Iğdır University
Discipline

İş Sağlığı ve Güvenliği Anabilim Dalı (disiplinlerarası)

Iğdır University

14

Archived Theses

1

DOIs Assigned

7%

DOI Rate

Discipline

14 Theses
Master'sCrossrefindexedOpen AccessTR

Makroekonomik değişkenlerin iş kazalarına etkisi: Visegrad ülkeleri üzerine bir araştırma

İstihdam, ekonomik büyüme ve sosyal refahın temel belirleyicilerinden biridir. Bununla birlikte, özellikle gelişmekte olan ülkelerde, ekonomik büyümeye odaklanan politikalar iş sağlığı ve güvenliği (İSG) uygulamalarının göz ardı edilmesine yol açabilir. Bu çalışma, 2013–2022 dönemini kapsayan yıllık veriler kullanılarak Visegrad Grubu ülkeleri (Çek Cumhuriyeti, Macaristan, Polonya ve Slovakya) iş kazaları üzerindeki makroekonomik değişkenlerin etkilerini incelemektedir. İş kazaları bağımlı değişken olarak kullanılırken, kişi başına GSYİH, işsizlik oranı, ticaretin açıklığı ve hukukun üstünlüğü bağımsız değişkenler olarak modele dahil edilmiştir. Analiz için Swamy Rastgele Katsayılar Modeli kullanılmıştır. Bulgular, kişi başına GSYH değişkeninin tüm ülkelerde iş kazalarının azalması üzerinde istatistiksel olarak anlamlı bir etkiye sahip olduğunu göstermektedir. Bu sonuç, ekonomik büyüme ve refah düzeyindeki artışın iş sağlığı ve güvenliği uygulamalarını güçlendirdiğini ortaya koymaktadır. İşsizlik oranının Çek Cumhuriyeti, Macaristan ve Slovakya’da iş kazaları üzerinde istatistiksel olarak anlamlı ve olumsuz bir etkiye sahip olduğu belirlenmiştir. Kurumsal kalitenin göstergesi olan hukukun üstünlüğü değişkeni, Çek Cumhuriyeti, Polonya ve Slovakya’da iş kazalarının azaltılmasında anlamlı sonuçlar vermiştir. Ticaret açıklığının Çek Cumhuriyeti ve Polonya'da iş kazalarını artırıcı yönde anlamlı bir etkiye sahip olması, artan uluslararası rekabet baskısının üretim yoğunluğunu artırarak iş sağlığı ve güvenliği uygulamalarını olumsuz etkileyebileceğini göstermektedir. Sonuç olarak, bu çalışmanın bulguları, iş kazalarının yalnızca teknik ve fiziksel risklerden değil, ekonomik ve örgütsel faktörlerden de etkilendiğini göstermektedir. Bu nedenle, iş kazalarını önlemeye yönelik politikaların, ekonomik koşullar ve iş sağlığı ve güvenliği uygulamalarını bütüncül bir yaklaşımla ele alması önem taşımaktadır.

İş kazalarıİş sağlığıMakro iktisadi değişken+2
Aysun Yilmaz Akyol
Gümüşhane University · Institute of Health Sciences
2026
30
doi.org/10.71008/gumushane.thesis.2026.205
Master'sOpen AccessTR

Sağlık hizmeti alanı öğrencilerinin iş sağlığı-güvenliği, meslek hastalıkları ve ilk yardım konusunda bilgi ve farkındalık düzeylerinin incelenmesi

Saglık hizmetleri alanında e ˘ gitim gören ö ˘ grencilerin i¸s sa ˘ glı ˘ gı ve güvenli ˘ gi ( ˘ ˙ISG), meslek hastalıkları ve ilk yardım konularındaki bilgi ve farkındalık düzeyi, hem bireysel mesleki yeterlilikleri hem de toplum saglı ˘ gının korunması açısından kritik önem ta¸sımaktadır. Sa ˘ glık kurumlarında staj yapan ˘ ögrenciler; biyolojik, kimyasal, fiziksel ve ergonomik birçok riskle kar¸sı kar¸sıya olup, bu risklere ˘ yönelik farkındalık düzeyleri güvenli çalı¸sma davranı¸slarını dogrudan etkilemektedir. Bu çalı¸smanın ˘ amacı, saglık hizmetleri alanı ö ˘ grencilerinin ˘ ˙ISG, meslek hastalıkları ve ilk yardıma ili¸skin bilgi düzeylerini degerlendirmek, güvenlik kültürüne yönelik tutumlarını incelemek ve e ˘ gitim süreçlerindeki ˘ eksiklikleri belirlemektir. Ara¸stırma kapsamında ögrencilerin ˘ ˙ISG egitimi alma durumları, i¸s kazası ˘ deneyimleri ve risk algıları analiz edilmi¸stir. Elde edilen bulgular, ögrencilerin teorik bilgiye sahip ˘ olmakla birlikte uygulamalı becerilerde eksikler bulundugunu; güvenli çalı¸sma alı¸skanlıklarının ise ˘ egitim kalitesi ve staj ko¸sullarından etkilendi ˘ gini göstermi¸stir. Çalı¸sma, sa ˘ glık alanında mesleki e ˘ gi- ˘ tim gören ögrenciler için daha kapsamlı, uygulamalı ve sürdürülebilir ˘ ˙ISG egitimlerinin gereklili ˘ gini ˘ ortaya koymakta; aynı zamanda devlet okullarında bu alanda yapılan ilk ara¸stırmalardan biri olarak literatüre katkı sunmaktadır.

