
366
Archived Theses
0
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Archived Theses
İlköğretim 8.sınıf öğrencilerine demokrasi kültürü kazandırmada demokrasi eğitimi ve okul meclisleri projesi'nin katkısı (Kütahya ili örneği)
Bu araştırma, Demokrasi Eğitimi ve Okul Meclisleri Projesi'nin 8.sınıf öğrencilerine demokrasi kültürü kazandırmadaki katkısını değerlendirmek için yapılmıştır.Araştırmanın evrenini Kütahya ili oluşturmuştur. Kütahya il merkezinde bulunan sosyo-ekonomik düzeyleri birbirinden farklı 6 ilköğretim okulu belirlenmiştir. Belirlenen bu okulların 8. sınıf öğrencileri araştırma kapsamına alınarak projenin öğrencilere demokrasi kültürü kazandırmada katkısının olup olmadığı sonucuna ulaşılmaya çalışılmıştır.Araştırma kapsamına alınan bu okulların 8. sınıf öğrencilerine iki bölümden oluşan bir anket uygulanmıştır. Anketin ilk bölümünde kişisel bilgiler, ikinci bölümünde ise demokrasi kazanımlarına yönelik 53 madde yer almıştır. Hazırlanan anketler 624 öğrenciye uygulanmıştır. Ancak bu uygulama neticesinde 543 anket uygun görülmüş olup değerlendirmeye alınmıştır. Diğer anketler öğrenci tarafından eksik cevaplandığı için değerlendirmeye alınmamıştır.Araştırmada elde edilen bulgular incelendiğinde; demokrasi eğitimi ve okul meclisleri projesinin öğrencilerde demokrasi kültürünün kazanılmasında etkili olduğu görülmüştür. Yapılan değerlendirmenin sonucunda, cinsiyete göre, annenin eğitim durumuna göre anlamlı farklılıklar çıkmıştır. Gelir durumuna göre ve babanın eğitim durumuna göre anlamlı bir farklılığın olmadığı görülmüştür.Demokrasi Eğitimi ve Okul Meclisleri Projesi'nin okullarda sistemli bir şekilde gelişerek devam etmesi, yapılan uygulamaların kâğıt üstünde kalmayacak şekilde etkili bir şekilde yapılması, projeyle ilgili olarak öğretmenlere yönelik eğitici faaliyetlerin arttırılması şeklinde öneriler getirilmiştir.
İlköğretim 4. ve 5. sınıf sosyal bilgiler dersi öğretim yöntem ve teknikleri ile materyal kullanımına ilişkin öğretmen görüşleri
Bu araştırma, ilköğretim 4. ve 5. sınıf Sosyal Bilgiler Dersi öğretimi ile ilgili olarak sınıf öğretmenlerinin görüşlerini belirlemek amacı ile yapılan tarama modelinde betimsel bir araştırmadır. Sınıf öğretmenlerinin sosyal bilgiler öğretimine ilişkin yöntem ve teknikler, materyaller, ders kitapları ve dersin sınıf öğretmenleri ya da sosyal bilgiler öğretmenleri tarafından verilmesine ilişkin görüşlerini belirlenmiş ve bu görüşlerin cinsiyet, yaş, mezuniyet ve kıdem gibi değişkenlere göre karşılaştırılması yapılmıştır.2009 ? 2010 eğitim ? öğretim yılında uygulanan ve 44 maddede oluşan ölçek, 31 ilköğretim okulunda görevli 131'i erkek ve 119'u kadın öğretmenlerden oluşan toplam 250 sınıf öğretmenine uygulanmıştır. Ölçeğin güvenirlik katsayısı 83,4'tür. Uygulamadan elde edilen verilerin analizinde betimsel istatistikler, t testi ve varyans analizi kullanılmıştır.Elde edilen bulgulara göre öğretmenlerin kullandıkları yöntem ve tekniklere ilişkin olarak, en sık soru ? cevap yöntemini, en