Eskişehir Technical Üniversity
Discipline

Department of Physical Education and Sports Teaching

Eskişehir Technical Üniversity

126

Archived Theses

1

DOIs Assigned

1%

DOI Rate

Discipline

50 Theses
Master'sOpen AccessTR

Yüzme sporcularında; psikolojik dayanıklılık, sporda başarı motivasyonu ve kaygı düzeyleri arasındaki ilişkinin karşılaştırılması

Yüzme, fiziksel dayanıklılığın yanı sıra psikolojik sağlığın da ön planda olduğu bir spor dalıdır. Bu bağlamda, hangi psikolojik faktörlerin sporcuların performansını olumlu veya olumsuz etkilediğini belirlemek, antrenman programlarının ve psikolojik destek hizmetlerinin daha etkili bir şekilde tasarlanmasına katkı sağlayabilir. Bu çalışma, yüzme sporcularının psikolojik durumlarına odaklanarak, bu faktörlerin birbirleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu ve sporcuların performanslarına olan potansiyel etkilerini anlamayı amaçlamaktadır. Araştırmanın evrenini Kırşehir ilinde aktif olarak yüzme branşıyla ilgilenen 18 yaş üstü sporcular oluşturmaktadır. Örneklem grubunu ise tesadüfi yöntem ile seçilen 309 yüzme sporcusu oluşturmaktadır. Çalışmada, Friborg ve arkadaşları (2003) tarafından geliştirilen "Yetişkinler İçin Psikolojik Dayanıklılık Ölçeği"; Willis (1982) tarafından geliştirilen "Spora Özgü Başarı Motivasyonu Ölçeği"; Spielberger, Gorsuch ve Lushene (1970) tarafından geliştirilen "Durumluk Sürekli Kaygı Ölçeği" kullanılmıştır. Çalışma, yüzme sporcularının psikolojik dayanıklılık, başarı motivasyonları ve kaygı düzeylerini hem birbirleri ile hem de yaş, cinsiyet, eğitim durumu, aylık gelir durumu, haftalık antrenman saatleri gibi demografik ve spesifik değişkenlere göre karşılaştırmıştır. Bu karşılaştırma sonucunda, psikolojik dayanıklılık ölçeğinin sosyal kaynaklar alt boyutu ile aylık gelir durumu arasında; sosyal yeterlilik alt boyutu ile spor dışında ek gelir için herhangi bir yerde çalışıyor musunuz? değişkeni arasında anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir. Spora özgü başarı motivasyonu ölçeğinin başarıya yaklaşma güdüsü alt boyutu ile yaş, haftalık antrenman saatleri ve spor dışında ek gelir için herhangi bir yerde çalışıyor musunuz? değişkenleri arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir. Sürekli kaygı ile aylık gelir durumu arasında ise ters yönlü bir ilişki bulunmuştur. Yine, spora özgü başarı motivasyonu ölçeği ile yetişkinler için psikolojik dayanıklılık ölçeğinin orta seviyede ve pozitif yönde birbirlerini etkiledikleri görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Kaygı, Motivasyon, Psikolojik Dayanıklılık, Yüzme.

Ceren Özdemir
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

11-13 yaş gruplarında futbola özgü fonksiyonel antrenmanların fiziksel uygunluğa etkisinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı 11-13 yaş gruplarında futbola özgü fonksiyonel antrenmanların fiziksel uygunluğa etkisinin incelenmesidir. Araştırmanın çalışma grubunu Aydın ilin 'de yaşları 11-13 olan 20 futbolcu oluşturmuştur. Kontrol grubunu ise Aydın ilin'de yaşları 11-13 olan 10 futbolcu oluşturmuştur. Araştırmada yer alan gruplar, çalışma grubu ve kontrol grubu olmak üzere 2 şekildedir. Her iki gruba da başlangıçta boy ve kilo ölçümü yapılmış ardından, fiziksel uygunluğu belirlemede kullanılan, euro-fit test bataryasında bulunan flamingo denge testi, esneklik testi, durarak çift bacak ileri sıçrama testi, sürat testi, 10x5 mekik koşusu testi uygulanmıştır. Daha sonra çalışma grubuna 8 hafta boyunca haftada 3 gün 1 er gün ara ile jogging koşusunun ardından dinamik ısınma daha sonra futbola özgü fonksiyonel antrenmanlardan kuvvet ,dayanıklılık, sürat ve koordinasyon antrenmanları uygulandı(ek1), antrenman sonunda ise çift kale maç yaparak çalışmalarını sonlandırmışlardır. Kontrol grubu ise antrenmanlarda sadece jogging koşu ve çift kale futbol maçı yaparak çalışmalarını sonlandırmıştır. 8. Hafta sonunda iki gruba da tekrar boy ve kilo ölçümü ardından fiziksel uygunluğu belirlemede kullanılan euro-fit test bataryası uygulanmış ve sonuçlar karşılaştırılarak incelenmiştir. Sonuç olarak bu çalışma 11-13 yaş gruplarında futbola özgü fonksiyonel antrenmanlarına tabi tutulan çalışma grubunun fiziksel uygunluk parametrelerine katkısının olduğu görülmüştür. Bunun yanı sıra kontrol grubuna uygulanan çift kale maç programının da kontrol grubundaki sporcuların bazı parametrelere katkı sağladığı görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Fiziksel uygunluk, Fonksiyonel antrenman, Futbol

AntrenmanErgenlerFiziksel uygunluk+5
Murat Aydın
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Türk hukuk sisteminde profesyonel futbolcu sözleşmelerinin incelenmesi

Profesyonel futbolcu sözleşmesi, profesyonel olarak futbol oynamak isteyen sporcular ile bünyesinde profesyonel olarak futbol branşı barındıran kulüpler arasında imzalanan sözleşmelerdir. İş sözleşmesi niteliğinde olan profesyonel futbolcu sözleşmeleri Türkiye Futbol Federasyonun belirlediği talimatlar dahilinde düzenlenir. Sözleşmenin tarafları arasında karşılıklı borç ve hak ilişkisi doğurur ve tarafların bunlara riayet etmesi esastır. Sözleşmenin süresi içinde veya bitiminde ortaya çıkacak anlaşmazlıklar TFF dahilinde oluşturulan uyuşmazlık çözüm kurulu tarafından incelenir ve bu kurulun verdiği kararlara karşı taraflar tahkim kuruluna başvurma hakları mevcuttur. Bu çalışmanın amacı, futbolun büyük ilgi gördüğü Türkiye'de kulüpler ve profesyonel futbolcular arasındaki hukuki ilişkiyi incelemektir. Bu amaç doğrultusunda da bir futbolcunun kulübe transferi veya mevcut futbolcunun aynı kulüpte oynamasına devam etmesini hukuki olarak resmileştiren profesyonel futbolcu sözleşmeleri 'futbolcu iş sözleşmesi ve kavramlarını, sözleşmeden doğan hak ve borçları, profesyonel futbolcu sözleşmesini, sözleşmenin sona ermesi ve sonuçlarını ve uyuşmazlıkların çözümü' adlı başlıklar altında incelenmektedir.

Futbol kulüpleriFutbolcularSpor hukuku+2
Ferit Belgin
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Sporun lise öğrencilerinin risk alma davranışı üzerindeki etkilerinin incelenmesi

Bu araştırmada sporun lise öğrencilerinin risk alma davranışı üzerindeki etkisinin bulunup bulunmadığı araştırılmıştır. Ayrıca risk alma davranışları cinsiyete, yaşa, eğitim gördükleri lise türüne, sınıf seviyesine, yaşadıkları yere, ailelerinin ekonomik durumlarına, kardeş sayılarına, anne ve babasının düzenli olarak çalıştıkları iş durumuna, ilgilendikleri spor branşına ve spor yaptıkları yere, sigara ve alkol kullanma durumu ve sosyal hayatlarını ifade etme durumuna göre değişip değişmediğinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın evrenini, Aydın İli Efeler İlçesi İl Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı Yüksel Yalova Güzel Sanatlar Lisesi, Emel Mustafa Uşaklı Anadolu Lisesi, Aydın İncirliova Spor Lisesi, Bahçeşehir Anadolu Lisesi ve Aydın Anadolu Lisesinde öğrenim görmekte olan 2458 lise öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırma örnekleminin belirlenmesinde rastgele örnekleme metodu kullanılmıştır. G.Power 3.10 programı ile etki gücü yüksek düzey bulunmuş ve araştırmaya 401 kişi dahil edilmiştir. Araştırma verilerinin toplanmasında 14 sorudan oluşan kişisel bilgi formu ve Ergenlerde Risk Alma Ölçeği kullanılmıştır. Araştırma verilerinin analizi SPSS (Statististical Package For Social Sciences) 22.00 paket programında analiz edilmiştir. Verilerin analizinde betimleyici istatistikler (frekans, yüzde, aritmetik ortalama, standart sapma), T-Testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA), post-hoc testlerden Scheffe testi kullanılmıştır. Araştırma istatistiksel olarak (p<0.05) anlamlılık değeri üzerinden değerlendirilmiştir. Araştırma sonucunda lise öğrencilerinin cinsiyetlerine, yaşlarına, lise türlerine, sınıf seviyelerine, ailelerinin ekonomik durumlarına, kardeş sayılarına, spor branşlarına, spor yapma yerlerine, sigara ve alkol kullanımlarına ve sosyal hayatlarını ifade etme durumlarına göre anlamlı farklılıklar bulunmuştur.

Lise öğrencileriRiskRisk alma davranışı+4
Nilüfer Şentuna
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Health Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Farklı spor branşlarında algılanan antrenör davranışlarının sporcuların örgütsel bağlılığına etkisi

Sporcuların hem kendilerine hem de takımlarına olumlu tutumlar geliştirmesi, takımlarına olan örgütsel bağlılıklarının ve takımın beklentilerinin gerçekleştirilmesinde oldukça önemlidir. Çünkü sporcuların takımlarına olan bağlılıkların, aynı zamanda onların başarıları üzerinde de etkili olduğu söylenebilir. Bu sebeple, bu çalışmada farklı spor branşlarındaki antrenörlerin davranışlarının ve yeterliliklerinin sporcuların takımlarına olan etkisini belirlemek amaçlanmıştır. Katılımcıların yaş, cinsiyet, eğitim düzeyi, antrenör cinsiyeti gibi demografik özellikleri çalışmada dikkate alınmıştır. Bu amaç ile yapılan çalışma da genel tarama modellerinden birisi olan kesit alma yaklaşımı ve ilişkisel tarama modeli ile gerçekleştirilmiştir. Bu çalışma 2018-2019 yılı Bolu Gençlik Spor İl Müdürlüğüne bağlı farklı branşlarda lisanslı 212 kadın, 288 erkek olmak üzere yaşları 12-29 arasında 500 katılımcı ile gerçekleştirilmiştir. Verilerin toplanması amacıyla Üzüm ve arkadaşları (2018) tarafından geliştirilen "Algılanan Antrenör Tutum ve Davranış Ölçeği" ve aynı araştırmacı tarafından 2010 yılında geliştirilen "Elit Sporcu Örgütsel Bağlılık Ölçeği" kullanılmıştır. Toplanan veriler SPSS 24.0 programına işlenmiş ve gerekli analizler yapılmıştır. Verilerin dağılımları normal olmadığı için ikili grupların karşılaştırılmasında Mann Whitney-U; ikiden fazla grubun karşılaştırılmasında ise Kruskal-Wallis analizleri kullanılmıştır. Sporcuların antrenörlere yönelik tutum ve davranış puanları ile örgütel bağlılık puanları arasındaki ilişkiyi ortaya koyabilmek için Sperman-Rho Korelasyonu kullanılmıştır. Verilerin analizleri sonucunda sporcuların cinsiyetlerinin gruplar arasında antrenörlerin tutum ve davranışları üzerinde anlamlı bir fark olmadığı belirlenmiştir. Sporcuların eğitim durumları açısından gruplar arasındaki anlamlılık düzeyi incelendiği zaman eğitim düzeyi üniversite olan sporcuların lehine anlamlı bir farkın olduğu belirlenmiştir. Sporcuların eğitim seviyesi yükseldikçe çevreyi algılama şekilleri değişeceği için antrenörlerin karakteristik özelliklerinin farklı olabileceği söylenebilir. Yabancılaşma alt boyutunda sporcuların yaşları küçüldükçe anlamlı farklılığın oluştuğu belirlenmiştir. İlgili literatüre bakıldığında yaş seviyesi arttıkça bireylerin farklı imkanlara daha fazla ulaşabilecekleri göz önüne alındığında yabancılaşmanın küçük yaştaki bireylerde daha az görülebileceği ifade edilebilir. Amatör sporcuların spor süreleri ile örgütsel bağlılıkların alt boyutları arasındaki ilişki incelendiğinde grupların arasında anlamlı bir farklılığın olmadığı gözlenmiştir. Antrenör tutum ve davranışları alt boyutları ile örgütsel bağlılık alt boyutları karşılaştırıldığında düşük düzeyde pozitif ilişkilerin olduğu gözlenmiştir. Antrenörlerin davranışlarının sporcuları olumlu yönde etkilemesinin sporcuların takımlarına olan bağlılıkları üzerinde etkili olacağı ifade edilebilir.

AntrenörDavranışSporcular+4
Adem Evcil
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Health Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Bireylerin spora yönelik tutumları ile mutluluk düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi: Aydın Adnan Menderes Üniversitesi akademik personeli üzerine bir uygulama

İnsanlar temelde hareket etme eylemleriyle doğarlar. Multidisipliner alana sahip olan spor, bedensel, sosyal ve psikolojik iyi oluş için her daim insan yaşamında var olması gereken bir eylemdir. İnsanlar, belli nesneler, maddeler ve durumlar karşısında belirli bir hareket, eylem gerçekleştirir, böylece kişisel bir tutum geliştirir ve kazanır. Toplumsal hareketlilik için özellikle ofis çalışanlarının sergilediği spora yönelik tutum önem arz etmektedir. Çalışmamız da Aydın Adnan Menderes Üniversitesinde 2019 yılında aktif olarak görev yapan 190 akademik personelin spora yönelik tutumu ile mutluluk düzeyi arasındaki ilişki incelenmiştir. Bu bağlamda spora yönelik tutum düzeyini belirlemek için Şentürk (2012) tarafından geliştirilen ve geçerlilik güvenilirlik yapılan "spora yönelik tutum ölçeği", mutluluk düzeyini belirlemek içinde Hıll ve Argly (2002) tarafından geliştirilen, Doğan ve Çötok (2011) tarafından Türkçeye uyarlanan "Oxford mutluluk ölçeği kısa formu" kullanılmıştır. Bu amaçla elde edilen veriler SPSS (Statistical Package for Social Sciences ) 21.0 paket programında yer alan "t-testi, one-way anova, post-hoc (tukey test)" analiz sonuçlarına göre raporlandırıldı. Elde edilen sonuçlar neticesinde; Spora yönelik tutum alt boyutlarından "Spora ilgi duyma ve Sporla yaşama" alt boyutlarında tutum düzeylerinin düşük olduğu, "Aktif spor yapma" alt boyutunda tutum düzeyinin yüksek olduğu belirlenmiştir. Spora yönelik tutum ölçeği genelinde ise akademisyenlerin ortalamanın üzerinde bir tutum sergiledikleri yani, spora yönelik tutum düzeylerinin yüksek olduğu belirlenmiştir. Mutluluk düzeylerinde ise ortalamanın altında bir tutuma sahip oldukları, bu yüzden de mutluluk düzeylerinin düşük olduğu belirlenmiştir. Genel değerlendirme de ise; spora yönelik tutum ile mutluluk düzeyi arasındaki anlamlı bir ilişki olmadığı tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Akademisyen, Mutluluk, Spor, Tutum, Üniversite

Akademik personelMutlulukSpor+2
Kutluhan Demir
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Health Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Üniversiteye giriş sınavına hazırlanan öğrencilerin sosyal fizik kaygı ve kilofobi düzeylerinin incelenmesi

Bu çalışmada üniversite sınavına hazırlanan öğrencilerin sosyal fizik kaygı ve kilofobi düzeylerinin bazı değişkenler açısından incelenmesi ve bu iki düzey arasındaki ilişkinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Üniversiteye giriş sınavına hazırlanan öğrencilerin sosyal fizik kaygı ve kilofobi düzeylerinin belirlenmesi açısından genel tarama modelinde bir çalışma olup, öğrencilerin sosyal fizik kaygı ve kilofobi düzeylerinin cinsiyet, yaş, vücut kitle indeksi, spor yapma durumu, haftalık spor yapma günü, anne-baba eğitim durumu, fast-food yeme sıklığı gibi değişkenler açısından farklılık gösterip göstermediği ve sosyal fizik kaygı ve kilofobi düzeyleri arasında ilişkinin belirlenmesi açısından ilişkisel tarama modelinde bir çalışmadır. Çalışma verilerinin toplanmasında, "Kişisel Bilgi Formu", "Sosyal Fizik Kaygı Envanteri" ve "Kilofobi Ölçeği" kullanılmıştır. Çalışmaya, 2018-2019 eğitim-öğretim yılında, Aydın ili Efeler ilçesinde Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bağlı özel öğretim kurumlarında üniversiteye giriş sınavlarına hazırlanan 216 kadın (% 53,9), 185 erkek (% 46,1) olmak üzere toplamda 401 lise son (12.) sınıf öğrencisi katılmıştır. Çalışma sonucunda elde edilen bulgulara göre, öğrencilerin sosyal fizik kaygı düzeyinin cinsiyet, vücut kitle indeksi, spor yapma durumu, haftalık spor yapma günü değişkenleri açısından farklılık gösterdiği sonucuna ulaşılmıştır. Öğrencilerin kilofobi düzeyi bulgularına bakıldığında ise herhangi bir değişken açısından farklılık görülmediği ortaya çıkmıştır. Ayrıca öğrencilerin sosyal fizik kaygı düzeyi ve alt boyutları ile kilofobi düzeyi arasında anlamlı bir ilişkinin olmadığı tespit edilmiştir. Anahtar kelimeler: Kilofobi, lise öğrencisi, obezite, sosyal fizik kaygı.

