Gümüşhane University
Discipline

Geological Engineering

Gümüşhane University

100

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0

Researcher

0%

DOI Rate

Discipline

50 Theses
Master'sOpen AccessTR

Eski Gümüşhane yöresinin jeolojisi ve Şenköy formasyonu (Erken-Orta Jura) içerisindeki kumtaşlarının petrografik ve jeokimyasal incelemesi

Çalışma, Eski Gümüşhane yöresini içerisine alan Trabzon H42-b2 paftasının jeolojik incelemesi ve Erken-Orta Jura yaşlı Şenköy formasyonu içerisindeki kumtaşlarının petrografik ve jeokimyasal özellikleri belirlenmesinden oluşmaktadır. Şenköy formasyonu inceleme alanında taban seviyelerinde konglomera ve silisleşmiş ağaç seviyelerinden oluşmaktadır. Yörede Şenköy formasyonu'nun en baskın litolojisi kömür ara seviyeleri ve kumtaşlarıdır. Şenköy formasyonu içerisindeki bu kumtaşları Jura öncesinde yer almış olan kaynak alanlarının petrografisi ve jeokimyası üzerinde önemli bilgiler saklamaktadırlar. İncelenen kumtaşlarında çatıyı oluşturan bileşenler kuvars, feldspat ve kayaç parçalarıdır. İncelenen kumtaşlarındaki kayaç parçaları asidik ve bazik kökenli olmak üzere iki ana grupta toplanabilirler. Bu kayaç parçalarının hem Jura öncesi temelde bulunması gereken volkanik kayaçlar hem de Erken Jura'da bölgede etkin olan bazik yay volkanizmasının ürünleri olabileceği belirlenmiştir. İncelenen kumtaşlarında felsik bileşenlerin oranını temsil eden Th ve U gibi iz elementler ile, mafik bileşenlerin oranını temsil eden Sc, Cr gibi iz elementler geniş aralıklar sunmaktadırlar. Bu durum kayaçların kaynak alanlarında felsik kayaçların yanı sıra önemli oranlarda mafik kayaçlarında bulunduğunu işaret etmektedir. İncelenen kumtaşlarının tüm kayaç jeokimyası ada yayı, aktif kıtasal kenar ve pasif kıtasal kenar gibi birden çok alana düşmektedir. Çalışılan kumtaşları Erken Jura'da yay gerisi konumda oldukları dikkate alındığında, kırıntılı kayaçların hem aktif volkanik yaydan hem de kıtadan malzeme alabilecek havzalarda çökeldikleri belirgindir. Çalışma alanında, Şenköy formasyonu içerisindeki çökeller içerisinde herhangi bir denizel fosil bulgusunun olmayışı, kömür ve bitki kırıntıları içeren seviyelerin ve silisleşmiş ağaçların varlığı, yersel ve yanal devamlılığı olmayan konglomera ve kumtaşlarının varlığı, çökellerdeki ani fasiyes değişimleri, incelenen kumtaşlarındaki bileşenlerin çoğunlukla köşeli olması, çok uzun mesafe taşınmamış olması ve kumtaşlarındaki silis çimento, bu çökellerin karasal bir ortamda çökeldiğini göstermektedir.

GümüşhaneJeokimyaPontidler
Levent Duygu
Gümüşhane University · Institute of Graduate Studies in Science
2011
10
Master'sOpen AccessTR

İkizdere plütonunun (Kuzeydoğu-Türkiye) U-Pb jeokronolojisi, petrolojisi ve jeodinamik önemi

Bu çalışmada, İkizdere Plütonu'na ait (KD, Türkiye) jeokimyasal ve jeokronolojik bulguların sunulması, plütonu oluşturan magmanın kaynağı ve jeodinamik ortamın belirlenmesi amaçlanmıştır. Plüton, granit, granodiyorit, tonalit, kuvars monzonit, diyorit ve gabroyik diyorit (SiO2=55.29-74.74 %ağ.) ana kayaçları ile monzonit, monzodiyorit ve monzo gabro (SiO2=50.63-61.65 %ağ.) bileşimli anklavlardan oluşmaktadır. Kayaçlar çoklukla düşük Mg# (<22-54)içeriğine sahiptir. SHRIMP U-Pb zirkon yaşlandırması, bu kayaçların yaklaşık 75 milyon yılda kristallenmiş olabileceklerine işaret etmektedir. Örnekler, yüksek-K kalk-alkalin ve kalk-alkalin bileşimsel yönseme ve I-tipi metaluminden peralumine doğru değişen özellik sunmaktadır. Kondrite göre normalize edilmiş NTE modelleri,örneklerin farklılaştığını [(La/Yb)n=2.43-16.40] ve zayıf Eu anomalisi sunduğunu (Eu/Eu*=0.46-0.99) göstermektedir. Plütona ait kayaçlar, büyük iyon yarıçaplı elementlerce (Ba, Th, Rb, K) önemli derecede zenginleşme gösterirken, yüksek alan enerjili elementlerce (Ti, Nb) tüketilmişlerdir. Tüm jeokimyasal özellikler, plütonun çarpışma sonrası genişlemeli rejimde, saf bir kıtasal kabuk ergiyiğinden türemiş olmayacağını, bunun aksine bir yitim ortamında hibrit bir magmadan kaynaklanmış olabileceğini göstermektedir. Bölgede, bu tarz yüksek-K bileşimli kayaçları oluşturan ergimeye, Geç Kretase yaşlı İzmir-Ankara-Erzincan okyanus kabuğunun Avrazya bloğu altına doğru yitmesi sırasında gelişen dinamik olaylar sebep olmuş olabilir. Böyle bir dinamik sistemde, yay gerisi ekstansiyonel olaylar, litosferik mantonun ergimesine ve dolayısıyla bazik magmanın oluşumuna neden olur. Söz konusu bazik magma, alt kabuğun altına yerleşerek büyük ölçüde ergimeye olanak sağlar. Böyle bir modelde, litosferik manto türevli bazaltik magma ve kabuksal kaynaklı daha felsik magma kabuksal derinliklerde karışır. Sonra, bu hibrid ergiyik, fraksiyonel kristallenme ve bir miktarda kabuksal asimilasyona maruz kalır; kabuğun sığ derinliklerine doğru yükselir ve gabroyik diyoritten granite kadar bileşim değişimi sunan plütonu oluşturur. Jeokimyasal ve SHRIMP U-Pb zirkon yaş verileri ile bölgesel jeolojik çalışmalar birleştirildiğinde, İkizdere Plütonunun, Doğu Karadeniz Bölgesinin kuzeyinde yitimle ilişkili bir ortamda geliştiği ve bölgede yay gerisi ekstansiyonel periyodun 75-81 milyon yıllarında başlamış olacağı anlaşılmaktadır.

Doğu Karadeniz bölgesiGranitoidler
Özmen Evcimen
Gümüşhane University · Institute of Graduate Studies in Science
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Demirözü (Bayburt) permo-karboniferi: Kırıntılı tortul kayaçların petrografik ve jeokimyasal incelemesi

Bu çalışmada, Demirözü (Bayburt) yöresindeki Permo-Karbonifer yaşlı kırıntılı tortul kayaçlar petrografik ve jeokimyasal yönden incelenmişlerdir. Bilindiği üzere, kırıntılı tortul kayaçlar, orojenik kuşakların özellikle aşınan kısımları hakkında bilgi verebilecek potansiyele sahip tek kaya grubudurlar. Bu kapsamda, Permo-Karbonifer yaşlı kırıntılı kayaçlar Çatalçeşme Köyü civarında iki, Çamdere Köyü civarında da bir lokasyonda ölçülmüş ve özellikle kırıntılı kayaçlar açısından örneklenmişlerdir.Geç Karbonifer yaşlı Çatalçeşme formasyonu çakıltaşı, kumtaşı, şeyl ve kireçtaşının sekansiyel ardışımından meydana gelen bir birimdir. Uyumlu olarak üzerine gelen Geç Karbonifer-Erken Permiyen yaşlı Hardişi formasyonu ise tabanda çakıltaşları ile başlar ve üste doğru transgresif özellikteki kumtaşı, silttaşı ve şeyllere geçiş gösterir. Çatalçeşme formasyonundaki kumtaşları iyi yuvarlaklaşmış ve olgunlaşmışlardır. Modal mineralojik olarak çoğunlukla sublitarenit ve daha az olarak da subarkoz ve kuvars arenit bileşimine sahiptirler. Buna karşılık Hardişi formasyonuna ait kumtaşları orta derecede yuvarlaklaşmış ve arkozik arenit bileşimindedirler. Diğer taraftan, daha doğudaki Çamdere ofiyolitik karışığı oluşum yaşı bakımından Hardişi formasyonunun eşleniği durumundadır. İçerisindeki kireçtaşı ve kumtaşları genellikle Çatalçeşme ile benzer paleontolojik ve sedimantolojik özelliklere sahiptir. Farklı olarak ince katmanlı sleyt tarafından kuşatılmış meta tüf, dolerit, meta-bazalt blokları içermektedir.Çatalçeşme kumtaşları genellikle % 85'den fazla SiO2 içermektedirler. Üzerine gelen Hardişi kumtaşlarının SiO2 içerikleri ise % 66-81 arasındadır. Çatalçeşme ve Hardişi formasyonları iz ve nadir toprak elementler (NTE) bakımından karşılaştırıldığında, Çatalçeşme formasyonu tüketilmiş değerler sergilemektedir. Diğer taratan, Çamdere ofiyolitik karışığına ait kırıntılı kayaçlar çok geniş bir bileşimsel değişim aralığı sunmaktadırlar (SiO2 = % 47-92).Çatalçeşme ve Hardişi formasyonlarına ait kayaçların ana ve iz element jeokimyaları tamamen felsik bir kaynaktan beslendiklerini göstermektedir. Granitlere benzer NTE profilleri, kaynak alanda granitik veya riyolitik bileşime sahip kayaçların yer aldığını göstermektedir. Çamdere ofiyolitik karışığına ait sleytlerin ana ve iz element içerikleri ise ortaç jeokimyasal bileşime sahip bir kaynağa işaret etmektedir. Çatalçeşme formasyonuna ait kumtaşları 75-81, Hardişi formasyonu ait kayaçlar ise 58-65 arasında değişen CIA (Chemical Index of Alteration) değerlerine sahiptir. Bu değerler kaynak alanda, Çatalçeşme kumtaşlarının çökelimi sırasında yoğun, Hardişi formasyonu kayaçlarının çökelimi sırasında ise orta derecede bir kimyasal ayrışmaya işaret etmektedir. Çamdere formasyonuna ait sleytlerin 67-79 arasında değişen CIA değerleri, çökelimleri sırasında kaynak alanda Çatalçeşme kumtaşlarının çökelimi sırasındakine benzer iklimsel koşullara işaret etmektedir. Çatalçeşme kumtaşlarının ana ve iz element jeokimyası tipik bir şekilde tortuların yeniden döngülenmesi ve olgunlaşması ile karakteristik olan pasif kenar ortamına işaret etmektedir. Hardişi formasyonuna ait kayaçlar ise aktif kıtasal kenar ve ada yayı gibi yitimle ilişkili tektonik ortamlara işaret etmektedir. Diğer taraftan, Çamdere ofiyolitik karışığına ait kırıntılı kayaçlar çok geniş bir tektonik ortam aralığı sunuyor gibi görünseler de, kumtaşlarının Çatalçeşme kumtaşları ile, sleytlerin ise Hardişi formasyonu kayaçları ile benzer tektonik ortamlarda yer aldığı görülmektedir.

Petrografi
Vahdet Tunçdemir
Gümüşhane University · Institute of Graduate Studies in Science
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Pelitli (Bayburt) granitoyidinin petrografik, jeokimyasal ve petrolojik özeliklerinin incelenmesi

Pelitli (Bayburt) yöresinde yer alan Pelitli Granitoyidi'nin petrografik, jeokimyasal ve petrolojik özelliklerinin incelenmesini amaçlayan bu çalışma ile plütonik kayaçların gelişimleri ortaya konularak, kökenleri belirlenmeye çalışılmıştır.Doğu Pontid Kuzey Zonu'nda yer alan inceleme alanının tabanında Eosen yaşlı andezit ve piroklastları bulunmaktadır. Bu birimler Eosen yaşlı Pelitli Granitoyidi tarafından kesilmekte olup, tüm bu birimler Kuvaterner yaşlı alüvyon ile uyumsuz olarak örtülmektedir.Pelitli Granitoyidi elips şekilli olup, yaklaşık 15.5 km2'lik bir alanda yüzeylenmiştir. Diorit, granodiorit, granit ve tonalit bileşimli kayaçlardan oluşan Pelitli Granitoyidi, yan kayaç ksenolitleri ve mafik magmatik anklavlar (MMA) içermektedir. Granitoyidi oluşturan kayaçlarda magma karışımını gösteren dengesizlik dokuları gözlenmiştir. Pelitli Granitoyidi, genel olarak I-tipi, düşük-yüksek K'lu kalk-alkali karakterli olup genellikle metalümin az oranda da peralümin karakterlidir. Ana ve izelement değişimleri, granitoyidin gelişiminde plajiyoklas, piroksen, hornblend ve Fe-Ti oksit fraksiyonlaşmasının etkili olduğunu göstermektedir.Granitoyidin petrolojik özellikleri incelendiğinde, gelişiminde özellikle fraksiyonel kristallenmenin etkili olduğu ve az oranda da magma karışımının ve asimilasyonun rol oynadığı görülmektedir. Jeokimyasal veriler, granitoyidin meta-magmatik (amfibolitik) kayaçlarının kısmi ergimesi ile türediğini göstermektedir.Anahtar Kelimeler: Doğu Pontidler, Pelitli Granitoyidi, Petrografi, Jeokimya, Petroloji,BayburtKeywords: Eastern Pontides, Pelitli Granitoid, Petrography, Geochemistry, Petrology, Bayburt

Gökhan Çakmak
Gümüşhane University · Institute of Graduate Studies in Science
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Kıbletepe (Araklı, Trabzon) yöresindeki volkanik kayaçların petrografik, jeokimyasal ve maden yatakları açısından incelenmesi

Doğu Karadeniz Bölgesi'nde, Kıbletepe (Araklı, Trabzon) ve çevresindeki volkanik kayaçlar Geç Kretase yaşlı olup, tabanda bazalt, andezit ve piroklastları, bunların üstünde bulunan dasit, riyolit ve piroklastları ile bunları kesen bazalt ve andezit dayklarından oluşmaktadır. Çalışma alanının tabanını oluşturan bazalt, andezit ve piroklastlarının üst seviyelerinde kireçtaşı tabakaları bulunmaktadır. Bu birimleri yer yer Kuvaterner yaşlı yamaç molozları örtmektedir.Geç Kretase yaşlı volkanik kayaçlar genel olarak ayrışmış olup, Zn-Cu cevherleşmesi ve cevherleşmeyle ilişkili alterasyonlar asidik piroklastik kayaçlar içerisinde izlenmektedir. Dasitik ve riyolitik kayaçlar hyalo-porfirik ve sferulitik dokuda olup, başlıca plajiyoklas, kuvars ve hornblendden oluşmaktadır. Cevher ağsal, saçınımlı ve breşik yapıda bulunmaktadır. Pirit, sfalerit, kalkopirit ve daha az oranda fahlerz, dijenit, kovellin ve malahit cevher minerallerini oluşturmaktadır. Gang mineralleri ise kalsit, kuvars ve kil mineralleridir. Sfalerit ile kalkopirit arasında ayrılım dokusu görülmektedir.Cevherin içinde bulunduğu kayaçlar toleyitik-geçiş özelliğe sahip olup, yüksek BİYE (büyük iyon yarıçaplı elementler) ve düşük YÇAE (yüksek çekim alanlı elementler) içerikleri ve yüksek BİYE/YÇAE oranları ile yitim ilişkili kayaçların jeokimyasal özelliğini yansıtmaktadır. Cevherleşmelerin etrafındaki yan kayaçlarda genellikle serizitleşme, silisleşme, killeşme ve daha az karbonatlaşma, kloritleşme, hematitleşme ve limonitleşme türü alterasyonlar izlenmektedir. Kil mineralleri olarak illit, kaolinit, klorit, simektit ve az oranda da illit/simektit aratabakalısı belirlenmiştir.Sonuç olarak, Kıbletepe'deki volkanitler, Doğu Karadeniz Bölgesi'ndeki masif sülfit yataklarının gösterdiği ayrışma özelliklerine benzer ayrışmalar göstermekte ve bunlardaki cevherleşme Doğu Karadeniz ada yayı volkanizmasına bağlı olarak gelişen hidrotermal kökenli sıvılarla ilişkilidir.Anahtar Kelimeler: Geç Kretase, Hidrotermal Alterasyon, Kıbletepe, Masif Sülfit, Volkanitler

Hidrotermal alterasyonMasif sülfitVolkanitler+1
Sema Akyürek
Gümüşhane University · Institute of Graduate Studies in Science
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Alpu (Eskişehir) yöresi miyosen yaşlı kömürlerin element jeokimyası

Çalışma alanı, Alpu (Eskişehir)?nun kuzeybatısında Kızılcaören ve Çavlum köyleri arasında yer almaktadır. Neojen yaşlı çökeller ile kaplı olan bölgede stratigrafik istif, MTA Genel Müdürlüğü'ne ait ruhsatlarda yapılan araştırma ve rezerv sondajları ile belirlenmiştir. Sahada temel kayaçlarını Triyas yaşlı metamorfitler ve Jura-Kretase yaşlı ofiyolitler oluşturur. Temel kayaçları üzerine uyumsuz olarak Miyosen yaşlı çökeller gelir. Miyosen yaşlı çökellerin tabanında çakıltaşı, kumtaşı ve kiltaşından oluşan ml serisi yer alır. Üzerine gelen m2 serisi tabandan tavana doğru yer yer çakıllı, yeşil renkli kiltaşı, kömür, gri renkli kumtaşı, koyu gri yeşil renkli silttaşı kiltaşı, kömür ve yeşil renkli kiltaşı, kumtaşı, ince taneli çakıltaşı ardışımından oluşan bir istif sunar. Daha üstte ise yer yer gözlenen kireçtaşı ve çakıltaşından oluşan m3 serisi ile gevşek çimentolu çakıltaşı, kiltaşı düzeylerinden oluşan Pliyosen çökelleri yer alır. Sahada yapılan 5 adet sondajda alt ve üst damar halinde kesilen kömürlerden alınan örneklerin yaklaşık (proximate) ve element (ana ve iz element) analizleri tez kapsamında değerlendirilmiştir. R-37 (Danişment), R-70, R-145 (Çavlum), R-160 ve R-194 (Sevinç) sondajlarına ait kömür örneklerinin havada kuru bazda ortalama kül içeriği sırasıyla % 59.97, % 39,8, % 29.5, % 43.1 ve %60.7, ortalama sabit karbon içeriği sırasıyla % 14.54, % 22.8, % 26.9, % 18.97 ve % 10.1, ortalama alt ısıl değeri sırasıyla 2104 kcal/kg, 3105 kcal/kg, 3783 kcal/kg, 2615 kcal/kg ve 1794 kcal/kg olarak hesaplanmıştır. Ortalama en düşük kül, ortalama en yüksek sabit karbon ve buna bağlı olarak da ortalama en yüksek alt ısıl değer Çavlum yöresi kömürlerine aittir. En yüksek ortalama toplam nem içeriği, % 9.57 ile R-160 sondajına, en düşük ortalama toplam nem içeriği ise % 3.8 ile R-37 sondajına aittir. En yüksek ortalama uçucu madde miktarı % 30.6 ile R-70 sondajında, en düşük ortalama uçucu madde miktarı % 23.69 ile R-37 sondajında hesaplanmıştır. En yüksek ortalama toplam kükürt içeriği % 4 ile R-160 sondajına, en düşük ortalama toplam kükürt içeriği % 0.79 ile R-37 sondajına aittir. Alpu sahası, Miyosen yaşlı kömürlerde tespit edilen ana elementler Na, Mg, Al, Si, P, K, Ca, Ti, Mn, Fe ve S olarak sıralanabilir. Üç yöreye ait kömürlerin ana element içerikleri Dünya kömürleri ana element ortalamasına göre oldukça zenginleşmiştir. Çalışma konusunu oluşturan kömürlerin ana element zenginleşme faktör değerleri Mn, P, K ve Ca?da<1 dir ve üst kıtasal kabuğa göre tükenmişlerdir. Diğer ana elementlerde ise üst kıtasal kabuğa göre zenginleşme söz konusudur. İncelenen kömür örneklerinin kül içeriği, Danişment yöresinde Si, Al, Ti ve Fe, Çavlum yöresinde K, Si, Al ve Ti, Sevinç yöresinde ise sadece P ve Si ile pozitif korelasyon göstermektedir. İncelenen kömür örneklerindeki bazı iz elementler ise V, Cr, Ni, Cu, Zn, Rb, Sr, Ba, Pb ve Zr olarak tespit edilmiştir. Üç yöreye ait kömür örneklerinin iz element zenginleşme faktör değerleri <0.01 dir. Dolayısıyla üst kıtasal kabuğa göre de aşırı derecede tükenmiştir. İncelenen kömür örneklerinin kül içeriği Danişment yöresinde V, Cr, Ni ile, Çavlum yöresinde Cr, Ni, Sr ve Zr ile, Sevinç yöresinde ise Zr ile pozitif korelasyon göstermektedir. Bütün bu veriler, Alpu havzası Miyosen yaşlı kömürlerin düşük ranklı olduklarını göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Kömür, Element jeokimyası, Yaklaşık analiz, Miyosen, Alpu,