Zehra Arslan
Amasya University · Institute of Graduate Studies in Science
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Özel sektörlerde mobbing uygulamalarının araştırılması; Iğdır sanayi sitesi örneği

Dünyanın birçok ülkesinde olduğu gibi ülkemizde de neredeyse her sektörde Mobbing uygulaması ile karşılaşmak mümkündür. Mobbing uygulaması, mobbing uygulanan kişinin psikolojisini ve sosyal hayatını etkilerken, iş verimini ve kalitesini önemli ölçüde düşürmektedir. Bu çalışma Iğdır ilinde bulunan sanayi sitesi çalışanları üzerinde mobbing varlığını tespit etmek amacıyla yapılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre çalışma anketine toplam 209 çalışan katılmıştır. Verilen cevaplar doğrultusunda 62 çalışan mobbinge maruz kaldığını ifade etmiştir. Yapılan analizler 62 çalışan üzerinden yapılmıştır. Örneklem grubunun %48,4'ünün kendini gösterme olanakları üstler tarafından kısıtlandığı, %14,5'inin sözü sürekli olarak kesildiği, %24,2'sinin kendini gösterme olanaklarının meslektaşları tarafından kısıtlandığı, %37,1'inin azarlanmaya maruz kaldığı, %27,4'ünün yaptığı işin sürekli eleştirildiği, %16,2'sinin özel hayatının sürekli eleştirildiği, %14.5'inin telefonla sürekli rahatsız edildiği, %11,3'ünün sözlü tehditler aldığı, %3,2'sinin yazılı tehditler aldığı, %8,1'inin jestler ile ilişkisinin reddedildiği ve %8,1'inin ise imalar yoluyla ilişkisinin reddedildiği tespit edilmiştir.

Endüstri bölgesiIğdırMobbing+3
Turgay Yıldırım
Iğdır University · Institute of Graduate Studies
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Tüp dolum tesisinde fine-kinney, olursa ne olur? analizi yöntemleri ve çalışanların fiziksel, kimyasal risk etmenlerine karşı duyarlılığının belirlenmesi: Elazığ örneği

Amaç: Sıvılaştırılmış petrol gazı (liquified petroleum gas, LPG) kullanım alanları bakımından oldukça geniştir. Normal şartlarda renksiz ve kokusuz olan LPG yanıcı ve parlayıcı özelliğe sahiptir. Bununla birlikte LPG günümüzde evlerde yemek pişirmede, konutların ısıtılmasında, sanayide, taşıtlarda ve ısı şemsiyesi gibi çok çeşitli alanlarda kullanılır. Basınçlı gaz tüplerinin üretim, dolum ve taşınması işleri fiziksel ve kimyasal yönden büyük risk oluşturmakla birlikte tehlike sınıfları içerisinde çok tehlikeli grup içerisinde yer alır. Bu çalışmada Elazığ ilinde faaliyet gösteren bir tüp dolum tesisinde çalışanların çalışma ortamında karşılaşabilecekleri fiziksel ve kimyasal riskler araştırılmış olup tespit edilen sorunlara çözüm önerileri sunulmuştur. Materyal ve Metot: Bu çalışmada tüp dolum tesisinde çalışan personelin karşılaşabileceği riskler Fine-Kinney ve What If...? yöntemi ile belirlenmeye çalışılmıştır. Aynı zamanda bu çalışmada veri toplama tekniği olarak nicel araştırma teknikleri tercih edilmiş olup bu verilerin toplanmasında araç olarak anket yöntemi kullanılmıştır. Araştırmada kullanılan anket 24 sorudan oluşmakta olup elde edilen veriler SPSS 22.0 programı ile analiz edilmiştir. Bulgular: Tüp dolum tesisinde tehlikeler tahmin edilerek oluşabilecek riskler belirlenmiştir. İncelenen tesiste çalışanların tamamı erkek olup yaklaşık %50'si 40-46 yaş aralığında yer almaktadır. Çalışanların %50'si ilköğretim mezunu, %33,3'ü lise mezunu ve %16,7'si ise ön lisans mezunudur. Bununla birlikte tesiste çalışanların büyük bir kısmı da (%83,3) 10 yıl ve üzeri çalışma süresine sahiptir. Tesiste çalışanlar, ankette yer alan sorulara ya "katılıyorum" ya da "tamamen katılıyorum" yanıtını vermiştir. Sonuç: Saha çalışmaları sonucunda yapılan risk analizlerine göre işletme içerisinde kişisel koruyucu donanımların kullanımı, tüplerin taşınması, işletme içerisindeki eşikler ve tüp gaz kaçak kontrollerinin yapıldığı bölüm ile ilgili olumsuzluklar görülmüştür. Bu olumsuzlukların giderilmesi için alınması gereken önlemler belirtilmiştir. Anket verilerine göre çalışanların fiziksel ve kimyasal risk etmenlerine karşı farkındalık düzeyleri yüksek çıkmıştır. Ancak çalışanların ankette yer alan iki soruya verdikleri cevaplar ile tespit edilen riskler arasında tutarlılık bulunmamıştır. Anahtar Kelimeler: Basınçlı gaz tüpleri, Fine-Kinney, LPG, Risk değerlendirme, What If…?

