
103
Archived Theses
0
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Archived Theses
Öğretmenlerin okuma motivasyonları ile eleştirel okuma özyeterlik algıları arasındaki ilişki
Bu çalışmanın amacı öğretmenlerin okuma motivasyonları ile eleştirel okuma özyeterlik algı düzeylerini belirlemek; bu değişkenler arasındaki ilişkiyi ortaya çıkarmak; öğretmenlerin okuma motivasyonlarının eleştirel okuma özyeterlik algılarını yordayıp yordamadığını tespit etmektir. Nicel araştırma yaklaşımı doğrultusunda tasarlanan bu araştırmada ilişkisel tarama modelinden yararlanılmıştır. Araştırmanın örneklemini Ankara ilinde görev yapmakta olan 574 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırma verilerinin toplanmasında geçerlik ve güvenirlik niteliklerine sahip; 5'li Likert tipinde 19 maddeden oluşan Yetişkin Okuma Motivasyonu Ölçeği ile 41 maddeden oluşan Eleştirel Okuma Özyeterlik Algı Ölçeği kullanılmıştır. Araştırma verilerinin analizinde SPSSS 22 paket programı kullanılmış olup; betimsel istatistik, parametrik testlerden t-testi, tek yönlü ANOVA, korelasyon analizi ve basit doğrusal regresyon analizinden yararlanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda elde edilen veriler tablolaştırılmış ve alan yazından hareketle yorumlanarak çeşitli öneriler getirilmiştir. Öğretmenlerin okuma motivasyonu ve eleştirel okuma özyeterlik algılarının yüksek olduğu; kadın öğretmenlerin erkek öğretmenlere göre hem okuma motivasyonu hem de eleştirel okuma özyeterlik algılarının yüksek olduğu; öğrenim seviyesi daha yüksek olan öğretmenlerin okuma motivasyonu ve eleştirel okuma özyeterlik algılarının yüksek olduğu; medeni durum açısından bazı boyutlarda hem bekar hem evli öğretmenlerin okuma motivasyonu ve eleştirel okuma özyeterlik algılarının yüksek olduğu; mesleki kıdem açısından kıdemi düşük olan öğretmenlerin okuma motivasyonları daha yüksek iken; kıdemi yüksek olan öğretmenlerin eleştirel okuma özyeterlik algılarının daha yüksek olduğu; bir üst öğrenim görmeye eğilimli olan öğretmenlerin hem okuma motivasyonu hem de eleştirel okuma özyeterlik algılarının yüksek olduğu; günlük kitap okuma alışkanlığına sahip öğretmenlerin okuma motivasyonu ve eleştirel okuma özyeterlik algılarının yüksek olduğu; günlük kitap okuma süresinin öğretmenlerin gerek okuma motivasyonu gerek eleştirel okuma özyeterlik algıları üzerinde anlamlı bir farklılık oluşturmadığı; kitap edinmek üzere gelirinden bütçe ayıran öğretmenlerin hem okuma motivasyonu hem de eleştirel okuma özyeterlik algılarının yüksek olduğu; evinde bir kitaplığın var olmasının öğretmenlerin okuma motivasyonları ve eleştirel okuma özyeterlik algısı üzerinde farklılık oluşturmadığı; öğretmenlerin okuma motivasyonu ile eleştirel okuma özyeterlik algısı arasında pozitif yönde orta düzeyde ve anlamlı bir ilişki olduğu; okuma motivasyonunun eleştirel okuma özyeterlik algısını anlamlı olarak yordadığı tespit edilmiştir.
