Ege University
Faculty

Faculty of Dentistry

Ege University

2

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Archived Theses

2 Tez
Dentistry SpecialtyOpen AccessTR

Ege Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesine başvuran hastalarda maksiller sinüs anatomisi, patolojisi ve varyasyonlarının dental volumetrik tomografi ile değerlendirilmesi

Amaç: Bu çalışmanın birincil amacı; Ege Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesine başvuran hastalarda maksiller sinüse ait anatomik yapıların varyasyon ve patolojilerinin prevalansını Dental Volümetrik Tomografi (DVT) görüntüleri üzerinde saptamaktır. Ek olarak implant planlaması için önem taşıyan mukozal kalınlaşma miktarı, septa varlığı ve posterior superior alveolar arterin (PSAA) görülebilirliği üzerine cinsiyet, yaş ve diş durumunun etkisi de değerlendirildi. İkincil olarak ise apikal lezyon varlığında, maksiller sinüste gözlenen değişikliklerin saptanarak; lezyon çapı (LÇ), kemik yüksekliği (KY), mukozal kalınlaşma miktarı (MKM) arasındaki korelasyonun belirlenmesi hedeflendi. Gereç ve yöntem: Ege Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi arşivine ait 2000 DVT görüntüsünden kriterlerimize uygun 500'ü çalışmaya dahil edilerek maksiller sinüs patoloji ve varyasyonları 15 başlık altında sınıflandırıldı. Maksiller sinüs septası yüksekliği ve lokasyonu; maksillar sinüs mukozası kalınlaşma miktarı ve türü; PSAA'nın lokalizasyonu değerlendirildi. Bu anatomik yapılar üzerinde yaş, cinsiyet ve dişsizlik durumunun etkisi istatistiksel olarak analiz edildi. Ayrıca çalışmada değerlendirilen apikal lezyonlu dişler, lezyon varlığının kemik yüksekliği ve mukozal kalınlaşma miktarı üzerine etkisi yönünden karşılaştırıldı. Septa, MKM, PSAA çapı, LÇ ve KY ölçümleri Kodak 9000 Flat Panel (FP) DVT cihazının özel görüntüleme programı olan Care Stream 3D programının ölçüm aracı kullanılarak tek bir gözlemci tarafından standart şartlar altında gerçekleştirildi. Ölçümler sagital ve koronal kesitler üzerinde yapıldı ve ölçümlerin her biri üçer kez tekrarlanarak ortalama değerleri kaydedildi. Bulgular: Değerlendirilen görüntülerinin %55,6'sının implant planlaması amacı ile çekildiği belirlendi. En fazla saptanan maksiller sinüs patolojisi ve varyasyonunun maksiller sinüs membranında mukozal kalınlaşma (MK), septa varlığı ve pnömatizasyon olduğu saptandı. Maksiller sinüs mukozasında mukozal kalınlaşmanın %34,8 olguda flat tip olduğu, MK üzerinde cinsiyet, yaş ve diş durumunun istatistiksel olarak etkili olduğu saptandı. Patolojik MK erkeklerde, 36-53 yaş grubu bireylerde ve parsiyel diş eksikliği olan hastalarda anlamlı ölçüde daha fazla bulundu. Bulgularımız maksiller sinüs septaların en fazla middle lokalizasyonda olduğunu gösterirken; yaş, cinsiyet ve diş durumunun septa varlığı üzerinde etkisiz olduğunu ortaya koydu. PSAA'nın en fazla intraosseöz oryantasyonda, 3. molar diş bölgesinde ve cinsiyetin lokasyon üzerinde etkisiz olduğu saptandı. Kısmi dişsizliği olan bireylerde PSAA görülebilirliğinin daha fazla olduğu belirlendi. Septa varlığının maksimum mukozal kalınlaşma miktarı üzerinde etkisiz (p=0.863) olduğu belirlendi. Apikal lezyon varlığının mukozal kalınlaşma ve apikal kemik miktarı üzerinde istatistiksel olarak etkili olmadığı saptandı. Sonuç: Çalışmadan elde edilen bulgular maksiller sinüs mukozasına ait varyasyon ve patolojilerin tanısında DVT'nin önemini desteklemektedir. Bu nedenle üst çene posterior bölgeye yapılacak cerrahi girişimlerin başarısını artırmak ve olası komplikasyonları ortadan kaldırmak için ilgili bölgenin DVT görüntüsünün alınması önem taşımaktadır. Anahtar Kelimeler: Dental volumetrik tomografi; maksiller sinüs patolojileri ve varyasyonları; prevalans; mukozal kalınlaşma; septa; posterior superior alveolar arter

Nazan Koçak Topbaş
Ege University
2015
00
Dentistry SpecialtyOpen AccessTR

Direkt ve indirekt yöntemle yapılan kompozit lamina vener restorasyonların klinik olarak bir spektrofotometre aracılığı ile değerlendirilmesi

Çalışmanın amacı farklı tekniklerle yapılan kompozit rezin lamina vener restorasyonların 1 yıllık klinik takibinin karşılaştırmasını yapmaktı. Katılımcılar Ege Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi'ne başvuran, sağlıklı, herhangibi bir periodontal problemi bulunmayan, hastalar arasından seçildi. İlk 15 diş indirekt kompozit rezin lamina vener restorasyonlarla; sonraki 15 diş ise direkt kompozit rezin lamina vener restorasyonlarla Esthet-X HD (Dentsply DeTrey, ABD) ve Ceram-X Duo (Dentsply DeTrey, ABD) kullanılarak restore edildi. Tedavi öncesinde diş renkleri SpectroShade Micro (MHT Optic Research, Niederhasli, İsviçre) spektrofotometresi ile tespit edildi. Variolink II (Ivoclar, Vivadent, Schaan, Liechtenstein) yapıştırma simanı; PoGo + Enhance (Dentsply DeTrey, ABD) ise polisaj seti olarak kullanıldı. Modifiye Ryge kriterleri, cep derinliği ölçümü, gingival kanama ve plak indeksi 6. ve 12. aylarda farklı 2 araştırmacı tarafından değerlendirildi. İstatistiksel analizler SPSS 15.0., t testi ve tekrarlayan ölçümlerde varyans analizi ile p≤0.05 olacak şekilde yapıldı. Sadece kenar renklenmesi kriterinde meydana gelen değişiklik istatistiksel olarak anlamlıydı. Kenar renklenmesi kriteri değerlendirildiğinde direkt tekniğin, indirekt teknikten üstün olduğu saptandı (p≤0.05). Bu çalışmanın sonuçlarına göre direkt tekniğin ön bölge estetik problemlerde başarılı olduğu; indirekt tekniğin ise erken dönem kenar renklenmesi problemi sonucu ikinci seçenek olarak değerlendirilmesi gerektiği saptanmıştır.

Duygu Recen
Ege University
2015
00