1,727
Archived Theses
6
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Discipline
Animasyonların çocuğun epistemolojik gelişimine etkisi
Bu araştırmanın amacı; animasyon filmlerinde geçen bilgi türlerinin ortaokul 6. sınıf öğrencilerinin bilgi türlerini öğrenme becerilerine etkisini incelemektir. Bu amaç doğrultusunda 2019-2020 eğitim-öğretim yılında Gaziantep ilinin Oğuzeli ilçesinde bulunan ve tam gün eğitim veren bir devlet ortaokulunun 6. sınıfında öğrenim gören 70 öğrenciyle yapılan araştırma karma yöntem yaklaşımlarından iç içe gömülü desene göre modellenmiştir. Araştırmaya katılan öğrencilerin 24'ü animasyon filmlerinin izletildiği deney grubunda, 23'ü çocuk filmlerinin izletildiği plasebo grubunda, 23'ü ise Türkçe derslerinin müdahalesiz işlendiği kontrol grubunda bulunmaktadır. Araştırmada nicel verilerin yanında öğrenci ve araştırmacı deneyimlerine ilişkin nitel veriler de toplanmıştır. Bu araştırmada deneysel müdahale sürecine nitel veriler dâhil edilmiştir. Çalışmanın nicel boyutu ön test, son test, kalıcılık; deney, kontrol ve plasebo gruplu 3x3'lük yarı deneysel desene göre, nitel boyutu ise durum çalışmasına göre desenlemiştir. Araştırmanın nicel verileri, araştırmacı tarafından geliştirilen Bilgi Türleri Ölçme Aracı ile nitel verileri ise Bilgi Cümlelerini Bilgi Türlerine Göre Değerlendirme Formu, Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formu, Öğrenci ve Araştırmacı Günlüğü ile toplanmıştır. Deneysel işlem süreci ön test ve son testlerin uygulanmasıyla birlikte 12 hafta sürmüştür. Araştırmada deneysel işlemin bitimi ile son test uygulamasını takip eden 6. haftada kalıcılık testi uygulanmış ve ölçümleri alınmıştır. Tüm ölçme uygulamaları üç gruba da eş zamanlı bir şekilde uygulanmıştır. Araştırmada nicel verilerin analizi SPSS 23.0 programı ile yapılmış, nitel verilerin analizinde ise içerik ve doküman analizi teknikleri kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre, animasyon filmi izleyen öğrencilerin ön test ve son test puanları arasında son test lehine anlamlı bir farklılık olduğu belirlenmiştir. Deney, kontrol ve plasebo gruplarının son testlerinde deney grubu lehine anlamlı bir fark olduğu tespit edilmiştir. Deney grubunun son test ve kalıcılık testi arasında anlamlı bir fark olmadığı belirlenmiştir. İstatistiksel açıdan animasyon filmlerinin 6. sınıf öğrencilerinin bilgi türlerini öğrenmeleri konusunda anlamlı ve kalıcı bir etkisinin olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca deney grubundaki öğrencilerden uygulama sırasında öğrenci günlükleri ve sonrasında da görüşmeler yoluyla toplanan verilerden animasyon filmlerinin bilgi türlerini eğlenceli ve kalıcı bir şekilde öğretebildiği sonucuna ulaşılmıştır.
Dil bilgisi öğretiminde VARK Öğrenme Modelinin başarı, tutum ve kalıcı öğrenmeye etkisi
Bu araştırmanın amacı; VARK Öğrenme Modeline dayalı dil bilgisi öğretiminin ortaokul 6. sınıf öğrencilerinin akademik başarılarına, dil bilgisine karşı tutumlarına ve kalıcı öğrenme düzeylerine etkisini belirlemektir. Araştırmanın amacına uygun olarak "ön test-son test kontrol gruplu yarı deneysel desen" kullanılmıştır. Çalışmanın uygulama grubunu; 2019-2020 eğitim-öğretim yılı güz yarıyılında Hatay il merkezinde bulunan, Millî Eğitim Bakanlığına bağlı bir devlet okulunun iki farklı 6. sınıf şubesinde öğrenim gören öğrenciler (n=57) oluşturmaktadır. Şubeler; biri deney grubu (n=27), diğeri kontrol grubu (n=30) olmak üzere seçkisiz (yansız) atama yöntemiyle belirlenmiştir. Araştırmanın deneysel uygulaması; Türkçe dersinde işlenen hâl eki, iyelik eki, isim ve sıfat konuları üzerinde gerçekleştirilmiştir. Bu konular, deney grubunda VARK Öğrenme Modeline dayalı öğretim etkinlikleriyle; kontrol grubunda ise Türkçe ders kitaplarında yer alan öğretim etkinlikleriyle işlenmiştir. Toplam 11 hafta süren uygulamada veri toplama aracı olarak "Öğrenci Bilgi Formu", "Türkçe Dil Bilgisi Tutum Ölçeği", "Türkçe Dil Bilgisi Başarı Testi" ve "Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formu" kullanılmıştır. Veri toplama araçlarıyla elde edilen veriler, SPSS paket programı ile analiz edilmiştir. Nicel verilerin analizinde frekans, aritmetik ortalama, standart sapma, bağımsız gruplar için t testi, bağımlı gruplar için t testi, tekrarlı ölçümler için tek yönlü varyans analizi, karışık veya tekrarlı ölçümler için iki yönlü varyans analizi (ANOVA) gibi teknikler kullanılmıştır. Nitel verilerde ise deney grubu öğrencilerinin görüşme formuna verdikleri yanıtlar; frekans ve yüzde hesaplamaları kullanılarak içerik analizi yöntemiyle değerlendirilmiştir. Araştırmanın sonucunda grup içi ön test ve son test başarı puanı ortalamaları karşılaştırıldığında hem deney grubunda hem de kontrol grubunda akademik başarının arttığı ve son test lehine anlamlı bir farklılığın çıktığı tespit edilmiştir. Araştırma için esas öneme sahip olan gruplar arası son test başarı puanı ortalamaları karşılaştırıldığında ise deney grubunun lehine anlamlı bir farklılığın çıktığı belirlenmiştir. Yine grup içi ön test ve son test tutum puanı ortalamaları karşılaştırıldığında deney grubunun tutum puanlarında son test lehine anlamlı bir farklılık çıkmasına rağmen kontrol grubunun tutum puanları arasında anlamlı bir farklılık görülmemiştir. Gruplar arası son test tutum puanı ortalamaları karşılaştırıldığında ise deney grubunun lehine anlamlı bir farklılığın çıktığı belirlenmiştir. Deney ve kontrol gruplarının grup içi ön test, son test ve kalıcılık testi puan ortalamaları karşılaştırıldığında her iki grupta da bilgilerin kalıcılığını sağlamada anlamlı bir farklılık görülürken gruplar arası ön test, son test ve kalıcılık testi puan ortalamaları karşılaştırıldığında ise sonuçların deney grubunun lehine olduğu tespit edilmiştir. Buradan hareketle VARK Öğrenme Modeline dayalı uygulamaların Türkçe ders kitaplarına dayalı uygulamalara göre başarıyı artırmada, olumlu tutum sergilemede ve bilgilerin kalıcılığını sağlamada daha etkili olduğu görülmüştür. VARK Öğrenme Modelinin uygulandığı deney grubu öğrencileriyle yapılan görüşmeler sonucunda öğrencilerin dersin işlenişini eğlenceli bulması, etkinliklerin akılda kalıcı olması ve ilgi çekici olması, dil bilgisi konularının daha iyi anlaşılması gibi görüşler bildirdiği belirlenmiştir. Genel değerlendirmeler doğrultusunda dil bilgisi öğretiminde VARK Öğrenme Modeline dayalı öğretim uygulamalarından yararlanılabileceği ve bu uygulamaların Türkçe ders kitaplarına yansıtılabileceği önerilmiştir.
Çocuk edebiyatında değer aktarımı
Bu araştırmanın amacı, çocuk kitaplarındaki değer aktarım ögelerinin belirlenmesi ve incelenmesidir. Çocuklara aktarılmak istenen ya da kasıtlı olmadan aktarılan ahlâk değerlerinin neler olduğuna, bunların ne sıklık ve miktarda yer aldığına dair incelemeler yaparak bu kitapların değerler eğitimi açısından etkililiğini belirlemek amaçlanmaktadır. Bu amaçla Balıkesir, Sivas, Kilis ve Konya illerinden seçilen 10 ortaokuldan kitaplık listeleri alınmıştır. Bunlar içerisinde ortak olarak bulunan kitaplardan 25 yerli, 25 yabancı eser incelenmek üzere seçilmiştir. Ayrıca söz konusu kitaplar ve değerler eğitimi hakkında, Türkçe öğretmenlerinin görüşlerinden de faydalanılmak istenmiştir. Bunun için Balıkesir ilinde görev yapan 22 Türkçe öğretmeni ile görüşmeler yapılmıştır. Araştırmanın ilk boyutunda ortaokullarda okutulan çocuk kitaplarının değer aktarımı yönünden özelliklerini incelemek üzere tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın ikinci boyutunu oluşturan Türkçe öğretmenlerinin değerler eğitimi konusundaki görüşlerini belirlemek amacıyla olgubilim (fenomenoloji) modeli tercih edilmiştir. Eserlerin incelenmesi sırasında araştırmacı tarafından geliştirilen "Değer Aktarımı Değerlendirme Formu" kullanılmıştır. Formun geliştirilmesinde 2019 Türkçe Dersi Öğretim Programında yer alan kök değerler (adalet, dostluk, dürüstlük, öz denetim, sabır, saygı, sevgi, sorumluluk, vatanseverlik, yardımseverlik) dikkate alınmıştır. Türkçe öğretmenlerinin görüşlerinin elde edilmesi içinse yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Eserler içerisinde hangi değer ifadesinin hangi sayfada olduğu not edilmiş ve bulgularda paylaşılmıştır. Elde edilen sonuçlara göre incelenen yerli ve yabancı eserlerde en sık geçen değerin sevgi, en az sıklıktaki değerin ise adalet olduğu belirlenmiştir. Yerli ve çeviri eserler arasında vatanseverlik ve saygı değerleri açısından farklar tespit edilmiş, diğer değerler açısından ise birbirlerine yakın özelliklerde oldukları sonucuna ulaşılmıştır. Yerli eserlerin saygı ve vatanseverlik değerlerine yabancı eserlere göre daha fazla yer verdiği belirlenmiştir. Yapılan görüşmelerden elde edilen bulgulara göre, öğretmenlerin değerler eğitiminde çocuk kitaplarının önemine inandıkları, kitaplıklara kitap seçerken bunu da göz önünde bulundurdukları sonucuna ulaşılmıştır.
Ortaokul Türkçe ders kitaplarının sinektik tekniği açısından incelenmesi
Bu çalışmanın amacı ortaokul düzeyi için hazırlanan (5. - 8. Sınıflar) Türkçe ders kitaplarındaki metinleri yaratıcı düşünme tekniklerinden birisi olan sinektik tekniği açısından değerlendirmektir. Araştırmanın veri setini 2005-2006 eğitim öğretim yılından itibaren 2018-2019 eğitim öğretim yılına kadar okutulan ortaokul (5, 6, 7, 8. Sınıf) Türkçe ders kitapları oluşturmaktadır. Bu kitaplar içinden araştırmacı tarafından ulaşılabilen toplam 20 ders kitabı veri seti olarak belirlenmiştir. Çalışmada nitel araştırma yöntemlerinden doküman incelemesi kullanılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak "Türkçe Ders Kitaplarına Yönelik Sinektik Uygulamaları Formu" kullanılmıştır. Araştırmada ulaşılan verilerin analiz edilmesi amacıyla nitel veri analizi tekniklerinden içerik analizine başvurulmuştur. Yapılan inceleme sonucunda incelenen Türkçe ders kitaplarında toplam 320 sinektik uygulama örneği tespit edilmiştir. Tespit edilen 320 sinektik örneğinden en fazla 120 (f) ve % 37,25 orana sahip olan doğrudan analoji örneklerine rastlanmıştır. İkinci sırada 68 (f) ve % 21,25 orana sahip fantezi analoji örnekleri bulunmaktadır. Bu sinektik örneklerini 57 (f) ve % 17,81 oran ile bastırılmış çatışma izlemektedir. Daha sonra 51 (f) ve % 15,93 oranla dolaysız analojiler gelmektedir. Ders kitaplarında en az orana sahip olan analoji türü ise 24 (f) ve % 7,5 orana sahip kişisel analoji örnekleridir. Araştırma sonucunda Türkçe ders kitabındaki metinlerin sinektik uygulama örneklerine göre ve bu sinektik örneklerinin metin türlerine göre dengeli bir dağılım göstermediği tespit edilmiştir. Buna göre ders kitaplarında sinektik örneklerinden en fazla doğrudan analojiye, en az kişisel analojiye rastlanmıştır. Sinektik örneklerinin en fazla yer aldığı metin türü ise şiir olarak belirlenmiştir.
Sosyal bilgiler ortaokul 8. sınıf öğrencilerinin aile birliğine önem verme değerinin metaforlar yoluyla incelenmesi
Aile; günümüz toplumunda çekirdek aile olarak ortaya çıkan tanıma istinaden kan yoluyla akrabalık kurulan baba, anne ve çocuklardan oluşan toplumun en küçük kurumdur. Bireylerin eğitiminin ilk başladığı yer olan aile kurumu çocukların doğruyu yanlışı öğrendiği ilk yerdir aynı zamanda toplumumuzu ayakta tutan kök değerlerimizin ilk öğrendiği yer aile birliğidir. İnsanların sosyal hayatta birbirine karşı davranışı, yaklaşımı bireyleri etkilemektedir. Çocuğun gelişimini de birçok faktör etkilemektedir. Aile içinde birbirimize olan tutumumuz çocuğun mizacını şekillendirmektedir: Aile içinde bireylerin birbirine karşı etkili iletişimi, hoşgörülü ve anlayışlı olması aile birliğinin temellerini atmaktadır. Bu çalışmada Sosyal Bilgiler ortaokul sekizinci sınıf öğrencilerinin "Aile birliğine önem verme değerine" yönelik tutumlarının metaforlar yoluyla belirlenmesi istenmektedir. Araştırmanın katılımcıları 2019-2020 eğitim-öğretim yılı içerisinde Ankara ilinde öğrenim gören Sosyal Bilgiler ortaokul sekizinci sınıf öğrencilerdir. Araştırma 447 Sosyal Bilgiler ortaokul sekizinci sınıf öğrencisiyle gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın verileri tüm anket formlarında bulunan "Aile Birliği….…gibidir, çünkü…" ifadesi yardımıyla toplanmıştır. Araştırma verilerinin analizinde içerik analiz tekniğinden yararlanılmıştır. Araştırma sonucunda "Aile birliği değerine" yönelik Sosyal Bilgiler ortaokul sekizinci öğrencileri tarafından en fazla ağaç, çiçek, zincir, su hayat, güneş olarak algıladıkları görülmektedir. Ayrıca öğrencilerin aynı metaforları farklı kategoriler altında kullandıkları belirlenmiştir.
Ortaokul öğrencilerinin finansal okuryazarlık düzeyleri ve bu düzeyleri etkileyen demografik faktörler (Muğla örneği)
Bu çalışmada, Sosyal Bilgiler dersi programında yer alan becerilerden Finansal Okuryazarlık kavramının Üretim, Tüketim ve Dağıtım öğrenme alanına dayalı olarak ortaokul öğrencilerinin finansal okuryazarlık düzeyleri araştırılmıştır. Araştırma ulaşılabilirliği ve zamandan tasarruf amacıyla Muğla ili dâhilindeki ortaokullarda yürütülmüştür. Çalışmanın tamamında spesifik olarak araştırma deseni olarak tarama modeli kullanılmıştır. Ölçeği geliştirebilmek için ilgili konu ile ilgili yurtiçi ve yurtdışı litaratür taraması yapılmıştır. Elde edilen argümanlar, ortaokul Sosyal bilgiler programı ve Milli Eğitim Sosyal Bilgiler ders kitaplarından yararlanarak 57 maddelik madde havuzu oluşturulmuştur. Madde havuzundaki maddelerin kapsam geçerliliğini sağlamak amacıyla Davis Tekniği ile Muğla Sıtkı Koçman üniversitesindeki konun uzmanı 6 akademisyenden uzman görüşü alınmıştır. Alınan görüşler neticesinde geriye kalan 52 maddelik ölçekle toplanan veriler SPSS 22 programı ile analiz edilmiştir. Elde edilen bulgular doğrultusunda Finansal okuryazarlık ölçeğinin demografik özelliklere ve ölçeğin alt boyutlarına dayalı olarak farklılaşmalar tespit edilmiştir. Literatürde bazı çalışmalara ulaşılan sonuçlar benzerlik gösterirken bazılarından tamamen farklı sonuçlara ulaşılmıştır. Analizler sonucunda öğrencilerin %54,00 yüksek düzeyde finansal okuryazarlığa sahip olduğu saptanmıştır. %7,05 düşük seviyede, % 37,90 orta seviyede olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Diğer değişkenlere göre anne okuryazarlığının etki konusunda ön planda olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Sonuç olarak bu ölçek ile ortaokul öğrencilerin Sosyal Bilgiler dersi dâhilinde kazanması hedeflenen çıktılara ne düzeyle ulaşıldığını ölçebilme açısında katkı sağlamıştır.
