İstanbul Beykent Üniversity
Department

Department of Economics

İstanbul Beykent Üniversity

173

Archived Theses

2

DOIs Assigned

1%

DOI Rate

Archived Theses

10 Theses
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de kadın girişimciliği

Bu Tez Çalışmasında; Girişimcilik kavramı temel olarak ele alınmakta ve bu temel üzerinden kadınların çalışma hayatındaki yeri ve girişimcilik faaliyetleri incelenmektedir. Bununla ilgili olarak ülkemizde ve Dünya ülkelerinde kadın girişimciliği ve Kadın girişimciliğini teşvik eden çalışmalar incelenerek karşılaştırılmış ve Türkiye'nin Kadın Girişimciliği konusundaki durumu çeşitli boyutlarıyla ele alınmıştır. Çalışma son yıllarda kadın girişimciliğinin neden yükseliş gösterdiğinin cevabını aramaktadır. Bu amaçla yapılan araştırmada kadın girişimciliğinin yükseliş nedenleri sorusunun cevabı ve Türkiye'nin Kadın girişimci profili belirlenmeye çalışılmaktadır

GirişimGirişimcilerGirişimciler+1
Özlem Kutlu
İstanbul Beykent Üniversity · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2006
00
Master'sOpen AccessTR

Akdeniz çanağı ve Avrupa Birliği ülkeleri içinde çok boyutlu ölçekleme analizi ile Türkiye turizminin yeri

Bu tez çalışmasında; Türkiye Turizmi'nin Akdeniz Çanağı ve Avrupa Birliği (AB) Ülkeleri içindeki yeri, çok boyutlu ölçekleme analizi ile değerlendirilmektedir.Çok boyutlu ölçekleme analizi yardımıyla kümeleme haritası çıkartılarak, turizm hareketleri sonucu turist alan ve veren ülkeler belirlenip Avrupa Birliği ve Akdeniz Çanağı Ülkeleri arasında oluşan turizm hareketi ortaya konulmaktadır. Bu analiz, 1996 ve 2004 yıllarına ait veriler kullanılarak yapılmaktadır. Avrupa Birliği ve Akdeniz Çanağı Ülkeleri arasında gerçekleşen turizm hareketlerinde, turizminin aşırı rekabetçiliğini anlayarak pazar payını arttırmaya çalışan ülkeler turistik ürün çeşitlendirmesi yapmışlardır. Bu hipotez, Avrupa Birliği ve Akdeniz Çanağı Ülkeleri için 1996?2004 yıllarına ait değişkenler kullanılarak test edilmektedir. Bunun için de çok boyutlu ölçekleme analizine başvurularak Türkiye Turizmi'nin Avrupa Birliği ve Akdeniz Çanağı Ülkeleri arasındaki yeri açıklanmaya çalışılmaktadır.Anahtar Kelimeler: Ödemeler dengesi, Turizm arz ve talebi, turizm destinasyonu, turistik ürün.

Turizm potansiyeliTurizm talebiÖdemeler dengesi
Vesile Pak
İstanbul Beykent Üniversity · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2007
00
Master'sOpen AccessTR

Ailenin eğitim ve gelir düzeyinin öğrencinin derse olan tutumuna ve başarısına etkisi

Bu Tez Çalışmasında; Ailenin eğitim ve gelir düzeyinin çocuğun derse olan tutumuna ve başarısına etkisi ele alınmaktadır. Bu çalışma iki bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde; eğitim, okul, öğretmen, öğretim, aile, okul başarısı ve okul başarısını etkileyen etkenlerin tanımları üzerinde durulmuştur. İkinci bölümde ise; yapılan anket çalışmaları ve elde edilen bulgular üzerinde durulmuştur. Araştırmamız İstanbul ili Bahçelievler ilçesinde bulunan on farklı resmi ilköğretim okulunda okuyan 406 tane 5.sınıf öğrencisine uygulanmıştır. Elde edilen bulgular sonucu, ailenin eğitim ve gelir seviyesinin yüksek olması çocuğun derse olan tutumunu ve başarısını olumlu yönde etkilemektedir.Anahtar Kelimeler: Aile, Eğitim Düzeyi, Gelir Düzeyi, Okul Başarısı, Okul Başarısızlığı

Aile eğitimiBaşarıBaşarı+4
Özcan Türkoğlu
İstanbul Beykent Üniversity · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Müşterilerin duygusal zeka özelliklerinin reklam algıları üzerindeki etkileri ve bir araştırma

