez çalışmasının teknik bir alt yapıya da ihtiyaç duyduğu düşünülerek çalışmada temel kol kalıplarına da yer verilmektedir. Yine tez içerisinde yapılan bu araştırmanın yeni tasarımlara bir temel oluşturabileceğinin göstergesi olarak beşinci bölümde yeni tasarımlara yer verilmiştir.
Amber taşının takıda sembolik ve estetik rolü
Amber, Baltık Denizi' nden toplanan, Litvanya' da işlenen ve Avrupa' nın yanı sıra dünyanın pek çok ülkesine ihraç edilen yarı değerli-organik taştır. Avrupa'da kehribar yataklarının en çok görüldüğü ülkelerden bazıları, Ukrayna, Romanya, İsveç, İngiltere, Hollanda ve Sicilyadır.Amber, aşırı saydam ve bünyesinde bulunan böcekler ve diğer kırıntılar nedeniyle oldukça hareketlidir. Oldukça yumuşak ve hafiftir. Başlıca iki çeşidi vardır: İlki kımızımsı sarı veya içinde kırmızı bulunan sarı (portakal), yani kehribar rengidir. Bünyesinde böcekler ve böcek görünümlü ipliksi maddeler ve hava kabarcıkları bulunur. Sürtme sonucu elektriklenir ve hafif parçacıkları toplar. İkincisi ise donuk sarı renktedir. Eskitilmiş kehribar olarak da bilinir. Bedenle teması halinde vücuda sıcaklık yayar.Baltık'taki Bronz Çağ kültürleri ile ticari ilişkileri kuran eski Mycenae Yunanları, taşlarıyla kolyeler yaptıkları nadir bulunan amberi, bakır ve bronz maddelerle değiştirmişlerdir. Böylelikle, yeni materyal ve farklı süs eşyaları edinirken, daha az gelişmiş Avrupa ülkelerine teknik uzmanlıklarını sunmuşlardır. Sonuç olarak, çok sayıda cam boncuklar eski Fenikeli ve Roma'nın denizcilikle uğraşan uygarlıkları tarafından binlerce mil uzağa taşınmışlardır.
Giysi tasarımında görsel ve dokusal elementler: Pilise ve drapeler
Giysi tasarımında görsel ve dokusal anlamda önemli etkileri olan pilise vedrapeler yüzyıllardan beri birçok uygarlığın giysilerinde kullanıldığı bilinmektedir.Ancak, günümüz modasında da etkisini gösteren Retro (geriye dönüş) anlamında piliseve drapelerin tekrar ve ciddi bir biçimde gündeme gelmiş olması önemini artırmaktadır.Dokusal anlamda önemli bir tasarım detayı olarak karşımıza çıkan pilise vedrapelerin, giysi tasarım elementleri ve giysi tasarım prensipleriyle olan etkileşimleriüzerinde durulması zorunlu olmuştur.Günümüzde süregelen pilise ve drape yapım teknikleri ve çeşitlerinin nelerolduğunun belirtilmesi ve bu araştırmanın yeni tekniklerin ve estetikleringeliştirilmesine ışık tutması ana amaçlarından biri olmuştur.Son yıllarda modaya damgasını vuran Yunan, Odyssey, Goddess temalarıylabirlikte, Yunan ve Roma giyim kültürünün etkileri ön plana çıkmış, bu da günümüzmodacılarının koleksiyonlarına yansımış; her biri piliseli ve drapeli yunan giysilerinifarklı şekillerde yorumlamışlardır. Pilise ve drapeleri tasarımlarında ön plana çıkarandokuz modacının bu önemli elementlerden nasıl ve ne şekilde yararlandığı ve giysiyeolan etkisi üzerinde durulmuştur.Yapılan araştırma, insanların gün geçtikçe artan, diğerlerinden farklı olmaisteklerinin ve giysilere tinsel anlamlar yükleme yoluna gitmelerinin, giyside dokunsalunsurlara verilen önemin daha da artacağı sonucunu ortaya koymaktadır. Araştırmadabaştan sona konuyla ilgili olan görsel örneklerle tez hem zenginleştirilmiş hem denetleştirilmeye çalışılmıştır. Bu amaçla, pilise ve drapelerden en çok etkilenen HauteCouture ve Tasarımcı Markaları'nın koleksiyonları tarandı ve analiz edilmiştir.www.wgsn-edu.com, www.style.com, www.firstview.com da yer alan bu tasarımcıkoleksiyonları İlkbahar-Yaz 2000'den İlkbahar-Yaz 2006'ya kadar tarandı ve bir veritabanı oluşturulmuştur. Bu veri tabanından seçilen her bir koleksiyon görsel analizigerçekleştirilmiştir. İncelenen toplam 160 moda markası arasından özellikle dokuztasarımcının çalışmalarından pilise ve drapelerin etkin kullanımı tespit edilmiştir.Ayrıca pilise ve drapeler gibi dokusal unsurların hem estetik, hem de fonksiyonel açıdangiysiye birçok artı değer katması nedeniyle kullanımının yaygınlaştırılması veçeşitlerinin artırılması gerekliliği üzerinde durulmuştur.
