Kırşehir Ahi Evran University
Anabilim Dalı

Tarım Ekonomisi Anabilim Dalı

Kırşehir Ahi Evran University

419

Arşivlenen Tez

0

DOI Atanmış

0%

DOI Oranı

Anabilim Dalı

50 Tez
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi öğretim üyelerinin örgüt iklimi hakkındaki düşünceleri

Bu çalışmada, 2003-2004 Eğitim-Öğretim yılında Çukurova ÜniversitesiZiraat Fakültesinde görevli bulunan Öğretim Üyelerinin fakültenin örgüt iklimihakkındaki düşünceleri tespit edilmeye çalışılmıştır. Ayrıca, cinsiyetlerine, yaşlarına,unvanlarına, mesleki deneyimlerine ve Çukurova Üniversitesindeki çalışma yıllarınagöre örgüt iklimi ile ilgili anlamlı bir ilişki olup olmadığı tespit edilmeyeçalışılmıştır.Araştırma kapsamındaki 157 Öğretim Üyesinin tamamına e-mail yoluylaanket gönderilmiştir. Ancak çalışmaya gönüllü olarak 79 öğretim üyesi (%50.31)katılmıştır. Kurumdaki örgüt iklimi öğretim üyelerinin yaşları ile bağlantılıbulunmuştur. 50 yaş ve üzerindeki öğretim üyeleri kurumdaki iletişime, güven vesaygıya, kararlara katılıma daha pozitif bakmaktadır.Anahtar Kelimeler: Örgüt İklimi, Çukurova Üniversitesi, Ziraat Fakültesi, ÖğretimÜyeleri

Volkan Küçükgöde
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2005
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye'de ve diğer bazı ülkelerde sulama yatırımları yönetimindeki gelişmeler ve karşılaşılan sorunlar: Aşağı Seyhan Ovası örneği

Bu 9ah§mada, oncelikle, Diinyada ve Tiirkiye'de toprak ve su kaynaklannmkullammi ve gelisimi incelenmis, Turkiye'deki sulama yatinmlan yonetimi vesulama organizasyonlan diger ulkelerle karsilastinlmistir.Arastinnanin ikinci bolumiinde, iilkemizde sulama isletmeciligi a^isindanmevcut yapi ve bu yapi i9erisinde en onemli yen isgal eden sulama birlikleriperfonnans ve maliyetleri acisuidan incelenmis, birlik hizmetleri ureticigoriislerinden hareketle degerlendirilmi§tir.Turkiye, su kaynaklan bakimindan 90k zengin olmamakla beraber kendiihtiya9lanm karsiyabilecek bir potansiyele sahiptir. Ozellikle planli donemde sulamayatinmlanna onem verilmis, son yillarda ise kamu eliyle insa edilen ve isletilensulama yatinmlannin sulama birliklerine devir islemlerine hiz verilmistir. Devirislemiyle yatinmlann yonetimine 9ift9i katihmi saglanmis olmakla beraber,i§letmecilik a^isindan arzulanan etkinlik artismin saglandigi ve ureticilerin de birlikhizmetlerinden yeterince memnun oldugu soylenemez.Anahtar Kelimeler: Su Kaynaklan, Sulama Politikalan, Sulama Yonetimi, SulamaBirlikleri, Asagi Seyhan Ovasi

Bilgen Sarı
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2005
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İçel ilinde kayısı üretim ekonomisi

Bu araştırmada, İçel ilindeki önemli taze kayısı üretim yerlerinden Mut ve Gülnar ilçelerinde bulunan tarım işletmelerinin kayısı üretimi ve pazarlama yapılan ile kayısı üretimindeki bazı faktörlerin kullanım düzeyleri incelenerek, bu üretim dalının sorunları ve gelişimi için alınabilecek önlemler ortaya konulmuştur. Elde edilen sonuçlara göre, incelenen işletmelerin ortalama arazisi 49,13 da ve kayısı alanları 15,19 da'dır. İşletmelerin yetiştirdiği kayısı çeşitleri arasında İ.Tokah, Septik ve Tyrinthe çeşitleri başta gelmektedir. Ortalama verim 372 kg/da ve 25 kg/ağaç olarak belirlenmiştir. İşletmelerin kayısı dışındaki bitkisel üretimleri arasında hububat ve zeytin yetiştiriciliği ağırlıktadır. İşletmelerin aktif sermayesinin %85,06'sı arazi, %14,94'ü de işletme sermayesinden oluşmaktadır. İşletmeler kayısı üretiminde 49,20 saat/da işgücü ve 6,01 saat/da çekigücü kullanmışlardır. Bahçelere saf madde olarak 1 1,76 kg/da azot, 10,48 kg/da fosfor ve 5,12 kg/da potasyum uygulanmıştır. İşletmelerin kayısı üretimindeki ortalama net kan 19.441.014 TL/da ve nisbi karlılıkları ise %99 ile %200 arasında değişmiştir. Üretim faktörlerinden toprak işlemede kullanılan çekigücü dışındakiler optimum düzeyin altında kullanılmıştır. Kayısı yetiştiriciliğinde yeterli girdi kullanımı, kaliteli ve yüksek verim, yüksek üretici gelirleri, don zararları olup olmamasına bağlı olarak değiştiği belirlenmiştir.Anahtar Kelimeler: Kayısı, Üretim Ekonomisi, Üretim Fonksiyonu, Ekonomik Analiz VI

KayısıKayısıMersin+4
Bekir Demirtaş
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2000
00
DoktoraAçık ErişimTR

Adana il merkezinde ve kırsal alanında yaşayarak tarımsal faaliyetlerine devam eden ailelerde toplumsal yapı ve toplumsal cinsiyet

Bu çalışmada, Adana il merkezinde ve kırsal alanında yaşayarak tarımsal faaliyetlerine devam eden çiftçiler, toplumsal yapı ve toplumsal cinsiyet açısından incelenmiştir. Ayrıca, kırsal ve kentsel kesim arasında kuşaklararası karşılaştırma yapılarak aradaki farkların ortaya konulmasına çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Toplumsal Yapı, Toplumsal Cinsiyet,, Toplumsal Değişme, Göç, Cinsiyet Rolleri

AdanaCinsel kimlikCinsiyet rolleri+4
Müge Kantar
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2000
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Hatay ilinde süt ve süt mamülleri üretim ve pazarlama yapısı

Bu çalışmada, Hatay ilindeki 58 adet küçük ve orta ölçekli süt ve mamulleri işletmesi değerlendirilmiştir. Araştırmada, işletmelerin üretim ve pazarlama yapılan incelenmiş ve çözüm önerileri sunulmuştur. İncelenen süt ve mamulleri işletmelerinde, peynir, yoğurt, süt, tereyağı, ayran, çökelek ve diğer ürünler üretilmektedir. İşletmelerde genel kapasite kullanım oranı % 56.3 'tür. Atıl kapasiteye neden olan sorunlar içerisinde en önemlisi hammadde yetersizliği ve pazarlama sorunudur. İşletmelerin kaliteli süt temininde karşılaştıkları en önemli sorunlar; bozuk sütler, yağsız sütler, su katıntılı sütler ve süt yetersizliğidir. Genel olarak işletmelerde üretilen ürünlerdeki randıman durumu; açık süt için % 97.6, yoğurt için % 95.5, tuzlu yoğurt için % 20.2, beyaz peynir için % 15.4, çökelek için % 15.2, künefelik peynir için % 14.6, dil peyniri için % 14.5, carra peyniri için % 1 3.90, sürk için % 12.70, kaşar için % 10.3 ve tereyağı için % 3.3'tür. İşletmelerin en önemli problemleri; hammadde, tecrübeli işgücü ve sermaye yetersizliği, atıl kapasite ve pazarlama sorunudur. İşletmelerin günlük olarak satın aldıkları inek, koyun ve keçi çiğ sütü ortalama miktarları sırasıyla; 5970.38, 16.0 ve 10.5 kg'dır. Anahtar Kelimeler: İşletme, Süt ve Mamulü, Üretim, Pazarlama, Yapısı

HatayPazarlamaSüt+2
Nuran Tapkı
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2001
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Araştırma Uygulama Çiftliği'nde çalışanların iş analizleri ve sorunları üzerine bir araştırma

oz YÜKSEK LİSANS TEZİ ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ ZİRAAT FAKÜLTESİ ARAŞTIRMA UYGULAMA ÇİFTLİĞİNDE ÇALIŞANLARIN İŞ ANALİZLERİ VE SORUNLARI ÜZERİNE BİR ARAŞTIRMA NACİYE TOK ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ TARIM EKONOMİSİ ANABİLİM DALI Danışman; Prof. Dr. Yaşar GÜRGEN Yıl: 2001, Sayfa: 81 Jüri : Prof.Dr. Yaşar GÜRGEN Prof. Dr. Faruk EMEKSİZ Yrd. Doç. Dr. Neşe ALGAN Bu araştırmada Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Araştırma Uygulama Çiftliğinde (AUÇ) çalışanlar, modern personel yönetimi ilkeleri açısından incelenmiştir. Bu bağlamda AUÇ 'de çalışan personelin eğitimi, yaşı görev süreleri, yetki ve sorumlulukları, çalışma koşullan, işçi sağlığı ve iş güvenliği konulan araştırılmıştır. Ayrıca ücret politikası ve ücret seviyelerini etkileyen faktörler incelenmiştir. Bunlardan başka çalışanların verimliliği ni etkilemesi açısından insana yönelik yönetim anlayışının uygulanıp uygulanmadığı da araştırılmıştır. Yukarıda belirtilen konularla ilgili sorunlar belirlenmiş ve bu sorunların çözümüyle ilgili öneriler de bulunulmuştur. Anahtar Kelime: Araştırma Uygulama Çiftliği, Personel Yönetimi

ÇiftlikÇukurova Üniversitesiİş analizi
Naciye Tok
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2001
00
DoktoraAçık ErişimTR

Türkiye'de yoksulluk profili ve gelir gruplarına göre gıda talebi

Bu çalışmada, Türkiye'de yoksulluk profilinin ve gelir gruplarına göre hanelerin gıda talep parametrelerinin ayrı ayrı tahmin edilmesi amaçlanmıştır. Bu amaçlan gerçekleştirmek için DİE, 1994 Hanehalkı Tüketim Harcamaları Anketi ham verileri kullanılmıştır. Türkiye genelinde, kentsel ve kırsal kesimde gelir gruplarına göre hanelerin gıda talepleri Doğrusal Formda Yaklaşık İdeal Talep Sistemiyle (LA/ AİDS) tahmin edilmiştir. Elde edilen sonuçlar, yüksek ve en yüksek gelir gruplarındaki hanelerin gıda taleplerinin toplam harcamaya, fiyatlara ve sosyo- demografik değişkenlere, düşük gelir grubundaki hanelerin gıda taleplerinin ise özellikle toplam harcama olmak üzere fiyatlardaki değişime duyarlı olduğunu göstermektedir. Türkiye genelinde, kentsel ve kırsal kesimde yoksulluk sınırı En Düşük Gıda Maliyeti, Temel Gereksinmeler Maliyeti, Ortalama ve Ortanca Gelirin Yarısı yaklaşımlarına göre belirlenmiştir. Yoksulluğun genişliği, şiddeti ve yoğunluğu ise Yoksulluk Oranı, Yoksulluk Açığı Oranı, Sen İndeksi ve Foster, Greer ve Thorbecke İndeksine göre hesaplanmıştır. Türkiye'de en yüksek yoksulluk oranı %50,6 oranıyla En Düşük Gıda Maliyetine, en düşük yoksulluk oranı ise %16,1 oranıyla Ortanca Gelirin Yarısı yöntemine göre hesaplanmıştır. Bu da, Türkiye'de harcama yoksulluğunun gelir yoksulluğundan daha önemli bir problem olduğunu göstermektedir. Türkiye'de, özellikle kırsal kesimde yoksulluğun şiddetinin ve yoğunluğunun yüksek olduğu saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: Gelir Grupları, Talep Sistemi, Gelir-Talep Esnekliği, Fiyat-Talep Esnekliği, Yoksulluk Sınırı ve Ölçütleri

Gelir dağılımıGıdalarYoksulluk
Seda Şengül
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2001
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye'de bölgesel pamuk fiyatlarının analizi

