Institute

Institute of Graduate Studies in Social Sciences

Düzce University

380

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Archived Theses

10 Theses
Master'sOpen AccessTR

P- Medyan tesis yeri seçim problemi: Bir uygulama

P-medyan problemleri; bir ağdaki (şebekedeki) n adet düğüm kullanılarak p adet tesisin yerini, talep ile tesis arasındaki toplam ortalama ağırlıklandırılmış mesafeyi en azaltacak şekilde bulmayı amaçlayan yer seçim problemlerinden biridir. Bu araştırmada bir gıda firmasının Düzce il ve ilçelerindeki optimum depo lokasyonlarının belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla, literatürde sıklıkla kullanılan p-medyan tesis yerleştirme problemi kullanılmıştır. Firmanın toplam depo sayısı, talep lokasyonları ve talep miktarı bilgileri firmadan edinilmiştir. Daha sonra, bu veriler kullanılarak talep noktaları arasındaki uzaklıklar Google Maps ve Microsoft Excel programı yardımıyla bulunmuştur. Problemin temel modelini oluşturmak için Microsoft Excel programı kullanılmıştır. Modeli çözmek için, başlangıçta Standart Excel programının "Çözücü" eklentisi kullanılmıştır. Fakat değişken sayısının fazla olması nedeniyle modeller çözülememiştir. Daha sonra, Excel programının güçlü versiyonlarından olan Analitik Solver Platform programı kullanılmıştır. Bu program yardımıyla, modeller çözülmüştür. Temelde, iki ayrı modelin farklı tesis sayıları denenerek optimum yerler araştırılmıştır. Birinci modelde, firmanın mevcut tesis yeri göz önünde bulundurularak farklı tesis sayılarının optimum yerleri test edilmiştir. Bu doğrultuda, oluşan maliyet göz önünde bulundurularak firma için en uygun optimum tesis sayısı belirlenmiştir. İkinci modelde, firmanın mevcut tesis yeri dikkate alınmadan, farklı tesis sayıları kullanılarak oluşan maliyetler karşılaştırılarak optimum tesis sayısı elde edilmiştir. Araştırma sonucunda, birinci modelde, elde edilen maliyet eğrisine göre optimum depo sayısının iki olması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Bu, firmanın optimum sayıda depoya sahip olmadığını göstermektedir. İkinci modelde de, elde edilen maliyet eğrisine göre optimum depo sayısının iki olduğu saptanmıştır. Ancak seçilen depo yerlerinin birinci modele göre farklılık gösterdiği belirlenmiştir. Son olarak, birinci ve ikinci model karşılaştırıldığında firmanın mevcut depo yerinin ve sayısının optimum olmadığı gözlenmiştir. Optimum depo sayısının sağlanması için depo sayısının ikiye çıkarılması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.

DepolarExcelGıda sektörü+1
İsmail Durak
Düzce University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Eleştirel okuma öğretiminin eleştirel okuma becerisine etkisi

Eleştirel okuma; üst düzey düşünme becerilerinin kullanıldığı, metnin sorgulama, analiz etme ve değerlendirme süreçlerinden geçirildiği ve okuyucu tarafından yeniden yapılandırıldığı bir okumadır. Eleştirel okumayı temele alan bu çalışmanın amacı; 9. sınıflarda Türk Edebiyatı Dersinde uygulanan eleştirel okuma öğretiminin eleştirel okuma becerisine etkisini ve bu etkinin cinsiyete göre değişip değişmediğini araştırmaktır. Araştırma öntest-sontest kontrol gruplu yarı deneysel desene göre düzenlenmiştir. Araştırmanın çalışma grubu 2012-2013 eğitim öğretim yılında Düzce Farabi Anadolu Lisesi 9. Sınıflarından seçilmiştir. Araştırmanın verileri; ön test ve son test olarak kullanılan, Eleştirel Okuma Testi ile elde edilmiştir. Deney grubunda; "Olay Çevresinde Gelişen Metinler ve Öğretici Metinler" üniteleri eleştirel okuma öğretimine uygun olarak hazırlanmış ve işlenmiş; kontrol grubunda ise Milli Eğitim Bakanlığı'nın uygun gördüğü öğretim programı takip edilmiştir. Veriler; "Tekrarlı Ölçümler İçin İki Faktörlü Varyans Analizi ve Cinsiyete Göre İki Yönlü Kovaryans Analizi" ile çözümlenmiştir. Araştırmanın sonucunda; deney grubunun, eleştirel okuma puanlarının kontrol grubuna göre arttığı görülmüştür. Araştırmaya göre eleştirel okuma öğretiminin öğrencilerin eleştirel okuma becerilerini geliştirdiği ortaya çıkmıştır. Cinsiyet açısından ise anlamlı fark görülmemiştir. Eleştirel okuma öğretimine erken yaşta başlanması, standart ölçme araçlarının geliştirilmesi, farklı metin türlerinin kullanılması gibi önerilerde bulunulmuştur.