Ejder Yapıcı
Gümüşhane University · Institute of Graduate Studies in Science
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Kılıçkaya (Bayburt) granitoyidi'nin petrografik, jeokimyasal ve petrolojik özeliklerinin incelenmesi

Bu çalışmada, Bayburt yöresinde yer alan Kılıçkaya Granitoyidi'nin mineralojik-petrografik bileşimi, mineral kimyası ve tüm kayaç jeokimyası ortaya konularak, kayaçların oluşum mekanizmaları ve kökenleri belirlenmeye çalışılmıştır. Doğu Pontid Kuzey Zonu'nda yer alan inceleme alanının tabanında Eosen yaşlı andezit ve piroklastları bulunmaktadır. Bu birim Eosen yaşlı Kılıçkaya Granitoyidi tarafından kesilmiş olup, Kuvaterner yaşlı alüvyonlar ile uyumsuz olarak örtülürler. Granitoyidi oluşturan kayaçlar orta-iri taneli olup, plajiyoklas, ortoklas, kuvars, hornblend, biyotit, apatit, zirkon ve opak mineralleri içerirler. Kılıçkaya Granitoyidi elips şekilli olup, yaklaşık 18 km2'lik bir alanda yüzeylenmiştir. Diyorit, granodiyorit ve tonalit bileşimli kayaçlardan oluşmuş olup, yan kayaç ksenolitleri ve diyorit bileşiminde mafik magmatik anklavlar (MMA) içerirler. Granitoyidi oluşturan kayaçlarda magma karışımını gösteren dengesizlik dokuları gözlenmiştir. Kılıçkaya Granitoyidi'ni oluşturan kayaçlar genel olarak I-tipi, yüksek-K'lu kalk-alkalen karakterli olup, yüksek SiO2 içeriklerine (58-67, wt%) sahiptirler. Örnekler metalümin karakterli olup, büyük iyon yarıçaplı litofil elementlerce zenginleşmişlerdir. Kondirite gore normalleştirilmiş nadir toprak element dağılımları yukarıya doğru konkav şekilli (LaN/YbN= 17.14–8.72) olup, çok hafif negatif Eu anomalisi (EuN/Eu*=0.64–0.91) gösterirler.Ana ve izelement değişimleri, granitoyidin gelişiminde plajiyoklas, hornblend ve Fe-Ti oksit fraksiyonlaşmasının etkili olduğunu göstermektedir. Tüm bu özellikler, düşük (Al2O3)/(MgO+FeOT), K2O/Na2O, ASI, (Na2O+K2O)/(FeOT+MgO+TiO2), (Al2O3)/(FeOT+MgO+TiO2) ve yüksek (CaO+FeOT+MgO+TiO2), (Na2O+K2O)/(FeOT+MgO+TiO2), (Al2O3+FeOT+MgO+TiO2) içerikleri, Kılıçkaya Granitoyidi'ne ait kayaçların oluşumunda, amfibolitik alt kıtasal kabuk kaynak kayaçlarının kısmı ergimesine ilaveten, litosferik manto katkısının da önemli bir rol oynadığına işaret eder.

Mürşid Öztürk
Gümüşhane University · Institute of Graduate Studies in Science
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Gümüşhane il merkezi içme sularının fiziksel ve jeokimyasal özelliklerinin incelenmesi

Bu çalışmada Gümüşhane İl merkezindeki yerüstü sularının fiziksel jeokimyasal özeliklerinin belirlenmesi ve yan kayaç türü ile ilişkisinin incelemesi amaçlanmıştır. İnceleme alanından alınan su örneklerinin pH değerleri 6.3-8.2 ve iletkenliği 240-900 µS arasında değişmekte olduğu belirlenmiş olup, ayrıca bu değerler Türkiye ve WHO içme suyu standartlarına uygun olduğu da anlaşılmıştır. Çalışma alanındaki su örneklerinin sertliği 18.1-115.1 ºFr arasında olup oldukça sert-sert-çok sert su olarak sınıflandırılmıştır. Ayrıca su örnekleri Kıta İçi Su Kaynakları Kalite Kriterleri'ne göre değerlendirildiğinde, bazı parametreler bakımından (pH, Na, SO42-, Fe, Mn, Al, Co, Ni, Cu ve Cr miktarlarına göre) I. sınıf (yüksek kaliteli), bazı parametrelere (Cl- ve iletkenlik miktarlarına) göre I. ve II. sınıf (az kirlenmiş) sular sınıfında yer almaktadır. Pb konsantrasyonlarına göre bir kaç örnek hariç (SK-5, SD-1, OD-1 VE OD-19 nolu su örnekleri) I. ve II. sınıf sular, Zn içeriklerine göre bir kaç örnek (OD-10, OD-11, Ç-3, Ç-5, OD-9, OD-3-1 ve SK6-1 nolu su örnekleri) hariç I. ve II. sınıf sular, Cd miktarlarına göre bazı su örnekleri (Ç-6, OD-12, OD-8, Ç-8, OD-4-1, OD-3-1, Ç-1, OD-9, Ç-5, Ç-3, OD-11 ve OD-10 nolu su örnekleri) hariç I. ve II. sınıf sular olarak sınıflandırılmıştır. İnceleme alanındaki sular genel olarak karbonatlı ve sülfatlı (Ca+Mg>Na+K) sular sınıfında olup, genellikle zayıf asit kökleri güçlü asit köklerinden (HCO3-+CO32- > Cl-+SO42-) daha fazladır. İnceleme alanındaki suların pH'sı ile sularda değişik konsantrasyonlarda bulunan metaller arasında pek bir ilişki olmadığına kanaat getirilmiştir. Suların çıktığı yerlerde su-kayaç etkileşimi ile Fe, Ni, Cd, Pb, Zn ve Cu gibi elementlerin sularda zenginleştiği, maden atıklarının veya endüstriyel atıkların sulara karışması ile bu elementlerin sularda artış gösterdiği değerlendirilmiştir. Sonuç olarak bazı su örneklerinin içme ve kullanma suyu açısından iyi sular sınıfında olduğu belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Fiziksel ve Kimyasal Parametreler, Gümüşhane, İçme Suyu, Su Kalitesi

Sultan Uslu
Gümüşhane University · Institute of Graduate Studies in Science
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Kermut (Tekke-Gümüşhane) yöresi hidrotermal alterasyonların modellemesi

Kermut (Gümüşhane, KD Türkiye) alterasyon sahası, Doğu Pontid Tektonik Birliği'nin Güney Zon'u içinde yer almaktadır. Kermut sahasında yaşlıdan gence doğru Dogger-Malm Alt Kretase yaşlı Berdiga Formasyonu, Üst Kretase yaşlı Kermutdere Formasyonu ve Eosen yaşlı Alibaba Formasyonu bulunmaktadır. Berdiga Formasyonu, tabanda kumlu kireçtaşı, üstte kristalize kireçtaşlarından oluşan yer yer masif yer yer tabakalı bir istiften oluşmaktadır. Kermutdere Formasyonu'nu oluşturan birimler ise alttan üste doğru sırasıyla sarı renkli kumlu kireçtaşı, kırmızı kireçtaşı ve tüfit ara katmanlı kumtaşı, marn, kiltaşı ardışımlı türbiditik istif şeklindedir. Alibaba Formasyonu andezit, bazalt ve bunların piroklastlarından oluşmaktadır. Bazalt ve andezitler çoğunlukla yastık lav şeklinde olup yuvarlak ve akma şeklinde bulunmaktadır. Eosen yaşlı volkanitlerin SiO2'ye karşı Na2O+K2O ve Nb/Y'ye karşı Zr/TiO2 x 0.0001 kimyasal adlandırma diyagramlarda andezit ve andezit/bazalt alanlarına düştüğü, kalk-alkali karakterde olduğu ve orta-yüksek-K alanlarında yer aldıkları belirlenmiştir. Volkanik kayaçların plajiyoklas, klinopiroksen, hornblend ve magnetit mineral fazlarından oluştuğu belirlenmiştir. Örneklerin, MORB'a göre normalleştirilmiş olan iz element değişim diyagramında büyük iyon yarıçaplı litofil element (BİYLE; Sr, K, Rb ve Ba), Th ve Ce konsantrasyonları bakımından zenginleşme gözlenirken, yüksek çekim alanlı elementler (YÇAE; Zr, Ti ve Y), Nb ve Ta bakımından fakirleşme izlenmektedir. İncelenen volkanitlerin kondrite normalize edilmiş nadir toprak element (NTE) dağılımları genel olarak birbirine benzerlik göstermektedir. Bu durum, Kermut yöresi volkanitlerini oluşturan kayaçların aynı veya benzer manto kaynağından türediklerini işaret etmektedir. Çalışma konusu oluşturan alterasyonlar Eosen yaşlı Alibaba Formasyonu içinde yer alan andezitlere bağlı olarak gelişmiştir. Yörede gözlenen alterasyonlar genel olarak KD-GB doğrultulu ve yaklaşık D-B doğrultulu kırıkların çevresinde gözlenmektedir. Kırık zonlarının bulunduğu alanda cevherleşmeye ev sahipliği yapan andezitlerde gözlenen alterasyon türleri genel olarak limonitleşme, hematitleşme, killeşme ve silisleşme şeklindedir. MINSQ yöntemine göre örnekleme yapılan profilde alterasyon mineralojisi olarak, potasik alterasyon zonunda kuvars, K'lu feldspat, serizit ± kaolen ±, propilitik zonunda ise baskın alterasyon minerali albite ilaveten epidot, Fe'li klorit, Mg'lu klorit tespit edilmiştir. İzokon yöntemine bağlı olarak hesaplanan eğim değerlerine göre; propilitik zonda kütle kaybı (m=1.16), potasik zonda kütle kazancı (m=0.60) belirlenmiştir. Tüm hat için yapılan nispi (%) ve net (g/100g) kütle değişim hesaplamalarına göre; ana elementlerden K ve Si miktarlarında, cevher yapıcı elementlerden Cu, Pb, Au, As ve Ag miktarlarında artış gözlenirken, Na, Ca, Fe, Mg elementlerinde ise nispi azalma belirlenmiştir. Kırık hattına dik bir hat boyunca örneklemesi yapılan kayaçların genel olarak kütlelerinde % 12.28'lik kaybın meydana geldiği hesaplanmıştır. Yapılan kütle değişim hesaplamalarından elde edilen tüm veriler değerlendirildiğinde; sıvıların taşıdığı cevher oluşturan elementlerin aralarındaki korelasyonların yüksek olması ve benzer zonlarda zenginleşmiş olmaları bölgedeki cevherleşmenin aynı fazda oluştuğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Alterasyon, Kermut, Kütle kaybı, Kütle kazancı, MINSQ

Hasan Basri Demir
Gümüşhane University · Institute of Graduate Studies in Science
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Ünlüpınar (Kelkit-Gümüşhane) Eylence yayla Pb-Zn-Cu±Au cevherleşmesinin jeolojik, mineralojik ve kökensel incelenmesi

İnceleme alanı Gümüşhane ilinin güneyinde yer alan Kelkit İlçesi Ünlüpınar (Pekün) Beldesine bağlı Eylence Yayla ve Emirinkomu Köyü yakın çevresini kapsamaktadır. Bu çalışmada bölgenin 1/25000 ölçekli jeolojik harita ve cevherleşmenin içinde yer aldığı sahaların 1/10000 ölçekli detay maden jeoloji haritası yapılmıştır. Çalışma alanında Kurtoğlu Metamorfikleri, Şenköy Formasyonu ve Köse Granitoyidi yer almaktadır. Liyas yaşlı volkanik kayaçların sınıflandırılmasında, hareketsiz elementler kullanılarak oluşturulan Nb/Y-Zr/TiO2 diyagramı ile Şenköy Formasyonu'ndan alınan örneklerin andezit-bazalt ve andezit sınırında toplandığı görülmüştür. Liyas volkanik kayaçları plajiyoklas, klinopiroksen ve Fe-Ti oksit minerallerini içermektedir. Yapılan mineral kimyası analizleri sonucunda plajiyoklasların bitovnit(An73-78), labrador (An51-64) ve andezin (An32-42) bileşiminde, klinoproksenlerin ojit ve klinoenstatit (Wo33.418-39.358 En 38.565-61.792 Fs18.220-27.230) bileşiminde, Fe-Ti oksitlerin ise titano-magnetitbileşiminde olduğu belirlenmiştir. Detay inceleme yapılan alan ve yakın çevresindeki birim Erken-Orta Jura yaşlı Şenköy Formasyonu'na ait bazalt, bazaltik andezit ve piroklastları oluşturmaktadır. Eylence Yayla mevkiinde yer alan Zn-Pb-Cu ± Au cevherleşmesi tamamen Şenköy Formasyonu'na ait bazaltik andezitler içinde K20D doğrultularındaki kırık hatlarına yerleşmiştir. İnceleme alanında cevherleşmenin parajenezini belirlemek amacıyla çalışma sahasından sistematik örneklerden parlak kesitler yapılarak, cevher mikroskobisi altında incelenmiştir. Cevherleşmenin parajenezi oluşum sırasına göre pirit, kalkopirit, sfalerit, galen, altın, kuvars ve kalsit olarak tespit edilmiştir. Arazide yapılan gözlemler sonucunda alterasyon türleri olarak hematitleşme, limonitleşme ve kükürtleşme tespit edilmiştir. Sıvı kapanım analiz sonuçlarına göre cevherleşmenin oluşum sıcaklığının 80-280 C arasında değiştiği, kükürt izotop termometresine göre ise cevherleşmenin oluşum sıcaklığının ortalama 264 C olduğu belirlenmiştir. Kükürt, Karbon ve Oksijen izotop analiz sonuçlarına göre cevherleşmenin magmatik kaynaklı olduğu belirlenmiştir. Yapılan çalışmalardan elde edilen veriler değerlendiridiğinde Liyas yaşlı volkanitler içerisinde bulunan cevherleşmenin; epitermal-mezotermal geçişinde damar tip bir cevherleşme olduğu belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Altın, Duraylı izotop, Kelkit, Kurşun-Çinko, Sıvı kapanım

Kübra Akbulut
Gümüşhane University · Institute of Graduate Studies in Science
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Bağlarbaşı-Tekke (Gümüşhane) arasındaki kesilmiş kaya şevlerinin duraylılığının incelenmesi

Bu çalışmada, Bağlarbaşı-Tekke (Gümüşhane) arasında yüzeyleme veren Geç Karbonifer Yaşlı Gümüşhane Granitoyidi'nde 7 farklı kesilmiş şevde RMR ve GSI kaya kütle sınıflamaları yapılmış olup, kesilmiş karayolu şevlerinin duraylılığı sayısal (sonlu elemanlar metodu) ve kinematik analiz yöntemleri kullanılarak incelenmiştir. RMR sınıflamasına göre, her bir kaya şevine ait temel RMR puanları değerlendirildiğinde kaya kütle sınıflaması bütün şevler için 'Orta Kaya' özelliğinde olduğu belirlenmiştir. GSI sınıflamasına göre ise, her bir şev'e ait kaya kütle özellikleri 'Bloklu-Örselenmiş' özelliktedir. İncelenen her bir şev için, kaya kütle deformasyon modülü RMR ve GSI görgül sınıflamalarından faydalanılarak ampirik eşitliklerden belirlenmiş ve bu değerler 3.04-5.63 GPa arasında değişmektedir. Kesilmiş şevlerdeki süreksizliklerde alınan yönelim ölçüleri değerlendirildiğinde Şev 2 ve Şev 5'de üç, diğer şevlerde ise dört süreksizlik seti belirlenmiştir. İncelenen her bir şev'in sayısal ve kinematik analiz yöntemleri ile duraylılıkları değerlendirilmiştir. Bu değerlendirmeler sonucunda 3, 4, 5, 6 ve 7 nolu şevlerin duraysız olduğu belirlenmiştir. Şevlerin eğim yönleri değiştirilmeden sayısal analiz yöntemine göre kritik şev açıları değerlendirilmiş ve güvenlik katsayıları 1.5'in üzerinde olacak şekilde belirlenmiştir. Buna göre şevlerin eğim açıları sırasıyla; 48°, 40°, 55°, 44° ve 65° ye düşürülmesi ile hem süreksizliklere bağlı duraysızlık, hem de dairesel yenilme probleminin ortadan kalkacağı tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Gümüşhane Granitoyidi, GSI, Kinematik Analiz, RMR, Sayısal Analiz, Şev Duraylılığı

Ceren Özkirişçi Oktay
Gümüşhane University · Institute of Graduate Studies in Science
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Bahçecik (Torul/Gümüşhane) ve civarındaki eosen yaşlı volkanik kayaçların petrografik, jeokimyasal ve petrolojik özelliklerinin incelenmesi

Bu tezin konusunu Bahçecik (Torul/Gümüşhane) ve çevresinde yüzeyleyen Eosen yaşlı volkanik kayaçlar oluşturmaktadır. Bu kapsamda, çalışma alanındaki volkanik kayaçlar petrografik, jeokimyasal ve petrolojik olarak incelenmiş olup, elde edilen bulgular ve veriler kullanılarak kayaçların kökeni ve evrimi belirlenmeye çalışılmıştır. Çalışma alanı Doğu Pontidlerin Kuzey Zonu'nda yer alıp, başlıca birimler Geç Kretase yaşlı Kızılkaya Formasyonu ve Çağlayan Formasyonu, bu iki birimi kesen Geç Kretase yaşlı Kastel Granodiyoriti, Eosen yaşlı Alibaba Formasyonu ve Kuvaterner yaşlı alüvyonlardan oluşur. İncelenen Eosen yaşlı volkanik kayaçlar bazaltik trakiandezit, bazaltik andezit, trakiandezit, andezit, trakidasit ve dasit bileşimindedir. Başlıca mineraller plajiyoklas, hornblend, ojit, kuvars, biyotit ve opak minerallerinden oluşmaktadır. Eosen yaşlı Bahçecik volkanik kayaçlarına ait plajiyoklaslar An39-45 bileşimlidirler. Hornblendlerin magnezyum numaraları [Mg/(Mg+Fe2+)] 0.85-1.00 arasında değişmektedir. Piroksenlerin Fe(T)/Fe(T)+Mg içerikleri 0.19-0.26 arasındadır. Ayrıca, piroksenler Wo44-46En42-44Fs10-15 bileşimlerine sahip olup diyopsitten ojite doğru değişen bir bileşim gösterirler. Bahçecik (Torul) ve civarındaki Eosen yaşlı volkanik kayaçlar orta-yüksek potasyum (K) içeriğine sahiptirler ve kalk-alkali karakterlidirler. Volkanik kayaçlar hafif nadir toprak elementlerce (HNTE) zenginleşmiş olup, büyük iyon yarıçaplı litofil elementler (BİYLE) ve yüksek çekim alanlı elementler (YÇAE) bakımından tüketilmişlerdir. Kondrite göre normalize edilmiş nadir toprak element dağılımları, düşük-orta derecede zenginleşmiştir ve konkav şekillidir (La/Lu=9.04-16.34). Bu durum volkanik kayaçları oluşturan kayaçların benzer kaynaktan oluştuklarını işaret etmektedir. Ayrıca, volkanitlerin gelişiminde başlıca fraksiyonel kristallenme, daha az oranda da özümleme ± magma karışımı rol oynamıştır. Tüm bu çalışmalar neticesinde elde edilen veriler, çalışılan volkanitlerin köken magmasının büyük olasılıkla, önceki yitimden türeyen sıvıların metasomatizmasıyla zenginleşmiş bir litosferik manto kaynağından oluşmuş olabileceğini gösterir. Anahtar Kelimeler: Bahçecik, Doğu Pontidler, Eosen yaşlı volkanik kayaçlar, Jeokimya, Petroloji, Petrografi, Torul.

