Düzce University
Anabilim Dalı

Mimarlık Anabilim Dalı

Düzce University

394

Arşivlenen Tez

0

DOI Atanmış

0%

DOI Oranı

Anabilim Dalı

50 Tez
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Samsun ili Havza ilçesi geleneksel konutlarının yapım tekniklerinin incelenmesi

Samsun ili Havza ilçesine bağlı yerleşimlerinde kültürel, sosyoekonomik ve mimari dokusu, günümüze kadar varlığını sürdürebilmiş ender yerleşimlerdendir. Bu yerleşim yerindeki mevcut özellikler, kültürel miras niteliği taşımakta ve mirasın gelecek nesillere ışık tutması gerektiği düşünülmektedir. Bu amaçla bu yerleşim sınırlarında yer alan, yapım tekniği ve malzeme kullanımı açısından özgün örnekler barındıran; Bahçelievler, Ilıca, Çakıralan, Cevizlik, Mürsel, Mesudiye, İmircik ve Paşapınarı mahallelerinden her mahalleden 5 adet geleneksel konut seçilerek toplam 40 adet konut incelenmiştir. Yakın tarihte inşa edilen betonarme yapılar tez çalışmasında kapsam dışı bırakılmıştır. Yerleşim yerleri ile ilgili fiziksel değerlendirmeler, yerinde inceleme ve fotoğraflamalar sonucu elde edilen veriler üzerinden değerlendirilmiştir. Geleneksel konutların, yapım tekniği ve malzeme, srüktürel durum, kapı, pencere, çatı ve kat adedi analizleri ile çözümlemesi yapılmıştır. Geleneksel yapım teknikleri ile yapılan Bahçelievler Mahallesi'ndeki Ali Osman Ağa Konağı'nın korunarak bu tekniklerin gelecek nesillerin de görebilmesi için söz konusu yapının ayakta kalması sağlanabilmelidir. Çalışma sonucunda; yerleşimlerde mevcut mimari doku korunarak ve geleneksel yapım teknikleri ile mevcut şartların iyileştirilmesi ortaya konmuştur. Ayrıca yaşam kalitesi arttırılarak sosyal ve fiziksel mekanın özgün kalitesi arttırılarak sosyal ve fiziksel mekanın özgün kalitesinin korunmasının sağlanması ve mevcut potansiyellere ve sorunlara koruma ilke kararları doğrultusunda uygulanabilir çözümler getirilmesinin gerekliliği ifade edilmiştir.

Eda Nur Kurt
Düzce University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İşitsel ve görsel konforun değerlendirilmesi üzerine bir araştırma: batı karadeniz'de özel eğitim anaokulu örneği

Sanayileşme ile insanlar zamanlarının büyük bir kısmını kapalı mekânlarda geçirmekte, sağlık sorunları olan bireylerde bu süre daha da artmaktadır. Bu durum dikkate alındığında, iç ortam değişkenlerinin toplum sağlığı üzerindeki etkisi öne çıkmaktadır. Çocuklar okul öncesi eğitimden itibaren zamanlarının çoğunu eğitim aldıkları kurumda geçirirler. Okul öncesi eğitimde sosyal çevre kadar fiziksel çevrenin de önemli olduğu göz önünde bulundurulunca eğitim yapısının mimari niteliği önem kazanmaktadır. Erken çocukluk özel eğitim disiplini dinamik ve Türkiye gibi gelişmekte olan ülkeler için bilimsel araştırmalar açısından yeni bir alandır. Özel gereksinimi çocuklara yaşamlarının erken döneminde müdahale etmenin yaşamsal bir öneme sahip olduğu göz önünde bulundurulduğunda alanın nitelikli hale getirilmesinin önemi de ortaya çıkmaktadır. Eğitim yapı tasarımında özel eğitim gerektiren çocukların nörotipik bireylerden fiziksel açıdan farklılıkları dikkate alınmaktadır fakat duyusal açıdan hassasiyetleri ihmal edilmektedir. Çalışma kapsamı iç mekân konfor parametreleri olarak belirlenmiş, görsel konfor (aydınlatma) ve işitsel konfor (gürültü kontrolü) parametreleri seçilerek konu sınırlandırılmıştır. Çalışmada ilk olarak özel eğitim gerektiren çocuk ve özel eğitim yapıları araştırılarak çalışma alanı ve grubunun önemi belirtilmiştir. Ardından belirlenen bir özel eğitim yapısında iki adet derslikte sınıf içi aydınlık seviye düzeyleri ve özel eğitim yapısı çevresinde gürültü ölçümleri yapılmıştır. Çalışma sonucunda seçilen iki sınıftan birinde aydınlık düzeyinin standart değerinin üstünde, diğerinde ise standart değerinin altında olduğu belirlenmiştir. Yapılan çevresel gürültü ölçümü ile işitsel ve işitsel olmayan sağlık sorunlarına yol açabilecek ses seviyesi düzeyleri tespit edilmiştir.

Betül Bilgehan Dulkadiroğlu
Düzce University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Prefabrikasyon teknolojisi ile yapı bilgi modellemesi (BIM) entegrasyonu: Türkiye örneği

Günümüzde inşaat sektörü; zaman, maliyet, kalite ve sürdürülebilirlik gibi farklı hedefler doğrultusunda değişmekte, bu süreçte prefabrikasyon teknolojileri alternatif bir üretim yöntemi olarak öne çıkmaktadır. Prefabrikasyon, yapı elemanlarının kontrollü fabrika ortamında üretilerek şantiye sahasına taşınıp monte edilmesini sağlayan endüstriyel bir inşaat sistemidir. Ancak bu üretim modelinin planlama, üretim, taşıma ve montaj süreçlerinde çok sayıda paydaşın eş zamanlı koordinasyonunu gerektirmesi; tasarım değişiklikleri, üretim gecikmeleri, iletişim aksaklıkları gibi yapısal sorunların ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Bu sorunların çözümünde dijital teknolojilerden faydalanılması kritik bir gereklilik haline gelmiştir. Bu çalışmanın temel amacı, Türkiye'de prefabrikasyon süreçlerinde karşılaşılan sorunları belirlemek ve bu sorunlara karşı Yapı Bilgi Modellemesi (BIM) entegrasyonunun sağlayabileceği katkıları çok yönlü olarak değerlendirmektir. Çalışma kapsamında; BIM teknolojisinin prefabrikasyon üzerindeki etkileri, sektörel farkındalık düzeyi, potansiyel faydaları ve uygulama engelleri analiz edilmiştir. Araştırma yöntemi olarak nicel analiz yaklaşımı benimsenmiş ve Türkiye Prefabrik Birliği'ne üye firmalara yönelik çevrim içi anket uygulanmıştır. Anket aracılığıyla katılımcıların demografik bilgileri, görev aldıkları prefabrikasyon süreçleri, firmalarının ölçeği ve yazılım kullanımı gibi değişkenler ile BIM'e dair görüşleri sistematik biçimde değerlendirilmiştir. Ayrıca, uluslararası BIM–prefabrikasyon entegrasyonuna dair başarılı uygulamalardan 10 örnek proje incelenerek değerlendirme yapılmıştır. Anket bulgularına göre, prefabrikasyon sürecinde en fazla sorun üretim aşamasında yaşanmakta olup; bunu depolama ve tasarım süreçleri izlemektedir. Revizyonlar, üretim gecikmeleri, tasarım hataları, ekip içi iletişim eksiklikleri gibi problemler süreç verimliliğini olumsuz etkilemektedir. Katılımcılar, BIM entegrasyonunun proje takibini geliştirme, görselleştirme ve çakışma kontrolü sağlama, revizyonları azaltma ve bilgi paylaşımını iyileştirme gibi konularda önemli katkılar sunabileceğini belirtmiştir. Bununla birlikte, eğitim ve uzman yetersizliği, yüksek yazılım maliyetleri, sınırlı sektörel talep ve düşük farkındalık düzeyi gibi engeller de BIM kullanımının yaygınlaşmasını zorlaştıran başlıca faktörler arasında yer almaktadır. Bu çalışma, Türkiye'de prefabrikasyon–BIM entegrasyonuna yönelik saha verilerine dayanan bütüncül bir analiz sunmakta; dijital dönüşüm, süreç iyileştirme ve sürdürülebilir üretim hedeflerine katkı sağlayabilecek özgün öneriler geliştirmektedir.

PrefabrikasyonTürkiyeYapı bilgi modellemesi
Özlem Bayrak
Düzce University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Mimari cephe tasarımında malzeme ve renk kullanımının kullanıcı algısı üzerine etkilerinin değerlendirilmesi: Ankara-Çankaya örneği

Binaların dış yüzü olan mimari cepheler, tasarımları ile kullanıcı ve kent arasında iletişimin kurulduğu ilk yer olup bir arayüz olarak değerlendirilmektedir. Mimari cephe tasarımında boyut, biçim, ölçek gibi parametrelerle birlikte en az bunlar kadar önemli yeri olan renk seçimi de binanın dış kabuğunu oluşturulan en önemli bileşenlerdendir. Son yıllarda, hızla artan nüfus ve kentlerin göç alması sebebiyle kentsel yapı ve bina tasarımları da yeni ihtiyaçlara göre değişmektedir. Bu değişiklikten renk faktörü de etkilenmektedir. Bu durumda malzeme, ürün, kullanıcı ve tasarımcı etkili olmaktadır. Bu çalışmada kullanıcı algısına göre tercihlerinin nasıl değiştiğinin, belirlenen çalışma alanları üzerinden incelenmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla farklı konut ve konut grubu tasarımlarından Ankara ilinden üç örnek belirlenerek analiz edilmiş ve karşılaştırılmıştır. Çalışma alanı Türkiye'nin ilk toplu konut örneği 1940'larda planlanmış olan Saraçoğlu Mahallesi, Yeşiltepe blokları projesi ve günümüze yakın bir zamanda, 2015 sonrası planlanmış olan Merkez Ankara projesi konutlarından oluşmaktadır. Bu bağlamda seçilen örneklerin cepheleri incelenerek biçim, malzeme, doku ve renk üzerinden sorular hazırlanmış, ilgili projelerin cepheleri dijital olarak görselleştirilmiş ve anket çalışması ile desteklenerek insanların cephe tercihleri cephe tasarımı, uyumluluk, doluluk-boşluk, algı ve malzeme konusunda ilk görüşteki algıları üzerinden incelenmiştir. Çalışma sonunda elde edilen sonuçların kullanıcı algısını anlamada ve ileride konut ve konut grubu tasarımında cephe tasarımına ilişkin bir değerlendirme aracı olacağı öngörülmektedir. Benzer alan çalışmaları farklı bağlamlarda yapılması tasarımcıların ve kullanıcıların karar verme aşamasında ölçülebilir sonuçlar elde etmelerini sağlayabilecektir.

Bilge Doğan
Düzce University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Enerji etkin kampüs tasarımının yapı bilgi modellemesi tabanlı morfolojik analizi: Düzce Üniversitesi araştırma hastanesi bölgesi

Küresel ölçekte artan kentleşme ile birlikte enerji verimliliği ve sürdürülebilirlik kavramları kentsel tasarım süreçlerinin önemli bileşenleri olarak kabul edilmektedir. Özellikle karmaşık ve çok fonksiyonlu yapı kümelerinden oluşan üniversite kampüsleri, enerji tüketiminin optimize edilmesi ve çevresel sürdürülebilirliğin sağlanması açısından kritik çalışma alanlarından biridir. Bu bağlamda, kampüslerin mekansal organizasyonunu belirleyen kentsel morfolojinin, enerji performansı üzerinde önemli etkiler oluşturduğu öne sürülmektedir. Bu çalışmanın temel amacı, enerji etkin kampüs tasarımında morfolojik özelliklerin rolünü Yapı Bilgi Modellemesi (BIM) tabanlı analizlerle bütüncül ve sistematik olarak değerlendirmektir. Çalışmada, öncelikle kent morfolojisi ve enerji etkin tasarım kavramları kapsamlı bir literatür taramasıyla ele alınmış, ardından BIM platformları üzerinden parametrik ve simülasyona dayalı analiz yöntemleri kullanılarak morfolojik parametrelerin kampüs enerji performansı üzerindeki etkileri incelenmiştir. Bu çerçevede, BIM tabanlı yazılım araçları kullanılarak gerçekleştirilen analizler kapsamında, kampüs alanlarının güneşlenme, gölgeleme, rüzgar dinamikleri, mikroklima ve gün ışığı dağılımları değerlendirilmiş, enerji verimliliği açısından optimize edilmiş morfolojik düzenlemeler önerilmiştir. Araştırma bulguları, kampüs ölçeğinde morfolojik kararların, enerji etkinliğini belirleyen çevresel koşulları anlamlı biçimde etkilediğini ve BIM tabanlı analiz araçlarının bu etkileri görünür kılarak tasarımcılara yol göstermede etkili olduğunu ortaya koymaktadır. Spesifik olarak, araştırma bulguları, kampüs ölçeğinde, yapıların yönlenmesi, yoğunluk ve kompaktlık oranları, açık yeşil alan kullanımı, yüzey-hacim ilişkileri gibi morfolojik parametrelerin enerji tüketimini belirgin biçimde etkilediğini ortaya koymaktadır. Araştırma sonuçlarından hareketle, tasarımcılara, planlamacılara ve karar vericilere yönelik bir dizi politika önerisi sunulmaktadır.