Dolum istasyonlarıLPGLPG sistemleri+4
Şenay Arslan
Iğdır University · Institute of Graduate Studies
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Sınıf öğretmenlerinin iş sağlığı ve güvenliği öz yeterliği (Iğdır ili örneği)

Bu çalışmanın amacı; Iğdır ilinde görev yapan sınıf öğretmenlerinin İş Sağlığı ve Güvenliği öz yeterlik algılarını tespit etmektir. Bu araştırmanın seçilmesinde, 2020 yılına kadar Iğdır ilinde görev yapan sınıf öğretmenlerinin İş sağlığı ve Güvenliği öz yeterlik algılarına yönelik akademik bir çalışmaya rastlanmaması önemli bir etken olmuştur. Ölçek geliştirme çalışmaları araştırılarak araştırma için anket formu oluşturulmuştur. Uzman görüşü, yazım ve imla kontrollerinden sonra geliştirilen taslak anket ilk önce 110 sınıf öğretmenine uygulanmış daha sonra faktör analizine geçilmiştir. Güvenirlik hesaplama aşaması da tamamlandıktan sonra anketin son hali ortaya çıkmıştır. Araştırmanın evrenini Iğdır ilinde görev yapan 708 sınıf öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırma kapsamında örneklemeye gidilmemiş, gönüllülük esasına göre araştırmacı tarafından bütün evrene ulaşılmaya çalışılmıştır. Araştırmaya gönüllü olarak katılan 366 sınıf öğretmeni araştırmanın nihai örneklemini oluşturmaktadır. Araştırmanın bağımsız değişkenleri; sınıf öğretmenlerinin İş Sağlığı ve Güvenliği bilgi düzeyleri, hizmet süreleri, çalışma durumları ve daha önce almış oldukları İSG eğitimi oluşturmaktadır. Araştırmanın bağımlı değişkeni ise; sınıf öğretmenlerinin İş sağlığı ve Güvenliği öz yeterlik algısına ilişkin ifadeleri oluşturmaktadır. Araştırmadan elde edilen veriler istatistiksel olarak analiz edilerek yorumlanmıştır. Bunun için SPSS (Sosyal Bilimler İçin İstatistik Paketi) for Windows 21.0 programı kullanılmıştır. Verilerin çözümlenmesinde frekans, aritmetik ortalama, standart sapma, yüzde gibi betimsel istatistiklerden yararlanıldı. Fark analizlerinde iki bağımsız değişken için bağımsız örneklem t-Testi, bağımsız değişkenin ikiden fazla düzeyi olduğunda Varyans analizi kullanıldı. Araştırma sonucunda; Sınıf Öğretmenlerinin İş Sağlığı ve Güvenliği bilgi düzeyinin yüksek olduğu, öz yeterlik algılarının hizmet süresine ve çalışma durumuna göre anlamlı farklılık gösterdiği ve daha önce iş sağlığı ve güvenliği eğitimi almaları durumuna göre anlamlı bir fark olmadığı sonucuna varılmıştır. Anahtar kelimeler: güvenlik kültürü, iş güvenliği, iş sağlığı, okul, ölçek

IğdırSınıf öğretmenleriSınıf öğretmenliği+3
Celal Taşdemir
Iğdır University · Institute of Graduate Studies
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Sürekli işçilerin iş sağlığı ve güvenliğine ilişkin bilinç düzeyleri ve tasarıları: Bayburt Üniversitesi özelinde bir saha araştırması

