Hacettepe University
Discipline

Prevantif ve Epidemiyolojik Nöroloji ve Psikiyatri Anabilim Dalı

Hacettepe University

3

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

3 Theses
Master'sOpen AccessTR

Multipl sklerozlu bireylerde klinik pilates eğitiminin denge, yürüme, düşme riski, solunum fonksiyonları ve kognitif fonksiyonlar üzerine etkisi

Amaç: Multipl Sklerozlu (MS'li) bireylerde sekiz hafta uygulanan klinik pilates eğitiminin denge, yürüme, düşme riski, solunum fonksiyonları, kognitif fonksiyonlar, yaşam kalitesi ve yorgunluk üzerine olan etkisinin incelenmesidir. Yöntem: 42 MS'li birey tabakalı randomizasyon yöntemi ile iki gruba ayrıldı. Klinik pilates grubuna (n=21) haftada bir seans 8 hafta boyunca klinik pilates eğitimi ve ev programı verildi. Ev egzersiz programı grubuna (n=21) pilates grubundaki egzersizlerin amaçları ile eşleşen egzersizler ev programı olarak verildi ve uyum telefonla takip edildi. Değerlendirmeler başlangıçta ve tedavi bitiminde yapıldı. Değerlendirmelerde, Zamanlı 25 Adım Yürüme Testi (Z25AYT), 6 Dakika Yürüme Testi (6DYT), Zamanlı Kalk ve Yürü Testi (ZKYT) kognitif ve manuel formu, Multipl Skleroz Yürüyüş Ölçeği (MSYÖ), Mekik Testi (MT), Düşme Etki Ölçeği (DEÖ), Modifiye Yorgunluk Etki Ölçeği (MYEÖ), Aktiviteye Spesifik Denge Güvenlik Skalası (ASDGS), Solunum kas kuvveti ölçümü, MS Uluslararası Yaşam Kalitesi Ölçeği (MuSiQoL), MS için Kısa Uluslararası Kognitif Değerlendirme (BICAMS) kullanıldı. Bulgular: 33 bireyden alınan veriler analiz edildi. Ev programı grubunda (n=17) Z25AYT, 6DYT, ZKYT, MT, MSYÖ, DEÖ, ASDGS ve inspiratuar kas kuvvetinde gelişme saptanırken (p<0.05), klinik pilates grubunda (n=16) tüm testlerde anlamlı iyileşme görüldü (p<0.05). İki grup karşılaştırıldığında klinik pilates eğitimi postüral stabilite, yürüme, ''core'' stabilizasyon, solunum kas kuvveti, kognitif fonksiyonlar ve yaşam kalitesini geliştirmesi, düşme riskini ve yorgunluğu azaltması açısından ev programına göre daha üstün bulundu (p<0.05). Sonuç: Klinik pilates eğitimi denge, yürüme, solunum fonksiyonları ve kognitif fonksiyonları geliştirmek için MS rehabilitasyonunda alternatif bir yöntem olarak tercih edilebilir. Anahtar sözcükler: Multipl skleroz, pilates, egzersiz

Zuhal Abasıyanık
Dokuz Eylül University · Institute of Health Sciences
2017
00
DoctorateOpen AccessTR

Görsel, motor ve somatosensoriyel korteks integrasyonunun non-invazif elektrofizyolojik yöntemlerle değerlendirilmesi

Kortikospinal uyarılabilirlik, fizyolojik koşullar altında çeşitli duyusal girdilerden etkilenebilir. Motor korteks ve bu kortikal duyusal alanlar arasındaki bağlantı ve etkileşim ile ilgili araştırmalar, ilişkilerin nispeten dolaylı olduğunu göstermektedir. Geçmişteki çalışmalar genellikle motor korteksin tek bir duyusal modalite ile etkileşimi üzerine olup; çoklu duyusal etkinin motor kortikal uyarılabilirlik üzerine etkisi bilinmemektedir. Bu çalışmada, çoklu-duyusal etkinin kortikal uyarılabilirlik üzerine etkisinin anlaşılması amacıyla ilk kez somatosensoriyel-elektriksel ve görsel-Goggle_LED uyarımlar ile transkraniyal manyetik stimülasyonun (TMS) multimodal koşullandırılması kullanılarak kortikal uyarılabilirliğinin incelenmesi gerçekleştirilmiştir. Çalışmaya 14 sağlıklı gönüllü katılmıştır. Koşullandırıcı-uyarı olarak Goggle-LED sonrasında 50, 60, 70, 80, 90, 100, 110, 120ms interstimulus aralık (ISI)'larında test-TMS uygulanmıştır. Her ISI'da elde edilen 10 koşullandırılmış-motor uyarılmış potansiyel (MEP) amplitütlerinin ortalaması alınarak ISI-MEPGoggle_koşul_ort parametreleri elde edilmiştir. Sonrasında ikili duyusal modalite değerlendirilmesi amacıyla, 1.koşullandırıcı-uyarı olarak Goggle-LED, sonrasında 2.koşullandırıcı-uyarı olarak 23 ms'de uygulanmış elektriksel ve ardından TMS uygulanmıştır. Sonuç olarak, tek başına Goggle_LED koşullandırıcı-uyarımı sonrası 50 ve 60ms ISI'larda inhibisyon saptanmıştır (p=0,005; p=0,007). 110 ms ISI'da ise istatistiksel-anlamlılığa ulaşmamakla birlikte (p=0,077) tersine fasilitasyon eğilimi izlenmiştir. Goggle_LED ve somatosensoriyel-elektriksel şeklinde ikili koşullandırıcı-uyarım sonrası diğer tüm ISI'larda test-yanıtlarına göre koşullandırılmış-yanıtlarda anlamlı farklılık (inhibisyon) izlenirken 110ms'de anlamlı fark (inhibisyon) gözlenmemiştir (p=0,053). 50 ve 60ms ISI'larda ise istatistiksel-anlamlılığa ulaşmamakla birlikte tek başına elektriksel koşullandırıcı-uyarım göre inhibisyonda artış izlenmiştir (p=0,051; p=0,069).

