Dokuz Eylül University
Institute

Institute of Marine Sciences and Technology

Dokuz Eylül University

16

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Archived Theses

10 Theses
Master'sOpen AccessTR

Yansıma sismiğinde migrasyon uygulamaları ve Aliağa Körfezi açıkları denizel sığ sismik çalışmaları

Erdeniz Özel
Dokuz Eylül University · Institute of Marine Sciences and Technology
1985
00
Master'sOpen AccessTR

Balıkçı tekneleri ve mukavementi

-1- ÖZEI Bu çalışmada balıkçı teknelerinin konstrfiksiyon elemanla rının Türk Loydu'na göre incelemesi yapılmıştır. Türkiye sularında çok amaçlı gırgır teknesi olarak çalı şacak bir gemi seçilmiş ve bu ana gemi üzerinden hesaplamalara geçilmiştir. Blok katsayısı, boy-genişlik oranı (L/B) ve geniş- lik-su çekimi oranı (B/d) sabit tutulmuş ve 18-30 m» boy aralı ğında 5 farklı model gemi tasarlanmıştır,, Teknelerin orta kesitindeki enine çerçeveyi oluşturan elemanların mukavemeti kontrol edilmiş ve seçilen elemanların mukavemetinin yeterli olduğu görülmüştür

Hakan Karagöz
Dokuz Eylül University · Institute of Marine Sciences and Technology
1987
00
Master'sOpen AccessTR

Bentik örnekleme araç ve gereçleri

Bu çalışmada Benhos'u oluşturan canlıların örnekleme yöntemleri bu örneklemede kullanılan aletler üzerinde durulmuştur.Tamamen literatür taramasına dayalı olan bu çalışmada , bentik canlıların substratum ile olan ilişkilerine göre bir örnekleme sistemi geliştirilmiştir. Bunlar ; epifauna örneklemesi , sığ gömülü fauna örneklesi ve derin gömülü fauna örneklemesidir. Örneklemelerde kullanılan en yaygın aletler iki grubta toplanmış olup, kalitatif ve kantitatif aletler olarak araştırılmıştır.

Fevzi Kırkım
Dokuz Eylül University · Institute of Marine Sciences and Technology
1987
00
Master'sOpen AccessTR

Kumkale (Çanakkale) ile İzmir Körfezi arasında kalan Ege Denizi sahillerinde denizkültürü yapılabilecek uygun yerlerin saptanması araştırmaları

Ege Denizi sahillerinde denizkültürü yapılabilecek uygun yerlerin saptanması araştırmaları çerçevesinde, birinci bölgeyi oluşturan araştırma bölgesi Kumkale (Çanakkale) ile Kömürburnu (İzmir) arasında kalan sahil şeridin içermektedir. Yapılan hidrografik, klimatik, topoğrafik, fiziko-kimyasal, biyolojik ve ekonomik inceleme ve değerlendirmelerin sonucunda kültür yapılabilecek on beş uygun istasyon belirlenmiştir.

Eyüp Mümtaz Tıraşın
Dokuz Eylül University · Institute of Marine Sciences and Technology
1987
00
Master'sOpen AccessTR

Sakarya-Amasra-Cide kıyı ve kıyı ötesi sedimanları üzerine genç tektoniğin etkisi

