Hacettepe University
Discipline

Çocuk Gelişimi ve Eğitimi Anabilim Dalı

Hacettepe University

6

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

6 Theses
Master'sOpen AccessTR

Anne babaların bebeklerine bağlanmaları ile sosyal destek algılarının incelenmesi

Bu araştırmada 6-12 aylar arasında bebeği olan anne babaların bebeklerine bağlanma düzeyleri ve bunları etkileyebilen bazı değişkenlerin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden korelasyonel araştırma modeli kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunda Ankara'da ikamet eden, 6-12 aylar arasında bebeği olan ve evlilik birliktelikleri devam eden 168 anne ve 168 baba yer almıştır. Veri toplama sürecinde anne, baba ve bebeğe ait kişisel bilgilere ulaşmak amacıyla anne babalara "Demografik Bilgi Formu" ve anne babaların algıladıkları sosyal destek düzeyini ölçmek amacıyla "Çok Boyutlu Algılanan Sosyal Destek Ölçeği", bebeklerine bağlanma düzeylerini ölçmek amacıyla annelere "Maternal Bağlanma Ölçeği" ile babalara "Baba Bebek Bağlanma Ölçeği" kullanılmıştır. Veri analizi yöntemini belirlemek amacıyla bağımlı değişkenlere ait puanların dağılımları Kolmogorov-Smirnov ve Shapiro-Wilk testleri ile incelenmiş ve dağılımların normal olmadığı görülmüştür. Bu nedenle yapılan analizlerde Nonparametrik istatistiksel teknikler kullanılmıştır. Verilerin analizinde değişkenler arası ilişkiler belirlenirken Spearman Brown Sıra Farkları Korelasyon Katsayısı kullanılmış, fark analizleri için de Kruskall-Wallis H testi ve Mann-Whitney U testi kullanılmıştır. Elde edilen sonuçlara göre annelerin bebeklerine bağlanma düzeyleri ile babaların bebeklerine bağlanma düzeyleri arasında orta düzeyde anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Benzer şekilde anne babaların algıladıkları sosyal destek düzeyleri arasında orta düzeyde anlamlı bir ilişki olduğu saptanmıştır. Annelerin bebeklerine bağlanma düzeyleri ile algıladıkları sosyal destek düzeyleri arasındaki ilişki orta düzeyde anlamlı görülürken, babaların bebeklerine bağlanma düzeyleri ile algıladıkları sosyal destek düzeyleri arasında düşük düzeyde anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir. Belirlenen değişkenlere bağlı anne ve babaların bebeklerine bağlanma düzeylerinde görülen farklılıklar incelendiğinde annelerde yaş, öğrenim düzeyi ve bebeğin doğum sırası değişkenlerinin; babalarda yaş, öğrenim düzeyi, bebeğin doğum sırası ve gebeliğin planlanma durumu değişkenleri ile bağlanma düzeyleri arasında anlamlı şekilde farklılık bulunmuştur. Bu sonuca göre anne babalarda yaş arttıkça bebeklerine bağlanma düzeylerinin azaldığı, öğrenim düzeyleri arttıkça bağlanma düzeylerinin arttığı, anne babaların ilk çocuklarına diğer çocuklardan daha yüksek düzeyde bağlandıkları ve bebeğin cinsiyeti değişkenine göre anne ve babaların bebeklerine bağlanma düzeylerinde farklılık olmadığı görülmüştür. Benzer değişkenlere bağlı olarak anne babaların sosyal destek algı düzeylerinde görülen farklılıklar incelendiğinde, anne babaların öğrenim düzeyleri arttıkça sosyal destek algı düzeylerinin arttığı bulunurken bebeğin cinsiyeti, doğum sırası ve gebeliğin planlanma durumu değişkenlerine göre anlamlı bir farklılık olmadığı görülmüştür. Bu araştırma sonucunda 6-12 aylar arasında bebeği olan anne babaların bebeklerine bağlanma düzeyleri ile algıladıkları sosyal destek arasında olumlu yönde anlamlı ilişki olduğu ortaya konulmuştur.

