Gaziantep University
Anabilim Dalı

Çocuk Gelişimi ve Eğitimi Anabilim Dalı

Gaziantep University

145

Arşivlenen Tez

0

DOI Atanmış

0%

DOI Oranı

Anabilim Dalı

50 Tez
DoktoraAçık ErişimTR

Çocukların bilişsel özelliklerinin sosyal becerileri üzerindeki yordayıcılığı

Bu araştırma çocukların bilişsel özelliklerinin sosyal becerileri üzerindeki yordayıcılığının incelenmesi amacıyla yapılmıştır. İlişkisel tarama modelinde gerçekleştirilen araştırmanın çalışma grubunu Konya ili Selçuklu, Meram ve Karatay ilçelerinde okul öncesi eğitimi alan 60-71 aylık 377 çocuk oluşturmaktadır. Araştırmada, çocukların bilişsel özelliklerinden eleştirel düşünme, problem çözme, bağımsız öğrenme ve çalışma belleği becerileri bağımsız değişkenler, sosyal beceriler ise bağımlı değişken olarak ele alınmıştır. Veri toplama aracı olarak; 5-6 Yaş Çocukları İçin Eleştirel Düşünme Becerileri Testi (Tozduman Yaralı ve Güngör Aytar 2020), Problem Çözme Becerisi Ölçeği (Oğuz ve Köksal Akyol 2015), Bağımsız Öğrenme Davranışları Ölçeği (Saraç ve Karakelle 2019), Çalışma Belleği Ölçeği (Ergül ve ark 2018) ile Sosyal Becerileri Değerlendirme Ölçeği (4-6 Yaş) (Avcıoğlu 2007) kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen veriler doğrultusunda araştırmada yer alan tüm değişkenlerin birbiri ile pozitif yönlü ve anlamlı bir ilişkiye (p<0,01) sahip olduğu bulunmuştur. Ayrıca araştırmada her bir bağımsız değişkenin bağımlı değişken üzerindeki yordayıcılığını belirlemek üzere basit doğrusal regresyon analizleri, bağımsız değişkenlerin birlikte bağımlı değişken üzerindeki etkisini belirlemek amacıyla çoklu doğrusal regresyon analizi uygulanmıştır. Basit doğrusal regresyon analizi sonuçlarına göre eleştirel düşünme, problem çözme, bağımsız öğrenme ve çalışma belleği becerilerinin her birinin sosyal becerileri anlamlı düzeyde yordadığı sonucuna ulaşılmıştır. Bunun yanında araştırmada yer alan eleştirel düşünme, problem çözme, bağımsız öğrenme ve çalışma belleği becerilerinin birlikte sosyal becerileri yordayıp yordamadığı incelenmiş ve sadece bağımsız öğrenme becerilerinin sosyal becerileri anlamlı düzeyde yordadığı sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Sözcükler: Bağımsız Öğrenme; Bilişsel Özellikler; Çalışma Belleği; Eleştirel Düşünme; Sosyal Beceriler.

Ayça Bayer
Selçuk University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2025
00
DoktoraAçık ErişimTR

Erken çocukluk dönemi bilimsel yaratıcılık ölçeğinin geliştirilmesi ve çocukların bilimsel yaratıcılık düzeylerinin çeşitli değişkenler açısından incelenmesi

Bu araştırma, Hu ve Adey'in (2002) Bilimsel Yaratıcılık Yapısal Modeli temel alınarak Erken Çocukluk Dönemi Bilimsel Yaratıcılık Ölçeği (EÇBYÖ)'nin geliştirilmesi ve çocukların bilimsel yaratıcılık düzeylerinin çeşitli değişkenler açısından incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın pilot, geçerlik ve güvenirlik çalışmaları, Kocaeli'nin İzmit ilçesinde bulunan anaokullarında yapılmıştır. Pilot uygulamaya 44, geçerlik ve güvenilirlik çalışmalarına 321 çocuk dahil edilmiştir. Ölçeğin güvenirlik özelliğini test etme amacı kapsamında, çalışma yapılan 57 çocuğa, çalışma yapılan süreden iki hafta sonra ölçek tekrar uygulanmıştır. Araştırma, iki bölümden oluşmaktadır. Araştırmanın birinci bölümünde 48-72 ay aralığındaki çocukların bilimsel yaratıcılıklarının belirlenmesine yönelik EÇBYÖ'nin geliştirilmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın ikinci bölümünde; aile ve çocuğa ait bazı değişkenlerin çocukların bilimsel yaratıcılıklarına olan etkisi incelenmiştir. Ölçeğin hem pilot uygulamasında hem de geçerlik güvenilirlik çalışmasında, çalışma grubunun belirlenmesinde amaçlı örnekleme yöntemlerinden, maksimum çeşitlilik örneklemesinden yararlanılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak kullanılan 48-72 ay çocukların bilimsel yaratıcılıklarını değerlendirmek için "EÇBYÖ" ve çocuk ile aileye ait demografik bilgileri toplamak için "Kişisel Bilgi Formu", araştırmacı tarafından geliştirilmiştir. Maddeler Arası Korelasyon ve Madde Ayırıcılığına bakılarak ölçeğin son hali belirlenmiştir, Ölçeğin geçerliğinin incelenmesi amacıyla kapsam ve yapı geçerliği test edilmiştir. Ölçeğin güvenilirliğini test etmek için, Cronbach Alfa Katsayısı hesaplanmış, puanlayıcılar arası güvenilirlik ve zamana karşı değişmezlik incelenmiştir. Ölçeğin tümü için Cronbach Alfa iç tutarlılık katsayısı 0.78 olarak hesaplanmıştır. Sosyodemografik özelliklerin bilimsel yaratıcılık üzerindeki etkilerini incelemek için geçerlik-güvenilirlik çalışması yapılan çalışma grubuna ait veriler kullanılmıştır. Çalışma sonucunda, EÇBYÖ'nin geçerli ve güvenilir bir ölçüm aracı olduğu belirlenmiştir. Yaş, cinsiyet, daha önce okul öncesi eğitim almış olma durumu, sosyoekonomik düzey, baba öğrenim düzeyinin sonuçlar üzerinde belirleyici olduğu tespit edilmiştir. Doğum sırası, kardeş sayısı, anne yaşı, baba yaşı, anne öğrenim düzeyininse bilimsel yaratıcılık toplam puanı üzerinde etkili olmadığı sonucuna varılmıştır.

Erken çocuk eğitimiÇocuk eğitimi
Ayşe Hicret Güdük
Hacettepe University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Okul öncesi dönem çocukların isim yazma, yazı farkındalığı ve alfabe bilgisi becerilerinin incelenmesi ve erken okuryazarlık açısından risk grubunda olan çocuklarla karşılaştırılması

Daha sonra doldurulacaktır.

Naze Deniz Doğan
Hacettepe University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2024
00
DoktoraAçık ErişimTR

Okul öncesi dönem çocuklarının duygu düzenleme becerileri, duygusal zeka ve psikolojik sağlamlık düzeyleri ile davranış problemleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı okul öncesi dönem çocuklarının duygu düzenleme becerileri, duygusal zeka ve psikolojik sağlamlık düzeyleri ile davranış problemleri arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Bu kapsamda araştırmanın çalışma grubunu İstanbul ilinin Bahçelievler merkez ilçesinde özel veya devlet anaokuluna devam eden 3-6 yaş okul öncesi dönemi çocukları ve öğretmenleri oluşturacaktır. Gönüllülük esasına dayanan bu çalışmaya öğretmenlerden elde edilecek veriler doğrultusunda 370 çocuğun katılması hedeflenmektedir. Araştırmada "Demografik Bilgi Formu", "Conners' Öğretmen Derecelendirme Ölçeği", "Sullivan Öğretmenler için Çocukların Duygusal Zekasını Değerlendirme Ölçeği", "Duygu Düzenleme Ölçeği" ve "Okul Öncesi Çocuklar için Sosyal Duygusal İyi Oluş ve Psiklojik Sağlamlık Ölçeğinden" yararlanılması planlanmaktadır. Elde edilen verilerin analizinde ise verilerin normal dağılım gösterme durumuna göre ANOVA testi ya da Kruskal Wallis-H testi kullanılacak olup değişkenler arasındaki anlamlılık ilişkisine göre gerekli korelasyon ve regresyon çözümlemeleri uygulanacaktır.

Ceren Yoldaş Örs
Hacettepe University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ergenlerin sosyal medya tutumları ile benlik algıları arasındaki ilişkide dijital okuryazarlığın aracı rolü

Bu çalışmada ergenlerin sosyal medya tutumları ile benlik algıları arasındaki ilişkide dijital okuryazarlığın aracı rolünü incelemek amaçlanmıştır. Çalışmanın örneklemi, Bilecik ili Merkez ilçesinde ortaöğretim kurumlarında eğitimine devam eden 14-17 yaş grubunda yer alan 188 kız (%65,5), 99 erkek (%30.3) toplam 287 ergenden oluşmaktadır. Ölçme aracı olarak "Kişisel Bilgi Formu", "Sosyal Medya Tutum Ölçeği", "Dijital Okuryazarlık Ölçeği" ve "Ergenler İçin Benlik Algısı Ölçeği" kullanılmıştır. Analiz aşamasında veriler SPSS Statistics 23 programına aktarılarak tamamlanmıştır. İki grup arasındaki farklarda bağımsız örneklem t testi kullanılmış, ikiden fazla grup arasında fark olup olmadığı ise tek yönlü varyans analizi (One Way ANOVA) ile incelenmiştir. Ölçekler arasındaki ilişkinin incelenmesi için pearson korelasyon analizinden ve model testi için path (yol) analizinden yararlanılmıştır. Anlamlılık için p<0,05 kabul edilmiştir. Elde edilen sonuçlara göre ergenlerin sosyal medya tutumu, dijital okuryazarlık ve benlik algısı ölçek alt boyut puanları demografik değişkenlere göre farklılaşmaktadır. Path modeline göre sosyal medya tutum ölçeğinin dijital okuryazarlık ölçeği üzerinde pozitif yönde (β:0,475, p:0,000), dijital okuryazarlık ölçeğinin benlik algısı ölçeği üzerinde pozitif yönde (β:0,412, p:0,000) anlamlı bir etkisi bulunmaktadır. Ayrıca sosyal medya tutumlarının benlik algısı düzeyi üzerindeki etkisinde dijital okuryazarlık becerilerinin (β:0,196, p:0,005) aracı bir rol üstlendiği tespit edilmiştir. Sonuçlar değerlendirildiğinde ergenlerde dijital okuryazarlık becerileriyle desteklenen sosyal medya alışkanlıklarının, benlik algısı üzerinde olumlu etkisinden söz etmek mümkündür.

Benlik algısıDijital okuryazarlıkMedya okuryazarlığı
Eda Akpınar Doğan
Hacettepe University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2024
00
DoktoraAçık ErişimTR

Üstün yetenekli ve normal gelişim gösteren çocukların zihin kuramı becerileri açısından değerlendirilmesi

Bu çalışmada, 4-10 yaş arası çocukların zihin kuramı becerilerini değerlendirmek için "Zihin Kuramı Değerlendirme Aracı'nın" geliştirilmesi, geliştirilen Zihin Kuramı Değerlendirme Aracı (ZKDBA) kullanılarak 6-10 yaş arasındaki normal gelişim gösteren çocuklar ile üstün yetenekli çocukların zihin kuramı becerilerinin karşılaştırılması amaçlanmıştır. Geliştirilen Zihin Kuramı Değerlendirme Aracı'nın geçerlik ve güvenirlik analizi için 4 – 10 yaş arasındaki normal gelişim gösteren toplam 235 çocuktan veri alınmıştır. AFA analizi sonucunda Kaiser-Meyer-Olkin (KMO) veri yeterliği değeri 0.825, yaklaşık Ki-kare [x2(66)= 1952.263] ve Sigma [p<0,05] değerleri olarak hesaplanmış ve ZKBDA'nın geçerli özellik gösterdiği sonucuna ulaşılmıştır. ZKBDA'nın güvenirlik analizinde Kuder-Richardson (KR-20) metodu kullanılarak iç tutarlılık analizi gerçekleştirilmiş ve Sınıf içi Korelasyon Katsayıları yöntemi kullanılarak test-tekrar test güvenirliğine bakılmıştır. Kuder-Richardson (KR-20) metodunun uygulanmasının sonucunda Cronbach's Alfa katsayısı α=0.897 (a>070) ve test tekrar test uygulamasının sonucunda en düşük Sınıf içi Korelasyon Katsayısı 0.764 (ICC>0.60) olarak hesaplanmış ve ZKBDA'nın alt boyutları da dahil olmak üzere güvenilir bir ölçme aracı olduğu kabul edilmiştir. Araştırmanın ikinci bölümü olan üstün yetenekli çocuklarla normal gelişim gösteren çocukların karşılaştırılması için ZKBDA 6-10 yaş arasındaki normal gelişim gösteren 61 çocuğa ve 6-10 yaş arasındaki 61 üstün yetenekli çocuğa uygulanarak zihin kuramı becerileri kazanımları incelenmiştir. İki grup arasındaki farklılık ki kare testleri ile analiz edilmiştir. Yapılan analizler sonucunda; üstün yetenekli çocuklarla normal gelişim gösteren çocuklar arasında ileri düzey zihin kuramı becerileri olan ikinci düzey zihin kuramı becerileri, deyimi ve ironiyi anlama becerileri arasında farklılıklar olduğu, bu farklılıkların üstün yetenekli çocukların lehine olduğu bulunmuştur.

Okul öncesi çocuklarZihin kuramıÜst düzey zihinsel beceri+2
Burcu Bülbün Aktı
Hacettepe University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Çocuk gelişimcilerin hastaneye hazırlayıcı eğitim programları ile ilgili görüşlerinin ve kullanım durumlarının incelenmesi

Bu araştırmada, hastanede çalışan çocuk gelişimcilerin hastaneye hazırlayıcı eğitim (HHE) programları ile ilgili görüşlerinin ve kullanım durumlarının incelenmesi amaçlanmıştır. Karma araştırma yöntemine göre yürütülen araştırmada kartopu örnekleme yöntemi kullanılmış ve hastanede çalışan 152 çocuk gelişimciye ulaşılmıştır. Veri toplama aracı olarak literatür taraması sonucunda 5 alan uzmanı ve 2 istatistik uzmanından görüş alınarak oluşturulan "Hastaneye Hazırlayıcı Eğitim Programları Görüş Formu" kullanılmıştır. Görüş formu; bütün katılımcıların cevaplandırması gereken demografik ve genel bilgiler, HHE programı uyguladığını belirten katılımcıların programlarına ait özel bilgiler, HHE programı uygulamadığını belirten katılımcıların yanıtladığı bilgiler ve bütün katılımcılara yönelik sorulan açık uçlu sorulardan oluşmaktadır. Veriler betimsel istatistik yöntemleri ile analiz edilmiştir. Bulgulara göre; 152 katılımcıdan 4'ü hastane kreşi ve çocuk izlem merkezi gibi hastane dışı birimlerde görev yapmaktadır. İlgili birimlerde çalışan 148 çocuk gelişimciden HHE programları hakkında görüşler elde edilmiştir. Katılımcıların çoğunluğu lisans döneminde çocuk ve hastane dersi almış, sağlık kurum ve kuruluşunda staj yapma olanağı bulmuştur. Katılımcıların %42,1'i lisans eğitimi sırasında HHE programı hazırladığını, % 35,8'i HHE programlarıyla ilgili teorik konularda yeterli ancak uygulama konusunda yetersiz hissettiğini, büyük çoğunlukla hastanenin yoğunluğundan dolayı HHE programı uygulayamadıklarını bildirmiştir. Hastaneye hazırlayıcı eğitim programı uyguladığını belirten 4 katılımcının verileri nitel araştırma yöntemlerinden "içerik analizi" ile incelenerek "Çocuğun hastane yaşantısına tepkileri", "HHE programlarının faydaları" ve "HHE programlarının etkili kullanılması için çözüm önerileri" başlıklarında 3 ana tema ele alınmıştır. Elde edilen sonuçlar literatür ışığında tartışılmış ve yorumlanmıştır.

Eğitim programlarıHastanelerHastaneye hazırlayıcı eğitim programları+2
Polen Çıngıloğlu
Hacettepe University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2023
00
DoktoraAçık ErişimTR

Öğretmenlerin ebeveynlikte ve öğretimde bilinçli farkındalıkları ile içsel bilinçli farkındalıkları arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmada, öğretmenlerin içsel bilinçli farkındalık, ebeveynlikte bilinçli farkındalık ve öğretimde bilinçli farkındalıkları ile kişilik özellikleri, yetişkin ebeveyn kabul/ret tutumları ve çalışma yaşamında duygusal emek davranışları arasındaki ilişkilerin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada ilişkisel betimleyici araştırma deseni kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini verilerin toplanması için ayrılan süre içinde çalışmaya gönüllü olarak katılan, formları eksiksiz olarak dolduran ve ebeveyn olan 475 öğretmen oluşturmuştur. Veri toplama araçları olarak, "Demografik Bilgi Formu", "Beş Faktörlü Bilgece Farkındalık Ölçeği-Kısa Formu", "Ebeveynlikte Bilinçli Farkındalık Ölçeği", "Öğretimde Bilinçli Farkındalık Ölçeği", "On-Maddeli Kişilik Ölçeği", "Yetişkin Ebeveyn Kabul/Ret Ölçeği-Kısa Formu" ve "Duygusal Emek Ölçeği- yüzeysel rol yapma ve doğal duygular alt ölçekleri" kullanılmıştır. Kurulan Yapısal Eşitlik Model'inde kişilik, yetişkin ebeveyn/kabul ret, yüzeysel rol alt boyutu, doğal duygu alt boyutu, içsel bilinçli farkındalık, ebeveynlikte bilinçli farkındalık ve öğretimde bilinçli farkındalık gizli değişkenlerine ilişkin tüm gözlenen değişkenlerin standartlaştırılmış faktör yükleri istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur. İçsel bilinçli farkındalık, ebeveynlikte bilinçli farkındalık, öğretimde bilinçli farkındalık üzerinde kişiliğin pozitif yönde ve anlamlı bir etkiye sahip olduğu tespit edilmiştir. Aynı zamanda araştırmada, öğretmenlerin üç tür (içsel, ebeveynlikte ve öğretimde) bilinçli farkındalıklarının cinsiyete, meslekte görev süresine, yoga, meditasyon vb. etkinlikler yapıp yapmamalarına, bilinçli farkındalıkla ilgili bir eğitim alıp almamalarına ve sahip oldukları çocuk sayısına göre farklılaşıp farklılaşmadığı belirlenmiş olup elde edilen sonuçlar alanyazın ışığında tartışılmıştır.

Bilinçli farkındalıkEbeveyn kabul veya reddiEbeveynler+4
Zeynep Şebnem Kurt
Hacettepe University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

6-36 ay arasında bebeği olan anne-babaların çocuk kitaplarının gelişimsel yönü ile ilgili deneyimlerinin ve düşüncelerinin incelenmesi

Bu çalışma, 6-36 ay aralığında bebeği olan anne-babaların kitaplarının gelişimsel yönü ile ilgili deneyim ve düşüncelerini derinlemesine incelemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Yapılan araştırma nitel araştırma yöntemlerinden biri olan temel yorumlayıcı yöntem ile desenlenmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu 6-36 ay aralığında farklı aylarda çocuğu bulunan 10 anne ve 2 baba oluşturmaktadır. Araştırmadaki veriler alan uzmanlarının görüşü ile hazırlanan "Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formu" ve "Genel Bilgi Formu" ile toplanmıştır. Elde edilen veriler MAXQDA programında analiz edilmiştir. Bu analizler sonucunda "Kitapla Kurulan İlişki", "Kitap Seçimi" ve "Kitap Okuma Pratikleri" ana temaları oluşturulmuştur. Temaları daha detaylı ele almak amacıyla kategoriler ve alt kategorilere de ayrılarak yorumlanmıştır. Araştırmanın sonucunda anne-babaların kitapla kurdukları ilişkilerde gündelik hayatta kitapları konumlandırmaları günlük akışın bir parçası olarak gördükleri fakat fiziksel olarak kitabın ev ortamlarında herhangi bir alanının olmadığı belirtilmiştir. Kitapların hediye olarak yaşamlarında özel günlerle sınırlandırdıkları, kitap okumaya başlama yaşının en geç bir yaş olduğu ve kendilerinin kitap okuma alışkanlıklarının kısıtlı olduğu yönünde görülmüştür. Kitap seçiminde benzer süreçler yaşadıkları gözlemlenmiştir. Okuma pratiklerine bakıldığında kitap okuma esnası ile sınırlı kaldığına, birlikte kitap okuma yerine kitap okuma olarak nitelendirdiğine, tercih edilen kitapların fiziksel ve içerik özelliklerine göre şekillendiğine, kitap okumaya engel durumları çocuğun dikkat süreleriyle ilişkilendirdiklerine, okuma yapan kişinin bakım veren kişi ile paralellik gösterdiğine ve anne-babaların mesleklerinin okumayı şekillendiren demografik özellik olduğuna dikkat edilmiştir.