Özel öğrenme güçlüğü olan öğrencilerin hikâye edici metin yazma becerilerinde öz düzenlemeli strateji gelişimi modeline dayalı strateji paketinin etkisi
Amaç: Bu araştırmanın amacı, öz düzenlemeli strateji gelişimi (ÖDSG) modeline dayalı olarak uyarlanan "Düşünceni seç, Notlarını organize et, Yaz ve daha fazla şey söyle, Ana karakter kim?, Hikâye ne zaman geçiyor?, Hikâye nerede geçiyor? + Ana karakter ne yapıyor ya da ne yapmak istiyor?, Daha sonra ne oluyor? Diğer karakterlere ne oluyor?, Hikâye nasıl bitiyor?, Ana karakter nasıl hissediyor? Diğer karakterler nasıl hissediyor?" (DOYANN + 4N) strateji paketinin özel öğrenme güçlüğü olan (ÖÖG) ortaokul öğrencilerinin hikâye yazma becerileri üzerindeki etkisini ortaya koymaktır. Yöntem: Araştırmada, tek denekli araştırma desenlerinden katılımcılar arası yoklama evreli çoklu yoklama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın katılımcıları, altıncı ve yedinci sınıfa devam eden ve özel eğitim ve rehabilitasyon merkezinde destek eğitim alan ÖÖG tanısı olan üç öğrencidir. Ayrıca sosyal geçerlik bağlamında, araştırmada iki annenin ve üç öğretmenin görüşlerine başvurulmuştur. Katılımcılara hikâye yazma becerilerinin öğretimi için ÖDSG modeline göre DOYANN + 4N strateji paketi uyarlanarak geliştirilmiştir. Verilerin toplanmasında, Hikâye Ögeleri Değerlendirme Ölçeği, Hikâye Niteliğinin Değerlendirilmesi İçin Puanlama Ölçütleri, Microsoft Office Word Programı kelime işlemcisi ve video kamera kullanılmıştır. Bulgular: Başlama düzeyi oturumları ile karşılaştırıldığında, ÖÖG olan ortaokul öğrencilerinin strateji öğretimi sonrasında yazdıkları hikâyelerdeki hikâye ögelerinin sayısı, hikâye niteliği, hikâye uzunluğu (toplam sözcük sayısı) ve hikâye yazma süresi artmıştır. Öğrenciler, öğretmenler ve anneler, strateji öğretiminin katılımcıların yazma becerileri üzerinde olumlu etkileri olduğunu ve stratejinin yazma çalışmalarında kullanılması gerektiğini belirtmişlerdir. oldurulacaktır. Sonuç ve Öneriler: DOYANN + 4N strateji paketinin, katılımcıların hikâye yazma becerilerinin geliştirilmesinde etkili olduğu ve katılımcıların uygulama sona erdikten dört ve sekiz hafta sonra gerçekleştirilen izleme oturumlarında bu becerileri koruyabildikleri görülmüştür. Bu nedenle, ÖÖG olan öğrenciler ile çalışan öğretmenlerin, araştırmacıların ve uygulamacıların strateji paketi öğretim sürecini kendi çalışmalarında kullanmaları önerilmektedir. Anahtar kelimeler: Özel öğrenme güçlüğü, Yazma güçlüğü, Yazma stratejileri, Hikâye edici metin, Öz düzenlemeli strateji gelişimi modeli.
Özel gereksinimli çocuğu olan annelere çevrim içi Bug In Ear (BIE) teknolojisi ile sunulan koçluğun çocukların ev içi becerilerini kazanmasına etkisi