Algılanan sosyal destekBağlanmaBebek bağlılığı+4
Esra Ulaş
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Anne destek eğitim programının 24-36 aylık çocuğu olan annelerin ebeveynlik bilgileri ile görev öz yeterliklerine ve çocuklarının gelişimlerine etkisi

Bu araştırmada, anne destek eğitim programının 24-36 aylık çocuğu olan annelerin ebeveynlik bilgileri ile görev öz yeterliklerine ve çocuklarının gelişimlerine etkisinin incelenmesi amaçlanmaktadır. Araştırma nicel modelde tasarlanmış olup, ön test-son test eşleştirilmiş kontrol gruplu yarı deneysel desen modeli kullanılmıştır. Çalışma grubuna, Ankara Halk Sağlığı Müdürlüğü'ne bağlı Keçiören İncirli Aile Sağlığı Merkezine kayıtlı 11'i deney ve 11'i kontrol grubu olmak üzere 22 anne ile çocuk dahil edilmiştir. Deney grubundaki annelere araştırma kapsamında hazırlanan Anne Destek Eğitim Programı 12 hafta boyunca uygulanmış, kontrol grubundaki annelere ise herhangi bir uygulama yapılmamıştır. Araştırmanın nicel verileri, Etkili Ebeveynlik Bilgisi Ölçeği (The Knowledge of Effective Parenting Scale (KEPS)), Ebeveynlik Görevlerinde Öz Yeterlik Ölçeği'nin Kısa Formu (Short Form of the Self-efficacy for Parenting Tasks Index-Toddler Scale (SEPTI-TS)), Ebeveynlik Görevleri Kontrol Listesi (Parenting Tasks Checklist), Denver Gelişimsel Tarama Testi-II ile toplanmıştır. Programın değerlendirmesine yönelik nitel veriler ise, Anne Destek Eğitim Programı yarı yapılandırılmış görüşme formu ve araştırmacı günlüğü yoluyla elde edilmiştir. Verilerin değerlendirilmesinde nicel ve nitel yöntemler birlikte kullanılmıştır. Verilerin analizinde, deney ve kontrol gruplarındaki annelerin ön test-son test puanlarının arasındaki istatistiksel anlamlılık için Wilcoxon İşaretli Sıralar Testi kullanılmıştır. Deneysel işlemin etkililiğini ortaya çıkarmak ve hangi grubun lehine anlamlı olarak sonuçlandığını tespit etmek amacıyla, son test-ön test fark puanları hesaplanarak bu fark puanları üzerinde Man Whitney U analizleri yürütülmüştür. Elde edilen nitel veriler ise betimsel analiz yoluyla çözümlenmiştir. Araştırma sonucunda, deney grubundaki annelerin Etkili Ebeveynlik Bilgisi Ölçeği, Ebeveynlik Görevlerinde Öz yeterlik Ölçeğinin ilgi-bakım, disiplin ve oyun alt boyutları ile Ebeveynlik Görevleri Kontrol Listesinin davranışsal öz yeterlik alt boyutuna ilişkin ilişkin ön test ve ön test ve son test puan ortalamaları arasında anlamlı farklılık olduğu ve bu farklılıkların son testlerin lehine olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ancak deney grubundaki annelerin Ebeveynlik Görevlerinde Öz yeterlik Ölçeğinin disiplin alt boyutu ile Ebeveynlik Görevleri Kontrol Listesinin öz yeterliği düzenleme alt boyutuna ilişkin ön test ve son test puan ortalamaları arasında anlamlı bir farklılık bulunamamıştır. Deney ve kontrol grubundaki çocukların Denver Gelişim Tarama Testinin kişisel-sosyal gelişim, dil ve kaba motor alt boyutlarına ilişkin son test-ön test fark puanlarının birbirinden anlamlı olarak farklılık gösterdiği belirlenirken ince motor gelişim alt boyutuna ilişkin son test-ön test fark puanlarının ise birbirinden anlamlı olarak farklılık göstermediği sonucuna ulaşılmıştır. Deney grubundaki annelerle yapılan görüşme sonuçlarına göre; Anne Destek Eğitim Programının sağladığı katkılara yönelik görüşlerin en çok "anneye olan katkısı" kategorisi altında toplandığı, eğitim programının en fazla yarar sağladıkları konulara ilişkin görüşlerin ise "oyun ve oyuncak" kategorisi altında toplandığı belirlenmiştir.

