Düzce University
Institute

Institute of Graduate Studies in Social Sciences

Düzce University

506

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Archived Theses

10 Theses
Master'sOpen AccessTR

Osmanlı'dan Cumhuriyet'e Bahriye Merkez Hastanesi

Bu tez çalışmasının ana hedefi Osmanlı'nın modernleşme sürecinde Bahriye Teşkilatı'na bağlı sağlık kurumlarında yaşanan modernizasyonu Bahriye Merkez Hastanesi örneğinden yola çıkarak incelemektir. Bahriye Merkez Hastanesi; Tersane-i Amire bünyesinde açılan acil cerrahi müdahelelerin yapıldığı basit, sıradan sağlık tesislerinden modern tıp tekniklerinin uygulandığı daha komplike sağlık kuruluşlarına ilerleyen süreci aydınlatmada önemli bir yere sahiptir. Bu konu, deniz asker hastanelerinin ilk örneğini teşkil etmesi, üzerine daha önceden ayrıntılı bir araştırma yapılmamış olması ve hastanenin kuruluşuyla ilgili bilgilerdeki çelişkilerin giderilmesi amacıyla seçilmiştir. Bu tez çalışması sonuçları itibariyle Osmanlı döneminde sağlık alanındaki gelişmelere askeri hastanelerin katkılarını ortaya koymuş ve Bahriye Teşkilatı'na bağlı sağlık müesseselerinin kurulmasıyla deniz hastanelerinin teşekkülü konularına açıklık getirmiştir. Sağlık modernizasyonu konusunda ele alınan bir başka husus da asker hekimlerin yetiştirilmesi meselesidir. Sağlık kurumlarında modernleşmeye paralel olarak geleneksel yöntemlerle hekim yetiştirme usulü de terk edilerek bu konuda modern tıp okulları açılmıştır. Askeri hastane ve tıp okulları sivil hastanelerin ve sivil hekimliğin gelişmesine büyük katkı sağlamıştır. Modernleşme döneminde hizmete giren Bahriye Merkez Hastanesi'nin faaliyetlerinin incelenmesi bu süreçlerin ortaya konmasında ve kurumsallaşma sürecinde devletin yaşadığı siyasi çalkantıların sağlık alanına da yaptığı olumsuz etkilerin anlaşılmasında önemli bir örnek teşkil etmiştir. Anahtar Kelimeler: Bahriye Teşkilatı, Hastane, Sağlık, Bahriye Merkez Hastanesi, Kasımpaşa Deniz Hastanesi

Askeri hastanelerBahriye Merkez HastanesiBahriye teşkilatı+4
Serpil Hikmetumut
Düzce University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

XIX. yüzyılda Mengen Kazası'nın sosyo-ekonomik durumu

Bu çalışmada XIX. yüzyılda Mengen'in idari, sosyal ve ekonomik yapısı, T.C Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivlerine dayanarak incelenmiştir. İlk bölümde idari, ikinci bölümde sosyal, üçüncü bölümde ise ekonomik yapı ele alınmıştır. Arşiv belgelerinin pek çoğu kaza müdürleri hakkında şikayetler içermektedir. İlk Kastamonu salnamesinin yayınlandığı 1870 yılında Mengen'in Gerede kazasına bağlı bir nahiye haline geldiği görülmektedir. 1870'ten 1898 yılına kadar geçen 28 senede 11 farklı nahiye müdürü görev yapmıştır. Çalışmada kaza ve nahiye müdürlerinin dışında, incelenen kaynaklar doğrultusunda muhtarların ve diğer memurların listesine de yer verilmiştir. 1831 ve 1841 yılındaki nüfus sayımları karşılaştırıldığında Mengen'in nüfusu 4230'dan 4644'e çıkarak %9,79 oranında bir artış gözlemlenmiştir. Salnamelere göre 1870'te, %0,69 oranında azalma ile 4612'ye düşen nüfus, 1898 yılında %70,49 oranında artarak 8147'ye yükselmiştir.1831 tarihli nüfus defterleri, üzerinde işlem yapılmış defterler olup kişilerin ölüm tarihleri, üzerine not düşülmüştür. Defterde 1833 (H 1248) yılı dikkat çekmektedir. Bu yıl 0-14 yaş aralığında 150 çocuk hayatını kaybetmiştir ve bu sayı, 1831-1840 yılları arasında kaydedilen, diğer yıllardaki toplam çocuk ölümü sayısının üzerindedir. Ekonomik yapıyı anlamak için kullandığımız arşiv kaynağı, çok detaylı bilgiler içeren temettuat defterleridir. Halkın gelir durumu, ödediği vergi, sahip olduğu hayvanlar, arazinin ne kadarını işlediği ve hangi ürünleri yetiştirdiği gibi pek çok bilgi bu defterlerden elde edilmiştir. Çalışmada Mengen'i Türkiye çapında meşhur kılan "aşçılık" mesleği de ele alınmıştır. Mengenli aşçılar başta saray olmak üzere, Türkiye'de nam salması 1826 yılında Yeniçeri Ocağı'nın kaldırılması ile birlikte gerçekleşmiştir. Yeniçerilere destek veren ve saray mutfağında egemen olan Nevşehirli aşçılar, ocağın kaldırılmasıyla birlikte tasfiye edilmiş ve bu tarihten itibaren Nevşehirli aşçıların yerine Mengenli aşçılar geçmeye başlamıştır. 1845 yılında hanesi Mengen'de 249 aşçı bulunmakta ve bunların birkaçı dışında tamamı İstanbul'da çalışmaktadır.

