
14
Arşivlenen Tez
0
DOI Atanmış
0%
DOI Oranı
Anabilim Dalı
Turizm sektöründe üç boyutlu gıda baskısı ve gıda ürünlerinin pazarlanması
Günümüzde turizm sektöründe üç boyutlu baskı üretimi ile turistik pekçok ürün yazdırılmaktadır. Bu çalışmada da üç boyutlu gıda baskısının turizm sektöründeki yeri incelenmektedir. Çalışmanın amacı gıda baskısının ve gıda ürünlerinin pazarlama faaliyetleri boyutunda turizm sektöründe çalışanların üç boyutlu gıda baskısına yönelik algıları üzerine araştırmayı kapsamaktadır. Bu bağlamda nicel araştırma yöntemlerinden çevrimiçi olarak düzenlenen anket tekniği ile veriler toplanmıştır. Elde edilen veriler sonucunda katılımcıların bilgi sahibi oldukları zaman üç boyutlu gıda baskısına ait ürünleri daha fazla deneme, satın alma, tavsiye etme eğiliminde oldukları ve bu ürünleri daha az riskli buldukları anlaşılmaktadır. Katılımcılar bu teknolojinin hammadde fiyatlarını düşüreceğini, tüketicilerin bu yazıcılarla üretilen ürünleri fiyatına bakmaksızın satın alacağını, fiyatlarının diğer ürünlere göre daha ucuz olacağını, üreticiden bağımsız olarak fiyatlarının belirlenebileceğini, tutundurmasının kişisel olarakda yapılabileceğini, insanların kolaylıkla kendi markalarını yaratabileceklerini ve kitlesel dağıtımın sona ereceğini düşünmektedirler. Ayrıca 3B gıda yazıcıları Bulut Teknoloji, Nesnelerin İnterneti ve Robot Teknolojiler gibi diğer Endüstri 4.0 araçları ile uyumlu hale getirildiğinde yenilikler ve fırsatlar yaratabilir.
Lüks otel işletmelerinde dijital uygulamaların müşteri memnuniyeti açısından incelenmesi: Yönetici görüşlerinin değerlendirilmesi
Bu araştırma lüks otel işletmeleri tarafından kullanılan dijital teknolojilerin müşteri memnuniyetine etkisini, bu uygulamaların otel işletmelerine sağlayacağı muhtemel avantajları ve potansiyel engelleri konusunda orta ve üst düzey yöneticilerin algı düzeyini tespit etmeyi amaçlamaktadır. Dünyanın belli başlı turistik destinasyonlarının otellerinde dijital teknolojilerin uygulandığına dair örnekler olsa da ülkemizde sınırlı sayıda otelde dijital teknolojilerin giriş seviyesinde kullanıldığı bilinmektedir. Bu nedenle sınırlı düzeyde tercih edilen bu teknolojik uygulamaların konaklama sektörü açısından sağladığı faydaların ortaya konması konaklama sektörü açısından önemlidir. Bu kapsamda hazırlanan çalışma hem veri toplama süreci hem de veri analizi açısından nitel araştırma yöntemlerine göre gerçekleştirilmiştir. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden vaka analizi tekniği kullanılmıştır. Bu kapsamda Türkiye'de Lider Kalite Güvencesi (LQA) standartlarına sahip otellerde orta ve üst düzey yönetici pozisyonunda çalışan 15 yüz yüze yarı yapılandırılmış görüşme yapılmıştır. Araştırma kapsamında toplanan verilerin değerlendirilmesinde içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın sonucunda dijital rezervasyon ve ödeme sistemleri, müşteri memnuniyeti sistemleri, departmanlar arası koordinasyon sistemleri, sanal gerçeklik sistemleri, güvenlik ve konfor sistemleri ile arıza tespit sistemlerinin sektörde öne çıkan dijital uygulamalar olduğu katılımcıların ise turizm endüstrisi ve alt sektörleri açısından dijitalleşmeyi hız, kolaylık, koordinasyon ve kalite olarak tanımladıkları görülmüştür. Ayrıca dijital dönüşüm ile hizmet çeşitliliğinin arttığı, hizmetlerin daha hızlı ve kaliteli şekilde sunulmaya başlandığı ve dijital dönüşümün birimler arasındaki koordinasyonu arttırdığı ve bu durumun müşteri sadakatini beraberinde getirdiği belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Dijitalleşme, Turizm, Müşteri Memnuniyeti
Toplumsal cinsiyet algısının kadın yöneticilerin kariyer gelişimine etkisi: Turizm sektöründe bir araştırma