Anne Destek Eğitim ProgramıAnnelerAnnelik+4
Hurşide Kübra Özkan Kunduracı
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Okul öncesi öğretmenlerine yönelik kapsayıcı eğitim mesleki gelişim programı: Eğitimde evrensel tasarıma dayalı yüz yüze ve çevrimiçi programların etkililiği

Bu araştırmanın temel amacı, okul öncesi öğretmenlerinin kapsayıcı eğitim ve eğitimde evrensel tasarıma yönelik bilgi ve farkındalık düzeyleri ile uygulamaya yönelik yeterliklerini geliştirmek üzere bir mesleki gelişim programı hazırlayarak yüz yüze ve çevrimiçi uygulamalarının etkililiğini incelemektir. Araştırmada gelişmiş karma yöntem desenlerinden müdahale deseni kullanılmıştır. Çalışma grubu ölçüt örnekleme yoluyla belirlenmiştir. Müdahale I, Müdahale II ve Kontrol gruplarının tamamı için, bağımsız anaokulu öğretmeni olması ve sınıfında kapsayıcı eğitim uygulamaları gerektiren çocuklardan en az birinin olması ölçütü aranmıştır. Yalnızca Müdahale II grubu için aktif internet kullanıcısı olma ölçütü belirtilmiştir. Her çalışma grubunda 16 olmak üzere, toplam 48 öğretmen araştırmaya katılmıştır. Çalışmanın müdahale kısmında Kapsayıcı Eğitim Mesleki Gelişim Programı (KEMGP) uygulanmıştır. Mesleki gelişim programı, Müdahale I grubundaki öğretmenlerle yüz yüze, Müdahale II grubundaki öğretmenlerle ise çevrimiçi olarak yürütülmüştür. Programın temel kapsamı; eğitimde evrensel tasarım, çocuğa/öğretmenliğe yönelik tutumlar/bakış açıları ve katılım hakkı çerçevesinde şekillenmiştir. Mesleki gelişim programı 16 hafta sürmüştür. Araştırmacının öğretmenlere desteği süreç içerisinde azaltılarak sunulmuştur. Bu süreçte KEMGP ilk ay haftada iki gün; ikinci ay haftada bir gün; üçüncü ve dördüncü ay ise iki haftada bir gün olarak uygulanmıştır. KEMGP-yüz yüze, Müdahale I grubunda yer alan öğretmenlerin kendi okullarında; KEMGP-çevrimiçi, Müdahale II grubunda yer alan öğretmenlerle sanal sınıf ortamında [Google Classroom - Google Hangouts (Meet)] yürütülmüştür. Araştırmada veri toplama aracı olarak, Kişisel Bilgi Formu, Kaynaştırmaya İlişkin Eğitimci Görüşleri Aracının Güncellenmiş Formu, Eğitimde Evrensel Tasarım İlkeleri Görüşme Protokolü, Eğitimi Değerlendirme-Görüşme Formu ve Eğitimi Değerlendirme-Anket Formu kullanılmıştır. Tüm istatistiksel analizlerde SPSS sürüm 25; tüm niteliksel analizlerde ise Nvivo 25 Pro kullanılmıştır. Müdahalenin etkililiğini değerlendirmek etmek için, ön test, son test ve izleme testleri ile toplanan Kaynaştırmaya İlişkin Eğitimci Görüşleri Aracının Güncellenmiş Formu ölçümleri Genelleştirilmiş Doğrusal Karmaşık Modelleme kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırmanın ölçme aracı uyarlamaya ilişkin bulguları incelendiğinde, Eğitimde Evrensel Tasarım İlkeleri Görüşme Protokolü'nün öğretmenlerin eğitimde evrensel tasarım ilkelerine yönelik farkındalıklarını ve uygulamalarını değerlendirmeye ilişkin uygun bir ölçme aracı olduğu belirlenmiştir. KEMGP-yüz yüze ve KEMGP-çevrimiçi müdahale grupları tek tek kontrol grubu ile karşılaştırıldığında, her iki eğitim yaklaşımının da öğretmenlerin 'kapsayıcı eğitime' ve 'eğitimde evrensel tasarım yaklaşımının sunum, ifade ve katılım çeşitliliği ilkelerine' yönelik bilgi düzeyleri, bakış açısı ve farkındalıkları üzerinde etkili ve kalıcı olduğu görülmüştür. Ayrıca, öğretmenlerin KEMGP'de vurgulanan stratejileri sınıflarında uygulamaya başladıkları ya da uygulamayı planladıkları belirlenmiştir. KEMGP-çevrimiçi'nin KEMGP-yüz yüze'ye göre öğretmenlerin bilgi düzeyleri, bakış açısı ve farkındalıkları üzerinde daha etkili olduğu saptanmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgular ışığında araştırmacılara, okul yöneticilerine, öğretmenlere, politika yapıcılara ve eğitim materyali tasarımcılarına yönelik bazı öneriler verilmiştir. Bu araştırmanın uygulama kısmı COVID-19 pandemisi (küresel salgın) yaşanmadan önce tamamlanmıştır. Sözü edilen pandemi sürecinde, eğitimin kesintisiz sürdürülebilmesi için, çevrimiçi eğitim yoluyla eğitim faaliyetleri desteklenmiştir. Bu nedenle bu çalışmanın, pandemi gibi küresel krizlerde öğretmenlerin çevrimiçi ortamları kullanarak mesleki gelişimlerini sürdürme girişimlerine bir referans olması açısından mevcut alanyazına katkı sağlayacağı düşünülmektedir.