8. sınıf Türkiye Cumhuriyeti inkılâp tarihi ve Atatürkçülük dersinde zihin haritası tekniğinin kullanılmasının öğrencilerin akademik başarılarına ve derse yönelik tutumlarına etkisi
Eğitimde doğru hedefe ulaşabilmek için birden fazla öğretim yöntemi ve tekniği kullanılmaktadır. Bu yöntemlerin en önemlisi, son dönemlerde sıklıkla kullanılmaya başlanan ve önemi her geçen gün biraz daha artan "Zihin Haritaları" tekniğidir. Bu kapsamda yapılan çalışmanın amacı 8. Sınıf T.C. İnkılâp Tarihi ve Atatürkçülük dersinde zihin haritaları tekniği kullanımının öğrencilerin derse karşı tutumlarına ve akademik başarılarına etkisini belirleyebilmektir. Bu hedef doğrultusunda çalışmanın örneklemini Muğla ilinin Yatağan ilçesinde bulunan bir devlet ortaokulunun 2018-2019 eğitim öğretim yılında sekizinci sınıfa devam eden 68 öğrenci oluşturmakta olup bu öğrencilerden 34 öğrenci deney grubunu, 34 öğrenci ise kontrol grubunu meydana getirmektedir. Deney ve kontrol grupları kolay ulaşılabilirlik ilkesine göre öğrenci sayıları eşit olan sınıflardan ikisi deney grubu, ikisi kontrol grubu olarak belirlenmiştir. Deney grubunda yer alan öğrencilerle "Millî Bir Destan: Ya İstiklal Ya Ölüm!" ünitesi zihin haritaları tekniği kullanılarak işlenirken kontrol grubunda yer alan öğrenciler ile aynı ünite mevcut programın öngördüğü yöntem ve teknikler ile işlenmiştir. Çalışmada ön test-son test kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Çalışmanın başlangıcında ilk olarak her iki gruba da tutum ölçeği ve başarı testi uygulanmıştır. Araştırmacı tarafından geliştirilen başarı testi 25 sorudan oluşmaktadır. Başarı testinin ortalama güçlüğü .57, KR-20 güvenirlik kat sayısı ise .94 olarak belirlenmiştir. Beşli likert tipinde geliştirilen ve 23 maddeden oluşan tutum ölçeği sevgi, ilgi ve önem olmak üzere üç alt boyuttan oluşmaktadır. Deney grubunda yer alan öğrencilerle 7 hafta boyunca; "Millî Bir Destan: Ya İstiklal Ya Ölüm!" ünitesi zihin haritası tekniği kullanılarak işlenirken, kontrol grubunda yer alan öğrencilerle programa dayalı öğretim yöntem ve teknikleri kullanılarak işlenmiştir. Çalışmada veri toplama aracı olarak başarı testi ve tutum ölçeği kullanılmıştır. Araştırmanın nicel boyutu ön test-son test kontrol gruplu deneysel desene uygun olarak yürütülmüştür. Çalışma sonucunda elde edilen verilerin nicel boyutları SPSS 22.00 programıyla analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda zihin haritası tekniğinin kullanıldığı deney grubunun, programa dayalı öğretim yöntem ve teknikleri kullanılan kontrol grubuna göre daha başarılı oldukları görülmüştür. Elde edilen bulgular üzerinde doğru analiz yapabilmek amacıyla verilerin normal bir dağılım sergileyip-sergilemediğini kontrol etmek için Kolmogorov Smirnov ve Shapiro Wilk testlerine başvurulmuştur. Bununla birlikte Varyansların homojen dağılım gösterdiği durumlarda parametrik testlerden: Bağımlı Örneklemler (Paired Samples Statistics) T-Testi, Bağımsız Örneklemler Independent T- Testi ve One Way ANOVA testlerinden yararlanılmıştır. Varyansların normal bir dağılım sergilemediği durumlarda ise bu testlerin non-parametrik karşılığı olan Mann-Whitney U testi, Wilcoxon İşaretli sıralar testi, Kruskall-Wallis-H gibi testlerden yararlanılmıştır. Verilerin analizinde aritmetik ortalama (X), standart sapma (SS) yüzde ve frekans değerleri dikkate alınmıştır. İstatistiksel sonuçların değerlendirilmesinde P*<,0.50 anlamlılık düzeyi dikkate alınmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen bulgulara göre deney grubu ile kontrol grubu son test akademik puan ortalamaları bakımından deney grubu lehine istatistiksel açıdan anlamlı bir farklılığın olduğu görülmüştür. Öğrencilerin Türkiye Cumhuriyeti İnkılâp Tarihi ve Atatürkçülük dersine karşı tutumları açısından ise deney grubu lehine bir farklılığın olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: T.C. İnkılâp Tarihi ve Atatürkçülük Dersi, Zihin Haritaları, Tutum Ölçeği, Akademik Başarı Testi
Sosyal bilgiler öğretmen adaylarının aktif vatandaşlık öz yeterliliklerinin çeşitli değişkenler açısından incelenmesi (Ege Bölgesi örneği)
Bu araştırmada Sosyal Bilgiler öğretmen adaylarının aktif vatandaşlık öz yeterliliklerinin ne düzeyde olduğu tespit edilerek, cinsiyet, öğrenim görmekte olduğu sınıf düzeyine, öğrenim görmekte olduğu üniversiteye, lisans eğitimine başlamadan önceki yerleşim alanına, sivil toplum kuruluşlarına üyelik durumlarına, siyasi gündemi takip etme durumuna ve aile ortalama gelir düzeyi değişkenlerine göre incelenmesi amaçlanmaktadır. Nicel araştırma yöntemlerinin bir çeşidi olan anlık tarama modeli ile araştırma gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın evrenini 2019-2020 Eğitim-Öğretim yılı Ege bölgesindeki devlet üniversitelerinde Sosyal Bilgiler öğretmenliği programında öğrenim gören öğretmen adaylarıdır. Araştırmaya Ege bölgesinde yer alan 9 devlet üniversitesinde öğrenim gören 749 1. ve 4. Sınıf Sosyal Bilgiler öğretmen adayı katılım sağlamıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak aktif yurttaşlık öz yeterlilik ölçeği ve kişisel bilgi formu kullanılmıştır. Araştırmada Sosyal Bilgiler öğretmen adaylarının aktif vatandaşlık öz yeterlilikleri yüksek düzeyde tespit edilirken cinsiyet, sivil toplum kuruluşlarına üyelik durumu, siyasi gündemi takip etme durumu değişkenlerine göre anlamlı farklılık gösterdiğinin sonucuna ulaşılmıştır.
8. sınıf İnkılâp Tarihi ve Atatürkçülük konularının öğretiminde öğrencilerin tarihsel meraklarına ilişkin görüşlerinin incelenmesi
Bu tez çalışmasında, 8. Sınıf öğrencilerinin T.C. İnkılâp Tarihi ve Atatürkçülük konularına dair merak ettiği unsurların ortaya çıkarılması ve merak nedenlerinin incelenmesi amaçlanmaktadır. Bu tez çalışmasının problemi, T.C. İnkılâp Tarihi ve Atatürkçülük konuları çerçevesinde 8. sınıf öğrencilerinin merak ettiği kişi, olay, dönem ve yere dair tarihsel merakları nasıldır? Bu çalışmada, nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması deseni kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, 2020-2021 eğitim-öğretim yılı Denizli ilinde MEB'e bağlı bir özel okulun 8. Sınıf öğrencilerinden oluşan 31 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak açık uçlu sorulardan oluşan görüşme formu kullanılmıştır. Bu tez çalışmasından elde edilen bulgulara göre öğrenciler tarafından en çok merak edilen kişiler; Mustafa Kemal Atatürk, Kazım Karabekir ve İsmet İnönü olmuştur. Öğrenciler tarafından en çok merak edilen olaylar, sırasıyla Milli Mücadele dönemi savaşları ve TBMM'ye karşı çıkan isyanlar olmuştur. Öğrenciler tarafından en çok merak edilen yerler; Milli Mücadele dönemi cepheleri, Selanik ve Çanakkale olmuştur. Öğrenciler tarafından en çok merak edilen dönemler, Milli Mücadele dönemi ve Atatürk'ün hastalık süreci ve ölümü olmuştur. Bu tez çalışmasından elde edilen bulgulara göre erkek karakterlerin, kadın karakterlere göre daha fazla merak edildiği görülmektedir. Kadın karakterlerin ihmal edildiği sonucuna ulaşılmıştır. Öğrencilerin daha çok kendi ülkesindeki karakterleri merak ettiği, bunun da normal bir durum olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Zira bireylerin kendi tarihini merak etmeleri normal bir durumdur. 8. sınıf öğrencilerinin, T.C. İnkılâp Tarihi ve Atatürkçülük konularında askeri ve siyasi tarihe yöneldikleri görülmektedir. Tarih öğretiminin, sosyal, dini, sanatsal-edebi, kültürel tarafının hiçe sayılıp ihmal edildiği ve tarihin askeri-siyasi çerçeve içine sıkıştığı sonucuna ulaşılmıştır. Bu araştırmadan elde edilen bulgulara göre, sonuç olarak 8. sınıf öğrencilerinin merak ettiği dönem, kişi ve olay arasında bir paralellik görülmektedir. Anahtar kelimeler: merak, T.C. İnkılâp Tarihi ve Atatürkçülük, tarihsel merak
Sosyal bilgiler öğretmen adaylarının öğretmenlik mesleğine yönelik duyarlılıklarının kişilik tiplerine göre incelenmesi
Bu araştırma, sosyal bilgiler öğretmen adaylarının öğretmenlik mesleğine yönelik duyarlılıklarının kişilik tiplerine göre farklılaşmasını incelemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın modeli ilişkisel tarama modelidir. Araştırma verileri Aydın, Muğla ve Denizli illerinde bulunan devlet üniversitelerinin eğitim fakültelerinde okuyan sosyal bilgiler öğretmenliği bölümü 220 öğrenci üzerinden toplanmıştır. Verilerin toplanmasında kolayda örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Veri toplama aracı olarak, Uygun ve diğerleri (2010) tarafından geliştirilen "Öğretmenlik Mesleğine Yönelik Duyarlılık Ölçeği (ÖMYDÖ)" ve Özsoy ile Yıldız (2013) çalışmasından alınan "A Tipi ve B Tipi Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen verilerin analizi SPSS V22.0 paket programında yapılmıştır. Araştırmada yer alan demografik değişkenler ile farklılıkların incelenmesinde ikili grupların karşılaştırılmasında t-testinden; çoklu grupların karşılaştırılmasında ise ANOVA testinden yararlanılmıştır. Ayrıca TUKEY testi ve Pearson Korelasyon analizinden yararlanılmıştır. Araştırma sonucunda, sosyal bilgiler öğretmen adaylarının, öğretmenlik mesleğine yönelik duyarlılıklarının cinsiyet, yaşantılarını geçirdikleri yer, öğretmenlik mesleğini tercih etme sırası, genel not ortalamaları ve kişilik tiplerine göre gruplar arasında anlamlı farklılıkların olduğu tespit edilmiştir. Öğretmenlik mesleğine yönelik duyarlılık ile kişilik tipleri arasında ise anlamlı bir ilişki olduğu görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Sosyal bilgiler öğretmen adayları, öğretmenlik mesleği, kişilik, mesleki duyarlılık
Sosyal bilgiler öğretimi alanında değer eğitimi konulu yüksek lisans tezlerinin incelenmesi
Günümüzün teknolojik gelişmeleri, bilginin yayılma hızını arttırırken, bununla birlikte yeni kültür popülasyonlarını da beraberinde getirmektedir. Toplumların kendilerine özgü kültürü ve bu kültür içerisinde yer alan değerleri vardır. Bu değerlerin oluşması ve toplum tarafından benimsenmesi yüzyılları bulabilir. Değerler oluştuktan sonra insanlar bunları yaşatmaya ve gelecek nesillere bu değerleri kazandırmayı amaç edinirler. Bu amaç doğrultusunda gerek formal gerekse informal olarak bu değerler nesilden nesile bir süreç olarak aktarılmaya devam eder. Değer kazandırma süreci formal olarak okullarda gerek programlar içerisinde gerekse örtük program şeklinde ve değerler eğitimi adı altında okutulmaya başlanmıştır. Değerler formal olarak okullarda kazandırılmaya çalışıldığından beri sosyal bilgiler dersi bu gayenin temel dersi olmuştur. Yapılan her öğretim programında Sosyal Bilgiler dersi içerisinde temel değerler yer almıştır. En son yayımlanan Sosyal Bilgiler Öğretim Programında da 18 temel değer verilmiş ve bunların kazandırılması hedeflenmiştir. Değerler, kazandırılmaya çalışılırken, bunların ne denli kazandırılabildiği de araştırmacıların merak konusu olmuştur. Bu merakın giderilmesi için özellikle yüksek lisans düzeyinde tezler yazılmış ve değerlerin ne denli kazandırılabildiği bulgularla ortaya konmaya çalışılmıştır. Yapılan bu çalışmaların bir araya getirilmesi ve tasnif edilmesi de oldukça önemlidir. Bundan dolayı, yapılan bu çalışma, sosyal bilgiler eğitimi alanında yazılmış değer konulu tüm yüksek lisans tezlerinin incelemesini içerdiği için de oldukça önemlidir. Bu çalışmanın çalışma grubunu yüksek lisans tezleri oluştururken ve örneklemini ise 1998-2019 yılları arasında sosyal bilgiler öğretimi alanında değer konulu yüksek lisans tezleri oluşturmaktadır. Bu doğrultuda elde edilen veriler içerik analizine tabi tutularak tablolaştırılmıştır. Bu araştırmanın sonucunda, sosyal bilgiler eğitimi alanında yazılmış olan değer konulu yüksek lisans tezlerinin genelde tüm değerleri birlikte alan bütüncül çalışmalarla yazıldığı, en çok kullanılan araştırma yönteminin nicel araştırma yöntemi olduğu, araştırma örneklemi alt probleminde öğretmen kategorisinin birinci sırada olduğu ve örneklem büyüklükleri alt probleminde ise 0-100 kişi arası örneklem büyüklüğünün ilk sırada olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca araştırmaların veri toplama aracı kullanımında anket veri toplama aracının ilk sırada yer aldığı, cinsiyet alt probleminde kadın araştırmacıların daha fazla olduğu, yapılan araştırmaların üniversitelere göre dağılımına bakıldığında eşit bir dağılımın olduğu, araştırmaların yapıldığı enstitüler alt probleminde ise eğitim bilimleri enstitüsünün ilk sırada yer aldığı saptanmıştır. Ayrıca tezlerin yapıldığı yıllar ile ilgili bulgularda ise en fazla tezin 2019 yılında yazıldığı, en az tezin de 2006 yılında yazıldığı tespit edilmiştir
Dijital okuryazarlık ve değerler
Değerler, kişilerin inançlarını, tutumlarını ve davranışlarını şekillendiren temel ilkeler ve normlardır. Bu ilkeler, toplumların kültürel yapısını oluşturarak kişilerin toplumsal uyumunu sağlar. Dijital okuryazarlık ise, dijital teknolojileri etkili ve verimli bir şekilde kullanabilme becerisini ifade eder. Günümüz dünyasında, dijital okuryazarlık becerileri, eğitim alanında önemli bir yer tutmakta ve eğitimcilerin bu becerilere sahip olmaları, eğitim süreçlerinin başarısını artırmaktadır. Bu yüksek lisans tezinin amacı, öğretmen adaylarının dijital okuryazarlık becerileri ile değer algıları arasındaki ilişkiyi incelemektir. Araştırmada, öğretmen adaylarının dijital okuryazarlık becerilerinin, değer algılarını nasıl etkilediği ele alınmıştır. Çalışmada, Portre Değerler Anketi ve Dijital Okuryazarlık Ölçeği kullanılarak öğretmen adaylarının dijital okuryazarlık becerileri ve değer algıları ölçülmüştür. Ölçeklerin güvenilirliği Cronbach's Alpha değerleri ile değerlendirilmiş ve yüksek güvenilirlik bulunmuştur. Normallik analizleri, verilerin normal dağılım gösterdiğini ortaya koymuştur. Bulgular, dijital okuryazarlık becerilerinin öğretmen adaylarının değer algıları üzerinde anlamlı bir etkiye sahip olduğunu göstermektedir. Demografik değişkenlerin (cinsiyet, yaş, bölüm) değer algıları ve dijital okuryazarlık becerileri üzerindeki etkileri de incelenmiştir. Cinsiyet, yaş ve bölüm gibi değişkenlerin dijital okuryazarlık becerileri ve bazı değer algıları üzerinde anlamlı farklılıklar yarattığı gözlemlenmiştir. Eğitim programlarının, dijital okuryazarlık becerilerini kazandırmaya yönelik içeriklerle zenginleştirilmesi önerilmektedir. Ayrıca, bu konuda daha geniş ve çeşitli örneklemlerle yapılacak gelecekteki araştırmaların, bulguların genellenebilirliğini artıracağı düşünülmektedir.
