
99
Arşivlenen Tez
0
DOI Atanmış
0%
DOI Oranı
Arşivlenen Tez
Siyez buğday (Triticum monococcum L.) fidelerinde kuraklık ve ultraviyole stresinin büyüme ve antioksidan enzim üzerine etkileri
Bu araştırmada, buğday (Triticum monococcum L. cv. Siyez) fidelerinde üzerine; kuraklık (K), ultraviyole ve kuraklık + ultraviyole C uygulamalarının, fidelerin büyüme, sürgün boyu, sürgün taze ağırlığı, sürgün kuru ağırlığı, klorofil–a (kl-a) miktarı, klorofil b (kl-b) miktarı, toplam klorofil (klorofil a+b) miktarı, klorofil a/b miktarı, katalaz enzim aktivitesi (CAT) miktarları incelenmiştir. Çalışmamızda ultraviyole stresi ve kuraklık stresi atasal buğday çeşidi olan Siyez buğdayında sürgün boyu, sürgün taze ağırlığı ve sürgün kuru ağırlığında önemli derecede azalmaya neden olduğu belirlenmiştir. Siyez buğday fidelerinde kuraklık ve ultraviyole uygulamalarının buğday fidelerinde klorofil-a, klorofil-b ve klorofil (a+b) miktarında önemli derecede azalma meydana gelmiştir. Kuraklık, UV uygulamalarıyla birlikte CAT aktivitesinde artış meydana gelmesine rağmen, K+UV uygulamasında CAT enzim aktivitesi üzerinde kontrole göre azalma tespit edilmiştir. Bu durumda K+ UV uygulamasında CAT aktivitesindeki azalmanın diğer antioksidan enzimlerdeki artış ile düzenlenebileceği düşünülmektedir.
Hatay bölgesinde üretilen süt ürünlerinin K2 vitamini içeriklerinin saptanması
K vitamini, eskiden sadece pıhtılaşma faktörlerinin üretiminde rol oynayan bir vitamin olarak bilindiği ve eksikliğine de nadiren rastlanıldığı için ihmal edilen bir vitamin olmuştur. Bununla birlikte, son araştırmalar, özellikle K2 vitamininin sağlıklı kemik oluşumunda, kemik erimesini önlemede, kalp sağlığını korumada ve hatta akciğer, karaciğer ve prostat gibi çeşitli kanserlere karşı koruyucu etki göstermede önemli bir rol oynadığını ortaya koymuştur.Daha da önemlisi, araştırmalar K2 vitamininin tüm dünyayı etkileyerek toplu ölümlere neden olan COVID-19 üzerinde bile etkili olduğunu göstermiştir. Bu çalışmada peynir, süt, yoğurt, yumurta, kefir, tereyağı ve margarin gibi çeşitli süt ürünlerinin K2 vitamini içeriği yüksek performanslı sıvı kromatografisi (HPLC) ile belirlenmiştir. En yüksek toplam K2 vitamini içerikleri sıkma (503.40ng g-1), testi (487.94 ng g-1) ve ezme (439.19 ng g-1) peynirlerinde tespit edilmiştir.Ayrıca peynirlerin K2 vitamini içeriğini artırmak için optimum koşullar belirlenmiştir. 2021, 48 sayfa Anahtar Kelimeler: K2 vitamini,menakinon, süt ürünleri, peynir, HPLC
Batman koşullarında bazı pamuk çeşitlerinde verim, verim öğeleri ve lif teknolojik özelliklerinin belirlenmesi
Bu çalışma Batman ekolojik koşullarında farklı pamuk çeşitlerinin verim ve lif teknolojik özelliklerinin belirlenmesi amacıyla 2020 yılında tesadüf blokları deneme desenine göre dört tekrarlamalı olarak yürütülmüştür. Elde edilen sonuçlara göre bitki boyu, meyve dalı sayısı, koza sayısı, lif inceliği, kütlü pamuk verimi ve koza kütlü ağırlığı yönünden pamuk çeşitleri arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar oluşmuştur. Odun dalı sayısı, lif uzunluğu, lif mukavemeti ve çırçır randımanı özellikleri bakımından ise çeşitler arasında anlamlı bir fark oluşmamıştır. Kütlü pamuk verimi incelendiğinde en yüksek değer May 455 çeşidinden (452.50 kg da-1), en düşük değer ise Flash çeşidinden (385.00 kg da -1) elde edilmiştir. Kütlü verimi yönünden May 455 çeşidini aynı istatistiksel grupta yer alan Edessa (447.50 kg da-1) ve Pg 2018 (441.25 kg da-1) çeşitleri izlemiştir.
