Gaziantep University
Discipline

Sağlık Hukuku Anabilim Dalı

Gaziantep University

20

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

20 Theses
Master'sOpen AccessTR

Hekimler tarafından insan bedenine karşı işlenebilen suçlar ve yaptırımları

Tezimizde, suçun unsurları çerçevesinde, hekimlerin tıbbi müdahaleden kaynaklanan insan bedenine karşı işleyebilecekleri suçlar, cezai sorumlulukları ve yaptırımları incelenmiştir. Suç kısaca, "Kanunda tarif edilen tipe uygun, hukuka aykırı, kusurlu fiil" şeklinde tanımlanabilir. Bir fiilin suç olması için belli unsurları içermesi gerekmektedir. Bu unsurlar doktrinde kabul gören genel görüşe göre; "Kanuni Unsur", "Maddi Unsur", "Hukuka Aykırılık Unsuru" ve "Manevi Unsur"dur. Tıbbi müdahale fiillerinin suç oluşturmamasında, hakkın icrası, ilgilinin rızası gibi hukuka uygunluk sebepleri vardır. Tıbbi müdahalenin, insan sağlığını korumak ve tedavi etmek gibi bir amacı olsa da, esasında kişilik haklarına sahip bir varlık olan insanın vücut bütünlüğüne yönelmektedir. Kural olarak, insan sağlığına ve vücut bütünlüğüne yönelen her türlü müdahale, kişilik haklarının hukuka aykırı olarak ihlali sayılır. Ancak tıbbi müdahaleler, bazı şartların varlığına bağlı olarak hukuka uygun sayılmaktadırlar. Uğraşı alanı, Anayasamızda üstün bir değer olarak korunan yaşam, sağlık ve vücut bütünlüğü olan hekimlik mesleği, ciddi sorumluluk ve riskler taşıyan bir meslektir. Hekimler mesleklerini yaparken, tıbbi yeterliğinin yanı sıra, hukuksal açıdan da eksiksiz ve hatasız yapmak zorundadırlar.

Doktor hatasıDoktorlarSağlık hukuku+3
Mustafa Kemalettin Can
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Tıbbi bilirkişi

Bilirkişilik kurumu, yargı sistemi içerisinde büyük öneme sahiptir. Bu sebeple bilirkişilik alanında yaşanılan problemlere çözüm getirilmesi amacıyla 6754 sayılı Bilirkişilik Kanunu çıkarılmış ve bu kanunla bilirkişilik kurumsallaştırılmıştır. Sağlık hukuku alanında başvurulan tıbbi bilirkişilerin seçimi de yine bu yasada belirtilen usul ve esaslara göre yapılmaktadır. Fakat tıbbi bilirkişilik özel ve önemli bir alanı ifade etmesi sebebiyle uygulamada çoğu zaman aksaklıklara sebep olmaktadır. Yargıtay kararları incelendiğinde sık sık yerel mahkemelerin vermiş oldukları kararların bozulmasını ve tekrar bilirkişi incelemesinden geçirilmesini zorunlu kılmıştır. Özellikle her dosyada birden fazla bilirkişi raporunun mevcut olması, büyük eleştirileri beraberinde getirmiştir. Bu yönde yapılan eleştirilere bakıldığında; raporlar arasında çelişkilerin giderilmemesi, mahkemelerin bilirkişi atamalarında hataya düşmeleri ve bilirkişi raporlarının gerekli dikkati ve özeni göstermemeleri sayılmaktadır. Bu sebeple tıbbi bilirkişinin seçiminde belirtilen kriterlere uyulmamasının yanında tıbbi bilirkişlerin mahkemelere sunmuş oldukları raporlarda şekil ve içeriklerine gerekli dikkat ve özeni gösterilmemeleri sayılmaktadır. Bu sebeple tıbbi bilirkişi, incelemelerinde iki ayrıma gidilmesi, raporların daha anlaşılır olmasını ve mahkemelerin de raporları daha doğru anlamalarını kolaylaştıracaktır. İlk ayrımda ceza ve hukuk davalarında tıbbi verilerin anlamlandırılması için başvurulan tıbbi bilirkişi bulunurken, ikinci ayrımda hekimin yapmış olduğu tedavi-ameliyat-tetkiklerin tıp kurallarına uygun yapılıp yapılmadığının değerlendirilmesi için başvurulan tıbbi bilirkişi bulunmaktadır. Bu sebeple tıbbi bilirkişiden hangi ayrım için yardım istenmişse, mahkemeye o yönde yardımda bulunarak tıbbi bilirkişilerin seçilmesi gerekecektir. Bu çalışmada tıbbi bilirkişiliğin zor bir görev olması sebebiyle dikkat edilmesi gereken hususlar üzerinde durularak çözüm öneri sunulmaktadır.