Meryem Badur
Düzce University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kent ve mimarlığın stratejik taktik ve operasyonel düzeylerde tartışılması

Teknolojinin hızla gelişmesi, dijital tabanlı tasarım yöntemlerinin sınırlarının genişletilmesi, farklı üretim modelleri ve yeni mekan alternatiflerinin hızla üretilmesi, kentlerin ve gündelik yaşam pratiklerinin, hızlı dönüşümünü başlatır ve güçlendirir. Kentlerde, biçimsel olarak yaşanan bu dönüşüm, aynı zamanda, sosyo-psikolojik ve sosyo-kültürel anlamda, bir değişimi hızlandırır. Modernizmle birlikte gelen yabancılaşma, yersizleşme kavramlarının metropol kentlerle birlikte gelişmesi, kentlerin sosyal/psikolojik değişiminin sonucudur. Biçimsel anlamda da yeni mekan arayışları, kuramsal alanda ve pratik alanda karşımıza çıkmaktadır.Bir mimari probleme/duruma karşı, bugün, "pozisyon alınmalı"dır. Günün değişen ve dönüşen yapısı ile mücadele etmek için, "alternatif/yaratıcı fikirler ve stratejiler" üretilmeli; kentlerin dönüşüm ve yenileme sürecine katkı sağlayabilecek alanlarda tasarımlar geliştirilmeli; biçimsel tasarımın önerilmesinden ziyade, kentsel planlamanın stratejisini/metadolojisini/kuramsal alt yapısını oluşturmak amaçlanmalıdır. Bu anlamda, kentsel/mimari tasarımın geleceğini öngörebilmek için, bugün, bitmiş projeler ya da çalışmalar sunmanın yerine stratejiler geliştirmenin, stratejik planlamanın önemi vurgulanmalıdır.Çağımızda gerçekleşen her türlü değişim ve dönüşüm, mimarlık pratiğini doğrudan etkilemekte olup, bu değişim ile baş etmenin yollarından birisinin de, mimari tasarıma, tasarlama ve representasyonuna stratejik yaklaşılması ve taktikler geliştirerek tasarım stratejilerinin oluşturulması; bu taktik ve stratejik kararların da operasyona dönüştürülmesinin sağlanması olduğu düşünülmektedir.Bu tez kapsamında, kavram olarak strateji, mimarın ve paydaşlarının elindeki bir tasarım aracı iken, taktikler ise, mimarın stratejilere ulaşmak için kullandığı araçlar olup, aynı zamanda, kent kullanıcısının zaman içerisinde geliştirdiği kamusal alanı kullanma biçimleridir. Kavramsal olarak operasyon/operatif olan ise, tasarım sürecinin ve mekanı tarifleyecek eylemin tasarlanması ve tasarımın eyleme geçirilmesidir.Günümüzde "Stratejik Mimarlık" başlığı altında tartışılan "mimarlıkta stratejik planlama ve tasarlama" açılımlarının geliştirilmesi yönünde çalışmalar yapılmalıdır. Bu çalışmada, günümüz kentlerinin kontrolsüz, önü alınamaz şekilde, biçimsiz ve içerikten yoksun, kendi halinde gelişmesi ile mücadele etmenin, salt stratejik tasarlama ile yapılamayacağı öngörülmektedir. Eksik kalan stratejik planlama ve tasarlama çalışmalarının tamamlanması ve geliştirilmesi için, yeni kentsel tasarlama taktikleri geliştirerek, geleceğe dönük stratejileri daha özgün ve başarılı kılacak operatif yaklaşımların geliştirilmesinin gerekliliği vurgulanmalı; stratejik, taktik ve operatif düzeylerde kent ile mücadele edilmeli; kente müdahalenin bu bağlamda tartışılması gerektiği benimsenmelidir.Anahtar Kelimeler : Stratejik, taktik, operatif, kentsel gelişim düzeyleri

Kamusal mekanlarKent planlamaKentsel dönüşüm+6
Saliha Aslan
Gazi University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2013
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

1930 yılından günümüze yarışma projeleri içinde konut mimarisine yönelik projelerin yeri ve değerlendirilmesi

Mimari ürünler arasında konut yapıları; toplumsal yapıyı oluşturan en küçük temel yapı taşlarından biri olan ailenin yapısını etkilemesi ve ailenin oluşumunu, gelişimini sağlaması açısından belki de en önemli ürünüdür. Konut birimleri küçük ölçekli yapılar olmakla ilgili kapsamlı bir içeriğe sahiptir. Ailenin kendi içerisinde özgürleştiği, dışarıdan sıyrıldığı, korunduğu, mahremiyetini koruduğu en küçük yapı birimidir. Anlamından ve içerisinde yaşanan pratiklerden kaynaklı değerli bir mekân olan konut birimlerinin aileyi de doğru etkileyebilmesi için doğru tasarlanması gerekmektedir. Ancak özellikle tanınmış birçok mimar tarafından süreli ya da süresiz yayınlarda yayınlanan yazı ve makalelerde her dönemde konut mimarisinin problemlerinin aşılamadığı yazılmaktadır. Bu tezin amacı, konut projelerinin elde edilmesinde kullanılabilecek yöntemler arasında yaygın olmayan bir yöntem olan yarışmaların konut mimarisinin nasıl etkilediğinin ve bu etkilenme sonucunda konut mimarisinde yaşanan problemlere döneminin ötesinde çözümler getirilip getirilemediğinin tespit edilmesi olmuştur. Bu çalışma yapılırken giriş bölümünde bazı hipotezler ortaya konulmuştur. Bu hipotezlerin doğruluğunun kanıtlanması için, öncelikli olarak dönemsel olarak yaşanan mimari ve konut mimarisi problemleri, ardından yarışma projelerinin yapımı ve elde edilmesi sürecinde yaşanan problemler incelenmiştir. Alan çalışmasının yapıldığı bölümde ise ilk bölümlerde yapılan çalışmaların üzerinde konut mimari proje yarışmaları incelenmiştir. Bu inceleme yapılırken 1930?dan günümüze kadar olan dönemler onar senelik periyotlara ayrılmış ve her sene içerisinde en az bir, en fazla 4 yarışma belirlenmiştir. Her bir yarışma belirlenen 7 başlık altında incelenmiştir. Belirlenen başlıklar üzerinden yarışma projeleri arasında karşılaştırma yapmak amaçlı analiz tabloları oluşturulmuştur ve sonuç bölümünde yapılan bütün çalışmalar ile birlikte giriş bölümünde bahsedilen hipotezler değerlendirilmiştir.

Konut mimarisiMimari yarışmalar
Gizem Kuçak Toprak
Gazi University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2013
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türk Ocakları ideolojisi ve mimarisi (1912-1931)

Osmanlı Devleti'nin gerilemeye başlamasıyla birlikte kurtuluş yolu olarak Türk aydınları Türk milliyetçiliği ideolojisini benimsemiş ve bu ideolojinin halk tarafından da benimsenmesi için çalışmalara başlamıştır. Bu çalışmalar sonucunda bir kurumsallaşma "Türk Ocakları" ile sağlanmıştır. Türk Ocakları, her alanda olduğu gibi mimarlık alanında da etkisini göstermiştir. İnşa ettikleri, kiraladıkları veya satın aldıkları yapılarla, verdikleri konferanslarla, kurumunun içindeki mimarlarla, Türk Yurdu dergisinde çıkan mimari yazılarla Türk Ocakları, mimarlık alanında da etkisini sürdürmüĢtür. Türk Ocakları üyesi olan ve Türk milliyetçiliğinin en önemli ideologlarından olan Ziya Gökalp'in "Milli hars ve garp medeniyeti sentezi" düĢüncesi mimarlık alanında etkili olmuĢtur. Bu fikir sadece Türk Ocakları yapılarının değil o dönem yapılan bütün kamusal yapıların temelini oluşturmuştur. "Türk Ocakları İdeolojisi ve Mimarisi (1912-1931)" adlı tez çalışmamızda öncelikle dönemin sosyal, kültürel, ideolojik yapısı incelenmiştir. Bu değiĢimin mimarlık alanındaki etkisi tartıĢılmıĢtır. 1912-1931 yılları arasındaki Türk Ocakları'nın inĢa ettiği ve daha önce mevcut olup da v kullanılan yapıların plan Ģemaları, mekân ihtiyaçları, cephe kompozisyonları yorumlanmıştır. Bu yapılar hakkında yapılan yorumlar tartışılmıştır. Türk Yurdu dergisindeki mimarlık yazıları incelenmiştir. Bütün bu incelemeler sonucunda Türk Ocakları'nın ve ideolojisinin mimarlık alanındaki yönlendirmeleri ve katkıları yorumlanarak alandaki eksiklik giderilmeye çalışılmıştır

Birinci Ulusal Mimarlık DönemiCumhuriyet ideolojisiTürk Ocakları+1
Oğuzhan Bozdağ
Gazi University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2013
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Mimari tasarım sürecinde mühendislik sorunlarının incelenmesi

Mimarlık, mekânları tasarlamaktır. Mimar, yapıları estetik ilkeler doğrultusunda tasarlar, kullanıcı isteklerini, yasa, yönetmelik ve mevzuatıyla fenni şartları dikkate alarak, yapım sürecini denetler. Tasarımların oluşturulabilmesi için gerekli olan disiplinleri organize eder; estetik, fonksiyonel mekânlar üretilmesini sağlar. Mimarın, organizasyonu sağlaması, diğer disiplinlerle iletişim kurması için diğer disiplinlerle ilgili bilgiye sahip olması gerekmektedir. Mekânlar, tasarım, yapım süreçlerinden sonra oluşmaktadır. Tasarım süreci analiz, sentez, değerlendirme, iletişim alt başlıklarında açıklanabilir. Proje açısından bakıldığında, tasarım evreleri; ön tasarım, avan proje, uygulama projesi olarak bilinmektedir. Tasarımlar multidisipliner çalışılarak tamamlanmaktadır. Tasarım evrelerinden sonra uygulama projesine dönüşmektedir. Tasarım sürecinde multidisipliner çalışmalar önemsenmediğinde tasarım sürecinde problemler, zorunlu değişiklikler ortaya çıkmakta, tasarım süreci uzamakta zaman, ekonomik kayıplar vb. sorunlara neden olmaktadır. Çalışmada, mimarlığın multidisipliner çalışma gerektiren bir bilim, sanat dalı olması nedeniyle tasarım sürecinde karşılaşılan mühendislik sorunları inşaat mühendisliği kapsamında incelenmiştir. Çalışma, betonarme yapıların uygulama projesi öncesindeki tasarım süreçlerini kapsamaktadır. Betonarme yapının tasarım sürecinde mimarın uyması gereken mühendislik kıstasları, inşaat mühendisliği kapsamında belirlenmiştir. Tasarlanan projelerin mühendislik kıstasları açısından uygunlukları yapının taşıyıcı elemanları bazında değerlendirilmiştir. Mühendislik kıstasları, her bir taşıyıcı yapı elemanı için; İmar Kanunu, TS 500, 2007 Deprem Yönetmeliği, İmar Yönetmelikleri gibi mevzuat şartlarına göre saptanmıştır. Çalışmada, örnek projelerde mevzubahis sorunlar saptanmış; mimar, mühendislerle yüz yüze görüşülmüş; iki meslek grubuna anketler yapılarak sorunlar saptanmıştır. Sorunların tasarım sürecinde kısa sürede çözülebilmesi, zaman-emek-ekonomi vb. kayıpların minimuma indirilebilmesi için önerilerde bulunulmuştur. Anahtar sözcükler: Avan proje, Betonarme yapı tasarımı, Mimari tasarım, Mühendislik sorunları, Tasarım süreci.

Betonarme yapılarMimari projelerTasarım süreci+2
Esra Çambel
Düzce University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Farklı iklim bölgelerindeki ofis binalarında yeşil çatıların bina ısıtma ve soğutma yüklerine olan etkilerinin analizi

Fosil tabanlı enerji kaynaklarının giderek tükendiği günümüz koşullarında dünyada nüfus artışından kaynaklanan yapı gereksinimi ile oluşan çok katlı yapılaşmalar, çevre sorunlarını beraberinde getirmektedir. Enerji kaynaklarının yaklaşık %50?lik kısmının binalar tarafından kullanıldığı gerçeği ise, mimar ve mühendislerin tasarımlarında yapı bileşenlerinin iklimlendirme çözümlerinde pasif sistemler olarak kullanıldığı enerji etkin-ekolojik bina tasarımı? kavramını ön plana çıkarmıştır. Böylece doğal yolla sağlanan konfor ile mekanik yüklerin en aza indirilip enerji tasarrufunun hedeflendiği bir platform oluşturulmuştur. Bina performansını etkileyen yapı bileşenlerinden biri olan çatılarda yeşil çatı uygulamaları da bu platformun bileşenlerinden biridir. Bu yüzden bu çalışmada, ofis binalarında teras çatı bileşenlerinde bitkilendirmenin bina ısıtma ve soğutma yüklerine olan etkisini incelemek amaçlanmıştır. Bu analiz için Energy Plus simülasyon motoru ile çalışan Design Builder bina enerji simülasyon programı seçilmiştir.Çalışmanın sıcak ve soğuk olarak iki farklı iklim bölgesini tarifleyen illerde, farklı çatı yüzey alanlarına sahip örnekler üzerinde gerçekleştirilmesi; yeşil çatıların bina enerji performansına etkisini iklim ve çatı yüzey alanı bazında karşılaştırabilmeye olanak sağlayabilecektir. TS825?e uygun olarak seçilen yapı bileşenleri ile oluşturulan ofis binası örneklerine, seyrek yeşil çatı sistemi tanımlanmış ve bu bölgelerin iklim verilerine göre simülasyonlar yapılmıştır. Ayrıca tanımlanan yeşil çatı sisteminin verimliliğini de değerlendirmek için sistem bileşenlerinden olan bitki taşıyıcı katman kalınlığı ve kullanılan bitki yaprak yüzey alanı gibi kriterleri farklılaştırarak da similasyonlar yapılmıştır. Çalışma sonuçlarının yeşil çatıların bina enerji performansına etkisinin sıcak iklimlerde ortalama %4,64, soğuk iklimlerde ise %3.01 oranında olması; çatıların sıcak iklimlerde daha iyi performans sergilediğini göstermiştir. Ayrıca bu performansın çatı yüzey alanı ve yaprak yüzey alanı katsayı ile doğru orantılı olup bitki taşıyıcı katman kalınlığı ile ters orantılı olduğu da görülmüştür.

Mine Kınalı
Gazi University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2013
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Son dönemde gelişen "yeni" mimarlık arayışları

Tez kapsamında mimarlık alanında son dönemde gelişen `yenilikçi? mimarlıklar tartışılmaktadır. `Yeni? olarak nitelendirilen mimarlıkların yenilik iddialarından bahsedilmekte ve yenilik olarak ne/yi ortaya koydukları tartışılmaya çalışılmaktadır. `Yeni? teknolojilerin ortaya çıkışı, moleküler biyolojinin, bilişim teknolojisinin hızlı gelişimi, sosyal ve ekonomik değişimler mimarlık disiplinine de yoğun bir şekilde yansımış, mimarlık anlayışının boyut değiştirmesine neden olmuştur. Tez kapsamında ilk olarak `yenilik? kavramı sorgulanmış ve `yenilikçi? mimarlık kavramları belirlenmeye çalışılmıştır. Bir sonraki bölümde, 20. yy. sonu, 21. yy. başında kendini `yeni? olarak tanımlayan mimarlıklar, mekân özellikleri, kuramsal ve felsefi bakış açıları, `yeni? anlayışları, tasarım yöntemleri ve tasarlanan biçimler açısından irdelenmektedir. Son dönemde `yeni? olarak kabul edilebilir çok sayıda mimarlık söz konusudur. Tez kapsamında, tasarım, tasarım süreci ve yöntemi açısından öncü mimari arayışlar sınıflandırılmaya çalışılmıştır. Bunlar; Sanal Mimarlık, Sıvı Mimarlık, Transmimarlık, Sibermekân Mimarlığı, Hiperyüzey Mimarlığı, Bilim ? Kurgu Mimarlığı, Emergent (Oluşsal) Mimarlık (Genetik Mimarlık), Etkileşimli Mimarlık, Katlama - Kıvrım Mimarlığı, Kinetik Mimarlık ve Biyomimesis Mimarlıktır.