Malya koyunlarından elde edilen yapağıların, bazı fiziksel ve morfolojik özelliklerinin analizi
Bu çalışmada, İç Anadolu Bölgesinde yetiştiriciliği yapılan Malya koyunlarının bazı yapağı özellikleri tespit edilmiştir. Araştırmada materyal olarak, aynı sürüden 30'ar baş olmak üzere, kuzu (3-6 aylık), şişek (1-1.5 yaş) ve ergin (2 yaş ve üzeri) koyunların yapağıları kullanılmıştır. Koyunlarda kirli yapağı ağırlığı bireysel olarak tartılmıştır. Her yaş grubundaki hayvanın omuz, kaburga ve but bölgesinden yapağı örnekleri alınmıştır. Bu örneklerde uzunluk, incelik, elastikiyet, mukavemet ve randıman özellikleri belirlenmiştir. Araştırmanın istatistik analizleri SPSS paket programı ile yapılmış ve değişkenlere ait tanımlayıcı istatistikler ortalama ± standart hata şeklinde verilmiştir. Araştırma sonunda ortalama kirli yapağı ağırlığı 2.2 ± 0.09 kg, yapağı inceliği kuzularda 25.7 ± 0.35 µ, şişeklerde 25.3 ± 0.27 µ, erginlerde 26.7 ± 0.26 µ; ortalama yapağı uzunluğu kuzularda 38.8 ± 1.05 mm, şişeklerde 70.1 ± 1.46 mm, erginlerde 62.3 ± 1.29 mm; ortalama elastikiyet değerlerini kuzularda % 25.4 ± 0.81, şişeklerde % 28.1 ± 0.64, erginlerde % 30.0 ± 0.60; ortalama mukavemet değerleri kuzularda 14.1±0.73 cN/Tex, şişeklerde 11.9±0.40 cN/Tex, erginlerde 15.0±0.61 cN/Tex; ortalama randıman sonuçları ise aynı yaş grubu sıralamasına göre % 62.8±1.06, % 54.6±1.15, % 58.9±1.05 olarak tespit edilmiştir. Elde edilen bu sonuçlar neticesinde Malya koyunlarının yapağılarının hemen hemen tekstil endüstrisinde istenilen kalite ve özellikleri taşıdığı görülmüştür. Dolayısıyla yapağı özelliklerinin daha da iyileştirilmesi için bilimsel çalışmaların yapılması gerekmektedir. Gerek bu ırkımız gerekse diğer merinos melezi ırklardan elde edilen yapağıların üretimi ve teşviki için fiyatlarda bir düzenlemenin yapılması uygun olacaktır. Yapağının üretilmesi, toplanması ve işlenmesi adına kamu kurumları, özel sektör ve sivil toplum kuruluşları ile bir araya gelerek kalıcı ve tedbirlerin alınması yerinde olacaktır. 2021, 49 sayfa Anahtar Kelimeler: Malya koyunu, yapağı özellikleri, vücut bölgesi, koyunların yaşı
İvesi koyunlarında farklı vücut özellikleri ile verim özellikleri arasındaki ilişkiler
Bu çalışma değişik vücut ölçü ve tartıları ile besi ve laktasyon özellikleri arasındaki ilişkilerin araştırılması amacı ile Kilis ilinde yetiştirilen İvesi koyunları ile yürütülmüştür. Çalışmanın hayvan materyalini 100 baş İvesi koyunu ve bunlardan doğan kuzular oluşturmuştur. Çalışmada İvesi koyunları için %11 ikizlik oranı belirlenmiştir. Bu koyunlardan elde edilen kuzular entansif beside 241.0 ± 9.83 g/güncanlı ağırlık kazanmışlardır. Pazarlanabilir süt verimleri ise ortalama 76.63 ± 3.608 litre olarak belirlenmiştir. Çalışmada koyunların canlı ağırlıkları ile değişik vücut özellikleri arasında pozitif ve önemli ilişkiler belirlenmiştir. Pazarlanabilir süt verimi ile incelenen vücut ölçüleri arasında ise herhangi bir ilişki belirlenememiştir. Bununla birlikte pazarlanabilir süt verimi ile meme başı uzunluğu, meme başı çapı ve meme genişliği arasında pozitif ve önemli (P < 0.01) ilişkiler olduğu tespit edilmiştir. 2021, 43 sayfa Anahtar Kelimeler: Canlı ağırlık, vücut ölçüleri, süt, besi
Bor uygulamasının mısırın verim ve bazı tane kalite özellikleri üzerine olan etkilerinin belirlenmesi
Bu çalışma topraktan ve yapraktan bor uygulamasının mısırın tane ve tane kalite özellikleri üzerine etkisini belirlemek için 2019 yılı ana ürün mısır yetiştiriciliği döneminde yürütülmüştür. Deneme tesadüf bloklarında bölünmüş deneme desenine göre üç tekerrürlü olarak kurulmuştur. Toprağa 300, 600, 900 ve 1200 g da-1 dozunda ana parsellere, yapraklara ise 300 ve 600 g da-1 dozunda alt parsellere bor uygulaması yapılmıştır. Tane kalite özelikleri için koçanlar rastgele seçilmiştir. Denemede SY Performer mısır çeşidi kullanılmıştır. Koçanlar elle hasat edilmiştir ve rastgele analizler için seçilmiştir. Topraktan ve yapraktan bor uygulaması sonucunda tane kalite özellikleri artmıştır. En yüksek tane verimi 1200 g da-1 topraktan bor ve 600 g da-1 yapraktan bor uygulamasında belirlenmiştir. Sonuç olarak yüksek tane verimi ve kalite özellikleri için topraktan ve yapraktan birlikte bor uygulanması önerilmektedir.