BilirkişiDavalarSağlık hukuku+3
Fatma Aba Harmancı
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Karayolu yolcu taşımacılığı zorunlu koltuk ferdi kaza sigortası

Şehirleşmenin yaygınlaşması ile birlikte ulaşıma duyulan ihtiyaç hızla artarken teknolojinin gelişmesi ile birlikte ulaşım faaliyetleri de çeşitlenmiştir. Havayolları, denizyolu, demiryolu ve karayolu olarak genel bir sınıflandırmaya tabi tutulabilecek ulaşım faaliyetleri yürütülürken istenmeyen durumların gerçekleşmesi, insanları hem malvarlığı adına hem de can sağlığı adına endişeye sürüklemiştir. Bu endişe ve güvence ihtiyacı sebebi ile de sigortacılık önem kazanmış, faaliyetler arttıkça sigortacılık da bu çeşitlenmeye cevaz vererek gelişmiştir. Ülkemizin coğrafi özellikleri en önemli faktör olmak üzere ulaşım ağlarından en çok gelişme gösteren, hemen hemen her coğrafyaya uzanması ve ekonomik olması nedeniyle yoğunlukla tercih edilen ulaşım türü de karayolu olmuştur. Ancak karayolu ulaşım faaliyeti esnasında gerek öznelerin göstermesi gereken özen ve dikkati göstermemesi gerekse kullanılan araçlarda bulunan kusurlar nedeniyle kazalar sıkça yaşanmaktadır. Bunun sonucunda da mal ve can kayıpları söz konusu olabilmektedir. Her ne kadar hukukumuzda karayollarında yaşanan kaza sebebiyle oluşan kayıplar, sözleşme ve haksız fiil sorumluluğuna dayanılarak telafi edilebilir olsa da, ekonomik boyuta indirgeyemeyeceğimiz insan sağlığını tehlikeye atan sonuçlar da mümkündür. Özellikle yolcu taşıma faaliyeti sırasında yaşanabilecek bir kaza, onlarca kişinin hayatını kaybedebileceği bir boyuta ulaşabilmektedir. Bu sebeple modern hukukta insan sağlığına ve vücut bütünlüğüne verilen değerden ötürü bu tehlikeli faaliyet, sorumluların ve sorumluluk sigortacılarının yanı sıra ayrıca bir can sigortasıyla güvence altına alınmak istenmiştir. Bunun sonucunda yolcu taşıma faaliyeti özelinde kitlesel önem ve sosyal gereklilikler göz önüne alınarak Karayolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası oluşturulmuştur. Bu sigorta türü can sigortası türü olarak düzenlenmiş, diğer sorumluluk sigortalarının aksine kazadan etkilenen kişilerin zarar ve zarara bağlı tazminat ilişkisi içine girmeden en kısa zamanda kaza kaynakları etkileri himaye altına almaya yönelik özellikleriyle kaza sonrası yaşanabilecek mağduriyetlerin önüne geçilmeye çalışılmıştır. İstenmeyen durumun gerçekleşmesi ile birlikte taşıma sözleşmesinde yolcu sıfatındaki kişiler, sürücüler ve sürücü yardımcıları sigorta sözleşmesinde sigortalı olurken, sigortacı sigorta sözleşmesi kurulurken sayısal olarak bilgi sahibi olduğu kişilere himaye sağlamak durumunda kalmaktadır. Taşıma faaliyetinin özneleri lehine bizzat taşıma işini yürütenler tarafından zorunlu olarak sigorta sözleşmesinin kurulmasıyla; sigortacılık ilkelerinin bu faaliyete yansıtılması, kişilerin sağlıklarının güvence altına alınması amaçlanmıştır.

Kaza sigortasıSigorta hukukuTürk ticaret hukuku+2
Orçun Yanmaz
Akdeniz University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Robotik cerrahi müdahaleden doğan hukuki sorumluluk

Robotik cerrahi müdahalelerden doğan sorumluluk kavramı günümüzde büyük önem kazanmıştır. Zira hem hukuk hem de tıp bilimi büyük bir değişim ve gelişim içerisindedir. Bu noktada cerrahi girişimler de yeni uygulamalar kazanmıştır. Yeni uygulamalar ise bir takım değişiklikler getirmiştir. Meydana gelen bu değişiklikler, hem hukuk hem tıp alanını ilgilendirir durumdadır. Bu çalışmanın amacı, robotik cerrahi uygulamalar neticesinde meydana gelebilecek durumları incelemek ve hukuki tahlilini gerçekleştirmektir. Çalışmanın ilk bölümünde konuyla ilgisi olan kavramlar açıklanarak, çeşitli unsurlara değinilmiştir. Bu kavramlar, hem tıp hem hukuk hem de robotik ile alakalı kavramlardır. Bu kavramlara ve unsurlara değinilmesi ile, konunun daha iyi anlaşılması amaçlanmıştır. Robotik cerrahi sistemin esasında bir cerrahi müdahale yöntemi olması sebebiyle tıbbi müdahale kavramı ve unsurları detaylı şekilde işlenmiştir. Çalışmanın ikinci bölümünde robotların sağlık sektöründeki yeri ve robotik cerrahi uygulamalara yer verilmiştir. Robotların sağlık sektöründe nasıl bir rol oynadıkları incelenmiş, robotik cerrahi uygulamaların olumlu ve olumsuz yönlerine değinilmiştir. Üçüncü bölümde ise robotik cerrahi müdahaleden doğabilecek hukuki sorumluluk incelenmiştir. Kimlere hangi tip sorumlulukların, hangi şartların varlığı halinde yüklenebileceği işlenmiştir. Akdi sorumluluk, akit dışı sorumluluk, haksız fiil sorumluluğu, zamanaşımı gibi kavramların unsurları ve koşulları açıklanmıştır.

Cerrahi ekipmanlarHukuki sorumlulukPozitif hukuk+7
Ali Kaan Erdoğan
Akdeniz University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

İdarenin ilaç temini ve finansmanı konusunda görev ve yetkileri

Bu çalışmada, Türkiye'de, Anayasa temelli olarak sağlık hakkının tesisi anlamında, devletin görevli ve yetkili olduğu şekillerde, gerek doğrudan gerekse dolaylı olarak gerçekleştirilen sağlık hizmetlerinin bir parçası sayılabilecek ilaç temin edilmesi hususunda, idarenin hem süreç hem de mali konulardaki işlemleri, görevleri ve yetkileri ile bunları nasıl ve hangi şartlar ışığında değerlendirebildiği konuları işlenmiştir.