az ise gezi ve gözlem yöntemini; kullandıkları materyallere ilişkin olarak da, en sık resim materyalini, en az ise akıllı tahtayı kullandıkları belirlenmiştir. Ders kitaplarına ilişkin içerik ve şekil açılarından olumlu yönde görüş ifade eden öğretmenler, sosyal bilgiler dersinin hangi branş öğretmenleri tarafından verilmesine ilişkin, sosyal bilgiler dersinin sınıf öğretmenleri ile branş öğretmenleri işbirliği içinde verilmesi gerektiği, öğretmenlerin hizmet içi eğitim almaları gerektiği yönünde görüş bildirmişlerdir. Değişkenler açısından değerlendirilen öğretmen görüşlerinde ise; bayan öğretmenlerin erkek öğretmenlere göre daha sık materyal kullandıkları, eğitim fakültesi mezunlarının diğer mezuniyet grubu öğretmenlerine göre daha az sıklıkla materyal kullandıkları belirlenmiştir. Öğretmenlerin hizmet süresi ile kullanılan yöntem, teknik ve materyallerin kullanma sıklıkları arasında, yaşları ile materyal kullanma sıklığı ve sosyal bilgiler dersinin branş öğretmenleri tarafından verilmesine ilişkin görüşlere katılımları arasında anlamlı bir ilişki olduğu görülmektedir. Öğretmenlerin hizmet süreleri arttıkça yöntem, teknik ve materyalleri kullanmak sıklıkları artmaktadır. Öğretmenlerin yaşlarına bakıldığında ise, yaşları arttıkça materyalleri kullanmak sıklıkları ve sosyal bilgiler dersinin branş öğretmenleri tarafından verilmesine ilişkin ifadelere katılımları da artmaktadır.Araştırma sonuçları bir bütün olarak değerlendirildiğinde; öğretimde kullanılan öğretim yöntem ve teknikler ile materyallerin çeşitlendirilmesi, sosyal bilgiler öğretiminde gerek sınıf öğretmenlerinin gerekse branş öğretmenlerinin katkılarının sağlanması ve dersi veren öğretmenlere hizmet içi eğitim programlarının uygulanması gerektiği ileri sürülebilir.Anahtar Kelimeler:Sosyal Bilgiler, Yöntem, Teknik, Materyal, Eğitim, Davranış, Teknoloji, Hizmet Süresi, Yaş, Cinsiyet, Öğretmen, Öğrenci.
İlköğretim dört ve beşinci sınıf öğrencilerinin çevre kavramına ilişkin görüşleri
Bu çalışma ilköğretim dört ve beşinci sınıf öğrencilerin çevre kavramına ilişkin görüşlerini ortaya koymak ve öğrencilerde çevre kavramının oluşmasında etkili olan faktörleri sebepleriyle belirlemek amacıyla yapılmış nitel bir araştırmadır.Araştırmanın çalışma evrenini Ankara ili, Mamak ilçe merkezinde bulunan Barbaros Hayreddin Paşa İlköğretim Okulu dört ve beşinci sınıf öğrencileri oluşturmaktadır.İlköğretim dört ve beşinci sınıf öğrencilerinin çevre kavramına ilişkin görüşlerinin belirlenmesi amacıyla çizim yöntemi ve yarı yapılaştırılmış mülakat tekniği kullanılmıştır. Uygulanan yöntem ve tekniğin analizi için uzman görüşüne başvurularak, derecelendirme ölçekleri hazırlanmış ve bu ölçeklerden faydalanılarak öğrencilerin çevre kavramına ilişkin görüşleri belirlenmiştir.Elde edilen bulgulara göre ilköğretim dört ve beşinci sınıf öğrencilerinde çevre kavramının oluşmasında canlı çevre, cansız çevre, çevre sorunları ve diğer (sayılan etmenler dışında kalan tüm etmenler) faktörlerin etkili olduğu