Duygusal zeka, hem popüler medyada hem de bilim dünyasında tartışma yaratan yeni ve büyüyen bir araştırma alanıdır. Duygusal zekaya olan bu popüler ilgi, yaşamımızdaki olayları duygusal zeka ile açıklamak niyetindedir. Bu çalışmada duygusal zeka boyutları ve duygusal zeka kavramının bir literatür özetini vereceğiz.Son zamanlarda, araştırmacılar duygusal zeka yetkinlikleriyle ilgili dört temel boyut önermişlerdir. Bu boyutlar duygusal zekanın dört bileşenidir: (a) kendi duygularının farkında olma; (b) başkalarının duygularının farkında olma; (c) kendi duygularını yönetme; (d) diğerlerinin duygularını yönetme.Bu çalışmada tüketicilerin duygusal zeka özelliklerinin reklam algıları üzerine etkileri incelenmiştir. Diğer bir ifadeyle, bu çalışmanın amacı duygusal zekanın müşterilerin reklam algıları üzerindeki etkilerini araştırmaktır. Verilerin analizi göstermiştir ki, reklamların beğenilme düzeyi duygusal zeka ile artmaktadır. Bu amaç için, özel bir alışveriş merkezinin müşterileri üzerinde anket uygulaması gerçekleştirilmiştir. Sonuç olarak müşterilerin duygusal zeka özelliklerinin algıları üzerinde etkili olduğu görülmüştür.Anahtar Kelimeler: Duygusal Zeka, Reklam, Algı, Pazarlama

MüşterilerReklam etkinliğiReklam panoları+1
Seçil Şenel
İstanbul Beykent Üniversity · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
DoctorateOpen AccessTR

Uluslararası Finansal Krizlerin Temel Kaynakları: Yabancı Para Cinsinden Borçlanma ve Temel Günah

Yabancı para birimi cinsinden borçlanma, özellikle gelişmekte olan ülkeler (GOÜ) için oldukça önemli bir finansman kaynağı oluşturmaktadır. Yabancı para cinsinden borçlanma ekonominin temel ihtiyaçlarının karşılanmasını sağlamakla beraber, yanlış dış borç yönetimi zaman zaman finansal krizlerin oluşmasını tetikleyen, derinleştiren ve ülkelerin büyüme süreçlerini kesintiye uğratan nedenler arasında da yer almaktadır. Temel günah (TG) sorunu ekonomi literatüründe ülkelerin uluslararası piyasalarda kendi para birimi cinsinden borçlanamamaları olarak tanımlamıştır. Bu tezin amaçlarından biri TG probleminin nedenlerine ilişkin öne sürülen bazı yaklaşımların sınanmasıdır. TG'nin belirleyicileri ve bu değişkenlerin marjinal etkileri panel veri çift sensörlü tobit yaklaşımı yardımıyla 1990?2012 yılları arasında 41 ülke için tahminlenmiştir. Çalışmanın sonucunda ülke ekonomisinin büyüklüğünün ülkelerin TG probleminin uluslararası bileşeninde önemli bir etken olduğu tespit edilmiştir. Ülkenin ekonomik ve finansal gelişmişlik düzeyinin problemin çözümünde önemli olduğu bulgusuna ulaşılmıştır. Güçlü politika ve kurumların, kredibilitesi yüksek bir para politikasının ve dalgalı kur rejiminin varlığı sorunun açıklanmasında önem arz eden diğer faktörler olarak belirlenmiştir. Yabancı para cinsinden borcun, finansal krizlerin ortaya çıkmasındaki etkisi ise panel probit veri yöntemiyle, 1990?2010 yılları arasında 39 ülke için tahminlenmiştir. Yabancı para cinsinden borcun her zaman finansal krizlere sebep olmadığı çalışmada varılan en temel sonuçlardan biridir. Yüksek TG'nin varlığı tek başına krizlerin temel sebebi olmamakla beraber, doğru borç yönetim yaklaşımları ile yönetilmeyen TG, para, bankacılık ve borç krizleri yaşanma olasılığını artırmaktadır. Varılan diğer önemli bir sonuç ise; bankacılık ve para krizlerinin temel sebeplerinden biri olan para birimi uyuşmazlığı, ekonomik birimlerin borç yapılarını daha da kırılgan hale getirerek, borç krizlerini tetiklemektedir.