KilofobiObeziteSosyal görünüş kaygısı+1
Dilay Emiroğlu
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Health Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Artistik cimnastik atlama masası aletinde gerçekleştirilen seçili elementlerin kinematik yöntemlerle incelenmesi

Cimnastik gerek hakem değerlendirmesi gerekse kullanılan hareketler bakımından oldukça teknik bir branştır. Artistik cimnastik branşında atlama masası aleti hem kadınların hem erkeklerin zorunlu yarışma aletleri içerisinde yer almaktadır. Atlama masasında Überşlag ve Kartvil elementleri saltolu ve burgulu uygulanan daha kompleks atlayışlar için temel oluşturan hareketlerdendir. Çalışmanın amacı, artistik cimnastik atlama masası aletinde gerçekleştirilen Überşlag ve Kartvil elementlerinin kinematik yöntemlerle incelenmesidir. Çalışmaya 16 erkek artistik cimnastikçi gençler (n=9), yıldızlar (n=7) kategorisi sporcusu katılmıştır. Çalışma kapsamında sporculara, antropometrik ölçümler, dikey sıçrama ve derinlik sıçraması testleri uygulanmıştır. Ayrıca, kinematik analizler için saniyede 120 kare çekebilen kamerayla görüntü kaydı yapılmıştır. Elde edilen görüntülerin iki boyutlu kinematik analizleri Kinovea ve Tracker programları ile yapılmıştır. Son 10 metre koşu hızlarının (V1, V2, V10) hesaplanması için ise Witty (Microgate, İtalya) kablosuz fotosel sistemi kullanılmıştır. Her bir element için kategoriler bağımsız örneklemler Mann Whitney U testi ile karşılaştırılmıştır. Überşlag ve Kartvil elementleri için V10 (sırasıyla; p=0,007; p=0,039), überşlag elementi için birinci ve ikinci uçuş fazı süreleri değişkenleri kategoriler arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık göstermiştir (sırasıyla; p=0,015 ve p=0,008). Ayrıca, Kartvil elementi için birinci ve ikinci uçuş fazı yüksekliği değişkenleri için kategoriler arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık bulunmuştur (sırasıyla; p=0,013 ve p= 0,005). Çalışmaya katılan sporcuların performansları gerçekleştirmiş oldukları atlayışın başarı puanları hesaplanarak elde edilmiştir. Çalışma sonuçlarına bakıldığında, V10 değeri daha yüksek olan ve tramplen üzerindeki destek süresi daha az olan sporcuların elementleri daha iyi bir performans ile sergilediği yorumu yapılabilir. Antrenörlerin, antrenmanlarda sürati, patlayıcı kuvveti ve kol kuvvetini geliştirici egzersizler içeren çalışmalar yapmasının atlama performansını olumlu yönde etkileyeceği düşünülmektedir. Anahtar kelimeler: Antrenman, Jimnastik, Kinematik, Teknik.

AntrenmanJimnastikKinematik analiz+1
Özge Deniz Turgutoğlu
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Health Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Futbol hakemlerine göre seyirciyi saldırganlığa yönlendiren faktörler

Bu araştırmada futbol hakemlerine göre seyirciyi saldırganlığa yönlendiren faktörler incelenmiştir. Bu araştırma, tarama modeli kapsamında ilişkisel tarama modeli kullanılarak yapılmıştır. Veri toplama aracı olarak, Özmaden (2004) tarafından geliştirilen "Futbol Seyirci Saldırganlığı Ölçeği" kullanılmıştır. Bu çalışmanın evreni, 2019-2020 sezonunda, profesyonel futbol müsabakalarında görev alan Türkiye Futbol Federasyonuna bağlı, Ege Bölgesi hakemleridir. Örneklem grubunu profesyonel olarak aktif hakemlik yapan Aydın (18 kişi), Denizli (24 kişi), İzmir (106 kişi), Muğla (17 kişi) ve Manisa (29 kişi)) illerindeki toplam 195 futbol hakemi oluşturmaktadır. Verilerin analizinde tanımlayıcı istatistik, ve parametrik olmayan testler kullanılmıştır. Ölçeğin güvenirliliği Cronbach's Alpha katsayısı ile belirlenmiştir. Araştırma sonucunda; Meslek değişkeninde sadece spor medyası alt boyutunda p<0.05 düzeyinde anlamlı farklılık vardır. Klasman düzeyinde ise sadece hakem alt boyutunda p<0.05 düzeyinde anlamlı farklılık görülmektedir. "Yaş'', ''Eğitim durumu'', Gelir düzeyi" "Fiziksel saldırıya maruz kalma" değişkenlerinde anlamlı bir farklılık görülmemiştir. Anahtar Kelimeler: Futbol hakemi, Saldırganlık, Şiddet

FutbolFutbol müsabakalarıHakemler+5
Duygu Cantez
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Health Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Aydın Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü çalışanlarının iş stresi ve tükenmişlik düzeylerinin internet bağımlılığına etkisinin incelenmesi

Bu çalışmada Aydın Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü çalışanlarının iş stresi ve tükenmişlik düzeylerinin internet bağımlılığına olan etkisi ve bazı değişkenlere göre aradaki ilişkinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Aydın Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü'nde çalışan bireylerin iş stresi ve tükenmişlik düzeylerinin internet bağımlılığıyla ilişkisinin ve demografik değişkenlere göre incelenmesinin belirlenmesi amacı ile ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmacı tarafından oluşturulan verilerin toplanması için "Kişisel Bilgi Formu", Hause ile Rizzo (1972) tarafından oluşturulan ve Efeoğlu (2006) tarafından Türkçe'ye uyarlanan "İş Stresi Ölçeği", Tükenmişliğin ölçülmesi için araştırmada Maslach ve Jackson (1981) tarafından oluşturulan ve Ergin (1992) tarafından Türkçe'ye uyarlanan "Maslach Tükenmişlik Ölçeği" ve Günüç ile Kayri (2010) tarafından oluşturulan "İnternet Bağımlılığı Ölçeği" kullanılmıştır. Çalışmanın verileri, Aydın Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü'ne bağlı olarak çalışan 93 erkek ve 88 kadın olmak üzere toplamda 181 kişi katılmıştır. Yapılan araştırmanın sonunda edinilen bulgulara göre iş stresi ve tükenmişlik düzeyleri arttıkça internet bağımlılığı düzeyinin de arttığı sonuca varılmıştır. Ayrıca demografik değişkenler ile iş stresi, tükenmişlik ve internet bağımlılığı arasında da anlamlı farklılıklar tespit edilmiştir.

BağımlılıkGençlik ve Spor İl MüdürlüğüStres+7
Yusuf Yeşilyurt
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Health Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Fiziksel aktivitenin teknoloji çağı hastalıkları netlessfobi ve nomofobi ile ilişkisi

Teknolojinin gelişmesi, dijital araçların yaygınlaşması ve sosyal medyanın bilinçsizce kullanılması nedeniyle bireylerde netlessfobi ve nomofobi adı verilen çeşitli teknoloji çağı hastalıkları ortaya çıkmıştır. Netlessfobi ve nomofobi gibi psikolojik rahatsızlıklar gençlerin zihinsel ve sosyal gelişimini olumsuz etkilemektedir. Bu nedenle gençlerde netlessfobi ve nomofobinin ortaya çıkışını engellemeye yönelik koruyucu önlemler alınmalıdır. Gençlerin netlessfobi ve nomofobiden korunmasında fiziksel aktivitenin etkili bir araç olabileceği ön görülmektedir. Bu nedenle araştırmada orta öğretim kurumlarında öğrenim gören öğrencilerde fiziksel aktivitenin netlessfobi ve nomofobi ile ilişkisinin değerlendirilmesi amaçlanmaktadır. Araştırmanın örneklemi 2019-2020 Eğitim Öğretim yılında Aydın ili Efeler ilçesindeki orta öğretim kurumlarında öğrenim gören 986 (n=480 kadın ve n=506 erkek) gönüllü öğrenciden oluşmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak Kişisel Bilgi Formu, Uluslararası Fiziksel Aktivite Anketi, Young İnternet Bağımlılığı Ölçeği ve Nomofobi Ölçeği kullanıldı. Elde edilen veriler SPSS 25,0 paket programında %95 güven aralığında ve 0,05 anlamlılık düzeyinde değerlendirildi. Yapılan istatistiki analizlerde fiziksel aktivite ile internet bağımlığı ve nomofobi arasında negatif yönlü zayıf bir ilişki olduğu bulgusuna ulaşıldı (p<0,05). Araştırmada istatistiki analizlerden elde edilen bulgular doğrultusunda öğrencilerin fiziksel aktivite düzeylerinin artmasına bağlı olarak netlessfobi ve nomofobi görülme riskinin düşük düzeyde de olsa azalabileceği sonucuna ulaşıldı. Bu nedenle öğrenciler ilgi alanlarına uygun fiziksel etkinliklere yönlendirilmelidir. Anahtar Kelimeler: Öğrenci, Netlessfobi, Nomofobi

Fiziksel aktiviteNetlessfobiNomofobi+6
Gülsüm Tanır
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Health Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Fiziksel aktivitenin büro çalışanlarının iş verimliliklerine etkisi

Bu araştırmada kamuda çalışan büro personeline, sekiz hafta fiziksel aktivite uygulatılması iş verimlilikleri üzerine etkisi incelenmiştir. Çalışmaya İzmir ili Belediyelerde çalışan büro personelinin yaşları 27-63 arasında değişen (ort. 41, 30 ± 7, 6 yıl), 25'i (%49, 00) kadın ve 26'sı (%51, 00) erkek olmak üzere toplam 51 kişi katılmıştır. Araştırmaya katılan büro çalışanlarına öncelikli olarak antropometrik ölçümleri (boy, vücut ağırlığı, vücut yağ oranı, vücut kitle indeksi, göğüs çevresi, bel çevresi, kalça çevresi) alınmış, el kavrama testi uygulandı. Tanımlayıcı bilgi formu (yaş, medeni durumu, öğrenim durumu, gelir durumu, kaç yıldır çalıştığı, iş yerine ne ile ulaşım sağladığı, çocuk sayısı) doldurtuldu. Bu ölçümleri takiben (7-g-FADA) Fiziksel aktivite değerlendirme anketi (Karaca ve Turnagöl, 2007) yapıldı.Yönetici tarafından 10 soruluk personel performas (verimlilik) formu doldurtulmuştur. Katılımcıların fiziksel özelliklerinin ön test – son test bağımlı örnet t-testi karşılaştırma sonucunda, Kadın grubunun Vücut yağ oranı, göğüs, bel, kalça ölçümlerinin istatistiksel olarak ortalamalarında anlamlı farklılık bulundu. (P< 0, 05) Kadın grubunun, Vücut ağırlığı, Vücut kitle indeksi ve el kavrama kuvveti ölçümleri arasında istatistiksel olarak ortalamalarında anlamlı farklılık bulunmamıştır.(P>0, 05) Erkek grubunun, Vücut ağırlığı, vücut yağ oranı, vücut kitle indeksi, göğüs, kalça ölçümlerinin istatistiksel olarak ortalamalarında anlamlı farklılık bulundu. (P<0, 05) personel performas (verimlilik) parametrelerinde ön test – son test t testi karşılaştırma sonuçlarında verimlilik kriterlerinde istatistiksel olarak ortalamalarında anlamlı farklılık bulundu. (P < 0, 001) Sonuç olarak; Araştırmaya düzenli ve istekli fiziksel aktivite uygulamasına katılan bireylerde fiziksel uygunluk ve iş verimliliği açısından yararlı olduğu sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Fiziksel Aktivite, İş Verimliliği, Büro Çalışanları

Büro personeliFiziksel aktivitePerformans+3
Hülya Söğüt Yazıcı
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Health Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaöğretim öğrencilerinin sportmenlik davranışları ile saldırganlık düzeyi arasındaki ilişkinin incelenmesi

Amaç: Bu çalışma ortaöğretim öğrencilerinin sportmenlik davranışları ile saldırganlık düzeyi arasındaki ilişkinin incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Gereç ve Yöntem: Araştırma analitik-kesitsel olarak 2019-2020 eğitim öğretim yılında Çine İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı ortaöğretim kurumlarında aktif olarak eğitim öğretim gören 231 kadın 122 erkek öğrenci ile gerçekleşmiştir. Veriler araştırmacı tarafından hazırlanan kişisel bilgi formu, Kiper, (1984) tarafından geliştirilen Saldırganlık Envanteri, Koç, (2013) tarafından hazırlanmış olan beden eğitimi dersi sportmenlik davranışı ölçeği ile toplanmıştır. Verilerin analizinde tanımlayıcı istatistikler T testi, One Way Anova ve Tukey HDS kullanılmıştır. Bulgular: Araştırmaya katılan öğrencilerden, kadınların (x̄=4,08) erkeklerden (x̄=3,69) istatiksel olarak anlamlı ölçüde sportmen olduğu bulunmuştur (p=0,00). Okulun sportif aktivitelerine katılan öğrencilerle (x̄=5,31), katılmayan öğrenciler (x̄=5,02) arasında dikkat çeken istatiksel fark atılganlık boyutundadır (p=0,10). Sınıf seviyesi yükseldikçe öğrencilerde sportmen davranış sergileme tutumu düşerken (p=0,00), saldırganlık eğiliminde istatiksel olarak artış görülmüştür (p=0,12). Lisanssız olarak spor yapan öğrenciler, Lisanslılara göre (p=0,10); Sporculuk yılı düşük olanlar (1-3 yıl), yüksek olanlara (7+ yıl) göre anlamlı düzeyde sportmen bulunmuştur. Bu değişkenler için saldırganlık boyutunda negatif ilişki olduğu görülmüştür. Sonuç: Bu çalışmada öğrencilerin genel olarak sportmen davranış sergileme tutumları yüksek olduğunda negatif bir ilişkiyle saldırganlık seviyelerinde düşme görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Sportmenlik, Saldırganlık, Beden eğitimi ve spor, Lise

Lise öğrencileriSaldırganlıkSpor faaliyetleri+3
Serdar Önel
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Health Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Takım sporu ve bireysel spor yapan sporcuların batıl inanç düzeylerinin başarı motivasyonuna olan etkisinin incelenmesi

Amaç:Bu araştırmada takım sporu ve bireysel spor yapan sporcuların batıl inanç düzeylerinin başarı motivasyonuna etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır.Gereç ve Yöntem: Araştırmanın evreni Spor Bilimleri Fakültesi öğrencilerini kapsamaktadır. Maliyet ve ulaşılabilirlik unsurları da göz önüne alınarak araştırmanın örneklemini Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi öğrencilerinden oluşturulmuştur. Çalışmada kullanılan ölçme aracının katılımcılara uygulanması için en uygun zamanlar belirlenerek katılımcılara Google Drive üzerinden ulaşılmış ve katılımda gönüllülük esas alınmıştır. Toplamda (n=223) kişiye ulaşılmış olup 223 form değerlendirmeye alınmıştır. Araştırmada ilgili verilerin toplanması için kullanılmış olan anket üç bölümden oluşmuştur. Birinci bölümde araştırmacı tarafından oluşturulan kişisel bilgiler formu, ikinci bölümde Sporda Batıl İnanç ve Davranış Envanteri, üçüncü bölümde Spora Özgü Başarı Motivasyon Ölçeği (Sports-Specific Motive Scale) oluşturulmuştur. Elde edilen veriler SPSS 25.0 paket programı kullanılarak istatistiksel analiz yapılmıştır.Bulgular: Sporda Batıl İnanç ve Davranışları ile Spora Özgü Başarı Motivasyon düzeyleri arasında anlamlı ve pozitif yönde bir ilişki olduğu görülmektedir sonucuna ulaşılmıştır. Sporda Batıl İnanç Davranışı Ölçeği ile katılımcıların; branş ve spor geçmişi değişkenleri arasında yapılan Manova analizi sonucu istatistiksel olarak anlamlı farklılık görülmüştür (p<0.05). Serbest Spora Özgü Başarı Motivasyon Ölçeği ile katılımcıların boy uzunluğu (cm), branş, spor geçmişi değişkenleri arasında yapılan Manova analizi sonucu istatistiksel olarak anlamlı farklılık görülmektedir (p<0.05). Katılımcıların Sporda Batıl İnanç ve Davranış düzeyleri dua etme boyutu dışında ölçek toplamı ve tüm alt boyutlarda düşük düzeyde olduğu görülürken, dua etme alt boyutunun orta düzeyde olduğu görülmektedir. Spora Özgü Başarı Motivasyon düzeyleri ise ölçek toplamı ve Güç Gösterme Güdüsü alt boyutunda yüksek düzeydeyken, Başarıya Yaklaşma Güdüsü ve Başarısızlıktan Kaçınma Güdüsü alt boyutlarında orta düzeyde olduğu görülmektedir.Sonuç: Yapmış olduğumuz bu çalışma sonucunda Sporda Batıl İnanç ve Davranışları ile Spora Özgü Başarı Motivasyonun düzeyleri arasında anlamlı ve pozitif yönde bir ilişki olduğu görülmüştür. Sporda Batıl İnanç Davranışı ile Branş değişkeni Uğurlu Sayılan Nesneler alt boyutunda istatistiksel olarak anlamlı farklılık görülmektedir. Sporda Batıl İnanç Davranışı ile Spor Geçmişi değişkeni arasında yapılan analizi sonucu Ölçek toplamı Giyim ve Görünüş, Uğurlu Sayılan Nesneler, Takım Davranımları ve Dua Etme alt boyutlarında istatistiksel olarak anlamlı farklılık görülmektedir. Spora Özgü Başarı Motivasyonu ile branş değişkeni arasında yapılan analizi sonucu sadece Güç Gösterme Güdüsü alt boyutunda istatistiksel olarak anlamlı farklılık olduğu görülmektedir. Spora Özgü Başarı Motivasyonu ile Spor Geçmişi değişkeni arasında yapılan analizi sonucu sadece Başarısızlıktan Kaçınma alt boyutunda istatistiksel olarak anlamlı farklılık olduğu görülmektedir.

