
6
Archived Theses
0
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Discipline
Aile ve çocuk katılımı odaklı ekoturizm aktivitelerinin çevresel ve toplumsal açılardan değerlendirilmesi
Ekoturizm; doğal ve kültürel kaynakların korunmasını, yerel halkın yaşam şartlarının geliştirilmesi hedefleyen ve halkın aktivitelerden fayda sağlamasını amaçlayan halkın refahını düşünen her mevsim yapılabilen bilinçli ve sürdürülebilir bir turizm türüdür. Son yıllarda turizm hareketine katılan insanların turizmden beklentileri değişmekte ve insanlar alışılmış ve kalabalık turizm merkezlerinden uzaklaşarak alternatif turizm türlerine yönelmektedir. Açık hava rekreasyon arayışlarının bireyler üzerinde bilişsel, fiziksel ve duygusal olarak yararlı etkiler yaratma kapasiteleri nedeniyle tercih edilen faaliyetler olduğunu ortaya koyan araştırmalar yapılmıştır. Dahası, bu faaliyetler önemli bir ekonomik yatırım gerektirmez ve bireysel tercihlere hitap eden çok çeşitli eğlence seçeneklerini kapsar. Bu çalışma, Türkiye'nin kırsal ve doğal bölgelerindeki ekoturizm faaliyetlerinin araştırılmasını, özellikle ailelerin ve çocukların katılımına vurgu yaparak incelemekte, örnek organizasyonlar, kamp alanları ile ilgili bir envanter oluşturulmuş, aktivitelerin gerçekleştiği organizasyonların sunduğu imkanlar ve olanaklar değerlendirilmiştir. Çalışma kapsamında Türkiye'de toplam 10 aile ve çocuk katılımı odaklı ekoturizm aktiviteleri sunan organizasyonlar ve kamplar değerlendirilmiştir. Bu organizasyon ve kampların sunduğu aktiviteler, etkinlikler, aile ve çocuklara sunduğu çevre ve doğa bilinci bireylerde zihinsel, sosyal ve fiziksel etkileri ayrıca aktivitelerin çevresel ve toplumsal açılardan değerlendirilmesi üzerine çalışma yapılmıştır.Çalışmada nitel araştıma yönteminde çok sık kıllanılan sözlü mülakat yöntemi kullanılarak, araştırmanın sonuçları, betimsel analiz yöntemiyle elde edilen verileri içermekte olup, bu veriler çalışmanın analiz bölümünde toplumsal ve çevresel açılardan değerlendirilmiş ve bu değerlendirmelerin temelinde öneri ve stratejiler geliştirilmiştir. Çalışma doğa ve çevre bilincinin gelişmesine katkı sağlama, çevre eğitiminin önemini vurgulama, tarihsel ve kültürel kimliğin olumsuz etkilerden korunmasını amaçlama bakımından önem arz etmektedir. Ayrıca, bu faaliyetlerin hem niteliğini hem de sayısını artırmaya özel bir vurgu yaparak, ailelerin ve çocukların ilgisini çekmeye odaklanan ekoturizm çabalarının geliştirilmesi önerilmektedir. Ayrıca, bu faaliyetleri tanıtmak ve pazarlamak ve bunlar hakkında bilgi yaymak için uygun stratejilerin uygulanması önerilmektedir.
Banka çalışanlarının ekoturizm algı ve tutumlarının değerlendirilmesi
Bu çalışmada özel bir bankanın Batı Karadeniz Bölgesinde yer alan tüm şubelerinde çalışan personelinin eko-turizme ilişkin algı ve tutumlarını ölçmek hedeflenmektedir. Bu amaçla, anket tekniği kullanılarak, farklı pozisyonlarda görev yapan aynı bankanın toplamda 92 banka çalışanının görüşlerinin saptanması hedeflenmiştir. Elde edilen verilerin analizi için SPSS 22.0 programı kullanılarak, sıklık ve yüzde analizleri, ortalama ve çapraz tablo analizleri ile çözümlenmiştir. Bu kapsamda, araştırmaya katılan personelin cinsiyet, yaş, medeni durum, çalıştığı il, ekoturizm kaynağına yakınlığı, ekoturizm faaliyetlerine katılma sıklığı, çevresel sorumluluk ve bilinç düzeyi, serbest zaman miktarı ve serbest zamanı değerlendirme alışkanlıkları, kitle turizm ve ekoturizm tercihleri belirlenerek, aralarında ilişki olup olmadığı, iş tatmini ve motivasyonlarına katkısı ölçülmüştür.