19. yüzyılBolu-MengenEkonomik durum+6
Tarık Yaldırak
Düzce University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Murad Emrî Efendi Divânı'nda maddi kültür

Bu çalışma, 19. yüzyıl divân şairlerinden Murad Emrî Efendi'nin Divânı'nda yer alan maddi kültür unsurlarını tespit etmeye ve bu unsurların şair tarafından nasıl işlendiğini incelemeye yönelik bir çalışmadır. Amacımız, Murad Emrî Efendi Divânı'ndaki maddi kültür unsurlarını tespit ederek, divân şairlerinin toplum hayatından ve çevrelerinden kopuk olmadıklarını; bilhassa maddi kültüre ait unsurlara şiirlerinde sıkça yer verdiklerini ortaya koymak ve kadîm şiir geleneğimizin daha iyi anlaşılabilmesine katkı sağlayabilmektir. Çalışmada, Dr. Öğr. Üyesi İbrahim İmran Öztahtalı tarafından hazırlanan, "Ömrünün Sonbaharında Bir Yaban Gülü Bursalı Murad Emrî Efendi ve Divanı" (2017) adlı çalışma esas alınmıştır. Çalışmamıza, Murad Emrî Efendi Divânı'nı baştan sona tarayıp, maddi kültür unsurlarını tespit ederek başladık. Elde ettiğimiz unsurları konularına göre tasnif ettik ve her bir unsuru ilgili tasniflere göre açıkladık. Sonrasında ise bu unsurların şair tarafından nasıl işlendiğini, hangi özelliklerin ön plana çıkarıldığını ortaya koymaya çalıştık. Ele aldığımız unsurların ayrıntılı bir şekilde açıklanması ve yorumlanması hususunda da çeşitli kaynaklardan istifade ettik. Ayrıca kullandığımız veya kullanmadığımız tüm ilgili unsurlara ait örnek beyit veya bentlerin künyelerini, sahayla ilgili diğer araştırma ve çalışmalara katkı sağlayacağı düşüncesiyle dizin bölümünde gösterdik. Anahtar Kelimeler: 19. Yüzyıl, Murad Emrî Efendi, Maddi Kültür

19. yüzyılDivan şiiriDivanlar+4
Yeliz Akyüz
Düzce University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Örgütlerdeki yönetim tarzı algısının çalışanların izlenim izlenim yönetimi ve kariyer tatmini ile olan ilişkisi: Düzce ili imalat sektöründe bir araştırma

