Iğdır University
Institute

Institute of Graduate Studies in Science

Iğdır University

128

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Archived Theses

10 Tez
Master'sOpen AccessTR

Iğdır Ovası kıraç koşullarında farklı azot dozları ve sıra üzeri mesafelerinin aspir (carthamus tinctorius l.)in verim ve verim unsurları üzerine etkisi

ÖZET Y. Lisans Tezi IĞDIR OVASI KIRAÇ KOŞULLARINDA FARKLI AZOT DOZLARI VE SIRA ÜZERİ MESAFELERİNİN ASPİR (Carthamus tinctorius L.)?İN VERİM VE VERİM UNSURLARI ÜZERİNE ETKİSİ Recep AKIŞ Iğdır Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Tarla Bitkileri Anabilim Dalı Danışman: Yrd. Doç. Dr. Tamer ERYEĞİT Bu çalışma, 2012 yılı bitki yetiştirme sezonunda Iğdır Üniversitesi Tarımsal Araştırma ve Uygulama Merkezi tarımsal üretim alanında tesadüf bloklarında bölünmüş parseller deneme deseninde azot dozu ve bitki sıra üzeri mesafelerinin aspir bitkisinin verim ve verim unsurları üzerine etkisinin belirlenmesi amacıyla yürütülmüştür. Materyal olarak Remzibey-05 aspir çeşidinin kullanıldığı çalışmada dört farklı azot dozu (0, 10, 15, 20 kg/da) ve üç farklı sıra üzeri (10, 15, 20 cm) mesafe uygulanmıştır. İncelenen özellikler; bitki boyu, ana sap kalınlığı, ana dal sayısı, ikincil dal sayısı, bitki başına tabla sayısı, tabla çapı, bin tane ağırlığı, tohum verimi, ham yağ oranı, ham protein oranı ve ham yağ verimidir. Araştırma sonucunda, azot dozlarının yağ oranı hariç diğer özellikler üzerine etkisi önemli bulunmuş, sıra üzeri mesafelerinin ise bitki boyu ve ham yağ oranı dışındaki incelenen diğer özellikler üzerine etkisi önemli çıkmıştır. Denemede, tohum verimlerinin 155,23-196,95 kg/da arasında değiştiği belirlenmiştir. En yüksek tohum verimi (196,95 kg/da) ham yağ verimi (70,09 kg/da) dekara 15 kg/da azot ve 15 cm sıra üzeri mesafe kombinasyonundan elde edilmiştir. Elde edilen sonuçlara göre, yöre koşullarında aspir bitkisinden maksimum verimin alınabilmesi için ekimin, 15 cm sıra üzeri mesafe ve 15 kg/da azot dozunun uygulanarak yapılması gerektiği söylenebilir.

AspirAzot dozu
Recep Akış
Iğdır University · Institute of Graduate Studies in Science
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Glutensiz tulumba tatlısı üretimi üzerine bir araştırma

Halkımız tarafından sevilerek tüketilen tulumba tatlısı, içerdiği gluten proteini nedeniyle çölyak hastaları tarafından tüketilememektedir. Bu hastaların diyeti açısından, tüketebilecekleri alternatif farklı glutensiz ürünlerin üretilmesi oldukça önemlidir. Bu çalışmada, mısır unu (MU), karabuğday unu (KBU) ve pirinç unu (PU) kullanılarak Yanıt Yüzey Yöntemi (YYY) ile glutensiz tulumba tatlısı formülleri optimize edildi. MU ve KBU ile üretilen formüllere patates nişastası (PN) ilave edildi. MU-PN ve KBU-PN karışımlarındaki PN oranının artması ile tatlıların sertlik değeri azalırken, genleşme, dış yapışkanlık (adhesiveness), şerbetli ve şerbetsiz verim değerleri artmaktadır. PU ile üretilen glutensiz tulumba tatlılarının formülüne ilave edilen soya proteininin (SP) artan seviyeleri genleşme değerini azaltırken, şerbetli ve şerbetsiz verim ile yağ emilimini arttırmaktadır. Her bir formül için optimizasyona dahil edilen özellikler göz önüne alındığında sabit bileşenlerle birlikte, MU formülünde, 60:40 oranında MU ve PN karışımı, % 201.57 su ile % 0.17 CMC kullanıldığında; KBU formülünde, yaklaşık 68:32 oranlarında KBU ve PN karışımı, % 175.87 su ile % 0.132 CMC ve % 2.2 soya proteini karışımı kullanıldığında; PU formülünde ise % 2.77 SP, % 200.78 su ile % 0.54 CMC kullanıldığında kontrol tulumba tatlısına en yakın glutensiz tulumba tatlısı üretmek mümkün olmuştur. Kontrol tulumba tatlısı ve glutensiz tulumba tatlıları için yapılan duyusal analizde tüm parametreler için en yüksek puanı sırasıyla karabuğday, mısır, pirinç ve kontrol tulumba tatlısı almıştır.