Sağlık, güvenlik, iş kavramları üçgeninin dışında hukuk, sosyoloji, psikoloji ve etikle yakın markajda bulunan İş Sağlığı ve Güvenliği, bu tez çalışması içerisinde fenomonolojik olarak çalışan, hukuk ve bilinç kavramları özelinde sınırlandırılmaktadır. Bu çalışmanın amacı, Sürekli işçi kategorisindeki çalışanların, İş Sağlığı ve Güvenliği alanındaki yasal uygulamalar, mevzuat ve inisiyatifler hakkındaki bilinç düzeylerinin yanı sıra öznel değerlendirmeleriyle sürece katkı sağlayacakları tasarılarının ölçümlenmesidir. Bu sayede, literatürde pek çok kez ölçümlenen iş bilinci, yasal düzey ve bireysel tasarılar düzleminde irdelenmiştir. Amaç kapsamındaki problem ve alt problemlere yönelik olarak hazırlanan anket, çalışma sahası olarak seçilen Bayburt Üniversitesi'nde çalışan 148 sürekli işçinin katılımıyla uygulanmış ve bulgular üzerinden bir süreç okuması gerçekleştirilmiştir. Araştırma bulgularına göre, sürekli işçiler İş Sağlığı ve Güvenliği mevzuatını iyi bilmekle birlikte, bu mevzuatın tamamlayıcı katkılara ihtiyaç duyduğunu düşünmektedirler. Süreci çok yönlü bir karmaşık olarak hayal eden sürekli işçiler, çalışana düşen rolün ve sorumluluk bilincinin yalnızca yasalarla elde edilemeyeceği görüşündedirler ancak yasaların katkısının çalışan ve işveren bilincini daha iyi bir performans noktasına taşıyacağına inanmaktadırlar. Anahtar kelimeler: İş Sağlığı ve Güvenliği, Sürekli İşçi, Bayburt Üniversitesi, Mevzuat, Bilinç Düzeyi

Hüseyin Taş
Iğdır University · Institute of Health Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

İşyeri hekimlerinin çalışma yasam kalitesini etkileyen faktörler; İstanbul il örneği

İstanbul ilinde Hizmet veren İşyeri Hekimlerinin bazı mesleki sosyo-demografik özelliklerinin ve (WRQOL)çalışma ile ilgili yaşam kalitesi düzeylerinin 6 alt başlıkta belirlemeye ve olumsuz faktörlere yönelik iyileştirici önerilerin geliştirilmesi amacıyla yapılmıştır bu tezde Türkiye genelinde ortalama 14 bine yakın işyeri hekiminin İstanbul ilinde hizmet veren 4369 işyeri hekiminden 252'si araştırma grubunu oluşturmuştur. Araştırmanın verileri elektronik anket yöntemi ile Kasım-Aralık 2022 tarihleri arasında toplanmıştır. Araştırma sonucu elde edilen veriler bilgisayar ortamına aktarılarak Microsoft Excel paket programı ile düzenlendikten sonra Statistical Package for Social Sciences (SPSS) 26 paket programı ve ile analiz edilmiştir. Ankete katılanların verilerini inceleyecek olursak; %57,8'i erkek ve %42,1 kadın yarısından biraz fazlası erkek işyeri hekimdir. Sonuçlar yorumlandığında iş yeri hekimliği yapanların çoğunun 37 yaş üstü olduğu söyleyebiliriz. Bir hekim ortalama 24-25 yaş aralığında 6 yıllık tıp ihtisasını bitirdiği düşünülecek olursa ±3-4 yıl da zorunlu görev döneminde tercih etmeye başladıkları şeklinde yorumlanabilir. Araştırmamızdaki katılımcıların %22,1'i pratisyen %77,9'u herhangi bir tıp dalında uzmanlığını yapmış hekimdir. Tanımlayıcı tipte yapılmış bu araştırmada katılan işyeri hekimlerinin hizmet yılı ortalaması 13,47±7,68 bulunmuştur. Araştırmaya katılan işyeri hekimlerinin günlük çalışma saatlerine bakıldığında Standart Sapma ortalaması 6,11±2,24 ve saat ortalaması da 6 (1-10) dır. İş yeri hekimlerinin %56,3 'ü 16500 TL ve üstü %38,5 'i 5500-16500 TL geriye kalan küçük bir kısımda askeri ücret ve altında maaş almaktadır. Araştırmaya katılan iş yeri hekimleri en çok %78,7 le 'Psikososyal faktörlere, ikinci olarak %62,7 ile Ergonomik yetersizliklere, üçüncü olarak %Sıcak-Soğuk 'dengesizliklerine, %16,2'si Çalışma Ortamındaki gürültüye daha sonra %48,2 le Toz Faktörüne son olarak da % 16,6 ile Titreşime maruz kaldıklarını belirtmiştir. Çalışma yaşam kalitesi sonuçları değerlerinde, araştırmada kullanılan tanımlayan değişkenlerle istatistiksel düzeyde anlamlı bir ilişki saptanmıştır. Araştırmanın en büyük sınırlılığı İstanbul ilinde Hizmet veren İşyeri Hekimlerinden oluşması ve katılım düzeyinin düşük olmasıdır. Anahtar Kelimeler: İşyeri Hekimi, Çalışma Yaşam Kalitesi, İş Sağlığı ve Güvenliği