Bu araştırmada, 1970-2001 döneminde, Çukurova, Ege ve dünya pamuk fiyatlarındaki değişmeler, bu fiyat serileri arasındaki benzerlik ve farklılıklar incelenmiştir. Çukurova ve Ege Bölgesi pamuklan cari fiyat trendleri artış eğilimi gösterirken, bu iki bölgenin reel fiyat trendleri azalış eğilimi göstermektedir. Mevsimsel dalgalanmalar incelendiğinde, Çukurova ve Ege Bölgesinin benzer özellik gösterdiği görülmektedir. Çukurova ve Ege Bölgesinde pamuk fiyatları, Mayıs, Haziran, Temmuz ve Ağustos aylarında mevsim ortalamasının üzerindedir. Dünya fiyatlarında ise, cari ve reel fiyat trendleri artış eğilimi göstermektedir. Dünya fiyatları önemli bir mevsimsel dalgalanma göstermemektedir. Bu durum dünya pamuk fiyatlarının, Çukurova ve Ege pamuk fiyatlarından daha kararlı bir seyir izlediğinin göstergesidir. Dünyada ve Türkiye'de reel pamuk fiyatları son üç yıldır, benzer şekilde konjonktürün iniş devresindedir. Ülkemizde pamuk tarımının geliştirilmesi için reel pamuk fiyatlarında ve üretici gelirlerinde kararlılık sağlanmaya yönelik politikaların önemi büyüktür. Anahtar Kelimeler: Pamuk, Pamuk Fiyatları, Fiyat Analizi

Fiyat analizleriPamukTarım ekonomisi
Meltem Gizir
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2002
00
DoktoraAçık ErişimTR

Orta-Güney Anadolu bölgesinde koyunculuk faaliyetinin ekonomik analizi

öz DOKTORA TEZİ ORTA-GÜNEY ANADOLU BÖLGESİ'NDE KOYUNCULUK FAALİYETİNİN EKONOMİK ANALİZİ ERDAL DAĞISTAN ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ TARIM EKONOMİSİ ANABİLİM DALI Danışman : Doç. Dr. Aykut GÜL Yıl: 2002, Sayfa: 198 Jüri Doç. Dr. Aykut GÜL Prof. Dr. Şinasi AKDEMİR Doç. Dr. Murat GÖRGÜLÜ Doç. Dr. Haydar ŞENGÜL Yrd. Doç. Dr. Mithat DİREK Bu çalışma, Orta-Güney Anadolu Bölgesi'nde koyunculuk faaliyeti yapan tarım işletmeleri incelenerek, bu işletmelerin koyunculuk faaliyetinin ekonomik yapışım ve sorunlarını ortaya koymak amacıyla yapılmıştır. Elde edilen sonuçlara bakılarak bazı sektörel çözüm önerileri getirilmiştir. Araştırmada yer alan işletmelerde, 11.966 milyon TL olan gayrisaf hasıla değerinin %52'sini oluşturan koyunculuk faaliyeti gelirinin %16,93'ü süt üretiminden sağlanmaktadır. İncelenen işletmelerde, işletme basma koyunculuk faaliyeti ortalama safi kan 1.447 milyon TL olup, işletmelerin %29'u negatif safi kara sahiptir (-439 milyon TL). Bu işletmelerin koyunculuk fâaliyetine daha fazla devam etmeleri ekonomik bir davranış olarak görülmemektedir. Bununla birlikte, zarar eden işletmelerin tasfiye edilmesi halinde yaklaşık 40.000 adet çalışanın işsiz kalacağı tahmin edilmektedir. Koyun yetiştiriciliğine üretim masrafları içerisinde en büyük pay %32,05 ile işgücüne ait olup yem masrafları sadece %23,01'lik paya sahiptir. Ayrıca, %30,67 olan faiz giderlerinin çok yüksek olduğu ve gelecekte sektörün gelişmesinde bir sorun olacağı söylenebilir. İşletme başarısında etkili olan başlıca faktörler koyun sayısı ve işletmede kullanılan aile işgücü oranıdır. Koyunculuk faaliyetinin geliştirebilmesi için, öncelikle sürü büyüklüğünün 50 koyunun üzerine çıkartılması ve aile işgücünün daha etkin kullanılması sağlanmalıdır. Ayrıca, maaliyetlerin düşürülebilmesi amacıyla faiz giderlerini artırıcı ve yem bitkileri ekim alanlarını genişletmeyi teşvik edici yönde devlet desteğinin artırılması gerekmektedir. Koyun yetiştiriciliğinde, mevcut ektansif sistemden entansif sisteme geçilmesi önerilmemektedir. Anahtar Kelimeler: Ekonomik Analiz, Koyunculuk Faaliyeti, Üretim Ekonomisi, Karlılık, Faktör Analizi

Ekonomik analizFaktör analiziKarlılık+3
Erdal Dağıstan
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2002
00
DoktoraAçık ErişimTR

Türkiye'de tarımsal destekleme politikası uygulamaları, bu uygulamalar sonucu ortaya çıkan üretici ve tüketici transferleri ve bunun çukurova tarımına etkileri

VI öz Bu çalışmada, önce tarımsal destekleme politikalarının genel bir kuramsal değerlendirilmesi yapılarak, ülkemizdeki uygulamalar yine bu açıdan incelenmiştir. Daha sonra tarımsal destekleme politikaları sonucu ortaya çıkan üretici ve tüketici transferlerini ölçmek amacıyla OECD tarafından geliştirilen ÜYD ve TYD modeli tanıtılarak, ülkemizde bu modele göre hesaplanmış değerler verilmiştir. Çalışmanın son bölümünde ise, izlenen destekleme politikaları sonucu ortaya çıkan üretici transferlerinden Çukurova bölgesinin (ASO) yararlanma düzeyi ÜYD modeli sonuçlarından hareketle belirlenmiş ve bunun bölge tarımına etkileri çeşitli yönlerden incelenmiştir. Araştırma sonucunda, ülkemizde tarım kesimine yönelik sistemli ve kararlı bir politikanın izlenmediği ve uygulamaların daha çok günün ekonomik ve siyasi koşullarına göre değiştiği belirlenmiştir. Buna bağlı olarak, tarım kesimine yönelik destekler zamanla ve üründen ürüne önemli değişiklikler göstermiştir. Çukurova bölgesinin izlenen tarımsal politikalar sonucu ortaya çıkan üretici transferlerinden yararlanma düzeyi ülke ortalamasının oldukça üzerindedir. Ancak, bazı yıllar bölgenin tarımsal sübvansiyonlardan yararlanma düzeyi, ülke ekonomisine katkısı oranında değildir. Diğer taraftan, bölgenin tarımsal sübvansiyonlardan yararlanma düzeyi oldukça kararsız bir gelişim göstermektedir. Bu durum destekleme politikalarının bölge tarımını yönlendirmedeki etkinliğini düşürmektedir.

Destekleme politikalarıTarım ekonomisiTarım fiyat politikası+3
M.necat Ören
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
1994
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Tarsus ilçesi toptan üzüm fiyatları analizi

Tarsus İlçesi bağcılığı bağ alanı üretim miktarı yarattığı istihdam kapasitesi ve diğer olanaklarla Türkiye tarımında önemli bir yer işgal etmektedir. Tarsus İlçesi üzüm üretimi Türkiye sofralık üzüm üretiminin % 6- 7'sini oluşturmakta ve ilk turfanda çeşitleriyle iç ve dıs pazarlarda önemli bir potansiyele sahip bulunmaktadır. Bu araştırmada? Tarsus Beyazı ve Kardinal cinsi üzüm fiyatlarında meydana gelen değişmeler ve bunların nedenleri ortaya konulmaya çalışılmıştır. Analizi yapılan üzüm fiyatlarında? 1983- 1992 yılları arasında çeşitli değişiklikler saptanmıştır. Bu değişikliklerin? yıl içinde? yıldan yıla ve haftalar itibariyle dalgalanmalar seklinde olduğu gözlenmiştir. Araştırma konusu olan üzümlerin fiyat trendleri? incelenen 10 yıllık dönemde, önemli derecede artma eğilimi göstermişlerdir. Ama? trendlerdeki yıllık artış miktarları? farklı oranlarda olmuştur. i. kalite Kardinal üzümü fiyat trendinde yıllık artış? % 53.33 ile en fazla? S. kalite Tarsus Beyazı üzümü fiyat trendinde ise, yıllık artış? % 41.80 ile en az düzeyde gerçekleşmiştir. İncelenen üzüm türlerinin aylık fiyatlarında? dönemlere göre büyük değişiklikler belirlenmiştir. Tarsus Beyazı ve Kardinal üzümünde en yüksek fiyatlar haziran ayında oluşmaktadır. Fiyat en düşük seviyesine ise? temmuz ve ağustos aylarında inmektedir. üretim döneminin başlangıcı olması nedeniyle, haziran ayında fiyat yüksek olmakta, ilerleyen haftalarda üretimin birden bire artmasıyla fiyat düşmektedir. Araştırmada? aylık fiyatların varyasyon katsayıları da hesaplanmış? böylece dalgalanmanın şiddeti istatistiksel olarak ifade edilmiştir. Buna göre? her iki çeşit üzümde en yüksek varyasyon katsayısı? haziran ayı için hesaplanmıştır. Bu ayda? en yüksek varyasyon katsayısı Tarsus Beyazında bulunmuş olup? 1. kalitede 25.79 2. kalitede 25.50 ile dalgalanmanın orta şiddette olduğu saptanmıştır. En düşükvaryasyon katsayısı ? yine Tarsus Beyazında eylül ayı fiyatlarında belirlenmiştir- Kardinal üzümü fiyatlarındaki dalgalanmanın da orta şiddette olduğu görülmüştür. Mevsimlik fiyat dalgalanmalarının Kardinal üzümünde özellikle haziran ayında yüksek olduğu saptanmıştır. Tarsus Beyazının ise? temmuz ve ağustos aylarındaki dalgalanma indeksleri daha yüksek hesaplanmıştır. Mevsimlik fiyat değişmelerine? bu ürünlerin üretimlerinin mevsimlik olması ? arzın iç ve dıs talebe göre ayarlanamaması ? üzümün depolama olanaklarının bulunmaması ve pazarlama sisteminde aksaklıkların bulunması yol açmaktadır. İncelen dönemde? Tarsus Beyazı üzümü aylık reel fiyatları» haziran aylarında normal fiyatın altında kalırken? temmuz? ağustos ve eylül aylarında bazı yıllar normal fiyatın üzerine çıkmıştır. Kardinal üzümünde ise? reel fiyatlar haziran ayında normal seviyenin üzerinde seyrederken temmuz ve ağustos aylarında normal seviyenin altında kalmıştır. Yıllık olarak yapılan reel fiyat analizinde? Tarsus Beyazında 1984? 1990 ve 1991 yıllarında reel fiyatın normal seviyenin üstünde? diğer yıllarda ise? altında kaldığı anlaşılmıştır. Kardinal üzümünde incelenen dönemin son 3-4 yılına ait reel fiyatlar? normalin üzerinde seyrederken? diğer yıllarda normalin altında kalmıştır. Analiz sonucunda? reel üzüm fiyatlarının? on yıllık süreçte? birkaç dönem dışında düşük düzeyde kaldığı görülmüştür. Haftalık bazda yapılan analizde? fiyatların hasat döneminin ilk haftalarından itibaren önemli oranda düştüğü saptanmıştır. Nitekim bazı yıllarda son haftadaki fiyat? ilk hafta fiyatının Si 15- Eö'sine kadar düşmüştür. Daha sonraki haftalarda ise? arz edilen miktarın durumuna göre? fiyatın bir miktar arttığı gözlenmiştir. Haziran aylarındaki fiyat dalgalanmalarının çok yüksek olması nedeniyle bu ay? ayrı olarak incelenmiştir. Bir önceki haftaya göre yapılan değerlendirmede? haziranın son haftasındaki fiyat azalışlarının diğer haftalardan daha fazla olduğu ortaya çıkmıştır. Bu sonucun alınmasında? üzümün103 hasadının bu haftadan itibaren yoğunlaşmasıyla arz edilen miktarda meydana gelen artısın etkisi olmuştur» Araştırma konusu olan üzüm çeşitlerinin kendi aralarındaki i. ve S. kalite fiyat ilişkisinin yüksek olduğu saptanmıştır. Birinci ve S.kalite Tarsus Beyazı fiyatları arasındaki korelasyon katsayısı r=ö"8939 olarak bulunurken? 1» ve S. kalite Kardinal üzümü fiyatları arasındaki korelasyon katsayısı r=Ö"8914 olarak saptanmıştır. üzüm fiyatlarındaki dalgalanmaların etkisini azaltmak* üreticinin gelir istikrarını sağlamak ? pazarlama masraflarını düşürmek ve tüketicinin ödediği parada üretici payını yükseltmek için pazarlama kooperatiflerinin teşvik edilmesinin yararlı olacağı sonucuna varılmıştır. Ayrıca; bazı dönemlerde yoğunluk kazanan üretimin? iç ve dıs piyasa fiyatlarını düşürmesini önlemek amacıyla? ilgili kuruluşlarca üretim planlamasına gidilmesi yönünde çalışmalar yapı İmal ıdır. Bu arada dıs pazarlarca aranan üzüm çeşitlerinin geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması yönünde çalışmalar artırılmalı ve % SO'îere varan üzüm artıklarını değerlendirmek amacıyla uygun tesisler kurulmalıdır. Bu çalışmada elde edilen sonuçların; hem üzüm üreticilerine? hem de diğer ilgili kişi ve kuruluşların faaliyetlerine ışık tutacağı tahmin edilmektedir.