görülmüştür. Bu sınıflamalardan yola çıkılarak, öğrencilerde çevre kavramının oluşmasında özellikle cansız varlıkların etkili olduğu belirlenmiştir. Öğrencilerde çevre kavramının oluşmasında ağırlık kazanan cansız etmenler, bulut, güneş, ev ve çöp tenekesi iken; öğrencilerde çevre kavramının oluşmasında ağırlık kazanan canlı etmenler ise; ağaç, insan, bitki ve kuştur. Ortaya çıkan bu etmenlerin sebeplerine yönelik olarak yapılan içerik analizinde öğrencilerin canlı ve cansız çevre çizimlerindeki bu etmenlere sıklıkla yer vermelerinde; yakın çevrelerinin, çevrelerindeki varlıklara karşı hissettikleri duygularının, arzu ve isteklerinin, geçmiş yaşantılarının ve hobilerinin özellikle etkili olduğu belirlenmiştir.Öğrencilerin çevre kavramlarına ilişkin yapmış oldukları çizimlerinde ve yapılan görüşmelerde dikkat çeken bir diğer sonuç ise; öğrencilerin çevre sorunlarına yeteri kadar yer vermedikleridir. Çevre sorunlarına değinen öğrencileri ise ağırlıklı olarak kız öğrencilerin oluşturması elde edilen bir başka sonuç olarak karşımıza çıkmaktadır.Araştırma sonuçları bir bütün olarak değerlendirildiğinde; çevre eğitimine daha fazla ağırlık verilmesi, çevre eğitiminin daha erken yaşlarda başlatılması, bu eğitimin gerçekleştirilmesi aşamalarında öğretmenlerin örnek model olmaları ve öğrencilerin çevre bilinçlerine katkı sağlamak amacı ile okul müdürlüklerinin çevresel etkinliklere daha fazla ağırlık vermeleri gerektiği söylenebilir.Anahtar Kelimeler : Çevre, çevre bilinci, öğrenci, eğitim, tutum, doğa, çevre sorunu.
Öğretmen adaylarının medya okuryazarlık düzeyleri ve medya okuryazarlığına ilişkin görüşleri
Medya Okuryazarlığı dersinin öğretim programlarında yer almaya başladığı 2007-2008 eğitim-öğretim yılından itibaren tüm dünyada olduğu gibi Türkiye'de de Medya Okuryazarlığı dersi ile ilgili çeşitli konular tartışma konusu olmuştur. Örneğin Medya Okuryazarlığı dersinin kimler tarafından verilebileceği, dersi verecek olan öğretmenin medya eğitimi açısından nitelikleri, dersin içerik ve kapsamında neler olması gerektiği ve dersin hangi seviyede verilebileceği gibi konular tartışılan konulardan bazılarıdır.Öğretmen adaylarının Medya Okuryazarlığı dersine ilişkin görüşlerinin ve Medya Okuryazarlık düzeylerinin belirlenmesini amaçlayan bu araştırma tarama modelinde betimsel bir araştırmadır.Araştırmanın çalışma evrenini 2008-2009 eğitim-öğretim yılında Dumlupınar Üniversitesi Eğitim Fakültesi Türkçe Eğitimi Bölümü ve İlköğretim Bölümünde (Sınıf Öğretmenliği ve Sosyal Bilgiler Öğretmenliği) okumakta olan öğrenciler (480) oluşturmaktadır.Araştırma sonunda öğretmen adaylarının medya mesajlarına karşı tepkisel yaklaşımlarının düşük seviyede olduğu, haberleri farklı kaynaklardan takip ederek yargıya vardıkları, çevresindekileri medyanın etkileri konusunda yeterince bilinçlendirmedikleri, bilinçli medya okuyucusu oldukları, Medya Okuryazarlığı dersinin gerekliliğine inandıkları ve bu dersin farklı düzeylerde de verilmesi gerektiği bulgularına ulaşılmıştır.Anahtar Kelimeler: Medya Okuryazarlığı, Medya Eğitimi, Medya Eleştirisi, SosyalBilgiler