Toplum iki cinsiyetten oluşmaktadır ve cinsiyetleri birbirinden farklılaştıran faktörler biyolojik etmenlerdir. Birçok toplumda cinsiyetler arasındaki farklar basit biyolojik farklılıklardan daha öte görülmekte ve cinsiyet ayrımcılığı bu durumla ilişkilendirilerek meşrulaştırılmaktadır. Cinsiyet ayrımcılığının kültürlere yansımaları ile birlikte kadınlara doğurganlık özelliğinden dolayı ev içi işlerin, erkeklere ise fiziksel güçlerinden dolayı ev dışı işlerin sorumluluğu yüklenmiştir. Geçmişte kadınların iş hayatına girmeleri zaman almış, mesleklere yansıyarak farklılık ve ayrımcılığı beraberinde getirmiştir. Kadınların çalışma hayatında var olmasıyla birlikte, erkeklerin ev dışı kadınların ise ev içi işlerle ilgileneceğine dair normlar anlamını yitirmeye başlamıştır. Buna rağmen meslekler kişilerin erkek ya da kadın olmalarına göre gruplandırılmıştır. Günümüzde kadınların çalışma hayatında bireysel ve toplumsal olarak kalkınmada oldukça önemlidir. 2021 TÜİK verilerine incelendiğinde ülkemizde kadınların en çok hizmet sektöründe yer aldığı görülmektedir. Özellikle turizm sektöründe çalışanların %54,2'si kadın olduğu görülmektedir. Buna rağmen turizm sektöründe kadınların karar verici mevkilerde bulunma oranı %15'in altındadır. Bu araştırmanın amacı toplumsal cinsiyet algısının turizmde çalışan kadın yöneticilerin kariyer gelişimine etkisini incelemektir. Araştırma amacı kapsamında İstanbul'da 5 yıldızlı otel işletmelerinde yürütülmüştür. Söz konusu otel işletmelerinde görev yapan 11 kadın yönetici ile görüşmeler yapılmıştır. Katılımcıların seçiminde amaçlı örneklem tekniği kullanılmıştır. Nitel araştırma teknikleriyle hazırlanan çalışmada görüşmeler Zoom ve Messenger gibi sosyal ağlar ile gerçekleştirilmiştir. Veriler betimsel analiz teknikleriyle yorumlanmıştır. Katılımcıların görüşleri farkındalık, ötekileştirme, kabullenme, kariyer gelişimi ve sorun çözme temaları altında incelenmiştir. Tüm değerlendirmeler sonucunda kadın emeğinin fazla olması nedeniyle diğer sektörlere göre turizm sektöründe cinsiyet ayrımcılığının daha az olduğu, buna rağmen toplumsal cinsiyet algısının farklı biçimlerde hissedilmesiyle kadınları kariyer gelişim sürecinde etkilediği sonucuna ulaşılmıştır.
Sağlık turizmi kapsamında talassoterapinin Akçakoca'da uygulanabilirliği üzerine bir araştırma
Bu çalışmada amaç, sağlık turizmi kapsamında yer alan, termal turizm uygulamalarından biri olarak talassoterapi tedavi yöntemleri ve talassoterapi merkezleri hakkında literatüre katkı sağlamaktır. Bu bağlamda Düzce ilinin Akçakoca ilçesinde bir talassoterapi merkezi kurulmasına yönelik olarak, bölgenin sahip olduğu potansiyelin belirlenmesine yönelik araştırmaya katılan katılımcıların görüşlerini değerlendirmektir. Bu kapsamda çalışmada nitel araştırma yöntemi kullanılmış olup veriler yarı yapılandırılmış görüşme tekniği ile elde edilmiştir. Nitel araştırma kapsamında düzenlenen görüşme formu 10 adet mülakat sorusu ile oluşturulmuştur. Araştırmanın örneklemini oluşturan 5 yerel yönetim birimi, 11 yerel halk ve 5 akademisyen olmak üzere toplamda 21 katılımcı ile görüşme tekniği ile düzenlenen görüşmelerde 10 adet mülakat sorusu yöneltilmiştir. Görüşme sonucunda katılımcılardan elde edilen nitel veriler betimsel analize tabi tutulmuş olup, yazıya dökülen katılımcı görüşlerinin analizleri gerçekleştirilmiştir. Bu araştırma neticesinde elde edilen verilerden çıkan sonuca göre, genel olarak "Sağlık Turizmi Kapsamında Talassoterapinin Akçakoca'da Uygulanabilirliği Üzerine Bir Araştırma" başlığına çerçevesinde katılımcıların görüşleri bir talassoterapi merkezinin