Mersin-TarsusTarım ekonomisiToptan fiyat analizi+1
İsmail Ukav
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
1994
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye'nin Avrupa Topluluğuna olası üyeliğinin tarım sektörü üzerine etkileri; Yunanistan örneği

VI öz Bu araştırmada Türk tarımı, Türkçe'de ve AT'da uygulanmakta olan tarım politikaları, Türk tarımının Avrupa Topluluğu Ortak Tarım Politikasına uyumu ve Yunanistan örneği incelenerek, Türkiye'nin Avrupa Topluluğuna olası üyeliğinin tarım sektörü üzerine etkileri incelenmiştir. Araştırma sonucunda Türkiye'nin olası üyeliğinin tarımsal üretimi artıracağı ve bu artışın FEOGA'ya ek bir yük getireceği belirlenmiştir. Topluluğun kendine yeterli olduğu ürün ve ürün gruplarında üretim düzeyinin aynı kalacağı ve hatta düşeceği ancak, kendine yetersiz olduğu Akdeniz ürünlerinde üretimin teşvik edileceği saptanmıştır. Geleneksel ihraç ürünlerinin yerini yağlı tohumlar ve sert buğdayın alacağı belirlenmiştir. Türk tarımı için, FEOGA'nın fiyat ve pazar politikası ile ilgili fonlarından çok, yapısal fonların önem kazanacağı anlaşılmıştır. Hayvan genotiplerinde bir iyileştirme ve verimliliği artırıcı tedbirler alınmadığı takdirde, bu üretim düzeyi ile topluluğa katılması durumunda Yunanistan'da olduğu gibi hayvancılık sektörünün gücünü önemli derecede kaybederek ithalatçı olunacağı sonucuna varılmıştır.

Avrupa TopluluğuTarım ekonomisi
İsmail Bülent Gürbüz
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
1995
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Adana ili kentsel alanda hayvansal gıda tüketim yapısı

Bu çalışma, Adana kentsel alanda hayvansal gıda maddeleri tüketimi ile gelirin tüketim üzerine olan etkisi belirlenmek amacıyla yapılmıştır. Aynı zamanda, tüketim üzerine etkisi olduğu düşünülen tüketici özellikleri ile tüketicilerin satın alımına ve tüketimlerine etkisi olan zevk, tercih ve alışkanlıkları da incelenmiştir. Bu amaçla 200 aile ile anket yapılmıştır. Araştırma alanında, 1993 yılında, aileler ortalama gelirlerinin %11,2'sini oluşturan 8.161.247TL"sini hayvansal gıda maddeleri tüketimi için ayırmaktadırlar. Bu miktarın ?539,42'si et, %18,12'si süt mamulleri, £15,14'ü süt, %15,06"sı tavuk eti ve 9512,26'sı yumurta tüketimi için harcanmıştır. Gelir- harcama esneklikleri ise ette 0,60, sütte 0,38, süt mamullerinde 0,52, tavuk etinde 0,24, yumurtada 0,17 ve toplam hayvansal gıda maddelerinde 0,44 olarak hesaplanmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, Adana kentsel alanda anket yapılan ailelerin gelirleri arttıkça genellikle hayvansal gıda maddeleri tüketim miktarlarının arttığı ve gelir-harcama esnekliklerinin ise düştüğü saptanmıştır.

AdanaGıda tüketimiHayvansal ürünler+1
Belgin Hanta
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
1995
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sulamanın GAP alanında tarım sektöründe üretim yapısı, girdi, kullanımı, verimlilik ve işletme gelirleri üzerine etkileri

oz GAP alanında, sulu ve kuru koşullarda tarımsal üretim yapan 197 işletme, grup analizi ve faktör analizi tekniklerinden yararlanılarak, sosyo-ekonomik açıdan değerlendirilmişlerdir. Yatay kesit verilerinin kullanıldığı çalışmada, işletmelerin arazi tasarruf durumlarının, sermaye ve üretim yapılarının, girdi kullanımlarının, işletme giderlerinin bileşiminin ve işletme gelirlerinin önemli ölçüde işletmelerin sulu veya kuru olmaları ile ilişkili olduğu sonucuna varılmıştır. Sulu işletmelerde, kuru işletmelere göre işgücü verimliğinin 4,8 kat, sermaye verimliğinin 3,6 kat ve arazi verimliğinin ise 5,2 kat daha fazla olduğu belirlenmiştir. Mevcut koşullarda, sulu işletmelerin yapılan gözönüne alınarak, bölgede sulamanın gerçekleşmesi ile birlikte ortaya çıkabilecek sorunların giderilebilmesi için gerekli önlemlerin önceden alınması gerektiği ortaya konmuştur.

GAP bölgesiSulamaTarım ekonomisi
Aykut Gül
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
1995
00
DoktoraAçık ErişimTR

Türkiye'de kırmızı et arz ve talebinin ekonometrik analizi ve kırmızı et sanayi yapısı ile işleyişinin incelenmesi

Bu araştırmada Türkiye'de kırmızı et ve ürünlerinin talep ve arzının ekonometrik analizi yapılmış ve kırmızı et sanayi yapısı ve sektörün işleyişi incelenmiştir. Araştırmada, "Zayıf Dağıtılabilirlik" kabulü altoda "Working-Leser" tam talep modeli DÎE "1987 HanehaHa Gelir ve Tüketim Anketi" çalışmasından elde edilen et grubu verilerine uygulanmıştır. Türkiye kentsel kesiminde gelir-harcama esneklikleri: toplam kırmızı et 0,98; sığır eti 0,76; dana eti 1,09; koyun eti 0,93; tavuk eti 0,92; sakatat 0,83; balık 1,16 ve et ürünleri 1,15 olarak hesaplanmıştır. Kırsal kesimde ise gelir-harcama esneklikleri kırmızı et için 0,96; tavuk eti 0,92; balık 0,88 ve et ürünleri 2,64 hesaplanmiştır. Araştırmada reel fiyatlarının artan bir eğilim içinde olduğu belirlenmiştir. Yapılan arz analiz çalışmasından kontrollü kesime BB hayvan arzının fiyat esnekliğinin -0,67 ve bir yıl gecikmeli hayvan varlığı esnekliğinin 0,20 olduğu hesaplanmıştır. Diğer yandan hayvan stok modeli üretici eline geçen reel fiyatların Türkiye'nin hayvan varlığını çoğaltacağım göstermiştir. KB hayvanların kontrollü kesime arzının fiyat esnekliği -0,61 ve bir yıl gecikmeli hayvan varlığı esnekliği 0,37 hesaplanmıştır. Büyüme modelinden Türkiye'nin BB hayvan varlığının yılda %3,5 azaldığı ve doğrusal trend modelinden de KB hayvan varlığının hızlı bir azalma eğilimi gösterdiği tesbit edilmiştir. Türkiye'de 1983-85 ve 1991- 93 yıllan arasında kırmızı et üretimi yılda ortalama %1,1'lik bir artış göstermiştir. Türkiye'de kırmızı et sanayiinin kesim kapasitesinin çok düşük düzeyde kullanıldığı, sektörün çalışabilir rekabet düzeyinde bulunduğu, işletmelerin çoğunluğunun bazı fiziki ünitelere (tam otomatik paketleme, rendering vb) sahip olmadığı, işletmelerin yeni ürün geliştirme düzeyinin düşük olduğu, işletmelerin tamuma yeterince önem vermediği, et sanayi işletmeleri ile tüketici arasındaki en önemli dağıtım zicirinin "sanayi-perakendeci- tüketici" şeklinde olduğu, işletmelerin ana hammaddeyi genellikle besicilerden tedarik ettiği, ana hammadde ve vergi hariç en önemli giderlerin başta iş gücü ve ikinci olarak da faiz olduğu tespit edilmiştir.

Ekonomik analizKırmızı etTarım ekonomisi
A. Ali Koç
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
1995
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye'de bazı gıda maddelerinin talep analizi

Bu çalışmada 1970-1994 dönemini kapsayan 25 yıllık zaman serisi verilerinden yararlanılarak tek mal çalışması ve LA/AIDS modeli ile seçilmiş bazı gıda maddelerinin talepleri analiz edilmiştir. Tek mal çalışması ile ekmek, şeker, margarin, koyun eti, tavuk eti, sığır eti ve içme sütünün talepleri, LA/AIDS modeli ile de süt ve süt ürünleri grubunun (içme sütü, yoğurt, tereyağ ve peynir) ve et grubunun (koyun eti, sığır eti ve tavuk eti) talepleri analiz edilmiştir. Ekmek, şeker ve margarini içeren ürün grubları (ekmek ve unlu mamuller, şeker ve şekerli mamuller ve bitkisel yağlar) için gerekli olan veriler sağlanamadığından, bu ürünler yalnızca tek mal çalışması çerçevesinde analiz edilmiştir. Tek mal çalışması çerçevesinde yapılan talep analizinde tavuk eti, koyun eti, sığır eti ve içme sütü talep fonksiyonlarında otokorelasyon problemi ile karşılaşıldığından, bu fonksiyonlardan elde edilen esneklikler verilmemiştir. Türkiye'de gelir-talep esnekliği ekmek için -0,16, şeker için 0,42, margarin için 0,18 olarak hesaplanmıştır. Türkiye'de ekmek, şeker ve margarinin kendi fiyat-talep esneklikleri sırasıyla -0,22, 0,11 ve -0,04 olarak bulunmuştur. Türkiye'de süt ve süt ürünlerinin talebi LA/AIDS modeli ile tahmin edilmiş ve harcama esneklikleri süt için 0,96, yoğurt için 0,58, peynir için 0,43 ve tereyağ için 0,15 olarak hesaplanmıştır. Bu gıda maddelerinin fiyat-talep esneklikleri peynir için -0,96, içme sütü için -0,72, yoğurt için -0,60 ve tereyağ için -0,23 olarak bulunmuştur. ı Türkiye'de et grubu talebinin LA/AIDS modeli ile tahnıininde koyun eti (1,44) ve tavuk eti (1,12) gelir harcama esneklikleri l'den yüksek hesaplandığından gelir artışlarının, bu ürünlere yapılan harcamalarda büyük artışlara neden olacağı söylenebilir. Sığır etinin harcama esnekliği ise 0,67 olarak hesaplanmıştır Koyun eti, tavuk eti ve sığır etinin fiyat -talep esneklikleri ise sırasıyla -0,33, -0,14 ve -1,09 olarak hesaplanmıştır.

Gıda maddeleriTalep analiziTarım ekonomisi
Seda Ekinci
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
1996
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Toros dağ köylerinde yaşayan kırsal kadınların toplumsal yaşamdaki rolleri ve bu rollerle ilgili geleceğe yönelik beklentiler

öz Bu çalışmada Adana ve İçel İllerine bağlı dağ köylerinde yaşayan kırsal kadınların, tarımsal faaliyetlerde, aile işgücü ve/veya ücretli işçi, evde annelik, eş, evkadınlığı gibi toplumsal yaşamda sahip olduğu roller, bu rollerle ilgili sorunlar ve geleceğe yönelik beklentileri incelenmiştir. Ortalama aile genişliği 6,2 kişi olan araştırma alanında, kadınların hemen hemen tamamı tarımsal faaliyetlere katılmakta, bununla birlikte annelik ve ev işlerini de aynı anda yürütmektedir. Araştırma alanında kadın basma ortalama 2,4 çocuk düşmektedir. Dolayısıyla, kadınların hem ev içi, hem de ev dışı tarımsal faaliyetlerden kaynaklanan ağır bir iş yükü altoda ezildiği söylenebilir. Araştırma alanındaki önemli bir diğer özellik ise, kadınların eğitim düzeyinin hem Türkiye geneli hem de kırsal kesim kadınlarına göre daha düşük olmasıdır. Araştırma alanında görüşülen kadınlardan okuma-yazma bilmeyenlerin oram %62,5'tir. Araştırma alanında kadınlar, toplumsal kurumlarda ikinci planda kaldıkları gibi, ev içinde de ikinci plandadır. Eşinin almış olduğu ekonomik ve sosyal kararlara katılımı sınırlı olup, genelde aile reisi ve yetişkin erkek çocuklardan sonra kendisine söz düşmektedir. Bununla birlikte, gerek ekonomik yetersizlik, gerek köy altyapısı, gerekse köy toplum yapısından kaynaklanan sınırlılıklara rağmen, kadınlar gelecekten umutlu olup, eşlerinden biraz daha anlayış, çocuklarından ise saygı görmeyi beklemektedirler. Kadınların yaşadıkları bu sınırlılıkları tek başlarına çözmeleri mümkün olmadığı için, gerek kamu gerekse özel kuruluşların kadınlara yönelik eğitim programlan hazırlamaları ve kadınları yönlendirmeleri gerekmektedir.

