
1,406
Archived Theses
0
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Archived Theses
Yabancıların Türkçe doldurması gereken formların öğretilme durumlarının incelenmesi
İngilizcede uzmanlık alanı diline yönelik çalışmalar 60'lı yıllarında, yabancı dil olarak uzmanlık alanı İngilizcesi öğretilmesi ile ilgili araştırmalar ise 80'li yıllarında başlamıştır. Türkçe çalışmalarda, dilbilimin bu alanı ve öğretilmesine ilişkin konular yeni dikkate alınmıştır. Bu sebeple Türkçede çıkış noktası, uzmanlık alanı dili olan araştırmaların arttırılması gerektiği düşünülmektedir. Bu çalışmanın amacı genel olarak bürokrasi dilinin dilsel özelliklerini ortaya koymak ve resmi kurumlardan toplanmış formları inceleyerek Türk bürokrasi dilinin dilsel özelliklerini betimledikten sonra yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde kullanılabilecek ders etkinlikleri önerisini hazırlamaktır. Çalışmanın amacının gerçekleştirilmesi için uzmanlık alanı dili ve ölçünlü dil kavramı açıklandıktan sonra bürokrasi dili tanımlanmış, sınıflandırılmış ve genel dilsel özellikleri ayrıntılı bir şekilde betimlendirilmiştir. Sonrasında yabancı dil öğretiminde bürokrasi dilinin nerede, hangi dil düzeyinde olduğuna değinilmiştir. Bu kuramsal çerçevede Türk bürokrasi dilinin sözcüksel, dilbilgisel nitelikleri ortaya konulmuştur. Çalışmanın son kısmında yabancıların ilk doldurması gereken formların dilsel özelliklerinden yola çıkarak, yabancı dil olarak Türk bürokrasi dili öğretiminde uygulanabilecek ders etkinlik ünitesi geliştirmiştir. Çalışmada hazırlanan etkinlik ünitesinin gerçek öğretme ortamlarında değerlendirilmemiştir.
Türkçeyi yabancı dil olarak öğrenen Afganistan uyruklu öğrencilerin Türkçeye karşı tutumlarının incelenmesi
Bu çalışmada Türkçeyi yabancı dil olarak öğrenen Afganistan uyruklu öğrencilerin Türkçeye karşı tutumlarının akademik başarı, sınıf düzeyi, cinsiyeti, derse ve sınava hazırlanma dışında haftalık Türkçe çalışma saati ve Türkçe öğrenme amaçları değişkenleri açısından anlamlı bir ilişki olup olmadığı araştırılmıştır. Araştırmanın örneklemini, 2014 ve 2015 eğitim ve öğretim yılında Afganistan Kabil Devlet Üniversitesi Dil ve Edebiyat Fakültesi Türkoloji Bölümü'nde Türkçeyi yabancı dil olarak öğrenen 1., 2., 3. ve 4. sınıf öğrencileri oluşturmuştur. Araştırmaya katılan öğrencilerin 62'sı bayan ve 70'ı erkek olmak üzere toplam 132 öğrenci oluşturmaktadır. Öğrencilerin Türkçe dersine yönelik tutum puanlarını belirlemek için Alzwari, Pour-Mohammadi ve Abidin (2012) tarafından kullanılan (45) maddelik, 5'li Likert tipi Tutum Ölçeği' ve araştırman tarafından geliştirilen kişisel bilgiler anketi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen bulgulara göre; öğrencilerin akademik başarı puanları ile Türkçe dersine yönelik tutum puanları arasında anlamlı bir ilişki bulunmamıştır. Öğrencilerin sınıf düzeylerine göre Türkçe dersine yönelik tutumları arasında anlamlı bir ilişkinin olduğu belirlenmiştir. 