Eskişehir Osmangazi University
Discipline

Industrial Engineering

Eskişehir Osmangazi University

2,406

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

50 Theses
Master'sOpen AccessTR

Ulaştırma kararlarında zaman ve maliyet temelli toplu taşıma ağ modellemesi İstanbul uygulaması

Bu çalışma, sürdürülebilir toplu ulaşım hizmetleri sunmanın büyük önem taşıdığı günümüzde, yolcu beklentilerinin en doğru şekilde anlaşılması ve sunulan hizmete yansıtılarak, stratejik öneme sahip planlama süreçlerinin etkinliğinin arttırılması konusunda bir yöntem sunmak amacıyla hazırlanmıştır. Yolcu önceliklerini anlayarak sunulan doğru çözümler yardımıyla toplu ulaşım sistemlerinin çekiciliğinin arttırılacağı açıktır. Yolcu beklentilerini doğru anlamaya yönelik hazırlanan anketlerin, veri madenciliği, en kısa yol algoritması ve matematiksel çözümler ile ortak kullanılması durumunda söz konusu beklentileri en iyi şekilde karşılayabilecek hizmetlerin sunulabileceği, yolcu beklentilerine göre davranışların ağ yaklaşımı ile modellenebileceği bu çalışmada görülmüştür. Bu çalışmanın çıktıları ile toplu ulaşım sistemlerinin gereksinim duyduğu birçok ölçütün çözümlenmesi mümkün olmaktadır.

Kentiçi ulaşımMetrobüsOtobüs taşımacılığı+1
Ramazan Çiftçi
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Çok aşamalı tedarik zincirlerinde kamçı etkisinin modellenmesi ve tahmini: Beyaz eşya endüstrisinden bir uygulama çalışması

Tedarik zinciri yönetimi kavramı günümüz rekabet koşullarında önem kazanmaya günden güne devam etmektedir. İşletmelerin sürdürülebilirliğinin sağlanması ve rekabet piyasasında varlığını sürdürebilmesi için tedarik zinciri yönetimi çok önemlidir. Tedarik zinciri yönetimindeki önemli iki olgu malzeme akışı ve bilgi akışıdır. Tedarik zinciri yönetimi; tedarikçiden, son müşteriye kadar uzanan geniş bir ağa sahip olduğu için bu akışı yönetmek oldukça zordur. Tedarik zinciri akışı boyunca oluşan sipariş varyansları kamçı etkisini oluşturmaktadır. Kamçı etkisi; üretim, envanter, işçilik ve taşımacılık gibi birçok maliyet kalemini olumsuz yönde etkilemektedir. Bu durum şirketlerin rekabet piyasasındaki varlıklarını sürdürebilme yeteneklerini azaltmaktadır. Oluşabilecek kamçı etkisini doğru tahmin etmek, kamçı etkisini en aza indirmek açısından çok önemlidir. Bu tezde 3 aşamalı bir tedarik zincirinde kamçı etkisi tahmin edilmeye çalışılmıştır. Bu tez çalışmasının ilk aşamasında tedarik zinciri yönetimi anlatılmıştır. Tedarik zinciri öğelerine ve tedarik zinciri akışına değinilmiştir. Daha sonrasında tedarik zinciri içinde ortaya çıkan kamçı etkisi tanımlanmıştır. Kamçı etkisinin sebep olan etkenler ve kamçı etkisinin sonuçları tanımlanmıştır. Daha sonra uygulama kısmında kullanılacak olan 'Yapay Sinir Ağları' ve 'Bulanık Sinir Ağları' yöntemleri tanımlanmıştır. Tezin son aşaması olan uygulama aşamasında, uygulama yapılan şirket verileri kullanılarak kamçı etkisini tahmin etmek için en uygun tahmin metodu ortaya konulmaya çalışılmıştır. Tezin sonucunda 'Yapay Sinir Ağları' metodunun 'Bulanık Sinir Ağları' metodundan daha iyi sonuç verdiği ortaya konulmuştur. Anahtar Kelimeler: Tedarik Zinciri Yönetimi, Kamçı Etkisi, Yapay Sinir Ağları, Bulanık Sinir Ağları

Sena Keskin
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Araç rotalama modeli ile çok boyutlu gözlemlerin gruplandırılması: Kişilik envanterine göre yurt odalarına öğrenci atama uygulaması

Çalışmamızda, çok boyutlu gözlemlerin gruplandırılması amacıyla araç rotalama problemi modeli modifiye edilerek kesin çözümlü kümeleme yapabilir bir hale getirilmiştir. Klasik araç rotalama problemi modeli, düğüm noktası tanımı devre dışı bırakıldığında, sezgisel olarak kümeleme işlemi gerçekleştirmektedir. Araç rotalama modelini kesin çözüm üreten bir hale getirmek amacıyla, rota içi köşegen uzunlukları için değişken tanımladık ve modele entegre ettik. Geliştirdiğimiz modelin çıktılarının, kümeleme analizi çıktılarından en önemli farkı, oluşacak altkümelerin eleman sayılarının kullanıcı tarafından belirlenebilmesidir. Geliştirdiğimiz modelin test edilmesi için, modelimizi tam sayılı doğrusal programlama yapan bir yazılım yardımıyla çözdük. Ayrıca aynı verileri, kesin çözüm veren tüm alternatiflerin değerlendirilmesi yöntemi ile çözdük ve sonuçları karşılaştırdık. Tekrarlayan testlerde iki farklı yöntemin çıktılarında birebir uyum yakalanmıştır ve testlerimiz başarı ile sonuçlanmıştır. Farklı uzaklık fonksiyonu çıktılarının, modelimize etkisini test ettik. Aynı veri matrisi kullanılarak farklı uzaklık fonksiyonlarından elde edilen uzaklık matrisleri modelimiz ile birlikte çözüldü ve sonuçlar karşılaştırıldı. Kriterler arası etkileşimi dikkate almayan uzaklık fonksiyonları kendi içinde aynı sonuçları verdi, benzer şekilde kriterler arası etkileşimi dikkate alan uzaklık fonksiyonları kendi içinde aynı sonuçları verdi. Geliştirdiğimiz modelin uygulanması amacıyla, Beş Faktör Modeli alt boyutları ve bazı ek kriterlerden oluşan anketimiz ile öğrenci yurdunda kalan öğrencilerden veri matrisi elde edildi. Veri matrisleri uzaklık fonksiyonları yardımıyla uzaklık matrislerine dönüştürüldü. Uzaklık matrisleri geliştirdiğimiz modifiye edilmiş araç rotalama modeli ile birlikte çözüldü. Böylece benzer kişilik envanterlerine sahip öğrenciler aynı odalara atanacak şekilde kümelendi.

Araç yönlendirme problemiBeş faktör kişilik modeliKişilik envanteri+2
Suavi Fatih Balcı
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2017
00
Master'sOpen AccessEN

Simulation of passenger process in airport terminal

One of the transport subsystems, air transport, is in intense competition. The demand for fast, reliable and time-saving air transport continues to increase day by day. The increase in the number of passengers carried by airlines requires that airports servicing these passengers work on criteria affecting the quality of service. Punctuality and reliability are at the top of the criteria for determining the quality of a transport subsystem. The ability to maintain these criteria at the desired level can also be provided by an effective passenger flow during terminal processes. In this study, it is aimed to examine the passenger processes at Istanbul Atatürk Airport Terminal, which is the hub of Turkey's leading airline, using a simulation model. Thus, service quality will be determined by investigated the source of bottlenecks and customer satisfaction will be tried to be increased. For this purpose, all flows related to local and transfer passengers are modeled and data is collected and scenarios are generated and integrated into the simulation program. Looking at the results, it is clear that the importance of transfer process flows is better understood with the increase of Turkish Airlines' number of transfer passengers. After validation of model, improvement proposals are made in processes where problems occur by using simulation models. As a result, bottlenecks have been identified and favorable solutions have been achieved in airport terminals. In addition to this, this work will provide an insight on taking precautions correctly by using it as an important decision support system that will reduce the potential passengers for the developing airlines and airports.

Reyhan Pınar Parkan
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Çok kriterli karar verme yöntemleri kullanılarak personel seçim kriterlerinin ağırlıklandırılması ve terfi için personel seçimi

Personel seçimi personelin kalitesinin ve üretkenliğinin belirlenmesini sağlar. Bu yüzden, hem akademisyenler hem de sanayiciler için çok önemli bir konu olan personel seçimi iş dünyasında büyük önem taşır. Bu tezin amacı, CFPR yöntemi ile personel seçim kriterlerini önceliklendirmek ve entegre Tutarlı Bulanık Tercih İlişkileri (CFPR)-Bulanık Analitik Hiyerarşi Süreci (FAHP), entegre Bulanık Analitik Hiyerarşi Süreci (FAHP)-Gri İlişkisel Analizi (GRA) metodolojilerini kullanarak en iyi personeli belirlemektir. İlk olarak Türkiye'de bir vaka çalışması için personel seçim problemi tanımlanmış, ana ve alt kriterler, alternatifler belirlenmiştir. Akademisyenlerin ve firma yöneticilerinin görüşlerine göre personel seçim kriterleri, 5 ana kriter altında 22 alt kritere göre kategorize edilmiştir ve yöneticilerin görüşlerine göre 17 alternatif belirlenmiştir. Daha sonra bu kriterler ve alternatifler üç uzmanın görüşüne göre ağırlıklandırılmıştır. Vaka çalışmasında, firma, mühendislerden birisini şef mühendis pozisyonunda terfi ettirmeyi amaçlamaktadır. Bu problem, 3 farklı şekilde çözülmüştür. Birinci çözümde CFPR ile en iyi personel seçim kriteri belirlenmiştir. İkinci çözümde entegre CFPR-FAHP yöntemi kullanılmıştır. CFPR ile önceliklendirilen kriterler daha sonra, personel alternatiflerini önceliklendirmek için bir FAHP modeli ile entegre edilmiştir. Üçüncü çözümde ise entegre FAHP-GRA yöntemi kullanılmıştır. FAHP yöntemi ile elde edilen değerler durulaştırılıp, GRA yöntemi ile entegre edilmiştir. Alternatiflerin sıralamaları entegre CFPR-FAHP ve FAHP-GRA modelleri kullanılarak hesaplanmış ve en iyi performans gösteren personel terfi için seçilmiştir. Bu hesaplamalar yardımı ile çalışanlar kendilerini geliştirme fırsatı bulur; ayrıca yöneticiler / insan kaynakları departmanı, çalışanları nasıl değerlendirebileceklerini ve terfi ettireceklerini kolayca tahmin edebilir. Bu çalışmanın ana katkısı, entegre CFPR-FAHP metodolojisini kullanarak oluşturulacak tercih matrisleri için kararları azaltmak ve entegre FAHP-GRA metodolojisini kullanarak işlem yapılacak verileri indirgemektir. Ayrıca entegre yöntemlerden elde edilen sonuçlar birbiri ile tutarlıdır.

Bulanık analitik hiyerarşi süreciGri ilişkisel analizPersonel seçimi+1
Kemal Gökhan Nalbant
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Belirsizlik altında bir üçüncü parti lojistik şirketinin ağ tasarımının modellenmesi: Stokastik modelleme ve genetik algoritma uygulaması

Son yıllarda rekabet koşullarının zorlaşması ve teknolojinin hızla gelişmesi, müşteri hizmet düzeyini geliştirme, üretim sürelerini ve teslimat sürelerini azaltma, stok seviyelerini düşürme gibi konuların önemini arttırmıştır. Firmalar bu konularda gerekli amaçlara ulaşmak için tedarik zinciri yönetimi, lojistik yönetimi, üretim dağıtım planlama gibi konular üzerinde çalışmaya başlamışlardır. Ürünlerin geri dönüşünü ve geri kazanımını dikkate alan "Tersine Lojistik" konusu da son yıllarda üzerinde çokça çalışma yapılan bir alan haline gelmiştir. Bu çalışma, önemi son yıllarda oldukça artan lojistik ağ tasarımı konusunu içermektedir. Aynı zamanda sadece ileri yönlü değil geri yönlü akışları da dikkate alan bir çalışmadır. Çalışmada; beş gönderici firma, iki kargo toplama merkezi, iki havalimanı, iki teslimat/dağıtım merkezi ve dört alıcı kargo ülkesi incelenmektedir. Aynı zamanda çalışma içerisinde belirsiz kargo miktarı, dönemsel bazda kargo durumu inceleme ile toplama ve tedarik şubeleri durumlarını inceleme konularını barındırırken gecikmelerin fırsat kaybını ve merkezlerin güvenirlilik yüzdelerini yani teslimatların yüzde kaçını sorunsuz, doğru zamanda ve doğru şekilde gönderdiğini de modelin içerisine katmaktadır. Bu çalışmanın amacı; mevcut toplama ve teslimat merkezlerinin açık ya da kapalı olması durumunu değerlendirilmesi ve merkezler arasındaki gönderim miktarlarının ne olacağının belirlenmesidir. Böylece çalışma, çalışmaya konu olan işletmeye toplama ve teslimat merkezlerinin açık veya kapalı olması konusunda ve merkezler, havalimanları, göndericiler ve alıcılar arasındaki akış konusunda bilgi sağlayacaktır. Ayrıca lojistik konusu üzerinde çalışanlar, bu konuda ilgisi olanlar için bir ağ yapısının bilimsel olarak incelenmesi için örnek oluşturmak amaçlanmıştır. Çalışmadaki veriler kargo firmasından doğrudan elde edilmiş olup problem öncelikle stokastik programlama ile modellenmiştir. Bir maksimizasyon problemi şeklinde oluşturulan stokastik ağ tasarımı modeli GAMS Distribution 23.5.1 programı kullanılarak çözülmüştür. Daha sonra stokastik modeldeki her senaryonun eşit olasılıklara sahip olduğu bilindiği için senaryolarda yer alan talep miktarlarının ortalaması alınmış ve deterministik model için bu verilerin gerçekleştiği varsayımı kabul edilerek bir kar maksimizasyonu, bir de maliyet minimizasyonu amaçlayan iki model ile GAMS Distribution 23.5.1 programı kullanılarak çözülmüştür. Üçüncü bir yöntem olarak metasezgisel bir yöntem olan genetik algoritma tabanlı bir model oluşturulmuştur. Sonuçları elde edildikten sonra üç yöntem ikili olarak birbirleriyle karşılaştırılmıştır.

