Eskişehir Osmangazi University
Institute

Institute of Educational Sciences

Eskişehir Osmangazi University

167

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Archived Theses

10 Theses
Master'sOpen AccessTR

Özel eğitim öğretmenlerinin özel gereksinimli bireylerin eğitiminde aile katılımı hakkında görüş ve önerileri

Amaç: Bu araştırmanın amacı, özel eğitim öğretmenlerinin özel gereksinimi bi- reylerin eğitimine aile katılımı hakkındaki görüş ve önerilerini öğretmenlerin deneyimle- rine dayalı olarak incelemektir. Yöntem: Bu çalışma nitel araştırma yöntemlerinden fenomenoloji yaklaşımına göre desenlenmiştir. Veriler yarı yapılandırılmış görüşme tekniği ile toplanmıştır. Özel eğitim sınıflarında görev yapan ve ailelerle etkileşimde olan 22 özel eğitim öğretmeni ile yüz yüze görüşme gerçekleştirilmiştir. Görüşme soruları aracılığıyla katılımcıların aile katılımına ilişkin görüş ve önerileri belirlenmiştir. Görüşmeler sonucunda elde edilen ve- riler içerik analizi kullanılarak analiz edilmiştir. Bulgular: Yapılan veri analizi sonucunda beş tema ve 17 kategoriye ulaşılmış- tır. Düşünceler, uygulamalar, aile katılım düzeyi, güçlükler ve öneriler temaları kendi iç- lerinde kategorilere ayrılmıştır. Düşünceler teması, olumlu ve olumsuz olarak kategori- lere ayrılmıştır. Uygulamalar teması evde katılım, okulda katılım, hem evde hem okulda katılım ve diğer katılım uygulamaları olarak kategorilere ayrılmıştır. Aile katılım düzeyi katılım sıklığı, katılımı etkileyen değişkenler, katılan üyeler ve katılımın aile üyelerine göre dağılımı olarak kategorilere ayrılmıştır. Güçlükler teması aile ile ilişkili güçlükler, öğretmen ile ilişkili güçlükler ve diğer güçlükler olarak kategorilere ayrılmıştır. Öneriler teması iş birliği, eğitim, etkileşim ve uyarlama olarak kategorilere ayrılmıştır. Belirlenen bu tema ve kategoriler katılımcıların görüşlerinden yapılan alıntılar ve örneklerle açık- lanmıştır. Sonuç ve Öneriler: Araştırma sonunda katılımcıların, aile katılımını önemli gör- dükleri ancak aile katılımına yönelik programın olmadığı, katılımcıların aile katılımı ko- nusunda yeterli bilgiye sahip olmadıkları, aile katılımı düzeyinin yeterli olmadığı ve aile katılımının birçok değişkenden etkilendiği, aile katılımını gerçekleştirirken özellikle ai- leye ilişkin güçlüklerle karşılaştıkları sonucuna ulaşılmıştır. Özel gereksinimi bireylerin eğitimine aile katılımını arttırmak için aile eğitimlerinin tanılama sonrasında verilmesi, öğretmenlerle aile katılımına ilişkin hizmet içi eğitimlerin verilmesi, özel eğitim öğret- men adaylarının öğretmenlik uygulaması derslerine aile katılımı planlaması ve uygula- ması eklenmesi önerilmektedir. Anahtar kelimeler: aile katılımı, ebeveyn katılımı, özel gereksinimli birey, öğretmen, fenomenoloji

Aile katılımıÖzel eğitimÖzel eğitim öğretmenleri+3
Aslıhan Arslan
Eskişehir Osmangazi University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Otizm spektrum bozukluğu olan çocukların sohbet etme becerilerini geliştirmede replikli öğretimin etkisi

Amaç: Araştırmanın amacı otizm spektrum bozukluğu olan çocukların fotoğraflar hakkında sohbet etme becerilerini geliştirmede replikli öğretimin etkililiğini incelemektir. Ayrıca, öğretim tamamlandıktan sonra katılımcıların edindikleri beceriyi koruma düzeyi ve farklı kişilere genelleyebilme düzeyi üzerindeki etkisi de incelenmiştir. Yöntem: Araştırma, yaşları 7-9 arasında değişen otizm spektrum bozukluğu olan iki erkek bir kız olmak üzere üç çocuk ile gerçekleştirilmiştir. Her katılımcının sohbet konusu ilgi duyduğu etkinlikler arasından seçilmiştir ve her katılımcı için dört replik hazırlanmıştır. Katılımcıların 4-5 sözcükten oluşan repliklerle sıra alarak sohbet etmesi amaçlanmıştır. Araştırmada sesli replikler kullanılmıştır. Replikler ve fotoğraflar iPhone aracılığıyla sunulmuştur. Araştırmada, tek denekli araştırma modellerinden katılımcılar arası yoklama denemeli çoklu yoklama modeli kullanılmıştır. Ayrıca araştırmanın her aşamasında gözlemciler arası güvenirlik ve uygulama güvenirliği verileri toplanmıştır. Bulgular: Etkililik bulguları replikli öğretimin otizm spektrum bozukluğu olan üç bireyin fotoğraflar hakkında sohbet etme becerilerini geliştirmede ve bu becerileri öğretim tamamlandıktan 1, 3, 4 ve 20 hafta sonrasında koruyup farklı kişilere genellemelerinde oldukça etkili olduğunu göstermektedir. Sosyal geçerlik bulgularına göre özel eğitim öğretmenleri replikli öğretimin ilgi çekici olduğu, iletişim kurmaya teşvik edici özellik taşıdığı, sosyal becerilerdeki eksikliğin kapatılmasında yardımcı olabileceği, zaman ve maliyet açısından ekonomik olduğu yönünde olumlu görüşler bildirmişlerdir. Sonuç ve Öneriler: Replikli öğretimin otizm spektrum bozukluğu olan çocukların sohbet etme becerilerini geliştirmede etkili olduğu belirlenmiştir. Replikli öğretim otizm spektrum bozukluğu olan bireylere, ortak dikkat, duyguları ayırt etme, etkileşim başlatma ve sohbet etme gibi pek çok farklı becerinin öğretiminde kullanılmaktadır. İleri araştırmalarda replikli öğretimin doğal bağlamlarda otizm spektrum bozukluğu olan bireylere farklı iletişim becerilerinin kazandırılmasındaki etkisi incelenebilir. Anahtar sözcükler: Otizm spektrum bozukluğu, replikli öğretim, sohbet etme, iPhone.