Evrensel tasarımKaynaştırma eğitimiMesleki gelişme+4
Cemile Kara Eren
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Duygusal okuryazarlık eğitim programının çocuk evlerinde kalan çocukların duygu düzenleme becerilerine etkisinin incelenmesi

Bu araştırma, duygusal okuryazarlık eğitim programının çocuk evlerinde kalan çocukların duygu düzenleme becerilerine etkisini incelemek amacıyla ortaya konulmuştur. Karma yöntemin kullanıldığı deneysel araştırmanın deney ve kontrol grubunu Çocuk Evlerinde kalan 22 çocuk oluşturmuştur. Araştırma kapsamında hazırlanan "Duygusal Okuryazarlık Eğitim Programı" deney grubunda yer alan çocuklara 12 hafta süresince uygulanmıştır. Araştırmaya ait nicel veriler; kişisel bilgi formu ve bu araştırma kapsamında uyarlama çalışması yapılan "Çocuklar için Duygu Düzenleme Ölçeği" ile "Çocuklar için Duygu Düzenleme Ölçeği-Yetişkin Formu" aracılığıyla elde edilmiştir. Nitel veriler ise; odak grup görüşmeleri, çocukların ve araştırmacının tuttuğu günlükler ile DOEP çalışma kağıtları aracılığıyla toplanmıştır. Nicel verilerin normal dağılıma uygun olup olmama durumlarını belirlemek üzere Shapiro-Wilk testi kullanılmıştır. Normallik durumlarının karşılandığı durumlarda parametrik testler olan; t testi, tek yönlü ANOVA, iki faktörlü ANOVA testi kullanılmıştır. Normallik durumlarının karşılanmadığı durumlarda ise parametrik olmayan testlerden; Mann-Whitney U testi, Friedmann testi ve Wilcoxon İşaretli Sıralar Testi kullanılmıştır. Nitel verilerin analizinde ise içerik analizinden yararlanılmış ve Gross (1998)'un belirlemiş olduğu beş temel duygu düzenleme startejisinin her biri bir kategori olarak kabul edilmiştir. Araştırma sonucunda; duygusal okuryazarlık eğitim programının çocukların öfke, korku, üzüntü ve heyecan duygularını düzenleme ve duygu yoğunluklarını azaltmada etkili ve kalıcı bir eğitim program olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca eğitim programının çocukların öfke, korku ve üzüntü duygularını düzenlemek için duygu düzenleme stratejilerine başvurma düzeylerini desteklediği belirlenmiştir. Heyecan duygusunun düzenlenmesine yönelik strateji kullanımına ise çok fazla rastlanılmamıştır. Elde edilen sonuçlar alan yazın doğrultusunda tartışılmış ve önerilerde bulunulmuştur.

