Enstitü

Fen Bilimleri Enstitüsü

Düzce University

708

Arşivlenen Tez

0

DOI Atanmış

0%

DOI Oranı

Arşivlenen Tez

10 Tez
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Düzce şartlarında bir evin enerji ihtiyacını karşılayacak fotovoltaik sistemin kurulumu

Yenilenebilir enerji kaynaklarının önem kazanmasıyla birlikte güneş enerjisinden elektrik enerjisi elde edilen fotovoltaik(FV) sistemler üzerindeki çalışmalar ve uygulamalar son yıllarda yaygınlaşmıştır. Ülkemizin güneş enerjisi potansiyelinin yüksek olması bu alandaki endüstriye yönelik çalışmaları hızlandırmıştır. FV sistemlerin, güneş enerjisini doğrudan elektrik enerjisine dönüştürebilmeleri, çevreyi kirletmemeleri, yapılarının basit ve uygulamalarının kolay olmaları en önemli tercih sebebidir. FV sistemler çıkış gerilimi açısından şebekeye bağlı (on grid) ve şebekeden bağımsız (off grid) olarak iki farklı şekilde uygulanabilmektedir. Güneş panelinin konumu olarak da sabit ve hareketli sistemler olarak tasarlanabilmektedir. Bu çalışmada Düzce şartlarında bir evin elektrik enerjisi ihtiyacını karşılayacak güce sahip bir FV sistem gerçekleştirilmiştir. Uygulama şebekeden bağımsız ve güneş takip eden (tracking) sistem olarak gerçeklenmiştir. Sistemin kurulu gücü yaklaşık 2.5 kW tır. Yapılan bu çalışma ile hem yenilenebilir enerji ile beslenen bir konut için elektriksel olarak projelendirme hem de matematiksel analiz ve fizibilite ortaya konulmuştur. Kurulacak sistem Düzce şartlarına göre projelendirildiğinden Düzce de kendi elektrik enerjisini güneş enerjisinden sağlamak isteyenler için bir model olmuştur. Ayrıca güneş enerjisinden elektrik enerjisi üretimi ile ilgili yapılacak kapsamlı bilimsel çalışmalar için de bir uygulama sahası olmuştur. Aynı zamanda Oransal- İntegral-Türev (PID) kontrol kullanılarak DA-DA dönüştürücü çıkış geriliminin sabit tutulması sağlanmıştır. Sistem önce kontrolsüz bir şekilde çalıştırılmış daha sonra klasik yöntem Ziegler Nicols (ZN) ile katsayıları bulunan PID kontrol ile çalıştırılmıştır. Son olarak ise bir optimizasyon yöntemi olan Parçacık Sürü Optimizasyonu (PSO) ile katsayıları bulunan PID kontrol yöntemi kullanılarak sistem çalıştırılmıştır. Elde edilen Sonuçlara göre, PSO ile katsayıları bulunan PID kontrol sisteminin gerilimi referans değerine daha kısa sürede getirdiği görülmüştür.

Fotovoltaik sistemler
Selman Alkan
Düzce University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2014
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Melez kavak odunundan (Populus euroamericana) kağıt hamuru üretiminde ön muamele işlemlerinin soda ve modifikasyonları üzerine etkilerinin incelenmesi