Öğretmen adaylarının yabancı dil eğitiminin gerekliliğine ilişkin görüşleri
Günümüz küreselleşen dünyasında en önemli sorunlardan birisi iletişim sorunudur. Her gün binlerce akademik çalışma ve bilimsel makale yayınlanırken, aynı zamanda internet sayesinde bu makalelere eş zamanlı olarak ulaşabilmek mümkündür. İşte bu noktada ortaya güncel bilimi yakalayabilme durumu ortaya çıkmaktadır. Çünkü bilgisayar devrimi ve internetin yaygınlaşmasının ardından bu hızlı yarış kendisine evrensel bir dil olarak İngilizceyi seçmiş, yarışın ana dili İngilizce olmuştur. Teknolojinin ve bilimin takip edilmesi için yabancı dilin iyi bilinmesi zorunlu gibi görünürken, öte yandan temel bilimler ve mesleki bilimlerin anadilde olması gerekliliği de yıllardır süre gelen tartışmalardan ortaya çıkan bir görüştür.Bu nedenle yapılan bu araştırmada, öğretmen adaylarının yabancı dilin gerekliliğine ilişkin görüşlerinin araştırılmasına yer verilmiştir. Araştırmada sosyal bilimlerde veri toplama yöntemlerinden anket yöntemi uygulanarak 209 öğretmen adayından yabancı dilin gerekliliğine ilişkin fikirlerinin belirtilmesi istenmiştir. Araştırmada elde edilen veriler SPSS 17.0 Windows paket programı ile analiz edilerek, öğretmen adaylarının genel görüşleri çerçevesinde araştırma problemine yanıt aranmıştır.
9. sınıf öğrencilerinin dünyanın şekli ve hareketleri konusundaki temel kavramları öğrenme düzeylerinin, bilgisayar destekli öğretim teknikleri kullanılarak tesbit edilmesi
Bu araştırma; ?Dünyanın Şekli ve Hareketleri'' ünitesi konusunda hatalı öğrenilen kavramların tespit edilmesi ve bu hataların en aza indirilmesinde öğretim yönteminin etki derecesini inceleyen deneysel bir çalışmadır.Ortaöğretim 9. sınıflarda öğrenmenin sağlıklı bir şekilde gerçekleşmesi için coğrafya öğretmenlerinin anlatım ve soru-cevap yönteminden farklı olarak, bilgisayar destekli öğretim yöntemlerinin uygulanması amaçlanmıştır. Özel bir lisede gerçekleşen bilgisayar destekli coğrafya öğretim yönteminde, kavramların öğrenilmesine yönelik ders etkinlileri tasarlayarak (Animasyon, Power Point, Belgesel, Oyun, Bulmaca vb.) algılama düzeyleri farklı olan örgencilerin dersi kavrama düzeylerini artırma ve temel kavramları doğru öğretmeyi amaçlamaktadır.Araştırma deneysel desen modelinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak başarı testi uygulanmıştır. Geliştirilen ölçme aracı Kütahya da Özel bir lise'de 9. sınıf öğrencilerinden 48 kişiye uygulanmıştır. Araştırmanın alt problemlerinin çözümlenmesinde; çift yönlü varyans analizi (repeated measures) yapılmış; frekans, yüzde ve aritmetik ortalama değerleri kullanılmıştır.Deney ve kontrol grubunun deney öncesi ve deney sonrası öntest ve sontest toplam (Dünya'nın Şekli ve Hareketleri ünitesi testi) başarı puanları arasında anlamlı bir fark bulunmuştur. İki ayrı öğretim modelinin uygulandığı deney ve kontrol grubu öğrencilerinin, Dünya'nın Şekli ve