Batıl inançlarBaşarıBireysel sporlar+5
Ömercan Cirit
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Health Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

10-14 yaş tenisçilerde 8 haftalık core antrenmanlarının çeviklik, kuvvet, denge performansına ve tenis becerilerine etkisi

Çalışmaya EA Tenis Akademisi'nde tenis eğitimi gören 25 tenisçi gönüllü olarak katılmıştır. Tüm katılımcılara öncelikle dikey sıçrama, pro-agility çeviklik ve yıldız denge testleri ile ITN Tenis beceri testi uygulanmış, ardından 11 kişilik deney grubuna tenis antrenmanlarına ek olarak literatürde belirtilen doğrultuda 8 hafta süresince hafta 3 kez core antrenmanları yaptırılmıştır. Kontrol gurubunu oluşturan tenisçiler yalnızca tenis antrenmanlarına devam etmişlerdir. Core antrenmanlarının kuvvet, çeviklik ve denge performansı ile tenis becerilerine etkisinin incelenmesi için 8 hafta sonunda ön testlemelerde uygulanan testler tekrar tüm katılımcılara uygulanmıştır. Çalışmada alınan ön test-son test ölçümleri kullanılarak 8 haftalık core antrenmanlarının 10-14 yaş tenisçilerin kuvvet, reaktif çeviklik ve denge performansları ile tenis becerilerine etkisi belirlenmiştir.

AntrenmanBeceriDenge+7
Engin Arslan
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Health Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Sekiz haftalık tabata egzerizlerinin futbol kalecilerinde çeviklik,anaerobik güç ve reaksiyon zamanına olan etkisinin incelenmesi

Amaç: ÇalıĢmanın amacı futbol kalecilerine uygulanacak olan 8 haftalık tabata egzersizlerinin çeviklik, anaerobik güç ve reaksiyon zamanına olan etkisini incelemektir. Gereç ve Yöntem: ÇalıĢma Aydın ve Ġzmir ilinde bulunan, Bölgesel Amatör Lig takımlarındaki kalecilerden oluĢmuĢtur. Deney grubu (n=10) ve kontrol grubu (n=10) toplam (n=20) gönüllü kaleci katılmıĢtır. Her iki gruba da sekiz hafta arayla vücut ağırlık ve boy ölçümleri, vücut yağ yüzdesi, T testi, dikey sıçrama, Nelson reaksiyon testleri uygulanmıĢtır. Haftada iki gün 45 dakika boyunca kontrol grubu rutin futbol antrenmanlarına devam ederken, Tabata egzersiz grubu ise rutin futbol antrenmanlarına ek olarak Tabata egzersizleri uygulamıĢlardır. Elde edilen verilerin analizi SPSS 25.0 paket programı ile yapılmıĢtır. Ġstatistiksel açıdan, Deney ve kontrol grubunun ön test ve son test arasındaki ölçümlerde Independent Sample T Testi (Bağımsız Örneklem t testi), ön test ve son test arasında yapılan analizde ise Paired Sample T testi (Bağımlı Örneklem t testi) uygulanmıĢtır. Bulgular ve Sonuç: AraĢtırma bulgularına baktığımızda, deney grubunda dikey sıçrama, çeviklik, sol el reaksiyon kuvveti ve sağ el reaksiyon kuvveti testlerinde, kontrol grubununda ise Vücut Ağırlığı ölçümü, Vücut Yağ Oranı ölçümü ve Dikey Sıçrama test sonuçlarına göre yapılan bağımlı örneklem t testi sonucuna göre istatistiksel olarak anlamlı farklılık olduğu görülmektedir (p<0.05). Deney ve kontrol grubunun ön test sonuçlarına göre yapılan bağımsız örneklem t testi sonucunda yaĢ ve çeviklik değiĢkenlerinde, son test sonuçlarına göre yapılan bağımsız örneklem t testi sonucunda ise yaĢ, vücut yağ yüzdesi, çeviklik, sağ ve sol el pençe kuvveti hareketleri değiĢkenlerinde istatistiksel olarak anlamlı farklılık olduğu görülmektedir (p<0.05). Anahtar kelimeler: Çeviklik, Güç, Reaksiyon ,Tabata Egzersizi

Anaerobik güçEgzersizFutbol+5
Alper Yüksel Akçadağ
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Health Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Bireysel ve sosyal sorumluluk modelinin beden eğitimi dersinde amaçlanan değerler üzerine etkisinin incelenmesi

Amaç: Bu araştırma bireysel ve sosyal sorumluluk modelinin beden eğitimi dersinde amaçlanan değerler üzerine etkisini incelemek amacı ile yapılmıştır. Materyal Yöntem: Araştırma modeli olarak yarı deneysel model kullanılmıştır. Araştırma 2018-2019 Eğitim Öğretim yılı bahar döneminde Van ili Gürpınar ilçesinde bulunan Şehit Müftü Muhammed Sıddık Efendi İmam Hatip Ortaokulu'nda 7. ve 8. sınıfa devam eden 93 erkek ve 61 kız; 73 deney grubu, 81 kontrol grubu olmak üzere toplam 154 öğrenci ile gerçekleşmiştir. 12 saatlik BSSM programı deney grubuna uygulanmış, kontrol grubu normal müfredatına devam etmiştir. Programın, kontrol gruplu ön test-son test yöntemi ile beden eğitimi dersi öğrenci değer yönelimi ölçeğinde bulunan sportif erdem, dayanışma, özgüven, duyarlı olma, sorumluluk, millî kültür değerlerine etkisi incelenmiştir. Verilerin analizinde SPSS 22.0 programından, deney grubunda yer alan öğrencilerin ön test ve son test ölçek alt boyut puanları arasındaki farklılığın karşılaştırılmasında ve kontrol grubunda yer alan öğrencilerin ön test ve son test ölçek alt boyut puanları arasındaki farklılığın karşılaştırılmasında Paired t testinden, öğrencilerin demografik bilgilerinin yüzdelik dağılımlarının belirlenmesinde ise frekans analizinden yararlanılmıştır. Bulgular: Toplam ölçek puanları incelendiğinde, deney grubunda yer alan öğrencilerin ön test ve son test arasında puanlarının 0,43 puan (%10,29) arttığı ve bu artışın istatistiksel olarak anlamlı olduğu (t=-10,32; p<0,05), kontrol grubunda yer alan öğrencilerin ön test ve son test arasında puanlarının -0,07 puan (%-1,68) azaldığı ve bu azalmanın istatistiksel olarak anlamlı olduğu (t=3,28; p<0,05) görülmektedir. Sonuç: Araştırmaya katılan öğrencilerin bireysel sosyal sorumluluk modeline göre verilen eğitim programı sonrasında değer yönelimi düzeylerinin geliştiği tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Beden Eğitimi, Değer Yönelimi, Sorumluluk

Beden eğitimiBeden eğitimi ve spor dersiDeğer orientasyonu+6
Hüseyin Muslu
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Health Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Aktif spor yapan ve yapmayan gençlerin girişimcilik eğilimlerinin karşılaştırılması: Adana ili örneği

Aktif Spor Yapan ve Yapmayan Gençlerin Girişimcilik Eğilimlerinin Karşılaştırılması: Adana İli Örneği Okul ve gençlik çağlarında aktif spor yapma alışkanlığı, fizyolojik, psiko-sosyal ve kişilik özelliklerinin gelişimlerinde aracı bir rol oynamaktadır. Yapılan bilimsel çalışmaların bulguları bu düşünceyi desteklemektedir. Spor aktivitelerine katılmak sosyalleşmenin bir aracı olarak özellikle genç yaşlarda girişimci kişiliğin oluşmasına uygun bir ortam yaratmaktadır. Bu varsayımdan hareket edilerek bu çalışma, aktif spor yapan ve yapmayan lise kademesindeki gençlerin, demografik bilgilerinin belirlenmesi ile girişimcilik eğilimlerini karşılaştırmayı amaçlamaktadır. Bu tez çalışması nicel bir çalışma olarak karşılaştırmalı tarama modelinde tasarlanmıştır. Çalışmanın evrenini Adana ilindeki 11 lisede öğrenim gören 8080 öğrenci oluşturmuştur. Evreni oluşturan bu liselerden uygun örnekleme ile seçilen, okul sporlarında lisanslı olarak spor yapan ve yapmayan 1189 öğrenci örneklem grubu olarak belirlenmiştir. Çalışamanın verileri, "Kişisel bilgi formu" ile Koh (1996) tarafından geliştirilen Bozkurt'un (2006) Türkçeye uyarladığı "Girişimcilik eğilimi anketi" kullanılmıştır. Verilerin analizinde öncelikle, uç değerler kontrol edilmiştir, veri setinin normal dağıldığını görülmüştür. Demografik dağılımlar için frekans (f) ve yüzde (%) değerlerine yer verilmiş olup, gruplar arası farklar için bağımsız gruplar t-testi yapılmıştır. Çalışmanın bulguları, spor yapan gençlerin yapmayan gençlere göre girişimci kişilik özellikleri eğiliminin beş alt boyutunda, lisanlı spor yapanlar lehine anlamlı farklılık olduğunu göstermiştir. Sonuç olarak, lisanlı spor yapan gençlerin girişimci kişilik özellikleri eğilimi taşıdığı söylenebilir. Bu çalışma öncü bir çalışma olarak girişimcilik ve spor alanına katkı sağlayabilir.

Saniye Ay
Çukurova University · Institute of Health Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Futbolda kondisyonel ve teknik özelliklerin başarıya olan etkisinin incelenmesi (Türkiye Süper Ligi örneği)

Futbol tüm dünyadaki spor organizasyonları arasında en popüler olanıdır. Futbolun bilimsel temellerinin iyi bilinmesi futbolun gelişimi açısından çok önemlidir. Bu çalışmanın amacı Türkiye Süper Ligi'nin son 3 sezondaki çeşitli istatistiksel verilerinin takımların başarı düzeylerine olan etkilerini teknik özellikler ve kondisyonel özellikler bakımından incelenmesidir. Takımların son 3 sezonda ortaya koydukları performansları ile ilgili çeşitli istatistiksel verilerinin sezon sonunda almış oldukları puanlara olan etkisi incelenmiştir. Takımların maç başına ortalama; toplam koşu mesafeleri (TK), sprint mesafeleri (SM), yüksek yoğunluklu koşu mesafeleri (YYK), maç başına şut sayıları (MBŞ), maç başına isabetli pas sayıları (MBİP), maç başına pas yüzdeleri (MBPY), maç başına kilit pas sayıları (MBKP) ve topa sahip olma oranları (TSOO)'nın sezon sonunda topladıkları toplam puana (TP) etkisi incelenmiştir. Teknik özellikler; MBŞ, MBİP, MBPY, MBKP ve TSOO olarak alınmış, kondisyonel özellikler ise; TK, SM ve YYK olarak belirlenmiştir. Verilerin incelenmesinde SPSS22 paket programı kullanılmıştır. Bulgular incelendiğinde kondisyonel parametrelerde hiçbir sezon için toplam puan ile bir ilişki bulunamazken teknik özelliklerde ise yüksek ve çok yüksek düzeyde pozitif yönlü anlamlı ilişki bulunmuştur (p<0.05). Benzer şekilde kondisyonel özelliklerin sezon sonu toplam puana olan etkisinde, istatistiksel açıdan bir anlamlılık bulunamazken teknik özelliklerin ise istatistiksel açıdan anlamlı bir tahmin oluşturduğu gözlemlenmiştir (p<0.05). Sonuç olarak Türkiye Süper Ligi'nde son 3 sezon göz önüne alındığında; teknik özelliklerin başarıyı olumlu yönde etkilediği buna karşın kondisyonel özelliklerin ise başarılı olmada belirleyici olmadığı gözlemlenmiştir. Türkiye Süper Liginde başarılı olmak isteyen takımların teknik özelliklerini geliştirmeye dönük yapacakları çalışmaların daha fazla puan toplamalarına katkı sağlayacağı düşünülmektedir.

FutbolFutbol takımlarıKondisyon+2
Mehmet Alp Aslan
Gaziantep University · Institute of Health Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Rekreasyonel spor programlarına katılan ergenlerde algılanan topluluk hissi ve yaşam tatmininin incelenmesi

Bu araştırmada, rekreasyonel spor programlarına katılan ergenlerin algıladıkları topluluk hissi ve yaşam tatmini düzeylerinin çeşitli değişkenler açısından karşılaştırılması ve iki yapı arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın örneklem grubunu rekreasyonel spor programlarına katılan 14-18 yaş arası 217 kadın 185 erkek toplam 402 ergen bireyden oluşmaktadır. Araştırma kapsamında veri toplama aracı olarak ''Sporda Topluluk Hissi Ölçeği'' ve ''Yaşam Tatmini Ölçeği'' kullanılmıştır. Veri analizinde dağılımın normalliği çarpıklık ve basıklık katsayıları, ölçümün geçerliği doğrulayıcı faktör analizi, güvenirliği ise Cronbach Alfa katsayısı ile değerlendirilmiştir. İki grubun karşılaştırılmasında t-test, ikiden fazla grubun karşılaştırılmasında ANOVA analizlerinden, değişkenler arasındaki ilişkinin yorumlanmasında ise basit doğrusal regresyon analizinden yararlanılmıştır. Analiz sonuçlarına göre ergen bireylerin rekreasyonel spor programlarında algıladıkları topluluk hissinin cinsiyet, branş, haftalık spora katılım ve programa üyelik sürelerine göre farklılaştığı tespit edilmiştir. Bununla birlikte yaşam tatmini düzeylerinde anlamlı bir farklılığa rastlanmazken, elde edilen puanların ortalamanın üzerinde olduğu gözlemlenmiştir. Ayrıca, regresyon analiz sonuçlarına göre, sporda algılanan topluluk hissinin, yaşam tatmini üzerinde pozitif ve anlamlı bir etkisinin olduğu tespit edilmiştir. Sonuç olarak bu araştırmadan elde edilen bulguların literatüre ve uygulayıcılara ergenlere yönelik tasarlanan rekreasyonel spor programlarının geliştirilmesinde katkı sağlaması beklenmektedir.

İlayda Kırlıoğlu
Eskişehir Technical Üniversity · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Hemşirelerin farklı türlerdeki fiziksel aktivite düzeyleri ile iş yükü ve tükenmişlik hissinin bazı değişkenlere göre incelenmesi

Bu çalışmanın amacı hemşirelerin farklı türdeki fiziksel aktivite düzeyleri ile iş yükü ve tükenmişlik hissinin, bazı değişkenlere (çalıştıkları birim, çocuk sahibi olma durumu, algılanan sağlık durumu ve vardiya tipi) göre nasıl farklılaştığını tespit etmektir. Çalışmaya 18 yaş üzeri ve kıdem yılı en az 1 yıl olan, 147 kadın, 27 erkek olmak üzere sahada aktif olarak çalışan hemşireler katılmıştır. Veri toplama aracı olarak, son dört haftayı içeren ve üç bölümden oluşan ev, iş, ulaşım ve serbest zamandaki fiziksel aktivite enerji harcamasını ölçen Yeni Fiziksel Aktivite Anketi (YFAA), 22 madde 3 alt boyuttan oluşan Maslach Tükenmişlik Ölçeği (MTÖ), 17 soru 3 alt boyut içeren İsveç İş Yükü Kontrol Destek Anketi ve Demografik bilgi formu kullanılmıştır. Toplanan veriler IBM SPSS ver., 23.0, STATA, ve JASP 0.18.3.0 istatistiksel yazılım programları kullanılarak analiz edilmiştir. Normallik varsayımını karşılayan veri setinde bağımsız gruplarda t testi ve ANOVA, normal dağılmayan veri setinde ise Mann Whitney U testi ve Kruskall Wallis testi uygulanmıştır. Araştırma sonuçlarına bakıldığında; sağlık durumunu orta ve iyi düzeyde algılayan hemşireler arasında duygusal tükenmişlik alt boyutunda ve serbest zaman fiziksel aktivitede harcanan enerji miktarında; servis ve yoğun bakımda çalışan hemşirelerin iş yeri fiziksel aktivitesinde harcadıkları enerji miktarında; çocuk sahibi olan hemşirelerin ev ve iş yerinde harcadıkları enerji miktarında istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar bulunmuştur. Bu sonuçlardan hareketle hemşirelerin yaşam rutinleri bütüncül bir biçimde ele alınarak farklı türlerde harcadıkları fiziksel aktivite enerji miktarları incelenebilir. Anahtar Sözcükler: Hemşirelik, Fiziksel aktivite türleri ve Harcanan Hnerji miktarı, Tükenmişlik, İş yükü.

