
220
Archived Theses
0
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Archived Theses
Fazıl Ahmet Aykaç'ın Şeytan Diyor ki adlı eserinin çeviri yazısı ve metin incelemesi
Çalışmanın esasını Türk edebiyatının mizah ve hiciv ustası Fazıl Ahmet Aykaç ın Hamid Matbaasından 1927 yılında çıkan Şeytan Diyor ki adlı eserinin Latin harflerine çevirimi ve incelenmesi teşkil etmektedir. Çalışmamızda, öncelikle Fazıl Ahmet in edebiyat dünyasında yeri ve önemine değinilmiş, Şeytan Diyor ki dışındaki diğer eserleri de tanıtılmaya çalışılmıştır. Daha sonra eser; matbuat, dil ve edebiyat, siyaset, şehircilik, eğitim ve spor alt başlıkları altında kısaca incelenmiştir. Anahtar Kelimeler: Fazıl Ahmet Aykaç, dil, edebiyat, matbuat, siyaset, hiciv
Büyük Selçuklu Devleti İle Abbasi Halifeliği ilişkileri ve iki hanedan arasında evlilikler
Büyük Selçuklu Devleti Türk- İslam Medeniyetinin oluşmasında ve gelişmesinde çok önemli bir yere sahiptir. Selçuklu sultanları devletin kuruluşundan kısa süre sonra kendilerini Sünnî İslam'ın savunucusu olarak tanıtmış, bu nedenle Abbasî Hilâfeti'nin koruyuculuğu görevini üstlenmişlerdir. Nitekim bu uğurda hiç bir karşılık beklemeden Şiî tehditlerine karşı her türlü müdafaada bulunmuşlardır. Abbasî halifeleri de yeni kurulmuş olan bu Türk devletini bir kurtarıcı olarak görmüşlerdir.Selçuklu sultanları kendilerini dünyevî lider, halifeleri de dinî lider olarak tanıtmış ve bu iki gücün birleşmesi için neredeyse hepsi halifelik ile birer akrabalık tesis etme yoluna gitmişlerdir. Böylece iki hanedan hem birbirine daha yakınlaşmış, hem de siyasî ve dinî gücün birleşmesi ile diğer devletlere karşı daha güçlü bir duruş sergilenmiştir.
Türk müziği enstrüman adları etimolojisi
Müzik toplumlar arasında din, dil, ırk ayrımı yapmadan insanları kaynaştıran bir dildir. Müziğin ve müzik aletlerinin ortaya çıkışı, gelişimi, etkileşimi, yaygınlaşması gibi hususların aydınlığa kavuşması elbette etimolojiden bağımsız düşünülemez. Etimolojinin amacı bir kelimenin geçirdiği evreleri belirli ilke ve yöntemlerle araştırıp ortaya koymaktır. Dildeki sözlerin tarihi gelişimini izlemek; onların fonetik (ses bilgisi), morfolojik (şekil bilgisi) ve semantik (anlam bilgisi) teşekkülünü araştırmak için etimolojiden geniş şekilde faydalanılır. Bu çalışmamızda Türklerin kullandıkları müzik aletleri adlarının etimolojisi incelenmiştir. Giriş bölümünde etimoloji hakkında genel bilgi verilmiştir. Çalışmamızın sınırını teşkil eden Türk müzik kültürü ve tarihi hakkında genel bilgi verilmiş ve Türk müzik aletlerinin isimleri sıralanmıştır. TDK'nin 2011 baskılı Türkçe Sözlük'ünde yer alan Türk müzik aletleri tespit edilmiştir. Sözlük kısmında bu alet adlarının etimolojisi yapılmış, etimolojik bilgiye ilave olarak her alet hakkında genel bilgi sunulmuş, açıklamaların sonunda da aletlerin resimlerine yer verilmiştir. Sonuç kısmında da müzik alet adlarının kökenleri üzerine bazı istatistik bilgilere ulaşılmış, bu istatistik bilgilerden bazı tespitlerde bulunulmuştur.
Kant'ın ebedi barış fikrinin temellendirilmesi
Aydınlanma düşüncesinin en önemli filozoflarından olan Kant, akla büyük önem vermiştir. Akla olan güveniyle Ebedi Barış'ın gerçekleşebileceğine inanmıştır. Bu düşüncesinin gerçekleşebilmesi için ahlaki ve tarihi ilerlemeyi savunmuştur. Zaten doğanın da bu yönde bireyi desteklediğini belirtmiştir. Devletlerinde ahlaki birer varlık olmalarından dolayı bu idealin bir süreç içerisinde olacağını varsaymıştır. Uluslar arası ilişkiler düşüncesinde, devlette olduğu gibi ahlaki bir ilke olarak bireyi de siyasetin temel tamamlayıcı ilkelerinden görmüştür. Bu nedenle kozmopolitan bir yaklaşım benimsemiştir. Özellikle cumhuriyetçi yönetimlerin artmasıyla bu devletlerden oluşacak federasyon düşüncesini savunmuştur. Bu federasyon anlayışının Ebedi Barış için önemini ifade etmiştir. Bu çalışmada, geçen zaman içinde filozofun öne sürmüş olduğu bazı düşüncelerinin gerçekleşen yönleri ortaya konmuştur. Fakat dünya çapında barış ortamının tesis edilebileceğini ümit etmenin oldukça iyimser bir düşünde olduğu ifade edilmiştir. Dünyanın topyekûn olarak Ebedi Barış ideali üzerinde birleşmesi düşüncesinin günümüz şartları açısından uzak bir ihtimal olduğu belirtilmiştir. Anahtar Kelimeler: Aydınlanma, Ebedi Barış, Cumhuriyet, Ahlak, Federasyon.
