Hacettepe University
Discipline

Spor Fizyoterapistliği Anabilim Dalı

Hacettepe University

20

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

20 Theses
Master'sOpen AccessTR

"REGICOR Kısa Fiziksel Aktivite Anketi" Türkçe versiyonunun geçerlilik ve güvenilirlik çalışması

Bu çalışma, yetişkinlerde fiziksel aktiviteyi değerlendirmek üzere REGICOR Kısa Fiziksel Aktivite Anketi'nin Türkçe uyarlaması ile kültürel adaptasyonunu sağlamak, geçerlilik ve güvenilirliğini incelemek amacıyla yapıldı. İkincil olarak anketin yüz yüze ile çevrimiçi uygulamasının karşılaştırılması amaçlandı. Çalışmaya 18-65 yaş arasında 273 sağlıklı birey (126 erkek, 147 kadın) dahil edildi. Anketin çeviri ve kültürel adaptasyonu standart ve kabul edilmiş bir prosedür sürecine uygun olarak yürütüldü. Çalışmada bireylerin demografik bilgileri kaydedildi, ardından anket uygulayıcı eşliğinde yüz yüze ve çevrimiçi formlarda bireylere uygulandı. Anketin eşzamanlı geçerlilik çalışması için Uluslararası Fiziksel Aktivite Anketi Kısa Formu (UFAA-KF) kullanıldı. Güvenilirlik çalışması için ise test-tekrar test yöntemi ile anket bir hafta sonrasında katılımcılara yeniden uygulandı. Anket; hafif, orta ve şiddetli fiziksel aktivitede orta düzeyde (ICC=0,618; 0,686; 0,620), toplam fiziksel aktivede ise iyi düzeyde (ICC=0,711) güvenilirlik gösterdi. Anket ve UFAA-KF arasında; hafif ve toplam fiziksel aktivitede orta düzeyde (r=0,527; 0,564, p<0,05), şiddetli fiziksel aktivitede zayıf düzeyde pozitif ilişki bulundu (r=0,331, p<0,05). Orta yoğunluklu fiziksel aktivitede ise herhangi bir ilişki bulunmadı (p>0,05). Çalışmanın ikincil amacı doğrultusunda çevrimiçi uygulama yapılan katılımcılarda ise; anket orta ve şiddetli fiziksel aktivitede iyi düzeyde (ICC=0,801; 0,752), hafif ve toplam fiziksel aktivitede mükemmel düzeyde güvenilirlik gösterdi (ICC=0,956; 0,931). Geçerlilik çalışmasında ise hafif, şiddetli ve toplam fiziksel aktivitede orta düzeyde pozitif ilişki bulundu (r=0,446; 0,442; 0,505 p<0,05). Orta yoğunluklu fiziksel aktivitede herhangi bir ilişki bulunmadı (p>0,05). Bu sonuçlar anketin fiziksel aktivite değerlendirmesinde güvenilir bir araç olarak kullanılabileceğini ve anketin uygulanma yönteminin geçerlilik ve güvenilirlik üzerinde etkili olduğunu ortaya koymaktadır. Ancak anketin geçerliliğinin zayıf ve orta düzey ile sınırlı kalması nedeniyle, anketin kullanımı esnasında sonuçlar dikkatle yorumlanmalıdır.

Fiziksel aktiviteGüvenilirlik ve geçerlilik
Berna Deniz
Hacettepe University · Institute of Health Sciences
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Bankart tamiri sonrası kontralateral eğitimin omuz kas kuvvet ve fonksiyonları üzerine etkisi

Bu çalışmanın amacı; bankart tamiri yapılan sporcularda, kontralateral eğitimin omuz rotator kas kuvveti ve üst ekstremite fonksiyonlarına etkisini araştırmaktı. Çalışmaya, bankart yapılan toplam 28 hasta dahil edildi. Hastalar, tabakalı randomizasyon ile kontralateral grubu (yaş: 24,6±7,9 yıl, boy uzunluğu: 179±8,8 cm, vücut ağırlığı: 77,2±8,4 kg) ve kontrol grubu (yaş: 22,4±7,2 yıl, boy uzunluğu: 175,7±4,4 cm, vücut ağırlığı: 77,6±14,8 kg) olmak üzere iki gruba ayrıldı. Her iki gruba da cerrahi sonrası 12. haftanın sonuna kadar standart rehabilitasyon programı uygulandı. Kontralateral grubundaki hastalar, standart rehabilitasyona ek olarak 2.-12. haftalar arasında, omuz internal ve eksternal rotator kaslarına yönelik kontralateral eğitim programına alındı. Kontralateral eğitim programı, 10 hafta boyunca haftada 2 seans halinde uygulandı. Hastaların cerrahi öncesinde ve cerrahi sonrası üç ve altıncı aylarda, konsentrik omuz internal-eksternal rotator kas kuvveti izokinetik sistem kullanılarak 60/sn ve 180/sn açısal hızlarda ölçüldü. Eksentrik kas kuvveti ise cerrahi öncesinde ve cerrahi sonrası altıncı ayda 60/sn açısal hızda ölçüldü. Üst ekstremite fonksiyonları cerrahi sonrası altıncı ayda; üst ekstremite için Y-denge (ÜSYT), kapalı kinetik halka üst ekstremite stabilizasyon (KKHÜES) testi ve oturarak sağlık topu fırlatma (OSTF) testi ile değerlendirildi. Ayrıca cerrahi öncesi ve sonrasında, evrensel gonyometre ile omuz eklem hareket açıklığı (EHA) değerlendirildi. Hastaların fonksiyonel aktivite düzeyleri ise Western Ontario Shoulder Instability Index (WOSI), Amerikan Omuz-Dirsek Cerrahları Skorlaması (ASES) ve TAMPA kinezyofobi Ölçeği kullanılarak ölçüldü. İki gruptaki hastaların cerrahi sonrası üç ve altıncı aylardaki kas kuvvet değişimleri tekrarlı ölçümlerde kovaryans analizi (ANCOVA) ile karşılaştırıldı. Hastaların cerrahi sonrası altıncı aydaki ÜSYT, KKHÜS ve OSTF test sonuçları Mann-Whitney U testi ile analiz edildi. Son olarak iki grubun EHA değişimleri 2*4 Miks Model ANOVA testi ile karşılaştırıldı. Ayrıca her iki gruptaki bireylerin cerrahi sonrası altıncı aydaki kas kuvvet ve fonksiyonel skorları sağlam taraf ile karşılaştırıldı. Analizler sonucunda, opere taraf kas kuvvet ve fonksiyonel gelişimin eğitim ve kontrol gruplarında benzer olduğu gözlendi (p>0,05). Hastaların EHA değişimi ve fonksiyonel skorları da her iki grupta benzerdi (p>0,05). Sağlam taraf kas kuvvet gelişimi ise, cerrahi sonrası üçüncü ayda Kontralateral grubunda daha yüksekti (p<0,05). Yapılan analizler sonucunda, her iki gruptaki hastaları cerrahi sonrası altıncı ayda spora dönüş için yeterli düzeyde kas kuvvet ve fonksiyonel kapasiteye sahip olduğu gözlendi. Çalışmamızın sonucunda, bankart yapılan hastalarda KE' nin omuz rotator kas kuvveti ve üst ekstremite fonksiyonları üzerine etkisinin olmadığı görüldü. Çalışmaya dahil edilen her iki gruptaki hastalar, cerrahi sonrası altıncı ayda spora dönüş için yeterli fonksiyonel kapasiteye sahipti.