Borç kriziDış borç yönetimiDış borçlanma+1
Ela Çolpan Nart
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
DoctorateOpen AccessTR

Yeni ekonominin maliye politikalarına yansımaları

Bilgi ve iletişim teknolojilerinde yaşanan gelişmelerin sonucunda, ekonominin işleyiş şekli değişim göstermeye başlamıştır. Bu gelişmeler neticesinde, eskisinden farklı yeni bir ekonomiye geçildiği üzerinde görüş birliği oluşmuş ve bu dönem `yeni ekonomi' olarak adlandırılmıştır.Yeni ekonomi, eskisine kıyasla bir takım farklılıkları beraberinde getirmiş, çok sayıda mikro ve makro ekonomik sonucun ortaya çıkmasına neden olmuştur. Yeni ekonominin maliye politikaları üzerinde yarattığı etkiler, araştırmacıların ve politika yapıcıların yoğun ilgisini çekmiştir. Bu bağlamda, maliye politikalarının yeni ekonomide uygulanabilir olup olmadığı tartışmaları ortaya çıkmıştır. Buradan hareketle hazırlanan bu çalışmanın amacını, yeni ekonominin maliye politikaları üzerinde herhangi bir etki yaratıp yaratmadığını tespit etmek, şayet yaratıyorsa yeni ekonomide maliye politikalarının nasıl uygulanması gerektiğini ortaya koymak oluşturmaktadır. Bu amaçla çalışmada öncelikle, yeni ekonomi kavramına değinilmiş, ardından geleneksel maliye politikaları ve bu politikaları etkileyen faktörler ele alınmıştır. Daha sonra ise, yeni ekonominin maliye politikaları üzerindeki etkileri ve yeni ekonomide uygulanması gereken maliye politikaları üzerinde durulmuştur.Çalışmanın sonucunda, yeni ekonomide maliye politikası araçlarından özellikle vergi politikası uygulamasının güçleştiği tespit edilmiştir. Ayrıca, bireylerin yeni ekonomide bilgiye çok daha hızlı ulaşabilmesinin politika etkinsizliğine sebep olabileceği, bu nedenle yeni ekonomide daha çok kurala dayalı politikaların takip edilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Nihayetinde, maliye politikasının önemli bir engelini oluşturan gecikmeleri engelleyebilmek içinse, bağımsız bir maliye politikası kurulunun oluşturulması gerektiği önerisinde bulunulmuştur.

EkonomiEkonomi politikalarıFinans+3
Levent Yahya Eser
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye-Ermenistan sınırının açılmasının olası ekonomik etkileri üzerine bir araştırma

Türkiye ve Ermenistan arasındaki sınır, Dağlık Karabağ sorunu nedeniyle kapalıdır. Azerbaycan topraklarının % 20'sinin Ermeni işgali altında bulunması, bugüne kadar Türkiye-Ermenistan sınırının açılmasının ekonomik etkilerini bir araştırma gündemine dönüşmesini engellemiştir. Bu çalışmanın bulgularına göre, Azerbaycan'ın onayının alındığı varsayımı altında, Türkiye-Ermenistan sınırının açılması, her iki ülkenin ulusal ekonomilerine avantajlar sağlamakla birlikte, Ermenistan ulusal ekonomisine katkısı hayati derecede olacaktır. Sorunsuz bir Güney Kafkasya'nın bölge ülkelerinin ekonomileri üzerindeki olumlu etkilerinin öngörülmesi zor değildir. Sınırın açılmasından Türkiye'nin sağlayacağı makro avantajlar; Hazar Denizi ve Orta Asya'ya kara, demiryolu ve boru hatları bağlantısında alternatif güzergâhlara kavuşması, mikro avantajlar ise başta sınır illeri olmak üzere Ermenistan bağlantılı liman kentlerinin ticari kazanımlarıdır. Bu nedenle Trabzon limanının Türkiye demiryolu ağına bağlanması stratejik önem arz etmektedir. Dünyanın 17. Büyük ekonomisine sahip olan Türkiye için makro avantajların daha önemli olduğu, mikro avantajların abartılmaması gerektiği hususunun altını çizmek gerekir. Ekonomisi tarıma dayalı, dış ticarete ve dış yardımlara bağımlı, kapalı sınırlar nedeniyle ulaşım maliyetleri pahalı, refah seviyesi düşük, istikrarsız ve ?resmi istatistiklere yansıtılmamakla birlikte- sürekli nüfus kaybeden Ermenistan'ın, sınırın açılmasından sağlayacağı makro ve mikro avantajlar hayati derecede önemlidir. Ermenistan bakımından, Türkiye sınırının açılması, Avrupa Birliği (AB)'ne doğrudan ulaşım, yeni istihdam imkânları, düşük ulaşım maliyetleri, boru hattı kazançları, dış ticaretin gelişmesi ve refah seviyesinin yükselmesi anlamına gelmektedir.Anahtar Kelimeler: Türkiye Ekonomisi, Ermenistan Ekonomisi, Ulaşım Maliyetleri, Türkiye-Ermenistan Sınırı,

