
32
Archived Theses
0
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Discipline
Müze ziyaretçilerinin deneyim kalitesi algıları ve yenilenme düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi
Müze deneyiminde üstünde durulması gerekli unsurlardan birisi de deneyim kalitesi olmaktadır. Müze ziyareti sonrası yaşanan deneyim kalitesinin ziyaretçilerde bıraktığı izlenimlerin ve hislerin müze için oldukça önemlilik taşıyan bir algı olduğu söylenebilmektedir. Müzelerin eksikliklerini fark ederek değişiklikler yapması, olumlu geri dönüşlerle de tanıtıcı olması, popülerliğinin artması bakımından etkililiği inkâr edilemez bir gerçeklik olmaktadır. Bu gerçekliği kullanabilen müzeler ziyaretçi sayısını artırarak, aynı zamanda toplumun eğitilmesine aracılık etmektedirler. Boş zamanı olan bireylerin yaptığı rekreasyon etkinliklerinden biri olan müze ziyaretinde bireyler bir şeyler öğrenirken, dış dünyadaki rutin zamanından uzaklaşarak, hoş vakit geçirerek adeta yenilenme hissiyle müze ortamından yaşadığı çevreye dönüş yapabilmektedir. Ziyaretçiler dinlenip kendini geliştirmenin yanı sıra yenilenme hissiyle kendini daha aktif hissedebilmektedir. Bu araştırmanın temel amacı; Hatay Arkeoloji Müzesi, Gaziantep Zeugma Mozaik Müzesi ve Şanlıurfa Göbeklitepe Örenyeri ziyaretçilerinin deneyim kalitesi ve algılanan yenilenme düzeyleri arasındaki ilişkiyi incelemektir. Araştırmada anket tekniğinden yararlanılmış, anketler yüz yüze uygulanmıştır. Anketler kolayda örnekleme tekniği ile 30 Nisan-20 Kasım 2021 tarihleri arasında toplanmıştır. 430 katılımcıyla elde edilen veriler istatiksel programlarla analiz edilmiştir. Yapılan analizler sonucunda deneyim kalitesi ile algılanan yenilenme arasında anlamlı ve pozitif bir ilişki görülmüş, bununla birlikte deneyim kalitesi algısının yenilenme üzerinde istatiksel olarak anlamlı ve pozitif etkisinin olduğu tespit edilmiştir.
Kişilik özellikleri ve zaman hırsızlığı ilişkisi: Tra1 ve TRB2 bölgeleri otel işgörenleri üzerinde bir araştırma
Bu araştırmanın amacı, kişilik özellikleri ile zaman hırsızlığı arasındaki ilişkiyi ve etki düzeyini tespit etmektir. Bu kapsamda araştırmanın evrenini TRA1(Van, Muş, Hakkâri, Bitlis) ve TRB2 (Erzurum, Erzincan, Bayburt) bölgelerinde bulunan 4 ve 5 yıldızlı otel işgörenleri oluşturmaktadır. Bu doğrultuda evreni oluşturan otel işgörenlerine anket uygulanmıştır. Çalışma kapsamında öncelikle kişilik özellikleri ve zaman hırsızlığı kavramlarına ilişkin gerekli alan yazın taraması yapılmıştır. Akabinde TRA1 ve TRB2 bölgelerinde faaliyet gösteren dört ve beş yıldızlı otel işgörenlerinin, katılımlarının sağlandığı kişilik özellikleri ve zaman hırsızlığı davranış eğilimlerini ölçmeye yönelik ifadeleri içeren anket uygulanmıştır. Söz konusu anket uygulaması ile aynı zamanda; araştırmanın amaçları dâhilinde katılımcıların kişilik özellikleri ile zaman hırsızlığı eğilimleri arasında nasıl bir ilişki olduğu saptanmıştır. Devamında katılımcıların kişilik özelliklerinin zaman hırsızlığı eğilimleri üzerindeki etkisi de ölçülmüştür. Veri toplama aracı olarak kullanılan anket formu, geçerlilik ve güvenilirliği test edilmiş ölçeklerden oluşturulmuş olup, toplam 386 işgörene uygulanmıştır. Araştırma sonucunda otel işgörenlerinin genel olarak kişilik özellikleri ve zaman hırsızlığı eğilimleri arasında anlamlı bir ilişki olmadığı tespit edilmiştir. Ancak işgörenlerin kişilik özelliklerinin zaman hırsızlığı davranışları üzerinde düşük düzeyde anlamlı bir etkisi olduğu tespit edilmiştir. Diğer bir ifade ile otel işgörenlerinin sahip olduğu kişilik özelliklerinin zaman hırsızlığı eğilimleri üzerinde etkili olduğu sonucu elde edilmiştir.
Otel işletmelerinde hizmet kalitesi ve Şile bölgesinde bir araştırma
III ÖZET Bu çalışmada, hizmet işletmeleri açısından büyük önem taşıyan kalite kavramı otel işletmeleri açısından ele alınmıştır. Çalışma üç bölümder oluşmaktadır. Birinci bölümde, genel olarak kalite ve hizmet kalitesi kavramı, ikinci bölümde, otel işletmeleri kavramı, müşteri beklentileri, müşteri tatmini, hizmet kalitesini etkileyen unsurlar açıklanmıştır. Üçüncü bölümde ise, Şile bölgesinde yer alan otellerdeki hizmet kalitesinin durumu, otel müşterilerine uygulanan anketlerden toplanan verilerin çözümlenmesi ile elde edilen verilerin yorumlan, son olarak ulaşılan sonuçlar ve öneriler yer almaktadır.
Franchise sisteminin otel işletmelerinde kullanımı ve maliyetinin belirlenmesi
Otel 'franchise'ı temel olarak bir otel zincirinin (franchisor), franchise alan yatırımcıya (franchisee), bu zincirin adım, imajım ve hizmetlerini kullanması için izin verdiği bir anlaşmadır. Franchisee 'franchisor' m adım, imajınım ve ürünlerini kullanması karşılığında 'franchisor' a franchise ücretleri ödemektedir. Günümüzdeki anlamı ile otel 'franchising'i, 1950'lerde otel zincirlerinin sahip oldukları imajın, geliştirdikleri operasyon sistemlerinin ve pazarda yarattıkları marka bağımlılığının maddi değerlere sahip olduklarını anlamaları ile gelişmeye başlamıştır. Franchising otel işletmeleri için hem bir finansman hem bir yönetim hem de bir pazarlama yöntemidir. Franchising otel zincirlerinin ulusal ve uluslararası alanda hızlı ve ucuz bir şekilde büyümelerine imkan veren çok cazip bir araçtır. Franchise alan yatırımcılar franchise hakkı ile aynı zamanda pazarda daha önce denenmiş ve başarısı kanıtlanmış bir iş formatını ve 'franchisor' in tecrübelerini satın almış olmaktadırlar. Franchising yönteminin en önemli avantajlardan biri 'franchisor' in 'franchisee'lerden tahsil ettiği franchise ücretleri ile kendisine önemli bir gelir yaratmasına imkan vermesidir. Ancak 'franchisor' lar franchise alan otelleri kendilerinin belirlediği operasyon standartlarını ve kaliteyi sağlamalarım temin için etkin bir şekilde denetlemek durumdadırlar. Bu da 'franchisor' m baza maliyetlere katlanmasını zorunlu kılacaktır. Franchising yöntemi franchise satın alan yatırımcılara büyük bir organizasyonun desteğini sağlamakta ve 'franclıisor'ın sunduğu hizmetlerden yararlanma imkanı vermektedir. Ancak uygun olmayan otel 'franchise' ının satın alınması telafisi mümkün olmayan sonuçlara neden olacaktır. Ayrıca 'franchisor'lar ' franchisee' lerine başanİı olacaklarına dair bir garantivermemektedirler. Çok kapsamlı ve karmaşık olabilen otel franchise sözleşmeleri tarafların birbirleri ile olacak ilişkilerinin temelini oluşturur. 'Franclıisor'ın 'franchisee'lerinden tahsil edeceği ücretler franchise başlangıç ücreti ve sürekli ödenen franchise ücretleri olmak üzere iki kısımdan oluşmaktadır. Otel 'franchisor'ları hazırlamış oldukları ve kendi franchise sistemleri ile ilgili her türlü bilgiyi içeren franchise bilgi paketlerini franchise sözleşmesi imzalanmadan önce franchise satın almak isteyen yatırımcılara vermek zorundadırlar. Franchise sisteminin otel işletmelerinde uygulanması ile franchise alan otellerin gelirlerinde ve giderlerinde bazı değişiklikler meydana gelecektir.