Nida Coşkun
Eskişehir Technical Üniversity · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Yüzme branşında uygulanan miyofasyal gevşetme yönteminin motorik performansa etkisi

Antrenör ve spor bilimciler antrenman ve müsabaka programları yoğun olan yüzücülerin egzersiz öncesi ısınma faaliyetlerinde foam roller uygulamasını miyofasiyal gevşetme tekniği olarak kullanmaktadır. Bu çalışmada 50 m yüzme hız testi ve anaerobik gücü tespit etmek amacıyla dikey sıçrama testi uygulanarak yüzücülerin motorik performans üzerine etkileri araştırılmıştır. Bu çalışma 15 kontrol 15 deney grubu olmak üzere toplamda 30 kişi ile gerçekleştirilmiştir. Kontrol grubu ortalama 18,3±0,4 yaş, 177,8±5,8 cm boy ve 74,0±7,9 kg ağırlığa sahipken deney grubu 18,7±0,8 yaş, 180,3±5,8 cm boy ve 71,7±4,4 kg ağırlık ortalamasına sahiptir. Tüm katılımcılara sekiz hafta boyunca yüzme eğitimleri öncesi dinamik ısınma egzersizleri uygulanmıştır. Deney grubuna ise ilaveten bölmeli köpük silindir egzersizleri uygulanmıştır. Tüm katılımcıların ön test ve son test olarak dikey sıçrama ve 50 m yüzme testi ölçümleri yapılmıştır. Çalışma sonucunda elde edilen veriler IBM SPSS statistics 25.0 programı kullanılarak analiz edilmiştir. Anlamlılık derecesi en az p<0,05 düzeyinde kabul edilmiştir. Çalışma sonucunda kontrol ve deney gruplarında dikey sıçrama yüksekliğinde ve yüzme performansında pozitif artış olduğu görülmüştür. Egzersiz ve müsabaka 53 sırasında performansı üst seviyeye çıkarmak için foam roller egzersizlerinin önemli rol oynadığı görülmüştür.

Dikey sıçramaEgzersizFoam roller+2
Fikri Bilgin
Afyon Kocatepe University · Institute of Health Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Dijital teknoloji destekli terapötik rekreasyonun zihinsel yetersizliği olan öğrencilerin fiziksel uygunluk düzeyine etkisi

Araştırmanın amacı, dijital teknoloji destekli terapötik rekreasyonun (DİJİTREP) hafif düzeyde zihinsel yetersizliği (HZY) olan çocukların fiziksel uygunluk düzeyine etkisini incelemektir. Ayr ıca bu araştırmada ek olarak, uygulanan DİJİTREP programının sonuçları üzerinde geriye dönüş (detraining/antrenmansızlaşma) döneminin etkisi de incelenmiştir. Bu doğrultuda; uygulanacak DİJİTREP programlarının HZY olan çocukların fiziksel uygunluğunu etkileme düzeyi ve geriye dönüş ile kazanılan fiziksel uygunluk değişkenlerinde ortaya çıkabilecek kayıpların büyüklüğü konusunda spor bilimcilere bilgi sunulacağı düşünülmüştür. Bu çalışmada nicel araştırma yöntemlerinden ön test-son test kontrol gruplu deneysel araştırma deseni kullanılmıştır. Çalışmanın katılımcı belirlenmesinde kolayda örnekleme yönteminden yararlanılmıştır. Araştırmaya yaş ortalaması 12,27±1,02 olan 9 kız 15 erkek olmak üzere toplam 24 HZY öğrenci basit rastgele atama yöntem ile her grupta 12 kişi olmak üzere uygulama ve kontrol grubu olarak iki gruba ayrılmıştır. Uygulama grubu 10 hafta süresince haftada 2 gün, günde 40 dakika süren DİJİTREP programına katılmış, kontrol grubu ise rutin eğitimine devam etmiştir. Çalışmanın bitiminde eğitimde fırsat eşitliği ilkesine dayalı olarak kontrol grubuna da DİJİTREP' e katılma imkanı sunulmuştur. Çalışmada demografik bilgiler, araştırmacılar tarafından geliştirilen "Kişisel Bilgi Formu" ile elde edilmiş; DİJİTREP' in hafif tanımlazihinsel yetersizliği (HZY) çocukların fiziksel uygunluklarını ne düzeyde etkilediği "Brockport Fiziksel Uygunluk Testi" ile değerlendirilmiştir. Araştırma verileri, tüm gruplarda DİJİTREP öncesi, 10 haftalık DİJİTREP' in bitiminde ve geriye dönüş etkisi için verilen 8 haftalık ara sonrası olmak üzere üç aşamada toplanmıştır. Verilerin istatistiksel analizi SPSS (Version 26) paket programı ile yapılmıştır. Sayısal veriler Shapiro-Wilk testi ile normal dağılıma uygunluk açısından değerlendirilmiştir. Normal dağılım gösteren veriler ortalama (±) standart sapma ile normal dağılım göstermeyen veriler ise medyan (1. çeyreklik (q1) - 3. çeyreklik (q3)) değerleri ile özetlenmiştir. Kategorik veriler frekans ve yüzde oranları ile sunulmuştur. Gruplar arasında farklar Student t testi, Mann Whitney U testi, tekrarlanan ölçümlerde varyans analizi, Bonferroni testi, Friedman testi ve Cochran Q testi ile incelenmiştir. Katılımcıların DİJİTREP öncesi test sonuçlarına yönelik yapılan analizde, beden kompozisyonu, esneklik, kas kuvveti-dayanıklılığı ve aerobik kapasite değerlerinin istatitiksel olarak anlamlı düzeyde farklı olmadığı ve benzer fiziksel uygunluk düzeylerine sahip oldukları belirlenmiştir p (> 0,05). 10 haftalık DİJİTREP bitiminde yapılan ölçüm sonuçlarında uygulama grubunun beden kompozisyonu, kas kuvveti-dayanıklılığı ve aerobik kapasite değerlerinde istatistiksel olarak anlamlı ve pozitif yönde farklılık olduğu (p<0,001) belirlenmiştir. 10 haftalık DİJİTREP' in katılımcıların fiziksel uygunluk düzeylerine olumlu katkısı olduğu tespit edilmiştir. 10 haftalık DİJİTREP bitiminde verilen 8 haftalık ara sonrası geriye dönüş etkisini belirlemek üzere yapılan ölçümlerde de istatistiksel olarak anlamlı ve pozitif yönde farklılık olduğu sonucuna ulaşılmıştır (p<0,05). Bu sonuç 10 haftalık DİJİTREP ile kazanılan fiziksel uygunluk gelişimin geri dönmediğini ve korunduğu göstermektedir. Sonuç olarak, DİJİTREP programı HZY çocukların fiziksel uygunluk düzeylerinde olumlu ve kalıcı etkiler oluşturmuştur. Bu bulgular, DİJİTREP'in HZY çocukların fiziksel uygunluk düzeylerini artırmada etkili bir müdahale olduğunu ve uzun vadede sürdürülebilir olduğunu göstermektedir. Çalışmanın sonuçları, HZY çocukların sağlıklı yaşam sürmeleri için gerekli olan fiziksel uygunluğa erişimde, DİJİTREP' in etkin bir araç olabileceğinin kanıtı niteliğindedir. Anahtar kelimeler: Teknoloji, özel gereksinim, fiziksel uygunluk, Brockport

Beden eğitimi ve spor yüksekokullarıEğitim teknolojisiTerapatik rekreasyon+2
Ecem Kılıç
Alanya Alaaddin Keykubat University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Futbolculara uygulanan core antrenmanların statik denge ve sıçrama performansına etkisi

Futbolculara Uygulanan Core Antrenmanların Statik Denge Ve Sıçrama Performansına Etkisi Organizmanın fiziksel, zihinsel ve psikolojik koordinasyonunda kontrol ve disiplini sağlayan en temel motorik özelliklerden olan denge her spor branşında kendine özgü belirli düzeylerde mevcuttur. Core antrenmanları vücut dengesi ve kontrolü 'nün geliştirilmesi için önemlidir. Core antrenmanları ile büyük ve küçük kaslara ilişkin kuvvet arttırılırken, yaralanma riski azalır ayrıca denge performansında ki gelişime bağlı olarak hareketlerin uygulanmasında ya da uygulanması sırasındaki geçişlerde verimlilik gelişir. Futbolun Karakteristik yapısı gereği denge önemlidir ve core antrenmanları futbolun genel antrenman planlaması içerisinde önemli bir bileşendir.Dolayısıyla bu araştırmanın amacı futbolculara uygulanan core antrenmanlarının statik denge ve sıçrama performansına etkisinin incelenmesidir.Çalışmaya, Ağrı ilinde amatör olarak futbol oynayan ve aynı zamanda Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi futbol takımında oynayan, 20 sağlıklı futbolcu gönüllü olarak katılmıştır. Sporcular rastgele seçilerek iki gruba ayrılmıştır. Yaş ortalamaları 22.40 ± 1.71 Yıl, boy uzunluğu ortalamaları 180.60± 7.03 cm, vücut ağırlığı ortalamaları 75.30± 8.34 kg, olan 10 sporcu deney grubunu, Yaş ortalamaları 21.30 ± 2.91 Yıl, boy uzunluğu ortalamaları 178.80 ± 7.87 cm, vücut ağırlığı ortalamaları 75.40 ± 16.12 kg, olan 10 sporcu ise kontrol grubunu oluşturmuştur.Deney grubuna futbol antrenmanlarına ek olarak 8 hafta boyunca hafta da 3 gün 30 dakika core antrenman programı uygulanmış olup kontrol grubu ise sadece futbol antrenmanlarına devam etmiştir. Deneklerin vücut kompozisyonuna ilişkin veriler, Bodystat®1500 Vücut Analizi (Impedansmeter) cihazı kullanılarak, Denge ölçümüne ilişkin veriler TecnoBody Pro-Kin Type B 252 Test Cihazı kullanılarak, sıçrama performansına ilişkin veriler ise Powertimer PC 1.9.5 Version Newtest cihazı ve cihaza ilişkin ölçüm mat'ı kullanılarak elde edildi. Ölçümler çalışma öncesinde ve sonrasında olmak üzere iki kez alınmıştır. Verilere ilişkin normallik testleri yapılmış ve normal dağılım göstermediği tespit edilmiştir. Bu nedenle grup içi karşılaştırmalarda parametrik olmayan testlerden Wilcoxon İşaretli Sıralar testi kullanılırken gruplar arası karşılaştırmalarda ise Man Whitney U Testi kullanılmıştır. Bu çalışma da yanılma payı (α) 0,05 ve (α) 0,01 olarak kabul edilmiştir. Araştırma sonunda elde edilen bulgular incelendiğinde; deney grubuna ilişkin statik denge ve sıçrama performansı ön test-son test sonuçları arasında anlamlı şekilde gelişmeler gözlemlenmiştir (P<0.05). Deney ve kontrol grubunun statik denge performansı son test sonuçları karşılaştırıldığında, deney grubunun son test sonuçlarının kontrol grubunun son test sonuçlarından anlamlı düzeyde farklı olduğu görülmektedir (P<0.05). Diğer taraftan deney ve kontrol grubunun dikey sıçrama performansına ilişkin son test sonuçları arasında anlamlı düzeyde farklılık belirlenmemiştir (P>0.05). Anahtar Kelimeler: Futbol, Core Antrenman, Denge, Sıçrama

AntrenmanBeden stabilizasyonuCore antrenman+4
Suat Kaya
Ağrı İbrahim Çeçen University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Üniversite öğrencilerinin boş zaman tutumları ile sosyalleşme taktikleri ve dijital okuryazarlık düzeylerinin incelenmesi

Bu araştırmada Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesinde öğrenim gören üniversite öğrencilerinin boş zaman tutumları ile sosyalleşme taktikleri ve dijital okuryazarlık düzeylerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Nicel araştırma türünde ilişkisel tarama çalışması olan araştırmanın amacı doğrultusunda; 2018-2019 eğitim-öğretim yılında Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesinde bulunan üniversite öğrencilerinden seçkisiz örnekleme yöntemi ile seçilen 399 üniversite öğrencisi çalışmanın örneklemini oluşturmaktadır. Veriler, alanyazında yapılan araştırmalar doğrultusunda araştırmanın amacına uygun olarak boş zaman tutumları ile sosyalleşme taktikleri ve dijital okuryazarlık düzeylerinin belirlenmesinde "Kişisel Bilgi Formu, Boş Zaman Tutum Ölçeği, Sosyalleşme Taktikleri Ölçeği ve Dijital Okuryazarlık Ölçeği" kullanılarak elde edilmiştir. Boş Zaman Tutum Ölçeği 3 alt boyuttan ve toplam 36 maddeden, Sosyalleşme Taktikleri Ölçeği 24 madde ve 5 alt boyuttan ve Dijital Okuryazarlık Ölçeği ise 10 madde ve 1 boyuttan oluşmaktadır. Elde edilen veriler herhangi bir istatistiki paket programı ile analiz edilmiştir. Verilerin analizinde; Boş Zaman Tutum Ölçeği, Sosyalleşme Taktikleri Ölçeği ve Dijital Okuryazarlık Ölçeği değerlendirilirken; t- testi, Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) ve Perason korelasyon analizi kullanılmıştır. Yapılan araştırma sonuçlarına göre; Spor yapma durumu ile sosyalleşme ölçeği alt boyutlarından entelektüel taktikler arasında spor yapanlar lehine, yaş ile politik taktikler arasında 18-21 yaş arasında bulunan öğrenciler lehine, sınıf ile politik taktikler arasında 1. ve 2. sınıfta olan öğrenciler lehine, yaşanılan yer ile eğitsel taktikler arasında yurtta yaşayan öğrenciler lehine, cinsiyet ile dijital okuryazarlık düzeyi arasında erkek öğrenciler lehine ve spor yapma durumu ile dijital okuryazarlık düzeyi arasında spor yapan öğrenciler lehine anlamlı farklılık olduğu belirlenmiştir. . Boş zaman tutum ölçeği ve bilişsel, davranışsal, duyuşsal alt boyutları ile sosyalleşme ölçeği ve eğitsel taktikler, araçsal taktikler, sosyal taktikler ve entelektüel taktikler arasından orta düzeyde pozitif yönlü anlamlı bir ilişki olduğu; Boş zaman tutum ölçeği ve davranışsal, duyuşsal alt boyutları ile sosyalleşme ölçeği alt boyutu olan politik taktikler arasında düşük düzeyde pozitif yönlü, Dijital okuryazarlık ölçeği ile Boş zaman tutum ölçeği ve bilişsel alt boyut arasında düşük düzeyde pozitif yönlü; davranışsal, duyuşsal alt boyutları ile orta düzeyde pozitif yönlü ilişkinin olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Dijital Okuryazarlık, Boş Zaman, Sosyalleşme, Üniversite Öğrencisi

Boş zamanBoş zamanları değerlendirmeDijital okuryazarlık+3
Ali Gürtekin
Ağrı İbrahim Çeçen University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Beden perküsyonu çalışmalarının işitsel ve görsel reaksiyon üzerine etkisinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı beden perküsyonu çalışmalarının işitsel ve görsel reaksiyon üzerine etkisinin incelenmesidir. Araştırmada yarı deneysel araştırma yöntemlerinden zayıf gruplu yarı deneysel araştırma yöntemi benimsenmiştir. Araştırmaya Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi, Spor Bilimleri Fakültesi, Antrenörlük Eğitimi bölümünde öğrenim gören toplam 52 öğrenci katılmıştır. Araştırma grubuna ders dışı etkinlik kapsamında beden perküsyonu etkinlikleri haftada bir gün 60 dakika olmak üzere 8 hafta süresince uygulanmıştır. Uygulama öncesinde öğrencilerin görsel ve işitsel reaksiyon seviyeleri ölçülmüş (ön-test), uygulama sonrasında da aynı ölçümler yapılarak araştırma grubunun ön-test ve son-test puanları istatistiksel olarak karşılaştırılmıştır. Ön test ve son test ölçümlerinde Newtset 1000 reaksiyon ölçüm cihazı kullanılmıştır. Elde edilen verilerin analizi için IBM SPSS 24 paket programı kullanılmış, iki grup arasındaki farklılıklar değerlendirilmiştir. Bağımlı değişkenlerin analizinde benzer şekilde dağılıma göre eşleştirilmiş örneklem t testi (paired samples t test) ve Wilcoxon T testi kullanılmıştır. Değişkenlerin homejen dağıldığı testler de Levene Homojenlik testi kullanılmıştır. Araştırmanın sonucunda, beden perküsyonu etkinliklerinin görsel ve işitsel reaksiyon üzerinde anlamlı düzeyde olumlu etkisinin olduğu görülmüştür. Buradan hareketle beden müziği etkinliklerinin, reaksiyon gerektiren tüm spor branşlarının gelişmesinde etkin rol oynayacağı öngörülmekte ve birçok reaksiyon çalışmasında aktif olarak kullanılabilecek bir yöntem olduğu düşünülmektedir.