Ana-babaAna-baba tutumuBirlikte kitap okuma+7
Sevda Nur Tokur
Hacettepe University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Erken paylaşımlı kitap okumanın bebeğin dil, bilişsel ve kişisel sosyal gelişimine etkisinin incelenmesi: Sosyoekonomik yetersizlikleri sebebiyle risk altında olan bebekler

ÖKTEN, Ö. Erken Paylaşımlı Kitap Okumanın Bebeğin Dil, Bilişsel ve Kişisel Sosyal Gelişimine Etkisinin İncelenmesi: Sosyoekonomik Yetersizlikleri Sebebiyle Risk Altında Olan Bebekler, Hacettepe Üniversitesi Çocuk Gelişimi ve Eğitimi Programı Yüksek Lisans Tezi, Ankara 2022. Bu araştırmada erken dönemde paylaşımlı kitap okumanın, sosyoekonomik yetersizlikleri sebebiyle risk altında olan çocukların dil, bilişsel ve kişisel-sosyal gelişimine olumlu yönde etki etmesi amaçlanmıştır. Ek olarak anne-bebek erken paylaşımlı kitap okuma destek programına dâhil olan annelerin program uygulamasının sonrasında kitap okuma becerilerine yönelik farkındalık düzeyinde artış sağlaması amaçlanmıştır. Çalışma grubu Sağlık Bakanlığına bağlı Kaletepe Sağlıklı Yaşam Merkezinde kayıtlı 6-24 ay arasındaki bebekler ve onların annelerinden oluşmaktadır. Çalışma grubu 10 kişilik deney ve 10 kişilik kontrol grubundan oluşmaktadır. Araştırma, ön test son test gruplu deneysel desen kullanılarak test edilmiştir. Araştırmacı katılımcılara TİGE I-II, EGE ve Bebeklik Dönemi (8-24 Ay) Paylaşımlı Kitap Okuma Değerlendirme Ölçeklerini ön test ve son test olmak üzere uygulamıştır. Buna ek olarak annelere destek programı ile ilgili anket soruları verilmiştir ve cevapları da kaydedilmiştir. Araştırmada 10 kişilik deney grubuna Erken Paylaşımlı Kitap Okuma Destek Programı uygulanmıştır. 10 kişilik kontrol grubuna ise herhangi bir destek programı uygulanmamıştır. Araştırma verilerinin toplanmasında EGE (Erken Gelişim Envanteri), TİGE (Türkçe İletişim Gelişimi Envanteri) I-II, Bebeklik Dönemi (8-24 Ay) Paylaşımlı Kitap Okuma Becerileri Değerlendirme Ölçeği kullanılmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen bulgulara göre uygulanan paylaşımlı kitap okuma destek programının bebeklerin dil, bilişsel ve kişisel sosyal gelişimine olumlu ve anlamlı etkisi bulunmuştur.

BebeklerBilişsel gelişimDil gelişimi+7
Öykü Ökten
Hacettepe University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ergenlerin aile bütünlük duygu düzeyleri ile sanal zorbalık ve mağduriyet düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Araştırmada ergenlerin aile bütünlük duygu düzeyleri ile sanal zorbalık ve mağduriyet düzeyleri ve arasındaki ilişkinin incelenmesi hedeflenmiştir. Araştırmanın evrenini 2020-2021 eğitim ve öğretim yılında Sakarya İl Milli Eğitim Müdürlüğü Adapazarı ilçesine bağlı kamu liselerinin 9. 10. 11. ve 12. sınıfına devam eden 15.081 ergen oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise %5 hata payı ile 501 ergen (363'ü kız ve 138'i erkek) oluşturmuştur. Araştırma verileri "Kişisel Bilgi Formu", "Siber Mağdur ve Zorbalık Ölçeği (SMZÖ)" ve "Aile Bütünlük Duygusu Ölçeği (ABDÖ)" ile toplanmıştır. Araştırmada nicel model yöntemi kullanılmıştır ve verilerin analizinde Kolmogorov-Smirnov, Bağımsız Gruplar T Testi, Mann Whitney-U Testi, Kruskal Wallis-H Testi, Bonferroni testi, Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA), Pearson Korelasyon Katsayısı ve Çoklu Regresyon kullanılmıştır. Aile Bütünlük Duygu Düzeyi Ölçeğinin Anlaşılabilirlik, Anlamlılık ve toplam puanları ile Siber Mağdur ve Zorbalık Ölçeği Ölçeği alt boyutlarından Dilsel Zorbalık, Kimlik Gizleme, Siber Sahtecilik ve toplam puanları arasında negatif yönlü bir ilişki bulunmuştur. Son olarak, Aile Bütünlük Duygu Düzeyi Ölçeği alt boyutlarından Anlaşılabilirlik, Anlamlılık ve toplam puanlarının (negatif etki) ergenlerde görülen sanal zorbalık ve mağduriyet davranışlarını yordamada istatistiksel olarak anlamlı bir etkisi olduğu görülmektedir. Bu kapsamda araştırma bulguları ilgili alanyazın incelenerek yorumlanmış ve önerilerde bulunulmuştur.

Aile birliğiBütünlükBütünlük duygusu+4
Merve Ertop
Hacettepe University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2022
00
DoktoraAçık ErişimTR

Prososyal Destek Eğitim Programının (Pro-DEP) ailelerin ve çocukların prososyal becerileri üzerindeki etkisinin incelenmesi

Yapılan çalışmanın amacı ilkokulda çocuğu olan aileler için geliştirilen Prososyal Destek Eğitim Programının çocukların ve ebeveynlerinin prososyallik düzeyleri üzerine etkisini incelemektir. Yapılan araştırma Ağrı İl Merkezinde 2021-2022 bahar döneminde çocuğu ilkokula devam eden aileler ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmada karma yöntemlerden olan Gömülü Desen (Embedded Design) kullanılmıştır. Program öncesinde ve sonrasında odak grup görüşmeleri yapılmıştır. Nicel desen ise ön test son test kontrol gruplu yarı deneysel desen şeklinde planlanmıştır. Araştırmanın örneklemini deney grubunda 16 ebeveyn ve 17 çocuk, kontrol grubunda 20 ebeveyn ve 20 çocuk olmak üzere 73 kişi oluşturmuştur. Deney grubundaki ailelere çevrimiçi olarak on hafta, haftada bir gün olmak üzere "Prososyal Destek Eğitim Programı (Pro-DEP)" uygulanmıştır. Kontrol grubundaki ailelere herhangi bir müdahalede bulunulmamıştır. Çocukların prososyallik düzeyleri "Çocuk Prososyallik Ölçeği: Çocuk Formu" ve "Çocuk Prososyallik Ölçeği: Anne-Baba-Öğretmen Formu" kullanılarak, ebeveynlerin prososyallik düzeyleri ise "Yetişkin Prososyallik Ölçeği" kullanılarak değerlendirilmiştir. Yapılan analizlerde bağımsız grupların karşılaştırılmasında Mann Whitney U, bağımlı grupların karşılaştırılmasında Wilcoxon İşaretli Sıralar Testi anlamlılık düzeyi p<0,05 alınarak kullanılmıştır. Anlamlı farklılıklar elde edilen gruplardaki etki büyüklüğü Cliff's Delta kullanılarak hesaplanmıştır. Elde edilen bulgulara göre uygulanan eğitim programının deney grubundaki katılımcıların, eşlerinin ve çocuklarının üzerinde orta etki düzeyinde olumlu etkisinin olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Katılımcılar program uygulanmasından sonra kendilerinde, eşlerinde ve çocuklarında prososyal becerilerin arttığı ve Pro-DEP'in etkili olduğu görüşlerine de sahiptir.

Aile eğitimiSosyal psikoloji
Samet Ata
Hacettepe University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Resimli çocuk kitaplarında yer alan karakterlerin çocukların mizahi gelişimine uygunluğu açısından incelenmesi

Bu çalışma, çevrimiçi ortamda satışı yapılan ve okul öncesi dönem kategorisinde en çok tercih edilen resimli çocuk kitaplarında yer alan karakterlerin çocukların mizahi gelişimine uygunluğunu inceleyebilmek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın evrenini çevrimiçi ortamda satışı gerçekleştirilen resimli çocuk kitapları oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini 23 Kasım 2020 tarihinde çevrimiçi ortamda satışı yapılan ve okul öncesi kategorisinde yer alan en çok tercih edilen bilim, seri ve etkinlik kitapları dışındaki ilk 100 resimli çocuk kitabı oluşturmaktadır. Araştırmadaki veriler, Johnson (2010) tarafından oluşturulan ve Akıncı (2015) tarafından Türkçeye uyarlaması yapılan "Resimli Çocuk Kitaplarında Yer Alan Mizahi Unsurları İnceleme Formu" ile toplanmıştır. Form, resimli çocuk kitaplarında yer alan mizahi unsurları görsel mizahi unsurlar, durumsal mizahi unsurlar ve sözel mizahi unsurlar olmak üzere üç farklı mizahi unsur kategorisinde incelemektedir. Bu çalışma, resimli çocuk kitaplarındaki karakterleri incelemeyi hedeflediğinden karakterler görsel mizahi ve durumsal mizahi unsurlar kategorileri açısından incelenmiştir. Çalışmada nitel yöntem modellerinden, durum çalışması modeli kullanılmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen veriler MAXQDA programında analiz edilmiştir. Görsel ve durumsal mizahi unsurlar kapsamında yer alan 25 mizahi unsurun karakterlerde hangi mizah çeşidinin kullandığını daha detaylı inceleyebilmek amacıyla alt kodlar oluşturulmuştur. Toplam 23.097 tane veri kodlanmıştır. Analizler sonucunda resimli çocuk kitaplarında yer alan karakterlerde durumsal mizahi unsurlardan daha çok görsel mizahi unsurlara yer verildiği gözlemlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Çocuk Gelişimi, Çocuk Edebiyatı, Resimli Çocuk Kitapları, Mizah, Karakter

KarakterMizahResimli çocuk kitapları+3
Didem Aslanyürek
Hacettepe University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

6-12 aylık bebeği olan babaların kendi babalarıyla ilişki düzeyleri ile bebekleriyle bağlanma durumları arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu çalışma, 6-12 aylık bebeği olan babaların kendi babalarıyla ilişki düzeyleri ile bebekleriyle olan bağlanma durumları arasındaki ilişkinin incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Çalışmamızın örneklem grubunu Ankara'da yaşayan ve 6-12 aylık bebeği olan 313 baba oluşturmuştur. Çalışmamıza katılan babalara sırasıyla Babalık Ölçeği ve Baba-Bebek Bağlanma Ölçeği uygulanmıştır. Araştırmamız, iki ya da daha fazla değişken arasındaki ilişkiyi test eden ilişkisel tarama desenli nicel bir araştırma çalışmasıdır. Ölçeklerden alınan puanların değişkenlere göre anlamlı bir farklılık gösterip göstermediğini incelemek amacıyla; tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ve t testi yapılmıştır. ANOVA'nın anlamlı çıkması sonucunda ise Post-Hoc testlerinde Bonferroni testi uygulanmıştır. Babalık Ölçeğinin alt boyutları ile Baba Bebek Bağlanma Ölçeğinin alt boyutları arasındaki ilişkinin tespiti için PEARSON korelasyon testi yapılmıştır. Babalık Ölçeği alt boyutlarından Olumsuz Duygu ile Baba-Bebek Bağlanması alt boyutlarından Sabır Hoşgörü ve Sevgi Gurur arasında negatif yönde bir ilişkinin olduğu tespit edilmiştir. Araştırma bulguları literatür doğrultusunda tartışılıp yorumlanmış ve önerilerde bulunulmuştur.

Ana-babaya bağlanmaBaba- çocuk ilişkisiBaba-çocuk etkileşimi+4
Şule Kışla
Hacettepe University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2021
00
DoktoraAçık ErişimTR

Sosyoekonomik açıdan dezavantajlı bölgede yaşayan çocukların anlatı becerileri ile erken okuryazarlık becerilerinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı sosyo-ekonomik açıdan dezavantajlı bölgede bulunan 5 yaş çocuklarının erken okuryazarlık ve öykü anlatma becerilerini detaylı bir şekilde incelemek ve aralarındaki ilişkiyi araştırmaktır. Çocukların erken dönem dil becerilerinin okuryazarlık becerilerini öngördüğü kanıtlanmış olmakla birlikte, okul öncesi sözel anlatı becerilerinin dil ile erken okuryazarlık arasındaki ilişkisindeki rolü hakkında çok az şey bilinmektedir. Ayrıca bu becerilerin çocukların ileriki dönem akademik başarısı ve okuryazarlık becerileri üzerinde etkisi çalışmalarla kanıtlanmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu Ankara İli Altındağ İlçesi'nde sosyo-ekonomik açıdan dezavantajlı olan bir bölgede MEB'e bağlı bağımsız bir anaokuluna devam eden çocuklar oluşturmaktadır. Bu araştırma çocukların anlatı becerileri ve erken okuryazarlık becerilerini desteklemek amacıyla bir eğitim programı hazırlayıp uygulamak amacıyla başlamış ancak Pandemi (Covid 19) süreci nedeniyle 4 hafta boyunca uygulanan 8 haftalık eğitim programına son verilmiştir. Bu çalışmanın örneklemini eğitim programı uygulamak amaçlı oluşturulan deney ve kontrol grubunda yer alan 43 (kız=22, erkek=21) çocuk oluşturmaktadır. Bu araştırmada çocukların erken okuryazarlık becerileri Kargın, Ergül, Büyüköztürk ve Güldenoğlu tarafından geliştirilen "Erken Okuryazarlık Testi (EROT)" ve Karaman tarafından geliştirilen "Erken Okuryazarlık Becerilerini Değerlendirme Aracı" kullanılmıştır. Çocukların öykü anlatmalarını sağlamak için Mercer Mayer (1969) tarafından oluşturulan "Frog Where Are You" (Kurbağa Neredesin) isimli resimli yazısız kitap; çocukların anlatılarının analizi için ise Işıtan (2010) tarafından geliştirilen "Öykü Anlatma Değerlendirme Formu" kullanılmıştır. Araştırmanın sonucunda alt sosyo-ekonomik düzeyden gelen çocukların anlatı becerileri ve erken okuryazarlık becerilerinin anne öğrenim düzeyinden ve sosyo-ekonomik koşullardan etkilendiği görülmüştür. Ayrıca çocukların anlatı becerileri ve erken okuryazarlık becerileri arasında pozitif yönlü bir ilişki bulunmuştur.

Anlatı becerileriDezavantajlı gruplarDil gelişimi+4
Şule Ünal
Hacettepe University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Okul öncesi kurumlarda çalışan çocuk gelişimcilerin sınıftaki çocuklarda gözledikleri cinsel davranışlar ve bunlara verdikleri tepkilerin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı; okul öncesi eğitim kurumlarında çalışan çocuk gelişimcilerin sınıflarında karşılaştıkları cinsel davranışlarla ilgili deneyimleri ve bu davranışlara olan tepkilerinin incelenmesidir. Yapılan araştırma nitel araştırma yöntemlerinden biri olan fenomenoloji yöntemiyle gerçekleştirilmiş olup, çalışma grubunda sekiz çocuk gelişimci yer almıştır. Araştırma kapsamında, katılımcılarla ses kaydı alınarak görüşmeler yapılmış, daha sonra bu ses kayıtları çözümlenmiştir. Elde edilen veriler, betimsel analiz yöntemi kullanılarak temalar halinde gruplandırılmıştır. Araştırmanın sonucunda, eğitim düzeyinin, tecrübenin ve cinsel eğitim almış olmanın cinsel davranışlarla ilgili uygun yaklaşımı sergileyebilmede etkili olduğu, katılımcıların sınıf içinde en çok mastürbasyon davranışı konusunda yardıma ihtiyaç duyduğu, katılımcıların cinsel gelişimle ilgili daha fazla eğitime ve materyale ihtiyaç duyduğu sonuçlarına ulaşılmıştır.

Cinsel davranışCinsel eğitimCinsellik+4
Özgül Önder Demirbaş
Hacettepe University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Lise öğrencilerinin finansal okuryazarlık düzeyleri ile dijital okuryazarlık düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu çalışmada lise düzeyi öğrencilerinin finansal ve dijital okuryazarlık düzeyleri ile bu düzeyler arasındaki ilişkinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Çalışmada veri toplama aracı olarak; Dijital Okuryazarlık Ölçeği, Finansal Okuryazarlık Ölçeği ve Kişisel Bilgi Formu kullanılmıştır. Çalışma Ankara'nın farklı sosyo ekonomik düzeyde olan ilçelerinden Çankaya Yenimahalle, Keçiören, Altındağ, Mamak, Elmadağ, Pursaklar, Etimesgut, Sincan, Polatlı, Bala, ve Haymana'da bulunan meslek liselerinde okuyan 585 öğrenciyle gerçekleştirilmiştir. Elde edilen veriler IBM SPSS 22 istatistik programında analiz edilmiştir. Normal dağılıma uyum sağladığı belirlenen veriler üzerinde betimsel istatistik analizleri, bağımsız örneklemler arası T testi, ANOVA analizi ve korelasyon analizi uygulanmıştır. Araştırma bulgularına göre öğrencilerin dijital okuryazarlık düzeyleri, finansal okuryazarlık boyutlarından para yönetim özyeterlilik algıları, para yönetim davranışı düzeyleri yüksek, finansal bilgi düzeyleri düşük olarak belirlenmiştir. Finansal bilgi düzeylerinin yaş ve sınıf düzeylerine bağlı olarak anlamlı farklılık gösterdikleri belirlenmiştir. Ayrıca finansal okuryazarlık boyutlarından para yönetim özyeterlilik algılarının yaş, sınıf ve harçlık ortalamasına göre anlamlı düzeyde farklılık gösterdiği; dijital okuryazarlık düzeyleri ile para yönetim davranışları arasında anlamlı bir ilişki olduğu, fakat diğer değişkenler arasında anlamlı bir ilişki olmadığı belirlenmiştir. Çalışmanın sonucunda öğrencilerin dijital ve finansal okuryazarlık düzeylerinin artırılması amacıyla arştırmacı, öğretmen, ve öğrenciler için çeşitli öneriler geliştirilmiştir.