Türkiye`deki küçük ve orta büyüklükteki konaklama işletmelerinde bilgi teknolojileri kullanımı
Ill TEZ OZU TÜRKİYE'DEKİ KÜÇÜK VE ORTA BÜYÜKLÜKTEKİ KONAKLAMA İŞLETMELERİNDE BİLGİ TEKNOLOJİLERİ KULLANIMI Medet YOLAL Turizm ve Otel İşletmeciliği Anabilim Dalı Anadolu Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Ocak 2003 Danışman: Doç. Dr. Perran AKAN Gelişen bilgi teknolojileri, işletmelerde hizmet üretim süreçlerinin etkinleştirilmesinin yanında, üretilen mal ve hizmetlerin potansiyel tüketicilere tanıtılması ve pazarlanmasında Un önemli bir araç konumuna gelmiştir. Bilgiye hızla ulaşan, işleyen, yönetsel çıktıya ve eyleme dönüştürebilen işletmeler, varlıklarını sürdürebilmenin yanında rekabet ortamında diğer işletmelerin önüne geçme koşullarını da sağlamış olacaktır. Bilgi teknolojileri yazılım ve donanım maliyetlerinin düşmesi, konaklama işletmelerinde bilgi teknolojileri kullanımım yaygınlaştırmış olmasına karşın, küçük ve orta büyüklükteki konaklama işletmelerinde bilgi teknolojileri kullanımı önünde halen bir takım engeller bulunmaktadır. Bu çalışmada küçük ve orta büyüklükteki konaklama işletmelerinde bilgi teknolojileri kullanımını etkileyen faktörler, geliştirilen bir model aracılığı ile incelenmiştir. Küçük ve orta büyüklükteki konaklama işletmelerinde bilgi teknolojileri kullanımının ortaya konması amacıyla ayrıntılı bir alanyazın taraması sonrasında hazırlanmış anket soru formları kullanılarak yapılmış bir alan araştırmasından ortaya çıkan bulgular, Türkiye'deki küçük ve orta büyüklükteki konaklama işletmelerinin bilgi teknolojilerinden yeteri düzeyde yararlanmadığım göstermektedir. İşletmelerde bilgi teknolojileri kullanımı önündeki engellerin, teknoloji maliyetleri, eğitilmiş personel sıkıntısı ve işletme yöneticilerinin bilgi eksikliği olduğu saptanmıştır. İşletmelerin, bu konuda karar alıcı konumundaki kurum ve kuruluşların ve bilgi teknolojileri üreticisi firmaların işbirliği ve eşgüdüm içerisinde çalışması, küçük ve orta büyüklükteki konaklama işletmelerinde bilgi teknolojileri kullanımının geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması önündeki engellerin aşılmasına büyük oranda katkı sağlayacaktır. Böylesi bir işbirliği, Türkiye'deki küçükIV ve orta büyüklükteki konaklama işletmelerinde hizmet üretim süreçlerinin etkinleştirilmesi yanında, elektronik ortamlarda daha fazla işletmenin yer alması, bir turizm ürünü olarak Türkiye'nin daha geniş tüketici pazarlarına tanıtılması ve küçük ve orta büyüklükteki konaklama işletmelerinin uluslararası turizm hareketlerinden daha fazla pay alması sonucunu doğuracaktır.
Destinasyon pazarlamasında termal turizmin yeri: Kütahya örneği
Türkiye'de turizm sektörü hızla gelişim gösteren bir sektör olarak ön plana çıkmaktadır. Türkiye, turistik ürün çeşitliliği açısından oldukça yüksek bir potansiyele sahiptir. Turistler seyahatlerini gerçekleştirmeden önce gidecekleri destinasyonlar hakkında bilgi arayışına girerler ve bu doğrultuda karar verirler. Destinasyonlarda gerçekleştirilen turizm faaliyetleri turistlerin seçimlerini etkilemektedir. Destinasyonların sahip olduğu özellikler, destinasyonun pazarlanması ve destinasyona yönelik talebin artması açısından önemli bir yere sahiptir. Türkiye, termal kaynaklar açısından oldukça zengin bir ülkedir. Birçok nedenlerden dolayı son dönemlerde özellikle termal turizme yönelik taleplerde büyük bir artış görülmektedir. Bu doğrultuda termal turizm, destinasyonların pazarlaması açısından önemli bir yere sahiptir. Bu kapsamda çalışma, mevcut termal turizm potansiyelinden, destinasyonun pazarlanması hususunda ne derece yararlanıldığının ve nasıl yararlanılması gerektiğinin belirlenmesi ve termal turizm sektöründe uzman kişilerin, destinasyonun pazarlamasında termal turizmin rolüne dair yaklaşımlarını anlamak ve değerlendirmek için yapılmıştır. Kütahya ilinde konuyla ilgili yapılmış ilk çalışmalardan biri olması, bu çalışmayı önemli kılmaktadır. Bu çalışmada, nitel araştırma yöntemi olan görüşme yöntemi uygulanmıştır. Çalışmada, görüşme türlerinden tam yapılandırılmış görüşme tercih edilmiştir. Kütahya'da termal turizm işletmelerinde görev yapan 12 otel yöneticisi ile görüşme gerçekleştirilmiş. Elde edilen verilerin analizinde betimsel analiz yöntemi kullanılmıştır. Yapılan analiz sonucunda, Kütahya'nın zengin termal kaynaklara sahip olduğu, reklam ve tanıtım yetersizliği olduğu, termal kaynakların destinasyon çekicilik unsuru olduğu, termal kaynakların şifa özeliği ile ön plana çıktığı, ildeki kamu ve yerel yönetimlerin destinasyonun pazarlanması konusunda desteklerinin az olduğu, termal turizmin devamlı kılınması için kaliteli hizmetin devamlılığının olması gerektiği, sosyal aktivite faaliyetlerinin geçekleştirilmesi ve yeme-içme alanlarının arttırılması gerektiği sonuçları ortaya çıkmıştır. Anahtar Kelimeler: Destinasyon Pazarlaması, Destinasyon, Kütahya, Termal Turizm
Paternalistik liderlik algısının örgütsel güven üzerindeki etkisi: Otel işletmelerinde bir araştırma
Bu çalışmada, otel işletmelerinde çalışanların paternalistik liderlik algısının örgütsel güven boyutları üzerindeki etkisinin tespit edilmesi amaçlanmaktadır. Bu amaç doğrultusunda çalışmada uygulama yeri olarak 300'den fazla şirket ile yedi farklı sektörde faaliyette bulunan Türkiye yönetim merkezli bir gruba bağlı beş otel işletmesinde çalışan 400 kişiden anket tekniği ile veri toplanmıştır. Çalışmada paternalistik liderlik davranışının ölçümünde kullanılan ölçek ile örgüte güven, yöneticiye güven ve çalışma arkadaşlarına güven alt boyutlarından oluşan örgütsel güven ölçeği kullanılmıştır. Elde edilen veriler, SmartPLS-4 programı ile analiz edilmiştir. Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre paternalistik liderlik davranışının örgütsel güveni oluşturan örgüte güven, yöneticiye güven ve çalışma arkdaşlarına güven alt boyutlarını etkilediği tespit edilmiş ve paternalistik liderlik ile örgütsel güven alt boyutları arasındaki etkinin incelendiği üç hipotez desteklenmiştir. Anahtar Kelimeler: Otel İşletmeleri, Örgütsel Güven, Paternalist Liderlik
Turizm sektöründe üç boyutlu gıda baskısı ve gıda ürünlerinin pazarlanması
Günümüzde turizm sektöründe üç boyutlu baskı üretimi ile turistik pekçok ürün yazdırılmaktadır. Bu çalışmada da üç boyutlu gıda baskısının turizm sektöründeki yeri incelenmektedir. Çalışmanın amacı gıda baskısının ve gıda ürünlerinin pazarlama faaliyetleri boyutunda turizm sektöründe çalışanların üç boyutlu gıda baskısına yönelik algıları üzerine araştırmayı kapsamaktadır. Bu bağlamda nicel araştırma yöntemlerinden çevrimiçi olarak düzenlenen anket tekniği ile veriler toplanmıştır. Elde edilen veriler sonucunda katılımcıların bilgi sahibi oldukları zaman üç boyutlu gıda baskısına ait ürünleri daha fazla deneme, satın alma, tavsiye etme eğiliminde oldukları ve bu ürünleri daha az riskli buldukları anlaşılmaktadır. Katılımcılar bu teknolojinin hammadde fiyatlarını düşüreceğini, tüketicilerin bu yazıcılarla üretilen ürünleri fiyatına bakmaksızın satın alacağını, fiyatlarının diğer ürünlere göre daha ucuz olacağını, üreticiden bağımsız olarak fiyatlarının belirlenebileceğini, tutundurmasının kişisel olarakda yapılabileceğini, insanların kolaylıkla kendi markalarını yaratabileceklerini ve kitlesel dağıtımın sona ereceğini düşünmektedirler. Ayrıca 3B gıda yazıcıları Bulut Teknoloji, Nesnelerin İnterneti ve Robot Teknolojiler gibi diğer Endüstri 4.0 araçları ile uyumlu hale getirildiğinde yenilikler ve fırsatlar yaratabilir.