EkonomiEkonomik etkiErmenistan+7
Emre Bulut
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Ekonomik bir varlık olarak su ve suyun değerinin belirlenmesi

Çalışmanın amacı, yaşamsal öneme sahip olan suyun ekonomik açıdan önemini ortaya koymak; öneminden yola çıkarak geliştirilen bazı metotların yardımıyla suyun değerinin nasıl belirlendiği konusunda bilgi vermektir. Böylece suyun değerinin belirlenmesi konusunda, özellikle Türkiye bağlamında, literatüre önemli bir katkıda bulunmaktır.Bu amaca yönelik olarak hazırlanan çalışmada, önce dünya geneli daha sonra da Türkiye özelinde su kaynaklarının potansiyeli ve kullanımı hakkında bilgi verilmiş, son kısımda da suyun ekonomik değerinin belirlenmesine dair çeşitli metotlar incelenmiştir.Çalışma sonucunda su varlığının sanıldığı gibi bol bir kaynak olmadığı, aksine ekonomik değere sahip kıt bir kaynak olduğu teyit edilmiştir. Su kaynakları üzerindeki olumsuz etkilerin yakın gelecekte küresel bir su krizinin yaşanmasına sebep olabileceği ve mevcut dünya düzeninin ekonomik ve politik anlamda olumsuz etkilere maruz kalabileceği tespitinde bulunulmuştur. Buna ek olarak dünya genelinde su sektörünün bir değişim sürecine girmiş olduğu ve bu sürecin küresel kuruluşlar tarafından desteklendiği gözlemlenmiştir. Türkiye su sektörünün de eksik yönlerinin olduğu belirlenmiş ve değişim sürecine Türkiye'nin de dahil olması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca suyun ekonomik değerinin belirlenmesi konusunda kullanılan fayda-maliyet analizine dayalı kullanıcıların ödeme istekliliğini ölçen metotların suyun net değerinin belirlenmesinde yetersiz kaldığı değerlendirmesinde bulunulmuştur.

EkonomiEkonomik değerlendirmeEkonomik etki+6
Deniz Hindistan
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de finansal gelişme ve ekonomik büyüme ilişkisi

Ekonomi literatüründe, gelişmiş bir finansal sistemin piyasa tıkanıklıklarının üstesinden gelmeye ve ekonomik büyümeyi hızlandırmaya hizmet edeceği belirtilmektedir. Fonksiyonlarını yerine getiren bir finansal sistem, kıt kaynakların en verimli alanlara transfer edilmesini sağlamak yoluyla etkinlik ve verimliliği yükseltmektedir. Bu çalışma, finansal sistemin gelişmesinin bahsedilen ilişki bağlamında ekonomi üzerinde bir etkiye sahip olup olmadığını incelemektedir. Çalışma, ekonomik büyüme ile finansal gelişme arasındaki ilişkiyi bulmaya çalışmaktadır. Bu amaca ulaşmak için, birinci bölümde finansal sistem özetlenmektedir. Bu bölümde, finansal sistemin, araçların ve aracıların tanımı ve finansal sektörün düzenlenmesi konularına yer verilmektedir.İkinci bölümde, finansal gelişme ile ekonomik büyüme arasındaki ilişki, dünyadaki finansal gelişmelere yoğunlaşmış teorik ve ampirik çalışmalar incelenerek açıklanmaktadır. Finansal gelişmenin tanımı, ekonomik büyümeyle ilişkisi, finansal gelişme ve finansal gelişme ölçülerine değinilmekte; bu ikisi arasındaki ilişkileri sınayan ampirik çalışmalar ve teorik çalışmalarla bahsedilen ilişkiye dair farklı bakış açıları ortaya konulmaktadır.Üçüncü bölümde, Türkiye'de finansal gelişme ve ekonomik büyüme ilişkisi açıklanmakta ve test edilmektedir. Öncelikle, Türkiye'de finansal gelişme süreci özetlenmektedir. Daha sonra, finansal gelişmenin ölçüleri, Türkiye örneğinde ortaya konulmakta ve Türkiye'de finansal gelişme ve ekonomik büyüme konusunu inceleyen ampirik çalışmaların bir kısmı özetlenmektedir. Uygulama kısmında ise 1987-2006 döneminde Özel Sektöre Verilen Krediler/GSYİH, Yurtiçi Krediler/GSYİH ve Özel Kesime Verilen Krediler/Yurtiçi Krediler ile Reel GSYİH değişkenleri kullanılarak, Eşbütünleşme Analizi ve Granger Nedensellik Testi yapılmakta ve ekonomik büyüme ile finansal gelişme arasında uzun dönem ve kısa dönem ilişkinin varlığı araştırılmaktadır.Anahtar Kelimeler: Finansal Gelişme, Ekonomik Büyüme, Koentegrasyon, Nedensellik.