Kamu yönetimiSağlıkSağlık hakkı+6
Berker Özdemir
Akdeniz University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Robotik cerrahi ve cezai sorumluluk

Robotlar teknoloji ilerledikçe hayatımızın içine daha çok girmektedir. Günümüzde de robotik cerrahi teknolojisi tıp bilimi alanında önemli bir rol oynamaktadır. Robotik cerrahiyi kullanmanın ilk amacı, verimliliği artırmak ve hataları en aza indirmektir. İnsanlar ve robotlar arasındaki iş birliği, cerrahi prosedürlerde ilerlemelere yol açmıştır. Ancak robotik cerrahinin tıbbi bir tedavi yöntemi olarak kullanılması sırasında oluşabilecek zararlar konusunda cezai sorumluluğun nasıl belirleneceği sorunu netliğe kavuşamamıştır. Tıbbi bir işlem sırasında bir sorun olması durumunda, robot, programcı, üretici ve yanlış komut vermiş olabilecek sağlık personeli arasında sorumluluk dağılımının tartışılması gereklidir. Robotik cerrahi kavramında, sorumluluğu doğru bir şekilde belirlemek için malpraktis vakaları ile komplikasyonlar arasında ayrım yapmak oldukça önemlidir. Bu çalışmanın amacı, robotik cerrahi uygulamalar sonucunda oluşabilecek durumları alternatifleriyle birlikte incelemek ve hukuki analizini yapmaktır. Çalışmanın ilk bölümünde robotik cerrahiyle ilgisi olan kavramlar tarihsel gelişimiyle beraber açıklanmıştır. Açıklanan kavramlar hem hukuk hem sağlık hem de robotik ile ilgili kavramlardır. Bu kavramların açıklanmasındaki amaç konunun daha sağlıklı biçimde anlaşılabilmesidir. Çalışmanın ikinci bölümünde robotik cerrahi müdahaleden kaynaklanabilecek olumsuz sonuçlarda cezai sorumluluk meselesi incelenmiştir. Tıbbi bir müdahale sırasında bir sorun olması durumunda, sorumluluğun robot, programcı, üretici ve yanlış komut vermiş olabilecek sağlık personele mi ait olacağı mevzuat ve cezai ilkeler ışığında incelenmiştir. Suçun manevi unsuru olan kast ve taksir ışığında konu detaylandırılmış olup robotların ve yapay zekâ sistemlerinin cezalandırılabilirliği tartışılmıştır. Üçüncü bölümde robotik cerrahinin olumlu ve olumsuz yönleri açıklanarak robotik cerrahi müdahaleden kaynaklı cezai sorumluluğa ilişkin örnek uyuşmazlıklar ve öneriler incelenmiştir. Anahtar Kelimeler: Robotik cerrahi, Yapay zekâ, Taksir, Hukuka uygunluk, Cezai sorumluluk

Ahmet Karakaşoğlu
Akdeniz University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Kişisel verilerin korunması hukuku bağlamında sağlık bilimlerinde yapay zeka kullanımı

Teknoloji ve dijitalleşme çağında "yapay zeka" ve "kişisel verilerin korunması" kavramları sıkça gündeme gelmektedir. Yapay zekanın kullanıldığı en önemli alanlardan biri sağlıktır. Sağlık bilimlerinde yapay zeka uygulamalarının faaliyette bulunabilmesi için veri hukukunca yüksek koruma öngörülen kişisel sağlık verilerine ihtiyaç duyulmaktadır. Yapay zekanın kişisel sağlık verilerini hukuka aykırı işlemesi ile veri ihlalleri oluşabilmekte, bazı durumlarda hukuka uygun işlemeden söz edilebilse de algoritma sapması kaynaklı zararlar meydana gelebilmektedir. Bu tez ile sağlık bilimlerinde yapay zeka ile kişisel sağlık verilerinin işlenmesi halinde ortaya çıkabilecek sorunların belirlenmesi, bu sorunlara karşı başvurulabilecek önlemlerin incelenmesi ve kişisel sağlık verilerinin korunmaması durumunda yapay zekanın özel hukuk sorumluluğunun tespiti amaçlanmaktadır. Tezimizin birinci bölümünde, yapay zeka ve kişisel verilerin korunmasına dair genel kavramlar ve hukuki düzenlemeler üzerinde durulmaktadır. Tezimizin ikinci bölümünde, kişisel sağlık verilerinin işlenmesine ilişkin kurallar incelenip yapay zekanın kişisel sağlık verisi işlemesi, sonuçları ve oluşabilecek sorunlara dair önlemler üzerinde durulmaktadır. Tezimizin üçüncü bölümünde, kişisel sağlık verilerinin yapay zeka ile işlenmesi sonucunda oluşabilecek zararlara karşı başvurulabilecek hukuki yollar ile sorumluluk tespiti üzerinde durulmaktadır.

