İstanbul University
Anabilim Dalı

Akıllı Ulaşım Sistemleri Anabilim Dalı

İstanbul University

4

Arşivlenen Tez

0

DOI Atanmış

0%

DOI Oranı

Anabilim Dalı

4 Tez
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Elektrikli araçların afet dönemlerinde mobil enerji kaynağı olarak kullanımı

Elektrikli araçlar 18. yüzyılın başlarından itibaren hayatımızda yerini almış ve bazı dönemlerde gündem olmuştur. 21. yüzyılda elektrikli araçlar sürdürülebilirliğin anahtarı olmuştur. Bu çalışmada akıllı ulaşım sistemlerinin yapı taşı olan elektrikli araçlara ilişkin toplum alışkanlıkları incelenmiş, iklim değişikliğinin hükümetler üzerindeki yaptırımları doğrultusunda kamu teşvikleri ve özel sektör yatırımları ile elektrikli araçların devlet politikalarına etkisi değerlendirilmiştir. Afet dönemleri başta olmak üzere V2G ve V2L teknolojisine sahip elektrikli araçların farklı yerleşkelerdeki kullanımı enerjinin kolay taşınabilmesi şebekenin beslenebilmesine ilişkin elektrikli araçların jeneratör olarak kullanımının ne gibi etkiler yaratacağına dair paylaşımlarda bulunulmuş genel değerlendirmeler yapılmış senaryolar üzerinde fayda analizi kurgulanmıştır.

Fatih Doğan
Bandırma Onyedi Eylül University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kavşaklarda trafik yoğunluğuna göre sinyalizasyonun etkinliğini arttırmaya yönelik hibrit bir model

Yaya, taşıt ve çevre birimlerinin (uyarıcı ve denetleyici sistemler) birbirleri ile etkileşimde oldukları ekosistem, trafik kelimesi ile bütünleştirilmiştir. Trafik yoğunluğu denilince, özellikle belli saatlerde oluşan, metrelerce uzunlukta araç kuyrukları, hafızalarımızda canlanır. Trafik mekanizması gibi bir dinamiğin içinde, birden fazla parametre, trafik yoğunluğunun düzeyinin belirlenmesinde, bize yol gösterir. Bu parametrelerin ilk ortaya çıkışı, araç ve yaya sayısı ile beraber, onların birbirleri ile olan etkileşimlerinin gözlemlendiği, 19. Yüzyılın son çeyreğine kadar dayanır. Araçların seyir halinde iken, belli bir düzende yol almalarını sağlayan; geçiş üstünlüğü ve geçiş sırası gibi trafik kurallarının uygulanabilir olması için, belli başlı bir denetleyici ve yönlendirici sistem tasarımına ihtiyaç duyulmuştur. Bu sistemlerin tasarımı da sinyalizasyon olarak ifade edilmiştir. Trafikte yapılan sinyalizasyon çalışması ile beraber, trafik akışını olumsuz yönde etkileyebilecek herhangi bir problemi önceden görüp, tespit edebilen ve içerisinde farklı data verileri ile beraber, çeşitli varyasyonlarda trafik akımı ile ilgili bilgileri barındıran, gerçek hayata uyarlanabilir, adına simülasyon dediğimiz, çeşitli modellemeler yapılır. Trafikte ki yoğunluğu istenilen gün ve saat bazında ölçüp, analiz edebilen ve çıkan sonuçlara göre değerlendirip, optimum kararı verebilen sistem tasarım ve modellemelerine, günümüz şartlarında simülasyon programları vasıtasıyla erişebilmekteyiz. Tezin ortaya çıkışında esinlenilen olay, ülkemizin petrol ve doğalgaz gibi birincil enerji kaynakları tüketiminde, %70 gibi bir oranda dışa bağımlılığının olmasıdır. Binlerce aracın trafikte atıl olarak çalıştığı her saniye, gereksiz yakıt tüketimine ve CO₂ gazı emisyonuna neden olmaktadır. Trafikte boş yere harcanan zaman; hem ülkemiz için ekonomik anlamda zarar, hem de dünya geneli sera gazı etkisinin artması nedeni ile çevresel anlamda, büyük yıkımlara yol açmaktadır. Tüm bu olumsuz etkileri minimize etmek ve ekonomik anlamda katma değer oluşturabilmek için, bu tezin hazırlanmasını kendime amaç edindim. Tezin içeriğinde; trafiğin dar boğazı olan kavşaklarda, sinyalizasyon çalışması ile birlikte, optimum gecikme ve bekleme araç sürelerinin hesaplanması için, dört farklı analiz yaklaşımı kullanılarak, Matlab programı içerisinde modellemeler oluşturulmuş ve gerçeğe yakın iki farklı simülasyon programında uygulaması yapılmıştır. Uygulanan yöntemlerin hangisinin optimum şartlara uygun olduğunu tespit edebilmek için, trafiğin dinamik akışına göre, optimum şartları sağlayan parametreler belirlenip, kullanılan trafik simülasyon programları, webster modellemesi ve genetik algoritma ile kavşak yaklaşım kolları genelindeki ortalama taşıt başına gecikme süreleri hesaplanmıştır. Çıkan sonuçlar birbirleri ile karşılaştırılmıştır. Aynı yoğunluktaki trafiğin minimum gecikme süresine sahip olan yöntemin tespiti, sonuç ve tartışma bölümünde paylaşılmıştır. Özellikle trafikte yaşanan gecikmeler nedeni ile gereksiz yere harcanan yakıtın hammaddesi olan petrolün, yaklaşık olarak %29'luk bir oran ile Türkiye'nin birincil enerji kaynaklarında toplam enerji arzının başını çekmesi, tez çalışmasının ilham kaynağı olmuştur.