Enderun Mektebi'nin eğitim-öğretim programlarına göre incelenmesi
ENDERUN MEKTEBİ'NİN GÜNÜMÜZ EĞİTİM-ÖĞRETİM PROGRAMLARINA GÖRE İNCELENMESİ Uğur Yavuz Yüksek Lisans Tezi, Sosyal Bilimler ve Türkçe Eğitimi Anabilim Dalı, Tez Danışmanı: Doç.Dr. Mustafa Akkaya, 2024 Yapılan araştırmada Enderun Mektebi eğitim programı günümüz üstün yetenekli okullarından olan Bilim Sanat Merkezleri (BİLSEM) ve Anadolu Üniversite'si bünyesinde bulunan Üstün Yetenekliler Eğitim Programları (ÜYEP)'nin eğitim programları karşılaştırılmalı olarak incelenmiş ve Enderun Mektebinin günümüz üstün yetenek okulları olan BİLSEM ve ÜYEP programına benzer ve farklı özellikleri ortaya çıkarılması amaçlanmıştır. Araştırmada nitel araştırma yöntemleri kullanılmıştır. Veriler nitel araştırmalarda sıkça kullanılan doküman incelemesi ve literatür taraması yoluyla elde edilmiştir. Elde edilen veriler içerik analizi tekniği ile elde edilmiştir. Araştırmanın verilerine göre Enderun Mektebi programının ve BİLSEM-ÜYEP programının benzer ve farklı noktaları olduğu tespit edilmiştir. Enderun Mektebi öğrenci tanılama ve seçiminde BİLSEM ve ÜYEP ile oldukça benzer olduğu, Enderun'da öğrenimi gerçekleştirilen derslerde farklılıklar olsa da Fen, matematik, Yabancı Dil dersleri benzerlik göstermektedir. Enderun Mektebi' n de bulunan sert disiplin, din dersleri, maaş alma ve meslek eğitimi gibi durumların BİLSEM VE ÜYEP eğitim programıyla farklık gösterdiği belirlenmiştir. Araştırma bulguları ışığında Enderun Mektebi'nin günümüz üstün yetenekli eğitimi veren BİLSEM ve ÜYEP e göre farklıkları bulunsa da benzer yönlerinde olduğu hatta bazı noktalarda öne çıktığı görülmüştür. ANAHTAR SÖZCÜKLER: Enderun Mektebi, Bilim ve Sanat Merkezleri (BİLSEM), Üstün Yetenekliler Eğitim Programları (ÜYEP) , Üstün Yetenek, Devşirme
LGS Türkçe sorularının Barrett Taksonomisine göre incelenmesi ve öğretmenlerin soru yordama becerisinin geliştirilmesi
Bu araştırmanın amacı Millî Eğitim Bakanlığı tarafından 2017-2018 öğretim yılından itibaren uygulanan Liselere Giriş Sınavı'nda 8.sınıf Türkçe dersi sorularının Barrett Taksonomisi'ne göre değerlendirilmesi ve taksonomiye uygun olarak Türkçe öğretmenlerinin üst düzey düşünme becerisine yönelik soru yordama becerilerinin geliştirilmesidir. Bu amacı gerçekleştirmek için nitel araştırma desenlerinden "temel nitel araştırma" deseni kullanılmıştır. Araştırmanın işlem basamakları eylem araştırmasına göre, veri analizi ise içerik analizi yaklaşımına göre düzenlenmiştir. Araştırmanın birinci aşamasında LGS Türkçe soruları analiz edilmiştir. Soruların Türkçe Öğretim Programı'nda okuma alanında yoğunlaştığı ve bu kazanımların çıkarım yapma ve değerlendirme becerilerine yönelik olduğu ortaya çıkmıştır. En çok sorulan kazanımın "T.8.3.25. Okudukları ile ilgili çıkarımlarda bulunur." olduğu görülmektedir Bu kazanımın genellikle en çok sorulan dördüncü kazanım olan "T.8.3.21. Metnin içeriğini yorumlar." kazanımıyla birlikte kullanıldığı ve bazı soruların birden fazla kazanıma hitap ettiği ortaya çıkmıştır. Barrett Taksonomisi açısından değerlendirmede ise soruların üst düzey bilişsel becerileri ifade eden basamaklar olan çıkarım yapma ve değerlendirme basamaklarında yoğunlaştığı görülmüştür. Araştırmanın ikinci aşamasında Barrett Taksonomisi'ne uygun olarak öğretmenlerin üst düzey düşünme becerilerine yönelik soru yordama becerilerini geliştirmek için hizmetiçi eğitim kurs programı geliştirilmiş ve MEB onayı almıştır. Araştırmanın üçüncü aşamasında ise 30 saatlik hizmetiçi eğitim kursu katılımcı grubuna uygulanmıştır. Araştırmanın dördüncü aşamasında ise birinci ve üçüncü aşamanın sonuçları beraber değerlendirilmiştir. Birinci aşamanın sonuçları kursun etkinliğini ölçmek için ölçüt olarak kullanılmıştır. Eğitim öncesi ve sonrası katılımcıların yordadıkları LGS Türkçe soruları Barrett Taksonomisi'ne göre değerlendirilmiştir. Hizmetiçi eğitim öncesi Türkçe öğretmenlerinin yordadıkları LGS sorularının taksonominin alt düzey basamaklarına hitap ettiği ortaya çıkmıştır. Hizmetiçi eğitim kursu sonrası ise öğretmenlerin yordadıkları soruların taksonominin üst düzey basamaklarına hitap ettiği ve katılımcıların LGS Türkçe sorularının taksonomi düzeyleriyle aynı düzeyde soru yazabildikleri ortaya çıkmıştır.
Sosyal bilgiler eğitimcilerinin ihtilaflı politik sorunları ele alma yöntemine yaklaşımları
Amaç: İhtilaflı politik konular, bir grup insan arasında önemli anlaşmazlıklara neden olan, kamuoyunun bölünmüş olduğu veya kamusal alanda faaliyet gösteren farklı grupların farklı şekilde yaklaştığı konulardır. Bu çalışmanın amacı sosyal bilgiler eğitimcilerinin ihtilaflı politik konulara yönelik yaklaşımlarının ve sosyal bilgiler öğretiminde ihtilaflı politik konuların kullanılmasına yönelik görüşlerinin belirlenmesidir. Bu doğrultuda sosyal bilgiler eğitimcileri ihtilaflı politik konuların eğitimsel amaçlı kullanımı hakkında neler düşünmekteler ve bu tarz konuları eğitimsel amaçlı kullanma konusunda ne gibi yeterliliklere sahiptirler sorularına cevap aranmıştır. Yöntem: Çalışma temel bir nitel araştırma olarak desenlenmiştir. Çalışmada nitel araştırmalarda sık kullanılan veri toplama araçlarından biri olan yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Görüşme formundaki sorular araştırmacı tarafından geliştirilmiş, pilot uygulama sonrası uzman görüşü alınarak hazırlanmıştır. Veriler, sosyal bilgiler öğretmenliğinden mezun 12 erkek 12 kadın toplam 24 sosyal bilgiler eğitimcisinden yarı yapılandırılmış görüşme formu aracılığıyla toplanmış, yanıtlar transkripte edilmiştir. Veri analizinde içerik analizi tekniği kullanılmıştır. Veriler analiz edilirken kod, kategori ve temalar tekrar eden bir süreç içerisinde düzenlenmiş, uzman görüşüne sunularak çalışmanın iç geçerliliğinin sağlanması hedeflenmiş ve güvenilirlik veya tutarlılık artırılmaya çalışılmıştır. Veri kaynağının seçiminde sadece sosyal bilgiler öğretmenliğinden mezun olmuş henüz göreve başlamamış veya kısa süreli öğretmenlik yapmış kişiler seçilmiştir. Bulgular: Çalışmanın bulgularına göre sosyal bilgiler eğitimcileri ihtilaflı politik konuların eğitim sürecinde kullanılmasına yönelik olumlu görüş bildirmişlerdir. İhtilaflı politik konuların eğitim sürecinde kullanılmasının eğitimsel ve toplumsal pek çok yararı olduğunu ifade etmişlerdir. Ancak güncel ihtilaflı politik konuların öğretiminde kendilerini yeterli görmemektedirler. Bu yetersizlik sebeplerini mesleki tecrübelerinin azlığına ve lisans eğitiminin niteliğine bağlamaktadırlar. İhtilaflı politik konular kavramını az sayıda eğitimci duyduğunu ifade etmiş ancak kavramla neyin kastedildiğini anladıklarını beyan etmişlerdir. Başta üst düzey düşünme becerileri olmak üzere ihtilaflı politik sorunların eğitimsel açıdan pek çok faydası olduğunu ifade eden sosyal bilgiler eğitimcileri bu konuların eğitiminde ve öğretiminde öğretmen becerilerinin önemli olduğunu bildirmişlerdir. Araştırmanın bulgularından biri de sosyal medyanın ihtilaflı politik sorunlar üzerindeki etkisidir. Sosyal medyanın ihtilaflı politik konular üzerinde genellikle olumsuz etkisi olduğunu ifade etmişlerdir. Sonuç ve Öneriler: Araştırmanın sonuçlarına göre sosyal bilgiler eğitimcileri ihtilaflı politik konuların sosyal bilgiler eğitiminde kullanılmasına olumlu bakmakta ancak bu konuların öğretiminde kendilerini yeterli görmemektedirler. Sosyal bilgiler eğitimcilerinin yetersizlik sebepleri, lisans eğitiminde alınan mesleki uygulama derslerinin verimsiz olması, gündemi takip edememe ve mesleki anlamda tecrübe eksikliğidir. İhtilaflı politik konuların eğitimsel anlamda pek çok faydası bulunmuştur. Bu faydalar politik konularda bilinçlenme, hakların öğretilmesi, vatandaşlık becerileri, demokratik beceriler ile üst düzey düşünme becerilerinin gelişmesi olarak sıralanmıştır. İhtilaflı politik konular sınıf ortamında bazı problemlere yol açabilmektedir. Kutuplaşmalar, sınıf içi gerginlikler, kavgalar, yanlış anlaşılmalar, sınıf yönetiminde yaşanacak zorluklar bu problemlerden bazılarıdır. Bu problemlerin çözümünde öğretmen yeterliliklerinin önemli olduğu ortaya çıkmıştır. Öğretmenler iyi bir yönetici olmanın yanı sıra yeterli donanıma sahip olmalı, kuralları önceden belirlemeli ve tarafsız bir tutum sergilemelidir. Araştırmanın sonuçlarından biri de sosyal medyanın öğrenciler üzerindeki etkisidir. Sosyal medyadaki çok sayıdaki yanlış ve taraflı içerik öğrencileri ve eğitim sürecini olumsuz etkilemiştir. Anahtar kelimeler: İhtilaflı politik konuları ele alma yöntemi, Vatandaşlık eğitimi, Demokrasi eğitimi, Sosyal bilgiler eğitimi
Oyun temelli biçimlendirici değerlendirme uygulamalarının okuduğunu anlama, okuma motivasyonu, okuma tutumu ve okur öz algısına etkisi
Araştırmada; oyun temelli biçimlendirici değerlendirme uygulamalarının ortaokul 7. sınıf öğrencilerinin okuduğunu anlama, okuma motivasyonu, okuma tutumu ve okur öz algısı üzerindeki etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışma, nicel ve nitel boyutların birlikte ele alındığı karma yöntem desenlerinden iç içe desen ile yapılandırılmıştır. Nicel boyutta iki grubun karşılaştırılmasına dayanan eşitlenmemiş ön test–son test kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Nitel boyutta ise uygulama sürecine ilişkin öğrenci deneyimlerini derinlemesine ortaya koymak amacıyla durum çalışması deseni tercih edilmiştir. Araştırma, 2024-2025 eğitim-öğretim yılında bir devlet ortaokulunda Türkçe dersi kapsamında yürütülen 10 haftalık uygulama sürecini kapsamaktadır. Nicel veriler; okuma motivasyonu, okuma tutumu ve okur öz algısına yönelik ölçekler ile araştırmacı tarafından geliştirilen okuduğunu anlama başarı testi aracılığıyla toplanmıştır. Nitel veriler ise yarı yapılandırılmış öğrenci görüşmeleri yoluyla elde edilmiştir. Nicel verilerin analizinde uygun istatistiksel teknikler, nitel verilerin analizinde ise içerik analizi kullanılmıştır. Araştırmanın nicel bulguları; oyun temelli biçimlendirici değerlendirme uygulamalarının deney grubundaki öğrencilerin okuduğunu anlama, okuma motivasyonu, okuma tutumu ve okur öz algısı puanlarını kontrol grubuna göre anlamlı düzeyde arttırdığını göstermiştir. Nitel bulgular; öğrencilerin oyun temelli etkinlikleri eğlenceli ve öğrenmeyi destekleyici olarak algıladıklarını, süreç içerisinde verilen geri bildirimlerin hatalarını fark etmelerine ve okuma süreçlerini daha bilinçli biçimde yönetmelerine katkı sağladığını göstermektedir. Elde edilen bulgular, oyun temelli biçimlendirici değerlendirme uygulamalarının ortaokul düzeyinde uygulanabilir olduğunu ve öğrencilerin okuduğunu anlama, okuma motivasyonu, okuma tutumu ve okur öz algısını olumlu yönde desteklediğini göstermektedir. Bu doğrultuda söz konusu uygulamaların, farklı sınıf düzeylerinde ve farklı öğrenme alanlarında kullanılmasına yönelik öneriler sunulmuştur.