Ekoturizm rotası geliştirilmesinde yerel halk algısınındeğerlendirilmesi: Konuralp örneği
Turizm, değişen talepler doğrultusunda sürekli olarak dönüşen dinamik bir yapıya sahiptir. Son yıllarda kitle turizminin yanı sıra alternatif turizm türlerinden biri olan ekoturizm, doğa ile bütünleşme isteğinin artmasıyla öne çıkmıştır. Bu bağlamda çalışma, Düzce ili Konuralp bölgesinin sahip olduğu doğal ve kültürel mirasın ekoturizm açısından değerlendirilmesini ve yöre halkının bu sürece yönelik algı ve tutumlarını incelemeyi amaçlamaktadır. Araştırma süreci, envanter, analiz ve sentez olmak üzere üç temel aşamada yapılandırılmıştır. Envanter aşamasında saha çalışmaları ve literatür taramaları aracılığıyla bölgenin doğal ve kültürel unsurları detaylı biçimde incelenmiş ve kayıt altına alınmıştır. Analiz aşamasında, yerel halkın ekoturizme yönelik algı ve görüşlerini ölçmek amacıyla anket uygulanmış, gözlem formları ile veriler sistematik olarak toplanmış ve arazi çalışmalarıyla bölgenin fiziki yapısı yerinde incelenmiştir. Bu veriler doğrultusunda bölgenin güçlü ve zayıf yönleri ile fırsat ve tehditlerini belirlemek amacıyla GZFT analizi gerçekleştirilmiştir. Sentez aşamasında ise elde edilen bulgular bütüncül olarak değerlendirilmiş ve yerel halkın görüşleri ışığında potansiyel bir ekoturizm rotası önerisi geliştirilmiştir. Sonuç olarak, Konuralp'in doğal, kültürel ve tarihi mirası ile yerel halkın sürece katılımı dikkate alındığında, bölgenin alternatif bir ekoturizm destinasyonu olarak geliştirilme potansiyeline sahip olduğu ortaya konulmuştur. Anahtar Kelimeler: Turizm, Ekoturizm, Konuralp, Yerel Halk, Sürdürülebilirlik
Milli Eğitim Bakanlığı kurumlarında görev yapan öğretmenlerin rekreasyon etkinliklerine katılımlarının mutluluk ve yaşam kalitesine etkileri (Düzce örneği)
MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI KURUMLARINDA GÖREV YAPAN ÖĞRETMENLERİN REKREASYON ETKİNLİKLERİNE KATILIMLARININ MUTLULUK VE YAŞAM KALİTESİNE ETKİLERİ (DÜZCE ÖRNEĞİ) Şule Nur ÇAPAKLI Düzce Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Ekoturizm Anabilim Dalı Yüksek Lisans Tezi Danışman: Doç. Dr. Serir UZUN Temmuz 2025, 84 sayfa Günümüz modern yaşamında, teknolojinin hızlı gelişimiyle birlikte şehirleşme ve sanayileşmenin artması, makinelerin insan gücünün yerini almasına neden olmuş, bu durum bireylerin daha fazla boş zamana sahip olmasını sağlamıştır. Bu gelişmeler doğrultusunda, boş zamanın verimli değerlendirilmesi ve rekreasyonel faaliyetler önem kazanmaya başlamıştır. Rekreatif etkinliklerle geçirilen zamanın bireylerin psikolojik ve fiziksel iyilik halleri üzerinde olumlu etkiler yarattığı, aynı zamanda mutluluğu ve bireysel verimliliği artırmada önemli bir rol oynadığı bilinmektedir. Buna karşın, boş zamanın verimli kullanılmaması ya da tamamen boşa harcanması, bireylerin ruh hali üzerinde olumsuz etkiler