Lüks otel işletmelerinde dijital uygulamaların müşteri memnuniyeti açısından incelenmesi: Yönetici görüşlerinin değerlendirilmesi
Bu araştırma lüks otel işletmeleri tarafından kullanılan dijital teknolojilerin müşteri memnuniyetine etkisini, bu uygulamaların otel işletmelerine sağlayacağı muhtemel avantajları ve potansiyel engelleri konusunda orta ve üst düzey yöneticilerin algı düzeyini tespit etmeyi amaçlamaktadır. Dünyanın belli başlı turistik destinasyonlarının otellerinde dijital teknolojilerin uygulandığına dair örnekler olsa da ülkemizde sınırlı sayıda otelde dijital teknolojilerin giriş seviyesinde kullanıldığı bilinmektedir. Bu nedenle sınırlı düzeyde tercih edilen bu teknolojik uygulamaların konaklama sektörü açısından sağladığı faydaların ortaya konması konaklama sektörü açısından önemlidir. Bu kapsamda hazırlanan çalışma hem veri toplama süreci hem de veri analizi açısından nitel araştırma yöntemlerine göre gerçekleştirilmiştir. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden vaka analizi tekniği kullanılmıştır. Bu kapsamda Türkiye'de Lider Kalite Güvencesi (LQA) standartlarına sahip otellerde orta ve üst düzey yönetici pozisyonunda çalışan 15 yüz yüze yarı yapılandırılmış görüşme yapılmıştır. Araştırma kapsamında toplanan verilerin değerlendirilmesinde içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın sonucunda dijital rezervasyon ve ödeme sistemleri, müşteri memnuniyeti sistemleri, departmanlar arası koordinasyon sistemleri, sanal gerçeklik sistemleri, güvenlik ve konfor sistemleri ile arıza tespit sistemlerinin sektörde öne çıkan dijital uygulamalar olduğu katılımcıların ise turizm endüstrisi ve alt sektörleri açısından dijitalleşmeyi hız, kolaylık, koordinasyon ve kalite olarak tanımladıkları görülmüştür. Ayrıca dijital dönüşüm ile hizmet çeşitliliğinin arttığı, hizmetlerin daha hızlı ve kaliteli şekilde sunulmaya başlandığı ve dijital dönüşümün birimler arasındaki koordinasyonu arttırdığı ve bu durumun müşteri sadakatini beraberinde getirdiği belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Dijitalleşme, Turizm, Müşteri Memnuniyeti
Toplumsal cinsiyet algısının kadın yöneticilerin kariyer gelişimine etkisi: Turizm sektöründe bir araştırma
Toplum iki cinsiyetten oluşmaktadır ve cinsiyetleri birbirinden farklılaştıran faktörler biyolojik etmenlerdir. Birçok toplumda cinsiyetler arasındaki farklar basit biyolojik farklılıklardan daha öte görülmekte ve cinsiyet ayrımcılığı bu durumla ilişkilendirilerek meşrulaştırılmaktadır. Cinsiyet ayrımcılığının kültürlere yansımaları ile birlikte kadınlara doğurganlık özelliğinden dolayı ev içi işlerin, erkeklere ise fiziksel güçlerinden dolayı ev dışı işlerin sorumluluğu yüklenmiştir. Geçmişte kadınların iş hayatına girmeleri zaman almış, mesleklere yansıyarak farklılık ve ayrımcılığı beraberinde getirmiştir. Kadınların çalışma hayatında var olmasıyla birlikte, erkeklerin ev dışı kadınların ise ev içi işlerle ilgileneceğine dair normlar anlamını yitirmeye başlamıştır. Buna rağmen meslekler kişilerin erkek ya da kadın olmalarına göre gruplandırılmıştır. Günümüzde kadınların çalışma hayatında bireysel ve toplumsal olarak kalkınmada oldukça önemlidir. 2021 TÜİK verilerine incelendiğinde ülkemizde kadınların en çok hizmet sektöründe yer aldığı görülmektedir. Özellikle turizm sektöründe çalışanların %54,2'si kadın olduğu görülmektedir. Buna rağmen turizm sektöründe kadınların karar verici mevkilerde bulunma oranı %15'in altındadır. Bu araştırmanın amacı toplumsal cinsiyet algısının turizmde çalışan kadın yöneticilerin kariyer gelişimine etkisini incelemektir. Araştırma amacı kapsamında İstanbul'da 5 yıldızlı otel işletmelerinde yürütülmüştür. Söz konusu otel işletmelerinde görev yapan 11 kadın yönetici ile görüşmeler yapılmıştır. Katılımcıların seçiminde amaçlı örneklem tekniği kullanılmıştır. Nitel araştırma teknikleriyle hazırlanan çalışmada görüşmeler Zoom ve Messenger gibi sosyal ağlar ile gerçekleştirilmiştir. Veriler betimsel analiz teknikleriyle yorumlanmıştır. Katılımcıların görüşleri farkındalık, ötekileştirme, kabullenme, kariyer gelişimi ve sorun çözme temaları altında incelenmiştir. Tüm değerlendirmeler sonucunda kadın emeğinin fazla olması nedeniyle diğer sektörlere göre turizm sektöründe cinsiyet ayrımcılığının daha az olduğu, buna rağmen toplumsal cinsiyet algısının farklı biçimlerde hissedilmesiyle kadınları kariyer gelişim sürecinde etkilediği sonucuna ulaşılmıştır.
Tüketicilerin hedonik tüketim davranışları ve Gelişmeleri Kaçırma Korkusu (FOMO)'nun taklit ürün satın alma davranışlarına etkisi
Son yıllarda akıllı telefon ve sosyal medya kullanımı hızlı bir artış yaşamış ve gelişmeleri kaçırma korkusu, yani FOMO ve hedonik (hazcı) tüketim davranışı özellikle genç yaşlardaki bireyler arasında sıkça görülmüştür. Günümüzde sosyal medya platformlarının da etki alanı güçlendiğinden, gelişmeleri kaçırma korkusu ve hedonik tüketim gibi, tüketici davranışlarında önemli etkileri bulunan bu yeni olguların yönetilebilmesi, tüketicilerle güçlü ve yakın bağlar kurulabilmesi adına giderek önem kazanmıştır. Bu çalışma da, tüketicilerin son yıllarda sıklıkla karşılaşılan gelişmeleri kaçırma korkuları ve hedonik tüketim davranışlarının, taklit ürün tüketimini ne açıdan etkilediğini saptamayı amaçlamaktadır. Bu doğrultuda nicel araştırma yöntemlerinden çevrimiçi olarak oluşturulan anket yöntemi ile veriler elde edilmiş, toplanan veriler neticesinde katılımcıların, gelişmeleri kaçırma korkuları arttıkça taklit ürün kullanan bireyleri daha az ayıpladıkları ve onlara karşı daha az ön yargılı olma eğiliminde oldukları anlaşılmaktadır. Benzer şekilde, hedonik tüketim eğilimi ile taklit ürün satın alma davranışı arasında da pozitif bir ilişki bulunmuştur. Ancak, alışverişe yalnızca; son modayı takip etmek, son trendlere ayak uydurmak, yeni şeyler tecrübe etmek ve bazı fikirler edinmek amaçlarıyla çıkan hedonik tüketicilerin taklit ürünleri güvenli bulmadıkları ve sağlığa zararlı buldukları da görülmüştür.
Seyahat acentelerinin dış kaynak kullanımı: Batman ve Diyarbakır örneği
Hızla değişen ekonomik koşullar ve etkileşim farklılıkları gibi durumlara adapte olabilmek ve karşılaşılan zorlukların üstesinden gelebilmek için dış kaynak kullanma zorunluluğu acenteler için önemli bir hale gelmiştir. Dış kaynak kullanma zorunluluğu acentelerin faaliyetlerinde bazı zorlukları da beraberinde getirmektedir. Bu zorluklar; dış kaynak kullanımının getirdiği ilişki yoğunluğu, dış kaynak kullanımına ilişkin yerine getirilmesi gereken taahhütler, acentelerin sistematik bir şekilde yönetilememesi ve kullanılan dış kaynağın hissedilebilir bir etki yaratıp yaratmadığı ile ilgili ölçümlerin olmayışıdır. Yapılan çalışmalar seyahat acentesi operasyonlarının hala katı düzenlemelere ihtiyaç duyduğunu ve ayrıca seyahat acentesinin hizmetleri konusunda acenteler açısından büyük bir eğitim ve farkındalığa ihtiyaç olduğunu göstermektedir. Bu çalışmaya Diyarbakır ve Batman bölgesinden 111 turizm acentesi katılım sağlamış, katılım sağlayan acentelerin, bölgeyi homojen bir şekilde temsil ettiği bir dağılım ortaya çıkmıştır. Çalışmanın örneklemi olarak anketleri dolduran 111 firma doğrulanmıştır. Bu çalışma, dış kaynak kullanımının seyahat acenteleri üzerindeki yönetsel, örgütsel, hizmet, finansal ve genel etkilerini tespit ederek acentelerin dış kaynak kullanımına yönelimlerinin ortaya konması, dış kaynak kullanımının doğru faaliyetlere kanalize edilmesi konularında anlamlı sonuçlar ortaya koymuştur. Anahtar Sözcükler: Dış Kaynak Kullanımı, Seyahat Acenteleri, Turizm
Kültürel mirasın sürdürülebilirliği kapsamında edebiyat turizminin yönetici ve tüketici perspektifinden değerlendirilmesine yönelik bir araştırma
Edebiyat, toplumsal olguları yansıtması bakımından her zaman değerli bir sosyolojik araç olmuştur. Sosyal olayların, bireylerarası ve kültürlerarası etkileşimler ile tarihin çeşitli dönemlerindeki toplumsal dönüşümlerin en önemli betimsel aracı olan edebiyat, bu anlamda turizm bilimi ile dolaylı, ancak bir o kadar da etkin bir ilişki halindedir. Edebiyat ve turizm arasındaki bu ilişki, gerek bir esere konu olmuş gerekse usta bir yazarın yaşamını sürdürdüğü şehirlere, kasabalara, mekânlara ve otellere turizm amaçlı seyahatlerin gerçekleşmesi için farklı bir motivasyon ve çekicilik unsuru sağlamaktadır. Klasik turizm anlayışının dışında hareket etmek isteyenler bugün uluslararası seyahatlerin yönünü belirlemede etkili olabilmektedirler. Edebiyat, turizmi teşvik edebilecek bir kültürel varlıktır ve günümüzde Fransa, İngiltere, İrlanda, Rusya gibi pek çok ülkede edebiyat turizmi uygulamaları mevcuttur. Önemi yukarıda açıklanmaya çalışılan edebiyat turizminin, otel işletmelerine ve turistlere nasıl bir deneyim kazandırdığının araştırıldığı bu çalışmanın temel amacı, edebiyat turizminin otel işletmelerinde nasıl ve hangi amaçlarla uygulandığını, otel işletmesine olan etkisini tespit etmek ve Türkiye'de edebiyat turistlerinin profilini işletmeci gözünden ortaya koymaktır. Ayrıca tüketicilerin edebiyat turizmine karşı tutumlarını da araştırmaktır. Bu amaç doğrultusunda, İstanbul Sultanahmet Bölgesi'ni ziyaret eden ve yargısal örnekleme yöntemi ile seçilen, 450 turist üzerinde anket uygulaması yapılmış, turistlerin edebiyat turizmi hakkındaki görüşleri tespit edilmeye çalışılmıştır. Denizli'de yer alan Şiir Butik Otel örnek olarak seçilmiş ve birebir görüşmeler yapılarak örnek otel işletmesi yöneticilerinin perspektifinden edebiyat turizminin otel işletmelerine kazandırdığı deneyimler belirlenmiştir. Çalışama bir karma yöntem araştırmasıdır. Bu çalışma beş bölümden oluşmaktadır. Çalışmanın birinci bölümünde, çalışmanın problemi, amacı ve önemi, varsayımları ve sınırlılıkları açıklanmış, hipotezler belirlenmiştir. İkinci bölümde edebiyat turizmi ve edebi yer kavramları; edebiyat turistleri; edebi turizm çekiciliklerinin karakteristiği; edebiyat turizminin tarihi ve edebiyatın pazarlanmasına yer verilmiştir. Üçüncü bölümde ise araştırmanın yöntemi ve metodu açıklanmıştır. Dördüncü bölümde, araştırma bulgularına yer verilmiş ve hipotezler sınanmıştır. Beşinci ve son bölümde ise, analizlerin sonuçları bir bütün olarak yorumlanmış ve sonuçlar doğrultusunda birtakım öneriler yapılmıştır. Anahtar Kelimeler: Kültürel Miras, Edebiyat Turizmi, Karma Araştırma, Tutum, Otel İşletmesi.
