Erzurum Technical University
Enstitü

Sağlık Bilimleri Enstitüsü

Erzurum Technical University

65

Arşivlenen Tez

0

DOI Atanmış

0

Departman

0

Araştırmacı

Arşivlenen Tez

10 Tez
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Teknoloji kullanımının spora etkisi (bireysel ve takım sporları örnekleri)

Teknoloji Kullanımının Spora Etkisi (Bireysel ve Takım Sporları Örnekleri) Amaç: Bu araştırmanın amacı, spor faaliyetlerinde kullanılan teknoloji alanlarının belirlenmesidir. Bu genel amaç doğrultusunda; 1. Spor ürünlerinde kullanılan teknolojilerin neler olduğu? 2. Spor hizmetlerinde kullanılan teknolojilerin neler olduğu? 3. Spor organizasyonlarında kullanılan teknolojilerin neler olduğu? sorularına cevap aranmıştır. Yöntem: Bu araştırma sporda teknoloji kullanımın belirlenmesi hedeflenmektedir. Bu amaç doğrultusunda nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Nitel araştırmalarda, araştırmanın yapısına, konusuna ve ulaşılmak istenen sonuca göre çeşitli yöntemler kullanılmaktadır. Nitel araştırmalarda daha çok gözlem, görüşme ve doküman incelemesi yöntemleri tercih edilmektedir. Araştırma boyunca konumuz çerçevesinde daha önce yapılan çalışmalar inceleneceğinden çalışmamızda dokuman incelemesi yöntemi kullanılmıştır. Doküman incelemesi, araştırılması hedeflenen olgu veya olgular hakkında bilgi içeren yazılı materyallerin tahlil edilmesini kapsamaktadır. Bulgular: Araştırma kapsamında yer alan tüm kitap, tez, makale, uygulama ve testlerin incelenmesi sonucunda teknoloji kullanımının spor ürünlerine etkisi, teknoloji kullanımının spor hizmetlerine etkisi ve teknoloji kullanımının spor organizasyonlarına etkisine ilişkin temalar ve bunlara bağlı alt temalar elde edilmiştir. Sonuç: İlk olarak teknolojik giysi, nano madde kullanımı, GPS sistemleri ve sakatlanma önleyici güvenlik sistemleri spor ürünlerinde teknolojinin kullanılmasına dair önemli etkenler olarak ortaya çıkmıştır. Bu araştırma sonucunda elde edilen ikinci sonuç ise spor hizmetlerinde teknoloji kullanımıdır. Özellikle kitle iletişim araçları ve spora olan ilginin teknolojinin hizmet sektöründe kullanılmasıyla arttığı söylenebilir. Bu araştırma sonucunda elde edilen üçüncü sonuç ise organizasyonlarda teknolojinin kullanımıdır. Buna bağlı olarak spor organizasyonlarında şahin göz sistemi, kamera oyuncu takip sistemi ve kamera temelli kartlı biyometrik sistemler kullanılmaktadır. Anahtar Kelimeler: Küreselleşme, Spor, Teknoloji.

Bireysel sporlarKüreselleşmeSpor+3
Yavuz Daştan
Erzurum Technical University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kış sporları ile ilgilenen sporcuların beslenme bilgi düzeylerinin çeşitli değişkenlere göre incelenmesi