DoktorlarMeslek sağlığıMesleki benlik saygısı+7
Gülten İbiş
Kocaeli Health and Technology University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Biyolojik risk etmenlerinden parazitler

İş kazası ve meslek hastalıkları Sanayi Devrimi ile gündeme gelmiş, sanayileşme ve teknolojik gelişmelerle birlikte iş kazaları ve meslek hastalıklarının önemi de artmaya devam etmiştir. Yapılan tüm düzenlemelere rağmen konu hala önemini sürdürmektedir. Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) istatistiklerine göre her gün ortalama bir milyon çalışan iş kazası geçirmektedir. Beş bin beş yüz işçi iş kazası ve meslek hastalıkları nedeniyle yaşamını yitirmektedir. İş kazası ve meslek hastalıklarının gerçekleşme sebebi işyerlerinde yeteri kadar ve gerekli sağlık ve emniyet önlemlerinin alınmamasından kaynaklanmaktadır. Önlem alınmayışı ise hem çalışanların sağlık ve hayatlarını tehdit etmekte hem de ülke ekonomisine ve işletmelere büyük maddi kayıplar yaşatmaktadır. Bu sebeple işyerlerinde İSG önlemlerinin alınmasıyla önemli kazanımlar elde edileceği aşikardır. İş sağlığı ve güvenliğinde amaç çalışanların, işletme ve üretimin korunmasıdır. İlk insanın üretime başlamasından itibaren var olan bir konu olmasına ve tarihçesi eski çağlara dayanmasına rağmen konu ile ilgili kanun ve yönetmelikler Türkiye'de ancak 2012 senesinde çıkarılabilmiştir. Oldukça karmaşık yapıya sahip olan sağlık işletmeleri ileri teknolojiye sahip olmaları, emek yoğun çalışmaları, çok tehlikeli sınıfta yer almaları ve 7/24 hizmet vermeleri sebebiyle iş güvenliği açısından oldukça önemli bir yere sahiptir. Projede amaçlanan İSG hususunu ve iş hayatında karşılaşılan meslek hastalıkları çalışanların tüm ömrüne etki eder. Çalışma hayatlarının bitmesine veya ciddi, kalıcı sağlık problemlerine sebebiyet verebilmektedir. Bu meslek hastalıklarına sebep olabilecek hususlardan biri de çalışma yaşamında maruz kalınan biyolojik risk etmenleridir. Bu tez çalışmasında, iş hayatında karşılaşılabilecek biyolojik risk faktörlerinin önemi vurgulanmak istenirken, bu biyolojik risk etmenlerinden maruz kalınan parazitlerin risk etmenleri ve işyerinde temel İSG uygulamaları incelenmiştir. İşverenlerin alması gereken ek önlemleri ortaya koymak çalışmanın başlıca hedefini oluşturmaktadır. Belirtilen hedef doğrultusunda literatür araştırması yapılmış, sonucunda bilgiler analiz edilmiştir.

Biyolojik riskParaziter hastalıklarParazitler+2
Mustafa Fındıkgil
Kocaeli Health and Technology University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Kapalı ve kısıtılı alanlarda yapılan çalışmalarda iş sağlığı ve güvenliği stratejileri; mevcut durumun etkili analizi ve iyileştirme yöntemleri