Golf kulüpleri tarafından sunulan hizmet kalitesinin müşteri memnuniyeti üzerindeki etkisi: Belek destinasyonu örneği
İşletmelerin varlığını sürdürebilmesi için müşterilerine olan ihtiyaçları hizmet sektöründe de kalitenin ve müşteri memnuniyetinin önemini artırmıştır. Bir hizmet işletmesinde kaliteyi artırmak ve hizmetlerin tüketiciler tarafından nasıl değerlendirildiğini bilmek oldukça önemlidir. Hizmet işletmelerinin sayısının nicel olarak artması hem de nitelik anlamında hizmetlere verilen önemin artışı kaliteli hizmet üretmenin gerekliliğini ortaya koymuştur. Bu çalışmanın temel amacı, golf oyuncularının, golf kulüpleri tarafından sunulan hizmetlere yönelik kalite algısının memnuniyetleri üzerindeki etkisini incelemektir. Araştırmanın evrenini Türkiye'nin önde gelen turizm merkezlerinden biri olan Belek bölgesine golf turizmi amacıyla gelen golf turistleri oluşturmaktadır. 402 golf oyuncusundan elde edilen geçerli veriler analize tabi tutulmuştur. Elde edilen veriler doğrultusunda golf oyuncularının golf kulüplerinin sunduğu hizmetlere ilişkin kalitenin alt boyutları irdelenmiş ve en fazla golf kulüplerinin fiziksel varlıklarının golf oyuncularının memnuniyetini etkilediği görülmüştür. Bunun yanı sıra golf oyuncularının memnuniyetinin milliyet, eğitim durumu ve mesleklerine göre farklılaştığı tespit edilmiştir. Ayrıca golf oyuncuları Belek bölgesinde farklı sahalarda golf oynayabilme imkanları buldukları için bölgeyi tercih ettiklerini ve Belek bölgesini diğer oyunculara tavsiye ettiklerini ve yeniden golf oynamak için bölgeye gelmek istediklerini belirtmektedirler. Anahtar Sözcükler: Golf Turizmi, Belek, Hizmet Kalitesi, SERVPERF, Müşteri Memnuniyeti
Medikal turizm hastanelerinde çalışan memnuniyeti: İstanbul örneği
Gün geçtikçe turizm faaliyetlerine olan ilgi ve katılımın artış gösterdiği yadsınamaz bir gerçektir. Ülkemiz için önemli gelir kaynaklarından biri olan turizm sektörü sürekli büyüyerek hem maddi hem de kültürel bakımdan kazanç sağlamaktadır. Dinlenme ve eğlenme gibi ihtiyaçların oluşmasının yanı sıra farklı arayış ve isteklerin de ortaya çıkmasıyla birlikte turizm sektörü sağlık, bilim, kültür alanlarında gelişme göstermiş, alternatif turizm çeşitleri ortaya çıkmıştır. Ülkemizde de en çok talep gören alternatif turizm çeşitlerinin başında sağlık turizmi gelmektedir. Çalışmanın amacı; ülkemizdeki medikal turizm çalışanlarının memnuniyet derecesini ölçmektir. Bu çalışma İstanbul ilindeki medikal turizm çalışanlarının memnuniyetleri değerlendirilerek çalışanların memnuniyetlerinin arttırılmasına yönelik atılacak adımların belirlenmesi bağlamında önem arz etmektedir. Çalışmada nicel araştırma yöntemine başvurulmuştur. Sonuç olarak ülkemiz sağlık turizmi bağlamında değerlendirilerek medikal turizm çalışanların çalışma şartları, memnuniyet dereceleri incelenmiştir. Çalışma sonuçlarına göre erkek katılımcılar kuruma daha çok bağlılık göstermektedir. Aynı zamanda 6-10 yıl arası çalışma süresi 0 - 1 yıl , 2- 5 yıl , 11 - 20 yıl ,20 yıl ve üzeri çalışma sürelerine göre en yüksek değeri almıştır. Lisans eğitiminin en yüksek eğitim düzeyi olarak çıktığı da görülmektedir. Anahtar Kelimeler: Sağlık Turizmi, Medikal Turizm, Türkiye'deki Sağlık Turizmi
Otel işletmelerinde stres yönetimi: İstanbul' daki beş yıldızlı otel işletmelerinde bir araştırma
Günümüzde örgütler, aşırı stres durumunda ortaya çıkan olumsuz sonuçlar dolayısıyla büyük bedeller ödemekte ve işgücü kaybetmektedir. Bunun asıl sebebi ise, teknolojik değişimlerin hızı, yapılan işin karmaşıklığının artması, coğrafi hareketlilik ve bunun aile yaşantısına getirdiği yük gibi, çeşitli özelliklere sahip endüstri sonrası toplumda, engellemelerle, duygusal gerilmelerle karşı karşıya kalan insanların hassas biyolojik ve duygusal dengelerinde önemli bozulmalar yaşamalarıdır. Bu nedenle, başarıya ulaşmak için örgütlerin, çalışanların verimliliklerini fiziksel ve psikolojik sorunlar yaratarak engelleyen aşırı stresi ortadan kaldırmaları gerekmektedir. Yapılan bu araştırmada stres kavramı ve stresin birey üzerindeki çeşitli etkileri incelenmiş, İstanbul İlinde yer alan beş yıldızlı otel işletmelerinde yapılan bir araştırma ile otel işletmelerinde stres yaratan faktörler, çalışanların bunlara verdikleri tepkiler ve baş etme stratejilerinin belirlenmesine çalışılmıştır. Ayrıca otel çalışanlarının demografik özelliklerine ve çalıştıkları otellerin farklı kurumsal yapılarına göre oluşturdukları grupların bu üç boyuta ilişkin görüşleri arasında anlamlı farklılıklar olup olmadığı araştırılmıştır. Araştırma sonucunda, otel çalışanları üzerinde stres yaratıcı etkiye sahip en önemli etmenlerin örgüt yapısı ve politikasından kaynaklandığı tespit edilmiştir. Ayrıca stres durumunda gösterilen tavırlar da genel olarak performans ve verimliliği olumsuz yönde etkileyen etmenler olarak ortaya çıkmıştır. Stresle baş edebilme yöntemlerine ilişkin ortaya çıkan sonuç ise genellikle fiziksel ve manevi baş etme yöntemlerinin tercih edildiği yönünde gerçekleşmiştir. iv Otel işletmeleri çalışanlarının demografik özellikleri ile stres kaynakları boyutunda cinsiyet ve departmanlar açısından, stres durumundaki tavır boyutunda departmanlar açısından ve stresle baş edebilme boyutunda ise yaş ve departmanlar açısından anlamlı faklılıklar ortaya çıkmıştır.
