
11
Arşivlenen Tez
0
DOI Atanmış
0%
DOI Oranı
Anabilim Dalı
Bursa ili Gemlik yöresi geleneksel Türk işlemelerini renk, desen ve kompozisyon özellikleri yönünden araştırılması ve öğretim analizlerinin yapılması
Böylece ortaya çıkan yenilikleri kaybolupgiden özellikleri. Kırılma ve sapma noktalarında ki değişimi görürüz.Sanatı tanımlamak istersek;Bir duygunun bir tasarının veya güzelliğin anlatımda kullanılan yöntemlerintamamı veya bu anlatım sonucunda ortaya çıkan yaratıcılık.Her türlü malzemeden sanat eseri yaratılabilir. Buradan yola çıkarakGeleneksel Türk el sanatları Anadolu'nun binlerce yılık tarihinden gelen çeşitliuygarlıkların kültür mirasıyla kendi öz değerlerini birleştirerek zengin bir mozaikoluşturmuştur.İşleme giyecek ve kullanılacak eşyaları bezemek arzusuyla kullanılan işlemeve süsleme sanatlarının en eskisidir.İşleme iğne iplik yardımıyla her çeşit kumaş üzerine yapılan süslemedir.Dikiş tekniğinin dekorasyonu olarak çıkmış ve kullanılmıştır.Araştırma konusu olarak Geleneksel Türk işlemeleri ve öğretim analizleriseçilmiştir. Araştırılan işlemeler Türk işi, Maraş işi, Hesap işidir. Türk işi atkı veçözgü ipliği sayılabilen kumaşlara sayarak işlenen ya da çizilen desenin dış hattınagöre işlenen işlem tekniğidir.Hesap işi atkı ve çözgü ipliği sayılabilen kumaşlara sayılarak yapılan ikiyönlü işleme tekniğidir. Maraş işi sık dokunuşlu kumaşlara işlenen bir tekniktir.Maraş işi kumaşa yapıştırılan desen çizili kartonun üzeri sarılarak yapılan işlemtekniğidir.Araştırma yaptığım bölgede bulduğum Geleneksel Türk işlemelerinin öğretimanaliz tablolarını yapmak ve elde ettiğim verileri bölümüme kazandırmak ve dahasonra yapılacak araştırmalara kaynak teşkil etmesi amaçlanmıştır.Yapılan araştırmada bilgilerin elde edilmesinde 4 bireyden ve bu bireylerdenelde edilen 29 ürün incelemeye alınarak değerlendirilmiştir.Bursa İli Gemlik Yöresinde bulunan ürünlerin belgelenmesi amacıylafotoğrafları çekilmiş ürünlere ait bilgiler gözlem formalarına kaydedilmiş, ve eldeedilen bilgilerin öğretim analizleri yapılarak genel sonuçlara varılmaya çalışılmıştır.İncelemeye alınan ürünlerin işlemesinde altın yassı tel, ipek iplik, muline,koton iplik, kumaş olarak ise ham ipek, yünlü dokuma, pamuklu dokuma ve kadifekullanılmıştır.İncelenen ürünlerde genelikle bitkisel motifler kullanılmış birkaç üründe isefigürlü bezeme kullanılmıştır. Ürünlerde çoğunlukla bağlantılı sıralı ve düzgün sıralışekilde yerleştirilmiştir. Ürünler çoğunlukla Çevre olarak işlenmiştir.İncelen ürünlerde çoğunlukla düz sarma, düz hesap iğnesi, verev hesap iğnesi,düz pesent, muşabbak, gözeme tekniği kullanılmıştır.İncelen ürünlerde dallarda siyah ve yassı tel yapraklarda yeşil, yassı tel, çiçekve mine, gül ve figürlü bezemelerde yavruağzı, pembe, mavi, şarap rengi, sıklamen,kırmızı, sarı, gözemelerde koyu kırmızı, lacivert, koyu yeşilin yoğu olarakkullanıldığı görülmüştür.Ürünlerin kenar temizlemesinde çoğunlukla iğne oyası iğne tekniklerindenzürefa tekniği, saçak bağlama, hazır harç ve iğne oyası kullanılmıştır.