Moda trendlerinin oluşumu: Trend tahminciliği
Günümüz rekabetçi moda endüstrisinin en önemli değerleri; bilgiye ulaşım ve öğrenmedir. Moda endüstrisinde zaman odaklı hızlı moda ürünlerine yönelim stratejileri, karar verme mekanizmaları içinde moda tahminciliğini en önemli noktaya getirmektedir. Trendlerin doğru tahmin edilmesi, tasarım ve ürün geliştirmenin bu trendler ve müşteri tercihleri doğrultusunda yapılması gerekir. Başarı doğru ürün, doğru zamanda ve doğru yerde müşteriyle buluşturulması sayesinde firmalar ancak bu planlamayla rekabet avantajı yakalayabilmektedir. Renk trendlerinden kültürel etkilenmelere, satış noktası verilerinden (P.O.S), müşteri ve tüketici araştırmalarına kadar günümüz moda endüstrilerinde kararları destekleyen bu tahminlerin önemi ve doğruluğu firmalar için çok önemli hale gelmektedir. Bu çalışmada detaylı bir literatür araştırmasının ardından, günümüz moda trendlerinin doğru tahmin edilmesinde en başarılı sayılabilecek belli başlı trend tahmin bürolarının faaliyetleri incelenmiş ve analiz edilmeye çalışılmıştır. Modanın çok yönlü karakteri, moda tahmin prosesinin derinliği ve boyutları anlaşılmaya çalışılmıştır. Moda giyim endüstrisinde tahminciliğin rolü ortaya koyulmaya çalışılmıştır ki bu yaklaşım ile moda trendlerinin öngörü stratejileri üzerine uzman iki global moda trend tahmin bürolarının temsilcileriyle iki mülakat gerçekleştirilmiştir. Bu çalışmada yaşam tarzı ve moda tasarım değişkenlerinin neler olduğu saptanmış ve bu değişkenler detaylı biçimde incelenmiştir.
Günümüz ev tekstili tasarımını etkileyen faktörlerin saptanması ve türk ev tekstilindeki durumu
Endüstrileşmenin itici gücünü oluşturan tekstil üretimi çağın koşullarna uyarak gelişmiş ve birçok alt dallara ayrılmıştır. Günümüzdeki tekstil üretimi ise kullanım açısından giyim ve ev tekstili olmak üzere iki ana başlık altında toplanmaktad.r. Özellikle 90l. y.llardan itibaren belirgin bir şekilde büyüyen Türkiye Ev Tekstili Sanayi, onu destekleyen dernek oluşumu ve sanayicileri ile birlikte bugün önemli bir ilerleme kaydetmiştir. Önceleri üretime odaklı çalışan sektör, üretim maliyetleri daha düşük ülkeler karşıs.nda rekabet edemez bir duruma gelmiştir. Sektörün içinde bulunduğu bu zor durumun aşılması konusunda ise uzmanların görüşleri, katma değeri yüksek ürünlere yönelmenin doğru olacağı yönde birleşmektedir. Ortak akln ürettiği bu tespit doğru ise; çözüm nas.l olacakt.r? Ürünlere art. değer kazandırmanın bir yolu da nitelikli tasarım ve marka olmaktan geçmektedir. Bu çalışmada; ev tekstilinin ham madde aşamasından, ürün