
Hatay Mustafa Kemal University
320
Arşivlenen Tez
0
DOI Atanmış
3
Enstitü
0%
DOI Oranı
Son Eklenen Tezler
Tümünü GörKOAH hastalarının algıladıkları sosyal destek ile yaşam kalitesi arasındaki ilişki
Amaç: Bu çalıĢmanın amacı, KOAH'lı hastaların algıladıkları sosyal destek durumunu saptamak ve KOAH'ın sağlığa bağlı yaĢam kalitesine etkisini değerlendirmektir. Yöntem: ; ÇalıĢma 1 Ağustos 2020- 1 Aralık 2020 tarihleri arasında, Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi Hastanesi Göğüs Hastalıkları ve Aile Hekimliği Polikliniklerine baĢvuran KOAH tanılı hastalar ile gerçekleĢtirilmiĢtir. Hastalara sosyo-demografik ve tıbbi öykü anketli, Çok Boyutlu Algılanan Sosyal Destek Ölçeği (ÇBASDÖ) ve Saint George Respiratory Questionnaire (SGRQ) Türkçe versiyonu uygulanmıĢtır. Bulgular: ÇalıĢmaya toplam 79 hasta dahil edildi. Hastaların ÇBASDÖ puanı ortanca değeri 52 (min=13; max=84), SGRQ ölçeği ortanca değeri 73,9 (min=13,35; max=91,99) olarak bulundu. ÇBASDÖ ve SGRQ puanları arasında ters yönde zayıf derece korelasyon vardı (r=-0,224; p=0,047). Hastalarda yaĢ arttıkça ÇBASDÖ azaldığı görüldü (r=-0,241; p=0,032). Hastalarda yaĢ artıĢı ile SGRQ skoru arttığı bulunmuĢtur (r=0,264; p=0,019). Hastaların %77,2'sinde KOAH dıĢında ek kronik hastalık mevcuttu. Hastaların %81'inde sigara kullanım öyküsü mevcuttu ve hiç sigara kullanmayan hastaların ÇBASDÖ puanı daha yüksek bulundu (p=0,02). Sonuçlar: KOAH hastalarının algıladıkları sosyal destek ile yaĢam kalitesi arasında pozitif yönlü bir iliĢki vardır. Sosyal desteğin az olması yaĢam kalitesindeki olumsuz etkiler ve sigara tüketiminde artma ile iliĢkilidir. Anahtar kelimeler: KOAH, Aile hekimliği, Sosyal destek, KOAH ile ilgili yaĢam kalitesi
Siyez buğday (Triticum monococcum L.) fidelerinde kuraklık ve ultraviyole stresinin büyüme ve antioksidan enzim üzerine etkileri
Bu araştırmada, buğday (Triticum monococcum L. cv. Siyez) fidelerinde üzerine; kuraklık (K), ultraviyole ve kuraklık + ultraviyole C uygulamalarının, fidelerin büyüme, sürgün boyu, sürgün taze ağırlığı, sürgün kuru ağırlığı, klorofil–a (kl-a) miktarı, klorofil b (kl-b) miktarı, toplam klorofil (klorofil a+b) miktarı, klorofil a/b miktarı, katalaz enzim aktivitesi (CAT) miktarları incelenmiştir. Çalışmamızda ultraviyole stresi ve kuraklık stresi atasal buğday çeşidi olan Siyez buğdayında sürgün boyu, sürgün taze ağırlığı ve sürgün kuru ağırlığında önemli derecede azalmaya neden olduğu belirlenmiştir. Siyez buğday fidelerinde kuraklık ve ultraviyole uygulamalarının buğday fidelerinde klorofil-a, klorofil-b ve klorofil (a+b) miktarında önemli derecede azalma meydana gelmiştir. Kuraklık, UV uygulamalarıyla birlikte CAT aktivitesinde artış meydana gelmesine rağmen, K+UV uygulamasında CAT enzim aktivitesi üzerinde kontrole göre azalma tespit edilmiştir. Bu durumda K+ UV uygulamasında CAT aktivitesindeki azalmanın diğer antioksidan enzimlerdeki artış ile düzenlenebileceği düşünülmektedir.