Sosyal bilgiler öğretmen adaylarının dijital demokrasi düzeylerinin incelenmesi
Amaç: Araştırmada, sosyal bilgiler öğretmen adaylarının dijital demokrasiye ilişkin tutum düzeylerini incelemek amaçlanmıştır. Yöntem: Araştırmada, nicel bir yöntem izlenmiş olup tarama, nedensel karşılaştırma ve korelasyonel (ilişkisel) model olmak üzere üç farklı araştırma modeli kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini, 2024-2025 eğitim-öğretim yılı bahar döneminde Türkiye'deki üniversitelerin lisans programlarında öğrenim gören sosyal bilgiler öğretmen adayları oluşturmaktadır. Araştırma evreni içerisinden 21 farklı devlet üniversitesinin lisans programlarında öğrenim gören 887 kadın ve 287 erkek olmak üzere toplamda 1174 sosyal bilgiler öğretmen adayı ise araştırmanın örneklemi olarak belirlenmiştir. Araştırmanın örneklemi belirlenirken Türkiye'de bulunan yedi coğrafi bölge içerisinden her bir bölgeden üç farklı üniversitede öğrenim gören öğretmen adayları araştırmaya dâhil edilerek maksimum çeşitlilik örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın verileri, 2024-2025 eğitim-öğretim yılı bahar döneminde araştırmanın örneklemini oluşturan 21 üniversitenin lisans programlarında öğrenim gören SBÖA'dan "Google Form" aracılığıyla gönüllülük ilkesi çerçevesinde çevrimiçi olarak toplanmıştır. Veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen 20 maddelik "Kişisel Bilgi Formu" ile Doğan ve Kırbaç (2025) tarafından geliştirilen 37 maddelik "Dijital Demokrasi Ölçeği" kullanılmıştır. Elde edilen verilerin analizinde, "Bağımsız Gruplar T (Independent-Samples T)", "Tek Yönlü ANOVA (One-Way ANOVA)", "Pearson Korelasyon (Pearson's Correlation)" ve betimsel istatistiki testler uygulanmıştır. Analizlerin yapılmasında ise Jamovi 2.7.12 yazılım paket programı kullanılmıştır. Bulgular: Araştırmada elde edilen bulgular, araştırmanın alt amaçlarında yer alan değişkenlere göre analizleri yapılarak 21 kategori altında ele alınmıştır. Sonuç: Araştırmanın sonuçları değerlendirildiğinde, sosyal bilgiler öğretmen adaylarının dijital demokrasiye ilişkin genel tutumlarının "orta düzeyde" olduğu ortaya çıkmıştır. Ayrıca değişkenlerin yer aldığı her bir kategoriye yönelik elde edilen bulgular, tartışma ve sonuç bölümünde değerlendirilmiş olup sonuçlara ilişkin araştırmacı ve uygulayıcılara öneriler sunulmuştur.
Sosyal bilgiler 6. ve 7. sınıf ders kitaplarında girişimcilik becerisinin yeri ve önemi
Bu çalışma ile amaçlanan Sosyal Bilgiler 6. ve 7. sınıf ders kitaplarında yer alan girişimcilik becerisine ne düzeyde yer verildiğini belirlemektir. Bu araştırmada doküman inceleme modeli kullanılmıştır. Araştırmada materyal olarak 2022-2023 eğitim öğretim yılına ait Sosyal Bilgiler 6. ve 7. sınıf ders kitapları incelenmiştir. Araştırma verilerine betimsel içerik analizi yöntemi kullanılarak ulaşılmış, bulgular tema ve kategorilere ayrılarak çözümlenmiş ve yorumlanmıştır. Araştırma bulguları; girişimcilik becerisinin 6. sınıf ders kitabında en çok ekonomi ile ilişkilendirildiği, 7. sınıf ders kitabında ise girişimciliğin kişisel boyutunun öne çıkarıldığı görülmüştür. Girişimcilik becerisinin bu iki boyutunu sırasıyla mesleki ve eğitim boyutları izlemiştir. Her iki ders kitabında da girişimciliğin eğitim boyutuna en az oranda yer verildiği anlaşılmıştır. Girişimcilik becerisi 6. ve 7. sınıf ders kitaplarında birbirlerine yakın oranda bulunurken, en fazla 6. sınıf ders kitabında yer aldığı tespit edilmiştir. Her iki ders kitabında da girişimciliğin bazı alt boyutlarına hiç yer verilmediğinin görülmesi, girişimcilik becerisinin her iki ders kitabında da yeteri oranda yer almadığını ortaya koymaktadır. Girişimcilik becerisinin söz konusu ders kitaplarındaki ünitelere, öğrenme alanlarına, metin içerilerine ve ünite değerlendirme çalışmalarına eşit oranda dağılım göstermediği sonucuna ulaşılarak her iki ders kitabında da girişimcilik becerisine daha fazla oranda ver verilmesi öğrenciler açısından faydalı olacaktır.
Sosyal bilgiler öğretmen adaylarının bireysel yenilikçilik özellikleri ile eğitimde teknoloji kullanımına ilişkin tutumları arasındaki ilişkilerin incelenmesi
Bu araştırmada sosyal bilgiler öğretmen adaylarının eğitimde teknoloji kullanımına yönelik tutumlarını çeşitli değişkenler açısından incelemek amaçlanmıştır. Araştırma, sosyal bilgiler öğretmen adaylarının teknoloji kullanımına yönelik tutumlarının bireysel yenilikçilik düzeyleri ve bazı değişkenler açısından incelenmesi amacıyla tarama modelinde yürütülmüştür. Çalışma evrenini 258 (125'i kadın, 133'ü erkek) sosyal bilgiler öğretmen adayı oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak "Teknoloji Tutum Ölçeği" ve "Bireysel Yenilikçilik Ölçeği" kullanılmıştır. "Teknoloji Tutum Ölçeği", "Teknolojik Araçların Eğitim Alanında Kullanılmama Durumu", "Teknolojik Araçların Eğitim Alanında Kullanılma Durumu", "Teknolojinin Eğitim Yaşamına Etkileri", "Teknolojik Araçların Kullanımının Öğretilmesi" ve "Teknolojik Araçların Değerlendirilmesini içeren 5 boyuttan oluşmaktadır. "Bireysel Yenilikçilik Ölçeği", "Yenilikçi", "Öncü", "Sorgulayıcı", "Kuşkucu" ve "Gelenekçi" olmak üzere 5 boyuttan oluşmaktadır. Araştırma sonucunda sosyal bilgiler öğretmen adaylarının eğitimde teknoloji kullanımına yönelik tutumlarının bireysel yenilikçilik düzeylerine göre farklılaştığı belirlenmiştir. Buna göre, bireysel olarak daha yenilikçi olan sosyal bilgiler öğretmen adayları, teknoloji kullanımına yönelik daha olumlu tutuma sahiptir. Aynı zamanda, teknolojiye yönelik tutumların sınıf düzeyine göre farklılaştığı belirlenmiştir. Üst sınıflardaki öğrenciler birinci sınıflara göre daha olumlu tutuma sahiptir. Anahtar kelimeler: Bireysel yenilikçilik, eğitim, sosyal bilgiler öğretmen adayı, teknoloji
Okuma ajandasının ortaokul öğrencilerinin söz varlığı geliştirmeye yönelik tutumlarına ve akademik başarılarına etkisi
Dil becerilerinin edinilmesi ve sergilenmesinde önemli rol oynayan söz varlığı, bir dilin anlama ve anlatma kabiliyetinin taşıyıcısı olan sözcük ve söz gruplarını kapsar. Ortaokullarda sürdürülmekte olan Türkçe derslerindeki temel amaç; öğrencilerin dil becerilerini edinerek bunları etkin bir biçimde kullanmaları yoluyla kültürel aktarımı ve toplumsal iletişimi sağlamaktır. Pasif söz varlığını geliştirmede dinleme ve okuma, aktif söz varlığını geliştirmede ise yazma ve konuşma becerileri işe koşulmaktadır. Yarı deneysel desende gerçekleştirilen bu araştırmada, okuma ajandasının ortaokul öğrencilerinin söz varlığını geliştirmeye yönelik tutumları ve akademik başarıları üzerindeki etkisini ortaya koyma amaçlanmıştır. Bu amaçla gerçekleştirilen sekiz haftalık uygulamada; bir ortaokulun beşinci sınıf öğrencileri üzerinde, araştırmacı tarafından geliştirilen "okuma ajandası uygulaması" gerçekleştirilmiştir. Veri toplama aracı olarak, araştırmacı tarafından geliştirilen Söz Varlığını Geliştirmeye Yönelik Tutum Ölçeği ile öğrencilerin akademik başarılarını yansıtan dönem sonu ve dönem başı akademik notları kullanılmıştır. Araştırma sonucunda, araştırmacı tarafından geliştirilen okuma ajandası uygulamasınin öğrencilerin söz varlığını geliştirmeye yönelik tutumlarını ve akademik başarılarını olumlu yönde etkilediği belirlenmiştir.
Öyküleyici metin türünde yazma becerisini geliştirmeye yönelik bir uygulama: Kurgu merdiveni
Bu araştırmanın amacı öyküleyici metin türünde yazma becerisini geliştirmeye yönelik yeni bir uygulama geliştirmektir. Bu amaç doğrultusunda tasarlanmış olan Kurgu Merdiveni'nin, ortaokul öğrencilerinin yazma başarısına ve yazmaya yönelik tutumlarına etkisi incelenmiştir. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden öntest sontest kontrol gruplu deneysel model kullanılmıştır. Araştırma 2017-2018 eğitim öğretim yılında Bursa ili Yenişehir ilçesi Koç Ortaokulunda öğrenim göre 7. sınıf öğrencileriyle yürütülmüştür. Araştırmanın uygulama süreci 10 hafta sürmüştür. Deney grubunda dersler Kurgu Merdiveni Tekniği kullanılarak işlenmiş, kontrol grubunda Türkçe Öğretim Programı'na göre derslere devam edilmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak Öyküleyici Anlatım Değerlendirme Formu ve Ortaokul Öğrencilerine Yönelik Yazma Tutum Ölçeği kullanılmıştır. Elde edilen veriler Mann-Whitney U-Testi ve Bağımsız Örneklemler T-Testi kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda elde edilen bulgulara göre deney grubu lehine anlamlı bir farklılık tespit edilmiştir. Kurgu Merdiveni kullanılarak uygulanan yazma eğitimi, deney grubu öğrencilerinin yazma başarıları ve yazmaya yönelik tutumlarına olumlu etki etmiştir. Sonuç olarak bu araştırmayla Kurgu Merdiveni'nin yazma eğitiminde kullanılabilecek bir uygulama olduğu ortaya konmuştur. Anahtar kelimeler: Yazma, Yazma eğitimi, Kurgu merdiveni, Yazma becerisi.
II. Meşrutiyetten Cumhuriyete (1908-1961) vatandaşlık dersi öğretim programlarının değişimi ve ders kitaplarına yansımaları
Vatandaşlık eğitimi bir toplumun haklarını, sorumluluklarını, bireyin toplum içerisindeki rolünü ve devletlerin yetiştirmek istediği vatandaş modeli açısından son derece önemlidir. Meşrutiyetten Cumhuriyete geçiş sürecinde toplumsal bir mühendislik aracı olarak öğretim programları ve ders kitapları kullanılmıştır. Bu dönemde Türk toplumu kul statüsünden hakları anayasa ile teminat altına alınan vatandaşlar topluluğuna dönüşmüştür. Hem Osmanlı muktedirleri hem de Türkiye Cumhuriyeti'ni inşa eden kurucu kadrolar vatandaşlık eğitimi programları ve ders kitapları aracılığı ile hem ideal/iyi vatandaşlar hem de kendi ideolojileri doğrultusunda itaatkâr/pasif vatandaşlar yetiştirmek istemişlerdir. Bu araştırmada temel amacı vatandaşlık yeterlilikleri kazandırmak olan vatandaşlık eğitimi dersinin, öğretim programları ve ders kitapları aracılığı ile Osmanlıdan Cumhuriyete uzanan süreçte nasıl bir yurttaş profilinin yetiştirilmek istendiğini mercek altına almaktır. Araştırma tarihsel araştırma deseni ile ele alınmıştır. Araştırmada elde edilen bulgular neticesinde II. Meşrutiyet dönemindeki vatandaşlık algısı haklar temelinde itaatkâr/pasif vatandaşlıktır. Cumhuriyetin ilk yıllarında ulusal bir çizgide itaatkâr/pasif vatandaşlar yetiştirilmek istense de eğitimdeki asıl ulusallaşma 1930'lu yıllardan sonra tam anlamıyla kendini göstermiştir. II. Meşrutiyetten Cumhuriyete geçen süreçte vatandaşlık eğitimi programlarında ve ders kitaplarındaki temel gaye evrensel ve ulusal ahlaki değerler ile bezenmiş, devlet yönetimi, çevre, sağlık ve ekonomik farkındalıklar kazanmış yurttaşlar yetiştirmektir. Anahtar Sözcükler: Cumhuriyet, ders kitapları, eğitim, iyi vatandaş, Meşrutiyet, öğretim programları, vatandaşlık
Ortaokul sosyal bilgiler dersinde öğrencilerin küresel okuryazarlık yetkinliği: Ünye örneği
Bu araştırmanın amacı, içinde yaşadığımız küresel çağın bir gereksinimi olarak, küresel okuryazarlığın teorik modelini ortaya koymak ve bu modeli sosyal bilgiler dersine entegre etmektir. Araştırmada nitel ve nicel yöntemlerin birlikte ele alındığı karma araştırma yöntemi kullanılmıştır. Ayrıca araştırma nitel verilerin öncelikli olduğu ve nitel verilerden nicel verilere bağlantı kurulan, keşfedici sıralı karma desen ile desenlenmiştir. Çalışmanın nitel bölümünde, alan yazından elde edilen betimsel temalar ve yürütülen teorik tartışmalar kapsamında, araştırmacı tarafından analitik temalar üretilmiştir. Söz konusu analitik temalar küresel okuryazarlığın yetkinlik alanlarını temsil eden teorik modeli oluşturmaktadır. Bu bağlamda küresel okuryazarlığın yetkinlik alanları; öğrenme alanları, temel perspektifler, temel beceriler ile tutum ve davranışlar olarak dört boyutlu olarak belirlenmiştir. Bu bölümde ayrıca, küresel okuryazarlığın eğitim ortamında geliştirilmesine ilişkin temel ilkeler ve anahtar öğretim yaklaşımları ortaya koyulmuştur. Ortaya koyulan teorik model kapsamında ise Sosyal Bilgiler Dersi Öğretim Programı (2018) değerlendirilmiştir. Öğretim programının küresel okuryazarlığa dair konulara, nicelik açısından önemli oranda yer verdiği görülmüştür. Bununla birlikte, küresel okuryazarlığın kazandırılması için geliştirilmeye açık bir yapı sunduğu düşünülmektedir. Çalışmanın nicel bölümünde ortaokul düzeyindeki öğrenciler için üç faktörlü ve 18 maddelik "Küresel okuryazarlık ölçeği" geliştirilmiştir. Daha sonra ilgili ölçek, Ordu'nun Ünye ilçesinde yer alan ve rastgele yöntemle belirlenen ortaokullarda eğitim gören 565 kişilik bir araştırma grubuna uygulanmıştır. Araştırma grubundan elde edilen sonuçlar kapsamında; Araştırma grubunda yer alan öğrencilerin cinsiyet değişkeni açısından ele alındığında, küresel okuryazarlığın bireysel yetkinlik ve küresel farkındalık boyutu açısından kız öğrenciler lehine, erkek öğrencilere kıyasla anlamlı sonuçlar bulunmuştur. Sınıf değişkeni açısından ele alındığında; 8.sınıf öğrencilerinin küresel okuryazarlık puanları tüm boyutlarda, 5.ve 6.sınıf öğrencilerine kıyasla daha yüksek bulunmuştur. Anne eğitim durumu değişkenine göre, annesi yükseköğretim mezunu olan öğrenciler lehine olmak üzere, annesi daha düşük eğitim seviyesinde olan öğrencilere kıyasla anlamlı sonuçlar bulunmuştur. Hayatın çoğunun geçirildiği yerleşim yerine göre, hayatının çoğunu şehir merkezinde geçiren öğrenciler lehine, hayatının çoğunu kırsal yerleşim bölgesinde geçiren öğrencilere kıyasla, bireysel yetkinlik ve küresel yerel ilişkisi boyutlarında anlamlı sonuçlar bulunmuştur. Yurt dışında bulunma durumuna, göre yurt dışında bulunan öğrenciler lehine olarak, yurt dışında bulunmayan öğrencilere kıyasla küresel farkındalık boyutunda anlamlı sonuçlar bulunmuştur. Anahtar Sözcükler: Küresel dünya, Küresel okuryazarlık, Küresel okuryazarlık eğitimi, Küresel yetkinlik, Sosyal bilgiler eğitimi
Öğretmen adaylarının çocuk haklarını, yardımseverlik değerini ve empati becerisini algılama düzeylerinin belirlenmesi
Araştırmada; öğretmen adaylarının çocuk haklarını, yardımseverlik değerini ve empati becerisini algılama düzeylerinin çeşitli değişkenler doğrultusunda incelenmesi amaçlanmıştır. Bu değişkenler doğrultusunda (ana bilim dalı, sınıf düzeyi, cinsiyet, kardeş sayısı, ailenin aylık geliri, ailenin eğitim durumu, çocuklarla alakalı herhangi bir etkinliğe katılıp katılmama durumu, işbirlikli çalışma durumu, yardımsever olma durumu) öğretmen adaylarının bilgilerinde anlamlı bir farklılık gösterip göstermediği tespit edilmiştir. Mevcut çalışmada veri toplama araçları olarak; Kepenekçi (2006) tarafından oluşturulan Çocuk Haklarına Yönelik Tutum Ölçeği; Aktepe tarafından oluşturulan Yardımseverlik Tutum Ölçeği; Dökmen (1988) tarafından oluşturulan Empatik Eğilim Ölçeği kullanılmıştır. Araştırmada; öğretmen adaylarının şahsi bilgilerine erişmek maksadıyla araştırmacı tarafından geliştirilen Kişisel Bilgi Formu da veri toplama araçları arasında yerini almaktadır. Araştırma; 2021-2022 eğitim-öğretim yılında Bursa ilinin Görükle ilçelerinde bulunan Uludağ Üniversitesi Eğitim Fakültesinde eğitimini sürdüren Fen Bilgisi Öğretmenliği 1.2.3.4. sınıf 128 öğretmen adayı ve Sosyal Bilgiler Öğretmenliği 1.2.3.4. sınıf 129 öğretmen adayının katıldığı toplam 257 kişi ile yürütülmüştür. Araştırma sonucunda 257 katılımcıdan elde edilen verilerin analizi IBM SPSS Statistics 22 (SPSS Inc., Chicago, IL) programında uygun istatistiksel yöntemler ile değerlendirilerek araştırmada, kullanılmıştır. Araştırmada kullanılan ölçeklerde normal dağılım gösteren ölçek toplam puanları için iki grup karşılaştırmalarında Independent Sample T Test ikiden fazla grup karşılaştırmalarında ise Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) kullanılmıştır. İkiden fazla grup karşılaştırmalarında anlamlı farklılık görüldüğü durumda varyanslar homojen olduğunda Scheffe testi, varyansların homojen olmadığı durumda Tamhane's T2 testi uygulanmıştır. Verilerde kayıp veri (missing value) olmadığı tespit edilmiştir. Ayrıca nicel değişkenler arasında ilişki olup olmadığı Pearson Korelasyon analizi ile incelenmiştir. Mevcut araştırmanın toplam sonuçlarına bakıldığında; Yardımseverlik Tutum Ölçeği puanı, Çocuk Haklarına Yönelik Tutum Ölçeği puanı ve Empatik Eğilim Ölçeği puanı arasında pozitif yönlü, anlamlı ve orta şiddette bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Sosyal Bilgiler Öğretmenliği bölümünde ve Fen Bilgisi Öğretmenliği bölümünde okuyan öğretmen adaylarına uygulanan ölçeklerin birbirleriyle olan ilişkisi ayrı ayrı incelendiğinde; Yardımseverlik Tutum Ölçeği puanı ile Çocuk Haklarına Yönelik Tutum Ölçeği puanı arasında pozitif yönlü, anlamlı ve orta şiddette bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Yardımseverlik Tutum Ölçeği puanı ile Empatik Eğilim Ölçeği puanı arasında anlamlı, pozitif yönde, orta şiddette bir ilişki olduğu saptanmıştır. Çocuk Haklarına Yönelik Tutum Ölçeği puanı ile Empatik Eğilim Ölçeği puanı arasında pozitif yönde, anlamlı ve zayıf şiddette bir ilişki olduğu tespit edilmiştir.