Kalıtımsal özelikler ve yapılan antrenman modelinin yanı sıra beslenme, sporcunun sağlığını ve performansını önemli ölçüde belirleyen etmenlerdendir. Bu tezde Erzurum ilinde kış sporları ile uğraşan sporcuların sporcu beslenmesi hakkındaki bilgi düzeyleri ile beslenme alışkanlıklarını belirlemek ve ilişkili faktörleri değerlendirmek amacıyla yazılmıştır. Araştırmanın evrenini, Erzurum'da kış sporu yapan sporcular oluştururken, örneklem grubunu ise Erzurum'da rastgele seçilen 113'ü erkek 89'u kadın olmak üzere toplam 202 kış sporu yapan sporculardan oluşturmaktadır. Literatür taraması sonucu oluşturulmuş anket formu ile birlikte Demir ve Cicioğlu (2019) tarafından geliştirilen "Sağlıklı Beslenmeye İlişkin Tutum Ölçeği" anket formu Öğrencilerin demografik özelliklerine (cinsiyet, yaş, öğrenim durumu, millilik durumu, sporculuk süresi, yaptığı spor branşı) ilişkin bilgiler ''kişisel bilgi formu'' ile elde edilmiştir. Google form tekniğiyle uygulanmıştır. Veriler SPSS 26 istatistik programında analiz edilmiştir. İlk olarak frekans analizi yapılmış olup ardından toplanan verinin normal dağılım gösterip göstermediğini ortaya koymak amacı ile Skewness ve Kurtosis değerlerine bakılmıştır. Söz konusu testler sonucunda verinin normal dağılım göstermesi nedeniyle parametrik testler analizleri kullanılmıştır. Cinsiyet ve milli sporcu musunuz değişkenlerine T-testi uygulanmış olup; yaş, sporculuk süresi, yaptığınız branş ve eğitim durumu değişkenlerine ise One-Way ANOVA Testi kullanılmıştır. Ayrıca farkın hangi gruptan olduğunu belirlemek için tukey testi yapılmıştır. Çalışmada analizler %95 güven aralığında gerçekleştirilmiştir. Araştırmada, katılımcıların sağlıklı beslenme tutum düzeylerinin yaş ve eğitim düzeyine göre karşılaştırılması sonucunda beslenme hakkında bilgi alt boyutunda gruplar arasında anlamlı farklılıklara rastlanmıştır (p<0,05). Elde edilen sonuçlara göre 22-24 yaş grubundaki katılımcıların 16-18 yaş grubundakilere oranla ve lisansüstü eğitim düzeyine sahip olan katılımcıların ise lise düzendeki katılımcılara oranla beslenme hakkında daha fazla bilgiye sahip oldukları tespit edilmiştir.

BesinlerBeslenmeBilgi düzeyi+3
Sedat Salacak
Erzurum Technical University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Eskrim sporuna yeni başlayan çocuklarda görsel hafıza egzersizlerinin motor beceri kazanımına etkisi

Amaç: Görsel hafızanın motor beceri edinim sürecinde özellikle de bilişsel aşamadaki önemli rolüne rağmen spor alanında bu rolü inceleyen araştırmalar gözle görülür derecede azdır. Literatürdeki bu boşluk motor beceri edinimi ve bunu etkileyen faktörler konusundaki anlayışımızı geliştirecek araştırmalar için dikkate değer bir potansiyele işaret etmektedir. Bu bağlamda yapılan araştırmanın amacı, yeni bir motor becerinin edinilmesinde, özellikle de eskrime yeni başlayan çocuklarda görsel hafızanın rolünü incelemektir. Yöntem: Araştırmada nicel araştırma yöntemi kapsamında görsel hafıza egzersizlerinin eskrime yeni başlayan sporcuların motor beceri kazanımı üzerindeki etkisinin incelendiği, tekrarlı test, deney ve kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini Türkiye Eskrim Federasyonu'na bağlı yeni başlayan sporcular, örneklemini ise Erzurum ilinde ikamet edip eskrim kursuna katılan 16'sı kadın (%53,3), 14'ü erkek (%46,7) toplamda 30 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada kişisel bilgi formu, Görsel n-Back Testi ve İleri Yürü Hamle Beceri Performans ölçeği veri toplama aracı olarak kullanılmıştır. Katılımcılara görsel hafıza düzeylerini geliştirmek için dijital olarak oluşturulmuş uygulamadan toplam 6 hafta boyunca, haftada 3 gün ve 30 dk.'lık görsel hafıza egzersizleri yaptırılmıştır. Görsel hafıza egzersiz programı uygulamasının bağımlı değişken (yeni motor beceri kazanımı) üzerindeki etkisini belirlemek için tekrarlı ölçümler için iki yönlü varyans analizi (Mixed Measure Two Way ANOVA) yapılmıştır. Bulgular: Araştırmadan elde edilen sonuçlar incelendiğinde deney ve kontrol grubundaki sporcuların görsel hafıza hata oranları açısından gruplar arasında anlamlı bir farklılığın olduğu saptanmıştır [F(1,28) =19.977, p<.05]. Ayrıca uygulanan müdahale programının etkisini belirlemek için yapılan analizler, deney ve kontrol grubu sporcularının ileri yürü hamle becerisinde almış oldukları puan ortalaması her iki grup arasında anlamlı bir farklılık olduğunu göstermiştir. Sonuç: Görsel hafıza egzersizlerinin motor beceri edinim sürecinde özellikle de bilişsel aşamada önemli bir rol oynadığını ve eskrime yeni başlayan çocukların motor becerilerini geliştirmek için bu tür egzersizlerin kullanılmasının faydalı olabileceğini desteklemektedir. Spor alanında yapılan bu araştırma, görsel hafıza ve motor beceri arasındaki ilişkinin anlaşılmasına katkı sağlamış ve gelecekteki benzer çalışmalar için önemli bir temel oluşturmuştur. Anahtar Kelimeler: Hafıza, Motor Beceri Kazanımı, Bilişsel Aşama, Eskrim, İleri Yürü Hamle