Edebiyat dersiEleştirel okumaOrtaöğretim okulları+1
Hatice Emiroğlu
Düzce University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Fen ve Teknoloji dersi ile Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersi öğretim programındaki ortak değerlerin karşılaştırılması

Bu araştırma, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi ile Fen ve Teknoloji derslerindeki ortak değerleri belirlemek ve bu değerlerin ders kitaplarındaki metinlerde işlenişini karşılaştırmak amacıyla yapılmıştır. Çalışmada, nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Çalışma grubu; 8. sınıf düzeyine ait DKAB ve FVTD Öğretim Programları ve farklı yayınevlerine ait ikişer adet ders kitabından oluşmaktadır. Fen ve Teknoloji dersi öğretim programındaki öğrenme alanlarından "Tutum ve Değerler" referans alınarak, Fen ve Teknoloji Dersi değerleri belirlenmiştir. TD'lerde yer alan değer cümleleri DKAB dersi öğretim programında verilen değer ifadelerinden farklı formda olduğundan, ifadeler mukayese edilebilir en küçük anlam birimi haline getirilmiştir. Veri analizinde, içerik analizi kullanılmıştır. Fen ve Teknoloji dersi öğretim programında, TD öğrenme alanında yer alan kazanım – değer cümlelerinden, değer ifade eden kelimeler çıkarılmıştır. Bu işlem yapılırken TD cümlelerinin anlamı/ içeriği değiştirilmemiştir. Böylelikle cümlelere karşılık gelen anlam muhafaza edilerek Fen ve Teknoloji dersi tutum ve değerleri karşılaştırmaya hazır duruma getirilmiştir. Bu değer ifadeleri tablolar haline getirilmiş ve bir uzman görüşüne sunulmuştur. DKAB dersi öğretim programındaki değerlerin alınmasıyla iki programdaki değerler eşleştirilerek ortak olan 10 (on) değer belirlenmiştir. Son aşamada ise ortak değerlerin ders kitabı metinlerinde işleniş durumu analiz edilmiş ve elde edilen bulgular; metinler ve tablolar şeklinde verilmiştir. Bulgulara göre; Fen ve Teknoloji Dersi ile Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Dersi ortak değerlerinin farklı ve bazı yerlerde karşıt anlamlarda verildiği görülmektedir. Fen ve Teknoloji ders kitabı metinlerinin pozitivist dünya görüşünü yansıtarak, manevi düşünme eğilimine kapalı anlamlar çağrıştırdığı görülmüştür. Önemli bir diğer sonuç da ortak değerlerin, tezat anlam içeren metinlerle verilmesidir. Öte yandan ön plana çıkarılan insan öğesi, her alanda etkisi olan ve gücü her şeye yeten kimse olarak dikkate verilmektedir. Dini öğretiler ise insanın cüz'i (sınırlı) iradesinden söz etmekte, Yüce Yaratıcı için "Kadir-i Mutlak" tabiri kullanılmaktadır. Kâinatı anlamada araç olarak kullanılabilecek fen ile kâinatın varoluş sebebi olan din arasında ortak olan çok sayıda konu sayılabilecek iken bilginin kaynağı üzerine ortaya atılan felsefi tartışmalar kırılma noktası kabul edilerek, iki alan birbirine rakip/alternatif gösterilmektedir. Bu yönüyle tarihçesi ilk insana dayanan dini değerlerin insana yüklediği özellikler ile etkileri 17. yy 'a dayanan fen bilimlerinde yer bulan pozitivist değerlerin "ortak değerleri" anlam bakımından başkalaştırdığı görülmektedir. Bu bağlamda ders kitabı yazarlarının, öğretmenlerin, öğretmen yetiştiren kurumların ve program geliştirme uzmanlarının, Din ve Fen alanının ortak değerleri ve ortak anlamlara atıf konusunda metinleri ve işlenişi geliştirmeye dönük çalışmalar yapması ve metinlerdeki anlam derinliğinin çok yönlü ele alınması önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: Fen ve Teknoloji, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi, Öğretim Programları, Değerler Eğitimi, Din ve Fen Ortak Değerleri