Hareketleri ünitesi testine ait başarı puanlarının deney öncesinden sonrasına anlamlı farklılık gösterdiği, yani farklı işlem gruplarında (deney ve kontrol grubu) olmak ile tekrarlı ölçümler faktörlerinin Dünya'nın Şekli ve Hareketleri ünitesi testi başarı düzeyleri üzerindeki ortak etkilerinin anlamlı olduğu bulunmuştur.Bu çalışmada betimsel bir anket çalışması yapılmış ve çalışmanın sonucunda öğrencilerin başarı düzeyleri ile cinsiyetleri arasında, veli eğitimi, veli mesleki ve gelir durumu, kendine ait çalışma odasının olup olmaması ve evinde bilgisayarının olup olmaması arasında anlamlı bir farklılaşmaya neden olmadığı görülmüştür.Anahtar Kelimeler: Coğrafya Eğitimi, Dünya'nın Şekli ve Hareketleri, Kavram Öğretimi
Öğretmenlerin yabancı dil eğitiminin gerekliliğine ilişkin görüşleri
Yabancı dil eğitimi günümüzde en büyük sorunlardan birisi olarak gelişmekte olan pek çok ülkenin eğitim sisteminde tartışıla gelmektedir. Günümüzde bilimsel yayınların takibi, öğretmenin kendisini yenilemesi ve bilime daha yakın bir gözlem yeteneğine sahip olması için kuşkusuz tüm dünyaya açılan yabancı bir dili bilmesi gereklidir. Öte yandan ağır eğitim koşulları ve yetersiz materyalle öğretmen adayları zaten Anadolu'nun uç kasabalarına hazırlanmakta güçlük çekerken, bir de yabancı dil eğitimi fazladan bir külfet olabilir. Bu nedenle bu araştırmada, sosyal bilgiler öğretmenleri için yabancı dilin gerekli olup olmadığı konusunda öğretmenlerin görüşleri alınmıştır.Araştırmada 100 sosyal bilgiler öğretmeni ile 107 İngilizce öğretmeni üzerinde anket uygulaması yapılmış olup, öğretmenlerimizin yabancı dil ile ilgili görüşlerinin alınarak kıyaslanması amaçlanmıştır. Her iki öğretmen grubunun da anket öncüllerine verdikleri yanıtların arasında farklılık bulunmamıştır (p>0.05). Araştırmanın devam eden bölümünde her bir öncül için verilen yanıtlar crosstabulation istatistik testine tabi tutularak, genişletilmiş frekans analizi yöntemi ile her bir öncüle iki grubun verdiği yanıtlar incelenmiştir. İstatistiksel verilerin analizinde SPSS 15.0 for Windows paket programından yararlanılmıştır. Araştırma sonuçları yorumlanarak, gerek ileriki çalışmalar, gerekse alan içi iyileştirme çalışmaları için bir dizi öneri getirilmiştir.
Sosyal bilgiler öğretmenlerinin kullandıkları yöntem/teknikler ve karşılaştıkları kullanım güçlükleri
Günümüz eğitim sisteminin en önemli bileşenlerinden olan öğretmen ve öğrenci arasındaki iletişimi sağlayan öğeler olarak nitelendirebileceğimiz öğretim yöntem ve teknikleri, eğitim sürecinin önemli konularından birisidir. Son senelerde bu alanda yapılan çalışmaların sayısında büyük artış olmuştur. Bunun temel nedenlerinden birisi, öğretmenin etkili bir şekilde bilgiyi aktarmasında, kullanacağı yöntem ve tekniğin büyük önem arz etmesinden kaynaklanmaktadır. Bu yöntem ve tekniklerin iyi bir şekilde kullanılması ise şüphesiz öğretmen-öğrenci arası iletişimi pekiştirecek ve eğitimin kalitesini de arttıracaktır.