Elif Ilgın Özcan
Akdeniz University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Diş hekiminin hukuki sorumluluğu

Kişi ve toplum sağlığından bağımsız olarak düşünülemeyecek olan ağız, diş ve çene sağlığının tesisi ve korunmasında diş hekimliği müdahaleleri önemli bir yer tutar. Diğer tıbbi müdahale türlerinden ayrılarak müdahalenin yaş veya cinsiyet ayrımına tabi olmaması, herkesin hayatında en az bir kere başvurduğu tıbbi müdahale türü olması gözetildiğinde bu önem daha da artmaktadır. Diş hekimliği müdahaleleri, kişilerin fiziksel sağlıkları kadar kendilerini dış dünyaya sunuş şekillerinde de doğurduğu etkiyle, günümüzde her zamankinden daha fazla hukuki uyuşmazlık konusu yapılmaktadır. Bu uyuşmazlıkların çözümünde ise sağlık hukuku mevzuatı yetersiz kalmakta, çözümleri adeta doktrin görüşleriile yargı kararlarına terk edilmiş konuların başında diş hekimliği müdahalelerinin hukuki niteliği gelmektedir. Hukuka uygunlukları belirli şartları sağlamasına tabi olan diş hekimliği müdahaleleri, müdahalede bulunan diş hekimi ile hasta arasındaki ilişkinin özelliğine göre hukuki nitelemeler kazanır. Diş hekiminin mesleğini serbest olarak ya da kamu görevlisi sıfatıyla icra etmesine bağlı ayrım, taraflar arasındaki ilişkinin tabi olacağı hukuk kurallarının ve taraf yükümlülüklerinin belirlenmesinde rol oynar. Diş hekiminin, temelini hukuki nitelemelerden alan yükümlülükleri kadar, her türlü hukuki nitelemenin üzerinde konumlanarak diş hekimliği mesleğinin etik ilkelerinden ve diş hekimi ile hasta ilişkisinin özünden kaynaklanan yükümlülükleri de bulunmaktadır. Bu yükümlülüklerin ihlali, ihlal edilen norm ve değerlerin özelliğine göre diş hekiminin sorumluluğuyla sonuçlanır. Anahtar kelimeler: Diş hekimi, diş hekiminin hukuki sorumluluğu, diş hekimliği müdahaleleri, hukuki sorumluluk.

Tuğçe Tabaş
Akdeniz University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Türk idare hukukunda idarenin özel hastaneler üzerindeki denetim yetkisi ve sorumluluğu

Sağlık hizmetleri esas itibariyle bir kamu görevi olması sebebiyle idareye ait bir görevdir ve idarenin sorumluluğundadır. Ancak günümüzde sağlık hizmetlerinin özel tüzel veya gerçek kişilikler eliyle gördürülmesi yaygınlık kazanmıştır. İdarenin özel kişiliklerin her türlü faaliyetleri konusunda çeşitli kıstaslarla denetimi mevcut olmakla birliktex konu sağlık hizmetlerine geldiğinde hizmetin niteliğinin kamu hizmeti olması, bu hizmeti sağlayan özel kişiliklerin denetim ve sorumluluğunda daha özel kıstasları gerektirmektedir. Bu çalışmanın içeriğini de özel hastaneler eliyle verilecek sağlık hizmetlerinin idari denetimi ve özel hastanelerin hizmet faaliyetlerinden, sağlık hizmetlerinin asli yetkilisi olan özel hastaneleri bu hizmetlerde yetki sahibi yapan idarenin, idari sorumluluk boyutu oluşturacak; özel hastaneler söz konusu özel kıstaslar bakımından idari denetim ve idarenin sorumluluğu yönleriyle incelenecektir. Anahtar Kelimeler: Özel hastanelerin ayırıcı unsurları, ruhsata ve hizmete esas denetim, seviyelendirme denetimi, özel sağlık hizmetlerinin kamusal niteliği, idarenin sorumluluğu

DenetimHukuki sorumlulukSağlık hizmetleri+5
Gurur Ustali
Akdeniz University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

İlaç hukukunda tazminat sorumluluğu

İnsanları hastalıklardan korumak ve hasta olanları tedavi etmek amacıyla üretilmiş olan ilaçların, üretimden kullanılmasına ve sonuçlarına kadar geçen süreçte yapılan hatalar sonucunda insanlarda ilaç kullanmaktan kaynaklanan maddi ve manevi zararlarının tazmini amacıyla sorumluların kusurlu veya kusursuz olup olmadıklarının belirlenmesi ve kusurlu iseler, sorumluluk oranlarının tespiti, sorumluluk oranında bir tazminata nasıl hüküm verilmesi gerektiği ilaç hukukunda tazminat sorumluluğu olarak yerini almıştır. İlaç, Anayasa tarafından güvence altına alınan sağlık hakkı (madde 17-56) ile ilgili bir üründür. Ülkemizde bir ilaç yasası olmamasına karşın çeşitli yasa ve yönetmelikler ile genel düzenlemeler vardır. İlaç hukukunda tazminat sorumluluğuna sahip olan kişi ve kurumlar olarak karşımıza; ilaç üreticilerinin tazminat sorumluluğu, hekimlerin tazminat sorumluluğu, eczacıların tazminat sorumluluğu, klinik araştırmacıların tazminat sorumluğu, klinik araştırma etik kurullarının ile üyelerinin tazminat sorumluluğu ve idarenin tazminat sorumluğu başlıkları altında bu tez çalışması yapılmıştır.