Entegre lojistik modeliGenetik algoritma tekniğiMatematiksel modelleme+2
Selin Özge Öndin
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Gözetmen atama problemine yönelik karşılaştırmalı bir matematiksel optimizasyon ve genetik algoritma yaklaşımı: Bir üniversite uygulaması

Çalışmada bir vakıf üniversitesinin sınav döneminde sınav yerlerinde görevli gözetmenlerin belirlenmesi, dolayısıyla her bir gözetmen için kendisine ait bir sınav çizelgesi oluşturma problemi çözülmüştür. NP zor sınıfına giren çizelgeleme problemleri, yüksek sayıda değişkene sahip olduğunda kesin sonuç veren algoritmalar/yazılımlar aracılığı ile çözülememektedir. Bu yüzden çalışmada genetik algoritma kullanılmıştır ve gözetmenlik görevi yapacak öğretim üyeleri arasında adil bir paylaşım sağlanması için öğretim üyelerine yüklenen gözetmenlik sayılarının ve sürelerinin belirlenen gözetmenlik sayılarından ve sürelerinden sapmalarının en küçük olması hedeflenmiştir.

Ozan Rıdvan Aksu
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Elektrik fiyatlarının üretim planlama sürecine etkisi: bir çimento fabrikası uygulaması

Çimento üretimi elektrik ve ısıl enerjinin kullanıldığı enerji yoğun bir sektördür. Fosil yakıtlar döner fırınlarda ham madde pişirmek için kullanılır, elektrik enerjisi ise yoğun olarak öğütmede kullanılır. Çimento üretiminde enerji maliyetleri toplam maliyetin %60'a yakınını oluşturabilmektedir. Bu sebeple çimento fabrikaları artan rekabetin hüküm sürdüğü pazarda enerji verimliliğine çok önem vermelidirler. Ayrıca enerji yönetimini çok iyi yapmaları ve tüketimlerini iyi planlamaları gerekmektedir. Enerji fiyatlarının göz önünde bulundurulduğu üretim planlama yapabilmek için bazı zorluklar vardır. Öncelikle, serbest piyasada elektrik fiyatları sabit değildir ve saatlere göre değişkenlik göstermektedir. Serbest piyasadaki tüm büyük elektrik tüketicileri bir gün önceden ertesi gün ne kadar elektrik tüketeceklerini saatlik olarak bildirmekte ve ertesi gün bu taahhüte uyması beklenmektedir, aksi takdirde cezai maliyetler oluşmaktadır. Bu cezalar bir gün önceden açıklanan saatlik elektrik fiyatlarına (Gün Öncesi Fiyatlar) ve gün içinde tüketime bağlı değişen saatlik fiyatlara (Sistem Marjinal Fiyatlar) bağlıdır. Ayrıca talebe göre elektrik tüketimi günün belli saatlerine kaydırarak maliyet avantajları elde edilebilmektedir. Örneğin düşük fiyatlı saatlerde üretim yapıp siloda stoklanabilir ve yüksek fiyatlı saatlerde üretimin bir kısmı durdurulabilir. Bu çalışmada maliyet minimizasyonu sağlayan (enerji maliyetleri, cezalar), üretimi düşük fiyatlı saatlere kaydıran ve yüksek fiyatlı saatlerde bakım faaliyetlerinin planlandığı bir model kuruldu. Böylece firmaların üretim planlarını tahmini elektrik maliyetlerini de dikkate alarak yapabildikleri ve bu sayede enerji maliyetlerinde avantaj elde edebildikleri gösterildi.

Turgay Emir
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Bankacılık sektöründe bulanık analitik hiyerarşi prosesi ve bulanık topsis ile finansal performans değerlendirmesi

Ülke ekonomisi üzerinde önemli etkiye sahip olan bankacılık sektöründe artan riskler, belirsizlikler ve rekabetler sebebi ile bankaların performans değerlendirme çalışmaları gün geçtikçe daha çok önem kazanmaktadır. Bu çalışmada bankaların finansal performanslarını etkileyen kriterler ele alınarak kriter açıklamalarına detaylı bir şekilde yer verilmiştir. İlgili kriterler bazında, 2013-2018 yılları için Türkiye Bankalar Birliği'nden alınan raporlara göre aktif büyüklük sıralamasında ilk sekiz bankanın Bulanık AHP ve Bulanık Topsis yöntemleri kullanılarak finansal performans değerlendirmesi yapılmaktadır. Bu çalışma kapsamında bir çalışma grubu oluşturulmuş olup, ilgili çalışma grubu tarafından finansal performansı etkileyen kriterler ve bu kriterleri etkileyen alt kriterler birbirleri ile karşılaştırılarak analiz edilmiş ve kriter önem dereceleri Bulanık AHP yöntemi ile belirlenmiştir. Kriterlerin önem derecelerinin belirlenmesi sonrası belirli kriterler için ilgili çalışma grubuna anket çalışması uygulanmış ve anket sonuçları Bulanık Topsis ve Bulanık AHP yöntemleri değerlendirilerek banka performanslarının karşılaştırılması yapılmıştır. Kurumların ve işletmelerin performans takibi yapmadan sürekli bir başarı elde etmesi mümkün olmamaktadır. Banka performans değerlendirmesi banka üst yönetiminin en önemli görevlerinden biridir. Performans ölçümü ile bankalar, yoğun rekabetin olduğu bankacılık sektöründeki rakipleri arasındaki konumunu değerlendirebilir ve sektördeki tercih edilebilirliğini arttırmak için izlemesi gereken yolu belirleyebilmektedir. Aynı zamanda bankanın belirlenmiş stratejik hedeflerini ne ölçüde gerçekleştirebildiğinin ölçülebilmesini sağlayarak, bankanın kendine yeni stratejiler ya da yeni yatırım fikirleri geliştirebilmesine katkı sağlamaktadır. Bu çalışma ile ele alınan bankaların performans değerlendirme sonuçları ile hangi bankaların en yüksek performansa sahip olduğu, hangilerinin performanslarını arttırmaya yönelik çalışma yapması gerektiği ve yapılacak performans artırım çalışmalarında öncelikli olarak hangi kriterler üzerine ağırlık verilmesi gerektiği konusunda yol göstermektedir. Ayrıca yatırımcılar için yatırım yapılacak bankanın belirlenmesi konusunda fayda sağlamaktadır.

Kevser Neslihan Erdoğmuş
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Toplu taşıma planlamasında otobüs atama optimizasyonu

Bu çalışmada belirli güzergâhlarda toplu taşıma hizmeti veren işletmelerin en az sayıda otobüs kullanarak yolculuk taleplerini karşılayabileceği bir yaklaşım geliştirilmiştir. Bu yaklaşımda otobüslerin zaman çizelgeleri önceden belirlenmiş seferlere güzergâhlar arasında geçiş yaparak atanması amaçlanmaktadır. Güzergâhlar arası geçiş esnekliği araçların başlangıç ve bitiş noktalarındaki bekleme süresini en aza indirerek daha az sayıda araç ile hizmetin karşılanabilmesini sağlamaktadır. Çalışmada tanımlaması yapılan, kabsamı ve kısıtları belirtilen Otobüs Güzergâh Atama (OGA) problemi için bir matematiksel modeli oluşturulmuştur. Bu model problemi ifade etmede başarılıdır. OGA problemi literatürde kombinatoryal optimizasyon problemleri sınıfına girmektedir. Bu tarz problemlerin büyük boyutları için sıklıkla meta sezgisel algoritmalardan yararlanıldığı görülmektedir. Bu çalışmada da bir meta-sezgisel algoritma olan Karınca Kolonisi Optimizasyon algoritmasından faydalanılmıştır. Önerilen çözüm metodu KKO'un probleme uygulanması işlem adımları ile anlatılmış ve oluşturulan dört senaryo ile test edilmiştir. Sonuçlar beklentileri karşılayacak niteliktedir.

Karınca koloni algoritmasıKentiçi ulaşımMatematiksel programlama+2
Birgül Şükriye Muti
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
Master'sOpen AccessEN

Data analytics in industrial applications

Information Technology Distributors need to develop methods for understanding their dealers purchasing behavior regarding to product groups in order to prepare their business plan correctly. So that correct customer segmentation is seriously important for those companies. This study provides customer management framework that is provided in order to increase IT distributors sales. Basicly, this framework includes 3 phases which are data preparation, effective clustering and prediction. Real application of proposed method is provided for one of the biggest IT distibutor company which is in Istanbul. Firstly, K-means, expectation maximization algorithm (EM) and hierarchical clustering methods ,which are proper for the data set, are applied IT dealers sales data. As a result of clustering process, it is observed that hierarchical clustering provides better performance compared to others. This study also provides decision support tool that suggests right product groups in order to increase IT distributors sales with classification method. Proposed method uses clustering results as preprocess of prediction process. Sales potential of dealers is determined regarding to pruduct groups with classification algorithms that are Naive Bayes, Support Vector Classification and C4.5 algorithms. Finally the business plans that are created via proposed framework have potential to yield results.

Big dataHierarchical clusteringStrategic decision
Özgürdeniz Döğer
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
DoctorateOpen AccessTR

Talep belirsizliği altında kapasite kısıtlı yer seçimi ve araç rotalama problemi için hibrit sezgisel bir çözüm önerisi

Günümüzde, firmalar dağıtım veya depolama merkezi üzerinden müşterilerine en az maliyetle hizmet vermeyi amaçlamaktadır. Bu çalışma kapsamında, Kapasite Kısıtlı Yer Seçimi ve Araç Rotalama (KKYSAR) problemi için Değişken Komşuluk Arama (DKA) ve Evrimsel Yerel Arama (EYA) algoritmalarını birleştiren ve DKAxEYA olarak adlandırılan yeni bir hibrit metot önerilmektedir. KKYSAR problemi açılacak depoların belirlenmesi, müşteri ve araçların her bir açık depoya atanması ve müşteri taleplerini karşılayacak rotaların uygulanmasını içermektedir. Önerilen sezgisel yöntem, deterministik bir yapıya sahip olan yedi farklı komşuluk yapısından ve EYA algoritmasından oluşmaktadır. Dahası, önerilen algoritmanın performansı, literatürde bulunan veri setleri üzerinden en etkili sezgiseller ile karşılaştırılmıştır. Sonuçlar, DKAxEYA algoritmasının yedi farklı etkili çözüm üreten sezgisel yöntemleri göz önüne alındığında, hem ortalama fark olarak iyi sonuçlar hem de iki tane en iyi sonuç verdiğini göstermektedir. Ayrıca çalışma kapsamında, Bulanık Kapasite Kısıtlı Yer Seçimi ve Araç Rotalama (BKKYSAR) problemi önerilen DKAxEYA algoritması kullanılarak çözülmüştür. Müşteri talepleri bulanık, müşteri ve depolar arasında seyahat süresi deterministik olarak değerlendirilmiştir. Örnek olayda en düşük çok amaçlı maliyeti vermesi için heterojen ve homojen filo tipleri beraber uygulanmıştır. Çok amaçlı maliyet fonksiyonu ulaştırma maliyeti, ek maliyet, araç bekleme maliyeti ve gecikme maliyetinden oluşmaktadır. Bulanık bir şans kısıtı programı güvenilirlik teorisi kullanılarak modele eklenmiştir. Önerilen metot dört aşama uygulayarak çözüme ulaşmaktadır. İlk aşamada, Açgözlü sezgisel metodu kullanılarak başlangıç çözümü elde edilmekte ve sonra yedi farklı komşuluk yapısından meydana gelen DKA algoritması ikinci aşamada çözüm kalitesini iyileştirmek için uygulanmaktadır. Üçüncü aşamada, bir çeşitlendirme yöntemi EYA algoritması kullanılarak iyileştirilmiş çözüme uygulanmakta ve sonra DKA sezgiseli son aşamada tekrar uygulanmaktadır. DKAxEYA algoritması 57 müşteri ve 5 dağıtım noktası olan örnek bir olaya uygulanmaktadır.