Halk eğitim merkezlerinin makine nakışında toplumsal işlevleri
Eğitim ; Bireyin davranışlarında kendi yaşantıları yoluyla ve kasıtlı olarak istendik değişme meydana getirme sürecidir. Okullarda, işyerlerinde yapılan eğitim amaçlıdır, planlıdır ve kasıtlıdır. Eğitim, kısaca davranış değiştirme sürecidir. 19.y.y. eğitim eski kuşakların yeni kuşaklar üzerinde bir amaca yönelik davranış değiştirmeye yarayan eylemler olarak ele alınıyordu. Çağımızda eğitim doğumdan ölünceye değin sürmektedir. Yaşlıların eğitimi, velilerin eğitimi, ana-baba eğitimi gibi. Bilgi patlamasıyla meslek alanları da yeni bilgiler öğrenmek için sürekli eğitim almaktadır. Bu nedenle eğitim yalnız okulda değil okul dışında da verilmektedir. Ailede, iş yerinde, askerde vb. sürekli eğitim verilmektedir. Literatürde değişik tanımlar yapılmaktadır. Eğitim, toplumun yaratıcı gücü ve verimini arttıran bireye yeteneklerini geliştirme imkanı veren sosyal adalet ,fırsat ve olanak eşitliği ilkelerini gerçekleştiren en etkili araçtır. Çağımızda eğitim yalnızca bilgi arttırmak değil aynı zamanda yaşam biçimini oluşturmak için yapılan tüm faaliyetleri kapsamaktadır. Bireylere yeteneklerini geliştirmek için ortam eğitimle sağlanır. Kişisel ve toplumsal gelişim açısından böylesine büyük önem arz eden bir yapılanmanın zaman ve mekan ile sınırlandırılamaması kaçınılmazdır.Belli yaşta ortak özellikleri taşıyan bireylere süreli olarak verilen örgün eğitim, yaş, cinsiyet, eğitim durumu; zaman, mekan sınırı tanımayan yaygın eğitim ile desteklenmeli ve ömür boyu gelişimin devam etmesi sağlanmalıdır. Bu araştırmanın genel amacı, Halk Eğitim Merkezlerinde düzenlenen merkez ve çevre kurslarının toplumsal ihtiyaçlara cevap verilebilmesi yönünden değerlendirilerek Halk Eğitim Merkezlerinin niteliklerini, eğitim kalitesini, kursiyerlerin yaşam kalitesinde meydana gelen değişiklikleri belirleyerek yaygın eğitim kurumlarının toplumsal işlevlerinin tespit edilmesidir Makine nakışı kurslarının teknolojik gelişmelere ayak uyduramadığı ve teknolojik gelişmelerin yaygın eğitim kurumlarında yeterince kullanılmaması problem olarak görülmektedir. Bu araştırma da Yaygın Eğitim Kurumları içerisinde yer alan Halk Eğitim Merkezlerinin uyguladığı eğitim programları içerisinde yer alan makine nakışı kurslarının, değişen Toplumsal yapıya paralel olarak toplumun ve bireylerin ihtiyaçlarını karşılama da üstlendiği işlevsel yapının araştırılması değerlendirilmesi ve daha sonra oluşturulacak plan ve programlara aktarılmasından hareketle. Halk Eğitim Merkezleri bünyesinde açılan makine nakışı kurslarının toplumsal işlevleri ve kursların etkinliği araştırılacaktır Ankara İl Sınırları içerisinde bulunan 16 Halk Eğitim Merkezinden tesadüfi yöntemle seçilecek 3 Halk Eğitim Merkezinde açılan 3 merkez ve 7 çevre kursunun araştırma kapsamına alınarak kursiyerlerin öğretmenlerin ve yöneticilerin görüşleri değerlendirilecektir. Bu konu için önce ilgili Literatür taranacak, ve yapılmış olan araştırmalar incelenecektir. Araştırmacı tarafından geliştirilen anket taslağı uzman ve uygulayıcılardan oluşan bir gruba uygulanacak görüşleri alınacak ve gerekli düzeltmeler yapılacaktır. Gerekli düzeltmeler yapıldıktan sonra son şekli verilen anket araştırmacı tarafından örneklem gurubunu oluşturan öğretmen ,öğrenci ve idarecilere uygulanacaktır. Anket uygulaması sonucunda elde edilen veriler uygun istatistiki yöntemlerle çözümlenerek elde edilen bulgular doğrultusunda araştırmacının düşüncelerini de içeren sonuç ve öneriler sunulacaktır. Son olarak araştırmada kullanılan literatürlerin kaynakçaları ve bireylere uygulanan anketlerin birer nüshası ekler bölümünde sunulacaktır.