Bireysel sporlarEgzersizEskrim+6
Bumin Kağan Özdemir
Erzurum Technical University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yenidoğan yoğun bakım ünitesinde bebeği yatan annelerin stres düzeyleri ve anne bebek temas engelleri ile anne bebek bağlanması arasındaki ilişkinin belirlenmesi

Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesinde Bebeği Yatan Annelerin Stres Düzeyleri ve Anne Bebek Temas Engelleri ile Anne Bebek Bağlanması Arasındaki İlişkinin Belirlenmesi Amaç: Yoğun bakım ünitesinde annenin bebeğin bakımına dahil olması çocuğun bilişsel gelişimi ve psikolojik uyumu için önemlidir. Bu nedenle çalışmanın amacı, yenidoğan yoğun bakım ünitesinde bebeği yatan annelerin stres düzeyleri ve anne bebek temas engelleri ile anne bebek bağlanması arasındaki ilişkiyi belirlemektir. Yöntem: Çalışma tanımlayıcı ve ilişki arayıcı nitelikte yürütülmüştür. Araştırmada örneklem seçimine gidilmeden, verilerin toplandığı tarihler arasında bebeği yenidoğan yoğun bakımda yatan ve araştırmaya dahil edilme kriterlerini karşılayan 111 anneye ulaşılmıştır. Verilerin toplanmasında anneyi ve bebeği tanıtıcı bilgi formu, anne-baba stres ölçeği, anne-bebek temas engelleri ölçeği ve anne-bebek bağlanma ölçeği kullanılmıştır. Formlar annelerle yüz yüze görüşme esnasında anneler tarafından doldurulmuştur. Bulgular: Çalışmaya katılan annelerin yaş ortalaması 29,48±5,01 yıl'dır. Çalışmada annelerin en çok bebeklerinin görünümü ve davranışlarından dolayı stres yaşadıkları, annelerin anne-bebek temas engelleri ölçeğinden (50,84±11,87) yüksek puan aldıkları ve anne-bebek bağlanma ölçeğinden düşük puan (1,36±2,53) aldıkları belirlenmiştir. Çalışmada annelerin algıladıkları temas engelleri ile bağlanma düzeyleri arasında pozitif yönlü orta düzeyde bir ilişki saptanmıştır (p<0,01). Ayrıca annelerin algıladıkları temas engelleri arttıkça stres düzeyinin de arttığı belirlenmiştir. Sonuç: Annelerin bebekleri ile olan temasını arttırmak için kanguru bakımı ya da genel sağlık durumu uygun olan bebeklerde emzirmenin artırılması önerilmektedir. Annenin bebeği ile olan teması stres düzeyini azaltarak anne-bebek bağlanmasını arttıracaktır. Anahtar Kelimeler: Anne, Anne Bebek Bağlanması, Bebek, Stres, Temas Engelleri, Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesi

Ana-babaya bağlanmaAnnelerBağlanma+5
Ramazan Gündüzalp
Erzurum Technical University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yaz spor kampına katılan çocuklarda yüzme sporunun çok yönlü etkilerinin incelenmesi