Engin Pekel
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Sınav görevli atama problemine bir çözüm önerisi: Anadolu Üniversitesi uygulaması

Anadolu Üniversitesi bünyesinde yapılan Açıköğretim sınavları yılda dört kez büyük bir organizasyon dâhilinde gerçekleştirilmektedir. Bu organizasyonun bir parçası da, sınavda görevlendirilmek üzere görevlileri uygun merkezlere atama işlemidir. Gerek atanacak görevli ve merkez sayılarının fazla olması, gerekse atama işlemlerinin el ile yapılmasının işlem süresini uzatmasından dolayı, bu prosedürü otomatik olarak gerçekleştirecek bir program ihtiyacı doğmuştur. Problemin çözümü amacıyla literatür taraması yapılmış ve genel olarak, m sayıda personelin n sayıda işe en küçük maliyetle atanmasını amaçlayan atama problemleri örnek alınarak bir matematiksel model kurulmuştur. Bu model ile en iyi çözüm elde edildikten sonra, otomasyonun geliştirilmesi amacıyla bir algoritma oluşturulmuş ve bu algoritmaya uygun bir otomasyon C# dilinde yazılmıştır.

Dilek Küçük Matcı
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Science
2014
00
Master'sOpen AccessTR

İki boyutlu kesme ve ana malzeme seçimi problemleri için matematiksel modeller ve çözüm yaklaşımları

Kesme problemleri, önceden belirlenmiş bir talep listesine göre büyük ölçülerdeki malzemelerden, istenilen uzunluklardaki küçük parçaların, kullanılacak ana malzeme sayısını ya da oluşacak kesim kayıplarını en küçükleyecek şekilde kesilmesidir. Bu çalışmada iki boyutlu kesme ve ana malzeme seçimi problemleri çeşitli kısıtlar ve varsayımlar altında ele alınmıştır. İki boyutlu iki aşamalı giyotin kesme ve ana malzeme seçimi problemi için ve iki boyutlu kesme ve ana malzeme seçimi problemi için iki amaçlı karma tamsayılı matematiksel modeller geliştirilmiştir. Problemler iki amaçlı formüle edilerek, hem firenin enküçüklenmesi sağlanmış hem de farklı ana malzeme çeşitlerinin kullanılması nedeniyle katlanılacak depolama maliyetleri azaltılmıştır. Ayrıca ele alınan problem için literatürde etkinliği kanıtlanmış metasezgiseller geliştirilmiştir. Geliştirilen yanlı rassal anahtarlı genetik algoritma, tavlama benzetimi ve yasaklı arama ile literatürde yer alan test problemleri çözdürülmüş ve bazı test problemlerinin optimal çözümleri elde edilmiştir. Son olarak, problem boyutlarının büyük olduğu durumlarda daha kısa sürede uygun çözümlerin elde edilmesini amaçlayan, matematiksel model tabanlı iki aşamalı sezgisel bir yöntem geliştirilmiştir.

Malzeme kesme problemleri
Banu İçmen
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Science
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Konteyner yükleme problemleri için matematiksel modeller ve çözüm yöntemleri

Bu tezde konteyner yükleme problemleri için matematiksel modeller ve çözüm yöntemleri ele alınmıştır. Belirli varsayımlar altında konteyner yükleme ve konteyner çeşit seçimi için iki amaçlı karma tamsayılı matematiksel modeller ve matematiksel model temelli bir sezgisel yöntem geliştirilmiştir. Geliştirilen iki amaçlı matematiksel model ve matematiksel model temelli sezgisel yöntemin çözümünde "Ağırlıklandırılmış toplam yöntemi" ve "Konik skalerleştirme yöntemi" olmak üzere iki farklı skalerleştirme yöntemi kullanılmıştır. Ayrıca bu problemler için yeni bir sıralama sezgiseli ve yerleştirme sezgiseli önerilmiş, bu sezgisellerin kullanıldığı bir tavlama benzetimi metasezgiseli geliştirilmiştir. Literatürde yer alan ve yeni oluşturulan test problemleri çözülmüş, elde edilen sonuçlar literatürde ulaşılan sonuçlarla ve geliştirilen diğer yöntemlerle karşılaştırılmıştır.

Zeynep Özsüt
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Science
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Araç Rotalama Problemleri için Matematiksel Modeller ve Çözüm Yöntemleri

Bu çalışmada, klasik araç rotalama problemi, açık uçlu araç rotalama problemi ve bölünmüş talepli araç rotalama problemleri incelenmiş ve bu problemlere yönelik yeni karma tamsayılı tek amaçlı ve çok amaçlı modeller geliştirilmiştir. Araç filo türü olarak heterojen filo ele alınmıştır. Öncelikle tek amaçlı modellerde toplam rota maliyeti (kilometre başına oluşan maliyetler) ve araçların depodan çıkma maliyetlerinin en küçüklenmesi hedeflenirken, çok amaçlı modellerde ise bu amaçlara ek olarak, heterojen filolu araç rotalama problemlerinde farklı türlerde araçlar bulunduğundan, literatürde daha önceden ele alınmayan, kullanılan araç türü en küçüklenmesi amaçlanmıştır. Çok amaçlı matematiksel modelin çözümünde ağırlıklandırılmış toplam yöntemi kullanılmıştır. Geliştirilen modeller, öncelikle küçük boyutlu problemler için GAMS paket programı ile çözdürülmüş, büyük boyutlu problemler için ise yasaklı arama algoritması çalışılmıştır. Algoritma, literatürdeki test problemleri üzerinde denenmiş ve elde edilen hesaplamalı sonuçlar kıyaslamalı bir şekilde sunulmuştur.

Melis Alpaslan
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Science
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Tedarik zinciri ağ tasarımı problemleri için çok amaçlı ve çok aşamalı çözüm yaklaşımları

Bu tezde, tedarikçi seçimi ve tedarik zinciri ağ tasarımı problemleri için bir çok ölçütlü karar verme yaklaşımı, bir çok amaçlı matematiksel model ve bir de metasezgisel yaklaşım geliştirilmiştir. Öne sürülen yaklaşımların etkinliğinin gösterilmesi için bir üretim firmasının tedarik zinciri ağı ele alınmıştır. Firmanın üretim yeri sabit ve değiştirilemez olduğundan tüm tedarik zinciri ağının tasarımı problemi 2 ayrı probleme ayrıştırılmıştır. İlk problem tedarikçilerle üretim alanı arasındaki ağın oluşturulmasına odaklanırken ikinci problem üretim tesisi, depolar ve müşteriler arasındaki ağın oluşturulmasına odaklanmıştır. İlk problem bir tedarikçi seçimi problemi olarak ele alınmıştır. Bu sebeple öncelikle tedarikçi seçimine etki eden ölçütler ve bu ölçütlerin ağırlıkları belirlenmiş daha sonra da bu ölçütlere göre tedarikçiler değerlendirilmiştir. Seçime etki eden hem nitel hem de nicel ölçütler olduğu için nitel ve nicel ölçütlerin bir arada ele alınmasına olanak tanıyan bir algoritmanın kullanımı gerekliliği ortaya çıkmıştır. Bu sebeple ilk problemin çözümü için Buckley'in bulanık AHP yaklaşımı kullanılmıştır. İkinci problem için çok amaçlı bir matematiksel model geliştirilmiş ve firmadan elde edilen verilere göre çözdürülmüştür. Hesaplama sonuçları modelin kabul edilebilir bir zamanda optimum çözümü verdiğini göstermiştir. Diğer taraftan, problem NP-Hard sınıfından bir problem olduğu için bu model büyük boyutlu problemlerde optimum çözümü veremeyecektir, bu sebeple bir metasezgisel yaklaşım geliştirilmiştir. Metasezgisel yaklaşımla yapılan hesaplama sonuçları önerilen yaklaşımın bir saniyeden daha az bir süre içerisinde yüksek kalitede sonuçlar verdiğini göstermiştir.

MetasezgisellerTedarik zinciri yönetimiÇok kriterli karar verme
Mehmet Alegöz
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Science
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Bölünmüş dağıtıma sahip araç rotalama problemleri için çözüm yaklaşımı ve bir uygulama

Bu tez çalışmasında ele alınan bir gerçek hayat dağıtım problemine çözüm getirilmeye çalışılmıştır. Müşteri taleplerinin araç kapasitesinden fazla olduğu problem, çok ürünlü bölünmüş dağıtımlı araç rotalama problemi olarak formüle edilmiş ve literatürdeki modellerden faydalanılarak matematiksel modeli kurulmuştur. Bir sonraki aşamada problem heterojen filolu hale getirilmiştir. Çok ürünlü bölünmüş dağıtımlı araç rotalama problemi çözümü için yasaklı arama metasezgiseli geliştirilmiştir. Yasaklı arama algoritması geliştirme aşamasında rassal aday liste stratejisi uygulanmış, aday liste varlığının çözüm üzerindeki etkisi literatür problemleri aracılığıyla incelenmiştir. Ayrıca üç farklı arama hareketi ile problem yapısına uyabilecek arama hareketi türü belirlenmiştir. Geliştirilen metasezgisel ile literatürde bulunan test problemleri çözülmüş ve elde edilen sonuçlar problemlere ait en iyi amaç fonksiyonu değerleriyle karşılaştırılmıştır.

Zeynep İdil Erzurum
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Science
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Sınıflandırma problemleri için matematiksel programlama temelli çözüm yaklaşımları

Yeni teknolojiler, araçlar ve yöntemler insan hayatını kolaylaştırmak amacıyla geliştirilmiş ve geliştirilmeye de devam etmektedir. Örneğin görüntü tanıma yöntemiyle kimlik tespiti, bir hastalığın teşhis edilmesi, el yazılarının metine dönüştürülmesi gibi konular araştırmacıların ilgisini çekmiş ve bu konularda daha hızlı ve doğru sonuç verecek yöntemler geliştirmeye yönlenmiştir. Bu çalışmada bu amaçlara hizmet edebilecek Çok Yüzlü Konik Fonksiyonlar algoritmalarına yeni matematiksel modeller eklenerek sınıflandırıcıların oluşturulması, özellikle de bu yaklaşım temelli yeni modeller geliştirilerek yaklaşımlarının incelenmesi ve yeni bir yaklaşım önerilmesi, son olarak da Çok Yüzlü Konik Fonksiyonlar temelli algoritmaların kümeleme temelli yaklaşımlarla geliştirilmesi üzerine çalışılmıştır. Süre ve başarı oranlarında verimlilik sağlanmaya çalışılmıştır.

KümelemeMatematiksel modellerSınıflandırma+1
Müge Acar
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Science
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Dinamik atölye çizelgeleme problemleri için teslim zamanı belirleme ve yeni sevk etme kuralları

Bu çalışmada dinamik atölye çizelgeleme problemleri için, regresyon ve sinir ağları temelli yeni teslim zamanı atama modelleri önerilmiştir. Önerilen yöntemlerin literatürde mevcut olan diğer yöntemler ile karşılaştırılmasında kullanılmak üzere, dinamik atölye çizelgeleme problemi için tanımlanmış olan bir test ortamı dikkate alınarak, MATLAB programı ile çeşitli benzetim modelleri geliştirilmiştir. Geliştirilen benzetim modelleri analitik sonuçlar ile karşılaştırılarak doğrulanmıştır. Yapılan benzetim çalışmaları sonucunda, önerilen yöntemlerin diğer yöntemler karşısında rekabet gücünün yüksek olduğu görülmüştür. Ayrıca ele alınan problem türü için hem işlerin hem de operasyonların özelliklerini göz önünde bulunduran iki yeni sevk etme kuralı tanımlanmıştır. Sevk etme kuralları için gerçekleştirilen denemeler sonrasında, yüksek rekabet gücüne sahip bu sevk etme kurallarından birinin her zaman diğer sevk etme kurallarına göre en iyi sonucu verdiği gözlenmiştir.