Amaç: Bu araştırmada, özel gereksinimli çocuğu olan annelere çevrim içi Bug In Ear (BIE) teknolojisi ile sunulan koçluğun, annelerin eşzamanlı ipucuyla öğretim uygulamasını kullanarak çocuklarına ev içi becerilerini kazandırmaları, annelerin kazandıkları uygulama basamaklarını ve çocukların kazandıkları ev içi becerisini uygulama sona erdikten sonra sürdürmeleri, annelerin eşzamanlı ipucuyla öğretim uygulamasını kullanarak farklı bir ev içi becerisini çocuklarına öğretmeleri, çocukların edindikleri ev içi becerisini farklı kişi ve araç-gereçlere genellemeleri üzerindeki etkisi araştırılmıştır. Yöntem: Bu araştırmada, tek-denekli araştırma modellerinden, çiftler (anne çocuk) arası yoklama denemeli çoklu yoklama modeli iç içe olacak şekilde iki kez uygulanmıştır. Araştırmaya dört anne ve 11-17 yaş arası hafif düzey ZY olan çocukları katılmıştır. Bulgular: Araştırmanın bulguları, katılımcı annelerin BIE teknolojisi ile sunulan koçluk yoluyla eşzamanlı ipucuyla öğretim uygulamasını kullanabildiklerini, çocuklarının hedeflenen ev içi becerisini kazandıklarını, katılımcı annelerin eşzamanlı ipucuyla öğretim uygulamasını ve çocukların kazanmış olduğu ev içi becerisini sürdürdüklerini, annelerin eşzamanlı ipucuyla öğretim uygulamasını kullanarak farklı bir ev içi becerisini çocuklarına öğretebildiklerini, çocukların edindikleri ev içi becerisini farklı kişi ve araç-gereçlere genelleyebildiklerini ortaya koymuştur. Ayrıca katılımcı annelerle yapılan görüşmeler sonrasında sosyal geçerlik verilerine göre, eşzamanlı ipucuyla öğretim uygulamasını kullanma becerilerinin kazandırılmasında BIE teknolojisi koçluğunun olumlu etkileri olduğu belirlenmiştir. Sonuç ve Öneriler: Araştırma sonuçları BIE teknolojisi ile sunulan koçluk yoluyla tüm katılımcı annelerin eşzamanlı ipucuyla öğretim uygulamasını kullanarak çocuklarına hedeflenen ev içi becerisini kazandırdıklarını göstermiştir. Katılımcı annelerin tümü uygulamadan sonra eşzamanlı ipucuyla öğretim uygulamasının basamaklarını kullanmaya devam etmişler ve çocuklar kazanmış oldukları ev içi becerisini sürdürmüşlerdir. Araştırma sonuçlarına göre, katılımcı anneler eşzamanlı ipucuyla öğretim uygulamasını kullanarak farklı bir ev içi becerisini çocuklarına öğretebilmişlerdir ve çocuklar edindikleri ev içi becerisini farklı kişi ve araç-gereçlere genelleyebilmişlerdir. Ayrıca sosyal geçerlik verilerine göre, katılımcı annelerin tümü eşzamanlı ipucuyla öğretim uygulamasını kullanma becerilerinin kazandırılmasında BIE teknolojisi koçluğuna ilişkin olumlu görüş bildirmişlerdir. Araştırma bulgularının genişletilmesi amacıyla ileride yapılacak araştırmalarda BIE teknolojisi ile sunulan koçluk çalışmalarının farklı yetersizliği bulunan çocuklar ve aileleriyle, farklı amaçlar belirlenerek yapılması ve sonuçlarının incelenmesi önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: BIE teknolojisi, Koçluk, Aile koçluğu, Zihin yetersizliği, Ev içi beceriler, Günlük yaşam becerileri, Eşzamanlı ipucuyla öğretim uygulaması
Teknoloji destekli yabancı dil öğretiminin özel yetenekli bireylerin İngilizce tutumuna etkisi