Kas kuvvetiOmuzRehabilitasyon+5
Taha İbrahim Yıldız
Hacettepe University · Institute of Health Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Hamstring tendon grefti kullanılarak ön çapraz bağ rekonstrüksiyonu yapılmış olan hastalarda transtibial ve transportal cerrahi tekniklerinin post-operatif uzun dönemde ağrı, propriosepsiyon, fonksiyon ve denge üzerine olan etkilerinin karşılaştırılması

Bu çalışma; ÖÇB rekonstrüksiyonu sırasında, hamstring tendon greftinin yerleştirilme açısı farklı olan, Transportal (TP) ve Transtibial (TT) cerrahi tekniklerinin, operasyon sonrası uzun dönemde, ağrı, kas gücü, fonksiyon, denge ve propriosepsiyon açısından etkilerinin sonuçlarını karşılaştırma amacıyla yapılmıştır. Çalışmaya; izole ÖÇB yaralanması sonrasında, TP veya TT cerrahi teknik kullanılarak rekonstrüksiyon yapılmış ve operasyon sonrası en az 6 ay geçmiş olan 18-45 yaş aralığında toplam 40 olgu katılmıştır.TP cerrahi teknik grubu yaş (35.75±5.95) yıl, operasyon sonrası (38.85±19.23) ay geçmiş, TT cerrahi teknik grubu yaş (30.85±8.37) yıl, operasyon sonrası (34.00±15.17) ay geçmiş olan katılımcıların; diz ekleminin fleksör-ekstansör izometrik kas gücü (JTech Myometre), çevre ölçümü (Mezura), instabilite (Manuel Laksite Testleri ) ve propriosepsiyon (Dijital gonyometre), ağrı (Visuel Analog Skala), dinamik denge (Prokin PK 200), statik denge (Flamingo testi), aktivite seviyesi (Tegner Aktivite Skoru), fonksiyonel (Lyshom ve Cincinati formu), performans (Dikey ve Yatay sıçrama testleri), postür (New York Postür Analizi) değerlendirmeleri yapılmıştır. İstatistiksel analizler için SPSS 22,00 programı kullanılmıştır. Sadece cerrahi taraf fleksör-ekstansör izometrik kas gücü TT cerrahi teknik grubunda daha yüksek (p<0.05) bulunmuştur. Aynı zamanda, TT grup fleksör kas gücünün statik denge ile pozitif bir ilişkisi olduğu saptanmıştır. Ancak diğer parametreler açısından iki grup arasında anlamlı bir fark bulunmamıştır. Bu nedenle, diz eklemi fleksör-ekstansör izometrik kas gücünün TT grup lehine daha yüksek olması dışında, iki cerrahi tekniğin uzun dönem sonuçları arasında bir fark bulunmamıştır sonucuna varabiliriz.

AğrıAğrı-postoperatifCerrahi+6
Semra Tosun
Yeditepe University · Institute of Health Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Patellar tendinit tanısı ile başvuran kişilerde iki farklı eksentrik kuvvetlendirme protokolünün izokinetik kas kuvvet parametreleri, ağrı, fonksiyonel düzey üzerindeki etkileri

Bu çalışmanın amacı patellar tendinit tanısı ile başvuran kişilerde iki farklı eksentrik kuvvetlendirme protokolünün izokinetik kas kuvvet parametreleri, ağrı, fonksiyonel düzey üzerindeki etkilerinin karşılaştırılmasıdır. Çalışmaya ortalama yaşları 19.2 yıl olan 20 gönüllü sporcu dahil edildi.Olgular 2 gruba ayrıldı. Birinci gruba izokinetik sistem, ikinci gruba ise eğimli eğitim tahtası kullanılarak ilerleyici dirençli eksentrik egzersiz programı haftada 3 seans olmak üzere toplam 12 hafta uygulandı. Sporcular tedavi öncesi ve sonrasında eğimli ve düz zeminde squat sırasında Görsel Analog Skalası (GAS) ile ağrı şiddeti, VISA-P Anketi, tek bacak öne sıçrama ve dikey sıçrama testleri ile fonksiyonel düzey değerlendirmesi ve izokinetik dinamometre kullanılarak 600/s ve 1800/s açısal hızlarda quadriceps ve hamstring konsentrik kas kuvveti değerlendirildi ve sonuçlar kaydedildi. Grupların kendi içinde tedavi öncesi ve sonrası istatistiği "bağımlı gruplar için t testi" ile, tedavi sonrası gruplar arası farklar "bağımsız gruplar için t testi" ile incelendi. Grup içi analizlerde her iki eksentrik eğitim programının ağrının azaltılması ve fonksiyonel seviyenin artırılmasında etkili olduğu görüldü (p<0.05). Buna ek olarak izokinetik eğitim grubunda öne sıçrama testi mesafesinde (p=0.012) ve 1800/s açısal hızda quadriceps konsentrik kuvvetinde (p=0.013) ve eğimli eğitim tahtası grubunda 1800/s açısal hızda hamstring konsentrik kuvvetinde (p=0.016) artış gözlendi.Gruplar arası sonuçlara bakıldığında gruplar arasında fark gözlenmedi. Sonuç olarak; patellar tendinitin tedavisinde hem izokinetik dinamometre ile hem de 250 eğimli eğitim tahtası kullanılarak uygulanan ilerleyici eksentrik egzersiz eğitimlerinin sporcularda ağrının azaltılması ve fonksiyonun iyileştirilmesinde etkili olduğu görüldü. Ancak 12 haftalık eksentrik egzersiz eğitimi ile quadriceps, hamstring kas kuvvet gelişiminde değişimler gösterilemedi. Fonksiyonel,semptomatik sonuçlar dikkate alındığında ucuz ve pratik bir yöntem olarak decline board uygulanan protokolü,rehabilitasyon programları için önermekteyiz. Anahtar Kelimeler: patellar tendinit, eksentrik eğitim, ağrı, kas kuvveti.