kurulması yönünde olmuştur. Akçakoca'nın sahip olduğu stratejik konumu, denize olan kıyı şeridinin uygunluğu, eşsiz güzellikte ve zenginlikte olan doğal güzellikleri gibi nedenlerden böyle bir merkezin kurulması için yeterli bir potansiyel taşıdığı ancak sürdürülebilirlik anlamında gerekli bilgi birikiminin ve yapılabilirlik anlamında gerekli fizibilite çalışmalarının yapılması gerektiği katılımcılar tarafından belirtilmiştir. Belirli özelliklerinden dolayı uygun potansiyeli taşımadığını düşünen bir grup katılımcı ise talassoterapi merkezinin kurulamamış olması için fikirlerini sunmuştur. Bu fikirler çerçevesinde sağlık turizmi kapsamında talassoterapi uygulamalarının ve yöntemlerinin neler olduğu hakkında toplumun bilinçlendirilmesi ve farkındalığın oluşturulması için bu araştırmanın nicel araştırma yöntemi kullanılarak da incelenebilmesi ve sonrasında bu iki araştırma arasında karşılaştırma yapılarak yeni araştırma konularının çıkarılabilmesi gibi çeşitli önerilerde bulunulmuştur.
Turistlerin COVID-19 salgını sürecinde tatil tercihleri ve güvenlik algılarının değerlendirilmesi
Salgın hastalıklar tüm dünyada insanlık tarihi boyunca ekonomik ve toplumsal olarak çeşitli sorunların oluşmasına neden olmuştur. Covid-19 salgını da bunlardan biri olup doğal yaşamın dengesini bozan ve farklı boyutlarıyla insanları, işletmeleri, sektörleri olumsuz etkileyen çok tehlikeli bir salgın olmuştur. Şüphesiz turizm sektörü de bu salgından en çok etkilenen ve ağır darbe alan sektörlerden birisidir. Pandemi ilanı sonrası kendisini hemen gösteren korku ve panik ise birtakım önlemlerin alınmasını mecburi kılmıştır. Fakat süreçle birlikte hem zor durumda kalan işletmeler hem de psikolojik olarak etkilenen bireyler bazı tedbirlerle beraber süreci devam ettirmek zorunda kalmışlardır. Turizm sektöründe de hizmetin titizlikle sunulması gerektiği için, bu tedbirlerin dikkatlice uygulanması önem arz etmektedir; çünkü turizmin gelişmesiyle bağlantılı olarak turizm faaliyetlerine katılmak ve boş zamanlarını keyif alabilecekleri bir tatil yaparak geçirmek isteyen bireylerin sayısı da artış göstermiştir. Unutulmaması gereken nokta ise, her turistin çıktığı yolda birtakım beklentilerinin olduğu ve kendisini güvende hissetmek istemesidir. Tatil tercihlerine eşlik eden güvenlik algısı, bireyin farklı deneyimler yaşamasını ve sonraki tercihlerini oluştururken de bu unsurların etkisiyle karar vermesini sağlayacaktır. Bu çalışmada amaç, yerli turistlerin Covid-19 salgını sürecinde tatil tercihlerini ve güvenlik algılarını belirleyebilmektir. Bu bağlamda, bu çalışmada nitel araştırma yöntemi kullanılarak yarı-yapılandırılmış görüşme tekniğiyle veriler elde edilmiştir. Çalışmada kartopu örnekleme kullanılmıştır. Türkiye'nin yedi farklı bölgesinden her sene düzenli tatil alışkanlığı olan 5'er kişi olmak üzere, toplamda 35 turiste mail yoluyla görüşme formu iletilmiştir. Görüşme sonucunda ise katılımcılardan elde edilen veriler betimsel analiz yöntemi kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda, katılımcıların tatil tercihlerinin genel olarak olumsuz etkilendiği görülse de bu süreçte farklı alternatif turizm türlerini tercih edenlerin veya deneyimlemek isteyenlerin sayısının oldukça fazla olduğu bulunmuştur. Tatil tercihlerinde daha sakin yerleri tercih etmek isteyen katılımcıların, konaklama tercihlerinde ise mevcut süreçte hijyen unsurlarına ekstra özen göstererek turizm işletmelerinden de bunu talep ettikleri ve tedbir amaçlı uygulanan kuralların kendilerinin güvenlik algılarında belirleyici bir rol oynadığı sonuçlara yansımıştır. Anahtar Sözcükler: Covid-19, Güvenlik algısı, Tatil tercihleri, Turist.