Araştırmanın amacı teknoloji ile zenginleştirilmiş yabancı dil öğretiminin özel yetenekli bireylerin İngilizce tutumuna etkisini belirlemektir. Araştırma kapsamında özel yetenekli bireylere, belirlenen kazanımların farklı teknolojik araçlar kullanılarak daha etkili ve kalıcı olarak öğretilmesine yönelik etkinlikler hazırlanarak uygulanmış ve bu uygulamaların öğrencilerin İngilizce tutumuna olan etkisi incelenmiştir. Araştırma karma yöntem kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmaya amaçlı örneklem seçimi doğrultusunda Bilecik ili Bilim ve Sanat Merkezi' nde öğrenim gören 6. ve 7. sınıf toplam 30 öğrenci katılım sağlamıştır. Araştırma kapsamında üstün yetenekli bireylerin İngilizce dersine yönelik tutumlarını ölçmek için Orakcı (2017) tarafından tasarlanan 'İngilizce Dersine Yönelik Tutum Ölçeği' kullanılmıştır. Bununla beraber sekiz haftalık teknoloji destekli İngilizce öğretimi süresi boyunca araştırma günlükleri tutulup süreç sonunda araştırmacı ve bir uzman tarafından hazırlanan görüşme soruları ile öğrencilerin sürece dair görüşleri alınmıştır. Çalışmada karma yöntem benimsendiğinden veri analizi iki farklı şekilde yapılmıştır. Nicel veriler analiz edilirken SPSS programı ile ilişkili örneklem t-testi analizi, toplam ve ortalamalar; nitel verilerin analizinde ise tümevarım ve içerik analizi kullanılmıştır. Öğrencilere sekiz hafta boyunca uygulanan teknoloji destekli İngilizce öğretimi programının öğrencilerin İngilizce tutumlarında olumlu yönde bir etkiye sahip olduğu belirlenmiştir. Bununla birlikte her hafta kullanılan teknolojik araçları kullanarak öğrenciler çeşitli dijital hikâyeler, kelime bulutları, oyunlar, yarışmalar ve sınavlar şeklinde çeşitli etkinlikler oluşturmuşlardır. Öğrenciler teknoloji destekli yabancı dil öğretimi sürecini güzel ve eğlenceli bulduklarını ve bu uygulamanın onların İngilizce dersine olan ilgilerini olumlu yönde etkilediğini dile getirmişlerdir. Sürece dair yaşanan sıkıntılar konusunda öğrenciler genel olarak internet kaynaklı sıkıntıların olduğunu ve bunun gerekli alt yapı güçlendirmesi ile çözümlendirilmesi önerisinde bulunmuşlardır. Ayrıca öğrenciler sekiz haftalık uygulama sürecinin onlara en fazla kelime becerisi konusunda katkı sağladığı, teknolojik araçların İngilizce öğretiminde kullanılmaya devam edilmesinin ve buna gerekçe olarak ta teknoloji destekli İngilizce derslerinin eğlenceli ve keyifli olmasını ifade etmişlerdir. Öğrenciler son olarak teknolojik araçların dersin pekiştirme aşamasında kullanılmasının faydalı olacağını belirtmişlerdir. Araştırma günlüğü analiz sonucunda ise üç ana kategori ve yirmi alt kategori elde edilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre teknoloji ile zenginleştirilmiş öğretim yöntemlerinin öğrencilerin İngilizce dersine yönelik tutumlarını olumlu yönde arttırmada önemli bir etkiye sahip olduğu ortaya koyulmuştur. Çalışma neticesinde ele alınan teknoloji ile zenginleştirilmiş dil öğretimi yönteminin öğrencilerin kelime, dil bilgisi, dinleme, konuşma, okuma ve yazma becerileri açısından İngilizce öğretiminde geleneksel öğretim ortamlarına önemli bir alternatif olma potansiyeli vurgulanmaktadır.
İlkokulda yabancı dil öğretiminde ana dil ve hedef dil kullanım durumu
