4
Archived Theses
0
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Discipline
İneklerde inaktif parapoxvirus ovis paraimmunite aktivatörünün mastitis profilaksisi ve subklinik mastitis tedavisindeki etkinliği
Bu tezde, subklinik mastitisten korunmak ve subklinik mastitis olan hayvanları daha kısa sürede sağaltabilmek amacıyla paraimmunite aktivatörü olan, inaktif Parapoxvirus ovis D1701 suşu (İPPVO) süt sığırlarında kullanıldı. İki bölümden oluşan çalışmanın ilk bölümünde İPPVO'in profilaktik etkileri araştırıldı. Holştayn ırkı, California Mastitis Test (CMT) yönünden (-) olan n=60 adet sığırlardan A1 grubu (n=30) ve A2 grubu (n=30) oluşturuldu. A1 grubuna 0, 2 ve 9. günlerde İPPVO uygulanırken A2 grubuna aynı doz serum fizyolojik uygulandı. Her iki gruptan 0, 9, 15 ve 30. günlerde toplanan süt örneklerinde; CMT, somatik hücre sayısı (SHS) ve elektirik iletkenliği (Eİ) sonuçları değerlendirildi. CMT yönünden 0, 9 ve 15. günlerde istatistiki açıdan önemli fark görülmezken 30. gün istatistiki açıdan önemli fark görüldü (P˂0,001). SHS yönünden 0 ve 9. günde istatistiki fark önemli bulunmazken, 15 ve 30. gün istatistiki fark önemli bulundu (P˂0,001). Elektirik iletkenliği yönünden istatistiki olarak önemli fark görülmedi (P>0,05). Çalışmanın ikinci bölümünde İPPVO'in mastitis sağaltımındaki etkinliği araştırıldı. Subklinik mastitisli Holştayn ırkı, n=90 adet sığırlardan B1 grubu (n=30), B2 grubu (n=30) ve B3 grubu (n=30) oluşturuldu. B1 grubuna 0, 2 ve 4. günlerde İPPVO uygulandı. B2 grubuna 0, 2 ve 4. günlerde İPPVO ve antibiyotik uygulandı. B3 grubuna ise sadece antibiyotik uygulandı. Tüm gruplardan 0, 9 ve 15. günlerde toplanan süt örneklerinde; CMT, SHS ve Eİ değerleri ölçüldü. CMT skorları ve SHS sonuçlarına göre istatistiki açıdan önemli bir fark görülmezken (P>0,05), Eİ değerlerinde 9. gün (P˂0,001) ve 15. gün (P˂0,01) istatistiki önemli fark görüldü. Sonuç olarak; bulgular tümüyle değerlendirildiğinde; İPPVO paraimmunite aktivatörünün, subklinik mastitis profilaksisinde etkili olduğu bulunurken, tedavide etkisiz olduğu kanaatine varıldı.
İneklerde iki farklı yöntemle östrus senkronizasyonunu takiben foliküler gelişim ve gebelik oranlarının karşılaştırılması
Amaç:İneklerde östrusların doğru zaman içeresinde belirlenebilmesi ve bu işe harcanan zamanın azaltılabilmesi ile birlikte gebelik oranlarının artırılabilmesi için yoğun çalışmalar yapılmaktadır.Son yıllarda, değişik hormon preparatlarının tek başına ya da kombine kullanıldığı östrus senkronizasyon programları geliştirilmiştir.Yapılan bu çalışmada; saha şartlarında östrus tespiti için harcanan zaman ve işgücü kaybının önlenmesi ile birlikte, kızgınlık gösteren hayvanların, sabit zamanlı suni tohumlama uygulamasına imkan sağlanması için iki farklı yöntemin etkinliğinin karşılaştırılması, gebelik oranlarının belirlenmesi amaçlanmıştır. Materyal ve Metot:Erzurum ilinde faaliyet gösteren özel bir süt inekçiliği işletmesinde 1 doğum yapmış Simental ırkı postpartum 45.gün ve üzerinde olan 16 inek 8'erli iki ayrı gruba ayrıldı. Birinci grupta bulunan ineklere 11 gün arayla PGF2α uygulandı, ikinci gruptaki hayvanlara 10 gün süreyle intravaginal progesteron uygulandı. Birinci gruptakilere ikinci enjeksiyondan 72 ve 96 saat sonra, ikinci gruptaki hayvanlara ise progesteronun uzaklaştırılmasından 48 ve 72 saat sonra iki kez tohumlama yapıldı. USG ile suni tohumlama sırasında foliküler gelişmeler izlendi ve suni tohumlama sonrası 35.günde gebelik tanısı yapıldı. Bulgular: İlk suni tohumlama günü raaf falikül çapları Grup 1' de 9.1±1.12 mm, Grup 2' de ise 19.0±2.56 mm (P=0.16) olarak tespit edildi. Gebelik oranları ise Grup 1'de 4/8 (%50), Grup 2'de 3/8 (%37,5) olarak belirlendi. İki grup arasında istatistiki olarak bir fark olmadığından, senkronizasyon için iki yöntemin de kullanılabileceği, ancak daha net sonuçlar elde edebilmek adına materyal sayısının arttırılması gerektiği kanısına varıldı.