Batı Karadeniz, Sakarya Nehri, Amasra- Cide arası kıyı ve kıyı açığından alınan airgun ve 3.5 kHz (ORE) sismik kayıtları Karadeniz baseni için tektonik olayların çok önemli olduğunu göstermektedir. Yakın geçmişte Karadeniz'in bugünün derin baseni haline gelmesine yol açan tektonik olaylar Karadeniz morfolojisi ve sedimanter yapılarını denetlemektedir. Tektonik hatlar başlıca kıyı çizgisine paralel olarak gelişmiş kayma yüzeyleridir. İkinci bir tektonik sistem, diğeri kadar etkin olmayan ve bunlara verev olarak gelişmiş fay sistemleridir. ' Bölgede üç morfolojik öge tanımlanabilmektedir; Kıta sahanlığı, kıta yokuşu ve apron. Bu morfolojik unsurların birbirleriyle yapmış olduğu sınırlar hala aktif olan tektonik hatlardır ve bu öğelerden bir diğerine geçiş genellikle çok ani ve belirgindir. Morfolojik bölümlerin büyüklük ve yayılımları tamamıyla yapısal öğelerin kontrolü altındadır. özellikle kıta yokuşu ve aprortun üst kısımlarında taban topografyası oldukça düzensizdir. Bu bölgeler kütle kaymalarının (slides) ve kayma- oturmalar inin (slumps) en yaygın olduğu bölümlerdir ve değişik boyutlu kaymış kütleler çukurlar ve tepeler oluşturarak düzensiz topografyaya sebep olmaktadır. Kıta yokuşunda topoğrafik düzensizliği oluşturan ikinci unsur denizaltı kanyonlarıdır. Kıta yokuşuna verev veya dik gelişen bu kanyonlar bölgedeki tali fayların ürünüdür ve kanal dolgusu özellikli fazla bir sediment birikimi göstermemektedir. Kayma hatları ve kayan bloklar arasında gelişen tektonik birikim havzaları Karadeniz'in bu bölümü için oldukça belirgindir. Bu tür birikim havzalarına ait? önemli sayılabilecek kalınlıktaki sedimentlerde kayma yüzeyi hareketine bağlı olarak gelişen tabaka dikleşme ve ters eğimlenmeleri bu hatların hala aktif olduğunun bir göstergesidir. Çok büyük boyutlu yumuşak sediment kütle kaymaları, sediment kayma- oturmaları (slumps) apronun üst kısımlarında, özellikle bu tür hareketlerin oluşumuna müsait taban eğimine sahip olduğu bölge batısında cok yaygındır. Kıta yokuşu- apron geçiş bölgeleri için tipik olan sediment kayma- oturmaları, muhtemelen ana kayma yüzeyleri ve bugün daha derinlerde kalmış olan eski slumplara i kayma- oturma) ait kayma yüzeylerinin hareketlerince tetiklenmektedir. Bölgede, apronun kayma- oturma gösteren sediment leriyle, yatay tabakaları arasında her saman kesin bir sınır bulunmamakta? geçiş dereceli olmaktadır» Slumplardan sonra tekdüze yatay tabakalar kilometrelerce devam etmektedir. Ancak bugün sediment birikimi nedeniyle, eski eğimlerini dolay ısı ile slump bölgesi olma özelliğini kaybetmiş olan alanlar yatay sediment tabakaları altındaki paleo- slumpîarıyla geçmişteki eğim durumlarını yansıtmaktadır. Bölgede slump birikim alanları zaman içerisinde daralmıştır.

Mert Avcı
Dokuz Eylül University · Institute of Marine Sciences and Technology
1988
00
Master'sOpen AccessTR

Ege Üniversitesi Süyo (HOMA) dalyanındaki balık avlama yöntemleri üzerine araştırmalar

Ill ÖZET Bu çalışmada Ege Üniversitesi SÜYO Dalyanı' nda 1988 sezo nunda uygulanan, avcılık yöntemleri incelenmiştir. SÜYO Dalyanı' nda Kefal türleri (Topan kefal, Ma vraki kefal,,. Altınbaş kefal, Ciran ke fal), Levrek, Çipura (Lidaki) ve Yılan balıklarının avcılığı yapıl maktadır..., Kefal. türleri, Çipura (Lidaki) ve Levrek balıkları.için uzatma ağlar, Kefal balıkları için kargılı ağlar ve Yılan balıkla rı için p.inter ağları kullanılır. Parake'a yont emi. dalyanda kulla nılmamaktadır.-.. Dalyan alanının, sığ olması nedeniyle uzatma. ağların yüksek liği 4.5 - 5.5 fanyadır. Pint erler yedi adet çember yardımı ile: bir tünel gibidir. SÜYO Dalyanı* nda ortalama 2000 adet. pinter kullanıl maktadır. Dalyan içerisinin derinleştirilerek, göz açıklığı ve seçi ciliği üstün ağlar yapılarak dalyan veriminin daha. da artt'ırılabile- ceği Söylenebilir»

Balık avlama yöntemleriBalıklarDalyanlar
Raşit Gurbet
Dokuz Eylül University · Institute of Marine Sciences and Technology
1989
00
Master'sOpen AccessTR