EczacılarEtik kurullarHukuki sorumluluk+5
Mert Soylu
Akdeniz University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Sağlık hizmetlerinin görülmesinde irtikap suçu

Sağlık, başlı başına bir temel insan hakkı olduğu kadar diğer temel insan haklarının pek çoğuyla da doğrudan ilintili bir kavramdır. Devlet, insan haklarının korunması ve geliştirilmesinde asli sorumluluğa sahiptir. Devlet, bu sorumluluğunun gereklerini, mevzuat hükümleri ile belirlenmiş esas ve usuller doğrultusunda memurları eliyle ifa eder. Söz konusu sorumluluğun, yine mevzuat hükümleri çerçevesinde, memur olmayan ancak uğraşları gereği kamu görevlisi kabul edilen diğer kişilerce üstlenilmesi de mümkündür. İrtikap suçu, ancak kamu görevlileri tarafından işlenebilen özgü nitelikte bir suç olup, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun, Özel Hükümler başlıklı İkinci Kitabının, Millete ve Devlete Karşı Suçlar ve Son Hükümler başlıklı Dördüncü Kısmının, Kamu İdaresinin Güvenilirliğine ve İşleyişine Karşı Suçlar başlıklı Birinci Bölümünde 250. madde ile düzenlenmiştir. Bu düzenleme çerçevesinde, kamu görevlisinin, görevinden kaynaklanan nüfuzu ya da güveni kötüye kullanarak muhatap olduğu kişiyi, kendisine veya başkasına yarar sağlaması veya yarar vaadinde bulunması için icbar ya da ikna etmesi olarak tanımlanabilir. İki ana bölümden oluşan çalışmanın Birinci Bölümünde, irtikap suçunu genel olarak ve sağlık hizmetlerinin sunulması özelinde değerlendirebilmek üzere öncelikle sağlık kavramı, hizmetleri, kurumları ve çalışanları ile suç kavramı üzerinde durulmuştur. Sonra, irtikap suçu, kanuni düzenlemesinde yer alan kavramlara ilişkin açıklamalarla birlikte öğretide yer alan kimi görüşlere ve konunun özüne ilişkin yüksek mahkeme ilamlarına yer verilerek tüm unsurlarıyla, yoğunlukla sağlık hizmetlerinin görülmesi sırasında işlenmesi özelinde incelenmiş, ayrı başlıklar altında incelenmekte olan ilgili konuya vurgu niteliğinde farazi örnek olaylarla açıklanmaya çalışılmıştır. İkinci Bölümde ise yine öğretide yer alan kimi görüşlere ve konunun özüne ilişkin yüksek mahkeme ilamlarına yer verilerek irtikap suçunun özel görünüş biçimleri ile muhakeme usulü incelenmiş, ayrı başlıklar altında incelenmekte olan ilgili konuya dair vurgu niteliğinde farazi olaylarla suçun özel görünüş biçimleri, sağlık hizmetlerinin sunulması özelinde örneklendirilerek açıklanmaya çalışılmıştır. Çalışma, konuya dair genel bir değerlendirme yapılarak, öğreti ve uygulamada görüş birliği olmayan hususlara ilişkin görüşlerimizin derlendiği Sonuç Bölümü ile sonlandırılmıştır.

SağlıkSağlık hizmetleriSağlık personeli+2
Berfo Deniz Evren
Akdeniz University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

kadın hastalıkları ve doğum servislerinde yaşanan tıbbi hataların Sağlık Hukuku yönünden değerlendirilmesi

Bu çalışma, kadın hastalıkları ve doğum kliniklerindeki tıbbi müdahalelerintüm aşamalarında yapılan tıbbi uygulama hatalarının (malpraktis) incelenmesini içerir. Çalışmanın amacı kadın hastalıkları ve doğum alanında çalışan sağlık personelinin standardize tıbbi uygulamayı yapmaması durumunda oluşabilecek zararlara karşı bilgilenmelerini sağlamaktır. Mesleki bilgi ve beceri eksikliğinden kaynaklanan durumlara farkındalık sağlayarak çözümler bulmalarına yardımcı olmak ve hastaya tedavi verilmemesi ile oluşan zararlarda hukuki zorunluluklar açısından uyarmak, tıbbi hatalarda sağlık personelinden kaynaklanan hataları incelemektir. Ayrıca, çalışmada son iki yılda kadın hastalıkları ve doğum alanındaki Yargıtay Kararları da verilmiştir. Böylece bu alandaki dava konuları hakkında bilgi sahibi olunması sağlanmıştır. Birinci bölümde hasta ve hekimin hak ve yükümlülükleri ile tıbbi müdahale ve tıbbi uygulama hatasının tanımına yer verilmiştir. Ayrıca, tıbbi müdahale farklı yönlerden değerlendirilmiş, tıbbi uygulama hataları hukuksal açıdan incelenmiştir. İkinci bölümde kadın hastalıkları ve doğum kliniklerinde yaşanan tıbbi hatalar ile bu konuya ilişkin Yargıtay ve Danıştay Kararları değerlendirilmiştir.

Hasta haklarıJinekolojiSağlık hukuku+3
Ergün Sümer
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

kadın hastalıkları ve doğum servislerinde yaşanan tıbbi hataların Sağlık Hukuku yönünden değerlendirilmesi