Köy bazlı süt sığırı işletmelerinde uygulanan sağım yönetiminin süt ve meme yapısı üzerine etkileri
Bu tez çalışmasında sağım tekniklerinin meme sağlığı üzerindeki etkileri araştırılmıştır. Samsun ili, Havza ilçesi köylerinde bulunan elle sağım yapılan 33 ve makine ile sağım yapılan 27 olmak üzere toplam 60 işletme hakkındaki bilgiler değerlendirilmiştir. Bu işletmelerde bulunan elle sağılan 71 ve makine ile sağılan 61 ineğe ait muayene sonuçları da incelenmiştir. Sağım teknikleri hakkındaki sorular ile birlikte sağımcı ve sağım teknikleri ile ilgili sağımcıların yaş, cinsiyet, eğitim, muhafaza şartları, sağım makinaları hakkında bilgileri gibi konular hakkında işletmelerde yüz yüze anket çalışması yapılmıştır. Elle sağım yapılan işletmelerdeki hayvanlarda, makine ile sağım yapılan işletmelerdeki hayvanlara göre daha az oranda mastitis olduğu sonucuna varılmıştır. Elle sağım yapılan ineklerin meme yapıları değerlendirildiğinde, zemin ile meme arasındaki mesafenin daha az olduğu tespit edilmiştir. Yetiştiricilerin büyük oranının 51 yaş üstü erkekler olduğu görülmüştür. Hayvan sayısı 10'un altında olan işletmelerdeki sağımcıların çoğunlukla kadın olduğu görülmüştür. Makinalı sağım yapan işletmelerdeki sağımcıların kullandıkları makinalar hakkında yeterli bilgiye sahip olmadıkları kanatine varılmıştır. Anahtar Sözcükler: İnek, Mastitis, Sağım teknikleri, Sağımcı
Samsun ve çevre illerdeki veteriner muayenehanelerinde, dişi kedi ve köpeklerde üremeyi denetlemek için kullanılan yöntemlerin değerlendirilmesi
Birbirinden farklı seksüel siklus özelliklerine sahip kedi ve köpeklerde birçok fizyolojik ve davranış farklılıkları gözlenmektedir. Evcil hayvanların kontrolsüz üremesine bağlı olarak gelişen çoğalmış ve sağlıksız hayvan popülasyonunun önüne geçilmesini sağlamak ve hayvan sahiplerinin evde barındırdıkları hayvanların kızgınlık dönemlerinde gösterdikleri sorun teşkil eden davranışlardan kurtulmaları için üremenin denetlenmesi gereklilik arz etmektedir. Kedi sahipleri bağırma, yuvarlanma, bir objeye ya da sahibinin bacağına sürtünme, kuyruğunu monlama, sık sık idrar yapma pozisyonu alma, tırmalama, evden kaçma, bir gebelikte birden fazla yavru yapma kapasitesinde olmaları ve gebe kalmadıkları sürece seksüel siklus göstermeleri sebebiyle üremenin denetlenmesini istemektedir. Köpek sahipleri ise proöstrüs evresinde görülen vajinal kanama, evden kaçma, hırçınlaşma, yavru istememe, istenmeyen gebeliklerin oluşmasını önlemek ve jinekolojik hastalıklardan korunmak amacıyla veteriner hekimlere üremenin denetlenmesi, kızgınlığın baskılanması veya ertelenmesi amacıyla başvurmaktadır. Üremenin denetlenmesi, baskılanması veya ertelenmesi amacıyla birçok yöntem kullanılmaktadır. Bu amaçla kullanılan yöntemlerin bir kısmı kalıcı olan operatif yöntemler bir kısmı geçici olan medikal yöntemlerdir.Yapılan her iki yöntemin çeşitli faydaları olduğu kabul edilmesinin yanında farklı komplikasyonları da bulunmaktadır. Bu yöntemlerin bir kısmı hayvan sahibinin tercihine göre bir kısmı veteriner hekim yönlendirmesine göre uygulanmaktadır. Bu tez çalışması Samsun ve çevre illerdeki hayvan sahiplerinin ve veteriner hekimlerin üremeyi denetlemek amacıyla tercih ettikleri yöntemlerin değerlendirilmesi için yapılmıştır. Anahtar Sözcükler: Hormon kullanımı, Östrüs baskılanması, Üremenin denetlenmesi