Ülkemiz eğitim sistemi özellikle son yirmi yılda etraflı bir reform çalışmaları içerisine girmiştir. İlköğretim Sosyal Bilgiler Öğretmenliği de bu değişimin bir parçası olarak sürekli gelişmekte, yeni ve etkili tekniklerin araştırılması üzerine pek çok bilimsel çalışma yapılmaktadır. Bu çalışmada Sosyal Bilgiler Öğretmenlerinin kullandıkları yöntem/teknikler ve bunları kullanmada karşılaştıkları güçlüklerin araştırılması amaçlanmıştır. Bu çerçevede Kütahya İli ve ilçelerinde görev yapan 117 Sosyal Bilgiler Öğretmeni üzerinde anket yapılarak, öğretmenlerin kullandıkları yöntem ve teknikler sınıflandırılmış ve yöntem/teknikleri kullanmada karşılaştıkları güçlükler incelenmiştir.Sonuç olarak Sosyal Bilgiler Öğretmenleri daha çok öğretmen merkezli yöntem/teknikleri kullandıklarını, bu konuda yeterli hizmet öncesi ve hizmet içi eğitim almadıklarını beyan etmişlerdir. Yöntem/teknik kullanımında karşılaştıkları başlıca sorunlar ise ders saatlerinin yetersiz olması, öğrencilerdeki sınav kaygısının fazla olması, sınıfların kalabalık olması ve maddi imkânsızlıklar gelmektedir.Anahtar Kelimeler: Sosyal Bilgiler; Yöntem; Teknik; Güçlükler
Coğrafya öğretmenlerinin uyguladıkları ders dışı etkinliklerin öğretim üzerine etkisi (İstanbul ili örneği)
Bilim, teknoloji ve iletişimin hızla gelişmesiyle birlikte coğrafya öğretiminde yaklaşımlar da değişmektedir. Coğrafi olayların nedenini araştırmayı kendine konu edinen coğrafya bilimi, okullarda kalıp bilgiler veren, olayların nedeni üzerinde durmayan bir ders olarak verilmesi bu bilimin değerinin yitirilmeye yüz tutmasına neden olmaktadır. Öğrencilerin, coğrafi düşünme becerilerine sahip olmaları ve dolayısıyla da olayların ?neden ve niçin sorularının yanıtlarını? anlayabilmeleri önemlidir. Eğitim sistemimizin ve toplumun bir ihtiyacı olarak bilgi üreten ve düşünen bireylerin yetiştirilmesi gereklidir.Bu çalışma, anket uygulanan okullardaki coğrafya öğretmenlerinin ders dışı etkinliklerin yararlarının öğrencilere ne düzeyde kazandırdıklarını ortaya koymak ve öğrencilerin farkındalıklarını ölçmek amacıyla yapılmıştır.Araştırmanın evrenini İstanbul İli'nde bulunan resmi, genel liselerde görev yapan 148 öğretmen oluşturmuştur. Bu evren içerisinden tesadüfi olarak seçilen yedi okuldaki ortaöğretim öğrencilerinden 150 öğrenciye anket uygulanmıştır.Verilerin çözümlenmesi öncelikle yüzde, frekans ve aritmetik ortalama dağılımları kullanılarak analiz edilmiştir. Ders dışı etkinliklerin uygulanmasına yönelik öğretmen ve öğrenci görüşleri arasında anlamlı farklılık olup olmadığını belirlemek amacıyla bağımsız gruplar t testi yapılmıştır. Daha sonra anketten elde edilen ve görüşme sırasında elde edilen verilerle desteklenerek ?bulgular ve yorum? bölümüne yazılmıştır.Araştırma sonucunda, ders dışı etkinliklerin uygulanması konusunda öğretmen ve öğrenci görüşleri arasında anlamlı farklılık olduğu ortaya çıkmıştır.Anahtar Kelimeler: Coğrafi Düşünme, Coğrafya Öğretimi, Coğrafya ve Uygulaması, Orta Öğretim, Düşünme Becerileri, Coğrafi Etkinlikler, Coğrafya Öğretmeni.