bırakabilmektedir. Kişi, temel yaşam sorumluluklarını yerine getirdikten sonra kalan zaman diliminde kendini yenileyen, dinlendiren ve eğlendiren etkinliklere yönelerek yaşam kalitesini artırabilir. Ancak bireylerin bu tür faaliyetlere katılım düzeylerinin düşük olması, mutluluk seviyelerinin de azalmasına neden olabilir. Bu çalışmada amaçlanan, mesleki yaşamda stres, yorgunluk ve rutin iş yükü gibi olumsuzluklarla karşılaşan öğretmenlerin katıldıkları rekreasyonel faaliyetlerin mutluluk ve yaşam kaliteleri üzerindeki etkilerini incelemektir. Araştırma kapsamında toplam 454 öğretmene anket uygulanmış ve elde edilen veriler SPSS 22.0 programı kullanılarak analiz edilmiştir. Analiz sonuçlarına göre; katılımcıların yaşı, medeni durumu, çocuk sayısı, aile tipi, eğitim düzeyi, mesleki kıdemi, Düzce'de görev yaptığı yıl sayısı, hafta sonu çalışma durumu ve gelir düzeyi gibi değişkenler ile rekreasyonel etkinliklere katılım sıklıkları arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar belirlenmiştir (p<0,05). Ayrıca öğretmenlerin rekreasyon faaliyetlerine katılım düzeylerinin hem mutluluk hem de yaşam kaliteleri üzerinde olumlu etkiler yarattığı görülmüştür. Yapılan regresyon analizi sonucunda, mutluluk ile yaşam kalitesi arasında anlamlı ve pozitif bir ilişki olduğu; mutluluk düzeyleri arttıkça yaşam kalitelerinin de yükseldiği, tersine mutluluk düzeyleri düştükçe yaşam kalitelerinin de olumsuz yönde etkilendiği ortaya konulmuştur. Anahtar Sözcükler: Boş zaman, Mutluluk, Öğretmen, Rekreasyon, Yaşam kalitesi
Ceza infaz kurumları çalışanlarının rekreasyon faaliyetlerinin yaşam kalitesine etkileri
Bu çalışma Düzce T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu çalışanlarının yapmış oldukları rekreasyon faaliyetlerinin yaşam kalitesine etkilerini tespit etmek amacıyla yapılmıştır. Ceza İnfaz Kurumları yapıları ve çalışma koşulları gereği diğer kamu kurumlarını göz önüne aldığımızda koşulların zor, yorucu ve daha kısıtlı şartlarda çalışıldığı görülmektedir. Bu kurumlar muhtemel sabotajlara karşı önlemlerin alınması, duvarlarının ve temellerinin firara karşı kalın olması, jiletli teller ile çevrili teknik ve fiziki güvelik önlemlerinin en üst seviyede olduğu kurumlardır. Araştırma Düzce T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda çalışan 222 katılımcı oluşturmaktadır. Araştırmaya katılan çalışanlardan elde edilen verilerin analizinde tek yönlü varyans analizi (ANOVA) testi uygulanmış ve Tukey testi ile sorular arasındaki ilişkiyi tespit etmek amacıyla pearson korelasyon analizi kullanılmış, ölçümler yapılarak araştırma konusuna yönelik ölçekler arasında ki ilişkilerin tespitinde p<0,05 değeri baz alınmıştır. Genç ve öğrenim düzeyi yüksek olan çalışanların rekreasyonel faaliyetlere daha fazla katıldığı ve mutlu oldukları; bunun sonucunda da yaşam kalitelerini pozitif yönde etkilediği tespitine varılmıştır.