Otistik çocuklarOtizm spektrum bozukluğuReplikli öğretim+2
Emine Gürel Boyun
Eskişehir Osmangazi University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Jean Jacques Rousseau'nun Emile eserindeki çocuk eğitimi düşüncesinin eğitim programlarına yansıması

Amaç: Araştırmanın temel amacı Jean Jacques Rousseau'nun Emile adlı eserindeki çocuk eğitimi ile ilgili düşüncelerinin öğretmen görüşleriyle birlikte değerlendirilerek günümüz eğitim sistemiyle örtüşen yönlerinin olup olmadığını belirmektir. Yöntem: Temel nitel araştırma deseni kullanılan bu araştırmaya Milli Eğitim Bakanlığı'nın ilk ve ortaokul kademesinde görev yapan 20 öğretmen katılmıştır. Araştırmada nitel veri toplama tekniklerinden doküman analizi ve araştırmacının hazırladığı yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen verilerin analizinde betimsel analiz ve içerik analizi tekniğinden yararlanılmıştır. Bulgular: Araştırmada Rousseau'nun Emile adlı eserinde ortaya koyduğu çocuk eğitimi ile ilgili düşünceleri çoğunlukla günümüzde kullanılan eğitim programına yansıdığı belirlenmiştir. Öğretmenlerin görüşlerinden elde edilen bir başka bulgu ise Rousseau'nun kitabında ortaya koyduğu görüşleriyle günümüz eğitim programının özellikleri örtüşse de programın pratikte uygulamaya yansımadığı ya da yetersiz yansıdığı belirlenmiştir. Sonuç ve Öneriler: Araştırma sonucunda öğretmenlerin Rousseau'nun çocuk eğitimi ile ilgili görüşlerinin çoğuna katıldıkları bulunmuştur. Aynı zamanda öğretmenlerin Rousseau'nun düşüncelerinin büyük kısmının günümüz öğretim programlarına yansıdığı görüşünde oldukları belirlenmiştir. Bununla birlikte Rousseau'nun çocuk eğitimi ile ilgili görüşlerinin programların uygulama boyutunda yeterli yer bulamadığı sonucuna ulaşılmıştır. Programların uygulanma sürecini etkileyen eksikliklerin ve aksaklıkların giderilerek yeniden düzenlenmesi için Rousseau'nun eğitim ile ilgili ortaya koyduğu düşüncelerinden yararlanılabilir.

Edebi eserlerEmileEğitim düşüncesi+3
Pınar Özöner
Eskişehir Osmangazi University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Matematik öğretmenlerinin uzaktan eğitim sürecindeki dijital okuryazarlıkları ve öğretmen kimlikleri: Bir anlatı araştırması