Gıda mühendisliğiGıda teknolojisi
Birgül Bulut
Iğdır University · Institute of Graduate Studies in Science
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Iğdır ekolojik şartlarına uygun silajlık mısır (Zea mays L.) çeşitlerinin belirlenmesi

Bu araştırma, Iğdır ilinde silaj amacıyla yetiştirilebilecek mısır çeşitlerini belirlemek amacıyla 2013 yılı vejetasyon döneminde yapılmıştır. Çalışmada bitki materyali olarak C 955, Sakarya F1, Dako 626, Cadiz, Borja, Progen 1610, Pasha, 71 May 69, 70 May 82 çesitleri kullanılmıstır. Deneme "Tesadüf Blokları Deneme Deseninde" 3 tekerrürlü olarak kurulmuştur. Ekim, 5 m uzunluğundaki parsellere sıra arası 70, sıra üzeri 15 cm olacak şekilde elle yapılmıştır. Araştırmada, bütün parsellere dekara 10 kg P2O5 ve 16 kg N hesabıyla gübre verilmiştir. Fosforlu gübrenin tamamı ekimle birlikte, azotlu gübrenin ise % 50'si ekimle birlikte, % 50'si de bitkiler 40-50 cm boya ulaştıkları zaman verilmiştir. Yapılan çalışma sonucunda özellikle yeşil ot verimi bakımından C955, Pasha, Dako 626, Cadiz ve 71 May 69 çeşitlerinden yüksek verim elde edildiğinden tavsiye edilebilir çeşitler olarak belirlenmiştir.

Süleyman Kabakcı
Iğdır University · Institute of Graduate Studies in Science
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Iğdır ekolojik koşullarında yetişen ebu cehil(calligonum polygonoides l. ssp. comosum (l'hér.) ) çalısının yıllık besin içeriği değişiminin ve bazı özelliklerinin belirlenmesi

Çalışma, Iğdır ekolojik koşullarında yetişen Ebu Cehil (Calligonum polygonoides L. ssp. comosum (L'Hér.)) çalısının yıllık besin içeriği değişiminin ve bazı özelliklerinin belirlenmesi amacıyla 2013 yılında yürütülmüştür. Bu amaçla bitki materyallerinde HP, NDF, ADF, ADL, KMS, SE ve ME içerikleri belirlenmiştir. Ayrıca fenolojik gözlemler, bitki boyları, taç çapları, taç kısmında biriktirilen toprak miktarı ve topraktaki değişim ortaya konulmuştur. Araştırmada Ebu Cehil bitkisinin olgunlaşmayla birlikte HP, KMS, SE ve ME miktarlarının azaldığı, NDF, ADF ve ADL oranlarının ise artığı belirlenmiştir. Buna göre sürgünlerin HP, KMS, SE ve ME oranları en yüksek Nisan ayında (sırasıyla 252.9 g kg-1, %76.98, 3.56 Mcal g-1 ve 2.92 Mcal g-1), en düşük ise Ekim ayında (sırasıyla 75.4 g kg-1, %54.35, 2.59 Mcal g-1 ve 2.13 Mcal g-1) çıkmıştır. Oysa NDF, ADF ve ADL oranları en yüksek Ekim ayında (sırasıyla 599.7 g kg-1, 393.2 g kg-1 ve 127.8 g kg-1), en düşük değerler de Nisan ayında (sırasıyla 384.8 g kg-1, 209.7 g kg-1 ve 83.1 kg-1) belirlenmiştir. Fenoljik gözlemler, Ebu Cehil bitkisinin Mart-Ekim ayları içerisinde geliştiğini göstermiştir. Vejetasyon süresince bitkinin sürekli yeni sürgünler ve paralelinde çiçeklenme oluşturduğu, optimum büyümesini ise Mayıs-Ağustos ayları arasında gerçekleştirdiği görülmüştür. Taç içi bitki boyları 85-145 cm, ortalama taç çapları ise 2.77-3.90 m aralığında değişmiştir. Ayrıca kök boğazında ortalama 2 383.19 kg toprak tutmuştur. Son olarak Ebu Cehil bitkisinin toprağın kimyasal yapısını iyileştirdiği, özellikle üst toprak katında iyileşmenin daha fazla olduğu belirlenmiştir.