AdanaDağ köyleriKadınlar+4
Müge Kantar
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
1996
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Vadeli işlem piyasaları ve tarımsal ürün pazarlarında istikrar oluşturma olanakları

Tarım ekonomisiTarım ürünleriVadeli işlem piyasaları
Aysel Akbay Özdeş
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
1997
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye'de Gelir Vergisi Kanunu'na göre tarımsal kazançların vergilendirilmesi

öz YÜKSEK LİSANS TEZİ TÜRKİYE' DE GELİR VERGİSİ KANUNU' NA GÖRE TARIMSAL KAZANÇLARIN VERGİLENDİRİLMESİ Kemalettin TAŞDAN ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ TARIM EKONOMİSİ ANABİLİM DALI Danışman: Prof. Dr. Şinasi AKDEMİR Yıl: 1997, Sayfa: 135 Jüri: Prof. Dr. Şinasi AKDEMİR Doç. Dr. Necat ÖREN Yrd. Doç. Dr. İbrahim YILMAZ Gelişmekte olan ülkelerde tanım sektörü ekonomik gelişmeye diğer sektörlere kaynak aktarımı yolu ile katkı yapmaktadır. Kaynak aktarımının çeşitli yolları vardır. Bunlardan birisi de tarımsal vergiler, özellikle de tarımsal gelir vergileridir. Türkiye' de tarımsal kazançlar vergilendirilmektedir ve tarımsal gelirlerin vergilendirilmesinde yasal açıdan olduğu kadar teknik ve ekonomik açıdan da önemli sorunlar bulunmaktadır. Bu çalışmada, gelir vergisi kanunu içerisinde tarımsal gelirler ile ilgili mevzuat incelenmiş, sorunlar üzerinde durulmuş ve çözüm önerileri getirilmiştir. Anahtar kelimeler: Vergi, Tarımsal Vergi, Muafiyet, Stopaj.

Gelir vergisiTarım ekonomisiVergilendirme
Kemalettin Taşdan
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
1997
00
DoktoraAçık ErişimTR

GAP alanında tarım ve tekstil sanayi sektörleri arasındaki yapısal ilişkiler: Bir input-output analizi

öz GAP Bölgesinde pamuk yetiştiren 72 tarım işletmesiyle, tekstil sanayii sektörlerindeki 103 işyerinden anketle toplanan verilerle, GAP Bölgesinde pamuk ve tekstil sanayii sektörlerinin yapısı ve sektörlerarası yapısal ilişkileri İnput-Output (girdi- çıktı) analiziyle araştırılmıştır. Bununla birlikte projelerin tümüyle tamamlanmasıyla sektörlerde ortaya çıkacak olası üretim kapasitesi ve faktör gereksinimlerinin ne olacağı da araştırılmıştır. Bugünkü durumuyla bölge tekstil sanayii sektörleri,GAP'ın pamuk üretimiyle ilgili hedeflerini gerçekleştirmede önemli rol alabilecek potansiyele sahip görünmektedir. Projelerin 2010 yılına kadar tümüyle tamamlanmasıyla bölge pamuk ve tekstil sanayii sektörlerinde, yaklaşık 112 bini pamuk üretim sektöründe olmak üzere, toplam 161.700 kişiye yeni iş olanağı doğabilecek, 1993 yılında yaratılan brüt katma değere göre, 1993 yılı fiyatlarıyla 2,3 kat daha fazla brüt katma değer yaratılabilecektir. Bölge tekstil sanayii sektörleri arasında, dokuma kumaş ve hazır giyim eşyaları sektöründe, bugünde olduğu gibi gelecekte de önemli büyüklükte üretim kapasitesi yaratacak yatırımlara bölgede gereksinim duyulacaktır. Anahtar Kelimeler: Bölgesel Girdi-Çıktı Analizi, GAP, Tekstil, Pamuk, Bölgesel Ekonomi.

GAP bölgesiTarım ekonomisiTarım sektörü+1
Haydar Şengül
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
1997
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Adana ili Aladağ ilçesi Kökez köyünün sosyo-ekonomik yapısı ve kalkınma açısından tarımsal yayım çalışmalarının değerlendirilmesi

ABSTRACTM.Sc. ThesisSOCIO-ECONOMIC STRUCTURE AND ASSESSMENT OFAGR CULTURAL EXTENS ON ACT V T ES ON DEVELOPMENT OFKÖKEZ VILLAGE IN ALADAG DISTRICT OF ADANA PROVINCEAlpaslan SALTANUNIVERSITY OF ÇUKUROVAINSTITUTE OF NATURAL AND APPLIED SCIENCESDEPARTMENT OF AGRICULTURAL ECONOMICSSupervisor : Prof. Dr. Faruk EMEKS ZYear:2006, Pages:72Jury : Prof. Dr. Faruk EMEKS ZProf. Dr. Onur ERKANProf. Dr. Veyis TANSIThis investigation carried out in Kökez village in Aladağ administrativedistrict of Adana province. Kökez is a mountain village and total populationamount is 1.081. Distance from nearest administrative district (Aladağ) is 14 km. Inthis study the village's settlement, population, social structure, economic structure,infrastructure, public services and agricultural extension services were investigated.At the same time extension activities which is conducted by agricultural consultantrelated with ?1.000 Agricultural Engineer in 1.000 Village Project? and effects ofthis Project on village development were also investigated.At the end of investigation, all of the extension activities which is made byagricultural consultant and other instutions/persons was found to be usefull forKökez village.Key Words: Rural sociology, Socio-economic structure, Agricultural extension,Agriculture consultantII

Alpaslan Saltan
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2006
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Genetiği değiştirilmiş ürünlerin mevcut yapısı ve Adana'daki tüketicilerin bilgi düzeyi

ÖZYÜKSEK L SANS TEZGENET Ğ DEĞ ŞT R LM Ş ÜRÜNLER N MEVCUT YAPISI VEADANA'DAK TÜKET C LER N B LG DÜZEYAli Necati YILDIRIMÇUKUROVA ÜN VERS TESFEN B L MLER ENST TÜSÜTARIM EKONOM S ANAB L M DALIDanışman : Doç. Dr. Dilek BOSTAN BUDAKYıl 2006, Sayfa : 48Jüri : Doç.Dr. Dilek BOSTAN BUDAKDoç.Dr.Nazan DARCANYrd. Doç.Dr.Tuna ALEMDARGenetiği modifiye edilmiş (GM) ürünler 1996 yılında pazara sürülmüştür.Bugün yaklaşık 90 milyon hektarlık alanda 21 ülkede GM ürünler üretilmektedir vebu ürünler soya, mısır, pamuk, kanola, kabak ve papayadır. GM ürünlerin dünyaçapında artan ekim alanları GM ürünlerin gelecekte benimsenmesinde önemli birgöstergedir. Gerek sanayileşmiş gerekse gelişmekte olan ülkelerde üreticilerin vetüketicilerin GM ürünlerin sağlamış olduğu verimlilik, çevre, ekonomik ve sosyalfaydaların artması GM ürünlerin benimsenmesindeki artışa yansımıştır. GM ürünlerhakkındaki endişelerin devam etmesine rağmen tüketiciler yeni teknolojileridesteklemektedir.Araştırma sonucunda, Adana ilindeki tüketicilerin GM ürünler sağlıklı veucuz olursa talep edebilecekleri anlaşılmaıştır. Bireylerin eğitim ve gelir seviyesininde GM ürünler hakkındaki bilgi düzeylerine etki ettiği görülmüştür. Sonuç olarak,tüketicilerin büyük bir bölümü GM ürünlerin gelecek nesiller için çok önemliolduğunu vurgulamasıdır.Anahtar Kelimeler: Genetiği Değiştirilmiş, Tüketiciler, Bilgi, AdanaI

Ali Necati Yıldırım
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2006
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Çukurova bölgesinde ve ulusal bazda pamuk üretiminin rekabet edebilirliği: Politika analiz matrisi(PAM) yaklaşımı

ÖZYÜKSEK L SANS TEZÇUKUROVA BÖLGES NDE VE ULUSAL BAZDA PAMUK ÜRET M N NREKABET EDEB L RL Ğ : POL T KA ANAL Z MATR S (PAM) YAKLAŞIMIBetül BAHADIRÇUKUROVA ÜN VERS TESFEN B L MLER ENST TÜSÜTARIM EKONOM S ANAB L M DALIDanışman: Prof. Dr. M. Necat ÖRENYıl: 2006, Sayfa: 86Jüri : Prof. Dr. M. Necat ÖRENDoç. Dr. Fuat BUDAKYrd. Doç. Dr. Tuna ALEMDARBu çalışmada, 2004 yılı verilerine dayanarak, Çukurova bölgesinde pamuk vepamuk tarımına alternatif durumunda olan buğday + ikinci ürün mısır tarımınınPolitika Analiz Matrisi yöntemine göre rekabet edebilme durumu araştırılmıştır.Oluşturulan matris tablosunda ürünlerin sosyal ve özel karlılığı hesaplanmıştır.Araştırma sonuçlarına göre, pamuk üretiminin özel karlılığının negatif değeralmasına karşılık sosyal karlılığı buğday + ikinci ürün mısır üretimine göre oldukçayüksek bulunmuştur. Diğer yandan matris tablosundan hesaplanan bazı etkinlikkatsayılarına göre, pamuk üretiminin bölge için karlı bir üretim dalı olmasınakarşılık, bu alanda uygulanan politikalar sonucu pamuk üretimi cazip bir üretimfaaliyeti olmaktan çıkmıştır.Araştırma kapsamında ulusal bazda pamuk üretiminin ihracat rekabet gücüortaya konulmuştur. Buna göre Türkiye'nin sahip olduğu kalite ve verim avantajınarağmen, maliyet ve fiyat dezavantajı Türk pamuğunun ihracat rekabetini olumsuzetkilemektedir.Anahtar kelimeler: Politika Analiz Matrisi, pamuk, Çukurova bölgesi, rekabetgücü, sosyal maliyet.

Betül Bahadır
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2006
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Genişleme sürecinin AB tarım ve tarım politikalarına (OTP) etkileri ve bunun Türkiye tarımına olası yansımaları

ÖZYÜKSEK LİSANS TEZİGENİŞLEME SÜRECİNİN AB TARIM VE TARIM POLİTİKALARINA (OTP) ETKİLERİVE BUNUN TÜRKİYE TARIMINA OLASI YANSIMALARIAli Rıza DEPREMÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİFEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜTARIM EKONOMİSİ ANABİLİM DALIDanışman: Prof. Dr. M. Necat ÖRENYıl: 2006, Sayfa:103Jüri : Prof. Dr. M. Necat ÖRENDoç.Dr.Seda ŞENGÜLYrd.Doç.Dr.Cahit GÜNGÖRBu çalışmada, AB genişleme sürecinin Birliğin tarımsal yapı ve politikalarına etkilerive bunun Türkiye tarımına olası yansımaları incelenmiştir. Buna göre, özellikle 2004 yılıMayıs ayındaki son genişleme Birliğin tarımsal yapısını büyük ölçüde değiştirmiş, OTP'de isedestek, miktar ve kapsamının sınırlandırılarak daha rekabetçi bir ortamın yaratılması ve kırsalkalkınmaya artan önemin verilmesi yönünde köklü değişikliklere yol açmıştır. Yapılan budüzenlemelerde DTÖ Tarım Antlaşması da etkili olmuştur.Türkiye'nin üyeliği, AB tarımında ve OTP harcamalarında çok daha köklüdeğişikliklere neden olacaktır. Bugünkü haliyle Türkiye tarımı, üyelik önündeki en büyükengellerden biri olarak görülmektedir. Türkiye'nin son derece karmaşık ve sürekli değişimeuğrayan OTP'ye uyumu kolay olmayacaktır. Son gelişmelerle, uyum amacıyla bir geçişdöneminin tanınması ve Birlik fonlarının kullanımı konusunda da kısıtlamalar getirilmiştir.Bu bakımdan, bundan böyle Türkiye'nin tarımsal yapı ve politikalardaki temel farklılıklarıüyelik öncesi ve daha çok kendi olanaklarıyla gidermesi konusunun daha da önem kazandığısöylenebilir.Anahtar kelimeler: Avrupa Birliği (AB), Ortak Tarım Politikası (OTP), Türkiye, TarımPolitikaları, Tarım Sektörü, Genişleme Süreci.