Etkileşimli tahtanın Türkçe dersinde kullanımının ortaokul öğrencilerinin akademik başarı ve tutumlarına etkisi
Etkileşimli tahtanın Türkçe dersinde kullanımının ortaokul öğrencilerinin akademik başarı ve tutumlarına etkisi Bu araştırmanın amacı, Etkileşimli tahtanın Türkçe dersinde kullanımının öğrencilerin akademik başarılarına, Türkçe dersine ve Türkçe dersinde etkileşimli tahta kullanımına yönelik tutumlarına etkisini ortaya koymaktır. Araştırma, ön test-son test kontrol gruplu modele dayanan yarı deneysel bir çalışmadır. Araştırmanın çalışma grubunu, 2016-2017 eğitim ve öğretim yılında Kütahya ili, Yunus Emre Ortaokulunda bulunan 8-A kontrol grubu ve 8-C deney grubu olmak üzere toplam 50 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmanın uygulama kısmı 6 hafta süresince, haftada 2 ders saati olmak üzere toplamda 12 ders saatinde gerçekleştirilmiştir. Türkçe dersindeki "Cümle Çeşitleri" konusu deney grubunda bulunan 25 öğrenciye etkileşimli tahta kullanılarak, kontrol grubunda bulunan 25 öğrenciye ise etkileşimli tahta kullanılmadan sıradan tahta ile işlenmiştir. Araştırmayı iki grupta da araştırmacı yürütmüştür. Çalışma gruplarındaki öğrencilerin Türkçe dersine yönelik başarılarını ölçmek amacıyla araştırmacı tarafından geliştirilen 20 soruluk "Cümle Çeşitleri Başarı Testi" kullanılmıştır. Her iki grup öğrencilerinin Türkçe dersine yönelik tutumlarını ölçmek amacıyla 2014 yılında Topçuoğlu Ünal ve Köse tarafından geliştirilen "Türkçe Dersine Yönelik Tutum Ölçeği" kullanılmıştır. Etkileşimli tahta ile ders işlenen deney grubunun Türkçe dersinde kullanılan etkileşimli tahtaya yönelik tutumunu ölçmek amacıyla 2016 yılında Topçuoğlu Ünal ve Tayfa tarafından geliştirilen "Türkçe Dersinde Etkileşimli Tahtaya Yönelik Tutum Ölçeği" kullanılmıştır. Çalışmada toplanan veriler bağımsız örneklem t-test ve bağımlı örneklem t-testi kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırmanın sonucunda etkileşimli tahta ile ders işlenen deney grubu öğrencilerinin derse yönelik akademik başarılarının, klasik tahta ile ders işlenen kontrol grubu öğrencilerinin derse yönelik akademik başarılarına göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde arttığı görülmüştür. Bu sonuçtan hareketle Türkçe dersinde etkileşimli tahta kullanımının öğrencilerin akademik başarılarına büyük katkı sağladığı söylenebilir. Araştırmanın diğer sonuçlarına bakıldığında etkileşimli tahta kullanımının Türkçe dersine yönelik öğrenci tutumunu yükselttiği fakat bu yükselişin istatistiksel olarak anlamlı düzeyde olmadığı görülmüştür. Etkileşimli tahtanın kullanıldığı deney grubunun Türkçe dersinde etkileşimli tahtaya yönelik tutumu, uygulama sonunda istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yükselmiştir. Anahtar Kelimeler: Etkileşimli tahta, FATİH Projesi, öğrenci başarısı, öğrenci tutumu, Türkçe dersi
Ortaokul öğrencilerinin telaffuz hataları üzerine bir inceleme
Ortaokul Öğrencilerinin Telaffuz Hataları Üzerine Bir İnceleme Konuşma insan iletişiminde en etkili, en hızlı ve en pratik yollardan biridir. Toplumsal yaşamın vazgeçilmez bir ögesidir. Etkili bir iletişim başarı için, etkili ve düzgün bir konuşma da etkili iletişim için elzemdir. Bu çalışmada ortaokul öğrencilerinin hazırlıksız konuşma esnasında yaptıkları telaffuz hataları incelenmiştir. Kütahya ilinin Domaniç ilçesindeki bir devlet ortaokulunda öğrenim gören 7. sınıf öğrencilerinden rastgele yöntemle seçilen 25 öğrencinin konuşmaları incelenmiş ve sonuçlar; telaffuz hatalarının oranı, türleri, hazırlıksız konuşma süreleri ve bunların cinsiyete göre oranı gibi değişkenler açısından incelenmiştir. Araştırma, tarama modelinde desenlenmiştir. Verilerin toplanmasında yarı yapılandırılmış gözlem tekniğinden faydalanılmıştır. Ses kaydı ve konuşma gözlem formlarıyla verilerin toplanması sağlanmıştır. Öğrencilerin hazırlıksız konuşma yapacakları konular, Türkçe öğretimi programındaki konuşma amaç ve kazanımları ile Türkçe ders kitaplarındaki temalar dikkate alınarak oluşturulmuştur. Oluşturulan 44 konuşma konusu uzman görüşüne sunulmuş ve öğrencilere en uygun 20 konu belirlenmiştir. Araştırma sonucunda öğrencilerde telaffuz hataları tespit edilmiştir. Öğrencilerin tamamında yerel ağız kullanımı görülmüştür. Bunu atlama (%64), gevşeklik (%52), gereksiz ses kullanımı (%52), vurgu ve tonlama hatası (%36) takip etmektedir. Yerel ağız kullanımından kaynaklı hataların başında ise çoğul ekinin yanlış kullanımı (%95), sert sessizlerin yumuşak söylenmesi (%95) ve şimdiki zaman ekinin yanlış kullanımı (%85) gelmektedir. Konuşma süresi bakımından erkekler kızlardan 8 saniye daha uzun konuşmuş, telaffuz hatası yönünden de kızlar %5 daha başarılı çıkmıştır.
Türkiye'de öğretmen açığının giderilmesinde başvurulan alternatif uygulamaların incelenmesi
Türkiye'de Öğretmen Açığını Gidermede Başvurulan Alternatif Uygulamaların İncelenmesi (1961-1996) Türkiye'de 1961 yılından itibaren öğretmen istihdamı konusunda yaşanan alternatif kaynakların kullanımı sorunu detaylı bir şekilde ele alınmış değildir. Türkiye'de normal atama yolları dışında gerçekleştirilen "10" ayrı öğretmen atama uygulamasına doküman incelemesi yoluyla ulaşılmıştır. Bu atama yollarına ait gerekçe, süreç ve sonuçlar, ulaşılan birinci, ikinci el kaynaklardan elde edilen veriler ışığında ele alınmıştır. Alternatif öğretmen atama yolları, ulaşılan bulgular aracılığıyla açıklanmaya çalışılmış, önceki ve sonraki öğretmen atama uygulamaları ile ilişkilendirilmiş ve son olarak tüm bu alternatif yolların gerekçe ve sonuçları anlamlandırılmaya çalışılmıştır. Elde edilen veriler, Araştırmada, bu alternatif formüllerin esas gerekçesinin, çeşitli nedenler ile sürekli artış gösteren öğretmen açığından kaynaklandığı tespit edilmiştir. Uygulamaya konulan plan ve programların kısa vadede yarar sağlaması umulmuş ancak hem dönemin ekonomik yapısı hem de siyasi ve sosyal ortamı buna imkân vermemiştir. Bazı uygulamalar ilgili öğretim yılında sona ermiş ya da birkaç yıl içinde başka öğretim mevzuatı içerisinde yer almıştır. Diğer taraftan ücretli öğretmenlik ve yedek subay öğretmenlik uygulamalarının ise halen devam ettiği görülmektedir. Bu tür uygulamalar, sonuçları itibariyle nitelik açısından önemli kayıplara neden olmuştur. Bu araştırmada, öğretmenliğin niteliğinin, söz konusu süreçte nicelik karşısındaki durumu kronolojik ve metodolojik olarak aydınlatılmaya çalışılmıştır. Anahtar kelimeler: Alternatif uygulamalar, eğitim, öğretmenlik, öğretmen açığı, öğretmen atamaları
Sosyal bilgiler öğretmen adaylarının medya okuryazarlığı algılarının incelenmesi
Bu araştırmanın amacı sosyal bilgiler öğretmen adaylarının medya okuryazarlık algılarının çeşitli değişkenlere göre farklılaşıp farklılaşmadığını bir ölçek geliştirerek incelemektir. Bu amaçla araştırmacı tarafından Medya Okuryazarlık Algı Ölçeği (MOAÖ) geliştirilmiş ve uygulanmıştır. Araştırma betimsel tarama modelinde desenlenmiştir. Araştırmanın çalışma grubu, belirlenen yedi devlet üniversitesinin birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü sınıflarında 2016-17 eğitim-öğretim yılında öğrenim gören öğrencilerden tesadüfî örnekleme yöntemi ile belirlenen toplam 1000 kişilik sosyal bilgiler öğretmenliği öğrencisinden oluşmaktadır. Araştırmada oranlı tabakalı örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın bağımlı değişkeni sosyal bilgiler öğretmen adaylarının medya okuryazarlık algıları iken araştırmanın bağımsız değişkeni demografik özelliklerdir (yaş, cinsiyet, sosyo-ekonomik durum, kardeş sayısı, coğrafi bölge vb.). Elde edilen araştırma verilerinin çözümlenmesinde ve yorumlanmasında, One-Way Anova Testi ve T-Testi analizleri kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre sosyal bilgiler öğretmenliği bölümünde öğrenim gören öğrencilerin, genel olarak medya okuryazarlığı algılarının hem ölçek hem de alt boyutlar bazında yüksek seviyede olduğu bulunmuştur. Yapılan araştırmada, TV izleme süresi, internet kullanım süresi ve yaşanılan bölge ile yaşanılan yerin niteliği gibi bazı değişkenlerin, öğrencilerin medya okuryazarlığı algılarına önemli ölçüde etki ettiği saptanmıştır.
Proje tabanlı öğrenme yaklaşımının yazma becerisine ve yazma kaygısına etkisi
Bu çalışmanın amacı, Proje Tabanlı Öğrenme Yaklaşımının ortaokul öğrencilerinin yazma becerilerine ve yazma kaygılarına etkisini araştırmaktır. Bu amaç doğrultusunda verilerin toplanması, analizi, hipotezlerin kontrol edilmesi ve yorumlanmasında ön test-son test kontrol gruplu yarı deneysel desenden faydalanılmıştır. Araştırma, İstanbul ili Kağıthane ilçesinde bulunan Cengizhan Ortaokulunda 2016-2017 eğitim-öğretim yılında 7. sınıfta öğrenim görmekte olan, yansız atama yoluyla ikisi deney ikisi de kontrol grubu olmak üzere toplam 100 öğrenci üzerinde yürütülmüştür. Deney grubu olarak belirlenen iki şubedeki öğrencilerin Türkçe derslerinde Proje Tabanlı Öğrenme Yaklaşımının aşamaları takip edilirken kontrol grubu olarak belirlenen iki şubenin öğrencilerin dersinde de mevcut Türkçe Dersi Öğretim Programı'nın aşamaları takip edilmiştir. Deneysel çalışma 10 hafta sürmüştür. Deney ve kontrol gruplarındaki öğrencilerin yazılı anlatım becerilerindeki başarılarını tespit edebilmek için çalışma öncesinde ve sonrasında öğrencilerden yazılı anlatım örnekleri toplanmış ve Yazılı Anlatım Becerisi Dereceli Puanlama Anahtarı ile puanlanmıştır. Öğrencilerin yazma kaygısı ise araştırmacı tarafından geliştirilen Yazma Kaygısı Ölçeği ile test edilmiştir. Araştırmada nicel olarak elde edilen veriler üzerinde yapılan istatistiksel analizler sonucunda, öğrencilerin yazılı anlatım becerisi başarı puanlarının deney grupları lehine anlamlı ve daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca deney ve kontrol gruplarındaki öğrencilerinden yazma kaygısı ölçeğiyle elde edilen veriler incelendiğinde yazma kaygısı puanlarının deney grupları lehine istatistiksel olarak anlamlı düzeyde değiştiği sonucuna ulaşılmıştır. Bu sonuçlara göre Türkçe derslerinde Proje Tabanlı Öğrenme Yaklaşımının uygulanmasının, öğrencilerin yazma becerisini geliştirmede ve yazma kaygılarının giderilmesinde etkili olduğu söylenebilir.