Amaç: Araştırmanın temel amacı ilkokulda yabancı dil öğretiminde ana dil ve hedef dilin kullanılma durumunu belirlemektir. Araştırmada dil öğrenme sürecinde ilkokul 2. Sınıf öğrencilerinin ve öğretmenlerinin hedef dil ve ana dili nasıl kullandığı, hedef dil ve ana dilin fonksiyonlarını ve etkileşimlerini derinlemesine incelenmesi hedeflenmektedir. Yöntem: Durum çalışması olarak desenlenen araştırmaya 72 öğrenci ve 2 İngilizce öğretmeni katılmıştır. Araştırmada nitel veri toplama yöntemlerinden faydalanılmıştır. Gözlem, yarı-yapılandırılmış görüşme ve araştırmacı günlüğünden elde edilen veriler betimsel analiz tekniğinden faydalanılarak analiz edilmiştir. Araştırmada İlkokul 2. Sınıf İngilizce Öğretmenlerinin dil öğretim sürecinde hedef dil ve ana dil kullanmaya yönelik görüşleri belirlenmeye çalışılmıştır. Ayrıca 3 farklı 2. Sınıf şubesinin İngilizce dersleri 3 ay boyunca gözlemlenmiş ve öğrenci davranışları, sınıf yönetimi, dile ait etkileşimlerle ilgili araştırmacı günlükleri tutulmuştur. Bulgular: Hedef dilin öğretmen ve öğrenciler tarafından dil öğretiminde bir araç olarak kullanıldığı, ana dilin ise dil öğretiminde kolaylaştırıcı bir unsur olarak kullanıldığı belirlenmiştir. Sadece hedef dil konuşabilen İngilizce Öğretmenin dersinde ana dili Türkçe olan İngilizce Öğretmenine göre öğrencilerin sınıfta daha çok hedef dil kullandığı gözlemlenmiştir. Son olarak her iki yabancı dil öğretmeni de derslerde %5-10 oranında ana dile yer verilmesi gerektiğini belirtmişlerdir. Anahtar Kelimeler: Ana dil, Hedef dil, Hedef dil ve Ana dilin kullanım amacı, İngilizce öğretimi
Öğretmenlerin hizmet içi müze eğitimine ilişkin görüş ve deneyimlerinin incelenmesi
Amaç: Bu çalışmanın amacı, hizmet içi eğitimi kapsamında müze eğitimi programına katılan öğretmenlerin, bu eğitime ilişkin görüşlerini ve eğitimden sonra gerçekleştirilen müze gezisi esnasında yaşadıkları deneyimleri incelemektir. Yöntem: Bu çalışmada nitel araştırma desenlerinden olgubilim deseni kullanılmıştır. 2019-2020 eğitim öğretim yılında Eskişehir ilinde hizmet içi müze eğitimi alan öğretmenlerden ölçüt örnekleme tekniği kullanılarak belirlenen 12 katılımcı ile yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılarak görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Toplanan araştırma verileri içerik analizi tekniği ile analiz edilip bulgulara ulaşılmıştır. Bulgular: Hizmet içi müze eğitiminin, öğretmenlerin müze eğitimi ve sanatsal farkındalıklarını arttırdığı ve onlara müzede etkinlik yapma, planlama ve ölçme değerlendirme yapma anlamında katkı sağladığı, yaratıcılık, estetik düşünme, iletişim becerisi ve özgüvenlerini geliştirdiği tespit edilmiştir. Katılımcıların müze eğitimi aldıktan sonra, müze gezisi deneyimlerinin daha verimli geçtiği ve müzeleri eğitim ortamı olarak kullanma anlamında farkındalıklarının arttığı bulgusuna ulaşılmıştır. Sonuç ve Öneriler: Araştırmanın bulguları sonucunda, müze eğitimi alan öğretmenlerin, müze eğitimine ve müzeleri bir eğitim ortamı olarak kullanmaya yönelik tutumlarının olumlu yönde değiştiği söylenebilir. Müze gezisi deneyimlerinin ise müze eğitimi aldıktan sonra olumlu yönde değiştiği sonucuna varılmıştır. Hizmet içi müze eğitimini alma konusunda öğretmenlerin daha fazla teşvik edilmesi önerilebilir. Anahtar kelimeler: Müze, Müze gezisi, Müze eğitimi, Hizmet içi eğitim, Öğretmen görüşü.