Dokuma kumaşlarda son bitim işlemleri ve örgün eğitim kurumlarının takstil programlarındaki durumu
ÖZETDOKUMA KUMAŞLARDA SON B T M ŞLEMLERVE ÖRGÜN EĞ T M KURUMLARININTEKST L PROGRAMLARINDAK DURUMU(Macit)Atak SevdaYüksek Lisans, El Sanatları Anabilim Dalı Tekstil Dokuma ve Örgü EğitimiTez Danışmanı: Yrd.Doç.Dr. H.Feriha AKPINARLIKasım-2006Bu araştırma kumaş dokumacılığında boya ve baskı sonrasında dokunmuşmamule uygulanan Son Bitim şlemleri bu işlemlerin özellikleri, örgün eğitimkurumlarında okutulan Son Bitim şlemleri derslerinin tekstil programlarındakidurumunu incelemek amacıyla yapılmıştır.Araştırma, 2005-2006 yıllarında Bursa ili sanayi bölgelerinde Son Bitimşlemleri üniteleri olan işletmeleri ve Kız Teknik Öğretim, Erkek Teknik Öğretim'ebağlı örgün eğitim kurumlarının ders programlarını kapsamaktadır.Dokuma kumaşlara uygulanan Son Bitim şlemleri (apre) hakkındaliteratürden taranmış ve Bursa sanayi bölgelerindeki dokuma işletmelerinden ve websitelerinden bilgi ve örnek kumaşlar, makine vb. resimleri tespit edilmiştir.Araştırmada;Bursa ili tekstil işletmeleri Son Bitim şlemleri üniteleri bulunanişletmelerde çoğunlukta sentetik ve pamuklu elyaftan dokunan giysilik kumaşüretiminin yapıldığı, bu kumaşlara çoğunlukta yumuşatma (kimyasal) ve şardonlama(mekanik) aprelerinin uygulandığı, bu apre işlemlerinde ise araç olarak ramöz, gereçolarak ise polikarbon kullanıldığı tespit edilmiştir.Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı örgün eğitim kurumlarında Son Bitimşlemleri ile ilgili derslerin çoğunlukla, K.T.Ö bağlı okullarda ?Hazır Giyim? ,E.T.Ö. bağlı okullarda ise ?Boya -Apre? bölümlerinde işlendiği, bu okullarda dersadı olarak ise ?Apre? ve ?Apre Teknolojisi? dersi olarak işlendiği gözlenmiştir
Triko ürünlerde kullanım etiketlerinin özellikleri ve triko eğitimi veren öğretim kurum proğramlarındaki durumunun incelenmesi
Araştırmanın amacı; triko ürünlerde kullanım etiketlerinin özellikleri ve trikoeğitimi veren öğretim kurum programlarındaki durumunun incelenerek,araştırmacılara ve triko eğitimi veren bireylere öğretim kurumlarına kaynakoluşturmaktır.Araştırmanın evrenini; Ankara merkez ve ilçelerinde bulunan örgün veyaygın eğitim kurumlarında görev yapan trikotaj öğretmenleri ve Ankara bölgesindeüretilen ve satılan triko ürünler oluşturmaktadır. Yapılan incelemelerde 11 ilçedebulunan Anadolu Meslek, H.E.M. Kız Meslek ve Meslek okullarında çalışan 42öğretmen örneklem grup olarak alınmıştır.( Evrenin az olması nedeniyle tümöğretmenler örneklem gruba dahil edilmiştir.) Triko üretimi yapan farklıişletmelerden, kullanım etiketlerinin incelenmesi için farklı özelliklerde 47 adet trikoürün örneklem olarak seçilmiştir.Verilerin toplanmasında; literatür taraması, 33 soruluk 4'lü likert tipi anket vegözlem formu kullanılmıştır. Verilerin çözümlenmesinde; sonuçlar tablolar halinegetirilmiş ve ortalamaları alınarak yeterlilik dereceleri ortaya konulmuş veyorumlanmıştır. Triko ürünlerin kullanım etiketleriyle beraber fotoğrafları çekilerektür, teknik, renk, kompozisyon ve kullanım etiketi özelliklerini içeren gözlemformları hazırlanmış ve değerlendirilmiştir. Elde edilen tüm verilerin çözümlenmesiyapılarak ilgili kaynaklara dayalı yorumlanmıştır.
Gazi Üniversitesi Mesleki Eğitim Fakültesi El Sanatları Bölümü atölyelerinin donanımı ve organizasyonu konusunda yaşanan güçlükler ve çözüm önerileri
Bu araştırmada Gazi Üniversitesi Mesleki Eğitim Fakültesi £1 Sanatları Bölümü eğitim atölyelerinin donanımı ve organizasyonu konusunda karşılaşılan güçlükleri belirlemek ve çözüm önerileri sunmak amaçlanmıştır. Araştırmada anket-survey yöntemi kullanılmıştır. Araştırma evrenini, mesleki eğitime öğretmen yetiştiren Gazi Üniversitesi Mesleki Eğitim Fakültesi bünyesinde yer alan El Sanatları Eğitimi Bölümü Dekoratif Sanatlar ve Nakış Öğretmenliği programlarmm 1. ve 3. sınıf öğrencilerinden 30'ar, Tekstil Dokuma örgü öğretmenlik programının ise 1. ve 2. sınıf öğrencilerinden 30'ar olmak üzere toplam 180 öğrenci ile bu programların öğretim elemanları oluşturmuştur, ölçeğin uygulanması sonucunda elde edilen veriler SPSS 10.0 paket programında değerlendirilmiştir. Araştırmanın kuramsal temelini oluşturmak amacıyla konu ile ilgili kaynaklar taranmış, elde edilen bilgiler doğrultusunda, araştırmanın amaçlarına paralel olarak, El Sanatları Bölümü öğretim elemanlarına ve öğrencilerine uygulanmak üzere ölçme aracı hazırlanmıştır, öğretim elemanları ölçeği kişisel bilgileri ve eğitim verdikleri öğretmenlik programı atölyelerine ilişkin görüşleri alacak şekilde, öğrenci