E.Ü. Süyo (HOMA) dalyanındaki çipura (Sparus aurata L. 1758) balığının gelişimi ve ekonomisi üzerine araştırma

iv ÖZET Bu çalışmada, Ege Üniversitesi Su Ürünleri ^Üksek okuluna, ait îzmir Körfezinde yer alan SÜYO Dalyanının kuzuluklarından v© dalyan igi kuzuluk önlerinden belli periyodlarda yakalanan, ekonomik değe ri yüksek olan Çipura (Sparus aurata L. ) balıklar xndaki gelişmeler üzerinde çalışılmıştır. Bu amaçla balık türündeki boy ve ağırlıktaki gelişmeler göz lenmiş olupf kuzuluklardan erken çıkaa çipuralar ile geç çıkaa çipu ralar (lidaki) arasındaki farklar saptanmış ve modern bir kuzuluk i- le ıslah çalışmaları uygulaması sonucunda dalyan alanında yapılabile cek derinleştirme (Yalli) çalışmalarıyla birlikte bu türün istenildi ği anda yakalanıp t pazara sunulmasıyla elde edilebilecek ekonomik artışlar üzerinde durulmuştur»

DalyanlarÇipura balığı
Ali Yıldırım Korkut
Dokuz Eylül University · Institute of Marine Sciences and Technology
1989
00
Master'sOpen AccessTR

Meriç nehri kirliliği ve bu kirliliğin Ege denizine etkileri

Bu çalışmada Meriç Nehri 'nin kirliliği, bu nehir ile Ege Denizi 'ne taşman maddelerin tür ve miktarları üzerinde durulmuştur. Yedi tanesi nehir üzerinde ( iki tanesi Arda ve Tunca' ya ait) ve altı tanesi de nehir ağzında denizde olmak üzere seçilen istasyonlarda, nehrin akışı gözönüne alınarak iki dönem örnekleme periyodu ve bunları izleyen bir dizi analizler yapılmıştır. Su örneklerinde azot, fosfor, silis, sülfat, klorofil ve deterjan tayinleri yapılmıştır. Su ve sedimentte poliaromatik hidrokarbonlar; su, i sediment ve askı yükte ise civa ve kadmiyum analizleri yapılmıştır. Ayrıca su örneklerinde kalsiyum, magnezyum, sodyum ve potasyum analizleri de yapılmıştır. Bu yapılan analizlerin sonuçlarına bakarak Meriç Nehri 'nin geçtiği bölgelerden evsel ve endüstriyel atık sularım aldığını söyleyebil iriz. Meriç Nehri 'nin Ege Denizi 'ne nehirlerle taşınan toplam su hacmi içindeki payı '/. 10 olmasına rağmen BQD, COD, N ve P da bu oranın */. 10 dan fazla olduğunu görürüz. Böylece Meriç Nehri' nin Ege'ye ulaşan diğer f nehirlere kıyasla bu kirleticiler bakımından daha kirletici bulunduğu anlaşılır. Ayrıca Meriç Nehri, denizde seçilen ölçüm noktalarında da Hg, Cd ve PAH konsantrasyonunu artırmaktadır.

Ege DeniziMeriç NehriSu kirliliği
Aynur Kontaş
Dokuz Eylül University · Institute of Marine Sciences and Technology
1990
00
Master'sOpen AccessTR

İzmir Körfezi'ndeki su, sediment ve bazı organizmalardaki krom konsantrasyonlarının araştırılması

Teknoloji ve sanayinin gelişmesi beraberinde çevre kirliliği gibi önemli sorunları da getirmiştir. İzmir Körfezi çevresinde yoğunlaşan nüfus ve sanayi kuruluşları nedeniyle evsel ve endüstriyel atıklarla aşırı bir şekilde kirlenmektedir. İçki, tütün, kimya, gübre, kağıt, basım, lastik, demir-çelik sanayileri ve özellikle tekstil, deri ve gıda endüstrileri başlıca sanayi kollarıdır. Sucul ortamlardaki Cr'un bu tip sanayi kollarından geldiği bilinmektedir. Bu nedenle çalışmamızda, Aralık 1989 ve Aralık 1990 tarihleri arasında, İzmir Körfezi'nden toplanan su, sediment ve bazı bentik türlerdeki kas krom total birikim düzeyleri araştırılmıştır. Ortalama yüzey sedimenti ve dip deniz suyu CrTot konsantrasyon düzeyleri, İzmir Körfezi 'ne gelen krom içeren atıkların, organik ve inorganik bileşiklerin ortamdaki seviyelerinin yüksek olması nedeniyle iç körfezde hızı bir şekilde dibe çökerek sedimentte biriktiğini göstermiştir. Bundan ötürü sudaki CrTot konsantrasyonu düşük düzeylerde kalmıştır. Ortalama CrTot konsantrasyon düzeyi, deniz suyunda 0,0070 mg/lt olup, en düşük konsantrasyon (0,0055 mg/lt) 5 nolu istasyonda bulunurken en yüksek konsantrasyonda (0,0085 mg/lt) 8 nolu istasyonda bulunmuştur.Ortalama yüzey sediment CrTot konsantrasyonu ise, 142,002 mg/kg kuru-ağırlık seviyesinde olup;en düşük konsantrasyon (26,757 mg/kg kuru-ağırlık) 11 nolu istasyonda bulunurken en yüksekkonsantrasyonda (471,150 mg/kg kuru-ağırlık) 1 nolu istasyonda bulunmuştur. Ortalama CrTot konsantrasyonları bentik türler için verildiğinde, 1, 493 mg/kg yaş-ağırlık ve 5.601 mg/kg yaş-ağırlık arasında değiştiği görülürken en düşük CrTot konsantrasyonu T. trachurus 'da en yüksek olarak da fi_ hepatus ' da bulunmuştur.