aşamas.na kadar olan süreci analiz edilerek; bu sürece müdahalesi olan veya olabilecek her bir faktör, marka yaratabilecek nitelikli tasar.m esas al.narak tespit edilmeye çalışılmıştır. Yazılı ve görsel kaynakların yanı sıra, tasarımcı, üretici, dernek, danışmanlık şirketleri gibi sonuca dolaylı veya doğrudan destek veren kişi, kurum kuruluş, firma vs. nin yorumlar, bas.ndan takip edilmiş baz. tasar.mc.larn ise görüşleri alınmıştır. Ticari yönünden başka; çeşitli veriler sağlayan fuarlar takip edilerek günümüzdeki eğilimler saptanmaya çalışılmıştır. Ev tekstili tasarımını etkileyen faktörlerin tespitinden sonra tasarım uygulamas.n.n merkezinde yer alan tasarımcı odaklı süreçler şematize edilmiştir. Ev tekstillerinin kullan.m yeri ve üretim süreçleri, mekân ile tekstilin birlikte düşünülmesini gerektirmektedir. Nitelikli bir tasarım için gerekli olan bu bakış açs. için; emeği ve hayal gücü ile üretim sürecinde fark yaratan tasarımcının yeterli donanıma sahip olması gerekmektedir.
Baskılı t-shirt'lerde dışavurumcu desen uygulamaları
Görsel iletisimin gücü ilk insandan buyana, insanın sosyallesmesinde önemli bir etmen olmustur. lk insanın magara duvarlarına çizdigi resimlerle kendini ifade etmesi, ardından ilkel kabilelerde vücuda yapılan dögmelerle sürmüs ve günümüze kadar da bu unsurlar gelmistir. Hızla artan insan nüfusuna karsılık giderek gerileyen insan iliskilerinde, öne çıkan görsel iletisim olmustur. letisim ve insanların kendini ifade etme ihtiyacı, modern yasamda herzaman önemini koruyacaktır. nsanlar, kendilerini ifade ettikleri müddetçe var olabilir ve yasam savasında hayatta kalabilirler. Bu olusum ise sanatta ?ekspresyonizm akımı? olarak da bildigimiz ?dısavurumculuk? olarak kendini bulur. Bu akım resim basta olmak üzere sanatın hemen her dalında etkisini göstermistir. nsan kendini ifade etmede bedenini yani ilk görsel unsurunu kullanır. Bunu yaparken de kıyafetleri ön plandadır. Giyim tarihinden de bildigimiz gibi kıyafet insan yasamında toplumsal bir statü belirleyicisi olmustur. Dıs dünyaya açılan bir vitrindir. Biz o vitrine ne koyarsak o sekilde anlasılacak ve toplumda ona göre bir yer edinecegiz. Günümüzde bu rolü üstlenen en önemli kıyafetlerin basında ise t-shirt gelmektedir. Çalısmamın da ana konusunu olusturan t-shirt, üzerinde tasıdıgı baskılarla adeta konusmakta ve biz susarken bizim yerimize duygu ve düsüncelerimizi ifade etmektedir. T-shirt baskılarındaki iletisim gücünün, günümüz modern toplumlarındaki zayıflayan insan iliskilerini pekistirerek, kendini ifade etme gücünü nasıl arttırdıgı görmekteyiz.