Tüketicilerin hedonik tüketim davranışları ve Gelişmeleri Kaçırma Korkusu (FOMO)'nun taklit ürün satın alma davranışlarına etkisi
Son yıllarda akıllı telefon ve sosyal medya kullanımı hızlı bir artış yaşamış ve gelişmeleri kaçırma korkusu, yani FOMO ve hedonik (hazcı) tüketim davranışı özellikle genç yaşlardaki bireyler arasında sıkça görülmüştür. Günümüzde sosyal medya platformlarının da etki alanı güçlendiğinden, gelişmeleri kaçırma korkusu ve hedonik tüketim gibi, tüketici davranışlarında önemli etkileri bulunan bu yeni olguların yönetilebilmesi, tüketicilerle güçlü ve yakın bağlar kurulabilmesi adına giderek önem kazanmıştır. Bu çalışma da, tüketicilerin son yıllarda sıklıkla karşılaşılan gelişmeleri kaçırma korkuları ve hedonik tüketim davranışlarının, taklit ürün tüketimini ne açıdan etkilediğini saptamayı amaçlamaktadır. Bu doğrultuda nicel araştırma yöntemlerinden çevrimiçi olarak oluşturulan anket yöntemi ile veriler elde edilmiş, toplanan veriler neticesinde katılımcıların, gelişmeleri kaçırma korkuları arttıkça taklit ürün kullanan bireyleri daha az ayıpladıkları ve onlara karşı daha az ön yargılı olma eğiliminde oldukları anlaşılmaktadır. Benzer şekilde, hedonik tüketim eğilimi ile taklit ürün satın alma davranışı arasında da pozitif bir ilişki bulunmuştur. Ancak, alışverişe yalnızca; son modayı takip etmek, son trendlere ayak uydurmak, yeni şeyler tecrübe etmek ve bazı fikirler edinmek amaçlarıyla çıkan hedonik tüketicilerin taklit ürünleri güvenli bulmadıkları ve sağlığa zararlı buldukları da görülmüştür.
Otel işletmelerinde Covid-19 salgınının etkilerinin değerlendirilmesi: Bursa'daki 4 ve 5 yıldızlı otel işletmeleri üzerine bir araştırma
2019 yılının Aralık ayından itibaren Dünya'nın gündeminde yer almakta olan Covid-19 salgını büyük bir kriz haline gelmiştir. Yaşanan bu kriz sürecinin uzunluğu da her sektörü olduğu gibi hizmet sektörünü de doğrudan etkilemiştir. Salgının işletmelere olumsuz etkileri yadsınamayacak bir gerçektir. Bu mücadelenin içerisinde yer alan işletmeler kendi bünyelerinde önlemler almış ve kriz yönetim sürecini işletmelerine uyarlamışlardır. Turizm işletmeleri için sancılı geçen bu süreçte planlanan kriz yönetim süreci yatak ve oda kapasitesi, personel sayısı, yıldız sayısı, işletme büyüklüğü, müşteri profili gibi faktörlere bağımlı olarak değişiklik göstermektedir. Salgın sürecinde birçok işletme krizi olumlu bir şekilde yönetemeyerek çöküş dönemine girmiştir. Bu sebeple işletmelerin kriz dönemlerinde stratejik planlamaların ve öngörülen hedeflerine ulaşması zorlu bir süreç olmuştur. Kriz sürecini fırsata çevirebilen işletmeler ayakta kalmayı başarmıştır. Çalışmada tüm dünyada büyük bir kriz haline gelen Covid-19 salgını ve bu salgının Bursa ili üzerindeki etkisi araştırılmaktadır. Ülkemizde önemli turizm destinasyonlarından birisi konumunda olan Bursa ilinde bulunan 4 ve 5 yıldızlı otel işletmeleri araştırmanın evrenini oluşturmaktadır. Bursa Kültür ve Turizm Müdürlüğünden alınan bilgiler doğrultusunda Bursa ilinde toplamda 38 adet 4 ve 5 yıldıza sahip otel işletmesi olduğu bilgisine ulaşılmıştır. Araştırma kapsamında evrenin tümüne ulaşım sağlanmış ve görüşme talebinde bulunulmuştur. Araştırmaya katılım sağlamayı kabul eden tüm otel işletmeleri ile görüşme sağlanmıştır. Araştırmaya katılmayı kabul eden otel işletmelerinin sayısı 21'dir. Araştırmada nitel veri toplama yöntemlerinden görüşme yöntemi kullanılmıştır. Görüşmeler yarı yapılandırılmış görüşme tekniği ile gerçekleştirilmiş olup, araştırmada konu