Amaç: Bu çalışmanın amacı, Covid-19 Pandemisi içerisinde eğitim-öğretim faaliyetlerini uzaktan yürüten matematik öğretmenlerinin, pandemi öncesinde, pandemi sürecinde ve pandemi sonrasında dijital öğretim teknolojilerinin kullanımına ilişkin, değişim gösteren öğretmen kimliklerini ve dijital okuryazarlıklarını nasıl yansıttıklarını incelemektir. Bu amaç doğrultusunda öğretmenlerin anlatıları iki döneme göre (pandemi öncesi ve pandemi süreci-pandemi sonrası dönem) incelenmiştir. Yöntem: Çalışmada öğretmenlerin kimlikleri ve dijital okuryazarlıkları kendi anlatılarıyla incelendiğinden nitel araştırma yöntemlerinden anlatı araştırması kullanılmıştır. Çalışma grubu araştırma amacı çerçevesinde MEB'e bağlı farklı okullarda görev yapan, biri kadın diğeri erkek olmak üzere iki öğretmenden oluşmaktadır. Araştırmaya ilişkin ayrıntılı ve derinlemesine veri toplamayı sağlamak için yarı yapılandırılmış görüşme soruları hazırlanmıştır. Verilerin analizinde, öğretmenlerin kimliklerinin çözümlenmesinde anlatı analizi ve söylem analizi, dijital okuryazarlıkların analizinde ise içerik analizi kullanılmıştır. Bulgular: Çalışmada, öğretmen kimliklerinde değişim kaynakları tespit edilmiştir. Değişimler incelenirken pozitif dönüşüm süreci, negatif dönüşüm süreci ve pürüzsüz geçiş olmak üzere üç tema saptanmıştır. Söylem analizi içerisinde ise beş adet yorumlayıcı repertuar belirlenmiştir. Ayrıca öğretmenlerin, belirlenen çerçeve kapsamında, dijital okuryazarlık temalarına ilişkin anlatıları tespit edilmiş ve bunların dijital okuryazarlığın hangi boyutunu yansıttığı belirlenmiştir. Sonuç ve Öneriler: Sonuç olarak, öğretmen kimliklerinde değişim kaynaklarının geçmiş üniversite yaşamlarının, öğrenci faktörünün, işini tam yapmak-daha iyisini yapmak-alanda söz sahibi olmak gibi isteklerin, veli faktörünün, öğretmenlerin ailelerinin, meslektaşların ve özellikle pandemi süreci için kritik öneme sahip olan teknoloji kullanımı olduğu tespit edilmiştir. Bununla birlikte her iki öğretmenin de özellikle uzaktan öğretim sürecinde öğrencilerle göz teması kuramadıklarından etkili iletişim kurmakta zorlandıkları tespit edilmiştir. Dolayısıyla, uzaktan eğitim sürecinde daha etkili ve işlevsel iletişimi geliştirilebilecek eylem araştırmalarının yürütülmesi önerilmektedir. Böylece pozitif dönüşüm süreçleri desteklenebilir.

AnlatıBranş öğretmenleriCOVID 19+6
Şeyda Özbek Uluğ
Eskişehir Osmangazi University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Matematiksel süreç becerileri ile ilgili yazılan tezlerin incelenmesi

Amaç: Bu araştırmanın amacı Türkiye'de 2023 yılına kadar matematiksel süreç becerileri olarak bilinen matematiksel muhakeme, matematiksel iletişim ve matematiksel ilişkilendirme becerileri ile ilgili yazılan lisansüstü tezlerin incelenmesidir. Bu amaca yönelik olarak ulaşılan 2005-2023 yılları arasında yazılan tezler incelenmiş ve tezlerin matematiksel süreç becerilerine, lisansüstü düzeylerine, yıllarına, araştırma modeline, veri toplama araçlarına, veri analiz yöntemlerine ve örneklem gruplarına göre dağılımları incelenmiştir. Yöntem: Araştırmada nitel araştırma paradigması benimsenmiş olup matematiksel süreç becerilerini konu alan tezler incelendiği için doküman analizi yöntemi tercih edilmiştir. Yükseköğretim Kurulu Ulusal Tez merkezi üzerinde "matematiksel muhakeme", "matematiksel ispat" ve "matematiksel akıl yürütme" kelimeleri ile yapılan aramada 36 tane lisansüstü teze, "matematiksel iletişim", "matematiksel dil" ve "matematiksel söylem" kelimeleri ile yapılan aramada 33 tane lisansüstü teze, "matematiksel ilişkilendirme" ve "ilişkilendirme" kelimeleri ile yapılan aramada 24 tane lisansüstü teze ulaşılmıştır. 21'i doktora, 72'si yüksek lisans tezi olmak üzere toplamda 93 lisansüstü teze ulaşılmıştır. Belirlenen kriterlere göre incelenen tezlerden elde edilen veriler, yüzde ve frekans değerleri ile analiz edilmiş ve elde edilen bulgular tablo ile sunulmuştur. Bulgular: Araştırma kapsamında ulaşılan tezler matematiksel süreç becerilerine göre incelendiğinde matematiksel muhakeme ve matematiksel iletişim becerileri ile ilgili yazılan tezlerin matematiksel ilişkilendirme becerileri ile ilgili yazılan tezlere göre daha fazla olduğu görülmüştür. Lisansüstü düzeylere göre incelendiğinde yüksek lisans tezlerinin doktora tezlerine oranla oldukça fazla olduğu belirlenmiştir. Tezler yazıldıkları yıllara göre incelendiğinde konu ile ilgili ilk tezin 2005 yılında yazıldığı görülmüş ve 2019 yılında büyük artış gözlenmiştir. Sayı olarak en fazla teze 2019 ve 2022 yıllarında ulaşılmıştır. Araştırma modeline göre incelenen tezlerde nicel araştırma yöntemlerine oranla nitel araştırma yöntemleri daha çok tercih edilmiş ve nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması %33,33 oranında kullanılarak en fazla kullanılan araştırma modeli olmuştur. Veri toplama araçlarına göre bakıldığında en fazla test, görüşme ve ölçek formları kullanılmıştır. Veri analiz yöntemlerinin kullanım oranları incelendiğinde betimsel analiz, içerik analizi ve t-testi en çok tercih edilen yöntemler olmuştur. Son olarak örneklem gruplarındaki dağılımlara bakıldığında en çok ortaokul öğrencileri ile çalışmalar yürütüldüğü belirlenmiştir. Sonuç ve Öneriler: İncelenen tezlerden yüksek lisans tezlerinin sayıca doktora tezlerinden fazla olması ve örneklem grupları seçiminde büyük oranda ortaokul öğrencilerinin seçilmesi gibi sonuçlar elde edilmiştir. Doktora tez çalışmalarında matematiksel süreç becerilerine daha fazla odaklanılabileceği, kapsamlı bir sonucun elde edilmesi için tezlerin yanında makalelerin de incelenmesi gerektiği, farklı örneklem grupları ile çalışmaların arttırılması gerektiği şeklinde önerilerde bulunulmuştur. Anahtar kelimeler: Muhakeme, İletişim, İlişkilendirme, Lisansüstü tezler, Doküman incelemesi