Örgütler birbirinden farklı amaçlara sahiptir ve her örgüt bu amacını gerçekleştirmek için paydaşları ile işbirliği yapma ihtiyacı duymaktadır. Örgütlerin amaçları olduğu gibi ilişki içindeki paydaşlarında kendi amaçları vardır. Ortak amaç etrafında toplanan taraflar bile kendi özünde farklılaşan amaçlara sahip olabilir. Bu amaçların gerçekleştirilmesinde çeşitli yöntemler kullanan taraflar seçtikleri yöntemleri kendi yetenekleri ile uyumlu olarak seçerken aynı zamanda örgütün kültürüne ve yönetimin yönetme tarzına da uygun olarak seçerler. Çalışanlar ise, izlenim yönetimi taktiklerini kullanarak diğerlerini etkilemeye ve kendileri hakkında oluşacak fikirleri şekillendirmeye çalışırlar. İzlenimleri başarılı bir şekilde yönetebilen çalışanlar ise, kariyer hedeflerine daha kolay ulaşarak kariyerlerinden tatmin olmaktadırlar. Bu çalışmanın temel amacı, örgütlerdeki yönetim tarzı algısının çalışanların izlenim yönetimi davranışları ve kariyer tatmini ile olan ilişkisini incelemektir. Çalışmada, kişilerin algıladıkları yönetim tarzına göre kullandıkları izlenim yönetimi taktikleri ve kariyer tatminlerinin değişim gösterip göstermediği incelenmiş ve demokratik-katılımcı, tam serbestiyetçi, otoktarik yönetim tarzına göre ne tür izlenim yönetimi geliştirdikleri ve yine yönetim tarzı algılarına göre kariyer tatminlerinin olumlu ya da olumsuz olarak nasıl şekillendiği değerlendirilmiştir. Kişinin kullanacağı izlenim yönetiminin kişinin kariyer tatminine etkisinin olduğu görülerek, bu iki kavramın birbiri ile ilişkili olduğu değerlendirilmiştir. Düzce ili kapsamında gerçekleştirilen araştımanın evrenini Düzce ilindeki imalat sektörü çalışanları oluşturmaktadır. Nicel araştırma yönteminin tercih edildiği araştırmada veriler anket tekniği ile tam sayım yöntemi kullanılarak toplanmıştır. Değişkenler arasındaki ilişkileri ölçmek için yapılan korelasyon ve regresyon analizleri sonucunda yönetim tarzı algısı, izlenim yönetimi ve kariyer tatmini değişkenleri arasında anlamlı ilişkilerin olduğu saptanmıştır. Bu değişkenlerin demografik özelliklere göre farklılıkları T-Testi ve ANOVA analizi kullanılarak test edilmiş ve analiz sonucunda anlamlı farklılıkların olduğu tespit edilmiştir.

KariyerKariyer tatminiKurumsal izlenim yönetimi+6
Aysun Devrim Yemenici
Düzce University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Rekabetçi düşünce, rekabetçi davranış ve strateji yürütme arasındaki ilişkiler: Otomotiv işletmeleri üzerinde bir araştırma

Araştırmanın temel amacı, rekabetçi düşünce, rekabetçi davranış ve strateji yürütme arasındaki ilişkileri ve etkileşimleri tespit etmektedir. Araştırmada yöntem olarak nicel araştırma yöntemi tercih edilmiş ve verilerin toplanmasında anket tekniği kullanılmıştır. Araştırma evrenini, Düzce ve Sakarya illerinde faaliyet gösteren otomotiv işletme bayileri oluştururken; örneklemi ise bu bayilerde aktif olarak görevine devam eden üst ve orta düzey yöneticiler oluşturmaktadır. Veri analizinde kullanılan ve değerlendirmeye alınan toplam anket sayısı ise 248'dir. Araştırmada SPSS programından yararlanılmıştır. Yapılan başlıca analizler; betimleyici istatistikler, keşfedici faktör analizi, korelasyon analizi, farklılık (t-testi ve anova) testleri ve regresyon analizi şeklindedir. Bu araştırma otomotiv işletme bayii yöneticilerinin bakış açılarını yansıtmaktadır. Ulaşılan sonuçlara göre; en yaygın rekabetçi düşünce algısı aktif rekabetçi düşünce, en çok tercih edilen rekabetçi davranış ise agresif rekabetçi davranış olmuştur. Başarılı strateji yürütme için yöneticiler, motive edici koşulların oluşturulması ve enformasyon akışının sağlanması üzerinde odaklanmışlardır. Rekabetçi davranış tarzlarından agresif ve işbirlikçi rekabetçi davranışlar, aktif rekabetçi düşünce biçiminden en fazla etkilenirken; ılımlı ve pasif rekabetçi düşünce biçimlerinin rekabetçi davranış tarzları üzerinde anlamlı bir etkiye sahip olmadıkları tespit edilmiştir. Strateji yürütme boyutlarından; karar alma haklarının temini, enformasyon akışının sağlanması ve motive edici koşulları oluşturulmasında en fazla etkiye işbirlikçi rekabetçi davranış; yapısal düzenlemeler gerçekleştirme boyutu üzerinde ise agresif rekabetçi davranış en fazla etkiye sahiptir. Son olarak aktif rekabetçi düşüncenin en fazla etkilediği strateji yürütme boyutları; yapısal düzenlemeler gerçekleştirme, karar alma haklarının temini ve enformasyon akışının sağlanması iken, pasif rekabetçi düşüncenin enformasyon akışının sağlanması ve motive edici koşulları oluşturulması üzerinde negatif yönlü etkiye sahip olduğu belirlenmiştir.