Astımlı çocuklarda optik disk ve retinal mikrovasküler değişikliklerin optik koherens tomografi anjiyografi ile değerlendirilmesi
Amaç: Astımlı çocuklarda optik disk ve retina mikrovasküler yapısının optik koherens tomografi anjiyografi (OKTA) ile değerlendirmek ve benzer yaş ve cinsiyette sağlıklı çocuklarla karşılaştırmak. Yöntem: Bu kesitsel-prospektif çalışmaya 30 astımlı çocuğun (astım grubu) 60 gözü ve yaş ve cinsiyet uyumlu 30 sağlıklı çocuğun (kontrol grubu) 60 gözü dahil edildi. Klinik bilgiler alınıp OKTA ölçümlerini içeren tam oftalmolojik muayene yapıldı. OKTA tüm gözlerde maküla için 6x6 mm, optik disk için 4.5x4.5 mm kesitlerle yapıldı. Retina sinir lifi tabakası (RSLT) kalınlığı, retinanın farklı bölümlerindeki damar yoğunluğu ve optik sinir başı analiz edildi. Bulgular: Temporal kadranlar için RSLT kalınlığı ve dış retina için akım alanı seviyeleri astım grubunda anlamlı olarak daha düşüktü. Bununla birlikte, optik disk radyal peripapiller kapiller (RPK) iç disk yoğunlukları astım grubunda kontrollerle karşılaştırıldığında anlamlı olarak daha yüksekti (Sırasıyla 72.5810.99µm'ye karşı 77.739.73µm, p = 0.015, 0.60 ± 0.31mm2'ye karşı 0.72 ± 0.31mm2, p = 0.047 ve %55.16 ± 3.71'e karşı %52.08 ± 3.79, p <0.001). Sonuç: Astımlı çocuklar daha düşük temporal kadran RSLT değerlerine ve dış retina akım alanına fakat daha yüksek optik disk RPK iç disk yoğunluğuna sahip görünmektedir. Bu sonuçlar, astımın retina mikrovasküler sistemini nasıl etkileyebileceğinin anlaşılması için önemli bir gösterge olabilir. Anahtar Kelimeler: Astım; optik koherens tomografi anjiyografi, mikrovaskülatür, optik disk, retina
Hatay bölgesinde üretilen süt ürünlerinin K2 vitamini içeriklerinin saptanması
K vitamini, eskiden sadece pıhtılaşma faktörlerinin üretiminde rol oynayan bir vitamin olarak bilindiği ve eksikliğine de nadiren rastlanıldığı için ihmal edilen bir vitamin olmuştur. Bununla birlikte, son araştırmalar, özellikle K2 vitamininin sağlıklı kemik oluşumunda, kemik erimesini önlemede, kalp sağlığını korumada ve hatta akciğer, karaciğer ve prostat gibi çeşitli kanserlere karşı koruyucu etki göstermede önemli bir rol oynadığını ortaya koymuştur.Daha da önemlisi, araştırmalar K2 vitamininin tüm dünyayı etkileyerek toplu ölümlere neden olan COVID-19 üzerinde bile etkili olduğunu göstermiştir. Bu çalışmada peynir, süt, yoğurt, yumurta, kefir, tereyağı ve margarin gibi çeşitli süt ürünlerinin K2 vitamini içeriği yüksek performanslı sıvı kromatografisi (HPLC) ile belirlenmiştir. En yüksek toplam K2 vitamini içerikleri sıkma (503.40ng g-1), testi (487.94 ng g-1) ve ezme (439.19 ng g-1) peynirlerinde tespit edilmiştir.Ayrıca peynirlerin K2 vitamini içeriğini artırmak için optimum koşullar belirlenmiştir. 2021, 48 sayfa Anahtar Kelimeler: K2 vitamini,menakinon, süt ürünleri, peynir, HPLC
XVIII. yüzyılda Şam hazinesi