Amaç: Yürütülen bu çalışmada çocukların yaz spor okullarında yüzme sporuna katılmalarının gelişim özellikleri üzerindeki etkilerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Yöntem: Yürütülen bu araştırmada nicel çalışma deseninden yararlanılmıştır. Araştırma yaş aralığı 9-12 arasında olan çocuklar üzerinde yürütülmüştür. Araştırmaya katılan çocuklar deney ve kontrol grubu olarak ikiye ayrılmıştır. Deney grubundaki çocuklar yaz spor okuluna katılan 34 kadın ve 39 erkek çocuktan oluşmuştur. Kontrol grubu ise 40 kadın ve 36 erkek çocuktan meydana gelmiştir. Veri toplama sürecinde "Sürekli kaygı ölçeği'', "Sosyal testleri", "Sosyal Beceri Ölçeği'' ve '' Bourdon Dikkat Testi'' kullanılmıştır. Elde edilen verilerin analizinde SPSS 22.0 programında Wilcoxon testi ile Mann Whitney U testi kullanılmıştır. Bulgular: Araştırmanın sonunda deney ve kontrol grubunda yer alan çocukların ön test puanları ile kıyaslandığı zaman son test dikkat puanlarında anlamlı artış meydana geldiği bulunmuştur (p<0.05). Deney grubunda yer alan çocukların ön test puanları ile kıyaslandığı zaman son test sürekli kaygı düzeylerinde anlamlı azalma meydana geldiği (p<0.05), buna karşılık kontrol grubunda bulunan çocukların ön-son test sürekli kaygı düzeyleri arasında anlamlı farklılık olmadığı belirlenmiştir (p>0.05). Bunun yanında çalışmanın sonunda deney grubunda yer alan çocukların sosyal beceri düzeylerinde anlamlı gelişme meydana geldiği (p<0.05), kontrol grubundaki çocukların ise ön-son test sosyal beceri düzeyleri arasında anlamlı farklılık bulunmadığı tespit edilmiştir (p>0.05). Sonuç: Sonuç olarak, 9-12 yaş grubunda yer alan çocuklara yaz spor okulu kapsamında uygulanan yüzme egzersiz programının dikkat ve sosyal beceri düzeyini geliştirdiği, bunun yanında sürekli kaygı düzeyinin azalmasına katkı sağladığı söylenebilir.

AnksiyeteDikkatKamplar+6
Seda Akyel
Erzurum Technical University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Okul yöneticilerinin okul sporlarına yönelik görüşlerinin çeşitli değişkenler açısından incelenmesi

Amaç: Bu araştırma, okul yöneticilerinin okul sporlarına ilişkin tutumlarını belirlemeyi ve bu alandaki rollerinin önemini ortaya koymayı amaçlamaktadır. Çalışmanın diğer bir amacı, okul yöneticilerinin bu görüşlerinin cinsiyet, yaş, kıdem yılı, görev yaptığı yerleşim yeri, okul türü ve okul kademesine göre farklılık gösterip göstermediğini saptamaktır. Yöntem: Araştırmanın evreni, ilk ve ortaöğretim kurumlarında görev yapan idarecilerden oluşmaktadır. Örneklem, 2022-2023 eğitim öğretim yılında Erzurum'daki ilk ve ortaöğretim kurumlarında görev yapan 217 erkek ve 54 kadın olmak üzere toplam 271 idareciden oluşmaktadır. Veri toplama yöntemi olarak amaçsal örnekleme yöntemlerinden maksimum çeşitlilik örnekleme tipi kullanılmıştır. Veriler, Google Formlar aracılığıyla internet üzerinden toplanmış ve SPSS v26.0 istatistik programı kullanılarak parametrik testler uygulanmıştır. Katılımcıların cinsiyet, yaş, görev yaptıkları okul kademesi, kıdem, yerleşim yeri ve okul türü değişkenlerine göre okul sporlarına yönelik değerlendirmeleri bağımsız gruplarda t-testi ve one way anova testi kullanılarak analiz edilmiş, anlamlılık düzeyi p<0.05 olarak belirlenmiştir. Bulgular: Araştırmada, okul yöneticilerinin okul sporları hakkındaki görüşleri incelenmiş ve okul sporlarının gelişimi, faydası ve ölçek toplam puanları çeşitli değişkenlerde x : 4.06 ile x : 4.50 arasında olduğu tespit edilmiştir. Bu bulgular ışığında, okul yöneticilerinin genel olarak okul sporlarına olumlu bir bakış açısına sahip olduğu sonucuna varılmıştır. Sonuç: Okul yöneticilerinin okul sporlarına yönelik görüşleri çeşitli değişkenlere göre incelendiğinde, cinsiyet ve kıdem değişkenlerine göre anlamlı düzeyde farklılık gösterdiği; yaş, görev yaptıkları okul kademesi, yerleşim merkezi ve okul türüne göre ise anlamlı bir farklılık olmadığı saptanmıştır. Bu sonuçlar, okul sporlarının, okul yöneticileri açısından taşıdığı önemi vurgulamaktadır. Okul yöneticilerinin okul sporlarına yönelik olumlu görüşleri, ilerleyen dönemlerde ortaöğretim kurumlarında ve ülkemizde sporun gelişimine katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Eğitim, Spor, Takım, Beden Eğitimi, Akademik Başarı