Ahlak bilgisiDeğerlerDeğerler eğitimi+2
Sedanur Saka
Düzce University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim 8. sınıf matematik dersinde yaşanan öğrenme güçlükleri

Bu çalışmanın temel amacı, "İlköğretim 8. Sınıf matematik dersinde yaşanan öğrenme güçlükleri, bu güçlüklerin sebepleri ve güçlüklerin giderilme yollarının neler" olduğunu belirlemektir. Araştırmada nitel analiz türlerinden durum çalışması deseni kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, İstanbul ilinin Küçükçekmece ilçesinde ortaokullarda görev yapan 13 matematik öğretmeni ve 35 8. sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırmada 2 farklı veri toplama aracı kullanılmıştır. İlk veri toplama aracı 8. sınıf matematik öğretmenleri ve öğrencileri ile yapılan yarı yapılandırılmış görüşmelerdir. İkinci veri toplama aracı olarak MEB'in 2009-2012 yılları arası yaptığı SBS sonuçları ve Türkiye geneli 8. sınıf matematik deneme sınavları sonuçlarıdır. Öğretmen görüşmeleri 2012-13 eğitim öğretim yılı Nisan ayı içinde ve öğrenci görüşmeleri de, öğrencilerin tüm konuları görmesi için Mayıs ayı sonunda yapılmıştır. Çalışmaya Mayıs aylarında yapılan deneme sınavları dahil edilmiştir. Öğretmen ve öğrenci görüşmeleri içerik analizi ile analiz edilmiştir. Sınav verileri de incelenirken öğrencilerin soruyu doğru yapma yüzdelerine bakılmıştır. Araştırmada öğretmen, öğrenci görüşmeleri ve sınav verilerinden elde edilen sonuçlara göre en çok öğrenme güçlüğü yaşanan öğrenme alanları; sayılar, cebir, ölçme ile istatistik ve olasılıktır. En çok öğrenme güçlüğü yaşanan konular; geometrik cisimler, üslü sayılar, benzerlik, özdeşlikler, eşitsizlikler, çarpanlara ayırma, kareköklü sayılar ve denklemlerdir. Öğretmen ve öğrenci görüşleri analiz edildiğinde 8. Sınıf matematik dersinde yaşanan öğrenme güçlüklerinin sebepleri; Öğrenciden Kaynaklanan Sebepler, Öğrenme Ortamından Kaynaklanan Sebepler, Öğretim Programından Kaynaklanan Sebepler ve Öğretmenden Kaynaklanan Sebepler olmak üzere 4 ana kategoride toplanmıştır. Bu ana kategorilerden Öğrenciden Kaynaklanan Sebepler ana kategorisi de 'Bilişsel Strateji Eksikliği, Öğrencilerin Davranışsal Performans Eksikliği ve Motivasyon' olmak üzere 3 kategoriye ayrılmıştır. Çevreden Kaynaklanan Sebepler ana kategorisi; Okuldan ve Aileden Kaynaklanan Sebepler olmak üzere 2 kategoriye ayrılmıştır. Öğretim Programından Kaynaklanan Sebepler ve Öğretmenden Kaynaklanan Sebepler ana kategorileri, kategorilerine ayrılmamıştır. Öğretmenler ve öğrencilerin görüşme analizlerinin sonucunda öğrenme güçlüğü sebeplerinin aynı ana kategori ve kategorilere ayrıldığı görülmüştür. Ancak bu kategorilerdeki alt kategoriler öğretmen ve öğrencilerde farklılık gösterebilmektedir. Bu alt kategoriler, tezin bulgu ve sonuçlar kısımlarında ayrıntılı şekilde açıklanmıştır. Anahtar kelimeler: Öğrenme Güçlüğü, Matematik Öğretimi, 8. Sınıf Matematik Programı, Öğretim Programı