Elif Davarcı
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kadın konukevlerinde kalan çocuklarda oyun terapisinin sosyal beceri ve problem davranışlara etkisinin incelenmesi

Araştırma deney – kontrol gruplu, ön-test, son-test ve izleme ölçümlerinin yapıldığı deneysel bir çalışma olup, kadın konukevlerinde anneleri ile birlikte kalan 3-6 yaşlarında 4 deney grubunda, 4 kontrol grubunda olmak üzere toplam 8 çocukla gerçekleştirilmiştir. Araştırmada veriler; ''Ebeveyn-Çocuk Bilgi Formu'' ve '' Okul Öncesi ve Anaokulu Davranış Ölçeği (PKBS-2)'' ile toplanmıştır. Deney grubundaki çocuklara her biri 30 dakika süren, 14 oturumdan oluşan oyun terapisi uygulanmıştır. Analizler nonparametrik olarak SPSS paket programı ile değerlendirilmiştir. Deney ve kontrol gruplarının ön test ve son test ortalamalarını karşılaştırmak için Mann Whitney U-testi, deney ve kontrol gruplarında ön test, son test ve izleme testi ortalamalarını karşılaştırmak için Wilcoxon İşaretli Sıralar Testi kullanılmıştır. Araştırmanın bulgularından elde edilen sonuçlar, deney grubundaki çocukların sosyal işbirliği, sosyal etkileşim, sosyal bağımsızlık gibi sosyal becerilerinin arttığı, içe yönelim ve dışa yönelim davranış problemlerinin azaldığını göstermektedir. Sonuç olarak oyun terapisinin 3-6 yaş grubu çocukların sosyal beceri ve problem davranışları üzerinde etkili olduğu saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: Kadın konukevlerindeki çocuklar, oyun terapisi,problem davranış, sosyal beceri

Kadın konuk evleriOyun terapisiProblem davranış+4
Nalan Saltık
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Anasınıfı ve ilkokul 1. sınıfa devam eden Ahıska Türkü ve Türk çocukların bilişsel stillerine göre ahlaki ve sosyal kural algılarının incelenmesi

Her birey kendisine özgü olarak bilgiyi kullanma yöntem ya da yöntemlerine sahiptir. Bireyin düşünme şekli ile ilgili olan bilişsel stil çocukların tüm gelişim alanlarını etkilediği gibi sosyal ve ahlaki kural algılarını da etkileyen önemli unsurlardandır. Sosyal kural günlük yaşamın sonucunda nelerin kabul edilebilir olduğunu ya da olmadığını açıklayan, belli ortamlara ait kuralları açıkladığını anlatır. Birey sosyal çevrenin etkisi ile ahlaki ve sosyal kural algısını sonradan geliştirir. Çalışmanın ana amacı; anasınıfı ve ilkokul 1.sınıfa devam eden Ahıska Türkü ve Türk çocukların bilişsel stillerine göre ahlaki ve sosyal kural algıları arasındaki farkın incelenmesidir. Araştırmada anasınıfı ve ilkokul 1. sınıfa devam eden ve bilişsel stillerine göre ahlaki ve sosyal kural algılarının incelenmesi amacıyla 110 Ahıska Türkü çocuk ve 110 Türk çocuk olmak üzere toplam 220 çocuk ile çalışılmıştır. Çocukların bilişsel stillerini ölçmek amacıyla Kansas Okul Öncesi Dönemdeki Çocuklar için Bilişsel Stil Ölçeği, Ahlaki ve Sosyal Kural algılarını ölçmek amacıyla Smetana Ahlaki ve Sosyal Kural Algısı Ölçeği, ayrıca bazı demografik değişkenlerin incelenmesi amacıyla araştırmacı tarafından geliştirilen 'Kişisel Bilgi Formu' kullanılarak veriler toplanmıştır. Elde edilen veriler nonparametrik analizlerle değerlendirilip, Kruskal Wallis ve Mann Whitney U testleri kullanılmıştır. Araştırma sonuçları; yaşın, cinsiyetin ve kardeş sayısının çocuklarda bilişsel stil boyutunu, ahlaki ve sosyal kural algılarını etkilemediğini göstermektedir. Aile yapısı seçeneğinde geniş aileye sahip Kansas Düşünsellik İçtepisellik Ölçeği hata sayısı açısından Ahıska Türkü ve Türk çocuklarda farklılaşma göstermezken, yanıtlama süresine bakıldığında ise Ahıska Türkü çocuklarında istatistiki farklılık bulunmuştur. Benzer şekilde Ahıska Türkü çocukların anne baba yaşları değişkeninde farklılaşma görülmezken, Türk çocukların anne baba yaşı hata sayısında anlamlı farklılık görülmektedir. Yanıtlama sürelerinde ise herhangi bir farklılaşma bulunmamıştır. Araştırmaya göre anasınıfı ve ilkokul 1. sınıfa devam eden hızlı doğrucu, reflektif, impulsif, yavaş yanlışçı Ahıska Türkü ve Türk çocukların ahlaki ve sosyal kural algıları farklılaşmamaktadır. Anahtar Kelimeler: Ahlaki ve Sosyal Kural Algısı, Ahıska Türkü, Bilişsel Stil, Çocuk

AhlakAhıska TürkleriAlgı+6
Çiğdem Kaya Bağdaş
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

15-18 yaş grubundaki ergenlerin akıllı telefon bağımlılığı ve olumsuz değerlendirilme korkusunun incelenmesi

Bu çalışmanın amacı, 15 – 18 yaş aralığındaki ergenlerin akıllı telefon bağımlılığı ile olumsuz değerlendirilme korkusu arasındaki ilişkinin cinsiyet, yaş, anne baba eğitim düzeyi ve ailenin aylık geliri değişkenlerine göre incelenmesidir. Araştırma, betimsel yöntem ve tarama modelinde yapılan bir alan araştırmasıdır. Araştırmanın çalışma grubunu, Sakarya ilinde liselerde öğrenim gören 433 lise öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırma verilerinin toplanmasında Şata ve arkadaşları (2016) tarafından Türk lise öğrencileri için uyarlanan "Akıllı Telefon Bağımlılığı Ölçeği" ve Bilge ve Kelecioğlu (2008) tarafından Türkçe' ye uyarlanan "Olumsuz Değerlendirilme Korkusu Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırmanın verilerini toplamak amacıyla araştırmacı, Sakarya il merkezinde bulunan liselere bizzat gitmiş, buralarda anket dağıtmak ve doldurulması için gereken süreyi vererek yanlarında bulunmak suretiyle verileri toplamıştır. Veri toplama araçları, öğrenciler okul ortamında iken, ders öğretmenleri eşliğinde doldurtulmuştur. Elde edilen veriler, www.e-picos.com New York yazılımı ve MedCalc istatistik paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırmanın sonuçlarına bakıldığında, ergenlerde akıllı telefon bağımlılığı ile olumsuz değerlendirilme korkusu arasında pozitif yönlü bir ilişki olduğu bulunmuştur. Ayrıca akıllı telefon bağımlılık düzeyinin cinsiyet, yaş, anne baba eğitim düzeyi, aylık gelir durumu fark etmeksizin ergenlerde sıklıkla görüldüğü bulunmuştur. Bununla birlikte, olumsuz değerlendirilme korkusunun cinsiyet, yaş, baba eğitim durumu, aylık gelir durumuna göre farklılaşmadığı; ancak anne eğitim durumunun olumsuz değerlendirilme korkusunu etkilediği sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Akıllı telefon bağımlılığı, ergen, ergenlik, olumsuz değerlendirilme korkusu

Akıllı telefonlarBağımlılıkCep telefonu+3
Şehnaz Gültekin
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ailelerin gelir yönetimi ve tüketim harcamalarına ilişkin tutum ve davranışları

125 ÖZET Bu araştırma, farklı sosyo-ekonomik düzeydeki ailelerin gelir yönetimi ve tüketim harcamalarına ilişkin tutum ve davranışlarını ortaya çıkarmak amacıyla planlanmış ve yürütülmüştür. Araştırmaya veriler Ankara'da farklı sosyo-ekonomik düzeydeki semtlerde oturan 314 aileye anket uygulanarak toplanmıştır. Araştırma kapsamına alınan ailelerin yarıya yakını aylık 300.000.001 -600.000.000 TL. arasında gelire sahiptirler ve ailelerin yarıdan fazlası gelirlerini yeterli bulmamaktadır. Ailelerin sosyo-ekonomik düzeyi yükseldikçe gıda, giyim, konut, ulaşım ve haberleşme, kişisel bakım, kültür, eğitim, eğlence harcamalarının da önemli ölçüde arttığı görülmektedir. Araştırmaya alınan ailelerin yarıdan fazlasında harcama kararını kadın erkek birlikte verirken, harcamaları da birlikte yapmaktadır. Ailelerin büyük bir bölümü alışveriş öncesi piyasa araştırması yapmakta, yandan fazlası aylık harcama planı hazırlamaktadır. Ailelerin yarıdan fazlası kredi kartı kullanmakta ve hemen hemen tamama yakını borçlanmaktadır. Araştırmaya alınan ailelerde özellikle alt sosyo-ekonomik düzeydekiler gelirlerinin yetersizliğinden dolayı, tasarruf yapamazken, tasarruf yapan yarıdan fazla aile ise, tasarruflarını çoğunlukla döviz satın alarak değerlendirmektedir.

AileGelir yönetimiGelirler+2
Nağme Şirvan Boran
Gaziantep University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2001
00
DoktoraAçık ErişimTR

Okuma-yazmaya hazırlık eğitim programı'nın anasınıfına devam eden 6 yaş grubu çocukların yazı farkındalığı becerilerine ve ilkokul birinci sınıftaki ses farkındalığı ve okuma-yazma becerilerine etkisinin incelenmesi

Bu araştırmanın temel amacı, Okuma Yazmaya Hazırlık Eğitim Programı(OYHEP)?nın, çocukların yazı farkındalığı, ses farkındalığı ve okuma-yazma becerileri düzeyi üzerindeki etkisini incelenmektir. Araştırmada öntest, sontest, kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Araştırmada deney grubundaki çocuklara verilen eğitimin etkisini ölçmek amacı ile çocuklara öntest-sontest ve iki izleme çalışması yapılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2010-2011 eğitim-öğretim yılında Ankara ili, Çankaya İlçesi?ndeki M.E.B.?na bağlı resmi anasınıfına devam eden 6 yaş grubu çocuklardan, deney grubunu 14 kız 15 erkek çocuk, kontrol grubunu 14 kız 15 erkek olmak üzere toplam 58 çocuk oluşturmaktadır. Araştırmada, deney grubundaki çocuklara 9 haftalık süreçte Okuma-Yazmaya Hazırlık Eğitim Programı (OYHEP) uygulanmıştır. Kontrol grubundaki çocuklara ise, öntest uygulandıktan sonra 9 haftalık süreçte hiçbir işlem yapılmamış ve bu süre sonunda sontest uygulanmıştır. Deney ve kontrol grubundaki çocuklar ilkokula başladıklarında uygulanan OYHEP?nın etkiliğini tespit etmek amacıyla; ilkokulun I. Döneminin başında ve dönemin ortasında ise izleme amacıyla testler uygulanmıştır. Araştırmanın verilerinin toplanmasında, çocuklarla ilgili genel bilgileri toplamak amacıyla; kişisel bilgi formu; örneklemdeki deney ve kontrol gruplarının eşitlenmesinde ve uygulanan programın etkiliğini ölçmek amacıyla; Justice ve Ezel (2001) tarafından geliştirilen ?Preschool Word And Print Awareness Assessment?(Okul Öncesi Dönemde iv Sözcük ve Yazı Farkındalığı Değerlendirme Aracı); ayrıca deney ve kontrol gruplarının eşitlenmesinde Temel, Ersoy, Avcı ve Turla(1997) tarafından geliştirilen ?Gazi Erken Çocukluk Gelişimi Değerlendirme Aracı? (GEÇDA), kullanılmıştır. Okul Öncesi Dönemde Sözcük ve Yazı Farkındalığı Değerlendirme Aracı?nın güvenirlik ve geçerlilik çalışması tarafımdan yapılmıştır. Anasınıfı boyutunda, öntest ve sontest değerlendirmelerinde, Justice ve Ezel (2001) tarafından geliştirilen ve 2006 yılında son şekli verilen ?Preschool Word And Print Awareness Assessment?(Okul Öncesi Dönemde Sözcük ve Yazı FarkındalığıDeğerlendirme Aracı) kullanılmıştır. İzleme çalışmasında, ilkokul boyutunda ise iki izleme çalışması yapılmıştır. Birinci izleme çalışmasında; I. Dönem başında, Polat (2003) tarafından geliştirilen ?Marmara İlköğretime Hazır Oluş Ölçeği?; Yangın, Erdoğan ve Erdoğan (2008) tarafından geliştirilen ?Fonolojik Farkındalık Ölçeği? kullanılmıştır. İkinci izleme çalışmasında ise, I. Dönem ortasında, Erdoğan(2009) tarafından geliştirilen ?Yazma Becerisi Ölçeği?; Acat, (1996) tarafından geliştirilen ?Mekanik Okuma Becerisi Gözlem Formu? ve Erdoğan(2009) tarafından geliştirilen ?Okuduğunu Anlama Ölçeği? kullanılmıştır. Verilerin istatistiksel analizinde, çocukların yazı farkındalığı düzeylerine OYHEP?in etkisi ?Karışık Desen Anova? istatistik sonuçları ile incelenirken; deney ve kontrol gruplarının izleme çalışmalarında ise, çocukların testlerden aldıkları puanlar ayrı ayrı karşılaştırılabilmesi için ?İlişkisiz (Bağımsız) Örneklemler t-testi? ile incelenmiştir. Çocuklara verilen, Okuma Yazmaya Hazırlık Eğitimi sonucunda deney grubundaki çocukların ?Okul Öncesi Dönemde Sözcük ve Yazı FarkındalığıDeğerlendirme Aracı? puan ortalamaları incelendiğinde, öntest, sontest puanlarından anlamlı derecede yüksek olduğu bulunmuştur (p<.001). Deney grubundaki çocukların ?Sözcük ve Yazı Farkındalığı Değerlendirme Aracı? Puan Ortalamalarının son test puanlarının ortalaması, X=? 28,10 kontrol grubundaki çocukların son test puan ortalamasıise, X?=15,14?dür. Bu bulgulara göre deney grubundaki çocukların ?Sözcük ve YazıFarkındalığı Değerlendirme Aracı? sontest puanlarının öntest puanlarına göre anlamlıderecede yükseldiği görülmektedir (p<.001). Bu yükselişin ?Okuma Yazmaya Hazırlık Eğitim Programı?nın etkisinden kaynaklandığı düşünülmektedir. v Deney ve kontrol grubundaki çocukların izleme test puan ortalamalarıincelendiğinde; izleme testlerinde deney grubunun puan ortalamalarının daha yüksek olduğu görülmektedir. Buna göre deney grubundaki çocuklara verilen okuma-yazmaya hazırlık eğitiminin çocukların ?Fonolojik Farkındalık Ölçeği? toplam puan ortalamalarıüzerinde olumlu yönde etkisinin olduğunu görülmektedir. Deney grubundaki çocukların ?Fonolojik Farkındalığı Testi? sözcük sayma, uyak, aynı sesle başlama, hece sayma ve aynı sesle bitiş alt boyutlarında izleme test puanlarının kontrol grubundaki çocukların puanlarından anlamlı derecede yüksek olduğu saptanmıştır (p<0,05). Deney ve kontrol grubundaki çocukların izleme test puan ortalamalarıincelendiğinde; izleme testlerde deney grubunun puan ortalamalarının daha yüksek olduğu görülmektedir. Buna göre deney grubundaki çocuklara verilen okuma-yazmaya hazırlık eğitiminin çocukların ?Marmara İlköğretime Hazır Oluş Ölçeği? toplam puan ortalamaları üzerinde olumlu yönde etkisinin olduğu görülmektedir. Deney grubundaki çocukların ?Marmara İlköğretime Hazır Oluş Ölçeği? beceri ve gelişim alt boyutlarında izleme test puanlarının kontrol grubundaki çocukların puanlarından anlamlı derecede yüksek olduğu saptanmıştır(p<0,05). Deney ve kontrol grubundaki çocukların izleme test puan ortalamalarıincelendiğinde; izleme testlerinde deney grubunun puan ortalamalarının daha yüksek olduğu görülmektedir. Buna göre deney grubundaki çocuklara verilen okuma-yazmaya hazırlık eğitiminin çocukların ?Okuma-Yazma Testleri? (Yazma Becerisi Ölçeği, Mekanik Okuma Becerisi Gözlem Formu, Okuduğunu Anlama Ölçeği) toplam puan ortalamaları üzerinde olumlu yönde etkisinin olduğunu görülmektedir. Deney grubundaki çocukların ?Okuma-Yazma Testleri? mekanik okuma, cümle yazma ve okuduğunu anlama alt boyutlarında izleme test puanlarının kontrol grubundaki çocukların puanlarından anlamlı derecede yüksek olduğu saptanmıştır(p<0,05). Araştırma bulgularına göre, Okuma Yazmaya Hazırlık Eğitim Programı?nın çocukların yazı farkındalığı, sözcük farkındalığı, ses farkındalığı ve okuma-yazma becerilerine olumlu yönde etkide bulunduğu saptanmıştır. Anahtar kelimeler:Yazı Farkındalığı, Ses Farkındalığı

Duyuşsal farkındalıkOkul öncesi eğitimOkuma-yazma+5
Vedat Bayraktar
Gazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2013
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

2006 yılı okulöncesi eğitim programıyla ilgili öğretmen görüşlerinin incelenmesi

Bu araştırmada Milli Eğitim Bakanlığı 2006 yılı okulöncesi eğitim programıyla ilgili öğretmen görüşleri incelenmiştir. Araştırma 2011-2012 eğitim öğretim yılı içerisinde NUTS 1. bölge Balıkesir, Bolu, Elazığ, Erzurum, Gaziantep, İstanbul, Kastamonu, Manisa, Mersin, Nevşehir, Rize, Ankara illerinde görev yapan 240 okulöncesi öğretmeniyle gerçekleştirilmiştir. Tarama modeliyle yapılan bu araştırmada öğretmenlerin okulöncesi eğitim programıyla ilgili görüşlerini ortaya koymak amacıyla da anket kullanılmıştır. Anket iki bölümden oluşmuştur. Birinci bölüm öğretmenlerin mesleki kıdem, hizmet içi eğitim, okul türü, mezun olunan okul, yaş gibi kişisel bilgileri kapsayan sorulardan, ikinci bölüm ise 2006 yılı okulöncesi eğitim programıyla ilişkin öğretmen görüşlerini belirleyen maddelerden oluşmaktadır. Araştırmada t-testi, levene F testi ve Anova testleri yapılmıştır. Bu sonuçlara göre; okulöncesi öğretmenlerinin 2006 okulöncesi eğitim programına ilişkin görüşlerinin mesleki kıdem, okul türü ve yaş değişkenlerinden etkilenmediği, öğretmenlerin çoğunluğunun eğitim programı ile ilgili olumlu görüşte oldukları ortaya çıkmıştır.Anahtar Kelimeler: Okul Öncesi Eğitim Programı, Öğretmen Görüşleri, Program Değerlendirme

EğitimEğitim programlarıOkul öncesi eğitim+3
Tuğba Oğuz
Gazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2013
00
DoktoraAçık ErişimTR

Erken okuryazarlık becerilerini değerlendirme aracı'nın geliştirilmesi, geçerlik ve güvenirlik çalışması