AğrıAğrı ölçümüDiz+5
Mustafa Fatih Çetintaş
Yeditepe University · Institute of Health Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

15-18 yaş arası basketbolcularda farklı egzersiz şekillerinin aerobik ve anaerobik kapasiteye etkisi

Bu çalışmanın amacı; yaşları 15-18 arasında değişen amatör ligde oynayan basketbolcuların denge, postür ve core stabilizasyon egzersizlerinin aerobik ve anaerobik kapasiteye olan etkisini araştırmaktır. Çalışmaya Pınar Karşıyaka Basketbol oynayan yirmi sekiz (n:28) erkek oyuncu dahil edilmiştir. Çalışmamız İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi, Spor Hekimliği Anabilim Dalı uygulama laboratuvarı ve Karşıyaka Basketbol Spor Kulübü Kağıthane şubesinde yapıldı. Çalışmada sporcular Random Allocation Software 2.0 ile randomize olarak 2 gruba ayrıldı. Denge ve postür egzersizleri yaptırılan grup Grup 1; denge, postür ve core stabilizasyon egzersizleri yaptırılan grup ise Grup 2 şeklinde adlandırıldı. 8 hafta boyunca haftada 3 gün fizyoterapist tarafından egzersizler yaptırıldı. Çalışmaya başlamadan önce sosyo-demografik bilgi formu sporcular tarafından doldurulup; Wingate Anaerobik Test, Plank Test, Kör Leylek Duruşu Testi, New York Postür Analizi Değerlendirme Anketi, skinfold ölçümü, Montreal Bilişsel Değerlendirme Ölçeği ve Shuttle Run Saha Testi yapıldı. Aynı testler 8 haftanın sonunda tekrar uygulandı. Sporculara Montreal Bilişsel Değerlendirme Ölçeği (MoCA) sadece çalışmaya başlamadan önce uygulandı. Çalışmanın sonucunda denge testi sağ-sol ayak, plank test(sn), postür analizi skoru ve VO2maks (ml/kg/dk) her iki grupta da çalışma öncesi ve sonrası anlamlı bir değişim göstermiştir (p≤0,05). WAnT değerleri Grup 1 anlamlı bir değişme gösterirken, Grup 2 de anlamlı bir değişme göstermemiştir (p≤0,05). Gruplar arası WAnT, VO₂maks, Plank test, New York Postür skoru, Kör Leylek Denge Testi ve skinfold ölçümlerinde anlamlı bir fark görülmemiştir (p≤0,05). Her iki grubun MoCA puan ortalamaları normal kognitif durum için yeterli olan puanın altında tespit edilmiştir (Grup 1 X:19.79 Grup 2 X:19 ). Sonuç olarak denge ve postür egzersizlerinin aerobik ve anaerobik kapasiteyi yükselttiğini ek olarak uygulanan core stabilizasyon egzersizlerinin bu bağlamda kayda değer bir etkisinin olmadığı söylenebilir. Anahtar Kelimeler: postür egzersizleri, denge egzersizleri, core stabilizasyon, wingate, shuttle run

Aerobik güçAnaerobik güçBasketbol+4
Barış Celbek
Yeditepe University · Institute of Health Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Yaşlı erkek bireylerde yoganın ve nintendo wii fit oyunlarının denge ve yaşam kalitesi üzerine etkileri

Bu çalışmanın amacı, 10 haftalık yoga ve Nintendo Wii Fit eğitiminin yaşlı erkeklerde denge ve yaşam kalitesi üzerine etkilerini incelemek ve karşılaştırmaktır. Yaş aralığı 60 ve 86 olan 45 erkek birey yoga grubu (n:15, 69,00 ± 5,64 yaş), Wii grubu (n:15, 74,40 ± 7,22 yaş) ve kontrol grubu (n:15, 72,13 ± 7,97 yaş) olmak üzere gruplara ayrılmışlardır. Kontrol grubu normal aktivitelerine devam ederken, deneysel gruplara 10 hafta boyunca haftada 2 kez yoga ve Wii eğitimi verilmiştir. Bütün bireylere dengeyi ve fonksiyonelliği değerlendirmek için Zamanlı Kalk ve Yürü Testi (ZKYT), Tek Ayak Üzerinde Durma Testi ve Düşme Etkinlik Ölçeği (DEÖ), yaşam kalitesini değerlendirmek için Kısa Form 36 (SF-36), postürü değerlendirmek için New York Postür Değerlendirme Testi (NYPD) kullanılmıştır. Buna ek olarak, gövde ve alt ekstremite kas kuvveti, kas kısalık ve eklem hareket açıklığı değerlendirmeleri yapılmıştır. Bütün ölçümler eğitimlerden önce ve sonra yapılmıştır. Tek ayak üzerinde durma testi skorlarında, gruplar arasında hiçbir fark bulunmamıştır (p>0,05). Yoga grubunda kontrol grubuna göre SF-36 genel sağlık ve emosyonel rol güçlüğü alt parametrelerinde gelişme olduğu görülmüştür (p<0,05). Wii grubu kontrol grubuyla karşılaştırıldığında SF-36 sosyal işlevsellik ve genel sağlık alt parametrelerinde gelişme olduğu kaydedilmiştir (p<0,05). Yoga ve Wii grubu DEÖ ve ZKYT skorlarının kontrol grubundan anlamlı olarak daha düşük olduğu görülmüştür (p<0,05). Kontrol grubuyla karşılaştırıldığında, yoga ve Wii grubunda diz ekstansörleri kas kuvvetinde anlamlı artış olmuştur (p<0,05). Yoga grubunda kontrol grubuna göre NYPD baş ve üst ekstremite skorlarında anlamlı gelişmeler görülmüştür (p<0,05). SF-36 ve DEÖ anketleri 36 hafta sonrasında tekrar edilmiştir. 36 hafta sonrası analizler sonucunda, DEÖ skorları yoga ve Wii grubunda anlamlı olarak düşükken, genel sağlık ve sosyal işlevsellik skorları Wii grubunda daha yüksek bulunmuştur (p<0,05). Yoga ve Wii egzersiz grubunda kontrol grubuna göre yaşam kalitesi ve fonksiyonel dengede anlamlı gelişmeler gözlenmiştir. Yoga ve Wii eğitimi, sedanter yaşlı erkek bireylerde yaşam kalitesi ve denge geliştirmek için kullanılabilir güvenli, ekonomik ve etkili yöntemlerdir. Anahtar Kelimeler: Yoga, Sanal Gerçeklik, Yaşam Kalitesi, Denge, Yaşlı