Zenne Merdan Tutar
Gümüşhane University · Institute of Graduate Studies in Science
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Eğrikar (Torul, Gümüşhane) Fe-Cu Skarn cevherleşmesinin petrografik ve jeokimyasal açıdan incelenmesi

Eğrikar Fe–Cu skarn yatağı Gümüşhane'nin (KD Türkiye) yaklaşık 100 km kuzeybatısında yer almaktadır. Eğrikar (Torul, Gümüşhane) ve çevresindeki tortul ve volkanik kayaçlar Geç Kretase yaşlı olup, tabanda kireçtaşı içeren dasit ve üstünde bulunan hornblendli andezitten oluşmaktadır. Bu kayaçlar Geç Kretase yaşlı Eğrikar granitoyidi (monzogranit, granodiyorit ve diyorit) tarafından kesilmektedir. Dasitik kayaçlar porfirik dokuda olup, başlıca kuvars, plajiyoklas, biyotit ve opak minerallerden oluşmaktadır. Kireçtaşları ise yer yer mermere dönüşmüş ve kristalize olmuştur. Hornblendli andezitler mikrogranü porfirik ve glomeroporfirik dokulu olup plajiyoklas, hornblend, biyotit ve kuvars minerallerini içermektedir. Eğrikar granitoyidi üç farklı litolojiden (monzogranit, granodiyorit ve diyorit) oluşmakta olup, mirmekitik, yazı ve elek dokusu göstermektedir. Bu kayaçlar başlıca plajiyoklas, kuvars, hornblend, ortoklas ve muskovitten oluşmaktadır. Eğrikar Yaylası'nın güneybatısında granitoyidin (özellikle monzogranit) kireçtaşı ile volkanitlere sokulumu sonucu dokanak metamorfizması oluşmuş ve skarn zonu gelişmiştir. Monzogranitten kireçtaşına doğru endo- ve ekzoskarn zonlarının oluştuğu belirlenmiştir. Skarn zonunda piroksen, granat, epidot, kuvars, kalsit ve aktinolit-tremolit skarn minerallerini oluşturmaktadır. Skarn zonunda piroksen türü hedenberjit, granat türü grossular andradit ile andradittir. Eğrikar Fe-Cu skarn yatağının cevher minerallerinin parajenezi manyetit, pirit, hematit, kalkopirit, altın ve nabit bakırdan oluşmaktadır. Manyetitte ve hematitlerde kafes, kutu, lifsi ve bantlı dokular görülmektedir. İkincil cevher mineralleri olarak götit, limonit, dijenit, malakit, azurit, bornit ve lepidokrozit belirlenmiştir. Eğrikar Fe-Cu skarn yatağındaki volkanitler kalk-alkali karakterdedir. Granitoyidler orta K'lu kalk-alkali bileşimdedir. Eğrikar Granitoyidik kayaçların iz element karakteristikleri, genel olarak yay granitlerine benzerlik göstermekte ve Eğrikar Fe-Cu skarn sahasında Fe-skarn ile ilişkili granitoyidlerin yitim sonrası meydana gelmiş olduğu belirlenmiştir. Eğrikar Fe-Cu skarn yatağındaki ekzoskarn zonunda kuvars minerallerinde yapılan sıvı kapanım çalışmalarında sıvı kapanımlar birincil, yalancı ikincil ve ikincil kökenli kapanımlar olarak sınıflandırılmıştır. Kuvarslarda yapılan sıvı kapanım çalışmaları sıcaklığın ekzoskarn zonu için 160-380 °C ve tuzluluğun % 3.4-7.6 arasında olduğu belirlenmiş olup epitermal ve skarn kökeni desteklemektedir. Eğrikar Fe-Cu skarn yatağında ki piroksen ve granatın silikat mineralleri oluşturması, bol manyetit, hematit ve çok az piritin görülmsi ile sıvı kapanım sonucu elde edilen sıcaklık ve tuzluluk verileri bu yatağın oksitli şartlar altında sığ sokulum sonucu oluştuğunu göstermektedir.

Katı-sıvı akışİkili sıvı alaşımlar
Meltem Yılmaz
Gümüşhane University · Institute of Graduate Studies in Science
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Kaletaş-Söğütağıl-Akpınar (Gümüşhane) yöreleri hidrotermal alterasyonların modellemesi

Kaletaş-Söğütağıl-Akpınar (Gümüşhane) alterasyon sahaları Doğu Pontid Tektonik Birliği'nin Güney Zon'u içinde yer almaktadır. Bu alanda taban kayaçlarını andezitik-bazalt ve piroklastlarından oluşan Alibaba Formasyonu (Erken-Orta Eosen) oluşturmaktadır. Birim Orta Eosen yaşlı monzogranit, granodiyorit ve kuvars monzodiyorit bileşimindeki Kaletaş Granitoyidi tarafından kesilmektedir. Volkanitlerin, andezit ve bazaltik andezit bileşiminde kalk-alkali karakterde olduğu, aynı veya benzer manto kaynağından türedikleri tespit edilmiştir. Kaletaş Granitoyidi ise kalkalkalen özellik ve metalümin karaktere sahip, tektonik konuma göre I tipi volkanik yay graniti karakterinde olduğu belirlenmiştir. Alibaba Formasyonu içinde gelişen alterasyonlar KB-GD ve yaklaşık D-B doğrultuya sahip kırık zonları ile ilişkilidir. Limonitleşme, hematitleşme, kloritleşme, killeşme ve silisleşme en karakteristik alterasyon türleridir MINSQ yöntemine göre cevherli alterasyon zonunda kuvars, potasyumlu feldspat, serizit ± kaolen; propilitik zonunda ise baskın alterasyon minerali albite ilaveten epidot, demirli klorit, magnezyumlu klorit tespit edilmiştir. Nispi kütle değişim hesaplamalarına göre cevherli zonda K, Pb, Mo ve Au elementlerindeki artışa rağmen Ca, Na, Fe, Mg, Cu ve As elementlerinde azalma belirlenmiştir. Net kütle değişim hesaplamalarına göre ise cevherli zonda ise sadece K, Pb, Mo ve Au elementlerinde zenginleşmiştir. Oksijen izotop analiz değerlerinin ‰ 5.6-10.0 aralığında, hidrojen izotop analiz değerlerinin ise ‰ -61 ile ‰ -71 aralığında değiştiği ve bu verilere göre alterasyonu oluşturan sıvıların magmatik su ve meteorik suyun karışımından oluştuğu söylenebilir.

Uğur Atay
Gümüşhane University · Institute of Graduate Studies in Science
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Ankara çayı dere yatağı çökellerinin jeokimyasal, izotopik özellikleri ve ağır metal içeriği

Bu çalışmada, Ankara Çayı'nın dere yatağı sedimanlarının jeokimyasal ve izotopik özellikleri incelenerek, ağır metal içeriği ortaya konmuştur. Ankara Çayı dere yatağı çökelleri, jeokimyasal anlamda litarenit olarak sınıflandırılmıştır. İncelenen örneklerin ortalama kimyasal alterasyon indeksi (KAİ), plajioklaz alterasyon indeksi (PAİ) ve bileşimsel değişim indeksi (BDİ) değerleri sırasıyla 57.6, 57.3 ve 1.67 olarak hesaplanmıştır ve KAİ ile δ18O izotop değerleri arasında herhangi bir korelasyon ilişkisi yoktur. Söz konusu çökellerde basit sedimanter döngü tarihi mevcuttur ve dolayısıyla dere yatağı çökellerinin jeokimyasal bileşeni kaynak alanındaki materyal bileşeninin hakimiyetindedir. İncelenen örneklerin δ18O, 143Nd/144Nd izotop ve negatif ƐNd(0) değerleri kıtasal kabukla benzerlik gösterdiği tespit edilmiştir. Buna rağmen dere havzasında karbonatlı kayaçların baskın olması, üst kıtasal kabuğa göre tükenmiş 87Sr/86Sr izotop değerlerine neden olduğunu akla getirmektedir. Dere yatağı çökelleri Ni, As, Pb, Cu, Zn, Co, Hg, Sb, Cd ve Bi gibi ağır metal içeriği bakımından zenginleşmiştir. Çalışılan çökelleri kirleten bu ağır metallerin, endüstriyel kökenli olduğu düşünülmektedir. Elde edilen veriler yorumlandığında; çalışma alanında yarı kurak-kurak iklim, zayıf-orta kimyasal ayrışma, zaman zaman yüksek tektonik aktivite ve yüksek erozyon olduğu, Ankara Çayı'nın aşındırmış olduğu kaynak kayaların muhtemelen ortaç-felsik bileşimde olduğu ve adı geçen çökellerin kimyasal olarak olgun olmadığı, ayrıca her geçen gün Ankara Çayı'nın endüstriyel kaynaklı olarak kirlendiği ortaya konulmuştur.

Özay Özkan
Gümüşhane University · Institute of Graduate Studies in Science
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Ankara Çayı'na ait eski alüvyonların jeokimyasal ve izotopik özelliklerinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı, Ankara Çayı'na ait eski alüvyonlarının jeokimyasal ve izotopik özelliklerinin araştırılmasıdır. Ankara Çayı'na ait eski alüvyon çökellerinin ana, iz ve nadir toprak element (NTE) içeriği belirlenmiş ve jeokimyasal anlamda litarenit olarak sınıflandırılmıştır. Eski alüvyon çökellerinin ortalama kimyasal alterasyon indeksi (KAİ), plajioklaz alterasyon indeksi (PAİ) ve bileşimsel değişim indeksi (BDİ) değerleri sırasıyla 58.6, 58.7 ve 1.58 olarak belirlenmiştir ve KAİ ile δ18O izotop değerleri arasında pozitif korelasyon söz konusudur. Eski alüvyal çökellerde basit sedimanter döngü tarihi mevcuttur ve dolayısıyla çökelin jeokimyasal bileşimi kaynak alanındaki materyal bileşimi tarafından kontrolündedir. Analiz edilen örneklerin87Sr/86Sr izotop değerleri üst kıtasal kabuğa göre tükenmiş iken, 143Nd/144Nd, δ18O izotop ve negatif ƐNd(0) değerleri kıtasal kabuk değerleri ile benzerlik göstermektedir. Eski alüvyon çökelleri Ni ve As gibi ağır metal içeriği bakımından önemli oranda, Pb, Cu, Zn, Co, Hg, Sb ve Bi gibi ağır metal içeriği bakımından ise az miktarda kirlenmiştir ve bu ağır metallerin, endüstriyel kökenli olduğu düşünülmektedir. Sonuç olarak; çalışma alanında muhtemelen yarı kurak-kurak iklim, zayıf-orta kimyasal ayrışma, zaman zaman yüksek tektonik aktivite ve yüksek erozyon olduğu, eski alüvyal çökellerin ortaç-felsik bileşimli kaynaktan malzeme aldığı ve kimyasal olarak olgun olmadığı, ayrıca sözkonusu çökellerin endüstriyel kaynaklı olarak kirlendiği ortaya konulmuştur.

Mustafa Kemal Gümüş
Gümüşhane University · Institute of Graduate Studies in Science
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Mavriyas granitoyidi (Çaykara-Trabzon) ve çevre kayaçlarının petrografik, jeokimyasal ve petrolojik özelliklerinin incelenmesi

Çaykara (Trabzon) yöresinde yer alan Mavriyas Granitoyidi'nin ve çevre kayaçlarının petrografik, jeokimyasal ve petrolojik özelliklerinin incelenmesini konu alan bu çalışmada Mavriyas Granitoyidi'nin gelişimi ortaya konularak, kökeni belirlenmeye çalışılmıştır. Çalışma alanının tabanını, Geç Kretase yaşlı bazalt, andezit, dasit ve bunların proklastları ile temsil olan volkanik kayaçlar oluşmaktadır. Bu birim Eosen yaşlı Uzuntarla Granitoyidi tarafından kesilmekte olup, çalışmanın konusunu oluşturan Geç Kretase yaşlı Mavriyas Granitoyidi'nin birimi keserek yerleştiği gözlemlenmektedir. Bütün formasyonlar Kuvaterner yaşlı alüvyonlar ile uyumsuz olarak örtülmektedir. Granitoyidi oluşturan kayaçlar iri-orta daneli plajiyoklas, kuvars, ortoklas, hornblend ve opak mineraller içermektedir. Mavriyas Granitoyidi elips şekilli olup, yaklaşık 6 km2'lik bir alanda yüzeylenmiştir. Granit, monzogranit, granodiyorit, alkali feldispat granit bileşimli kayaçlardan oluşmuş olup, kuvars monzodiyorit bileşiminde mafik mikrogranüler anklavlar (MMA) içerir. Aynı zamanda granitoyidi oluşturan kayaçlar da magma karışımını işaret eden dengesizlik dokularından poiklitik doku, zonlu yapı, mafik mikrogranüler anklavlar içerisinde plajiyoklas ve K-feldispat fenokristalleri görülmüştür. Mavriyas Granitoyidi'ni oluşturan kayaçlar genellikle I tipi, yüksek K'lu kalk-alkali karakterli olup, SiO2 içerikleri (62.72-77.9 wt%) arasındadır. Granitoyidi oluşturan kayaç örnekleri metalüminden peralümine geçiş göstermekte olup, volkanik yay granitoyidleri özelliği göstermektedir. Ana ve iz element değişimleri, granitoyidin gelişiminde plajiyoklas, hornblend, apatit ve Fe-Ti oksit fraksiyonlaşmasının önemli rol oynadığını göstermektedir. Mavriyas Granitoyidi'nin petrolojik özellikleri göz önüne alındığında, granitoyidin gelişiminde fraksiyonel kristallenme, magma karışımı ve az oranda da asimilasyon ve kısmi ergimenin rol oynadığı görülmektedir. Jeokimyasal veriler, granitoyidin alt kıtasal kabuk kayaçlarının (amfibolitik) kısmi ergimesi yanında litosferik manto bileşenlerinin de önemli rol oynadığını göstermektedir.

Buket Dündar
Gümüşhane University · Institute of Graduate Studies in Science
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Çamdere ofiyolitik karışığı (Demirözü-Bayburt) içindeki bazik kayaçların jeokimyasal ve izotopik özellikleri

Sakarya Zonu doğusundaki Çamdere (Bayburt) yöresi, Geç Karbonifer-Permiyen çökellerinin yüzeylediği iki lokasyondan biridir. 'Çamdere Ofiyolitik Karışığı' olarak adlandırılan tektono-sedimanter birim, bloklar halinde mermer, kireçtaşı, kumtaşı, bazalt, dolerit, gabro, meta-bazalt, meta-gabro gibi farklı çökelme ve tektonik ortamları karakterize eden litolojiler içermektedir. Meta-bazit ve metamorfize olmamış mafik bloklar olmak üzere iki grup altında toplanan bazik magmatik kayaçlar, jeokimyasal ve Sr, Nd, Pb izotop oranları açısından incelenmişlerdir. Her iki gruba ait kayaçlar bazik-ortaç bir kimyasal bileşime sahiptir (SiO2 = 44.0- 56.6 % ağ.). Mafik bloklara ait örnekler toleyit karakterli, meta-bazitler ise düşük, orta ve yüksek K2O içerikleri ile toleyitten şoşonitiğe kadar giden bir dağılım sergilemektedirler. Meta-bazitler La'dan Eu'ya doğru zenginleşme derecesi gittikçe azalan hafif nadir toprak V element (HNTE) ve yaklaşık yatay konumlu ağır nadir toprak element (ANTE) profilleri gösterirken (LaN/YbN = 4.55 - 29.01), mafik bloklara ait örnekler OOSB'ye paralel ve yataya yakın profiller sunmaktadırlar (LaN/YbN =1.44 - 2.19). Yitimle ilişkili kayaçlarda olduğu gibi, her iki gruba ait kayaçlar büyük iyon yarıçaplı element (BİYE) zenginleşmesi ve negatif Nb-Ta-Ti anomalisi sunarlar. Ancak bu zenginleşme ve anomali derecesi mafiklerde daha zayıf veya nötr olarak gözlenir. Meta-bazitler pozitif ve negatif Pb ve P anomalileri sunarken, mafikler genellikle negatif Pb ve P anomalileri sunarlar. Genellikle düşük MgO (<6.5 % ağ.), Cr (<250 ppm) ve Ni (<150 ppm) konsantrasyonları ve düşük Mg-numarası (<60), örneklerin manto kaynağı ile dengeli bir bileşime sahip olmadığını göstermektedir. Kısmen düşük radyojenik 87Sr/86Sr(t) oranları (0.704335−0.706227), orta pozitif ԐNd(t) değerleri (+2.7 − +6.4) ve kuzey yarı küre referans çizgisi (KYRÇ)'nin hemen üzerine çıkan Pb izotop oranları, kıtasal malzemeler veya zenginleşmiş manto II (ZM II) tarafından modifiye edilmiş bir manto kaynağına işaret etmektedir. Kayaçların jeokimyasal özellikleri yitimle ilişkili ortamlarda oluştuklarını veya oluştuktan sonra yitim ilişkili solüsyonlarla etkileşime girdiklerini göstermektedir. Ancak tektonik ortam diyagramlarında yitim zonu solüsyonlarının katkısı çok belirgin olarak ortaya çıkmamaktadır. Bu diyagramlarda meta-bazitler kıta içi bazalt, kalk-alkali bazalt ve ada yayı toleyiti, metamorfize olmamış mafik kayaçlar ise normal okyanus ortası sırtı bazaltı (N-OOSB) gibi yitimden uzak tektonik ortamlarda toplanmaktadırlar. Anahtar Kelimeler: Çamdere-Bayburt, Jeokimya, Meta-bazit, Ofiyolitik melanj, Radyojenik izotop, Tektonik ortam