Harun Çetin
Erzurum Technical University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Meme kanseri tanısı almış kadınların eş şiddeti durumları ve etkileyen faktörlerin belirlenmesi

Amaç: Çalışmada bir şehir hastanesi cerrahi onkoloji servisinde yatan meme kanseri tanısı almış kadınların eş şiddeti durumları ve etkileyen faktörleri belirlemek amaçlanmıştır. Yöntem: Bu çalışmada tanımlayıcı ve kesitsel nitelikte araştırma deseni benimsenmiştir. Araştırma, bir şehir hastanesi cerrahi onkoloji servisinde Mart-Ağustos 2024 tarihleri arasında gerçekleştirilmiştir. Araştırma, 213 kadın hastaya uygun olarak hazırlanmış formlar kullanılarak ve sözel ifadeleri yorumlanarak değerlendirilmiştir. Bu çalışmada veri toplama araçları olarak "Demografik Form" ve "Kadına Yönelik Eş Şiddet Ölçeği" kullanılmıştır. SPSS for Windows 22 paket programıyla veriler analiz edilmiştir. Araştırma etik izin ve hastalardan yazılı onam alınmıştır. Bulgular: Kadınların fiziksel şiddete uğrama durumları 41 kişi %19,3, duygusal/sözel şiddete uğrama durumları 213 kişi %100, ekonomik şiddete uğrama durumları 98 kişi %46, cinsel şiddete uğrama durumu ise 64 kişi %30,1 olarak saptanmıştır. Kadına Yönelik Eş Şiddet Ölçeğine göre katılımcıların eşlerinden gördükleri şiddetin puan ortalaması 74,45 olarak belirlenmiştir. Demografik yapılarına göre incelenen hastalarda yükseköğretim ve üzerinde eğitim alanların şiddet görme oranlarının, okuma yazma bilenlere, ilköğretim ve lise mezunlarına göre daha düşük olduğu belirlenmiştir. Ayrıca lise mezunu olanların şiddet oranları da okuma yazma bilen ve ilköğretim mezunlarından düşüktür. Kentte yaşayan hastaların şiddet görme oranları ise kırsal kesim ve köyde yaşayan hastalara göre daha düşük olduğu belirlenmiştir. Çalışmayan katılımcıların şiddet ölçek puanı ortalaması çalışan katılımcılara göre daha yüksektir. Hastalığı nedeniyle kemoterapi alan ve ameliyat olanların şiddet görme oranları yüksektir. Sonuç: Bu bulgular göz önüne alınarak meme kanseri tanısı almış kadın hastaların eşlerinden ya da yakın partnerlerinden gördükleri şiddetin boyutu oldukça fazla bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Hemşirelik, Kanser, Şiddet.

Songül Özkaya
Erzurum Technical University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Hemşirelik girişimlerinin lise öğrencilerinin testis kanserine yönelik sağlık inançları ve erken tanı davranışlarına etkisi