Ali Rıza Deprem
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2006
00
DoktoraAçık ErişimTR

Hatay ilinde zeytin ve zeytinyağı sektörünün ekonomik analizi

ÖZDOKTORA TEZHATAY L NDE ZEYT N VE ZEYT NYAĞI SEKTÖRÜNÜNEKONOM K ANAL ZSAVAŞ ÖZGÜRSOYÇUKUROVA ÜN VERS TESFEN B L MLER ENST TÜSÜTARIM EKONOM S ANA B L M DALIDanışman : Prof.Dr. Şinasi AKDEM RYıl : 2006, Sayfa: 73Jüri : Prof.Dr. Ahmet CANBAŞ: Prof.Dr. Haydar ŞENGÜL: Yrd.Doç.Dr. Erdal DAĞISTAN: Yrd.Doç.Dr. Cahit GÜNGÖRZeytin ve zeytinyağı işletmelerinin ekonomik analizini yapmak, zeytin vezeytinyağı üretim maliyetlerini hesaplamak ve üreticilerin pazarlamada karşılaştıklarısorunları ortaya koymak amacıyla gayeli örnekleme yoluyla belirlenen, 61 adedi zeytin, 7adedi zeytinyağı işletmesinden, 2004 yılı üretim dönemine ait olmak üzere anket yoluylaelde edilen birincil verilerle yapılan bu araştırmada; işgücü, sermaye verimliliği veüretim maliyetleri bakımından işletmeler arasında büyük farklılıklar olduğu görülmüş,söz konusu bu farklılıkların; işletme büyüklüklerinden, işletmelerde uygulanan üretimtekniklerinden ve işletmecilerin pazar koşullarını değerlendirmedeki tutumlarındankaynaklandığı belirlenmiştir. laçlama, sulama, gübreleme, bakım, hasat gibi üretimsüreçlerinde yapılan hatalı uygulamalara ve yıldan yıla yaşanan dönemselliğe rağmen,zeytin yetiştiriciliği, Bölge üreticilerinin en önemli gelir kaynağıdır. ncelenen işletmelerortalaması olarak zeytin üretim alanı 78 dekar, zeytin ağacı sayısı 726 adet, zeytin üretimmiktarı 32 ton, tarımsal gelir 17,8 bin YTL, öz sermaye karlılığı %32.9, yatırımsermayesi karlılığı ise % 34.1 olarak hesaplanmıştır.Bölgede zeytin işleme süresinin ekim ayında başlamak üzere 3 ay, işletme başınaortalama zeytin işleme miktarının ise 347 ton olduğu belirlenmiştir.Anahtar Kelimeler: Zeytin, Tarımsal Gelir, Üretim TekniğiI

Savaş Özgürsoy
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2006
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Adana ili gıda sanayindeki işletmelerin performanslarının değerlendirilmesi üzerine bir araştırma

ÖZYÜKSEK L SANS TEZADANA L GIDA SANAY ŞLETMELER N PERFORMANSLARININDEĞERLEND R LMES ÜZER NE B R ARAŞTIRMANuri Doğan ATAKUŞÇUKUROVA ÜN VERS TESFEN B L MLER ENST TÜSÜTARIM EKONOM S ANAB L M DALIDanışman : Prof. Dr.Yaşar GÜRGEN2006, Sayfa : 54Yıl :Jüri : Prof. Dr.Yaşar GÜRGENProf. Dr. Faruk EMEKS ZProf. Dr. Saliha KIRICIBu çalışma ile; Tarıma Dayalı Gıda Sanayi şletmelerinin performanslarınıölçüp ölçmediklerini belirlemek; işletme performansı ölçümü yapan işletmelerin,performanslarını ölçerken şletme Performans Kriterleri kullanıp kullanmadıklarınıtespit etmek amaçlanmıştır. Bu amaçla; bir tarım bölgesinde olan Adana iliaraştırma alanı olarak seçilmiştir. Adana ilindeki işletmelerin; şletme PerformansKriterlerine yaklaşımına ek olarak, uluslararası otoritelerce kabul görmüşstandartlara sahip olup olmadıklarının da irdelenmesi amaçlanmıştır.Araştırma kapsamındaki işletmelerden, şletme Performans Kriterlerinikullanarak performanslarını ölçen işletmelerin oranı % 94,1 olarak belirlenmiştir.şletmelerin tümünün; şletme Performans Kriterlerinden kalite boyutuna önemverdiği tespit edilmiştir. Performansını ölçmeyen sadece bir işletme olduğu, bununda bir kamu işletmesi olduğu sonucuna varılmıştır.Araştırma kapsamındaki işletmelerin % 76,5'i Türkiye'de Türk StandartlarıEnstitüsü'nce de kabul görmüş ISO 9001-2000 Kalite Yönetim Sistemi belgesinesahip oldukları tespit edilmiştir.Anahtar Kelimeler: Performans, Performans Kriterleri,şletme şletmePerformansı, Standartlar.I

Nuri Doğan Atakuş
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2006
00
DoktoraAçık ErişimTR

Toros dağ köylerinde organik tarım yoluyla üretici gelirlerini arttırma olanakları

ÖZDOKTORA TEZİTOROS DAĞ KÖYLERİNDE ORGANİK TARIM YOLUYLA ÜRETİCİGELİRLERİNİ ARTTIRMA OLANAKLARIGülcan USALÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİFEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜTARIM EKONOMİSİ ANABİLİM DALIDanışman : Prof. Dr. Onur ERKANYıl : 2006, Sayfa: 136Jüri : Prof. Dr. Onur ERKANProf. Dr. Faruk EMEKSİZProf. Dr. Saadet BÜYÜKALACAProf. Dr. Veyis TANSIYrd. Doç. Dr. Enver ORHANBu çalışmanın amacı, Torosların dağlık kesiminde bulunan köylerde organiktarım üretimi yapan işletmelerle, geleneksel tarım üretimi yapan işletmelerin faaliyetsonuçlarının karşılaştırılması ve organik tarım yapılabilirliğinin ortaya konulmasıdır.Araştırma alanındaki işletmeler, organik üretim yapan işletmeler vegeleneksel üretim yapan işletmeler olarak iki gruba ayrılmış, gruplara anketuygulanarak veriler elde edilmiştir.İncelenen işletmelerde, ortalama işletme genişliği organik üretim yapanişletmelerde 25,7 dekar, geleneksel üretim yapan işletmelerde 25 dekar olarakbulunmuştur. OÜYTİ'de organik üretime ayrılan ekim alanları, toplam ekimalanlarının ortalama olarak %6'sıdır. Organik üretim yapan tarım işletmeleri ilegeleneksel üretim yapan tarım işletmelerinin brüt karları karşılaştırıldığında,OÜYTİ'de ortalama brüt kar 76,4 YTL, GÜYTİ'de ise 76,7 YTL olarakbulunmuştur. Organik tarım üretiminin ilk yılı olması, pazarlama sorunları veürünlerin düşük fiyatla satılması brüt karı düşüren faktörler olmuştur.Anahtar Kelimeler: Organik Tarım Ekonomisi, Dağ Köyleri, Kırsal Kalkınma.I

Gülcan Usal
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2006
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Tarımda doğrudan ödemeler yönündeki politika değişikliğinin Çukurova bölgesi ürün karlılıkları ve işletme gelirleri üzerine etkisi

ÖZYÜKSEK L SANS TEZTARIMDA DO RUDAN ÖDEMELERYÖNÜNDEK POL T KADE KL N N ÇUKUROVA BÖLGES ÜRÜN KARLILIKLARI VELETME GEL RLER ÜZER NE ETK SAyd n YORGUNÇUKUROVA ÜN VERS TESFEN B L MLER ENST TÜSÜTARIM EKONOM S ANAB L M DALIDan man: Prof.Dr.M. Necat ÖRENY l: 2006, Sayfa: 47Jüri: Prof.Dr.M. Necat ÖRENYrd.Doç.Dr. Seda ENGÜLYrd.Doç.Dr. Tuna ALEMDARTürkiye'de tar m piyasalar na i lerlik kazand rmak amac yla tar mpolitikalar nda son y llarda köklü de i ikliklere gidilmi tir. Bu kapsamda, a rl klolarak pazar fiyat destekleri ve girdi sübvansiyonlar eklinde sürdürülen desteklemesistemleri büyük ölçüde terk edilerek yerine do rudan ödemelerin ikamesi yolunagidilmi tir. Bu çal mada A a Seyhan Ovas örne inden hareketle söz konusupolitika de i ikli inin tar msal yap ve gelirler üzerine etkileri ara t r lm t r.Ara t rma bulgular , politika de i ikli inin farkl i letme ve ürünlerüzerindeki etkilerinin de farkl oldu unu göstermektedir. Girdi sübvansiyonlar n nkald r lmas en fazla pamuk ve m s r gibi girdi yo un üretimi yap lan ürünlerinkarl l klar n olumsuz etkilemi tir. Di er taraftan girdi talebi yüksek ürünlere dahaçok küçük i letmelerde rastland ndan bu i letmeler politika de i ikli i sonras gelirkayb na u ram lard r.Anahtar kelimeler: Tar msal destekler, do rudan gelir deste i, do rudanödemeler, girdi sübvansiyonlar , üretim maliyetleri.I

Aydın Yorgun
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2006
00
DoktoraAçık ErişimTR

Mısır üretiminde etkinlik analizi: Şanlıurfa ili örneği

Bu çalışmada, parametrik olmayan yöntemlerden ?Veri Zarflama Analizi, VZA?ve parametrik yöntemlerden ?Stokastik Etkinlik Sınırı, SES? kullanılarak, Şanlıurfailinde ikinci ürün mısır tarımı yapan işletmelerin teknik, tahsis ve ekonomik etkinlikseviyeleri belirlenmiştir. Ayrıca, iki farklı metot ile saptanan etkinlik değerlerikarşılaştırılarak, üretime etkisi olduğu düşünülen bazı sosyo ekonomik faktörlerinönemlilik dereceleri tobit analizi yardımı ile saptanmıştır. Çalışmada, teknik, tahsis veekonomik etkinlikler, VZA ile % 81, % 87 ve % 77, SES ile % 84, % 78 ve % 64 olarakbulunmuştur. ki metot ile elde edilen etkinlik değerlerinin benzerlikleri ve farklılıklarısıra korelasyonu analizi ile incelenmiş ve sonuçların örtüştüğü ortaya konulmuştur.Ayrıca hem VZA hem de SES metodu ile saptanan ölçeğe getirilerde genel bir tutarlılıkgözlemlenmiştir. Uygulanan metotlar ile saptanan değerler, incelenen işletmelerdeetkinsizlik olduğunu göstermiştir. Sosyo-ekonomik faktörlerden sulama sayısının vesulama aralığının, işletmelerin etkinlikleri üzerinde istatistiksel olarak önemli bir etkisiolduğu ortaya konulmuştur.Anahtar Kelimeler: Teknik, tahsis ve ekonomik etkinlik; Veri Zarflama Analizi;Stokastik Etkinlik Sınırı

Özlem Özgür Kaçıra
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2007
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Aşağı Seyhan Ovası'ndaki çiftçilerin teknik ve işletme ekonomisi yayım biçimlerine olan ihtiyaçlarının saptanması üzerine bir araştırma

Bu çalışmada Aşağı Seyhan Ovasındaki üreticilerin günümüzde teknik ve işletme ekonomisi yayım biçimlerine olan ihtiyaç durumları analiz edilmektedir. Bu bağlamda üreticilerin tarımla ilgili teknik ve işletme ekonomisi konularında ne tür bilgilere ihtiyaç duydukları, bu bilgileri hangi kaynaklardan sağladıkları, Adana Tarım İl Müdürlüğü'nün personel ve alet - ekipman yönünden teknik ve işletme ekonomisi yayım biçimleriyle ilgili yenilikleri benimsetebilecek olanaklara ne ölçüde sahip olduğu ortaya koyulmaktadır. Araştırma sonuçlarına göre üreticilerin %67.6'sının gübrelemede, %66.2'sinin tohum seçiminde, %64.8'inin ilaçlama gibi tarımsal girdilerin kullanımında çok fazla teknik bilgiye ihtiyaç duydukları saptanmıştır. Tarımsal işletmecilikle ilgili kayıt tutma, üretim ve yatırım planlaması, tarımsal pazarlama, tarımsal teşvik ve destekleme konularına büyük oranda ihtiyaç duydukları, kooperatifçilik konularındaki bilgilere ise çok az düzeyde ihtiyaç duydukları belirlenmiştir. Üreticilerin bitkisel üretimde girdi kullanımı ile ilgili konularda en çok özel tarımsal firmalardan; hayvansal üretimde ise mevcut bilgi ve deneyimlerinden faydalandıkları belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Tarımsal Yayım, İşletme Ekonomisi, Aşağı Seyhan Ovası.