Duygu düzenlemeDuygusal okuryazarlıkEğitim programları+4
Sümeyya Tatlı Harmancı
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

5-6 yaş grubu çocukların ebeveynleri ve akranlarıyla ilişkileri ile ebeveynlerinin evlilik yaşam doyumlarının incelenmesi

Araştırmada 5-6 yaş grubu çocukların ebeveynleri ve akranlarıyla ilişkileri ile ebeveynlerinin evlilik yaşam doyumlarının incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın örneklemi, basit seçkisiz örnekleme yöntemi ile belirlenmiş olup 2016-2017 eğitim ve öğretim yılında Manisa İli'nin Yunusemre ve Şehzadeler merkez ilçelerinde bulunan resmi ve özel bağımsız anaokullarına devam eden 5-6 yaş grubu 504 çocuk, ebeveynleri (496 anne, 306 baba) ve öğretmenlerinden oluşmaktadır. Araştırma verileri Genel Bilgi Formu, Çocuk Ana-Baba İlişki Ölçeği, Evlilik Yaşam Doyumu Ölçeği ve Ladd Profilet Çocuk Davranış Ölçeği ile toplanmıştır. Verilerin analizinde Bağımsız Gruplar T Testi, Mann Whitney-U Testi, Kruskal Wallis-H Testi, Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA), Pearson Korelasyon Katsayısı ve Çoklu Regresyon Analizi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda, anne ile çocuk arasındaki çatışmalı ilişkinin çocuğun cinsiyetine göre, anne ile çocuk arasındaki ilişkilerin anne öğrenim durumuna ve aile gelir durumuna göre; baba ile çocuk arasındaki ilişkilerin çocuğun cinsiyetine göre, baba ile çocuk arasındaki çatışmalı ilişkinin çocuğun yaşına göre anlamlı farklılık gösterdiği saptanmıştır. Ayrıca araştırmada, anne evlilik yaşam doyumunun çocuğun cinsiyetine, anne öğrenim durumuna, çalışma durumuna ve aile gelir durumuna göre; baba evlilik yaşam doyumunun ise sadece çocuğun cinsiyetine göre anlamlı farklılık gösterdiği görülmüştür. Araştırmada akranlara karşı prososyal davranışların çocuğun yaşına ve cinsiyetine göre; asosyal davranışların çocuğun yaşına ve devam ettiği okul türüne göre; kaygılı korkulu olmanın, akranlar tarafından dışlanmanın ve aşırı hareketliliğin çocuğun yaşına, cinsiyetine ve devam ettiği okul türüne göre; saldırganlığın çocuğun cinsiyetine ve devam ettiği okul türüne göre anlamlı düzeyde farklılaştığı sonucuna ulaşılmıştır. Bunun yanında akranlarla olan ilişkiler, ebeveyn çocuk ilişkileri ve ebeveyn evlilik yaşam doyumları arasında farklı düzeylerde anlamlı ilişkiler olduğu saptanmıştır. Son olarak yapılan regresyon analizleri sonucunda anne ve baba evlilik yaşam doyumunun anne ile çocuk arasındaki ilişkileri, baba evlilik yaşam doyumunun da baba ile çocuk arasındaki ilişkileri açıklayıcı etkisi olduğu görülmüştür. Anne-baba ile çocuk arasındaki çatışmalı ilişkinin ve baba evlilik yaşam doyumunun çocuğun prososyal davranışlarını; baba ile çocuk arasındaki çatışmalı ilişkinin ve baba evlilik yaşam doyumunun çocuğun asosyal davranışlarını, aşırı hareketliliğini ve saldırganlığını; baba ile çocuk arasındaki olumlu ilişkinin ve baba evlilik yaşam doyumunun çocuğun akranları tarafından dışlanmasını; baba ile çocuk arasındaki olumlu ve çatışmalı ilişkinin çocuğun akranlarına karşı kaygılı korkulu oluşunu açıklayıcı etkisi olduğu görülmüştür. Araştırma bulguları ilgili literatür çerçevesinde tartışılarak yorumlanmış ve önerilerde bulunulmuştur.