Çoklu Zekâ Kuramı destekli kubaşık öğrenme yönteminin Türkçe dersine ilişkin tutum ve okuduğunu anlamaya yönelik akademik başarı üzerindeki etkisi
Bu deneysel çalışmada, çoklu zekâ kuramı destekli kubaşık öğrenme yönteminin ilköğretim beşinci sınıf Türkçe dersinde, öğrencilerin okuduğunu anlamaya yönelik akademik başarıları ve derse ilişkin tutumları üzerinde etkisi olup olmadığı araştırılmıştır.Çoklu zekâ kuramı destekli kubaşık öğrenme yöntemi, araştırmanın bağımsız değişkenini oluştururken, okuduğunu anlama başarısı ve Türkçe dersine ilişkin tutum ise bağımlı değişkenlerini oluşturmaktadır. Araştırma, öntest-sontest kontrol gruplu deneme modelinde tasarlanmıştır. Uygulama, 2005-2006 eğitim-öğretim yılı güz yarıyılında, Adana İli Seyhan ilçesinde yer alan orta sosyo-ekonomik düzeydeki bir devlet ilköğretim okulunun üç dersliğinde okuyan toplam 115 öğrenci üzerinde gerçekleştirilmiştir.Araştırmada, bir deney ve iki kontrol grubu kullanılmıştır. Uygulama, 12 hafta sürmüştür. Dersler, deney grubunda çoklu zekâ kuramı destekli kubaşık öğrenme yöntemine, kontrol gruplarında ise 2005?2006 Türkçe Dersi Öğretim Programı'na göre hazırlanan ders planları doğrultusunda işlenmiştir. Dersler, deney ve birinci kontrol grubunda araştırmacı tarafından yürütülürken, ikinci kontrol grubunda sınıf öğretmenleri tarafından yürütülmüştür. Çalışmada, ÇZK destekli kubaşık öğrenme yönteminin öğretim sürecindeki etkisinin ortaya konulabilmesi için nitel ve nicel araştırma yöntemleri birlikte kullanılmıştır. Veri toplama aracı olarak, araştırmacı tarafından geliştirilen ?Okuduğunu Anlama Başarı Testi? deney ve kontrol gruplarına öntest-sontest olarak, ?Türkçe Dersi Tutum Ölçeği? işlem öncesinde ve işlem sonrasında uygulanmıştır. Ayrıca ?Teele Çoklu Zekâ Envanteri? araştırmanın başında öğrencilerin zekâ alanlarını belirlemek, ?kişisel bilgiler formu? çalışma gruplarında yer alan öğrencilerin kişisel bilgilerini almak üzere kullanılmıştır. Nitel verilerin toplanmasında deney grubunda yer alan öğrencilerin sürece ilişkin görüşlerini belirlemeye yönelik yarı yapılandırılmış görüşme formu ile ?Grup Çalışmalarını Değerlendirme Formu? kullanılmıştır.Araştırmada başarı testi ve tutum ölçeğinden elde edilen veriler üzerinde, istatistiksel teknik olarak kovaryans analizi kullanılmıştır. Analizlerde anlamlılık düzeyi p<.05 olarak alınmıştır. Grup çalışmalarını değerlendirme ve yarı yapılandırılmış görüşme formundan elde edilen veriler, nitel araştırmalarda kullanılan içerik analizi yöntemiyle çözümlenmiştir.Araştırma sonunda elde edilen verilere göre, başarı testi ve tutum ölçeği sontest puanları açısından deney grubu lehine istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunurken; kontrol grupları arasında anlamlı bir fark bulunmamıştır. Yarı yapılandırılmış görüşme formundan elde edilen sonuçların bir kısmı aşağıdaki gibi özetlenebilir.Öğrenciler, çoklu zekâ destekli kubaşık öğrenme yöntemi sayesinde, Türkçe derslerini daha çok sevdiklerini, derse daha çok katılma isteği duyduklarını söylemişlerdir. Ayrıca, bu yöntemin, başarılarını arttırdığını; arkadaşlarıyla daha iyi kaynaşmalarını sağladığını; dayanışmayı, paylaşmayı ve birlikte çalışmayı öğrettiğini ifade etmişlerdir.