Sepet örme tekniği ve sanatsal yorumlar
Sepet Örme Teknikleri tarihsel açıdan incelendiğinde kültürümüzdeki zenginlik ilk bakışta dikkatleri çekmektedir. Ancak araştırmalar süresince kaynak sıkıntısı çekilmektedir. Bu tez araştırması ile Türkiye ve Dünya Kültürlerinde sepet ve sepetçilik konusunda tarihsel bilgilere yer verilmiştir. Dünyadaki ilk el yapımı tekstil tekniği olan bu zanaat günümüzde hala mekanikleşmeden ilk günkü haliyle devam ettirilmektedir. Sepet örme tekniği ilk insanın örtünme, avlanma, yiyeceklerini taşıma ve saklama gibi en temel özelliklerine cevap vermiştir. Daha sonra kullanılan teknikler ve ihtiyaçların sonucunda dokuma tekniğinin gelişimine bir basamak olmuştur. Tezin ilk bölümünde, sepetin etimolojik, tarihsel bilgilerine yer verilmiş ve dünyadaki ilk bulgular araştırılmıştır. İkinci bölümde Sepet örücülüğünde dünya üzerinde kullanılan materyaller, teknikler ve formlar incelenmiştir. Kültürler arası etkileşimler bu bağlamda karşılaştırılarak ortak yönleri üzerinde durulmuştur. Üçüncü bölümde Türkiye ve dünya sepetçiliğinin tarihsel gelişimi göz önünde bulundurularak günümüzdeki durumu tespit edilmeye çalışılmıştır. Dördüncü bölümde ise sepet bir sanat eseri olarak incelenmiş, çağdaş sepet yorumları Lif sanatı platformunda değerlendirilmiştir. Lif sanatının insanın temel kültür uğraşlarından biri olduğu fikrinden yola çıkarak günlük yaşamla iç içe geçen lif sanatı aynı zamanda güzel sanatların yaratıcı aktivitelerinden biridir.
Erkek giyiminde model varyasyonları ve tasarım detayları
Siluet ve model giysi tasarımının oluşumunda en önemli prensiplerden birisidir. Erkek giyiminin genel siluetini ve modellerini görebilmek için, tasarım detaylarının ve model varyasyonlarının genel bir sistematiğinin oluşturulması gerekmektedir. Bu sistematiği en iyi şekilde oluşturabilmek için erkek giyiminde model varyasyonu ve tasarım detaylarının tarihte temsil edildiği dönemler, çıkış noktalan, taşıdıkları anlamlar ve günümüzde aldığı son şekillerine yer verilmelidir. Bu çalışmada günümüz modern erkek giyiminin temellerini oluşturan giysi stillerinin görülmeye başlandığı XVI. yüzyıldan başlayarak günümüze kadar meydana gelen değişimleri incelenmiştir. Günümüz erkek giyiminde sıklıkla kullanılan giysiler, bilgisayar destekli tasarım programında hazırlanan özgün teknik çizimler sistematize edilmiştir. Bu sayede elde edilen bilgilerle, bilgisayar destekli giysi tasarımı ile hazırlanan koleksiyonlarda, moda tasarımcılarının kolaylıkla ulaşabileceği, arşiv oluşturulması sağlanacaktır. Moda tasarımcılarının ikibin üç yılı için hazırlanan koleksiyonlarından alınan örneklerle günümüzün erkek giyiminde yer alan model varyasyonları ve tasarım detayları vurgulanmıştır.
Antik Dönem Ege kültüründe takı sanatı: İzmir Arkeoloji Müzesi takı koleksiyonundan örnekler
ÖZET Bu araştırmada, bin yılladır önemini koruyan Antik Çağ takılarının, Ege Kültürlerindeki oluşumları, kültürler arası etkileşimlerin takılara teknik, malzeme ve form açısından yansımaları ve Antik Çağ'ın dönemlerinde oluşan takı koleksiyonları incelenmiştir. Araştırmadan elde edilen bilgiler ışığında, İzmir Arkeoloji Müzesi Antik Çağ takı koleksiyonundan 34 parça ele alınarak form, teknik ve tasarım açılımları yapılmıştır. Tezin çalışma konusu, "Antik Dönem Ege Kültüründe Takı Sanatı-İzmir Arkeoloji Müzesi Takı Koleksiyonundan Örnekler" olarak