Esma Gül Alp
Gazi University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2013
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Bartın ili Taş Han restorasyonu ve yeniden işlevlendirme önerisi

Bu çalışma Bartın?da yer alan geleneksel ticari yapılardan, Taş Han?ı konu etmektedir. Çalışmanın amacı, hanın rölöve projesinin hazırlanarak, mevcut durumun değerlendirilmesi, restitüsyon çalışmasının yapılarak özgün durumun belirlenmesi ve geçirdiği değişikliklerin tespit edilmesi, ortaya çıkan restitüsyon projesinin ışığında, yeniden ticari yapı işleviyle restorasyon projesinin yapılmasıdır. Böylece han, restorasyon projesine göre onarımı yapılarak yeniden işlevlendirildikten sonra, tekrar kullanılmaya başlanacak ve bu kültür varlığımız gelecek nesillere sağlıklı olarak aktarılabilecektir.

Pelin Gül
Gazi University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2013
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

LEED sertifikalandırma sisteminin enerji performansı ile ilgili uygulama sorunlarının bir ofis binası üzerinden sorgulanması

Günümüzde azalan kaynaklar ve çevresel sorunlar enerji ihtiyacını giderek arttırmakta, bu bağlamda binaların sürdürülebilirliğini belgelendiren gönüllü sertifikalandırma sistemleri gün geçtikçe önem kazanmaktadır. Bu sistemlerden biri dünyada yaygın kullanıma sahip LEED (Leadership in Energy and Environmental Design)'dir. Tez çalışmasında LEED'in öngördüğü enerji performansı ile ilgili hedeflerle uygulama sonuçlarının ne kadar örtüştüğü sorgulanmak istenmiştir. Bu amaçla; sürdürülebilirlik ölçütleri ele alınmış, LEED yapılanması anlatılarak içeriğindeki enerji performansı ile ilgili ölçütlerin analizi yapılmıştır. Alan çalışmasında LEED Platin sertifikalı mevcut bir ofis binası üzerinden; puanlamasının sürdürülebilirliğin ölçütleriyle uygunluğu sorgulanmış, uygulamada yaşanan sorunlar yerinde gözlem ve yetkililerle görüşme yöntemleriyle saptanarak karşılaştırmaları yapılmıştır. Çalışma sonunda; sorunların nedenleri değerlendirilerek sistemin uygulamadaki enerji performansının iyileştirilmesine yönelik yapılması gerekenler belirlenmiştir.

Büro binalarıEnerji performans analiziEnerji ve Çevre Dostu Tasarımda Liderlik+5
Gülşah Servet Solmaz
Gazi University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2013
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kentsel boşlukların mekânsal niteliklerininanalizi: Düzce kent merkezi ve spor sokak örneği

Günümüz kentlerinde, özellikle kent merkezleri başta olmak üzere nüfus artışı, hızlı ve çarpık yapılaşma gibi nedenlere bağlı olarak kentsel boşluklar azalmakta ve dolu-boş dengesinde bozulmalar ortaya çıkmaktadır. Bu süreçlerde kentlerin deprem vb. afetler için ayrılan kentsel boşlukları dahi yapılaşma sürecine girmektedir. Bu durum kentsel boşlukların varlığı ve niteliğinin sorgulanmasına neden olmaktadır. Bu gerçekten hareketle; tez çalışmasında kentlerde varlıkları sürekli azalan, nefes alınabilen kentsel boşlukların mevcut durumlarının tespiti, bugün ve gelecek için yeterliliklerinin değerlendirilmesi ve korunma alanları olarak yapılabilecek öneriler hedeflenmiştir. Çalışmada, kentlerdeki "boşlukların" sürekliliklerinin sağlanarak kentlere yapılaşma alanı olarak değil "boşluk" olarak kazandırılması amaçlanmaktadır. Çalışmanın ilk bölümünde; çalışmanın amacı ve kapsamı, ilgili kaynakların yer aldığı literatür özetiyle desteklenerek ortaya konmuştur. İkinci bölümde "boşluk" kavramın mimarlık disiplininde temas ettiği kavramlarla olan ilişkisi; kentsel boşlukların tanımı, oluşum biçimleri, sınıflandırılması, önemi ve varlık sorunsalı olguları üzerinden incelenmiştir. Çalışmanın üçüncü bölümü olan alan çalışması iki aşamadan oluşmaktadır. İlk aşama; Düzce kent merkezi sınırlarını kapsayan bir alan çalışması analizi şeklindedir. İkinci aşamada ise Düzce kent merkezinde seçilen, kentin en işlek yaya bölgelerinden biri olan ve en önemli kentsel boşlukları arasında yer alan "Spor Sokak", kullanıcı algıları ve mekânsal nitelikleri açısından detaylı bir şekilde incelenmiştir. Alan çalışmasının iki aşamalı gerçekleşmesinin nedeni boşlukları bulundukları bağlamdan koparmadan kent ölçeğinde kavrayabilmek ve daha sonrasında detaylı analizler yapılabilmesine olanak sağlayabilmektir. İlk aşamada yöntem olarak; boşluk analizleri (doluluk-boşluk analizi, boşluk kategori analizi, yeşil alan analizi, yapı adaları içi boşluk analizi ve yol ağları analizi) ve kişisel gözlemler kullanılarak kent merkezindeki mevcut kentsel boşluklar tespit edilip sınıflandırılarak bugün ve gelecek için yeterlilikleri ortaya konmuştur. İkinci aşamada ise Spor Sokak üzerinde sosyo- mekânsal analizler; mekânsal kullanım analizleri, alanda yapılan kişisel gözlemler ve kentsel çevrenin niceliksel ve niteliksel özellikleri üzerinden hazırlanan anket çalışması uygulanarak somut verilere ulaşılmıştır. Son olarak sokak ve kent ölçeğinde yapılan incelemeler ve analizler doğrultusunda elde edilen veriler değerlendirilerek mevcut kentsel boşlukların niteliksel durumları tespit edilmiş ve niteliklerini geliştirici önerilerde bulunulmuştur.

Nuray Özkaraca
Düzce University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Siverek (Şanlıurfa) Fettahlı evinin koruma sorunsalı bağlamında restorasyon önerisi

Geleneksel yapılar hem tarihi değeri olan hem de bir belge niteliği taşıyan yapılardır. Diğer yandan kentlerin dokusunu oluşturması ve yaşayanlar için aidiyet hissi yaratması önemini arttırmaktadır. Bu yapıların bir kısmı günümüze kadar gelmiştir. Ancak bu yapıların korunması ve restorasyonu ile ilgili gerekli önemin verilmediği söylenebilmektedir. Bu çalışmada, Siverek sivil mimarlık örnekleri kapsamında geleneksel konut mimarisi ele alınmıştır. Tarihi bir kent olan Siverek'te özgün mimari özellikliği taşıyan konutlar yer almaktadır. Söz konusu konutlar zamanın getirdiği bozulmalar ve değişimlerle tehlike altındadır. Bu bağlamda yeterli koruma önlemlerinin alınmaması sebebiyle bu çalışmanın yapılmasına karar verilmiştir. Konusu, Siverek (Şanlıurfa) Fettahlı evinin koruma sorunsalı bağlamında restorasyon önerisi olan bu çalışma altı bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde, çalışmanın amacının ve genel bilgilerin yer aldığı giriş bölümü, ikinci bölümde, geleneksel mimari ve geleneksel mimarinin korunması hakkında bilgi verilmektedir. Üçüncü bölümde, Siverek ilçesinin fiziksel, tarihi ve mimari özellikleri anlatılmıştır. Dördüncü bölümde çalışmanın materyal ve metot kısmı yer almaktadır. Beşinci bölümde Fettahlı Evi (199-8) ve 199-3, 199-5, 190-14, 199-16, 192-17 ada parsel numaralı evlerin mimari özellikleriyle ilgili çalışmalar yapılmıştır. Son bölümde ise tez çalışması ile ilgili genel değerlendirmeler yapılmıştır.

Geleneksel mimariKorumaRestorasyon+1
Mehmet Akkutlu
Fırat University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Antik kentlerde kültürel mirasın koruma sorunları ve gündelik yaşam mekanlarına etkisi: Mardin Dara antik kenti örneği

Dara Antik kenti; geçmişten bugüne birçok Mezopotamya uygarlığına ev sahipliği yapmış olduğundan onlara ait izleri, arkeolojik kalıntıları ve tarihi eser yapıları barındırmaktadır. Ancak bugüne kadar yapılan akademik ve resmi çalışmalarda Dara'nın sahip olduğu kültürel mirasın çok az bir bölümü açığa çıkarılabilmiştir. Yapılan kazı çalışmaları kaynak yetersizliğinden dolayı yarım kalmış veya parça parça sürdürüldüğünden kesintiye uğramış dolayısıyla bütüncül bir alan araştırması yapılamamıştır. Bu çalışmada Dara antik kentinin arkeolojik sit alanı ve tarihi yapıları mimari özellikleri bakımından incelenmeye çalışılmaktadır. Dara antik kentinin askeri yapıları, su yapıları ve dini yapıları incelenerek Dara tarihi ve mevcut durumu ile ilgili bütüncül bir alan çalışması yapılması amaçlanmıştır. Ayrıca Dara antik kentinde kültürel mirasla iç içe gündelik yaşam devam etmektedir. Burçların üzerine inşa edilmiş bir konak, su sarnıcının üzerinde bir ev ya da Roma döneminden kalma bir sütun ekmek yapılan tandırın parçası olarak gözlemlenebilmektedir. Böyle bir kullanım biçimi bir anlamda yapının ve malzemenin kaybolmasını engellerken aynı zamanda tahrip edilerek özgünlüğünün bozulmasına sebep olmaktadır. Bu çalışmada Dara antik kentinde gündelik yaşam ve kültürel miras birlikteliği koruma bağlamında incelenmiştir. Çalışma yapılırken fiziksel alan araştırmaları, literatür taraması ve anket çalışmaları yürütülmüştür. Araştırmalardan elde edilen veriler değerlendirilerek Bulgular-Tartışma bölümünde sunulmuştur. Çalışmamızın Sonuçlar bölümünde de aktarıldığı üzere arkeolojik sit alanında gündelik yaşamın konfor koşullarının sağlanamadığı görülmüştür. Kültürel miras alanlarında gündelik yaşamın devam etmesinin mirası koruma noktasında ciddi sorunlar oluşturduğu tespit edilmiştir.

Biyoaktif özelliklerBiyobozunurlukGıda sektörü+1
Ferda Ocakhanoğlu
Fırat University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Televizyon stüdyolarında mimari akustik tasarım kriterleri ve bir örnek çalışma: Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü binası televizyon stüdyosu

Televizyon stüdyoları, sesin kontrol edilmesi ve düzenlenmesinin önemli bir gereklilik olduğu mekanlardır. Gerekli akustik düzenlemelerin yapılmaması durumunda ortaya çıkabilecek kontrolsüz yansımalar ve olması gereken değerlerin üzerindeki reverberasyon süresi, yayın sırasında olumsuz etkiler yaratacaktır.Bu tezde; genel olarak televizyon stüdyolarının tarihsel gelişimi, işlevi ve işleyişiyle birlikte mimari özellikleri ele alınmıştır. Daha sonra televizyon stüdyolarının, yapı akustiği tasarım parametreleri kapsamında duvar, döşeme, tavan, kapı, pencere gibi yapı bileşenleri, hacim akustiği tasarım parametreleri kapsamında hacmin biçimi ve boyutlandırılması, reverberasyon süresi, arka plan gürültü düzeyi, ses yansıtıcı, yutucu ve saçıcı-dağıtıcıların dağılımı incelenmiştir. Bu parametreler ulusal ve uluslar arası yönetmelikler ile desteklenerek televizyon stüdyoları için mimari akustik performans kriterleri oluşturulmuştur.Örnek çalışma kapsamında Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü Binası televizyon stüdyosunun incelenen parametreler doğrultusunda Insul (v 6.4.12) ve Odeon (v 10.02) simülasyon programları kullanılarak mevcut durum analizi yapılmıştır. Bu analizler ile yerinde yapılan çevresel gürültü düzeyi, arka plan gürültü düzeyi, yapı elemanlarının ses geçiş kaybı ve reverberasyon süresi ölçümlerinin karşılaştırmalı değerlendirmesi yapılmıştır. Bu örnek dahilinde uygun olmayan durumlar için iyileştirmeye yönelik öneriler geliştirilmiştir.Anahtar Kelimeler : Akustik, Yapı akustiği, Hacim akustiği, Televizyon Stüdyoları, Yayın stüdyoları

AkustikTelevizyon stüdyosu
Merve Doğan
Gazi University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2012
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Modern mimarlıkta yabancılaşma sorunu; Jacques Tati filmleri