Aydin Teymurifar
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Science
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Siparişe dayalı ve CONWIP temelli darboğaz içeren üretim akış kontrol sistemi

Bu tezde, siparişe dayalı ve darboğaz içeren üretim sistemleri için üretim akış kontrol sistemlerinin analizi yapılmaktadır. İlk olarak, MRP, JIT, kanban, POLCA ve CONWIP üretim kontrol sistemleri incelenmiş ve farklılıkları belirtilmiştir. CONWIP sistemi, kolay uygulanabilirliği ve diğer sistemlerden üstünlüklerinden dolayı siparişe dayalı ve darboğaz içeren KOBİ'ler için uygun bir sistem olarak gösterilmiştir. İkinci olarak, CONWIP sistemi için, erken bitirme, geç bitirme ve fazla mesai üretim maliyetleri ve CONWIP sisteminin gereksinimlerinden olan üretim dengelemeyi dikkate alarak ve darboğaz tezgah üzerinden üretim sırasını ve parti büyüklüklerini belirleyen bir B-CONWIP matematiksel modeli oluşturulmuştur. Üçüncü olarak, B-CONWIP matematiksel modeli, hipotetik olarak oluşturulan farklı test problemleri üzerinden GAMS paket programında bulunan CPLEX ile çözülmüş ve analizleri yapılmıştır. Dördüncü olarak, B-CONWIP sisteminin bir KOBİ firmasında uygulama adımları anlatılmıştır. Son olarak, KOBİ firmasından alınan verilerle B-CONWIP matematiksel modeli çözülmüş ve sonuçlar KOBİ tarafından uygulanan üretim programıyla karşılaştırılmıştır.

Uğur Kahya
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Science
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Bir üretim hattındaki performansın yalın üretim teknikleri ile iyileştirilmesi

Üretim sektöründe performans firmalar için çok önemlidir. Bu nedenle, üretim performansını arttırmaya ve performansı doğru ölçmeye yönelik çeşitli çalışmalar yapılmaktadır. Bu çalışmalardan bir çoğu da yalın üretim ile ilişkilidir. Yalın üretim yaklaşımı, firmaların çok sık başvurduğu ve performans üzerinde etkili tekniklerden oluşmaktadır.Bu çalışmada, otomotiv yan sanayiinde faaliyet gösteren bir firmanın üretim hattında yalın üretim teknikleri ile iyileştirmeler yapılmıştır. Belirli aralıklar ile uygulanan yalın tekniklerin sonuçları takip edilmiştir. Yalın uygulama sonucunda kalıp değiştirme süresi, çevrim süresi, toplam ekipman etkinliği gibi konularda olumlu sonuçlar elde edilmiştir. Üretim hattında elde edilen veriler, atölye performansını değerlendirmede kullanılan parametreler yardımıyla ölçülmüştür. Bu parametreler ve belirlenen karar verme birimleri Veri Zarflama Analizi tekniği ile değerlendirilmiştir.

Veri zarflama analiziYalın üretimÜretim performansı
Özge Aksu
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Science
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Çok amaçlı karesel atama problemleri için matematiksel ve sezgisel çözüm yaklaşımları

Karesel atama problemleri (QAP) 1957 yılında Koopmans ve Beckman tarafından geliştirilmiştir. Amaç tesis ve lokasyonlar arasındaki atamaların toplam maliyetinin enküçüklenmesinin sağlanmasıdır. QAP'ın matematiksel modelindeki kısıtlar 0-1 tamsayı atama kısıtları iken, amaç fonksiyonu da karesel yapıya sahip olduğu için doğrusal olmayan bir fonksiyondur. Bu iki nedenle, karesel atama problemleri çok zor problem sınıfına (NP-Zor) girmektedir ve 20'den fazla lokasyona sahip problemler için en iyi çözümün bulunması neredeyse imkânsızdır. 2002 yılında ise gerçek hayat problemlerinin çok amaçlı yapıya sahip olması nedeniyle, Çok Amaçlı Karesel Atama Problemi (mQAP) Knowles ve Corne tarafından geliştirilmiştir. Bundan sonra 2005 yılı itibariyle farklı yazarlar tarafından bu konu ile ilgili farklı çözüm yaklaşımları sunan çalışmalar yapılmıştır. Bu çalışmalar sezgisel ve metasezgisel algoritmalar temeline dayanmaktadır. mQAP da, QAP gibi NP-Zor problem sınıfındadır. Ayrıca çözümü için doğrusal olmayan birden fazla amacın ele alınması gerekmektedir. Bu çalışmada, henüz literatürde nispeten yeni bir konu olan mQAP için bilinen test problemleri ele alınmış ve özellikle doğrusal olmayan yapıdaki çok amaçlı problemlerin çözümünde etkinliği kanıtlanmış Konik Skalerleştirme yöntemi ve çok amaçlı evrimsel algoritmalarından biri olan NSGA-II algoritması ile mQAP problemlerine çözüm aranmıştır. Çalışma sonucunda ayrıca evrimsel algoritma ve skalerleştirme yöntemlerinin güçlü yönleri bir araya getirilerek melez bir algoritma geliştirilmiştir. Elde edilen sonuçlar literatürdeki diğer yöntemlerle elde edilen sonuçlarla karşılaştırılarak performansları incelenmiştir.

Merve Uluel
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Science
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Çok oturumlu sınavlarda öğrenci bina ataması için matematiksel modeller ve çözüm yaklaşımları

Bu tez kapsamında Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Sistemi'ne kayıtlı öğrencilerin sınav binalarına atanması problemi ele alınmıştır. Ele alınan problemle benzer özelliklere sahip olan çalışmalar eğitimsel zaman çizelgeleme başlığı altında araştırılmıştır. Literatür araştırmasından sonra problemin çözümü için çok amaçlı karma tamsayılı doğrusal olmayan bir matematiksel model geliştirilmiş ve matematiksel modelin çözümleri incelenmiştir Öğrenci sınav yeri atama problemi Anadolu Üniversitesi Açıköğretim sistemine ait büyük boyutlu bir gerçek hayat problemi olduğu için matematiksel modelin problemin çözümünde yetersiz kaldığı görülmüştür. Buradan yola çıkarak problemin çözümü için sıralama temelli çok amaçlı bir sezgisel algoritma geliştirilmiştir. Geliştirilen sezgisel algoritma ile elde edilen sonuçlar, matematiksel modelleme ile elde edilen sonuçlar ve mevcut sistem çıktıları ile karşılaştırılmıştır.

Zeliha Ergül
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Science
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Çok periyotlu ve ertelenebilir talepli açık uçlu araç rotalama problemi

Klasik araç rotalama probleminin bir çeşidi olan Açık Uçlu Araç Rotalama Probleminde (AUARP), araçlar müşterilere hizmet verdikten sonra depoya geri dönmek zorunda değillerdir. AUARP'de, araç kapasite kısıtları altında tüm müşteri talepleri karşılanırken, toplam taşıma maliyetlerinin en küçüklenmesi amaçlanmaktadır. Bu tez kapsamında, Çok Periyotlu Ertelenebilir Talepli Açık Uçlu Araç Rotalama Problemi (ÇP-ET-AUARP) ele alınmış ve bu problem için iki farklı matematiksel model oluşturulmuştur. Ele alınan problemde, tek seferlik statik rotalama yerine farklı günlerde gelen siparişlerin ertelenmesi ve birleştirilmesi söz konusudur. Siparişlerin birleştirilmesi taşıma maliyetlerinde azalma sağlarken, depoda tutma maliyetlerinde artışa neden olabilmektedir. Kurulan matematiksel modeller, bu ödünleşmeye bakarak toplam taşıma ve stoklama maliyetlerini en küçüklemeyi amaçlamaktadırlar. Bu çalışmada literatürde yer alan ÇP-ARP çalışmalarından farklı olarak, her bir müşterinin bir planlama dönemi boyunca birden fazla talebinin olabilmesi durumu ilk kez göz önünde bulundurulmuştur. Oluşturulan matematiksel modeller, doğrusal olmayan fonksiyonlar içermektedir. Doğrusal olmayan modeller ile optimal çözümün bulunması zor ve zaman alıcı olduğundan, kurulan modellere doğrusallaştırma metodu uygulanmıştır. Modeller 5, 7 ve 9 müşteriden oluşan gerçek hayat veri setleri için çözülmüştür. Problemin NP-zor yapısı nedeniyle küçük boyutlu örnekler seçilmiştir. Anahtar Kelimeler: Açık uçlu araç rotalama problemi, Çok periyotlu araç rotalama problemi, Ertelenebilir talep

Gamze Tuna
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Science
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Analitik serim süreci yöntemi ile Türkiye için en uygun yenilenebilir enerji kaynağı alternatifinin analizi

Enerji, günümüzde yaşamın temel unsurlarından biri haline gelmiştir. Ona olan ihtiyacımız, beraberinde tükenme korkusunu da getirmiştir. Teknoloji ve sanayileşmenin giderek artan hacmi karşısında, var olan doğal kaynakların değeri anlaşılmakta olup bunlardan enerji elde etmek ise artık birçok ülkenin başlıca gayesi olmuştur. Bu çalışmanın amacını; Analitik Serim Süreci Yöntemi kullanılarak Türkiye için en uygun yenilenebilir enerji kaynağı alternatifinin belirlenmesi ve diğer yenilenebilir enerji kaynağı alternatiflerinin öncelik değerlerine göre sıralanması oluşturmaktadır. Bu yaklaşıma uygun nitelikte belirlenen kriterler, yenilenebilir enerji kaynakları üzerine uzman birinin değerlendirmesine sunulmuştur. İkili karşılaştırmaları yapılan teknik, ekonomik, sosyal, sürdürülebilirlik ve çevresel kriterleri ve enerji alternatifleri için ağırlıklar hesaplanmıştır. Analiz sonucunda sırasıyla; rüzgar, güneş, hidrolik, biyokütle, hidrojen, jeotermal ve deniz kökenli enerji alternatiflerinin Türkiye için uygun olabileceği tespit edilmiştir.

Ayşe Güller Yılmaz
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Science
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Gerçek hayat maliyetlerini göz önüne alan açık uçlu araç rotalama problemi için bir melez genetik algoritma önerisi

Açık uçlu araç rotalama problemi (AUARP), belirli kısıtlar altında depoya geri dönmeyen araçların kat ettiği toplam mesafenin en küçüklenmesi olarak tanımlanmaktadır. Aslında gerçek hayatta birçok lojistik firması maliyet hesabını kat edilen toplam mesafeye göre yapmamaktadır. Çoğunlukla, belirli noktalar için tercih edilen standartlaştırılmış güzergahlar söz konusudur. Bu belirli standart güzergahlar izlendiğinde ortaya çıkan maliyetler de o noktaların standart maliyetleri olur. Standart maliyet yaratan bir noktaya sahip bir rotanın toplam maliyetinin belirlenmesi için, bu maliyete uğrama maliyeti ve standart rotadan sapma maliyeti de eklenmektedir. Bu çalışmada, standart rota maliyetleri, uğrama maliyetleri ve rotadan sapma maliyetleri adı verilen gerçek hayat maliyetleri, açık uçlu araç rotalama problemlerinde ana maliyetler olarak ele alınarak model oluşturulmuştur. Problem NP-Zor yapıda olduğu için kesin çözüm üreten yazılımlar problemin çözümünde yeterli olmamaktadır. Metasezgiseller, akla yatkın bir sürede yeterince iyi sonuçlar elde etmek için iyi bir yol olduğundan çözüm, bir melez genetik algoritma ile yapılmıştır.

Erhan Tonbul
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Science
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Çok yüzlü konik sınıflandırıcılar için marj enbüyüklenmesi

Genelleştirme yeteneği, sınıflandırma algoritmalarının başarılı tahminleme yapabilmelerinde önemli bir yere sahiptir. Literatürde iyi bilinen destek vektör makineleri, farklı veri kümelerinin birbirlerine en yakın noktalarından geçen hiperdüzlemler arasındaki mesafe olarak tariflenen marj değerini en büyükleyerek genelleştirme yeteneğini artırmaya çalışmaktadır. Yapılan araştırma kapsamında çok yüzlü konik fonksiyonlar, destek vektör makinelerinden elde edilen en büyük marj değerine sahip ayırıcı hiperdüzlem olarak tariflenerek, marj en büyüklenmesi yaklaşımı konik yüzeylere uygulanmıştır. Bu uygulama ile çok yüzlü konik sınıflandırıcılar için marj değerini en büyüklemek üzere desktek vektör makineleri temelli iki yeni yaklaşım önerilmiştir. Birinci yaklaşımda, çok yüzlü konik fonksiyonlar, temel formda bir kernel fonksiyonu gibi kullanılarak hem hiperdüzlem hem de konik sınıflandırıcı yüzeyler oluşturulmuştur. İkinci yaklaşımda ise genelleştirilmiş özdeğer problemi çözülerek, konik fonksiyonlar ile uzaklık değerine dayanan konik sınıflandırıcılar elde edilmiştir. Bunlara ek olarak, çok yüzlü konik fonksiyonlar algoritmasının aşırı uyum sorununu gidermek amacıyla ceza parametreli bir yaklaşım da önerilmiştir.