Elif Ünal
Eskişehir Osmangazi University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Yükseköğretim lisans öğrencilerinin eleştirel düşünme, yaratıcı düşünme ve iletişim becerilerinin incelenmesi

Amaç: Araştırmanın temel amacı yükseköğretim lisans öğrencilerinin iletişim becerileri, eleştirel düşünme becerileri ve yaratıcı düşünme becerilerinin düzeyleri belirlenmesidir. Bunun yanında sınıf düzeyi faktörü incelenerek üniversitenin öğrencilerin söz konusu üç beceriye dair gelişiminin saptanması hedeflenmiştir. Öğrencilerin ders alma durumu da incelenerek iletişim becerileri, eleştirel düşünme beceriler ve yaratıcı düşünme becerilerine dair derslerin verimliliği tespit etmek amaçlanmıştır. Cinsiyet, sınıf düzeyi, ders alma durumu, fakülte, üniversite değişkenlerini inceleyen araştırma farklı değişkenleri ele almasından alanyazına katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Yöntem: Bu çalışmada nicel olup, ; İletişim Becerileri Ölçeği, Marmara Yaratıcı Düşünme Becerileri Ölçeği, Marmara Eleştirel Düşünme Becerileri Ölçeği kullanılmıştır Araştırma örneklemini, 2021-2022 eğitim öğretim yılında öğrenim gören Konya ilinden Necmettin Erbakan Üniversitesi ve Selçuk Üniversitesi, Eskişehir ilinden Eskişehir Osmangazi Üniversitesi kapsamındaki sağlık bilimleri, eğitim, edebiyat, fen, turizm, iktisadi ve idari bilimler, ilahiyat fakültesi öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırmanın nicel analizleri SPSS 21 programı kullanılarak, normal dağılım gösteren veriler için bağımsız t-test ve ANOVA; normal dağılım göstermeyen veriler için Mann-Whitney U ve Kruskal Wallis H testleri uygulanmıştır. Bulgular: İletişim becerileri alt boyutlarından etkin dinleme ve sözel olmayan iletişim ve iletişim ilkeleri ve temel becerileri, eleştirel düşünme becerileri alt boyutlarından açık fikirlilik, yaratıcı düşünme becerileri alt boyutlarından cesaret alt boyut puanları cinsiyet değişkenine göre farklılaştığı tespit edilmiştir. İletişim becerileri alt boyutlarından iletişim ilkeleri ve temel beceriler alt boyutu, eleştirel düşünme becerileri ölçeği alt boyutlarından kanıt arama ve akıl yürütme alt boyutu, yaratıcı düşünme eğilimleri alt boyutlarından olan; öz disiplin, cesaret, şüphe etme ve esneklik alt boyutlarının sınıf düzeyi bakımından farklılaştığı görülmektedir. Araştırmada lisans öğrencilerin devam etmiş oldukları fakülte ile söz konusu üç beceri arasında farklılık olup olmadığına bakılmış, İletişim Becerileri Değerlendirme ölçeği iletişim ilkeleri ve temel beceriler ve kendini ifade etme alt boyutlarında, eleştirel düşünme becerilerinden yargıya ulaşma ve kanıt arama alt boyutlarında, yaratıcı düşünme becerileri alt boyutlarından, yenilik arama alt boyutu, öz disiplin, şüphe etme, esneklik, cesaret boyutlarının öğrencilerin devam ettikleri fakülte değişkenine göre anlamlı düzeyde farklılaştığı tespit edilmiştir. İletişim becerilerini 1. sınıfta olma ve 4. sınıfta olma durumuna göre fakülte bazında ele alarak incelediğimizde; turizm fakültesine devam eden öğrencilerin İletişim Becerileri Değerlendirme ölçeği alt boyutlarından kendini ifade boyutunda 4. sınıfların puanlarının 1. sınıfların puanlarından daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Eleştirel düşünme becerileri ölçeğinde de 1. ve 4. sınıf olması bakımından turizm, iktisadi ve idari bilimler fakültesinde farklılaşma tespit edilmiştir. Yaratıcı düşünme becerileri ölçeğinde de iktisadi ve idari bilimler fakültesi ve fen fakültesinde öğrencilerin 1. ve 4. sınıf olma durumuna göre farklılık tespit edilmiştir. Öğrencilerin ders alma durumuna göre iletişim becerileri, eleştirel düşünme becerileri ve yaratıcı düşünme becerileri alt boyutu düzeyleri incelendiğinde de anlamlı farklılıklar olduğu tespit edilmiştir. Araştırmada iletişim becerileri, eleştirel düşünme becerileri ve yaratıcı düşünme becerileri alt boyutları arasında da anlamlı düzeyde ilişkiler tespit edilmiştir. Aynı zamanda da araştırmada incelenen üç becerinin birbirini yordayan alt boyutları tespit edilmiştir. Bunun yanında üniversiteler arasında araştırmada incelenen üç becerilerin alt boyutlarında farklılıklar tespit edilmiştir. Sonuç ve Öneriler: Araştırma sonucunda; araştırmada incelenen üç beceriye dair üniversite müfredatlarının gözden geçirilmesi, bu becerilere yönelik dersleri zorunlu ve uygulamalı hale getirilmesi, eğitimcilere de seminerler ve eğitici eğitimleri verilmesi iletişim becerileri, yaratıcı ve eleştirel düşünme becerileri gelişimine katkı sağlayacaktır. Araştırma farklı örneklem gruplarında yapılarak sonuçları karşılaştırılabilir. Anahtar kelimeler: Eleştirel düşünme, İletişim becerileri, Yaratıcı düşünme, 21. yüzyıl becerileri