Ofiyolit
Arzu Ulutaş
Gümüşhane University · Institute of Graduate Studies in Science
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Kermutdere formasyonu kumtaşlarının farklı doygunluk ve anizotropi koşullarında fiziksel ve dayanım özelliklerindeki değişimlerin incelenmesi

Bu çalışmada Gümüşhane ili Mescitli yöresinde yüzeylenen Kermutdere Formasyonu' na ait kumtaşlarının farklı doygunluk ve anizotropi koşullarında fiziksel ve dayanım özellikleri belirlenmiştir. Değişen doygunluk ve anizotropi koşullarının belirlenen özellikler üzerindeki etkisi araştırılmıştır. Bu amaçla laminalanma düzlemleri içeren kumtaşlarından blok örnekler alınmıştır. Bu örneklerden laminalanma düzlemi esas alınarak 0º, 30º, 45º, 60º ve 90º' lik yönelim açılarında standartlara uygun olarak 225 adet deney numunesi hazırlanmıştır. 11 adet örnek üzerinde petrografik incelemeler gerçekleştirilmiştir. Petrografik tayinler sonucunda kumtaşları litik subarkoz ve litik arkoz olarak sınıflandırılmıştır. Deneysel çalışmalar sonucunda kumtaşlarında kuru birim hacim ağırlık değerlerinin 25.73-26.38 kN/m3, doygun birim hacim ağırlık değerlerinin 25.94-26.51 kN/m3, ağırlıkça su emme değerlerinin % 0.42-0.95, hacimce su emme değerlerinin % 1.13-2.53 arasında değiştiği tespit edilmiştir. Bununla birlikte kumtaşlarında farklı doygunluk ve anizotropi koşullarına bağlı olarak P dalga hızının 4046-5444 m/sn, S dalga hızının ise 2126-3114 m/sn arasında değişim gösterdiği belirlenmiştir. Kumtaşlarının dinamik elastisite modülü 31.83-59.56 GPa ve dinamik poisson oranı ise 0.07-0.36 arasında değişim göstermiştir. Çalışmada dayanım özelliklerinden tek eksenli sıkışma dayanımı ve dolaylı çekilme dayanımı belirlenmiştir. Kumtaşlarının tek eksenli sıkışma dayanımı değeri 61.2-182.2 MPa ve dolaylı çekilme dayanımı ise 6.8-14.4 MPa arasında değişim göstermiştir. Kumtaşları dayanım anizotropisine göre değerlendirilmiş ve "düşük anizotropi" sınıfında yer almıştır. Yapılan değerlendirmeler sonucunda genel olarak laminalanmaya paralel örneklerin laminalanmaya dik olan örneklere göre daha yüksek dalga hızı değerine sahip oldukları gözlemlenmiştir. P dalga hızlarının sabit bir yönelim açısında doygunluk koşullarına bağlı olarak artış gösterdiği, S dalga hızında da artış gözlenmesine rağmen düzenli bir değişimin olmadığı tespit edilmiştir. Dayanım özelliklerinin ise laminalanma düzlemlerine dik ve paralel olan örneklerde ve kuru koşullarda daha yüksek olduğu ve doygunlukla birlikte dayanımın azaldığı belirlenmiştir.

Zarife Soysal
Gümüşhane University · Institute of Graduate Studies in Science
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Gümüşhane il merkezindeki magmatik kökenli kayaların jeomekanik özelliklerinin araştırılması

Bu çalışmada, Gümüşhane il merkezindeki magmatik kökenli kayaların jeomekanik özellikleri belirlenmiş ve bu özellikler arasındaki görgül ilişkiler araştırılmıştır. Bu amaçla farklı alanlardan boyutları yaklaşık 20x30x40 cm olan toplam 30 adet blok örnek alınmış, bu örneklerden ISRM tarafından önerilen yöntemlere göre deney numuneleri hazırlanmış, indeks, mekanik ve elastik özelliklerin belirlenmesine yönelik deneyler yapılmıştır. 33 adet örnek üzerinde petrografik incelemeler gerçekleştirilmiştir. Petrografik tayinler sonucunda monzogranit olarak adlandırılan kayalarda % 30-37.30 kuvars, % 30-36.60 ortoklas, % 18.20-25 plajiyoklas, % 6-12 mafik mineral yüzdesi tespit edilmiştir. Andezitlerde ise modal analiz yapılamamıştır. Deneysel çalışmalar sonucunda, andezitlerde birim hacim ağırlık değerlerinin 24.37-25.73 kN/m3, ağırlıkça su emme değerlerinin % 0.78-1.86, hacimce su emme değerlerinin % 2.02-4.77 arasında değiştiği belirlenmiştir. Granitlerde ise birim hacim ağırlık değerlerinin 25.45-25.97 kN/m3, ağırlıkça su emme değerlerinin % 0.24-0.96, hacimce su emme değerlerinin % 0.63-2.50 arasında değiştiği tespit edilmiştir. Bununla birlikte andezitlerde doygun koşullar için P dalga hızının 3961-5451 m/sn, S dalga hızının ise 2171-3310 m/sn arasında, granitlerde ise P dalga hızının 3850-5812 m/sn, S dalga hızının ise 2151-3115 m/sn arasında değişim gösterdiği belirlenmiştir. Andezitlerde kuru koşullarda P dalga hızının 3669-5462 m/sn, S dalga hızının 2205-3011 m/sn arasında, granitlerde ise P dalga hızının 2857-5251 m/sn, S dalga hızının ise 1793-2904 m/sn arasında değiştiği tespit edilmiştir. Andezitlerde tek eksenli sıkışma dayanımı değeri 54.09-214.36 MPa, elastisite modülü 19.80-53.16 GPa ve Poisson oranı 0.11-0.46, granitlerde ise tek eksenli sıkışma dayanımı değeri 24.60-140.15 MPa, elastisite modülü 22.22-76.92 GPa ve Poisson oranı değeri 0.03-0.50 arasında değişim göstermiştir. İstatistiksel değerlendirmeler sonucunda, en yüksek korelasyon katsayısı değerleri andezitlerde 0.90 ve granitlerde 0.94 değeri ile P ve S dalga hızı ölçümlerine ait verilerden elde edilmiştir. En düşük korelasyon katsayısı değeri ise granitlerde kuvars/alkali feldispat oranı ile gözeneklilik arasında tespit edilmiştir. Özellikle istatistiksel olarak anlamlı yüksek korelasyon katsayısı değerine sahip eşitlikler, ilgili parametrelerin dolaylı tahminlerinin belirlenmesi gereken durumlarda kullanılabilir niteliktedir.

Fatih Alkan
Gümüşhane University · Institute of Graduate Studies in Science
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Arslandede (Bayburt) granitoyidi ve içindeki mafik magmatik anklavların petrografik, jeokimyasal ve petrolojik özeliklerinin incelenmesi

Bu çalışmada, Bayburt yöresinde yer alan Arslandede Granitoyidi ve içindeki mafik magmatik anklavlar (MMA)'ın mineralojik-petrografik bileşimi ve tüm kayaç jeokimyası ortaya konularak, kayaçların oluşum mekanizmaları ve kökenleri belirlenmeye çalışılmıştır. Doğu Pontid Güney Zonu'nda yer alan inceleme alanının tabanında Eosen yaşlı andezit ve piroklastitleri bulunmaktadır. Bu birim Eosen yaşlı Arslandede Granitoyidi tarafından kesilmiş olup, tüm bu birimler Kuvaterner yaşlı alüvyonlar ile uyumsuz olarak örtülürler. Granitoyidi oluşturan kayaçlar ince-orta taneli olup, plajiyoklas, ortoklas, kuvars, hornblend, biyotit, klinopiroksen, apatit, zirkon ve opak mineralleri içerirler. Arslandede Granitoyidi'nin yüzeyleri elips şekilli olup, yaklaşık 24 km2'lik bir alanda yüzeylenmiştir. Monzogabro, monzodiyorit, monzonit, kuvarslı monzonit ve granit bileşimli kayaçlardan oluşurlar. Granitoyidi oluşturan kayaçlarda magma karışımını gösteren dengesizlik dokuları gözlenmiştir. Arslandede Granitoyidi içinde koyu renkli mafik magmatik anklavlar (MMA) görülmüştür. Anklavlar içinde yer aldıkları ana kayaçlardan daha ince taneli ve daha koyu renkli olmalarına rağmen, onlarla benzer mineralojik, petrografik ve jeokimyasal özellikler sunarlar. MMA'lar diyorit ve monzodiyorit bileşimli olup, monzonit ve monzogranit bileşimli ana kayaçlar içerisinde gözlenirler. Arslandede Granitoyidi'ni oluşturan kayaçlar genel olarak I-tipi, yüksek K'lu-şosonitik karakterli olup, yüksek SiO2 içeriklerine (% 49.49-71.21) sahiptirler. Kayaçlar metalümin karakterli olup, büyük iyon yarıçaplı litofil elementlerce zenginleşmişlerdir. Kondrite göre normalleştirilmiş nadir toprak element dağılımları konkav şekilli (LaN/YbN= 7.11-11.57) olup, negatif Eu anomalisi (EuN/Eu*=0.37-0.91) gösterirler. Ana ve izelement değişimleri, granitoyidin gelişiminde plajiyoklas, hornblend ve Fe-Ti oksit fraksiyonlaşmasının etkili olduğunu göstermektedir. Mafik magmatik anklavlar (MMA); orta-yüksek metalüminli olup (A/CNK=0.75-0.90) ve ana kayadan daha düşük A/CNK ve SiO2 (% 53.93-58.83) ve daha yüksek Na2O/K2O (1.42-2.27) oranlarına sahiptirler. SiO2 içeriğine karşılık ana oksit ve iz element içerikleri karşılaştırıldığında mafik anklavlar ana kayaçları ile düzgün bir yönseme sunarlar. Kayaçlar BIYLE, HNTE ve ANTE'ce zenginleşmiş, YÇAE'ce (Nb, Ti) fakirleşmiş olup, ana kaya ve anklavlar birbirine uyumlu bir yönseme gösterirler. MMA'lar ana kaya içerisinde soğumuş olan eş yaşlı mafik magmanın küçük kütlelerini temsil eden magma karışım (mixing/magma mingling) ürünleri olarak kabul edilebilirler. Arslandede Granitoyidi ve içlerindeki MMA'larda zirkon ve apatitlerde yapılan hesaplamalarda kristallenme sıcaklıkları ana kayaçlarda 671-836 °C, MMA'larda ise 647-836 °C arasında değişmektedir. Petrografik ve jeokimyasal özellikler, Çakırbağ Granitoyidi'ne ait kayaçların ana magmasının litosferik mantodan türediğini ve kabuk kayaçlarının katkısının nisbeten az olduğunu gösterir.

Zikrullah Samet Güloğlu
Gümüşhane University · Institute of Graduate Studies in Science
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Çakırbağ (Bayburt) granitoyidinin petrografik, jeokimyasal ve petrolojik özelliklerinin incelenmesi

Bu çalışmada, Bayburt yöresinde yer alan Çakırbağ Granitoyidi'nin mineralojik-petrografik özellikleri, mineral kimyası ve tüm kayaç jeokimyası ortaya konularak, kayaçların oluşum mekanizmaları ve kökenleri belirlenmeye çalışılmıştır. Doğu Pontid Güney Zonu'nda yer alan inceleme alanının tabanında Eosen yaşlı andezit, bazalt ve piroklastikleri bulunmaktadır. Bu birim Eosen yaşlı Çakırbağ Granitoyidi tarafından kesilmiş olup, Kuvaterner yaşlı alüvyonlar ile uyumsuz olarak örtülürler. Çakırbağ Granitoyidi elips şekilli olup, yaklaşık 9 km2'lik bir alanda yüzeylenmiştir. Monzonit ve kuvarslı monzonit bileşimli kayaçlardan oluşmuş olup, kayaçlarda magma karışımını gösteren dengesizlik dokuları gözlenmiştir. Granitoyidi oluşturan kayaçlar ince-orta taneli olup, plajiyoklas, ortoklas, kuvars, piroksen, biyotit, amfibol, apatit, zirkon ve opak mineraller içerirler. Granitoyidi oluşturan kayaçlara ait plajiyoklaslar An47-21 bileşimlidirler. K-feldispatlar Or65-78 bileşimlidir. Biyotitlerin magnezyum numaraları 0.6-0.7 arasında değişmektedir. Piroksenler diyopsit ve klinopiroksen bileşimli olup, Mg numaraları 0.73-0.76 arasındadır. Çakırbağ Granitoyidi'ni oluşturan kayaçlar genel olarak I-tipi, yüksek-K'lu ve şoşonitik karakterli olup, yüksek SiO2 içeriklerine (56-63) sahiptirler. Kayaçlar metalümin karakterli olup, büyük iyon yarıçaplı litofil elementlerce zenginleşmişlerdir. Kondirite gore normalleştirilmiş nadir toprak element dağılımları konkav şekilli (LaN/YbN=8.96-11.26) olup, negatif Eu anomalisi (EuN/Eu*=0.50-0.76) gösterirler. Ana ve iz element değişimleri, granitoyidin gelişiminde plajiyoklas, amfibol ve Fe-Ti oksit fraksiyonlaşmasının etkili olduğunu göstermektedir. Tüm bu özellikler, Çakırbağ Granitoyidi'ne ait kayaçların ana magmasının litosferik mantodan türediğine ve kabuk kayaçlarının katkısının nisbeten az oranda rol oynadığına işaret eder.

Metin Çiftçi
Gümüşhane University · Institute of Graduate Studies in Science
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Eğerler Granitoyidi'nin (Aydıntepe-Bayburt) petrografik, jeokimyasal ve petrolojik özelliklerinin incelenmesi

Aydıntepe (Bayburt) yöresinde yer alan Eğerler Granitoyidi'nin ve çevre kayaçlarının petrografik, jeokimyasal ve petrolojik özelliklerinin incelenmesini konu alan bu çalışmada Eğerler Granitoyidi'nin gelişimi ortaya konularak, kökeni belirlenmeye çalışılmıştır. Çalışma alanının tabanı, Erken Jura-Geç Kretase yaşlı dolomit, dolomitik kireçtaşı ve kristalize kireçtaşı ve gri-beyaz renkli çörtlü kireçtaşlarından oluşmaktadır. Bu birim Geç Kretase yaşlı Taşlıyayla Volkanitleri tarafından uyumsuz olarak üzerlenmektedir. Çalışmanın konusunu oluşturan Eosen yaşlı Eğerler Granitoyidi tarafından uyumsuz olarak kesmektedir. Bütün formasyonlar Kuvaterner yaşlı alüvyonlar ile uyumsuz olarak örtülmektedir. Granitoyidi oluşturan kayaçlar iri-orta daneli olup, plajiyoklas, kuvars, ortoklas, amfibol, biyotit ve opak mineraller içermektedir. Eğerler Granitoyidi elips şekilli olup, yaklaşık 35 km2'lik bir alanda yüzeylenmektedir. Granit, granodiyorit, kuvars-monzonit ve kuvarslı monzodiyorit bileşimli kayaçlardan oluşmuş olup, kuvarslı monzodiyorit ve kuvars-monzonit bileşiminde mafik mikrogranüler anklavlar (MMA) içerirler. Aynı zamanda granitoyidi oluşturan kayaçlar da magma karışımını işaret eden dengesizlik dokuları olan poiklitik doku ve zonlu dokular tespit edilmiştir. Mafik mikrogranüler anklavlar içerisinde plajiyoklas ve K-feldispat fenokristalleri görülmüştür. Eğerler Granitoyidi'ni oluşturan kayaçlar genellikle I tipi, yüksek K'lu kalk-alkali karakterli olup, yüksek SiO2 içeriklerine (51.12-72.22 %ağ.) sahiptirler. Granitoyidi oluşturan kayaç örnekleri metalüminden peralümine geçiş göstermekte olup, volkanik yay granitoyidleri özelliği göstermektedir. Ana ve iz element değişimleri, granitoyidin gelişiminde plajiyoklas, hornblend, apatit ve Fe-Ti oksit fraksiyonlaşmasının önemli rol oynadığını göstermektedir. Eğerler Granitoyidi'nin petrolojik özellikleri göz önüne alındığında, granitoyidi oluşturan magmaların gelişiminde fraksiyonel kristallenme, magma karışımı ve az oranda da asimilasyon ve kısmi ergimenin rol oynadığı görülmektedir. Jeokimyasal veriler, granitoyidin alt kıtasal kabuk kayaçlarının (amfibolitik) kısmi ergime sürecinin yanında litosferik manto bileşenlerinin de önemli rol oynadığını göstermektedir.

Vedat Turhan
Gümüşhane University · Institute of Graduate Studies in Science
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Gümüşhane yöresi erken-orta jura yaşlı kırıntılı kayaçların petrografik ve jeokimyasal özelliklerine bağlı provenans analizi

Bu çalışmada, Gümüşhane yöresi Erken–Orta Jura yaşlı kırıntılı kayaçların litolojik, petrografik ve jeokimyasal özellikleri incelenmiştir. Bu kapsamda, Akçakale, Bağlarbaşı, Gurbetyatağı ve Yukarıalıçtı civarlarından dört adet stratigrafik kesit ölçülmüş ve kırıntılı kayaçlardan örnekler toplanmıştır. Akçakale, Bağlarbaşı ve Gurbetyatağı Ölçülü Stratigrafik Kesitlerinin (ÖSK) litolojik özellikleri benzerlik göstermekte olup, genellikle kumtaşı, çamurtaşı, kireçtaşı ve çört ardalanmasından oluşmaktadır ve kalınlıkları sırasıyla, 95 m, 127 m ve 133 m olarak ölçülmüştür. Yukarıalıçtı ölçülü stratigrafik kesiti tabanda konglomeralar ile başlayıp yukarı doğru kumtaşı, marn, kireçtaşı ve volkanik kayaç ardalanması ile 375 m'ye kadar devam edip, bu seviyeden sonra tamamen volkanik kayaçlara geçmektedir. İncelenen kumtaşlarının tane boyu ortalaması -0.78-2.50 ɸ arasında değişmektedir. Wenthworth boyut sınıflamasına göre söz konusu kumtaşları çok iri-ince tanelidir. Modal mineralojik bileşenlerine göre, Akçakale ÖSK'ya ait kumtaşları arkozik arenit ve grovak, Bağlarbaşı ÖSK'ya ait kumtaşları grovak, Gurbetyatağı ÖSK'ya ait kumtaşları, litik arenit ve feldispatik vake-grovak, Yukarıalıçtı ÖSK'ya ait kumtaşları, litik arenit ve feldispatik vake-grovak olarak sınıflandırılmışlardır. Akçakale, Bağlarbaşı, Gurbetyatağı ve Yukarıalıçtı ÖSK'ya ait kırıntılı kayaçların ana element içerikleri yaklaşık benzer olup, ortalama en yüksek SiO2 içeriği % 57.67 ile Bağlarbaşı ÖSK'ya, en düşük SiO2 içeriği % 52.67 ile Akçakale ÖSK'ya aittir. Ana element içeriğine göre, Akçakale, Bağlarbaşı ve Gurbetyatağı ÖSK'ya ait kayaçların büyük çoğunluğunun vake, Yukarıalıçtı ÖSK'ya ait kayaçların ise bir kısmının vake, bir kısmının ise şeyl–Fe-şeyl olduğu belirlenmiştir. Dört kesite ait kırıntılı kayaçların iz element ve nadir toprak element (N.T.E.) içeriği ve dağılımları benzerlik göstermektedir. İncelenen kırıntılı kayaçların ana, iz ve N.T.E. jeokimyaları bazik/felsik–ortaç/felsik kaynaklardan beslendiğini göstermektedir. Karışık kaynak modeline göre ise bu kayaçlar, Karbonifer yaşlı Gümüşhane Plütonu (Granit ve Granodiyorit) ile Erken Jura yaşlı Gökçedere Plütonu (Gabro)'ndan beslenmiştir. Akçakale, Bağlarbaşı ve Gurbetyatağı ÖSK'ya ait kırıntılı kayaçların Kimyasal Ayrışma İndeks (CIA) değerleri sırasıyla 35-74, 39-84 ve 38-89 arasında değişerek, kaynak alanında düşük–yoğun kimyasal ayrışmanın olduğunu göstermektedir. Yukarıalıçtı ÖSK'ya ait kayaçların CIA değeri oldukça düşük olup 30-51 arasında değişmektedir ve kaynak alanının çok düşük kimyasal ayrışma ile karşı karşıya kaldığını işaret etmektedir. Ayrıca jeokimyasal veriler söz konusu kayaçların tekrar döngülenmeye maruz kalmadıklarını ve basit sedimanter döngü tarihçesine sahip olduklarını göstermektedir. Akçakale, Bağlarbaşı ve Gurbetyatağı ÖSK'ya ait örneklerin büyük çoğunluğu "Pasif kenar", Yukarıalıçtı ÖSK'ya ait örneklerin çoğunluğu ise "Ark" bölgesinde yer almışlardır ve söz konusu kırıntılı kayaçların yay gerisi rift havzalarında çökeldiği düşünülmektedir.