Gürhan Ceylan
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Science
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Dinamik çok amaçlı çizelgeleme problemleri için sevk etme kurallarının geliştirilmesi ve analizi

Bu çalışmada, çizelgeleme problemlerinde kullanılan bileşik sevk etme kuralları çıkarımı için Benzetim ve Gen İfade Programlamayı kullanan yeni bir yöntem önerilmiştir. Önerilen bu yöntem ile dinamik çizelgeleme problemleri için sistemin özelliklerini dikkate alan yeni sevk etme kuralları geliştirilmiştir. Bu kuralların çıkarım aşamasında Gen İfade Programlamadaki iki farklı yöntem uygulanmıştır. Bu yöntemlerin birinde üretim parametreleri temelli çok genli kromozomlar kullanılırken diğerinde ise literatürdeki kuralları doğrusal ve doğrusal olmayan şekilde birleştiren otomatik tanımlanmış fonksiyon yapılı kromozomlar kullanılmıştır. Bu çalışmadaki benzetim modeli, çok amaçlı dinamik esnek atölye tipi çizelgeleme problemleri için tasarlanmasına karşın diğer çizelgeleme problemlerine de kolayca uygulanabilir bir yapıya sahiptir. Çok amaçlı bakış açısına göre, önerilen yöntemlerden elde edilen sevk etme kuralları ile literatürden seçilen kurallar karşılaştırıldığında, türetilen kuralların performanslarının diğer tüm kuralların performanslarından daha iyi olduğu görülmektedir. Ayrıca, bu iki yöntem ile türetilen kurallar karşılaştırıldığında, ADF kurallarının çok genli kurallardan daha iyi olduğu gözlemlenmiştir. Sunulan yöntem ve türetilen sevk etme kuralları sağlam olduğu için optimizasyon yöntemleri çok zor olan gerçek, büyük ve dinamik tüm çizelgeleme problemlerine kolayca uygulanabilir. Anahtar Kelimeler: Dinamik atölye tipi çizelgeleme, Sevk etme kuralları, Benzetim, Gen ifadesi programlama, Çok amaçlı optimizasyon

Ozan Bahadır
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Science
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Üçlü sorumluluk yaklaşımıyla, alternatif bağlantıları içeren araç rotalama modelleri ve çözüm yöntemleri

Doğal kaynakların azalması ve küresel ısınmanın artması çevreye karşı duyarlılığı artırmıştır. Ayrıca birçok firma sosyal olarak da sorumluluk sahibi bir anlayış benimsemiştir. Bu çalışmada, üçlü sorumluluk yaklaşımı olarak adlandırılan, finansal, çevresel ve sosyal sorumluluk bileşenleri doğrultusunda bir araç rotalama problemi (ARP) üzerinde durulmaktadır. ARP konusunda literatürdeki çalışmaların tamamına yakını, iki düğüm arasında sadece bir yol olan ağ tasarımlarını ele almışlardır, fakat gerçekte, iki düğüm arasında alternatif yollar bulunabilmektedir. Bu yollar mesafe ve süre açısından birbirinden farklılık gösterebilir. Bir yolun süresi kısa fakat yüksek karbon salınımlı ve maliyetli, bir diğer yolun süresi fazla fakat karbon salınımı veya maliyeti düşük olabilir. İki düğüm arasında direkt olarak birden fazla yol olması durumunda, modelin amaç fonksiyonu ve kısıtlarına göre bu yollardan en uygun olanının seçilmesi gerekmektedir. Modelin üçlü sorumluluğu birlikte gözettiği düşünüldüğünde, alternatif yolların hangisinin seçileceği de her alternatifin bu amaçlara uygunluğuna göre değişecektir. Bu çalışmada ele alınan modelin amaç fonksiyonları, finansal olarak, yakıt tüketimi maliyetinin, sürücü ücreti ve araç maliyetinin en küçüklenmesi; çevresel olarak, araçlardan çevreye yayılan salınım/CO2 değerlerinin en küçüklenmesi; sosyal olarak da araç sürücülerinin çalışma koşullarının ve çalışma saatlerinin en uygun hale getirilmesi olarak planlanmıştır. Bu amaçlara uygun olarak, araçların hangi rotaları, hangi alternatif yollar üzerinden, hangi hız seviyeleri ile takip etmelerinin en iyi olacağının bulunması amaçlanmıştır. Bu problemin çözümü için karma tam sayılı doğrusal matematiksel model önerilmiştir. Küçük ölçekli problemler için matematiksel model kullanılmış, orta ve büyük boyutlu problemler için tavlama benzetimi algoritması önerilmiştir. Yapılan detaylı sayısal çalışmalar ile farklı durumlarda ortaya çıkan en iyi sonuçlar analiz edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Araç Rotalama, Noktalar Arası Alternatif Bağlantı, Matematiksel Programlama, Tavlama benzetimi.

İlknur Tükenmez
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Science
2017
00
DoctorateOpen AccessTR

Üretim sistemlerinde darboğaz tahminlemesi için otomatikleştirilmiş makine öğrenmesi yaklaşımı

Üretim sistemlerinde darboğaz tespiti ve tahmini, işletmelerin operasyonel verimliliğini artırmak ve kaynak kullanımını optimize etmek için kritik bir öneme sahiptir. Darboğazların önceden tespit edilmesi, üretim süreçlerinde kesintilerin en aza indirilmesini ve kapasitenin etkin bir şekilde kullanılmasını sağlar. Bu çalışma, üretim süreçlerinde darboğaz tahmini için otomatikleştirilmiş makine öğrenmesi (AutoML) yöntemlerinin uygulanabilirliğini araştırmaktadır. Çalışmada, bir üretim sisteminde kullanılan dokuz adet makineye ait veri seti ele alınmış ve bu veriler zaman serisi yaklaşımıyla analiz edilmiştir. EvalML (Değerlendirme Makine Öğrenmesi), FLAML (Hızlı ve Hafif AutoML Kütüphanesi), Prophet ve TPOT (Ağaç Tabanlı Ardışık Optimizasyon Aracı) gibi AutoML kütüphaneleri ile tahmin modelleri oluşturulmuş ve bu yöntemlerin performansı, LSTM (Uzun Kısa Süreli Bellek) derin öğrenme yöntemi ile karşılaştırılmıştır. Çalışmanın bulguları, AutoML kütüphanelerinin hızlı model geliştirme, kolay kullanım ve yüksek doğruluk sağlama açısından önemli avantajlar sunduğunu göstermektedir. Ayrıca, farklı AutoML kütüphanelerinin veri setlerinin yapısına göre optimize edilebileceği ve geniş bir uygulama potansiyeline sahip olduğu vurgulanmıştır. AutoML yöntemleri, tahmin doğruluğunu artırmanın yanı sıra, hiperparametre optimizasyonu ve model oluşturma gibi uzmanlık gerektiren süreçleri otomatikleştirerek, bu adımları hızlı ve etkili bir şekilde gerçekleştirmektedir. Çalışma, farklı sektörlerde AutoML uygulamalarının potansiyelini ortaya çıkarabilecek ve daha geniş kapsamlı araştırmalara yön verecek bir temel oluşturmaktadır.

Nagihan Akkurt
Eskişehir Osmangazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Bir cam fabrikasında operasyonel hataları önlemeye yönelik risk değerlendirme modeli uygulaması

Hata Türü ve Etkileri Analizi (Failure Mode and Effect Analysis-FMEA), işletmelerin üretim süreçlerinde ortaya çıkabilecek potansiyel hataları ve bu hataların neden olabileceği zararları belirlemeye yönelik sistematik bir yöntemdir. Bu analiz tekniği, hataların nedenlerini ve etkilerini inceleyerek, işletmelerin bu hataları önleyici tedbirler almasını sağlar ve böylece üretim süreçlerindeki aksaklıkları en aza indirir veya tamamen ortadan kaldırır. FMEA, ayrıca işletmelerin operasyonel maliyetlerini azaltırken, ürün ve hizmet kalitesini artırmada da önemli bir rol oynar. Çalışmada, cam üretim proseslerinden biri olan pres üretim için proses FMEA yapılmıştır. Analiz sonucunda, olası hata türleri tanımlanmıştır. Yapılan FMEA sonuçlarına göre kontrol planı revize edilmiştir. Pres üretim prosesi ile üretilen bir ürüne ait şekillendirme kaynaklı hatalar için mevcut durum analiz edilmiştir. Üretim kaybına neden olan hataların başlıca kök nedeni olan, damla ağırlığı değişiminin kontrol altına alınabilmesi için sistem entegrasyonu planlanmıştır. Damla ağırlığı ölçüm ekipmanı ve ölçümcü güvenilirliğini ölçmeye yönelik Ölçüm Sistemleri Analizi (Measurement System Analysis-MSA) çalışması ve ağırlık dağılımının yeterliliğini ölçmeye yönelik İstatistiksel Süreç Kontrolü (Statistical Process Control-SPC) çalışmaları yapılmıştır. Damla pozisyonu, sıcaklığı ve ağırlığı kaynaklı hata oranını azaltmaya yönelik, otomatik ağırlık ölçüm sistemi kurulumu ve entegrasyonu planlanmıştır. Damlaya ait parametrelerin kontrol altında tutulmasıyla birlikte, kalitesizlik maliyetleri ile ıskarta oranlarının azaltılması ve işgücünde optimizasyon sağlanması hedeflenmiştir. Otomatik ağırlık ölçüm sistemi entegrasyonu sonrası damla ağırlıklarına ait veriler için istatistiksel süreç kontrolü çalışması tekrarlanmış, hata oranları dağılımı analiz edilmiştir. Damla ile ilgili parametreler kontrol altına alındığında, ıskarta oranlarında ve kalitesizlik maliyetlerinde azalma olduğu görülmüştür.

Deming toplam kalite yönetimiToplam kalite kontrolToplam kalite yönetimi+2
Necati Yağız Zeybek
Eskişehir Osmangazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Fiziksel İş Yüküne Bağlı Olarak Mola Süresinin Makine Öğrenmesi ile Tahmin Edilmesi

Çalışanların mola sürelerinin tahminlenmesi, iş gücü verimliliğinin arttırılması ve verimli personel yönetiminin gerçekleştirilebilmesi için önemli bir konudur. Bu sürelerin değerlendirilmesi çalışma ortamındaki ve çalışandaki dinamiklere bağlı olarak değişkenlik göstermektedir. Ancak genel olarak çalışanların günlük mola süreleri işveren ve iş kanununu belirlediği çerçeve içerisinde olmaktadır. Bu tez çalışmasında, çalışanların fizyolojik ölçümleri, algıladıkları subjektif efor ve ergonomik risk değerlendirme skorları dikkate alınarak, makine öğrenmesi modelleri aracılığıyla mevcut mola sürelerinin yeterliliğinin tespiti ve gerekli olan mola sürelerinin tahminlenmesi amaçlanmıştır. Bu kapsamda farklı zorluk düzeyine sahip üretim bölümlerindeki işleri gerçekleştiren 110 çalışandan; 30 dakikalık çalışma süresince akıllı saat ve akıllı saate ait uygulama kullanılarak, KAF (Kandaki Atış Frekansı) ve enerji tüketim (Kcal) değerleri ile pulsmetre aracılığı ile kandaki oksijen düzeyi (SpO₂) değerleri alınmıştır. Çalışanların, ergonomik açıdan karşılaştıkları fiziksel iş yüklerini tespit etmek amacıyla, ergonomik risk değerlendirme yöntemlerinden REBA yöntemi ile ölçümler gerçekleştirilmiştir. Çalışanların yaptıkları işte algıladıkları subjektif eforu ölçmek için ise Revize Borg Skalası ile zorlanma düzeyleri alınmıştır. Çalışma anında alınan bu veriler, kişinin mesai içerisinde yaptığı iş süresince harcadığı eforu ve zorlanma derecesine dair bilgileri göstermektedir. Mola süresinin hesaplanabilmesi için çalışanların dinlenme anında harcadıkları enerji (Kcal) ve KAF değerleri de ölçülerek kaydedilmiştir. 110 farklı iş ve çalışandan alınan veriler ışığında oluşturulan farklı makine öğrenmesi modellerine göre hafif – orta – ağır iş gruplarında yapılması gereken yeni mola süreleri sırasıyla; 21,42 dk, 21,52 dk ve 22,87 dk olarak tespit edilerek; mevcut 15 dakikalık mola süresinin çalışma sonuçlarına göre yeniden düzenlenmesi önerilmiştir.