1. sınıf öğrencilerinin Türkçe dersine yönelik tutum puan ortalamalarının diğer sınıf öğrencilerine oranla daha yüksel olduğu belirlenmişken 3. sınıf öğrencilerinin ise duyuşsal ve davranışsal boyutta Türkçe dersine yönelik tutum puan ortalamalarının daha düşük olduğu görülmüştür. Öğrencilerin cinsiyetlerine göre bakıldığında ise Türkçe dersine yönelik tutumları arasında anlamlı bir ilişkinin olmadığı görülmüştür. Buna rağmen kız öğrencilerin duyuşsal ve davranışsal boyuttaki tutum puan ortalamaları erkek öğrencilere oranla daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Öğrencilerin derse ve sınava hazırlanma dışında haftalık Türkçe çalışma saatlerine göre Türkçe dersine yönelik tutum puanları arasında anlamlı bir ilişki olduğu görülmüştür. Derse ve sınava hazırlanma dışında haftalık Türkçe çalışma saati 7-8 (saatten) fazla olan öğrencilerin hem bilişsel hem duyuşsal hem de davranışsal boyutta Türkçe dersine yönelik tutum puan ortalamaları diğer derse ve sınava hazırlanma dışında haftalık Türkçe dersine çalışma saatlerine sahip olan öğrencilere göre daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Öğrencilerin Türkçe öğrenme amaçları ile Türkçe dersine yönelik tutumları arasında ise anlamlı bir ilişkinin olmadığı görülmüştür. Anahtar kelimeler: Yabancı Dil Olarak Türkçe Dersine Ait Tutum, Akademik Başarı
Probleme dayalı öğrenme sürecinde üst düzey bilişsel düşünme becerileri ve duyuşsal kazanımlardaki değişim
Çağdaş öğretim modelinde, bireyin üst düzey bilişsel düşünme becerilerini kazanması gerekmektedir. Üst düzey bilişsel düşünme becerilerinin kazanılması için bireyin bilgiye ulaşma, problem çözme, problemi açıklama, analiz edebilme, sentezleme ve genelleme yapabilme gibi becerileri kullanması gerekmektedir. Sonuçta, bireyin bu becerileri kullanmasına olanak sağlayan çağdaş öğretim yöntemlerinin öğretim sürecine katılmasının gerektiği ortaya çıkmaktadır. Çağdaş öğretim yöntemlerden biri de ?Probleme Dayalı Öğrenme? yöntemidir.Bu araştırmanın amacı, ilköğretim matematik öğretmenliği üçüncü sınıf öğrencilerine ?İstatistik ve Olasılık-I? dersinde uygulanan Probleme Dayalı Öğrenme yönteminin üst düzey bilişsel düşünme becerilerine ve duyuşsal kazanımlarına etkisini ortaya koymaktır. Bu araştırmada, üst düzey bilişsel düşünme becerilerinden matematiksel düşünme, yaratıcı düşünme ve eleştirel düşünme; duyuşsal kazanımlardan tutum ve motivasyondaki değişim incelenmiştir.Araştırmada, matematiksel düşünmeyi ortaya çıkarmak için araştırmacılar tarafından geliştirilen ?Matematiksel Düşünme Ölçeği?, yaratıcı düşünme becerisini belirlemek için Aslan (2001) tarafından Türkçe versiyonu oluşturulan ?Torrance Yaratıcı Düşünme Sözel A-B Formu?, eleştirel düşünme eğilimini belirlemek için Kökdemir (2003) tarafından Türkçe'ye uyarlanan ?California Eleştirel Düşünme Eğilimi Ölçeği? ve Aşkar (1986) tarafında geliştirilen ?Matematiğe Yönelik Tutum Ölçeği? kullanılmıştır.Araştırma iki bölümden oluşmaktadır. Bu sebeple araştırmanın yöntemi iki model ile tasarlanmıştır. Birinci model, deneme modellerinden ön test-son test kontrol gruplu model; ikinci model ise tarama modelinden ilişkisel tarama modelidir.Araştırmanın deneme modelinde, deney grubunda dersler Probleme Dayalı Öğrenme yöntemi, kontrol grubunda ise geleneksel yöntem ile işlenmiştir. Deneysel çalışma sonunda öğrencilerin ?Modül İçi Etkinlikleri Değerlendirme? formuna yönelik görüşleri alınarak değerlendirmeler yapılmıştır. Ayrıca, Probleme Dayalı Öğrenme sürecine katılan öğrenciler ile motivasyona yönelik görüşmeler yapılmıştır. Elde edilen nitel veriler araştırmacılar tarafından çözümlenmiştir.Araştırmanın deneysel bölümünün sonunda, Probleme Dayalı Öğrenme yönteminin ?