Ekoturizmin turizm yöneticileri tarafından algılanması: Giresun ili turizm yöneticileri üzerine bir araştırma
Değişen hayat koşulları insanların hem yaşam biçimlerine hem de turizm davranışlarına yansımaktadır. Turizmin çeşitlendirilmesi turizm yöneticilerinin de yönlendirmesiyle daha uzun dönemlerde daha geniş coğrafyalarda her geçen gün genişlemektedir. Bu doğrultuda son yıllarda yaşanan çevre olaylarına tepkisel olarak gelişen hassasiyet, ardından ortaya çıkan salgın hastalıklar, insanların turizm tercihlerini doğaya faydalı olmak ve kalabalıktan uzaklaşma arzusu ile sürdürülebilir turizm faaliyetlerine yöneltmiştir. Bu turizm çeşitlerinden son zamanlarda en çok tercih edilenlerinden biri de ekoturizm faaliyetleri olarak ortaya çıkmaktadır. Bu çalışma, ekoturizm faaliyetleri bakımından Türkiye'nin önemli bir bölgesi olan Karadeniz bölgesinde hızla yükselen ekoturizm alanları ve ekoturistlerin tercih noktalarından Giresun ilinde turizm yöneticilerinin ekoturizm algılarını ortaya koymak amacıyla yapılmıştır. Çalışma evrenini Giresun ilinin ekoturizm potansiyeli doğrultusunda ilde faaliyet gösteren turizm kuruluşlarındaki turizm yöneticileri oluşturmaktadır. Çalışmada evreni temsil edecek kitlenin alanında uzman yöneticiler olması, araştırma yönteminin çok kriterli karar verme yöntemlerinden Analitik Hiyerarşi Süreci (AHP) olarak seçilmesini gerekli kılmaktadır. Bu doğrultuda araştırmada örneklem olarak 10 turizm yöneticisinin görüşlerinden faydalanılmıştır. Çalışma üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde ekoturizm kavramı, önemi, gelişimi, etkileri ve türleri açıklanmış, Dünya'da ve Türkiye'de ortaya konulan ekoturizm uygulamaları ile alan yazında yer alan uygulamalar ele alınmıştır. İkinci bölümde, Doğu Karadeniz bölgesinin turizm alanları, Giresun ili ekoturizm potansiyeli, Giresun ili mevcut ekoturizm çeşitleri ve bölgeye olan etkileri, turizm işletmelerinde ekoturizm, Giresun ili ekoturizm verileri ile ekoturizme etki eden faktörler ve benzer ekoturizm çalışmalarına değinilmiştir. Son bölümde ise, çalışmanın yöntemine ilişkin temel bilgiler verilmiş ve veri, analiz, bulgular ortaya konularak sonuç ve öneriler belirtilmiştir. Çalışmada kullanılan Analitik Hiyerarşi Prosesi (AHP) önceden belirtilmiş olan kriterlerin ikili karşılaştırma matrisi oluşturularak geometrik ortalamaları alınarak karar matrisleri ortaya koyulmuştur. Çalışmada turizm yöneticilerinin ekoturizm algısında etkili olan sekiz kriter üzerinden daha önceden yapılmış ve güvenilirliği test edilmiş anketlerden faydalanılarak oluşturulan sorularla toplanan veriler değerlendirmeye alınmıştır. Çalışmanın sonucunda, katılımcıların yarıya yakınının on yıldan fazla turizm alanında yöneticilik tecrübesine sahip olması ve üçte birlik kısmının turizm alanında işletme sahibi olan yöneticilerden oluşması verilerin önemini ortaya koymaktadır. Bu sonuçlar doğrultusunda, ekoturizm destinasyonlarında gerçekleştirilen turizm faaliyetlerini etkileyen kriterlerin seçimine yönelik öncelik sıralaması en önem verilenden az önem verilene doğru sırasıyla güvenlik, ulaşım, fiyat, iklim, yayla turizmi, konaklama evleri, doğal şartlar olarak ortaya çıkmaktadır. Sağlıklı ve sürdürülebilir bir ekoturizm faaliyetinin gerçekleşmesi için güvenlik olmazsa olmaz kriter olarak ortaya çıkarken, Giresun ili ekoturizm faaliyetine katılacak olan ekoturistlerin turizm yöneticilerine göre, doğal şartları kabullenerek geldiği ve bu yüzden doğal şartların kriterler arasında çok etkili olmadığı ortaya koyulmuştur.