BüyümeEkonomik büyümeFinansal gelişme+1
Bülent Akdemir
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
DoctorateOpen AccessTR

Yeni Keynesyenlerde fiyat ve ücret katılıkları: Türkiye örneği

Yeni Keynesyen ekonomi, 1970'li yıllardaki teorik krize bir tepki olarak 1980'li yıllarda ortaya çıkmıştır. Yeni Keynesyen iktisatçılar eksik bilgi, menü maliyetleri, toplam talep dışsallıkları, yakın rasyonel davranış, kademeli fiyat ve ücret ayarlamaları, zamana ve duruma bağlı fiyat ve ücret ayarlamaları, eşgüdüm başarısızlıkları, tüketici piyasaları, stok teorileri, girdi çıktı tabloları, zımni sözleşmeler, içerdekiler dışarıdakiler teorisi ve etkin ücret nedeniyle nominal bir şokun reel aktivite üzerinde güçlü ve uzun süreli etki yaratacağını savunmuşlardır. Fischer (1977) ve Taylor (1979a), beklentilerin rasyonel olması durumunda dahi uzun dönemli nominal sözleşmelerin çıktı ve istihdam gibi reel değişkenler üzerinde etkiye neden olabileceğini göstermişlerdir.Yeni Keynesyenler, nominal fiyat ve ücret katılıkları kısa dönem parasal yanlılığın önemli bir kaynağı olduğu için nominal katılıklara büyük önem vermişlerdir. Bu çalışma 1994-2009 dönemi itibariyle Türkiye'de tüketici fiyatlarının nominal fiyat katılık derecelerini ve 1994-2008 dönemi itibariyle Türkiye'de imalat sanayi sektörlerinde nominal ücret katılık derecelerini incelemektedir. Bunun yanı sıra bu çalışma, fiyat ve ücret değişimlerinin kademeli ya da eş zamanlı olup olmadığını, fiyat ve ücret değişim davranışlarının homojen ya da heterojen olup olmadığını ve fiyat ve ücret değişim kararlarının zamana ya da duruma bağlı olarak alınıp alınmadığını analiz etmektedir.Çalışmadan elde edilen sonuçlara göre tüketici fiyatlarının ortalama fiyat değişim frekansı 0,747'dir. Tüketici fiyatlarının ortalama fiyat azalış ve artış frekansları sırasıyla 0,121 ve 0,627'dir. Fiyat değişimlerinin önemli bir kısmı fiyat artışlarından oluşmaktadır, fakat fiyat azalışları yaygın değildir. Tüketici fiyatlarının değişim davranışı kademeli ve homojendir. Kamu imalat sanayi ortalama ücret azalış ve artış frekansları sırasıyla 0,314 ve 0,666'dır. Özel imalat sanayi ortalama ücret azalış ve artış frekansları sırasıyla 0,227 ve 0,767'dir. Ücret değişimlerinin önemli bir bölümünü ücret artışları oluştururken ücret azalışları sık sık gerçekleşmemektedir. Bunun yanı sıra fiyat ve ücret davranışı hem zamana hem de duruma bağlı fiyat ve ücret ayarlama kuralına dayalı olarak gerçekleştirilmektedir. Enflasyon oranı fiyat ve ücret ayarlamaları açısından oldukça önem arz etmektedir. Sonuçlara göre Türkiye ekonomisi için nominal fiyat ve ücretler aşağı doğru katılık sergilemektedir.

FiyatFiyat hareketiNominal fiyat katılığı+4
Zehra Abdioğlu
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00