Uğur Volkan Arı
Gümüşhane University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Canca-Aktutan ve Leriköy (Yitirmez)–Dölek (Gümüşhane, KD Türkiye) yöresi eosen yaşlı volkanitlerin hidrotermal alterasyonu ve altın potansiyelinin belirlenmesi

Canca – Aktutan ve Leriköy (Yitirmez) – Dölek (Gümüşhane, KD Türkiye) alterasyon sahaları, Doğu Pontid Tektonik Birliği'nin Güney Zon'u içinde yer almaktadır. Canca – Aktutan alterasyon sahasında Geç Kretase yaşlı Kermutdere Formasyonu ve Erken Eosen yaşlı Alibaba Formasyonu bulunmaktadır. Leriköy (Yitirmez) – Dölek alterasyon sahasında ise Erken Eosen yaşlı Alibaba Formasyonu ve Geç Eosen yaşlı Dölek Granitoyidi yüzeyleme vermektedir. Alibaba Formasyonu andezit, bazalt ve piroklastlarından oluşmaktadır. Petrokimyasal veriler Erken Eosen yaşlı volkanik kayaçların andezit ve andezit/bazalt türünde, kalk-alkalin karakterli ve orta-yüksek K'lu olduğunu göstermektedir. Eosen yaşlı Alibaba Formasyonu'nu oluşturan volkanik kayaçlarda gözlenen plajiyoklasların andezin (An39-69) ve labrador (An29-34), hornblendlerin edenit (Mg#: 0.66-0.79) ve Fe-Ti oksit minerallerinin ise magnetit (Fe#:0.995-0.93) bileşiminde olduğu belirlenmiştir. Eosen yaşlı Alibaba Formasyonu içinde gelişen alterasyonlar KB-GD ve yaklaşık D-B doğrultuya sahip kırık zonları ile ilişkilidir. Limonitleşme, hematitleşme, kloritleşme, killeşme ve silisleşme en karakteristik alterasyon türlerini oluşturmaktadır. Kil mineral parajenezi olarak sahalarda; kaolen, illit ve kloritin tespit edildiği, illit ve kaolen miktarının alterasyon merkezine doğru yaklaştıkça arttığı belirlenmiştir. MINSQ yöntemine göre Canca – Aktutan cevherli alterasyon zonunda kuvars, ± kaolen ± Fe'li klorit, propilitik zonunda ise baskın alterasyon minerali albite ilaveten, Mg'lu klorit ± serizit tespit edilmiştir. Leriköy (Yitirmez) – Dölek cevherli alterasyon zonunda ise kuvars, ± kaolen, propilitik zonda ise baskın alterasyon minerali albite ilaveten, Mg'lu klorit ± epidot tespit edilmiştir. Nispi ve net kütle değişim hesaplamalarına göre Canca-Aktutan alterasyon sahasında cevherli zonda Au, As ve Pb elementlerinde; Leriköy (Yitirmez) - Dölek alterasyon sahasında cevherli zonda ise Au ve Mo elementlerinde zenginleşme gözlenmiştir. Sıvı kapanımlardan ölçülen homojenleşme sıcaklıkları, kuvarslarda 142 ile 344°C arasındadır. Cevher oluşturan sıvıların NaCl±KCl±MgCl2-H2O sisteminde, 0.2-1.9 % ağ. NaCl tuzluluğa ve 0.75-0.94 g/cm3 yoğunluğa sahip olması cevherleşmenin epitermal sistemde oluştuğuna işaret etmektedir. Elde dilen tüm veriler beraber değerlendirildiğinde; alterasyon sahasındaki potansiyel altın cevherleşmelerinin epitermal tipte olduğu ve oluşumlarının granitik magma ile ilişkili olduğunu göstermektedir.

Furkan Kemal Aktaş
Gümüşhane University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Karadağ (Torul, Gümüşhane) Fe-Cu skarn cevherleşmesininpetrografik ve sıvı kapanım özelliklerinin incelenmesi

Karadağ Fe–Cu skarn cevherleşmesi Gümüşhane'nin yaklaşık 57 km güneybatısında bulunmaktadır. Karadağ (Torul, Gümüşhane) ve etrafındaki tortul ile volkanik kayaçlar Geç Kretase yaşlı olup, tabanda kireçtaşı mercekleri içeren andezit bulunurken, bunun üzerine bazalt gelmektedir. Bu kayaçlar Karadağ Fe-Cu skarn cevherleşmesinin oluşumunu sağlayan Orta-Eosen yaşlı Karadağ Granitoyidi (kuvars porfir ve diyorit) tarafından kesilmektedir. Andezitler, mikrolitik ve glomeroporfirik dokuda olup, plajiyoklas, horblend, piroksen, epidot ve opak mineraller içermektedir. Kireçtaşları ise yeniden kristallenmiş kireçtaşları ve yer yer mermere dönüşmüş olarak bulunmaktadır. Mermerlerin arazi çalışmaları sırasında mercek şeklinde ve sakkoroid dokuda oldukları görülmüştür. Bazaltlar mikrolitik porfirik dokuya sahip olup, plajiyoklas, hornblend, piroksen ve opak minerallerinden oluşmaktadır. Karadağ Granitoyidi ise kuvars porfir ve diyoritten oluşmaktadır. Bu kayaçlarda başlıca plajiyoklas, kuvars ve ortoklas minerallerinden oluşmaktadır. Karadağ Fe-Cu skarn cevherleşmesinin etrafında dar bir alanda yüzeyleme veren diyorit ve Karadağ madeni güneydoğusunda geniş alan kaplayan kuvars porfirinin kireçtaşı ile volkanitlere sokulumu ile gerçekleşen kontak metomorfizma sonucu skarn zonu gelişmiştir. Granitoyid (kuvars porfir ve diyorit) ile kireçtaşı arasında gelişen ekzoskarn zonunda granat, epidot, manyetit, kalsit ve kuvars skarn mineralleri oluşmuştur. Skarn zonunda piroksen türü diyopsit, granat türü andradit ile grossular-anradittir. Karadağ Fe-Cu skarn cevherleşmesinin cevher mineralleri parajenezi manyetit, pirit, hematit, kalkopirit ve altından oluşmaktadır. Ayrıca cevher minerallerinde manyetitte ve hematitlerde iğnemsi, sferulitik, kravat ve tüy dokular da görülmektedir. İkincil cevher mineralleri olarak götit, limonit, dijenit, malakit ve azurit belirlenmiştir. Karadağ Fe-Cu skarn cevherleşmesindeki granitoyidlerin (kuvars porfir ve diyorit) yüksek ve orta K'lu kalk-alkali karakteristiklere sahip olup kuvars porfir örnekleri peralüminyum, diyoritler ise metalüminyum bileşimindedir. Karadağ Fe-Cu skarn cevherleşmesindeki granitoyidik kayaçların iz element karakteristiklerinin yay granitleri ile benzerlik göstermesi, Karadağ Fe-Cu skarn cevherleşmesi ile ilişkisi olan granitoyidlerin yitim sonrası oluştuğunu göstermektedir. Karadağ Fe-Cu skarn cevherleşmesindeki ekzoskarn zonu kuvars ve kalsit minerallerinden yapılan sıvı kapanımlar birincil, ikincil ve boyunlanmış kapanımlar olarak sınıflandırılmıştır. Sıvı kapanım çalışmalarında ekzoskarn zonu için sıcaklığın kuvarslarda 175-405 °C ve tuzluluğun % 0.7-9 NaCl eşdeğeri ve kalsitte sıcaklığın 186-430 °C ve tuzluluğun 0.4-18 NaCl eşdeğeri oldukları belirlenmiş olup epitermal ve skarn kökenine sahip oldukları desteklenmektedir. Karadağ Fe-Cu skarn cevherleşmesinde piroksen (diyopsit) ve granat (andradit ve grossular andradit) türü, bol manyetit, hematit ve az pirit bileşimli olması ve sıvı kapanım çalışmalarında elde edilen bilgiler ışığında cevherleşmenin oksitli şartlar altında sığ sokulum sonucunda oluştuğu doğrulanmaktadır.

Tanju Aydurmuş
Gümüşhane University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Gümüşdamla (Aydıntepe-Bayburt) skarn cevherleşmesinin jeolojik, mineralojik ve kökensel incelenmesi

İnceleme alanı, Bayburt ilinin kuzeyinde yer alan Aydıntepe İlçesi Gümüşdamla Köyü yakın çevresini kapsamaktadır. Bu çalışmada bölgenin 1/25000 ölçekli jeolojik haritası ve cevherleşme alanında 1/2000 ölçekli detay maden jeoloji haritası yapılmıştır. Çalışma alanında Kabaköy Formasyonu'nun tortul birimleri ve Kaçkar Granitoyidine ait kayaçlar yüzeyleme vermektedir. Detaylı inceleme yapılan cevherleşme alanı ve yakın çevresi Eosen yaşlı Kaçkar Granitoyidi ile Kabaköy Formasyonu kontağında bulunmaktadır. İnceleme alanında cevherleşmenin parajenezini belirlemek amacıyla sistematik örnekleme yapılmış, parlak kesitler hazırlanarak cevher mikroskobu altında incelenmiştir. Cevherleşmenin parajenezini ağırlıklı olarak manyetit ve hematit az oranda ise pirit ve kalkopirit oluşturmaktadır. Arazide yapılan gözlemler sonucunda hematitleşme, limonitleşme, epidotlaşma ve killeşme türü alterasyonlar tespit edilmiştir. petrokimyasal verilere göre volkanik kayaçlar andezit, andezit/bazalt ve trakiandezit türünde olup, negatif Nb, Ta, Ti ve Zr anomalileri ile karakteristiktir. Bu durum volkanitlerin yitimle ilişkili kıtasal yay mağmatizmasından itibaren türediğini işaret etmektedir. Bununla birlikte, tektonik ayırtman diyagramları volkanik kayaçların kalk-alkali bazalt özelliğinde olduğu göstermektedir. Granitik kayaçların ise monzogranit ve granit bileşiminde, subalkalen karakterli, yüksek potasyumlu kalk alkali içerikli metalümin ve peralümin karakterli ve I tipinde volkanik yay graniti olduğu saptanmıştır. Th, K, Rb gibi elementlerdeki zenginleşme kabuk etkisini, Nb ve Ti elementlerindeki negatif anomali ise granitik kayaçların ana magmalarının gelişiminde yitim etkisinin olduğunu göstermektedir. Cevherli örneklerden yapılan mineral kimyası analiz sonuçlarına göre piroksenlerin diyopsit, plajiyoklasların andezin ve anortit, granatların grossular ve andradit bileşiminde olduğu belirlenmiştir. Piroksen ve granatların mineral kimyası değerlerine göre çalışma alnında bulunan skarn cevherleşmesinin Fe-Skarn tipinde olduğu sonucuna varılmıştır.

Ali Hakim Kurt
Gümüşhane University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Erken jura yaşlı asidik kayaçların (Olur-Erzurum) jeokimyasal ve izotopik özellikleri

İnceleme konusu Erken Jura yaşlı Coşkunlar Dasiti ve Güvendik Tronjemiti Olur (Erzurum) ilçesinin 5 km kadar güneyinde yaklaşık 50 km2'lik bir alanda yüzeylemektedir. Toleyitik karaktere sahip olan kayaçlar başlıca kuvars ve plajiyoklas, az miktarlarda K'lu feldspat ve tali olarak ise opak mineral, zirkon ve apatit içerir. LA-ICP-MS U-Pb zirkon yaşlandırması Coşkunlar Dasiti'nin 184.1 My, Güvendik Tronjemiti'nin ise 185.34 My yaşlı olduklarını ortaya koymaktadır. Örnekler güçlü peralümin karaktere sahiptirler (A/NK = 1.16-1.91 - A/CNK 0.98-1.94). Asidik özellikli kayaçların nadir toprak element içerikleri az veya orta derecede farklılaşma (LaN/YbN= 0.92-7.57) ve orta derecede negatif Eu anomalisi göstermektedirler (Eu/Eu*= 0.39-0.80). Ayrıca kayaçlar büyük iyon çaplı elementler (BİYE) yüksek çekim alanlı elementlere (YÇAE) göre orta derecede bir zenginleşme gösterirler. Kayaçlar orta-yüksek derecede radyojenik 87Sr/86Sr(i) (0.70513-70978) ve düşük-orta dereceli 143Nd/144Nd(i) (0.51235-0.51260) izotop oranlarına ve genellikle hafif pozitif ƐNd (-0.055-+3.8126) değerlerine sahiptirler. Pb izotop değerleri ise 206Pb/204Pb(i)= 14.53-19.58, 207Pb/204Pb(i)= 15.43-15.69 ve 208Pb/204Pb(i)= 31.2-39.65 arasında değişmektedir. Kayaçların ana ve iz elementlerinde gözlenen trendler ve güçlü peralümin özellikleri oluşumarı sırasında fraksiyonel kristallenmenin önemli bir rol oynadığına işaret etmektedir. Toleyitik karakterli (K2O < %2.63) olmaları, göreli olarak daha bazik (andezitik/tonalitik) bir magmadan itibaren fraksiyonel kristallenme yolu ile oluştuklarına işaret etmektedir. İnceleme konusu asidik kayaçlar düşük-orta derecede radyojenik Sr, Nd ve Pb izotop oranları alt kabukta yer alan bazik toleyitik bir kaynağın kısmi ergimesiyle oluşmuş olabileceklerini göstermektedir.

Kadir Sünnetci
Gümüşhane University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Alemdar ve Işıkdere plütonlarının petrografik ve petrolojk özelliklerinin incelenmesi

Bu çalışmada, Doğu Pontidler'in güneyinde dar bir alanda yüzeylenen Alemdar ve Işıkdere (Gümüşhane) Plütonları'nın petrografik, jeokimyasal ve petrolojik özellikleri incelenmiştir. Bu Plütonlar, yaklaşık olarak KD-GB istikametinde uzanım göstermekte olup, Erken -Orta Karbonifer yaşlı Gümüşhane Granitoyidi'ni ve Erken-Orta Jura yaşlı Şenköy Formasyonu'nu keserek yerleşmişlerdir. Petrografik olarak, incelenen plütonlar ince-orta taneli olup, kuvars-diyorit, kuvarslı monzodiyorit ve tonalit bileşimlidir. İncelenen plütonlar genellikle taneli, poikilitik, yazı dokusu ve nadiren porfirik doku göstermekte olup, plajiyoklas, kuvars, K-feldispat, amfibol, biyotit ve Fe-Ti oksit içermektedirler. Petrokimyasal olarak, plutonlar I-tipi, yüksek-K'lu kalk-alkali karakterli metalümin-peralümin (A/CNK=0.86-1.13) geçişli olup, volkanik yay granitleri özelliği göstermektedirler. İncelenen plütonların tüm kayaç ana ve iz element verileri, plütonların gelişiminde özellikle fraksiyonel kristallenme ± kirlemenin önemli rol oynadığını göstermektedir. İlksel mantoya normalize edilmiş iz element dağılımları, büyük iyon yarıçaplı litofil elementler (Sr, K, Rb, Ba), Th ve Ce bakımından zenginleşme ve negatif Ta, Nb ve Ti anomalisi ile karakterize edilen yitim bileşeninin etkisini işaret ederler. Kondrite normalize edilmiş nadir toprak element dağılımlarında gözlenen konkav şekil ve negatif Eu anamolisi, plutonların gelişiminde plajiyoklas ± amfibol ayrımlaşmasının etkili olduğunu işaret etmektedir. Tüm bu veriler, Plütonların ana magmasının muhtemelen daha önce yitim akışkanları tarafından metasomatize edilmiş zenginleşmiş bir manto kaynağını işaret etmektedir.

Ramazan Gündüz
Gümüşhane University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Şiran (Gümüşhane) ilçe merkezi içme sularının fiziksel ve jeokimyasal özelliklerinin araştırılması

İnceleme alanı, Gümüşhane (KD Türkiye) ilinin güneybatısında yer alan Şiran İlçe merkezi ve yakın çevresini kapsamaktadır. Bu çalışmada Şiran İlçe merkezindeki içme sularının fiziksel ve jeokimyasal özellikleri incelenmiş ve metal element içerikleri belirlenmiştir. Çalışma alanında, temel birimler kumtaşı, kiltaşı, marn, şeyl ve tüf ardışımından meydana gelen Erken-Orta Eosen yaşlı sedimanter kayaçlar (Kelkit Formasyonu) tarafından temsil edilmektedir. Kelkit formasyonu, çalışma alanının en genç birimlerini oluşturan Kuvaterner yaşlı alüvyon ile uyumsuz bir şekilde örtülmektedir. Su numuneleri genel olarak halka açık kamu kurumlarının su depoları ile Alüvyon ve Kelkit Formasyonu üzerinde yer alan kaynaklardan derlenmiştir. Örneklerin pH değerleri 5.41-7.68, iletkenlikleri 106.9-827.0 µS/cm ve sertlikleri (Fr) 5.2-52.8 arasında değişmektedir. Bu veriler, Kıta içi yerüstü su kaynakları sınıflamasına göre, suların çoğunlukla I. ve II. sınıf, az oranda ise III. sınıf kalitede olduğunu göstermekte ve asidik ortamdan ziyade bazik bir karakteri işaret etmektedir. Ayrıca, elde edilen sertlik sonuçları, Şiran ilçesindeki su örneklerinin çok yumuşak-sert sınıf aralığında olduklarını göstermiştir. Suların fiziksel parametreleri tüm numunelerde renk, bulanıklık, tat ve koku değerleri açısından uygundur. Çalışma alanındaki sular genel olarak karbonatlı (Ca+Mg>Na+K) ve sülfatlı sular sınıfında olup, genellikle zayıf asit kökleri güçlü asit köklerinden (HCO-3 > SO4-2+Cl-) daha fazladır. Bunun yanısıra, incelenen örneklerin Ca, Mg, Na, K, Fe, Mn ve Al değerleri genel olarak izin verilebilir aralıkta olup, TS-266 ve Dünya Sağlık Teşkilatı (WHO) standartlarına uygundur. Örneklerdeki çözünmüş metallerin (Fe, Zn, Cu, Co, Ni, Pb) içerikleri, birkaç örnek dışında, kabul edilebilir sınırlar arasında dağılım göstermektedir. Örneklerin fiziksel ve jeokimyasal parametreleri aynı zamanda Gümüşhane İl merkezi içme suyu değerleri ile de benzer dağılım sergilemektedir. Sonuç olarak, örneklerin büyük bir çoğunluğunun içme suyu açısından iyi sınıf sular kategorisinde yer aldığı belirlenmiştir.