Matematik dersiMatematik eğitimiMatematik öğretimi+3
Yasin Kuru
Düzce University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Destinasyon imajının yerel halk ve yerel yönetim tarafından değerlendirilmesi: Çorum ilinde bir araştırma

Bu çalışmada Çorum ilinde yaşayan yerel halkın ve yerel yöneticilerin destinasyon imaj algılarının belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu kapsamda, katılımcıların konu hakkındaki görüş ve tutumlarını belirlemek bu çalışmanın temel amacını oluşturmaktadır. Çalışma kapsamına Çorum ilinin turizm potansiyeli yüksek bölgelerinde ve merkezde yaşayan yerel halk ile yerel yöneticiler dahil edilmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak anket tekniğinden yararlanılmıştır. Elde edilen veriler istatistiki değerlendirme programı kullanılarak analiz edilmiştir. Aynı zamanda araştırma sonuçlarını desteklemek amacıyla görüşme tekniği de kullanılmıştır. Araştırma sonucunda katılımcıların destinasyon imajı algılarını oluşturan her bir boyut (ekonomik faktörler, alt yapı olanakları, çevresel faktörler, doğal ve kültürel çekicilikler, turizm kültürü ve tanıtım) arasında pozitif yönlü ve anlamlı bir ilişki olduğu ortaya çıkmıştır. Araştırma sonucuna göre yerel yönetimlerin destinasyon imajı algılarının yerel halka göre daha olumlu ve yüksektir. Yerel yöneticilerin özellikle doğal ve kültürel çekicilikler ile alt yapı olanakları konusunda yerel halka göre çok daha olumlu bir imaj algısına sahip olduğu ortaya çıkmıştır. Anahtar Kelimeler: Destinasyon İmajı, Yerel Halk, Yerel Yöneticiler

DestinasyonTurizm potansiyeliYerel halk+3
Seda İdikut Şahin
Düzce University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Vergi teşvik uygulamalarının otomotiv sektörü üzerindeki etkileri: Düzce ilinde bir araştırma

Bu çalışmanın temel amacı, ülkemizin lokomotif sektörü olan otomotiv sektörüne yönelik uygulanan vergi teşviklerinin ne ölçüde etkili olduğunu incelemektir. Otomotiv sektörünün tanımı, tarihi, dünyada otomotiv sektörünün genel ekonomik durumu, otomotiv sektörünün bugüne kadar geçirdiği aşamalar ve bugünkü durumu analiz edilerek, Türkiye'deki otomotiv sektörünün mevcut yapısı ortaya konmuştur. İstihdam kapasitesi ve yeni iş imkânları sağlanması ile birlikte otomotiv ana sanayinin yanında birçok otomotiv yan sanayi sektörü de faaliyete geçmekte ve ülke ekonomisine önemli katkı sağlanmaktadır. Bu bağlamda çalışmada, otomotiv sektörüne yönelik vergi teşvikleri araştırılarak değerlendirilmiştir. Çalışma kapsamına sektörde ki satış oranları bakımından %77,7 paya sahip olan 9 firma dâhil edilmiştir. Araştırmada nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın verileri işletmelerin satış temsilcileri ve yöneticilerinden yarı yapılandırılmış görüşme tekniği kullanılarak elde edilmiştir. Elde edilen verilerin analizinde betimsel analiz kullanılmıştır. Yapılan görüşmeler sonucunda elde edilen sonuçlar; ekonomik, vergisel, karlılık ve teşvikler olmak üzere 4 başlık altında değerlendirilmiştir. Araştırma sonucunda, ülkenin ekonomik durumu ve çeşitli diğer etkenlere bağlı olarak satış rakamları %50'den fazla azalan sektör için vergi teşviklerinin faydalı olduğu ancak tek başına yeterli olmadığı görülmüştür.