Melis Türksever Dayal
Eskişehir Osmangazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Toplam ekipman etkinliğinin makine öğrenmesi ile tahmin edilmesi

Bu çalışma, sanayi işletmelerindeki dinamik ortamların yönetiminde kullanılan Toplam Ekipman Etkinliği (OEE) gibi performans göstergelerinin önemini vurgulamak ve bu göstergenin gelecekteki değerlerinin tahmin edilmesine odaklanmaktadır. Çalışma, bir işletmede yer alan CNC tezgahlarından elde edilen verilerin kullanılarak gelecekteki OEE değerlerinin tahmin edilmesini amaçlamaktadır. Bu hedef doğrultusunda, makine öğrenmesi algoritmalarıyla üretimden ve makinelerden toplanan çeşitli veriler analiz edilerek tahminleme yapılmıştır. Çalışmada, gerçek bir işletmeden elde edilen üretim verileri kullanılmış ve üç farklı tahmin algoritmasıyla değerlendirilmiştir. Sonuçlar, en etkili tahmin algoritmasının belirlenmesi ve gelecekteki uygulamalar için bir rehberlik sağlama amacı taşımaktadır. Çalışma, tezin dört ana bölümünde detaylı olarak incelenmiştir. Bunlar; OEE ve makine öğrenmesi konularına odaklanan bir literatür taraması, metodoloji ve yaklaşımların açıklanması, tahmin algoritmalarının ve tekniklerinin geliştirilmesi, elde edilen sonuçların analizi ve değerlendirilmesi ile sonuçların tartışılmasıdır. Bu çalışmanın, sanayi işletmelerinin performansını artırmak için kullanılabilecek yöntemlerin geliştirilmesi açısından önemli bir katkı sağlayacağı düşünülmektedir.

Makine öğrenmesi
Mahmut Esat Kılıçer
Eskişehir Osmangazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Bir otomotiv işletmesinde makine öğrenmesi teknikleri ile kesici takım aşınmasının tahminlenmesi

Talaşlı imalat gerçekleştiren işletmelerde, kesici takım aşınmasını tahmin etmek ve önlemek için etkili bir yöntem geliştirmek, üretim verimliliği açısından kritik öneme sahiptir. Bu çalışmada, otomotiv sektöründe faaliyet gösteren bir firmada, makine öğrenmesi kullanılarak CNC makinelerinden elde edilen veriler ile kesici takım aşınmasını tahminlemek amaçlanmıştır. Uygulamada Python programlama dili kullanılmıştır. Veriler ayıklanmış, aykırı veriler kontrol edilmiş, korelasyona göre özellikler belirlenmiş, veri ölçekleme yapılmış ve veri pencerelere bölünmüştür. Rastgele Orman Regresyonu (Random Forest Regressor-RFR), Gradyan Artırma Regresyonu (Gradient Boosting Regressor-GBR), Aşırı Gradyan Artırma Regresyonu (Extreme Gradient Boosting Regressor-XGB) ve Uyarlamalı Artırma Regresyonu (Adaptive Boosting Regressor-ABR) makine öğrenmesi modelleri kullanılmıştır. Bu modeller, veri setlerinin farklı kombinasyonlarından oluşan 3 farklı senaryo üzerinde değerlendirilmiştir. Model performansları hiper parametre optimizasyonu yapılarak iyileştirilmiştir. Sonrasında veri setleri kesici takım ömrünün evrelerine bölünmüş ve farklı makine öğrenmesi modellerinin, kesici takımın farklı evrelerini daha iyi tahmin edebileceği öngörülerek denemeler yapılmıştır. Modeller, Hata Kareleri Ortalaması (Mean Squared Error-MSE) metriğine göre, farklı pencere büyüklükleri ve evreler için tüm senaryolarda değerlendirilmiş ve karşılaştırılmıştır. Senaryo 1'in ilk evresinde 0,1096 MSE değeri ile GBR, ikinci evresinde 0,0242 MSE değeri ile XGB, son evresinde ise 0,0313 MSE değeri ile GBR modeli başarılı olmuştur. Senaryo 2'in ilk evresinde 0,1615 MSE değeri ile GBR, ikinci evresinde 0,0434 MSE değeri ile yine GBR ve son evresinde ise 0,0404 MSE değeri ile RFR modeli başarılı olmuştur. Evre çalışması olmayan Senaryo 3'te ise en başarılı pencere büyüklüğü 50 iken 0,0041 MSE değerini veren RFR olmuştur. Evrelere ayırmadan modeller çalıştırıldığında Senaryo 1 için en iyi MSE değerini 0,0614 ile; Senaryo 2 için 0,0908 ile GBR sağlamaktadır. Kesici takım aşınmasının evrelere ayrılması, daha hassas bir şekilde tahmin edilmesini sağlamaktadır ve işletmelere daha doğru ve zamanında müdahale imkanı vermektedir.

Merve Deniz
Eskişehir Osmangazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Otomatik satış sistemleri için bütünleşik yönetim sistemi

Otomatik satış makineleri, klasik bir satış noktası için gereken kira, enerji personel gibi maliyetleri azaltması, 7/24 hizmet vermesi ve kolay ulaşılabilir olması sebebiyle birçok ülkede günlük hayatta sıkça kullanılan bir alışveriş aracı olmuştur. Artan ürün, personel ve enerji maliyetleri, otomatik satış makineleri yöneticilerini zorlamakta, kurumların karlılığını düşürmektedir. Bu nedenle otomatik satış makineleri yöneticileri maliyetleri düşürecek yeni yönetim stratejileri arayışına girmişlerdir. Bu tez çalışmasının amacı otomatik satış makineleri sistem yöneticilerine yardımcı olmak adına müşteri hizmet düzeyi ve ürün ulaşılabiliriliğini arttırabilmek için envanter yönetim sistemi oluşturulması ile operasyonel yönetim ve kayıp satışları azaltacak, personel ve operasyon etkinliğini arttırırken maliyetleri azaltacak dağıtım planı oluşturmayı içeren bir yönetim sistemi geliştirmektir. Bu amaç doğrultusunda tez çalışması kapsamında otomatik satış makineleri ağının yönetimi için makinelere ürün dağıtımı yapan depoda bulunan ürünler sınıflandırılarak ortak yönetim stratejisi önerilmiştir. Dağıtım personelinin günlük makine ziyaretini planlayan araç rotalama algoritması oluşturulmuştur. Anahtar Kelimeler: Envanter yönetimi, operasyonel yönetim, araç rotalama, otomatik satış sistemleri

Araç yönlendirme problemiEnvanter yönetimiOperasyon yönetimi+1
Gizem Göçen
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Yapay sinir ağları ile hisse senedi kapanış fiyatlarının tahmini ve portföy optimizasyonu

Modern portföy teorisinde, yatırım araçlarını çeşitlendirmenin yatırım risklerini azalttığı kabul edilen bir gerçektir. Yatırımcı doğal olarak piyasada maruz kaldığı riske karşın en büyük getiriyi elde etmek istemektedir. Yatırım, gelecekle ilgili bir süreç olduğundan doğal olarak belirsizlikler ve riskler içermektedir. Portföy optimizasyonu üzerine yapılan çalışmalarda genellikle geçmişe dayalı getiri değerleri kullanılmıştır. Bu çalışmanın amacı, tahminleme yöntemlerine göre Markowitz'in ortalama-varyans modelinin performansını analiz etmektir. Çalışmada BIST 30 'da işlem gören 26 hisse senedine ait 2008-2014 yılları arasındaki aylık getiri değerleri kullanılmıştır. En iyi tahmin aracının bulunması için Yapay Sinir Ağları ve Zaman Serileri Analizi Yöntemleri karşılaştırılmıştır. İlk olarak, Yapay Sinir Ağlarının en iyi parametre değerlerinin bulunması amaçlanmıştır. Tahminler gerçekleştirilmeden önce farklı zaman dilimleri, nöron sayıları, girdi değişkeni sayıları ve öğrenme algoritmaları kullanılarak tahminleme modelleri oluşturulmuştur. Bu modellerin tahmin sonuçları karşılaştırılırken MAE, MSE, MAPE hata ölçümleri kullanılmıştır. İkinci aşamada, 2008-2013'e ait aylık ortalama getirilerden hareketle Basit Ortalama, Hareketli Ortalamalar, Üstel Düzeltme ve Trend Analizi Yöntemleri kullanılarak 2014'e ait 12 aylık getiriler tahmin edilip Yapay Sinir Ağı Sonuçları ile karşılaştırılmıştır. Sonuçlara göre en iyi tahmin değerlerini veren yöntemlerin Yapay Sinir Ağları ve Üstel Düzeltme yöntemleri olduğu tespit edilmiştir. Bu iki yöntemin tüm hisse senetlerinde birbirlerine üstünlük sağlamadıkları görülmüştür. Son olarak, Yapay Sinir Ağları, Üstel Düzeltme ve geçmiş gerçek veriler kullanılarak oluşturulan Markowitz 'in Ortalama-Varyans modellerinin farklı beklenen getiri düzeylerindeki eniyi varyans değerleri, 2014 yılına ait gerçek varyans değerleri kullanılarak karşılaştırılmıştır. Hesaplama sonuçlarına göre, birleştirilmiş Yapay Sinir Ağları-Üstel Düzeltme tahmin yöntemi ile Markowitz'in Ortalama-Varyans modelinin birlikte kullanılması sonucunda en iyi sonucunun elde edildiği görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Portföy Optimizasyonu, Tahminleme, Yapay Sinir Ağları, Zaman Serileri Analizi.

Doğrusal olmayan programlamaYapay sinir ağlarıÇok amaçlı programlama
Merve Şişci
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Science
2017
00
DoctorateOpen AccessTR

Yatırım fonu kapanış fiyatının (net aktif değerinin) ve performansının fon portföy dağılımından faydalanılarak tahmin edilmesi

Yatırım fonları, profesyonel bir şekilde yönetilen ve yatırımcıların paralarını bir araya getirerek çeşitli yatırım araçlarına yatırım yaparak yatırımı çeşitlendirmek suretiyle riski tabana yayan önemli finansal yatırım türlerinden birisidir. Yatırım fonlarının sayısı son yıllarda giderek artmaktadır. Bu gerçek, belirli yatırım fonlarının seçilmesinin, aynı yatırım evreninde faaliyet gösteren fonlar hakkında bilgi toplamak ve analiz etmek açısından önemli bir yatırımcı çabası gerektirdiğini göstermektedir. Yatırım fonlarının kapanış fiyatlarının doğru bir şekilde tahmin edilmesi yatırımcılar açısından giderek daha önemli bir konu haline gelmiştir. Yatırım fonlarının gelecek performanslarının doğru tahminini sağlayan modellerin geliştirilmesi ile yatırım fonu yatırımcılarına büyük destek sağlanacaktır. Bu modellerin kullanımı, orta-uzun vadede yatırım yapmak isteyen yatırımcılar için uygun yatırım fonu seçimini kolaylaştıracaktır. Bu tez çalışmasının amacı, Yapay Sinir Ağları (YSA) ve Doğrusal Olmayan Dışsal Girdili Otoregresif Ağ (NARX) kullanarak, fon portföy dağılımı ve performans değerlendirme yöntemleri değerleri yardımıyla bir menkul kıymet yatırım fonunun kapanış fiyatını doğru tahmin etmektir. Çalışmada yapılan analiz, yatırımcılara yararlı bir bakış açısı sağlayacak ve yatırımcıların yatırım fonu hakkında daha iyi kararlar almasına yardımcı olacaktır. Bu sayede yatırımcıların getirileri artacak, fon seçimi için sarf edilen efor ise azalacaktır.