İstatistik ve Olasılık-I? dersinde öğrencilerin matematiksel düşünme düzeylerini, yaratıcı düşünme becerilerini ve eleştirel düşünme eğilimlerini geliştirdiği; matematiğe yönelik tutum üzerinde olumlu etki yarattığı ortaya çıkmıştır. Ayrıca, alınan dönütlerden öğrencilerin Probleme Dayalı Öğrenme yöntemi ile ilgili görüşlerinin olumlu olduğu görülmüştür. Sonuçta, Probleme Dayalı Öğrenme yöntemi ile sunulan öğretimin öğrencilerin üst düzey bilişsel düşünme becerileri ve duyuşsal kazanımlarında gelişme oluşturduğu ortaya çıkmıştır.Araştırmada ilişkisel tarama modelinde karşılaştırma yolu ile çözümlemeler yapılmıştır. Araştırmada, Probleme Dayalı Öğrenme yöntemi ile eğitim alan DEÜ Fen Fakültesi İstatistik Bölümü 1.sınıf öğrencileri ve geleneksel eğitim alan OMÜ Fen Edebiyat Fakültesi İstatistik Bölümü 1.sınıf öğrencilerinin üst düzey bilişsel düşünme becerileri ve duyuşsal kazanımları karşılaştırılmalı olarak ortaya konulmaktadır. Sonuçta, Probleme Dayalı Öğrenme yöntemi ile öğretim sürecini tamamlayan DEÜ öğrencilerinin, geleneksel öğretim gören OMÜ öğrencilerine göre bilişsel ve duyuşsal boyutta kazanımlarının daha iyi olduğu ortaya çıkmıştır.Anahtar Kelimeler: Bilişsel Alan, Duyuşsal Kazanım, Eleştirel Düşünme, Matematiksel Düşünme, Motivasyon, Probleme Dayalı Öğrenme, Tutum, Üst Düzey Düşünme, Yaratıcı Düşünme.
Gerçeklik kuramına dayalı psiko-eğitim programının lise öğrencilerinin denetim odağı ve yılmazlık düzeyi üzerindeki etkisinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı; Gerçeklik Kuramına Dayalı Psiko-Eğitim Programının Lise öğrencilerinin Yılmazlık Düzeyine ve Denetim Odağına Etkisini incelemektir. Araştırmanın uygulaması; 2009-2010 eğitim-öğretim yılında, İstanbul ili Büyükçekmece ilçesinde bulunan Recep Güngör Lisesi?nde öğrenim gören, 10. ve 11. sınıf öğrencileri üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırma grubu 35 erkek 25 kız olmak üzere 60 öğrenciden oluşmaktadır.Araştırma kapsamında; lise öğrencilerinin yılmazlık düzeyini ölçmek üzere Yılmazlık Ölçeği, denetim odağını ölçmek üzere Nowicki-Strickland Denetim Odağı Ölçeği kullanılmıştır.Deneysel yöntem kullanılarak gerçekleştirilen araştırma; Gerçeklik Kuramına Dayalı Psiko-Eğitim Programının uygulandığı iki deney grubu, etkileşim grubu şeklinde yürütülen bir plasebo kontrol grubu ve hiçbir işlem yapılmayan kontrol grubu olmak üzere toplam 4 çalışma grubundan oluşmaktadır. Verilerin analizinde Gerçeklik Kuramına Dayalı Psiko-Eğitim Programının lise öğrencilerinin yılmazlık düzeylerinde ve denetim odağı düzeylerinde anlamlı farklılık gösterip göstermediğini belirlemek üzere Wilcoxon testi, Man Whitney-U test ve Kruskall Wallis analizleri yapılmıştır.Araştırma sonucunda; Gerçeklik Kuramına Dayalı Psiko-Eğitim Programının uygulandığı her iki deney grubundaki öğrencilerin, Yılmazlık Ölçeği puanlarında etkileşim grubuna ve kontrol grubuna göre anlamlı düzeyde artış olduğu görülmektedir. Ayrıca; deney gruplarındaki öğrencilerin Nowicki-Strickland Denetim Odağı Ölçeği puanlarında, etkileşim ve kontrol gruplarına göre içsel denetim yönünde anlamlı düzeyde artış olduğu görülmektedir. Yapılan izleme ölçümlerinde, deney gruplarındaki öğrencilerin yılmazlık düzeyinde ve içsel denetim yönünde değişimin uzun süreli olduğu belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Gerçeklik Kuramı, Yılmazlık, Denetim Odağı
Görselleştirme yaklaşımı ile yapılan matematik öğretiminin öğrencilerin bilişsel ve duyuşsal gelişimi üzerindeki etkisi