DüzceOtomotiv sektörüTeşvik sistemleri+2
Birol Coşkun
Düzce University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Sınıf öğretmenlerinin 21. yüzyıl öğrenen ve öğreten becerileri

Yaşadığımız çağda teknolojinin hızlı gelişimiyle, toplumu oluşturan bireylerin ihtiyaçları, yaşamları, olaylara ve olgulara bakışları gibi birçok şey etkilenmektedir. Yeni meslekler, yeni ihtiyaçlar oluşmaktadır. En büyük değişimlerden biri de ihtiyaç duyulan insangücü niteliğindedir. 21. yüzyılda ihtiyaç duyulan bilgi ve beceriler toplumsal yaşama uyum sağlanması, iş dünyasındaki beklentilerin karşılanması açısından önemlidir. Yarının iş gücü, bugünün öğrencileridir. Öğretmenlerin niteliği, onların niteliğinin şekillenmesinde önemlidir. Bu çalışmanın amacı sınıf öğretmenlerinin 21. yy. öğreten ve 21. yy. öğrenen beceri düzeylerini, bu düzeyin çeşitli değişkenlere göre değişip değişmediğini ve 21. yüzyıl öğreten-öğrenen becerileri arasındaki ilişkiyi tespit etmektir. Bu amaçla Marmara'da bir ilçede görev yapan tüm sınıf öğretmeninin 21. yüzyıl öğreten ve öğrenen özellikleri incelenmiştir. Araştırmada 21. yüzyıl öğrenen ve 21. yüzyıl öğreten becerileri ölçekleri kullanılmıştır. Veri analizindebetimsel istatistiklere (frekans, ortalama, standart sapma vb.) ilave olarak, ikiden fazla grup arası farklılıkların analizi içinANOVA, iki grup arasındaki farklılıkların analizi için ise bağımsız örneklem t-testi kullanılmıştır. Son olarak, öğrenen ve öğreten becerileri ve bunları alt boyutları arasındaki ilişkinin incelenmesi için Pearson korelasyonanalizi yapılmıştır. Yapılan analizler sonucunda,lisansüstü eğitim seviyesine sahip öğretmenlerin lisans ve ön lisans eğitim seviyesine sahip öğretmenlere göre 21. yy. öğreten becerileri kullanım seviyesinin daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Benzer şekilde, 21. yy. öğreten becerileri alt boyutlarından yönetsel, onamacı ve üretimsel beceriler alt boyutlarının kullanım seviyesinin kadınlar lehine daha yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Diğer taraftan,öğreten becerilerinin öğretmenlerin yaşına, kıdemine ve eğitim fakültesinden mezun olma durumuna göre, öğrenen becerilerinin ise tüm demografik değişkenlere göre farklılaşmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Son olarak, sınıf öğretmenlerinin 21. yy öğrenen ve öğreten becerileri arasında pozitif ve orta düzeyde bir ilişki saptanmıştır. Öğretmenlerin 21. yy. öğrenen beceri düzeyleri arttıkça öğreten becerileri kullanım düzeyi de artmaktadır.Araştırma bulgularının sınıf öğretmenlerinin öğrenen ve öğreten becerilerinin geliştirilmesi hususunda uygulayıcı ve araştırmacılar için faydalı sonuçlar sunduğu değerlendirilmektedir. Anahtar Kelimeler:Sınıf öğretmenleri, 21. yy. öğreten becerileri, 21. yy. öğrenen becerileri, öğreten yeterlikleri