Bu araştırmada okul öncesi dönem çocuklarının erken okuryazarlık becerilerini değerlendirebilmek için Erken Okuryazarlık Becerilerini Değerlendirme Aracı' nın geliştirilmesi, geçerlik ve güvenirlik çalışmalarının yapılması amaçlanmıştır. Araştırmanın örneklemini 2011-2012 eğitim öğretim yılında Ankara ilindeki altı merkez ilçeden 23 okul, 23 okuldan 244'ü kız, 229'u erkek olmak üzere 48-77 aylar arasında toplam 473 çocuk oluşturmaktadır. Araştırma, tarama modeline uygun bir şekilde planlanmıştır. Erken okuryazarlık becerilerinin değerlendirilmesi ile ilgili alan yazın taramasının ardından geliştirilmesi planlanan değerlendirme aracının alt testleri, madde havuzu oluşturulmuş ve uzman görüşleriyle kapsam geçerliği çalışması yapılmıştır. Çalışmada ön uygulamalar kapsamında önce 47 sonra 150 çocukla çalışılmıştır. Birinci ön uygulamanın amacı, çocukların değerlendirme aracı içerisinde yer alan yönergeleri anlayıp anlamadıklarını belirlemek olduğu için toplanan verilere herhangi bir istatistiksel analiz yapılmamıştır. İkinci ön uygulamada ise ?Öyküyü Anlama? alt testi dışında toplanan veriler ile maddelerin ayırt edicilik ve güçlük değerleri incelenmiştir. Öyküyü Anlama alt testinde hangi maddelerin asıl uygulamalarda sorulacağı çocukların verdikleri yanıtlara ve uzman görüşlerine göre belirlenmiştir. Madde analizi sonucunda beş farklı alt testte toplam 116 madde kalmıştır. Değerlendirme aracı içerisindeki maddeler, doğru yanıtlar için "1", yanlış yanıtlar için de "0" puan verilerek değerlendirilmiştir. Uygulamalar çocuklarla birebir yapılmıştır.Erken Okuryazarlık Becerilerini Değerlendirme Aracı içerisinde yer alan alt testlerin geçerlik çalışmaları kapsamında açımlayıcı, doğrulayıcı faktör analizleri yapılmış ve madde ayırt edicilik değerleri incelenmiştir. Güvenirlik çalışmaları kapsamında ise alt testlerin; KR-20, test tekrar test ve iki yarı güvenirlik değerleri bulunmuştur. Bulgulara göre, Sesbilgisel Farkındalık Becerilerini Değerlendirme alt testi için yapılan açımlayıcı faktör analizi sonucunda toplam varyansın %59.73'ü açıklanmaktadır. Bu alt test, beş faktör ve toplam 53 maddeden oluşmaktadır. Yazı Farkındalığı alt testinin üç faktör ile toplam varyansın %40.01'i açıklanmakta ve bu alt test 16 maddeden oluşmaktadır. Öyküyü Anlama alt testinde tek faktörlü yapının varyansa yaptığı katkı %40.22, Görselleri Eşleştirme? alt testinde %44.38 ve Yazı Yazma Öncesi Becerileri Değerlendirme alt testinde ise %56.70?dir. Bu üç alt test, 9?ar maddeden oluşmaktadır. Doğrulayıcı faktör analizleri kapsamında alt testlerin; x², Sd, RMSEA, GFI, CFI, AGFI ve NNFI uyum değerleri incelenmiştir. Doğrulayıcı Faktör Analizi sonuçlarına göre Yazı Farkındalığı ve Yazı Yazma Öncesi Becerileri Değerlendirme alt testlerinin zayıf bir uyuma, diğer alt testlerin ise kabul edilebilir uyum değerlerine sahip oldukları bulunmuştur. Alt ve üst %27'lik gruplarda yapılan ayırt edicilik analizleri sonucunda tüm maddelerin ayırt edici olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bu sonuçlara göre Erken Okuryazarlık Becerilerini Değerlendirme Aracı içerisinde beş alt test ve toplam 96 madde bulunmaktadır.Erken Okuryazarlık Becerilerini Değerlendirme Aracı'nın içerisinde yer alan alt testlerin KR-20 güvenirlik değerleri 0.61-0.91 arasında değişmektedir. Sesbilgisel Farkındalık Becerilerini Değerlendirme alt testinin KR-20 güvenirlik değeri 0.91, test tekrar test güvenirliği 0.92 ve testin iki yarı güvenirliği de 0.76'dır. Yazı Farkındalığı alt testinin KR-20 güvenirlik değeri 0.75, test tekrar test güvenirliği 0.72, ve testin iki yarı güvenirliği 0.60 olarak bulunmuştur. Öyküyü Anlama alt testinin KR-20 güvenirlik değeri 0.61, test tekrar test güvenirliği 0.75 ve testin iki yarı güvenirliği 0.64'tür. Görselleri Eşleştirme alt testinin KR-20 güvenirlik değeri 0.71, test tekrar test güvenirliği 0.64 ve testin iki yarı güvenirliği 0.70'dir. Son olarak, Yazı Yazma Öncesi Becerileri Değerlendirme? alt testinin KR-20 güvenirlik değeri 0.77, test tekrar test güvenirliği 0.86 ve testin iki yarı güvenirliği 0.72 olarak bulunmuştur. Araştırmada, çocukların, geliştirilen alt testlerden aldıkları puanlar; cinsiyetlerine, içinde bulundukları aylara (48-53 ay, 54-59 ay, 60-65 ay, 66-71 ay, 72-77 ay) ve anne-baba öğrenim durumlarına göre incelenmiştir. Çocukların alt testlerden aldıkları puanlar cinsiyetlerine göre incelendiğinde Yazı Farkındalığı ve Yazı Yazma Öncesi Becerileri Değerlendirme alt testlerinin toplam puanı açısından istatistiksel olarak anlamlı farklılık görülmektedir (p<.05). Yazı Farkındalığı alt testinde kız çocuklarının toplam ortalama puanının (X= 8.1) erkek çocuklarının ortalama puanına (X= 7.4) göre anlamlı derecede yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Yazı Yazma Öncesi Becerileri Değerlendirme alt testinde de kız çocuklarının ortalama puanları (X= 5.63), erkek çocuklarına (X=4.77) göre daha yüksektir. Çocukların yaşlara göre Erken Okuryazarlık Becerilerini Değerlendirme Aracı içerisindeki tüm alt testlerden aldıkları puanlar, yaş arttıkça anlamlı bir şekilde yükselmektedir. Bu sonuç, geliştirilen değerlendirme aracının erken okuryazarlık becerileri açısından çocukların gelişimsel özelliklerini ortaya koyabildiğini göstermektedir. Çocukların anne-baba öğrenim durumlarına göre alt testlerden aldıkları puanlar incelendiğinde anne öğrenim durumuna göre ?Yazı Yazma Öncesi Becerileri Değerlendirme? alt testinden alınan puanlar arasında anlamlı farklılık ortaya çıkmıştır. Öğrenim durumu ilkokul mezunu olanlarla lise ve üniversite mezunu olan annelerin çocukları arasında ilkokul mezunu olan annelerin çocukları lehine anlamlı bir farklılık görülmektedir (p<.05). Bu sonuç, annelerin çocuklarıyla etkileşimlerinin niteliğiyle açıklanmıştır. Baba öğrenim durumlarına göre ise çocukların aldıkları puanlar açısından anlamlı farklılıklar bulunmamaktadır. Bu çalışmada okul öncesi dönem çocuklarına (48-77 ay) yönelik geliştirilen Erken Okuryazarlık Becerilerini Değerlendirme Aracı?nda yer alan alt testlerin geçerli ve güvenilir olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmacı ve öğretmenler alt testleri, ayrı ayrı kullanabilirler. Değerlendirme aracının başka bir araştırma kapsamında norm çalışmalarının yapılması önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: Okul Öncesi, Erken Okuryazarlık Becerileri, Değerlendirme

Durum belirlemeErken okuryazarlık becerileriOkul öncesi dönem+2
Gökçe Karaman
Gazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2013
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Oyun temelli matematik eğitim programının çocuğun matematik gelişimine etkisinin incelenmesi

Bu araştırmada, ?Oyun Temelli Matematik Eğitim Programı?nın Çocuğun Matematik Gelişimine Etkisini İncelemek?? amaçlanmıştır. Araştırmanın evrenini, 2011-2012 eğitim-öğretim yılında Osmaniye İl Milli Eğitim Müdürlüğü?ne bağlı ilköğretim okullarındaki anasınıflarına devam eden, normal gelişim gösteren çocuklar oluşturmuştur. Araştırmanın örneklemine deney I grubuna Cumhuriyet İlköğretim Okulu?na devam eden sabah grubu (n: 24), deney II grubuna Cumhuriyet İlköğretim Okulu?na devam eden öğle grubu (n: 24) ve kontrol grubuna ise Cumhuriyet İlköğretim Okulu?na devam eden sabah grubu (n: 21) yarım gün eğitim alan daha önce matematik eğitimi almamış 69 çocuk dahil edilmiştir. Araştırmada çocukların matematik gelişimine `Oyun Temelli Matematik Eğitimi Programı?nın etkisini belirlemek amacıyla ön test/ son test/ kalıcılık testi kontrol gruplu deneysel desen kullanılmıştır. Araştırmada, çocuklar ve aileleri hakkında bilgi almak için `Genel Bilgi Formu?, çocukların matematik gelişimlerini belirlemek için Clausen ve diğ. (2004) tarafından geliştirilen ve Türkiye?de geçerlik güvenirlik çalışması Çelik ve Kandır (2011) tarafından yapılan ?Matematik Gelişimi 6 Testi? (Progress in Maths 6) kullanılmıştır. Deney I grubundaki çocuklara 10 hafta süre ile haftada 5 iş günü `Oyun Temelli Matematik Eğitimi Programı? ve 10 hafta boyunca her haftanın son iş günü(cuma) `Oyun Temelli Matematik Eğitimi Programı?nı Destekleyen Aile Katılımı Çalışmaları?, deney II grubundaki çocuklara 10 hafta süre ile haftada 5 iş günü `Oyun Temelli Matematik Eğitimi Programı? uygulanmıştır. Kontrol grubundaki çocuklara ise sınıf öğretmenleri tarafından Milli Eğitim Bakanlığı 36-72 Aylık Çocuklar İçin Okul Öncesi Eğitim Programı uygulanmıştır. Araştırma verilerinin analizinde gruplar arasında farklılık incelenirken ikili gruplarda normal dağılan değişkenlerde Bağımsız Örneklemler İçin T Testi(Independent Samples t Test) ikiden fazla gruplarda ise, normal dağılan değişkenlerde Tek Yönlü Varyans Analizi(ANOVA), hangi gruplar arasında farklılık olduğunu belirlemek içinde Scheffe Testi kullanılmıştır. Ön Test/Son Test/Kalıcılık Testi puanları karşılaştırılırken normal dağılan değişkenlerde Eşleştirilmiş Örneklemler İçin T Testi(Paired Samples T Test) kullanılmıştır. Araştırma sonucunda, deney I, deney II ve kontrol gruplarının ön test puan ortalamaları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmamaktadır(p>0.05). Deney I, deney II ve kontrol gruplarının son-test puan ortalamaları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark olduğu saptanmıştır(p<0.05). İstatistiksel olarak ortaya çıkan bu farkın deney I ve deney II grubuna ait son test puanları lehine olduğu saptanmıştır. Deney I grubunun ön test ve son test puan ortalamaları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark olduğu saptanmıştır(p<0.05). Deney II grubunun ön test ve son test puan ortalamaları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark olduğu saptanmıştır(p<0.05). Deney I ve deney II gruplarının son test puan ortalamaları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık görülmemiştir(p>0.05). Kontrol grubunun ön test ve son test puan ortalamaları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık görülmemiştir(p>0.05). Deney I ve deney II gruplarının son test ve kalıcılık testi test puan ortalamaları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark olduğu saptanmıştır(p<0.05). Bu bulgulara dayalı olarak `Oyun Temelli Matematik Eğitimi Programı?nın çocukların matematik gelişiminde etkili olduğu ve etkisinin de kalıcı olduğu belirlenmiştir.

Fatma Akkuş Sevigen
Gazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2013
00
DoktoraAçık ErişimTR

Zihin kuramına dayalı eğitim programının 48-60 aylık çocukların bilişsel bakış açısı becerileri ve prososyal davranışları üzerindeki etkisinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, zihin kuramına dayalı eğitim programının 48-60 aylık çocukların bilişsel bakış açısı becerileri ve prososyal davranışları üzerindeki etkisini incelemektir. Bu araştırmada yarı deneme modellerinden, eşitlenmemiş kontrol gruplu model kullanılmıştır. Deney grubunda 20 çocuk, kontrol grubunda 18 çocuk olmak üzere toplam 38 çocuk çalışma grubunu oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplamak için Kişisel Bilgi Formu, Zihin Kuramı Ölçeği, Prososyal Davranışları Değerlendirme Ölçeği (Öğretmen Formu), yardımlaşma ve paylaşma davranışlarının bireysel değerlendirmesi için de durumsal testler kullanılmıştır. Bu çalışma kapsamında okul öncesi çocuklar için Zihin Kuramı Ölçeği'nin Türkçe'ye uyarlama çalışması yapılmış ve güvenirlik katsayısı KR-20 değeri. 50 ve test tekrar test güvenirliğine ilişkin korelasyon katsayısı. 777 olarak bulunmuştur. Uygulama sürecinin ilk aşamasında deney ve kontrol grubundaki çocuklara ön test uygulaması yapılmıştır. Daha sonra deney grubundaki çocuklara 12 oturumluk Zihin Kuramı'na dayalı eğitim programı uygulanmıştır. Zihin Kuramı'na Dayalı Eğitim Programı; farklı istek, farklı inanç, bilgi erişimi, yanlış inanç ve duyguları anlama gibi zihin kuramı becerilerini ve algı, dikkat, bellek, problem çözme gibi bilişsel becerileri içermektedir. Kontrol grubundaki çocuklara ise araştırmacı tarafından herhangi bir eğitim verilmemiştir. Eğitim programının uygulaması tamamlandıktan hemen sonra deney ve kontrol grubundaki çocuklara son test uygulamaları yapılmıştır. Uygulamanın en son aşamasında; son test uygulamasından dört hafta sonra, deney grubundaki çocuklara kalıcılık testi yapılmıştır. Araştırmanın sonucunda, deney grubunun zihin kuramı görevlerine ilişkin performanslarının ön testten son teste anlamlı bir şekilde arttığı görülürken (p<.05), kontrol grubunun bilgi erişimi görevi hariç diğer zihin kuramı görevlerindeki performanslarında anlamlı bir artış görülmemiştir (p>.05). Deney grubunun zihin kuramı görevlerine ilişkin son test ve kalıcılık puanları arasında da anlamlı bir farklılığın olmadığı görülmüştür (p>.05). Deney grubunun prososyal davranışlara ilişkin ön test-son test puan ortalamaları arasında anlamlı bir artışın olduğu saptanmıştır (p<.05). Ancak, kontrol grubunun prososyal davranışlarına ilişkin ön test-son test puan ortalamaları arasında anlamlı bir farklılık görülmemiştir (p>.05).

Bilişsel özelliklerEğitim programlarıOkul öncesi çocuklar+2
Özlem Gözün Kahraman
Gazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2012
00
DoktoraAçık ErişimTR

48-72 aylık çocukların duyguları anlama becerisi ve annelerin duyguları sosyalleştirme davranışları arasındaki ilişki

Bu çalışmada okul öncesi dönemdeki 48-72 aylık çocukların duyguları anlama becerileri ile annelerin çocukların olumsuz duygularına yönelik duyguları sosyalleştirme davranışları arasındaki ilişki incelenmiştir. Çalışmaya Ankara ilinden okul öncesi eğitim kurumlarına devam eden 210 çocuk ve anneleri katılmıştır. Çocukların duyguları anlama becerisi duyguları tanıma, duyguları isimlendirme ve duygusal bakış açısı (stereotipik durumlar ve stereotipik olmayan durumlar) kapsamında Duyguları Anlama Testi (Affect Knowledge Test) ile ölçülmüştür. Duyguları Anlama Testinden önce testin duyguları tanıma bölümüne yönelik olarak çocukların alıcı dil becerilerindeki hazır bulunuşluklarını belirlemek için Türkçe Alıcı ve İfade Edici Dil Testinin (TİFALDİ) Alıcı Dil Alt Testi uygulanmıştır. Annenin mesleği, öğrenim düzeyi ve ailenin sahip olduğu gelir düzeyi Annenin Demografik Özellikleri Formu, çocuklar hakkında bilgi edinme ise Bilgi Formu ile değerlendirilmiştir. Annelerin çocukların olumsuz duygularını sosyalleştirme davranışları ise anneler tarafından doldurulan Çocukların Olumsuz Duygularıyla Başaçıkma Ölçeği ile (Coping with Negative Emotions Scale) değerlendirilmiştir.Çalışmada çocukların duyguları anlama becerileri ve annelerin destekleyici olan ve destekleyici olmayan tepkileri çocukların içinde bulunduğu aya ve cinsiyeti, annenin öğrenim düzeyi, mesleği ve ailenin gelir düzeyi gibi değişkenler açısından ele alınmıştır. Duyguları Anlama Testinin Türkçe uyarlaması için Doğrulayıcı Faktör Analizi yapılmıştır. Çocukların duyguları anlama becerisinin ve annelerin destekleyici tepkileri ile destekleyici olmayan tepkilerinin, çocukların içinde bulunduğu aya ve cinsiyetine göre farklılığını değerlendirmek için iki faktörlü ANOVA, farkın hangi gruptan kaynaklandığını belirlemek için post hoc testlerinden Dunnett C uygulanmıştır. Çocukların duyguları anlama becerisinin ve annelerin destekleyici tepkilerinin ve destekleyici olmayan tepkilerinin annelerin mesleği, öğrenimi ve ailenin sahip olduğu gelir düzeyine göre farklılığını incelemek için tek faktörlü ANOVA yapılmış, farkın hangi gruptan kaynaklandığını belirlemek için Scheffe testi yapılmıştır. Çocukların duyguları anlama becerisi ile annelerin çocukların olumsuz duygularına yönelik sosyalleştirme davranışları arasındaki ilişki ise Pearson Korelasyon katsayısı ile incelenmiştir. Çalışmanın sonuçlarına göre çocukların duyguları anlama becerisi çocukların içinde bulunduğu aya göre farklılık gösterirken, cinsiyete bağlı farklılık göstermemiştir. Çocukların duyguları anlama becerisi annelerin mesleği, öğrenim düzeyi ve ailenin gelir düzeyine göre de farklılık göstermemiştir. Annelerin sosyalleştirme davranışları kapsamında, destekleyici olan ve destekleyici olmayan anne tepkileri ise çocukların cinsiyetine ve içinde bulunduğu aya göre anlamlı bir farklılık ortaya koymamış, destekleyici olmayan anne tepkilerinin çocukların içinde bulunduğu ayın temel etkisine göre anlamlı bir biçimde farklılaştığı, ancak bu etkinin oldukça küçük olduğu görülmüştür. Annelerin sosyalleştirme davranışlarında destekleyici tepkiler annelerin mesleğine, öğrenim düzeyine ve ailenin sahip olduğu gelir düzeyine göre farklılık göstermemişken, destekleyici olmayan anne tepkileri annelerin mesleğine, öğrenim düzeyine ve ailenin sahip olduğu gelir düzeyine göre farklılık göstermiştir. Çocukların duyguları anlama becerileri ile annelerin çocukların olumsuz duygularına yönelik sosyalleştirme davranışları arasında bir ilişki bulunmamıştır.

Ana-babaların duyguları sosyalleştirme davranışlarıAna-çocuk etkileşimiAna-çocuk ilişkisi+8
Şükran Kılıç
Gazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2012
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Okuma becerisini destekleyici müzik etkinliklerinin çocukların okuma becerileri üzerine etkisi

Bu araştırma, okuma becerilerini destekleyici müzik etkinliklerinin çocukların okuma becerilerine etkisinin incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın örneklemini, deney grubundaki 24 çocuk, kontrol grubundaki 22 çocuk oluşturmuştur. Araştırmada deney grubundaki çocuklara günlük eğitim programlarının bir parçası olarak 10 hafta süreyle, haftada üç gün, en az 40' ar dakikalık ?61-72 Aylık Çocuklar İçin Okuma Becerilerini Destekleyici Müzik Etkinlikleri Eğitim Programı? uygulanmıştır. Kontrol grubunda ise, günlük eğitim programlarının uygulanmasına devam edilmiştir. Araştırmada veriler ? Genel Bilgi Formu? ve ?61-72 Aylık Çocuklar İçin Okuma-Yazma Becerileri Araştırma Testi Okuma Becerileri Alt Testi ile toplanmıştır. Bu çalışmada elde edilen veriler SPSS 15 paket programı yardımı ile değerlendirilmiştir. Verilere ilişkin değerlendirmelerde frekans ve yüzdesel dağılımlar verilmiştir. Bağımsız iki gruplu karşılaştırmalarda Non-Parametrik testlerden Mann-Whitney U testi, bağımlı gruplarda ise Wilcoxon Signed Ranks Testi kullanılmıştır. Anlamlılık seviyesi olarak 0,05 kullanılmış olup, p<0,05 olması durumunda anlamlı farklılığın olduğu, p>0,05 olması durumunda ise, anlamlı farklılığın olmadığı belirtilmiştir. Araştırma sonucunda, 61-72 Aylık Çocuklar İçin Okuma Becerilerini Destekleyici Müzik Etkinlikleri Eğitim Programı'nın uygulandığı deney grubundaki çocukların okuma becerileri kazanımlarında, 61-72 Aylık Çocuklar İçin Okuma-Yazma Becerileri Araştırma Testi Okuma Becerileri Alt Testi ile tüm alt faktörlerinde anlamlı bir farklılık belirlenmiştir (p<0,05). İstatistiksel analizler sonucunda elde edilen bulgulara göre, 61-72 Aylık Çocuklar İçin Okuma Becerilerini Destekleyici Müzik Etkinlikleri Eğitim Programı'nın çocukların okuma becerilerini olumlu yönde etkilediği görülmektedir. Grupların başlangıçta, 61-72 Aylık Çocuklar İçin Okuma-Yazma Becerileri Araştırma Testi Okuma Becerileri Alt Testi 'ne ilişkin ön test puanları aynı düzeyde olduklarını gösterirken, uygulama sonrasında deney ve kontrol grubunun puanlarının deney grubu lehine farklılaştığı ortaya çıkmıştır. Bu sonuçlar doğrultusunda, 61-72 Aylık Çocuklar İçin Okuma Becerilerini Destekleyici Müzik Etkinlikleri Eğitim Programı'nın çocukların okuma becerilerini (alfabe bilgisi, fonolojik farkındalık ve sözcük bilgisi ve telaffuz) pozitif yönde desteklediği tespit edilmiştir.