POLİ(HİDRİDOKARBİN) KATKILI POLİ(SİLİN-KO-KARBİN) POLİMERLERİNDEN TOZ SİLİSYUM KARBÜR ÜRETİMİ
Endüstri amaçlı üretilen seramikler fiziksel ve kimyasal özellikleri nedeniyle bilim adamlarının ve sanayicilerin ilgisini çekmiştir. Endüstriyel seramikler elmas, elmas-benzer-karbon (DLC), silisyum karbür (SiC), silisyum oksikarbür (SiOC) ve silisyumdioksit (SiO2) gibi seramikler olup bunlar en yaygın kullanılan örnekleridir. Üretilen seramiklerin şeklinin, yapısının, üretim koşullarının ve morfolojisinin kontrolü çok istenilen önemli bir parametredir. Bilindiği üzere bu sert seramik malzemelerin fiziksel ve kimyasal özellikleri işlenmelerini veya şekillendirilmelerini zorlaştırmaktadır. Yani sahip olduğu özellikler bu seramiklerin iğne şeklinde, çubuk şeklinde, fiber yapısında veya bir yüzeyde film olarak üretilmesini zorlaştırmaktadır. Polimerlerden çeşitli morfoloji ve formlarda seramik üretimi ile bu sorunların aşılması için birçok çalışmalar yapılmakta ve gelecekte uygulanma potansiyeli yüksek bir yöntem olarak ön plana çıkmaktadır. Polimerden seramik üretimi seramik ön polimerler (ceramic precursors) adı verilen özel bir polimer grubu ile yapılabilmektedir. Bu amaçla kullanılan en yaygın polimer grupları polikarbin, polisilan ve polisilinlerdir. Seramik ön polimerlerin kimyasal yapıları üretilmek istenilen seramik yapısına benzemektedir. Poli(hidridokarbin) (PHC) polimeri elmas yapısına benzeyen polikarbin polimer grubundandır. Poli(silin-ko-karbin) veya polikarbosilan (PSK) polimerleri ise SiC yapısına benzeyen polisilin grubundandır. Polimerlerin inert atmosferde ve atmosferik basınç altında ısıl işlenmeleri ile kolaylıkla seramiğe dönüşmektedirler. Seramik ön polimerlerin diğer bir avantajı da yaygın ve ucuz organik çözücülerde çözünmeleridir. Çözünen bu polimerler istenilen şekil ve kalınlıkta, istenilen yüzeye film olarak kaplanabildikleri gibi lif olarakta üretilebilirler. Bunların yanında seramik ön polimerler, çok çeşitli üretim metodları ile sentezlenebilmektedirler. Sonokimyasal, Grignard ve elektrokimyasal yöntemler bilinen yaygın sentez yöntemleridir. Sonokimyasal yöntemde kullanılan reaktiflerin patlayıcı (örneğin havadaki nem ile tepkime veren NaK metal alaşımı) olması ve özel ekipmanlara ihtiyaç duyulması nedeniyle sanayide ve başka alanlarda kullanımını sınırlamaktadır. Grignard reaktifleri ile yapılan kimyasal sentez ise zor ve verimi çok düşük bir yöntemdir. Elektrokimyasal yöntem basit, tehlikesiz ve büyük miktarlarda üretime olanak sağlayan yüksek verimli bir yöntemdir. Tezde, PHC ile PSK polimerleri elektrokimyasal yöntemle önceki çalışmalarda olduğu gibi üretildiler. PHC, kloroform ve hekzaklor etan monomerleri kullanılarak 6V potansiyel altında sentezlendi. PSK ise 1,2-bis(triklorsil) etan monomeri kullanılarak 8V potansiyel altında sentezlendi. Polimerlerin karakterizasyonu UV/Vis, FTIR ve 1H-NMR spektroskopik yöntemleri ile TGA ve DSC ısıl analiz yöntemleri kullanılarak yapıldı. Polimerlerin belli bir kütle oranlarında karışımları hazırlandı ve seramik üretimi bir tüp fırında, argon gazı atmosferinde 24 saat sinterlenmeleri ile gerçekleştirildi. Elde edilen toz malzemelerin morfolojik yapıları optik mikroskop ve SEM ile aydınlatıldı. Seramik malzemelerin kristal yapıları da X-Ray spektroskopisi kullanılarak yapıldı.