Eda Yılmaz
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2007
00
DoktoraAçık ErişimTR

Gıda güvenirliği açısından tüketici davranışları (Adana kentsel kesimde kırmızı et tüketimi örneği)

Son yıllarda ortaya çıkan hayvansal kaynaklı hastalıkların insanlara bulasması riski ve Türkiye'de kırmızı et üretiminin bir bölümünün gıda kalite ve güvenirlik standartlarının altında gerçeklesmesi, tüketicilerin kırmızı et tüketimi üzerine olan duyarlılıklarını artırmıs ve bir çok tüketicinin tüketim tercihlerinde degismelere neden olmustur. Bunun sonucu olarak, gıda güvenirligi tüketici tutum ve davranısları açısından önemli bir konu haline gelmistir. Bu çalısmada, giderek artmakta olan gıda güvenirligi egiliminin tüketicilerin kırmızı et ve et ürünleri satın alma tutum ve davranıslarını nasıl etkilediginin ortaya konulması amaçlanmıstır. Arastırma kapsamında veriler, 400 hane ile yapılan tüketici anketi aracılıgıyla toplanmıstır. Arastırma sonucunda, tüketicilerin önemli bir bölümü gıda güvenirligi konusundaki haberlerden etkilenmekte ve et tüketim kompozisyonunu buna göre sekillendirmektedir. Kırmızı et ve ürünleri içerisinde tüketiciler tarafından en güvenilir olarak algılanan ürün koyun etidir. Gıda güvenirligi için tüketicinin ödeme istekliliginin tahmin edilmesinde, Ordered Probit modeli kullanılmıstır. Bu modelin sonuçlarına göre sertifikalandırılmıs kırmızı et ve ürünleri için tüketicilerin ödeme istekliligi olasılıgının en yüksek oldugu düzey, mevcut fiyattan % 20 daha yüksektir. Ayrıca egitim düzeyi yüksek, kırmızı et tüketim sıklıgı fazla, yüksek gelir grubunda ve alısveris yaparken süpermarket yada hipermarket tercih eden bireylerin gıda güvenirligi saglanmıs kırmızı et ve ürünleri için daha fazla ödemeye istekli oldukları belirlenmistir. LA/AIDS modeli sonuçlarına göre harcama esnekligi, koyun etinde 1'den küçük, diger ürünlerde ise 1'den büyüktür. Fiyat esnekliklerinin sıgır eti, koyun eti ve pastırmada esnek; sucuk, salam ve sosiste ise az esnek oldugu tespit edilmistir. Ayrıca çapraz fiyat esnekliklerinde, rakip iliskilerin tamamlayıcı iliskilere göre daha fazla oldugu bulunmustur. Anahtar kelimeler: Gıda Güvenirligi, Kırmızı Et Ürünleri, Ödeme stekliligi, Ordered Probit, LA\AIDS Modeli

Gıda güvenliğiKırmızı etTüketici davranışı
Seval Mutlu
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2007
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Dünyada ve Türkiye'de organik pamuk tarımı ve ekonomisi

Pamuk yetistiriciliginde yüksek miktarda kimyasal kullanımının ekosisteme, su kaynaklarına, hayvan ve insan varlıklarına zarar vermesi, dünya çapında artan bir ilgi ile organik pamuga karsı büyük bir talebi baslatmıstır. Türkiye organik pamuk üretimine önemli miktarda katkı saglayan bir ülke durumundadır. Organik pamuk yetistirilirken hiçbir sekilde kimyasal yapay gübre, pestisit ve defolyant kullanılmamaktadır. Bu sebeple, organik pamuk üretiminde, geleneksel pamuk üretimine kıyasla verim genellikle daha düsük, maliyet ise daha yüksektir. Genel olarak, organik pamugun üretim maliyeti %50 daha fazladır. Ancak satıs fiyatı da, geleneksel yolla üretilen pamuga göre ortalama %20-56 daha fazla oldugundan organik pamuk üretimi daha karlı olabilmektedir. Yüksek üretim maliyetleri nedeniyle organik elyaflar pahalılasmakta ise de, artan maliyetine ragmen bu ürüne yönelik artan bir talep mevcuttur. Bu çalısmada; dünyada ve Türkiye'de geleneksel ve organik yolla üretilen pamuk üretim, tüketim ve ticaretindeki gelismeler ile organik pamuk fiyat, maliyet ve pazar yapısı ve Türkiye'nin üretim potansiyeli incelenmistir. Anahtar Kelimeler: Organik pamuk, üretim maliyeti, pazarlama.

Organik tarım
Uğur Keskin
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2007
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Hatay ilinde yaş sebze meyve dış satımının yapısı ve geliştirme olanakları

Bu çalışmada, dünyada, Türkiye'de ve Hatay İli'nde yaş sebze meyve üretimi ile Türkiye ve Hatay İli'nde yaş sebze meyve üretim ve ihracatı incelenmiş, ihracatı geliştirme olanakları araştırılmıştır. Hatay İli'nde faaliyet gösteren ve yaş sebze meyve ihracatı yapan 21 firmayla anket yapılmıştır. Anket sonuçlarından elde edilen bulgulara göre, Hatay İli yaş sebze meyve ihracatının durumu ve ihracatı etkileyen faktörler saptanmış, ihracatın yapısı ortaya konulmaya çalışılmıştır. Özellikle devlet politikasının bir sonucu olan bürokratik işlemler ile ihracat teşviklerinin azlığı önemli bir engel oluşturmaktadır. Bu nedenle ihracat desteklerinin diğer ülkelerle aynı düzeyde olması gerektiği ve bürokratik işlemlerin kolaylaştırıldığı takdirde sorunların azaltılabileceği görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Yaş sebze meyve, Yaş sebze meyve üretimi, Yaş sebze meyve ihracatı.

Özlem Tahhuşoğlu
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2007
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye ve Avrupa Birliği'nde süt hayvancılığının mevcut durumu ile Avrupa Birliği üyelik sürecinin Polonya hayvancılığına olan etkilerinin incelenmesi

Avrupa Birliği ile yürütmekte olduğumuz üyelik müzakerelerinde, ülkemizin en fazla tarım konularında zorlanması beklenmektedir. Tarım başlığının en önemli alt başlığı olarak da karşımıza süt üretim sektörü çıkmaktadır. Bu çalışmada, ülkemizin süt üretim yapısı ile Avrupa Birliği değerlerinin mevcut durumları ve yıllar itibariyle gösterdikleri değişim incelenmiş, üretim yapıları arasındaki benzer ve farklı yönler değerlendirilerek, mevcut sorunlar saptanmış ve bu sorunlara çözüm önerileri getirilmeye çalışılmıştır. Tezde ayrıca, gerek büyüklük gerekse üretim yapısı bakımından ülkemize büyük benzerlik gösteren Polonya'nın, AB üyelik müzakereleri boyunca, süt üretim sektöründe gerçekleşen değişimler ve izlenen politikalar incelenmiştir. Anahtar Kelimeler: Tarım müzakereleri, Süt sektörü, Avrupa Birliği, Türkiye, Polonya.

Cevher Özden
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2007
00
DoktoraAçık ErişimTR

Adana ili Yüreğir ovasındaki değişik işletme tiplerinde verimlilik analizi

Bu çalışmanın amacı; Adana İli Yüreğir Ovası'ndaki işletmelerin, işletme tiplerini belirlemek ve bu işletme tiplerinin verimliliklerini birbirleriyle karşılaştırmaktır.Araştırma alanındaki işletmelerin tipleri, bir işletmede elde edilen GSÜD'nin % 50'den fazlasının elde edildiği ürüne bağlı olarak oluşturulmuştur. Değişik işletme tiplerine göre yapılan sınıflama sonucunda, 4 farklı işletme tipinde toplam 91 işletme ile görüşülmüştür.İşletmelerin sosyo- ekonomik yapıları, sermaye yapıları, faaliyet sonuçları ve verimlilik düzeyleri karşılaştırmalı olarak analiz edilmiştir. Bu amaçla ortalama değerlerin birbirlerinden farklı olup olmadığını istatistiki olarak da test etmek için varyans analizi yapılmıştır.İşletmelerde, üretim faktörlerinin değişik işletme tiplerinde ne ölçüde başarıyla kullanıldığının tespit edilmesi amacıyla verimlilik analizleri yapılmıştır. Verimlilik analizine konu olan girdilerin emek, arazi, sermaye olmasına göre hesaplanan verimlilik oranları emek verimliliği, arazi verimliliği, sermaye verimliliği olarak adlandırılmıştır. Sonuç olarak araştırma kapsamındaki incelenen değişik tipteki işletmelerden arazi verimliliği yönünden en verimli olan işletme tipi turunçgil işletmeleri, emek verimliliği yönünden verimli olan işletme tipi tahıl işletmeleri, sermaye verimliliği yönünden ise en verimli olan işletme tipi karpuz işletmeleridir.

Naciye Tok
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2008
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye'nin Avrupa Birliği ülkelerine yaş meyve - sebze ihracatı ve Avrupa Birliği çevre politikalarından kaynaklanan teknik engeller

Tarım sektörü, insanların beslenmesiyle doğrudan ilgili olduğundan ülkeler için stratejik önemini korumuştur. Özelikle II. Dünya Savaşı sonrasında ülkeler korumacı bir yol izlemişlerdir. WTO/GATT görüşmelerine bağlı olarak son yıllarda gümrük tarife oranlarında büyük düşüşler olmuştur. Ancak rekabet gücü yüksek olan ürünlerin ithalatını kısıtlamak amacıyla teknik engel uygulamalarında artışlar görülmüştür. Sağlık, güvenlik, çevre ve tüketicinin korunması gibi haklı gerekçelere dayandırılması ve tespitlerinin son derece güç olması bu artışı daha da hızlandırmaktadır. Ülkemiz dışsatımında ve dışalımında en büyük paya sahip olan AB, Türkiye'nin en büyük ticaret ortağıdır. Türkiye yaş meyve-sebze ticaretinin büyük kısmını AB ülkeleri ile gerçekleştirmektedir. AB gibi gelişmiş ülke veya ülke gruplarında tüketici bilinci gelişmektedir. Bu nedenle tüketiciler söz konusu ürünlerin bazı özellik ve standartlara sahip olmasını istemektedirler. Bu çalışmada Türkiye'nin AB'ne yaş meyve ? sebze ihracatı ve ihracatta karşılaştığı engeller ile bu engellerin aşılması için uyulması gereken kurallar incelenmiştir. Bu kapsamda yaş meyve sebze ihraç eden firmalarla anket yapılmıştır. AB'ne ihracatta karşılaşılan engeller; çevre, insan sağlığının korunması ile ilgili engeller ve miktar kısıtlamalarıdır. Firmaların bu engelleri aşması için bazı sertifika ve standartlara sahip olması, söz konusu ülkelerce istenmektedir. En çok istenen sertifika EurepGAP olmaktadır. Firmaların önemli kısmının bu sertifika ve standartlara sahip olduğu saptanmıştır.

Avrupa BirliğiTeknik engellerTürkiye+1
Servet Özdemir
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2008
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Adana ili kentsel alanda tavuk eti tüketim yapısı

Bu çalışma, Adana kentsel alanda tavuk eti tüketimi ile gelirin tüketim üzerine olan etkisini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Aynı zamanda, tüketim üzerine etkisi olduğu düşünülen tüketici özellikleri ile tüketicilerin satın alımına ve tüketimlerine etkisi olan zevk tercih ve alışkanlıkları da incelenmiştir. Bu amaçla 300 aile ile anket yapılmıştır.Araştırma alanında, 2008 yılında, aileler aylık ortalama gelirlerinin % 2,55'ini oluşturan 36,16 YTL'sini tavuk eti tüketimine ayırmaktadırlar. Araştırma sonucunda hesaplanan gelir-harcama esnekliği 0,27'dir. Buna göre tüketicilerin aylık gelirlerinde meydana gelecek % 1'lik bir artış aylık tavuk eti harcamalarında % 0,27 oranında artışa neden olacaktır.