EtkinlikMüzik eğitimiOkul öncesi eğitim+2
Işıl Yaman Baydar
Gazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2012
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ortaöğretim öğrencilerinde görülen madde bağımlılığı alışkanlığı ve yaygınlığı: Bartın ili örneği

Bağımlılık yapıcı maddelerin kullanımı ve bireylerin bağımlı olmaları ülkemizde özellikle ortaöğretim öğrencileri arasında hızla yaygınlaşmaktadır. Bu nedenle ergenlik dönemi yaş aralığında bulunan ortaöğretim öğrencilerinin tanınması büyük önem taşımaktadır.Bu araştırmanın amacı; ortaöğretim öğrencilerinde görülen madde bağımlılığı alışkanlığı ve yaygınlığını saptayarak, bu doğrultuda elde edilecek bulgulara dayalı olarak ortaöğretim öğrencilerinin madde bağımlılığı alışkanlığı ve yaygınlığına yönelik çözüm önerileri getirmektir.Araştırmanın çalışma grubunu; Bartın ilindeki çeşitli ortaöğretim kurumlarında öğrenim gören her sınıf seviyesindeki öğrencilerden tesadüfî seçilen toplam 545 öğrenci oluşturmuştur. Veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen anket formu kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen verilerin çözümlenmesinde SPSS 16.0 istatistik programından yararlanılmıştır. Verilerin analizi sonucunda;Araştırmanın sonucunda elde edilen bulgulara göre Bartın ilindeki ortaöğretim öğrencilerinin %60.7'sinin şimdiye kadar hiç sigara kullanmadığı ve %27.3'ünün belli aralıklarla sigara kullanmaya devam ettiği tespit edilmiştir. Aynı zamanda % 35.2'sinin en az bir kez alkol kullandığı ve bu miktarın %24.4'ünün de halen belli aralıklarla alkol kullanmaya devam ettiği belirlenmiştir. Diğer bir istatistiksel veri olarak, öğrencilerin %4.2'sinin bir kez dahi olsa uçucu madde (sıvı, toz veya gaz) kullandığı ve %3.1'inin şimdiye kadar en az bir kez esrar, eroin, morfin veya uyuşturucu madde kullandığı saptanmıştır.Öğrencilerin sigara ve alkol kullanma düzeyi ile cinsiyet, devam edilen sınıf seviyesi, devam edilen okul türü, bağımlı arkadaşı olma durumları arasında anlamlı bir fark vardır. Buna göre erkek öğrenciler, 12. sınıf ve meslek lisesi öğrencileri, hayatından daha az memnun olanlar ile bağımlı arkadaşı olanlar daha fazla sigara ve alkol tüketmektedir.Araştırma sonuçlarına göre, Bartın ilinde ortaöğretim öğrencilerinde bağımlılık yapıcı maddelerin kullanımının var olduğu, fakat kullanım yaygınlığının Türkiye'de daha önceki yıllarda yapılan benzer araştırmalar ile karşılaştırıldığında daha düşük olduğu saptanmıştır.Bu araştırmada öğrencilerin bağımlılık yapıcı maddeleri kullanım alışkanlığı ve yaygınlığı tespit edilerek, konuyla ilgili kurumlar ile ortaöğretim öğrencilerine yönelik koruyucu ve bilgilendirici eğitimlerin öğrencilerin sosyal, kültürel ve ekonomik özelliklerine göre yeniden yapılandırılmasının gerekliliği düşünülmektedir. Araştırmanın eğitimciler için faydalı olacağını düşünerek, yapılacak araştırmalara da ışık tutmasını ümit ediyoruz.

Alkol bağımlılığıAlışkanlıklarBartın+7
Abdulhamit Kurupınar
Gazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2012
00
DoktoraAçık ErişimTR

Altı yaşında çocuğu olan annelere uygulanan aile eğitimi programının aile işlevleri ve anne baba tutumları ile çocuğun gelişimi üzerindeki etkisinin incelenmesi

Bu araştırmada, altı yaşında çocuğu olan annelere yönelik uygulanan ?eğitici anne eğitimi?, ?anneden anneye eğitim? ve ?haber mektupları yoluyla eğitim? yaklaşımlarının, annelerin aile işlevleri ve çocuk yetiştirme tutumları ile çocukların gelişimleri üzerindeki etkisi incelenmiştir. Ankara'da, 2010-2011 eğitim öğretim yılı içerisinde gerçekleştirilen araştırma; ön test, son test kontrol gruplu deneysel desene göre modellenmiştir.Araştırma, altı yaşında çocuğu olan 128 anne ile yürütülmüştür. Eğitici anne eğitimi (s = 28), anneden anneye eğitim (s = 28) ve haber mektupları yoluyla eğitim (s = 32) gruplarında bulunan annelerin aile işlevleri ile çocuk yetiştirme tutumlarını geliştirmek amacıyla 16 hafta boyunca aile eğitimi programı uygulanmıştır. Kontrol grubuna (s = 40) ise aile eğitimi programı uygulanmamıştır. Araştırmanın verileri, Aile Değerlendirme Ölçeği, Aile Tutum Envanteri ve Ankara Gelişim Tarama Envanteri ile elde edilmiştir. Verilerin analizinde Wilcoxon işaretli sıralar testi ve Kruskall-Wallis H testi kullanılmıştır.Verilerin analizi sonucunda elde edilen bulgulara göre, deney grubunda yer alan annelerin aile işlevleri ve çocuk yetiştirme tutumlarının olumlu yönde değiştiği görülmüştür. Deney ve kontrol gruplarında yer alan annelerin çocuklarının sosyal beceri-öz bakım gelişim alanlarında anlamlı bir farklılık görülmemiştir.Gruplararası karşılaştırmalarda eğitici anne eğitim alan grup lehine anlamlı bir farklılık saptanmıştır. Haber mektupları yoluyla eğitim alan grup ile karşılaştırıldığında ise anneden anneye eğitim alan grup lehine anlamlı bir farklılığın olduğu görülmüştür.

Aile eğitimiAile işlevleriAna-baba tutumu+2
Haktan Demircioğlu
Gazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2012
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Beş altı yaşında çocuğu olan babaların, babalık rolünü algılamaları ile aile katılım çalışmalarını gerçekleştirmeleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırma, 2010-2011 yılında Ankara İli Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bağlı resmi bağımsız anaokullarına giden 5-6 yaş grubu çocukların babalarının, babalık rolünü algılayışlarını, okul öncesi eğitim kurumlarında uygulanan aile katılım çalışmalarına katılım durumlarını ve babalık rolünü algılamaları ile aile katılım çalışmaları arasındaki ilişkinin incelenmesini amaçlayan betimsel bir çalışmadır.Araştırmanın örneklemini; araştırma evrenini oluşturan okullarda bulunan 7807 çocuğun babalarından seçilen 650 baba oluşturmaktadır. Bu araştırmada, ? =0,01 düzeyi seçilmiştir. Araştırmada veri toplama araçları olarak ?Kişisel bilgi formu?, Babalık Rolü Algı Ölçeği ve Aile Katılım Ölçeği uygulanmıştır.Verilerin analizinde, öncelikle çalışmanın örneklemine ilişkin demografik özelliklere ilişkin tanımlayıcı istatistikler hesaplanmıştır. Aile Katılımı Ölçeği toplam ve alt ölçek puanlarıyla, Babalık Rolü Algı Ölçeği puanlarının, çocuğun cinsiyeti, kardeş sayısı, babanın yaşı ve babanın öğrenim düzeyine göre istatistiksel olarak anlamlı olup olmadığı bağımsız örneklemler t-testi kullanılarak test edilmiştir. Aile Katılımı Ölçeği toplam ve alt ölçek puanlarıyla Babalık Rolü Algı Ölçeği puanlarının, çocuğun doğum sırası ve ailenin gelirine göre fark olup olmadığı tek yönlü varyans analizi kullanılarak değerlendirilmiştir. ANOVA sonucunda anlamlı düzeyde farklı bulunan gruplar arası karşılaştırmalar Tukey Çoklu Karşılaştırma Testi ile yapılmıştır. Değişkenler arası korelasyonlar, Pearson Korelasyon Katsayısı hesaplanarak analiz edilmiştir. Son olarak babanın, ilk baba olma yaşı ve babalık rolü algısının, aile katılımı alt ölçekleri yordama düzeyleri, çok değişkenli bir analiz olan Path Analiziyle değerlendirilmiştir. İstatistik manidarlık düzeyi p<.05 olarak kabul edilmiştir. Yapılan analizlerde SPSS 15 ve LISREL 8.17 paket programları kullanılmıştır.Araştırma sonucunda: Çocuğun cinsiyetinin, babalık rolünü ve aile katılımını etkilemediği bulunmuştur. İlk çocuğu olan babaların, babalık rolü algısı ve ev temelli katılım düzeyi yüksek bulunmuştur. Tek çocuklu babaların, iki ve daha fazla çocuklu babalardan, babalık rolü algısı ve ev temelli katılım düzeyi yüksek bulunmuştur. Babaların yaşı yükseldikçe aile katılım düzeyleri de yükselmektedir. Babanın öğrenim düzeyi ve ekonomik düzeyi yükseldikçe babalık rolü algısı ve aile katılım çalışmalarına katılımları artmaktadır. İlk baba olma yaşı yükseldikçe, Aile katılım düzeyleri de yükselmektedir. Babalık rolü algısı yüksek olan babaların, aile katılım çalışmalarına katılımları da yüksek olmaktadır.Anahtar Kelimeler: Babalık Rolü Algısı, Aile Katılımı,

Aile içi ilişkilerAile katılımıBaba katılımı+6
Hakan Şahin
Gazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2012
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Okul öncesi çocukları için bilimsel süreç becerilerini değerlendirme aracının geliştirilmesi

Bu araştırma, okul öncesi eğitim kurumuna devam eden beş yaş çocukları için Bilimsel Süreç Becerilerini Değerlendirme Aracı geliştirmek amacıyla yapılmıştır. Araştırmada ?Okul Öncesi Çocuklar için Bilimsel Süreç Becerilerini Değerlendirme Aracı (BSBDA)? ve ?Öğretmenler İçin Çocuğun Bilimsel Süreç Becerilerini Gözlem Formu? olmak üzere iki ayrı araç geliştirilmiştir. Okul öncesi eğitim kurumlarının beş yaş grubuna devam eden toplam 150 çocuk ve öğretmenleri araştırma örneklemine alınmıştır. Verilerin analizinde, çocukların ve ailelerin demografik bilgilerine ilişkin dağılımları frekans ve yüzde değerleri olarak verilmiştir. Ölçme araçlarının geçerlik ve güvenirlik çalışmasında açımlayıcı ve doğrulayıcı faktör analizleri yapılmıştır.Araştırmanın sonucunda, Beş Yaş Çocukları İçin Bilimsel Süreç Becerilerini Değerlendirme Aracı'nın güvenirlik katsayısı .81 ve Öğretmenler İçin Çocukların Bilimsel Süreç Becerilerini Gözlem Formu'nun güvenirlik katsayısı .94 olarak bulunmuştur. Ayrıca Bilimsel Süreç Becerileri Değerlendirme Aracı'nın madde faktör yüklerinin .66 ile .69 arasında olduğu ve dört alt boyuttan oluştuğu görülmüştür. Öğretmenler İçin Çocuğun Bilimsel Süreç Becerilerini Gözlem Formu'nun madde faktör yüklerinin ise .67 ile .90 arasında olduğu ve üç alt boyuttan oluştuğu saptanmıştır. Bu da araçların güvenilir bir ölçme yaptıklarını ve tutarlı bir yapıya sahip olduklarını göstermektedir.

BeceriBeceri kazandırmaBilimsel Süreç Becerilerini Değerlendirme Aracı+5
Seda Gökçe Turan
Gazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2012
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

6 yaş grubu çocuklarda genel problem çözme becerilerinin değerlendirme ölçeğinin geliştirilmesi geçerlik ve güvenirlik çalışmaları

6 YAŞ GRUBU ÇOCUKLARDA GENEL PROBLEM ÇÖZME BECERİLERİNİ DEĞERLENDİRME ÖLÇEĞİNİN GELİŞTİRİLMESİ,GEÇERLİK VE GÜVENİRLİK ÇALIŞMALARI Arzu ARSLAN Gazi Üniversitesi Eğitim Bilimler Enstitüsü Çocuk Gelişimi ve Eğitimi Anabilim Dalı Danışman: Prof. Dr. Z.Fulya TEMEL Problem Çözme, öğrenmenin temelini teşkil eder. Çocuklar problem çözme davranışları ile düşüncelerini bir konuda yoğunlaştırmayı, alternatif çözümler üretmeyi, neden sonuç ilişkilerini kavramayı ve sonuçları tahmin etmeyi öğrenirler. Tüm bu gelişmeler çocukların ruh sağlığını da olumlu yönde etkileyerek, yaratıcı ve üretken bireylerin yetişmesine olanak sağlar. Özellikle okulöncesi yıllardan başlayan temel eğitim çağı, problem çözme becerisi kazandırmayla ilgili eğitimin verilebileceği en verimli yıllardır. Problemi kavrama ve çözme stratejileri kolaylıkla ve doğal olarak bu yaşlardaki çocuklara kazandırabilmektedir. Bu çalışmada problem çözme becerisinin önemi, çocuklara problem çözme becerisinin nasıl kazandırabileceği, okul öncesi eğitimin bu becerinin kazandırılmasındaki yeri ve önemi hakkında bilgi verilecek genel problem çözme becerilerinin gelişimini değerlendirmek için bir ölçek geliştirilmiştir. Lawshe Kapsam Geçerlik Oranı hesaplanması ile elde edilen bulgular, ölçek maddelerinin tamamının 6 yaş grubu çocukların genel problem çözme becerileri düzeylerini ölçmede kapsam geçerliği olduğunu göstermiştir. Ayrıca, güvenirlik analizlerinden elde edilen bulgular sonucunda Ölçekin yüksek düzeyde iç tutarlık ve dış tutarlığa sahip olduğu anlaşılmıştır. 5 Maddelerin, madde bırakmalı Cronbach Alfa katsayılarının tüm maddelerde .65 ile .75 arasında değiştiği bulgulanmıştır.Ayrıca üst %27'lik grubun toplam ölçek bazında aritmetik ortalaması 1.96, Alt %27'lik grubun toplam ölçek bazında aritmetik ortalaması ise 1.90'dır.. Ölçekteki maddelerin güvenirliklerinin yüksek düzeyde olduğu ve Ölçeki puanlayanları, ölçülmek istenen özellikler bakımından ayırt edebildiği yönünde yorumlanmıştır. Ölçek-tekrar ölçek uygulamaları sonucunda Pearson Korelasyon Katsayısı değerinin toplam ölçek puanlarında 83 olduğu görülmüştür. Bu bulgu, ölçeğin iki uygulaması arasındaki ilişkinin pozitif ve .01 düzeyinde (p<.01) anlamlı olduğunu göstermiştir. Sonuç olarak, elde edilen bulgular, ölçeğin Ölçek-tekrar ölçek uygulamaları arasındaki tutarlığın toplam ölçek bazında yüksek düzeyde olduğuna işaret etmiştir. Elde edilen bulgular bütünsel anlamda değerlendirildiğinde, Ölçekin uygulamaları sonucunda, yüksek düzeyde iç tutarlık ve dış tutarlık bulgularına ulaşıldığı söylenebilir. Bir başka deyişle, ölçeğin, 6 yaş grubu çocuklar düzeyinde güvenilir sonuçlar ortaya koyduğu düşünülebilir. 2012 Anahtar Kelimeler: Problem, problem çözme becerisi, okul öncesi eğitim

GeçerlikGüvenilirlikOkul öncesi eğitim+4
Arzu Arslan
Gazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2012
00
DoktoraAçık ErişimTR

Farklı eğitim modelleri kullanılarak uygulanan aile eğitim ve aile katılım programlarının okul öncesi öğretmenlerinin uygulamalarına ve ebeveynlerin görüşlerine etkisinin incelenmesi

Okul öncesi eğitim kurumlarında, aile katılım etkinliklerinin tam olarak gerçekleştirilebilmesi için, öğretmenlere ve öğretmenler aracılığıyla ebeveynlere yönelik olarak araştırmacı tarafından hazırlanarak uygulanan aile eğitim ve aile katılımı programının etkililiğini deneysel olarak araştırarak, öğretmen eğitiminde en etkili modeli saptamak amacı ile yapılmıştır.Araştırmada, tek denekli, yarı deneysel, ön test-son test kontrol gruplu desende nitel ve nicel yöntemlerin bir arada kullanıldığı karma yöntem uygulanmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu Ankara'daki Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı ilköğretim okullarının anasınıflarında görev yapan toplam üç öğretmen ve bu öğretmenlerin sınıfına devam eden çocukların ebeveynleri oluşturmaktadır (n=52). Araştırmanın nicel ve nitel boyutuna yönelik çalışma grubunun seçilmesinde amaçlı örnekleme yönteminden ölçüt örnekleme kullanılmıştır.Araştırmada nicel ve nitel yöntemler bir arada kullanılmıştır. Nicel veriler araştırmacı tarafından geliştirilen ?Ebeveyn İçin Öğretmen ve Okula Yönelik Görüş Formu?, ?Ebeveyn İçin Aile Katılımını Değerlendirme Formu?, yolu ile nitel veriler ise, öğretmen ve ebeveynlerle yapılan yarı yapılandırılmış görüşmeler, doküman inceleme ve gözlem yolu ile toplanmıştır..Nicel verilerin analizinde Kruskall Wallis, Wilcoxon sıralı işaretler testi kullanılmıştır.Deney1 ve deney 2'ye araştırmacı tarafından Öğretmen Eğitim Programı uygulanmıştır. Eğitim programı üç hafta, haftada üç gün olmak üzere toplam 10 saat sürmüştür. Araştırmanın kontrol grubunu oluşturan öğretmene eğitim verilmemiştir. Ö.E.P. katılan öğretmenlerden ebeveynlere Ebeveyn Eğitim Programını uygulamaları istenmiştir. E.E.P.'ı beş hafta, hafta da iki gün olmak üzere toplam 10 saat sürmüştür. E.E.P. sırasında deney 1'e araştırmacı tarafından yüz yüze rehberlik, deney 2' ye ise uzaktan rehberlik sağlanmıştır. Kontrol grubunda yer alan ebeveynlere eğitim verilmemiştir.Araştırmanın nicel verilerine ilişkin sonuçlar; Deney 1 de yer alan ebeveynlerin, öğretmenlere yönelik görüşlerinde olumlu oldukları ancak okula yönelik görüşlerinde fark olduğu, karşılaştıkları aile katılım etkinliklerinin çeşitliliğinde artış olduğu saptanmıştır.Deney 2 de yer alan ebeveynlerin, öğretmen ve okula yönelik görüşlerinde son test lehine fark olduğu, karşılaştıkları aile katılım etkinliklerinde ?Ebeveyn için Aile Katılımını Değerlendirme Formu? unda son test lehine farklılığın olduğu, ancak görüşlerinin bu sonucu desteklemediği sonucuna ulaşılmıştır.Araştırmanın nitel verilerine ilişkin sonuçlar; Deney 1 için elde edilen sonuçlar, öğretmen a'nın, Öğretmen Eğitim Programı sonrasında aile eğitimi ve aile katılımı konusunda bilgi düzeyinin arttığı, yüz yüze rehberlik sağlanması ile aile eğitimi ve aile katılım çalışmalarını uyguladığı, aile katılım çalışmalarına ilişkin dokümanlarının olduğu saptanmıştır.Deney 1de yer alan ebeveynlerin, aile katılımının gerekliliğine inandıkları, aile eğitimi ve aile katılım çalışmalarına katılmada istekli oldukları sonucuna ulaşılmıştır.Deney 2 için elde edilen sonuçlar, öğretmen b'nin, Ö.E.P. sonucunda aile eğitimi ve aile katılımı konusunda bilgi düzeyinin arttığı, uzaktan eğitim modeli ile rehberlik sağlanmasına rağmen aile eğitimini uygulamadığı, aile katılımına yönelik dokümanlarının olmadığı saptanmıştır.Deney 2 de yer alan ebeveynlerin, aile eğitimi ve aile katılım çalışmalarının gerekliliğine inandıkları, aile eğitimi ve aile katılım çalışmalarına katılmada istekli oldukları sonucuna ulaşılmıştır.Kontrol grubunda yer alan öğretmen ve ebeveynlerin görüşlerinde nicel ve nitel verilere göre herhangi bir değişikliğin olmadığı saptanmıştır.