Çalılar
Gülter Oktay
Iğdır University · Institute of Graduate Studies in Science
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Farklı tekstüre sahip topraklarda erozyon oluşumuna toprak düzenleyicilerin etkisi

Bu projede Aras havzasına ait eğimli arazilerden erozyona duyarlı dört farklı tekstür sınıfına ait toprak örneği su ile doygun hale getirilerek %6, 9 ve 15 eğim altında kontrol; 2,5 ve 5 kg/ha PAM uygulanarak 100 mm sa-1 intensiteli 1 saatlik yağışlar uygulanacaktır. Yağışlar süresince infiltrasyon, son infiltrasyon, yüzey akış, toprak kaybı ve sıçrama değerleri ölçülerek toprak düzenleyicilerin farklı toprak örnekleri üzerinde, farklı eğim altında etkileri belirlenecektir.

Ferdi Acar
Iğdır University · Institute of Graduate Studies in Science
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Farklı azot dozlarının ayçiçeği (Helianthus annuus L.) çeşitlerinde verim ve verim unsurları üzerine etkisinin belirlenmesi

Bu çalışma, farklı azot dozlarının ayçiçeği (Helianthus annuus L.) çeşitlerinde verim ve verim unsurları üzerine etkisinin belirlenmesi amacıyla, 2013 yılında Iğdır Üniversitesi Tarımsal Araştırma ve Uygulama Merkezi tarımsal üretim alanında, tesadüf bloklarında bölünmüş parseller deneme desenine göre 4 tekrarlamalı olarak kurulmuştur. Çalışmada iki farklı ayçiçeği çeşidi (Turay ve Tarsan 1018) ana parsellere ve dört farklı azot dozu (0, 10, 15, 20 kg/da Amonyum sülfat) ise alt parsellere şansa bağlı olarak dağıtılmıştır. Çalışma sonucunda denemeye alınan ayçiçeği çeşitlerinin incelenen özelliklerden bin tane ağırlığı ve ham protein oranı hariç diğer özellikleri arasında önemli düzeyde farklılıklar saptanmıştır. Araştırma sonucunda, azot dozlarının ham yağ oranı hariç diğer özellikler üzerine etkisi önemli bulunmuş, çeşitlerin ise bitki boyu ve ham yağ oranı dışındaki incelenen diğer özellikler üzerine etkisi önemli çıkmıştır. Denemede, tohum verimlerinin 298.37-423.50 kg/da arasında değiştiği belirlenmiştir. En yüksek tohum ve yağ verimi 423.50 (tohum), 214.67 (yağ) kg/da ile Turay çeşidinden dekara 15 kg azot uygulamasından elde edilmiştir.