Necati Memiş
Eskişehir Osmangazi University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokullarda öğrenim gören mülteci öğrencilerin İngilizce öğrenirken yaşadıkları kaygı düzeyinin incelenmesi

Amaç: Bu araştırmada ortaokullarda öğrenim gören mülteci öğrencilerin İngilizce öğrenirken yaşadıkları kaygı düzeyi incelenmiştir. Ayrıca mülteci öğrencilerin bu kaygıyla nasıl başettikleri belirlenmeye çalışılmış, bu öğrencilerin dersine giren İngilizce öğretmenlerinin bu konuyla ilgili düşüncelerine yer verilerek bu kapsamda yaptıkları çalışmalar, kullandıkları yöntem ve teknikler, karşılaştıkları problemler ve bu problemlerle nasıl başettikleri araştırılmıştır. Yöntem: Ortaokullarda öğrenim gören mülteci öğrencilerin İngilizce öğrenirken yaşadıkları kaygı düzeyinin incelenmesini amaçlayan bu araştırmada, karma araştırma yöntemi kullanılmıştır. Nicel araştırma yöntemi kapsamında, mülteci öğrencilere Horwitz, Horwitz ve Cope tarafından 1986 yılında tasarlanan "Yabancı Dil Sınıf Kaygısı Ölçeği (YDKÖ)" uygulanmıştır. Nitel araştırma yöntemi kapsamında anket uygulandıktan sonra mülteci öğrencilerin derslerine giren toplam 10 İngilizce öğretmeniyle ve bu öğretmenlerin dersine girdiği, bir kız ve bir erkek öğrenci olmak üzere toplam 20 öğrenciyle önceden hazırlanmış yarı yapılandırılmış görüşme formlarıyla görüşmeler yapılarak veriler toplanmıştır. Bulgular: Araştırmanın sonunda ortaokullarda öğrenim gören mülteci öğrencilerin yaşadıkları iletişim kaygısı, olumsuz değerlendirilme korkusu, sınav kaygısı ve toplam kaygı orta düzeyde bulunmuştur. Toplam kaygıda ve alt grup kaygılarda, erkeklerin kızlardan daha kaygılı olduğu görülmüştür. Mülteci öğrencilerin yaşadıkları kaygı ile çeşitli değişkenler arasında anlamlı farklılıkların olup olmadığı test edilmiş ve kaygı ile anavatan ve Türkiye'de bulundukları süre arasında anlamlı bir fark bulunmuş; kaygı ile sınıf seviyeleri, yaş ve cinsiyet arasında anlamlı bir farklılık bulunamamıştır. Öğrencilerle yapılan görüşmeler sonucunda, öğrencilerin hedef dili öğrenme amaçları, onların motivasyonlarını etkileyen faktörler, hedef dili öğrenirken yaşanan zorluklar, bu zorluklarla başetme yolları, öğrencilerin dil öğrenme sürecinde öğretmenlerinden beklentileri, en başarılı olunduğu düşünülen beceriler ve dil öğrenirken etraftakilerin düşüncelerinin etkileri hakkında bilgilere ulaşılmıştır. Öğretmenlerle yapılan görüşmeler sonucunda ise mülteci öğrencilerle yaşanan sorunlar, bu sorunlarla başetme yolları, öğretmenlerin gözüyle mülteci öğrencilerin yaşadığı sorunlar, öğrencilere sorunlarla başedebilmeleri için yapılanlar, öğrencilerin aileleriyle iletişim, öğrencilerin dil becerilerindeki yeterlilikleri ve öğrencilerin dil becerilerini geliştirmeleri için yapılanlar hakkında bilgilere ulaşılmıştır. Sonuç ve Öneriler: Bu çalışmada öğrencilere uygulanan YDKÖ anketi sonucunda öğrencilerin kaygı düzeylerinin orta seviyede olduğu sonucuna varılmıştır. Öğrencilerin cinsiyetleri, yaşları ve sınıf düzeyleri ile kaygı düzeyleri arasında anlamlı farklılıklar bulunamamıştır. Iraklı öğrencilerin Afganistan'dan gelen öğrencilere göre daha fazla iletişim kaygısı ve olumsuz değerlendirme korkusu yaşadıkları sonucuna varılmıştır. Iraklı öğrencilerin diğer ülkelerden gelen öğrencilere göre daha fazla sınav kaygısı yaşadıkları, Iraklı öğrencilerin toplam kaygı düzeylerinin diğer ülkelerden gelen öğrencilere göre daha fazla olduğu sonucuna varılmıştır. Türkiye'de 1-4 yıl arasında bulunan öğrencilerin kaygı düzeyleri diğer öğrencilerden daha yüksek olduğu sonucuna varılmıştır. Bu çalışmada mülteci öğrencilerle yapılan görüşmeler sonucunda ortaokullarda öğrenim gören mülteci öğrencilerin İngilizceyi yurt dışında çıktıklarında iletişim kurabilmek, iş bulabilmek, eğitimine katkı sağlamak ve internet üzerinden oyun oynamak için öğrendikleri sonucuna varılmıştır. Öğrencilerin öğrenim sürecinde yaşadıkları zorlukların pratik yapacak zaman ve imkanlarının olmaması, nasıl cümle kuracaklarını bilmemeleri, yabancı ve zor konular, okul dışında destekleyecek birinin olmayışı, bilinmeyen kelimelerin çokluğu, kaynaklara erişim sorunu, farklı anadilden gelmeleri olduğu sonucuna varılmıştır. Mülteci öğrenciler kendilerini en çok sırasıyla okuma, dinleme, konuşma, yazma ve dil biligisinde başarılı görmektedirler. Öğretmenlerle yapılan görüşmeler sonucunda öğretmenlerin mültecilerle yaşadıkları sorunların öğrencilerle anlaşabilecekleri ortak bir dilin olmayışı, okuma-yazma bilmemeleri, öğrenmeye karşı isteksizlik, içe kapanık olmaları, disiplin sorunları olduğu sonucuna varılmıştır. Öğretmenlerin gözüyle öğrencilerin yaşadıkları en önemli problemlerin ekonomik sorunlar, dil uyuşmazlığı, kültürel uyuşmazlık, okuldan ve evde destekten mahrum kalma olduğu sonucuna varılmıştır. Öğrencilerin bu sorunlarla başedebilmeleri için onları dil kullanmaya teşvik ettikleri, okuma-yazma kurslarına yönlendirdikleri, yaşadıkları olumsuz deneyimlerle başedebilmeleri için onları rehberlik servisine yönlendirdikleri sonucuna varılmıştır Araştırmanın sonuçlarına bakarak mülteci öğrencilerin dil öğrenme sürecine başlamadan hem Türkçe eğitimi almaları hem de okuma yazma bilmeyen çocuklar için okuma yazma eğitimlerinin verilmesi önerilebilir. İngilizce öğretmenlerinin bu süreçte işlerine yarayabilecek, mültecilerin yaşadıkları problemler ve bu problemlere yönelik yapılabilecek çalışmalarla ile bilgilendirme çalışması yapılması önerisi de getirilebilir. Mülteci öğrencilerin karşılaştıkları bilişsel ve psikolojik zorluklarla başedebilmeleri adına destekleyici kurslar verilebilir. Mülteci öğrencilerin İngilizce öğreniminde akademik, bilişsel ve davranışsal ölçme değerlendirmelerinin yapılarak gelişimleri kontrol edilebilir. Ayrıca mülteci öğrencilere eğitim-öğretim sürecinde dil öğrenmeye yönelik kaynaklar temin edilmesi önerilebilir. Son olarak mülteci öğrencilerin ailelerine yönelik dil kursları ve eğitimlerin verilmesi önerisinde bulunulabilir. Anahtar kelimeler: Mülteci Öğrenciler, Kaygı, Yabancı Dil, Yabancı Dil Kaygısı,