FinansPerformans değerlendirmePortföy performansı+2
Ümit Yılmaz
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Hizmet sektöründe analitik serim süreci ve çok seçenekli hedef programlama ile müşteri seçimi üzerine bir uygulama

Hizmet sektörü, ekonomilerde büyük paya sahip bir faaliyet alanıdır. Hizmet üretimi, ürün üretiminden farklı olarak kendisine has bir yapıya sahiptir. Fiziksel ürün üretiminde müşteri, üretim sisteminin dışında iken hizmet üretiminde sistemin içerisinde yer almaktadır. Hizmet sistemlerinde müşteriler ile ilişkiler, anahtar role sahiptir. Hizmet üretiminde süre, bütçe ve insan kaynakları gibi kısıtlı kaynaklar nedeniyle kapasitenin aşılmaması için çalışılacak müşterilerin bilimsel yöntemlerle hızlı bir şekilde değerlendirilmesi ve seçimi gerekmektedir. Organizasyon firmaları, hizmet sisteminin önemli bir parçasıdır ve hızla büyümektedir. Bu çalışmada doğum günü, düğün, yemek, piknik, davet, panel, kongre, toplantı, kına gecesi gibi geniş portföyü olan bir organizasyon firmasında müşterilerin talep ettiği organizasyon projelerinin değerlendirme ölçütleri olan maliyet, süre, kar, yapılabilirlik ve müşteri güvenirliliği Analitik Serim Süreci (ASS) ile Fayda, Maliyet, Fırsat ve Risk alt ağları içerisinde otuz ölçüte göre değerlendirilmiştir. Organizasyon projelerinin süreleri Gantt Diyagramı ile analiz edilmiştir. Altı farklı organizasyon projesi, ASS ile ağırlıkları bulunan ölçütlere göre Basit Ağırlıklı Toplam Yöntemi (BATY) ile değerlendirilerek öncelikleri bulunmuştur. BATY ile bulunan ağırlıklar, üç amaçlı 0-1 tamsayılı doğrusal karar modelinin amaçlarından birisi olan toplam proje önceliğinin enbüyüklenmesi amacının katsayıları olarak kullanılmıştır. Diğer amaçlar, toplam proje karının enbüyüklenmesi ve toplam proje güvenirliliğinin enbüyüklenmesidir. Personel kısıtları, bütçe kısıtı ve süre kısıtları altında üç amaçlı model kurulmuştur. Amaç fonksiyonları için ideal nokta bulunmuş ve karar vericiye gösterilmiştir. Karar verici, ideal noktaya bağlı olarak her bir amaç için hedef aralıkları belirlemiştir. Belirlenen aralıklara göre çok seçenekli konik hedef programlama modeli kurulmuş ve model Lingo 11.0 programı ile çözülmüştür.

Ebru Bağcı
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Evlat edindirmede aile seçim sürecinin AHP ve TOPSİS tabanlı bilgi sistemi ile değerlendirilmesi

Günümüz koşullarında yeni doğan her bebek dünyaya aynı şartlarda gelmemektedir. Ailelerinin ekonomik durumları, sağlık durumları, sosyal çevreden gelen baskılar, gayri meşru doğum gibi sebeplerden dolayı birçok küçük, devlet koruması altına verilmektedir. Kuruma verilen çocuklar devlet koruması altında; beslenme, barınma, sağlık, eğitim vb. konularda mümkün olduğunca en iyi şartlarda yetiştirilmektedirler. Fakat en sağlıklı olan küçüğün sıcak bir aile ortamında duygusal olarak da doygunluğa ulaşarak büyümesidir. Sağlıklı ilişkilerin olduğu bir ailede büyümek geleceğin temeli olan küçükler için olması gereken en doğru ortamdır. Ailelerinden ayrı büyümek zorunda kalan küçükler dışında evlat sahibi olamayan çok sayıda aile/birey bulunmaktadır. Evlat edinme işlemi aile sıcaklığı arayan küçükler ile evlat sahibi olmak isteyen ailelerin/bireylerin buluşması için önemlidir. Ülkemizde kurum aracılığı ile evlat edinme işleminde sıraya alınma ölçütü olarak sadece evrak teslim tarihi dikkate alınmaktadır. Toplumu oluşturan bireylerin gelişimini ve tüm hayatını etkileyen bir konuda daha fazla ölçüt göz önünde bulundurularak daha adil ve sağlıklı aile/birey sıralaması yapılmalıdır. Bu çalışmada, Bursa Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü ile yapılan görüşmeler sonucunda evlat edinme sürecindeki etkili ölçütler belirlenerek, en uygun ailenin seçilmesi amacıyla AHP ve TOPSIS yöntemlerinin bütünleşik olarak kullanıldığı bir bilgi sistemi önerilmiştir. Bir örnek çalışma olarak önerilen bilgi sistemi ve elde edilen sonuçlar değerlendirilmiştir.

Esra Akçin
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Çok ölçütlü karar verme yöntemleriyle hava savunma sistemi seçilmesi

Türkiye'nin yakın gelecekte savunma sanayi alanında yapacağı yatırımlar ve jeopolitik risklerden doğan muhtemel hava saldırıları göz önüne alındığında, düşman ve düşman olması muhtemel unsurların etkili bir hava savunma sistemi ile caydırıcılığının sağlanması hayati öneme sahiptir. Türkiye'nin sınır komşularında mevcut olan hava savunma sistemleri ve orta/uzun menzilli balistik füze kabiliyetleri ele alındığında ülke bekasının gelişmiş teknoloji hava savunma sistemleri ile korunması gerekliliği ortaya çıkmıştır. Bu çalışmanın amacı, Türkiye'nin yakın gelecekte sahip olacağı hava savunma sistemlerinin çok ölçütlü karar verme yöntemleri ile belirlenmesidir. Alınacak hava savunma sistemleri hem ekonomik hem de askeri anlamda büyük bir yere sahip olacağı için oldukça önemli stratejik bir karar sürecine sahiptir. Çalışmada Türkiye'nin yakın geçmişte ilgilendiği ve hali hazırda pek çok sınır komşusu tarafından kullanılan hava savunma sistemleri ele alınmıştır. Seçenekler arasında S-400, Patriot, ASTER, MEADS ve HQ-9 hava savunma sistemleri bulunmaktadır. Seçim aşamasında kullanılan kriterler ise maliyet, menzil, irtifa, maksimum hız, füze ağırlığı ve radar menzilidir. Daha sonra bu hava savunma sistemlerinin etkin karar ölçütleri belirlenerek Analitik Hiyerarşi Prosesi, TOPSIS, Analitik Serim Süreci, Basit Toplamlı Ağırlıklandırma, Ağırlıklı Çarpım ve ELECTRE yöntemleri ile karşılaştırmaları yapılmıştır. Tüm yöntemlerde belirlenen kriterler altında alternatifler arasından seçilecek sistemin S-400 hava savunma sistemi olduğu sonucuna varılmıştır.

İsmail Duman
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Alüminyum döküm hatalarının derin öğrenme yaklaşımıyla tespiti ve sınıflandırılması

Eşsiz özellikleri nedeniyle, yüksek basınçlı döküm tekniğiyle üretilen alüminyum döküm parçaları, özellikle otomotiv endüstrisinde yaygın olarak kullanılmaktadır. Bununla birlikte döküm parçalarının muayenesi, başka türlü görülemeyen iç kusurları incelemek için X-ışını gibi teknolojiler kullanılarak kritik bileşenlerin tahribatsız test edilmesini gerektiren bir süreçtir. Böylesine zaman alıcı bir görsel muayene, azami dikkatle iyi eğitilmiş uzmanlar gerektirir. Bu çalışmada, alüminyum döküm parçalarının iç kusurlarını uluslararası bir standarda uygun olarak tespit etmek, seviyelendirmek ve bu kusur bilgileriyle döküm süreci parametrelerini ilişkilendirmek amaçlanmıştır. Kullanılan veri seti (Al-Cast veri seti), X-ışını görüntülerinden oluşan özgün bir veri seti olup tüm görüntüler dikkatlice etiketlenmiştir ve tahribatsız muayene topluluğu için açık erişimli olarak paylaşılmıştır. Kusurların tespiti için derin öğrenme tabanlı bir nesne tespit yöntemi kullanılmış olup, tespitler gerçek-zamanlı ve yüksek doğrulukta (0.97'lik mAP değeri) gerçekleştirilmektedir. Tespitten elde edilen bilgilerle k-ortalamalar++ kümeleme algoritmasından faydalanılarak kusurlar, ASTM standartlarına göre kusur oranları belirlenerek seviyelendirilir. Ayrıca yedi farklı döküm süreci parametresi kullanılarak kusur oranı çıktısı üzerinden nispeten az sayıda yapılan deneylerle bu parametrelerin kusur oranına etkileri analiz edilmiştir. Sonuçlar özellikle ikinci faz piston hızı, üçüncü faz basıncı ve enjeksiyon dolu noktasının kusur oranı üzerinde anlamlı bir etkiye sahip olduğunu göstermektedir. Çalışma bütünsel olarak hem kalite kontrol hem de üretim aşamasında bir karar destek sistemi olarak kullanılmak üzere önemli bir potansiyele sahiptir.

AlüminyumDerin öğrenmeDöküm hataları+3
İsmail Enes Parlak
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Elektrikli araçlar için menzil tahminine dayalı şarj planlama modeli

Menzil kaygısı sorunu (range anxiety) elektrikli araçlara (EA'lara) geçişi olumsuz yönde etkileyen en önemli faktörlerden biri olmaya devam etmektedir. Menzil kaygısını tetikleyen unsurlar arasında EA sürücülerinin kalan menzil göstergelerine yeterince güvenmemeleri gelmektedir. Bununla birlikte, EA sürücüsünün yolculuğun başında kalan menzil bilgisine göre rota üzerinde şarj için durması gereken yerleri bilmesinin de menzil kaygısını düşürme potansiyeli bulunmaktadır. Akıllı ulaşım teknolojileri sayesinde EA'ların sürücü bilgilendirme sistemleri gerçek-zamanlı verilere erişebilse de belirlenen rotanın koşulları dikkate alınarak menzil tahmini yapılmadığı sürece oluşturulan şarj planının menzil kaygısını azaltması beklenemez. Bu çalışmanın amacı, belirlenen bir rota için gerçek-zamanlı menzil tahminine dayalı şarj planı oluşturarak EA'nın minimum yolculuk süresi veya maliyeti için nerede ve ne kadar şarj olması gerektiğini belirlemektir. Menzil tahmini için, yolculuğa ait statik öznitelikler ve dinamik öznitelikleri girdi olarak alan derin sinirsel ağ (DSA) modeli kullanılmıştır. Şarj planlaması kapsamında, şarj istasyonlarında doğrusal olmayan şarj süresini, zaman dilimlerine bağlı değişen şarj fiyatlarını, uygunluklarını (dolu/boş bilgisi), araçtan şebekeye enerji satışı uygulamalarını (Vehicle to grid /V2G), birden fazla ve farklı güç seviyelerinde şarj ünitelerini dikkate alan karma tamsayılı doğrusal programlama modeli geliştirilmiştir. Ancak geliştirilen matematiksel programlama modelin çözüm elde etme süresi açısından yetersiz kalması nedeniyle çözüm yaklaşımı olarak genetik algoritma ve matematiksel programlama modelinin hibrit kullanımından oluşan mat-sezgisel bir yaklaşım önerilmiştir. 32 farklı büyüklükteki problem üzerinde yapılan test sonuçları, mat-sezgisel yaklaşımının hem minimum yolculuk süresi hem de minimum yolculuk maliyeti için genetik algoritma ve sezgisel yaklaşımlardan daha başarılı sonuçlar verdiğini göstermektedir.

Elektrikli araçlarGenetik algoritmalarKarma tamsayılı programlama+3
Hilal Yılmaz
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Çok ölçütlü veri zarflama analizi modeli için ağırlıklı hedef programlama yaklaşımı ile bilgi sistemi önerisi ve bir uygulama

Günümüzün rekabet ortamında işletmeler kaynaklarını doğru şekilde kullanmalı, sürekli kendilerini iyileştirmeli ve verimli çalışmalıdırlar. İşletmelerin ve işletmeler içerisinde aynı koşullar altındaki birimlerin birbirlerine göre performanslarının değerlendirilmesi, mevcut durumu görebilmek ve gerekli noktalarda uygun iyileştirmeleri yapabilmek adına önemlidir. Performans değerlendirmesinde sık kullanılan yaklaşımlardan birisi Veri Zarflama Analizidir. Veri Zarflama Analizi, aynı amaçlara sahip karar birimlerinin göreli etkinliğini hesaplayan doğrusal programlama tabanlı bir yaklaşımdır. Veri Zarflama Analizi modeli için birçok yaklaşım geliştirilmiş olup, çok amaçlı karar verme problemlerinin çözüm yaklaşımlarından Hedef Programlama da bunlardan biridir. Hedef Programlama, karar vericilere karar alma sürecinde birçok amacı bir arada değerlendirme olanağı tanımaktadır. Bu çalışmada bir otomotiv yan sanayisinde ele alınan projelerin değerlendirme sürecinde öncelikle klasik Veri Zarflama Analizi, ardından çok ölçütlü veri zarflama analizi modeli için ağırlıklı hedef programlama yaklaşımı kullanılmıştır. Projelerin etkinliklerinin periyodik olarak değerlendirilebilmesi ve yeni projelerin ya da koşulların da değerlendirmeye katılabilmesi amacıyla da bir bilgi sistemi önerilmiştir. Proje değerlendirme sürecinde iki girdi ve üç çıktı belirlenerek, işletmede mevcut altı proje analiz edilmiştir. Etkin olan projeler belirlenmiş, etkin olmayan projeler için ise önerilerde bulunulmuştur.