BedenBeden müziğiMüzik+4
Emrah Şahin
Ağrı İbrahim Çeçen University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Lisanslı sporcular ile sedanter bireylerin dijital oyun bağımlılığı açısından karşılaştırılması (Ağrı ili örneği)

Bu araştırmanın amacı; spor lisansı bulunan ve bulunmayan 10-16 yaş arası bireylerin dijital oyun bağımlılık düzeylerinin belirlenmesidir. Bu amaç doğrultusunda araştırmanın evreni Ağrı ilinde bulunan 10-16 yaş arası bireylerden oluşmakta ve bu evrenden seçkisiz örneklem yöntemiyle belirlenen 420 birey araştırmanın örneklemini oluşturmaktadır. Nicel bir araştırma türü olan genel tarama yöntemiyle yapılan bu çalışmada Kişisel Bilgi Formu ve Dijital Oyun Bağımlılığı Ölçeği" kullanılarak spor lisansı bulunan ve bulunmayan bireylerin dijital oyun bağımlılık düzeylerinin belirlenmesine çalışılmıştır. Elde edilen verilerin analizi SPSS 24.0 paket programıyla yapılmıştır. Analizlerde aritmetik ortalama (X), standart sapma (SS), bağımsız örneklemler için t Testi ve tek yönlü varyans analizi (ANOVA) analizleri uygulanmıştır. Araştırma sonuçlarına göre spor lisansı bulunma durumu ile dijital oyun bağımlılık düzeyi arasında spor lisansı bulunmayan katılımcılar lehine anlamlı farklılık olduğu, yani spor lisansı olmayan katılımcıların dijital oyun bağımlılık düzeylerinin daha fazla olduğu belirlenmiştir. Ayrıca dijital oyun bağımlılık düzeyi ile araştırmaya katılan bireylerin cinsiyetleri, yaşları, kardeş sayıları, anne eğitim düzeyleri, oyun oynarken kullanılan teknolojik araç, günlük oynan oyun miktarı arasında anlamlı farklılık olduğu; baba eğitim düzeyi arasında ise anlamlı farklılık olmadığı tespit edilmiştir.

AğrıBağımlılıkOyun bağımlılığı+4
Cihangir Aslan
Ağrı İbrahim Çeçen University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

COVİD-19 pandemi sürecinin ortaöğretim öğrencilerinin fiziksel uygunluk kapasitelerine ve beslenme tutumları üzerine etkisi

Bu araştırma ile COVID-19 pandemi sürecinin Ortaöğretim kademesinde beden eğitimi ve spor dersi alan, 14–18 yaş öğrencilerin fiziksel uygunluk düzeyi kapasitelerine ve beslenme öz-yeterlik tutumlarına olan etkisini belirleyip ortaya koymak amaçlanmıştır. Araştırma, ön deneysel araştırma tasarımlarından olan kontrol grupsuz, tek gruplu ön–son test deseni ile tasarlanmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu gönüllülük ilkesi doğrultusunda, Antalya il milli eğitim müdürlüğüne bağlı Muratpaşa Türk Telekom Anadolu Lisesinde eğitim gören ve Beden Eğitimi ve Spor derslerine katılımında engeli bulunmayan ve devam sorunu olmayan 14-18 yaş grubu 555 kadın öğrenci ve 357 erkek öğrenci olmak üzere toplam 912 orta öğretim öğrencisi gençten oluşmaktadır. Araştırmada veri toplama araçları olarak, vücut kompozisyonu özelliklerinden boy uzunluğu ve vücut ağırlığı antropometrik ölçümleri, fiziksel uygunluk kapasite düzeylerinin belirlenmesi amacıyla fiziksel uygunluk kapasite performans testlerinden durarak uzun atlama, mekik, şınav, otur-uzan-eriş ve flamingo denge testileri kullanılmıştır. beslenme öz-yeterlik tutum düzeylerinin belirlenmesi amacıyla ise Çocuk Kalp Sağlığını Geliştirme Tutum Ölçeği ölçeğinin Beslenme alt ölçeği kullanılmıştır. Toplanan veriler, öncelikle verilerin normal dağılıma uygun olup olmadığını ortaya koymak amacıyla Shapiro-Wilk testi uygulanarak test sonucunda tüm parametreler için p>0,05 olduğu tespit edilmiştir. Fiziksel uygunluk düzeyi kapasiteleri ve beslenme öz-yeterlik tutumlarının cinsiyet değişkeni için parametrik testlerden grup içi farklılıkların karşılaştırılmasında eşleştirilmiş grup T test ve gruplar arası skorlardaki farklılıkların karşılaştırılmasında ise bağımsız örneklem T test kullanılmıştır. Fiziksel uygunluk düzeyi kapasiteleri ve beslenme öz-yeterlik tutumlarının sınıf düzeyi değişkeni için parametrik testlerden grup içi ve gruplar arası skorlardaki farklılıkların belirlenmesinde tek yönlü varyans analizi uygulanmıştır. Tüm katılımcıların cinsiyet, sınıf, boy uzunluğu ve vücut ağırlığı değişkenleri için frekans yüzde dağılımları analiz edilmiştir. Araştırmada güven aralığı %95 ve anlamlılık seviyesi p<0,05 olarak belirlenerek hesaplanmış ve analizler yapılmıştır. Sonuç olarak, COVID-19 pandemi sürecinin sonunda Ortaöğretim kademesinde beden eğitimi ve spor dersi alan, 14–18 yaş öğrencilerin fiziksel uygunluk düzeyi kapasiteleri cinsiyet ve sınıf düzeyi değişkenlerine göre anlamlı farklılıklar bulunur iken beslenme öz-yeterlik tutumlarında herhangi bir anlamlılığa rastlanmamıştır.

Asuman Pehlivan
Akdeniz University · Institute of Educational Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Üniversite öğrencilerinin fiziksel aktivite düzeyleri ve yeme alışkanlıklarının belirlenmesi

Bu araştırma üniversite öğrencilerinin fiziksel aktivite düzeyleri ve beslenme alışkanlıklarını belirlemeyi amaçlamıştır. Araştırma 2021-2022 eğitim öğretim yılında Akdeniz Üniversitesi Serik Gülsün – Süleyman Süral meslek yüksekokulunda öğrenim gören 259 gönüllü öğrenci ile yapılmıştır. Katılımcı öğrencilere; Sosyo-demografik Bilgi Formu Uluslararası Fiziksel Aktivite Anketi'nin kısa formu (UFAA-KF) Hollanda Yeme Alışkanlıkları anketi (DEBQ) uygulanmıştır. SPSS 22.0 versiyonunda bir paket program kullanılarak verilerin analizi yapılmıştır. İkili karşılaştırmalarda bağımsız guruplarda t testi, ikiden fazla gurupların karşılaştırılmasında tek yönlü varyans analizi kullanılmıştır. Farklılığın ortaya konulmasında ise Least Significant Difference(LSD) test uygulanmıştır. Pearson momentler çarpımı korelasyon analizi (r), ölçeklerden elde edilen puanlar arasındaki ilişkiyi belirlemek için kullanılmıştır. Katılımcıların fiziksel aktivite düzeylerinin cinsiyet, aylık gelir, vitamin ve mineral alma değişkenine göre, yeme davranışlarının cinsiyet, yaşanılan yer aylık gelir, sigara kullanma değişkenine göre farklılaştığı, fiziksel aktivite düzeyi ile kısıtlayıcı alt boyutu ile negatif yönlü, dışsal alt boyutu ile pozitif yönlü düşük düzeyde ilişkili olduğu tespit edilmiştir. Bu durumun öğrencilerin öğrenim gördükleri süreçte içerisinde bulundukları fiziksel ve ruhsal durumlardan kaynaklandığı düşünülmektedir.

Ertuğrul Güzel
Akdeniz University · Institute of Educational Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Tenis antrenörleri ve sporcularının öz yeterlilik ve yaşam doyumu ilişkisinin incelenmesi

Bu çalışmada Türkiye'de görev yapan tenis antrenörleri ve sporcularının cinsiyet, yaş, deneyim bakımından öz yeterlilik ve yaşam doyumu ilişkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada tenis antrenörü (n=75) ve tenis sporcusu (n=75) olan örneklem grubunu 62 kadın ve 88 erkek olmak üzere 150 kişi oluşturmuştur. Araştırmadaki veriler sadece yaş, cinsiyet ve deneyim yılını baz alarak kişisel bilgi formu, genel öz yeterlilik ölçeği ve yaşam doyumu ölçeği kullanılarak elde edilmiştir. Toplanan veriler SPSS 27 paket programı (Statistical Package for Social Sciences) kullanılarak analiz edilmiş olup verilerin değerlendirilmesinde tanımlayıcı istatistik (Ortalama ve Standart Sapma), pearson korelasyon, ANOVA ve MANOVA analizleri kullanılmıştır. Öz yeterlilik ve yaşam doyumu ilişkisinin incelendiği bu çalışmada elde edilen bulgulara göre yaşam doyumu ile genel öz yeterlilik arasında ilişki tespit edilerek literatürdeki çalışmalar güncel bir çalışma ile desteklenmiştir. Yaşam doyumu ile genel öz yeterliliğin alt boyutları olan başlama ve sürdürme çabası-ısrar arasında anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir. Sporcuların yaşam doyumu antrenörlerin yaşam doyumuyla kıyaslandığında sporcuların yaşam doyumunun anlamlı düzeyde yüksek olduğu analiz edilmiştir. Son olarak, cinsiyet ve yaşam doyumu arasında anlamlı bir ilişki bulunmazken cinsiyet ve meslek değişkenlerinin bir arada genel öz yeterliliği etkilediği belirlenmiştir. Sonuç olarak, tenis sporcuları ve antrenörlerinin yaşam doyumları ile genel öz yeterlilikleri arasında ilişki tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Tenis, Spor, Öz yeterlilik, Yaşam Doyumu.

Seyfi Keskiner
Akdeniz University · Institute of Educational Sciences
2024
10
Master'sOpen AccessTR

Okçuluk branşında kadet, genç ve büyük yaş kategorilerinde durumluk ve sürekli kaygı düzeylerinin sportif başarıya etkisinin incelenmesi

Bu araştırma ile kadet, genç ve büyük yaş kategorilerindeki okçuluk sporcularının genel ve durumluk kaygı düzeylerinin bazı değişkenler açısından incelenip kaygı düzeylerine olan etkisini belirleyip karşılaştırmak ve sportif başarıları üzerinde herhangi bir anlamlı farklılık olup olmadığını ortaya koymak amaçlanmıştır. Araştırmada betimsel araştırma deseninin genel tarama desenlerinden ölçek yöntemi kullanılarak veriler toplanmıştır. Araştırma grubunu, 2023 yılında uluslararası bir yarışma öncesi Antalya'da gerçekleştirilen milli takım seçmelerine katılan ve yarışan 31'i kadın, ve 38'i erkek olmak üzere toplam 69 okçuluk sporcusu oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak 1970 yılında Spielberger, Luschene ve Gorsuch tarafından geliştirilmiş, 1985 yılında ise geçerlilik ve güvenirlilik çalışmaları ve Türkçe'ye uyarlaması Öner ve Le Compte tarafından yapılan "Durumluk ve Sürekli Kaygı Ölçeği" kullanılmıştır. Ölçeğin, Durumluk kaygı ölçeğinin Cronbach's Alpha güvenilirlik indeksi α=0,856 iken Sürekli kaygı ölçeğine ilişkin Cronbach's Alpha güvenilirlik indeksi α=0,765 olarak elde edilmiştir. Yine ölçeğin, test tekrar test güvenirliği yöntemiyle Pearson Momentler Çarpımı Korelasyonu hesaplanmış sürekli kaygı ölçeği için .71 ile .86 , durumluk kaygı ölçeği için .26 ile .68 arasında bulunmuştur. Toplanan verilerin istatistiksel analizleri SPSS paket programı ile yapılmıştır. Verilerin analizinde istatistik yöntemlerinden olan frekans, yüzde dağılımları alınmış, değişkenler normal dağılım sergilediği ve homojenlik koşulları sağlandığı için parametrik testler kullanılmıştır. Parametrik testlerden, ikili gruplar için t-testi ve çoklu gruplar için ise Anova Testi uygulanmıştır. Başarı düzeyi ile bazı sosyo-demografik özellikler arasında anlamlı bir ilişki olup olmadığının belirlenmesi amacı ile çapraz tablo analizi yapılarak Ki-Kare testi uygulanmış ve istatistiksel anlamlılık için 0,05 anlamlılık düzeyi referans alınmıştır. Araştırma sonucuna göre, okçuluk sporcularının sürekli ve durumluk kaygıları cinsiyet, yaş, yay klasmanı, spor yaşı, eğitim durumu, yarıştığı yay kategorisi, gelir durumlarına göre kaygı düzeyleri belirlenmiş ve kaygı düzeyi açısından Antalya'da Okçuluk Milli Takım Seçmesi sırasında yapılan ankette hipotez testleri için cinsiyet dışında anlamlı bir farklılığa rastlanmamıştır. Bulunan anlamlı farklılık göz önünde bulundurulduğunda kadın okçuluk sporcularının erkek okçuluk sporcularına oranla daha yüksek kaygı düzeylerine sahip oldukları bulunmuştur. Yine durumluk ve sürekli kaygı düzeyleri ile başarı arasında anlamlı bir ilişki bulunmamıştır.

Kaygı düzeyiOkçuluk
Öykü Begüm Çorba
Akdeniz University · Institute of Educational Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Okul yöneticilerinin iletişim becerileri ile beden eğitimi öğretmenlerinin mesleki motivasyon durumları arasındaki ilişki

Bu araştırmanın amacı, okul yöneticilerinin iletişim becerileri ile beden eğitimi öğretmenlerinin mesleki motivasyon durumları arasındaki ilişkiyi anlamak ve bu ilişkinin eğitim sistemi üzerindeki etkilerini ortaya koymaktır. Bu çalışmada nicel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Araştırma, Antalya ilinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmada iletişim becerileri ölçeği ve mesleki motivasyon ölçeği kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, yaş grupları mesleki motivasyon üzerinde belirgin farklılıklar göstermektedir; 30-40 yaş grubundaki katılımcılar en yüksek, 61 yaş ve üzerindeki katılımcılar ise en düşük motivasyon puanlarını almıştır. Ancak yaş grupları arasında iletişim becerileri açısından anlamlı bir fark bulunmamıştır. Cinsiyetin mesleki motivasyon ve iletişim becerileri üzerindeki etkisi anlamlı bulunmamış, yani cinsiyet her iki değişken üzerinde belirgin bir etki yaratmamaktadır. Hizmet yılına göre mesleki motivasyon puanlarında önemli farklılıklar gözlemlenmiş; 1-10 yıl hizmet süresi olanlar en yüksek motivasyon puanlarını alırken, 21-30 yıl hizmet süresi olanlar en düşük puanları elde etmiştir. Medeni durumun mesleki motivasyon üzerindeki etkisi istatistiksel olarak anlamlı çıkmamışken, beden eğitimi öğretmeni sayısının hem mesleki motivasyon hem de iletişim becerileri üzerinde anlamlı etkileri bulunmuştur; öğretmen sayısı arttıkça motivasyon ve iletişim becerileri puanları da artmaktadır. Son olarak, okul müdürünün cinsiyetinin mesleki motivasyon ve iletişim becerileri üzerinde anlamlı bir etkisi bulunmamakta, ancak okulda görev yapma süresi motivasyon üzerinde etkili olurken, iletişim becerileri üzerinde ise etkili olmamaktadır.