Bu çalışma, kadın hastalıkları ve doğum kliniklerindeki tıbbi müdahalelerintüm aşamalarında yapılan tıbbi uygulama hatalarının (malpraktis) incelenmesini içerir. Çalışmanın amacı kadın hastalıkları ve doğum alanında çalışan sağlık personelinin standardize tıbbi uygulamayı yapmaması durumunda oluşabilecek zararlara karşı bilgilenmelerini sağlamaktır. Mesleki bilgi ve beceri eksikliğinden kaynaklanan durumlara farkındalık sağlayarak çözümler bulmalarına yardımcı olmak ve hastaya tedavi verilmemesi ile oluşan zararlarda hukuki zorunluluklar açısından uyarmak, tıbbi hatalarda sağlık personelinden kaynaklanan hataları incelemektir. Ayrıca, çalışmada son iki yılda kadın hastalıkları ve doğum alanındaki Yargıtay Kararları da verilmiştir. Böylece bu alandaki dava konuları hakkında bilgi sahibi olunması sağlanmıştır. Birinci bölümde hasta ve hekimin hak ve yükümlülükleri ile tıbbi müdahale ve tıbbi uygulama hatasının tanımına yer verilmiştir. Ayrıca, tıbbi müdahale farklı yönlerden değerlendirilmiş, tıbbi uygulama hataları hukuksal açıdan incelenmiştir. İkinci bölümde kadın hastalıkları ve doğum kliniklerinde yaşanan tıbbi hatalar ile bu konuya ilişkin Yargıtay ve Danıştay Kararları değerlendirilmiştir.

Hasta haklarıJinekolojiSağlık hukuku+3
Ergün Sümer
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Defansif tıp unsuru olarak tıbbi malpraktis

Geçmişi yüzyıllar öncesine dayanan tıbbi malpraktis, günümüzde sağlık hukukunun başat konularından biri hâline gelmiştir. İlk aşamada, hastasına tıbbi müdahalede bulunurken hata yapan hekimi çağrıştırıyor olsa da tıbbi malpraktisi sadece hekim hasta ilişkisine indirgemek fazla basitleştirmek olacaktır. Çünkü tıbbi malpraktis, esas itibariyle tıp biliminin yanı sıra bir taraftan sigortacılık sektörünü diğer taraftan bilirkişilik müessesesini ama daha da önemlisi hem ceza hem de özel hukuk uygulamalarını ilgilendiren geniş yelpazede irdelenmesi gereken bir konudur. Nitekim çalışmada bu konulara ayrı ayrı değinilmiş; böylece kavramın bir bütün olarak algılanabilmesi hedeflenmiştir. Tıbbi malpraktis, son derece teknik ve spesifik bir konu olduğundan sosyo-kültürel olarak anlaşılması ve tam olarak bilinir hâle gelmesi kolay olmamaktadır. Öyle ki bireylerden de öte, hekimler ve hukukçular bile çoğu zaman farklı açılardan yaklaşmakta, tıbbi malpraktisin ne olduğu, nasıl ve ne şekilde meydana geldiği hususlarında kesin olarak ortak noktada buluşulamamaktadır. Bahsedilen ortak noktaya ulaşabilmenin önemli kaynakları arasında yüksek mahkeme kararları, adli tıp ve üniversitelerden alınan bilirkişi görüşleri ile akademik yayınlar sayılabilir. Çalışmada bu kaynaklarla ilgili örnekler verilerek bakış açılarındaki farklılıklar sergilenmiştir. Ayrıca tıbbi malpraktisle ilgili olarak Türkiye'deki ve dünyadaki veriler de analiz edilerek sunulmuş; bu şekilde kavramın yaygınlığı ve maddi boyutları hakkında bilgi verilmiştir. Tıbbi malpraktis riskinden kaçınmaya yönelik olarak hekim uygulamalarına da değinilen çalışmada, bu hususun orta ve uzun vadede neden olabileceği toplumsal ve mesleki sorunlara dikkat çekilmiştir. Hekimlerin defansif tıp uygulamalarına yönelerek korunmaya çalıştıkları tıbbi malpraktis kavramına akademik olarak katkı sağlanmasının amaçlandığı bu çalışmada, gelecekte de yerini ve önemini koruyacağı düşünülen bu kavramların yönetilmesine yönelik olarak sadece hukuk veya sadece tıp penceresinden bakılmasının yeterli olmadığı sonucuna ulaşılmaya çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Tıbbi malpraktis, tıbbi müdahale, hekimin sorumlulukları, aydınlatılmış onam, komplikasyon, defansif tıp.

Defansif tıpDoktorlarHukuki sorumluluk+2
Hüseyin Cem Barlıoğlu
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Defansif tıp unsuru olarak tıbbi malpraktis

Geçmişi yüzyıllar öncesine dayanan tıbbi malpraktis, günümüzde sağlık hukukunun başat konularından biri hâline gelmiştir. İlk aşamada, hastasına tıbbi müdahalede bulunurken hata yapan hekimi çağrıştırıyor olsa da tıbbi malpraktisi sadece hekim hasta ilişkisine indirgemek fazla basitleştirmek olacaktır. Çünkü tıbbi malpraktis, esas itibariyle tıp biliminin yanı sıra bir taraftan sigortacılık sektörünü diğer taraftan bilirkişilik müessesesini ama daha da önemlisi hem ceza hem de özel hukuk uygulamalarını ilgilendiren geniş yelpazede irdelenmesi gereken bir konudur. Nitekim çalışmada bu konulara ayrı ayrı değinilmiş; böylece kavramın bir bütün olarak algılanabilmesi hedeflenmiştir. Tıbbi malpraktis, son derece teknik ve spesifik bir konu olduğundan sosyo-kültürel olarak anlaşılması ve tam olarak bilinir hâle gelmesi kolay olmamaktadır. Öyle ki bireylerden de öte, hekimler ve hukukçular bile çoğu zaman farklı açılardan yaklaşmakta, tıbbi malpraktisin ne olduğu, nasıl ve ne şekilde meydana geldiği hususlarında kesin olarak ortak noktada buluşulamamaktadır. Bahsedilen ortak noktaya ulaşabilmenin önemli kaynakları arasında yüksek mahkeme kararları, adli tıp ve üniversitelerden alınan bilirkişi görüşleri ile akademik yayınlar sayılabilir. Çalışmada bu kaynaklarla ilgili örnekler verilerek bakış açılarındaki farklılıklar sergilenmiştir. Ayrıca tıbbi malpraktisle ilgili olarak Türkiye'deki ve dünyadaki veriler de analiz edilerek sunulmuş; bu şekilde kavramın yaygınlığı ve maddi boyutları hakkında bilgi verilmiştir. Tıbbi malpraktis riskinden kaçınmaya yönelik olarak hekim uygulamalarına da değinilen çalışmada, bu hususun orta ve uzun vadede neden olabileceği toplumsal ve mesleki sorunlara dikkat çekilmiştir. Hekimlerin defansif tıp uygulamalarına yönelerek korunmaya çalıştıkları tıbbi malpraktis kavramına akademik olarak katkı sağlanmasının amaçlandığı bu çalışmada, gelecekte de yerini ve önemini koruyacağı düşünülen bu kavramların yönetilmesine yönelik olarak sadece hukuk veya sadece tıp penceresinden bakılmasının yeterli olmadığı sonucuna ulaşılmaya çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Tıbbi malpraktis, tıbbi müdahale, hekimin sorumlulukları, aydınlatılmış onam, komplikasyon, defansif tıp.