Tuğba Açıkgöz
Eskişehir Osmangazi University · Institute of Educational Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Yükseköğretimde akademik liderlik, örgütsel adalet, örgütsel etik iklim arasındaki ilişkinin incelenmesi.

Bu araştırmanın amacı, İç Anadolu 'da yer alan bir devlet üniversitesi bünyesindeki öğretim üyelerinin görüşlerine göre akademik liderlik, örgütsel adalet ve örgütsel etik iklimi arasındaki ilişkiyi ortaya koymaktadır. Bu çalışma, nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama ve nedensel desen kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın evrenini 2022-2023 yılında İç Anadolu Bölgesi'nde yer alan bir devlet üniversitesinde belirlenen fakültelerde görev yapan 1280 akademisyen, örneklemini ise belirlenen fakültelerde küme örneklemi yoluyla seçilen 704 akademisyenden oluşmaktadır. Bu araştırmanın veri seti Akademik Liderlik ölçeği, Örgütsel Adalet ölçeği ve Örgütsel Etik İklim ölçeklerinin kullanılmasıyla toplanmıştır. Veriler SPSS 27.0 istatistik programının kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda akademisyenlerin yüksek düzeyde akademik liderlik, orta düzeyde örgütsel adalet ve etik iklim algısına sahip oldukları belirlenmiştir. Araştırmada akademik liderlik, örgütsel adalet ve etik iklim algılarını belirleyen tüm boyutların birbirleri ile pozitif yönde ilişkilerinin olduğu görülmüştür. Akademik liderliğin etik iklimi pozitif yönde etkileyerek % 55. 5' ini açıkladığı, örgütsel adalet algısını ise yine pozitif etkileyerek %33. 9 düzeyinde açıkladığı belirlenmiştir. Bu araştırma, akademik liderliğin örgütsel etik ve örgütsel adalet açısından belirleyici bir faktör olduğunu göstermiş, akademik liderliğin örgütsel etik iklimi ve örgütsel adalet üzerine etkiye sahip olduğunu ortaya koymuştur. Profesyonel gelişimin, yükseköğretim kültürünün ve yükseköğretim yönetiminin bu dinamiklerdeki rolleri üzerinde odaklanarak, kurumlar örgütsel etik ve adaleti güçlendirmek için stratejiler geliştirebilirler. Bu sonuçlar, akademik liderlerin ve yükseköğretim yöneticilerinin kurumsal etik değerleri güçlendirmek için odaklanmaları gereken alanları belirlemelerine yardımcı olabilir. Anahtar kelimeler: Akademisyen, Akademik liderlik, Örgütsel adalet, Örgütsel etik iklim, Nicel araştırma