Yükseköğretimde uzaktan tezsiz yüksek lisans eğitimine ilişkin öğrencilerin ve akademisyenlerin görüşlerinin incelenmesi
Amaç: Bu araştırmada, tezsiz yüksek lisansta uzaktan eğitim yoluyla ders veren akademisyenlerin ve tezsiz yüksek lisansta uzaktan eğitimle ders alan tezsiz yüksek lisans öğrencilerinin, yükseköğretimde uzaktan eğitime ilişkin görüşlerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Buradan hareketle, tezsiz yüksek lisansta uzaktan eğitime yönelik memnuniyeti, olumlu ve olumsuz eleştirileri ortaya koyarak öğrencilerin ve akademisyenlerin görüşlerine dayalı olarak değerlendirilmesi hedeflenmektedir. Yöntem: Bu araştırma nitel araştırma desenlerinden durum çalışması olarak desenlenmiştir. Bu araştırmanın çalışma grubunu, 2021-2022 eğitim öğretim yılında Eskişehir'de uzaktan eğitim yoluyla tezsiz yüksek lisans eğitimi alan 17 öğrenci ve Eskişehir'de tezsiz yüksek lisans programlarında uzaktan eğitim yoluyla ders veren 8 akademisyen oluşturmaktadır. Bu araştırma kapsamında verilerin toplanmasında yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Elde edilen veriler içerik analizi kullanılarak analiz edilmiştir ve analiz sonuçlarında temalar, kategoriler ve kodlar oluşturulmuştur. Bulgular: Katılımcı öğrencilerin yüksek lisans eğitimlerinde bölüm tercihlerini büyük bir kısmının kişisel gelişim için yaptıkları sonucuna ulaşılmıştır. Katılımcı öğrencilerin çoğunluğu uzaktan eğitimin avantajlarından bahsederek özellikle zaman, derslerin kayıt altına alınmasına vurgu yapmışlardır. Benzer şekilde katılımcı akademisyenlerin geneli de uzaktan eğitimin zaman ve derslerin kayıt altına alınması açısından avantajlı olduğunu ifade etmişlerdir. Araştırmaya katılan tezsiz yüksek lisans öğrencileri, uzaktan eğitimin dezavantajlarının daha çok kısıtlı etkileşim (akademisyenler-öğrenciler, öğrenci-öğrenci etkileşimi), teknik problemler ve iletişim problemleri olduğunu ifade etmişlerdir. Akademisyenler ise daha çok kısıtlı etkileşim (akademisyenler-öğrenciler, öğrenci-öğrenci etkileşimi) olmasını, iletişim problemleri ve ölçme değerlendirme sürecini uzaktan eğitimin dezavantajları olarak vurgulamışlardır. Öğrencilerin çoğunluğu ve akademisyenlerin bir kısmı yüksek lisans derslerinin yüz yüze olmasını tercih etmektedir. Katılımcı öğrenciler, derslerin içeriğini yararlı ve yeterli bulmaktadır. Akademisyenlerin çoğunluğu derslerin içeriğinin uygun olduğu yönünde görüş bildirmiştir. Araştırmaya katılan öğrencilerin çoğunluğunun teknik sorunlarla karşılaştığına ulaşılmıştır. Diğer yandan, araştırmaya katılan akademisyenlerin ise daha çok sınıf kontrolü sorunuyla karşılaştığı tespit edilmiştir. Sonuç ve Öneriler: Öğrenciler ve akademisyenlerin büyük bir kısmı uzaktan eğitimin avantajlarının zaman ve derslerin kaydedilmesi, dezavantajlarının ise kısıtlı etkileşim ve iletişim olduğunu belirtmiştir. Akademisyenlerin ve öğrencilerin çoğunluğu derslerin içeriğine yönelik olumlu görüş bildirmiştir. Hem öğrenciler hem de akademisyenler daha çok derslerin işlenişine yönelik önerilerde bulunmuştur. Ders yönetim sistemi üzerinden öğrenciler ve akademisyenler daha sık mail ve toplu mail yoluyla iletişim kurarak senkron olarak aktif şekilde platform kullanılması önerilebilir.