ölçeği ise kişisel bilgileri, şu anda eğitim gördükleri öğretmenlik programı eğitim atölyelerine ve mezun oldukları liselerdeki eğitim atölyelerine ilişkin görüşlerini yansıtacak şekilde düzenlenmiştir, ölçeklerde atölyelere ilişkin görüşler; fiziki şartlar ve donanım, planlama ve kullanım, sağlanan fayda olmak üzere üç başlık altında ele alınmıştır. Bunun yanında eğitim atölyelerinin donanımlarına ilişkin yetersizlikleri belirleyebilmek üzere atölyede olması gereken makine ve teçhizatı kapsayan listeler oluşturulmuş mevcut durum belirlenmeye çalışılmıştır. Literatürden elde edilen bilgiler, Marmara Üniversitesi Teknik Eğitim Fakültesi Tekstil Bölümünde yapılan gözlem ve incelemeler, öğretim elemanlarından alınan bilgiler doğrultusunda bir dokuma atölyesinde olması gereken fiziki şartlar, donanım ve işleyiş saptanmaya çalışılmıştır. Araştırma sonuçlarım yorumlamak için verilerin analizinde, kişisel bilgiler için frekans ve yüzde dağılımları, öğrencilerin şu anda eğitim gördükleri ve mezun oldukları liselerdeki, öğretim elemanlarının ise şu anda eğitim verdikleri eğitim atölyelerinin fizikî şartlar ve donanım, planlama ve kullanım ile sağlanan faydan aşamalarında yeterliğine ilişkin görüşlerinin sayı (N), aritmetik ortalama (X), standart sapmaları (S) alınarak gruplar arasındaki farklılık tek yönlü varyans analizi ile 0.05 anlamlılık seviyesinde tespit edilmiştir. Öğrenci ve öğretim elemanlarının bireysel durumlarına göre araştırma kapsamına alınan toplam öğrenci sayısı 180, öğretim elemanı sayısı 37'dir. El Sanatları Bölümüne gelen öğrencilerden yansından fazlası (%59.4) Kız Meslek Lisesi çıkışlıdır. Dekoratif Sanatlar öğretmenlik programına gelen öğrencilerin tamamına yakım (%91.6) Kız Meslek Lisesi mezunu, Tekstil Dokuma ve örme öğretmenlik programına gelen öğrencilerin yarısına yakınının (%46.4) Anadolu Meslek Lisesi mezunu olduğu ve Nakış Eğitimi öğretmenlik programına gelen öğrencilerin tamamına yakınının (%86.6) Kız Meslek Lisesi mezunu oldukları saptanmıştır. Mesleki Eğitim Fakültesi El sanatları Eğitimi Bölümünde iki profesör, iki doçent, on üç yardımcı doçent, sekiz öğretim görevlisi ve on 3d araştırma görevlisi bulunduğu belirlenmiştir, öğretim elemanlarının yansına yakım 6-10 yıl (%21.6) ve 26 yıl ve üzeri (%27.02) öğretim elemanlığı görevini sürdürdüklerim belirtmişlerdir. öğrencilerin mezun olduklan ve öğrenim gördükleri öğretmenlik programlarının eğitim atölyelerinin yeterliğine ilişkin algı ve değerlendirmelerine göre fiziki şartlar ve donanım, Planlama ve kullanım ve sağlanan fayda açısından mezun olduklan lise atölyelerinin şu anda eğitim aldıktan üniversite atölyelerinden daha iyi durumda olduğunu düşündükleri sonucuna ulaşılmıştır. Öğrencilerin mezun olduklan liseye ve öğrenim gördükleri öğretmenlik programına göre eğitim atölyelerinin yeterliğine ilişkin algı ve değerlendirmelerinde üniversite ve lise atölyeleri arasında fiziki şartlar ve donanım, planlama ve kullanım ile alan eğitiminde sağlanan fayda açısından anlamlı bir farkın olduğunu ortaya çıkmıştır. öğretim elemanlarının bölüm eğitim atölyelerinin yeterliğine ilişkin algı ve değerlendirmelerinde fiziki şartlar ve donanım ile planlama ve kullanım açısından atölyeleri yeterli bulmadıkları, sağlanan fayda açısından atölyeleri olumlu bulduklan tespit edilmiştir. Öğretmenlik programlarına göre, öğretim elemanlarının eğitim atölyelerine ilişkin algı ve değerlendirmelerinde planlama ve kullanım ile genel eğitimdeIll sağlanan ayda açısından bir fark olmadığı görülmektedir. Fiziki şartlar ve donanım açısından bakıldığında Dekoratif Sanatlar-Tekstil Dokuma örgü ve Tekstil Dokuma Örgti-Nakış öğretmenlik programı öğretim elemanları arasında, alan eğitiminde sağlanan fayda açısından bakıldığında ise yine Dekoratif Sanatlar-Tekstil Dokuma örgü ve Tekstil Dokuma Örgü-Nakış öğretmenlik programı öğretim elemanları arasında da anlamlı bir fark olduğu belirlenmiştir. öğrencilerin ve öğretim elemanlarının eğitim atölyelerinin yeterliğine ilişkin görüşlerinin karşılaştırılmasında öğrencilerin ve öğretim elemanlarının atölyelerin yeterliğine ilişkin görüşlerinde planlama ve kullanım ile genel eğitimde ve alan eğitiminde sağlanan fayda açısından anlamlı bir farkın olduğu görülmektedir (p>0.05). Fiziki şartlar ve donanım açısından ise öğrencilerin ve öğretim elemanlarının görüşleri paralellik göstermektedir (p<0.05). Yapılan araştırma ve görüşmeler sonunda elde edilen bilgiler doğrultusunda eğitim ihtiyaçlarına cevap verebilecek nitelikte bir dokuma atölyesi tasarımına çalışmada yer verilmiştir.