hakkında detaylı bilgiye ulaşılması ve tüm kriz sürecinin değerlendirilebilmesi gerekçesiyle 11 adet sorudan oluşan bir görüşme formu kullanılmıştır. Araştırma 21 yönetici ile görüşme gerçekleştirilerek tamamlanmıştır. Bununla beraber gelecekte Covid-19 salgını sürecinde ve sonrasında yapılacak olan çalışmalara kaynak olma niteliğini taşımaktadır. Araştırma sonucunda Bursa ilinin Covid-19 salgın krizinden hem otel işletmeleri açısından hem de bölge turizmi açısından olumsuz etkilendiği sonucuna varılmıştır. Bunun yanı sıra Covid-19 salgın krizinin bazı dönemlerde turizm hareketliliğini yok denilebilecek kadar düşürdüğünü ve bu süreci düzeltmenin zaman alacağı kanısına varılmıştır. Elde edilen bilgiler doğrultusunda yaşanan bu krizin bireylerin hayatını ekonomik, sosyal ve psikolojik açıdan da olumsuz şekilde etkilediği gözlemlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Kriz, Kriz yönetimi, Covid-19, Bursa, Otel, Turizm
Seyahat acentelerinin dış kaynak kullanımı: Batman ve Diyarbakır örneği
Hızla değişen ekonomik koşullar ve etkileşim farklılıkları gibi durumlara adapte olabilmek ve karşılaşılan zorlukların üstesinden gelebilmek için dış kaynak kullanma zorunluluğu acenteler için önemli bir hale gelmiştir. Dış kaynak kullanma zorunluluğu acentelerin faaliyetlerinde bazı zorlukları da beraberinde getirmektedir. Bu zorluklar; dış kaynak kullanımının getirdiği ilişki yoğunluğu, dış kaynak kullanımına ilişkin yerine getirilmesi gereken taahhütler, acentelerin sistematik bir şekilde yönetilememesi ve kullanılan dış kaynağın hissedilebilir bir etki yaratıp yaratmadığı ile ilgili ölçümlerin olmayışıdır. Yapılan çalışmalar seyahat acentesi operasyonlarının hala katı düzenlemelere ihtiyaç duyduğunu ve ayrıca seyahat acentesinin hizmetleri konusunda acenteler açısından büyük bir eğitim ve farkındalığa ihtiyaç olduğunu göstermektedir. Bu çalışmaya Diyarbakır ve Batman bölgesinden 111 turizm acentesi katılım sağlamış, katılım sağlayan acentelerin, bölgeyi homojen bir şekilde temsil ettiği bir dağılım ortaya çıkmıştır. Çalışmanın örneklemi olarak anketleri dolduran 111 firma doğrulanmıştır. Bu çalışma, dış kaynak kullanımının seyahat acenteleri üzerindeki yönetsel, örgütsel, hizmet, finansal ve genel etkilerini tespit ederek acentelerin dış kaynak kullanımına yönelimlerinin ortaya konması, dış kaynak kullanımının doğru faaliyetlere kanalize edilmesi konularında anlamlı sonuçlar ortaya koymuştur. Anahtar Sözcükler: Dış Kaynak Kullanımı, Seyahat Acenteleri, Turizm
Kültürel mirasın sürdürülebilirliği kapsamında edebiyat turizminin yönetici ve tüketici perspektifinden değerlendirilmesine yönelik bir araştırma
Edebiyat, toplumsal olguları yansıtması bakımından her zaman değerli bir sosyolojik araç olmuştur. Sosyal olayların, bireylerarası ve kültürlerarası etkileşimler ile tarihin çeşitli dönemlerindeki toplumsal dönüşümlerin en önemli betimsel aracı olan edebiyat, bu anlamda turizm bilimi ile dolaylı, ancak bir o kadar da etkin bir ilişki halindedir. Edebiyat ve turizm arasındaki bu ilişki, gerek bir esere konu olmuş gerekse usta bir yazarın yaşamını sürdürdüğü şehirlere, kasabalara, mekânlara ve otellere turizm amaçlı seyahatlerin gerçekleşmesi için farklı bir motivasyon ve çekicilik unsuru sağlamaktadır. Klasik turizm anlayışının dışında hareket etmek isteyenler bugün uluslararası seyahatlerin yönünü belirlemede etkili olabilmektedirler. Edebiyat, turizmi teşvik edebilecek bir kültürel varlıktır ve günümüzde Fransa, İngiltere, İrlanda, Rusya gibi pek çok