Sürdürülebilir turizm bağlamında korunan alanlarda turizm:Yenice Ormanları örneği
Bu araştırmanın amacı, çeşitli statülerde korunan alan barındıran Yenice Ormanlarında gelişmekte olan turizm hareketlerini sürdürülebilirlik perspektifinden inceleyerek ekoturizm prensiplerini ne ölçüde karşıladığına dair bir durum tespiti gerçekleştirmektir. Araştırmada karma yöntem yaklaşımı benimsenerek sistematik gözlem, anket ve yarı yapılandırılmış görüşmeleri içeren üç aşamalı bir veri toplama süreci gerçekleştirilmiştir. İçerik analizi yapılarak elde edilen sonuçlar Yenice Ormanlarındaki turizm faaliyetlerinin doğaya dayalı olduğu, turistlerce bölgede gerçekleştirilen etkinliklerin eğitici nitelikte olduğu; ancak bölgedeki turizm altyapısının yeterli olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Araştırma bulgularına dayanarak, Yenice Ormanlarındaki turizm faaliyetlerinin ekoturizmin temel boyutlarını kısmen sağladığı, Yenice Ormanlarının ekoturizm açısından Türkiye'de örnek bir alan olma potansiyeli taşıdığı; ancak turizm planlama sürecinin daha kapsayıcı ve katılımcı bir şekilde bir an önce tamamlanarak denetleme, izleme ve kontrol faaliyetleriyle birlikte uygulamaya geçirilmesi gerektiği saptanmıştır. Bu araştırmanın önemi, Türkiye'de korunan alanlardaki turizm olgusuna dair sınırlı araştırmalar göz önünde bulundurulduğunda, Yenice Ormanlarında gelişmekte olan turizm hareketinin doğaya verebileceği zararları önceden ortaya koyup önlem alınmasına imkân sağlayabilecek bilgileri sunmasıdır. Ayrıca araştırma sonucunda ulaşılan bulguların Türkiye'deki diğer korunan alanlardaki sürdürülebilir turizm geliştirme çabalarına katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Korunan Alanlar, Sürdürülebilir Turizm, Yenice Ormanları, Ekoturizm Boyutları
Yöresel mutfak unsurları ile destinasyon seçimi ilişkisinde destinasyon imajının aracılık rolü: Hatay ili örneği
Özellikle 1980lerden itibaren dünya çapında bireysel ihtiyaçların karşılanması adına hızlı bir değişim ve gelişim süreci yaşanmaya başlamıştır. Bu değişimden, turizm endüstrisine yönelik geliştirilen tüketici davranışları da etkilenmiştir. Önceleri deniz, kum, güneş turizmiyle ilişkilendirilen kitle turizmi popülerken, günümüzde daha çok bireyselleştirilmiş ihtiyaçları karşılamaya yönelik deneyimsel turizm türleri tercih edilmektedir. Son zamanlarda yöresel mutfakları tanıma ve deneyimleme amacıyla gerçekleştirilen seyahatlerin artması sözü edilen değişime bir örnektir. Bu bağlamda gelişmekte olan ülkelerin küresel turizm pastasından aldığı payın artırılması, değişen tüketici ihtiyaçlarını karşılama gücüne bağlıdır. Bu tez çalışması kapsamında yöresel mutfak unsurları ile destinasyon seçimi arasındaki ilişkide destinasyon imajının aracılık etkisinin olup olmadığı incelenmiştir. Araştırma genel tarama modellerinden biri olan, ilişkisel tarama modeline göre desenlenmiştir. Verilerin toplanmasında anket tekniğinden yararlanılmıştır. Veri toplama sürecinin Covid-19 pandemi dönemine denk gelmesi nedeniyle anketler, kasti (kararsal-yargısal) örnekleme tekniği kullanılarak çevrimiçi ortamda uygulanmıştır. Hatalı ve eksik verilerin yer aldığı anket formlarının çıkarılması sonucunda 382 anket formuyla elde edilen veriler üzerinde analizler yapılmıştır. Veriler üzerinde, betimleyici analiz, açıklayıcı faktör analizi (AFA), kolerasyon ve regresyon analizleri uygulanmıştır. Yapılan analizler sonucunda yöresel mutfak unsurlarının destinasyon imajı ve destinasyon seçimi üzerinde, destinasyon imajının destinasyon seçimi üzerinde pozitif yönlü anlamlı bir etkisinin olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca yöresel mutfak unsurlarının destinasyon seçimini dolaylı olarak destinasyon imajı üzerinden etkilediği sonucuna da erişilmiştir. Bu bağlamda değişkenler arasında destinasyon imajının kısmi aracılık etkisinin olduğu söylenebilir. Çalışma, elde edilen bulguların alanyazın ışığında tartışılmasıyla turizm endüstrisi uygulayıcılarına ve gelecekteki araştırmalara önerilerde bulunularak sonlandırılmıştır. Anahtar Kelimeler: Yöresel mutfak, destinasyon imajı, destinasyon seçimi, hatay
UNESCO yaratıcı gastronomi şehri Hatay'ın yerel aktörlerin bakış açısıyla farkındalık düzeyinin incelenmesi
Bu araştırmada; UNESCO kapsamında 2017 yılında yaratıcı gastronomi şehri ilan edilen Hatay'ın yerel aktörler tarafından farkındalık düzeyinin incelenmesi amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda Antakya ve Defne'de bulunan yerel aktörler ile yarı yapılandırılmış görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Görüşmeler Ekim-Aralık 2019 tarihleri arasında kasti örneklem yöntemi ile gerçekleştirilmiştir. Yapılan görüşmelerden toplam 61 mülakat verisi elde edilmiştir. Elde edilen verilere çalışma amacına uygunluğu göz önünde bulundurularak içerik analizi uygulanmıştır. Yapılan içerik analizinden hareketle, yerel aktörlerin; Hatay'ın turizm varlıklarına yönelik bilgi ve farkındalıklarının, gastronomi şehri algılarının, müşteri bilgilendirme faaliyetlerinin, tanıtım ve pazarlama faaliyetlerinin yüksek düzeyde olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Tüm bu sonuçlar, yerel aktörlerin Hatay'ın UNESCO yaratıcı gastronomi şehri ilan edilmesine yönelik bilgi ve farkındalık düzeylerinin yüksek olduğunu ifade etmektedir. Bununla birlikte yaratıcı gastronomi şehrine yönelik reklam, tanıtım, pazarlama, etkinlik ve benzeri eksiklikler nedeniyle bölgesel yatırım ve projelere yönelik gerçekleştirilen faaliyetlerin yetersiz olduğu ifade edilmiştir. Söz konusu eksikliklerden dolayı Hatay'da gastronomi turizmine yönelik gelişmelerin sınırlı düzeyde kaldığı sonucuna ulaşılmıştır. Bununla birlikte Hatay ilinin sınır bölgesi olmasından kaynaklı gelişen olumsuzlukların da yaratıcı gastronomi şehri imajını negatif etkilediği belirtilmiştir. Elde edilen sonuçlardan hareketle Hatay'da yaratıcı gastronomi şehri imajının ve gastronomi turizminin geliştirilebilmesine ve sonraki araştırmalara yön vermeye yönelik çeşitli öneriler sunulmuştur.
BİST turizm şirketlerinin veri zarflama analizi ile finansal performanslarının incelenmesi üzerine bir araştırma
Yapılan bu tez çalışmasının amacı, 2015-2019 arası çalışma döneminde Borsa İstanbul Turizm Endeksi'nde işlem gören 9 adet şirketin finansal performansının Veri Zarflama Analizi ile incelenmesi ve şirket performanslarının birbiriyle karşılaştırılmasıdır. Bu amaç doğrultusunda şirketlere ait veriler Kamu Aydınlatma Platformu'ndan alınan bilanço ve gelir tablolarından derlenerek 3 model altında analize tabi tutulmuştur. Analize 9 turizm şirketi Karar Verme Birimi olarak dahil edilerek Veri Zarflama Analizi ile finansal etkinlik ölçümü yapılmıştır. Uygulama sırasında yapılan bütün analizler girdi yönelimli CCR ve BCC modelleri ile, EMS 1.3 paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Ayrıca gerçekleştirilen süper etkinlik analizi ile etkin olan şirketlerin kendi içlerindeki performans sıralamaları belirlenmiştir. Çalışmanın sonucunda, şirketlerin etkinliklerini ölçüp kendilerini diğer şirketlerle kıyaslama olanağı sunulmuştur. Ayrıca etkin olmayan şirketlerin etkin olabilmeleri için hangi şirketleri referans almaları gerektiği ve girdi ve çıktılarını ne oranda değiştirmeleri gerektiği tespit edilmiştir. Elde edilen sonuçlar çerçevesinde bazı önerilerde bulunulmuştur. Elde edilen sonuçların, şirket yatırımcılarına, kreditörlerine ve konuyla ilgili literatüre katkı sağlayacağı düşünülmektedir.
Hizmet kalitesi ile yenilenme arasındaki ilişkinin incelenmesi: Hatay Arkeoloji Müzesi örneği
Hizmet kalitesi, bir kurum veya işletmenin başarıya ulaşmasında belirleyici bir kriter olarak görülmektedir. Müzelerde sunulan hizmetlerin ziyaretçiler tarafından nasıl algılandığının bilinmesi, müzelere güçlü veya zayıf yönlerini görme ve kalitenin iyileştirmesi konusunda önemli bir katkı sağlamaktadır. Bireyler çeşitli zamanlarda yenilenmek, eğlenmek, farklı şeyler deneyimlemek ve kendilerini geliştirmek amacıyla farklı rekreasyon aktivitelerine katılmaktadır. Bu aktivitelerden bir tanesi de müze ziyaretidir. Araştırmanın ana amacı, Hatay Arkeoloji Müzesi ziyaretçilerinin hizmet kalitesi algıları ile yenilenme düzeyleri arasındaki ilişkiyi incelemektir. Araştırmanın amacı doğrultusunda veri toplama aracı olarak anket tekniği kullanılmıştır. Anket verileri 17.09.2020-16.11.2020 tarihleri arasında tesadüfi olmayan kolayda örneklem yöntemine göre toplanmıştır. Anket uygulanırken Covid-19 salgının getirdiği riskler nedeniyle araştırma verilerinin bir kısmı yüz yüze, bir kısmı ise çevrimiçi ortamda elde edilmiştir. Araştırma kapsamında 404 anket formundan elde edilen veriler doğrultusunda analizler gerçekleştirilmiştir. Verilere frekans analizi, geçerlilik ve güvenirlik testleri, normallik testi, korelasyon ve regresyon analizleri uygulanmıştır. Katılımcıların Hatay Arkeoloji Müzesi'ne yönelik hizmet kalitesi algıları ile yenilenme düzeyleri arasında pozitif yönlü ve istatistiki açıdan anlamlı bir ilişki olduğu, ayrıca hizmet kalitesi algılarının yenilenme düzeyleri üzerinde pozitif yönde ve istatistiki açıdan anlamlı bir etkisinin bulunduğu tespit edilmiştir.