DengeErkeklerGeriatri+5
Arzu Çakır
Yeditepe University · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Fonksiyonel ayak bileği instabilitesi olan adölesan voleybolcularda farklı bantlama uygulamalarının fonksiyonel performansa etkisi

Bu çalışmanın amacı fonksiyonel ayak bileği instabilitesi olan adölesan voleybolcularda farklı bantlama ( kinezyolojik bant ve dinamik bant ) uygulamalarının fonksiyonel performanslarına etkisini incelemektir. Sporculara Cumberland Ankle Instability Tool anketi uygulanmış, 27 ve altında puan alanlar çalışmaya çağrılmıştır. Yaş ortalaması 13,49±2,1 olan 29 sporcu dahil olmuştur. Tüm sporculara uygulamalar yapılmadan önce fonksiyonel performans testleri ( Single Leg Hop Test, Triple Hop Test, Crossover Hop Test, 6 m. Hop Time Test) uygulanmış ve sonuçlara göre kontrol grubu ve bantlama grupları oluşturulmuştur. Dinamik bant ve kinezyolojik bant gruplarına bantlama uygulandıktan hemen sonra fonksiyonel performans testleri tüm gruplarda tekrarlanmıştır. Dinamik bantlama ve kinezyolojik bantlama grupları ile kontrol grubu arasında istatistiksel olarak anlamlı fark bulunamadı (p>0,05). Bantlama öncesi ve bantlama sonrası değerler karşılaştırıldığında istatiksel olarak anlamlı fark bulunamadı (p>0,05). Sonuç olarak, uygulanan bantlamaların fonksiyonel ayak bileği instabilitesi olan voleybolcuların fonksiyonel performansına etkisi olmadığı söylenebilir. Bantlamanın yaralanma geçirmiş sporcularda fonksiyonel performansa etkisini inceleyen daha fazla çalışma yapılmasını önerebiliriz.

Ayak bileğiAyak bileği eklemiAyak bileği yaralanmaları+7
Tuğba Öztürk
Yeditepe University · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessEN

The effect of six-weekly plyometric exercises on jumping, sprinting, throwing and dynamic balance capacities on women volleyball players

The aim of this study was to investigate the effect of six-week plyometri exercises on running, jumping, throwing and dynamic balance capacities in female volleyball players. Thirty female volleyball players were included in the study. The subjects were divided into two groups as the study group (n=15) with a mean age of 16.53±1.45 years and the control group (n=15) with a mean age of 16.33±1.49 years. The athletes in the first group were taken to the Plyometric exercise training program (2 days/week) in addition to the classical training programs. The second group participated the classical training program for six weeks. Both groups were evaluated with the same methods before and after a six-week pliometric exercise training program. The subjects were assesed by physical measurement, vertical jump test, 20 m sprinting test, Y balance test and ball throw test. There was a statistically significant difference in right anterior and posteromedial and left anterior, posteromedial and posterolateral values of Y balance test , vertical balance and ball throwing values before and after training in the study group in which pliometric exercise program was given (p <0.05). There was no significant difference at 20 m sprinting and right posterolateral value of Y balance test (p> 0.05). According to the evaluation results between groups; While vertical jump and ball throwing difference values increased (p <0,05), no significant difference was found in the Y balance test left anterior, posteromedial and posterolateral differences and 20 m sprinting test (p> 0.05). As a result, it is considered that plyometric training program could be especially useful to include professional athletes's in training programs since plyometric exercise training combine with training program leads the significant improvements in vertical jump, the ball throwing and balance parameters. Key Words: Plyometric exercise, Volleyball, Women Player

EquilibriumExerciseRunning+6
Seda Nur Çimen
Yeditepe University · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Futbolcularda sakroiliak eklem provokasyon test sonuçları ve denge, sıçrama performans değerlendirmeleri arasındaki ilişki

Bu çalışmanın amacı futbolcularda ağrı provokasyon ve hareket palpasyon testleri ile sakroiliak eklemin değerlendirilmesi ve dinamik denge, zıplama parametrelerini karşılaştırmaktır. Çalışmaya İnegölspor Kulübü'nden 80 sporcu (20.04±2.77) dahil edilmiştir. Bu çalışma Haziran 2018-Mayıs 2019 tarihleri arasında yürütülmüştür. Katılımcıların sosyodemografik özellikleri yapılandırılmış bir anket kullanılarak sorgulanmıştır. Gillet Testi, Ayakta Öne Eğilme Testi, Oturarak Öne Eğilme Testi, Prone Knee Flexion Testi, Supine Long Sitting Testi, Patrick-Faber Testi, Thigh Thrust Testi, Kompresyon Testi, Distraksiyon Testi, Gaenslen's Testi uygulanarak Sakroiliak Eklem Disfonsiyonu (SIED) değerlendirilmiştir. Testlere verilen cevaplara göre katılımcılar iki gruba ayrılmıştır. Katılımcıların dinamik dengesinin değerlendirilmesinde Star Excursion Balance Test, sıçrama performansının değerlendirilmesi için de Dikey Sıçrama Testi kullanılmıştır. Çalışmamızda SIE provokasyon test sonuçları pozitif olan grubun katılımcılarının sıçrama parametreleri, medial ve posterio-medial yöndeki denge parametreleri SIE provokasyon test sonuçları negatif olan grubun katılımcılarına göre daha düşük olduğu bulundu (Tablo 4.4, Tablo 4.5, Tablo 4.8, Tablo 4.9) ( p<0.05). Hipotez ile uyumlu olarak, SIE provokasyon test sonuçları pozitif olan grubun dinamik denge ve sıçrama parametrelerinin SIE provokasyon test sonuçları negatif olan gruba göre daha düşük olduğunu tespit ettik.