Deniz suyuKromÇevre kirliliği+2
Muhammet Türkoğlu
Dokuz Eylül University · Institute of Marine Sciences and Technology
1991
00
DoctorateOpen AccessTR

Ege denizinde sardalya (Sardina pilchardus walbaum, 1792)'nın üreme biyolojisi ve büyümesi

ÖZET Ege Denizi'nde dağılım gösteren Avrupa sardalyası (Sardina pilchardus )'nun çoğalma biyolojisi ve büyümesinin tanımlanması için, 1988-1990 yıllan arasında Edremit Körfezi (I. Bölge), İzmir Körfezi (II.Bölge) ve Büyük Menderes Deltası (III. Bölge) 'nda aylık balık örneklemeleri yapıldı. Yapılan çalışmada sardalyanın Türkiye`nin Ege kıyılarında, Eylül - Mayıs aylan arasında üreme işlevini yerine getirdiği belirlendi. I.,11. ve III. bölgeler için sırasıyla: ilk cinsel olgunlaşma boyu, erkek bireylerde 12.0, 12.4, 12.2 cm. ve dişi bireylerde 11.3, 12.2, 12.2 cm.; cinsiyet oranı(dişi : erkek); 1: 0.28, 1: 0.83, 1: 0.82 ; Üremenin en fazla olduğu dönem ise cinsel olgunluk indeksine (GSI) göre, deniz suyu sıcaklığının en düşük olduğu Aralık, Ocak ve Şubat aylarıdır. Çoğalma döneminde seri olarak çoklu yumurtlamanın bir göstergesi olarak, yumurtalığın morfolojik ve histolojik gözlemlerine göre değişik büyüklüklerde yumurtayı bir arada görmek olasıdır. Bir defada bırakılan yumurta sayısı yukarıda verilen bölgeler için sırasıyla; toplam boya göre Y=0.0072666 X5-0668 Y=0.00029413 X6-2422, Y=0.00030273 X6-1990 ve gonadsız balık ağırlığına göre Y=48.080 X1-5061,Y=61.123 X1-3772,Y=10.853X1-8838 şeklindedir. Yumurtlama sıklığı; 9.3, 8.0 ve 8.6 gün aralıktır. Kondüsyon faktörü, İlkbahar sonlarından başlayarak Sonbahar aylarına kadar bir artış gösterir. En düşük kondüsyon faktörü Ocak ayında (0.70 - 0.80 arasında), en yüksek olarak Ekim ayında (1.12 ) belirlendi. Büyüme değerleri, I. Bölgede L» 23.33 cm, k -0.17, t0 3.147 ve Woo 107.93 g, II. Bölgede Loo20.69 cm, k -0.19, tQ 3.579 ve Woo 78.29 g şeklindedir. Boy - ağırlık ilişkisinde b değeri genel olarak yıl boyunca 2.5 - 3.5 arasında değişim gösterir. II. bölgede planktonda en fazla yumurta m^ de 500- 1500 yumurta olmak üzere Ocak ayında ele geçti.

BiyolojiEge DeniziSardalye balığı+2
Bülent Cihangir
Dokuz Eylül University · Institute of Marine Sciences and Technology
1991
00