Gastronomi şehri paydaşlarının şarap turizmine yönelik bakış açıları - Hatay örneği
Turizm, günümüzde küreselleşen dünyada önemi git gide artan bir sektör haline gelmektedir. Turizmin faydalarının yaygınlaştırılması amacıyla turistik ürün çeşitlendirmesi de zaman içerisinde etkili hale gelmeye başlamıştır. Bu anlamda ülkeler bunu bir avantaj haline getirmeye çalışmaktadırlar. Bu bağlamda gastronomi turizmi de son yıllarda artan bir ilgiyle karşı karşıyadır. Şarap turizmi de gastronomi turizmi içerisinde değerlendirilmekte ve hitap ettiği kitle sebebiyle ülkeler için önemli bir turizm çeşidi olarak görülmektedir. Bu çalışma ile gastronomi şehri paydaşlarının şarap turizmine yönelik bakış açılarını belirlemek amaçlanmıştır. Tarih boyunca Hatay, kültür, inanç ve gastronomi açılarından dikkat çeken bir şehir olmuştur. Gastronomi anlamında yeme içme bakımından zengin bir kültüre sahiptir. 2017 yılında UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı kapsamında gastronomi şehri seçilen Hatay'da şarap üretimi de yapılmaktadır. Hatay'da sadece bir tane şaraplık üzüm bağı bulunurken ev yapımı şaraplar da üretilmektedir. Bu sebeplerden dolayı araştırma bölgesi Hatay ili seçilmiştir. Bu anlamda Hatay'da bulunan paydaşlarla mülakat tekniği kullanılarak görüşülmüştür. Görüşülen paydaşlar; seyahat acentaları, kamu görevlileri, oteller, turist rehberleri, üreticiler ve sivil toplum kuruluşudur. Görüşmeler 26 katılımcı ile yüz yüze gerçekleştirilmiştir. Çalışmada nitel analiz yöntemlerinden içerik analiz tekniği ve betimsel analiz tekniği kullanılmıştır. Katılımcılara ortak olarak 4 soru sorulmuştur. 9 soru ise paydaşların niteliğine göre sorulmuştur. Katılımcılara ortak sorulan 4 soruya içerik analizi tekniği uygulanmıştır. Diğer 9 soruya ise betimsel analiz tekniği tercih edilmiştir. Araştırma sonucunda şarap turizmine yönelik tanıtım eksikliği, altyapı yetersizliği, pazarlama faaliyetleri eksiklikleri olduğu ortak görüş olarak ortaya çıkmıştır. Çalışmanın sonuçlarından bir tanesi de Hatay'ın gastronomi yönünden zengin mutfağıyla şarabın birlikte pazarlanabileceğini belirtilmiştir.
Gastronomi alanında yayımlanan makalelerin bibliyometrik analizi
Gastronomi kavramı günümüzde çok popüler bir kavram olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu popülerlik hem kültürel alanda hem de bilimsel alanda kendini göstermektedir. Bu araştırma popüler bir kavram olan gastronominin bilimsel çalışmalarını bibliyometrik olarak incelemek, bilimsel gelişim sürecini ve mevcut durumunu ortaya koymak amacıyla gerçekleştirilmiştir. Bu amaçla TR turizm dizininde yer alan gastronomi dergileri araştırma kapsamına dâhil edilmiştir. Araştırmada 2013-2019 yılları arasında gastronomi alanıyla ilgili yayımlanan makalelerin bilgileri kullanılmıştır. Bu kapsamda yer alan makaleler yıl, üniversiteler, yazarlar, araştırma yöntemi, örneklem yöntemi ve grubu, veri analizi toplama ve analiz tekniği, yazar, anahtar kelime ve kaynak sayıları, dergi gibi çeşitli parametrelere göre bibliyometrik analize tabi tutulmuştur. Araştırma da 444 makale tespit edilmiştir. Araştırmada elde edilen sonuçlara göre en çok 2018 yılında makale yayımlanmıştır. Ayrıca Gazi Üniversitesinin en verimli üniversite olduğu, araştırma yöntemi olarak nitel yöntemin daha sık tercih edildiği gibi bir takım sonuçlar tespit edilmiştir.
Makroekonomik faktörler ile BİST turizm endeksi hisse senedi getirileri arasındaki ilişki üzerine bir araştırma
Küreselleşmeninde etkisiyle gelişen ve etkileşim içerisine giren ülke ekonomileri ve sermaye piyasaları aynı zamanda makroekonomik faktörlere karşıda son derece duyarlı hale gelmiştir. Hal böyle iken makroekonomik faktörlerin ülkeler bünyesinde yaratmış olduğu etkilerin nedeninin ve boyutunun belirlenmesi önemli bir konu olmuştur. Yapılan bu tez çalışmasının amacı, makroekonomik faktörler ile Borsa İstanbul Turizm Endeksi hisse senedi getirileri arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Bu kapsamda verilerine eksiksiz olarak ulaşılabilen 2006M1 ve 2018M12 dönemleri arası, aylık veriler yardımıyla ampirik olarak ele alınmıştır. Çalışmada BİST Turizm Endeksi hisse senedi getirileri baz alınarak, literatürde hisse senedi getirileriyle ilişkisi olduğu ortaya konulmuş olan altı makroekonomik faktör belirlenmiştir. Analizlerin yapılabilmesi için ilk olarak aylık zaman serileri arasında durağanlık ve bütünleşme derecelerinin saptanması amacıyla Birim Kök Testleri uygulanarak durağanlık ve bütünleşme dereceleri saptanmıştır. Birim kök testlerinden sonra her bir değişkende ortaya çıkan bir şokun hem kendisinin hem de sistemde yer alan diğer değişkenler üzerindeki sonunuçlarını görmek amacıyla etki-tepki fonksiyonları uygulanarak değişkenlerin arasındaki karşılıklı etkileşimler tespit edilmiştir. Etki-Tepki Analizi sonucunda değişkenlerin kendilerinde ve diğer değişkenlerde meydana gelen değişimlerin kaynağını tespit etmek amacıyla Varyans Ayrıştırma Analizleri yapılarak değişim kaynakları oransal olarak tespit edilmiştir. Çalışmada son olarak makroekonomik faktörler ile BİST Turizm Endeksi hisse senedi getirileri arasındaki nedensellik ilişkinin ortaya koyulması amacıyla turizm endeksi hisse senedi getirileri baz alınarak belirlenen makroekonomik faktörlerinde içinde dahil edildiği VAR (k+dmax) prosedürlü ikili modeller oluşturulmuştur. Oluşturulan modeller Toda-Yamamoto Nedensellik Analizi yöntemi ile analize tabi tutularak değişkenler arasındaki nedensellik ilişkileri tespit edilmiştir. Literatürde hisse senedi getirileri ile makroekonomik faktörler arasındaki ilişki üzerine pek çok çalışma vardır ancak bu çalışmada diğerlerinden farklı olarak turizm hisse senedi getirilerini ele alan sınırlı sayıda çalışmalardan birisi olarak literatüre önemli katkılarda bulunacağı düşülmektedir.
