2
Archived Theses
0
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Discipline
Hadis rivayetleri ve transhümanizm düşüncesi
İnsanoğlunun doğasında var olan uzun yaşam ve nihayetinde ölümsüzlük arzusu, semavi dinlerin ahiret vaadi olmasına rağmen bu dünyada bunu elde etmeye çalışan birtakım gruplar ve akımlar olmuştur. Bunlardan bir tanesi de transhümanizimdir. 20. yüzyıl ortalarında çıkan ve 21. yüzyılda bir meydan okuma haline gelen transhümanizm akımı, dini ilgilendiren saha içerisine dahil olmuş ve yaratıcının insana ahirette vadettiği ölümsüzlük vasfını bu dünyada insana entegre etmeye çalışmıştır. İnsanı yaratılış itibariyle eksik ve kusurlu gören transhümanizm, insan neslinin ıslahına yönelik çalışmalar yürüterek bilim ve teknoloji sayesinde sağlıklı ve uzun bir yaşam ve nihayetinde ölümsüzlüğü elde etmeye çalışmaktadır. Biz de bu çalışmada hadis rivayetlerinde bahse konu olan ruhun ölümsüzlüğünü transhümanizmin ölümsüzlük vaadi bağlamında ele almaya çalıştık. Bunun yanında rivayetlerde geçen ve insan ömrünün uzamasına vesile olan birtakım ameller ile sağlıklı beslenme, koruyucu tıp, kader, rızık, ecel ve dua ile ilgili rivayetleri transhümanizmin uzun yaşam vaadi bağlamında değerlendirmeye çalıştık. Her ne kadar transhümanizmin ruhu inkâr ettiği söylenilse de dolaylı olarak ruh olgusuna temas ettiğini görmekteyiz. Bunu bazen insana canlılığını veren bir enerji bazen de insanın yönelim ve karakterini ifade eden bir zihin veya bilinç olarak tanımladıklarını görmekteyiz. Metafizik alanın konusu olan ruh, insanın kişiliğini, ahlaki ve hukuki yönünü, irade, seçme ve seçilme özgürlüğünü sağlayan bir cevher olmasının yanında insanın biyolojisinde bulunan kan, beyin ve diğer organların çalışmasını sağlayan fiziksel bir gücünün de olduğu göz ardı edilmemelidir.
Cehmî oluşu sebebiyle tenkit edilen râvîler
Cehm b. Safvân'ın (ö. 128/745-46) bozuk itikâdî görüşlerinden neşet eden bir fırka olduğu kabul edilen Cehmiyye, nassları anlama ve yorumlamada görece daha zahirî bir konumda yer alan Ehl-i Hadis ekolü tarafından yoğun bir şekilde tenkit edilmiş olmakla birlikte hem Cehmiyye'nin mahiyeti ve savunduğu görüşler hem de Ehl-i Hadis'in bu tenkitlerinin sebepleri ve sonuçları tam olarak ortaya konulabilmiş değildir. Bu tezde öncelikle Cehmiyye hakkındaki muğlaklık giderilmiş, Cehmiyye'nin ehl-i bid'at içerisinde yer alan, çeşitli şahıs ve gruplara etki etmiş bir düşünce akımı olduğu ortaya konulmuştur. Bu bağlamda Cehmî tenkitleri de özgün bir dönemlendirme çatısı altında değerlendirilmiştir. Bu tenkitlerle doğrudan bağlantılı olan Mihne, sonuçları açısından İslâm dünyasını derinden etkileyen bir tarihî süreç olmuştur. İslâmî ilimler ve ilim adamları da bu süreçten etkilenmişler, ancak modern dönemde özellikle Hadis ilimleri bazında bu etkinin boyutlarının çok geniş olduğu ileri sürülmüştür. Bu çalışma, Mihne dönemiyle yakından ilişkili olması nedeniyle Cehmîlik ile tenkit edilen râvîlerin incelenmesinin başta cerh-ta'dil ilmi olmak üzere Hadis ilimlerinin tarafsız olup olmadığını belirleme konusunda olumlu sonuçlar vereceği varsayımıyla yapılmıştır. Bu noktada üç aşamalı bir tespit faaliyeti yapılmıştır. İlki kritik tarihî dönemler üzerinden Cehmî tenkidinin kullanım çerçevesini çizmek, ikincisi, Ehl-i Hadis'in Cehmiyye'ye yönelik kaleme aldığı Red edebiyatı kapsamında kullanım çerçevesini daha da belirginleştirmek ve üçüncüsü de Cehmîlikle tenkit edilen râvîlerin Hadis ilmindeki yerlerinden hareketle bu çerçeveyi netleştirmektir. Bu çerçeveden bakıldığında Cehmî tenkitlerinin hem nicelik hem de nitelik olarak Hadis ilimlerini pek etkilemediği görülmektedir. Ayrıca, bu tespit faaliyeti esnasında önceden yapılmış çalışmalara nazaran daha derli toplu şekilde ele alınan bazı tâlî konular da mevcuttur. Örneğin, Mu'tezile-Cehmiyye ilişkisi bunlardan bir tanesidir. Bu çalışmada Cehmî râvîler İslâm dünyasındaki coğrafî dağılımları bazında da ele alınmış, İslâm kültür ve düşünce tarihine küçük de olsa katkı sağlayacak sonuçlar elde edilmiştir.