Pozitif iletişimÖrgüt içi iletişim
Gökhan Edge Albayrak
Akdeniz University · Institute of Educational Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Oyunlaştırma kullanıcı türleri bağlamında ortaokul öğrencilerinin beden eğitimi dersine katılım motivasyonlarının incelenmesi: İlişkisel, yordayıcı ve karar ağacı temelli bir analiz

Bu araştırmanın amacı, ortaokul öğrencilerinin kullanıcı türleri ile beden eğitimi dersine yönelik katılım motivasyonu arasındaki ilişkiyi incelemek, demografik değişkenlere göre farklılıkları belirlemek ve kullanıcı türlerinin motivasyon üzerindeki yordayıcı etkisini ortaya koymaktır. Bu doğrultuda, 5., 6., 7. ve 8. sınıf düzeylerinde öğrenim gören toplam 407 öğrenciden elde edilen veriler analiz edilmiştir. Veri toplama aracı olarak Demir-Tekkurşun (2023) tarafından geliştirilen "Beden Eğitimi Dersine Katılım Motivasyonu Ölçeği" ve Marczewski (2015) tarafından geliştirilen, Türkçeye uyarlaması yapılan "Oyunlaştırma için Kullanıcı Türleri Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırmada demografik değişkenlere göre motivasyon ve kullanıcı türleri farklılıkları Mann-Whitney U ve Kruskal-Wallis H testleriyle, değişkenler arası ilişkiler Spearman korelasyon ile, yordayıcı ilişkiler ise çoklu regresyon ve CHAID analizleriyle incelenmiştir. Analizler sonucunda; cinsiyet, sınıf düzeyi, tercih ettikleri oyun türü, oyun oynama tercihleri ve oyun unsuru tercihleri gibi değişkenlerin hem motivasyon hem de kullanıcı türlerinde anlamlı farklılıklara yol açtığı görülmüştür. Özellikle 5. sınıf öğrencilerinin 7. ve 8. sınıf öğrencilerine kıyasla daha yüksek içsel motivasyon düzeyine sahip olduğu belirlenmiştir. Cinsiyet değişkenine göre de oyuncu ve oyunbozan türlerinde erkeklerin anlamlı düzeyde daha yüksek puan aldığı saptanmıştır. Kullanıcı türleri ile motivasyon alt boyutları arasındaki ilişkiler incelendiğinde; sosyalleşen, özgür ruhlu, başaran, yardımsever ve oyuncu türlerinin içsel ve dışsal motivasyonla pozitif yönde anlamlı ilişkiler gösterdiği, buna karşılık oyunbozan türünün ise motivasyonla negatif yönde ilişki gösterdiği bulunmuştur. Gerçekleştirilen çoklu doğrusal regresyon analizi sonucunda; içsel motivasyon üzerinde sosyalleşen kullanıcı türünün pozitif yönde, özgür ruhlu ve oyunbozan türlerinin ise negatif yönde anlamlı yordayıcılar olduğu belirlenmiştir (R² = .167). Dışsal motivasyon modeli de benzer şekilde anlamlı bulunmuş ve başaran, oyuncu türleri dışsal motivasyonun pozitif yordayıcıları olarak öne çıkmıştır (R² = .135). Motivasyonsuzluk değişkeni, analiz kapsamına alınmamıştır çünkü regresyon amacıyla yeterli normallik ve lineerlik varsayımları sağlanamamıştır. Ek olarak uygulanan CHAID (Chi-Square Automatic Interaction Detection) analizleri, içsel motivasyon üzerinde etkili en temel değişkenin sınıf düzeyi olduğunu; dışsal motivasyon üzerinde ise cinsiyet ve kullanıcı türleri etkileşimlerinin belirleyici olduğunu ortaya koymuştur. Özellikle oyuncu ve başaran türleri, daha yüksek dışsal motivasyon düzeyleriyle ilişkilendirilmiştir. Elde edilen bulgular, oyunlaştırma uygulamalarının bireysel demografik farklılıkları dikkate alarak tasarlanması gerektiğini ve oyunlaştırma temelli öğretim süreçlerinde kullanıcı türlerinin motivasyon üzerinde belirleyici bir rol oynadığını göstermektedir.

Sefer Mete
Akdeniz University · Institute of Educational Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Beden eğitimi öğretmenlerinin karakter eğitimine ve uygulamalarına ilişkin görüşleri

Bu araştırmada beden eğitimi öğretmenlerinin; karakter kavramına ve karakter eğitimine ve öğrencilerde iyi karakteri geliştirmek için beden eğitimi ve spor dersi öğretim programı ile bütünleştirilmiş karakter eğitimi oyunlarına, etkinliklerine ve uygulamalarına ilişkin görüşlerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada nitel araştırma yöntemi ve olgubilim (fenomenoloji) araştırma deseni kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubu nitel araştırmada amaçlı örnekleme yöntemlerinden kartopu örneklemeye ve ölçüt örneklemeye dayalı olarak seçilmiştir. Araştırmaya özel okul ve devlet okullarında çalışan; yaşları 29-60 (Ort=44.09, SS=7.44) ve mesleki deneyimleri 5-35 yıl (Ort=20.68, SS=6.97) arasında değişen 7'si kadın 15'i erkek toplam 22 beden eğitimi öğretmeni katılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak; Karakter Eğitimi Yetkinlik İnancı Skalası, kişisel bilgi formu ve yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen verilerin çözümlenmesinde içerik analizi kullanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda beş tema ortaya çıkmıştır. Bu temalar "karakter kavramına ilişkin görüşler", "karakter eğitimi verilmesi gerekliliğinin nedenlerine ilişkin görüşler", "karakter eğitiminde beden eğitimi ders içeriğine ilişkin görüşler", "karakter eğitiminde beden eğitimi öğretmeninin rolüne ilişkin görüşler" ve "beden eğitimi öğretmenlerinin önerileri" temalarıdır. Beden eğitimi öğretmenleri ile yapılan görüşmelere göre, karakter bireyin sahip olduğu değerler, duyuşsal, davranışsal olgular gibi belirli özelliklerdir ve bu özelliklerin gelişimini etkileyen temel unsurlar ise aile, okul ve çevredir. Görüşlere göre iyi karakter erdemleri ve kötü karakter özellikleri belirlenmiştir. Ayrıca karakter eğitimi aracılığıyla öğrencilerde geliştirilebileceği ifade edilen erdemler belirlenmiştir. Karakter eğitimi faaliyetleri, deneyimleri ve değerlendirmeleri aracılığıyla öğrencilerin birtakım erdemleri benimseyerek, bu erdemleri gündelik yaşantılarına transfer edebilecekleri öğretmenlerce belirtilmiştir. Beden eğitimi öğretmenlerinin derslerinde karakter eğitimine yer verme gerekçeleri karakter eğitiminin olumlu davranışları destekleyici işlevi ile olumsuz davranışları önleyici işlevidir. Ayrıca dersin 6 farklı unsuru barındırmasından dolayı karakter eğitiminde etkin ve önemli bir rolü vardır. Öğretmenler derslerinde iyi karakteri teşvik etmek ve geliştirmek için öğretim programı ile bütünleştirilmiş karakter eğitimi, sınıf tartışmaları, karakter ve değerlerde açık öğretim, bütüncül yaklaşım, proje tabanlı öğrenme ve öğretilebilir anlar gibi yaklaşımlar ve karakter eğitimine yönelik oyun ve uygulamalar kullanmaktadırlar. Karakter eğitimi hedeflerine ulaşılıp ulaşılmadığının değerlendirmek için öğretmenler dönütler, gözlemler, öğrenci port folyoları gibi uygulamaları kullanmaktadırlar Beden eğitimi öğretmenleri karakter eğitiminin nasıl daha etkin ve etkili hale getirilebileceğine yönelik fikirlerini dile getirerek öğrenci ve öğretmen eğitimine yönelik birçok önerilerde bulunmuşlardır. Beden eğitimi öğretmenleri öğrenci eğitimi ve öğretmen eğitimine yönelik birçok önerilerde bulunarak karakter eğitiminin nasıl daha etkin ve etkili hale getirilebilineceğine yönelik fikirlerini dile getirmişlerdir. Ayrıca beden eğitimi öğretmenleri diğer öğretmenlerin yararlanabilecekleri farklı türlerde kaynak önerilerinde bulunulmuşlardır.

Beden eğitimi ve spor dersiKarakterKarakter eğitimi+2
Hatice Yıldırım
Akdeniz University · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Futbolda gözlemlenen prososyal ve antisosyal davranışların incelenmesi

Bu çalışmanın amacı Türkiye Futbol Süper Ligi'nde birden fazla kez şampiyonluğu bulunan (Beşiktaş, Fenerbahçe, Galatasaray ve Trabzonspor) takımların 2018-2019, 2019-2020, 2020-2021 sezonlarında birbiriyle yaptığı müsabakalarda sporcularda gözlemlenen prososyal ve antisosyal davranışları çeşitli değişkenlere göre incelemektir. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinin gözlem ve doküman analizi teknikleri kullanılmıştır. Müsabakalardaki davranışların belirlenmesi, sınıflandırılması ve kodlanması yaklaşık 836 saat sürmüştür. Gözlem yoluyla elde edilen davranışlara ait veriler Bandura (1999) tarafından tanımlanan proaktif ve önleyici ahlak kavramları doğrultusunda sınıflandırılmıştır. Ayrıca davranışların sınıflandırılmasında Kavussanu ve Boardley (2009) tarafından bu tanım kapsamında geliştirilen Sporda Prososyal ve Antisosyal Davranış Ölçeğinden (The Prosocial and Antisocial Behavior in Sport Scale) ve Gürpınar ve Güven'in (2011) yaptığı Futbol Hakemlerinin Karşılaştıkları Sportmenlik Dışı Davranışların İncelenmesi adlı çalışmalardan faydalanılmıştır. Araştırmada ek olarak araştırmacı tarafından geliştirilen müsabaka bilgi formu ve kişisel bilgi formu kullanılmıştır. Müsabakalarda 24 farklı antisosyal davranış türü altında toplam 3080 adet antisosyal davranış, 22 farklı prososyal davranış türü altında toplam 1945 tane prososyal davranış gözlemlenmiştir. Sporcuların takımı, yaşı, uyruğu, spor tecrübesi, milli olma durumu, mevkisi, müsabakanın süresi, müsabakanın oynandığı saha, müsabakanın sonucu, müsabakanın seyirci durumu ve takımın müsabaka öncesi ligdeki sıralaması değişkenlerine göre sporcuların gözlemlenen prososyal ve antisosyal davranış adetleri ortaya konmuştur.

Antisosyal davranışlarFutbolFutbolcular+3
Hatice Ece Kabaca
Akdeniz University · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Koordinasyon temelli hareket eğitimi uygulamalarının 5-6 yaş çocukların temel motor hareketleri ve dikkat becerileri üzerine etkisinin araştırılması

Bu araştırma ile, koordinasyon temelli hareket eğitimi uygulamalarının okul öncesi evrede olan 60-72 ay yaş grubu çocukların temel motor hareket performans ve hareket becerileri ile dikkat becerileri üzerindeki etkisini ortaya koymak için bir deney grubunun temel motor hareket performans ve hareket becerileri ile dikkat becerileri varyasyonlarını ve bir dizi değişkeni bir kontrol grubuna karşı belirlemek, tanımlamak ve karşılaştırmak amaçlanmıştır. Araştırma, yarı deneysel araştırma modellerinden olan kontrol gruplu ön test - son test deseni ile tasarlanmıştır. Deney ve kontrol gruplarını oluşturan çalışma grubu sınırlandırılırken amaçlı örneklem metotlarından olan uygun (convenience) örneklem tekniğinden yararlanılarak seçilen ve yansız atama ile oluşturulan 60-72 ay yaş grubu toplam 60 (deney n=30 kontrol n=30) okul öncesi çocuktan oluşmaktadır. Araştırmada, temel motor hareket beceri performans kapasiteleri ile çeviklik ve dikkat beceri düzeylerinin belirlenmesi amacıyla motor performans ve hareket beceri testleri ile dikkat beceri testi kullanılmıştır. Veri toplama araçları olarak, temel motor hareket performans beceri kapasitesi verileri için dikey sıçrama, durarak uzun atlama, countermovement sıçrama, havada kalma süresi, tenis topu fırlatma, otur uzan ve 20 metre sürat testi, flamingo (statik) ve Y denge (dinamik) testleri, beceri performans verisi için çeviklik testi, dikkat becerisi verisi için ise Frankfurter dikkat testi ile veriler toplanmıştır. Uygulamalardan önceki ilk hafta çalışma grubuna ön-test ölçümleri uygulanmış, daha sonra kontrol grubuna okul öncesi eğitim programında yer alan hareket ve oyun etkinlikleri uygulanırken deney grubuna okul öncesi eğitim programında yer alan hareket ve oyun etkinlikleri ders saatlerinde ve öğrencilerin gelişim özelliklerine uygun olarak temel motor performans kapasitelerini, hareket becerilerini, dikkat becerilerini ve genel koordinasyonlarını destekleyici ve geliştirici koordinasyon temelli hareket eğitimi uygulanmıştır. Uygulamalar 12 hafta süre ile uygulandıktan sonra 13. hafta son-test ölçümleri uygulanmıştır. Toplanan veriler, öncelikle verilerin normal dağılıma uygun olup olmadığını ortaya koymak amacıyla Levene testi uygulanarak test sonucunda tüm parametreler için p>0,05 olduğu tespit edilmiştir. Parametrik testlerden grup içi farklılıkların karşılaştırılmasında eşleştirilmiş grup T test ve gruplararası skorlardaki farklılıkların karşılaştırılmasında bağımsız örneklem T test kullanılmıştır. Tüm katılımcıların cinsiyet ve grup (deney-kontrol) değişkenleri için yüzde frekans dağılımları analiz edilmiş, vücut uzunluğu, vücut ağırlığı, alt ekstremite uzuv uzunluğu ortalama ve standart sapma değerleri analiz edilerek yorumlanmıştır. Araştırmada güven aralığı %95 ve anlamlılık seviyesi p<0,05 olarak belirlenerek hesaplama ve analizlerin tümü SPSS 23.0 istatistiksel paket programı kullanılarak yapılmıştır. Sonuç olarak, koordinasyon temelli hareket eğitimi uygulamalarının 60-72 ay yaş grubu çocukların temel motor hareket performans kapasiteleri ve hareket beceri performans kapasiteleri ile dikkat beceri düzeylerini geliştirerek olumlu yönde etkilediği sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Okul Öncesi, Koordinasyon Temelli Hareket Eğitimi, Temel Motor Performans, Beceri, Dikkat

BeceriDikkatDikkat Becerisini Destekleme Programı+6
Mert Kurnaz
Akdeniz University · Institute of Educational Sciences
2022
10
Master'sOpen AccessTR

Uzaktan eğitimde beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin öğretimsel içerik, teknolojik kullanım ve öğrenci iletişim öz yeterlikleri

Bu araştırma 2021-2022 eğitim- öğretim yılı Konya ilinde bulunan tüm okul kademelerinde göreve devam eden Beden Eğitimi ve spor öğretmenlerinin uzaktan eğitimdeki öz yeterlilik düzeyleri incelenmiştir. Çalışmada basit rastgele örnekleme yöntemi sonucunda araştırmaya n=412 öğretmen katılmıştır. Veri toplama aracı olarak kişisel bilgi formu ve UEÖY (Uzaktan Eğitim Öz – Yeterlilik) Öğretmen Ölçeği uygulanmıştır. Çalışmada verilerin incelenmesinde frekans analizleri, bağımsız örneklem t testi ve varyans analizi testi uygulanmıştır. Analizler SPSS 25.0 programı ile yapılmıştır. Öğretmenlerin %61,4'nün erkek ve %38,6'nın kadın olduğu tespit edilmiştir. Öğretmenler %75 ile resmi ve gündüz eğitim veren kurumlarda, %12,9 ile imam hatip ve %12,1 ile diğer tipteki okullarda hizmet verdiği görülmüştür. Öğretmenlerin %53,9'u ortaokul ve %46,1'i liselerde görev yapmaktadır. Öğretmenler %6,8 ile 0-5 yıl, %19,2 ile 6-10 yıl, % ü37,4 ile 11-15 yıl, %36,7 ile 16 yıl ve üzerinde sürede mesleki kıdeme sahip olduğu tespit edilmiştir. Cinsiyet, okul tipi, eğitim kurumu ve kıdem düzeylerinin evrenin genel özelliklerine uygun olduğu ifade edilebilir. Öğretmenlerin öz yeterliliklerinin düşük olduğu ifadeler ise daha çok teknik bilgisayar alt yapıları ile ilgili konuları üzerinde olduğu tespit edilmiştir. Uzaktan eğitim sistemi hakkındaki bilgi ve yeterlilik düzeylerinin 3,78±0,78 seviyesinde ve oldukça yüksek olduğu hesaplanmıştır. Araştırmada öğretmenlerin öğretim kademesine göre Uzaktan eğitim sistemi hakkındaki bilgi ve yeterlilik düzeylerinin farklı düzeylerde olmadığı görülmüştür. Ayrıca erkek, kıdem düzeyleri düşük olan ve normal liselerde görev yapan öğretmenlerin öz yeterlilik düzeylerinin daha yüksek olduğu görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Uzaktan Eğitim, Öz-yeterlilik, Beden Eğitimi ve Spor Öğretmeni

Beden eğitimiBeden eğitimi ve spor dersiTeknoloji kullanımı+6
İlker Oğraş
Akdeniz University · Institute of Educational Sciences
2022
10
Master'sOpen AccessTR

Spor bilimleri fakültesi öğrencilerinin pandemi sürecinde uzaktan eğitim ortamlarını kullanım tutumları ve internet bağımlılıklarının incelenmesi

Bu çalışmada Spor Bilimleri Fakültesi öğrencilerinin pandemi süresinde uzaktan eğitim ortamlarını kullanım tutumları ve internet bağımlılıklarının incelenmesi amaçlanmıştır. Bu araştırmada nicel araştırma modelinde ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırma evrenini Akdeniz Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesinde 2022-2023 eğitim-öğretim yılında öğrenim gören toplam 827 lisans öğrencisi oluşturmaktadır. Örneklem olarak seçkisiz örneklem kullanılarak toplamda 398 lisans öğrencisi araştırmaya katılmıştır. Araştırmanın veri toplama sürecinde Kişisel bilgi formu, Yıldız ve ark. (2021) Türkçeye uyarladığı "Pandemi sürecinde uzaktan eğitim ortamlarını kullanımına ilişkin tutum ölçeği" ve Kutlu ve ark. (2016) Türkçe uyarlamasını yaptığı "Young İnternet Bağımlılığı Kısa Testi" kullanılmıştır. İstatistiksel sonuçlar SPSS 23 paket programıyla yapılmıştır. Elde edilen verilerin analizinde verilen normal dağılım gösterdiği doğrultusundadır. Bu bağlamda ikili karşılaştırmalarda t-testi, çoklu karşılaştırmalarda ANOVA testi ve ilişki için Pearson Korelasyon Katsayısına bakılmıştır. Sonuçlar p<.05 anlamlılık düzeyinde incelenmiş ve aktif spor yapma durumu değişkenine göre pandemi sürecinde uzaktan eğitim ortamlarını kullanıma ilişkin tutum arasında anlamlı farklılık görülmüştür. Aktif spor yapanların tutum puanı spor yapmayanlara göre daha yüksektir. Cinsiyet, sınıf düzeyi, okuduğu bölüm ve haftalık antrenman gün sayısı değişkenlerini incelendiğinde internet bağımlılık düzeylerinde ve uzaktan eğitim ortamlarını kullanıma ilişkin tutum düzeylerinde anlamlı fark tespit edilmemiştir. Son olarak yapılan ilişki testinde internet bağımlılık puanları ve uzaktan eğitim ortamlarını kullanımına ilişkin tutum düzeylerinde pozitif yönde anlamlı bir ilişki bulunmuştur.