belirlenmiştir. Çalışma dört ana bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde, "Antik Çağ Anadolu Kültür Tarihine Genel Bakış" başlığı altında Antik Çağ'da Ege Kültürlerinin gelişimleri, bu gelişimleri etkileyen unsurlar; etkileşimler ve inançlar incelenmiştir. İkinci bölümde, "Antik Çağ'da Ege Kültürlerinde Takı Sanatı" başlığında Ege Kültürleri'ndeki takı takma geleneği,takı tasarımlarını etkileyen faktörler ve bu faktörlerin yansımaları irdelenmiştir. Üçüncü Bölümde, Antik Çağ'ın dönemlerinde oluşan, Ege Kültürlerindeki takı koleksiyonları "Antik Çağ'da Ege'de Dönemlerle Takı Sanatı ve Koleksiyonların Oluşması" başlığı altında incelenmiştir. Dördüncü bölümde ise, ilk üç bölümdeki araştırmalardan elde edilen bilgilerle İzmir Arkeoloji Müzesi'nde bulunan Antik Çağ takı koleksiyonundan bazı örneklerin tasarım ve teknik açılımları yapılmıştır. Bilimsel yöntemlerle yapılan bu araştırmada amaçlanan, Ege Bölgesi'ndeki Antik Çağ takılarının form, teknik ve malzeme açısından incelenerek elde edilen verilerin görsel malzemeyle birlikte bir kaynakta toplanması ve sonraki çalışmalara katkıda bulunmasıdır. vı
Baskılı tekstillerde üç boyutlu etkiler
Son yıllarda tekstil baskı konusunda çalışan tasarımcılar ve üreticiler yalın ve basit desenler yerine daha artistik çalışmalara yönelmeye başlamışlar ve oldukça renkli hatta komplike, ancak uyumlu ve anlamlı tasarımlar ortaya çıkarmışlardır. Elbette ki önemli olan yalnızca tasarlamak değil, bunların aynı zamanda uygulanabilir olmasıdır. Bu noktada yapılan çalışmalar üreticileri de harekete geçirmiş ve oluşturulan desenlerin orijinaline en yakın şekilde kumaşa aktarılması konusunda yoğun çalışmalar başlatılmıştır. Geliştirilen yeni teknikler de tasarımcılara ilham kaynağı olmuştur. Bu sayede tasarımcı ve üretici birbirlerini olumlu yönde tetikleyerek tekstil baskı tekniklerinin gelişme aşamasının hız kazanmasını sağlamışlardır. Bu konuda ilerleyen çalışmalar sayesinde kumaş desenleme alanında farklı arayışlara girilmiş, yapılan araştırmalar ve çalışmalarla klasik yöntemlerin dışında yepyeni baskı teknikleri yaratılmaya başlanmıştır. Bu teknikler, gerek günümüz tasarımcılarına çok çeşitli yazılım ve desen çözümleri sunan bilgisayar destekli yürütülen işlemler, gerekse bilinen baskı teknikleri ile uygulanan ancak farklı malzemeler kullanılarak, kumaş üzerinde, olağanüstü efekt ve görüntüler yaratmaya imkan sağlayan malzeme kaynaklı tekstil baskı teknikleridir. Bu iki temel esasa ek olarak, bir tekstil ürününün üretim aşamasında vazgeçilemez uygulamalardan biri olan bitim-apre işlemleri de oluşturulan ürüne çok özel görünümler, hatta üç boyutlu etkiler kazandırdığı gibi, kumaşa tasarlananın yanında, rüzgar geçirmezlik, leke tutmazlık, esneklik, buruşmazlık gibi daha pek çok ilave fonksiyonlar kazandırmaktadır. Sunulan bu tezde her geçen gün ilerlemekte olan günümüz tekstil baskı endüstrisinde yapılan araştırmalar sonucu geliştirilen yepyeni teknikler, uygulama yöntemleri ve görsel temalarla birlikte ele alınmaktadır. Ayrıca dünya çapında lider tekstil tasarım sanatçılarının bu konuda ortaya koydukları çalışmalara detaylıca değinilmektedir. Burada amaç uygulama esaslı bu tekniklerin bir arada bulunabileceği yazılı bir kaynak oluşturmak ve genç tasarımcılara, teknik anlamda uygulanabilirlik konusunda neler yapabileceklerine dair yepyeni ufuklar yaratmaktır