ülkede edebiyat turizmi uygulamaları mevcuttur. Önemi yukarıda açıklanmaya çalışılan edebiyat turizminin, otel işletmelerine ve turistlere nasıl bir deneyim kazandırdığının araştırıldığı bu çalışmanın temel amacı, edebiyat turizminin otel işletmelerinde nasıl ve hangi amaçlarla uygulandığını, otel işletmesine olan etkisini tespit etmek ve Türkiye'de edebiyat turistlerinin profilini işletmeci gözünden ortaya koymaktır. Ayrıca tüketicilerin edebiyat turizmine karşı tutumlarını da araştırmaktır. Bu amaç doğrultusunda, İstanbul Sultanahmet Bölgesi'ni ziyaret eden ve yargısal örnekleme yöntemi ile seçilen, 450 turist üzerinde anket uygulaması yapılmış, turistlerin edebiyat turizmi hakkındaki görüşleri tespit edilmeye çalışılmıştır. Denizli'de yer alan Şiir Butik Otel örnek olarak seçilmiş ve birebir görüşmeler yapılarak örnek otel işletmesi yöneticilerinin perspektifinden edebiyat turizminin otel işletmelerine kazandırdığı deneyimler belirlenmiştir. Çalışama bir karma yöntem araştırmasıdır. Bu çalışma beş bölümden oluşmaktadır. Çalışmanın birinci bölümünde, çalışmanın problemi, amacı ve önemi, varsayımları ve sınırlılıkları açıklanmış, hipotezler belirlenmiştir. İkinci bölümde edebiyat turizmi ve edebi yer kavramları; edebiyat turistleri; edebi turizm çekiciliklerinin karakteristiği; edebiyat turizminin tarihi ve edebiyatın pazarlanmasına yer verilmiştir. Üçüncü bölümde ise araştırmanın yöntemi ve metodu açıklanmıştır. Dördüncü bölümde, araştırma bulgularına yer verilmiş ve hipotezler sınanmıştır. Beşinci ve son bölümde ise, analizlerin sonuçları bir bütün olarak yorumlanmış ve sonuçlar doğrultusunda birtakım öneriler yapılmıştır. Anahtar Kelimeler: Kültürel Miras, Edebiyat Turizmi, Karma Araştırma, Tutum, Otel İşletmesi.
Golf kulüpleri tarafından sunulan hizmet kalitesinin müşteri memnuniyeti üzerindeki etkisi: Belek destinasyonu örneği
İşletmelerin varlığını sürdürebilmesi için müşterilerine olan ihtiyaçları hizmet sektöründe de kalitenin ve müşteri memnuniyetinin önemini artırmıştır. Bir hizmet işletmesinde kaliteyi artırmak ve hizmetlerin tüketiciler tarafından nasıl değerlendirildiğini bilmek oldukça önemlidir. Hizmet işletmelerinin sayısının nicel olarak artması hem de nitelik anlamında hizmetlere verilen önemin artışı kaliteli hizmet üretmenin gerekliliğini ortaya koymuştur. Bu çalışmanın temel amacı, golf oyuncularının, golf kulüpleri tarafından sunulan hizmetlere yönelik kalite algısının memnuniyetleri üzerindeki etkisini incelemektir. Araştırmanın evrenini Türkiye'nin önde gelen turizm merkezlerinden biri olan Belek bölgesine golf turizmi amacıyla gelen golf turistleri oluşturmaktadır. 402 golf oyuncusundan elde edilen geçerli veriler analize tabi tutulmuştur. Elde edilen veriler doğrultusunda golf oyuncularının golf kulüplerinin sunduğu hizmetlere ilişkin kalitenin alt boyutları irdelenmiş ve en fazla golf kulüplerinin fiziksel varlıklarının golf oyuncularının memnuniyetini etkilediği görülmüştür. Bunun yanı sıra golf oyuncularının memnuniyetinin milliyet, eğitim durumu ve mesleklerine göre farklılaştığı tespit edilmiştir. Ayrıca golf oyuncuları Belek bölgesinde farklı sahalarda golf oynayabilme imkanları buldukları için bölgeyi tercih ettiklerini ve Belek bölgesini diğer oyunculara tavsiye ettiklerini ve yeniden golf oynamak için bölgeye gelmek istediklerini belirtmektedirler. Anahtar Sözcükler: Golf Turizmi, Belek, Hizmet Kalitesi, SERVPERF, Müşteri Memnuniyeti
Demografik özelliklerin, müşterilerin restoran tercihlerine etkileri: Gürcü mutfağı örneği