Defansif tıpDoktorlarHukuki sorumluluk+2
Hüseyin Cem Barlıoğlu
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Acil servislerde hasta hakları ve Mersin ili örneği

Sağlık, insanların en doğal ve ömrü boyunca vazgeçemeyeceği haklardan biridir. İnsan haklarının önemli bir parçasını oluşturan ve kaynağını insan haklarından alan hasta hakları ise bu hakları korumak üzere düzenlenmiştir. Hasta hakları sadece hasta bireyleri değil aynı zamanda sağlıklı tüm bireylerin ve özellikle de sağlık hizmeti sunanların birlikte bilmesi, koruması ve sahip çıkması gereken bir haktır. Hasta hakları kavramı insan hayatı açısından bu kadar önemli iken ne yazık ki multidisipliner sağlık ve hukuk alanında) bir yaklaşımla ele alınıp incelenmesi son yıllarda başlamıştır. Bu çalışmanın ilk üç bölümünde multidisipliner bir yaklaşım çerçevesinde genel olarak sağlık, sağlık hizmetleri, acil sağlık hizmetleri, acil servis, hak ve hasta hakkı kavramlarına değinilmiş tir. Son bölüm de ise Mersin İli Kamu Hastaneleri (Mersin Devlet Hastanesi, Toros Devlet Hastanesi, Erdemli Devlet Hastanesi ve Tarsus Devlet Hastanesi) acil servislerinde 01.12.2015 ve 31.12.2015 tarihleri arasında acil sağlık hizmeti alan hastaların ülkemizde hasta haklarına ilişkin mevzuat temelinde bazı hasta hakları uygulamalarının kullanım düzeyinin belirlenmesi ve bu uygulamalar konusunda bilgi düzeylerinin araştırılması amaçlanmıştır. Tanımlayıcı tipteki bu araştırmada, 190 hastaya 46 sorudan oluşan anket formu uygulanmıştır. Anket formu araştırmacı tarafından tek tek hastalarla görüşülerek doldurulmuştur. Elde edilen veriler ise SPSS 15.0 istatistik programında çözümlenmiş olup bulgular, yüzdelik dağılım, çapraz tablo ve ki kare testleri ile değerlendirilmiştir. Bu çalışmanın en önemli sonucu hastaların hasta hakları konusunda yeterli bilgiye sahip olmadığı sonucudur. Bu sonuç doğrultusunda hastaların hasta hakları konusunda daha fazla bilgilendirilme ihtiyaçlarının olduğu görülmüş ve haklarını talep etmede desteklenmeleri gerektiği ortaya çıkmıştır. Ayrıca elde edilen bulgular sonucunda hasta haklarından daha etkin yararlanabilmeleri için bir takım öneriler sunulmuştur.

Acil servisDevlet hastaneleriHasta hakları+2
Songül Kaya
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Tıp etiği bağlamında defansif tıp uygulamaları

Varoluş nedeni insan ve yaşam olan tıp bilimi; güçlü karşısında zayıfı koruma anlayışına dayanan hukukla; değerler, ödev, fayda gibi kavramları inceleyip doğruyu bulmayı amaç edinen felsefe ile yakın ilişkilidir. Tıp etiği sağlık alanında pratik ve bilimsel çalışmaların etik yönden değerlendirilmesi ve etik ikilemlerin çözümlenmesini sağlar. Zarar vermeme, yararlılık, adalet ve özerklik temel tıp etiği ilkeleri olmakla birlikte Kant'ın ödev, Mill'in ise faydacılık yaklaşımı günümüz sağlık sisteminde etkin bir yere sahiptir. Sağlık hakkı yaşam hakkıyla iç içe geçtiği için evrensel hukuk mevzuatları temel alınarak anayasal güvence sağlanmaya çalışılmış ve bu düzlemde iç hukukumuzda hukuki düzenlemeler yapılmıştır. Hekimler yükümlülüklerini yerine getirmedikleri taktirde hukuki yaptırımlarla karşılaşmaktadırlar. Bu hukuki yaptırımları uygularken davanın konusunun malpraktis ya da komplikasyon olarak tanımlanması çerçevesinde yaşanan kargaşa davanın sonucunu değiştirmektedir. Özellikle 2005 yılında Türk Ceza Kanunu'un ağırlaştırılması hekimler üzerinde baskı kurmaktadır. Hekimin olağan hekimlik davranışından sapması anlamına gelen defansif tıp uygulamalarına , TCK'nın ağırlaştırılmasının yanı sıra sağlık hizmetlerinin özelleşmesi, Tam Gün Yasası ve Performansa Dayalı Ek Ödeme Sistemi, Mesleki Sorumluluk Sigortası, Tıp fakültelerinde verilen eğitimin yetersizliği, hekimlik anlayışının değişmesi gibi faktörler yöneltmektedir.