Osmanlı saray kadın kıyafetlerinin günümüz modasına uyarlanması
Osmanlı İmparatorluğu, dünya üzerinde yüzyıllarca, çoğunlukla gücünü koruyarak yayılmış bir imparatorluktur. Bilinen en güçlü hali 16. ve 17. yüzyıllardaki dönemidir. Batı ile Doğu arasında bir köprü konumunda olan ülke topraklarını son derece iyi yöneten padişahlar, bu sayede dünyanın dört bir yanlarına sadece ün değil, hükümdarlıklarını da ulaştırmışlardır. Osmanlı İmparatorluğu denince akla gelen en gizemli olgu Harem'dir. Osmanlı Harem'i uzak Doğu'dan Batı'nın en uç köşelerine değin kadınıyla, erkeğiyle herkesin merakını uyandırmıştır. Çok sayıda kadını barındıran Harem, çoğunlukla yanlış anlaşılmış ve anlatılmıştır. Oysa ki birçoğu, saray içi hizmetlerde görevli olan bu kadınların sanılanın aksine çok az sayıda olanı padişahın özel hizmetinde yer almışlardır. Harem kadınları güzellikleri, uzun ve parlak saçları, birbirinden güzel kumaşlardan giysileri ve takılanyla ile nam salmışlardır. Altın ve gümüş tellerle dokunan ya da işlenen kumaşlar saray terzileri tarafından dikilmiştir. Böylesi bir kültür mirası, Osmanlı İmparatorluğu'nun bu yıl ki 700.'üncü Kuruluş Yılı Kutlamaları dahilinde çeşitli alanlarda tekrar can bulmuş olup; bu amaçla, yapılan bu çalışmada, Osmanlı'dan günümüze, Kadın Saray Giysilerinin uyarlanması hedeflenmiş ve gerçekleştirilmiştir. Konunun detaylarıyla anlatılmasını takip eden kısımda, çağdaş değerlerle, atalarımızdan kalan böylesi bir zenginliği sentezlemek ve de bunun sonucu olarak otantik öğeler taşıyan, güncel tasarımlar oluşturulmuştur. Bu tasarımlar, koleksiyon anlayışı ile dikilerek ürün haline dönüştürülmüştür.
Orta Asya`dan Osmanlı`ya Türk deri sanatı ve aksesuarları üzerine bir kimlik araştırması
Deri, İlkçağlardan başlayarak birçok kültürde, giysi ve çeşitli eşyaların yapımında kullanılan bir malzemedir. Türkler, en eski kültür buluntularına göre 2400 yıl önce deriyi çeşitli alanlarda kullanmışlardır. Dericiliğin, Türkler için en önemli zanaat kollarından birisi olarak; Orta Asya'dan sonra Anadolu'da da büyük bir gelişme gösterdiği izlenmektedir. Türk sanatı, İslam öncesi ve sonrası olmak üzere iki dönemden oluşmaktadır. Toplumsal ve kültürel yapı, sanat ürünlerinin biçimlenmesinde rol oynamıştır. İslam öncesinde, Totemizm, Şamanizm, Budizm gibi birçok inanç sistemi değişik sanat kollarının oluşumunda ve ürünlerin biçimlenmesinde etkili olmuşlardır. Göç sonrası Anadolu'da ise Türk sanatı büyük ölçüde İslam dininin etkisini taşımıştır. Türklerin yaşamında deriden yapılmış ürünler önemli yer tutmaktadır. Hayvancılık başbca geçim kaynağı olduğu için; deri yaygın kullanılan bir malzeme olmuştur. Türkler, giysi ve giyim aksesuarları, at eyer ve koşum takımları, silah aksesuarları, kapkacak, çadır gibi birçok nesnenin yapımında ve süslemelerinde deriden yararlanmışlardır. Orta Asya'da ve göç sonrası Anadolu'da, iki ayrı tarzda gelişen Türk sanatı; deri ürünlerinin biçim ve süslemelerine de yansımıştır. Zaman içinde gelişen tekniklerle, derinin kullanım alanlarıyla birlikte tasarımları da zenginleşmiştir. Kültürler arası etkileşim tasarımlarda kendini göstermiştir. Deri aksesuarların statü belirleyici simgesel rolü önemli olmuş, tasarımı etkilemiştir. Günümüzde, Türklerin Orta Asya'da ve Osmanlı Dönemi'nde oluşturdukları deri sanatı ürünleri; yurt içinde ve dışındaki müze ve koleksiyonlarda yerlerini almıştır.