Özel eğitim öğretmenlerinin özel gereksinimli bireylerin eğitiminde aile katılımı hakkında görüş ve önerileri
Amaç: Bu araştırmanın amacı, özel eğitim öğretmenlerinin özel gereksinimi bi- reylerin eğitimine aile katılımı hakkındaki görüş ve önerilerini öğretmenlerin deneyimle- rine dayalı olarak incelemektir. Yöntem: Bu çalışma nitel araştırma yöntemlerinden fenomenoloji yaklaşımına göre desenlenmiştir. Veriler yarı yapılandırılmış görüşme tekniği ile toplanmıştır. Özel eğitim sınıflarında görev yapan ve ailelerle etkileşimde olan 22 özel eğitim öğretmeni ile yüz yüze görüşme gerçekleştirilmiştir. Görüşme soruları aracılığıyla katılımcıların aile katılımına ilişkin görüş ve önerileri belirlenmiştir. Görüşmeler sonucunda elde edilen ve- riler içerik analizi kullanılarak analiz edilmiştir. Bulgular: Yapılan veri analizi sonucunda beş tema ve 17 kategoriye ulaşılmış- tır. Düşünceler, uygulamalar, aile katılım düzeyi, güçlükler ve öneriler temaları kendi iç- lerinde kategorilere ayrılmıştır. Düşünceler teması, olumlu ve olumsuz olarak kategori- lere ayrılmıştır. Uygulamalar teması evde katılım, okulda katılım, hem evde hem okulda katılım ve diğer katılım uygulamaları olarak kategorilere ayrılmıştır. Aile katılım düzeyi katılım sıklığı, katılımı etkileyen değişkenler, katılan üyeler ve katılımın aile üyelerine göre dağılımı olarak kategorilere ayrılmıştır. Güçlükler teması aile ile ilişkili güçlükler, öğretmen ile ilişkili güçlükler ve diğer güçlükler olarak kategorilere ayrılmıştır. Öneriler teması iş birliği, eğitim, etkileşim ve uyarlama olarak kategorilere ayrılmıştır. Belirlenen bu tema ve kategoriler katılımcıların görüşlerinden yapılan alıntılar ve örneklerle açık- lanmıştır. Sonuç ve Öneriler: Araştırma sonunda katılımcıların, aile katılımını önemli gör- dükleri ancak aile katılımına yönelik programın olmadığı, katılımcıların aile katılımı ko- nusunda yeterli bilgiye sahip olmadıkları, aile katılımı düzeyinin yeterli olmadığı ve aile katılımının birçok değişkenden etkilendiği, aile katılımını gerçekleştirirken özellikle ai- leye ilişkin güçlüklerle karşılaştıkları sonucuna ulaşılmıştır. Özel gereksinimi bireylerin eğitimine aile katılımını arttırmak için aile eğitimlerinin tanılama sonrasında verilmesi, öğretmenlerle aile katılımına ilişkin hizmet içi eğitimlerin verilmesi, özel eğitim öğret- men adaylarının öğretmenlik uygulaması derslerine aile katılımı planlaması ve uygula- ması eklenmesi önerilmektedir. Anahtar kelimeler: aile katılımı, ebeveyn katılımı, özel gereksinimli birey, öğretmen, fenomenoloji
Otizm spektrum bozukluğu olan çocukların sohbet etme becerilerini geliştirmede replikli öğretimin etkisi
Amaç: Araştırmanın amacı otizm spektrum bozukluğu olan çocukların fotoğraflar hakkında sohbet etme becerilerini geliştirmede replikli öğretimin etkililiğini incelemektir. Ayrıca, öğretim tamamlandıktan sonra katılımcıların edindikleri beceriyi koruma düzeyi ve farklı kişilere genelleyebilme düzeyi üzerindeki etkisi de incelenmiştir. Yöntem: Araştırma, yaşları 7-9 arasında değişen otizm spektrum bozukluğu olan iki erkek bir kız olmak üzere üç çocuk ile gerçekleştirilmiştir. Her katılımcının sohbet konusu ilgi duyduğu etkinlikler arasından seçilmiştir ve her katılımcı için dört replik hazırlanmıştır. Katılımcıların 4-5 sözcükten oluşan repliklerle sıra alarak sohbet etmesi amaçlanmıştır. Araştırmada sesli replikler kullanılmıştır. Replikler ve fotoğraflar iPhone aracılığıyla sunulmuştur. Araştırmada, tek denekli araştırma modellerinden katılımcılar arası yoklama denemeli çoklu yoklama modeli kullanılmıştır. Ayrıca araştırmanın her aşamasında gözlemciler arası güvenirlik ve uygulama güvenirliği verileri toplanmıştır. Bulgular: Etkililik bulguları replikli öğretimin otizm spektrum bozukluğu olan üç bireyin fotoğraflar hakkında sohbet etme becerilerini geliştirmede ve bu becerileri öğretim tamamlandıktan 1, 3, 4 ve 20 hafta sonrasında koruyup farklı kişilere genellemelerinde oldukça etkili olduğunu göstermektedir. Sosyal geçerlik bulgularına göre özel eğitim öğretmenleri replikli öğretimin ilgi çekici olduğu, iletişim kurmaya teşvik edici özellik taşıdığı, sosyal becerilerdeki eksikliğin kapatılmasında yardımcı olabileceği, zaman ve maliyet açısından ekonomik olduğu yönünde olumlu görüşler bildirmişlerdir. Sonuç ve Öneriler: Replikli öğretimin otizm spektrum bozukluğu olan çocukların sohbet etme becerilerini geliştirmede etkili olduğu belirlenmiştir. Replikli öğretim otizm spektrum bozukluğu olan bireylere, ortak dikkat, duyguları ayırt etme, etkileşim başlatma ve sohbet etme gibi pek çok farklı becerinin öğretiminde kullanılmaktadır. İleri araştırmalarda replikli öğretimin doğal bağlamlarda otizm spektrum bozukluğu olan bireylere farklı iletişim becerilerinin kazandırılmasındaki etkisi incelenebilir. Anahtar sözcükler: Otizm spektrum bozukluğu, replikli öğretim, sohbet etme, iPhone.