Basılı ve dijital ortamlarda ortaokul öğrencilerinin okuduğunu anlama becerilerinin karşılaştırılması
Basılı ve Dijital Ortamlarda Ortaokul Öğrencilerinin Okuduğunu Anlama Becerilerinin Karşılaştırılması Teknolojinin gelişmesi ve eğitimin içine girmesiyle birlikte öğrenciler dijital aletlerden okuma yapmaya başlamış ve ekran okuma diye bir okuma türü ortaya çıkmıştır. Bu türün ortaya çıkmasıyla basılı ve dijital okuma ortamları arasında okuduğunu anlama başarıları açısından fark olup olmadığı ve öğrencilerin hangi okuma ortamında okuma yapmayı tercih ettikleri önemli hâle gelmiştir. Bu araştırmanın amacı basılı ve dijital ortamlarda ortaokul altıncı sınıf öğrencilerinin okuduğunu anlama becerilerinin karşılaştırılmasıdır. Verilerin toplanması, analizi ve yorumlanmasında nicel araştırma yöntemlerinden nedensel karşılaştırma araştırması kullanılmıştır. Araştırma, Kütahya il merkezinde bulunan Millî Eğitim Bakanlığına bağlı devlet ortaokullarında 2017-2018 eğitim-öğretim yılında öğrenim görmekte olan 6. sınıf öğrencileri eşit gruplar haline getirilerek toplam 397 öğrenci üzerinde yürütülmüştür. Araştırmada nicel olarak elde edilen veriler üzerinde yapılan istatiksel analizler sonucunda eşit seviyedeki öğrenci grupları arasında ekran ve kâğıttan okuduğunu anlama başarıları arasında anlamlı bir fark bulunmamıştır. Bu sonuçlara göre ortaokul altıncı sınıf öğrencilerinin ekran ve kâğıttan okuduğunu anlama başarıları seviyeleri eşit seviyededir. Ekran okuma son yıllarda eğitimde yaygın kullanılmasına rağmen kâğıttan okuduğunu anlama başarısına ulaşmıştır. Öğrencilerin ekrandan okuduğunu anlama başarılarının artması ekran okumayı önemli bir okuma türü hâline getirmiştir. Anahtar kelimeler: Ekran okuma, okuduğunu anlama, okuma ortamı
Ceza infaz kurumlarında uygulanan eğitim-iyileştirme faaliyetlerinde tartışma türleri kullanımının hükümlü/tutukluların dinleme becerisi üzerine etkisi
Ceza infaz kurumları, hükümlü/tutukluların cezalarını infaz edip suç gruplarına ve türlerine göre barındıkları, fiziki yapıları farklılık arz eden, özel mevzuatla yönetilen müesseselerdir. Ceza infaz kurumlarındaki kadın ve erkek hükümlü/tutuklular yaş, cinsiyet ve suç gruplarına göre farklı yerleşkelerde barınmaktadırlar. Farklı gruplardan hükümlü/tutukluların barındığı ceza infaz kurumlarında hizmet unsuru olarak birçok faaliyet süregelmektedir. Bu faaliyetlerden eğitim-iyileştirme çalışmaları, hükümlü/tutukluların salıverilmesinden sonraki hedeflenen yaşantıları açısından ülke politikası adına son derece önem taşımaktadır. Bu çalışmanın amacı, eğitim ve iyileştirme faaliyetlerinde kullanılan ve her faaliyet döneminde eğitim çizelgelerinde ifade edilen münazara, panel, forum, açık oturum gibi sosyal-kültürel faaliyetlerin pratikte hükümlü/tutukluları iyileştirme çalışmalarına katkısı olup olmadığını ortaya koymak, hükümlü/tutukluların dinleme becerisiyle ilgili faaliyetlerinin geliştirilip geliştirilemeyeceği konusunda tespitlerde bulunmaktır. Bu araştırma, Yenişehir Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu, Bursa E Tipi Kapalı ve Açık Ceza İnfaz Kurumu, Bursa H Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda bulunan ilkokul, ortaokul, lise ve üniversite muzunu hükümlü/tutuklulardan seçkisiz (random) yöntemle seçilmiş 122 gönüllü katılımcı ile gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın verileri, araştırmacı tarafından geliştirilen ve dinlediğini anlama yeteneğini ölçmeyi amaçlayan beş farklı başarı testi ile elde edilmiş ve istatistik programıyla analiz edilmiştir. Hükümlü/tutukluların dinlediğini anlama başarısı, tartışma türleri kullanımıyla öntest ve sontest arasında anlamlı bir farklılık göstermiştir. Araştırmanın sonunda, elde edilen bulgulardan yola çıkılarak bazı öneriler dile getirilmiştir. Anahtar kelimeler: Ceza infaz kurumları, dinleme becerisi, hükümlü/tutuklular, tartışma türleri
Sosyal bilgiler dersi 2005 ve 2018 öğretim programlarının karşılaştırılması
Bu araştırmada, Sosyal Bilgiler dersi (4 ve 5. Sınıflar) 2005 ve 2018 öğretim programlarının, program öğeleri (amaç, içerik, öğrenme-öğretme süreci, ölçme ve değerlendirme) bakımından karşılaştırılması yapılarak, benzerlikler ve farklılıkların ortaya çıkarılmasına çalışılmıştır. Bu sebeple çalışma her iki öğretim programı üzerinde yoğunlaşmıştır. Literatür incelemesi niteliği taşıyan bu çalışma; giriş, kuramsal açıklamalar ve ilgili araştırmalar, yöntem, bulgular ve yorum, sonuç ve öneriler olmak üzere beş ana bölümden oluşmuştur. Çalışma betimsel doküman analizi çalışmasıdır. Araştırma sürecinde çalışmanın amacına yönelik mevcut kaynaklar bulunmuş, her kaynak dikkatlice incelenmiş, gerekli bilgiler not alınmış ve notlardan yola çıkarak değerlendirme işlemi yapılmıştır. 2005 Sosyal Bilgiler dersi öğretim Programında vizyon ve temel felsefe ile ilgili açıklama yapılmasına karşın 2018 öğretim programında herhangi bir açıklamaya yer verilmemiştir. 2005 ve 2018 programı yapılandırmacılık eğitim felsefesinin ilkeleri esas alınarak hazırlanmıştır. Her iki programda da öğrenci merkezli, toplu öğretim ve tematik yaklaşımın benimsendiği görülmektedir. İki öğretim programında da hedeflerin olduğu, 2005 öğretim programında toplam 175, 2018 öğretim programında ise 131 kazanım bulunduğu, 2005 öğretim programında genel olarak 8 öğrenme alanı olduğu, 2018 öğretim programının ise 7 öğrenme alanı çerçevesinde meydana getirildiği ancak bazı öğrenme alanlarının isimlerinin değiştirildiği görülmüştür. Sosyal Bilgiler dersi 2018 öğretim programında yer alan becerilerin bir bölümü günümüz gereksinimleri doğrultusunda güncellenmiştir. Diğer bir bölümü ise 2005 öğretim programındaki temel becerilerinden alındığı görülmektedir. 2005 öğretim programının içerdiği değerlerin 16 tanesinin 2018 programında aynı şekilde yer aldığı ve 2018 programında değer sayısının düşürüldüğü görülmektedir. Ölçme ve değerlendirme açısından 2018 öğretim programında klasik ve alternatif yöntemlerin kullanılmasını vurgulamış ve 2005 öğretim programından hangi yönlerden ayrıldığı belirtilmemiştir. Bu bağlamda 2018 öğretim programının 2005 öğretim programına göre çok fazla bir yenilik getirmediği söylenebilir. Anahtar kelimeler: Öğretim programı, program ögeleri, sosyal bilgiler
Türkçe ders kitaplarında yer alan metin türlerinin 2018 Türkçe öğretim programına uygunluğunun incelenmesi
Türkçe dersinin en önemli yardımcısı ve kaynağı ders kitaplarıdır. Öğrenciler arasında bilgisayar, tablet ve telefon gibi teknolojik aletlerin kullanımının hızla artması sonucunda öğrencilerin kitaplara olan ilgileri azalmaktadır. Bunun için Türkçe dersi kitapları öğrencilerin ilgisini çekebilecek şekilde hazırlanmalıdır. Dört temel dil becerisinden oluşan Türkçe dersinin kitapları da bu becerileri yansıtacak biçimde hazırlanmalıdır. Günümüzde eğitim anlayışı olarak yapılandırmacı eğitim anlayışı uygulanmakta ve Türkçe Öğretim Programları bu anlayışa uygun olarak hazırlanmaktadır. Türkçe Öğretim Programları Türkçe Ders kitaplarının nasıl hazırlanması gerektiğini, uygulamanın nasıl olması gerektiğini anlatan en önemli kaynaktır. Bu araştırmada da Türkçe dersi için hazırlanan 2017-2018 ve 2018-2019 yılında okutulan toplam 13 ders kitabı incelenmiştir. Bütün kitaplarda yer alan toplam 432 metnin, metin türleri, metinlerde bulunması gereken nitelikler, metin sayıları araştırılmıştır. Araştırmalar sonucunda 2017-2018 eğitim öğretim yılında okutulan 5. sınıf kitabı hariç diğer sınıf düzeylerinde okutulan kitapların metin sayılarının eksik veya fazla olması, metin türlerinin programda yer alan metin türlerine uygun bir grafikte verilmemesi, zorunlu temaların olmaması yönünden 2018 Öğretim Programına uygun olmadığı tespit edilmiştir. 2018-2019 yılında okutulan tüm sınıf düzeyindeki Türkçe ders kitapları ise metin türü sayısı, programda yer verilen metin türlerinin kullanması ve zorunlu temaların yer alması açısından 2018 Türkçe Öğretim Programına uygun bir biçimde hazırlandığı görülmüştür.
Okuma çemberi tekniğinin ortaokul öğrencilerinin okuduğunu anlama becerilerine ve okuma öz yeterliliklerine etkisi
Bu çalışmanın amacı, okuma çemberi yönteminin ortaokul altıncı sınıf öğrencilerinin okuduğunu anlama becerisine ve okuma öz yeterliliğine etkisini araştırmaktır. Bu amaç doğrultusunda verilerin toplanması, analizi, hipotezlerin kontrol edilmesi ve yorumlanmasında ön test- son test kontrol gruplu yarı deneysel desenden faydalanılmıştır. Araştırma İzmir il merkezinde Milli Eğitim Bakanlığına bağlı bir devlet okulunda 2018-2019 eğitim-öğretim yılında 6.sınıfta öğrenim görmekte olan, yansız atama yoluyla deney grubu ve kontrol grubu olmak üzere toplam 42 öğrenci üzerinde yürütülmüştür. Deney grubu ve kontrol grubu öğrencilerinin akademik başarıları ve Türkçe dersi başarı notlarının birbirine yakın olduğu belirlenmiştir. Araştırma sürecinde deney grubu öğrencilerine Okuma Çemberi Yöntemi aşamaları takip edilirken kontrol grubu öğrencilerine mevcut Türkçe Dersi Öğretim Programı'nın aşamaları takip edilmiştir. Deneysel çalışma 9 hafta sürmüştür. Deney ve kontrol grubundaki öğrencilere okuduğunu anlamaya yönelik "Okuduğunu Anlama Başarı Testi", okuma öz yeterliliklerine yönelik "Okur Öz Algısı Ölçeği 2" uygulanmıştır. Araştırmada elde edilen nicel verilerin analizinde SPSS paket programından yararlanılmıştır. Shapiro- Wilk Testi uygulanarak dağılımın normalliği belirlenmiş, bu sonuca bağlı olarak da araştırmada parametrik olmayan (non- parametrik) testler kullanılmıştır. Araştırmada nicel olarak elde edilen veriler üzerinde yapılan istatistiksel analizler sonucunda, öğrencilerin okuduğunu anlama becerisi başarı puanlarının deney grubu lehine anlamlı ve puan ortalamalarının daha fazla arttığı tespit edilmiştir. Deney ve kontrol grubundaki öğrencilerin okuma okur öz yeterlilik algısı ölçeği 2 ile elde edilen veriler incelendiğinde ölçekteki "İlerleme", "Gözlemsel Karşılaştırma", "Sosyal Geri Dönüt", "Fizyolojik Durum" alt boyutlarında ve ölçeğin tam puanlarının deney grubu lehine istatistiksel olarak anlamlı düzeyde değişmediği sonucuna ulaşılmıştır. Bu sonuçlara göre Okuma Çemberi Yönteminin öğrencilerin okuduğunu anlama becerilerini geliştirdiği fakat okuma öz yeterliliklerini arttırmada etkili olmadığı söylenebilir.
Yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde etkileşimli kelime duvarı ile kelime öğretimi
Bu çalışmanın amacı, yabancılara Türkçe öğretiminde kelime öğretimi için etkin ve kullanışlı bir öğretim aracı olan etkileşimli kelime duvarlarını tanıtmak ve öğreticiler için etkileşimli kelime duvarı etkinliklerinden örnekler sunmaktır. Araştırma kapsamında temel nitel desen araştırma yöntemi kullanılmıştır. Araştırmada kullanılan veriler Kesit Yayınları, Türkçeye Yolculuk A1 Ders ve Çalışma kitaplarındaki kelimelerden oluşmaktadır. Kitaplardaki kelimeler ünite bazında tespit edilmiş ve uzman görüşü alınarak etkileşimli kelime duvarı etkinlikleri için seçilmiştir. Verilerde seçilen kelimelerle her bir ünite için etkileşimli kelime duvarı oluşturulmuş ve ünite kazanımlarına uygun etkileşimli kelime duvarı etkinlikleri sunulmuştur. Araştırmada etkileşimli kelime duvarları detaylı bir şekilde anlatılmış ve etkinlikleri görsel şekil ve tablolarla somutlaştırılmıştır. Bu kapsamda araştırmanın, yabancılara Türkçe öğretimi alanında çalışan öğreticilere ışık tutacağı ve araştırmada anlatılan etkileşimli kelime duvarının farklı ders içeriklerinde kullanımı ve araştırılması için örnek teşkil edeceği düşünülmüştür.
Sosyal bilgiler öğretmen adaylarının çokkültürlü yeterliklerinin incelenmesi
Çokkültürlülük etnik köken, sosyal sınıf, eğitim, cinsiyet, yaş ve diğer kültürel farklılıklar temelinde birlik idealine dayanan bir kavramdır. Genel olarak bir toplumdaki farklılıkları önyargısız biçimde kabul etmeyi ve tüm kültür ve farklılıkların uyum ve huzur içinde yaşamasını içermektedir. Çokkültürlülük fikrinin toplumdaki tüm bireyler tarafından kabulünde eğitim en önemli araçlardan biridir. Çokkültürlülük eğitimi kültürel farklılıklara bakılmaksızın bütün öğrencilere eşit fırsatlar verilmesi olarak ifade edilebilir. Bilindiği üzere ülkemiz geçmişten günümüze belirli bölgelerde süregelen çokkültürlü bir kimliğe sahiptir. Ayrıca Türkiye'nin jeopolitik konumu, Orta Doğu ülkelerindeki gelişmeler ve Orta Asya Türk Cumhuriyetleri'nden gelen göçmenler ülkemizdeki çok kültürlü yapının genişlemesini sağlamıştır. Bu nedenle ülkemizde eğitim programlarının uygulayıcısı olan öğretmenlerin çokkültürlü yeterliklere sahip olması gerekmektedir. Bu araştırmada da gelecekte olası çokkültürlü sınıflarda görev yapacak olan sosyal bilgiler öğretmen adaylarının çokkültürlü yeterliklerini incelemek amaçlanmıştır. Bu kapsamda nicel araştırma yöntemlerinden tarama modeli işe koşulmuştur. Katılımcılar çok aşamalı küme örnekleme stratejisi ile belirlenmiş 591 öğretmen adayından oluşmaktadır. Veriler Guyton ve Wesche (2005) tarafından geliştirilen ve Akcaoğlu ve Arsal (2018) tarafından Türkçe'ye uyarlanan "Çokkültürlü Yeterlik Ölçeği" ile elde edilmiştir. Verilerin analizinde frekans, yüzde, aritmetik ortalama ve standart sapma, Mann Whitney-U testi, Kruskal Wallis testi ve Sperman Brown Sıra Farkları Korelasyonu kullanılmıştır. Elde edilen bulgulara göre öğretmen adaylarının çokkültürlü deneyimleri ile çokkültürlü eğitime yönelik özyeterliklerinin 'orta düzeyde', çokkültürlü eğitime yönelik tutumlarının ise 'yüksek düzeyde' olduğu belirlenmiştir. Ayrıca öğretmen adaylarının çokkültürlü deneyimlerinin cinsiyet, yaş, kardeş sayısı ve aile ile birlikte yaşanılan yerin niteliği değişkenlerine göre; çokkültürlü eğitime yönelik tutumlarının cinsiyet, yaş ve aile ile birlikte yaşanan coğrafi bölge değişkenlerine göre; çokkültürlü eğitime yönelik özyeterliklerinin ise kardeş sayısı ve aile ile birlikte yaşanan coğrafi bölge değişkenlerine göre anlamlı bir şekilde değiştiği belirlenmiştir. Son olarak öğretmen adaylarının çokkültürlü deneyimleri ile çokkültürlü eğitime yönelik tutum ve özyeterlikleri arasında pozitif yönde anlamlı ilişki bulunmuştur.