Bu çalışmada, Melez kavak (Populus Euramericana) yongalarından soda ve modifiyeleri ile kağıt hamuru üretilmiştir. Modifiye kimyasalları olarak antrakinon (AQ) ve polisülfür (PS) kullanılmıştır. Ön hidroliz yapılacak en uygun pişirmeyi belirlemek amacı ile toplam 6 adet pişirme gerçekleştirilmiştir. Ön hidroliz için, oksalik asit (OA), etil alkol (EA), sodyum borhidrür kimyasalları ile ksilanaz ve lakkaz enzimleri kullanılmıştır. Modifiye, ön hidroliz kimyasalları ve enzimlerin üretilen hamur ve kâğıtların kimyasal, fiziksel ve optik özellikleri üzerine etkisi incelenmiştir. 5/1 sabit çözelti/yonga oranında yapılan kağıt hamuru pişirmeleri, laboratuvar tipi döner kazanda, eşit ortam ve proses suyu sıcaklığı şartlarında gerçekleştirilmiştir. Her pişirmenin hamuru ayrı bir polietilen torbaya konulup hamurun rutubeti TAPPI T 264 om-88 standart yöntemine göre belirlenmiş ve elenmiş hamur verimleri tayin edilmiştir. Ön hidroliz için kullanılacak optimum pişirmeyi belirlemek amacı ile toplam 6 adet pişirme yapılmıştır. Pişirmeler sonucunda elde edilen hamurların elenmiş verim, kappa numarası, viskozite değerleri dikkate alınarak 4 nolu pişirme (%20 NaOH, 170ºC, 120 dak.) kılavuz pişirme olarak seçilmiştir. Bu pişirme koşullarına %0.1 Antrakinon (AQ) %4 Polisülfür (PS) ilave edilmiş ve 2 adet daha pişirme yapılmıştır. Bu şartlarda maksimum hamur verimi elde edilmiştir. Elde edilen hamur verimi KS4 için 48,78, KS7 50,36 ve KS8 50,14'tür. Bu hamurların DP'leri ise sırası ile 1175, 936 ve 957 olarak belirlenmiştir. Soda, soda antrakinon, soda polisulfur hamurlarına ön işlemlerin eklenmesi ile lignin oranının düştüğü ya da aynı kalmasına rağmen DP de artma gözlenmiştir. Uygulanan ön işlemlerin fiziksel ve mekanik özellikleri iyileştirdiği tespit edilmiştir. Oksalik asit ve etanol ile yapılan ön muameleli hamurların toplam veriminde değişiklik olmamasına rağmen, viskoziteleri yükselmiştir. Ksilanaz ve lakkaz enzimiyle yapılan işlemlerde bu durum daha da belirginleşmiştir. Üretilen hamurların özellikleri, geleneksel pişirmelere göre oldukça farklı, daha yüksek verime sahiptir

Serkan Demir
Düzce University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2014
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Schrödinger-eliptik denklemleri için lokal olmayan sınır değer problemleri

H Hilbert uzayında öz-eşlenik pozitif tanımlı A operatörlü diferansiyel denklemleri için lokal olmayan sınır-değer problemi ele alınmıştır. Bu sınır değer probleminin iyi konumlanmışlığı ağırlıklı Hölder uzaylarında doğruluğu ortaya konulmuştur. Eliptik-Schrödinger denklemlerin lokal olmayan sınır değer problemlerinin çözümü için koersiv eşitsizlikleri elde edilmiştir. Lokal olmayan sınır-değer probleminin yaklaşık çözümü için birinci ve ikinci basamaktan doğruluklu fark şemaları sunulmuştur. Bu fark şemalarının iyi konumlanmışlığı Hölder uzaylarında kanıtlanmıştır. Uygulamalarda, Eliptik-Schrödinger denklemlerin fark şemalarının çözümü için koersiv eşitsizlikleri sağlanmıştır. Eliptik-Schrödinger denklemler için fark şemalarının Matlab ile çözümleri elde edilmiştir.

Gülden Tosun Mucuk
Düzce University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2014
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Tiyo-schiff bazlarında yapısal dönüşümler, metal kompleks verme yatkınlıkları, yapılarının aydınlatılması ve biyolojik aktivitelerinin incelenmesi

Bu çalışmada 2-aminotiyofenol ile benzaldehit halkasına bağlı farklı konumlardaki sübstitüentlerin kondenzasyon reaksiyonu sonucunda 2-aril benzotiyazol türevleri veya tiyo-Schiff bazı sentezlendi. Bu ligantlar argon atmosferi altında ve mikrodalga yöntemiyle olmak üzere iki farklı metotla sentezlenmiştir. Reaksiyonlar sırasında değişik şartların etkisiyle (güneş ışınları, katalizörler vb) oluşan Schiff bazının halkalaşmaya kolayca uğradığı ve benzotiyazol türevlerine dönüşümü gözlendi. Daha sonra sentezlenen ve yapısı aydınlatılan bileşiklerin Ni2+, Cu2+ ve Zn2+ gibi geçiş metalleriyle kompleks oluşturma eğilimleri incelendi. Sentezlenen ligandların yapıları FT-IR, 1H-NMR, 13C-NMR, UV-vis, fluoresans ve TGA gibi spektroskopik yöntemlerle karakterize edildi. Sentezlenen ligandların ve metal komplekslerin antibakteriyal etkileri Gram pozitif ve Gram negatif bakteriler üzerinde disk difüzyon yöntemiyle test edildi.