21. yüzyılMesleki yeterlilikSınıf öğretmenleri+5
Ertuğ Kıyasoğlu
Düzce University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Algılanan hizmet kalitesinin tekrar satın alma davranışı, müşteri sadakat düzeyi ve ağızdan ağıza iletişim üzerine etkileri; otomobil kasko poliçesine sahip müşteriler üzerine bir çalışma

Bu çalışmanın amacı; algılanan hizmet kalitesinin tekrar satın alma davranışı, müşteri sadakat düzeyi ve ağızdan ağıza iletişim üzerine etkisini incelemektir. Bu amaç doğrultusunda öncelikle algılanan hizmet kalitesi, tekrar satın alma davranışı, müşteri sadakati ve ağızdan ağıza iletişim ile ilgili kavramlar ele alınmıştır. Literatürde geliştirilen ölçekler yardımıyla otomobil kasko poliçesi sahibi müşterilerin algıladıkları hizmet kalitesi, tekrar satın alma davranışı, müşteri sadakat düzeyi ve ağızdan ağıza iletişim algıları ortaya koyulmuştur. Son olarak algılanan hizmet kalitesinin tekrar satın alma davranışı, müşteri sadakat düzeyi ve ağızdan ağıza iletişim üzerine etkileri incelenmiştir. Araştırma evrenini Düzce ili merkezinde yaşayan ve en az bir defa otomobil kasko poliçesi satın almış bireyler oluşturmaktadır. Bu doğrultuda 407 anket üzerinden değerlendirme yapılmıştır. Nicel yöntemler kullanılarak elde edilen verilere; faktör, çoklu doğrusal regresyon, korelasyon, frekans, ANOVA ve t-testi analizleri yapılmıştır. Veriler analiz edilirken SPSS paket programı kullanılmıştır. Yapılan faktör analizi sonucunda, algılanan hizmet kalitesi boyutları; fiziksel özellikler, güvenilirlik, güven ve empati olarak dört faktör altında toplanmıştır. Araştırmanın diğer değişkenleri olan tekrar satın alma davranışı, müşteri sadakat düzeyi ve ağızdan ağıza iletişim ayrı ayrı tek boyut altında toplanmıştır. Yapılan çoklu doğrusal regresyon analizleri sonucunda ise; algılanan hizmet kalitesi boyutlarının (fiziksel özellikler, güvenilirlik, güven, empati) müşterilerin tekrar satın alma davranışı, müşteri sadakati ve ağızdan ağıza iletişim üzerinde etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bu analizler dışında demografik özellikler ile algılanan hizmet kalitesi alt boyutları arasında anlamlı farklılıklar çıkmıştır. Anahtar Kelimeler: Algılanan Hizmet Kalitesi, Tekrar Satın Alma, Müşteri Sadakat Düzeyi, Ağızdan Ağıza İletişim, Kasko.

Algılanan kaliteAğızdan ağıza iletişimHizmet kalitesi+7
Hasan Arif Eker
Düzce University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Algılanan öğretim kalitesi ve öğrenci tatmininin öğrenci sadakati üzerindeki etkisi: Düzce Üniversitesi örneği