Aile eğitimiAile katılımıEğitim yöntemleri+2
Gülhan Güven
Gazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2011
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ergenlerin mükemmeliyetçilikleri ile mizah duyguları arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırma ergenlerin mükemmeliyetçilikleri ile mizah duyguları arasındaki ilişkiyi incelemek amacı ile yapılmıştır.Araştırmanın örneklemini Şanlıurfa İli, Harran İlçesi'nde orta öğretimlerine devam eden (9.10.11.12.) 630 ergen oluşturmuştur.Araştırma kapsamında ergenlerin mükemmeliyetçiliklerini ölçmek amacıyla `Frost'un Çok Boyutlu Mükemmeliyetçilik Ölçeği', mizah duygularını ölçmek amacıyla Oral (2004) tarafından geliştirilen ?Ergenlerde Mizah Ölçeği? kullanılmıştır. Bu ölçeklerin yanı sıra, ergenlerin demografik bilgilerine ulaşmak için araştırmacı tarafından geliştirilen ?Kişisel Bilgi Formu? kullanılmıştır.Ergenlerin mükemmeliyetçilikleri ile mizah duyguları arasında anlamlı bir ilişki olup olmadığı ve Frost'un Çok Boyutlu Mükemmeliyetçilik Ölçeği'nin alt ölçek puanları ile mizah duyguları arasında anlamlı bir ilişkinin olup olmadığı `Korelâsyon Analizi' ile sınanmıştır. Ergenlerin cinsiyetlerine mükemmeliyetçiliklerinin, mizah duygularının ve Frost'un Çok Boyutlu Mükemmeliyetçilik Ölçeği'nin alt ölçek puanlarının farklılaşıp farklılaşmadığı ve anlamlı bir farkın olup olmadığı `t Testi' ile analiz edilmiştir. Son olarak, ergenlerin mükemmeliyetçilikleri ve alt ölçek puanlarının annelerinin öğrenim durumlarına, babalarının öğrenim durumlarına, kardeş sayılarına, doğum sıralarına göre farklılık gösterip göstermediği ve ergenlerin mizah duygularının annelerinin öğrenim durumuna, babalarının öğrenim durumlarına, kardeş sayılarına, doğum sıralarına göre farklılıkları `Tek Yönlü Varyans Analizi' ile test edilmiştir.Araştırma sonuçlarına göre ergenlerin mükemmeliyetçilikleri ile mizah duyguları arasında bir ilişki olmadığı tespit edilmiştir (p>0.01).Kız ergenlerin Frost'un Çok Boyutlu Mükemmeliyetçilik Ölçeği'nin alt ölçeklerinden, düzen alt ölçek puanlarının, erkek ergenlere göre yüksek olduğu ve kız ve erkek ergenlerin düzen alt ölçek puanları arasında anlamlı bir farklılık olduğu bulunmuştur(p<0.05). Kız ve erkek ergenlerin Frost'un Çok Boyutlu Mükemmeliyetçilik Ölçeklerinden hatalara aşırı ilgi, davranışlardan şüphe, aile beklentileri, ailesel eleştiri ve kişisel standartlar alt ölçek puanları arasında anlamlı farklılıklar bulunmamıştır(p>0.05).Ergenlerin anne öğrenim durumu, baba öğrenim durumu, kardeş sayısı ve doğum sıralarına göre Frost'un Çok Boyutlu Mükemmeliyetçilik Ölçeği'nin alt ölçeklerinden düzen, hatalara aşırı ilgi, davranışlardan şüphe, aile beklentileri, ailesel eleştiri ve kişisel standartlar alt ölçek puanları arasında anlamlı bir farklılık bulunmamıştır(p>0.05).Ergenlerin cinsiyet, anne öğrenim durumu, baba öğrenim durumu, kardeş sayısı ve doğum sıralarına göre mizah duyguları arasında anlamlı bir farklılık bulunmamıştır(p>0.05).Ergenlerin mizah duyguları ile hatalara aşırı ilgi alt ölçek puanları arasında 0.114 ve aile beklentileri alt ölçek puanları arasında 0.116 olan pozitif yönlü düşük düzeyde bir ilişki bulunmuştur. Bulunan ilişki katsayısının pozitif yönlü olması nedeniyle ergenlerin mizah duyguları artıkça hatalara aşırı ilgi alt ölçek puanları ve aile beklentileri alt ölçek puanları da artmaktadır(p<0.01).Ergenlerin ölçülen mizah duyguları ile düzen, ailesel eleştiri, davranışlardan şüphe ve kişisel standartlar alt ölçek puanları arasında çok düşük düzeyde bir ilişki bulunmuştur. Bulunan korelasyon katsayıları sıfıra çok yakın olması nedeniyle mizah duyguları ile düzen, ailesel eleştiri, davranışlardan şüphe ve kişisel standartlar alt ölçek puanları arasında bir ilişki olmadığı sonucuna ulaşılmıştır(p>0.01).

ErgenlikMizah duygusuMükemmeliyetçilik+1
Emre Bozdemir
Gazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2011
00
DoktoraAçık ErişimTR

Montessori yönteminin çocukların kavram edinimi, sosyal uyumları ve küçük kas motor becerileri üzerindeki etkisinin incelenmesi

Bu araştırmanın temel amacı Montessori eğitim yönteminin 4-6 yaş arası çocukların kavram edinimleri (okula hazırlık seviyeleri, yön/konum, bireysel/sosyal farkındalık, yapı/materyal, miktar ve zaman/sıralama), sosyal uyumları (iletişim, günlük yaşam, sosyalleşme ve motor becerileri) ve küçük kas motor becerileri üzerindeki etkisini incelemektir.Bu çalışmada araştırma modeli olarak ön test, son test ve deney-kontrol gruplu deneysel desen tercih edilmiştir. Araştırmada deney grubundaki 4-6 yaş arası çocuklara verilen Montessori eğitiminin etkisini ölçmek amacı ile ön test-son test çalışması yapılmış ve Montessori eğitim yönteminin deney grubu üzerindeki etkisini karşılaştırmak amacı ile kontrol grubu oluşturulmuştur. Örneklemin oluşturulmasında deney grubunu Gazi Üniversitesi Mesleki Eğitim Fakültesi Çocuk Gelişimi Eğitimi Bölümü Uygulama Anaokuluna devam eden ve Montessori eğitimi alan 4-6 yaş arasındaki 24 çocuk, kontrol grubunu ise Ankara Üniversitesi Uygulama Anaokulu ve Çocuk Kulübüne devam eden MEB Okul Öncesi Eğitim Programının uygulandığı okul öncesi eğitimi alan 24 çocuk oluşturmuştur. Araştırmanın 1. deneyini gerçekleştirmek için deney grubuna Montessori yönteminde belirtilen öğrenme görevlerinden oluşan eğitim programı Eylül 2008 - Ocak 2009 tarihleri arasında uygulanmış, Kontrol grubuna ise MEB Okul Öncesi Eğitim Programı uygulanmıştır. Bununla birlikte araştırmanın 2.deneyini gerçekleştirmek için deney grubuna Ocak-Haziran 2009 tarihleri arasında Montessori eğitim yönteminde bulunan duyu alanı materyalleri ile duyu eğitimi verilmiş, Kontrol grubu ise MEB Okul Öncesi Eğitim Programı kapsamındaki okul öncesi eğitimine devam etmiştir.Araştırmada veri toplama araçları olarak; çocukların kavram edinimleri (okula hazırlık seviyeleri, yön/konum, bireysel/sosyal farkındalık, yapı/materyal, miktar ve zaman/sıralama) için Bracken Temel Kavram Ölçeği Gözden Geçirilmiş Formu (Bracken Basic Concept Scale-Revised), çocukların sosyal uyumları için; (iletişim, günlük yaşam, sosyalleşme ve motor becerileri) Vineland II Uyum Davranış Ölçeği ve çocukların küçük kas motor becerileri için; Küçük Kas Motor Becerileri Gözlem Formu kullanılmıştır.Bulgular, grupların Bracken Temel Kavram Ölçeğinin alt ölçeklerinden aldıkları ön test-son test aritmetik ortalama puanları karşılaştırıldığında, deney ve kontrol grubu arasındaki istatistiksel farkların deney grubu lehine olduğunu göstermektedir. Montessori eğitimi alan çocuklar ve Montessori eğitimi almayan çocuklar karşılaştırıldığında okula hazırlık seviyeleri, yön/konum, bireysel/sosyal farkındalık, yapı/materyal, miktar ve zaman/sıralama gibi kavram alanlarında istatistiksel olarak deney grubu lehine anlamlı farklılıklar bulunmuştur. İletişim, günlük yaşam, sosyalleşme ve motor becerileri gibi sosyal uyum becerileri yönünden Montessori eğitimi alan çocuklar lehine istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar yapılan analizler sonucunda bulunmuştur. Küçük kas motor becerileri alanında da iki grup arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılıkların olduğu bulunmuş ve bu farklılığın deney grubu lehine olduğu saptanmıştır. Sonuç olarak Montessori eğitim yönteminin çocukların kavram edinimleri, sosyal uyumları ve küçük kas motor becerileri üzerinde olumlu etkisinin olduğu söylenebilir.

Kavram gelişimiKavram öğretimiMotor beceriler+4
Mehmet Toran
Gazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2011
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

61-72 aylık çocuklar için Ahlaki Değer Yapısını Belirleme Ölçeği'nin geçerlik ve güvenirlik çalışması (Ankara örneklemi)

Bu araştırma Ankara örnekleminde, anasınıfına devam eden ?61-72 Aylık Çocuklar İçin Ahlaki Değer Yapılarını Belirleme ölçeğinin? geçerlilik, güvenirlik çalışmasını yapmak amacıyla yapılmıştır. Tarama niteliğinde olan araştırmanın evrenini 2009-2010 eğitim öğretim yılında Ankara İl merkezi Çankaya, Yenimahalle, Altındağ, Etimesgut, Sincan ilçelerindeki M.E.B.'na bağlı resmi bağımsız anaokullarına devam eden 61-72 aylık çocuklar oluşturmuştur.Araştırmanın örneklemini ise basit rastgele örnekleme yöntemi ile seçilmiş 553 çocuk oluşturmuştur. Araştırma verilerinin toplanmasında araştırmacı tarafından geliştirilen ?61-72 Aylık Çocukların Ahlaki Değer Yapılarını Belirleme Ölçeği? ve ?Genel Bilgi Formu? kullanılmıştır.?61-72 Aylık Çocukların Ahlaki Değer Yapılarını Belirleme Ölçeğinin? uygulanmasıyla elde edilen veriler kullanılarak geçerlilik ve güvenirlik çalışmaları yapılmıştır. Buna göre bireyleri ayırt etmede yetersiz olduğu görülen madde bulunmadığından ölçekten çıkarılan madde olmamıştır. Uygulama yapılan gruplarda ?61-72 Aylık Çocukların Ahlaki Değer Yapılarını Belirleme Ölçeğinin güvenirliği için Cronbach Alfa değerleri Adalet Alt Boyutu İçin .915 Sorumluluk Alt Boyutu İçin .917 Nezaket Alt Boyutu için .901 Yardımseverlik Alt Boyutu İçin .922 Özgüven Alt Boyutu İçin .929 Liderlik Alt boyutu İçin .923 Saygı Alt Boyutu için .913 ve Sabır Alt boyutu için .881 olarak bulunmuştur. Uygulamalarda alfa değerlerinin yüksek çıkması ölçeğin iç tutarlılığının mükemmel derecede yüksek olduğunu göstermiştir. Bu sonuçlara göre ?61-72 Aylık Çocukların Ahlaki Değer Yapılarını Belirleme Ölçeğinin? geçerli ve güvenilir olduğu kabul edilmiştir.

AhlakAhlak eğitimiAhlaki değerler+3
Nihal Öztürk
Gazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2011
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Öğretmenlerin yapmış olduğu ev ziyaretlerinin aile üzerindeki etkisi

Bu araştırmada, öğretmenlerin yapmış olduğu ev ziyaretlerinin aile üzerindeki etkisi incelenmiştir. Bu doğrultuda araştırma ön-test, son test kontrol gruplu deneysel desen üzerine modellenmiştir.Araştırmanın örneklemini 2009-2010 eğitim öğretim yılında Bolu ilinde bulunan, sadece veli toplantılarıyla sınırlı olarak aile katılım çalışmaları yapan bir okul öncesi eğitim kurumu ve bu kurumun 5-6 yaş grubuna devam eden il merkezinde yaşayan 20 çocuk ve annesi; köyde yaşayan 20 çocuk ve annesi deney grubunu; il merkezinde yaşayan 10 çocuk ve annesi; köyde yaşayan 10 çocuk ve annesi kontrol grubunu oluşturmak üzere, toplam 60 anne-çocuk araştırmanın örneklem grubunu oluşturmuştur.Araştırmada ön test, son test ve kontrol gruplu deneysel desen kullanılmıştır. Araştırmacı tarafından deney grubundaki annelere uygulanmak üzere Ev Ziyareti Programı hazırlanmıştır. Programın uygulanması on dokuz hafta sürmüştür. Ev ziyareti programında annelere okul öncesi eğitimin önemi, gelişim alanlarına etkisi ve anne çocuk iletişimi, oyun ve oyuncakların çocuklar üzerindeki etkileri hakkında bilgi verilmesi, annelerle çocuklarına oynamaları için artık materyalle dokunma kartı hazırlanması, maske ve kukla yapılmasına yönelik uygulamalara yer verilmiştir. Kontrol grubuna ise ev ziyareti yapılmamıştır.Deney ve kontrol gruplarında yer alan anne babalara ve çocuklarına demografik bilgilerini almak amacıyla ?Genel Bilgi Formu? ; deney ve kontrol grubunda yer alan annelerin ev ziyaretleri hakkındaki düşüncelerini belirlemek amacıyla Mann ve Meyer tarafından geliştirilen ?Ev Ziyareti Değerlendirme Formu araştırmacı tarafından düzenlenerek kullanılmıştır. Bu formlar deney grubundaki annelere, ?Ev Ziyareti programından önce ön test, programın uygulanmasından sonra ise son test olarak verilmiştir. Aynı form kontrol grubuna ön test ve son test olarak uygulanmıştır.Genel Bilgi Formu ve Ev Ziyareti Değerlendirme Formu aracılığıyla toplanan veriler SPSS 15 paket programı yardımı ile değerlendirilmiştir. Anne babalara ve çocuklara ait demografik bilgilere ilişkin dağılımları frekans ve yüzde değerleri olarak verilmiştir. Ev Ziyareti Değerlendirme Formunda deney ve kontrol grubuna ait ön test ve son test verilerini analiz etmek için Student t testi kullanılmıştır. Ev Ziyareti Değerlendirme Formunda deney ve kontrol grubunda ön test ve son testlerin karşılaştırılması için bağımlı gruplarda t testi kullanılmıştır. Ev Ziyareti Değerlendirme Formunda deney grubunda yaşanılan yere , annenin öğrenim durumuna göre, çocukların cinsiyetine, doğum sırasına göre ev ziyaretleri etki puanı değerlendirmesi ön test ve son test karşılaştırılmasında Mann-Whitney U testi kullanılmıştır. Ev Ziyareti Değerlendirme Formunda deney grubunda çocukların kardeş sayılarına ve annenin yaşına göre ev ziyaretleri etki puanı değerlendirmesi ön test ve son test karşılaştırılmasında Kruskall-Wallis H testi kullanılmıştır. Deney ve kontrol grubunda yer alan annelerin çocuğun eğitiminde rolüne ve yerine, çocuğun eğitiminde kendini yeterli bulma durumuna, ev ziyaretlerinin faydasına, ev ziyaretlerinin çocuğa ve öğretmene faydasına, ev ziyaretlerinin günlük işleri engelleme durumuna ilişkin görüşleri frekans ve yüzde değerleri olarak verilmiştirEv ziyareti programı sonrasında; öncelikle test puanları arasında anlamlı farklılık olduğu, uygulanan ev ziyareti programı sonrasında deney grubunun son test puan ortalamasının ön test puan ortalamasından yüksek olduğu, deney grubunun son test puan ortalamasının kontrol grubunun son test puan ortalamasından yüksek olduğunu ve uygulanan ev ziyareti programının etkili olduğunu görülmüştür. Ev ziyaretlerinin pek çok yararı olduğu yapılan çalışma sonucunda görülmüştür. Bunun sonucunda öğretmenlerin programlarında ev ziyaretlerine gereken önemi gösterip, ev ziyaretleri yapmalarının gerektiği düşünülmektedir.

AileAile eğitimiAile katılımı+6
Fulya Öncül
Gazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2011
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Aile eğitimi programlarında eğitimcilerin ve annelerin kültürel çeşitliliğe ilişkin görüşleri

Bu araştırmanın amacı, aile eğitimi sürecinde yer alan eğitimci ve katılımcıların, kültürel çeşitliliği nasıl algıladığı ve içinde bulundukları Aile Eğitimi programının kültürel çeşitliliğe ilişkin bakış açıları üzerinde nasıl bir etkiye sahip olduğunu ortaya koymaktır. Bu nedenle çalışmada, eğitimci ve annelerin konu ile ilgili düşünce, görüş ve tutumlarının belirlenerek, değerlendirmelerin yapılması ve önerilerin geliştirilmesi hedeflenmiştir.Araştırma başta Samsun İli Merkez Halk Eğitim Merkezi olmak üzere 7 ayrı ilçe Halk Eğitim Merkezinde (Yakakent, Alaçam, Bafra, Ondokuzmayıs, Çarşamba, Terme ve Havza) gerçekleştirilmiştir. Araştırma gurubunu; Halk Eğitim Merkezleri bünyesinde faaliyet gösteren, Aile Eğitim Programlarının Samsun ili merkez ve ilçelerde devamlığını sağlayan tüm takip ve işlemlerini yürüten toplam 13 eğitimci ve aile eğitimi programının katılımcı grubunu oluşturan, eğitim sürecinde aktif olarak yer alan 25 gönüllü anne olmak üzere toplamda 38 kişi ile çalışılmıştır.Araştırma için gerekli veriler, eğitimciler ve katılımcılar için ayrı ayrı geliştirilen ?kişisel bilgi formu? ve yarı yapılandırılmış ?Eğitimci ve Katılımcı Görüşme Formu?nun kullanıldığı odak grup görüşmeleriyle toplanmıştır. Görüşmeler ses kayıt cihazına alınmış ve sonrasında kaydedilen veriler çözümlenerek yazılı hale getirilmiştir. Yazılı hale getirilen veriler araştırma amaçları çerçevesinde sistematik bir biçimde yorumlanarak sunulmuştur. Veriler yorumlanırken sıklıkla eğitimci ve katılımcıların doğrudan ifadelerine yer verilmiştir.Araştırma bulgularına göre, toplumda kültürün yaşatılması ve korunmasında, farklılıklara olan bakış açısı üzerinde eğitimciler ve anneler önemli kişiler olarak görülmekte ve model alınmaktadır. Eğitimcilik görevini yürütenlerle ebeveynlerin sahip oldukları kültürel özelliklerini (eğitim, bakış açısı, davranış, bilgi, örf, adet vb) doğru bir şekilde aktarımlarında; Aile Eğitim programlarının katkısının büyük olduğu, özellikle de kişilerin başta kendileri olmak üzere çevresine ve yetiştirmekle sorumlu oldukları çocuklarına karşı davranışlarında doğrudan gözlenebilir olumlu bir etkisinin ortaya çıktığı görülmektedir. Özellikle Aile Eğitimi Programının eğitimci ve annelerin bakış açılarında önemli farklılıklar meydana getirdiği, farklı bakış açılarına yaklaşımlarını değiştirdiğini bu anlamda kendilerini zenginleştirdiklerini ortaya koymaktadır. Aile Eğitimi Programının araştırma grubu tarafınca çok önemsendiği ve bu programın desteklenip yaygınlaşması gerektiği ortaya çıkmıştır. Ayrıca Halk Eğitim Merkezlerinde revize edilerek uygulanan Aile Eğitimi Programları ile ilgili yapılan bir çalışmaya rastlanmamış olup alana katkı sağlayacağı düşünülmektedir.Anahtar Kelimeler: Aile, Kültür, Kültürel Çeşitlilik, Aile Eğitimi Programı

