
2
Archived Theses
0
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Discipline
Translasyonel tıp bakış açısı ile candida albicans ve candida dubliniensis' in tanısı ve ayırıcı tanısında biyolojik gösterge olarak türe özgü yağ asidi metil ester araştırması
daha sonra doldurulacaktırGiriş: Candida türleri konak savunma sisteminin zayıflaması durumunda 'fırsatçı patojen' olarak davranarak 'kandidazis' olarak adlandırılan enfeksiyonlara neden olurlar. Fenotipik ve genotipik açıdan birbirine oldukça benzer olmasından dolayı Candida albicans (Calbicans) ve Candida dubliniensis (C.dubliniensis) türlerinin tanı ve ayırıcı tanılarında zorluklar yaşanır. Candida albicans ve Candida dubliniensis türlerinin antifungallere karşı direnç – duyarlılık şekilleri farklılık gösterebildiği için, ayırıcı tanıları özellikle immün yetmezlikli hastalarda önem kazanır. C.dubliniensis' in birçok izolatının antifungallere karşı duyarlı olmasına rağmen 'multidrug transporter genleri' eksprese ederek direnç geliştirebilmektedir. MIDI Sherlock Mikrobiyal tanımlama sistemi, türe özgü olan mikrobiyal yağ asidi metil esterlerini (FAME) gaz kromatografisi (GC) cihazı ile analiz ederek mikroorganizmaların identifikasyonunu sağlar. Amaç: Calbicans ATCC 10231 ve C.dubliniensis CD36 standart suşlarının amfoterisin B antifungaline karşı 'Mininmum İnhibisyon Konsatrasyonu' (MİK) değerlerinin belirlenmesi, antifungal etkisinde biyofilm oluşumunun değerlendrilmesi ve yağ asidi profillerinin belirlenmesidir. Yöntem: Candida albicans ATCC10231 ve Candida dubliniensis CD36 standart suşlarından analiz için hazır 'hücresel yağ asitleri' elde edildi. Amfoterisin B antifungalinin Minimum İnhibisyon Konsantrasyonu (MİK) değerlerini belirlemek için Avrupa Antimikrobiyal Duyarlılık Testi Komitesi (EUCAST) sıvı mikro dilüsyon yöntemi kullanıldı. Antifungal etkisindeki suşların biyofilm değerlendirmesi kristal viyole boyama yöntemi ile yapıldı. 2 Bulgular: C.albicans ATCC 10231 suşu için amfoterisin B MİK yoğunluğu 64 µg/ml olarak belirlendi. C.dubliniensis CD36 suşu için amfoterisin B MİK yoğunluğu 64 µg/ml olarak belirlendi. Antifungale maruz bırakılmayan C.albicans ATCC 10231 ve C.dubliniensis CD36 suşlarının biyofilm oluşturduğu saptandı. Suşların amfoterisin B MİK konsantrasyonlarında da biyofilm oluşturduğu görüldü. C.dubliniensis CD36 suşunun C.albicans ATCC 10231 suşuna göre yüzeye daha güçlü adere olduğu tespit edildi. Amfoterisin B antifungalinin MİK ve sub-MİK konsantrasyonları C.dubliniensis CD36 suşunun biyofilm olşumunda inhibisyona yol açarken, MİK yoğunluğu C.albicans ATCC 10231 suşunda anlamlı bir inhibisyona neden olmadığı belirlendi ve sub-MİK yoğunluklarında biyofilm oluşumunun istatiksel olarak anlamlı bir şekilde arttığı belirlendi. C.albicans ATCC 10231 suşuna spesifik iki, C.dubliniensis CD36 suşuna spesifik bir referans pik olduğu belirlendi. Bir tanesi dallanma özelliği farklı olan toplam altı ortak yağ asidi referans piki elde edildi. Sonuç: C.dubliniensis CD36 ve C.albicans ATCC 10231 suşlarının amfoterisin B antifungali için MİK yoğunlukları aynı olmasına rağmen C.dubliniensis CD36 suşunun yüzeye daha güçlü adere olduğu tespit edilmiştir. C.dubliniensisCD36 suşu yüzeye daha güçlü adere olmasına karşın, amfoterisin B antifungalinin inhibisyon etkisinin C.albicans ATCC 10231 suşuna göre daha fazla olduğu saptanmıştır. Elde edilen sonuçlar gösteriyor ki, morfolojik ve genotipik olarak birbirine benzer olan suşlarla yapılan analizlerde elde edilebilinecek türe özgü tanı belirteçleri, enfeksiyonun tanısının konulmasında ve seyrinin izlenmesinde son derece önemlidir. Anahtar Sözcükler: Candida albicans, Candida dubliniensis, Minimum İnhibisyon Konsantrasyonu (MİK), Yağ Asidi Profilleri
Lumbal disk hernili olgularda lumbal lordoz biyomekaniğinin değerlendirilmesi. Klinik steorolojik çalışma
Lumbal vertebraların volumetrisi ve discus intervertebralis'lerin volumetri ve morfometri özelliklerinin bilinmesi, dejeneratif disk hastalıkları üzerinde başarılı bir yaklaşımın gerçekleştirilmesi için önemlidir. Bu çalışmada; intervertebral disklerin yüksekliklerinin ve konkavite indeks değerlerinin disk hernili olgular ile sağlıklı olguların MR görüntüleri ve ayrıca lumbal vertebraların korpusları ile intervertebral disklerin volumlerinin sağlıklı ve disk hernili olgularda yaşa ve cinsiyete bağlı olarak karşılaştırılması amaçlandı. Discus intervertebralis'deki konkavite indeks değerinde yaşa ve cinsiyete bağlı olarak oluşan değişiklikler, lumbal lordozdaki farklılaşmanın değerlendirilmesi amacıyla kaydedildi. Yaş aralığı 18-75 olan 50 (25 kadın ve 25 erkek) lumbal disk hernili ile yaş aralığı 18-75 olan (20 kadın ve 20 erkek) kontrol grubu incelendi. Her iki grupta da disk hacmi Cavalieri yöntemi kullanılarak stereolojik olarak değerlendirildi. Konkavite indeksi ise, santral disk yüksekliğinin (c) , anterior disk yüksekliğine (a) oranı olarak değerlendirildi. Artmış konkavite indeks (c/a) oranı lumbal lordozda azalma/düzleşme olarak değerlendirildi. Sağlıklı olgular ile disk hernili olgular karşılaştırıldığında yaşa bağlı olarak dejenerasyon ve diskte dehidrasyona bağlı hacim kaybı oluştuğu saptandı. Discus intervertebralis'in morfometrik olarak değerlendirmesi ve ayrıca lumbal lordozun konkavite indeks hesaplanarak yaşa ve cinsiyete bağlı olarak disk hernili olgularda ortaya konulması, hem radyolojik tanı hem de klinik yaklaşım ve tedaviye katkı sağlayabileceği öngörüsündeyiz.