Alternatif para politikası stratejilerinin karşılaştırılması ve Türkiye'nin enflasyon hedeflemesi deneyimi
1990'lı yıllardan itibaren ekonomik istikrarın sağlanması amacıyla para politikası stratejisi olarak enflasyon hedeflemesi rejimi önem kazanmıştır. Enflasyon kavramı hem gelişmekte olan ülkelerin hem de gelişmiş ülkelerin sorunu olmuş bu doğrultuda ekonomik birimler enflasyonla mücadelede alternatif politikalar üretmeye ve uygulamaya başlamışlardır. Enflasyon hedeflemesi rejimini ilk kez Yeni Zelanda uygulamaya başlamıştır. Birçok gelişmekte olan ülke ve gelişen ülke ekonomilerinin de zamanla bu rejimi benimsemesi ile enflasyon hedeflemesi yaygınlaşmaya başlamıştır. Bu çalışmanın birinci bölümünde alternatif para politikası stratejileri olan; döviz kuru hedeflemesi, parasal hedefleme ve enflasyon hedeflemesi stratejisi açıklanmıştır. İkinci bölümde enflasyon hedeflemesi stratejisinin özellikleri ve önkoşullarından bahsedilmiştir. Üçüncü bölümde ise enflasyon hedeflemesi ülkeler bazında incelenerek Türkiye'de uygulama alanlarına yer verilmiştir.
Türkiye'de enflasyonun kontrol edilmesinde uygulanan para politikası stratejileri ve etkileri
Bu çalışma, Türkiye'de 2002 yılından itibaren Merkez Bankası tarafından yürütülen enflasyon hedeflemesi stratejisini, daha önceki dönemlerde uygulanan alternatif para politikası stratejileriyle karşılaştırmayı hedeflemektedir. Enflasyon hedeflemesi stratejisinin uygulandığı dönemde para arzı, döviz kuru ve faiz göstergelerinin enflasyon ile ilişkileri ve enflasyonla mücadeledeki etkileri ele alınmıştır. Böylece, enflasyon hedeflemesine geçilmesiyle birlikte para politikası ve para politikası göstergelerinin genel ekonomik istikrarın yakalanmasında ne ölçüde belirleyici olduğu ortaya konulmaya çalışılmıştır. Çalışmanın amacı; "enflasyon hedeflemesi rejiminin, para politikası üzerinde en etkin strateji olduğu" tezini kanıtlamaktır. Çalışmada, 1980-2001 yılları enflasyon hedeflemesi öncesi dönem, 2002-2014 yılları arası ise enflasyon hedeflemesi dönemi olarak kabul edilmiştir. Bu çerçevede, 2002 yılı öncesi dönem incelenirken daha evvel gerçekleştirilen ampirik çalışmalara yer verilerek genel bir kanı ortaya konulmuştur. 2002 yılı sonrası gelişmeler ise Vektör Otoregresyon (VAR) yöntemiyle değerlendirilmiş ve bu doğrultuda iki dönem arasında karşılaştırma yapılmıştır.
Avrupa borç krizinin seçilmiş ülke örnekleri üzerindeki etkileri
Amerika Birleşik Devletleri'nde 2008 yılında ortaya çıkan mortgage kökenli finansal kriz, AB ülkelerinde bir borç krizine neden olmuştur. Takip eden yıllar içerisinde AB ülkelerinde ilk olarak Yunanistan'da etkisini göstermeye başlayan kriz, sonrasında çevre ülkeleri de etkisi altına alarak geniş bir bölgeye yayılmıştır. AB ülkelerinde 2009 yılında ortaya çıkan krizin 2015 yılı itibariyle etkileri önemli ölçüde hissedilmeye devam edilmektedir. ABD'de mortgage piyasasında oluşan emlak balonunun patlaması sonucu, küresel piyasalar dalgalanmaya ve güç kaybetmeye başlamıştır. Çok geçmeden krizin etkileri AB içinde yapısal sorunları olan ve kamu kesimi ile özel kesimi yüksek borçlu olan ülkelerde kendisini göstermiştir. AB ülkelerinde ortaya çıkan söz konusu krizin ülkelerin ekonomik yapılarında meydana getirdiği değişmeleri ortaya koymak çalışmanın temel sorunsalı olmuştur. Çalışmada ele alınan Yunanistan, İrlanda, Portekiz, İspanya ve İtalya gibi ülke ekonomilerinin incelenmesi sonucunda, Avrupa borç krizinin temel nedeninin ulusal ekonomilerden kaynaklı yapısal problemler olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Türkiye'deki Cittaslow kentleri yerel yönetimlerinin destinasyon pazarlaması uygulamaları: Vize ilçesi örneği
Bu tezin konusu; "Türkiye'deki Cittaslow kentleri yerel yönetimlerinin destinasyon pazarlaması uygulamaları: Vize İlçesi örneği" dir. Çalışmanın amacı; sürdürülebilir bölgesel kalkınmada ve destinasyon olmada kentlerin marka haline gelmesine katkı sağlayan uluslararası Cittaslow Ağı'nda yer alan Vize ile Türkiye'de yer alan diğer Cittaslow'lar olan Seferihisar, Gökçeada, Akyaka, Taraklı, Yenipazar, Perşembe, Yalvaç ve Halfeti kentlerinin yerel yönetimlerinin pazarlama sorunlarına yaklaşımlarını ve uygulamalarını incelemek ve çözüm önerileri sunmaktır. Araştırma nitel araştırma yöntemi olan yarı yapılandırılmış görüşme tekniği kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Yarı yapılandırılmış görüşme tekniği ile elde edilen nitel veriler, içerik analizi tekniği kullanılarak çözümlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Sürdürülebilir Kalkınma, Yerel Yönetimler, Destinasyon Pazarlaması, Cittaslow, Yavaş Şehir.