Bu tez Jacques Tati (1907-1982) filmlerini çalışma konusu olarak ele almıştır. Tati, filmlerinde kent ve mimarlık konularını ağırlıklı olarak işleyen bir yönetmendir. Özellikle modern mimarlık, modern mimarlığın yarattığı mekânlar ve bu mekânların kullanıcı tarafından eleştirel bir biçimde deneyimlenmesi Tati'nin filmlerinde ana tema olarak karşımıza çıkar. Jacques Tati modernleşmenin bireysel, toplumsal ve mekânsal yansımalarını, kurguladığı filmler üzerinden aktarmaya çalışır. Tez kuramsal çerçevesini modernleşme, modern mimarlık ve yabancılaşma kavramları üzerinden kurgular ve filmleri bu çerçeve üzerinden okur.Tati'nin modern mimarlık algısı ve filmlerinde izleyiciye vermek istediği mesajlar doğrultusunda şekillenen analizlerden modern bireyin ve modernleşmeye ayak uyduramayan, eğitilemeyen bireyin `yeni' yaşam biçimine ve modern mimarlığın getirdiklerine yabancılaşması ele alınmıştır. Tati filmlerinde eğitilemeyen bireyi anlatmak adına modern tasarım ürünlerini araç olarak kullanmıştır. Filmlerde modernite öncesi yaşam biçimlerine ait anlatımlar mevcuttur. Tati' nin araç olarak kullandığı modern mimarlık ve getirdikleri, mekânı kullanmaları açışından birbiri ile sıkı ilişki içerisinde olan sinema ve mimarlığı daha da yakınlaştırır.Tati adeta bir mimar gibi kamerayı kullanan bir sinema adamıdır. Filmlerinde modern mimarlık için kendi manifestosunu yazar ve bize seyrettirir. Tati'ye göre yanlış olan modernizmin kendisi değil; uygulanış biçimidir. Bu sebeple; Tati filmleri üzerinden yapılan her okuma, modern konutu, kenti ve yabancılaşmış bireyi anlama da mimarlık disiplinine yardımcı olabilir.Anahtar Kelimeler : Modernizm, Sinema, Mekân, Yabancılasma, Sinema-Mimarlık

Modern mimariModerniteSinema+1
Aylin Atacan
Gazi University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2012
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Geleneksel konutların mekânsal yapısının irdelenmesi: Malatya / Darende – Aşağıulupınar örneği

Tarihi değeri olan ve belge niteliği taşıyan, aynı zamanda yaşayanlar için aidiyet duygusu oluşturan geleneksel yapılar, kentsel dokunun omurgasını oluşturmaktadır. Geleneksel yapıların bir kısmı, günümüze kadar gelerek kent dokusunu devam ettirmektedir. Geleneksel Aşağıulupınar konutları, fiziksel ve demografik açıdan değişim yaşamasına rağmen varlığını kısmen sürdürmektedir. Bu değişim sürecinde geleneksel konutlarla birlikte günümüz teknolojisi ve malzemesi ile yapılan konutlar da zamanla bu kentsel dokuya dâhil olmaya başlamıştır. Bu çalışmada, geleneksel doku bağlamı çerçevesinde yer alan yerel konutların, bu değişimlerle beraber günümüzdeki mevcut durumu ve mekânsal yapısı irdelenmiş olup günümüz şartlarına uyumu sağlanarak yok olmalarının önüne geçilmesi esas alınmıştır. Geleneksel kent dokuları ve yerel kimliği oluşturan konutlar üzerinde yapılan tespitlerde, konutların bütüncül olarak korunması–yaşatılmasına yönelik gerek akademik-bilimsel gerekse uygulama düzeyindeki çabalara katkıda bulunacağı düşünülmektedir. Geleneksel Aşağıulupınar konutları bağlamında; somut veriler elde etmek amacıyla alan çalışması yapılmış ve değerlendirmesi sunulmuştur. Alan çalışması kapsamında; bu konutların arazi yerleşimi, mekân organizasyonu, yapı tekniği… gibi pek çok bakımdan uygunluğunun tespiti amacıyla konutların çizimleri yapılmış ve konut doku analiz taslakları şeklinde sunulmuştur. Bu veriler ışığında, yerel konutlar üzerinde yapılan çalışmalar değerlendirilerek konutların devamlılığı, korunarak yaşatılması ve gelecek nesillere aktarılmasının gerekliliği vurgulanmıştır. Hem bu sayede geçmişle olan köprünün yok olmasının önüne geçilerek belli bir sosyallik ve aidiyet duygusunun günümüz ve geleceğe yansıtılması da düşünülmüştür. Geleneksel konutların korunarak yaşatılması ve geleceğe aktarılması; ancak içlerindeki yaşantının devamlılığı ile mümkün olabileceğinden dolayı kullanıcının güncel gereksinim ve isteklerinin karşılanması gerekmektedir. Ancak bunu yaparken koruma / kullanma dengesi doğru kurulmalıdır. Türk evi plan tipolojisine ve mekân kurgusuna uygun olarak biçimlenen ve geleneksel yaşam biçimini yansıtan Aşağıulupınar konutlarının yaşatılması ve korunması kültür sürekliliğinin sağlanması açısından önemlidir. Anahtar Kelimeler: Aşağıulupınar, Geleneksel Konutlar, Mekânsal Yapı.

Ayşe Totu Keskin
Fırat University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

A proposal for an energy-efficient school building model in Kirkuk/Iraq

Despite the global trend towards reducing and rationalizing energy consumption in all of its forms of lighting, heating and cooling, building constructions in Iraq related to energy consumption and resources still proceed without awareness or study. The conservation of energy in the built environment should become one of the most important topics in both political and scientific programs in Iraq as a global trend issue. The growing population of Iraq, the decreasing fossil-based energy resources and the increasing emissions of harmful gases has emerged as a collection of major catalysts for energy efficiency in buildings. In addition, cost efficiency, safety and the need to reduce carbon emissions are the key reasons for energy conservation. At the moment, there has been an incredible increase in the amount of energy used in Iraq and there is an increasing reliance on energy resources and energy consumption in the most efficient way in every sector, and in the building sector especially. Construction buildings in Iraq ignore thermal design calculations, which has led to an uncomfortable indoor climate and the use of a lot of energy during the year. Achieving the energy efficiency of buildings particularly in Kirkuk city is critical due to the continuous energy crisis. The aim of this study was to investigate the effect of the Passive and Active Design parameters in the building design to reduce energy consumption. For this purpose, a School Building Model (SBM) was determined in the Kirkuk/ Iraq region. The amount of energy savings resulting from the application of thermal insulation, building orientation, building forms and window area according to the wall or floor ratio in the buildings was examined. There re two programs (Revit and green building studio) used to simulate the thermal loads and the amount of energy needed for the determined school building sample for the year period. The (SBM) building will be useful at reducing the energy consumption to a more environmentally friendly and energy-efficient level. In addition, the pvSOL tool was employed to simulate the photovoltaic (PV) panels assumed to be installed on the top of the roof of the (SBM).

Salıh Habıb Najıb
Fırat University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Geleneksel yapıların x,y,z düzlemindeki yapısal bozuklarınım bım teknolojisi ve lazer tarama yardımıyla inceleyen bir alan çalışması

İnşaat sektöründe mevcut veya inşa aşamasındaki her bir yapının kendine özgü işlevi, yeri, büyüklüğü, bulunduğu iklim, yapım tekniği gibi birçok faktörün olması ona farklı bir kimlik kazandırmakta ve bu durum kalite yöntemi belirsizliği ile birlikte inşaat sektöründe kalite uygulamasını zorlaştırmaktadır. Aynı zamanda geleneksel yöntemlerle yapılan ve farklı mesleki bilgi ve deneyime sahip uzman kişilerin dahil olduğu insan insiyatifine bağlı bir kalite kontrol süreci inşaat sektöründe evrensel bir asgari kalite standardının oluşmasını engellemektedir. İşte tamda bu noktada inşaat sektöründe teknolojiden beslenen inovatif bir kalite sisteminin oluşmasına ihtiyaç duyulmuştur. Bu ihtiyaç doğrultusunda üzerinde araştırmacılar tarafından durulan BIM- Lazer tarama entegrasyonu karşımıza çıkmaktadır. Son yıllarda dünyada gelişmiş ülkelerde (ABD, İngiltere, Japonya gibi) aktif olarak kullanılmaya başlanan hatta kamusal binaların tasarım ve yapım sürecinde zorunlu kılınan Yapı Bilgi Modelleme (BIM) teknolojisi; binaların tasarım ve yapım sürecinde insan odaklı hataları ve kusurları ortadan kaldırmaya ve disiplinler arası entegrasyonu sağlamaya yönelik inovatif bir yaklaşımdır. 3D lazer tarama teknolojisi ile de yapıların mevcut durumu hızlı ve yüksek doğrulukta 3D olarak taranabilmekte ve dijital ortama aktarılabilmektedir. BIM-3D Lazer Tarama entegrasyonu; binaların yapım aşamasında boyutsal kalite değerlendirmesine ve süre yönetimi ve maliyet yönetimi gibi profesyonel yaklaşımların uygulanmasına olanak sağlar. Bu çalışma; Yapı Bilgi Modelleme (BIM) ve 3D lazer tarama entegrasyonu tekniği ile geleneksel yapıların cephe yüzeylerinde oluşan x,y,z boyutlarındaki hata ve kusurların, imalattan kaynaklı boyutsal sapmaların, cephe boyutsal kalite değerlendirmesinin elde edilmesini, geleneksel yapıların yapı üretim standartlarına ve boyutsal kalite standartlarına uygunluğunun saptanmasını ve insan kaynaklı yapısal hataların tespit edilmesini amaçlamaktadır. İki aşamalı olarak yürütülen bu tez çalışmasının ilk aşamasında derin bir literatür taramasından elde edilen veriler eşliğinde geleneksel kalite kontrol yöntemleri ile birlikte inovatif sistemler detaylı bir şekilde açıklanmıştır. Aynı zamanda tezin bu bölümünde yapılan araştırmalar sonucu inovatif sistemlerin geleneksel yöntemler ile yapılan kalite kontrol işlemine göre kullanıcılarına çok daha fazla avantajlar sağladığı belirlenmiştir. İkinci ve son aşama olarak ise geleneksel bir yapı üzerinden yapılan cephe taraması ve yapı bilgi modeli teknolojisiyle elde edilmiş yapı sanal modelinden elde edilen verilerin birbirine entegresi sağlanarak cephe yüzeyine ait üç boyutlu karşılaştırmanın yapıldığı uygulamalı bir alan çalışmasına yer verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Yapı Bilgi Modelleme, 3D Lazer Tarama, Kalite, İnovatif Kalite Kontrol

Fırat Kaya
Fırat University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Hastane binalarının enerji verimliliğinde yeşil konsept çıktılarının simülasyon ile değerlendirilmesi: Elazığ örneği

Sanayi devrimi sonucundaki teknolojik gelişmeler ve insanların yaşam biçimindeki değişimler ile birlikte enerji ihtiyacı gün geçtikçe artmaktadır. Bu durum enerjinin daha verimli bir şekilde kullanılması gerekliliğini ortaya çıkarmaktadır. Böylece enerji ile alakalı tüm konular arasından enerji verimliliğinin ön planda tutulmasına sebep olmuştur. Bu çalışmanın amacı yoğun enerji tüketimi olan hastane yapılarının enerji performansını simülasyon programı kullanarak analiz etmek ve enerji tüketimini azaltacak öneriler sunmaktır. Bu amaçla hastane yapılarının duvarlarında ve çatısında kullanılabilecek malzemelerin enerji verimliliğine olan katkısı simülasyon programı ile değerlendirilmiş, karşılaştırılmış ve alternatif kabuk bileşenleri belirlenmiştir. Çalışmada Elazığ ili sınırları içerisinde bulunan Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Acil Servis Binası yapısının Bina Bilgi Modelleme (BIM) tabanlı Autodesk Revit 2018 Programı'nda üç boyutlu modeli ve Bina Enerji Modeli (BEM) oluşturulmuştur. Daha sonra modelde malzeme türlerinin ve malzemelerin bir araya geliş biçimlerinin oluşturacağı enerji tüketim farklılıklarını hesaplamak için Green Building Studio (GBS) ile enerji analizi yapılmıştır. Acil Servis Binası'nın analizleri yapılmak üzere geleneksel duvar örgü malzemesi olarak bims blok, gazbeton, tuğla kullanılmıştır. Duvar yalıtım malzemesi olarak ise Expanded Polystyren köpük (EPS), Ekstrude Polistren sert köpük (XPS), Poliüretan Köpük, Taşyünü kullanılmıştır. Duvar malzemelerine ek olarak modül şeklinde yeşil duvar tipinin uygulandığı alternatifler de bulunmaktadır. Tüm bu malzemeler duvara içten yalıtımlı duvar, dıştan yalıtımlı duvar, sandviç duvar şeklinde uygulanmıştır. Çatı tipi olarak klasik teras çatı ve yeşil çatı seçilmiştir. Tüm malzemeler kullanılarak 148 farklı alternatif oluşturulmuştur. Çalışmanın sonucunda belirlenen tüm alternatifler incelenmiş, karşılaştırılmış, en olumlu ve en olumsuz alternatifler belirlenmiştir.

Enerji etkin yaklaşımEnerji verimliliğiSürdürülebilir mimari+1
Hazal Boydak
Fırat University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Çağdaş mimarlıkta mekan, yer ve mekansallık tartışmaları - cermodern örneği

Bu tez çağdaş mimarlıkta mekân, yer ve mekânsallık tartışmalarını Fenomenolojik ve Hermenötik yaklaşımları kullanarak ele almakta ve CerModern yapısı üzerinden örneklendirmektedir. Sosyo-ekonomik ve sosyo-kültürel değişimler ile ortaya çıkan farklı yaşam tarzları, mimari açıdan da farklı ihtiyaçları doğurarak, mimarinin bu ihtiyaçlara yanıt vermesini beklemektedir. Bu nedenle çalışma, mimaride farklı bakış açılarını özne-mimarın (öznel anlama) gözüyle yakalama amacındadır. Bu amaca iki adımda ulaşılmaya çalışılmıştır. Birinci adımda, yirminci yüzyılda çağdaş mimaride sıklıkla kullanılmaya başlanan, Fenomenolojik ve Hermenötik yaklaşımlar irdelenerek, mimaride nasıl kullanıldığı ele alınmıştır. İkinci adımda ise, şeyleri kendinde olarak anlamlandırma yoluyla özün (eidos) yakalanması ve ufukların kaynaşması, mekân, yer ve mekânsallık bağlamında değerlendirilmiştir. Mekân-öznenin, mimar-özne tarafından anlama ve yorumlanmasının biricik-öznel bir anlama ve yoruma işaret ettiği CerModern örneği ile sunulmaya çalışılmıştır.

