Gaziantep University
Discipline

Solunum Biyolojisi Anabilim Dalı

Gaziantep University

2

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

2 Theses
Master'sOpen AccessTR

Trakeal darlıklarda uygulanan stentlerin trakeobronşiyal epiteliyle kaplanması

Hava yolunun darlığı, trakeanın kıkırdak yapısı, kendisine ait vasküler yapısının olmaması, difüzyonla beslenmesi, histolojik olarak dejenerasyona çok müsait olması, uygulanan stentin trakeotomi ve endotrakeal kavitasyonlar sorunları, sekresyon stazı ve kurut oluşumu gibi sorunlar hava yolunda tıkanma oluşmasına zemin hazırlar. Trakeal darlıklarda uygulanan stentler, çoğunlukla hava yolu obstrüksiyonunun neden olduğu semptomların palyatif olarak giderilmesinde kullanılır. Stentlerin hava yollarının açık kalmasını sağlaması avantajlarının yanı sıra büyük dezavantajları vardır. Mukosiliyer transport olmadığından sekresyonlar birikir, atılamaz ve mukus tıkaçları oluşarak mukus tıkanması ile karşılaşılır. Bu eksiklikten yola çıkarak çalışmamızda nitinol stentin üzerini, hastadan alınan bronş epitel hücreleriyle kaplayarak hava yolu stentindeki mevcut engelleri; mukosiliyer klirensi düzeltmek, granülasyon doku oluşumu engellemek, mukus tıkanmasının önüne geçmek, migrasyon davranışını kontrol altına alarak birçok komplikasyonu aşmayı hedefledik. Çalışmada hastanın bronş epitel dokusu, çalışma grubu için nitinol stent üzerine kontrol grubu için ise petri kaplarında kültür edilmiştir. 5,10,15. günlerinde silya ölçümleri alınmıştır. 20.günün sonunda prolifere olan hücre sayıları sayılarak karşılaştırma yapılmıştır. Aynı zamanda nitinol stent üzerinde dokudan kültür edilen hücreler patoloji laboratuvarı tarafından gözlemsel ve sitopatolojik analiz yapılarak, epitel hücrelerin ve silyaların varlığına bakılmıştır. İstatiksel analizlere göre nitinol stentte kontrol grubuna kıyasla silya titreşim frekansları daha düşük çıkmıştır. Ayrıca nitinol stentlerin yüzey alanları kontrol grubu petrilerine göre daha küçük olduğundan yüzey alanına düşen hücre sayıları daha yüksek bulunmuştur. Bu sonuçlara baktığımızda nitinol stente hastanın kendi silyalı epitel hücreleri kültür edildiğinde mukosilyer aktivitesi sağlanarak mukus sekresyonları daha kolay atılacak, stent içi mukus tıkanmasının, sekresyon birikmesinin ve stent komplikasyonlarının önüne geçilebilmiş olunacaktır. Anahtar Kelimeler: Nitinol Stent, Primer Bronş Epitel Kültürü, Trakea Stenozu

Ebru Sağlam
Gaziantep University · Institute of Health Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Amniyon sıvısı kaynaklı eksozomların primer akciğer kanser hücreleri üzerine etkisinin araştırılması

Akciğer kanseri dünyada kanserden ölümlerin en yaygın sebebidir. Akciğer kanserinin tedavi yöntemleri olan cerrahi, kemoterapi, radyoterapiye rağmen beş yıllık sağkalım oranları düşüktür. Son yıllarda popüler olan immünoterapi yöntemleri kanser tedavilerinde umut vadetmektedir. Eksozomlar, hücreler tarafından çeşitli fizyolojik ve patolojik uyarılara yanıt olarak salınan, endozom kökenli küçük veziküllerdir. Son yıllarda yapılan çalışmalar, eksozomların tümör mikroçevresinde immünmodülatör etkilere sahip olduğunu ve bazı kanser türlerinde immünterapötik ajan olarak kullanılabileceğini göstermektedir. Bu çalışmada, primer Küçük Hücre Dışı Akciğer Kanseri (KHDAK) hücreleri ile primer bronş hücre gruplarına amniyon sıvısı kaynaklı eksozom uygulanarak etkileri in vitro ortamda araştırıldı. Amniyon sıvısı kaynaklı eksozomların karakterizasyonu Bikinkoninik Asit (BCA), Nanopartikül İzleme Analizi (NTA) ve Transmisyon Elektron Mikroskobu (TEM) ile yapılarak primer akciğer hücrelerine amniyon sıvısı kaynaklı eksozom uygulandı. MTT yöntemi ile primer akciğer hücreleri üzerindeki etkin doz belirlendi ve migrasyon testi, apoptotik etkileri, hücre döngüsü testi ve immünositokimya (ICC) ile Bax, Bcl-2, Ki-67, Kaspaz-3 ve Kaspaz-9 proteinlerinin ekspresyon düzeyleri analiz edildi. Amniyon sıvısı kaynaklı eksozomların tümör hücre canlılığını doza ve zamana bağımlı olarak azalttığı, bronş hücre canlılığını arttırdığı görüldü. Annexin V apoptoz testinde eksozomların tümör hücrelerini erken apoptoza neden olduğu, bronş hücre sayısında artışa sebep olduğu görüldü. Ayrıca tümör hücrelerinde Bax, Kaspaz-3 ve Kaspaz-9 apoptoz belirteçlerinde artış görülürken antiapoptotik olan Bcl-2 ve proliferasyon belirteci olan Ki-67'de ise düşüş gözlendi. Bronş hücrelerinde ise Kaspaz-3 ve Kaspaz-9'da değişiklik görülmezken Bcl-2 ve Ki-67'de artış görüldü ve Bax'da azalış görüldü. Elde edilen veriler, amniyon sıvısı kaynaklı eksozomların akciğer kanserinde seçici ve biyouyumlu bir antitümör etki oluşturabileceğini, aynı zamanda sağlıklı hücreler üzerinde koruyucu ve proliferatif etkisini desteklemektedir.

Akciğer neoplazmlarıAmniotik sıvıEksozomlar+3
Semih Güler
Gaziantep University · Institute of Health Sciences
2025
00