Sapir - Whorf Hipotezinde dil ve düşünce ilişkisi
19. yüzyılda geometri, fizik ve mekanikte ortaya çıkan gelişmelerin sonucunda Kartezyen epistemoloji zayıflamış ve onun yerine izafiyetçi bir anlayış filizlenmiştir. Postmodern dönemi belirleyen bu izafiyetçi yaklaşımın 20. yüzyıldaki dil yorumu şeklinde ele alınabilecek Sapir – Whorf hipotezine göre, dil evreni bize kendi penceresinden resmeder. Bu nedenle, dilin sunduğu bu tasavvurlar dünyası incelenmedikçe kendine özgü ortak bir akıl temelinde örgütlenmiş toplumların gerçeklik algıları açıklanamaz. Dilsel görelilik akımı kapsamında incelenmesi gereken hipotezde, hakikatin tek ve evrensel olduğu görüşü tartışmalı bir konu haline gelir. Dilin düşünme alışkanlıklarımız üzerindeki etkisinin saptanması, epistemolojinin bir tür dil felsefesi olarak ele alınabileceği görüşünü kuvvetlendirmektedir. Çözümleyici yöntem kullanılarak meydana getirilen bu tez çalışmasının amacı arka planı, müracaatları ve sonuçları itibariyle Sapir – Whorf hipotezini dil felsefesi literatürü içerisinde konumlandırmak ve hipotezin dil, düşünce, gerçeklik, bilim ve sanat konularındaki temel görüş ve iddialarını açıklamaktır.
XIX. yüzyıl şairi Rıf'at Mehmed Karslı Dîvânı: İnceleme - metin
Bu çalışma, XIX. yüzyılda yaşamış Rıf'at mahlaslı, Rıf'at Mehmed Karslı'nın şuan ki bilgilerimize göre elimizdeki tek eseri olan Dîvân'ının şekil ve muhteva açısından incelemesini ve transkripsiyonlu metnini içermektedir. XIX. yüzyıl, Osmanlı Devleti'nin sosyal, siyasal ve kültürel anlamda büyük değişimler yaşadığı bir dönemdir. Türk edebiyatı alanında günümüze kadar yapılan çalışmalar genellikle zirvedeki şairler ve eserleri üzerinde yoğunlaşmıştır. Mevcut tezkirelerde adları yer alan ya da yer almayan pek çok şairin eserlerinin de incelenerek, edebiyat tarihimize kazandırılması gerekmektedir. Bu amaçla Rıf'at mahlaslı şairimizin Dîvân'ı araştırma ve inceleme konusu olarak seçilmiştir. Bu çalışmada, Rıf'at Mehmed Karslı'nın elimizde tek nüshası olan Dîvân'ını ilmî usullerle ortaya koymayı hedefledik. Çalışmamız dört ana bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde, Rıf'at Mehmed Karslı'nın yaşadığı dönem olan XIX. yüzyılın sosyal, idârî ve edebî ortamının genel özelliklerini belirtmeye çalıştık. İkinci bölümde Rıf'at Mehmed Karslı'nın hayatına, edebî kişiliğine ve eserlerine âit bilgilere yer verdik. Bu konuda Talât Aksoy'un Doğuş Dergisinde yayımlamış olduğu makaleden yararlanmakla birlikte, şairin Dîvân'ından elde etmiş olduğumuz bilgilerden de faydalandık. Üçüncü bölümde Dîvân'ı ana hatlarıyla şekil ve muhteva açısından incelemeye çalıştık. Dördüncü bölümde Dîvân'ın elimizdeki yazmasında yer alan dil ve imlâ özelliklerini genel hatlarıyla belirtmeye çalıştık ve Dîvân'ın transkripsiyonlu metnini verdik.