Mesut Özdinçer
Düzce University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2014
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Tek ve çok karmaşık değişkenli ünivalent fonksiyonlar

Bu tezde tek ve çok karmaşık değişkenli ünivalent fonksiyonların özellikleri incelenmiş ve integral operatörü kullanılarak ünivalent fonksiyonların bir alt sınıfı elde edilmiştir. Diferensiyel subordinasyon kuralı uygulanarak da bu yeni sınıfın özellikleri incelenmiştir. Ayrıca çok değişkenli ünivalent fonksiyonlar için Loewner denkleminin teorik yönleri incelenmiştir. Genel Loewner zincirleri ve bunların geçiş dönüşümleri için Lipschitz düzeni dikkate alınmıştır. Bunun bir sonucu olarak, keyfi bir Loewner zincirinin, Loewner diferensiyel denklemini karşıladığını ve bunların geçiş dönüşümlerinin bir başlangıç değer problemine karşılık geldiği gösterilmiştir. Bir boyut ve daha yüksek boyutlardaki Loewner teorisi arasındaki en önemli farklardan birinin parametrik gösterimlerin oynadığı roller olduğu gösterilmiştir. Tek değişkenli fonksiyonların içindeki durumun aksine, çok değişkenli fonksiyonların içinde ilk elemanının parametrik gösterimi olmayacak şekilde Loewner zincirlerinin mevcut olduğu gösterilmiştir. Çok değişkenli Loewner diferensiyel denklem için varlık teoremleri kompakt çok değişkenli Caratheodory sınıfına eş teoremlerin bir sonucu olarak gelişmiştir.

Sevil Aykanat
Düzce University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2014
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Parabolik-schrödinger diferansiyel ve fark denklemleri için lokal olmayan sınır değer problemleri

H Hilbert uzayında öz-eşlenik pozitif tanımlı A operatörlü diferansiyel denklemleri için lokal olmayan sınır-değer problemi ele alınmıştır. Bu sınır değer probleminin iyi konumlanmışlığı ağırlıklı Hölder uzaylarında doğruluğu ortaya konulmuştur. Parabolik-Schrödinger denklemlerin lokal olmayan sınır değer problemlerinin çözümü için koersiv eşitsizlikleri elde edilmiştir. Lokal olmayan sınır-değer probleminin yaklaşık çözümü için birinci ve ikinci basamaktan doğruluklu fark şemaları sunulmuştur. Bu fark şemalarının iyi konumlanmışlığı Hölder uzaylarında kanıtlanmıştır. Uygulamalarda, Parabolik-Schrödinger denklemlerin fark şemalarının çözümü için koersiv eşitsizlikleri sağlanmıştır. Parabolik-Schrödinger denklemler için fark şemalarının Matlab ile çözümleri elde edilmiştir.

Mustafa Alp
Düzce University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2014
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Mobilya endüstrisinde değer analizi uygulaması: sandalye örneği

Bu çalışmada bir yemek sandalyesine değer analizi uygulaması yapılması amaçlanmıştır. Değer analizi uygulaması hazırlık, uygulama ve değerlendirme basamakları ile gerçekleştirilmiştir. Hazırlık aşamasında uygulamayı gerçekleştirecek ekip oluşturulmuş ve örnek olarak kullanılacak sandalyenin seçimi yapılmıştır. Ekip tarafından belirlenen nitelikler veri toplama formuna aktarılarak daha önce örnek sandalyeyi satın alan müşterilere ulaşılmış ve en çok önem verdikleri beş nitelik belirlenmiştir. Belirlenen niteliklere göre müşterilerin tatmin düzeylerinin hesaplanabilmesi için formüller oluşturulmuştur. Uygulama aşamasında formüller vasıtasıyla niteliklerin tatmin düzeyleri ve faydaları belirlenmiştir. Sandalyenin fonksiyonları ve fonksiyon maliyetleri belirlenerek sandalye maliyet hesabı yapılmıştır. Fayda/Maliyet grafiği (grid) çizilerek maliyeti yüksek faydası düşük fonksiyonlar belirlenmiştir. Değerlendirme aşamasında maliyeti yüksek faydası düşük fonksiyonlardan yola çıkarak, sandalyenin montajlı veya demonte olması, sırt kayıt adetinin azaltılması veya arttırılması, sünger kalınlığının azaltılması veya arttırılması, ön ve yan kayıtlarda eğri veya düz parça kullanımı, ara haç kayıtı kullanma veya kullanmama, temizlenebilir kumaş kullanma veya kullanmama gibi faktörler ele alınmıştır. Alternatif sandalye modellerine Akçakoca, Cumayeri, Çilimli ve Gölyaka isimleri verilmiştir. Yeni tasarımlar uygulama basamaklarından geçirilerek değer analizine tabi tutulmuş ve elde edilen veriler örnek sandalyenin verileri ile karşılaştırmıştır. Sonuç olarak örnek sandalyenin modelinin değeri 19,73, Akçakoca modelini değeri 21,62, Cumayeri sandalye modelinin değeri 37,35, Çilimli sandalye modelinin değeri 38,59 ve Gölyaka sandalye modelinin değeri 43,84 olarak tespit edilmiştir. Bu verilere göre örnek sandalye modelinin üretiminin durdurulması ve onun yerine Gölyaka sandalye modelinin üretilmesi önerilmiştir. Anahtar Kelimeler: Değer Analizi Yöntemi, Mobilya Tasarımı, Sandalye tasarımı, Ürün geliştirme,