Ülkemizde yasallaşan 6331 sayılı iş sağlığı ve güvenliği kanunundan sonra yasal sorumluluklar birçok iş alanında artmıştır. Bu sorumluluklar incelendiğinde temel amaç çalışanların sağlığını ve güvenliğini korumak olduğu gözlemlenmektedir. Çalışanların sağlık ve güvenliklerinin ana temel amacı proaktif yaklaşımlar sergilemektir. Bu durumda proaktif yaklaşımlar sergilemek için en önemli faktör güvenlik kültürünün işveren ve çalışanlar tarafından benimsenmesidir. Bu çalışma kapalı ve kısıtlı alanlarda yapılan çalışmalarla ilgilidir. Kapalı ve kısıtlı alan çalışmaları personellerde hem fiziksel hem de psikolojik risk faktörlerini barındırmaktadır. Bu çalışma kapalı ve kısıtlı alanlarda yapılan çalışmalarda karşılaşılan tehlikeli durumları belirlemek ve bu tehlikeli durumlarla etkili bir şekilde başa çıkabilmeyi hedeflemektedir. Kapalı ve kısıtlı alanlarda yapılan çalışmalarda dikkat edilmesi gereken iş sağlığı ve güvenliğinin temel başlıkları içerisinde ortam havalandırması, yeterli ortam aydınlatması ve ortamdaki çalışanların sağlıklı iletişim kurabilmesidir. Bütün bunları düşündüğümüzde ilk olarak kaynakta, bu sağlanamıyorsa ortamda, bunu da sağlayamıyorsak kişiye özel önlemler almamız gerekir. Ek olarak çalışma ortamında gerekli iş izinleri alınmalı ve iş izinlerinin gereklilikleri tam olarak sağlanmalıdır. Çalışmalar yetkin kişilerce yapılmalıdır. Bunun yanında ortamda çalışma yapacak kişilere konu hakkında gerekli eğitimlerin verilmesi işveren tarafından sağlanmalı, işe özgü tehlikeler çalışanlara örneklerle anlatılmalıdır.

Hareket kısıtlılığıİş sağlığı
Ufuk Deniz
Kocaeli Health and Technology University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Metal sanayinde çalışanların sağlık ve güvenlik açısından risk faktörlerinin değerlendirilmesine yönelik alan araştırması: İskenderun örneği

Metal Sanayinde Çalışanların Sağlık ve Güvenlik Açısından Risk Faktörlerinin Değerlendirilmesine Yönelik Alan Araştırması: İskenderun Örneği iskenderun bölgesinde çalışmakta olan demirçelik fabrikalarında yapılan anket araştırması ile bu fabrikalarda işçilerin iş sağlığı ve işçi güvenliğine bakış açıları, karşılaştıkları riskler ve bunlarla ilgili yapılan alan araştırması içermektedir. Konu: Araştırma Konusunun Tanımı: Metal İmalat Sanayinde İş Sağlığı ve Güvenliği kapsamında sektör çalışanlarının iş Güvenliği farkındalığının tespitine yönelik anket yöntemiyle Hatay ili İskenderun İlçesinde faaliyet gösteren Ülkemizin entegre demir çelik fabrikalarından İsdemir içinde yeralan Ak Refrakter Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi ünvanlı ve 120 çalışanlı işletmede yürütülmüş,112 kişinin katıldığı anket çalışmasını içermektedir. Anket, metal alanında faaliyet gösteren işletmelerin çalışanlarına yönelik olarak tasarlanmış ve uygulanmıştır. Üretim bölümünde görev alan bireyler üzerinde yapılan bu araştırmada, benzer nitelikte işler yapmaları, iş sağlığı ve güvenliği konusundaki farkındalıklarını ve bakış açılarını belirlemek için yapılmıştır. 5'li Likert Ölçeği kullanılarak ankete katılanlardan her soru için "Kesinlikle Katılmıyorum", "Katılmıyorum", "Kararsızım", "katılıyorum", "Kesinlikle Katılıyorum" cevaplarından bir tanesini seçmeleri istenmiştir. Elde edilen veriler, istatistiksel olarak değerlendirmeye alınmıştır. Elde edilen bulgular ışığında metal sektöründe çalışan insanların iş sağlığı ve güvenliği, eğitim ve iletişim farkındalıklarını ve risk algısı farkındalıklarını ölçerek, istatistiksel olarak elde edilen verilerin irdelenerek, sektörün iş sağlığı ve güvenliğinin geliştirilmesi için adımlar atılmasına katkıda bulunması umulmaktadır

Yunus Emre Akbulut
Kocaeli Health and Technology University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Yüzer havuzlarda risk değerlendirmesi: Fine Kinney metodu örneği