Otomotiv sektörüRekabetRekabet stratejileri+5
Mehmet Durak
Düzce University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Marka ilişkisi kalitesi düzeyinin ağızdan ağıza iletişim üzerine etkisi

Bu araştırmanın amacı, marka ilişkisi kalitesi düzeyinin ağızdan ağıza iletişim üzerindeki etkisini incelemektir. Araştırmanın evrenini İzmir il merkezinde yaşayan 18 yaş ve üzeri kozmetik ürün kullanıcıları oluşturmaktadır. Çalışmada nicel araştırma yöntemi kullanılmış olup, veriler anket yoluyla elde edilmiştir. Toplamda 465 anket değerlendirmeye alınmıştır. Elde edilen veriler SPSS paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Elde edilen verilere frekans analizi, açıklayıcı faktör analizi, korelasyon analizi, çoklu doğrusal regresyon analizi T-testi ve tek yönlü ANOVA analizleri uygulanmıştır. Yapılan frekans analizi sonucu katılımcıların en çok tercih ettikleri kozmetik markası Nivea, en sık satın aldıkları kozmetik ürün grubu cilt bakım ürünleri, kozmetik alışverişlerde en çok bilgi topladıkları kaynak reklamlar olduğu sonucu çıkmıştır. Yapılan faktör analizi sonucunda, marka ilişkisi kalitesi ile ilgili yedi boyut ortaya çıkmıştır. Bu boyutlar; aşk/tutku, kişisel bağlılık, nostaljik bağ, yakınlık/samimiyet, benlik bağı, ortak kalitesi ve davranışsal dayanışmadır. Yapılan faktör analizi sonucunda ağızdan ağıza iletişim ile ilgili üç boyut ortaya çıkmıştır. Bu boyutlar; satın alma öncesi ağızdan ağıza iletişim, satın alma sonrası olumlu ağızdan ağıza iletişim ve satın alma sonrası olumsuz ağızdan ağıza iletişimdir. Yapılan korelasyon analizi sonucunda marka ilişkisi kalitesi boyutları ile ağızdan ağıza iletişim değişkenleri arasında orta ve düşük düzeylerde pozitif ve negatif ilişkilerin olduğu ortaya çıkmıştır. Yapılan çoklu doğrusal regresyon analizleri sonucunda marka ilişkisi kalitesi boyutlarından (aşk/tutku, nostaljik bağ, kişisel bağlılık, ortak kalitesi) ağızdan ağıza iletişim boyutlarından satın alma öncesi ağızdan ağıza iletişim boyutunu etkilediği ortaya çıkmıştır. Bir diğer çoklu regresyon analizi sonucunda marka ilişkisi kalitesi boyutlarından (aşk/tutku, davranışsal dayanışma) ağızdan ağıza iletişim boyutlarından satın alma sonrası olumlu ağızdan ağıza iletişim boyutunu etkilemektedir. Yapılan farklılık analizleri sonucuna bakıldığında; marka ilişkisi kalitesi ile katılımcıların demografik özellikleri arasında, bekârların evlilere göre, yüksek eğitim seviyesine sahip olanların düşük eğitim seviyesine sahip olanlara göre, yüksek gelir sahiplerinin düşük gelir sahiplerine göre daha olumlu bir algı içerisinde oldukları ortaya çıkmıştır. Ayrıca, kadınların marka ilişkisi kalitesi skorlarının erkek katılımcılara oranla daha yüksek olduğu sonucu çıkmıştır.