AileAile eğitimiEğitim programları+2
Esra Demir
Gazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2011
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Anneden-kızına evde cinsel sağlık eğitimi programının etkililiğinin incelenmesi

Bu araştırma ?Annelere Uygulanan Cinsel Sağlık Eğitimi Programının(AK-ECSEP) Anne-Kızın Cinsel Konularla İlgili Bilgileri, Hissettikleri ve Tutumları Üzerindeki Etkisinin İncelenmesi ? amacıyla yapılmıştır.Araştırmanın örneklemini 2009-2010 eğitim ve öğretim yılında Zonguldak il merkezinde bulunan M.E.B' na bağlı Zonguldak Kız Teknik ve Meslek Lisesi 9.sınıfta öğrenim gören,30 öğrenci ve annesi olmak üzere toplam 60 kişi oluşturmuştur. Araştırmada ön test, son test ve kontrol gruplu araştırma deseni kullanılmıştır.Araştırmacı tarafından hazırlanan cinsel sağlık eğitim programı deney grubu anne-kız çiftine 10 hafta sürdürülmüştür. Program konuları?Yetişkinliğe Aralanan Kapı! Ergenlik, Bedenimi Bilmeliyim, En Tehlikeli Virüs! Bilgisizlik ve Korunmayı Öğreniyorum? olmak üzere 4 bölümde ele alınmıştır. Program; her bir eğitim bölümünün içeriğine uygun olarak araştırmacı tarafından tasarlanmış eğitim materyalleri ile desteklenmiştir. Kontrol grubu anne-kız çiftine herhangi bir cinsel eğitim programı uygulanmamıştır.Eğitimden önce deney ve kontrol grubu annelere sosyo demografik özelliklerini belirlemek amacıyla ?Kişisel Bilgi Formu? uygulanmıştır. Araştırmaya katılan deney ve kontrol grubu anne-kız çiftinin cinsel sağlık bilgilerini, cinsel konularla ilgili hissettiklerini ve tutumlarını belirlemek için araştırmacı tarafından hazırlanarak güvenilirlik çalışması yapılan ?Cinsel Sağlık Eğitimi Bilgi Formu ve Cinsel Konularla İlgili Hissettikleri/Tutumları Formu? kullanılmıştır. Bu anketler deney grubu anne-kız çiftine cinsel eğitim programından önce ön test, programın uygulanmasından sonra son test olarak verilmiştir. Aynı anketler kontrol grubu anne-kız çiftine de ön test ve son test olarak uygulanmıştır.Verilerin analizinde; Shapiro-Wilk testi, Mann-Whitney U testi, Wilcoxen işaret testi Kruskall-Wallis H testi kullanılmıştır.Deney ve kontrol gruplarının son test sonuçlarına göre, deney grubu annelerin tüm eğitim konularında son test cinsel sağlık bilgi puanlarının arttığı, eğitim konuları açısından ?Üreme Organlarının Anatomisi ve Fizyolojisi? ile ?Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklar? bilgi puanlarında anlamlı bir farklılığın olduğu saptanmıştır(p<0.05). Kontrol grubu annelerin ?Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklar? bilgi puanı dışındaki eğitim konularında anlamlı bir farklılığın olmadığı bulunmuştur(p>0.05). Deney grubu kızların tüm eğitim konularında son test cinsel sağlık bilgi puanlarının arttığı, eğitim konuları açısından?Ergenlik Dönemi, Üreme Organlarının Anatomisi ve Fizyolojisi ve Gebelikten Korunma Yöntemleri? bilgi puanlarında anlamlı bir farklılığın olduğu saptanmıştır(p<0.05). Kontrol grubu kızların son test cinsel bilgi puanlarında anlamlı bir farklılığın olmadığı bulunmuştur(p>0.05).Deney grubu annelerin son test çocuklarına cinsel konularla ilgili bilgi verirken, ?Endişelenme, Sıkılma ve Utanma? hissettiklerine ilişkin oranlarda anlamlı bir düşüş, ?Memnun Olma ve Rahat Hissetme? oranlarında ise anlamlı bir artış olduğu saptanmıştır. Kontrol grubu annelerin çocuklarına cinsel konularla ilgili bilgi verirken, hissettiklerine ilişkin oranlar arasında anlamlı bir farklılık görülmemiştir. Deney grubu kızların son test bulgularına göre, annelerine cinsel konularla ilgili soru sorarken, ?Korkma, Sıkılma, Pişman Olma Bazı Meraklarını Gizleme ve Utanma hissettiklerine ilişkin oranlarda anlamlı bir düşüş, ?Rahat Hissetme? oranlarında ise anlamlı bir artış olduğu saptanmıştır. Kontrol grubu kızların cinsel konularla ilgili bilgi verirken, hissettiklerine ilişkin oranlar arasında anlamlı bir farklılık görülmemiştir.Deney grubu annelerin son test çocuklarının cinsel konularla ilgili soruları karşısında olumsuz tutum gösterme oranlarında anlamlı bir düşüş, olumlu tutum gösterme oranlarında ise anlamlı bir artış olduğu görülmüştür. Kontrol grubu annelerin çocuklarının cinsel konularla ilgili soruları karşısında, olumlu ve olumsuz tutum oranları arasında anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Deney grubu kızların son test bulgularına göre, annelerinden cinsel konularla ilgili bilgi alırken, olumsuz tutum gösterme oranlarında anlamlı bir düşüş, olumlu tutum gösterme oranlarında ise anlamlı bir artış olduğu görülmüştür. Kontrol grubu kızların annelerinden cinsel konularla ilgili bilgi alırken, olumlu ve olumsuz tutum oranları arasında anlamlı bir farklılık bulunmamıştır.Anahtar Kelimeler: Cinsel Sağlık Eğitimi, Cinsel Eğitim Programı, Ergenlik

Aile eğitimiAna-çocuk etkileşimiAnneler+2
Funda Kıran Yılmaz
Gazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2011
00
DoktoraAçık ErişimTR

5-6 yaş grubu çocuklara uygulanan Temel Hareket Eğitim Programının hareket becerilerinin gelişimine etkisi

Bu araştırmanın amacı, ( TGMD-2) Test of Gross Motor Development ?2'nin (Ulrich, 2000) uyarlama çalışmasını yapmak, 5-6 yaş grubu çocuklarına yönelik temel hareket eğitimi programının oluşturulması, uygulanması ve sonucunda bu programın 5-6 yaş grubu çocukların hareket beceri gelişimine etkisini ve cinsiyet-yaş değişkenlerinin motor gelişim üzerine etkisini incelemektir.Araştırma iki boyutlu olarak yürütülmüş, öncelikle TGMD-2'nin uyarlama çalışması için geçerlik, güvenirlik ölçütleri sınanmış ikinci olarak; temel hareket eğitim programının 5-6 yaş çocukları hareket becerilerine etkisi araştırılmıştır. TGMD-2'nin uyarlama çalışmasında rastgele örnekleme yöntemi ile seçilen 5-10 yaş grubu 480 çocuk örneklem grubunu oluşturmaktadır. İkinci aşama olan temel hareket eğitim programının etkisinin sınanması için 5 yaş grubu 60 çocuk (30 deney,30 kontrol) ve 6 yaş grubu 60 çocuk (30 deney,30 kontrol) ile araştırma yürütülmüştür. Ölçümler Büyük Kas Motor Gelişim Testi (BKMGT-2) ve Bruininks-Oseretsky Motor Yeterlik Testinin (BOMYT) denge alt testi ile yapılmıştır. 5-6 yaş grubu çocukların ön test uygulamaları sonunda deney grubuna haftada 2 gün 30 dakika olmak üzere 12 hafta süreyle Temel Hareket Eğitim Programı uygulanmıştır. Kontrol grubuna ise bu eğitim verilmemiştir.TGMD-2'nin geçerlik güvenirlik çalışmasında iç tutarlık, test-tekrar test güvenirliği, bağımsız değerlendiriciler arası güvenirlik, içerik geçerliği, madde analizi, yapı geçerliği test edilmiştir. Araştırmada deneysel işlemlerden elde edilen verilerin analizinde Tek Faktörlü Kovaryans analizi (ANCOVA), ve yaş-cinsiyet değişkenlerinin etkisi için Tek Faktörlü Varyans analizi (ANOVA) ve regresyon yapılmıştır.Bulgularda, yaş gruplarına göre BKMG testinin alfa katsayıları .87 nin üstünde, ölçümler arası korelasyon katsayısı .85 in üzerinde ve değerlendiriciler arası korelasyon katsayısı .94 ün üzerinde bulunmuştur. BKMG Testi faktör analizi sonucunda ki karesi 230.00; sd: 53; RMSEA 0.069 bulunmuştur. Bu sonuçlar doğrultusunda BKMG Testinin Türk çocukları için geçerli ve güvenilir olduğu söylenebilir.Temel hareket eğitim programına katılan ve katılmayan çocukların BKMGT-2 son test ortalama puanları ve çocukların denge beceri punları arasında anlamlı bir farkın olduğu bulunmuştur (p<.01]. Büyük kas motor becerisi son test puanları arasında yaşa göre anlamlı bir fark olduğunu görülmektedir [F(1,58)=103.743, p<.01]. Cinsiyet ise farklılık yaratmamaktadır. Yaşın ve cinsiyetin denge alt testinden alınan son test puanlarına etki ettiği görülmektedir. ( p<.01; p<.05).Bu bulgular ışığında çocukların hareket becerilerini geliştirmeye yönelik ve ileride yapılabilecek bilimsel araştırmalara dair öneriler sunulmuştur.

HareketMotor gelişimOkul öncesi eğitim+2
Menekşe Boz
Gazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2011
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ankara il merkezinde görev yapan okul öncesi eğitimi öğretmenlerinin tükenmişlik düzeyleri ile çocuklarda görülen istenmeyen davranışları değerlendirmeleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırma Ankara il merkezindeki anasınıflarında ve bağımsız anaokullarında görev yapan öğretmenlerin tükenmişlik düzeyleri ile çocuklarda görülen istenmeyen davranışları değerlendirmeleri arasındaki ilişkiyi saptamak amacıyla yapılmıştır.Araştırmanın evrenini, 2010- 2011 eğitim öğretim döneminde Ankara İli merkez ilçelerinden Çankaya, Etimesgut ve Yenimahalle'deki Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı anasınıflarında ve bağımsız anaokullarında görev yapan 694 okul öncesi eğitim öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırma konu ve problemlerine en uygun örneklemin seçilmesi için tabakalı tesadüfî örnekleme tekniği kullanılmıştır. Çankaya'da çalışan 87 anasınıfı, 14 anaokulu toplam 101 okul öncesi eğitim öğretmeni; Etimesgut'ta çalışan 38 anasınıfı, 26 anaokulu toplam 63 okul öncesi eğitim öğretmeni ve Yenimahalle'de çalışan 65 anasınıfı, 19 anaokulu toplam 102 okul öncesi eğitim öğretmeni araştırmanın örneklemini oluşturmuştur. Araştırmaya 266 okul öncesi eğitim öğretmeni katılmıştır.Araştırmada veri toplama aracı olarak; Maslach ve Jackson (1981) tarafından geliştirilen ?Maslach Tükenmişlik Envanteri?, Şehirli (2007) tarafından geliştirilen ?Çocuk Davranışlarını Değerlendirme Ölçeği? ve araştırmacı tarafından geliştirilen ?Kişisel Bilgi Formu? kullanılmıştır.Araştırma sonunda 16-20 yıl deneyim sahibi olan öğretmenlerin, daha az deneyime sahip olan öğretmenlere göre daha fazla Duygusal Tükenmişliğe sahip oldukları bulunmuştur. Ayrıca 36 veya üzerinde yaş grubundaki öğretmenlerin de Duygusal Tükenme düzeyleri, 25 veya altında yaş grubunda olan öğretmenlerden daha yüksektir. Mesleğinde ilerleme beklentisi olmayan ve mesleğinde ilerleme şansı olmadığını düşünen öğretmenlerin Duygusal Tükenme düzeyleri, ?Mesleğimde ilerlemek istiyorum? diyen öğretmenlerden daha yüksek bulunmuştur. Kişisel Başarı yönünden tükenmişlik düzeyleri, evli öğretmenlerde bekâr öğretmenlere göre daha yüksek düzeydedir. 3-5 kez hizmet içi eğitim alan öğretmenlerin Kişisel Başarı yönünden tükenmişlik düzeylerinin 6 ya da daha fazla hizmet içi eğitim alan öğretmenlerin Kişisel Başarı yönünden tükenmişlik düzeyinden önemli oranda yüksek olduğu saptanmıştır. Bir çocuğu olan öğretmenlerin Kişisel Başarı yönünden tükenme düzeyleri, hiç çocuğu olmayan veya iki ya da daha fazla çocuğu olan öğretmenlerin Kişisel Başarı yönünden tükenme düzeylerinden daha yüksektir. Duyarsızlaşma ve Kişisel Başarı boyutlarında, mesleki kıdem, yaş ve mesleği seçme nedeni değişkenlerine göre; Duygusal Tükenme ve Duyarsızlaşma boyutlarında ise medeni durum, hizmet içi eğitim alma sıklığı ve sahip oldukları çocuk sayısı değişkenlerine göre anlamlı bir farklılık saptanmamıştır.Öğretmenlerin tükenmişlik düzeyi alt testleri ile çocuk davranışlarını değerlendirme puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki tespit edilmezken; Tükenmişliğin alt boyutları olan Duygusal Tükenme ile Duyarsızlaşma ve Kişisel Başarı arasında önemli bir ilişki olduğu görülmüştür.Anahtar Kelimeler: İstenmeyen davranışlar, okul öncesi eğitim, öğretmen, tükenmişlik.

Okul öncesi eğitimOkul öncesi öğretmenlerTükenmişlik+4
Esra Demirhan Harmanda
Gazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2011
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Diyarbakır'ın Eğil ilçesi ve köylerinde ilköğretim kademesinde görev yapan öğretmenlerin benlik saygıları, çatışma stilleri ve empati düzeylerine ?barış eğitimi? programının etkisinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, Diyarbakır'ın Eğil İlçesi ve köylerinde bulunan Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı ilköğretim okullarında görev yapan öğretmenlere uygulanan ?Barış Eğitimi? programının, öğretmenlerin benlik saygılarına, çatışma stillerine ve empati düzeylerine etkisini incelemektir.Araştırmanın örneklemini Diyarbakır İli'nin Eğil İlçesi ve köylerinde bulunan Milli Eğitim Bakanlığına bağlı ilköğretim okullarında 2008?2009 öğretim yılında görev yapan öğretmenlerden yansız random yöntemi ile 30 kişi deney grubu ve 30 kişi kontrol grubu olmak üzere 60 kişi oluşturmuştur.Araştırmada, Benlik Saygısı Ölçeği, Çatışmaya Tepki Ölçeği, Empati Eğilim Ölçeği ve araştırmacı tarafından hazırlanan ?kişisel bilgi formu? kullanılmıştır. Araştırma sürecinde deney grubuna ön test, 12 haftalık barış eğitimi ve son test, kontrol grubuna ön test ve son test uygulanmıştır. Bu yönü ile çalışma deneysel modeldedir. Araştırma sonucunda elde edilen veriler SPSS 13.00 programında ¬¬t testi kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırmada anlamlılık düzeyi olarak 0.05 alınmıştır.Araştırmanın sonucunda deney ve kontrol grupları arasında benlik saygısı(0,043), kendilik kavramının sürekliliği(0,043), insanlara güvenme(0,032), eleştiriye duyarlılık(0,023), depresif duygulanım(0,050), kişiler arası ilişkilerde tehdit hissetme(0,010), tartışmalara katılabilme derecesi(0,025), empati düzeyi(0,005), problem çözme(0, 023) becerisinde anlamlı artış görülürken kavgacı tutum(0,043) ve pazarlıkçı olma(0,043) boyutlarında ise anlamlı azalma olduğu belirlenmiştir(p?0,05). Kontrol grubu verileri incelendiğinde öntest ve sontest puanlarının ortalamaları arasında anlamlı bir fark oluşmamıştır.Anahtar Kelimeler: Barış Eğitimi, Benlik Saygısı, Empati, Çatışma Stilleri

Barış eğitimiBenlik saygısıDiyarbakır+7
Bahar Ekinci
Gazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2010
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ankara örnekleminde Kaufman Erken Akademik ve Dil Becerileri Araştırma Testi'nin 61-72 aylık Türk çocuklarına uyarlanması

Bu araştırma, Ankara örnekleminde anaokuluna devam eden 61-72 aylık Türk çocuklarına Kaufman Erken Akademik ve Dil Becerileri Araştırma Testi'nin uyarlanması ve uygulanması amacıyla yapılmıştır. Tarama niteliğinde olan araştırmanın evrenini 2008 - 2009 eğitim-öğretim yılında Ankara il merkezi Altındağ, Çankaya, Etimesgut, Keçiören, Yenimahalle ilçelerindeki resmi anaokullarına devam eden 61-72 aylık çocuklar oluşturmuştur. Araştırmanın örneklemini ise tabakalama yöntemiyle seçilmiş 423 çocuk oluşturmuştur. Araştırma verilerinin toplanmasında; ?Genel Bilgi Formu?, ?Kaufman Erken Akademik ve Dil Becerileri Araştırma Testi? ve benzer ölçek geçerliliğini değerlendirmek için ?Erken Öğrenme Becerileri Ölçeği? kullanılmıştır.Kaufman Erken Akademik ve Dil Becerileri Araştırma Testi'nin uygulanmasıyla elde edilen veriler kullanılarak geçerlik ve güvenirlik çalışmaları yapılmıştır. Buna göre bireyleri ayırt etmede yetersiz olduğu görülen bazı maddeler çıkarılmıştır. Doğrulayıcı faktör analizi sonuçları için testin alt testleri, ölçekleri ve Erken Akademik ve Dil becerileri bileşiğine ait ortaya konulan tek boyutlu faktör yapısının doğrulandığı maddelerin çoğunun, tek boyutlu faktör yapısını genel olarak temsil ettiği bulunmuştur. Uygulama yapılan gruplarda Kaufman Erken Akademik ve Dil Becerileri Araştırma Testi puanlarının güvenilirliği için Kuder Richardson (KR-20) değerleri Sözcük Bilgisi için .852, Sayılar, Harfler & Sözcükler için .982, Telaffuz Araştırması için .913, İfade Edici Dil Becerisi için .953, Alıcı Dil Becerisi için .948, Sayı Becerileri için .957, Harf & Sözcük Becerisi için .978 ve Erken Akademik ve Dil Becerileri bileşiği için .972 olarak bulunmuştur. Uygulamalarda KR-20 değerlerinin yüksek çıkması, testin iç tutarlılığının yüksek olduğunu göstermiştir. Bu sonuçlara göre Kaufman Erken Akademik ve Dil Becerileri Araştırma Testi sonuçlarının 61-72 aylık Türk çocukları için geçerli ve güvenilir olduğu kabul edilmiştir.Anahtar Kelimeler: Erken Akademik Beceriler, Dil Becerileri

AnkaraDil becerileriKaufman Erken Akademik ve Dil Becerileri Araştırma Testi+4
Özgün Uyanık
Gazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2010
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Çevreye Karşı Motivasyon Ölçeğinin okul öncesi öğretmen adayları üzerinde geçerlik güvenirlik çalışması (Ankara ili örneği)