AyçiçeğiAzot dozuBitki çeşitliliği
Talip Yıldız
Iğdır University · Institute of Graduate Studies in Science
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Kars ilinde farklı rakıma sahip meralarda verim ve botanik kompozisyonun değişimi

Araştırma 2013 yılında, Kars İli Merkez ve Digor İlçelerinde 1750 m (I. Kesim), 2000 (II. Kesim) ve 2250 m (III. Kesim) rakımda yer alan üç farklı mera alanında, yükseklik farkının verim ve botanik kompozisyona etkilerini belirlemek amacıyla yürütülmüştür. Çalışmada bitkisel özelliklerden ot verimi ve botanik kompozisyon ele alınmıştır. Elde edilen sonuçlara göre bitki örtüsünün %45.86'sı buğdaygillerden, %27.33'ü baklagillerden ve %26.86'sı diğer familyalardan meydana gelmiştir. Mera kesimlerinden ortalama 688.9 kg/da yeşil ot elde edilirken, kesimler arası yeşil ot verimi 448.9-1009.2 kg/da arasında değişmiştir. Ortalama kuru ot verimi ise 337.5 kg/da olarak belirlenmiş, mera kesimlerinin kuru ot verimi 224.5-458.3 kg/da arasında değişmiştir. Mera otunun ham protein oranı ortalama %17.74 olarak belirlenmiştir. Üçüncü kesim %19.05 oranıyla en yüksek, ikinci kesim %16.81 ile en düşük ham protein oranına sahip olmuştur. I., II. ve III. kesimlerde sırasıyla ADF oranı, 33.67, 33.48 ve 30.88, NDF oranı 51.92, 47.08 ve 48.49, nispi yem değeri 181.93, 198.10 ve 207.98 olarak belirlenmiştir.

Sedat Demirkıran
Iğdır University · Institute of Graduate Studies in Science
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Iğdır ili yaycı köyü taban merasında farklı azot ve fosfor dozlarının verim ve botanik kompozisyona etkileri

Araştırma 2013 yılında, Iğdır İli Yaycı Köyü taban mera alanında, farklı azot ve fosfor dozlarının verim ve botanik kompozisyona etkilerini belirlemek amacıyla yürütülmüştür. Çalışmada 3 farklı azot (0, 5 ve 10 kg N/da), 2 farklı fosfor dozu (0 ve 5 kg P2O5/da) kombinasyonu 4 tekerrürlü olacak şekilde uygulanmıştır. Araştırmada yürütülen vejetasyon çalışmaları sonucunda ağırlığa göre botanik kompozisyonun %64.23'ünü buğdaygil, %13.85'ini baklagil ve %21.92'ini diğer familya bitkileri oluşturmuştur. Gübreleme uygulamaları sonucunda; azot dozunun 5 kg/da'a kadar artırılmasının yeşil ot ve kuru ot verimlerini artırdığı, fosfor dozunun 5 kg/da'a artırılmasının da kuru ot verimini artırdığı gözlenmiştir. Uygulanan faklı azot ve fosfor dozları; buğdaygiller, baklagiller ve diğer familya bitkilerinin botanik kompozisyona katılma oranlarında istatiksel olarak önemli bir fark ortaya çıkmamıştır. Ayrıca yapılan gübreleme uygulamaları ham protein oranı, ham protein verimi, ADF, NDF ve nispi yem değerlerinde de önemli farklılıklar oluşturmamıştır. Denemeden elde edilen sonuçlara göre; aynı gübrelerin farklı dozları arasındaki istatiksel değişim göz önüne alındığında, araştırmanın yürütüldüğü mera ve benzer ekolojik koşullara sahip meralarda, 5 kg-N/da ve 5 kg-P2O5/da dozları tavsiye edilebilir bulunmuştur.

Aysun Parlak
Iğdır University · Institute of Graduate Studies in Science
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Iğdır Ovası sulu koşullarında bazı ayçiçeği (Helianthus annuus L.) çeşitlerinin verim performanslarının belirlenmesi