DengeSakroiliyak eklemSpor+3
Ali Deniz Baykara
Yeditepe University · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessEN

Kronik ayak bileği instabilitesi olan sporcularda unilateral denge eğitiminin bilateral denge ve patlayıcı güç üzerine etkisi

The aim of the study is to investigate the effects of a 4-week, unilateral balance exercise training program on bilateral balance and explosive power in athletes with chronic ankle instability (CAI). The study included 28 volunteer athletes with a history of CAI (15F, 13M; 20.96±1.50 years) who registered as a team player at Yeditepe University Culture and Sports Directorate December 2018 - May 2019. The severity of functional ankle instability of all the athletes was assessed by the Cumberland Ankle Instability Tool (CAIT). Functional limitations of the athletes with CAI were evaluated by Foot and Ankle Ability Measure Activity of Daily Living Subscale (FAAM-ADL) and Sports Subscale (FAAM-S). Balance Error Scoring System (BESS) was used to determine the static balance performance of athletes. Dynamic balance was evaluated by the Y Balance Test (YBT). Sport performance including vertical jumping and hopping was assessed with Single-Legged Countermovement Jump (CMJ) Test, Figure-of-Eight Hop Test, and Side Hop Test. The athletes were randomly divided into Rehabilitation for the Stable Ankle Group (SG) (n=9), Rehabilitation for the Unstable Ankle Group (UG) (n=9) and Control Group (CG) (n=10) Athletes in SG and UG were included balance exercise training program. The balance exercise training program was administered for only the stable ankle of athletes in SG and only the unstable ankle of athletes in UG, twice a week and for a 4-week duration. According to the main results of this study comparing three groups, SG and UG showed greater improvement in FAAM-ADL, FAAM-S, BESS, YBT, CMJ, Figure-8 Test and Side Hop Test values (p<0.01 for both SG and UG). Consistent with the hypothesis, our findings suggest that the balance exercise training only applied to the stable ankle may provide improvements in terms of functionality, static and dynamic balance and explosive power on the unstable ankle of athletes with CAI. Key Words: ankle, joint instability, athlete, cross-education, balance, rehabilitation

AnkleAnkle jointAnkle injuries+7
Ayça Yağcıoğlu
Yeditepe University · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessEN

Effects of isometric exercise on delayed onset muscle soreness

The aim of this study was to investigate the effects of isometric exercise on delayed muscle pain. Forty people participated in the study. Participants were selected from Yeditepe University Physiotherapy and Rehabilitation Department students on a voluntary basis. Participants who were eligible to participate in the study according to inclusion and exclusion criteria were divided into two groups as isometric exercise group and control group by lot. In order to cause delayed onset muscle soreness, an exercise program used in the literature was applied. The group selected for the isometric exercise was taught by the physiotherapist about the isometric exercise program they will perform throughout the process. Muscle soreness, pressure pain threshold, edema, range of motion and muscle strength were evaluated before, immediately after exercise, on the 1st, 3rd, and 5th days. As a result we found that, isometric exercise reduced soreness on day 1 (p=0.000) and day 3 (p=0.000), and improvement in pressure pain threshold was faster in isometric exercise group, pressure pain threshold was higher in the isometric exercise group on day 3 (p=0.050), increase in range of motion was found to be higher in the isometric exercise group from Day 3 to Day 5 (p=0.025).. In the other parameters, there was no difference between the isometric exercise group and the control group.

Pain thresholdPressureExercise+3
Ramazan Kurtulmuş
Yeditepe University · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessEN

Releationship between core stability and upper-extremity functional performance tests in the tennis players

The sample of the study consists of 40 athletes between 18-50 years old who have been playing tennis actively for at least 1 year at Enka Sports Club in İstanbul and have been training more than 2 hours per week. All participants were evaluated by three upper extremity performance tests (Y balance upper extremity test, seated medicine ball throw test, closed kinetic chain upper extremity stabilization test) and core stabilization measurement and voluntarily participated in the study. The sociodemographic characteristics of the participants were obtained by a questionnaire specially designed for the study. The questionnaire includes not only sociodemographic characteristics, but also questions about the occupation, education level, marital status, chronic diseases, family history, medication use or smoking habits. All data were analyzed by statistical method. The results showed a significant difference between core stabilization and CKCUES and SMBT tests (p <0.05). However, there was no significant relationship between core stabilization and YBT-UQ test for each of the right / left arm, IL / M extension directions. In conclusion, we found in this study that tennis players needed strong core stabilization to improve upper extremity performances. However, further studies are needed regarding the relationship between upper extremity performance components and core stabilization. Key Words: core, core stability, tennis, performance, upper extremity

Core strenghtSportsAthletic performance+4
Sesil Berke Doğruöz Pt
Yeditepe University · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessEN

Effect of anaerobic power and capacity on vertical jumping performance in female volleyball athletes

The aim of this study is to investigate the effect of anaerobic power and capacity on vertical jump performance in female volleyball athletes. Thirty-five (28.08±4.62years) female volleyball athletes who actively play in volleyball teams at elite level, participated in the study voluntarily. The age, height, weight of the volleyball players who participated in the study were taken. Body mass indexes of volleyball players were calculated with kg / m2 formula. Anaerobic power and capacity of volleyball players were measured by Wingate Anaerobic Performance Test (WAnPT), while vertical jump performance was measured by Optojump Photoelectric Cell System. Vertical jump performance was evaluated in two different jump positions as squat jump and countermovement jump. As a result of the correlation analysis of the data obtained with the tests, no relationship was found between anaerobic power and anaerobic capacity with squat jump. The result is meaningless statistically (p> 0.05). Moreover, no relationship was found between anaerobic power and anaerobic capacity with countermovement jump. Statistically the result is meaningless (p> 0.05). However, a relationship between relative anaerobic power and relative anaerobic capacity with squat jump; the result is statistically weak(p<0.05). In adddition, there was a relationship between relative anaerobic power and relative anaerobic capacity with countermovement jump, but statistically the result was weak(p<0.05). Also, there is a negative correlation between body mass index and squat jump(r= -0.454) and also there is a negative correlation between body mass index and countermovement jump(r= -0.590). These relationships and coefficients are moderate significant statistically.