COVID 19PandemilerSpor Bilimleri Fakültesi+7
Doğukan Ağdırlıoğlu
Akdeniz University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Fiziksel aktivitenin öğrencilerin teknoloji bağımlılığı üzerine etkisi

Bu araştırma, fiziksel aktivelerden sayılan pilates uygulamasının teknoloji bağımlılığı üzerindeki etkisini ölçmek amacıyla yapılmıştır. Araştırma, yarı deneysel araştırma modellerinden olan kontrol gruplu ön test - son test deseni ile tasarlanmıştır. Deney ve kontrol gruplarını oluşturan çalışma grubu sınırlandırılırken amaçlı örneklem metotlarından olan uygun (convenience) örneklem tekniğinden yararlanılarak seçilen ve yansız atama ile oluşturulan 11-16 yaş grubu toplam 120 (deney n=60 kontrol n=60) orta ve ortaöğretim kademelerinde öğrenim gören öğrenciden oluşmaktadır. Araştırmada, Veri toplama araçları olarak, teknoloji bağımlılık düzeylerini belirlemek için Dilci (2019) tarafından geliştirilen ve geçerlik güvenirlik çalışması yapılan "Dijital Bağımlılık Ölçeği" ile veriler toplanmıştır. Ölçek "Yoksunluk", "Dürtüsellik", "Düşük Performans", "Düşük Benlik Algısı" ve "Sosyal İzolasyon" olmak üzere beş alt boyuttan ve toplamda 40 maddeden oluşmaktadır. Ölçeğin toplam güvenirliği .98 olarak belirlenmiştir. Çalışmada ise eğitim öncesi ve eğitim sonrası ölçümleri için ölçeğin Cronbach alfa katsayısı sırasıyla 0.922 ve 0.924 bulunmuştur. Uygulamalardan önceki ilk hafta çalışma grubuna ön-test ölçümleri uygulanmış, daha sonra kontrol grubuna herhangi bir uygulama yapılmayıp deney grubuna fiziksel aktivitelerden pilates çalışması yapılmıştır. Uygulamalar 6 hafta süre ile uygulandıktan sonra 6. hafta son-test ölçümleri uygulanmıştır. Deney ve kontrol gruplarının dijital bağımlılık ölçeği alt boyutlarında ön test puan ortalamaları arasındaki farkı test etmek için bağımsız gruplar için t testi, deney grubunun kendi içinde ön test son test puanlarını incelemek için bağımlı gruplar için t testi yapılmıştır. Araştırmadan elde edilen veriler SPSS 22.0 paket programıyla analiz edilmiştir. Test tekniğine karar verilmeden önce parametrik test varsayımlarının karşılanıp karşılanmadığı incelenmiştir. Çalışma grubunun (n=120) parametrik test uygulaması için "n≥30" gerekliliğini karşıladığı görülmüştür. Sonuç olarak, fiziksel aktivitelerden pilates çalışmalarının teknoloji bağımlılığını düşürdüğü, fiziksel aktivitelerden pilatesin teknoloji bağımlılığı ekseninde çocukları olumlu yönde etkilediği sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Ortaokul, Lise, Fiziksel aktivite, Pilates, Teknoloji bağımlılığı

BağımlılıkEgzersizFiziksel aktivite+7
Fadime Eylül Uyar
Akdeniz University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Beden eğitimi öğretmenlerinin başarı algılarında yordayıcı olarak psikolojik iyi oluş ve fiziksel öz saygı

Bu araştırma, beden eğitimi öğretmen adaylarının başarı algılarının yordayıcısı olarak psikolojik iyi oluş ve fiziksel öz saygısını incelemek amacıyla yapılmıştır. Nicel araştırma yöntemlerinden betimsel model ile yürütülen bu araştırmanın örneklemini 193'ü Ankara Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi ve 140'ı Antalya Akdeniz Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi olmak üzere toplam 333 beden eğitimi öğrenimi gören lisans öğrencisinden oluşturmaktadır. Araştırma yapılırken veri toplama araçları olarak, Ryff (1989) tarafından geliştirilmiş Psikolojik İyi Oluş Ölçeği (PİOÖ) ile Confelonieri tarafından geliştirilmiş Fiziksel Öz Saygı Ölçeği (F.Ö.S.Ö) kullanılmıştır. Psikolojik İyi Oluş Ölçeği 6 alt boyu ve 42 sorudan oluşmaktadır. PİOÖ'nin her bir alt boyutu için iç tutarlılık ve güvenirlilik katsayıları için; özerklik .86, çevresel hakimiyet .90, kişisel gelişim .87, diğerleriyle olumlu ilişkiler .91, yaşam amacı .90 ve kendini kabul etme .93 olarak bulunmuştur. Aynı şekilde Fiziksel Öz Saygı Ölçeği 3 boyut ve 12 maddeden oluşmaktadır. Ölçeğin iç tutarlılık ve güvenirlilik çalışmalarında görünüm alt boyutunun iç tutarlılığı .73, kilo alt boyutunun iç tutarlılığı .76 ve atıf alt boyutunun tutarlılığı .64 olarak belirlenmiştir. Araştırma boyunca belirlenen amaçlara ulaşabilmek için veri analizi IBM tarafında geliştirilmiş olan SPSS 24.0 ile yapılmıştır. Araştırmada ölçek puanları hesaplanmış ve puanların normal dağılıma uygunluğunun belirlemesi için basıklık ve çarpıklık katsayıları incelenmiştir. Ölçek puanının demografik özelliklere göre farklılık gösterme durumunun analiz edilmesi için t testi ve ANOVA testi kullanılmıştır. T testi, 2 gruplu demografik değişkenlerin analizinde kullanılırken ANOVA testi k (k>2) gruplu değişkenlerin analizinde kullanılmıştır. Araştırmada kullanılan analiz sonuçlarına göre fiziksel öz saygı ile özerklik, çevresel hakimiyet, kişisel gelişim, diğerleriyle olumlu ilişkiler, yaşam amacı, kendini kabul etmede çok güçlü düzeyde pozitif yönlü bir ilişki olduğu sonucuna varılmaktadır. Fiziksel öz saygının psikolojik iyi oluş üzerindeki etkisini incelediğimizde, fiziksel öz saygının psikolojik iyi oluşu pozitif yönde etkilediği belirlenmiştir. Fiziksel öz saygı ve alt boyutları ile psikolojik iyi oluş ve alt boyutlarının öğrencilerin okuduğu üniversitelerin bulunduğu şehir bakımından istatistiksel olarak anlamlı farklılık göstermediği belirlenmiştir.

BaşarıBaşarı algısıBeden eğitimi+7
Gamze Kılıç
Akdeniz University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin uzaktan eğitime yönelik tutum ve yeterlikleri

Dünyada ve ülkemizde son dönemlerde çeşitli nedenlerden dolayı (pandemi, doğal afetler) uzaktan eğitim öğretim hizmetlerine başvurulduğu görülmüştür. Uzaktan eğitim kapsamında beden eğitimi ve spor dersinin de uygulandığı ve uygulama temelli bir ders olduğu için bu süreçten en çok etkilenen derslerin başında olduğu düşünülmektedir. Bu araştırmanın amacı ise beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin uzaktan eğitime yönelik tutum ve yeterliklerini incelemektir. Araştırma, betimleyici modelde nicel bir çalışmadır. Araştırmaya Antalya ilinde görev yapan 101 kadın 211 erkek olmak üzere 312 beden eğitimi ve spor öğretmeni Google form üzerinden online olarak gönüllülük esasıyla katılım göstermiştir. Katılımcıların demografik özelliklerini belirlemek için kişisel bilgi formu kullanılmıştır. Araştırma da Deniz (2021) tarafından geliştirilen Öğretmenlere Yönelik Uzaktan Eğitim Tutum Ölçeği ve Sağın, Yücekaya ve Güllü (2021) tarafından geliştirilen Beden Eğitimi Öğretmenlerinin Uzaktan Eğitim Yeterlikleri Ölçeği uygulanmıştır. Beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin uzaktan eğitime yönelik tutumları ve yeterlikleri incelenmiştir. Ölçeklerin sonuçları SPSS 22 paket programı ile analiz edilmiştir. Veriler normal dağılım gösterdiğinden parametrik testler uygulanmıştır. Sonuç olarak beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin uzaktan eğitime yönelik tutumlarında cinsiyet, mesleki deneyim yılı, çalıştığı yer ve teknoloji yetkinlik seviyesi gibi değişkenlerde anlamlı farklar bulunmuştur. Beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin uzaktan eğitim yeterliklerinde cinsiyet, mesleki deneyim yılı, görev kademesi ve teknoloji yetkinlik seviyesi değişkenlerine göre istatiksel olarak anlamlı farklılıklar bulunmuştur. Tutum ve yeterlik arasındaki ilişkiye bakıldığında ise düşük seviyede anlamlı bir fark bulunmuştur.

Beden eğitimi ve spor dersiBranş öğretmenleriTutum ölçekleri+7
Emre Cabbar
Akdeniz University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Müzik ile ilişkilendirilmiş beden eğitimi ve spor derslerinin öğrencilerin tutumlarına etkisinin incelenmesi

Bu araştırma ile, müzik dersi ile beden eğitimi ve spor dersinin disiplinlerarası yaklaşımla ilişkilendirildiği öğrenme etkinliklerinin öğrencilerin derslere yönelik tutumlarına etkisini araştırmak amaçlanmıştır. Araştırma, deneme modellerinden ön test-son test kontrol gruplu modeli ile tasarlanmıştır. Deney ve kontrol gruplarını oluşturan çalışma grubunu, 2021-2022 eğitim-öğretim yılında Alanya ilçe MEB müdürlüğüne bağlı Toslak Sabir Erkin Ortaokulu ile Emişbeleni Ortaokulu'nda öğrenime devam eden toplam 60 (deney n=30 kontrol n=30) 5. sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Çalışma grubu sınırlandırılırken kolayca erişilebilecek ve eğitim-öğretimde devamlılığın yüksek olduğu iki kurumun tercih edilmesi maksadıyla amaçlı örneklem metotlarından olan uygun (convenience) örneklem tekniğinden yararlanılmıştır. Deney ve kontrol gruplanın belirlenmesinde yansız atama yöntemi göre tercih edilen okullarda 5. sınıf A ve B şubeleri arasında kura çekimine gidilmiş kura çekimi sonucu okulların A şubeleri deney B şubeleri ise kontrol grubu olarak belirlenmiştir. Araştırmada başında öğrencilerin demografik özelliklerini ölçmek için araştırmacı tarafından hazırlanan demografik bilgi formu, müzik dersine yönelik tutumlarını ölçmek için ilköğretim müzik dersi tutum ölçeği, beden eğitimi ve spor dersine yönelik tutumlarını ölçmek için ise ilköğretim beden eğitimi ve spor dersi tutum ölçeği uygulanmıştır. Araştırmanın uygulaması 12 haftalık süreçte gerçekleşmiştir. Bu süreçte kontrol grubu beden eğitimi ve spor dersini MEB'in onayladığı yıllık plana göre işlemiş deney grubu ise beden eğitimi ve spor dersini müzik dersi ile beden eğitimi ve spor dersinin disiplinlerarası yaklaşımla birlikte işlendiği öğrenme etkinlikleri ile işlemiştir. Sürecin sonunda son testler tekrar edilmiştir. Elde edilen verilerin normal dağılım gösterip göstermediğini test etmek amacıyla Kolmogrov Smirnov testi uygulanmış ve verilerin normal dağılım gösterdiği tespit edilerek karışık desen Anova testleri uygulanmıştır. Araştırmada anlamlılık seviyesi p<0,05 olarak belirlenerek hesaplama ve analizlerin tümü SPSS 26.0 istatistiksel paket programı kullanılarak yapılmıştır. Araştırmanın bulgularında; müzik dersi ile beden eğitimi ve spor dersinin disiplinlerarası yaklaşımla ilişkilendirildiği öğrenme etkinlikleri ile beden eğitimi ve spor dersi işleyen deney grubu öğrencilerinin son test tutum puanları ile müzik dersi ile beden eğitimi ve spor dersinin disiplinlerarası yaklaşımla ilişkilendirildiği öğrenme etkinlikleri ile beden eğitimi ve spor dersi işlemeyen kontrol grubu öğrencilerinin son test puanları karşılaştırıldığında deney grubu lehine beden eğitimi ve spor dersine yönelik tutum puanlarında anlamlı farklılık meydana gelmiştir. Müzik dersine yönelik tutum puanlarında ise anlamlı derecede farklılık meydana gelmemiştir. Müzik dersi ile ilişkilendirilen beden eğitimi ve spor dersinin öğrencilerin müzik dersine yönelik tutumlarına olumlu katkı sağlamadığı ancak beden eğitimi ve spor dersine yönelik yönelik tutumlarına ise olumlu yönde katkı sağlayacağı söylenebilir (p<0,05). Anahtar Kelimeler: Disiplinlerarası yaklaşım müzik dersi, beden eğitimi ve spor, tutum

Yusuf Karyağdı
Akdeniz University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Spor yapan ve yapmayan öğrencilerin öğrenme stillerinin incelenmesi (Antalya ili Konyaaltı ilçesi örneği)

Amaç: Bu araştırmanın amacı, spor yapan ve yapmayan öğrencilerin tercih ettikleri öğrenme stillerini belirleyerek, geleceğe yönelik verimli bir öğrenim ve spor hayatı sürdürmelerine katkıda bulunmaktır. Yöntem: Bu araştırma genel tarama yöntemlerinden survey (tarama) tipi bir araştırmadır. Araştırmanın evrenini Antalya ili Konyaaltı ilçesinde öğrenim gören ortaokul ve lise öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemi Antalya ili Konyaaltı ilçesinde öğrenim gören ortaokul ve lise öğrencileri arasından tabakalı örnekleme yöntemi ile seçilmiş 1043 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından hazırlanan Kişisel Bilgi Formu ve Kolb tarafından geliştirilen, Gencel (2007) tarafından Türkçeye uyarlanan Kolb Öğrenme Stili Envanteri- III kullanılmıştır. Araştırma verilerinin istatistiksel çözümlemelerinde SPSS 23 (Statistical Package for the Social Sciences) paket programı kullanılmıştır. Araştırma kapsamında bağımsız değişkenler ve öğrenme stilleri ile ilgili bulgular frekans (f) , yüzde (%) olarak verilmiştir. Demografik özelliklere göre öğrenme stilleri arasındaki karşılaştırmalar ki-kare (Chi-square) istatistiksel analizi ile yapılmıştır. Araştırmada anlamlılık düzeyi 0.05 olarak belirlenmiştir. Kolb Öğrenme Stili Envanterinin dört temel öğrenme biçimi puanları ile birleştirilmiş puanların Cronbach-alpha değeri (Somut Deneyim 0,63; Yansıtıcı Gözlem 0,67; Soyut Kavramsallaştırma 0,67; Aktif Deneyim 0,69) olarak bulunmuştur. Bulgular: Spor yapan öğrenciler (%27,1) yerleştirme, spor yapmayan öğrenciler (%29,6) özümseme öğrenme stiline sahiptir. Öğrenme stilleri yaşa göre (p=0,001); eğitim kademesine (p=0,003); sınıfa (p=0,003); okul türüne (p=0,018); gruplandırılmış verilerde baba mesleğine (p=0,010) göre istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık göstermektedir. Spor yapan ve yapmayanların öğrenme stillerinde istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmuştur (p=0,013). Spor yapmayanların yaşa (p=0,049) ve gruplandırılmış verilerde baba mesleğine (p=0,010) göre öğrenme stilleri değişmektedir. Sonuç: Bu araştırmada spor yapan öğrencilerin öğrenme stilleri yerleştirme, spor yapmayan öğrencilerin öğrenme stilleri özümsemedir. Spor yapan ve yapmayan öğrencilerin öğrenme stilleri arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık bulunmuştur (p<0,05). Anahtar Kelimeler: Kolb, Öğrenme Stilleri, Spor Yapan, Spor Yapmayan, Deneyimsel Öğrenme.