Bu çalışma, Iğdır Ovası sulu koşullarına uygun ayçiçeği çeşitlerinin belirlenmesi amacıyla, 2013 yılında Iğdır Üniversitesi Tarımsal Araştırma ve Uygulama Merkezi tarımsal üretim alanında, tesadüf blokları deneme desenine göre 3 tekrarlamalı olarak kurulmuştur.Çalışmada, 14 ayçiçeği çeşidinin bitki boyu, tabla çapı, bitkide tane verimi, bin tohum ağırlığı, tohum verimi, ham yağ oranı, ham yağ verimi ve ham protein oranı gibi özellikleri incelenmiştir. Çalışma sonucunda denemeye alınan ayçiçeği çeşitlerinin incelenen özelliklerden ham protein oranı hariç diğer özellikleri arasında önemli düzeyde farklılıklar saptanmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen ortalama verilere göre, tohum verimlerinin 271.5 – 316.4 kg/da arasında değiştiği belirlenmiştir. En yüksek tohum verimi Hornet (316.4 kg/da) çeşidinden saptanırken, en düşük tohum verimi ise Ege 2001 (271,5 kg/da) çeşidinden elde edilmiştir. Denemede, ham yağ veriminin 102.4 – 135.7 kg/da arasında değiştiği gözlenirken, en yüksek ham yağ verimi ortalama değeri Armada (135.7) çeşidinden, en düşük ham yağ verimi ise Ege 2001 (102.4 kg/da) çeşidinden elde edilmiştir.

Raziye Deviren
Iğdır University · Institute of Graduate Studies in Science
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Iğdır ili Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliğine üye merkez ilçe tarım işletmelerinin mevcut durumu ve yapısal özellikleri

Bu araştırma Iğdır İli Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği (IDSYB)'ne üye tarım işletmelerinin mevcut yapısını ve durumunu incelemek amacıyla yapılmıştır. Bu amaçla merkez ilçede 26 köy ve 5 mahallede faaliyet gösteren birlik üyesi işletmelerden basit tesadüfi örnekleme yöntemiyle 164 işletme seçilmiştir. İşletmelere ait veriler yüz yüze anket çalışması ile elde edilmiştir. Elde edilen veriler, mevcut veri setinde kategorik değişken çiftleri arasındaki ilişkiler için Ki-kare ve Olabilirlik Oran Ki-Kare (G) Test istatistikleri ile test edilerek, yüzdelik değerlerle verilmiştir. İşletme sahiplerinin %54.3'ünün elli yaşı altı, %79.3'ünün on yıldan fazla hayvancılık deneyimine sahip ve %93.3'ünün ise bir okul diplomasına sahip oldukları anlaşılmıştır. İşletmelerin arazi varlığı %56,1'inin 50 dekardan az, %43.9'unun 50 dekardan fazla ve arazilerin %14.6'sının kuru, %86.4'ünün ise sulu arazi niteliğinde olduğu belirlenmiştir. İşletmelerin %75.6'sında yem bitkisi ekilişi ve %70,1'nde silaj yapıldığı tespit edilmiştir. İşletmeler sığır varlığı olarak, %15,9'da 10 baştan az, %84,1'de 10 baştan fazladır. İşletmelerin %50.6'sında Şap, %22.0'de Şap + Mastitis ve %4,9'unda ise herhangi bir hastalık tespit edilmemiştir. İşletme sahiplerinin % 74.4'ü düvelerini 15-18 aylık yaşta tohumlatma yaparken, %9.1'i canlı ağırlığını dikkate aldıklarını ve %16,5'i ise bir kriterlerinin olmadığını belirtmiştir. Doğum sonrası ineklerin ise %50.6'sı ilk kızgınlıkta, %49.4'ü ise 45 gün ve sonrasında tohumladıklarını ifade etmişlerdir. İşletmelerde %61.5 oranında buzağılar 3-4 aylık iken, %39.5'inde 5 aylık yaştan sonra sütten kesilmektedirler. İşletmelerde barınak malzemesinin %45.0'i briket, %36.0'sı taş ve %19.0'ini diğer malzemeler oluşturmaktadır. Sonuç olarak, işletmelerin kayıt tutmaları, hayvan yetiştirme, verimliliği arttırma, pazarlama ve örgütlenme konularında bilinçlendirilmeleri gerekmektedir.

Sığır besiciliği işletmeleriTarım işletmeleriYapısal özellikler
Zehra Yeşil
Iğdır University · Institute of Graduate Studies in Science
2015
00