Ağızdan ağıza iletişimKozmetiklerMarka+1
Nesrin Şen
Düzce University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul öğrencilerinin konuşma kaygıları ile dijital oyun, sosyal medya ve akıllı telefon bağımlılıkları arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu çalışmada, ortaokul öğrencilerinin konuşma kaygıları ile dijital oyun, sosyal medya ve akıllı telefon bağımlılıkları arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Bu amaç kapsamında Düzce ili Merkez ilçesinde bulunan Yeşiltepe, Aydınpınar ve Hürriyet Ortaokulları çalışmanın evrenini oluşturmuştur. Okulların seçiminde tabakalı örneklem tekniği ile basit tesadüfi yöntem kullanılmıştır. 8. sınıfta öğrenim gören 331 öğrenci örneklemi oluşturmakta ve evreni temsil ettiği düşünülmektedir. Bu araştırma "Nicel Yöntem"de olup "İlişkisel Tarama Modeli"nde tasarlanmıştır. Belirlenen okulların 8. sınıf öğrencilerine anket uygulaması 22.09.2020 ile 20.10.2020 tarihleri arasında gerçekleştirilmiştir. Çalışmada araştırmacı tarafından hazırlanan kişisel bilgi formunun yanında Konuşma Kaygısı Ölçeği ( Keşaplı ve Çifci, 2017), Dijital Oyun Bağımlılığı Ölçeği (Hazar ve Hazar, 2017), Ergenler için Sosyal Medya Bağımlılığı Ölçeği (Özgenel, Canpolat ve Ekşi, 2019), Akıllı Telefon Bağımlılığı Ölçeği - Kısa Versiyonu (Şata ve Karip, 2017) kullanılmıştır. Verilerin analizi SPSS 22 programı ile yapılmıştır. Araştırmada kullanılan ölçme araçlarının normallik dağılımına uygun olup olmadığı Kolmogorov-Smirnov Testi ile değerlendirilmiş ve ölçeklerin analizi için ikili grupların karşılaştırılmasında parametrik testlerden Bağımsız Örneklemler T Testi, ikiden fazla grubun ortalamalarının karşılaştırılmasında Tek Yönlü Anova Testi ve farklı puan değerine sahip değişkenlerin karşılaştırılmasında Spearman Korelasyon Testi kullanılmıştır. Öğrencilerin konuşma kaygıları ile dijital oyun, sosyal medya ve akıllı telefon bağımlılıkları arasındaki ilişki tespit edilmeye çalışılmıştır. Öğrencilerin konuşma kaygıları; cinsiyet, anne baba eğitim seviyesi, sahip olunan dijital araç sayısı, dijital araçları kullanım süreleri ve başarı değişkenleri bakımından incelenmiştir. Araştırma sonucunda ortaokul öğrencilerinin konuşma kaygıları ile dijital oyun, sosyal medya ve akıllı telefon bağımlılıkları arasında pozitif yönlü ilişki saptanmıştır. Dijital oyun, sosyal medya ve akıllı telefon bağımlılıkları arttıkça konuşma kaygılarının da arttığı sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar kelimeler: Konuşma Kaygısı, Dijital Oyun Bağımlılığı, Sosyal Medya Bağımlılığı, Akıllı Telefon Bağımlılığı

Akıllı telefonlarKonuşma kaygısıOrtaokul öğrencileri+6
Neslihan Alturan
Düzce University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Bireysel emeklilik sistemindeki katılımcıların memnuniyet ve güven algılarının incelenmesi