Bu çalışmanın amacı yüzer havuzlarda Fine Kinney metodu uygulanarak risklerin analiz edilmesi ve risk değerlendirmesinin yapılmasıdır. Risk değerlendirmesi yapılırken öncelikle tehlikeler belirlenmiş ve bu tehlikeden doğacak riskler belirlenerek analiz edilmiştir. Toplanan bilgi ve veriler kullanılarak oluşabilecek kaza ve olay etkilerin sıklığı, şiddeti ve olasılığı belirlenmiştir. Risk kontrol tedbirleri kapsamında; tehlikelerin ortadan kaldırılması, risklerle kaynağında mücadele edilmesi ve ikame yöntemleri uygulanarak risk düzeyi, kabul edilebilir risk seviyesine düşürülmeye çalışılmıştır. Bu çalışmada İzmir ve İstanbul bölgesinde bulunan beş yüzer havuz incelenmiştir. Yüzer havuzlara ait risk değerlendirmeleri ve geçmiş kaza kayıtları incelenerek elde edilen veriler ışığında bu risk değerlendirmesi ortaya çıkmıştır. Fine Kinney metodu kullanılarak yapılan risk değerlendirmesi, 47 adet tehlikeden kaynaklanabilecek risk üzerinden gerçekleştirilmiştir. 10 olası risk, 16 önemli risk, 13 yüksek risk, 8 çok yüksek risk skoru tespit edilmiştir. Olası riskler; geminin havuza çarpması, çalışanların havuz güvertesinden denize düşmesi, boğulma, zorlamalı ve tekrarlı hareketler, geminin trim ve meyilinin bozulması olarak tespit edilmiştir. Önemli riskler; çalışanlar arasında iletişimin olmaması, eğitim eksikliği, gürültü, basınçlı su ve kum çarpması, çalışanların üzerine yüksekten malzeme düşmesi olarak tespit edilmiştir. Yüksek riskler; elektrik çarpması, havuza alınan geminin trim ve meyilinin bozulması, yüksekten düşme, kimyasal madde maruziyeti olarak tespit edilmiştir. Çok yüksek riskler; patlama, parlama, yangın, acil çıkış yollarının kapalı olması, çevre kirliliği olarak tespit edilmiştir. Risk skorlarına göre tespit edilen riskler, çok yüksek risk düzeyinden olası risk düzeyine göre öncelik sıralaması tarafımdan yapılmıştır. Eşit risk skoruna sahip tehlikelerin öncelik sıralanması, tarafımdan oluşturulan "Risk derecelendirme tablosu" katsayısı kullanılarak yapılmıştır. Güvenli çalışma ortamlarının oluşturulması, iş kazalarının azaltılması, yasal gerekliliklere uyum sağlanması, maliyet tasarrufu, çalışanların sağlığı ve verimliliği gibi faydalar araştırmanının önemini ortaya koymaktadır.

Alparslan Efe
Kocaeli Health and Technology University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Petrol rafineri üretim sahalarında iş kazalarının azaltılması ve L matris yöntemi ile örnek risk değerlendirme çalışması

Bu çalışma, yüksek tehlike potansiyeline sahip petrol rafineri üretim sahalarında iş kazalarının azaltılmasına yönelik risk temelli bir yaklaşım sunmak amacıyla gerçekleştirilmiştir. Özellikle proses güvenliğinin kritik olduğu Hydrocracker üretim sahası örnek alınarak, olası tehlikelerin sistematik olarak belirlenmesi ve değerlendirilmesi hedeflenmiştir. Çalışmada risk değerlendirme aracı olarak L Tipi Matris Yöntemi kullanılmış; bu yöntemle olasılık ve şiddet düzeylerine göre risk puanları hesaplanmış, mevcut durum analizi yapılmış ve düzeltici-önleyici faaliyetlerin etkisiyle risk seviyelerindeki değişim izlenmiştir. Analiz kapsamında; yüksekte çalışma, kapalı alan faaliyetleri, sıcak yüzey ve buhar temasları, kostik ve H₂S gibi tehlikeli kimyasallara maruziyet, döner ekipmanlar, basınçlı gazlar ve doğal afetler gibi 24 farklı faaliyet ve tehlike başlığı değerlendirilmiştir. Mevcut durumda çoğu risk "çok yüksek" (20 puan) ve "yüksek" (16 puan) düzeyinde iken, alınan kontrol önlemleri sonrasında bu risklerin önemli bir kısmı "orta" ve "düşük" seviyelere indirilebilmiştir. Elde edilen bulgular, petrol rafinerisi gibi karmaşık ve entegre üretim sahalarında proaktif risk yönetimi uygulamalarının iş kazalarının önlenmesinde ne denli etkili olduğunu göstermektedir. Uygun mühendislik kontrolleri, kişisel koruyucu donanım kullanımı, iş izin sistemleri, sürekli eğitim faaliyetleri ve acil durum planlamaları; risk seviyelerini düşürerek çalışan güvenliğini sağlamada temel rol oynamaktadır.