Pelletier ve diğerleri (1998) tarafından geliştirilen Çevreye Karşı Motivasyon (The Motivation Toward The Environment Scale) ölçeğinin Okul öncesi Öğretmen Adayları Üzerinde Geçerlik Güvenirlik Çalışmasının yapılması ve bazı değişkenler açısından incelenmesi bu araştırmanın amacını oluşturmaktadır. Araştırma; öğretmen adaylarının çevreye karşı olan motivasyon türlerinin belirlenmesi ve böylelikle alana kazandırılan ölçek aracılığıyla yetişkinlere bu yönde bilinçlendirme çalışmaları yapılabilmesi açısından önemlidir.Araştırmanın evrenini, Ankara ili devlet ve vakıf üniversitelerinin 2008 ? 2009 eğitim öğretim yılında Eğitim Fakültelerinin Okul Öncesi Öğretmenliği Bölümünde öğrenim gören üçüncü ve dördüncü sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Yapılan geçerlik ve güvenirlik analizleri sonucunda ölçeğin orijinal formuna uygun 24 madde ve 6 faktörlük bir ölçek formu elde edilmiştir. Ölçeğin açıkladığı toplam varyans oranının %74.61 ve Cronbach ? katsayısının .87 olduğu ortaya çıkmıştır. Analizler, SPSS 15.0 programı kullanılarak yapılmıştır.Araştırmaya katılan öğretmen adaylarının sınıf düzeylerine göre Çevresel Motivasyon Ölçeği'nin ?İçe Yansıtılmış Düzenleme [t(305) = 1.34; p>.05]; ve İçsel Düzenleme? [t(305) = 1.73; p>.05] boyutu puanları arasında anlamlı fark yok iken diğer tüm alt boyutlarda farkların anlamlıdır.Araştırmaya katılan öğretmen adaylarının annelerinin öğrenim durumuna göre ?Çevresel Motivasyon Ölçeği'nin ?İçsel Düzenleme? boyutunda farkın anlamlı olduğu sonucuna ulaşılmıştır [F(3, 286) = 3.38; p .05]. Öğretmen adaylarının babalarının öğrenim durumuna göre ?Çevresel Motivasyon Ölçeği'nin hiçbir alt boyutunda gruplar arasında anlamlı fark olmadığı sonucuna ulaşılmıştırAraştırmaya katılan öğretmen adaylarının çevreye yönelik ders alma durumlarına göre Çevresel Motivasyon Ölçeği'nin ?Bütünleşmiş Düzenleme [t(305) =2.62; p<.01]? ve ?İçe Yansıtılmış Düzenleme [t(305) =2.34; p<.05]? boyutu puanları arasında anlamlı fark olduğu sonucuna ulaşılmıştır.Araştırmaya katılan öğretmen adaylarının çevre ile ilgili seminerlere katılma durumlarına göre Çevresel Motivasyon Ölçeği'nin ?İçsel Düzenleme [t(304) =3.93; p<.01]?; ?Bütünleşmiş Düzenleme [t(304) =3.63; p<.01]? ve ?Tanımlanmış Düzenleme [t(304) =2.55; p<.01]? boyutlarına ilişkin puanları arasında anlamlı fark olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Aday öğretmenlerAnkaraGeçerlik+7
Seda Sakarya
Gazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2010
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sakarya ilinde görev yapan okul öncesi öğretmenlerin zihinsel engelli çocukların kaynaştırma yoluyla eğitimlerine ilişkin tutumlarının incelenmesi

Bu araştırma Sakarya ilinde görev yapan okul öncesi öğretmenlerin zihinsel yetersizliği olan çocukların kaynaştırma yoluyla eğitimlerine ilişkin tutumlarını saptamak amacıyla yapılmıştır.Araştırma örneklemini, Sakarya ilinde bulunan, zihinsel yetersizliği olan öğrencilerle kaynaştırma eğitimi yapmış ve 2009-2010 öğretim yılında kaynaştırma eğitimi uygulaması yapan M.E.B.'na bağlı okul öncesi eğitim kurumlarında görev alan 106 okul öncesi eğitim öğretmeni oluşturmuştur.Araştırmaya katılan öğretmenlerin kaynaştırma eğitimine ilişkin tutumlarını belirlemek amacıyla, ?Zihinsel Engelli Öğrencilere Yönelik Öğretmen Tutumları Ölçeği? ve öğretmenler hakkında bilgi edinmek üzere araştırmacı tarafından geliştirilen ?Öğretmen Anket Formu? kullanılmıştır. Elde edilen veriler SPSS 13.0 istatistiksel paket programı yardımıyla analiz edilip yorumları yapılmıştır.Araştırmada elde edilen bulgulardan, okul öncesi öğretmenlerin zihinsel yetersizliği olan öğrencilere yönelik genel ve kaynaştırma eğitimine yönelik tutumlarının, öğretmenlerin; yaşına (p=0,909>0,05), öğretmenlik süresine (p=0,524>0,05), medeni durumuna (p=0,928>0,05), çocuk sahibi olma durumuna (p=0,456 >0,05), bitirdiği okul türüne (p=0,374>0,05), özel eğitim dersi alma durumuna (p=0,476>0,05), özel eğitim ile ilgili kurs, seminer, vb. eğitimlere katılım durumuna (p=0,935>0,05), kaynaştırma eğitimi ile ilgili ders alma durumuna (p=0,519>0,05), kaynaştırma eğitimi ile ilgili kurs, seminer, vb. eğitimlere katılım durumuna (p=0,159>0,05) ve kaynaştırma eğitimi verirken destek alma durumuna (p=0,380>0,05) göre anlamlı farklılık göstermediği tespit edilmiştir.Araştırmada elde edilen diğer bulgular incelendiğinde ise, öğretmenlerin zihinsel yetersizliği olan öğrencilere yönelik genel tutum ölçeğinde en yüksek eğilimi 42 yaş ve üzeri (p=0,855>0,05, SO=58,94), evli (p=0,788>0,05, SO=70,42), çocuk sahibi olan (p=0,174>0,05, SO=72,00), fakülte mezunu (p=0,458>0,05, SO=56,33), özel eğitim dersleri alan (p=0,257>0,05, SO=70,86), kaynaştırma eğitimi ile ilgili bir ders alan (p=0,492>0,05, SO= 71,03), kaynaştırma eğitimi ile ilgili kurs, seminer, vb. eğitimlere katılan (p=0,315>0,05, SO=72,09) ve kaynaştırma eğitimi verirken destek alan (p=0,849>0,05, SO=70,46) okul öncesi öğretmenlerinin gösterdiği saptanmıştır.Ayrıca, kaynaştırma eğitimine yönelik tutumlarda ise en yüksek eğilimi; 18-25 yaş arası (p=0,862>0,05, SO=57,06), bekar (p=0,580>0,05, SO=74,88), çocuk sahibi olmayan (p=0,785>0,05, SO=74,48), fakülte mezunu (p=0,495>0,05, SO= 56,44), özel eğitim ile ilgili kurs, seminer, vb. eğitimlere katılan (p=0,946>0,05, SO=74,32), kaynaştırma eğitimi ile ilgili bir ders alan (p=0,674>0,05, SO= 74,68), kaynaştırma eğitimi ile ilgili kurs, seminer, vb. eğitimlere katılan (p=0,112>0,05, SO=76,54) ve kaynaştırma eğitimi verirken destek alan (p=0,112>0,05, SO=76,15) okul öncesi öğretmenleri göstermişlerdir.Okul öncesi öğretmenlerin zihinsel yetersizliği olan çocuklar için genel tutumu arttığı zaman kaynaştırma eğitimine ilişkin tutumlarının da bundan etkilendiği ve aynı yönde güçlü bir şekilde artış (r=0,575, p=0,000<0,01) gösterdiği görülmüştür.Anahtar Kelimeler: Yetersizliği Olan Çocuklar, Zihinsel Yetersizliği Olan Çocuklar, Özel Eğitim, Okul Öncesi Eğitim Öğretmenleri, Kaynaştırma Eğitimi

Engelli çocuklarEğitimKaynaştırma eğitimi+5
Ülkü Zağlı
Gazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2010
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

61-72 aylık çocuklar için Okuma Yazma Becerileri Araştırma Testi'nin geçerlik ve güvenirlik çalışması (Ankara örneklemi)

Bu araştırma, Ankara örnekleminde anaokuluna devam eden ?61-72 aylık Çocuklar İçin Okuma Yazma Becerileri Araştırma Testi?nin geçerlik ve güvenirlik çalışmasını yapmak amacıyla yapılmıştır. Tarama niteliğinde olan araştırmanın evrenini 2009-2010 eğitim öğretim yılında Ankara il merkezi Çankaya, Etimesgut, Keçiören ve Yenimahalle ilçelerindeki M.E.B.'na bağlı resmi bağımsız anaokullarına devam eden 61-72 aylık çocuklar oluşturmuştur. Araştırmanın örneklemini ise tabakalama yöntemi ile seçilmiş 467 çocuk oluşturmuştur. Araştırma verilerinin toplanmasında; araştırmacı tarafından geliştirilen ?61-72 aylık Çocuklar İçin Okuma Yazma Becerileri Araştırma Testi?, ?Genel Bilgi Formu? ve benzer ölçek geçerliliğini değerlendirmek için ?Kaufman Erken Akademik ve Dil Becerileri Araştırma Testi? kullanılmıştır.?61-72 aylık Çocuklar İçin Okuma Yazma Becerileri Araştırma Testi?nin uygulanmasıyla elde edilen veriler kullanılarak geçerlik ve güvenirlik çalışmaları yapılmıştır. Buna göre bireyleri ayırt etmede yetersiz olduğu görülen bazı maddeler çıkarılmıştır. Doğrulayıcı faktör analizi sonuçları için testin alt testleri ve alt boyutlarına ait ortaya konulan tek boyutlu faktör yapısının doğrulandığı maddelerin çoğunun, tek boyutlu faktör yapısını genel olarak temsil ettiği bulunmuştur. Uygulama yapılan gruplarda ?61-72 aylık Çocuklar İçin Okuma Yazma Becerileri Araştırma Testi? puanlarının güvenilirliği için Kuder Richardson (KR-20) değerleri Okuma Becerileri için .987, Alfabe Bilgisi için .946, Fonolojik Farkındalık için .979, Sözcük Bilgisi ve Telaffuz için .989, Yazma Becerileri için .829 olarak bulunmuştur. Uygulamalarda KR-20 değerlerinin yüksek çıkması, testin iç tutarlılığının mükemmel derecede yüksek olduğunu göstermiştir. Bu sonuçlara göre, ?61-72 aylık Çocuklar İçin Okuma Yazma Becerileri Araştırma Testi? nin geçerli ve güvenilir olduğu kabul edilmiştir.

AnkaraGeçerlikOkul öncesi çocuklar+7
Elçin Yazıcı
Gazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2010
00
DoktoraAçık ErişimTR

Ergenlik döneminde beden imgesinin gelişimi üzerine aile, akran ve televizyonun etkilerinin incelenmesi

Bu araştırma, lise düzeyindeki ergenlerin beden imgelerinden sağladıkları doyum düzeyini belirlemek ve beden imgesinin gelişimine aile, akran ve televizyonun etkilerini incelemek amacıyla gerçekleştirilmiştir.Araştırmada, tarama modeli kapsamında nicel ve nitel yöntemlerin birlikte kullanıldığı karma yöntemlerden zenginleştirilmiş desen kullanılmıştır. Araştırmanın nicel boyutu, Eskişehir il merkezi sınırları içinde yer alan ve Milli Eğitim Bakanlığına bağlı genel lise 1, 2 ve 3. sınıfa devam eden 1222 ergenle yürütülmüştür. Bu gruba öncelikle ?Beden Bölgelerinden ve Özelliklerinden Hoşnut Olma Anketi? uygulanmıştır. Elde edilen nicel verilerin çözümlenmesinde, ergenlerin beden imgelerinden doyum düzeylerinin cinsiyete göre değişip değişmediği belirlemek amacıyla bağımsız örneklemler t testi kullanılmıştır. Ayrıca, ergenlerin beden imgelerinden doyum düzeylerinin yaşa göre farklılık gösterip göstermediğini belirlemek amacıyla tek yönlü varyans analizi uygulanmıştır. Beden Bölgelerinden ve Özelliklerinden Hoşnut Olma Anketinden en yüksek puan alan 18 öğrenci ve en düşük puan alan 18 öğrenci ile yarı-yapılandırılmış görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Görüşmeler sonucunda elde edilen nitel verilerin çözümlenmesinde betimsel analiz tekniği kullanılmıştır.Araştırma bulguları, ergenlerin beden imgesi doyum düzeylerinin; yaşa göre farklılaşmadığını (p>0.05), cinsiyete göre ise erkek öğrenciler lehine anlamlı bir farklılık olduğunu (p<0.05) göstermektedir.Ergenler, bedensel görünüşle ilgili duygu ve düşüncelerinin olumlu olduğunu, bunların kimi zaman değiştiğini, kendilerinde beğenmedikleri yanlar olsa bile yinede memnun olduklarını belirtmişlerdir. Beden imgelerinin gelişimine akranların etkisi konusunda ergenler, arkadaşlarından bedenleriyle ilgili olumlu sözler duyduğunda kendileri iyi hissettiklerini ve olumsuz sözler duyduklarında da olumsuz etkilendiklerini vurgulamışlardır. Arkadaş seçiminde ise, bedensel özellikler yerine kişisel özelliklerini tanımaya çalıştıklarını, başlangıçta bedensel özellikler önemli olsa da sonra huyların önemli olduğunu ve her ne kadar arkadaş seçiminde bedensel özelikler çok önemli değilse de etkili olduğunu vurgulamışlardır. Ayrıca, ergenler, şuan sahip oldukları bedensel görünüş özelliklerinden daha farklı özelliklere sahip olmalarının arkadaş sayısını ve arkadaşlar arasında kabul ya da reddedilmeyi etkilediği yönünde görüş bildirmişlerdir.Beden imgelerinin gelişimine ailelerinin etkisi konusunda ergenler, ailelerinin beden ve dış görünüşle ilgili konularda onları kırmadan olumlu yönde etkilediğini, ailelerinin bir parçası oldukları için kabul edilip desteklendiklerini ve ailelerinin doğuştan kalıtımla ve sonradan da yetiştirirken sunduğu ortamlarla bedenlerine yön verdiklerini dile getirmişlerdir. Ergenler ilk sırada, şuan sahip oldukları bedensel ve dış görünüş özelliklerinden daha farklı özelliklere sahip olsalar bile, bu durumun ailelerinin onlara karşı tutumunu etkilemeyeceğini belirtmişlerdir.Beden imgelerinin gelişimine televizyonun etkisi konusunda ergenler, çeşitli televizyon programlarında en çok görülen beden tipi ve özelliklerinin kadınlarda ve erkeklerde birbirinden farklı olduğunu; ancak genelde birbirine benzeyen, mükemmeliyetçi, güzel ve halkın orta kesimini yansıtmayan özelliklerin en çok görüntülendiğini belirtmişlerdir. Ergenler, televizyonda yaygın olarak sunulan ideal beden tiplerinin beden imgelerini etkilediğini ve en çok uzun, ince, sıkı vücutlu, düzgün fizikli ve giyimli, karizmatik, konuşması düzgün insanları beğendiklerini vurgulamışlardır.

AileAkranBeden imajı+6
Berrin Dinç
Gazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2010
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Bursa ilindeki anadolu liseleri, kız meslek liseleri ve genel liselere devam eden 9. ve 12. sınıf öğrencilerinin çatışma eğilimleri ile problem çözme becerileri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Araştırmanın amacı, Bursa ilindeki Anadolu Liseleri, Kız Meslek Liseleri ve genel liselere devam eden 9. ve 12. sınıf öğrencilerinin çatışma eğilimlerini ve problem çözme becerilerine dair algılarını incelemektir.Araştırma modeli olarak betimleme modeli kullanılmıştır. Çalışmada tabakalı rasgele örnekleme yöntemi kullanılarak Bursa il merkezinde bulunan Anadolu Liseleri, Kız Meslek Liseleri ve genel liselere devam eden 325 9. sınıf öğrencisi, 194 12. sınıf öğrencisi olmak üzere toplam 519 öğrenci örnekleme dahil edilmiştir.Araştırmada veri toplamak amacıyla Dökmen (1986) tarafından geliştirilmiş olan ?Çatışma Eğilim Ölçeği (ÇEÖ)? , Heppner ve Peterson (1982) tarafından geliştirilmiş, Hisli-Şahin (1993) tarafından uyarlama ve geçerlik güvenirlik testleri yapılmış olan ?Problem Çözme Envanteri (PÇE)? ve ayrıca araştırmacı tarafından geliştirilmiş olan ?Bilgi Formu? kullanılmıştır.Milli Eğitim Bakanlığı'ndan gerekli izinler alındıktan sonra araştırmacı tarafından belirlenen örneklem grubundan veriler toplanmış ve elde edilen veriler SPSS 18.0 paket programı yardımı ile değerlendirilmiştir. Bağımlı değişkenler arasındaki farklılığı saptamak amacıyla çok değişkenli varyans analizi (MANOVA) kullanılmıştır. Değişkenler arasındaki ilişkiye ise Pearson Momentler Çarpımı Korelasyon Analizi ile bakılmıştır.Bulgular, öğrencilerin çatışma eğilimleri ile problem çözme becerilerini algılayış düzeylerinin devam ettikleri lise türü (p=.56), annenin eğitim düzeyi (p=.12), babanın eğitim düzeyi (p=.72), babanın çalışma durumu (p= .12) ve kardeş sayısı (p= .75) bağımsız değişkenlerine göre anlamlı bir farklılık göstermediği yönündedir. Araştırma bulguları, öğrencilerin problem çözme becerilerini algılayışlarında sınıf düzeyleri yönünden; çatışma eğilimlerinde ise cinsiyet ve annenin çalışma durumu değişkenleri yönünden anlamlı farklılık gösterdiğine işaret etmektedir. 9. sınıf öğrencilerinin problem çözme becerilerine dair algıları 12. sınıf öğrencilerine kıyasla daha düşük bulunmuştur (p< .01). Kız öğrencilerin çatışma eğilimlerinin erkek öğrencilerden daha yüksek olduğu tespit edilmiştir (p< .05). Araştırma sonucunda, öğrencilerin çatışma eğilimleri ile problem çözme becerilerini algılamaları arasında anlamlı ve pozitif yönde bir ilişki olduğu saptanmıştır.Anahtar Kelimeler: Çatışma eğilimi, problem çözme becerisi, ergenlik dönemi

ErgenlerErgenlikLise öğrencileri+5
Zeynep Gündoğdu
Gazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2010
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Lise öğrencilerinin prososyal davranışlarının; mizah, öfke ve utangaçlık düzeylerine göre incelenmesi

Bu araştırmada; lise öğrencilerinin prososyal davranışları ile mizah, öfke ve utangaçlık düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır.Bu araştırmada, belirli psikolojik özellikler (mizah, utangaçlık, öfke) bakımından bireyler arası benzerlik ve farklılıkları ortaya koymakta ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Buna göre veriler, belirlenen okullardan ayrı ayrı toplanmış, analiz edilmiş ve elde edilen bulgular sonuçta bir araya getirilmiştir.Uygulama sırasında öğrencilerin prososyal davranış, mizah, öfke ve utangaçlık düzeylerini belirlemek üzere dört ayrı ölçek kullanılmıştır. Bunlar; Olumlu Sosyal Davranış Ölçeği, Ergenlikte Mizah Ölçeği, Çok Boyutlu Öfke Ölçeği'nin Kişiler Arası Boyutu ve Utangaçlık Ölçeği'dir. Olumlu Sosyal Davranış Ölçeği Kumru (2004) tarafından uyarlanmıştır ve ölçeğin ölçüm güvenirliği .80'dir. Ergenlikte Mizah Ölçeği Oral (2004) tarafından geliştirilmiştir. Ölçeğin ölçüm güvenirliği, .89'dur. Çok Boyutlu Öfke Ölçeği Hisli ve Balkaya (2003) tarafından geliştirilmiştir. Araştırmada kullanılan Kişiler Arası Boyutu'nun ölçüm güvenirliği .93'tür. Utangaçlık Ölçeği Güngör tarafından geliştirilmiştir ve ölçeğin ölçüm güvenirliği .91'dir.Araştırma iki kademeli olarak yapılmıştır. Birinci aşamada 2009-2010 eğitim öğretim yılında Ankara ili Çankaya ilçesinden birer 9.,10. ve 11. sınıf tesadüfi olarak belirlenerek 104 öğrenciye ölçekler uygulanmıştır. Ölçek ölçümlerinin geçerlik ve güvenirliğine dair analizler yapıldıktan sonra, beş okuldan yine birer 9.,10. ve 11. sınıf seçilerek 452 kişilik esas örneklemle çalışma yürütülmüştür.IVBulgular, prososyal davranışların üç değişkenle (mizah, öfke, utangaçlık) de düşük düzeyde, pozitif yönde ve anlamlı ilişkiler olduğunu göstermektedir. Cinsiyet, yaş, anne öğrenim düzeyi, kardeş sayısı ve doğum sırasının; prososyal davranışlar ile mizah, öfke ve utangaçlık arasındaki ilişkileri etkilemediği saptanmıştır. Baba öğrenim düzeyinin ise prososyal davranış ile mizah arasındaki ilişkiyi etkilediği bulunmuştur. Bu bulgular ışığında prososyal davranışların gelişimine yönelik öneriler sunulmuştur.

DavranışDavranış biçimleriLise öğrencileri+6
Zeynep Özdemir
Gazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2010
00