Ortaokul öğrencilerinin dijital vatandaşlık tutumlarının incelenmesi
Bu araştırmada ortaokul öğrencilerinin dijital vatandaşlığa dair tutumlarını belirlemek amaçlanmıştır. Amaç doğrultusunda nicel araştırma yöntemlerinden tarama modeli tercih edilmiştir. Araştırmanın örneklemini 2022-2023 eğitim-öğretim yılında Kütahya il merkezinde öğrenim gören 1169 ortaokul öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırmanın verileri Karaduman (2011) tarafından geliştirilen "Dijital Vatandaşlık Tutum Ölçeği" ile elde edilmiştir. Verilerin analizinde frekans, yüzde, aritmetik ortalama ve standart sapma, Independent Samples T-Testi ve One-Way Anova kullanılmıştır. Analiz sonuçlarına göre ortaokul öğrencilerinin dijital vatandaşlık tutumlarının 'yüksek düzeyde' olduğu belirlenmiştir. Ayrıca ortaokul öğrencilerinin dijital vatandaşlık tutumlarının çeşitli değişkenlere göre anlamlı farklılık gösterip göstermediğine bakılmıştır. Sınıf ve aylık gelir düzeyine göre anlamlı farklılık görülmemiştir. Cinsiyete göre kız öğrenciler lehine; not ortalamasına göre daha yüksek not ortalamasına sahip olanlar lehine; baba ve anne eğitim düzeyine göre eğitim düzeyi yüksek olanlar lehine; bilgisayara sahip olma durumuna göre evinde bilgisayarı olanlar lehine, internet bağlantısına sahip olma durumuna göre internet bağlantısı olanlar lehine, internet kullanım süresine göre interneti daha uzun yıllardır kullananlar lehine ve internet kullanım sıklığına göre günde 2-3 saat sıklıkla kullananlar lehine anlamlı farklılık olduğu belirlenmiştir.
Cumhuriyet Dönemi ortaokul tarih ders kitaplarında (1931-1960) Osmanlı tarihinin yeri
Bu çalışmada 1930'lu, 1940'lı ve 1950'li yıllarda ortaokullarda okutulan tarih ders kitaplarında Osmanlı tarihine ne şekilde yer verildiği, belirlenen dönem içinde tarih ders kitaplarında Osmanlı tarihine yaklaşımlarda değişim gözlenip gözlenmediği değişiklikler varsa değişimin niceliği ve niteliği tespit edilmeye çalışılmıştır. Tarih ders kitaplarında Osmanlı tarihine dair yaklaşımlarda zaman içerisinde değişim olduğu görülmüştür. 1950 sonrası ortaokul tarih ders kitaplarında önceki dönemlere kıyasla Osmanlı tarihine daha genişçe yer verildiği, padişahları merkeze alan bir anlatımın tercih edildiği, gerek başarıların değerlendirilmesinde gerekse özellikle XVII. yüzyıl sonrası süreçlerle ilgili değerlendirmelerde, oldukça güçlü ifadelerin kullanıldığı tespit edilmiştir.
Yabancı dil olarak Türkçe öğrenimi süreçlerinde uzaktan eğitim uygulamalarının değerlendirilmesi
Bursa ULUTÖMER'deki yabancı dil olarak Türkçe öğretimi etkinlikleri de salgın dönemde uzaktan eğitim yöntemiyle sürdürülmüştür. Bu yeni yöntem ve uygulamalardan Türkçe öğrenen öğrenciler ve öğreticiler de etkilenmiş ve duruma uyum sağlamaya çalışmışlardır. Bu çalışmada Bursa Uludağ Üniversitesi ULUTÖMER'de yabancı dil olarak Türkçe öğrenimi süreçlerinde uygulanan uzaktan eğitim uygulamalarının öğrenci kazanımları, dil yetilerinin gelişimine etkisi, öğrenci tutum ve görüşleri ile uygulamanın avantajları ve dezavantajları ele alınacaktır. Bu çalışmanın amacı yabancı dil olarak Türkçe öğrenimi ve öğretimi alanında uzaktan eğitim olanaklarından yararlanılmasının potansiyeli ortaya konarak alana teknik ve bilimsel katkı sağlamaktır.
Türkçe öğretmenlerinin sosyal medyadaki dil kullanımlarının yazım (İmla) açısından incelenmesi: Facebook örneği
Türkçe öğretmenlerinin sosyal medya üzerinde kullandıkları yazı dilini noktalama işaretleri ve yazım kurallarının kullanımı açısından incelemeyi amaçlayan bu araştırmada amaca yönelik verilerin toplanmasında ve analizinde nitel yöntemler kullanılmıştır. Araştırma; temel nitel desenle modellenerek öğretmenlerin katılımıyla oluşturulmuş bir Facebook grubundaki gönderilerin noktalama ve yazım kuralları açısından incelenmesi üzerine kurulmuştur. Kırk binden fazla Türkçe ve edebiyat öğretmeni ile aynı dallardaki öğretmen adaylarının yanı sıra Türkçe eğitiminde çalışmalar yapan öğretim üyelerinin de bulunduğu Facebook grubunda araştırmacının alanyazın ve nitel yöntemler ışığında belirlediği ölçütler doğrultusunda 1596 gönderi incelenmiştir. Bu gönderi metinlerinin oluşturduğu veriler, araştırmacı tarafından oluşturulup uzman görüşünün de onayından geçen üç farklı kontrol listesi aracılığıyla toplanmış ve işlenmiştir. Facebook grubundan toplanan veriler tematik analiz yöntemiyle çözümlenmiştir. Analiz sonucunda elde edilen bulgular noktalama işaretlerinin kullanımı, noktalama işaretlerinin yerinde ve doğru kullanımı, yazım hataları olmak üzere üç temaya ayrılmıştır. Temaları oluşturan kategoriler ve kategorilerin kapsamında yer alan kodlar örnekleriyle beraber sunulmuştur. Temalandırılarak sunulan bulgulardan sonuçlara ulaşılmıştır: Gönderilerin büyük çoğunluğunda noktalama işaretleri kullanılmış, bir kısmında noktalama işaretleri hiç kullanılmamış, bir kısmında da kısmen kullanılmış ya da noktalama işareti yerine duygu simgesi kullanılmıştır. Gönderilerde noktalama işaretleri yerinde ve doğru kullanım açısından incelendiğinde noktalama işaretlerinin hiç kullanılmamasından, noktalama işaretlerinin gereksiz ve yanlış kullanılmasından, noktalama işareti yerine duygu simgesi kullanılmasından, noktalama işaretlerinin arasında bulunmayan işaretlerin kullanılmasından, noktalama işaretlerinden önce ve sonra dikkat edilmesi gereken boşluklardan kaynaklanan noktalama hataları tespit edilmiştir. Gönderiler yazım hataları açısından incelendiğinde birleşik sözcüklerin yazımı, büyük harflerin yazımı, eklerin yazımı, kısaltmaların yazımı ve sözcüklerin yazımı ile ilgili yazım hataları tespit edilmiştir. Anahtar kelimeler: Noktalama işaretleri, sosyal medya kullanımı, Türkçe öğretmenleri, yazım kuralları.
Aslı Der'in yapıtlarının çocuk edebiyatının temel ilkeleri ve fantastik ögeler açısından incelenmesi
Bu araştırmada, Aslı Der'in şu ana kadar yayımlanmış tüm yapıtlarının, çocuk edebiyatının temel ilkeleri ve fantastik ögeler açısından incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma kapsamında, Aslı Der'in sekiz yapıtı, çocuk edebiyatı ürünlerinin taşıması gereken iç ve dış yapı özellikleri çerçevesinde, doküman incelemesi yöntemiyle çözümlenmiştir. Yapıtların, fantastik ögeler açısından incelenmesi ise, araştırmacı tarafından geliştirilen "Fantastik Yapıtların Ölçütleri"ne göre yapılmıştır. Araştırma sonucunda, Aslı Der'in yapıtlarının hem dış hem de iç yapı özellikleri açısından, çocuk edebiyatının dayanması gereken temel ilkelerinin büyük çoğunluğuna uyan nitelikte kitaplar olduğu belirlenmiştir. Ayrıca, yapıtların tümünden, ayrı ayrı konular bağlamında, Türkçe öğretiminde, çocuklara, okuma kültürü ve sevgisi ediniminde yararlanılabileceği görülmüştür. Fantastik ögeler açısından ise, yazarın yapıtlarının Nikolajeva ve Steinmetz'in fantastik ölçütlerini karşılar nitelikte iken; Todorov'un fantastik tanımının sınırları içerisinde yer almadığı saptanmıştır. Araştırmanın sonucunda, yazarın yapıtlarına ilişkin araştırmacılara ve eğitimcilere önerilerde bulunulmuştur.
Ortaokul Türkçe derslerinin yürütülmesinde ders imecesi modelinin işlevselliği
Bu tez çalışması, Türkçe öğretmenlerinin ders araştırması modelini kullanarak uzaktan eğitim araçlarıyla yürüttükleri derslerinde grup olarak sergilemiş oldukları hazırlık ve yansıtma uygulamalarını ortaya koymayı amaçlamaktadır. Araştırma, dört aylık veri toplama sürecinin detaylı incelenmesini içerdiğinden tekli durum çalışmasıyla desenlenmiştir. Araştırmanın katılımcıları, Gaziantep ilinde bir ortaokulda görev yapan üç Türkçe öğretmenidir. Katılımcılar, süreç başında ders imecesi modeli ve modelin uygulama adımları konusunda bilgilendirilmiştir. Tüm süreçleri çevrim içi araçlarla yürütülen ders imecesi döngülerinin tümü kayıt altına alınmıştır. Araştırma verilerine gözlem, görüşme ve dokümanların analizi ile ulaşılmıştır. Ders imecesi döngülerinin katılımcıların dersleri planlama ve uygulama süreçlerindeki öz düzenleme davranışlarına katkı sağladığı görülmüştür. Araştırma ile öğretmenlerin sürecin hazırlık ve yansıtma aşamalarında gerçekleştirdikleri eylemlerin dersin başarıya ulaşmasındaki rolüne ilişkin farkındalık kazanmalarını sağladığı sonucuna ulaşılmıştır. Ders imecesi süreciyle katılımcı öğretmenlerin kendi öğretim süreçlerine eleştirel gözle yaklaşabildikleri, derste oluşabilecek muhtemel durumları, soruları ve tepkileri öngörebildikleri tespit edilmiştir. Katılımcı öğretmenler, ders sırasında ortaya çıkan başarısızlıklara yönelik büyük ö .lçüde kontrol edilebilir değişkenlere atıf yapmışlardır. Süreç ilerledikçe dersin başarısızlıklarına ilişkin yapılan nedensel atfetmelerin sayısında azalma görülmüştür. Öğretmenler, nedensel atfetmelerin sonucunda sonraki öğretim görevleri için düzenlemeye dönük kararlar almışlardır. Araştırma sonuçları, araştırmaya katılan Türkçe öğretmenlerinin ders imecesi modeliyle öğretmenlik motivasyonlarını artırdıklarını ve meslekî gelişim sağladıklarını ortaya koymaktadır.
Türkçe öğretmenlerinin Türkçe derslerinin uzaktan eğitimine ilişkin tutumlarının farklı değişkenler açısından incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, ortaokul Türkçe öğretmenlerinin Türkçe dersinin uzaktan eğitim yoluyla verilmesine ilişkin tutum düzeylerinin farklı değişkenler açısından incelenmesidir. Araştırmanın evrenini Gaziantep ilinde bulunan ortaokul Türkçe öğretmenleri oluştururken araştırmanın örneklemini Gaziantep ili merkez ilçelerinde (Şahinbey/ Şehitkamil) görev yapmakta olan 451 (273 kadın, 178 erkek) ortaokul Türkçe öğretmeni oluşturmaktadır. Çalışmada uzaktan eğitime yönelik tutumlara ilişkin veriler; Ağır (2007) tarafından geliştirilen, "Uzaktan Eğitime Yönelik Tutum Ölçeği" aracılığıyla toplanmıştır. Öğretmenlerden toplanan veri seti SPSS 22 istatistik programı ile analiz edilmiştir. Bu çalışmanın sonucunda Türkçe öğretmenlerinin uzaktan eğitime yönelik hazırbulunuşluklarının yüksek olduğu, uzaktan eğitime karşı tutumlarının ise olumsuza yakın orta seviyede olduğu tespit edilmiştir. Araştırma sonuçlarından hareketle örneklemin genişletme, uzaktan eğitime yönelik hizmetiçi eğitimler verme ve uzaktan eğitime yönelik hazırbuluşluğu artırıcı eğitimler verme gibi önerilerde bulunulmuştur. Anahtar sözcükler: Uzaktan eğitim, Türkçe dersi, Türkçe öğretmeni, Tutum.
Astrid lindgren ve Cahit Uçuk'un çocuk romanlarında çocuk ve değerler eğitimi
Bu araştırmanın amacı, çocuk edebiyatı alanında önemli iki kadın yazar olarak kabul edilen ve farklı ülkeleri temsil eden Astrid Lindgren ve Cahit Uçuk'un çocuk romanlarının çocuk ve değerler eğitimi bakımından karşılaştırılarak bu iki yazarın çocuk romanlarında çocuk ve değerler eğitimi başlıkları altında bulunan benzerliklerin ve farklılıkların tespit edilmesidir. Araştırma, Astrid Lindgren ve Cahit Uçuk'un çocuk romanları ile sınırlı tutulmuştur. Araştırmada Astrid Lindgren ve Cahit Uçuk'un çocuk romanlarını çocuk ve değerler eğitimi açısından karşılaştırmalı olarak incelenmek amacıyla nitel araştırma yöntemlerinden doküman incelemesi ve içerik analizi tekniği kullanılmıştır. Araştırmanın ilk aşamasında araştırma konusuna uygun veriler toplanarak kodlar oluşturulmuştur. Oluşturulan bu kodlar ile birlikte başlıca temalar belirlendikten sonra, belirlenen temalar ile uygun olan kodlar eşleştirilmiştir. Son aşamada ise, elde edilen bulgular yorumlanıp sonuç kısmında tartışılmış ve önerilerde bulunulmuştur. Araştırmada, verileri vurgulamak amacıyla doğrudan alıntılara sıklıkla yer verilmiştir. Araştırmanın sonucunda, Uçuk'un romanlarında çocuk gerçekliğinden uzak çocuk kahramanlara yer verilmekle birlikte çocuk kahramanlar aracılığıyla çocukları olumlu yönlendirebilecek özelliklere ve değerlere de yer verildiği görülmüştür. Lindgren'in çocuk romanları incelendiğinde ise romanlardaki çocuk kahramanların çocukları olumlu yönlendirecek şekilde ele alındığı görülmüştür. Astrid Lindgren'in, değerler eğitimine Cahit Uçuk'a oranla daha az yerdiği görülmüştür. Ancak, Lindgren'in çocukları olumsuz etkileyecek değerlere yer vermediği ve çocuk romanlarında yer verdiği değerlerin Türk kültüründeki değerler ile çakışmadığı görülmüştür. Aksine, Lindgren'in "misafirperverlik", "büyüklere saygı", "birlik ve beraberlik" gibi Türk kültüründe önemli kabul edilen değerlere yer verdiği görülmüştür. Ancak, Cahit Uçuk'un paylaşmak, yardımlaşmak, doğayı ve hayvanları sevip korumak, iş bölümü yapmak, tasarruflu olmak, sorumluluk sahibi olmak, çalışkan olmak değerleri ile millî ve dinî değerlere Astrid Lindgren'e oranla daha fazla yer verdiği ve Lindgren'in çocuk romanlarının değerler eğitimi açısından kısıtlı örnekler içerdiği tespit edilmiştir.