Bu çalışmanın amacı görselleştirme yaklaşımı ile yürütülen matematik öğretiminin, öğrencilerin bilişsel ve duyuşsal gelişimleri üzerindeki etkisini ortaya çıkarmaktır. ?Öntest-sontest kontrol gruplu model? ile yürütülen bu araştırmanın çalışma grubunu 2010-2011 eğitim-öğretim yılında, İzmir ilindeki biri özel, biri resmi olmak üzere iki ilköğretim okulunun 8. sınıfında öğrenim gören öğrenciler oluşturmaktadır.Araştırmada bilişsel özellikler soyut düşünme ve akademik başarı, duyuşsal özellikler ise tutum, başarı güdüsü ve öğrenilmiş çaresizlik boyutları ile incelemeye alınmıştır.Seçilen konuya ait kazanımlar saptandıktan sonra deney grubunda yapılan uygulamada kullanılmak üzere yapılandırmacı yaklaşıma uygun, görselleştirme yaklaşımının öngördüğü doğrultuda bir bölümü bilgisayar ortamında olmak üzere uzman görüşlerinin onayıyla hazırlanan nitelikli ve kullanışlı, görsel içerikli ders materyalleri kullanılmıştır. Bilgisayar desteği ile hazırlanan materyallerde görsel ve işitsel efektlerin kullanımına özen gösterilmiştir. Bunun için Flash CS5, Swish Max, iSpring ve Power Point programları kullanılmıştır.Araştırmada görselleştirme yaklaşımının duyuşsal gelişimi üzerindeki etkisini ölçmek amacıyla Nazlıçiçek ve Erktin (2002) tarafından hazırlanan ?tutum ölçeği?, Umay (2002) tarafından hazırlanan `Başarı Güdüsü' ölçeği ve araştırmacılar tarafından geliştirilen ?Matematikte Öğrenilmiş Çaresizlik Ölçeği? kullanılmıştır. Bilişsel boyut ise araştırmacılar tarafından hazırlanan ?Cebirsel İfadeler ve Denklemler Başarı Testi? ve ?Matematikte Soyut Düşünme Testi? ile ölçülmüştür.Resmi okul sonuçları görselleştirme yaklaşımının öğrencilerin matematiğe yönelik tutumlarını, başarı güdülerini, öğrenilmiş çaresizliklerini, soyut düşünme becerilerini ve akademik başarılarını olumlu yönde etkilediğini göstermiştir. Özel okul sonuçları ise görselleştirme yaklaşımının öğrencilerin tutum, başarı güdüsü ve öğrenilmiş çaresizlikleri üzerinde etkili olmadığını ancak soyut düşünme becerileri ve akademik başarılarını olumlu yönde etkilediği sonucunu ortaya çıkarmıştır. Ayrıca matematiğe yönelik tutum, başarı güdüsü, akademik başarı ve soyut düşünme değişkenlerinin birbirleriyle pozitif yönde, öğrenilmiş çaresizlikle ise negatif yönde ilişkili olduğu görülmüştür.Anahtar Sözcükler: Görselleştirme Yaklaşımı, Matematiğe Yönelik Tutum, Başarı Güdüsü, Matematikte Öğrenilmiş Çaresizlik, Soyut Düşünme.
Âşık kollarında gelenek, etkileşim, eğitim ve Pir Sultan Abdal kolunun oluşumu
Bu çalışmada, XVI. yy.dan itibaren ortaya çıktığını kabul ettiğimiz âşıkların, gelenekleri sonucu ortaya çıkan âşık kollarında gelenek, etkileşim, eğitim unsurları ele alınmış ve var olan âşık kollarına bir yenisi eklenerek Pir Sultan Abdal Kolu oluşturulmuştur.Çalışmada âşık kavramı, âşıkların genel özellikleri, âşık edebiyatı, âşık edebiyatında gelenek ve âşık kolları hakkında ön bilgi verilmiş ve bugüne kadar tespit edilen âşık kollarına şematik olarak yer verilmiştir. Âşık kollarında gelenek unsurları ayrıntılı olarak ele alınmış ve her âşık kolunda gelenek uygulanışı aynı olduğu için Emrah Kolu üzerinde örneklendirilmiştir. Âşık kollarının oluşmasını sağlayan etkileşim ve eğitim unsurları üzerinde durulmuştur.Halk edebiyatının en önemli görevlerinden biri olan eğitim âşık kollarında da karşımıza çıkmaktadır. Halkın eğitiminde önemli bir yere sahip olan âşıkların şiirlerine Emrah Kolundaki âşıklardan yola çıkarak örnekler verilmiştir.Çalışmanın son bölümünde ise âşık gelenekleri, eğitim, etkileşim bağlamında incelenen âşık kollarına neden Pir Sultan Abdal Kolunun da eklenmesi gerektiği ortaya konulmuştur.Anahtar Kelimeler: Âşık kolları, Pir Sultan Abdal Kolu, Türkçe, Eğitim.