Nihat Eyce
Gazi University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2011
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İdeoloji, gündelik yaşam pratikleri ve mekan etkileşiminde Karabük Demir Çelik Fabrikaları yerleşiminden öğrendiklerimiz

Bu çalışma, modernleşme hareketinde fabrika yerleşimlerinin önemini ve misyonunu mekansal, sosyal ve ideolojik açıdan Karabük Demir-Çelik Fabrikaları yerleşimi üzerinden anlatmaktadır. Çalışmada; modernizm kavramı ideoloji ve devletçilik anlayışı bağlamında ele alınmaktadır. Cumhuriyet dönemi ideolojisinin ve devletçilik anlayışının mekansal yansıması olan fabrika yerleşimleri, dünyadaki ve Türkiye'deki örnekleriyle incelenmektedir. Çalışmanın özelinde ise; Karabük Demir-Çelik Fabrikaları yerleşiminin mekansal, sosyal ve kültürel bağlamda gündelik yaşam pratiklerine değinilerek, yerleşimin günümüzdeki durumu eleştirel bir yaklaşımla değerlendirilmektedir. Yerleşimin önemi, dönemde yayımlanmış gazeteler, dergiler, kitaplar, belgeler ve eski fotoğrafların incelenmesiyle ortaya çıkarılmaktadır. Dönemin ideolojisinin modern ulusun inşa sürecinde fabrikalar ve fabrika yerleşimlerine yüklediği anlam ve misyon; Karabük üzerinden değerlendirilmekte ve kentin bugünkü konut dokusunun oluşumu bu bağlamda sorgulanmaktadır.Anahtar Kelimeler : İşçi yerleşimleri, modernizm, ideoloji, Karabük, Karabük demir-çelik fabrikaları işçi yerleşimi.

Sinem Kaya
Gazi University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2011
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Mimarlıkta dijital ortamın getirdiği tektonik değişim ve formdaki yansımaları

Bu çalışma, 20.yy sonlarında başlayan, dijital araçların mimarlıkta tasarım sürecine girmesiyle sunduğu imkânlar sayesinde değişen tektoniğini ve bunun yansımaları olarak ortaya çıkan kompleks, eğrisel, özgür forma sahip ürünleri incelemektedir.Dijital ortam tasarımcıya yeni bir bakış açısı getirmiştir. Dijital ortam ile yapılan tasarımda süreç, araçların diline hâkim olabilen tasarımcı ve araçlar ile kurduğu işbirliği sonucunda geleneksel yöntemlerden farklı ilerler. Örneğin tasarımcı yapının performansını, çevreye olan tepkisi önceden simüle edip denetleyebilir, üç boyutlu perspektifleri görerek içinde sanal olarak gezip mekânsal ve fiziksel deneyimleyebilir, ya da türetilen birçok alternatif arasından ortaya çıkan veriler doğrultusunda seçim yaparak tasarıma yön verebilir. Tasarım eş-zamanlı gelişen bütün aşamaları kapsayan bir ortam haline gelmektedir. Çünkü ürün, her aşamasına müdahil olan bir orkestra şefi rolündeki tasarımcının eseri olduğu kadar tasarım sürecinin ve yöntemlerinin de sonucudur. Öyle ki üretim aşamasında bile yapı bileşenleri dosyadan fabrikaya sistemiyle oluşturulabilmekte, yerleri kodlanmış bileşenler kolaylıkla monte edilebilmektedir. Dijital araçların sayısal ve türetmeye dayanan çalışma prensiplerini benimseyerek bu yolla düşünen tasarımcı için tasarım yapmak, bir strateji metot üretimi haline gelmiştir. Tasarım esnasında ise dijital araçların sağladığı olanaklar tasarımcıya, doğadaki kendi kendini organize eden algoritmik, fraktal sistemler içeren ya da çekim gücüyle şekillenen izomorfik yüzeylerin oluşturduğu blob gibi her türlü öklid dışı geometrinin yapılabildiği, formun dinamikleştiği ve esnekleştiği alternatifleri sunmuştur.Bu kapsamda araştırma içeriğinde dijital tabanlı tasarım teknikleri ve yöntemlerinin mimaride kullanımları incelenmiştir. Tasarımcıya yeni bir bakış açısı getiren dijital ortamda tasarlama anlayışıyla değişen arkitektonik, temsil şekli, kullanılan araçlar ve üretim biçimi üzerinde durulmuş, bu konuda yapılan dijital tasarım stüdyoları ve güncel çalışmalar irdelenmiştir.

Hamide Yiğit
Gazi University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2011
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Farklı iklim kuşaklarında yer alan eko-kentlerin, tasarım ilkelerinin derlenmesi ve Türkiye için ekolojik kentsel tasarım ön çalışma önerisi

Dünyanın ikliminin değiştiği ve yerkürenin hızla ısındığı günümüzde iyice etkisini göstermeye başlayan küresel ısınma sonuçlarından biridir. Küresel ısınmanın iklim koşullarında meydana getirdiği değişikliklerin etkileri sadece çevreyle sınırlı kalmayıp birçok değişimi de beraberinde getirmiştir. Doğal kaynakların hızla tüketilmeye başlanması, çevre sorunlarının ortaya çıkması ile birlikte insanların dikkatini doğaya çekmiştir. Böylece sürdürülebilirlik kavramı ortaya çıkmış ve önem kazanmıştır. Doğal çevrenin zarar görmesinde etkili olan en büyük etikeyicilerden birisi, hızlı nüfus artışı ve göçe karşılık veren hızlı kentleşmedir. Hızlı kentleşme ile daha fazla alan yerleşime açılmış ve doğa daha fazla bozulmaya başlamıştır. Geleneksel kent planlama olgusu bu tahribat karşısında çözümü olmadığı bir gerçektir. Bu yüzden özellikle son yıllarda, doğal kaynakların sürdürülebilirliğini gözeten ve insanla çevre arasındaki etkileşimi ele alan Ekolojik Planlama yaklaşımı gündemde.Bu çalışmada ekolojik planlama yaklaşımı irdelenmiştir. Köppen iklim sınıflandırılması esas alınarak uluslararası alanda başarılı olmuş farklı eko kentlerein, iklime uygun ekolojik planlama ilkeleri ile ödüllü eko-kent projelerin ilkeleri incelenip bu ilkeler karşılaştırmak amacıyla tablolaştırılmıştır. Türkiye küresel ısınmadan en fazla etkilenen ülkeler arasında yer aldığı için, çalışmanın sonunda Türkiye'nin aynı iklim kuşaklarına sahip olan alanları için uygulanabilir ekolojik planlama modeli oluşturulmuştur.Anahtar Kelimeler : Ekolojik Kentsel Tasarım, Sürdürülebilir Kentler, Ekolojik ayak izi, Tasarım Rehberleri, İklim Sınıflandırılması

Azadeh Rezafar
Gazi University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2011
00
DoktoraAçık ErişimTR

Anıtsal kültür varlıklarının müze olarak kullanımına yönelik yaklaşımın İstanbul İbrahim Paşa Sarayı örneğinde irdelenmesi

Çalışma, anıtsal kültür varlıklarının yeni işlevle kullanımı konusunu müze işlevi özelinde ele almaktadır. Çalışmanın amacı, kültür varlıklarının müze olarak kullanımına yönelik yaklaşımın tanımlanmasıdır. Bu amaçla müze olarak işlevlendirme konusunu, kültür varlığı-müze-kullanıcı ilişkileri bağlamında irdeleyen bir çerçeve kurulmaktadır. Bu çerçevede tez; anıtsal kültür varlığı-müze işlevi ve fiziksel çevre-insan ilişkilerine ilişkin bilgi gruplarının, yeni işlevle kullanım konusuna entegre edilmesi ile geliştirilen yöntemin, örnek çalışma alanında irdelenmesini içermektedir. Bu kapsamda, Türk ve İslam Eserleri Müzesi olarak kullanımını sürdüren İstanbul İbrahim Paşa Sarayı örneğinde sorunların belirlenmesine yönelik, kullanıcı katılımıyla gerçekleştirilen bir yöntem sunulmaktadır. Kurgulanan yöntem ile, kültür varlığının işlevin gerisinde kalan nitelikleri belirlenerek, elde edilen sonuçlar kuramsal çerçevede irdelenmekte ve İstanbul İbrahim Paşa Sarayı'nın müze olarak işlevlendirilmesine yönelik yaklaşım ilkeleri oluşturulmaktadır.Araştırmanın sonuçları yeni işlev ile kullanım çalışmalarında, kültür varlığının sahip olduğu niteliklerin topluma sunulmasına yönelik bir yaklaşımın geliştirilmesi gerekliliğini ortaya koymaktadır. Araştırma, işlevin kültür varlığının özgün niteliklerinin önüne geçmesi sorununun, kullanıcı üzerinden sorgulanmasını ve kullanıcı tepkilerinin sorunun çözümüne yönelik veri olarak kullanılmasını içeren yaklaşımı ile yeni işlevle kullanım çalışmalarına katkıda bulunmaktadır.

MüzelerRestorasyonYeniden kullanma
Esra Özkan Yazgan
Gazi University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2011
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Koruma amaçlı imar planlarının yapılaşmaya etkisinin ayder örneğinde cepheler açısından incelenmesi

Koruma Amaçlı İmar Planları, planlama hiyerarşisinde mekânsal planlama kategorisinde yer almakta, imar uygulamalarında etkin rol oynamakta ve yöre aktörlerini yönlendiren araç olarak kullanılmaktadır. Ancak, mekânsal planlama pratiğinde imar planlarında olduğu gibi koruma amaçlı imar planları da beklenen düzeyde etkili araçlar olamamaktadır. İmar planlarında bu etki uzun dönemde kendini gösterirken, koruma amaçlı imar planlarında müdahale düzeyinin yüksek olması nedeni ile bu süreç, çok daha kısa sürede kendini göstermektedir. Planlarla belirlenen Yapılaşma Şartları, korunan alanlarda kent silüetini oluşturan temel parçalardan yapı cephelerini tasarım ve uygulama düzeyinde etkileyen unsurlar olarak ortaya çıkmaktadır. Bu bağlamda çalışmada, söz konusu etkinin ortaya konulması için yapı cepheleri temel girdi olarak değerlendirilmiştir. Bu yüzden, Ayder yaylasında yer alan tüm yapıların fotoğraflı ve GIS etkileşimli veri tabanı oluşturulmuştur. Eski ve yeni yapılarda ruhsatlı ve kaçak yapılaşmalarla ilgili analizler, "Ayder yerleşmesi planı" ile "plan notları" baz alınarak yapılmış, planın etkinliği ortaya konulmaya çalışılmıştır. Yapılan çalışmalar neticesinde Ayder bölgesi içinde bölgede minimum düzeyde etkilenmiş olan ve korunan yapıların yoğunlaştığı çalışma alanı belirlenmiştir. 9. Bölge olarak tanımlanmış olan alanda korunan yapılar özelinde yapı kimlik kartları oluşturulmuş; bölgenin geleneksel mimarisi, yapı cepheleri ile plan notları bazında değerlendirilerek, planlamaya girdi olabilecek bulgulara ulaşılmıştır. Ayder Yapılan çalışma neticesinde Ayder yerleşmesi planında uygulama stratejisi oluşturulması gerektiği ortaya çıkmış, bu bağlamda Ayder yerleşmesinde bölgeleme yapılarak uygulama önerileri getirilmiştir.

Sema Akçam
Karadeniz Technical University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2015
00
DoktoraAçık ErişimTR

Mimarlık eğitiminde yaratıcı drama yönteminin uygulanabilirliği üzerine bir araştırma

Bu çalışma kuramsal ve uygulamalı dersleri bir arada barındıran mimarlık eğitim sürecinde, yaratıcı drama yönteminin etkili bir biçimde kullanılabileceği ve mimarlık eğitimine farklı bir bakış açısı kazandırılabileceği varsayımından yola çıkılarak kurgulanmıştır. Tezin amacı, mimarlık eğitiminde yaratıcı dramanın bir öğretim yöntemi olarak kullanılmasının, öğrencilerin akademik başarıları, edinilen bilgilerin kalıcılığı ve yaratıcı drama yöntemine yönelik tutumları üzerindeki etkilerinin araştırılmasıdır. Nicel ve nitel araştırma yöntemlerinden oluşan karma yöntemin kullanıldığı çalışma Çevre Davranış Bilgisi ve Temel Tasarım dersleri kapsamında gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın nicel boyutunda gerçek deneme modellerinden ön test-son test kontrol gruplu model kullanılmıştır. Araştırma, deney ve kontrol grupları ile yürütülmüştür. Gruplar üzerinde deney öncesi ve sonrasında ölçmeler yapılmıştır. Nicel verilere "Başarı Testi", "Yarıyıl İçi Sınavları", "Yarıyıl İçi Uygulama ve Ödevleri" ve "Kalıcılık Testi" ölçme araçları ile ulaşılmıştır. Araştırmanın nitel verileri deney grubu öğrencileri ile yapılan odak grup görüşmeleri ile elde edilmiştir. Elde edilen veriler içerik analizi yoluyla çözümlenmiştir. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre, yaratıcı drama yönteminin Çevre Davranış Bilgisi ve Temel Tasarım dersi deney grubu öğrencilerinin akademik başarılarını artırmada ve edinilen bilgilerin kalıcılığını sağlamada etkili olduğu görülmüştür. Deney grubu öğrencileri ile yapılan odak grup görüşmelerinden içerik analizi ile elde edilen nitel veriler de bu sonucu destekler niteliktedir. Çalışmadan elde edilen sonuçlar doğrultusunda, yaratıcı dramanın, mimarlık eğitiminin hedeflerine ulaşılabilmesi açısından yararlanılması gereken bir öğretim yöntemi olduğu söylenebilir.