Günümüzde turizm farklı bir boyut kazanmaktadır. Geçmişte yılın belirli zamanlarında yapılan tatiller zaman içerisinde 12 aya yayıldığı görülmektedir. Bununla birlikte farklı istek ve beklentilere cevap vermek adına çeşitli alternatif turizm türleri ortaya çıkmıştır. Alternatif turizm türlerinden biri olan gastronomi son yıllarda hızlı bir ivme kazanmıştır. Kendi içerisinde de farklı türleri barındıran gastronomi ülkemiz adına önemli bir gelir kaynağı haline gelmeye başlamıştır. Bu çalışmada Gürcü mutfağının gastronomideki yeri incelenmiştir. Çalışmanın amacı, Gürcü mutfağının gastronomi bağlamında değerlendirilmesi ve müşterilerin demografik özelliklerinin restoranları tercih etmede farklılık gösterip göstermediğini incelemektir.Gürcü mutfağını tercih etme nedenlerini demografik özelliklere göre farklılığın olup olmadığını ortaya koymaktır. Bu bağlamda nicel araştırma yöntemlerinden anket tekniği ile veriler toplanmıştır. Veriler, anket tekniği kullanılarak restoran müşteriler yöneltilen 9 kişisel bilgi, 37 yemek servisine ilişkin ifadelerin yer aldığı soruları ile toplanmıştır. Anket formu ile İstanbul ilinde Gürcü mutfağı konseptinde hizmet veren restoranların 361 müşterisinin görüşleri incelenmiştir. Elde edilen veriler sonucunda, cinsiyete göre memnuniyet düzeyi farklılık göstermezken medeni duruma göre farklılık gösterdiği tespit edilmiştir. Ayrıca, tavsiye üzerine restoranı tercih edenlerin restorandan daha memnun ayrıldıkları belirlenmiştir. Bununla birlikte, eğitim durumu, tekrar bu restoranı tercih etme durumlarına göre farklılık gösterdiği tespit edilmiştir. Anahtar Sözcükler: Gastronomi, Turizm, Gürcü Mutfağı
Medikal turizm hastanelerinde çalışan memnuniyeti: İstanbul örneği
Gün geçtikçe turizm faaliyetlerine olan ilgi ve katılımın artış gösterdiği yadsınamaz bir gerçektir. Ülkemiz için önemli gelir kaynaklarından biri olan turizm sektörü sürekli büyüyerek hem maddi hem de kültürel bakımdan kazanç sağlamaktadır. Dinlenme ve eğlenme gibi ihtiyaçların oluşmasının yanı sıra farklı arayış ve isteklerin de ortaya çıkmasıyla birlikte turizm sektörü sağlık, bilim, kültür alanlarında gelişme göstermiş, alternatif turizm çeşitleri ortaya çıkmıştır. Ülkemizde de en çok talep gören alternatif turizm çeşitlerinin başında sağlık turizmi gelmektedir. Çalışmanın amacı; ülkemizdeki medikal turizm çalışanlarının memnuniyet derecesini ölçmektir. Bu çalışma İstanbul ilindeki medikal turizm çalışanlarının memnuniyetleri değerlendirilerek çalışanların memnuniyetlerinin arttırılmasına yönelik atılacak adımların belirlenmesi bağlamında önem arz etmektedir. Çalışmada nicel araştırma yöntemine başvurulmuştur. Sonuç olarak ülkemiz sağlık turizmi bağlamında değerlendirilerek medikal turizm çalışanların çalışma şartları, memnuniyet dereceleri incelenmiştir. Çalışma sonuçlarına göre erkek katılımcılar kuruma daha çok bağlılık göstermektedir. Aynı zamanda 6-10 yıl arası çalışma süresi 0 - 1 yıl , 2- 5 yıl , 11 - 20 yıl ,20 yıl ve üzeri çalışma sürelerine göre en yüksek değeri almıştır. Lisans eğitiminin en yüksek eğitim düzeyi olarak çıktığı da görülmektedir. Anahtar Kelimeler: Sağlık Turizmi, Medikal Turizm, Türkiye'deki Sağlık Turizmi
Otel işletmelerinde stres yönetimi: İstanbul' daki beş yıldızlı otel işletmelerinde bir araştırma