Su jeokimyası
Ümmühan Semiz
Gümüşhane University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Yukarı Karasu Havzasının Aziziye-Aşkale arasındakalan bölümünün heyelan duyarlılık analizi

Ülkemizde depremlerle birlikte aktif fay zonları boyunca sıklıkla gerçekleşen afet türlerinden biri de heyelanlardır. Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) verileri dikkate alındığında Erzurum ili heyelan gerçekleşme sayısına göre ülkemizde ilk sıralarda yer almaktadır. Bu çalışmada frekans oranı yöntemi ile Yukarı Karasu Havzasının Aziziye-Aşkale (Erzurum) arasında kalan bölümünün heyelan duyarlılık analizi gerçekleştirilmiştir. Çalışma alanı 1/25000 ölçekli 32 adet paftanın kesişim sınırlarından oluşmaktadır. İnceleme alanında daha önce MTA tarafından gerçekleştirilen çalışmalardan yararlanarak 1/25000 ölçekli jeoloji haritası hazırlanmıştır. Bölgede Erken Paleozoyikten Kuvaternere kadar değişen yaş aralığında 14 farklı formasyon ayırtlanmıştır. Heyelan duyarlılık analizine yönelik olarak arazi çalışmaları ile 334 adet heyelan kayıt altına alınmış ve heyelan envanter haritası oluşturulmuştur. Mevcut heyelanların %80'i analizlerde kullanılırken rastgele seçilen %20'si ise kontrol ve performans aşamasında değerlendirilmiştir. Heyelan duyarlılık haritasının üretilmesinde jeolojik faktörlerden litoloji ve faya yakınlık parametreleri, topoğrafik faktörlerden, yükseklik, yamaç eğimi, yamaç eğim yönü (bakı), yamaç eğriselliği parametreleri ve çevresel faktörlerden arazi kullanımı ile akarsuya yakınlık parametreleri kullanılmıştır. Çalışmada frekans oranı yönteminden yararlanarak heyelan duyarlılık haritası üretilmiş ve 5 farklı duyarlılık sınıfı ayırtlanmıştır. Daha sonra duyarlılık haritasının performans analizi mevcut heyelanlarla duyarlılık haritası çakıştırılarak gerçekleştirilmiştir. Üretilen duyarlılık haritasında çalışma alanının %55.02'si, mevcut heyelanların ise %89.1'i yüksek ve çok yüksek duyarlı alanlarda tespit edilmiştir. Bu durum çalışmada elde edilen heyelan duyarlılık haritasının başarılı bir şekilde kullanılabilir olduğunu göstermektedir.

Erdem Aydoğan
Gümüşhane University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Torul-Kürtün (Gümüşhane) karayolu kaya şev duraysızlıklarının CBS tabanlı olarak belirlenmesi ve iki boyutlu kaya düşme modellemesi

Torul-Kürtün-Tirebolu yolu Karadeniz Bölgesi ile Doğu Anadolu Bölgesi arasındaki erişim için alternatif bir güzergah niteliğinde olup, bu yönüyle yoğun trafik potansiyeline sahip olan bir karayoludur. Ancak güzergahın özellikle Torul-Kürtün arasındaki kısmında hemen hemen her mevsim sıklıkla gerçekleşen kaya düşme olayları, zaman zaman can ve mal kayıplarına sebep olabilmekte ve çok daha sık karşılaşılan şekliyle ulaşımı aksatmaktadır. Bu nedenlerden ötürü güzergahın, kaya düşme potansiyeli daha yüksek olan ve bu yönüyle kaya düşmeleri açısından tehdit oluşturan kısmı, inceleme alanı olarak belirlenmiştir. Bu çalışmada, Torul-Kürtün (Gümüşhane) karayolundaki potansiyel kaya düşme mekanizması, düşen blokların yayılma mesafesi, şev yüzeyi sıçrama yüksekliği, yuvarlanan kaya bloklarının toplam kinetik enerjileri ve bariyer uygulamaları ile düşmesi olası blokları önleme olanakları irdelenmiştir. İnceleme alanında kaya düşme mekanizmasını belirlemek amacıyla, Sarıosman Monzograniti ve Kızılkaya Formasyonuna ait dasitlerden alınan süreksizlik yönelim ölçüleri, kinematik analiz yöntemi ile değerlendirilmiş ve yenilme mekanizmaları belirlenmiştir. Kaya kütlelerinde belirlenen düzlemsel, kama ve devrilme tipi yenilmeler için üretilen nihai yamaç duraysızlık haritasına göre, çalışma alanında devrilme tipi yenilmenin gerçekleşme olasılığı düzlemsel ve kama tipi yenilmelere göre daha yüksektir. İnceleme alanında 204 farklı lokasyonda ve yaklaşık 97901 m2'lik alanda devrilme tipi yenilme olasılığı bunulurken, kama tipi yenilme 62 lokasyonda 7448 m2 ve düzlemsel tip yenilme olasılığı için bu 9 farklı lokasyon ve yaklaşık 2324 m2 olarak belirlenmiştir. Sarıosman Monzograniti ve Kızılkaya Formasyonuna ait dasitlerin yayılım gösterdiği Torul-Kürtün yol güzergahının kuzeyindeki yamaçlarda belirlenen kesit hatları RocFall 4.0 bilgisayar programında analiz edilmiş ve kaya bloklarının yayılım mesafeleri, şev yüzeyi sıçrama yükseklikleri ve yuvarlanan blokların kinetik enerjileri belirlenmiştir. Yapılan analizler sonucunda Sarıosman Monzogranitinde belirlenen kesit hatlarından SH1, SH2, SH3, SH4, SH5, SH6 kesitlerinde yuvarlanan kaya blokları yol güzergahına ulaşırken, SH7 nolu kesit analizinde kaya blokları yamaç yüzeyinde kalmıştır. Kızılkaya Formasyonuna ait dasitlerde yapılan kaya düşme analizlerinde ise tüm kesit hatlarından yuvarlanan kaya bloklarının yol güzergahına kadar ulaştıkları belirlenmiştir. Kesit hatlarında belirlenen alanlarda uygulanan bariyerlerle düşen kaya bloklarının sönümlendiği belirlenmiş olup, Torul-Kürtün yol güzergahında bu çalışmalar ışığında belirlenen potansiyel kaya düşme alanlarının Karayolları Genel Müdürlüğü veya AFAD tarafından en kısa sürede iyileştirme planlamasına alınması gerekmektedir. Anahtar Kelimeler: Coğrafi Bilgi Sistemleri, Duraysızlık haritaları, Kaya düşmesi, Kinematik analiz, Torul-Kürtün Karayolu

Coğrafi bilgi sistemleriGümüşhane-KürtünJeoloji+7
Elif Gacener
Gümüşhane University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Kılıçören (Gümüşhane ) Cu-Zn-Pb ± (Ag, Au) cevherleşmesinin jeolojik ve mineralojik incelenmesi

İnceleme alanı Gümüşhane İline bağlı Kılıçören Köyü, Madenin Sırtı mevkiinde yer alır. Genel jeolojik incelemelerin yapıldığı maden sahasının yakın çevresi Trabzon H43-b1 ve b2 paftaları sınırları içerisinde yer almaktadır. Sahada Şenköy Formasyonu, Berdiga Formasyonu ve Yazyurdu Formasyonu yüzeyleme vermektedir. Çalışma alanında bulunan cevherleşme Erken-Orta Jura yaşlı Şenköy Formasyonu'na ait volkanik kayaçlar içinde gelişmiştir. Volkanik kayaçların Nb/Y ve Zr/TiO2* oranları, kayaçların andezit ve andezit/bazalt türünde olduğunu işaret etmektedir. AFM, SiO2'ye karşı K2O ve Th-Co diyagramlarına göre ise volkanitlerin kalk-alkali karaktere sahip oldukları belirlenmiştir. Örneklerin iz ve nadir toprak element dağılımları, volkanik kayaçların benzer manto kaynağından türediklerini ve negatif Eu/Eu* anomalisi plajiyoklas ayrımlaşmasının geliştiğini ifade etmektedir. Tektonik ayırtman diyagramları volkanik kayaçların kalk-alkali bazalt ve volkanik yay bazaltı özelliğinde işaret etmektedir. Cevherleşme Erken-Orta Jura yaşlı Şenköy Formasyonu'na ait andezitlerde gelişen KB-GD doğrultulu kırık hatlarına damar şeklinde yerleşmiş olarak gözlenmektedir. Arazide gözlenen damarlar birkaç santimetreden bir iki metreye kadar değişen kalınlıklarda ve birkaç metre devam eden uzunlukta gelişmiştir. Cevherleşmenin en iyi gözlendiği alan olan Madenin Sırtı (2151 m) bölgesinde terkedilmiş eski bir galeri bulunmakta olup, 2,5 m genişliğe ve 3 m yüksekliğe sahiptir. Galeri, K10B doğrultusunda yaklaşık 100 m devam etmektedir. Alanda K25B doğrultulu, yaklaşık olarak 5 m kalınlığa ve 50 m uzunluğa sahip silis kafası gözlenmekte olup, oluşumu itibariyle epitermal sistemi işaret etmektedir. Sahada silisleşmenin yanı sıra hematitleşme, limonitleşme, kloritleşme ve kükürtleşme türü altresyon ürünleri de tespit edilmiştir. Pirit, kalkopirit, galen, sfalerit, fahlerz ve kuvars mineralleri cevherleşmenin parajenezini oluşturmaktadır. İki farklı evrede gelişen cevherleşme de ornatım, ayrılım, kapanım ve kataklastik doku cevher mineralleri arasında gözlenen en önemli doku türleridir. Özellikle kuvars içeren örneklerde, öz şekilli kuvars kristallerinin yanı sıra boşluk dolgusu ve taraklı yapının gözlenmesi, sahadaki cevherleşmenin epitermal sistemde gelişen damar tip bir cevherleşme olduğuna işaret etmektedir.

Fatih Şal
Gümüşhane University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Gümüştuğ (Torul-Gümüşhane) antimonit cevherleşmesinin toprak jeokimyası açısından incelenmesi

Tezin amacı, Gümüşhane Torul İlçesi sınırları içinde bulunan Gümüştuğ antimonit cevherleşmesinin; jeolojisinin, mineralojik özelliklerinin toprak jeokimyası açısından incelenmesidir. Gümüştuğ antimonit cevherleşme sahasında, Geç Kretase yaşlı sedimanter kayaç arakatkılı andezit, bazalt, piroklastlar ve bu kayaçlara sokulum yapmış Eosen yaşlı diyorit, kuvars diyorit, kuvars monzodiyorit bileşimli intrüzif kayaçlar yüzeylenmektedir. Sahada, granitik genç intrüzif kayaçlar ve bu kayaçların sokulum yaptığı yankayaçlarda hidrotermal damar tipte gelişmiş antimonit cevherleşmesi mevcuttur.

Bilal Çiçek
Gümüşhane University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Kelkit ve Köse (Gümüşhane) ilçe merkezi içme sularının hidrojeokimyasal özellikleri ile yan kayaçlarla olan ilişkilerinin incelenmesi

İnceleme alanı, Gümüşhane (KD Türkiye) ilinin güneyinde yer alan Kelkit ve Köse İlçe merkezi ve yakın çevresini kapsamaktadır. Bu çalışmada, Kelkit ve Köse yerleşim merkezindeki içme sularının hidrojeokimyasal özellikleri ortaya konmuş ve metal element içerikleri belirlenmiştir. Bununla birlikte, suların içerisinden geçtiği litolojiler de belirlenerek içme suyu kaynağı ile yan kayaç arasındaki ilişkiler irdelenmiştir. Su numuneleri genel olarak halka açık kamu kurumlarının su depo ile Alüvyon, Kelkit Formasyonu, Berdiga Formasyonu ve Köse Graniti üzerinde yer alan kaynaklardan derlenmiştir. Örneklerin pH değerleri 7.50-8.09, iletkenlikleri 166.9-1386 µS/cm ve sertlikleri 8.4-70.8 arasında değişmektedir. Bu veriler, kıta içi yerüstü su kaynakları sınıflamasına göre, suların I, II ve III sınıf kalitede olduğunu göstermekte ve asidik ortamdan ziyade bazik bir karakteri işaret etmektedir. Ayrıca, elde edilen sertlik sonuçları, Kelkit bölgesindeki su örneklerinin yumuşak, orta derecede sert ve sert su özelliğinde, Köse bölgesindeki su örneklerinin ise sert, orta sert ve çok sert su niteliğinde olduğunu göstermiştir. Suların fiziksel parametreleri tüm numunelerde renk, bulanıklık, tat ve koku değerleri açısından uygundur. Çalışma alanındaki sular genel olarak karbonatlı (Ca+Mg > Na+K) ve sülfatlı sular sınıfında olup, genellikle zayıf asit kökleri güçlü asit köklerinden (HCO3¯ > SO42+Cl¯) daha fazladır. Tüm örneklere ait iyonların meq/l değerlerini birleştiren doğrular birbiri ile çakışmakta ya da paralel geçmekte olup, suların beslenim kaynağının aynı olduğunu mevsimsel değişimlerden etkilenmediğini işaret etmektedir. Bunun yanısıra, incelenen örneklerin Ca, Mg, Na, K, Fe, Mn ve Al değerleri genel olarak izin verilebilir aralıkta olup, TS-266 ve Dünya Sağlık Teşkilatı (WHO) standartlarına uygundur. Bu değerler aynı zamanda Gümüşhane İl merkezi içme suyu değerleri ile de benzer dağılım sergilemektedir. Örneklerdeki çözünmüş metallerin (Zn, Cu, Co, Ni, Pb) dağılımı, çalışma alanı ve yakın çevresindeki kayaç türleri ve cevherleşmeler ile doğrudan ilişkilidir. Birkaç tanesi dışında, diğer numuneler kabul edilebilir sınırlarda dağılım göstermiştir. Karbonatların çözülmesi (kireçtaşı ve dolomit), jips ayrışması ve gözlemlenen değişiklikleri açıklayan iyon değişimi (Mg+2, Ca+2, Cl¯ and HCO3¯) gibi süreçler suyun kimyasal bileşiminin su-kaya etkileşimleri tarafından kontrol edildiğini göstermektedir. Ayrıca, örneklerdeki SiO2'nin albit ayrışması sonucu sulara geçtiği de tespit edilmiştir. Sonuç olarak, örneklerin büyük bir çoğunluğunun içme suyu açısından iyi sınıf sular kategorisinde yer aldığı belirlenmiştir.

Su jeokimyası
Nadire Yazıcı
Gümüşhane University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Kurtoğlu meta-graniti'nin (Gümüşhane) jeokimyasal ve izotopik özellikleri

Gümüşhane yöresi, Sakarya Zonu'na ait Variscan metamorfik temel kayaçlarının yüzeylediği lokasyonlardan biridir. Genişliği 0.5 ila 3 km ve yaklaşık 28 km uzunluğa sahip bu metamorfitler Kırıklı Köyü civarından başlayarak güneybatı yönünde Tersun Dağı'na kadar uzanan bir alanda mostra verir. Kayaçlar erken-orta Karbonifer'de bölgesel metamorfik koşulların etkisi altında kalarak düşük-orta derecelerde başkalaşmışlardır. Kurtoğlu Metamorfitleri olarak bilinen kayaçlar başlıca iki tektonik birimden oluşmaktadır: (i) mikaşist, gnays ve bunları keserek yerleşen meta-granitler, (ii) fillat ve kalkşistler. Bu çalışmaya konu olarak seçilen meta-granitler petrografik, jeokimyasal ve jeokronolojik özellikleri bakımından incelenmiştir. Petrografik olarak muskovit ve biyotit meta-granitler olmak üzere iki alt gruba ayrılmaktadırlar. U-Pb SHRIMP yöntemi ile biyotit meta-granit (KU-35) örneğindeki zirkonlardan elde edilen yaşlar 511-452 m.y. (Geç Kambriyen-Geç Ordovisiyen) arasında değişmektedir. Muskovit meta-granitler bileşimsel değişimin felsik ucunda toplanırken (SiO2: % 72.8−77.8), biyotit meta-granitler nispeten geniş bir bileşimsel aralık sunmaktadır (SiO2: % 67.46−78.44). Granodiyoritik bileşime sahip iki adet biyotit meta-granit hariç, tüm örnekler granitik bileşime sahiptir. Örneklerin hepsi güçlü peralumin karaktere sahip olup, yüksek K'lu kalk-alkali'den şoşonitik'e kadar değişen bir jeokimyasal bileşime sahiptir ve % 1.02 ila 4.41 arasında değişen normatif korendon içermektedirler. Bazı biyotit meta-granit örneklerinde S-tipi granit/riyolitler için karakteristik olan granat ve sillimanit bulunur. Örneklerin oldukça radyojenik Sr izotop oranları (0.712-0.745), negatif εNd(t) değerleri (-5.13 ̶ -8.55) ve Pb izotop oranları kesin olarak kıtasal kabukta yer alan bir kaynağa götürmektedir. CaO/Na2O, Al2O3/TiO2, Rb/Sr ve Rb/Ba oranları ise biyotit ve muskovit meta-granitlerin sırasıyla kilce-fakir ve kilce-zengin sedimanter kaynaklardan itibaren oluştuğuklarına işaret etmektedir. Artan SiO2'ye karşılık azalan MgO, Fe2O3 ve TiO2 içerikleri gibi korelasyonlar, Kurtoğlu meta-granitinin oluşumu sırasında kesirli kristallenmenin baskın bir rol oynadığını ve muskovit meta-granitlerin biyotit meta-granitlerden itibaren fraksiyonlaşma yoluyla oluştuğunu ima etmektedir. Hafifçe sağa eğik nadir toprak element profilleri, negatif Nb, Ta, Ti ve pozitif Pb anomalileri yitim ilişkili bir tektonik ortamı ima etmekle birlikte, tektonik ortam ayırım diyagramları genellikle çarpışma eş yaşlı ve çarpışma sonrası tektonik ortamlara işaret etmektedir.