Çiğ sütlerden Staphylococcus spp. izolasyonu, identifikasyonu ve antibiyotik duyarlılıklarının belirlenmesi
Bu çalışmada, Hatay ilinde satışa sunulan çiğ inek sütlerinden stafilokok türlerinin izolasyonu/identifikasyonu, izolatların antibiyotiklere olan duyarlılıkları ve dirence aracılık eden mekanizmaların belirlenmesi amaçlanmıştır. Bunun için, 120 çiğ inek sütü stafilokok yönünden incelenmiştir. Bu kapsamda araştırılan 120 çiğ inek süt örneklerinin 110'undan (%91,6) Staphylococcus spp. izole edildi. Türe özgü primerlerle yapılan Polimeraz Zincir Reaksiyonu (PZR) ile izolatların 54'ü (%49,1) Stapylococcus epidermidis, 19'u (%17,2) S. sciuri, 17'si (%15,4) S. aureus, 6'sı (%5,4) S. simulans, 6'sı (%5,4) S. saprophyticus, 4'ü (%3,6) S. chromogenes, 2'si (%1,8) S. xylosis, 1'i (%0,9) S. haemolyticus ve 1'de (%0,9) S. arlettae olarak tanımlandı. İzolatların tamamı vankomisine duyarlı iken; %58,1'i (n:64) ampisiline, %56,3'ü (n:62) penisiline, %23,6'sı (n:26) sefoksitine, %12,7'si (n:14) trimethoprim-sulfometoksazole, %12,7'si (n:14) amoksisiline, %11,8'si (n:13) tetrasikline, %10'u (n:11) gentamisine, %9'u (n:10) klindamisine, %4,5'u (n:5) eritromisine, %1,8'i (n:2) kloramfenikole, %0,9'u (n:1) rifampisine, %0,9'u (n:1) siprofloksasine dirençli bulundu. Penisiline dirençli izolatların 33'ünde blaZ geni, oksasiline dirençli izolatların 13'ünde mecA geni belirlendi. Eritromisin dirençli izolatlarda, direnç genlerinden ermB+ermC 1 izolatta, ermC ise 1 izolatta tespit edildi. Tetrasikline dirençli izolatların 6'sında tetK ve tetM ise 3 izolatta belirlendi. Aminoglikozid direncinden sorumlu genler ise izolatların 1'inde ant(4')-la, 1'inde aph(3')-IIIa, 2'sinde aac(6')-aph(2''), 2'sinde aac(6')-aph(2'')+ aph(3')-IIIa ve1izolatta aac(6')-aph(2'')+ aph(3')-IIIa+ ant(4')-la kombinasyonu şeklinde belirlendi. Bu tez çalışması ile çiğ inek sütlerinin, stafilokok izolatları arasında antibiyotik direnç genlerini barındırması açısından önemli bir kaynak olduğu gösterilmiştir. Horizontal olarak diğer bakterilere bu genlerin aktarımı halk sağlığı açısından sürekli bir risk teşkil etmektedir. Bu nedenle, her çeşit çiğ sütteki mikroorganizmaların antibiyotik direnç sürveyansı önem arz etmektedir.