Bireysel Emeklilik Sistemi, ülkemizde son zamanlarda yönetmelik ve mevzuat değişiklikleri ile teşvik edilen bir sistem olmuştur. 1 Ocak 2013 tarihi itibariyle, katılımcıların katkı payı ödemeleri üzerinden, %25 devlet desteğinin verilmesi ile sistemin katılımcı sayısı her geçen gün artmıştır. Katılımcı sayısının artırılması adına yapılan bütün uygulamalar incelendiğinde, sistemin sağlam bir mevzuat yapısına sahip olduğu ve bununda güven oluşturduğu görülmektedir. Bu güven ve sistemin sağlamış olduğu karlılık ise müşteri memnuniyetini oluşturmada oldukça etkili bir unsur olarak değerlendirilebilir. Kurumların, varlığını ve karlılığını sürdürmesi için müşteri güveninin ve müşteri memnuniyetinin sağlanması adına çok daha fazla çaba harcaması gerekmektedir. Müşteri güveninin ve memnuniyetinin sağlanması durumunda, sadık bir müşteri kitlesine sahip olmak mümkün olacaktır. Günümüzde müşterilerin uzun vadede işletme bağlılığını sürdürmesi, geçmiş ile kıyaslanamayacak kadar çok zorlaşmıştır. İşletmeler arası rekabette müşteri bağlılığı belirleyici bir kriter olmaktadır. Değişken eğilimler gösteren müşteriler ise kendilerini memnun edecek mal ve hizmeti oldukça fazla alternatif arasından seçmektedir. Bu noktada, seçim kriteri de farklılaşmaktadır, kimisi için maliyet, kimisi için prestij değeri, kimisi için karlılık kimisi için güven etkili bir kriter olmaktadır. Aynı zamanda tüm bu kriterler müşteride memnuniyette oluşturmalıdır; çünkü ancak o zaman sadık müşteriler ortaya çıkacaktır. Bu noktadan hareketle bu çalışmada, Bireysel Emeklilik Sistemi katılımcılarının güven ve memnuniyet algıları incelenmiştir. Müşteri güveninin müşteri memnuniyeti sağlamadaki etkisinin de ele alındığı çalışmada, demografik özelliklere göre müşteri güveninin ve müşteri memnuniyetinin farklılık gösterip göstermeyeceği de araştırılmıştır. Nicel araştırma yönteminin kullanıldığı çalışmada, anket tekniği ile birincil veriler toplanmıştır. Türkiye'de Bireysel Emeklilik Sisteminde katılımcı olan toplam 6.908.478 kişiden kolayda örnekleme yöntemi ile toplam 384 kişilik örneklem oluşturulmuştur. Toplanan veriler SPSS 24.0 paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda, katılımcıların güven ve memnuniyet algılarının ortanın biraz üzerinde olduğu görülmüştür. Ayrıca müşteri güveni müşteri memnuniyetini pozitif olarak etkilemektedir. Güvenin alt boyutu olan doğruluk ve dürüstlüğün müşteri memnuniyeti üzerinde anlamlı bir etkisi olmazken, yardımseverlik ve yeterliliğin olumlu bir etkisi vardır. Ayrıca araştırmaya katılanların demografik özelliklerine göre de memnuniyetleri ve güvenleri farklılık göstermektedir.

Bireysel emeklilikEmeklilik sistemiMüşteri güveni+2
Muhammed Kürşat Akgün
Düzce University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Web 2.0 uygulamalarının öğrencilerin Türkçe dersindeki akademik başarılarına ve Türkçe dersine yönelik tutumlarına etkisi

Eğitimde yaygın olarak kullanılmaya başlanan Web 2.0 uygulamaları, öğrenme-öğretme ortamlarında iş birliğini ve aktif katılımı sağlamaktadır. Öğrenmeyi hem eğlenceli hem de anlamlı hâle getiren bu uygulamalar; öğrencilerin motivasyonları, tutumları ve akademik başarıları üzerinde olumlu etki oluşturmaktadır. Bu araştırmanın amacı, Web 2.0 uygulamalarının 5. sınıf öğrencilerinin Türkçe dersindeki akademik başarılarına ve Türkçe dersine yönelik tutumlarına etkisini belirlemektir. Bu amaca yönelik olarak araştırmanın çalışma grubunu, 2020-2021 eğitim-öğretim yılında Düzce ili Merkez ilçesinde bulunan İsmetpaşa Ortaokulunun 5/C sınıfı kontrol grubu, 5/D sınıfı deney grubu olmak üzere toplam 59 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırma nicel yöntemlerden ön test-son test kontrol gruplu deneysel desenle gerçekleştirilmiştir. "Kök ve ekler" konusu deney grubunda (n=29) Microsoft Teams, Wordart, Coggle, Mentimeter, Wordwall, Quizizz, Socrative ve Kahoot! ile hazırlanan etkinliklerle; kontrol grubunda ise geleneksel yöntemlerle işlenmiştir. Araştırma, altı haftalık (12 ders saati) bir sürede gerçekleştirilmiştir. Araştırma verileri, araştırmacı tarafından hazırlanan Türkçe Dersi Başarı Testi ve Kapar Kuvanç (2008) tarafından hazırlanan Türkçe Dersi Tutum Ölçeği ile toplanmıştır. Elde edilen veriler "SPSS 22.00" paket programıyla analiz edilmiştir. Verilerin normallik durumu "Kolmogorov-Smirnov Testi" ile belirlenmiştir. Ulaşılan veriler, normal dağılım gösterdiğinde ve iki değişkenin karşılaştırıldığı durumlarda "Bağımsız Örneklem T Testi" ve "Bağımlı Örneklem T Testi" ile analiz edilmiştir. İki değişkenin karşılaştırıldığı ve verilerin normal dağılmadığı durumlarda ise "Man Whitney-U Testi" yapılmıştır. Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre, Web 2.0 uygulamalarıyla öğretimin gerçekleştirildiği deney grubunda akademik başarı ve Türkçe dersine yönelik tutum puanlarında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık olduğu tespit edilmiştir. Deney grubunun Türkçe dersine yönelik tutum puanlarıyla ilgili cinsiyetler arasında herhangi bir farklılık yoktur fakat başarı puanlarında kız öğrencilerin lehine anlamlı bir farklılık olduğu görülmüştür. Ayrıca teknolojik araçlarla günlük 1 saatten fazla oyun oynayan öğrencilerin Türkçe dersine yönelik tutum puanlarının da 1 saatten daha az oyun oynayanlara göre yüksek olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Sözcükler: Web 2.0, Kök ve Ekler, Türkçe Öğretimi, Tutum, Başarı