Cengiz Uzun
Gümüşhane University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Gümüşdamla-Erikdibi (Bayburt) ve civarındaki Eosen yaşlı volkanik kayaçların, petrografisi, jeokimyası ve petrolojisi

Bu tezin konusunu Gümüşdamla-Erikdibi (Bayburt) ve çevresinde yer alan Eosen yaşlı volkanik kayaçlar oluşturur. Bu kapsamda, çalışma alanındaki volkanik kayaçlar petrografik, jeokimyasal ve petrolojik olarak incelenmiş olup, kayaçları oluşturan magmanın kökeni ve gelişimi belirlenmeye çalışılmıştır. İnceleme alanı Doğu Pontidler'in güneyinde yer almakta olup, başlıca birimleri Geç Kretase yaşlı Ardıç Volkanitleri, Eosen yaşlı Sırataşlar Formasyonu, Eosen yaşlı Yazyurdu Formasyonu, bu birimi kesen Eosen yaşlı Taşlıburun Diyoriti ve Kuvarterner yaşlı alüvyonlar oluşturur. Çalışma alanındaki Eosen yaşlı volkanik kayaçlar bazalt, bazaltik andezit ve andezit bileşimindedir. Başlıca mineraller plajiyoklas, alkali-feldispat, piroksen, amfibol, biyotit ve opak minerallerinden oluşmaktadır. Gümüşdamla-Erikdibi (Bayburt) ve civarındaki volkanik kayaçlara ait plajiyoklaslar An39-86 bileşimli olup bitownit, labrador ve andezinden oluşurlar. Piroksenler klinopiroksen (Wo40-48En39-46Fs9-19) bileşiminde olup, diyopsitten ojite doğru değişen bir bileşim gösterirler. İncelenen volkanik kayaçlar düşük-yüksek potasyum (K) içeriğine sahip olup, kalk-alkali ve kısmen de toleyitik karakter sergilemektedir. Bu kayaçlar hafif nadir toprak elementler (HNTE)'ce zenginleşmiş, büyük iyon yarıçaplı litofil elementler (BİYLE) ve yüksek çekim alanlı elementler (YÇAE)'ce tüketilmişlerdir. Kondrite göre normalize edilen nadir toprak element dağılımları, konkav şekilli olup, orta derecede zenginleşmişlerdir (La/LuN=9.04-16.34). Bu sonuçlar, volkanitleri oluşturan kayaçların benzer kaynaktan türedikerini göstermektedir. Plajiyoklaslardan hesaplanan kristallenme sıcaklıkları 928 ile 1126°C ve su içerikleri % 0.12 ile 0.97 arasındadır. Klinopiroksen minerallerinde hesaplanan kristallenme sıcaklıkları 921 ile 1077°C ve basınç değerleri 0.24 ile 3.62 kbar arasındadır. Tüm bu veriler ışığında incelenen volkanitlerin ana magmasının önceki yitimden oluşan akışkanların metasomatizmasıyla zenginleşmiş litosferik manto kaynağından türediğini ve daha sonra kabuk içerisinde özellikle fraksiyonel kristallenme ve daha az oranda da magma karışımı, kirlenme gibi magmatik olayların etkisiyle geliştiği düşünülmektedir.

Damla Selvi
Gümüşhane University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Maden köyü (Bayburt) Cu-Au(?) cevherleşmesinin hidrotermal alterasyonu, duraylı izotop jeokimyası ve 3B CBS modellemesi

Doğu Pontid Tektonik Birliği'nin Güney Zon'u içinde yer alan Maden Köyü (Bayburt) Cu-Au(?) alterasyon sahası, Maden Andeziti olarak adlandırılan andezitlerle ilişkilidir. Üst Kretase yaşlı andezitlerin, Nb/Y'ye karşı Zr/TiO2 x 0.0001 kimyasal adlandırma diyagramında çoğunlukla trakiandezit ve andezit alanında yoğunlaştığı, AFM üçgen diyagramına göre kayaçların kalk-alkali karakterde, SiO2-K2O ve Th-Co karşılaştırma diyagramlarında ise örneklerin çoğunlukla yüksek potasyumlu-şoşonitik kalk-alkali seri alanına düştüğü tespit edilmiştir. Üst Kretase yaşlı andezitlerde meydana gelen alterasyonlar; kükürtleşme, limonitleşme, malakitleşme, azuritleşme, silisleşme ve hematitleşmedir. Alterasyon türleri üç boyutlu CBS modellemesi üzerinde gösterilmiştir. MINSQ hesaplamaları neticesinde alterasyon mineralleri olarak cevherli zonda kuvars, K'lu feldspat, ± albit, propilitik zonda ise Fe-Klorit, Mg-Klorit, epidot belirlenmiştir. Göreceli kütle değişim hesaplamalarına göre cevherli zonda MgO, TiO2, K2O, Na2O, MnO, Cu, Ag, Pb ve Mo nispi artma gösterirken; Fe2O3, SiO2, CaO, Al2O3, Zn, As, Cu ve Au nispi azalma göstermektedir. Göreceli kütle artışı veya azalmasına neden olan elementler arasındaki ilişkiler incelendiğinde, serizitleşme ile cevherleşme arasında negatif ilişki olduğu, silisleşme ile cevherleşme ve hematitleşmenin bir arada gerçekleştiği ve hematitleşme oluşurken plajiyoklas ayrışmasının meydana geldiği tespit edilmiştir. Net kütle değişim hesaplamalarına bağlı olarak cevherli zonda MgO, K2O, CaO, Na2O, Ag, Cu, Pb ve Mo net kütle artışı görülürken; SiO2, Fe2O3, Al2O3, Zn, As ve Au net kütlede azalma gözlenmiştir. Serizit minerali üzerinde gerçekleştirilen δ18O ve δ2H izotop değerleri sırasıyla ‰ 6.4-12.5; ‰ -116 ile ‰ -99 aralığında değişmektedir. İzotop sonuçlarındaki bu değişim, cevher oluşturan çözeltilerin kökeninde magmatik ve meteorik su karışımına işaret etmektedir.

Uğur Aydın
Gümüşhane University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Örencik köyü (Çanakkale/Yenice) kuzeyindeki Pb- Zn-Cu epitermal cevherleşmelerin mineralojik ve kökensel incelemesi

Çalışma alanı Çanakkale İli'nin güneyinde bulunan Yenice İlçesi'ne bağlı Örencik Köyü ve kuzey bölgesini kapsamaktadır. Çalışma kapsamında yörenin litolojik birimleri ayırtlanmış, alanda yer alan hidrotermal Cu-Pb-Zn içerikli kuvars damarları ve Sayanınbendi deresi boyunca döküntü şeklinde gözlenen manyetit parçaları hakkında yorumlamaya gidilmiştir. İnceleme alanının temelini Alt Triyas yaşlı Karakaya Karmaşığı oluşturmaktadır. Birim Oligo- Miyosen yaşlı Eybek Granitoyidi tarafından kesilmektedir. Granitoyid uyumsuz olarak Pliyosen çökelleri ile örtülmüştür. Sahadaki en genç birim Kuvarterner yaşlı alüvyondur. İnceleme alanında çeşitli lokasyonlarda yapılan çatlak ölçümlerine göre oluşturulan gül diyagramlarına göre, ağırlıklı olarak KD-GB doğrultu fay gelişimleri ile ilişkili gelişmiş çatlak sistemleri belirlenmiştir. Bunlar fay sistemlerine göre dik yönde, bazen enine, bazen boyuna ve/veya çapraz (verev) kırık/çatlak sitemleridir. Sahadaki etkin KD-GB yönlü kuvvetlere bağlı gelişmiş bu çatlak sistemlerinden dik yönde olanlara bağlı Sayanınbendi Deresi civarında hidrotermal cevherleşmeler gelişmiştir. Bu cevherleşmeler Eybek Granitoyidi ve Karakaya karmaşığının metamorfiklerinin kontağına yakın zonlarda gelişmişlerdir. Eybek Granitoyidi bünyesindeki cevherleşmeler epitermal damar tip cevherleşmelerdir. Belirlenen cevher minerali galenit, kalkopirit, sfalerit ve arjantittir. Yapılan petrografik analiz sonuçlarına göre kayaçların granit ve hornblendli granit olduğu, analiz sonuçlarının kökensel amaçlı olarak değerlendirildiğinde subalkali olduğu tespit edilmiştir. Çalışma sahasında mostra veren Eybek Granitoyidinde yer yer hematitleşme ve limonitleşme gibi alterasyonlar gözlenmektedir. Mineralizasyonların ve kırık hatlarının mevcut olduğu alanlarda ise silisleşmeler ve killeşmeler mevcuttur. Alterasyonlar Sayanınbendi deresi ve Ilıca mevkisinde gözlenmekte olup, kırıklı-deforme alanlarda alterasyon yoğunluğu artmaktadır. Tez çalışması kapsamında gerçekleştirilen cevher mikroskobisi çalışmalarında manyetit, kalkopirit, galenit ve sfalerit cevher mineralleri belirlenmiştir.

Erdem Şahin
Gümüşhane University · Institute of Graduate Studies
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Torul ve Kürtün (Gümüşhane) ilçe merkezi içme sularının fiziksel ve jeokimyasal özelliklerinin incelenmesi

Bu çalışmada Gümüşhane İli Torul-Kürtün İlçe merkezlerindeki içme sularının katyon ve anyon ölçümleri yanı sıra suların pH, Elektriksel İletkenlik (Eİ) ve sertlik (Fr°) gibi fizikokimyasal parametreleri araştırılmıştır. Su örneklerinin pH değerleri 7.54-8.10, iletkenlikleri 119.5-640.0 µS/cm ve sertlikleri (Fr°) 9.93-26.22 arasında değişmektedir. Analiz edilen tüm su örneklerinde anyon ve katyonların konsantrasyonlarının TS-266 ve Dünya Sağlık Örgütü standartlarına göre kabul edilen sınırları içinde kaldığı belirlenmiştir. TS-266 standartına göre T2 (640 µS/cm), K9 (479 µS/cm) ve K11 (477 µS/cm) nolu örneklere ait Eİ değerleri hariç diğer tüm örneklerin Eİ değerleri I. sınıf su kalitesine işaret etmiştir. Suların; normal klorürlü ve oligoklorürlü sular, normal sülfatlı, oligosülfatlı ve sülfatlı sular sınıfına girdiği belirlenmiştir. Piper diyagramına göre suların, bikarbonatlı (HCO3) ve kalsiyumlu (Ca), düşük sülfat ve klorür (SO42+Cl) içeren kalsiyum magnezyumlu (Ca+Mg) karışık bileşimli olduğu belirlenmiştir. Kloroalkalin indeksi I ve kloroalkalin indeksi II'nin pozitif olarak hesaplandığı sularda Na+ ve K+ iyonlarının kayaçlarda yer alan Mg+2 ve Ca+2 iyonları ile yer değiştirdiği tespit edilmiştir. Sularda karbonat ayrışmasının, silikat ayrışmasından daha etkili olduğu belirlenmiştir. İz element analiz sonuçlarına göre Co ve Pb hariç diğer elementlerin konsantrasyonlarının kabul edilen standartlar içinde yer aldığı tespit edilmiştir. Elde edilen veriler değerlendirildiğinde, analiz edilen su örneklerinin içme suyu açısından genel olarak iyi sınıf sular kategorisinde yer aldığı sonucuna varılmıştır.

Yasin Merdan
Gümüşhane University · Institute of Graduate Studies in Science
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Üç boyutlu kaya düşme analizleri ile olası tehlike haritası üretilmesi ve önlem yapıları tasarımı: Gümüşhane kent merkezi örneği

Trabzon-Erzurum Karayolu üzerinde bulunan Gümüşhane ili merkez ilçe yerleşkesi sarp bir topoğrafyaya sahip olup, iklimsel ve morfolojik yapının etkisi sonucu, hemen hemen her mevsim sıklıkla gerçekleşen kaya düşme olayları zaman zaman can ve mal kayıplarına sebep olabilmektedir. Bu nedenlerden ötürü Gümüşhane ili merkez yerleşkesinin kaya düşme potansiyeli açısından büyük tehdit oluşturan kuzey yamaçları inceleme alanı olarak seçilmiştir. Bu çalışmada, Gümüşhane il merkezindeki yerleşim alanlarını tehdit eden yüksek sarp yamaçlardaki kaynak kaya alanlarının yanı sıra, düşmüş ve askıdaki bloklar belirlenmiş ve düşmüş olan blokların yerleri dikkate alınarak, kaya düşme envanter haritası oluşturulmuştur. Daha sonra, kaya düşme olasılığı yüksek olan kaynak kaya alanlarında belirlenen hatlarda RocPro3D programı kullanılarak, kaya düşme analizleri yapılmıştır. Bu analizler sonucunda, düşen blokların yayılma mesafesi, sıçrama yüksekliği, yuvarlanan kaya bloklarının kinetik enerjileri ve çelik bariyer uygulamaları ile düşmesi olası blokları önleme olanakları irdelenmiştir. Yapılan analizler sonucunda, inceleme alanında yayılım gösteren yerleşkelerin üst kotlarında belirlenen H1, H2, H3, H7 ve H9 kaynak kaya hatlarından yuvarlanan kaya blokları sırasıyla Oltanbey Mahallesi, Hasanbey Mahallesi, Özcan Mahallesi, Yeni Mahalle ve Eskibağlar Mahallesi yerleşkelerini tehdit etmektedir. H5, H6 ve H8 kaynak kaya hatlarından yuvarlanan kaya blokları, sırasıyla Karaer Mahallesi, İnönü Mahallesi, Yeni Mahalle, Eskibağlar Mahallesi ve Gümüşhane Üniversitesi yerleşkeleri ile kaynak kaya alanları arasında yayılım göstermekte olup, mevcut yerleşkeleri tehdit etmemektedir. Buna ek olarak H4 nolu kaynak kaya alanından yuvarlanan kaya blokları herhangi bir yerleşkeyi tehdit etmemektedir. Yapılan 3D kaya düşme analizleri sonucunda kaya düşme tehlikesi altında olan yerleşkelerde önlem yapılarından çelik bariyer uygulaması yapılarak yeniden analizler gerçekleştirilmiş ve tehlikeyi ortadan kaldıracak en ekonomik ve güvenli farklı bariyer çeşitleri önerilmiştir. Tüm veriler ışığında elde edilen sonuçlar ArcGIS bilgisayar programında değerlendirilip, bariyer uygulamasının öncesi ve sonrası durumları gösteren olası tehlike haritası üretilmiştir. Anahtar Kelimeler: Coğrafi Bilgi Sistemleri, Çelik Bariyer, Gümüşhane, Kaya Düşmesi, Olası Tehlike Haritası, RocPro3D

Rasim Taylan Kara
Gümüşhane University · Institute of Graduate Studies in Science
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Kopuz (Torul, Gümüşhane) granitoyidi'nin petrografik ve jeokimyasal özelliklerinin incelenmesi

İnceleme alanı, Doğu Pontid Tektonik Kuşağı'nın Kuzey ve -Güney zonları arasındaki geçiş zonunda bulunmaktadır. Sahada, geniş bir yayılıma sahip Üst Kretase yaşlı dasit, andezit, piroklastları ve tortul ara seviyelerden oluşan volkano-sedimanter kayaçlar bulunmaktadır. Bu birim, Eosen yaşlı Kopuz Granitoyidi tarafından kesilmektedir. Kuvaterner yaşlı alüvyon diğer birimleri uyumsuz olarak örtmektedir. Elips şeklinde, yaklaşık 15 km2 'lik bir alanda, mostra veren Kopuz Granitoyidi, genel olarak granit, granodiyorit ve kuvars diyorit mineralojik bileşime sahip kayaçlardan oluşmakta ve başlıca plajiyoklas, kuvars, ortoklas, hornblend, biyotit ve opak minerallerden meydana gelmektedir. Kopuz Granitoyidi'nden analiz edilen magmatik zirkonlardan 44.75±0.92 My U-Pb zirkon SHRIMP konkordiya yaşı elde edilmiş olup Orta Eosen- döneme karşılık gelmektedir. Kopuz Granitoyidi, genel olarak I-tipi, yüksek K'lu ve kalk-alkali afiniteli, metalüminyum karakterli ve yüksek SiO2 (%52.36-71.81) içeriğine sahiptir. Ana ve iz element değişimleri, kayaçların oluşumunda plajiyoklas, hornblend ve Fe-Ti oksit ayrımlaşmasının önemli rol oynadığını göstermektedir. Örneklerin, kondirite göre normalize edilmiş nadir toprak element dağılımları, birbirleri ile benzerlik sergilemektedir. Örneklerdeki hafif nadir toprak elementleri (HNTE), ağır nadir toprak elementlere (ANTE) oranla daha fazla zenginleşmiştir, ancak granodiyoritlerdeki HNTE zenginleşmesi, granit ve kuvars diyoritlere kıyasla daha belirgindir. Kayaçların (La/Lu)N değerleri 4.12-7.90 arasında değişmekte olup negatif Eu anomalisi (Eu/Eu*=0.55-0.82) belirgindir. Belirgin pozitif Pb ve negatif Nb (Ta), P ve Ti anomalileri, büyük iyon yarıçaplı (BİY) ve HNTE bakımından zenginleşme tespit edilmiştir. Jeokimyasal ve petrolojik özelliklerinden yola çıkılarak, bu kayaçların oluşumunda alt kıtasal kabuk kayaçlarının (amfibolitik) kısmi ergimesi ve litosferik manto bileşenlerinin etkin olduğu ortaya konmuştur. Anahtar Kelimeler: Granitoyid, Gümüşhane, Jeokimya, Kopuz, Torul, Türkiye, U-Pb Zirkon Yaş

Cüneyt Doruk
Gümüşhane University · Institute of Graduate Studies in Science
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Pamuktaş (Bayburt) plütonunun petrografik ve petrolojik özelliklerinin incelenmesi

Doğu Pontidler (KD Türkiye), Anadolu Levhasının jeolojik olarak şekillenmesinde önemli bir rol oynayan Alp-Himalaya orojenezinin etkisi ile oluşmuş olup farklı türde magmatik kayaları içermesi bakımından önemli bir alan konumundadır. Özellikle Karbonifer yaşlı plütonlar, doğu Pontidlerin güney kesiminde, geniş mostralar halinde ve daha yaygın olarak gözlenmektedir. Bu çalışma, Bayburt'un (KD Türkiye) Pamuktaş köyü ve çevresinde yer alan granitik kayaçlar üzerinde yeni petrografik ve tüm kayaç jeokimyası verileri sunmaktadır. Ayrıca, bu granitik kayaçların oluşumunda hâkim olan kaynak bölge, petrolojik süreçler ve jeodinamik ortam tartışılmaktadır. Yaklaşık 5 km2'lik bir alanı kapsayan Karbonifer yaşlı Pamuktaş plütonu, çalışma alanında Jura öncesi temeli temsil etmekte ve uyumsuz olarak Erken-Orta Jura volkanoklastik ve volkanik kayaçlar ile Geç Jura-Erken Kretase kireçtaşları tarafından örtülmektedir. Pamuktaş plütonu esas olarak granit/granit porfir ve aplit (mikrogranit), daha az oranda ise granodiyorit ve kuvars mikrodiyorit türü kayaçlardan meydana gelmektedir. Granitik kayaçlar, özşekilli ve özşekilsiz granüler/mikrogranüler dokuya sahip olup başlıca alkali feldispat (ortoklas), plajiyoklas, kuvars, biyotit ve amfibol (hornblend) minerallerinden oluşur. Bazı örneklerde daha büyük fenokristaller porfirik doku oluşturur. Zirkon doygunluk sıcaklıkları 693-844°C arasında, apatit doygunluk sıcaklıkları ise 673-999°C arasında hesaplanmıştır. Granitik kayaçlar yüksek SiO2 içeriklerine (%65.62-75.09) ve yüksek K'lu kalk-alkaliden şoşonitiğe kadar uzanan bir afiniteye sahip olup I-tipi bir kaynaktan itibaren türemiştir. Kayaçlar peralümin karakterli olup çarpışma sonrası volkanik yay granitoyidleri ile benzerlik göstermektedir. Ana ve iz element trendleri, kayaçların oluşumunda plajiyoklas, hornblend, apatit ve Fe-Ti oksit mineral fraksiyonlaşmasının önemli rol oynadığını göstermektedir. Pamuktaş plütonunun petrolojik özelliklerine göre, granitlerin gelişiminde fraksiyonel kristallenme, magma karışımı ve daha az oranda asimilasyon ve kısmi ergime işlemlerinin rol oynadığı ortaya konmuştur. Elde edilen tüm veriler Karbonifer yaşlı Pamuktaş plütonunun ana magmasının orta-alt kıtasal kabuk ve zenginleşmiş litosferik manto ergiyiklerinden kısmi ergime sonucu türediğini ve kıtasal magma odasında farklılaşarak yerleştiğini göstermektedir.