Akademik liderlikAkademisyenlerEtik iklim+2
Tansu Uzun
Eskişehir Osmangazi University · Institute of Educational Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal bilgiler eğitimcilerinin ihtilaflı politik sorunları ele alma yöntemine yaklaşımları

Amaç: İhtilaflı politik konular, bir grup insan arasında önemli anlaşmazlıklara neden olan, kamuoyunun bölünmüş olduğu veya kamusal alanda faaliyet gösteren farklı grupların farklı şekilde yaklaştığı konulardır. Bu çalışmanın amacı sosyal bilgiler eğitimcilerinin ihtilaflı politik konulara yönelik yaklaşımlarının ve sosyal bilgiler öğretiminde ihtilaflı politik konuların kullanılmasına yönelik görüşlerinin belirlenmesidir. Bu doğrultuda sosyal bilgiler eğitimcileri ihtilaflı politik konuların eğitimsel amaçlı kullanımı hakkında neler düşünmekteler ve bu tarz konuları eğitimsel amaçlı kullanma konusunda ne gibi yeterliliklere sahiptirler sorularına cevap aranmıştır. Yöntem: Çalışma temel bir nitel araştırma olarak desenlenmiştir. Çalışmada nitel araştırmalarda sık kullanılan veri toplama araçlarından biri olan yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Görüşme formundaki sorular araştırmacı tarafından geliştirilmiş, pilot uygulama sonrası uzman görüşü alınarak hazırlanmıştır. Veriler, sosyal bilgiler öğretmenliğinden mezun 12 erkek 12 kadın toplam 24 sosyal bilgiler eğitimcisinden yarı yapılandırılmış görüşme formu aracılığıyla toplanmış, yanıtlar transkripte edilmiştir. Veri analizinde içerik analizi tekniği kullanılmıştır. Veriler analiz edilirken kod, kategori ve temalar tekrar eden bir süreç içerisinde düzenlenmiş, uzman görüşüne sunularak çalışmanın iç geçerliliğinin sağlanması hedeflenmiş ve güvenilirlik veya tutarlılık artırılmaya çalışılmıştır. Veri kaynağının seçiminde sadece sosyal bilgiler öğretmenliğinden mezun olmuş henüz göreve başlamamış veya kısa süreli öğretmenlik yapmış kişiler seçilmiştir. Bulgular: Çalışmanın bulgularına göre sosyal bilgiler eğitimcileri ihtilaflı politik konuların eğitim sürecinde kullanılmasına yönelik olumlu görüş bildirmişlerdir. İhtilaflı politik konuların eğitim sürecinde kullanılmasının eğitimsel ve toplumsal pek çok yararı olduğunu ifade etmişlerdir. Ancak güncel ihtilaflı politik konuların öğretiminde kendilerini yeterli görmemektedirler. Bu yetersizlik sebeplerini mesleki tecrübelerinin azlığına ve lisans eğitiminin niteliğine bağlamaktadırlar. İhtilaflı politik konular kavramını az sayıda eğitimci duyduğunu ifade etmiş ancak kavramla neyin kastedildiğini anladıklarını beyan etmişlerdir. Başta üst düzey düşünme becerileri olmak üzere ihtilaflı politik sorunların eğitimsel açıdan pek çok faydası olduğunu ifade eden sosyal bilgiler eğitimcileri bu konuların eğitiminde ve öğretiminde öğretmen becerilerinin önemli olduğunu bildirmişlerdir. Araştırmanın bulgularından biri de sosyal medyanın ihtilaflı politik sorunlar üzerindeki etkisidir. Sosyal medyanın ihtilaflı politik konular üzerinde genellikle olumsuz etkisi olduğunu ifade etmişlerdir. Sonuç ve Öneriler: Araştırmanın sonuçlarına göre sosyal bilgiler eğitimcileri ihtilaflı politik konuların sosyal bilgiler eğitiminde kullanılmasına olumlu bakmakta ancak bu konuların öğretiminde kendilerini yeterli görmemektedirler. Sosyal bilgiler eğitimcilerinin yetersizlik sebepleri, lisans eğitiminde alınan mesleki uygulama derslerinin verimsiz olması, gündemi takip edememe ve mesleki anlamda tecrübe eksikliğidir. İhtilaflı politik konuların eğitimsel anlamda pek çok faydası bulunmuştur. Bu faydalar politik konularda bilinçlenme, hakların öğretilmesi, vatandaşlık becerileri, demokratik beceriler ile üst düzey düşünme becerilerinin gelişmesi olarak sıralanmıştır. İhtilaflı politik konular sınıf ortamında bazı problemlere yol açabilmektedir. Kutuplaşmalar, sınıf içi gerginlikler, kavgalar, yanlış anlaşılmalar, sınıf yönetiminde yaşanacak zorluklar bu problemlerden bazılarıdır. Bu problemlerin çözümünde öğretmen yeterliliklerinin önemli olduğu ortaya çıkmıştır. Öğretmenler iyi bir yönetici olmanın yanı sıra yeterli donanıma sahip olmalı, kuralları önceden belirlemeli ve tarafsız bir tutum sergilemelidir. Araştırmanın sonuçlarından biri de sosyal medyanın öğrenciler üzerindeki etkisidir. Sosyal medyadaki çok sayıdaki yanlış ve taraflı içerik öğrencileri ve eğitim sürecini olumsuz etkilemiştir. Anahtar kelimeler: İhtilaflı politik konuları ele alma yöntemi, Vatandaşlık eğitimi, Demokrasi eğitimi, Sosyal bilgiler eğitimi