Hemşirelik Girişimlerinin Lise Öğrencilerinin Testis Kanserine Yönelik Sağlık İnançları ve Erken Tanı Davranışlarına Etkisi Amaç: Bu çalışma lise öğrencilerinde hemşirelik girişimlerinin testis kanserine yönelik inançları ve kendi kendine testis muayenesi yapma üzerine etkisinin incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Yöntem: Ön test son test kontrol gruplu yarı deneysel tipte olan çalışma Eylül 2022 – Eylül 2024 tarihleri arasında Erzurum merkez ilçelerinde karma eğitim veren iki lisede yürütülmüştür. Araştırma priori güç analizi yapılarak 64 öğrenci deney ve 64 öğrenci kontrol grubu olmak üzere toplam 128 öğrenci üzerinde yapılmıştır. Veriler Sosyo-Demografik ve Kendi Kendine Testis Muayenesi ile ilgili Özellikler Bilgi Formu, Testis Kanseri Taramalarına Yönelik Champion' un Sağlık İnanç Modeli Ölçeği ile toplanmıştır. Verilerin analizinde ki kare testi, iki eş ve iki ortalama arasındaki farkın önemlilik testi kullanılmıştır. Çalışmaya başlamadan önce etik kurul izni ile İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nden, öğrenci ve velilerinden izin alınmıştır. Bulgular: Yapılan girişimler sonrası deney grubundaki lise öğrencilerinin testis kanseri erken tanısına yönelik algılanan duyarlılık ve ciddiyet bulgularında anlamlı farklılıklar saptanmıştır. Kendi kendine testis muayenesine yönelik yarar ve öz etkililik algılarında fark saptanmışken engel algısında fark saptanmamıştır. Deney ve kontrol gruplarının eğitim sonrası birinci ay izleminde kendi kendine testis muayenesi yapma durumları incelendiğinde, deney grubundaki bireylerin %32,8'i düzenli kendi kendine testis muayenesi yaparken bu oran kontrol grubunda %7,8'dir ve aradaki fark istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur. Sonuç: Bu çalışmadan elde edilen sonuçlar doğrultusunda lise öğrencilerinin testis kanseri erken tanı davranışlarının geliştirilmesi için sağlık inanç modelinin kullanıldığı girişimlerin planlanması ve sağlık eğitimlerinin yaygınlaştırılması önerilmektedir.

Cahit Yılmaz
Erzurum Technical University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İntertrokanterik kırığı ameliyatı olan hastalara verilen taburculuk eğitiminin taburculuğa hazır oluşluk ve cerrahi iyileşmeye etkisi

Daha sonrİntertrokanterik Kırığı Ameliyatı Olan Hastalara Verilen Taburculuk Eğitiminin Taburculuğa Hazır Oluşluk ve Cerrahi İyileşmeye Etkisi Amaç: Bu araştırma, intertrokanterik femur kırığı ameliyatı olan hastalara verilen taburculuk eğitiminin cerrahi iyileşme ve taburculuğa hazır oluşluğa üzerine etkisinin olup olmadığını belirlemek amacıyla yapılıştır. Yöntem: Araştırma deneysel çalışma olarak gerçekleştirildi. Araştırma, Mayıs 2023 -Temmuz 2024 tarihleri arasında Elazığ Fethi Sekin Şehir Hastanesi ve Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma Hastanesinin ortopedi kliniklerinde intertrokanterik femur kırığı ameliyatı olan, araştırma kriterlerini karşılayan ve onamları alınan 60 hasta ile yürütülmüştür. Araştırmanın verileri, Sosyodemografik form, Toronto Yara Semptom Değerlendirme Sistemi, Taburcu Olmaya Hazır Olma Ölçeği ve cerrahi iyileşmeyi değerlendirmeye yönelik Hasta Değerlendirme Formu ile toplanmıştır. Veriler; taburculuk öncesi, taburculuk sonrası ikinci, dördüncü ve sekizinci hafta olmak üzere dört aşamada toplanmıştır. İlk aşamada tüm hastalara hasta tanıtım ve hasta değerlendirme formu yüz yüze uygulandı. Sonrasında girişim grubuna taburculuk eğitimi verilmiş ve eğitim konularını içeren kitapçık yanlarına verilmiştir. Kontrol grubu hastaları ise klinik standartlara göre izlenmiştir. Taburculuk sonrası ikinci, dördüncü ve sekizinci haftada iki hasta grubu da telefonla ulaşılarak hasta değerlendirme formu doldurulmuştur. Verilerin analiz edilmesinde; frekans ve yüzde analizleri, ki kare analizi, standart sapma ve grup içi tekrarlı test ortalama puanlarının karşılaştırılmasında ise tekrarlı ölçümler için Anova testi kullanılmıştır. Bulgular: Girişim ve kontrol grubu hastalarının grup içi taburculuk öncesi, taburculuk sonrası ikinci, dördüncü ve sekizinci haftada cerrahi iyileşme puan ortalamaları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark olduğu saptanmıştır. (p<0,05). Gruplar arası taburculuk sonrası ikinci, dördüncü ve sekizinci haftada cerrahi iyileşme puan ortalamaları arasında istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmadı (p>0,05). Taburcu olmaya hazır olma öz değerlendirme ölçeği ve alt boyutları arasında girişim ve kontrol grupları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmamıştır (p>0,05). Sonuç: Araştırma sonucunda intertrokanterik femur kırığı olan hastalara verilen taburculuk eğitiminin, hastaların taburculuğa hazır oluşluk ve cerrahi iyileşme süreçleri üzerinde girişim ve kontrol grupları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark oluşturmadığı belirlendi. Anahtar Kelimeler: Hemşirelik, İntertrokanterik kırık, Taburculuk eğitimi, Yara iyileşmesia doldurulacaktır