KavşaklarModellerSinyalizasyon+1
Eray Erbay
İstanbul University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Pist başı beklemelerinin gerçek zamanlı trafik verisi kullanılarak kuyruk teorisi yöntemi ile analizi: İstanbul Havalimanı örneği

Bu çalışmada Türk havacılığının yenilenen yüzü ve geleceğe dönük hedeflerin bir parçası olarak inşa edilen İstanbul Havalimanı hava trafiği açısından incelenmektedir. Buna göre; İstanbul Havalimanı'nın mevcut uçak trafiği dikkate alınarak pist başı gecikmeleri kuyruk modeli yöntemi ile analiz edilmiştir. 24 saatlik zaman dilimi halinde ortalama uçak trafikleri tespit edilmiş ve tüm pist konfigürasyonları için pist başı beklemeleri ayrı ayrı analiz edilmiştir. Böylelikle hava trafik ünitelerince ilgili saat dilimlerinde oluşabilecek gecikmelerin önceden öngörülebilmesi ve buna istinaden çözümleyici adımların atılması amaçlanmaktadır.

Sivil havacılıkTek kanallı kuyruk modeliTicari havacılık
İsmail Demirhan
İstanbul University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kargo taşımacılığında insansız hava araçlarının (drone) hedefe ulaşmasına yönelik yeni bir yaklaşım

İnsansız hava araçları (IHA) azalan bedelinden dolayı birçok sektörde kullanılmaktadır. En mühim sektörlerinden biri kargo taşımacılığıdır. Son yıllarda teslimat ve lojistik sektöründe insansız hava araçları uygulaması çeşitli araştırma projelerinin odak noktası haline geldi. Ticari kullanım içeren, dron tasarlayan ve üreten yaklaşık 70'ye şirket var. Teknoloji ilerledikçe, ticari şirketlerin kargo taşımacılığı endüstrisinde İHA'ların kullandığı ortaya çıkmaktadır. Bekleme sürelerini azaltmayı ve insan gücü bedelini bertaraf etmeyi amaçlayan bu çözüm, yeni bir teslimat vasıta namına lojistik prosesinde yerini almaktadır. Otoyol yoğunluğu, siparişin alıcılara teslim edilmesini geciktiriyor ve artan CO2 emisyonları havaya ve ekonomiye zararını vermektedir. Standart bir dron platformu yoktur, kurallar ve düzenlemeler henüz iyi planlanmamıştır, bu nedenle simülasyon ve test şiddetle tavsiye edilir. Şu anda çoğu insansız hava aracı yıldırım çarpması ve yağmur gibi kötü havalarda uçmuyor, çünkü bunu yapacak şekilde tasarlanmamışlar. Kargoların dron'lar ile iç mekânda taşınması geride kalıyor. Bu hem yasal kısıtlamalara hem de eksik teknik yeniliklere bağlanabilir. Ayrıca, hem bir dron'un uçuş sırasında temel takibi hem de kargoyu alması ve indirmesi için gereken hassas takibi için uygun bir takip sistemi sunulmalı. Bu aşamada, nakliye güzergâhında son aşaması olarak kabul edilen ve umumiyetle depodan ya da satıcıdan son alıcıya taşımayı belirten son aşamadaki teslim, birçok nedenden dolayı planlama bakış açısıyla gerçekleştirilir. Siparişin şekil ve ağırlık farklılıkları, ayrımlı teslimat yerleri, uzak mesafeler ve siparişi alıcının istediği vakitte teslim etme ihtiyacı gibi kısıtlamalar olabildiğince zor ve pahalıdır. Gizlilik, güvenlik, çevre ve teknoloji konularının hala araştırılması gerekirken, dron'lar, hızlı teknolojik gelişme ve düzenleyici gelişme ile ürün teslimatının son aşamasında yaygın olarak kullanılıyor gibi görünüyor. Aracın hemen önündeki engelleri tespit etme sorununun giderilmesi, dron'lar için dinamik ortamlarda havadan çarpışmadan kaçınmaya yönelik yeni bir yaklaşımın tasarlanması, statik veya hareketli engellerle dolu bir çalışma alanında güvenli bir şekilde gezinmek için yeni bir model yaklaşımı tasarlanması, birden fazla engelin dinamiklerini tahmin etme ve gerçek zamanlı olarak bunlardan kaçınma yeteneğine sahip olması beklenmektedir. Bu tezin maksadı, dron kullanarak, önündeki engelleri kaldırılıp, hızlı ve doğa dostu teslimatı sağlayarak alıcı memnuniyetini artırmak ve nakliye maliyetlerini azaltmak ve yukarıda bahsi geçen sorunlara çözüm önerileri getirmektir.

Nauryzkhan Derbıshev
İstanbul University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2021
00