Akademik başarıOrtaokul öğrencileriOrtaokullar+7
Aydın Keskin
Düzce University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Yöneticilerin stresle başa çıkma sürecinde dini başa çıkmanın rolü

Bu araştırmanın temel amacı yöneticilerin yaşadığı stresi ve bu stresin sonuçlarıyla başa çıkma sürecinde dini inancın rolünü anlayabilmektir. Araştırmada kapsamında nitel yöntem tercih edilmiş ve fenomenoloji deseninden yararlanılmıştır. Kartopu veya zincirleme örnekleme olarak da adlandırılan örnekleme yöntemi kullanılarak Düzce Organize Sanayi Bölgesi'nde faaliyet gösteren 10 işletmeden toplamda 25 yöneticiye ulaşılmıştır. Veri toplama yöntemi olarak yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılarak, yüz yüze ve online görüşmeler yapılmıştır. Elde edilen veriler içerik analizine tabi tutularak karma yöntem kodlaması ile kodlanmıştır. Yapılan analiz sonucunda 485 kod elde edilmiştir. Bu kodlar 33 kategori altında toplanmış ve temelde 6 tema (stres algısı, stres kaynakları, stresin sonuçları, başa çıkma, dini başa çıkma, dinin hayattaki yeri) ortaya çıkmıştır. Temalar arasındaki ilişkiler incelendiğinde, dini inancın hayattaki yerinin stres algısı, stresin sonuçları ve stresle başa çıkma yöntemleri üzerinde etkili olduğu tespit edilmiştir. Yani bireyin dini inancının hayatındaki yeri stres algısını etkilemekte bu da dolaylı yoldan nelerin strese neden olabileceğine yönelik algısını etkilemektedir. Bununla birlikte dini inancın hayattaki yeri stresin sonuçlarını yorumlama aşamasında önemli bir etkiye sahip olmakla birlikte, stresle başa çıkma sürecine de etki etmekte ve dini başa çıkma yöntemlerini ortaya çıkarmaktadır. Stresin kaynakları da direkt olarak stresin meydana getirdiği sonuçlara yönelik algıyı etkilemektedir. Stresin sonuçlarına yönelik algı ile başa çıkma arasında karşılıklı bir ilişkinin olduğu tespit edilmiştir. Şöyle ki stres sonucuna yönelik algı ile tercih edilen başa çıkma yöntemi arasında ilişki olduğu gibi hangi başa çıkma yönteminin tercih edildiği de sonucun nasıl algılanacağına etki edebilmektedir. Stres kaynakları ve sonuçları ile ilgili elde edilen bulgular literatürle genel hatlarıyla uyum sağlamaktadır. Bu araştırmada özellikle yöneticiler örneklemi üzerinden dini başa çıkma üzerinde durulmuştur. Literatürden farklı olarak kişinin dini ritüellerini tam ve zamanında yapamaması strese sebep olan bir etken olarak belirtilmiştir. Literatürde dini ritüellerin yapılmasının kişiler üzerindeki etkileriyle ilgili araştırmalar bulunsa da düzenli gerçekleştirilen ritüellerin eksikliği durumunda ortaya çıkan durumlarla ilgili herhangi bir ifadeye rastlanmamıştır.

Başa çıkmaDini başa çıkmaFenomenoloji+4
Selin İşikan
Düzce University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00