Mustafa Menekli
Kocaeli Health and Technology University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Endüstriyel yangın ve patlamalar

Bu Tez, Yangın ve Patlamalara neden olan faktörlerin araştırılması ve bu durumun meydana gelmesinin engellenmesi ile ilgili düzenlenmiştir. Yangın ve Patlamalar günlük hayatımızda da olduğu gibi iş hayatında da sıklıkla karşılaştığımız iş kazalarıdır. Yangın ve Patlamaların çevre ve çalışana (iş, çalışan ve işyeri) verdiği hasar önlenebilir yâda önlenebilir derecede düşürülebilir. Çalışma sahasında gerekli önlemlerin alınması mevzuata ve yönetmeliklere uygun şekilde çalışılması Avrupa Standartlarına uygun yapılması ve gerekli koruyucu donanımın kullanılması sağlanmalıdır. Gerekli kontroller periyodik olarak sağlanmalıdır ve risk değerlendirmeleri yapılarak gerekli önlemler alınmalıdır. İş sağlığı ve güvenliğine yönelik önlemlerin eksiksiz alınması, çalışanların ve işverenlerin bilinçlendirilmesi ilgili eğitimlerin eksiksiz alınması ve gerekli donanımların kullanılması çalışma ortamında meydana gelebilecek risklerin %98'nin önüne geçebilmektedir. Yangın ve patlamaların önüne geçilmesi için her türlü teknik ile tasarım kontrolü çerçevesinde gerekli önlemler alınmalı can ve mal kaybına sebebiyet verebilecek her türlü durumun kontrolü işe başlamadan önce sağlanmalıdır. İşyerinde kullanılan her türlü malzeme, donanım, proses amacına uygun şekilde kullanılıp uygun şekilde depolanmalıdır. Birbiri ile etkileşimde bulunup acil duruma sebebiyet verecek durumları önüne geçebilmek adına her madde için güvenlik bilgi formu (GBF), hazırlanmalı ilgili maddelerin açıklamaları, kullanım miktarları ve depolanma şekilleri belirtilmelidir ancak bu şekilde büyük çaplı endüstriyel kazaların önüne geçilerek can ve mal kaybı önlenebilmektedir. Bu çalışma, endüstriyel çalışma sahalarında meydana gelen yangın ve patlamalar hakkında ilgili kavramların tanımı yangın ve patlamaların meydana gelme sebepleri, işyerine ve çalışana vermiş olduğu maddi manevi zararlara karşı alınması gerekli olan ve bu olayların meydana gelmemesi için alınması gerekli önlem ve tedbirler üzerinde durulmuştur.

Aygül Küçükdoğan
Kocaeli Health and Technology University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Ergonomik risk etmenlerinin ofis ortamında iş sağlığı ve güvenliği açısından değerlendirilmesi

Bu çalışma, ofis ortamlarında ergonomik risk etmenlerinin iş sağlığı ve güvenliği üzerindeki etkilerini çok boyutlu bir yaklaşımla incelemeyi amaçlamaktadır. Ofislerde yaygın olarak karşılaşılan fiziksel, çevresel ve psikososyal risklerin; çalışanların sağlık durumu, iş performansı ve genel refahı üzerindeki yansımaları değerlendirilmiştir. Ergonomik açıdan uygun olmayan çalışma koşullarının, özellikle kas-iskelet sistemi rahatsızlıkları, görsel yorgunluk, zihinsel tükenmişlik ve stres düzeylerinde artışa neden olduğu literatür bulguları çerçevesinde ele alınmıştır. Araştırma kapsamında; çalışma alanlarının ergonomik tasarımı, oturma düzeni, ekranlı araçlarla çalışma koşulları, aydınlatma, havalandırma, gürültü, iklimlendirme ve renk kullanımı gibi çevresel faktörler iş sağlığı ve güvenliği perspektifinden analiz edilmiştir. Bunun yanı sıra, tekrarlayan hareketler ve uzun süreli statik duruşların çalışan sağlığı üzerindeki etkileri incelenmiş; ergonomik risklerin azaltılmasına yönelik önleyici ve iyileştirici uygulamalara yer verilmiştir. Psikososyal risk etmenleri kapsamında ise iş yükü, mola düzeni, stres yönetimi ve destekleyici çalışma ortamlarının önemi vurgulanmıştır. Çalışmada ayrıca ofis ortamlarında acil durum yönetimi, yangın güvenliği, ilkyardım olanakları ve çalışanlara yönelik iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerinin önemi değerlendirilmiştir. Elde edilen bulgular, ergonomik ilkelere uygun biçimde düzenlenmiş ofis ortamlarının çalışanların sağlığını koruduğunu, iş kazaları ve meslek hastalıklarının görülme sıklığını azalttığını ve buna bağlı olarak iş verimliliğini artırdığını ortaya koymaktadır. Sonuç olarak, yasal mevzuata uyumlu ve ergonomi temelli iş sağlığı ve güvenliği uygulamalarının hem çalışan memnuniyeti hem de işletmelerin sürdürülebilirliği açısından kritik bir role sahip olduğu değerlendirilmiştir.

Canan Karaağaç
Kocaeli Health and Technology University · Institute of Graduate Studies
2026
00