Mesleki eğitim fakültelerinden mezun dokuma derslerini yürüten öğretmenlerin iş yaşamında karşılaştıkları güçlüklerin bitirdikleri fakültelere bağlı olarak değişip değişmediğine ilişkin bir çalışma
ÖZET Bu araştırma Mesleki Eğitim Fakültelerinden mezun, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı orta dereceli meslek okullarında görev yapan ve burada dokuma derslerini yürüten öğretmenlerin iş yasanımda karşılaştıkları güçlüklerin ve bu güçlüklerin bitirdikleri fakültelere bağlı olarak değişip değişmediğini belirlemek amacıyla hazırlanmıştır. Araştırmada temel bilgi toplama aracı olarak anket tekniği kullanılmıştır. Milli Eğitim Bakanlığına bağlı orta dereceli meslek okullarında görev yapan ve dokuma dersini yürüten ve Mesleki Eğitim Fakültelerinden mezun öğretmenlere uygulanmıştır. Anket sorulan ile öğretmenlerin iş yaşamında hangi güçlüklerle karşılaştıkları, bu güçlüklerin mezun oldukları fakültelerdeki almış oldukları eğitim ile ne derecede ilişkili olduğu ve bu güçlükleri yenmede almış oldukları eğitimin ne derecede yararlı olduğu tespit edilmiştir. Uygulanan anket sonucunda elde edilen veriler SPSS paket programında analiz edilmiştir. Veriler tablolar halinde dökümü yapılarak x2 analizine göre yorumlanmıştır. Önem düzeyi 0.05 değerinin altında bulunanlar anlamlı, büyük değerler ise anlamsız olara yorumlanmıştır. Araştırmamızda elde edilen sonuçlara bakıldığında dokuma dersini yürüten öğretmenlerin iş yasanımda karşılaştıkları güçlüklerde mezun oldukları üniversiteler ve cinsiyetleri arasında farklılık olmadığı, karşılaşılan güçlüklere üniversitelerde almış oldukları alan ve eğitim bilgisi derslerinin etkili olduğu ve üniversiteler arasında bu etkinin farklılaştığı anlaşılmaktadır. Yine öğretmenlerin mezun oldukları fakülteleri değerlendirmede ve çalıştıkları kurum ile mezun oldukları üniversitelerdeki atölye ve laboratuar ortamının karşılaştırılmasmda üniversiteler arasında farklılıkların olduğunu anlaşılmaktadır.