Okşan Büyüknisan
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2008
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Osmaniye ili Düziçi ilçesinde hayvancılık yapan tarım işletmelerinde yeniliklerin benimsenmesi ve yayılmasında kooperatiflerin rolü

Bu çalışmada Osmaniye İli Düziçi İlçesinde hayvancılık yapan işletmelerde tarımsal yeniliklerin benimsenmesi ve yayılmasında kooperatiflerin rolü incelenmiştir. Araştırma kapsamında hayvancılık yapan 116 işletme ile ve bölgede kurulu bulunan 8 kooperatif yöneticisi ile görüşme yapılmıştır. Bölgedeki tarımsal yayım faaliyetleri incelenmiştir.Araştırma sonucunda işletmelerin tarımsal yenilikleri benimsemesindeki en önemli sorunların bilgiye ulaşamamak ve uygulamada karşılaştıkları maddi sorunlar olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca üreticilerin bilgi kaynakları olarak veterinerleri ve diğer üreticileri tercih ettiği, kooperatiflerin rolünün ise oldukça az olduğu belirlenmiştir.Anahtar Kelimeler: kooperatif, tarımsal yenilik, tarımsal yayım

Kooperatifler
Ferhat Yılmaz
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2008
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Trabzon ilinde su ürünleri üretimi ve pazarlama yapısı

Bu araştırmada, Trabzon ilindeki su ürünleri üretim ve pazarlama yapısı incelenmiştir. Su ürünlerini yetiştiricilik ve avcılık/balıkçılık yoluyla sağlayan işletmelerin üretimlerini nasıl gerçekleştikleri, sahip olunan veya olunamayan olanaklar ve üretim esnasında yaşanan sorunlar ortaya çıkarılmıştır. Aynı zamanda ürünün üreticiden tüketiciye kadar olan tüm aşamalardaki yolları incelenerek, Trabzon ilindeki su ürünleri pazarlama yapısı ve organizasyonunun etkinliği hakkında bilgiler edinilmeye çalışılmıştır.İşletmelerin üretim yapıları incelenirken işletme sahiplerinin eğitim ve öğrenim durumları, sosyal güvenlik kuruluşuna üyelikleri, mesleğin tercih edilme sebepleri, üretimde karşılaşılan problemler, örgütlenme durumları, yatırım yapabilme olanakları, yatırım yapılan alanlar, işletmelerde çalışan personel, işletmelerin geleceğe bakış açıları, pazarlama kanalları, aracılar, pazarlama organları, pazarlama marjı pazarlama organizasyonun etkinliği vb. birçok faktör incelenmiştir.Araştırma sonucunda pazarlama hizmetleri, rekabet ve finansman açısından yetersizlikler olduğu, pazarın saydam olmadığı ve pazarlama marjının yüksek olduğu tespit edilmiştir. Araştırma alanında pazarlama organizasyonu etkin olmadığı belirlenmiştir.

Murat Dağtekin
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2008
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Lise eğitimine devam eden kırsal gençlik ve toplumsal cinsiyet: Adana ili örneği

Bu çalışma, lise eğitimine devam eden kırsal gençlerin toplumsal cinsiyet ile ilgili düşüncelerini ortaya koymak amacıyla yapılmıştır. Kırsal alan olarak Adana İli'ne bağlı ova, dağ ve eşik saha köylerinde yer alan liseler ve öğrencileri tamsayım yöntemiyle incelenmiştir.Araştırma sonucuna göre; kırsal ailelerde çocuk sayısının fazla olduğu ve ova beldesinde ailelerin çocuklarına sağladığı eğitimin daha kısıtlı olduğu sonuçlarına ulaşılmıştır. Ailelerde okuma yazma bilmeyen aile fertlerinin büyük çoğunluğunu kadınlar oluşturmaktadır. Eğitimine devam edemeyen kardeşlerde en önemli neden ekonomik yetersizliktir. Erkek öğrencilerin ev dışı faaliyetlerde kız öğrencilerin ise ev içi faaliyetlerde aktif oldukları, boş zaman değerlendirmesinde ders çalışma ve kitap okuma gibi faaliyetlerin ön planda olduğu, kız ve erkek öğrencilerin okudukları kitap, gazete haberi ve dergi türleri ile tercih ettikleri film türlerinin farklı olduğu sonuçları elde edilmiştir. Ailelerin çocuklarından en çok saygı ve itaat bekledikleri, ?bağımsız olmak ve kendine güvenmek? ve ?kendi kararlarını verebilecek meziyette olmak? gibi beklentilerinin son derece düşük olduğu tespit edilmiştir. Öğrencilerin düşüncelerindeki baba modelinin duygusal olmayan yapıya sahip ve anne ve babanın fiziki görüntüsüne önem vermemesi gerektiği sonuçlarına ulaşılmış, erkek öğrencilerin sosyal aktivitelerde aileden izin almadan harekete edebildikleri buna karşın kız öğrencilerin mutlaka izin almak zorunda oldukları belirlenmiştir. Karşı cinsle görüşmede kız öğrencilerin daha fazla baskıyla karşılaştığı, ailede alınan kararlardan sosyal kararlarda annenin, ekonomik kararlarda ise babanın etkili olduğu sonucuna varılmış, kadın ve erkeğe özgü olduğu düşünülen işlerde kamusal alan özel alan ayrımlarının kadın aleyhine gelişimini sürdürdüğü belirlenmiştir. Kırsal kesimde yaşayan liseli gençlerde çalışan annelerin çalışmayanlar kadar iyi çocuk yetiştiremeyecekleri ve genç kızların kadına uygun işlerde çalışması gerektiği düşüncelerinin var olduğu bu çalışmayla ortaya konmuştur. Öğrencilerin çoğunluğu, kadın ve erkeğe toplum tarafından atfedilen temel toplumsal cinsiyet rolleri benimsemiş olup; ova, dağ ve eşik saha açısından öğrencilerin fikirleri arasında çok önemli farklılıklar bulunmadığı saptanmıştır.

Gülhan Gülbasar Şire
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2009
00
DoktoraAçık ErişimTR

Bölgesel gelişme dinamikleri: Gaziantep ilinde yerel ekonomik gelişmeyi etkileyen faktörler

Bu çalışmada bölgesel ekonomik gelişmeyi etkileyen dinamikleri belirlemek üzere yeni büyüme kuramları ışığında, Gaziantep ilinin ekonomik gelişme düzeyi ve ekonomik gelişme düzeyini etkileyen faktörler ortaya konulmuştur.Gaziantep ilinin yerel ekonomik gelişmesinde etkili faktörler; dış ticaretin yoğunluğu, sanayi istihdamı, KOBİ'lerin yoğunluğu ve KOBİ teşvikleri, girimcilik kapasitesi, nüfus dinamikleri ve eğitim olarak belirlenmiştir. Ekonomik gelişme düzeyi açısından Gaziantep ilinin Bursa ve Kocaeli ile aynı grupta yer aldığı belirlenmiştir.Mesleki-teknik eğitim düzeyinin düşük, kayıt dışı istihdamın yüksek olması önemli sorunlardır. İşgücünün niteliğini geliştirmek üzere mesleki eğitimin yaygınlaştırılması, kayıt dışı istihdamın azaltılmasını sağlayacak istihdam temelli teşviklerin uygulanması, GAP'ın il ekonomisine, Gaziantep'in bölge ekonomisine katkısını artırmak üzere tarıma dayalı sanayinin geliştirilmesi, fonksiyonel gıda sanayi sektörlerinin özendirilmesi, ar-ge çalışmalarının geliştirilmesi, KOBİ'ler arasında işbirliğinin geliştirilmesi il ve bölge ekonomisine katkı sağlayacaktır.Anahtar kelimeler: bölgesel gelişme, yerel ekonomik gelişme, Gaziantep

Birgül Uyan
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2009
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Tarımsal yayımı geliştirme projesinin kırsal ve tarımsal kalkınmadaki rolü ve uygulama etkinliği: Şanlıurfa ili örneği

Bu çalışmanın amacı, T.C. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı tarafından, ?Tarımsal Yayımı Geliştirme (Tar-Gel) Projesi? kapsamında projeye alınan köylerde ?Tarım Danışmanı? unvanı ile Ziraat Mühendisi ve Veteriner Hekimlerin istihdam edilmesi adı altında yürütülen proje ile beraber, ülkemizde büyük bir öneme sahip olan kırsal kalkınmada tarım danışmanlarının rolü ve kırsal kalkınmaya olan etkilerinin araştırılmasıdır.Bu amaçla Şanlıurfa ili merkez ve 10 ilçesine bağlı tarım danışmanlarının görev yaptığı 80 köy, araştırmanın ana kitlesini oluşturmuştur. Bu ana kitleden merkez ve her ilçeden bir köy olmak üzere tesadüfi örnekleme yöntemine göre 11 köy belirlenmiştir. 80 tarım danışmanı ve 11 köy muhtarı ile beraber seçilen üreticilerle yüz yüze anket uygulanmıştır. Örnek seçilen köylerde tarımsal faaliyette bulunan 791 işletmeden, işletme arazi genişliği esas alınarak görüşülecek işletme sayısı basit tesadüfi örnekleme yöntemine göre 39 adet olarak belirlenmiştir. İşletme, danışman ve muhtarlardan anket yoluyla toplanan bilgiler analiz edilerek değerlendirilmiştir.Araştırma sonuçlarına göre, tarım danışmanlarının üretim sorunlarının giderilmesinde yardımcı oldukları ancak projenin altyapısı oluşturulmadan hayata geçirildiği ve fiziki koşullarının yeterli olmadığı görülmüştür.

Kırsal kalkınmaTarımsal yayımTarımsal yayım elemanları
Mehmet Salih Dündar
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2009
00
DoktoraAçık ErişimTR

Alternatif enerji kaynağı olarak biyodizel üretim ve kullanım olanaklarının Türkiye tarımı ve AB uyum süreci açısından değerlendirilmesi

Bu çalışma ile ülkemizde alternatif enerji kaynağı olarak biyodizelin üretim ve kullanımının Türkiye tarımı ve AB uyum süreci açısından değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Çalışmada, ülkemizde biyodizel üretiminin hammaddesi olan kolzanın, ekiliş alanının yoğun olduğu Tekirdağ, Adana, Çanakkale, Balıkesir ve Osmaniye illeri araştırma alanı olarak seçilmiştir. Çalışmada, kolza üretimi ekonomik ve sosyal açıdan ve kolzadan biyodizel üretimi de ekonomik, sosyal ve kısmen de teknik açıdan analiz edilmiştir.Ülkemizde biyodizel üretiminde standart hammadde olan kolzanın, ülkemiz açısından yeni sayılabilecek bir ürün olması ve yetiştiriciliğine ilişkin bazı sorunların yaşanmasına rağmen, biyodizelin hammaddesi olması, kolay pazarlanabilmesi ve desteklenmesi kolza üretiminin ülkemizde gelişeceğinin işaretlerini vermektedir.Biyoyakıtlar, özellikle biyodizel konusunda önemli bir işleme potansiyeline sahip olan ülkemizde bu potansiyel; hammadde, yüksek ÖTV, mevzuattaki sıkıntılar ve bürokratik engellerden dolayı yeterince değerlendirilememektedir. Özellikle uygulanan yüksek ÖTV, üretim maliyetlerini artırmakta ve ekonomik olarak üretimlerini gerçekleştiremeyen firmalar biyodizel üretimlerini durdurmaktadırlar.Ülkemiz mevcut potansiyelini değerlendirerek, biyodizel üretiminde ve ticaretinde, aktif rol oynayabilecek ülkeler arasındadır. Biyodizel üretiminin, hammaddeden başlayarak, üretim ve pazarlanması aşamasına kadar, ülkesel koşulların dikkate alınarak yeniden değerlendirilmesi, biyodizel konusunda gelecekte söz sahibi olmamızı sağlayacaktır.Anahtar kelimeler: Biyodizel, Kolza, Türkiye, Avrupa Birliği.

Baran Yaşar
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2009
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Bölgesel kalkınmada yöresel ürünlerin kullanımı: Divle tulum peyniri örneği

Bu çalışmada, sonuçlanmış bir yöresel kalkınma projesi incelenmiştir. Çalışmanın amacı Avrupa Birliği'nin Bölgesel Kalkınma Politikası doğrultusunda hibe alarak yürütülmüş ve sonuçlanmış olan ?Benim Peynirim Divle Projesi?nin uygulama sonuçlarının, projeden yararlananlardan derlenecek birincil verilere dayalı olarak, değerlendirilmesi ve gelecekte yürütülecek benzer nitelikteki çalışmalara yararlı olabilecek önerilerin geliştirilmesidir.Araştırmada birincil veriler peynir üreticilerinden sözlü anket yöntemiyle toplanmıştır. Proje ile; tulum peyniri üretiminin standart hale getirilmesi, kalitesinin yükseltilmesi için verilmiş eğitimlerin hedef kitle tarafından kabullenilme düzeyi ve bunun pratiğe aktarılma boyutunu ölçmek için Likert Tipi Derecelendirme Ölçeği kullanılmıştır. Üreticilere yöneltilen sorular proje kapsamında verilen eğitim konularından seçilmiş, üreticilerin üretim faaliyetlerine ilişkin teknik uygulamalara ne ölçüde katıldığı saptanmaya çalışılmıştır. Araştırma sonunda bireylerin proje kapsamında verilen eğitimlerdeki konuları kabullendikleri, ancak davranışlarını değiştirmedikleri görülmüştür. Bu açıdan projenin başarısız olduğu söylenebilir. Öneri olarak Türkiye için kırsal kalkınma çalışmalarında projelerin kapsamlı alan araştırmaları ile hedef kitlenin davranış ve tutumları ölçülerek dizayn edilmesi gerekmektedir. Proje sonrası değerlendirme çalışmaları proje dizaynı kadar önemli bir konudur.