Aile içi ilişkilerAkran ilişkileriAna-baba+4
Merve Solak Arabacı
Hacettepe University · Institute of Health Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Ankara ilindeki Üniversitelere bağlı anaokullarında bulunan 2005-2017 yılları arasında basılmış resimli öykü kitaplarının duygusal okuryazarlık açısından incelenmesi

Bu çalışma, Ankara ilindeki üniversitelere bağlı anaokullarında bulunan 2005-2017 yılları arasında basılmış resimli öykü kitaplarının duygusal okuryazarlık açısından incelenmesi amacıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın evrenini üniversite anaokullarından elde edilen kitap listeleri doğrultusunda 658 resimli öykü kitabı oluşturmuştur. Seçkisiz örnekleme yöntemiyle seçilen 227 kitap araştırmanın örneklemini oluşturmuştur. Araştırmada veriler, literatür taraması ve uzman görüşlerine dayanarak araştırmacı tarafından geliştirilen "Resimli Öykü Kitaplarının Duygusal Okuryazarlık Açısından İncelenmesi" formu aracılığıyla toplanmıştır. Formun oluşturulmasında Goleman (2017)'ın yapmış olduğu duygu sınıfları dikkate alınmıştır. Form aracılığıyla kitapların; adı, yazarı-cinsiyeti, resimleyeni, çevirmeni, konusu, teması, iletisi, ana karakteri, yan karakteri, yayınevi, yayım yılı ve baskı sayısına ilişkin künye bilgileri ile kitaplarda gözlemlenen duygu kümelerinin olup olmadığı ve kitapların içerik özelliklerinin duygusal okuryazarlık açısından uygun olup olmamasına ilişkin veriler saptanmıştır. Araştırmada nicel ve nitel araştırma yöntemlerinin bir arada uygulandığı karma yöntem kullanılmıştır. Araştırmada karma yöntem araştırma desenlerinden önce nitel verilerin sayısallaştırılması ve nicel verilerle birleştirilerek analiz edilmesi amacıyla "Çeşitleme" deseni kullanılmıştır. Araştırmanın nicel kısmı tarama modelinde betimsel bir çalışmadır. Araştırmanın nitel kısmında dökümantasyon analizi yöntemi kullanılmıştır. Elde edilen verilerin çözümlenmesinde betimleyici istatistik yöntemleri (frekans, yüzde ve ortalama) ve nonparametrik testlerden Mann Whitney- U testi ile Ki-Kare testleri kullanılmıştır. Sonuç olarak, incelenen resimli öykü kitaplarının duygusal okuryazarlığı yansıtmaları açısından çeviri kitaplar ile Türkçe kitaplar arasında anlamlı bir farklılık bulunmuştur (p<0,05). Araştırma sonuçlarına göre resimli öykü kitaplarında en sık rastlanan duygu Zevk duygu kümesi (Mutluluk, Sevinç, Coşku, Heyecan, Eğlenme, Hoşnutluk) iken en az rastlanan duygu Öfke duygu kümesidir (Hiddet, Sinirlenme, Kızgınlık, Alınganlık, Rahatsızlık). Yine araştırma kapsamında incelenen resimli öykü kitaplarının duygusal okuryazarlık puanı ortalamalarına göre kitaplarda duygusal okuryazarlığın yansıtılması açısından yazarların cinsiyetleri arasında anlamlı bir farklılık olmadığı saptanmıştır. Elde edilen bulgular çocuk edebiyatının çocuğa görelik ilkesi ve erken çocuklukta duygusal okuryazarlık bağlamında tartışılmıştır. Anahtar Sözcükler: Çocuk Edebiyatı, Erken çocukluk, Resimli öykü kitabı, Duygu, Duygusal Okuryazarlık

AnaokullarıAnkaraDuygusal okuryazarlık+5
Döndü Ceren Koçak
Hacettepe University · Institute of Health Sciences
2018
00