Afyon ili geleneksel kadın giysileri ile bu giysileri ellerinde bulunduran bireylerin bazı özellikleri üzerine bir araştırma
Köklü bir geçmişin ürünü olan ve çok zengin çeşitleri bulunan Türk el sanatları, maddi kültürümüzün değerli belgeleridir. Bu belgeler, plastik sanatlardaki estetik değerlerin yanı sıra, aktardığı mesajlar, yansıttığı duygular, taşıdığı anlamlar, düşünceler ve beğeniler açısından, folklorda da önemli bir yer kazanan el sanatlarını, gereği gibi tanımamakta, yararlanmamakta ve ulaştığı düzeyi tam olarak bilememekte olduğumuzu göstermektedir (Barışta 1987). Yukarıda belirtilen bu düşünce, Afyon'un ilçe ve köylerinde yapılan bu araştırmayı oldukça doğrulamaktadır. Bu çalışmay'la, yöredeki kadın kıyafetlerinin varlığı, giysilerle, giysiler üzerindeki el sanatlarının bolluğu ve çeşitliliği ortaya çıkarılmaya çalışılmıştır. Arastama yöresi olark Afyon merkez ilçe ve diğer ilçe merkezleri ile bunlara bğlı 17 köy seçilmiştir. Araştırmanın materyalini, ellerinde geleneksel giysi bulunan 410 bireyden anket yoluyla sağlanan bilgiler oluşturmuştur. Bu kişilere kendileriyle ve ellerinde bulunan giysilerle ilgili 27 soru sorulmuş olup, bunlardan 11 tanesine cevap alınamamıştır. Ellerinde geleneksel giysi bulunan bireylerden araştırmaya alınanların % 46.34 ü okur-yazar olmayan kadınlardır. Bu bireylerin aile fertleri sayısı 1-14 arasında değişmektedir. Giysiler genellikle diktirilerek ve satın alınarak temin edilmektedir. Giysiye sahip olma nedenleri çoğunlukla gelin olma ve düğün-nişan gibi özel günlerdir. Geleneksel giysilerin % 80.73 gibi çoğunluğunda hiçbir değişiklik yapılmamıştır. Çok az sayıdaki giyside yapılan değişiklik nedenleri ise, yıpranması, kullanım zorluğu ve modanın etkisidir. Afyon ili geleneksel giysilerinin bütününün tek bir adı olmayıp kullanım amacına, kullanılan malzemeye, bulunduğu yörenin coğrafi konumuna göre, üç etek, fistan, entari, elbise, bindallı ve gelinlik gibi yöresel adlar almaktadır. Yine bu giysileri oluşturan parçalan, kullanılan kumaş, süsleme ve kullanım amaçlarına göre şu adlan almaktadır.îç Çamaşırı : Zıbın, dikorta, iç göğnek, top don (diz bezi). Gömlek : İç fistan, entari. Şalvar : Don, şalvar. Entari : Siğli entari, peşli entari, saya, entari, fistan, elbise, üç etek. Yelek : Sıkma, pullu sıkma, delme, yelek. Ceket : Sarka, güdük, bolka. Önlük : Önücek, peştemal. Kemer-Kuşak : Acem şak, şal kuşak, gudulu kuşak, gümüş kursak, kemer. Şapka (başlık) : Fes, takke, terlik. Baş Örtüsü : Pullu, çenber, poçu, tülbent, krep, tirşe, duvak, erbi, şifon, çeki, yazma, vala, uçtu, keten, yağlık. Takı : Ciril, zavatlı bilezik, arabeli, istifan, karanfil, penez. Çorap : Yün çorap (nakışlı çorap), ip çorap. Ayakkabı : İskarpin, kundura, pabuç, mes, garçın. Yörede kadınlar sokağa çıkarken geleneksel giysilerin üzerine futa (fita), car, ferace, mahrana, kıvrak, çevre ve bürde giymektedir. Afyon ili geleneksel giysi parçalarından iç çamaşırında : Basma, pazen, patiska ; gömlekte : basma, pazen, şetari ; şalvarda : basma, kutnu, kadife, şip, pazen, şetari, Bursa çekmesi ; entaride : şetari, kutnu, Bursa çekmesi, kadife, çuha, basma, ipekli, şip ; yelekte : ipekli, pazen, kadife, basma, saten, Bursa çekmesi ; cekette : kadife, ipekli kumaş, saten, çuha, kutnu ; önlükte : saten, pamuklu dokuma, kadife, pazen, basma ; kemer-kuşakta : ipekli kumaş, şal kuşak, gümüş, boncuk ; şapka (başlık) : çuha, keçe, patiska, porselen tabak ; baş örtüsünde : şifon, krep, pamuklu kumaş, ipekli kumaş ; takıda : gümüş, alün, karanfil, boncuk ; çorapda : yün, orlon, pamuklu iplikler ; ayakkabıda : şaplı deri ve lastik kullanılmaktadır.Ill Araştırma sırasında elde bulunan geleneksel giysilerde kullanılan malzemelerin, kısmende olsa değişmesine karşın, üzerindeki oyalar, süslemeler ve giysi modelleri aslını korumaktadır. Yörede kullanılan ayakkabılar ise tamamen değişmiştir. Afyon ilinde yapımı gittikçe azalan el sanatları, geleneksel giysilerde kullanılan, el tezgâhlarında dokunan önlüklerle, elde örülen yün çoraplar, oyalar ve yeleklerle önlül işlemeleriyle az da olsa devam etmektedir. Kuşkusuzla bu araştırmanın sonuçlarında bazı eksiklikler bulunmaktadır. Fakat, Afyon ili ve diğer yöreler için yapılan bu ve benzeri araştırmaların giderek çoğalması oldukça önemli görülmektedir. Bu araştırmalar çoğalırken, Türk kültürünün diğer alanlarında olduğu gibi, el sanallarının gelişimi de incelenmeli ve ulaştığı düzey büyük bir titizlikle belirlenmelidir. Türk dilinde yapıldığı gibi, Türk el sanatları içinde, il il tarama yapılmalı, tarama katologlart düzenlenmeli ve bunların yapılmasından sonra da bölgesel giyim atlasları düzenlenmelidir. Böyle bir çalışma yapılırken, mutlaka disiplinler arası bir yaklaşım sağlanmalı, çalışmalar bir merkezden denetlenmeli, ileriye dönük planlar çerçevesinde ve belli bir zaman diliminde projeler gerçekleştirilmelidir. Bu çalışmaların yapılması aşamasında, yurdun her tarafina dağılmış meslektaşlarım olan el sanatları öğretmenlerinden de büyük ölçüde yararlanılacağı inancını yüreğimde taşımaktayım.