Seymen Çiftçi
Düzce University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2014
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İnşaat sektöründe kullanılan alüminyum alaşımlarında asit yağmurlarının etkisiyle oluşan korozyonun incelenmesi

Korozyon kavramı, metal ve alaşımlarının çevreleri ile kimyasal ve elektrokimyasal reaksiyonları sonucu bozulmalarını tanımlamak için kullanılır. Alüminyum, oksidasyona karşı üstün direnci ile tanınır. Bu direncin temelinde pasivasyon özelliği yatar. Endüstrinin pek çok kolunda milyonlarca farklı ürünün yapımında alüminyum kullanılmaktadır. Özellikle, alüminyumdan üretilmiş yapısal bileşenler hafiflik ve yüksek dayanım özellikleri gerektiren taşımacılık ve inşaat sanayinde geniş kullanım alanı bulur. Yapı cephesini tümüyle saran, giydiren ve alüminyum doğrama profilleri kullanılarak oluşturulan konstrüksiyona, alüminyum giydirme cephe adı verilmektedir. Alüminyum giydirme cephe sistemleri; hafifliği ile yapıya az yük binmesini sağlayan özellikleri ile inşaat sektöründe kullanımı her geçen gün artan bir uygulamadır. Ancak, sanayi ve ulaşım araçlarının yoğun olarak geçtiği bölgelerde hava kalitesinde meydana gelen değişiklikler nedeniyle bu yapıların korozyona uğradığı bilinmektedir. Bu çalışma ile yapay asit yağmuruna maruz kalan alüminyum dış cephe giydirme sistemlerinde kullanılan 6060 ve 6082 alüminyum alaşımlarında meydana gelen korozyon, korozyon ölçüm metotlarından Tafel polarizasyon (TP), Lineer Polarizasyon (LP), Elektrokimyasal Empedans Spektroskopisi (EIS) ve daha önce böyle bir sistemde hiç uygulaması olmayan Dinamik Elektrokimyasal Empedans Spektroskopisi (DEIS) yöntemleri kullanılarak belirlenmiş, yöntemlere bağlı elde edilen sonuçlar mukayese edilerek tartışılmıştır. Deney sonuçları SEM ve AFM analizleriyle desteklenmiştir. Deney sonuçları, yapay asit yağmuru çözeltisinde AA6060 metalinin korozyon dayanıklılığının AA6082 metaline göre daha fazla olduğunu göstermektedir. Anahtar sözcükler: Alüminyum, Korozyon, Yapay Asit Yağmuru

Mine Kurtay
Düzce University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2014
00
DoktoraAçık ErişimTR