Otel işletmelerinde dönüşümcü liderlik algısının çalışma yaşam kalitesi ve işten ayrılma niyeti düzeyleri üzerindeki etkisi: İstanbul örneği
Otel işletmeleri emek yoğun faaliyet gösteren, hizmet üretiminin ve tüketiminin aynı zamanda gerçekleştiği ve müşteri memnuniyeti odaklı çalışan turizm işletmeleridir. 24 saat kesintisiz hizmet veren otel işletmelerinde başarıya ulaşmanın en önemli unsurlarının başında işgücünün geldiği ifade edilebilir. Çalışanların performanslarının yüksek olması ve kaliteli hizmet sunabilmeleri için otel yöneticilerinin iş esnasında sergiledikleri davranışların ve işletmedeki çalışma şartlarının kalitesinin paralellik göstermesi gerekmektedir. Bu nedenle otel yöneticilerinin işletmenin hedefleri için çalışırken, çalışma şartlarının kalitesini artırıcı ve çalışanları işletmeye bağlayacak, aidiyetlerini ve iş performanslarını artıracak liderlik davranışları sergilemeleri gerekmektedir. Bu nedenle çalışmanın temel amacı; otel işletmelerinde çalışan personellerin yöneticilerinde algıladıkları dönüşümcü liderlik davranışlarının çalışma yaşam kalitesi ve işten ayrılma niyeti düzeylerine etkisini ortaya koymaktır. Ayrıca çalışma yaşam kalitesinin işten ayrılma niyetini ne derece etkilediğini tespit etmek amaçlanmıştır. Bu amaçlar çerçevesinde öncelikle konuyla ilgili olarak detaylı yazın taraması yapılmış, sonrasında kolayda örnekleme tekniği kullanılarak İstanbul ilinde faaliyet gösteren dört ve beş yıldızlı otel işletmelerindeki toplam 410 çalışandan anket tekniği kullanılarak veriler elde edilmiştir. Elde edilen bu verilere yönelik, doğrulayıcı ve açımlayıcı faktör analizleri, yüzde ve frekans analizi, korelasyon ve regresyon analizleri uygulanmıştır. Analizler sonucunda otel işletmeleri çalışanlarının yöneticilerini dönüşümcü lider olarak algıladıkları sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca çalışanların çalışma yaşam kalitesi algı düzeylerinin yüksek, işten ayrılma niyeti düzeylerinin ise düşük olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca dönüşümcü liderlik ile çalışma yaşam kalitesi arasında ve dönüşümcü liderlik ile işten ayrılma niyeti arasında anlamlı bir ilişki tespit edilirken çalışma yaşam kalitesi ile işten ayrılma niyeti arasında da anlamlı bir ilişki olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Otel çalışanlarının algıladıkları liderlik tarzının bireysel yaratıcılık ve personel güçlendirme düzeyleri üzerindeki etkisi: Antalya örneği
Hizmetin ve müşteri memnuniyetinin ön planda olduğu otel işletmelerinde, personelin güçlendirilmesi ve yaratıcılık düzeylerinin arttırılması işletmelerin rakip işletmelere karşı fark yaratabilmesi ve sürdürülebilir başarı elde edebilmesi noktasında kilit rol oynayan faktörlerden biridir. Ayrıca çevrenin ve teknolojinin dinamik bir yapıya sahip olması rekabet edebilmenin önemini de her geçen gün daha da arttırmaktadır. Bu çerçevede otel işletmelerinin müşteri memnuniyetini sağlayabilmeleri, müşteri istek ve ihtiyaçlarını zamanında karşılayabilmeleri ve sürdürülebilir başarı elde edebilmeleri de personelin güçlendirilmesi ve yaratıcılıkları ile doğru orantılı olabilmektedir. Personelin güçlendirilmesi ve yaratıcılık düzeylerinin arttırılması birçok etkene bağlı olarak değişim gösterebilmektedir. Bu etkenler arasında en önemli olanlardan bir tanesi liderlerin çalışanlarına karşı benimsemiş oldukları davranışlardır. Bu bağlamda otel işletmesi yöneticilerinin personeli güçlendirecek ve yaratıcılıklarını arttıracak liderlik davranışlarını benimsemeleri gerekmektedir. Bu kapsamda araştırmanın temel amacı, Antalya'da bulunan beş yıldızlı otel işletmesi çalışanlarının algıladıkları liderlik davranışının bireysel yaratıcılık ve personel güçlendirme üzerindeki etkisini belirlemek ve personel güçlendirmenin çalışanların bireysel yaratıcılık düzeyleri üzerindeki etkisini tespit etmektir. Araştırmanın amacı doğrultusunda Türkiye/ Antalya'da bulunan beş yıldızlı 391 otel işletmesi çalışanından kolayda örneklem yöntemi ile Nisan 2022- Haziran 2022 tarihleri arasında anket yöntemi kullanılarak veri toplanmıştır. Anketin bir kısmı online bir kısmı ise yüz yüze gerçekleştirilmiştir. Verilerin analizinde frekans, faktör analizi, korelasyon ve regresyon analizi kullanılmıştır. Gerçekleştirilen analizler sonucunda algılanan üretim odaklı, çalışan odaklı ve değişim odaklı liderlik davranışlarının bireysel yaratıcılık ve personel güçlendirme düzeyleri üzerinde anlamlı ve pozitif bir etkiye sahip olduğu tespit edilmiştir. Aynı zamanda personel güçlendirmenin çalışanların bireysel yaratıcılık düzeyi üzerinde anlamlı ve pozitif bir etkiye sahip olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Araştırma bulguları doğrultusunda akademiye ve otel yöneticilerine yönelik öneriler sunulmuştur.
Yerli turistlerin algıladıkları gastronomi imajının, turist memnuniyeti ve destinasyon sadakatine etkisi: Hatay örneği
Destinasyonlar, turizm endüstrisinin sürekli değişen ve farklılaşan dinamikleri karşında, turist istek ve beklentileri karşılayabilmek için, çekicilik yaratan stratejiler uygulamaktadır. Bu açıdan önemli çekicilik bileşeni sayılan gastronomi öğeler, belirli bir imaj oluşturarak, bu imajın etkileri ile destinasyonun ön plana çıkmasına, tanınmasına ve sürekli gelir kaynağı oluşturmasına katkı sunmaktadır. Seyahatlerini bu destinasyonlara gerçekleştiren turistlerde ise davranış niyetlerine etki ederek, turist memnuniyeti ve destinasyon sadakati gibi davranışların ortaya çıkmasını sağlamaktadır. Bu doğrultan yola çıkarak çalışmanın temel amacı, Hatay'a gelen yerli turistlerin algıladığı gastronomi imajının, turist memnuniyeti ve destinasyon sadakatine olan etkisini belirlemektir. Bu amaç doğrultusunda Ocak 2022- Ekim 2022 tarihleri arasında Hatay'ı ziyaret eden yerli turistlere, 407 adet anket uygulanmıştır. Anketler, kolayda örnekleme yöntemine göre yüz yüze yapılmıştır. Anketteki veriler üzerinde, betimleyici analiz, Doğrulayıcı faktör analizi (DFA), korelasyon ve regresyon analizleri yapılmıştır. Çalışma kapsamında yapılan analizler sonucunda; Hatay'a gelen yerli turistlerin algılamış olduğu gastronomi imajının turist memnuniyetine ve Hatay destinasyonuna karşı sadakatine etkisinin olduğu tespit edilmiştir. Destinasyonlar açısından önemli olduğu düşünülen gastronomi unsurlarının yaratmış olduğu imajın, turist memnuniyeti ve destinasyon sadakatine doğrudan bir etkisinin olduğu aynı zamanda turist memnuniyetinin de destinasyon sadakati üzerinde etkisinin olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Araştırma bulguları kapsamında, literatüre, sektör temsilcilerine ve ilgili kurum yöneticilerine çeşitli öneriler sunulmuştur.
Otel işletmesi çalışanlarının pygmalion algısının işten ayrılma niyetine etkisinde işe adanmışlığın aracı rolü – İzmir örneği
Üretim ve tüketimin eş zamanlı olduğu otel işletmelerinde, işgörenlerin işlerine adanmışlıkları ve işten ayrılma niyetleri işletmeler açısından rol oynayabilen kavramlardır. Günden güne teknolojide değişiklikler yaşanması, rakip ve pazarların sürekli farklılaşması da işletmeler arası rekabeti arttırmaktadır. Bahsi geçen yoğun rekabet içerisinde işletmelerin varlıklarını sürdürebilmeleri de işgörenlerin davranış eğilimlerine bağlı olabilmektedir. Otel işletmeleri için en önemli sorunların başında personel devir oranının yüksek olmasının geldiği söylenebilir. Personel devir oranının yüksekliği, pazardaki rekabette nitelikli işgücü kaybına da neden olarak işletmelerin önünde engel oluşturabilecektir. İşten ayrılma niyetini azaltmakla bunu önlemenin mümkün olacağı söylenebilir. İşgörenlerin motive, çabalamaya istekli, özyeterlilik inancı kuvvetli ve işlerine bağlı olmasını sağlamak, işten ayrılma niyetlerinin azalmasını sağlayabilecektir. Bu ihtiyaçlara yönelik en uygun görülen davranışlar ise Pygmalion ve işe adanmışlık davranışlarıdır. Bu doğrultuda çalışmanın temel amacı, İzmir ilinde faaliyet gösteren dört ve beş yıldızlı otel işletmeleri işgörenlerinin yöneticilerinden algıladıkları Pygmalion etkisinin işten ayrılma niyetleri üzerindeki etkisinde işe adanmışlıklarının aracı rolünü ortaya çıkarmaktır. Bu amaçla Türkiye/İzmir ilinde faaliyet gösteren kolayda örneklem yöntemiyle seçilen 408 dört ve beş yıldızlı otel işletmesi çalışanlarından Aralık 2021 – Şubat 2022 tarihleri arasında yüz yüze ve online olarak anket yöntemi ile veriler elde edilmiştir. Verilerin analizi sonucunda, otel işletmesi işgörenlerinin yöneticilerinden yüksek düzeyde Pygmalion etkisi algıladıkları, yüksek düzeyde işe adanmış oldukları ve işten ayrılma niyetlerinin ise düşük düzeyde olduğu belirlenmiştir. Bunun yanı sıra otel işletmesi işgörenlerinin Pygmalion algı düzeylerinin işten ayrılma niyeti üzerinde negatif yönde ve anlamlı; yine Pygmalion algı düzeylerinin işe adanmışlık üzerinde pozitif yönde ve anlamlı; işe adanmışlık düzeylerinin ise işten ayrılma niyeti üzerinde negatif yönde ve anlamlı bir etkisi olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca, işgörenlerin Pygmalion algı düzeylerinin işten ayrılma niyetine etkisinde işe adanmışlığın tam aracı rol oynadığı belirlenmiştir. Elde edilen sonuçlar doğrultusunda bazı öneriler sunulmuştur.