Öğretim elemanlarının örgütsel ikiyüzlülük algıları ile psikolojik iyi oluşları arasındaki ilişkinin incelenmesi
Amaç: Araştırmanın amacı öğretim elemanlarının örgütsel ikiyüzlülük algılarıyla psikolojik iyi oluşları arasındaki ilişkiyi ortaya koymaktır. Yöntem: Araştırmada ilişkisel model kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini Eskişehir ili üniversitelerinin öğretim elemanları, örneklemini ise Eskişehir'deki üç farklı üniversiteden 345 öğretim elemanı oluşturmaktadır. Veriler, örgütsel ikiyüzlülük ve psikolojik iyi oluş ölçeklerinin uygulanması ile elde edilmiştir. Elde edilen verilere, SPSS 26 istatistik programı kullanılarak betimsel istatistikler, normal dağılım, güvenirlik testi, ttest, tek yönlü varyans analizi, korelasyon ve çoklu regresyon analizleri yapılmıştır. Bulgular: Öğretim elemanlarının örgütsel ikiyüzlülüğün birinci, ikinci ve üçüncü alt boyutları, örgütsel ikiyüzlülük toplam algıları ile psikolojik iyi oluş algıları arasında negatif yönde orta düzeyde anlamlı ilişkiler belirlenmiştir. Uygulamalardaki tutarsızlıklar boyutunda olumsuz ve düşük düzeyde anlamlı ilişkiye ulaşılmıştır. Öğretim elemanlarının örgütsel ikiyüzlülük toplam puanları ile sözlerin tutulması, iç yapı ve çevre arasındaki uyum, uygulamalardaki tutarsızlıklar puanları arasında yüksek düzeyde pozitif yönde anlamlı ilişkilere ulaşılmıştır. Öğretim elemanlarının örgütsel ikiyüzlülük algıları öğretim elemanlarının psikolojik iyi oluşlarını olumsuz yönde yordamaktadır. Bulgular, örgütsel ikiyüzlülük bağımsız değişkeninin öğretim elemanlarının psikolojik iyi oluş puanlarının %19'unu açıklayabildiğini ortaya koymaktadır. Sonuç ve Öneriler: Araştırma sonucuna göre, öğretim elemanlarının örgütsel ikiyüzlülük algıları ile psikolojik iyi oluşları arasında negatif yönlü anlamlı bir ilişki saptanmıştır. Bu sebeple öğretim elemanlarının örgütsel ikiyüzlülük algılarını etkileyen faktörlerin incelenmesi, yükseköğretim kurumlarının gerek liderlik gerekse örgütsel olarak söylemleri, kararları ve uygulamaları arasında tutarlı politikaları hayata geçirerek öğretim elemanlarının psikolojik iyi oluşlarının arttırabileceği önerilmektedir. Anahtar kelimeler: Yükseköğretim kurumları, Örgütsel ikiyüzlülük, Psikolojik İyi oluş, Öğretim Elemanları