Batı Karadeniz orman ekosistemlerinde ölü örtü dinamiği

Bu çalışmanın amacı Batı Karadeniz Düzce Akçakoca bölgesi doğu kayını (Fagus orientalis Lipsky) ve Anadolu kestanesi (Castanea sativa Mill.) karışık meşçerelerindeki biyokütle ile biyokütle, ölü örtü ve toprakta tutulan karbon miktarının ve ölü örtü dinamiği ve ayrışmasının belirlenmesidir. Kayın ve kestane ağaçlarının biyokütleleri ile C miktarlarının ağaçların göğüs yüksekliğindeki çapları ile doğru orantılı ve pozitif bir ilişkisinin olduğu belirlenmiştir. Bu ekosistemlerde toprak, ölü örtü, diri örtü ve ağaçların içerdiği C miktarları sırasıyla 92,1, 4,2, 25 ve 169 Mg ha-1 bulunmuş ve toplamda 290,3 Mg ha-1 C depolandığı hesaplanmıştır. Ölü örtü ayrışması dört zaman periyodunda (3, 6, 15 ve 27 ay) incelenmiş ve kestane yapraklarında her bir zaman periyodunun sonunda toplam kütlenin sırasıyla % 81, % 68, % 55 ve % 42'sinin kaldığı, kayın yapraklarında ise yüzde kalan kütle miktarlarının kestane yapraklarından yaklaşık sırasıyla 1,1, 1,2, 1,2 ve 1,4 kat daha fazla olduğu, bununla birlikte kestane için her bir zaman periyodunda hesaplanan "k" değerlerinin, kayın için aynı zaman periyotlarında hesaplananlardan yaklaşık 2 kat daha fazla olduğu belirlenmiştir. Kayın ve kestane meşçerelerinde en düşük "k" değeri ikinci yılsonunda sırasıyla 0.248 ve 0.398 olarak hesaplanmıştır. En yüksek "k" değerleri ise üçüncü ay sonunda, en düşük k değerlerinin yaklaşık 2 katı olarak hesaplanmıştır. Birinci yılsonu k değerleri kestane ve kayın için sırasıyla 0.478 ve 0.307 olarak hesaplanmıştır. Sonuç olarak kestane yapraklarında meydana gelen kütle kaybının ve hesaplanan "k" değerlerinin, kayın yapraklarından daha fazla olduğu ve dolayısıyla kestane de meydana gelen ayrışmanın da daha hızlı olduğu belirlenmiştir. Nitekim kayın yapraklarının % 95'inin ayrışması için gereken süre (3/k değeri) 10-12 yıl, kestane için ise 6-7,5 yıl olarak hesaplanmıştır. Kayında ayrışmanın başlangıç aşaması doğu bakıda batı bakıya oranla daha hızlı gerçekleşirken, kestane için aynı sonuç ayrışmanın daha ileri safhaları olan birinci ve ikinci yılsonu için bulunmuştur. Kayın meşçerelerinde birinci yılsonunda yükselti arttıkça ayrışmanın hızlandığı, ikinci yılsonunda ise tam tersi bir durumun olduğu belirlenmiştir. Kestane meşçerelerinde ise birinci yılsonuna kadar ayrışma hızında bir fark yokken, ikinci yılsonunda genel eğilimin yükselti arttıkça ayrışma hızının yavaşladığı yönünde olduğu belirlenmiştir.

Anadolu kestanesiAsit topraklarıAyrıştırma+3
Murat Sargıncı
Düzce University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2014
00
DoktoraAçık ErişimTR

Isıl işlem görmüş (Thermowood) bazı ağaç türlerinde kullanılan su-bazlı vernik katmanlarının hızlandırılmış uv yaşlandırma etkisine karşı direncinin belirlenmesi

Bu çalışmanın amacı, ısıl işlem görmüş (ThermoWood) bazı ağaç türlerinde kullanılan su-bazlı vernik katmanlarının hızlandırılmış UV yaşlandırma etkisine karşı direncini belirlemektir. Bu amaçla Sarıçam (Pinus sylvestris L.), Sapsız meşe (Quercus petreae L.) ve Doğu kayını (Fagus orientalis L.) odunlarından hazırlanan örnekler, ThermoWood metoduna göre 190oC'de 2 saat ve 212oC'de 1-2 saat süreler ile ısıl işleme tabi tutulmuştur. Daha sonra malzeme yüzeylerine su bazlı tek ve çift bileşenli vernikler üretici firma önerileri doğrultusunda endüstriyel uygulamalara uygun olarak katman kalınlıkları birbirine yakın olacak şekilde tatbik edilmiştir. Elde edilen malzemeler, UV-A 340 nm florasan lambalarının bulunduğu QUV accelerated weathering tester cihazında; 144, 288 ve 432 saat süre boyunca UV ışığına (ASTM G 154-06) maruz bırakılmıştır. Yaşlandırma periyotları sonralarında; renk (ΔE, ΔL*, Δa* ve Δb*) (ASTM-D 2244-3), parlaklık (ISO 2813), yüzey pürüzlülüğü (Ra, Rz ve Rmax) (ISO 4287), yüzeye yapışma direnci (ASTM D 4541), salınımsal sertlik (ANS/ISO 1522) ve çizilme direnci değerleri (EN 15186) belirlenmiştir. Araştırma sonucuna göre; kullanılan su bazlı tek ve çift bileşenli verniklerin ısıl işlem görmüş ağaç malzeme yüzeylerinde, yaşlandırma sonrasında parlaklık, yüzeye yapışma direnci, yüzey pürüzlülüğü değerlerinde azalma, sertlik, çizilme ve renk değerlerinde ise artış belirlenmiştir.

Ümit Ayata
Düzce University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2014
00