Bâkî'nin gazellerinin estetik çözümlemesi ve eğitim sürecinde kullanımı
Divan Edebiyatı üzerine yapılan araştırmalar ya anlambilimsel çalışmalar ya da şairlerin hayatlarını, dönemin zihniyet özelliklerini inceleyen çalışmalardır. Son zamanlarda eser merkezli çalışmalar yapılmaya başlanmış olması sevindirici olmakla beraber bunlar daha çok bir gazelin, bir kasidenin ya da bir mesnevinin incelemesidir.Bu çalışmada eser merkezli yöntemler kullanılarak Bâkî'nin gazellerinin estetik değerleri tespit edilecektir. Bugüne kadar bir şairin gazelleri bu yöntemler kullanılarak incelenmemiş ve şerhlerden yola çıkılarak değer tespitlerin yapılmaya çalışılmıştır. Bu çalışmanın özgün yanı da eser güzelse neden güzel olduğunu, estetik anlamda eseri değerli kılan unsurların neler olduğunu tespit etmek olacaktır.Dünyada 1915'li yıllarda Rus Biçimcilerinin çalışmalarıyla ağırlık kazanmaya başlayan eser merkezli çalışmalar Yeni Eleştiri, Yapısalcılık, Göstergebilim gibi adlarla çeşitlenerek ve gelişerek şiir dili kavramını geliştirmiştir. Eserin estetik değerinin ne olduğu bilimsel ilkelerle ortaya koyulmaya başlanmıştır. Bu projenin amacı da bu ilkeleri Divan Edebiyatında önemli bir şair olarak kabul edilen Bâkî'nin gazellerine uygulamak ve bilimsel ilkeler ışığında eseri merkeze alarak estetik değerin tespitini yapmaktır.Bu projenin diğer amacı da elde edilen verilerden yola çıkarak öğrencilere Divan Edebiyatı sanatçılarının sanat yönlerini, sözcüklere hükmedebilme, onları estetik şekilde bir araya getirebilme kudretlerini fark ettirmektir. Öğretmenlere değişen müfredata uygun olarak metin inceleme yöntemlerini göstermek açısından faydalı olacaktır.
Kemal Tahir'in romanlarında kadın ve eğitim
Çağının aynası konumunda olan yazarlar, yaşadığı dönemin siyasî, sosyal, ekonomik ve kültürel özellikleri başta olmak üzere, pek çok değerine, romanlarında yer verirler. Yaşadıkları dönemin atmosferini; kendilerine özgü, yetenekli, belirgin ve etkileyici bir yazı diliyle yansıtırlar.Kemal Tahir, on dokuz romanını kaleme aldığı süre zarfında, yakından takip ettiği sosyal ve siyasî gelişmeleri kimi zaman eleştirel kimi zaman çözümcü bir şekilde eserlerinde ele almıştır. Hayatının 1938-1950 yılları arasındaki dönemini, tutuklandığı ve mahkûm edildiği `Bahriye Davası' nedeniyle hapishanelerde geçiren yazar, bu dönemde yattığı Çorum, Çankırı, Malatya, Nevşehir cezaevlerinde Anadolu insanını yakından tanıma fırsatı bulur.Kemal Tahir, bu dönemden itibaren oluşturmaya çalıştığı ?Anadolu Türk'ü? mozaiğinin içinde kadına ayrı bir önem verir. Köy romanları, Tarihî romanlar ve Hapishane romanları başlıkları altında gruplandırabileceğimiz romanlarında, farklı kadın tiplerine ve özelliklerine değinir.Kadınların aile içindeki konumları, evlilikten beklentileri ve eşleriyle yaşadıkları sorunlar, cinselliğe olan eğilimleri, yazarın hemen hemen tüm romanlarında karşımıza çıkar. Bununla birlikte romanlarında `Osmanlı Kadın' tabiriyle ifade edebileceğimiz, kişilik ve yöneticilikleri bakımından güçlü kadınlar ön plana çıkabildiği gibi; çevresindeki insanlara, milletine veya vatanına karşı sorumluluk hisseden, kendisini bu değerlere adayan kadınlar da romanlarda yer alır. Yazarın romanlarında idealize edilen tüm kadınların bu özellikleri taşıması ayrıca dikkat çekicidir.Kemal Tahir romanlarında idealize kadınlarının