Hatay iline yönelik gastronomi imaj algısının metafor yoluyla incelenmesi: Gastronomi eğitimi alan öğrenciler üzerine bir araştırma
Gastronomi bölümü öğrencilerine yönelik gerçekleştirilen tez çalışmasında öğrencilerin Hatay iline yönelik gastronomi imaj algılarının metafor yöntemi ile tespit edilmesi amaçlanmaktadır. Bu amaç doğrultusunda öncelikle literatür taraması yapılmış, gastronomi, gastronomi imajı, Hatay gastronomisi ve metafor kavramı konuları incelenmiştir. Uygulama aşamasında, öğrencilerin algısını ölçmek amacıyla yarı yapılandırılmış bir form geliştirilmiştir. Öğrencilerin Hatay yemeklerine yönelik metaforik algılarını belirleyebilmek için "Hatay gastronomisi/mutfağı…benzer. Çünkü…" biçiminde açık uçlu bir soru sorulmuş ve formda bulunan boşlukları sebepleriyle birlikte doldurmaları istenmiştir. Araştırma verileri 2022 yılı Mart-Nisan ayları arasında toplanmıştır. Araştırmanın örneklemini, Hatay ilinde bulunan İskenderun Teknik Üniversitesi ile Mustafa Kemal Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü lisans öğrencilerini kapsayan, 138 katılımcı oluşturmaktadır. Araştırma bulgularından hareketle tüm katılımcıların (138) metafor ürettiği görülmüştür. Söz konusu metaforlar, iki nitel araştırma uzmanının görüşü alınarak 3 temel kategoride sınıflandırılmıştır. Öğrenciler, Hatay mutfağına yönelik en fazla "gökkuşağı, baharatçı ve deniz" metaforlarını üretmişlerdir. Olumsuz olarak üretilen metaforlardan bazıları ise "atık yağ, seyyar esnaf, balon" metaforları olmuştur. Sonuçta öğrencilerin Hatay gastronomisi/mutfağına yönelik algılarının yüksek düzeyde, olumlu olduğu tespit edilmiş ve olumsuz olarak üretilen metaforlara sonuç bölümünde öneriler geliştirilmiştir. Bu önerilerden hareketle öğrencilerin ve toplumun bilinçlendirilebileceği düşünülmektedir.
UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı kapsamında değerlendirilen gastronomi şehirlerinin coğrafi işaretli ürünlerinin incelenmesi
Türkiye'de Gaziantep, Hatay ve Afyonkarahisar gastronomi şehri unvanı alan şehirlerdir. Tez çalışmasının temel amacı, Türkiye'nin mevcut durumda 'Yaratıcı Şehirler Ağı'na girmiş gastronomi şehirlerini (Gaziantep, Hatay ve Afyonkarahisar) coğrafi işaretli ürünleri özelinde yakından incelemektir. Bu kapsamda ilk olarak ilgili şehirlerin, coğrafi işaret tescili almayı bekleyen yiyecek ve içeceklerine dikkat çekilmek istenmiştir. Sonraki aşamada ise tescil almış yiyecek ve içeceklerin kendine has özellikleri ve üretim biçimleri dikkate alınarak, bu ürünler derinlemesine incelenmek istenmiştir. Son olarak gastronomi şehirlerinin başvuru yapılan/tescil ettirilen ürünlerini, başvuru yapan/tescil ettiren kurumlar özelinde inceleyerek bu konuda öncü olan kurumlara veya geri planda kalan kurumlara dikkat çekilmesi hedeflenmiştir. İlgili amacı gerçekleştirebilmek için web sitesi, kitap, dergi ve makale ve benzeri gibi ikincil kaynaklardan yararlanılarak, Türkiye gastronomi şehirleri kendi özellikleri çerçevesinde değerlendirilmiştir. İlgili değerlendirmeden hareketle Gaziantep, Hatay ve Afyonkarahisar şehirlerinin gastronomik özellikleri ele alınmış ve öne çıkan geleneksel yemekleri hakkında genel bilgilere yer verilmiştir. Sonrasında coğrafi işaret kavramı tanımlanarak bu şehirlerdeki uygulama aşamaları ve coğrafi işaretli ürünlerin detaylı bir incelemesi yapılmıştır. Son aşamada ise başvuru aşamasında olan ve tescil almış ürünler başvuru yapan kurumlar dikkate alınarak, kurum/lar bazında değerlendirmeye gidilmiştir. Çalışmanın Türkiye gastronomi şehirlerini bir arada incelemesi ve buna bağlı olarak bütüncül bir nitelik taşıması sebebiyle, önemli olduğu düşünülmektedir. Aynı zamanda ilgili şehirlere yönelik kavramsal bir yapıya sahip olması bakımından, çalışmanın literatüre de katkı sağlayacağı öngörülmektedir.
Karizmatik liderlik alt boyutlarının çalışanların iş tatmini ve iş stres düzeyleri üzerindeki etkisi: Otel işletmeleri örneği
Emek-yoğun ilişki düzeyinin en yüksek olduğu sektörlerin başında gelen turizm sektöründe yöneticilerin belirleyecek oldukları yönetim politikaları, iş görenlerin örgüt içerisindeki tutum, hal ve davranışlarından örgüt dışındaki sosyal hayatına kadar tüm sürecine etki etmektedir. İş görenlerin örgütsel performanslarını etkileyen yöneticilerin benimsemiş olduğu liderlik modeli, içerisinde faaliyet gösterdikleri örgütün uzun vadede var olmasını sağlamaktadır. İyi bir yönetim politikasıyla faaliyet gösteren lider takipçilerinin iş tatmin düzeylerini artırıp iş stres düzeylerini düşürmektedir. Yıkıcı-Toksik liderlik tarzıyla faaliyet gösteren yöneticilerin benimsemiş oldukları yönetimsel politikalarla da bunun zıttı bir etki meydana gelerek iş görenlerin düşük verimlilikle faaliyet göstermelerine neden olarak onların iş ve sosyal hayatlarına olumsuz bir etki yaratmaktadır. Çalışmanın temel amacı; Adana ilinde yer alan 4 ve 5 yıldızlı otel işletme yöneticilerinin karizmatik liderlik özelliklerinin takipçilerinin iş tatmin ve iş stres düzeyleri üzerindeki etkisini ortaya koymaktır. İlgili araştırma amacını test etmeye yönelik hipotezler geliştirilmiştir. Araştırma verilerinin toplanma sürecine geçilmeden önce ölçek maddelerinin güvenilirliğinin ve anlaşılabilirliğinin testi için 2021 yılı Kasım-Aralık ayları arasında araştırma evrenine pilot çalışması uygulanmıştır. Bu kapsamda kolayda örnekleme metodu ve anket tekniğinden yararlanılarak elde edilen 103 veri değerlendirilmeye alınmıştır. Ölçek maddelerinin araştırma evreni tarafından anlaşıldığının tespit edilmesinin ardından 2022 yılı Ocak-Haziran ayları arasında 432 veri toplanmış, bunlardan yalnızca 410 adet veri değerlendirilmeye alınmıştır. Araştırma kapsamında geliştirilen hipotezlerin testi için çoklu-doğrusal regresyon analiz tekniği kullanılmıştır. Analiz sonucuna göre karizmatik liderliğin 'vizyon belirleme', 'çevresel duyarlılık gösterme', 'kişisel risk üstlenme' ve 'üye ihtiyaçlarına duyarlılık gösterme' boyutlarının çalışanların iş tatmin düzeyleri üzerinde anlamlı bir etkisinin olduğu gözlemlenmiştir. Karizmatik liderliğin 'vizyon belirleme', 'kişisel risk üstlenme', 'üye ihtiyaçlarına duyarlılık gösterme' ve 'mevcut durumu sürdürmeme' boyutlarının çalışanların iş stres düzeyleri üzerinde anlamlı bir etkisinin olduğu araştırma sonucu elde edilen bir başka sonuçtur.
Yiyecek ve içecek işletmesi çalışanlarının problem çözme becerilerinde iş tatmininin rolü: Hatay ilinde bir uygulama
Bu çalışmanın amacı yiyecek- içecek işletmelerinde çalışanların problem çözme becerilerinde iş tatmininin rolünü belirlemektir. Yiyecek- içecek işletmeleri, turizm sektöründe emek yoğun üretime dayalı olarak konaklama işletmeleri bünyesinde ya da bağımsız olarak faaliyet gösteren, sektörde gelir ve istihdam yaratan özelliği bakımından stratejik önemi bulunan işletmelerdir. Çalışma kapsamında Hatay ilindeki yiyecek-içecek işletmelerinde görev yapan 303 servis ve mutfak çalışanı ile demografik bilgi formu, Minnesota iş tatmini ölçeği ve Problem çözme ölçeğinden oluşan yüz yüze bir anket ve bir yarı yapılandırılmış görüşme uygulaması gerçekleştirilmiştir. Araştırmadan elde edilen veriler bilgisayar programı yardımıyla istatistiksel analize tabi tutulmuştur. Araştırmaya katılan yiyecek- içecek işletmesi çalışanlarının yüksek düzeyde iş tatmini ve problem çözme becerilerine sahip oldukları görülmüştür. Araştırma sonucunda; iş tatmini ile problem çözme becerisi arasında pozitif yönde kuvvetli bir ilişki bulunduğu, iş tatmin düzeyi artan çalışanların problem çözme becerilerinin de arttığı belirlenmiştir. Elde edilen bu sonuç, örgütlerin çalışanlarının iş tatminini yükseltecek önlemleri almasının örgüt içerisindeki problemlerin çözümüne önemli bir katkı sağlayacağını göstermektedir.