Ankara ilinde nazar ve nazarlıklar
Bu bölümde sırasıyla, önceki bölümlerin kısa bir özeti, bulgulara dayalı olarak elde edilen sonuçlar ve bu sonuçlardan kaynaklanarak oluşturulan öneriler verilmiştir. Özet Nazar inancının halk yaşamında köklü bir yeri vardır. Halk tüm yeni dini inançlara rağmen eskiye bağlıdır. Geleneğe, göreneğe bağlılık halk yaşamında zaman, zaman mutlak tanrı inancından daha etkin olmuştur. Nazar inancının Türkiye'de pek yaygın olduğu ve gün lük yaşamın her anma girdiğini kanıtlayacak gelenekler var dm?. Bun ları şöyle sıralıyabiliriz. Çocuklara ve güzel olan, beğenilen her- şeye bakarken, "maşallah" v.b. sözler söylenmesi, nazarlık, taşımak yemek yerken etrafta olan herkesi yemek yemeğe davet ederek yiyecek lere kötü bakışların sinip vücuda girmesini önlemek v.b. nazar inan cı çeşitli olaylarla alanını genişleterek yeni değerlere de yol aç maktadır. Halkın arasında yaygın olan bu inanışlar, akılsa! düşüncenin karşıtı olarak dikkati çekmekle beraber bu inanışlar halkımızın dü şüncesini biçimlendiren tutum ve davranışlarını etkileyen toplumsal gerçeklerdir. Halk arasında çok taraftar bulan nazardan korunmak için çeşit li önleyici ve tedavi edici işlemler yapılmaktadır. Bu işlemlerin en çok kullanılanı ise nazarlıklardır. Türkler en iyi koruyucu olarak mavi boncuğu seçmişlerdir.Na- zarlıklardaki çeşitli cisimlerin kullanılması zamanla çoğalmış ve yaj gınlaşmıştır. 87JXQ- Günümüzdeki bilim teknik ve teknolojideki gelişmelere rağmen inanç, boşinanç ve batıl itikat denilen nazar ve korunma yöntemi olan nazarlıklar halen kullanılmaktadır. Nazarlıklarda şekil kullan ma ve materyal yönünden farklılıklar olup olmadığı incelenmiştir. Araştırımda, "Ankara yöresinde nazar ve nazarlıklar" konusu incelenmiştir. Araştırmanın genel amacı altında yanıtlanacak sox"ular ortaya konularak, bu.sorular üzerinde çalışılmıştır. Araştırım betimleme yöntemi ile yapılmış. Evreni, Ankara ili sinix'larmdaki aileler oluşturmaktadır, örn eki em olarakta, Ankara ilindeki 6 bölgeden aileler seçilmiştir (13kz. Tablo 6. s. 41). Veri toplama, literatür taraması, anket ve nazarlık örnekle rinden oluşan gözlem formlarıyla elde edilmiştir. Lit arat Ur d en elde edinilen bilgiler amaçlar doğrultusunda hazırlanmıştır. Anket ile toplanan verilerin frekansları ve yüzdeleri hesaplanarak tablolar haline Getirilmiştir. Nazarlık örnekleri ile ilgili gözlem formları hazırlanarak, Ankara Etnografya müzesindeki, nazarlık satan dükkan- lardaki, kollekciy oncular nüce t uygulanan »ilelerdil& nazarlıklar, incelenmiş fotoğrafları çekilmiş ve aranılan sorulara cevaplar alı narak bilgiler düzenlenmiştir. Elde edinilen bulgular ve cevaplana cak sorular d o£r\ıl tuşunda yoruma 'gidilmiştir. Araştırmadaki cevaplanacak sorularla ilgili aşağıdaki sonuçla ra varılmıştır. Kazar inancı ile ilgili olarak; nazarın halk arasındaki inanç ların içeririnde en yaygın olan inanç olduğu, kişilerin hislerinin ve duygu, düşüncelerinin yansıması olduğu, özellikle çocuklara ve be ğenilen h erseye nazarın dendiği ortaya çıkmaktadır. Nazardan korunma yöntemleri; nazar değmeden önce ve nazar.değdikten. «sonra kullanılan yöntemler olarak iki gruba ayrılmaktadır. Kazar değmeden önce yapılanlar} nazarlık taşımak, muska, taşımak, kötü dilli, gözlü kişilerden uzak durmak, hocaya okutmak, tütsülemek v.b. nazar değdik-89 ten sonra alınan önlemler ise; kurşun dökme, hocaya okutma, muska, tuz patlatma ve t üts elemedir. Bu yöntemleri çoğunlukla hocalar, ocak lar yapmakta, bazılarını bilen herkes yapabilmektedir. Nazardan korunmak için kullanılan nesnelere nazarlık denmekte dir. Nazarlık olarak en çok kullanılan ve yaygın olan göz boncuğudur, Türkler eskiden beri hayvanlarda, çocuklarda göz boncuğu kullanraışlaa dır. Nazarlıkların yakaya, omuza takılarak, beşiğe boyuna, ev ve dükkanlara asılarak kullanılmaktadır. Nazarlıkları takarkende bir tö renin yapılmadığı ve takma sürelerinin olmadığı ortaya çıkmaktadır. Nazar ile ilgili ilginç olaylar araştırmada anketi cevaplayan kişiler tarafından anlatılmıştır (Bkz. bulgular s."