ElektrofizyolojiGörsel korteksMotor korteks+3
Fatma Gökçem Yıldız Sarıkaya
Hacettepe University · Institute of Health Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Çocukluk çağı epilepsi hastalarında erken senesens biyobelirteçleri ve komorbid bilişsel etkilenme ile ilişkisi

Karmaşık yolaklar tarafından tetiklenen proliferatif kapasitenin sürekli kaybı olarak tanımlanan senesens, nörodejeneratif hastalıklarda çalışılmış ancak epilepside yeterince araştırılmamıştır. Bu çalışmanın amacı, çocuklarda sık nöbet geçirmenin yarattığı kronik stresin hücresel senesensi tetikleyip tetiklemediğini ve eğer tetikliyorsa bunun komorbid bilişsel etkilenme ile potansiyel ilişkisini araştırmaktır. On iki yaşın altındaki çocuklardan alınan periferik kan mononükleer hücrelerinde (PKMH) senesensle ilişkili β-galaktosidaz (SA-BetaGal) aktivitesi, telomer uzunluğu, hücre döngüsü arrest genlerinin ifade değişiklikleri p53, p16, p21 ve retinoblastoma (RB), telomeraz ters transkriptaz (TERT) ve insülin benzeri büyüme faktörleri (IGF) genlerinin ifade düzeyleri analiz edilmiştir. Ayrıca interlökin-6 (IL-6) ve tümör nekroz faktörü-alfa (TNF-alfa) plazma düzeyleri değerlendirilmiştir. Bu belirteçler kortikal gelişim malformasyonları (KGM) olan ilaca dirençli epilepsi hastaları, ilaca yanıt veren epilepsi hastaları ve sağlıklı kontroller ile karşılaşlaştırılmıştır (her bir grupta n = 10). Bu çalışmada, tüm gruplardaki PKMH'lerde benzer seviyelerde SA-BetaGal aktivitesi ölçülmüştür. Lenfosit alt gruplarının ek analizleri, KGM'si olan ilaca dirençli epilepisi grubundaki CD8+ T hücrelerin daha yüksek SA-BetaGal aktivitesi sergilediğini göstermiştir. İlaca dirençli epilepsi grubu en uzun telomerlere sahipken, ilaca yanıt veren epilepsi hastalarında da telomer uzunluğu sağlıklı çocuklara göre daha uzun ölçülmüştür. TERT ekspresyonu da ilaca dirençli epilepsi hastalarında belirgin şekilde daha yüksektir. p53 ve RB ekspresyonları ilaca dirençli epilepsi grubunda sağlıklı kontrollerle benzerlik gösterirken, p21 ve p16 ekspresyonları daha yüksektir. KGM'li ilaca dirençli epilepsisi olan çocuklarda, sağlıklı kontrollere veya ilaca yanıt veren epilepsisi olan çocuklara göre daha yüksek IL-6 ve TNF-alfa seviyeleri ölçülmüştür. Sonuçlarımız, KGM'li ilaca dirençli epilepsi hastalarında, telomer uzunluğu, hücre döngüsü gen ekspresyon profili ve SA-BetaGal aktivitesi seviyelerine dayanarak, stres kaynaklı erken veya replikatif senesens izlenmediğini göstermiştir. Bununla birlikte ilaca dirençli grupta görülen artmış proinflamatuar sitokin düzeyleri ve yüksek p21/p16 ekspresyonu, devam eden nöbetlerin hücresel strese ve inflamatuar bir mikroçevreye neden olduğunu ve bu durumun ilaca dirençli epilepsili çocuklarda zaman içinde senesense yatkınlığı artırabileceğini düşündürmektedir.

Ceren Günbey
Hacettepe University · Institute of Health Sciences
2024
00