XVIII. yüzyılda hac emirliğini de idare eden Şam valileri hacca finanse edilen kaynakları zamanında gerekli yerlerden tahsil etmek zorundaydı. Haccın gelir kaynaklarından birini de Şam Hazinesi'ne ocaklık yoluyla bağlanan çeşitli yerlerin gelirleri oluşturuyordu. Şam defterdarının hac masrafları için ayrılan meblağı hac emiri olan bölgenin valisine teslim etmesi en önemli görevlerinden biriydi. Hac kileri masrafı, 1745'e kadar hazinenin en büyük harcama kalemiydi. Bu tarihten itibaren hac kilerine ocaklık tayin edilen mukataalar artık defterdarın denetiminde bulunmuyordu. Bu mukataaların gelirlerinin doğrudan Şam valisine ulaştırılması emredilmiştir. 1708'de hac emirliğinin Şam valilerine tevcih edilmesi kararı, Osmanlı Devleti'nin hacca yönelik politikalarının belkemiğini oluşturmuştur. Bu politikaların, 1745'te alınan bu ikinci kararla perçinleştirildiğini söylemek mümkündür. Devlet, hacca ayrılan gelir kaynaklarının tek elden yönetilmesini istemiştir. Hazine bütçelerinde bu harcama kaleminin yerini ise Haremeyn (Mekke-Medine) ahalisinin surre (veya cevâlî) ödemeleri almıştır. Ancak, özellikle yüzyılın sonlarına doğru, hazinenin gelir kalemlerinden maktu/mukataaların senelik bedellerinin tahsil edilememesi Haremeyn ahalisinin surrelerinin ödenmesinde aksaklıklar doğurmuştur. Artan surre ödemeleri karşısında hazine sürekli olarak yeni bir gelir arayışına yönelmiş; ya İstanbul'dan borç para alınmış ya mevcut ocaklık mukataa gelirlerinin senelik bedellerine zam yapılmış ya da yeni ocaklıklar tayin edilmiştir. En çok başvurulan yöntem ise yeni ocaklık tayinleriydi. 1752-53'e kadar kendi kendine yetebilen hazinenin artık bu tarihten itibaren büyük bir mali buhran içerisinde olduğu bütçe defterlerinden izlenmektedir. Osmanlı nazarında hazinenin mali yükümlülükleri, müessese üzerinden devletin Şam'a yönelik politikaları ve gelirlerin tahsil edilememesinin ardındaki sebepler aslında XVIII. yüzyıl Şam'ının anlaşılmasında tamamlayıcı olacaktır. Çalışmada ortaya konulan bilgiler Başkanlık Osmanlı Arşivi (BOA) kaynaklarına dayanmakta olup bu kaynaklar ise daha ziyade Şam Hazinesi'ne ait belgeleri içeren dosyalar, ruznamçe ve muhasebe kayıtlarından oluşmaktadır. ANAHTAR KELİMELER Şam hazinesi, Defterdar, Hac kileri masrafı, Ocaklık, Cevâlî, Maktu/mukataa.
Batman koşullarında bazı pamuk çeşitlerinde verim, verim öğeleri ve lif teknolojik özelliklerinin belirlenmesi
Bu çalışma Batman ekolojik koşullarında farklı pamuk çeşitlerinin verim ve lif teknolojik özelliklerinin belirlenmesi amacıyla 2020 yılında tesadüf blokları deneme desenine göre dört tekrarlamalı olarak yürütülmüştür. Elde edilen sonuçlara göre bitki boyu, meyve dalı sayısı, koza sayısı, lif inceliği, kütlü pamuk verimi ve koza kütlü ağırlığı yönünden pamuk çeşitleri arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar oluşmuştur. Odun dalı sayısı, lif uzunluğu, lif mukavemeti ve çırçır randımanı özellikleri bakımından ise çeşitler arasında anlamlı bir fark oluşmamıştır. Kütlü pamuk verimi incelendiğinde en yüksek değer May 455 çeşidinden (452.50 kg da-1), en düşük değer ise Flash çeşidinden (385.00 kg da -1) elde edilmiştir. Kütlü verimi yönünden May 455 çeşidini aynı istatistiksel grupta yer alan Edessa (447.50 kg da-1) ve Pg 2018 (441.25 kg da-1) çeşitleri izlemiştir.