DemokrasiGüncel olaylarSosyal bilgiler+2
Aslı Aslan
Eskişehir Osmangazi University · Institute of Educational Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Sekizinci sınıf ingilizce öğretim programı ve ders kitabının kelime öğretimi açısından incelenmesi

Amaç: Bu araştırmanın amacı, sekizinci sınıf İngilizce öğretim programı ve ders kitabının kelime öğretimi açısından incelenmesidir. Çalışma kapsamında, yabancı dil eğitiminde önemli bir yeri olan ve dilin temel yapı taşı olan kelime bilgisi, sekizinci sınıf ders kitabı ve öğretim programında çeşitli veri toplama araçları ile incelenmiştir. Kelime bilgisi, yabancı dilin temelini oluşturması ve tüm beceriler tarafından kapsanması sebebiyle İngilizce öğretimini doğrudan etkilemektedir. Bu sebeple öğretim programında kelime bilgisinin nasıl verildiği ve ders kitaplarının kelime bilgisinin kazandırılması konusunda etkisinin araştırılması önemlidir. Yöntem: Sekizinci sınıf İngilizce öğretim programı ve ders kitabının kelime öğretimi açısından incelendiği bu çalışmada, durum çalışması deseni kullanılmıştır. Sekizinci sınıf ders kitabı kelime öğretimi açısından doküman analizi ile incelenmiştir. Öğretim programı ve ders kitabıyla ilgili derinlemesine bilgiye ulaşabilmek adına kolay ulaşılabilir örneklem modeliyle seçilen 15 öğretmen ve ölçüt örneklem modeliyle belirlenen dokuz öğrenci ile görüşme yapılmıştır. Görüşmelerde uzman görüşleri alınarak oluşturulmuş yarı yapılandırılmış görüşme formları kullanılmıştır. Görüşmeler içerik analizi yöntemiyle analiz edilmiştir. Bulgular: Bulgulara göre öğretmenler, yabancı dil öğretiminde kelime bilgisinin büyük bir öneme sahip olduğu ve iletişimi doğrudan etkilediği görüşünü savunmaktadır.Öğrenci ve öğretmenler ders kitaplarının kelime öğretimi için yeterli olmadığı ve geliştirilmesi gerektiği görüşündedir. Öğretmenler öğretim programında bulunan kazanımların iletişim becerisine yönelik yazıldığı ancak LGS sebebiyle test öğretimi yapılmak zorunda olunduğu ve kazanımların gerçekleştirilemediğini savunmuştur. Sekizinci sınıf İngilizce öğretim içeriklerinin daha verimli öğretilebilmesi adına önceki kademelerle uyumlu hale getirilmesi gerektiği ve konuların tüm ortaokula yayılması gerektiği görüşündedir. Sekizinci sınıf İngilizce ders kitabının temel beceriler kapsamında kelime bilgisinin incelenmesine yönelik doküman analizi sonucunda, ders kitabında en çok vurgulanan becerinin okuma becerisi olduğu ortaya çıkmıştır. Ders kitabında verilen kelimelerin yeterince tekrar edilmediği sonucuna varılmıştır. Sonuç ve Öneriler: Çalışma sonucunda ders kitabında yer alan kelime öğretim etkinliklerinin artırılması gerektiği sonucuna varılmıştır. Öğretim programında bulunan dört beceriye yönelik kazanımların, kelime öğretimini doğrudan etkilediği sonucuna varılmıştır. Kazanımların uygulama açısından zor olduğu ve içeriklerin önceki kademelerle uyumlu hale getirilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Ders kitabında yer alan kelime öğretim içeriklerinin zenginleştirilmesi gerektiği ve kelime öğretiminde sağlanan gelişmenin yabancı dil öğretimini doğrudan etkileyeceği sonucu elde edilmiştir. Anahtar kelimeler: İngilizce Öğretim Programı, Sekizinci Sınıf İngilizce Ders Kitabı, Kelime Öğretimi, Yabancı Dil Öğretimi

Elif Çelebi Demir
Eskişehir Osmangazi University · Institute of Educational Sciences
2024
00