Burak Atik
Yeditepe University · Institute of Health Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessEN

The effect of neuromuscular and vestibulo-ocular reflex training program on balance, isokinetic muscle strength and proprioception in subjects with chronic ankle instability

The aim of the study is to compare the effects of neromuscular exercise combined with vestibulo-ocular reflex training on balance,isokinetic muscle strength and proprioception in subjects who have ankle instability. This study was conducted in Sportomed Athlete Health and Orthopedic Rehabilitation clinic in February 2020, September 2022.A total of 20 participants aged 18-30 were included in the study on a voluntary basis. Participants were divided into two groups at random. Demographic information and informed consent forms were filled into all subjects who volunteered to participate in the study and in accordance with the research criteria. After the evaluation, the subjects in the first group were included in the vestibulo-ocular exercise program in addition to the neuromuscular exercise programs with the same physiotherapist. Subjects in the second group were included in neuromuscular training programs. The trainings were applied three days a week for four weeks and each training session lasted approximately 60 minutes. Functional limitations of the participants before and after the treatment were evaluated with the Foot and Ankle Ability Measure Daily Living Subscale (FAAM-ADL) and Sports Subscale (FAAM-S). Dynamic balance evaluation with star excursion balance test, proprioception evaluation by measuring joint position sense with goniometer, and ankle evertor and inverter concentric muscle strength were evaluated using isokinetic dynamometer at angular velocities of 60/s, 120/s and 180/s, and the results were recorded. According to statistical analysis,significant changes were observed in balance, muscle strength and proprioception before and after treatment in both groups (p<0.05).However, no superiority was found between the two treatment groups (p<0.05).In conclusion, it is suggested that neuromuscular training and vestibulo-ocular training have positive effects on balance, muscle strength and proprioception, and neuromuscular and vestibular training should be included in chronic ankle treatment. Key Words: ankle instability, balance, neuromuscular,vestibulo-ocular,training,strength

AnkleEquilibriumExercise+6
Nilüfer Cerbezer
Yeditepe University · Institute of Health Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Farklı omuz eklem açılarının kullanıldığı kapalı kinetik zincir egzersizlerinde skapula çevresi kassal aktivasyonun incelenmesi

Literatürde kinetik zincir yaklaşımının omuz rehabilitasyonundaki önemi ve yeri konusunda araştırmalar bulunmaktadır. Kapalı kinetik zincir (KKZ) egzersizleri ile omuz ve skapular kasların ko-kontraksiyonu sağlanarak fonksiyonel eklem stabilitesi ve nöromuskuler kontrolün geliştirilmesi hedeflenir. Bu araştırmanın amacı, farklı omuz eklem açıları kullanılarak gerçekleştirilen KKZ egzersizleri esnasında meydana gelen skapula çevresi kassal aktivasyonun ve kassal aktivasyon oranlarının incelenmesidir. Araştırmaya sağlıklı ve fiziksel olarak aktif 22 erkek birey (yaş: 19,41,5; beden kütle indeksi: 23,62,3) dahil edildi. Tüm bireyler randomize bir şekilde, sagital düzlemde glenohumeral eklem (GHE) hareket açıklığına göre omuz seviyesi altı (GHE<90o), omuz seviyesi (GHE~90o) ve omuz seviyesi üzeri (GHE>90o) olarak kategorize edilen 8 farklı KKZ egzersizini gerçekleştirdi. Egzersizler sırasındaki, üst trapezius (UT), orta trapezius (OT), alt trapezius (AT) ve serratus anterior (SA) kaslarının aktivasyon seviyeleri yüzeyel elektromiyografi ile değerlendirildi. Elde edilen verilerden %MİİK kassal aktivasyon seviyeleri ve UT/OT, UT/AT ve UT/SA oranları hesaplandı. İstatistiksel karşılaştırmada Tekrarlı Ölçümler Varyans Analizi (ANOVA) kullanıldı. Omuz seviyelerine göre egzersizler karşılaştırıldığında kas aktivasyon ve kas aktivasyon oranlarında farklılıklar bulundu (p<0.05). Omuz seviyesinde gerçekleştirilen Low plank plus egzersizinin konsantrik fazında yüksek seviyede SA kas aktivasyonu (%44,6 MİİK) kayıt edildi. Omuz seviyesinin üzerinde gerçekleştirilen Pike press egzersizinde ise karşılaştırılan diğer egzersizlere göre UT ve OT kas aktivasyonun daha fazla olduğu gözlemlendi. Tüm egzersizler optimal UT/SA aktivasyon oranı sağlarken yalnızca Body saw egzersizinde optimal UT/AT aktivasyon oranı sağlandığı belirlendi (<1.00). Bu araştırmanın sonuçları, omuz rehabilitasyonunda nöromuskuler kontrolü hedefleyen egzersizlerin seçimi hakkında klinik bilgi sağlayacaktır.