Hare Kılıçaslan
Karadeniz Technical University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2015
00
DoktoraAçık ErişimTR

Kentsel koruma çalışmalarında mekansal-sosyal yapı ilişkisinin bitlis kent merkezinde örneklenmesi

Tez kapsamında incelenen Bitlis ili, farklı topografik konumu, bu topografyada konumlanan geleneksel konutların kentsel görüntüsü, anıtsal yapılar ile farklı açılardan birbirinden zengin vistalar veren bir geleneksel mimari zenginliğe sahiptir. Fakat bu kentsel dokunun kullanıcılarında zamanla değişim kaçınılmaz olmuştur. Geleneksel dokuda kullanıcı önemli bir faktördür. Bu nedenle, koruma yalnızca fiziki değil aynı zamanda sosyal içerikli olmalıdır; yani "mimari yapı- sosyal yapı ilişkisi koruma çalışmalarında önemlidir" söylemi bu tezin temel hipotezini oluşturmaktadır. Hazırlanan kuramsal çerçevede bu ikilinin arasındaki karşılıklı ilişki incelenmiştir. Araştırma kapsamında Bitlis il merkezindeki geleneksel dokudaki alan çalışmalarında, inceleme-gözlem, görüşme-mülakat ve belgeleme çalışmaları yapılmıştır. Tez yedi bölümden oluşmaktadır. 1. Bölüm'de problemin tanımı yapılmış, amaç, kapsam, yöntem anlatılmıştır. 2.Bölüm'de tezin kuramsal çerçevesi oluşturulmuştur. 3.Bölüm'de önerilen metodolojinin uygulanacağı yer olan Bitlis hakkında yapılan araştırmalardan, fiziki, tarihi ve genel yerleşim özelliklerinden bahsedilmiştir. 4. Bölüm'de sosyal yapıyla ilgili olarak yerinde yapılan gözlemler ile yapılan anket çalışmalarının sonuçları S.P.S.S istatistik programı yardımıyla değerlendirilmiş ve tablolar halinde aktarılmıştır. 5.Bölüm'de evlerin mimari özellikleriyle ilgili bilgi verilmiştir. Bu bilgiler hazırlanacak bir koruma çalışmasında veri oluşturabilmek için detaylı bir biçimde hazırlanmıştır. 6.Bölüm'de evlerin sosyal ve fiziki özelliklerinde görülen değişiklikler, bugünkü koşullar içinde değerlendirilmiştir. 7.Bölüm'de Bitlis ilindeki geleneksel konut birimiyle ilgili yapılan değerlendirme sonuçları tartışılmış, yöresel verilere göre alanın korunması için geleceğe yönelik öneriler getirilmiştir.

Gülin Payaslı Oğuz
Gazi University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2011
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Bilgisayar simülasyonu yöntemi ile camilerin akustik açıdan değerlendirilmesi ve düzenlenmesi: Trabzon ve Rize örneği

Farklı amaçlar için tasarlanan ve çok sayıda insanın belirli amaçlar için bir arada toplanmasına imkân sağlayan yapılarda sesin ortam içerisinde dağılımı, dinleyiciler tarafından algılanması ve üzerlerinde hedeflenen etkiyi oluşturması mimari akustiğin temel konuları arasındadır. İslam Dininin ibadet mekânı olan ve çok sayıda insanın ibadet ettiği camiler de ses ile ilgili diğer mekânlar gibi mimari akustik açısından önem taşımaktadır. Çalışmada, Trabzon'da bulunan Ayasofya, Gülbahar Hatun, İskenderpaşa, Yavuz Sultan Selim Camileri ile Rize'de bulunan Büyük Gülbahar Sultan Camii'ne ait akustik özellikler Bilgisayar Simülasyonu Yöntemi ile Sesin Nesnel Parametreleri açısından değerlendirilmiştir. İlk bölümde çalışmanın konusu ve kapsamı belirtilmiş, çalışmanın temelini oluşturacak literatür araştırması yapılmış, camilerin tarihsel gelişimi ve seçilen camiler hakkında bilgi verilmiş, akustik biliminin temel konuları ve sesin nesnel parametreleri kısaca açıklanmıştır. İkinci bölümde; seçilen camiler için 3D modellerin oluşturulması ve simülasyonun gerçekleştirilmesi, bu işlemlerde dikkat edilmesi gereken hususlar anlatılmış, simülasyonları yapılan faaliyet senaryoları açıklanmış, değerlendirmede esas alınan Sesin Nesnel Parametreleri ve bu parametrelerin optimum değer aralıkları belirtilmiştir. Üçüncü bölümde; simülasyon sonucu elde edilen veriler faaliyet senaryolarına göre karşılaştırılmış, Sesin Nesnel Parametre değerlerinin optimum olarak elde edildiği ve elde edilemediği durumlar değerlendirilmiş, her cami için yüzey malzemeleri üzerinde yapılan değişikliklerle optimum koşulların oluşturulmasını amaçlayan düzenleme önerileri hazırlanmıştır. Hazırlanan düzenleme önerilerine göre modeller yeniden oluşturulup simülasyon işlemi tekrarlanarak düzenleme sonrası oluşan akustik koşullar yeniden değerlendirilmiştir. Dördüncü bölümde; camilerin mevcut durumları ve düzenleme önerileri değerlendirilmiş, optimum değerlerin elde edilemediği durumların sebepleri ortaya konulmuştur. Son bölümde ise yeni cami tasarımları ve mevcut camilerin düzenlenmesi ile ilgili öneriler ortaya konulmuştur.

Mimari akustik
Barış İlban
Karadeniz Technical University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2016
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ekoloji ve sürdürülebilirlik konuları kapsamında konutların incelenip değerlendirilmesi

Kontrolsüzce tüketilen enerji kaynaklarının uzun vadede kaçınılmaz etkileri olacaktır. Mimarlar olarak bizlere düşen sorumluluk, ekosistemin bozulmaya başlamasıyla birlikte ortaya çıkacak iklim değişikliği gibi çevresel sorunlara karşı önlem almaktır. Bu sorunların önüne geçebilmenin en etkili yolu, ekolojik yaşam modeline geçiş yapmaktır. Ancak bu dönüşüm, yalnızca belirli alanlarla sınırlı kalmamalı, yaşamın her yönünde, sürdürülebilir seçenekler tercih edilmelidir. Bu tez kapsamında, küresel ölçekte yapılaşmanın bir sonucu olarak konutların tarihsel gelişimi ve sürdürülebilirliğin dönüşümü incelenmiş, ortaya çıkan sorunların insanlığın geleceği üzerindeki olumsuz etkilerini en aza indirmeye yönelik katkı sunulması hedeflenmiştir. Sürdürülebilir mimarlık bağlamında, günümüz konut yapılarının tasarım ilkeleri değerlendirilerek detaylı bir araştırma yürütülmüştür. Bu çalışmanın ilk bölümünde, araştırmanın önemi vurgulanmıştır. Takip eden bölümde, sürdürülebilirlik, ekoloji ve çevre kavramları mimarlık bağlamında ele alınmıştır. Üçüncü bölümde sürdürülebilir mimarlık ilkeleri detaylı bir şekilde incelenmiştir. Bir sonraki bölümde yeşil bina sertifika sistemleri anlatılmıştır. Beşinci bölümde ise Türkiye ve dünyadan sürdürülebilir konut örnekleri analiz edilmiştir. Sonuç bölümünde, araştırmanın temel bulgularına ve sürdürülebilir konut tasarlamayı amaçlayan mimar ve tasarımcıların göz önünde bulundurması gereken önemli kriterlere yönelik değerlendirmelere yer verilmiştir.

Ali Konuralp Diler
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Metin ve mekân diyalektiği (Sadık Hidayeti'in Kör Baykuş romanı)

Bu tezde, edebiyat metninde mekân anlayışının nasıl ifade edildiği incelenmiştir. Soyut bir mekân tasarısı içeren edebiyat/kurgusal metinde, somut mekânın tasarlanmasında önemli rol oynayan mimarlık etkinliği, mekân tasarımının nasıl olduğu incelenmiştir. Kurgusal metinde mekân nasıl incelenmiş, nasıl tasarlanmış ve nasıl ifade edilmiş. Bir başka deyişle mekânın kurgusal metinde zihin inşası nasıl yapılmıştır sorularına cevap aranmıştır. Bunun için çeşitli kuramlar yaklaşımıyla örnek olarak Sadık Hidayet'in Kör Baykuş romanı incelenmiştir. İncelenen roman, İran (Fars) çağdaş edebiyatının önemli eserlerinden biridir. Romanın içeriği, gerçek üstü yapısı ve üslubu ile dünya edebiyatında edebiyat eleştirmenleri tarafından çeşitli boyutlarıyla ele alınmıştır. Bu çalışmada, söz konusu geniş literatürün taranması ile birlikte yazarın diğer eserleri de dikkate alınmıştır. Anahtar Kelimeler: Mekân, Mimarlık, Edebiyat, Sadık Hidayet, Kör Baykuş Romanı

Alı Mahdızadeh
Karadeniz Technical University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2016
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Geleneksel Burdur evlerinin cephe kurgusunun analizi

Zengin bir kent dokusuna sahip olan Burdur, pek çok tarihi olaya tanıklık etmiş 74 adet tescilli geleneksel konutu etkileşim geçiş alanı sınırları içerisinde barındırmaktadır. Bu evler, günümüzde orijinal işlevleri ile ya da farklı işlevler yüklenerek kullanılmakta ve kent kullanıcıları ile etkileşime devam etmektedir. Kent kullanıcılarının yapılar hakkında bilgi edinebileceği tek mimari öge bu yapıların cepheleridir. Sokağa ve bulundukları kentsel dokuya karakterini veren cepheler, yapım teknolojisiyle, malzemesiyle, doluluk-boşluklarıyla, mimari ögeleriyle (kapı, pencere, saçak, çıkma, süsleme…), ait oldukları dönemin tarihi, ekonomisi, sosyo-kültürel özellikleri hakkında kent kullanıcılarına bilgi aktarımı sağlayan tarihi birer belge niteliğindedir. Bu noktadan hareketle hazırlanan tez çalışmasında Burdur ili, Merkez ilçesi, Etkileşim Geçiş Alanı Sınırları içerisinde yer alan tescilli Geleneksel Burdur Evleri'nin Cephe Kurgusu analiz edilmiştir. Cephelerin fotoğraflanması ile toplanan verilerin sınıflandırma, değerlendirme ve envanter işlemlerinin yapılması sürecinde "tipolojik çözümleme yöntemi" uygulanmıştır. Geleneksel Burdur Evleri'nin cephe kurgularını belirleyebilmek için konut kat sayısı, giriş düzeni, cephe elemanları hakkında bilgi verilmiş ve fotoğraflarla örneklendirilmiştir. Ardından envanter numarasına göre 74 adet tescilli Geleneksel Burdur Evi'nin cephe kurgusu detaylı bir şekilde incelenmiş, bu bilgiler ışığında konutların cephe tipolojileri oluşturulmuş ve bir konut envanteri hazırlanmıştır. Oluşturulan bu bilimsel kaynak ile mimarlık biliminin yanı sıra Burdur Kenti Yapı Arşivi'ne de katkı sağlamak amaçlanmıştır.

Özge Uyguralp
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kütahya Yeni Mahalle Rum (Gavur) hamamı restorasyon önerisi

Bu çalışma Kütahya ili merkez Lala Hüseyin Paşa Mahallesi'nde yer alan XIX. yy hamam mimarisi örneklerinden Yeni Mahalle Rum (Gavur) Hamamı'nı konu etmektedir. Çalışmanın amacı, Kütahya'da etnik kültürün şahidi kültür varlıklarından biri olan kısmen yıkılmış, metruk durumdaki Yeni Mahalle Rum (Gavur) Hamamı'nın; bugünkü durumunu analitik incelemeler ve değerlendirmelerle belgelemek, restitüsyonu ile yapının özgün durumunu ortaya koymak ve koruma ilkeleri ışığında hamamın sürdürülebilir korunmasına yönelik restorasyon önerisi getirmektir. Tez içerisinde Kütahya, Eskişehir, Afyon illerinden hamam örnekleri seçilerek tipolojik bir çalışma oluşturulmuş, Yeni Mahalle Rum Hamamı'nın bu tipoloji içerisindeki yeri belirlenmiştir. Çalışma; Rum Hamamı'nı belgeleyen rölöve ve tanımlama, özgün halini gösteren restitüsyon, çevresel analizler, karşılaştırmalı çalışma katoloğu ve yapının restorasyon uygulamasına hazır hale getirildiği restorasyon projesini içermektedir.Anahtar Kelimeler: Kütahya, Rum, Hamam, Restorasyon

Fatma İlkay Sayan
Gazi University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2010
00
DoktoraAçık ErişimTR

Sismik taban izolatörü kullanımının mimari tasarıma etkisi

Yapı sistemlerinin deprem dayanımını arttırması bakımından inşaat teknolojisindeki en yeni gelişmelerden biri sismik izolasyon teknolojisidir. Bu tez çalışması sismik taban izolasyonu teknolojisinin dünyada yaygın olarak kullanıldığı iki yapı türü olan tarihi yığma binalar ve betonarme binaları kapsamaktadır.Bu çalışmada 2007 Deprem Yönetmeliğinde tanımlanan; düşeyde ve planda düzensizlik durumlarının tümünü içeren L şeklinde kalıp planına sahip düzensiz bir betonarme yapı üç şekilde modellenmiştir. Bunlar; ankastre tabanlı, kurşun kauçuk mesnetli ve yüksek sönümleyici kauçuk mesnetli modellerdir. Bu modellerin dışında ayrıca; L şeklinde kalıp planına sahip, Deprem Bölgelerinde Yapılacak Binalar Hakkında Yönetmelik'te bulunan A3. Planda çıkıntılar bulunması düzensizliği dışında hiçbir düzensizliğe sahip olmayan ve çalışmada düzenli bina olarak nitelendirilen yapıda modellenmiştir. Çalışmada maksimum yer ivmesi 0,52 g olan Erzincan deprem kaydı kullanılarak zaman tanım alanında dinamik analiz yapılmıştır. Bu analiz sonucu dört yapı modelinin periyot değerleri ile sismik tepkileri birbirleriyle karşılaştırılmıştır.Bu çalışmada ayrıca tarihi yığma binalar da sismik izolasyon uygulaması da incelenmiştir. Mimar Sinan'ın çıraklık eseri olarak nitelenen Şehzade Mehmet Cami SAP 2000 bilgisayar programı ile modellenmiştir. Bu yığma sistemin ankastre mesnetli, kurşun kauçuk mesnetli ve yüksek sönümleyici kauçuk mesnetli üç modelinin dinamik davranışları birbirleriyle karşılaştırılmıştır. Bu çalışmada dinamik analiz maksimum yapı tepkilerini veren Davranış Spektrum yöntemiyle gerçekleştirilmiştir.Sonuç olarak sismik taban izolatörlerinin düzensiz betonarme binanın ve tarihi yığma caminin dinamik davranışlarını iyileştirdiği gözlenmiştir. Sismik taban izolasyonu tasarımda serbestlik sağlamasına rağmen bu sonuç mimarları düzensiz yapılara yönlendirmemelidir. Ayrıca tarihi yapılarda orijinal dokuyu bozmadan güçlendirme özelliği sismik izolatörlerle sağlanabilecektir.Anahtar Kelimeler: Yapı ve yapım teknolojisi, sismik izolasyon

Asena Soyluk
Gazi University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2010
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kültür ve Turizm Bakanlığınca kültür merkezine dönüştürülen tarihi yapılarda önem-başarım değerlendirmesi

Dünyada ve ülkemizde yapısal ömürlerini tamamlamamış birçok yapı, yaşam biçimleri ve ihtiyaçlarda meydana gelen değişimlere ayak uyduramayarak kullanılamaz hale gelmektedir. Bu tezin amacı, kültürel mirasımızın önemli bir bölümünü oluşturan, kamu belleğine yer etmiş tarihi binaların Kültür Merkezi olarak yeniden işlevlendirilmesi sürecinde uygulanan mekansal dönüşümün, Edirne Deveci Han Kültür Merkezi, Muğla Kültür Merkezi ve Ordu Çok Amaçlı Salon örneleri üzerinden incelenmesi ve Edirne Deveci Han Kültür Merkezinde yapılan anket ışığında kullanıcı memnuniyetinin değerlendirilmesidir. Bu amaçla, ilk olarak yeniden işlevlendirme kavramı irdelenmiş, daha sonra ise Kültür Merkezi işlevinin içerdiği mekan gereklilikleri belirlenmiştir. Seçilen örneklerin yeniden işlevlendirme öncesi ve sonrası durumu incelenmiş ve Kültür Merkezleri Daire Başkanlığı tarafından bazı İl ve İlçelerde uygulanmış olan Tip A1 Kültür Merkezi ile karşılaştırılarak, hangi fonksiyonların mevcut kabuk içinde kurgulanabildiği belirlenmiştir. Son olarak Edirne Deveci Han Kültür Merkezi'ni kullanan ziyeretçiler üzerinde önem-başarım analizi yöntemiyle anket uygulanmış, anket sonuçları ve mekan kurgusu değerlendirmiş, tez sürecinin başlangıcında ortaya konulan hipotezler sınanmış ve öneriler getirilmiştir.