Günümüzde örgütler, aşırı stres durumunda ortaya çıkan olumsuz sonuçlar dolayısıyla büyük bedeller ödemekte ve işgücü kaybetmektedir. Bunun asıl sebebi ise, teknolojik değişimlerin hızı, yapılan işin karmaşıklığının artması, coğrafi hareketlilik ve bunun aile yaşantısına getirdiği yük gibi, çeşitli özelliklere sahip endüstri sonrası toplumda, engellemelerle, duygusal gerilmelerle karşı karşıya kalan insanların hassas biyolojik ve duygusal dengelerinde önemli bozulmalar yaşamalarıdır. Bu nedenle, başarıya ulaşmak için örgütlerin, çalışanların verimliliklerini fiziksel ve psikolojik sorunlar yaratarak engelleyen aşırı stresi ortadan kaldırmaları gerekmektedir. Yapılan bu araştırmada stres kavramı ve stresin birey üzerindeki çeşitli etkileri incelenmiş, İstanbul İlinde yer alan beş yıldızlı otel işletmelerinde yapılan bir araştırma ile otel işletmelerinde stres yaratan faktörler, çalışanların bunlara verdikleri tepkiler ve baş etme stratejilerinin belirlenmesine çalışılmıştır. Ayrıca otel çalışanlarının demografik özelliklerine ve çalıştıkları otellerin farklı kurumsal yapılarına göre oluşturdukları grupların bu üç boyuta ilişkin görüşleri arasında anlamlı farklılıklar olup olmadığı araştırılmıştır. Araştırma sonucunda, otel çalışanları üzerinde stres yaratıcı etkiye sahip en önemli etmenlerin örgüt yapısı ve politikasından kaynaklandığı tespit edilmiştir. Ayrıca stres durumunda gösterilen tavırlar da genel olarak performans ve verimliliği olumsuz yönde etkileyen etmenler olarak ortaya çıkmıştır. Stresle baş edebilme yöntemlerine ilişkin ortaya çıkan sonuç ise genellikle fiziksel ve manevi baş etme yöntemlerinin tercih edildiği yönünde gerçekleşmiştir. iv Otel işletmeleri çalışanlarının demografik özellikleri ile stres kaynakları boyutunda cinsiyet ve departmanlar açısından, stres durumundaki tavır boyutunda departmanlar açısından ve stresle baş edebilme boyutunda ise yaş ve departmanlar açısından anlamlı faklılıklar ortaya çıkmıştır.
Sürdürülebilir turizm bağlamında korunan alanlarda turizm:Yenice Ormanları örneği
Bu araştırmanın amacı, çeşitli statülerde korunan alan barındıran Yenice Ormanlarında gelişmekte olan turizm hareketlerini sürdürülebilirlik perspektifinden inceleyerek ekoturizm prensiplerini ne ölçüde karşıladığına dair bir durum tespiti gerçekleştirmektir. Araştırmada karma yöntem yaklaşımı benimsenerek sistematik gözlem, anket ve yarı yapılandırılmış görüşmeleri içeren üç aşamalı bir veri toplama süreci gerçekleştirilmiştir. İçerik analizi yapılarak elde edilen sonuçlar Yenice Ormanlarındaki turizm faaliyetlerinin doğaya dayalı olduğu, turistlerce bölgede gerçekleştirilen etkinliklerin eğitici nitelikte olduğu; ancak bölgedeki turizm altyapısının yeterli olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Araştırma bulgularına dayanarak, Yenice Ormanlarındaki turizm faaliyetlerinin ekoturizmin temel boyutlarını kısmen sağladığı, Yenice Ormanlarının ekoturizm açısından Türkiye'de örnek bir alan olma potansiyeli taşıdığı; ancak turizm planlama sürecinin daha kapsayıcı ve katılımcı bir şekilde bir an önce tamamlanarak denetleme, izleme ve kontrol faaliyetleriyle birlikte uygulamaya geçirilmesi gerektiği saptanmıştır. Bu araştırmanın önemi, Türkiye'de korunan alanlardaki turizm olgusuna dair sınırlı araştırmalar göz önünde bulundurulduğunda, Yenice Ormanlarında gelişmekte olan turizm hareketinin doğaya verebileceği zararları önceden ortaya koyup önlem alınmasına imkân sağlayabilecek bilgileri sunmasıdır. Ayrıca araştırma sonucunda ulaşılan bulguların Türkiye'deki diğer korunan alanlardaki sürdürülebilir turizm geliştirme çabalarına katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Korunan Alanlar, Sürdürülebilir Turizm, Yenice Ormanları, Ekoturizm Boyutları