EgzersizElektromiyografiKas aktivasyonu+3
Büşra Paköz
Hacettepe University · Institute of Health Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Rotator kılıf tendinopatisinde kan akımı kısıtlamalı egzersiz eğitiminin kas kalınlığı ve semptomlara etkisinin araştırılması

Bu araştırmanın amacı, rotator kılıf tendinopatisinin rehabilitasyonunda kan akımı kısıtlamalı eğitimin (KAKE) omuz çevresi kas kalınlığı, kas kuvveti ve omuz semptomlarına etkisini araştırmaktı. Araştırmaya tek taraflı omuz ağrısı nedeniyle rotator kılıf tendinopatisi tanısı alan 18-45 yaş aralığında, 32 hasta dahil edildi. Hastalar randomize olarak KAKE grubu (yaş: 31,5±5,1 yıl, boy uzunluğu: 171,7±8,7 cm, vücut ağırlığı: 71,8±11,3 kg) ve kontrol grubu (yaş: 34,9±5,4 yıl, boy uzunluğu: 172,1±8,6 cm, vücut ağırlığı: 72,9±13,6 kg) olmak üzere iki gruba ayrıldı. Her iki gruba da 8 hafta boyunca, haftada 2 gün, progresif dirençli omuz rehabilitasyon programı uygulandı. KAKE grubundaki hastalar ağrılı omzun en proksimal noktasına yerleştirilen 5 cm genişliğindeki pnömatik bir cuff ile rehabilitasyon egzersizlerini yaparken, kontrol grubunda yer alan hastalar aynı egzersiz protokolünü ağrılı omuzda cuff olmadan uyguladı. Her iki grupta da egzersizler düşük şiddette (1 maksimum tekrarın %30'u), 4 set, toplam 75 tekrar (30/15/15/15) olacak şekilde eşit volümde uygulandı. Tüm hastaların tedavi öncesi ve sonrası supraspinatus, infraspinatus, deltoid, biseps braki ve skapula-retraktör kas kalınlıkları ile akromiohumeral (AH) mesafeleri ultrasonografi ile; 60º/sn ve 180º/sn açısal hızlarda omuz internal ve eksternal rotator kas kuvvetleri ise izokinetik dinamometre ile ölçüldü. Ayrıca omuz ağrısı, görsel analog skala ile; omuz fonksiyonu ise Omuz Ağrı ve Disabilite İndeksi (SPADI) ile değerlendirildi. Tedavi sonrasında KAKE grubunda biseps braki kas kalınlığı (p<0,001) ve 60º/sn'de ölçülen omuz internal rotasyon (p=0,02) kas kuvveti kontrol grubuna göre daha yüksekti. Diğer omuz kas kalınlıkları, AH mesafe ve rotasyonel kas kuvvetleri açısından gruplar arasında fark bulunmadı (p>0,05). Her iki grupta da supraspinatus (p=0,003), infraspinatus (p=0,001), skapula-retraktör (p=0,02) kas kalınlıkları ve tüm omuz rotasyonel kas kuvvetleri zamanla artış gösterdi (p<0,05). Tedavi sonrasında SPADI skoruyla ölçülen omuz fonksiyonu KAKE grubunda daha iyiydi (p=0,04). Ancak her iki grupta da ağrı zamanla azaldı, omuz fonks]yonu gel]şt] (p<0,05). Sonuçlar rotator kılıf tendinopatisinde uygulanan KAKE'nin oklüzyon bölgesinin proksimal (omuz internal rotasyon kas kuvveti) ve distalinde (biseps braki kas kalınlığı) olumlu etkileri olduğunu gösterdi. KAKE'nin omuz rehabilitasyonunda geleneksel rehabilitasyon protokollerine bir alternatif olarak kullanılabileceğini düşünüyoruz.

Belirti ve semptomlarEgzersizHipertrofi+7
Dilara Kara
Hacettepe University · Institute of Health Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Fizyoterapistlerin ön çapraz bağ rekonstrüksiyon rehabilitasyonu ve spora dönüş sürecindeki uygulamalarının incelenmesi

Bu çalışmada fizyoterapistlerin ön çapraz bağ rekonstrüksiyonu (ÖÇB-R) öncesi ve sonrası rehabilitasyonu ile spora dönüş uygulamalarının incelenerek bu uygulamaların güncel literatürle ne kadar örtüştüğünün ve fizyoterapistlerin uygulamaları arasındaki farkların belirlenmesi amaçlandı. Bu amaçla 28'i rehabilitasyon uygulamaları, 4'ü kişisel bilgilere yönelik olmak üzere 32 sorudan oluşan bir anket geliştirildi. Çalışmaya ÖÇB-R hastaları gören veya önceden görmüş, Türkiye'de çalışan fizyoterapistler dahil edildi. Ana dili Türkçe olmayan ve aktif olarak hasta görmeyen fizyoterapistler çalışma dışı bırakıldı. Veriler Google Forms aracılığıyla çevrimiçi toplandı. Çalışmada The Checklist for Reporting Results of Internet E-Surveys yönergeleri uygulandı. Katılımcılar sosyal medya aracılığıyla çalışmaya davet edildi. Veri analizinde yanıt frekansları hesaplandı ve ki-kare testi kullanıldı. 53'ü yüksek lisans, 8'i doktora mezunu 264 fizyoterapistin (n=74, 2-5 yıl tecrübe; n=44, 5-10 yıl; n=45 >10 yıl tecrübe) yanıtları incelendi. Koşuya dönüşte en sık tercih edilen zaman aralığının 3-4 ay (%37), spora dönüşte ise 6-9 ay (%40,2) olduğu bulundu. Eğitim düzeyi lisans olanların daha sık spora erken dönüş izni verdiği (p=0,001) ve daha az hasta sonuç bildirir anketler kullandığı (p=0,01); 5 yıldan daha fazla tecrübeye sahip olanların daha az mental hazır oluşu değerlendiren anketler kullandığı (p=0,001) ve daha sık erken spora dönüş izni verdiği (p=0,014) bulundu. Kanıta dayalı uygulama yapmakta en büyük bariyerin ise yetersiz ekipman (%57,5) olduğu bulundu. Sonuç olarak, Türkiye'deki fizyoterapistlerin ÖÇB-R rehabilitasyon süreci ve spora dönüşteki değerlendirme ve uygulamaları güncel literatür ile tam olarak uyuşmamaktadır. ÖÇB-R sonrası sporcuların daha sağlıklı spora dönüşlerinin sağlanabilmesinde fizyoterapistlerin kanıta dayalı bilgi düzeylerinin artırılması ve ekipman desteğinin sağlanması faydalı olabilir.