Tuğba Polat
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Üretim işletmelerinde iş gücü verimliliği ölçüm yöntemlerinin incelenmesi ve bir işletme örneğinde uygulama

İşletmelerin ana amaçları varlıklarını devam ettirmek ve kar elde etmektir. Bu amaçların gerçekleşmesi verimli çalışmak ile mümkündür. Verimli çalışıp çalışmadığını görmek isteyen bir işletme, doğru bir verimlilik ölçüm sistemine sahip olmalıdır.Günümüzde verimlilik ölçümleri, etkin metotların kullanılmamasından veya bilinmemesinden dolayı her işletmede etkin olarak yapılamamaktadır. Tez çalışması, yöneticiye etkili bir verimlilik ölçüm sistemi sunmayı hedeflenmiştir. Bu amaçla, kısmi verimlilik yöntemlerinden birisi olan işgücü verimliliği konusu incelenmiştir. İşgücü verimliliği ölçüm yöntemleri anlatılmış ve bu yöntemlerden bir tanesi olan katma değere göre ölçüm yöntemi kullanılarak bir işletmenin İmalat ve Bakım Müdürlüklerinde uygulama yapılmıştır.Uygulama neticesinde, katma değere göre ölçüm yönteminin etkili bir ölçüm yöntemi olduğu ve verimliliğe etki eden bir çok faktörü göz önüne almayı sağladığı görülmüştür. Ayrıca işletmede etkenlerin kıyaslamasını yapmak için bir çoklu regresyon analizi yapılmıştır. Analiz neticesinde, işgücü verimliliği değerinin Bakım Müdürlüğünde öngörülebilir, İmalat Müdürlüğünde ise öngörülemez olduğu tespit edilmiştir.

Mustafa Kocabaş
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Science
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Kalite güvence sistemi içinde ölçüm yeterlilik sistem analizi

Kalite Güvence Sistemi içerisinde kalitenin iyileştirilmesi, verimliliğin arttırılması ve maliyetlerin düşürülmesi çabaları çerçevesinde süreçle ilgili doğru ve etkin kararlar alınabilmesi, sürece özgü karakteristiklerin sistematik olarak ölçülmesine ve analizine bağlıdır. Bu nedenle, herhangi bir süreç değerlendirme veya iyileştirme çalışması öncesinde elde edilen ölçüm verilerinin güvenilir olup olmadığı belirlenmeli, diğer bir ifadeyle ölçüm sistemi analizi yapılmalıdır.Bu çalışmada, ölçüm sistemi analiziyle ilgili çeşitli sektörlere ait teorik ve uygulamalı çalışmalar incelendikten sonra cam sektörüne özel bir uygulama yapılması amaçlanmıştır. Özellikle cam üretim sürecinde yaşanan ve/veya yaşanabilecek hurda maliyetleri ve duruş kayıpları ile ilgili problemlerle doğrudan ilişkili olan cam şekillendirme makineleri parçalarının ölçümlerini içeren bu çalışmada, Ortalama?Aralık Metodu ve Varyans Analizi Metodu kullanılmıştır. İki ayrı kritik parametreye dönük ölçüm süreçleri ele alınmış ve bunlardan kalınlık ölçümü ile ilgili olan süreç için kullanılan ölçüm sisteminin yetersiz olduğu tespit edilmiştir.

Ölçme sistemleri
Uğur Kavi
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Science
2008
00
Master'sOpen AccessTR

İnsan kaynakları yönetimi fonksiyonları ve bir işletmede iş analizleri uygulaması

Günümüzde firmalar geleneksel bazı fonksiyonlarını artan bir şekilde uzman şirketlere ve servis organizasyonlarına terk etmektedirler. Özellikle yoğunlaşan uluslararası rekabet baskıları pek çok işletmeyi dışarıdan hizmet satın almaya yöneltmektedir. İşletmelerin böyle bir strateji izlemesinin temel nedeni, maliyet tasarrufu yanında, kaynaklarını ana yetkinlik alanlarına kaydırarak rekabet konumlarını güçlendirmektir. Çeşitli hizmetlerin başka şirketlerden alınmasını tanımlayan bu yöntem, ?taşeron? (out-sourcing) olarak adlandırılmaktadır.Taşeron kullanımı işletmelerin ana yetkinlik alanları dışında kalan fonksiyonlarını özellikle de sınırlı düzeyde değer katan yardımcı işleri yahut yüksek uzmanlık gerektiren işleri kapsamaktadır. Bu strateji, özellikle 1990'lı yıllarda Türkiye'deki pek çok işletme tarafından da benimsenmiş, bunun bir sonucu olarak taşeronlaşma eğilimi genişlemiştir.Bu durum çok sayıda hukuksal ve teknik tartışmaları da beraberinde getirmiş, konuyla ilgili yargısal kararlar yeni açılımlar yaratmıştır. Bu yargı kararları dikkate alınarak hazırlanan ve 10 Haziran 2003 tarihinde yürürlüğe giren 4857 sayılı yeni İş Yasasında taşeronlaşma kriteri olarak asıl iş/yardımcı iş ayrımı kritik bir değişken olarak getirilmiştir.Yasanın çerçevesini çizmiş olduğu soyutluk ve tanımsal belirsizlik taşeron sözleşmesi ile iş yapan her işletmede potansiyel bir sorun alanı taşımaktadır. Bu nedenle taşeron sözleşmesine sahip her işletme, teknik ve yasal kriterlere uygun olarak işyerindeki işleri ?asıl işler? ve ?yardımcı işler? olarak yeniden tanımlamak zorundadır.Bu tez, Kütahya' da bir sofra camı üretim tesisinde de gerçekleştirilen inceleme, araştırma, veri toplama ve değerlendirme çalışmaları sonucunda hazırlanmış, yapılan çeşitli ilaveler ve analizlerle zenginleştirilmiş ve son halini almıştır.Tez, hem işletmeler hem de akademisyenler için önemli bir referans kaynağı niteliğindedir. Uygulamacılar açısından özellikle, taşeron sözleşmesine sahip işletmelerde, teknik ve yasal kriterlere uygun olarak işyerindeki işleri ?asıl işler? ve ?yardımcı işler? olarak tanımlamak isteyen yöneticilere önemli ipuçları sağlamaktadır. Akademisyenler açısından ise, 4857 sayılı Yeni İş Yasası ile önemli bir tartışma gündemi yaratan ?taşeron, taşeronlaşma kriterleri, asıl iş/yardımcı iş ayrımı? tartışmalarına önemli bir entelektüel katkı sağlamaktadır.Anahtar Kelimeler: İnsan Kaynakları Fonksiyonları, Taşeron, Taşeronlaşma, Out-Sourcing, Asıl İş, Yardımcı İş, İş Analizi, İş Kanunu, Yüksek Değer Katan İş, Değer Katan İş, Sınırlı Değer Katan İş, Değer Katmayan İş.

İş analizi
Tolga Özel
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Science
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Performans yönetimi ve bir uygulama örneği

Performans yönetim sistemi, çalışanları ve örgütü istenen amaçlara yöneltmek için örgütün mevcut ve geleceğe ilişkin durumları ile ilgili bilgi toplama, bunları karşılaştırma ve performansın sürekli gelişimini sağlayacak yeni ve gerekli etkinlikleri başlatma ve sürdürme görevlerini yüklenen bir sistemdir. Performans yönetimi, stratejik performans hedeflerini belirlemek, performansı ölçmek, performansla ilgili veri toplamak ve analiz etmek, gözden geçirmek ve rapora aktarmak, sonrada bu verilerden yararlanarak performansı geliştirmek gibi aşamaları içeren bir süreçtir.Yapılan çalışmada performans değerlendirme ilk amir ve genel müdür tarafından yapılmış ve grafik derecelendirme yöntemi kullanılmıştır. Uygulamada performans değerlendirme sonuçları, insan kaynakları uygulamalarından ücret yönetimi, kariyer gelişimi ve eğitim ihtiyacının tespitinde kullanılmıştır.

Fatih Fındıklı
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Science
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Envanter modelleri ve bir gıda işletmesinde uygulama örneği

Pazar paylarını artırabilmeleri ve rakiplerine üstünlük sağlayabilmeleri için işletmeler ellerindeki kaynakları en iyi biçimde kullanabilmelidirler. Bu bağlamda işletmeler için büyük bir maliyet bileşeni olan stokların etkin ve verimli olarak kullanımı çok önemlidir. Geçmişten günümüze kadar stok maliyetlerini işletme lehine çevirebilmek için bir çok çalışma yapılmış, bilgisayar programları geliştirilmiştir. Günümüzde de bu yöndeki çalışmalar hızla devam etmektedir.Bu çalışmada özel bir gıda üretim işletmesi model alınmış, ürün paketlemesinde kullanılan yardımcı malzeme stokları belirlenen kriterler esas alınarak sınıflandırılmış ve envanter modelleri kullanılarak yöneticilerin karar vermesini kolaylaştıran bir sistem geliştirilmeye çalışılmıştır. Bunun için Microsoft Excel programı kullanılarak bir stok kontrol programı hazırlanmıştır. Bu program sayesinde stok yönetimindeki hataların azaltılması ve stok maliyetlerinin indirgenmesi amaçlanmaktadır. Ayrıca dönemsel olarak yardımcı malzemeler ile ilgili somut veriler ortaya konulmuştur. Bu sayede maliyeti yüksek ve işletme için ana unsurlardan biri olan stokların, işletmenin devamlılığı esas alınarak, maksimum verimliliği sağlayacak stok politikaları geliştirilmiştir. Çalışma ilk etapta şirket bünyesindeki fabrikaların toplam üretiminin yaklaşık %90'nını oluşturan makarna fabrikasında yapılmıştır. Yapılan bu çalışma daha sonra diğer fabrikalara uyarlanacaktır.

Volkan Boz
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Science
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Yönetim bilişim sistemleri ve bir fabrikada uygulama

İşletmelerin bünyelerindeki bilgiyi yöneten ve organizasyonların farklı yönetim kademelerinde bulunan yöneticilerin farklı bilgi gereksinimlerini sağlayan temel araç `Yönetim Bilişim Sistemleri'dir. Bilişim sistemleri; yöneticinin karar vermesi için gerekli bilgiyi değişik kaynaklardan toplayan, işleyen, saklayan ve verileri raporlayan bilgi sistemleridir.Bu çalışmanın amacı, üretime ait herhangi bir kaydın ve üretim kontrolünün olmadığı bir organizasyonda Yönetim Bilişim Sistemi'nin alt sistemi olan ?Üretim Bilişim Sistemi?ni oluşturmaktır. Bu amaçla MS Access veritabanı ve Visual Basic 6.0 programlama dili kullanılarak bir üretim bilişim sistemi programı yazılmıştır.Bilgisayar destekli üretim takibinin oluşturulmasıyla üretim kontrol altına alınmaya ve böylelikle üretimle ilgili bilgiye istenildiği zaman ulaşılmaya çalışılmıştır. Aynı zamanda proje bazlı üretim gerçekleştiren organizasyonda üretim takip bilgisiyle birlikte, iş emirlerinin oluşturulması, sevkiyatların ve sevkiyattaki aksesuarların kontrolü takibi, termin dosyasının her an ulaşılabilir olması sağlanmıştır. Yapılan program M.R.P. mantığıyla çalışmakla birlikte sevkiyat listelerinin kaydını ve sorgulanmasını da içinde barındırmaktadır.Organizasyonlar bilişim sistemine geçmek için büyük yatırımlar yapmaktadır. Bu çalışma ?özellikle orta ölçekli işletmelerde- büyük bir yatırım gerektirmeksizin işletmenin kendi kapasitesiyle bir bilişim sistemi meydana getireceğini ve ihtiyaçlarını karşılayabileceğini göstermektedir. Aynı zamanda bu çalışma atölyeden fabrikaya geçiş yapan bir işletmede, sistemler tam tanımlanamadığı için profesyonel bilişim sistemlerinin karmaşıklığa neden olacağını, bunu önlemek için bilişim sistemleri kullanımı alışkanlığı sağlayacak daha yüzeysel programlarla sistem oluşumuna yumuşak geçiş yapılabileceğini ifade etmektedir.

Yakub Han Yılmaz
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Science
2009
00