Kadın giyim modasında siyah renk
Günümüz moda oluşumlarında hızlı değişimler yaşanmaktadır. İnsanların dinamik yapılarından kaynaklanan sürekli değişim, tasarımcıları yeni arayışlara itmekte, dolayısıyla moda ve rengi oluşturan öğeler kendilerini yenilemek durumunda kalmaktadır. İnsan beğenisini şekillendiren en önemli ögelerden biri olan renk, tasarımcı ile kullanıcı arasındaki köprüyü doğrudan kurarak psikolojik algılamayı harekete geçirmektedir. Sözsüz iletişm aracı olan giyimin, karşı tarafa iletmek istediği mesajı ve anlamı renk belirlemektedir. Renklerin anlamı tarihsel süreçte ve farklı kültürlerde yaşandığı dönemlere göre farklılık gösterirken siyah renk, kalıcı geniş bir anlam aralığına sahip olmuştur. Olumlu ve olumsuz geniş anlam aralığına sahip olan siyah rengin, günümüz kadın giyim modasının vazgeçilmez rengi olma nedenlerinin sorgulanması amacı doğrultusunda hazırlanan bu tez çalışması iki bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde siyah rengin tarihsel süreçte ve farklı kültürlerde yeri ve önemi incelenmiş, mitolojiler, efsaneler, destanlar ve geleneklerde yüklenen sembolik anlamları belirlenmiştir. Dönem ve kültürlere göre siyah rengin din, siyasal, ekonomik, sanat, toplumsal kurallar ve değişimlerden nasıl etkilendiği ve anlam bakımından olumlu ve olumsuz kazanımları örneklerle ele alınmıştır. Siyah rengin kültürlere göre sembolik anlam ve psikolojik etkileri, toplumsal, sosyal, kültürel faktörler ve giyim kodları yönünden, giyime yön veren bireysel ve toplumsal davranış biçimleri bakımından son olarak da giysinin işlevselliği ve simgesel kullanımı açısından incelenmiştir. Bu etkilerin kadın giyim modasında siyah renk kullanımına yansımaları tarihsel süreçte ele alınmış, siyah rengin yoğun kullanıldığı dönemler belirlenmiştir. Belirlenen dönemler ve bu etkiler kapsamında, siyah renge yüklenen sembolik anlamlar tespit edilmiş ve moda eğilimleriyle bağlantıları kurulmuştur. Siyah rengi tasarımlarında kullanan modacılar belirlenerek tasarım felsefeleri ve bu rengi kullanım nedenleri ortaya koyan koleksiyon analizleri yapılmıştır. Tezin ikinci bölümünü içeren son aşamada siyah rengin sembolik anlatımına yönelik giyilebilir uygulamalar ve sanatsal çalışmalar yapılmıştır. Çalışmaların aşamaları bu bölümde ele alınmış, amaç ve kapsam belirlenerek, çıkış noktası, yöntem, malzemelerin nitelikleri ve boyama işlemleri, tasarlama ve uygulama aşamalarında kullanılan yaratıcılık yöntemleri, doku ve deneysel çalışmalar, tasarlanan çalışmalara son şeklini veren uygulama süreci ayrıntıları ile değerlendirilmiştir. Siyah rengin sembolik çağrışımlarını yansıtan bu çalışmalar ile kullanım alanlarının dışında ve atık malzemelerin işlevsellikleri bütünsel bir yaklaşımla ele alınarak, geri dönüşüm fikirlerine ve yaratıcılık kavramına dikkat çekilmiş, atık olarak değerlendirilen çoğu malzemenin yeniden yorumlanarak inşa edilebileceğine dair doku ve deneysel çalışmalar ortaya çıkarılmıştır.
Canan Tolon'un yaşamı ve sanatı
Bu çalışmanın amacı, Türkiye'de doğan ve dünya genelinde popüler hale gelen sanatçı Canan Tolon'un eserlerini incelemektir. Bu amacın gerçekleşmesi adına alan yazın taraması gerçekleştirilmiş ve Tolon'un eserleri yorumlanmıştır. Çalışmanın neticesinde Tolon'un dezavantajlarını avantajlara dönüştüren ve dünyadaki yaşam ile ölüm döngüsünü inceleyen bir sanatçı olduğu ortaya çıkmıştır. Tolon aynı zamanda pek çok farklı materyali kullanarak sanat eseri ortaya çıkarabilmektedir.