Zeynep Bal
Erzurum Technical University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Üniversite öğrencilerinde siberkondri ve sağlık anksiyetesi arasındaki ilişkinin incelenmesi

ÖZET YÜKSEK LİSANS TEZİ Üniversite Öğrencilerinde Siberkondri ve Sağlık Anksiyetesi Arasındaki İlişkinin İncelenmesi Amaç: Bu araştırma; üniversite öğrencilerinde siberkondri ve sağlık anksiyetesi arasındaki ilişkinin incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Yöntem: Araştırma tanımlayıcı ve ilişki arayıcı nitelikte tasarlanmıştır. Araştırma, Ekim 2023-Haziran 2024 tarihleri arasında Erzurum Teknik Üniversitesi'nde öğrenim gören 1296 öğrenci ile yürütülmüştür. Verilerin toplanmasında, "Kişisel Bilgi Formu", 'Siberkondri Ciddiyet Ölçeği' ve 'Sağlık Anksiyetesi Envanteri' kullanılmıştır. Veriler, gerekli izinler alındıktan sonra yüz yüze anket toplama yöntemiyle toplanmıştır. Verilerin analizinde; frekans, yüzde, pearson momentler çarpımı korelasyon analizi ve lineer regresyon analizi kullanılmış olup bu analizler bilgisayarda SPSS 22.00 istatistik paket programı ile yapılmıştır. Bulgular: Araştırma kapsamına alınan öğrencilerin Siberkondri Ciddiyet Ölçeği puan ortalamasının 85.26±19.60, Sağlık Anksiyetesi Ölçeği puan ortalamasının ise 32.36±5.51 olduğu bulunmuştur. Ayrıca, Sağlık Anksiyetesi Ölçeği ile Siberkondri Ciddiyet Ölçeği arasında doğru yönde p<0.05 önem düzeyinde anlamlı ilişki belirlenmiştir. Aynı zamanda, yapılan ileri analizler sonucunda standardize edilmiş regresyon katsayısına () göre yordayıcı değişkenine göre, Siberkondri Ciddiyet Ölçeğinin toplam varyansının %8'ini açıklamaktadır. Regresyon katsayılarının anlamlılığına ilişkin t testi sonuçları incelendiğinde Sağlık Anksiyetesi üzerinde anlamlı bir yordayıcı olduğu görülmektedir. Sonuç: Siberkondri ciddiyet ölçeğinden alınan puana göre, öğrencilerin puanlarının ortalama düzeyde olduğu bulunmuştur. Sağlık anksiyetesi ölçeğinden alınan puana göre de, öğrencilerin puanlarının ortalamanın üzerinde olduğu belirlenmiştir. Sağlık Anksiyetesi Ölçeği puanları arttıkça Siberkondri Ciddiyet Ölçeği puanlarının da arttığı yani aralarında pozitif bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Bu sonuçlar doğrultusunda, öğrencilerin internet üzerinden sağlık bilgisi arayışlarını yönetmelerine yardımcı olacak farkındalık programlarının geliştirilmesi önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: Hemşirelik, İnternet bağımlılığı, Sağlık anksiyetesi, Siberkondri, üniversite öğrencileri

Halk sağlığıHemşirelikSağlık anksiyetesi+3
Arzu Akay
Erzurum Technical University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2024
00