Fizik tedaviFizik tedavi yöntemleriKanıta dayalı uygulamalar+2
Fatih Eren Oluç
Hacettepe University · Institute of Health Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Üst ekstremite rotasyon testinin başüstü sporcularda güvenirliği ve seçili üst ekstremite performans testleri ile ilişkisi

Bu çalışmanın amacı, Üst Ekstremite Rotasyon Testi'nin başüstü sporcularda güvenirliğinin ve Üst Ekstremite Rotasyon Testi'nin üst ekstremite performansının değerlendirilmesinde sık kullanılan testlerden olan Üst Ekstremite Y Denge Testi ile Kapalı Kinetik Zincir Üst Ekstremite Stabilite Testi arasındaki ilişkinin incelenmesiydi. Çalışmaya 24 kadın, 24 erkek olmak üzere 48 sporcu (Yaş:19,97 ±2,62 yıl, beden kütle indeksi: 22,26±2,64 kg/ m² ) dahil edildi. Çalışmaya dahil edilen sporcuların branşları; voleybol (n=16), basketbol (n=16) ve hentbol (n=16) şeklindeydi. Test-tekrar test güvenirliğinin değerlendirilmesi amacıyla Üst Ekstremite Rotasyon Testi bir hafta ara ile iki kez yapılırken, Kapalı Kinetik Zincir Üst Ekstremite Stabilite Testi ve Üst Ekstremite Y Denge Testi bir kez yapıldı. Üst Ekstremite Rotasyon Testi başüstü sporcularda hem dominant (ICC:0,80) hem nondominant ekstremite (ICC:0,81) için yüksek güvenirlik gösterdi. Üst Ekstremite Rotasyon Testi'nin mutlak güvenirliğini değerlendirmek amacıyla standart ölçüm hatası (SEM) ve minimal tespit edilebilir değişim (MDC) değerleri hesaplandı. SEM değeri dominant ekstremite için 1,15; nondominant ekstremite için 1,22; MDC değeri ise dominant ekstremite için 3,18; nondominant ekstremite için ise 3,38 olarak hesaplandı. Üst Ekstremite Rotasyon Testi ile Üst Ekstremite Y Denge Testi arasında herhangi bir ilişki görülmezken (dominant ekstremite: r:0,01, p:0,94; nondominant ekstremite: r:0,005, p:0,97) Üst Ekstremite Rotasyon Testi ile Kapalı Kinetik Zincir Üst Ekstremite Stabilite Testi arasında (dominant ekstremite normalize değer: r:0,54, p<0,001; nondominant ekstremite normalize değer: r:0,65, p<0,001) orta düzeyde pozitif ilişki görüldü.

OmuzOmuz eklemiSpor+4
Birgül Dıngırdan
Hacettepe University · Institute of Health Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessEN

Development and application of a dual task assessment method for football players

The decision to return to the sport has traditionally relied on assessments focused primarily on physical capabilities. However, recent literature advocates for a broader approach that encompasses evaluations beyond physical performance. Conventional dual-task testing methodologies fail to accurately replicate the demands experienced during actual gameplay and do not adequately assess the dual-task capacity of football players. The objective of our thesis was to develop a dual-task assessment that simulates in-game scenarios for football players and to evaluate the players' cognitive and physical performance. Participants underwent four randomized tests following a warm-up: juggling (foot), speed dribbling, long passing, and the newly developed dual-task assessment. The novel dual-task assessment incorporated game-related scenarios to cognitively challenge players while they executed a modified T-test. The results indicated no significant correlation between physical performance metrics and dual-task performance. However, a notable increase in the completion time of the modified T-test was observed under dual-task conditions (p<0.001, Mean difference -1.76 (95% CI -2.21 – -1.3)). Players with superior dual-task abilities were able to sustain their performance, experiencing only a marginal decline of up to 10%, while players with inadequate dual-task skills faced performance reductions of up to 50%. In conclusion, this innovative assessment offers a valuable tool for measuring players' dual-task capacity, which is independent of physical performance and not adequately captured by existing tests. The findings suggest that players with lower dual-task capabilities struggle to maintain performance under cognitive load, such as executing a pass while being pressured by an opponent.

Özgün Uysal
Hacettepe University · Institute of Health Sciences
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Adölesan erkek futbol oyuncularında gövde stabilizasyon egzersizlerinin topa vuruş hızı, koşu hızı ve çeviklik performansına etkisi

Bu çalışmanın amacı, adölesan erkek futbol oyuncularında gövde stabilizasyon egzersiz eğitiminin topa vuruş hızı, koşu hızı ve çeviklik performansına olan etkisini araştırmaktı. Çalışmaya 12-14 yaş aralığında olan 36 sporcu dahil edildi. Çalışma grubu n=19, kontrol grubu n=17 olarak iki guruba ayrıldı. Bushnell velocity radar tabanca ile topa vuruş hızı, 20 metre koşu testi ile koşu hızı ve 505 çeviklik testi ile çeviklik performansı ölçüldü. Değerlendirme sonrası çalışma grubuna, rutin antrenman programına ek olarak haftada 3 gün, 8 Hafta süreyle gövde stabilizasyon egzersiz eğitimi uygulandı. Kontrol grubu rutin antrenman programına devam etti. Ölçümler eğitim sonrası 8. Hafta tekrarlandı. Çalışma grubunda eğitim sonrası; topa vuruş hızı, koşu hızı ve çeviklik performansı değerlerinde anlamlı fark bulundu (p<0,05). Kontrol grubunda topa vuruş hızı ve koşu hızı ölçümlerinde anlamlı değişim gözlenmezken (p>0,05), çeviklik performansında anlamlı artış gözlendi (p<0,05). Gruplar arası karşılaştırma yapıldığında topa vuruş hızı ve koşu hızı değerlerinde istatistiksel olarak anlamlı fark bulunurken (p<0,05), çeviklik performasında gruplar arasında fark bulunmadı (p>0,05). Sonuç olarak, bu çalışmada rutin antrenman programına ek olarak verilen gövde stabilizasyon eğitiminin adölesan erkek futbol oyuncularında performansta gelişme sağlayabileceği gösterildi.

Ceyda Sofuoğlu
Hacettepe University · Institute of Health Sciences
2024
00