Ekrem Sarı
Gümüşhane University · Institute of Graduate Studies in Science
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Köprüyanı (Maçka-Trabzon) Cu-Skarn cevherleşmesinin jeolojisi ve mineral kimyası özellikleri

Bu çalışmada, Doğu Pontidler' in Kuzey Zonunda Trabzon ili sınırlarında Köprüyanı mevkiindeki Cu-Skarn cevherleşmesinin; jeolojisi, petrografisi, cevher mikroskobisi özellikleri ve mineral kimyası içeriklerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Köprüyanı cevherleşme sahasında, aktinolit, tremolit, pirit, kalkopirit, manyetit ve malakit mineralleri ile kırık çatlak zonları boyunca gelişmiş limonitleşme, hematitleşme kloritleşme ve epidotlaşma türü alterasyonlar gözlenmektedir. Manyetit minerallerinin genellikle kalkopirit, pirit ve granat ile birlikte bulunduğu, TiO2 içeriklerinin çok düşük (%0.02-1.02) olduğu buna karşılık FeOt içeriklerinin ise %83.13-92.00 arasında değiştiği, türlerinin titonamanyetit olduğu belirlenmiştir. Manyetit ile beraber bulunan ve ekzoskarn zonunda yer alan kalkopirit minerallerinin Cu içeriğinin %33.50-43.27 ve Fe içeriği %29.84-39.11 arasında değiştiği, belirlenmiştir. Epidot minerallerinin Al içeriklerinin yüksek (2.06-2.46), Mn içeriklerinin düşük (0.01-0.03) ve Fe+3 içeriklerinin ise nispeten yüksek (0.59-0.96) olduğu belirlenmiştir. Al bakımından zengin olan epidotların türünün ise klinozoisit olduğu tespit edilmiştir. Granat türleri ağırlıklı olarak andradit ve grossular-andradittir. Pirop+Almandin+Spessartin–Grossular-Andradit üçgen diyagramına göre Köprüyanı cevherleşmesinin Cu-Skarn alanında yer aldığı tespit edilmiştir. Cevher mikroskobisi ve mineral kimyası çalışmaları kapsamında derlenen verilere bağlı olarak, Köprüyanı cevherleşmesinin Cu-skarn tipinde olduğu ve bölgede var olan skarn cevherleşmelerinin parajenez, süksesyon ve mineral kimyası verileri ile benzerlik gösterdiği sonucuna ulaşılmıştır

EpidotMinerallerSkarn+1
Adem Sivrikaya
Gümüşhane University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Gülaçar (Gümüşhane) ve civarındaki paleozoyik yaşlı plutonik kayaçların petrografik, jeokimyasal ve petrolojik özeliklerinin incelenmesi

Bu çalışmada, Gülaçar (Gümüşhane) ve civarında yer alan Paleozoyik yaşlı plütonik kayaçların mineralojik-petrografik ve tüm kayaç jeokimyasal özellikleri ortaya konularak, kayaçların oluşum mekanizmaları ve kökenleri ortaya konulmaya çalışılmıştır. İnceleme alanının tabanında Erken Karbonifer yaşlı Kurtoğlu Metamorfitleri yer alır. Geç Karbonifer yaşlı Gümüşhane Plutonu Kurtoğlu Metamorfitleri'ni kesmiştir. Bu birimler üzerine uyumsuz olarak Erken-Orta Jura yaşlı Şenköy Formasyonu gelir. Bu formasyon Geç Jura-Erken Kretase yaşlı Berdiga Formasyonu tarafından uyumlu olarak üstlenir. Tüm bu birimler Eosen yaşlı Karadağ Granitoyidi tarafından kesilmiştir. İnceleme alanındaki en genç birimler Kuvaterner yaşlı alüvyonlardan oluşur. İncelenen Paleozoyik yaşlı plütonik kayaçlar inceleme alanında yaklaşık 50 km2'lik bir alanda yayılım gösterir. Başlıca granit ve kuvarslı monzonit bileşimli kayaçlardan oluşur. Bu kayaçlar orta-iri taneli olup, ortoklas, kuvars, plajiyoklas, biyotit, amfibol ve opak mineralleri içerirler. İncelenen Paleozoyik yaşlı plütonik kayaçlar genel olarak I-tipi, peralümin ve orta-yüksek-K karakterli olup, yüksek SiO2 içeriklerine (% 63-77) sahiptirler. Kayaçlar büyük iyon yarıçaplı litofil elementlerce (LILEs) zenginleşmişlerdir. Kondrite göre normalleştirilmiş nadir toprak element desenleri konkav şekilli (LaN/YbN= 5.08-14.76) olup, negatif Eu anomalisi (EuN/Eu*=0.32-0.75) gösterirler. Ana ve iz element değişimleri dikkate alındığında, kayaçların gelişiminde plajiyoklas, hornblend ve Fe-Ti oksit fraksiyonlaşmasının etkili olduğunu görülür. Zirkon ve apatitlerde yapılan hesaplamalarda, kayaçların kristallenme sıcaklıkları 750-936 °C arasında değişmektedir. Tüm bu özellikler, yüksek molar (CaO+FeOT+MgO+TiO2) ve düşük molar (Na2O+K2O) / (FeOT+MgO+TiO2), K2O/Na2O ve Mg# içerikleri, incelenen Paleozoyik yaşlı plütonik kayaçların metabazalt / metagrovak türü kaynak kayaçların kısmı ergimesi ile oluşmuş olabileceğini gösterir.

GümüşhaneJeokimyaKayaçlar+2
Hüseyin Enes Atay
Gümüşhane University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Güneydere (Bayburt) Plütonu'nun petrografik ve jeokimyasal özellikleri

Doğu Pontid Orojenik Kuşağı (Doğu Sakarya Zonu), Anadolu Levhasının şekillenmesinde jeolojik olarak önemli bir rol oynayan Alp-Himalaya orojenezinin etkisi ile oluşmuş olup farklı türde magmatik kayaları içermesi bakımından önemli bir alan konumundadır. Özellikle Karbonifer yaşlı plütonlar, doğu Pontidlerin güney kesiminde, daha geniş mostralar halinde ve daha yaygın olarak gözlenmektedir. Bu çalışma, Bayburt'un (KD Türkiye) Güneydere Köyü ve çevresinde yer alan granitik kayaçlar üzerinde yeni petrografik ve tüm-kayaç jeokimyasal veriler sunmaktadır. Bununla birlikte, bu kayaçların oluşumunda önemli rol oynayan kaynak bölge, petrolojik süreçler ve jeodinamik ortam da tartışılmıştır. Yaklaşık 5 km2'lik bir alanı kapsayan Karbonifer yaşlı Güneydere Plütonu, çalışma alanında Jura öncesi temeli temsil etmekte ve uyumsuz olarak Erken-Orta Jura volkanoklastik ve volkanik kayaçlar ile Geç Jura-Erken Kretase kireçtaşları tarafından örtülmektedir. Güneydere Plütonu esas olarak granit/granit porfir ve aplit, daha az oranda ise granodiyorit ve kuvarslı monzonit türü kayaçlardan meydana gelmektedir. Kayaçlar yüksek SiO2 içeriklerine (%60.43-75.51) ve yüksek K'lu kalk-alkaliden şoşonitiğe kadar uzanan bir afiniteye sahip olup I-tipi bir kaynaktan itibaren türemiştir. Granitik kayaçlar matalümin-peralümün karakterli olup çarpışma sonrası volkanik yay granitoyidleri ile benzerlik göstermektedir. Ana ve iz element trendleri, kayaçların oluşumunda plajiyoklas, hornblend, biyotit, apatit ve Fe-Ti oksit mineral fraksiyonlaşmasının önemli rol oynadığını göstermektedir. Kayaçların gelişiminde başlıca fraksiyonel kristallenme, az oranda ise asimilasyon±magma karışımının rol oynadığı ortaya konmuştur. Zirkon doygunluk sıcaklıkları düşük ilksel magma sıcaklıklarını yansıtmaktadır. Elde edilen tüm veriler Karbonifer yaşlı Güneydere Plütonu'nun ana magmasının alt/orta kıtasal kabuk kayaçlarının kısmi ergime sonucu türediğini ve kıtasal magma odasında farklılaşarak yerleştiğini göstermektedir.

BayburtGranitJeokimya+2
Zeynep Delimehmet
Gümüşhane University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Eosen yaşlı Kazıkbeli plütonu'nun (Kürtün-Gümüşhane) petrografisi,petrokimyası, U-Pb zirkon jeokronolojisi,tüm-kayaç Sr-Nd-Pb ve zirkon Lu-Hf izotop jeokimyası ve petrolojisi

Bu çalışmada, Doğu Pontidler'in kuzeyinde Kürtün (Gümüşhane) yöresinde yer alan Kazıkbeli Plütonu'nun petrografisi, mineral kimyası, zirkon U-Pb jeokronolojisi, tüm-kayaç ve Sr-Nd-Pb izotop jeokimyası ile zirkon Lu-Hf izotop jeokimyası verileri kullanılarak petrolojisi irdelenmiştir. Kazıkbeli Plütonu KD-GB uzanımlı olup, yaklaşık 46 km2 lik bir alanda yayılım gösterir. Plütonu oluşturan kayaçların bileşimleri gabroyik diyoritten granite kadar değişmekte olup, başlıca mineralleri plajiyoklas (An25-65), ortoklas (Or1-3), kuvars, amfibol (Mg#=0.63-0.73), biyotit (Mg#=0.52-0.58) ve Fe-Ti oksitler oluşturur. LA-ICP-MS U-Pb zirkon yaşlandırmasına göre plütonu oluşturan kayaçların kristalizasyon yaşları gabroyik diyoritler için 46.06 ± 0.24 My ve granodiyoritler için 45.55 ± 0.26 My olup, Lütesiyan (orta Eosen) dönemine karşılık gelmektedir. Kazıkbeli Plütonu I-tipi, yüksek K'lu kalk-alkali, genellikle metalümin az oranda da peralümin karakterlidir. Ana ve iz element değişimleri, kayaçların gelişiminde plajiyoklas, amfibol ve Fe-Ti oksit fraksiyonlaşmasının etkili olduğunu göstermektedir. Kayaçların εNd(i) değerleri 1.85-2.24, 87Sr/86Sr(i) değerleri ise 0.70458-0.70484 arasındadır. Kayaçların 206Pb/204Pb(i), 207Pb/204Pb(i) ve 208Pb/204Pb(i) içerikleri sırasıyla 18.50-18.57, 15.60-15.61 ve 38.56-38.59 arasındadır. Kayaçların εHf(i) değerleri 5.75-8.03 arasında değişmektedir. Tüm veriler, incelenen plütonik kayaçların ana magmasının litosferik mantodan türediğini, kabuksal kayaçların katkısının nispeten az olduğunu göstermektedir. İncelenen kayaçların kristallenmeleri esnasındaki katılaşma sıcaklıkları (706-828 °C), basınçları (0.6–0.9 kbar) ve oksijen fugasitesi (ƒO2) değerleri (-12.5 ile -13.8) birbirine oldukça yakındır. Tüm bu veriler Kazıkbeli Plütonunu oluşturan kayaçların nispeten sığ derinliklere yerleşmiş olduklarını ifade eder.

GümüşhanePontidlerZirkonyum+1
Zikrullah Samet Güloğlu
Gümüşhane University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Reşadiye (Tokat, Türkiye) yöresi pliyosen-kuvaterner yaşlı volkanik kayaçların petrografisi, mineral kimyası, petrokimyası ve petrolojisi

Bu çalışmada, Doğu Pontidler'in güneyinde dar bir alanda yüzeylenen Pliyosen-Kuvaterner yaşlı volkanitlerin petrografik, ana ve iz element içerikleri ile mineral kimyası, verileri, rapor edilmiştir. Petrografik gözlemler, incelenen Pliyosen-Kuvaterner yaşlı volkanik kayaçlar, plajiyoklas (An5-90) + klinopiroksen (Wo2-49 En19-67 Fs11-33) ± hornblend (Mg# 0.51-0.79) + opak mineralleri içerir. Volkanik kayaçların genel dokusunu oluşturan mikrolitik-porfirik, flüidal dokular yanında, plajiyoklaslarda elek dokusu, kemirilmeler, zonlanmalar, klinopiroksenlerde kemirilmeler ve amfibollerde opaklaşmalar ve zonlanmalar dengesizliği ifade eden dokusal özellikler olarak karşımıza çıkar. OOSB (okyanus ortası sırtı bazaltı)'na normalize iz element değişim diyagramlarında, Pliyosen-Kuvaterner yaşlı volkanitler BİLE (Sr, K2O, Rb, Ba), Th ve Ce bakımından zenginleşme, Zr, Y, Nb, Ta ve TiO2.bakımından hafifçe fakirleşme ile karakterize olup, OAB benzeri iz element dağılımları sergilemektedirler. Önemli bir negatif Eu (Eu/Eu*=0.78-1.03) anomalisinin bulunmaması Pliyosen-Kuvaterner yaşlı volcanik kayaçları oluşturan magmalarının gelişimde plajiyoklas ayrımlaşmasının önemli bir yere sahip olmadığını göstermektedir. Birlikte değerlendirilen petrografik, mineral kimyası ve petrokimyasal veriler ışığında; incelenen Pliyosen-Kuvaterner yaşlı bazaltik volkanitlerin ana magmaları, daha önceden yitim akışkanları ve/veya ergiyiklerince zenginleştirilmiş kıta altı litosferik manto kaynağından türeyen ergiyikler ve KAF sisteminin etkisi altında ortaya çıkan astenosferik yükselimden kaynaklanan OAB benzeri magmaların karışımı sonucu sonucunda oluştuğu ve polibarik kristallenme evrelerinden geçerek son halini aldığı söylenebilir.

Jeodinamik yapıKristalleşmePontidler+1
Haydar Zengin
Gümüşhane University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Yağmurdere (Gümüşhane, KD Türkiye) ve yakın çevresinin cevherleşme potansiyelinin jeokimyasal ve jeoistatistiksel olarak irdelenmesi

Bu tez çalışmasında Yağmurdere (Gümüşhane, KD Türkiye) ve yakın çevresindeki değerli ve baz metal elementlerin aranmasına yönelik belirlenen sahalarda, sediman jeokimyası verileri kullanılarak jeoistatistiksel yöntemlerle hedef prospeksiyon alanlarının tespit edilmesi, toprak ve kayaç jeokimyası verileri yardımıyla anomali alanlarının daraltılması, sahanın element dağılım haritalarının oluşturulması ve tüm bu veriler dikkate alınarak uygun sondaj yerlerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu kapsamda 2014-2021 yılları arasında arazi çalışmaları gerçekleştirilerek sahanın jeolojik ve jeokimyasal özellikleri belirlenmiştir. Sahadaki cevherleşme/element zenginleşmelerinin belirlenmesine yönelik olarak 191 adet sediman, 869 adet toprak ve 379 adet kayaç örneği alınarak, analizleri Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü (MTA) Maden Analizleri Teknolojisi Dairesi Başkanlığında Cu, Pb, Zn, Mo, As, Sb, Ag, Au, Co, Ni, Bi, V elementleri için gerçekleştirilmiştir. Elde edilen element konsantrasyonları değişik istatistiksel metotlarla değerlendirilmiş olup, her bir element için bölgesel ve yerel eşik değerler tespit edilmiştir. Ayrıca her bir element dikkate alınarak Ters Mesafe Ağırlıklandırma (TMA) metodu ile element dağılımı (anomali) haritaları oluşturulmuş ve bu haritalardan yararlanılarak MTA tarafından Doğu Karadeniz Metalik Maden Aramaları Projesi kapsamında 4 farklı lokasyonda 14 adet karotlu maden arama sondajı gerçekleştirilmiştir. Sondajlara ait karot örneklerinden yapılan XRD çalışmaları ile sahada gelişmiş serizitik-fillik alterasyon zonları tespit edilmiş, cevher mikroskobisi çalışmaları ile de pirit, rutil ve fahlerz gibi cevher minerallerinin zenginleştiği alanlar tespit edilmiştir. Tüm bulgular birlikte değerlendirildiğinde hedef bölgelerdeki jeokimyasal veriler kullanılarak elde edilen ve jeoistatistik metotlarla oluşturulan element dağılım haritalarındaki anomali bölgelerinin, inceleme alanındaki cevherleşme ile ilişkili olduğu bu tez çalışması kapsamında ortaya konulmuştur

AğırlıkGümüşhaneJeoistatistik+2
Celaleddin Bayraktar
Gümüşhane University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Göksel (Hayrat-Trabzon) Cu-Fe skarn cevherleşmesinin mineralojik, petrografik ve jeokimyasal özelliklerinin incelenmesi

Göksel Cu-Fe skarn cevherleşmesi Trabzon ili, Hayrat ilçesi, Göksel Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Göksel skarn cevherleşmesinin yer aldığı sahada alttan üste doğru Hamurkesen Formasyonu (Liyas), Berdiga Formasyonu (Üst Jura-Alt Kretase), Çatak Formasyonu (Geç Kretase), Kaçkar Granitoyidi (Geç Kretase-Eosen (?)) yer almaktadır. Kaçkar Granitoyidi tüm bu birimleri kesmekte olup Berdiga Formasyonu'na ait kireçtaşı dokanaklarında kontakt metamorfizmaya bağlı olarak skarn cevherleşmesinin gerçekleşmesine sebep olmuştur. Çalışma alanının en genç birimleri ise tüm birimleri kesen Kretase-Eosen (?) yaşlı dayklardır. Skarn tip cevherleşmenin endoskarn zonunda piroksen, granat, manyetit ve epidot az miktarda iken, ekzoskarn zonunda ise bu mineral fazladır. Göksel Cu-Fe skarn cevherleşmesinin mineral parajenezi manyetit, pirit, pirotin, sfalerit, kalkopirit, galenit, hematit, arsenopirit, mangan, molibdenit, sfen, rutil, ilmenit, makinevit (vallerite), wolframit, gümüş ve tellürden oluşmaktadır. Göksel Cu-Fe skarn sahasındaki granitoyidler kalk-alkali bileşiminde ve metalimünyum karaktere sahip olup, genel olarak volkanik yay granitoyidler ve geç çarpışma sonrası granitoyidler ile benzerlik göstermekte ve yitim sonrası meydana geldiği düşünülmektedir. Çalışma alanındaki granatların SEM-EDS analizi sonucuna göre andradit ve grossular andradit bileşiminde oldukları, piroksenlerin hedenberjit, diyopsit ve hedenberjitik diyopsit olduğu tespit edilmiştir. Çalışma alanındaki skarn minerallerinin bileşiminin Cu ve Fe yataklanma sınıfına uyduğu belirlenmiştir. Göksel Cu-Fe skarn cevherleşmesinin ekzoskarn zonundaki granat ile epidot minerallerine uygulanan sıvı kapanım çalışmaları, granat kristallerdeki birincil kökenli iki fazlı (sıvı+gaz) kapanımlardan homojenleşme sıcaklıkları 340-434 oC ve tuzluluğunun %7,9-11.5 NaCl (eşdeğer tuzluluk) arasında, epidot mineralinden elde edilen homojenleşme sıcaklıklarının ise 287-312 oC arasında oldukları tespit edilmiştir. Skarn oluşumuna sebebiyet veren sıvıların NaCl-CaCl2 bileşimli sıvıların varlığından kaynaklandığı düşünülmektedir.

KalkopiritKalkopirit kristaliManyetit+2
İhsan Gökalp
Gümüşhane University · Institute of Graduate Studies
2023
00