yanı sıra, suça meyilli ya da suçlu kadınlara da yer verir. Hapishanedeki tutuklu veya mahkûm kadınların durumlarına da değinerek, kimi zaman eleştirel kimi zaman ise acıyan bir tavırla ?drama düşmüş? olan bu kadınları ele alır.Kemal Tahir, Bozkırdaki Çekirdek romanında Köy Enstitüleri aracılığıyla eğitim konusunu ve eğitim için uygulanan politikayı değerlendirir. Bu okulların ülkenin eğitim yaşamına çok katkısı olmadığını ve politik amaçlara hizmet ettiği tezini savunur. Bununla birlikte, yazarın romanlarında, genel olarak eğitim ve içeriği hakkında pek fazla bilgiye rastlanmaz. Köy ve hapishane romanlarında halk, özellikle cehalet ve bunun sonucu olan birtakım yanlış inanışlarla ön plana çıkar. Yazar, eğitimli kişilere ise genellikle tarihî romanlarında yer verir. Ancak onlarında aldıkları eğitim hakkında verilen bilgi ayrıntılı değildir.Yazarın romanlarında çok farklı kesimden çeşitli kadın tipleri ve yaşadıkları problemler dile getirilmiştir. Yazara göre, bu sorunun en önemli nedeni kadınların gerek toplumsal hayatta gerek özel hayatlarında pasif kalmalarıdır. Bununla birlikte erkek egemenliğinin olduğu toplumsal yapı, kadına gereken değeri vermemekte onu genel olarak cinsel bir obje olarak görmektedir. Romanlarda bu durumun kadına yansıması anlatılırken eğitimin kadınlar açısından önemi, olaylar ve bu olaylara karşı takınılan tavırlar üzerinden verilmektedir.
Zihinsel engelli ergenlerin sosyal beceri düzeyleri ve davranış problemleri ile ebeveynlerinin genel öz yeterlilik algı düzeylerinin karşılaştırılarak incelenmesi
Bu araştırmanın amacı zihinsel engelli ergenlerin, sosyal beceri düzeyleri ve davranış problemleri ile ebeveynlerinin genel öz yeterlilik algı düzeylerini karşılaştırılarak incelemektir. Ayrıca öğrencilerin sosyal yeterlilik düzeyleri ve davranış problemlerinin çeşitli değişkenlere göre farklılaşıp farklılaşmadığı, araştırmanın alt amaçlarını oluşturmaktadır. Bu araştırmada var olan durum değiştirilmeden, olduğu gibi betimlenmek istendiğinden ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır.Araştırmanın evrenini eğitilebilir düzeyde zihinsel engele sahip ergenler (11-21 yaş) ve onların anne-babaları oluşturmaktadır. Bu araştırmaya 59'u kız, 102'si erkek olmak üzere 161 öğrenci katılmıştır. Araştırmaya katılan ergenlerin hepsi, İzmir ilinde, eğitilebilir düzeyde zihinsel engelli öğrencilere eğitim vermekte olan resmi özel eğitim okulları ile kaynaştırma programı uygulayan devlet okullarına devam etmektedirler. Ayrıca araştırmaya katılan ebeveynlerin 59'u baba, 126'sı annedir.Araştırmada, öğrencilerin okul içi sosyal yeterlilik düzeyleri ve problem davranışlarını ölçmek için, Okul Sosyal Davranış Ölçekleri (OSDÖ) ile ebeveynlerin genel öz yeterlilik algılarını ölçmek için ise Genel Öz Yeterlilik Ölçeği Türkçe Formu kullanılmıştır. Araştırmaya katılan öğrenci ve ebeveynlerin demografik özelliklerini belirlemek amacıyla, `Öğrenci-Ebeveyn Bilgi Formu' araştırmacı tarafından hazırlanmıştır. Elde edilecek verilerin analizinde SPSS 1.5 programından yararlanılmıştır.Araştırma sonuçlarına göre, zihinsel engelli ergenlerin sosyal beceri düzeyleri ile ebeveynlerin genel öz yeterlilikleri arasında pozitif yönlü; zihinsel engelli ergenlerin davranış problemleri ile ebeveynlerin genel öz yeterlilikleri arasında ise negatif yönlü bir ilişki bulunmaktadır.