Hatay ili kayısı (Prunus armeniaca L.) yetiştirme alanlarında zararlı, lepidoptera takımına giren türlerin ve popülasyon gelişimlerinin belirlenmesi
Bu çalışmada, Hatay ilinde yetiştirilen kayısılarda zararlı, Lepidoptera takımına giren türlerin ve popülasyon gelişimlerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Çalışma 2018 yılında Antakya, Kırıkhan, Kumlu ve Arsuz ilçelerinde birer tane olmak üzere toplam dört bahçede gerçekleştirilmiştir. Gözlemler çiçeklenme başlangıcından hasat sonrasına kadar olan zaman periyodunda yapılmış, türlerin belirlenebilmesi amacıyla feromon tuzakları ve besi tuzakları da kullanılmıştır. Çalışmada zararlı tür olarak Anarsia lineatella Zell. çalışılan bölgedeki tüm ilçelerde tespit edilmiş olup en fazla yoğunluk Antakya ilçesinde, en az yoğunluk ise Kırıkhan ilçesinde belirlenmiştir. 2019, 36 Sayfa. Anahtar Kelimler: Kayısı, Anarsia lineatella, Hatay, Türkiye.
Bazı ayva anaçlarının sık dikilen hafifçukurgöbek yenidünya çeşidinde vegetatif büyüme ve meyve kalitesi üzerine etkileri
Bu çalışma, 2018-2019 yıllarında, Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi, Ziraat Fakültesi, Bahçe Bitkileri Bölümünün Tayfur Sökmen Kampüsü'nde bulunan araştırma alanındaki yenidünya parselinde yürütülmüştür. Çalışmanın amacı, farklı ayva klon anaçlarının Hafif Çukurgöbek yenidünya çeşidinin fenolojik özellikleri, vegetatif büyümesi ve meyve kalitesi üzerine etkisini araştırmaktır. Denemede; Quince-A, Quince-C ve BA-29 ayva anaçları üzerine aşılı, 1.0 m x 0.5 m sıra arası ve sıra üzeri aralıklarla dikilmiş, Hafif Çukurgöbek yenidünya çeşidi kullanılmıştır. Çalışmada yer alan anaç/çeşit kombinasyonlarının fenolojik gözlemlerinin yanı sıra meyve pomolojik analizleri ile vegetatif büyüme durumları belirlenmiştir. Meyve kalitesini belirlemek için, her çeşit/anaç kombinasyonundan 50 meyve alınmış ve bunlarda; meyve ağırlığı (g), meyve boyutları (mm), çekirdek ağırlığı (g), et/çekirdek oranı (%), suda çözünebilir kuru madde oranı (SÇKM) (%), titre edilebilir toplam asitlik (TA) (%), pH gibi fiziksel ve kimyasal ölçüm ve analizler yapılmıştır. Meyve olgunlaşması, her iki yılda da en erken BA-29 anacında olmuştur. Çiçeklenme ve meyve tutum oranları bakımından anaçların etkisi yıllara göre farklılık göstermiştir. Her iki yılda da derimi yapılan meyve oranında en düşük değeri, Quince-A anacı vermiş olup, Quince-C ve BA-29 birbirlerine yakın değerler vermişlerdir. Meyve ağırlığı ve meyve boyutları bakımından en yüksek değerlerin, anacı Quince-C olan bitkilerden elde edildiği ve bunu anacı BA-29 olan bitkilerin izlediği; en düşük değerlerin ise anacı Quince-A olan bitkilerden elde edildiği belirlenmiştir. Quince-C anacı, tohum sayısı, tohum ağırlığı ve et/tohum oranı bakımından da öteki iki anaca göre daha yüksek değerler vermiştir. Bu özellikler bakımından anaçlar arasındaki farklılıklar istatistiksel olarak önemli bulunmuştur. Suda çözünebilir kuru madde (SÇKM) değeri bakımından BA-29 ve Quince-A birbirlerine yakın değerlere sahip olurken, en düşük değere Quince-C anacı sahip olmuştur. Titre edilebilir toplam asitlik ve pH bakımından anaçlar arasındaki farklılık istatistiksel olarak önemli bulunmamıştır. Yıllık sürgün uzunluğu, kalem ve anaç çapı bakımından Quince-C anacı, Quince-A ve BA-29 anaçlarına göre daha yüksek değerler vermiştir. Vegetatif parametreler açısından anaçların gösterdiği farklılıklar, istatistiksel olarak % 1 düzeyinde önemli bulunmuştur. Bu çalışmadan elde edilen veriler, yenidünya yetiştiriciliğinde bodur anaç olarak ayva anaçlarının kullanılmasının mümkün olduğunu göstermektedir. 2020, 66 sayfa Anahtar Kelimeler: Yenidünya, ayva anaçları, meyve kalitesi, vegetatif büyüme