Deneysel öğrenmeLise öğrencileriOrtaokul öğrencileri+4
Pınar Gücüöz
Akdeniz University · Institute of Educational Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul öğrencilerinin beden eğitimi ve spor dersi değer yönelimleri ve sportmenlik davranışlarının incelenmesi

Bu çalışmanın amacı, ortaokul öğrencilerinin beden eğitimi ve spor derslerinde değer yönelimleri ve sportmenlik davranışlarını ortaya koymaktır. Bu araştırmada nicel araştırma modelinde betimsel model kullanılmıştır. Araştırma evrenini 2019-2020 eğitim öğretim yılı Antalya ili devlet okullarında öğrenim gören 5. 6. 7. ve 8. sınıf 131.729 ortaokul öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırma örneklemini seçebilmek için öncelikle okul sporlarında birçok branşta faaliyet gösteren okullar amaçsal örnekleme yöntemiyle belirlenmiş, 595 ortaokul öğrencisi örneklemi oluşturmuştur. Araştırmanın veri toplama sürecinde öğrencilere Kişisel Bilgi Formu, Yıldız ve Güven'in (2013) Beden Eğitimi Dersi Değer Yönelimi Ölçeği ve Koç'un (2013) Beden Eğitimi Dersi Sportmenlik Davranış Ölçeği (BEDSDÖ) olmak üzere iki ölçek uygulanmıştır. Öğrencilerin beden eğitimi ve spor dersinde kazandığını düşündükleri üç değer dostluk, sorumluluk ve sabırdır. Ortaokul öğrencilerinin değer yönelimleri ve sportmenlik davranışları cinsiyet, sınıf düzeyi, spor yapma ve okul başarısına göre istatistiksel olarak anlamlı farklar göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Beden Eğitimi ve Spor, Kök Değerler, Değer Yönelimi, Sportmenlik.

Beden eğitimi ve spor dersiDeğer orientasyonuDeğerler+2
Mustafa Can Sayılı
Akdeniz University · Institute of Educational Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Atılganlık eğitimi programının ergenlik dönemindeki öğrencilerin atılganlık düzeyine etkisi

Bu tezin amacı; atılganlık eğitimi programının öğrencilerin atılganlık seviyelerine etkisini değerlendirmektir. Çalışmamız nicel araştırma yöntemlerinden deneysel yöntemle yapılmıştır. Araştırmaya, 2019-2020 öğretim yılında Ankara ilinde MEB'e bağlı devlet okulunda altıncı sınıfta öğrenim gören 30 öğrenci katılmıştır. Örneklem olarak belirlenen Ankara ilinde MEB'e bağlı devlet okulunda öğrenim gören altıncı sınıf öğrencilerinden 15 kişi deney ve 15 kişi kontrol grubu olmak üzere toplam 30 kişi örneklem grubunu oluşturmaktadır. Araştırmada 5 haftalık atılganlık eğitim programındaki etkinlikler 15 öğrenci olan deney grubuna uygulanıp, uygulanan programın bitiminde tekrar aynı anketin yapılması istenilmiştir. Kontrol grubundaki 15 öğrenciye ise etkinlik uygulanmaksızın 5 hafta sonunda anket yeniden uygulanmıştır. Atılganlık Envanteri, Topukçu (1982) tarafından 8-12 yaş grubundaki öğrencilerin atılganlık düzeylerini belirlemek için geliştirilmiştir. Envanterde öğrenci kendisine uygun olan maddelerin karşı tarafına "Evet", kendisine uygun olmayan maddeler için "Hayır" olarak işaretler. Araştırmada elde edilen veriler üzerinde yapılan istatistiksel işlemler; two independent T-testi, Kruskal Wallis-H testi, ANOVA testi, frekans(f), yüzde (%) dağılımları Mann-whitney U testidir. Sonuç olarak, 5 haftalık atılganlık eğitimi programının ergenlik dönemindeki öğrencilerin atılganlık düzeyine etkisinde istatistiksel olarak anlamlı farklar olduğu görülmektedir. Yapılan bu araştırmada, ortaya çıkan bulgularımız sonucunda; ortaokul öğrencilerinin kendini daha doğru ve net şekilde ifade edebilmeleri için atılganlık beceri eğitiminin verilmesi önerilmiştir. Anahtar Kelimeler: Atılganlık, Atılganlık Eğitimi, Ergenlik Dönemi

AtılganlıkErgenlerErgenlik+2
Beril Bayraktaroğlu
Akdeniz University · Institute of Educational Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Beden eğitimi öğretmenlerinin duygusal zeka ve mesleki tükenmişlik düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu çalışmanın temel amacı; beden eğitimi öğretmenlerinde duygusal zeka ve mesleki tükenmişlik düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Çalışmaya 123 kadın, 75 erkek; toplam 198 beden eğitimi öğretmeni gönüllü olarak katılmıştır. Araştırmada sosyo-demografik değişkenler ile ilgili bilgiler, araştırmacı tarafından oluşturulan Kişisel Bilgi Formu ile toplanmıştır. Araştırmanın amacına ulaşmak için; Petrides ve Furnham (2000) tarafından geliştirilen, Türkçeye uyarlaması Deniz, Özer ve Işık (2013) tarafından yapılan "Duygusal Zeka Ölçeği Kısa Formu" ile birlikte Pines (2005) tarafından geliştirilen, Türkçeye uyarlaması Tümkaya, Çam ve Çavuşoğlu (2009) tarafından yapılan "Tükenmişlik Ölçeği" kullanılmıştır. Elde edilen verilerin analizinde verilerin normal dağılım göstermesi doğrultusunda bağımsız gruplar t-testi ile korelasyon ve regresyon analizleri yapılmıştır. Yapılan analizler Microsoft Excel ve SPSS 22 paket programıyla yapılmış ve yapılan tüm değerlendirmelerde istatistiksel anlamlılık düzeyi p<0.05 olarak kabul edilmiştir. Bu araştırmanın sonucunda, duygusal zekâ ile tükenmişlik arasında negatif yönde orta düzeyde istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca tükenmişliğin duygusal zekâ tarafından anlamlı düzeyde yordandığı ve varyansının %35'ini açıkladığı belirlenmiştir.

Beden eğitimiBeden eğitimi ve spor dersiBranş öğretmenleri+4
Burçak Damla Balcı
Akdeniz University · Institute of Educational Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Spor eğitim modeline dayalı temel tenis eğitiminin 10–11 yaş çocuklarda temel motor ve tenis becerileri ile liderlik özelliği gelişimine etkisi

Araştırma ile spor eğitim modeline dayalı temel tenis eğitiminin 10–11 yaş çocuklarda temel motor ve tenis becerileri ile liderlik özelliği gelişimi üzerine etkisini incelemek amaçlanmıştır. Araştırmada, yarı deneysel araştırma modellerinden öntest–sontest eşitlenmemiş kontrol gruplu desen kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, Antalya il milli eğitim müdürlüğüne bağlı ortaokulda eğitim kademesinde öğrenim görmekte olan 10-11 yaş 25 deney grubu ve 24 kontrol grubu olmak üzere toplam 49 ortaokul 5. Sınıf öğrencilerinden oluşmaktadır. Araştırmaya katılan deney ve kontrol gruplarında birinci hafta ön testler alınmış sonrasında 12 hafta uygulama süreci gerçekleştirildikten on dördüncü hafta son testler alınmıştır. Uygulamada deney grubuna Spor Eğitim Modeli (SEM) ile temel tenis eğitimi uygulanırken kontrol grubuna beden eğitimi derslerinde temel tenis eğitimi uygulaması yapılmıştır. Araştırmada motor performans düzeylerini belirlemek için statik denge (flamingo testi), esneklik (otur uzan testi ), sürat (20 metre testi), çeviklik (T dril testi), koordinasyon (altıgen testi), el kavrama kuvveti (hand grip testi), patlayıcı kuvvet (dikey sıçrama ve durarak uzun atlama testleri) veri toplama araçları, Tenis becerilerinin düzeyini belirmek için Wall Catch Koordinasyon, Revize Dyer Duvar (RDD) testleri veri toplama araçları ve Liderlik becerisi özelliklerini belirlemek için ise Cansoy ve arkadaşlarının geliştirdiği "Liderlik özellikleri Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırma da elde edilen veriler SSPS programıyla hesaplandı elde edilen verilerin normal dağılım olduğu görüldü. Çalışma grubunun sosyo-demokrafik özellikleri frekans yüzde dağılımları ile belirlendi. Değişkenlerden arasında farklılık olup olmadığı belirlemek için bağımsız örneklem t testi, eşleştirilmiş örneklem t testi ve one way anova testleri kullanılmıştır. Sonuç olarak, Spor Eğitim Modeline (SEM) dayalı temel tenis eğitimi uygulamalarının 10-11 yaş çocukların motor performans düzeylerini, temel tenis becerisi edinimi ve gelişimi sürecini ve liderlik becerilerinin gelişimini olumlu yönde etkilediği sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Spor Eğitim Modeli, Temel Tenis Eğitimi, Tenis becerisi, Motor Performans, Liderlik

Beceri performansıLiderlikMotor beceriler+4
Melis Korkmaz
Akdeniz University · Institute of Educational Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Spor Bilimleri Fakültesinde öğrenim gören öğrencilerin problem çözme becerilerinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı spor bilimleri fakültesinde öğrenim gören öğrencilerin problem çözme becerilerini ortaya koymaktır. Bu araştırmanın modeli tarama modeli şeklinde gerçekleştirilen betimsel bir çalışmadır. Bu araştırmanın çalışma evrenini Akdeniz Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi 2020-2021 eğitim öğretim yılında öğrenim gören lisans öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini Akdeniz Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesinde öğrenim gören lisans öğrencilerinden Beden Eğitim ve Spor Öğretmenliği, Spor Yöneticiliği, Antrenörlük Eğitimi ve Rekreasyon bölümlerinde okuyan, random yöntemle belirlenen 300 öğrenci oluşturmaktadır. Bu araştırmada veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından hazırlanan kişisel bilgi formu ve Heppner ve Petersen (1982) tarafından geliştirilen Problem Çözme Becerileri Ölçeği kullanılmıştır. Araştırmada öncelikle verilerin dağılımı incelenmiştir. Çalışma grubundan elde edilen verilerin normal dağılım gösterip göstermediğini test etmek amacıyla Kolmogorov Smirnov testi uygulanmıştır. Kolmogorov smirnov testinin sonucundan verilerin normal dağılmadığı sonucuna varılmıştır. Bu nedenle araştırmada non-parametrik testler kullanılmıştır. Normal dağılım özelliği göstermeyen bir dağılımda iki bağımsız grup ortalamalarını karşılaştırmak amacıyla non-parametrik yöntem olan Mann Whitney U testi kullanılmıştır. Normal dağılım göstermeyen gruplarda üç veya daha fazla sayıda grubun ortalamaları arasındaki farklılığın anlamlılığını test amacıyla kullanılan non-parametrik yöntem olan Kruskal Wallis testi kullanılmıştır. Araştırmada kullanılan Problem Çözme Envanterinin Cronbach's Alpha güvenirlik katsayısı 0,81 olarak hesaplanmıştır. Araştırmanın bulgularından elde edilen sonuçlara göre spor bilimleri fakültesinde öğrenim gören öğrencilerin problem çözme becerileriyle, cinsiyet ve ilgilenilen spor dalı değişkenleri arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık bulunamamıştır (p>0,05). Problem çözme becerileriyle, yaş, bölüm, spor yılı değişkenleri arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar meydana gelmiştir. Anahtar kelimeler: Problem, Problem çözme, Problem çözme becerisi.

Problem çözmeProblem çözme becerisiSpor Bilimleri Fakültesi+1
Orhan Aksoy
Akdeniz University · Institute of Educational Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessEN

Psychological skills and its relationship with attributes of athletic motivation among basketball players in the young clubs in Duhok

The aim of this study find out significant differences in the level of psychological skills and motivational traits among basketball players, in terms of: age (14 to18), educational attainment, economic situation. The research aims to identify determine the distinctive psychological skills of basketball players. also to identify the determine the distinctive motivational features of basketball players, as well as Identify the relationship a correlation between psychological skills and motivational attributes of basketball players. The researcher used the descriptive approach for its relevance to the nature of the research. The research sample consists of (45) players basketball in emerging clubs (Dohuk, Zakho, and Sennacherib) in Dohuk. The researcher used the questionnaire skills mental designed by (Stefan Bull, John Albinson, and Christopher Shambrook) (1996) to measure some important mental (psychological) aspects of sports performance, and it includes the following dimensions: (ability to visualize, self-confidence, sports achievement motivation, ability to relax, ability to deal with anxiety, and ability to focus attention). The test includes 24 phrases, and each of the previously explained six dimensions is represented by (4) phrases, the athlete answers the test statements on a six-point scale, it was prepared and Arabized by Muhammad Hassan Allawi. Also the scale designed by Tenko and Richard contains (55) statements that measure (9) characteristics, which are: (responsibility, training attitude, aggression, design, motivation, self-confidence, leadership, hardness, and emotional control). Prepared and Arabized by Muhammad Hassan Allawi. The most important characteristics of sports motivation among basketball players were also identified. The reconnaissance experiment was conducted on Friday 19/3/2023 at eleven o'clock in the indoor basketball hall of the Duhok Sports Club in Dohuk Governorate. Psychological skills and attributes of athletic motivation traits are determined on a sample of (5) basketball players in the young clubs in Duhok, for the purpose of ascertaining the following: (knowing IV the difficulties and problems that the researcher may face, know the time taken, and ensure the efficiency of the resolution). The values were treated statistically by relying on the statistical package (SPSS) to extract (arithmetic mean, standard deviation, coefficient of variation, and simple correlation coefficient of (Pearson), and the researcher concluded that there were similarities according to ( age, economic situation) in the psychological skills and motivational characteristics, which means that there is no significant difference between the average scores of the research sample among the athletes in the youth basketball clubs (Dohuk, Zakho, and Sennacherib) according to their ages and economic situation, Moreover, there were differences in educational attainment between the levels (secondary, Diploma) and in favor of secondary school, and this means that the secondary stage has psychological skills and motivational features among the athletes in the youth basketball clubs (Dohuk, Zakho, and Sennacherib). The results showed also, that the basketball players are distinguished by the following psychological skills: Motive achievement imagines skills psychological among youth basketball players, followed by (ability to visualize), then (self-confidence), then (relaxation skill), then (focusing attention), and finally confronting anxiety, as well as the results showed athletic motivational characteristics of youth basketball players were characterized by the following: (The situation training, responsibility, motivation, aggression, determination, toughness, self-confidence, leadership, and emotional control). Finally, The results showed positive relationships at the level of (0.01) and (0.05) between psychological skills and the dimensions of the mathematical motivational features, except for the skill of the ability to visualize and the ability to focus attention, the results showed that there is a negative relationship between these two skills and the trait of aggression, as the greater the ability of the player to use the skill of visualization and the skill of focusing attention during his performance, this led to his ability to confront and control his emotions and estimate His physical and skillful ability, which reduces the manifestation of aggression, which is a reaction to frustration and unsuccessful performance

Baeez Maraan Ibrahım Hamı
Tokat Gaziosmanpaşa University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Dart sporcularının durumluk ve sürekli kaygı düzeylerinin performansa etkisinin incelenmesi

Bu araştırma kapsamında dart sporcularının durumluk ve sürekli kaygı durumlarının performansa etkisinin araştırılmasıdır. Bu doğrultuda araştırmada katılımcılara, durumluk ve sürekli kaygı puanlarını olduğu gibi tespit etmeye yönelik olarak durumluk kaygı envanteri müsabaka öncesi, sürekli kaygı envanteri müsabaka sonrası uygulanmış ve sezon boyunca elde ettiği dereceler ile karşılaştırılmıştır. Spielberger'in durumluk-sürekli kaygı (STAI) envanteri hakkındaki bilgileri ve sporcuların özlük niteliklerinin belirlenmesi amacıyla kişisel bilgi formu kullanılmıştır. Araştırma, tarama modeline göre yapılmıştır. "Bir grubun belirli özelliklerini belirlemek için verilerin toplanmasını amaçlayan çalışmalara tarama araştırması" denmektedir (Tanju, Darıca ve Büyüköztürk, 2011). Çalışmanın yöntemi "amacına göre tanımlayıcı, yapılış zamanına göre kesitsel, veri toplama yöntemine göre anket" çalışmasıdır. Araştırmanın sonucunda araştırmaya katılan dart sporcularının durumluk kaygı puan ortalamaları ve sürekli kaygı puan ortalamaları cinsiyet değişkenine göre incelendiğinde, erkek sporcuların kadın sporculara göre durumluk ve sürekli kaygılarına göre daha düşük olduğu, yaşın artmasıyla durumluk kaygı düzeylerinin azalacağı tespit edilmiş ve öneriler sunulmuştur.

DartDartçılarDurumluk kaygı+5
Suphi Eren Öztürk
Bartın University · Institute of Educational Sciences
2019
00