Defansif tıpEtikMesleki sorumluluk+6
Neslihan Zekiye Akkanat
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Tıp etiği bağlamında defansif tıp uygulamaları

Varoluş nedeni insan ve yaşam olan tıp bilimi; güçlü karşısında zayıfı koruma anlayışına dayanan hukukla; değerler, ödev, fayda gibi kavramları inceleyip doğruyu bulmayı amaç edinen felsefe ile yakın ilişkilidir. Tıp etiği sağlık alanında pratik ve bilimsel çalışmaların etik yönden değerlendirilmesi ve etik ikilemlerin çözümlenmesini sağlar. Zarar vermeme, yararlılık, adalet ve özerklik temel tıp etiği ilkeleri olmakla birlikte Kant'ın ödev, Mill'in ise faydacılık yaklaşımı günümüz sağlık sisteminde etkin bir yere sahiptir. Sağlık hakkı yaşam hakkıyla iç içe geçtiği için evrensel hukuk mevzuatları temel alınarak anayasal güvence sağlanmaya çalışılmış ve bu düzlemde iç hukukumuzda hukuki düzenlemeler yapılmıştır. Hekimler yükümlülüklerini yerine getirmedikleri taktirde hukuki yaptırımlarla karşılaşmaktadırlar. Bu hukuki yaptırımları uygularken davanın konusunun malpraktis ya da komplikasyon olarak tanımlanması çerçevesinde yaşanan kargaşa davanın sonucunu değiştirmektedir. Özellikle 2005 yılında Türk Ceza Kanunu'un ağırlaştırılması hekimler üzerinde baskı kurmaktadır. Hekimin olağan hekimlik davranışından sapması anlamına gelen defansif tıp uygulamalarına , TCK'nın ağırlaştırılmasının yanı sıra sağlık hizmetlerinin özelleşmesi, Tam Gün Yasası ve Performansa Dayalı Ek Ödeme Sistemi, Mesleki Sorumluluk Sigortası, Tıp fakültelerinde verilen eğitimin yetersizliği, hekimlik anlayışının değişmesi gibi faktörler yöneltmektedir.

Defansif tıpEtikMesleki sorumluluk+6
Neslihan Zekiye Akkanat
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Yenidoğan yoğun bakım ünitelerinde yaşanan mediko-legal sorunlar ve çözüm önerileri

Anne karnındaki gelişimini tamamlamadan dünyaya gelen bebekler önlenemez birtakım sorunlarla karşı karşıya kalmaktadırlar. Sağlık açısından daha fazla risk ve daha fazla bakıma ihtiyaç duyan prematüre bebekler geri kalan gelişim sürelerini tamamlamak için Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitelerine ihtiyaç duyarlar. Önlenemez bu sorunların yanı sıra; kaliteli bir hizmet sunumu ile insan kaynaklı tutum ve davranışların değişimi sonucu önlenebilir sorunlar, prematüre bebeklerin hayata tutunmaları açısından önemlidir.Prematüre bebek bakımının; emek, sabır, dikkat ve özen gerektiren bir süreç olduğu unutulmamalıdır. Anahtar Kelimeler: Prematüre Bebek, Yenidoğan Yoğun Bakım.

Bebek-prematürBebek-yenidoğmuşYoğun bakım üniteleri
Songül Akın
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Birinci basamak sağlık hizmetlerinde ebe- hemşirelik uygulamaları ve hukuki sorunlar

Birinci basamak sağlık hizmetleri; kişiye ve çevreye yönelik ilk kademede teşhis, tedavi ve rehabilitasyon hizmetlerinin bir arada verildiği, kişilerin hizmete kolayca ulaşabildikleri sağlığın teşvikini, etkin ve yaygın sağlık hizmet sunumunu içermektedir.Türkiye'de birinci basamak sağlık hizmetleri Aile Sağlığı Merkezleri, Toplum Sağlığı Merkezleri, 112 Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonları ve Entegre İlçe Devlet Hastaneleri tarafından sunulmaktadır. Bu kurumlarda görev alan ebe ve hemşireler Sağlık Bakanlığının belirlemiş olduğu usul ve esaslar çerçevesinde sağlığı geliştirici ve koruyucu hizmetler ile ana çocuk sağlığı hizmetleri, üreme sağlığı hizmetleri, gebe ve bebek izlemleri, aşılama, bulaşıcı hastalıklardan korunma, yeni doğan tarama programı gibi birçok hizmetin yürütülmesinde görev almaktadır.Bu çalışmada ebe ve hemşirelerin görev ve sorumluluklarını yerine getirirken karşılaşabilecekleri hukuki sorunları ve çözüm yollarını değerlendirmeye çalıştık. Anahtar Kelimeler: Birinci Basamak Sağlık Hizmetleri, Ebelik, Hemşirelik, Hukuki Problemler

Ebe hemşirelerEbelerHemşireler+1
Şükran Abeş
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00