KültürKültür merkezleriKültürel süreklilik
Yusuf Seven
Gazi University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2010
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Alüminyum giydirme cephe bina alt sistemlerinin uygulama süreci yönetimi?Ankara Arena Spor Kompleksi örneklemesi-

Yapı; strüktürel, bölmeler, teknik donatılar ve bitirmeler olmak üzere dört alt sistemden oluşan bir sistemler bütündür. Bu alt sistemlere ait bileşenler de yapı bileşenlerini oluşturmaktadır. Yapı üretiminde hazır yapı bileşeninin kullanımındaki amaç; maliyetin azaltılması, uygulama süresinin kısaltılması ve hedeflenen kaliteye ulaşılmasıdır. Bir hazır yapı bileşeni olan alüminyum giydirme cephe bina alt sisteminin uygulama süreci, çok sayıda girdinin ve katılımcının bir arada kısıtlı süre ve maliyet sınırları içerisinde alüminyum giydirme cephenin meydana getirilmesi çalışmalarını kapsamaktadır. Girdi sayısının bu denli çok olması, süreçte etkin bir yönetim anlayışının benimsenmesini zorunlu kılmaktadır. Yapı kabuğunu oluşturan alüminyum giydirme cephe bina alt sisteminin uygulama sürecinde dikkat edilmesi gereken en önemli nokta, kısıtlı girdilerin verimliliğini artıracak şekilde planlanması, yürütülmesi, denetlenmesi eylemleri; organizasyon, koordinasyon, standardizasyon, problem çözme gibi genel yönetim eylem ve etmenlerinin uygulama süreci aşamalarına entegre edilmesidir. Bu nedenle, tez kapsamında, alüminyum giydirme cephe bina alt sistemlerinin uygulama süreci ve uygulama sürecini etkileyen faktörler/ girdiler irdelenerek, alüminyum giydirme cephe bina alt sistemlerinin yönetiminde kullanılacak bir karar destek modeli önerilmektedir. Bu modelin iki amacı vardır. Birincisi, daha sonraki uygulamalarda yönetim eksikliğini önlemek amacıyla önemli karar alanlarının süreçle ve girdilerle ilişkilendirilmesini sağlamak ve bu yönde alınması gereken kararları belirlemektir. İkinci amaç ise, geri besleme yapılarak düzeltici faaliyetlerin gerçekleştirilmesine olanak sağlamaktır.

Proje yönetimi
Sevinç Çetin
Gazi University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2010
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ankara Güdül ilçesi tarihi kent dokusunun incelenmesi ve koruma sorunları

Bu tez çalışmasının amacı, Ankara ili Güdül ilçesi tarihi kent dokusunun incelenerek, değerlendirilip; korunması ve geliştirilmesine dair öneri oluşturmaktır.Çalışma; giriş ve sonuç bölümleri de dahil olmak üzere toplam altı bölümden oluşmaktadır. Çalışmanın amacı ve yöntemi hakkında bilgilerin verildiği giriş bölümünden sonra ikinci bölümde çalışma alanının fiziksel, tarihsel, sosyal, ekonomik ve mimari özellikleri hakkında bilgiler yer almaktadır. Üçüncü bölümde; çalışma alanının fiziksel, mimari ve sosyal analizi yapılmış, dördüncü bölümde elde edilen tespitler sonucunda olanak ve sorunlar değerlendirilmiştir. Beşinci bölümde, bir önceki bölümde ayrıntılı olarak yapılan değerlendirmenin sonuçları göz önünde bulundurularak, sosyo-ekonomik yapı ve mimari doku ile ilgili koruma geliştirme ve sağlıklaştırmaya yönelik kararlar önerilmiştir. Altıncı bölüm olan sonuç bölümünde ``Koruma Amaçlı İmar Planlarının'' tarihi dokular açısından önemi üzerinde durulmuştur. Bu kapsamda planlama sürecinin önemli bir parçasını oluşturacağı düşünülen tez çalışmasında, önerilen kararların, koruma imar planı ile ilişkilendirilmesi gerekliliği üzerinde durulmuştur.

İlkay Ayaz
Gazi University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2010
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İmar mevzuatı kapsamında yapılaşmaya ilişkin süreçler, uygulamada yaşanan sorunlar ve çözüm önerileri

Bu çalışmada; mimarlık hizmetlerinin yürütülmesi esnasında uyulması zorunlu olan, belirli süreç ve aşamalardan oluşan yasal mekanizmaların nasıl çalıştığının analizinin yapılması, uygulamada yaşanan sorunlar da göz önünde bulundurularak mevcut sistemin temel problemlerinin tespit edilmesi ve daha sağlıklı bir sistemin oluşabilmesi için de çözüm önerilerinin geliştirilmesi hedeflenmiştir.Bu kapsamda öncelikle; imar mevzuatımız gelişim süreciyle birlikte değerlendirilmiş, ardından belediyelerde planlama sonrası yürütülen proje onayı, Yapı İzni, Yapı Denetimi, Yapı Kullanma İzni, imar yaptırım mekanizmaları gibi süreçler incelenmiştir. Son olarak da yasal mevzuat çerçevesinde Ankara Büyükşehir Belediyesi'ne bağlı İlçe belediyelerin imar birimlerindeki uygulamalar değerlendirilerek karşılaşılan problemlere çözüm önerileri geliştirilmeye çalışılmıştır.

Yapı yönetmelikleriYasal düzenlemelerİmar
Zafer Ünal
Gazi University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2010
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Prefabrike beton endüstrisinde atık yönetimi ve geri dönüşüm olanakları

Prefabrike beton endüstrisi, ülkemizde, tarihsel süreç içerisinde gelişimgöstererek bir noktaya ulaşmıştır. Ancak sektörün geldiği bu noktanın,toplam inşaat sektörünün içindeki pay açısından dünya ortalamaları ilekıyaslandığında, oldukça geri kaldığı gözlemlenmektedir.Endüstriyel bir inşaat uygulama şekli olan beton prefabrikasyon, yapısektörü kadar, sanayi sektörünün de özelliklerini bünyesinde barındırır.Bu özelliği, sektörün gelişim sürecinde kalite kavramı ile dolayısıyla atıkyönetimi kavramı ile sürekli ilişkide olmasını sağlamıştır. Diğer biryandan, dünya çapında gelişen çevreye duyarlı yaklaşımlar, inşaatsektörü çerçevesinde de sürdürülebilirlik kavramı etrafında yer bulmayabaşlamış, yapı ve yapı elemanlarının çevreci nitelikte olması, tasarımsürecinin önemli girdilerinden biri olmaya başlamıştır.Bu nedenlerden ötürü, bu tez prefabrike beton endüstrisinin özelliklegeri dönüşüm uygulamaları çerçevesinde sürdürülebilirlik ve kalitekavramları ile ilişkilerini, sektörün ülkemizde gelişimi amacı ile ele almışve bu hedefe yönelik bulgular elde etmeyi amaçlamıştır. Bu hedefışığında, öncelikle, beton prefabrikasyon sektörü için kalite kavramıkapsamında çeşitli atık yönetimi uygulamaları önerilmiş ve buuygulamaların ortaya çıkarabileceği atık azaltma kazanımlarındanbahsedilmiştir. Tezin ilerleyen bölümlerinde, sektörün açığa çıkardığıatıkların geri dönüştürülerek, öncelikle sektör içerisinde olmak üzeregeri kazanım olanaklarından bahsedilmiş, daha sonra ise dünyaçapında ortaya çıkan atık malzemelerin sektör uygulamalarıçerçevesinde hammadde olarak geri kazanım olanakları ve bu şekildeelde edilecek ürünlerin performansları değerlendirilmiştir.Prefabrike beton endüstrisinde, atık yönetimi ve geri dönüşümyaklaşımlarının hayata geçmesi, hem sektörün çevre karşısında olansorumluluklarını yerine getirmesini, hem de ortaya çıkacak yeniyaklaşımlar sayesinde ticari ve yenilikçi kazanımlar elde etmesinisağlayacaktır. Bu durum, Türkiye'deki prefabrike beton endüstrisinin,inşaat sektöründeki payının dünya ortalamaları düzeyine çıkmasınınsağlanabilmesine yardımcı olacaktır.

Atık betonAtık su arıtma sistemleriAtık yönetimi+7
Selim Koca
Gazi University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2010
00
DoktoraAçık ErişimTR

Kapalı hacim özelliklerine göre binalarda öngörülen yangına direnç sürelerinin belirlenmesine yönelik bir model önerisi

Binaların bir yangın anında, güvenli bir şekilde boşaltılması ve yangın ekiplerinin çalışmasını sağlayacak süre boyunca ayakta kalması gerekmektedir. Buna yapısal yangına direnç tasarımı denilmektedir. Söz konusu süreler hükme dayalı ya da performansa dayalı olarak belirlenmektedir. Hükme dayalı yaklaşımı esas alan Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik (BYKHY)'de bina ve yapısal elemanların tasarımı için öngörülen yangına direnç süreleri hükümsel kurallar halinde verilmektedir. Bu süreler standart yangın eğrilerine göre belirlenmiş standart yangına direnç süreleridir. Ancak, binayı oluşturan kapalı hacimlerde çıkan şiddetli yangınlarda yapı elemanları öngörülen süreler kadar yangına direnç gösterememektedir. Bunun sonucunda bina, BYKHY'de öngörülenden daha kısa sürede çökebilmektedir. Bu çalışma ile kapalı hacim özelliklerine göre binalarda öngörülen yangına direnç sürelerinin belirlenmesine yönelik bir model önerilmiştir. Modelin, kapalı hacimlerden oluşan barınma, konaklama, kurumsal ve büro binalarında uygulanması amaçlanmıştır. Kapalı hacim özellikleri; kapalı hacmin taban alanı, açıklığın alanı, açıklık alanının kapalı hacmin taban alanına oranı, açıklığın konumu ve boyutu, kapalı hacmin yangın yükü yoğunluğu ve yapı tipi ile sınırlandırılmıştır. Model, farklı kullanımlara sahip çeşitli hacimleri barındıran örnek bir hastane yapısı üzerinde uygulanmıştır. Modelin kullanılması ile BYKHY'e göre yangına direnç sürelerinin belirlenmesinde ve binanın kompartımanlara ayrılmasında kapalı hacim özelliklerinin de dikkate alınması sağlanmaktadır.

Kapalı alanlarYangın dayanımı
Sedat Altındaş
Gazi University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2010
00
DoktoraAçık ErişimTR

Enerji performansı öncelikli mimari tasarım sürecinin ilk aşamasında kullanılabilecek tasarıma destek değerlendirme modeli

Tasarım sürecinin ilk adımlarında alınan kararların önemli bir bölümünün sonuçta elde edilen bina performansını doğrudan etkilediği bilinmektedir. Bu noktada bina performans simülasyonlarından elde edilen bilgi, tasarım sürecinin başından itibaren tasarım kararı destek sistemi olarak tasarım ekibinin alternatif çözümler içinden seçim yapabilmesine yardımcı olabilecek önemde görülmektedir. Bina performans simülasyonlarının tasarım süreci içinde dolaylı yolla kullanılabilmesinde hassasiyet analizine dayalı yeni bir yöntem aranmaktadır. Hassasiyet analizi tasarım parametrelerinin bina performansı üzerindeki etkisinin ve hangi parametrenin daha etkin rol oynadığının belirlenmesine yardımcı olmaktadır.Tezin amacı, henüz tasarım sürecinin başındaki okul binası şemalarının belirlenen parametreler ve denenen değerlerine bağlı enerji performansı hassasiyetinin sorgulanmasıdır. İklimsel farklılıklara bağlı hassasiyetlerin belirlenebilmesi için analiz, Türkiye'nin dört derece gün bölgesi için ayrı olmak üzere gerçekleştirilmiştir.Bu çalışmaya veri sağlamak üzere Esp-r enerji performans simülasyon programı kullanılmıştır. Temsili bir sınıf zonları kümesi tanımlanmış ve girdi parametreleri belirlenmiştir. Analiz hem ısıtma enerjisi tüketimi hem de soğutma enerjisi tüketimi üzerinden irdelenmiştir.Tezin sonucunda okul tasarımları için ısıl açıdan dirençli tasarımlara yönelik bir modül önerisi Modulsco geliştirilmiştir. Bu modülü test edebilmek için bu modül ile elde edilen üç alternatif tasarım şeması Türkiye'nin dört iklim bölgesine uygulanmış ve sonuçları değerlendirilmiştir. Bu önerilen yöntem, iklime dayalı tasarım gerçekleştirmek isteyen tasarımcılar için hazırlanacak tasarım kılavuzun genel çerçevesini oluşturmaktadır.