Şfe.îo). Eski nazarlıklarla günümüzdeki nazarlıklar arasında kullanma yönünden bir farklılık yoktur. Materyaller yönünde de farklılıklar vardır. Geleneklerimizde önemli bir yer tutan nazarlıklar günümüzde önemini sürdürmektedir. Ortaya konulan sonuca göre; probleme çözüm getirici bazı öne riler geliştirilerek araştırma rapor haline getirilmiştir. Sonuç Araştırman amaçlarından, ortaya koyduğu bulgular ve bunlardan ortaya çıkan yorumlardan yararlanılarak şu sonuca varılmaktadır. 1- Literatür taramasından ve anket sonuçlarından anlaşıldığı na göre; toplum içindeki kötü niyetli kimselerin, keskin gözlü, ve kuvvetli dilli olanları baktıklar ive methettikleri canlıların hasta lanarak ölmelerine, cansız varlıkların yanıp yıkılıp yokolmalarma sebop olmaktadırlar. Bu olayada nazar değme, göz değme, kemgöze uğra ma denmektedir. Toplumda kırılan, dökülen, cansız varlıklarla ve has talanan ölen canlı varlıkların karşılaştıkları bu olaylar nazar değ- mes ine bağlanmakt adır.
Ayaş ilçesinde çorap örücülüğü
Yarışma ile motivasyon
All-pay auctions have received considerable attention since they provide insight about wide range of competitions where effort is costly regardless of winning or losing. Unlike other types of auction, auctioneer could benefit from these sunk costs depending on his objective. The problem of maximizing total expected effort in all-pay auctions has been studied to manage the sunk costs favoring the designer. However, current literature lacks identifying dependence of prize valuation in ones effort in these games. This dependence is interesting to analyze for two reasons. First, from the designer's perspective, conditioning the prize on the effort could be profitable. Second, the equilibrium characteristics of such a game could be helpful in understanding bidding behavior by identifying the relation between the perception of the prize and their efforts. The result of our analysis show that the equilibrium characteristics significantly differ from the current literature where the prize is predetermined. Moreover, in motivating higher total effort, our model achieves higher designer surplus. Therefore, endogenous prize model could be a valuable tool in experimental studies for understanding players' valuation of their action. Moreover, conditioning prize on the total effort can be beneficial for a designer interested in maximizing the total effort.
Döner gücü sistemi ve eğitim amaçlı armürlü dokuma tezgahlarına uyarlanabilirliği
Araştırma da döner gücü sistemlerinin yeterince tanınmadığı problem olarakgörülmüş, konu ile ilgili olanlara bir başvuru kaynağı hazırlamak ve eğitim öğretimde ve işletmelerin desen hazırlama kısımlarında kullanılan armürlü tezgâhlarınauyarlanması ve dokuma desen olanaklarını artırmak amaçlanmıştır.Araştırmada döner gücü sistemli dokumalar ele alınmış, ayrıca bu sistemlerinarmürlü tezgâhlara uyarlanabilirliğine bakılmıştır. Araştırmanın evrenini, ulaşılabilenliteratür ve döner gücüleri üretimde kullanan işyerleri oluşturmuş, örneklem olarakAnkara ilinde bulunan literatür ve işletmeler alınmış, üretimde döner gücülerinkullanımına bakılmış, elde edilen verilerden yararlanılarak armürlü dokumatezgahlara uyarlama çalışmaları yapılmıştır. Araştırma kapsamında, Ankara ilindebulunan kütüphane ve işletmelerle üniversitelerin tekstil bölümlerinden veinternetten yararlanılmıştır.Araştırma sonucunda;1) Dokumacılık yeniden tanımlanarak sınıflandırılmıştır.2) Döner gücüler sınıflandırılarak, desenlendirme yöntemleri ortaya konmuş,ayrıca kullanım alanları detaylı olarak irdelenmiştir3) Armürlü tezgâhlara uyarlama olanakları araştırılmış, çelik telli gücüsisteminin uyarlanabileceği belirlenmiş, farklı özelliklerdeki dokumaörnekleri çalışılmıştır.4) Karşılaşılan güçlükler ve çözüm önerileri sunulmuştur.