Bedri Rahmi Eyüboğlu'nun şiirlerinin değerler eğitimi açısından incelenmesi
Bu çalışmanın amacı; şiir ve düz yazı türünde ortaya koyduğu eserlerle Türk edebiyatının, resim alanındaki yaptığı çalışmalarla da Türk sanatının önemli isimlerinden biri olan Bedri Rahmi Eyüboğlu'nun tüm şiirlerindeki değer ifadelerinden eğitsel unsur özelliği taşıyabilecek olanları belirlemektir. Betimsel tarama modelinin benimsendiği çalışmada Türkçe ve Sosyal Bilgiler derslerinin değerler eğitimi açısından zengin bir içeriğe sahip olması ve bu derslerde değerler eğitimine sıklıkla yer verilmesinden dolayı, 2019 Türkçe Dersi Öğretim Programı ve 2018 Sosyal Bilgiler Dersi Öğretim Programı'nda yer alan değerler göz önünde bulundurulmuştur. Türkçe Öğretim Programı'nda belirtilen 10 kök değer, Sosyal Bilgiler Öğretim Programı'nda yer alan 18 değer ve bu değerlerden hareketle kazandırılmak istenen alt değerlerden yola çıkılarak araştırmacı tarafından 33 farklı değerin yer aldığı bir değerler listesi oluşturulmuştur. Sonradan bu listede yer alan 33 farklı değer, kendi arasında gruplandırılmıştır. Bedri Rahmi Eyüboğlu'nun tüm şiirlerinin toplandığı Dol Karabakır Dol adlı eserindeki 222 şiir, listelenen 33 farklı değer bağlamında ayrıntılı olarak incelenmiş ve araştırma sonunda bu değerlere yönelik toplam 668 veriye ulaşılmıştır. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden biri olan betimsel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini Bedri Rahmi Eyüboğlu'nun şiirleri oluşturmaktadır. Araştırmada veri kaynağı olarak Bedri Rahmi Eyüboğlu'nun bütün şiirlerinin toplandığı Dol Karabakır Dol adlı şiir kitabı kullanılmıştır. Araştırmanın sonunda Bedri Rahmi Eyüboğlu'nun şiirlerinin Millî Eğitim Bakanlığının belirlemiş olduğu değerler bakımından çok zengin bir içeriğe sahip olduğu ve şiirlerinde en fazla yer verdiği üç değerin; doğaya duyarlı olma, halk kültürüne duyarlı olma, memleket sevgisi ve özlemi değerleri olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Sözcükler: Bedri Rahmi Eyüboğlu, değerler, değerler eğitimi, evrensel değerler, ulusal değerler
Yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde B2 düzeyindeki öğrencilerin okuduğunu anlama düzeyinin çeşitli değişkenler açısından incelenmesi
Bu araştırmada, yabancı dil olarak Türkçe öğrenen B2 seviyesindeki öğrencilerin okuduğunu anlama düzeyinin çeşitli değişkenlere göre incelenmesi amaçlanmıştır. Bu doğrultuda öğrencilerin okuduğunu anlama düzeyi bağımlı değişken; üstbilişsel okuma stratejileri farkındalığı, kullandığı ders kitabı, ders dışında yapmış olduğu faaliyetler (Türkçe kitap vb. okuma, müzik dinleme, yayın izleme ve ana dili konuşurlarıyla etkileşimde bulunma), yaşı ve cinsiyeti bağımsız değişkenler olarak belirlenmiştir. Bunun yanı sıra öğrencilerin üstbilişsel okuma stratejileri farkındalığı ile yaşı, cinsiyeti ve ders dışında yapmış olduğu faaliyetler arasında anlamlı bir ilişkinin olup olmadığı da incelenmiştir. Araştırmanın evrenini Türkiye'deki Türkçe Öğretimi Merkezlerinde yabancı dil olarak Türkçe öğrenen B2 düzeyindeki öğrenciler oluşturmaktadır. Alanın oldukça geniş olması sebebiyle örneklem alma yoluna gidilerek kurumların kullandığı ders kitapları dikkate alınmış ve üç farklı Türkçe öğretim merkezinden 170 öğrenci katılımcı olarak belirlenmiştir. Araştırma kapsamında birden fazla değişken arasındaki ilişki inceleneceği için ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmada veriler "Okuduğunu Anlama Başarı Testi", "Üstbilişsel Okuma Stratejileri Envanteri" ve "Kişisel Bilgi Formu" veri toplama araçları ile kurumlarda derslere giren öğretmenlerin rehberliğinde toplanmış ve SPSS (26) paket programıyla analiz edilmiştir. Yapılan analiz sonuçlarına göre öğrenciler, en yüksek puan olarak 45 alabilecekleri "okuduğunu anlama başarı testi"nden ortalama 31 puan almıştır. Öğrencilerin "üstbilişsel okuma stratejileri farkındalığı"nın 3,53 puanla yüksek düzeyde olduğu tespit edilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre öğrencilerin okuduğunu anlama düzeyi ile üstbilişsel okuma stratejileri farkındalığı arasında pozitif yönlü zayıf bir ilişki tespit edilmiştir. "Okuduğunu anlama düzeyi" ve "üstbilişsel okuma stratejileri farkındalığı"nın birbirini ne düzeyde etkilediği de incelenmiş ve okuduğunu anlama başarı testi sonucunun %32 oranında üstbilişsel okuma stratejileri kullanımına bağlı olduğu görülmüştür. Öğrencilerin okuduğunu anlama düzeyi ile kullandığı ders kitabı ve ana dili Türkçe olan bireylerle etkileşimde bulunma faaliyetleri arasında anlamlı bir farklılık bulunmuşken; ders dışında Türkçe kitap vb. okuma, yayın izleme ve müzik dinleme faaliyetleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunamamıştır. Ayrıca araştırma sonuçlarına göre öğrencilerin üstbilişsel okuma stratejileri farkındalığı ile ders dışında yaptığı Türkçe kitap vb. okuma faaliyetleri arasında anlamlı bir ilişki saptanmışken, üstbilişsel okuma stratejileri farkındalığı ile Türkçe yayın izleme faaliyetleri arasında anlamlı bir ilişki saptanamamıştır.
Cezayir'de yabancı dil olarak Türkçe öğretenlerin ve öğrenenlerin eğitsel kısa film materyalinin öğrencilere sağladığı dilsel ve kültürel kazanımlara ilişkin görüşleri
Cezayir 2 Üniversitesinde yabancı dil olarak Türkçe öğrenen öğrencilerin ve öğreticilerin eğitsel kısa film materyalinin öğrencilere sağladığı dilsel ve kültürel kazanımlara ilişkin görüşlerinin belirlenmesine yönelik sorulara cevap arayan bu çalışma nicel desende bir tarama araştırmasıdır Çalışmanın evreni, Cezayir 2 Üniversitesinde Türkçe öğreten 22 öğretici ve bu üniversitede Türkçe öğrenen 100 öğrenciden oluşturmaktadır. Bu araştırmada, Cezayir'de yabancı dil olarak Türkçe öğrenenlerin film materyalinden yararlanma durumlarına ve bir dil öğrenme aracı olarak film materyalinin dil gelişimine ve kültür vii aktarımına katkısına ilişkin görüşler belirlenmiştir Bu çalışmanın amacı; yabancı dil olarak Türkçe öğretim sürecinde film materyalinin yaygınlaşmasına, öğrencilerin dil yetilerinin gelişmesine, öğrencilerin Türk kültürünü daha iyi tanımalarına, yabancı dil olarak Türkçe öğretimi alanına bilimsel katkı sağlamaktır.
Sosyal bilgiler dersinde veli eşliğinde gerçekleştirilen inceleme gezilerinin etkililiği
Mevcut çalışmada, ortaokul beşinci sınıf Sosyal Bilgiler dersinde veli eşliğinde gerçekleştirilen inceleme gezilerinin etkililiği incelenmiştir. Bu bağlamda veli ve öğretmen eşliğinde ayrı ayrı gerçekleştirilen inceleme gezilerinin etkililiği karşılaştırılarak bu gezilerin öğrencilerin Sosyal Bilgiler dersine yönelik motivasyonları ve tutumları, bilimsel alan gezilerine yönelik tutumları, kültürel mirasa yönelik farkındalıkları ve Sosyal Bilgiler dersinin öğrenme alanlarından biri olan "Kültür ve Miras" öğrenme alanına yönelik akademik başarıları üzerindeki etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada hem nicel hem de nitel yöntemlerin bir arada kullanıldığı karma yöntem tercih edilmiştir. Araştırmanın örneklem grubunu 2019-2020 eğitim öğretim yılı güz döneminde Kilis ili merkez ilçedeki bir devlet ortaokullunda öğrenim gören 113 beşinci sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırma kapsamında kullanılan nicel veri toplama araçları tüm gruplara hem öntest hem de sontest olarak uygulanmıştır. Deney grupları ve kontrol grubunda altı hafta sınıf ortamında "Kültür ve Miras" öğrenme alanındaki konular aynı şekilde işlenmiştir. DG1 öğrencileri veli eşliğinde ve DG2 öğrencileri ise öğretmen eşliğinde inceleme gezilerine katılmıştır. Nicel verileri oluşturan son testler yapıldıktan sonra deney ve kontrol gruplarına "Öğrenci Görüş Formu" uygulanmıştır. Nicel verilerin analizinde SPSS 22.0 istatistik paket programından, nitel verilerin analizinde ise MAXQDA 12 paket programından faydalanılmıştır. Mevcut çalışmada hem öğretmen eşliğinde gerçekleştirilen inceleme gezilerinin hem de veli eşliğinde gerçekleştirilen inceleme gezilerinin öğrencilerin Sosyal Bilgiler dersine yönelik motivasyon ve tutumlarını arttırdığı sonucuna ulaşılmıştır. Bununla beraber, öğretmen eşliğinde gerçekleştirilen (DG2) inceleme gezilerinin, öğrencilerin ilgili derse yönelik hem motivasyon hem de tutumları üzerinde daha etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Öğrencilerin bilimsel alan gezilerine yönelik tutumları, kültürel mirasa yönelik farkındalıkları ve akademik başarıları açısından ise DG1 ile DG2 öğrencileri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmamıştır. Elbette ki, veli eşliğinde gerçekleştirilen inceleme gezileri, geleneksel olarak öğretmen eşliğinde sınıfça gerçekleştirilen inceleme gezilerinin muadili olarak değerlendirilemez. Bununla birlikte; mevcut çalışmanın bulgularından hareketle, inceleme gezilerinin öğretmenler tarafından gerçekleştirilmesinin mümkün olmadığı durumlarda, bu gezilerinin öğretmenin yapacağı planlama ve yönlendirmelerle, veli eşliğinde gerçekleştirilmesinin bir alternatif olarak kullanılabileceği ve bu gezileri gerçekleştirebilme konusunda velileri de sürece dâhil ederek başarılı sonuçlar alınabileceği düşünülmektedir.
Koray Avcı Çakman'ın kitaplarının çocuk edebiyatının temel ilkeleri açısından incelenmesi
Bu araştırmada Koray Avcı Çakman'ın yayımlanan 150'yi aşkın kitabı arasından ortaokul dönemine (10-13 yaş) seslenen kitapları, çocuk edebiyatının temel ilkeleri açısından incelenmiştir. Koray Avcı Çakman'ın belirlenen 28 yapıtı, belge inceleme (doküman incelemesi) yoluyla çözümlenmiştir. Bu yapıtlar; boyut, kâğıt, kapak, sayfa düzeni, resim (dış yapı özellikleri) ve konu, izlek, kahramanlar, dil ve anlatım, ileti (iç yapı özellikleri) açısından incelenmiştir. Araştırma sonucunda yazarın incelenen yapıtlarının çocuk edebiyatının dış yapı ve iç yapı özelliklerine genel olarak uygun olduğu belirlenmiştir. Ayrıca, yapıtların çocuklara okuma alışkanlığı kazandıracak özelliklere sahip olduğu belirlenmiştir. Bu özellikler; dil ve anlatım özelliklerinin çocuğa göre olması, seçilen konuların çocuğun ilgi, ihtiyaç ve gereksinimlerine seslenmesi, konunun yapılandırılışında merak ögesinden ve çatışmalardan sıklıkla yararlanması, başkişilerin çocukların özdeşim kurabileceği yaş ve özelliklere sahip olmasıdır. İncelenen yapıtlar, söz varlığı ögeleri açısından varsıllığı ile de öne çıkmaktadır. Özellikle yapıtlarda deyim ve ikilemeler sık yer almaktadır. Bunun yanında; yapıtların iletilerinin, çocuklarda evrensel değerlere karşı duyarlık oluşturabilecek iletiler olduğu da tespit edilmiştir. Ele alınan yapıtların tüm özellikleri düşünüldüğünde Türkçe öğretiminde yararlanılabileceği belirlenmiştir. Araştırmanın sonucunda incelenen yapıtlara ilişkin araştırmacılara ve eğitimcilere önerilerde bulunulmuştur. Anahtar kelimeler: Çocuk edebiyatı, Koray Avcı Çakman, Çocuk edebiyatının temel ilkeleri.
Yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde reklam filmi kullanımının öğrencilerin yazma becerisine katkısının belirlenmesi
Teknolojideki gelişmeleri takip edip bunu eğitime uyarlamak her şeyden önce yaşanılan çağın bir gereğidir. Yeni nesile verilen eğitimin istenilen seviyede gerçekleşebilmesi de ancak bu takip ve uyarlama sayesinde mümkün olabilecektir. Teknolojinin dil öğretiminde kullanılması her geçen gün kendini yenileyen bir durumdur. Dil öğretiminde çeşitli videoların öğrencilerin farklı dil becerilerinin geliştirilmesinde kullanımı da bu çerçevede değerlendirilmelidir. Bu araştırmanın amacını, çağın yaratıcılığının bir ürünü olan reklam filmlerinin yabancı dil olarak Türkçe öğretimi derslerinde kullanımının öğrencilerin yazma becerisine katkısını belirlemek oluşturmaktadır. Daha önce yapılan çalışmalarda belirtildiği üzere, yazma becerisi öğrencilerin en çok zorlandıkları becerilerden biridir. Araştırma, yazma öğretiminin daha işlevsel bir süreçle daha verimli bir hale getirilmesini amaçlamıştır. Araştırma, nitel araştırma modellerinden Eylem Araştırması ( action research) modeline göre planlanmıştır. Araştırma hedefi kapsamında "Diller İçin Avrupa Ortak Öneriler Çerçevesi" (AOÖÇ) dikkate alınarak B1 seviyesine uygun olduğu düşünülen Türk Hava Yolları'nın 85.Yıl adlı reklam filmi seçilmiştir. Seçilen reklam filminden hareketle yazma etkinlikleri hazırlanmıştır. Hazırlanan etkinlikler Zoom uygulaması ile planlanan üç ders saatinde, Yüzüncü Yıl Üniversitesi TÖMER öğrencilerinden oluşan beş katılımcıya uygulanmıştır. Uygulama sonucunda araştırmacı tarafından hazırlanan ve her araştırma sorusuna karşılık iki soruya yer verilen Açık Uçlu Soru Formu ( Ek 3) ile öğrenci görüşlerinden oluşan veriler elde edilmiştir. Elde edilen verilerden içerik ve betimsel analiz ile kod ve kategoriler elde edilerek araştırma soruları ve araştırma varsayımlarına cevap aranmıştır. Söz konusu araştırma sonucunda yabancı dil olarak Türkçe öğretimi derslerinde reklam filmi kullanımının öğrencilerin yazmaya yönelik olumlu tutum sergilemesinde, etkinliklere katılımlarında, kaygı ve motivasyonlarında olumlu anlamda katkı sağladığı tespit edilmiştir. Otantik bir materyal olarak reklam filmlerinin yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde kullanımı çok duyulu bir öğretim sağlaması açısından da ayrıca önem arz etmektedir denilebilir. Anahtar Sözcükler: Dil öğretimi, eylem araştırması, reklam filmleri, Türkçe öğretimi, yazma becerisi