Üniversiteler sadece bünyelerinde eğitim öğretim hizmetleri vererek öğrencilerine fayda sağlamakla kalmayıp bir ülkenin gelişmesi ve refah seviyesinin artmasında da kritik bir görev üstlenmektedir. Her geçen gün yükseköğretime artan taleple birlikte açılan devlet ve vakıf olmak üzere üniversite sayısı artmış ve öğrencilerin tercih seçenekleri bir hayli çeşitlenmiştir. Üniversiteler hem yeni öğrencilerin tercihlerinde yer almaya çalışmakta hem de mevcut öğrencilerini tatmin ederek onların ileri seviyelerde yine kendilerini tercih etmelerini sağlamaya çalışmaktadır. Bunu sağlamak için yükseköğretim kurumunun rakip üniversitelerden kendisini farklılaştırması gerekmektedir ve öğretimin kalitesine, öğrenci taleplerine önem vermelidir. Araştırmanın temel amacı, algılanan öğretim kalitesi ve öğrenci tatmininin öğrenci sadakati üzerindeki etkisini tespit etmektir. Araştırmada tabakalı örnekleme tekniği kullanılarak, Düzce Üniversitesi'nde öğrenim gören toplamda 567 ön lisans ve lisans öğrencisinden veri toplanmıştır. Araştırmada, ölçeklerin veri seti ile doğrulanması amacı ile doğrulayıcı faktör analizi yapılmıştır. Değişkenler arasındaki ilişkileri tespit etmek ve ilişkilerin anlamlılığını test etmek amacıyla korelasyon ve çoklu doğrusal regresyon analizleri gerçekleştirilmiştir. Araştırmada elde edilen bulgular doğrultusunda, öğrenci sadakatinin öğrenci tatmini ve algılanan öğrenim kalitesi olmak üzere iki öncülü bulunmaktadır. Algılanan öğrenim kalitesi iii ve öğrenci tatmini, öğrenci sadakati üzerinde pozitif yönde anlamlı bir etkiye sahiptir. Ayrıca öğrenci tatmini, algılanan öğretim kalitesi ile öğrenci sadakati arasındaki ilişkide kısmi bir aracı değişkendir. Anahtar Kelimeler: Algılanan Öğretim Kalitesi, Öğrenci Tatmini, Öğrenci Sadakati, Düzce Üniversitesi, Aracı Etki Analizi

Algılanan kaliteDoyum düzeyiDüzce Üniversitesi+7
Elif Öztürk
Düzce University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

1920-1950 yılları arası Türk eğitim politikasının oluşumu

Bu araştırmanın amacı, Türk Milli Eğitim politikasının oluşumunda etkili olan unsurları tespit etmek ve 1920-1950 yılları arasında bu etkilerin ne şekilde gerçekleştiğini ortaya koymaktır. Araştırma doküman analizi modelinde tasarlanmıştır. Bu araştırmada öncelikle, araştırmanın problemlerine yönelik olarak kuramsal çerçeve belirlenmiş ve bu çerçeveye ilişkin ulaşılabilen tüm yazılı kaynaklar (kitap, dergi, gazete, makale, yayınlanmış tezler vb.) incelenmiştir. Bu kaynaklar üzerinden ulaşılan bilgiler analiz edilerek, konu ile ilgili olmayan, doğruluğundan şüphe edilen veya güvenilir bulunmayan bilgiler ve kaynaklar araştırmanın dışında bırakılmıştır. Araştırmanın konusu ile ilgili toplanan veriler sistemli bir şekilde bir araya getirilerek bütünlük oluşturulmuş ve yorumlanmıştır. Araştırmada Türk Milli Eğitim Politikasının oluşumunda, belli ölçülerde çeşitli düşünce akımlarının etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Toplumsal ve siyasi hayattaki değişimlerin ve bilimsel gelişmelerin, eğitim sistemine hâkim olan düşünce akımlarını da etkilediği ve değişime yol açtığı görülmüştür. Bu nedenle Türk Milli Eğitim sisteminin 1920-1950 yılları arasında tek bir düşünce akımının etkisinde kaldığını söylemek mümkün değildir. Ancak Batılılaşma düşüncesiyle birlikte, pozitivizm ve pragmatizmin diğer düşünce akımlarına kıyasla daha fazla etki ettiği görülmüştür. 2005 yılına kadar davranışçı yaklaşımların Türk Eğitim Sisteminin genel akışını oluşturması, Pozitivizmin bu yıllara kadar resmi boyutta egemen olduğunu göstermektedir. "Hayatta en hakiki mürşit ilimdir, fendir." sözü de en önemli pozitivist ifadeler arasındadır. Anahtar Kelimeler: Eğitim, Eğitim Sistemi, Felsefi Akımlar, Eğitim Felsefesi, Türk Eğitim Politikası, Eğitim Politikası.

EğitimEğitim felsefesiEğitim politikaları+2
Pınar Kalkan
Düzce University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00