Bina benzetimiPerformans değerlendirme
Gülsu Ulukavak Harputlugil
Gazi University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2009
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

2000-2008 yılları arası ulusal ve bölgesel mimarlık yarışmalarına yönelik bir profil belirleme denemesi

Bu çalışmanın amacı, son dönemde yapılan mimari yarışmalar hakkında mimarlara ve özellikle genç mimarlara katkıda bulunacak ve çalışmalarını daha doğru bir şekilde ilerletmelerine ışık tutacak yarışmalar profili hakkında bir bakış sunmak ve yarışmalar ortamının nasıl analiz edilebileceği üzerine bir metodoloji ortaya koymaktır.Tüm dünya ülkelerinde olduğu gibi Türkiye'de de yarışmaların proje elde etme ve uygulama aşamasında oldukça önemli bir yer tuttuğunun bilincinde olarak bu çalışma kapsamında 2000-2008 yılları arasındaki Türk kurum ve kuruluşların açtığı Ulusal Ve Bölgesel yarışmaların genel karakteristiğinin neler olduğu incelenmiştir. Bu sorunun cevabını bulabilmek için, öncelikle genel olarak yarışma olgusunun bileşenleri belirlenmiştir. Bu bileşenler kısaca 1) yarışma yönetmelikleri, 2) yarışma ortamının profili, 3) şartnameler ve 4) mimarların bu konudaki fikirleri olarak düşünülmüştür.Yarışma yönetmeliklerindeki kurallar esas alınarak ve bir alternatifle karşılaştırma yaparak incelemek amacıyla Britanya örneği ile Türkiye bir arada incelemeye alınmıştır. Sonra, bu bileşenler bağlamında Türkiye'de 2000-2008 yılları arasında durum saptanması yapılmıştır. Bunun için bu yarışmalarla ilgili dokümanlar Arkitera sitesi, Mimarlar Odası Yarışma Arşivi ve Mimarlık dergisinin 2000-2008 yılları arasındaki tüm sayıları taranıp sınıflandırılıp bu yıllar arasındaki yarışmalar ortamının dökümü yapılmıştır. Daha sonra yarışmaların kurallarını belirleyen en önemli dokümanlardan biri olan şartnameler incelenmiştir. Bu inceleme, şartnamelerde bulunan kuralların ve yarışmacılardan istenilenlerin eksik olduğu düşüncesiyle yapılmıştır. Bunun için 2000-2008 yılları arasında yapılan ?Yapı? yarışmaların şartnameleri ?İçerik Analizi? yöntemiyle incelenip eksiklikler saptanmaya malışılmıştır. Son olarak da, yarışmacılar ve jüri üyelerinin tecrübelerinden yararlanmak için yapılan çalışmalardan, yarışmalarla ilgili ortaya konulan problemler ve sorular, bu yıllar içerisinde hem yarışmacı hem jüri üyeliği yapmış olan profesyonellerle görüşülüp ?Temellendirilmiş Kuram? yöntemiyle durum analizi yapılmıştır. Tüm analizler, 2000-2008 yılları arasındaki yarışmalar ortamının başlıca sorunlarının;1.Yarışma sayısının azlığı,2.Özel sektörün yarışma yerine teklif alma yöntemini tercih etmesi,3.Yarışma şartname içeriklerinin net ve açık olmaması ve bazı eksik bilgilerinin bulunması,4.Yapılan kolokyumların asıl amacını yerine getirmemesi,5.Jüri tarafından seçim sürecinde hazırlanan raporların yeterli olmamasıolduğunu ortaya koymuştur.

Noushin Rashedi Zahra
Gazi University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2009
00
DoktoraAçık ErişimTR

Bazalt skoriasının taşıyıcı yarı hafif beton üretiminde kullanımı

Tezde skoria ve hiper akışkanlaştırıcı kullanılarak, ?yüksek dayanım sınıfı?nda olan onbeş farklı taşıyıcı yarı hafif beton serisi üretilmiştir. Araştırmanın öncelikli amacı; bu betonlarda, üretim bileşenleri, betonun özellikleri ve ara yüzey bölgesinin kristal morfolojisi arasındaki sayısal ilişkilerin belirlenmesidir. Ayrıca, yapay hafif agregalar yerine doğal bir agrega olan skoria kullanılarak; ekonomik ve çevresel yarar açısından taşıyıcı yarı hafif betonların kullanımının artmasını sağlamaktır.Bu amaçlar doğrultusunda; standart deney prosedürleri ve önceki araştırmalardan elde edilen bilgiler kullanılarak, sorgulanan betonların özellikleri sayısal olarak belirlenmiştir.Üretimde kullanılan agregaların ve çimentonun hacimsel oranları ilişkilendirilerek, üretim bileşenleri ile ilgili sayısal veriler elde edilmiştir.Ara yüzey bölgelerinin kristal morfolojisi; kalsiyum hidroksit (portlandit) kristallerinin en büyük boyutu ile sorgulanmıştır. Bu sorgulamalar için; on bin kez büyütülen taramalı elektron mikroskobu görüntülerinden yararlanılmıştır. Bu görüntülerden, belirtilen sorgulama için; ?parçacık sınırlarını belirleme? yöntemi ile kristal sınırları belirlenerek sayısal veri elde edilmiştir.Tüm sayısal veriler; betonların özelliklerini temsilen seçilen, iki önemli özellik olan; ?etüv kurusu yoğunluk? ve ?basınç dayanım değeri? aracılığıyla ilişkilendirilmiştir. Tezde bu özellikler, röper noktası olarak kullanılmış, üretim bileşenlerine göre farklılaşan grafiksel sınama serilerinde, ikili regresyonlar aracılığıyla sayısal olarak ilişkilendirilmiştir.Elde edilen sayısal verilerin çoğu, yüksek korelasyonda sayısal olarak ilişkilendirilmiş, skoria kullanılarak; yüksek dayanımlı taşıyıcı yarı hafif betonların üretilebileceği ve güvenle kullanılabileceği sonuçlarına ulaşılmıştır.

Hatice Gönül
Gazi University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2008
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yapı ürünlerinin çevresel etkileri: Bütünleşik ürün politikası bağlamında bir irdeleme

Yapı ürünleri, hammaddenin elde ediminden yok edilmelerine kadar, yani yaşam döngüleri boyunca, çevreyi olumsuz yönde etkileyebilmektedirler. Yapı ürünleriyle ilişkili her paydaş gibi mimari tasarıma ve yapı ürünlerine ilişkin kararları bağlamında Mimarlar da bu etkilerin azaltılmasında sorumluluk sahibidirler. `Bütünleşik Ürün Politikası (BÜP) ürünlerin çevresel etkilerinin yaşam döngüsü boyunca, ilgili paydaşların işbirliği ile azaltılmasını amaçlamaktadır. BÜP'ün amacına ulaşması için uygulandığı her ülkede ekonomik, çevresel ve sosyal önceliklere göre şekillenen araçlar kullanılmaktadır. Bu tez çalışmasında, Türkiye'de yapı ürünlerinin çevresel etkilerinin kontrolü ve azaltılması için BÜP'ün ilkeleri ve araçları kapsamında bir yöntem önerisi sunulmaktır. Yöntem, Türkiye'de yapı ürünlerini etkileyen, BÜP araçlarının eşdeğeri, araçların saptanması ve bu saptama sonucunda ortaya çıkan gereksinimlerin paydaş/araç ekseninde irdelenmesi prensibi üzerine kurulmuştur. İrdeleme sonuçları araç türleri (doğrudan düzenleyici, ekonomik, bilgilendirici ve sosyo kültürel) dikkate alınarak yorumlanmıştır.

Yapı malzemeleriÇevre politikalarıÇevresel etki
Hülya Şentürk
Gazi University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2008
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yangınla ilgili mevzuatlar çerçevesinde yüksek ofis binalarında kaçış yollarının analizi ve bir örnek çalışma

Yangın; yüksek ofis binaları için her zaman büyük risk oluşturmuştur. Kat yüksekliğinin fazla olması, insan yoğunluğu, dekorasyon amaçlı tutuşabilir özellikte kaplama malzemelerinin kullanılması, bu tip yapılardaki yangının oluşma ve büyüme riskini artırmaktadır. Bu bağlamda tezde, öncelikle yüksek ofis binalarında alınabilecek -pasif önlemler başta olmak üzere- yangın güvenlik önlemleri analiz edilmiştir. Yüksek ofis binalarında kaçış yolları ve bina boşaltım süreleri çerçevesinde ulusal ve uluslar arası mevzuatlar incelenmiş ve karşılaştırmalı analizler yapılmıştır. Yapılan analizler sonucunda performans kriterleri oluşturulmuş ve seçilen örnek proje olan ?EGO Genel Müdürlüğü Kamu Yönetim Binası? nın bu kriterlere uygunluğu denetlenmiştir. Seçilen örnek projenin çeşitli senaryolar çerçevesinde ?Simulex? bina boşaltım simulasyon programı ile boşaltım modellemeleri yapılmıştır. Bu senaryoların sonuçları çerçevesinde ise örnek olarak seçilen binada ve genelleme yapılarak yüksek ofis binalarında güvenli boşaltım için önerilerde bulunulmuştur.

Yangın güvenliği
Sedat Gönüllüoğlu
Gazi University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2008
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kayseri Talas Endürlük Kilisesi restorasyonu

Birçok medeniyete ev sahipliği yapmış olan ülkemizde, tarih ve kültür zenginliği, günümüze kadar ulaşabilen eserlerle kendini göstermektedir. Din ve kültür çeşitliliği; Türkiye'nin her yerinde bir tarih bırakmıştır. Kayseri ve çevresi 20. yüzyılın ortalarına kadar Rum, Ermeni ve Müslümanların birlikte yaşadığı bir şehir olmuştur. Talas Endürlük köyü mübadeleye kadar bir Rum köyü olmuştur. Lozan antlaşması gereği Endürlük'teki Rumlar Yunanistan'a gitmiş, Yunanistan'daki Türkler de buraya yerleştirilmiştir. Endürlük Kilisesi, ihmal ve bilinçsiz tahribata rağmen ayakta durmaya çalışmaktadır. Bu terkedilmişlik, bakımsızlık ve tahribatı engelleyerek, yapının sürdürülebilir korunmasını sağlayacak verilerin hazırlanması amacıyla Endürlük Kilisesi çalışma konusu olarak seçilmiştir. Tez kapsamında, bir dönemin Rum inancını ve şeklini, yapı tarzını açıklayan bir belge olan Endürlük Kilisesi'nin korunmasına yönelik belgeleme ve restitüsyon yapılmış, bu bilgi ve belgeler baz alınarak restorasyon projesi hazırlanmıştır. Tez konusu kiliseye ilişkin elde edilen özgün bulguların pek çok değişim ve bozulmaları bulunan benzer kilise yapılarının restorasyon çalışmalarına da veri teşkil etmesi beklenmektedir.

AnalizKayseriKayseri-Talas+5
Ayşe Uyan
Gazi University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2008
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Müze olarak işlevlendirilen tarihi yapılarda aydınlatma; Diyarbakır Dağ Kapı Burcu Sergi Salonu

Bu yüksek lisans çalışmasında; müze olarak işlev değişikliği getirilen tarihi yapılara zarar vermeden tarihi yapının ve içerisinde sergilenen nesnelerin uygun aydınlatması amaçlanmıştır. Çalışmanın teorik kısmında müze olarak işlevlendirilen tarihi yapılarda genel koruma ilkeleri ile müze ve sergi salonlarında aydınlatma kriterleri incelenmiştir. Uygulama kısmında ise sergi mekanı olarak işlev kazandırılmış Diyarbakır Dağ Kapı Burcu Sergi Salonu aydınlatma kapsamında irdelenmiştir. Bu kapsamda Diyarbakır Surlarının, Dağ Kapı Burcu Sergi Salonu'nun tanımlanması yapılarak teorik kısımda belirtilen kriterler doğrultusunda Diyarbakır Dağ Kapı Burcu Sergi Salonu'nun mevcut aydınlatması incelenmiştir. Bilgisayar programı ile simülasyonu hazırlanmıştır. Sergi salonu aydınlatması için üç farklı öneri sunulmuş ve bu öneriler karşılaştırılmıştır.

Nazlı Kamar
Gazi University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2008
00
DoktoraAçık ErişimTR

İran'ın Zencan ili Gerveh ve Socas tarihi yapıları özelinde, bilimsel ve geleneksel koruma yaklaşımlarının karşılaştırılmaları üzerine bir deneme

Bu tezin amacı İran'da uygulanmakta olan ?Geleneksel Restorasyon Yaklaşımı? ile Türkiye'de uygulanmakta olan ?Bilimsel Restorasyon Yaklaşımı'nın? karşılaştırılarak iki ülkenin restorasyon uygulamaları arasındaki farklılıkların saptanması ile geliştirilecek öneriler çerçevesinde bilgi ve eleman değişimine yönelik bir temel kaynak oluşturulmasıdır. Bu amaçla Zencan'da yer alan Selçuklu Dönemi'ne ait iki mescit yapısı restorasyon kararları açısından karşılaştırılmak üzere seçilmiştir.Burada takdim edilen tez çalışması 6 bölümden oluşmaktadır. Çalışmanın ilk giriş bölümünde tezin kuramsal yaklaşımı, çalışmanın amacı, hipotezi, yöntemi ve beklenen sonucu yer almaktadır. Tezin ikinci bölümünde Zencan İli'nin Genel Özellikleri konu edilmiştir. Tezin üçüncü bölümü Gerveh Cuma Mescidi'nin Türkiye'de uygulanmakta olan ?Bilimsel Restorasyon Yaklaşımı? kuralarına uygun olarak ayrıntılı bir şekilde incelenerek projelendirilmesine dair anlatımları kapsamaktadır. Tezin dördüncü bölümü İran'da uygulanmakta olan ?Geleneksel Restorasyon Yaklaşımı? kuralları ile restorasyonu tamamlanmış bulunan Socas Cuma Mescidi'nin tanıtımı, restorasyon kararları ve uygulamalarının incelenmesi ile ilgilidir.Tezin beşinci bölümü inceleme konusu olan iki yapıdan Gerveh Cuma Mescidi'nin restorasyon önerileri ile Socas Cuma Mescidi'nin restorasyon müdahalelerinin tablolar yardımı ile karşılaştırılmasını kapsamaktadır. Tezin altıncı ve son bölümünde Bilimsel Restorasyon Yaklaşımı'nın Geleneksel Restorasyon Yaklaşımı'na olan üstünlükleri maddeler halinde verilerek tez temenniler ile sonlandırılmıştır.

Hooman Soboutı
Gazi University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2008
00