Bölgesel kalkınmaProje değerlendirmeTulum peyniri+2
Zafer Yaşar
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2009
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye'de uygulanan tarımsal destekleme politikalrındaki gelişmeler

Bu çalışmada, tarımsal destekleme politikalarının gelişimi tarihi süreç içinde incelenmiştir. Cumhuriyet döneminden günümüze kadar olan destekleme politikaları, yaşanılan önemli siyasi ve sosyal olaylara göre tarihsel dönemlere ayrılarak, değerlendirilmiş ve yapılan desteklerin hangi amaçla verildiği ve uygulanan desteklemelerin, belirlenen amaçlara ulaşıp ulaşmadığı araştırılmıştır. Avrupa Birliği'nde uygulanan desteklerle, Türkiye'de uygulanan destekler karşılaştırılmıştır.Araştırma sonucuna göre ülkemizde tarım kesimine işlerlik kazandırmak için son yıllarda köklü değişikliklere gidildiği ve desteklemelerin arz fazlası ürünlere değil de ithal edilen ürünlere verilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.Anahtar Kelimeler: Tarımsal destekler, doğrudan gelir desteği, doğrudan ödemeler.

Muhteber Ağca
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2010
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Adana ilinde turunçgillerin pazarlama yapısı ve sorunları

Bu çalışma ile Adana ilinde turunçgillerin pazarlanması ve sorunları incelenmiştir. Türkiye turunçgil üretiminin yaklaşık %70'lik kısmını gerçekleştiren Adana, Mersin ve Hatay illeri içinde Adana %29'luk üretim miktarı ile birinci sırada yer almaktadır. Adana gerek üretimi, gerekse paketleme evlerinin kapasitesi ile turunçgil pazarlamasında önemli bir yere sahiptir.İlimizde yapılan araştırmalarda ürünün, üreticiler tarafından, kilo ve götürü usul ile olmak üzere iki şekilde pazarlandığı görülmüştür. Büyük ölçekli araziye sahip olan üreticiler genelde kilo ile satışı tercih ederken, küçük arazi sahibi üreticiler götürü usul ile satış yapmaktadırlar. Her iki şekil pazarlamada da alıcı hasadı kendisi yapmakta, mal teslimatı bahçede olmakta ve ödeme şekli genelde vadeli gerçekleşmektedir. İlimizde yetiştirilen ürünler kalitesi nedeniyle büyük bir oranda ihracat yoluyla değerlendirilmektedir. Ürünün pazarlama masraflarının tamamı alıcı tarafından karşılanmaktadır. İlimizde turunçgil üretimine büyük rağbet olmasına karşın paketleme evleri ve soğuk hava depolarının yeterince kurulmaması üreticilerin alıcılar karşısında zayıf kalmasına fiyat belirlemede tamamen alıcının karar vermesine neden olmaktadır. Bunu giderebilmek için üretici birlikleri kurulmalı ve kurulan bu kooperatifler yurt genelinde büyük bir çatı altında birleştirilerek üreticinin korunması sağlanması, devlet üreticiyi üretim aşamasından itibaren teşvikler ile desteklemelidir.

PazarSorunTurunçgiller+1
Nuran Güven
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2010
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Adana ilinde tarımsal yayımı geliştirme projesi (TAR-GEL) uygulamalarının değerlendirilmesi

Bu çalışma, TAR ? GEL projesinin çıkış noktasını, amaçlarını ve TAR ? GEL projesi kapsamında görev alan tarım danışmanlarının projenin amaçlarına ne kadar uygun faaliyette bulunduklarını, kendilerine yüklenen görevleri ne ölçüde yerine getirdiklerini, üreticilerin TAR ?GEL projesi hakkındaki görüş ve düşüncelerini ortaya koyabilmek ve TAR ? GEL projesinin işlevselliğinin daha da arttırılabilmesi amacıyla görüş ve önerilerde bulunmak amacıyla yapılmıştır. Araştırmada 25 tarım danışmanı ve danışmanların çalıştıkları merkez köyler ile çalışma bölgesine giren köylerden seçilen 116 üretici ile anket çalışması yapılmıştır.Araştırma sonucuna göre; yerleştirmelerin; projenin amaçları doğrultusunda hareket edilerek tarım danışmanlarının görevlendirildiği köy ya da beldelerdeki tarım potansiyeline göre yapıldığından bahsetmek mümkündür. Tarım danışmanları çoğunlukla ikamet ettikleri köyde kendisine danışan üreticilere yardımcı olmakta, araç sıkıntısı nedeni ile çalışma bölgelerine giren köylere yayım hizmeti verememektedirler. Üreticilerin % 38'inin projeden bihaber olmaları ve tarım danışmanını hiç tanımıyor olmaları projenin başarılı bir proje olmadığı izlenimini verse de tarım danışmanını tanıyan ve tarım danışmanına başvurarak önerilerini uygulayan % 62'lik üretici grubunun % 93'lük kesiminin projeden ve tarım danışmanının çalışmalarından memnun oldukları düşünüldüğü zaman projenin başarılı bir proje olduğu görülmektedir. Danışmanların eğitim ihtiyaçları düzenli bir hizmet içi eğitim alamamalarından dolayı karşılanamamaktadır. Veteriner hekim unvanlı tarım danışmanlarının yasal mevzuatlarının düzenlenmesine gereksinim vardır.

Suna Toktaş
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2010
00
DoktoraAçık ErişimTR

Süt sığırcılığında kooperatifler aracılığıyla desteklemenin ekonomik ve sosyal etkileri: Adana ili örneği

Bu çalışmanın amacı, kooperatifler tarafından uygulanan süt sığırcılığı projesinin kooperatife üye işletmeler ve kooperatifler açısından genel bir değerlendirmesinin yapılması, projenin uygulanmasında yaşanan sorunların belirlenmesi ve bunlara yönelik öneriler geliştirilmesidir.Çalışmada elde edilen veriler Faktör Analizi, Veri Zarflama Analizi ve ANOVA testine tabi tutularak değerlendirilmiştir.Araştırma sonuçlarına göre, dağıtılan hayvan sayısının yetersiz ve verim düzeyinin düşük olması, yem maliyetlerinin yüksek olması, üreticilerin maliyetlerinin altında sütü satması ve kooperatiflerin yeterince etkin çalışamaması nedeniyle projeden ekonomik anlamda istenilen başarı elde edilememiştir. Diğer taraftan bu proje ile aile işgücünün etkin kullanılması, kırsal alanda yeni iş alanlarının yaratılması, köyden kente göçün önlenmesi ve üreticilerin kooperatifler aracılığıyla örgütlenmeye yönlendirilmesi konusunda sosyal boyutta kazanımlar olmuştur. Ayrıca proje ile işletmelerde ahırların yenilenmesi ve yem bitkileri üretiminin artması gibi gelişmelerde olmuştur.Projenin daha etkin hale getirilmesi için dağıtılan hayvan sayısının artırılması, verilecek olan hayvanın iyi kalitede ve yüksek verimli olmasına dikkat edilmesi, üreticilere hayvansal üretimin en önemli girdisi olan yem ihtiyaçlarını karşılamak için destekte bulunulması, üreticilerin kaliteli ve hijyenik koşullarda üretim yapabilmesini sağlamak için eğitim verilmesi, pazarlama koşullarının iyileştirilmesi ve kooperatiflerin finansal açıdan güçlendirilmesi önerilebilir.

Faktör analiziKooperatifçilikMaliyet+3
Hilal Yılmaz
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2010
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İzmir ili Kınık ilçesinde sözleşmeli mısır tohumluğu üretiminin mevcut durumu ve ekonomik açıdan değerlendirilmesi

Bu çalışma, 2005 yılında bölgede yapılan mısır tohumluğu üretiminin mevcut durumunu, sistemin işleyişini ortaya koymak, sözleşmeli mısır tohumluğu üretimi uygulamalarını incelemek, mısır tohumluğu üretimi uygulamalarında karşılaşılan izolasyon, fiyat politikaları gibi sorunları belirlemek ve çözüm önerilerinde bulunmak, bu üretim dalını ekonomik olarak değerlendirmek ve bölgede üretimi yapılan diğer ürünlerle karşılaştırmak amacıyla yapılmıştır.Bu çalışmada sözleşmeli üretimin faydalı yönleri belirlenmiş, sözleşmeli üretimdeki bazı aksaklıklar ortaya konmuş ve çözüm önerilerinde bulunulmuştur. Yapılan çalışmaya göre çiftçinin mağdur olduğu konulardan üreticinin hakkı olan ıskartaların üretici hak edişi olarak geri ödenmesi gerektiği ve bu konuda ilgili bakanlıkların devreye girmesi gerektiği belirlenmiştir. Diğer yandan fiyat uygulamaları konusunda çözüm önerisi getirilmiştirÜretici açısından karşılaşılan genel sorunlar arasında fiyat uygulamaları, hak edişlerdeki yapılması gereken düzenlemeler, uygulanacak devlet primi konusunda farklı bir sistemin getirilmesi gerektiği dikkat çekmiştir. Ekonomik olarak incelendiğinde ise diğer ürünlere göre daha avantajsız olduğu belirlenmiştir.Tohumluk tarım en karlı sektörlerindendir ve Türkiye AB bünyesinde ağırlığı tarım olan bir ülkedir. Ülkemiz yeterli araştırıcı sayısı ve ekolojik olanakları itibariyle AB ülkelerinin ve komşu ülkelerin tohumluk ihtiyacını karşılayan tohumluk merkezi olmaya hazırdır. Bu konuda bu şekilde bölgeler itibariyle tohumluk dallarının önemini belirleyen çalışmaların yaygınlaşması gerekmektedir.

Duran Zararsız
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2010
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Tüketicilerin tüketime hazır gıda ürünleri tercihinde etkili faktörler: Adana ili örneği

Bu çalışmada, Adana ilinde ailelerin gıda tüketim yapısı içinde üç hazır gıda grubunun tüketim alışkanlığının araştırılması hedeflenmiştir. Çalışmada hazır gıda tüketen ailelerin ne sıklıkta, ne zaman tüketim yaptıkları, ne tür gıdaları nerelerde tükettikleri ve tüketim kararında etkili kişinin kim olduğu araştırılmıştır. Çalışmanın amacı Adana ili kentsel alanda hazır gıda tüketen bireylerin üç hazır gıda grubunu tercih etme nedenlerini incelemektir. Bu üç grup; marketlerden alınan tüketime hazır gıda, dışarıdan sipariş edilerek tüketilen hazır gıda ve ev dışı tüketilen hazır gıdalardan oluşmaktadır. Bu amaçla Adana İlinin kent merkezinde değişik gelir gruplarında bulunan 259 aileye anket uygulanmıştır. Araştırma sonucunda I. Gelir grubunda marketten hazır gıda alma oranı % 11 olup, II. Gelir grubunda marketten hazır gıda alım oranı % 19, III. Gelir grubunda marketten hazır gıda alım oranı % 16'dır. Dışarıdan sipariş ile hazır gıda alanların gelir gruplarına göre oranı I. Gelir grubunda % 16, II. Gelir grubunda % 29, III. Gelir grubunda % 24'tür. Ev dışı hazır gıda tüketiminin gelir gruplarına göre oranı I. Gelir grubunda % 18, II. Gelir grubunda % 35, III. Gelir grubunda % 27 olarak tespit edilmiştir. Tüketimi etkileyen sosyo-ekonomik faktörler ailenin geliri, annenin statüsü, annenin eğitim seviyesi şeklindedir. Satın alma nedenlerinin çoğunluğunu zaman tasarrufu, hazırlama kolaylığı, çeşitlilik ve ayrıca ev dışı tüketim için sosyalleşmek olduğu belirlenmiştir.

Melise Sağlıker
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2010
00