Yabancıların Türkçe öğrenme yeterlilikleri
Bu çalışmada İzmir'deki üniversitelerde görev yapan yabancı öğretim elemanlarının Türkçe öğrenme yeterlilikleri, Türkçeye ve Türk kültürüne yönelik ilgileri araştırılmış, Türkçe kullanımlarında yaptıkları hatalar değerlendirilmiştir.Araştırma, İzmir Ekonomi Üniversitesinde, çeşitli bölümlerde görev yapan yabancı öğretim elemanlarıyla sınırlandırılmıştır. Veri toplama aracı olarak kapalı / açık uçlu sorulardan oluşan ?Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formu? kullanılmıştır. Araştırma verileri SSPP 15.0 programına aktarılarak çözümlenmiştir. Araştırmada belgesel tarama yöntemi de kullanılmış, yabancı dil olarak Türkçe öğretimine yönelik durum analizi yapılmıştır.İzmir Ekonomi Üniversitesi gerek üniversitenin eğitim dili, gerekse sunduğu seçmeli yabancı diller bakımından zengindir. Bu sebeple çeşitli ülkelerden gelen birçok öğretim elemanının görev yaptığı bir üniversitedir. İzmir Ekonomi Üniversitesinde Avrupa, Amerika, Afrika ve Asya ülkelerinden de birçok yabancı öğretim elemanı görev yapmaktadır.Bu öğretim elemanları üniversitenin içinde ve dışında Türk kültürüyle iç içedir. Türk kültürünün tanıtılmasında ise Türkçenin önemi büyüktür. Çok genel düşünüldüğünde kültürlerin birbirini tanıması, kaynaşması önyargıların yok edilmesi ve uluslararası barışın geliştirilmesinde bu öğretim elemanlarının Türkçeyi öğrenmesi, Türk kültürünü öğrenmesi önemli bir rol oynayacaktır.Araştırmada, ülkemizde görev yapan yabancı uyruklu öğretim elemanlarının Türkçe yeterlilikleri ve Türk kültürüne yönelik ilgileri; öğretim elemanlarının cinsiyet, yaş, geldikleri ülke, alanları (branş), Türkiye'de bulunma süreleri, öğrenmede güçlük çektikleri beceri alanları, Türkçe öğrenme yolları, medeni halleri, Türkiye'de yaşamaktan ve Türkçe Öğrenmekten duydukları memnuniyet gibi değişkenler göz önüne alınarak araştırılmıştır.Sonuç olarak; İzmir Ekonomi Üniversitesinde tam zamanlı olarak görev yapan 55 yabancı öğretim elemanından; kadın öğretim elemanlarının, erkek öğretim elemanlarına oranla, yaşça genç olan öğretim elemanlarının diğer öğretim elemanlarına göre dil ediniminde daha başarılı oldukları görülmüştür. Asya kıtasından ülkemize gelen öğretim elemanlarının Türkçe yeterliliklerinin Avrupa, Amerika ve Afrika kıtalarından gelen öğretim elemanlarına göre daha yüksek olduğu, dil öğretmenlerinin diğer alanlarda görevli öğretim elemanlarına oranla daha başarılı oldukları sonucuna varılmıştır. Türkiye'de uzun süre bulunan yabancı öğretim elemanlarının dil ediniminde daha başarılı oldukları, öğretim elemanlarının başarıları ve beceri alanları arasında anlamlı bir fark bulunmadığı, öğretim elemanlarının başarıları ve medeni halleri arasında anlamlı bir fark bulunmadığı, Türkiye'de yaşamaktan ve Türkçe öğrenmekten memnun olan öğretim elemanlarının başarıları ve memnuniyetleri arasında anlamlı bir fark bulunmadığı görülmüştür. Ayrıca Yabancı öğretim elemanlarının Türkçe kullanımında yaptıkları hatalar incelenmiştir.Anahtar Kelimeler: Yabancı dil olarak Türkçe öğretimi, yabancı öğretim elemanları, Türkçe yeterlilik, çeşitli değişkenler, İzmir Ekonomi Üniversitesi